Benim forum

GENEL => Gündem => Köþe Yazýlarý => Konuyu başlatan: Bende - 04 Mart 2011, 11:23:27

Başlık: Ahirete inanan bunlarý yapmaz
Gönderen: Bende - 04 Mart 2011, 11:23:27
ALLAH'a, Resulullaha, Kur'ana, ahirete, Ýslam'a gerçekten ve yürekten iman eden bir Müslüman devamlý olarak þu kötülükleri yapmaz:

YALAN SÖYLEMEK: Yalan söylemek Kitapla ve Sünnetle kesin olarak kötü görülmüþ bir ahlâksýzlýktýr. Müslümanýn istisnai olarak ayaðý kayabilir ve ömründe birkaç kere yalan söylemiþ olabilir. Buna tövbe etmesi gerekir, bu yalan yüzünden birilerine zarar vermiþse af dilemeli, helallik istemelidir. Tövbe edip ALLAH'tan baðýþlanmasýný tazarru etmelidir. Hiç þüphe yoktur ki, yalan büyük bir günahtýr.

HARAM YEMEK: Rüþvet almak ve vermek haramdýr... Riba ve faiz gelirleri haramdýr... Þeriata aykýrý ticaret ve alýþveriþ haramdýr... Þeriata aykýrý rantlar haramdýr... Þeriata aykýrý komisyonlar haramdýr... Din ve mukaddesat bezirgânlýðýyla elde edilen bütün gelirler haramdýr... Ahirete, Hesap Gününe, Cennete ve Cehenneme iman eden bir Müslüman, kesinlikle haram yemez. Hem iman ettim diyor, hem de mütemadiyen (devamlý olarak) haram yiyor. Haram kazançlarla zenginleþiyor, böyle bir kimsenin imanýndan þüphe edilir.

EMANETLERE HIYANET ETMEK: Bütün makamlar, mevkiler, memuriyetler, riyasetler, vazifeler, müdürlükler, þeflikler hep birer emanettir. Bu emanetleri ehil olanlara vermek gerekir. Resmî bir kuruma veya özel bir müesseseye bir eleman mý alýnacak, aranacak birinci þart ehliyettir. Ehil olaný aramayýp da bu emaneti oðluna, damadýna, akrabasýna, arkadaþýna, kendi cemaatinden veya partisinden olana, yandaþýna vermek (bu sayýlan kiþiler ehliyetli ve liyakatli deðilse) çok büyük bir günahtýr. Bu anlattýðým kötülük, bu zamanýn Müslümanlarý arasýnda son derece yaygýndýr. Bu yüzden de, iki yakalarý bir araya gelmemektedir. Emanete hýyanet edenlerin akýbetleri çok kötü olur...

LÜKS ve ÝSRAF: Ýsraf, Kitap ve Sünnetle haram kýlýnmýþ büyük bir günah, büyük bir kötülüktür. Beþer bazen þaþýrýr ve israf günahýna batabilir. Þuurlu bir Müslüman devamlý olarak israf etmez. Zamanýmýzda "her þeyin en iyisi Müslümana layýktýr" fetvasýyla birtakým kardeþlerimiz alabildiðine israf ediyor, alabildiðine lüks sergiliyor. Böyle bir þey Müslümana kesinlikle yakýþmaz. Ýsraf ve lüks baþka kötülükleri de davet eder: Gurur, kibir, baþkalarýný hor görme, benliðini putlaþtýrma... Bazý gafiller "Efendim biz zekâtýmýzý veriyoruz, ondan sonra istediðimizi yapabiliriz" diyorlar ve yanýlýyorlar. Zekâtýný vermesi, kulun israf etmesine yol açmamalýdýr. Zekât da verse, zekât ötesinde bol bol hayýr hasenat da yapsa, yine de israf etmemelidir. Zamanýmýzda bir kýsým Müslüman zenginler gýrtlaklarýna kadar israf bataklýklarýna batmýþlardýr. Bir örnek vereyim: Parasý var, zekâtýný da vermiþ, lüks lokantaya gidiyor ve akýl almaz bir oburluk sergiliyor: Çorba, ana yemek öncesi mezemsi soðuk yemekler, birkaç içli köfte, paçanga böreði, yalancý dolma; ana yemek, ondan sonra tereyaðlý bademli pilav, kaymaklý künefe, birkaç çeþit meyve... ALLAH aþkýna soruyorum, vicdan sahibi, aklý baþýnda bir Müslüman böyle fil gibi yemek yer mi? Bu memlekette milyonlarca insan maddî sýkýntý içinde yaþýyor. ALLAH'tan korkmak, kuldan utanmak gerekir. Resul-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya Efendimiz ne buyuruyorlar: "Müslüman bir mideyle yemek yer, kâfir yedi mideyle..." Be adam! Sen dilinle Müslümaným diyorsun, midenle kâfir gibi yemek yiyorsun. Bu yaptýðýn Müslümana yakýþýr mý?..

Kaç defa yazdým tekrarlýyorum: Dünyanýn yüz büyük zengini listesinde yer alan, serveti 10 milyar dolarýn üzerinde olan meþhur ÝKEA firmasýnýn sahibi Ýsveçliye, bir gazeteci þöyle bir soru yöneltiyor, "Efendim, otomobiliniz biraz eski deðil mi?", Ýsveçli gülümsüyor ve "Hayýr, eski sayýlmaz, on beþ senelik bir Volvo'dur" diyor... Birtakým Müslüman zenginlerin bu Ýsveçliden utanmasý lazým. Býrakýn milyar dolarý, bizde birkaç milyon dolarlýk nice küçük zengin, Nemrud ve Firavun gibi lüks bir hayat sürüyor.

M. Þevket Eygi