Benim forum

DÝNÝ KONULAR => Kuran-ý Kerim => Türkçe meâl => Konuyu başlatan: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:03:33

Başlık: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:03:33
Arkadaþlar bugünden itibaren bir Kur'ân-ý Kerîm sayfasý ve meâli ekleyeceðim. ÝnþaALLAH 608 günde Kur'ân-ý Kerîm'i

hatmedeceðiz. Meâli, Diyanetin hazýrladýðý Kur'ân-ý Kerîm ve Açýklamalý Meâlinden ekleyeceðim. ÝnþaALLAH her hangi

bir sorun çýkmadan bitirebilirim. ÝnþaALLAH yarým kalmaz. Haydi Bismillâh.


Kaynak:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Hazýrlayanlar:



Türkiye Diyanet Vakfý


Hazýrlayanlar:

Prof. Dr. Ali ÖZEK

Prof. Dr. Hayrettin KARAMAN

Doç. Dr. Ali TURGUT

Doç. Dr. Mustafa ÇAÐRICI

Prof. Dr. Ýbrahim Kafi DÖNMEZ

Doç. Dr. Sadreddin GÜMÜÞ


ANKARA-1993







(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/0.jpg)



Cüz:1, Sûre:1 FATÝHA SÛRESÝ VIII




(1)

BÝRÝNCÝ SÛRE

el-FATÝHA



MÜDDESÝR suresinden sonra Mekke'de inmiþtir.7ayettir.



Kur'an'ýn ilk suresi olduðu için açýþ yapan, açan manasýna manasýna 'Fatiha'

denilmiþtir. Diðer adlarý þunlardýr: Ana kitap manasýna, 'Ümmü'l Kitab, dinin

asýllarýný ihtiva eden manasýna 'el-Esas', ana hatlarýyla Ýslam'ý anlattýðý için

'el-Vafiye' ve 'el-Kafiye', ilk defa inen yedi manasýna 'es-Seb'u'l-Mesani',

birçok esrarý taþýdýðý için 'el-Kenz'.




Peygamberimiz ''Fatiha'yý okumayanýn namazý olmaz'' buyurmuþtur. Onun

için, Fatiha, namazlarýn her rekatýnda okunur. Manasý itibarýyla Fatiha, en

büyük dua ve münacattýr. Kulluðun yalnýzca ALLAH'a yapýlacaðý, desteðin

yalnýzca ALLAH'tan geldiði , doðru yola varmanýn da doðru yoldan sapmanýn

da ALLAH'ýn iradesine dayandýðý, çünkü hayrý da þerri de yaratanýn ALLAH ol

duðu hususlarý bu surede ifadesini bulmuþtur.




Kur'an, insanlýða doðru yolu göstermek için indirilmiþtir. Kur'an'ýn ihtiva et

tiði esaslar ana hatlarý ile Fatiha'da vardýr. Zira Fatiha'da, övgüye, ta'zi

me ve ibadete layýk bir tek ALLAH'ýn varlýðý, O'nun hakimiyeti, O'ndan baþka

dayanýlacak bir güç bulunmadýðý anlatýlýr ve doðru yola gitme, iyi insan

olma dileðinde bulunulur.




BESMELE



Aralarýnda Ýmam Ebu Hanife'nin de bulunduðu bir gurup fakihe göre besme

le, Fatiha'dan ve diðer surelerden bir ayet deðildir, sadece Neml suresinin

30. ayetinde geçen besmele ayettir. Diðerleri sure baþlarýnda teberrüken

yazýlmýþtýr. Onun için sesli okunmaz.



Aralarýnda Ýmam Þafii'nin de bulunduðu diðer bir gurup fakihe göre besme

le Fatiha ve diðer surelerin ilk ayetidir. Þafiiler besmeleyi namazda sesli

okurlar.



Bir hadiste ''Besmele ile baþlamayan her iþ güdüktür'' buyrulmuþtur.Bu se

beple müslümanlar bütün iþlerine ''Besmele'' ile baþlarlar. Ýþlere ALLAH adýy

la baþlamak ne kadar güzel bir davranýþtýr! Nahl suresinin 98. ayeti gereði

olarak da Kur'an okumaya baþlarken ''Euzu'' çekilir.


Euzubillahimineþþeytanirracim

Bismillahirrahmanirrahim



1.Rahman ve rahim olan ALLAH'ýn adýyla.


2.Hamd (övme ve övülme), alemlerin Rabbi ALLAH'a mahsustur.


3.O, rahmandýr ve rahimdir.


4.Ceza gününün malikidir.


5.(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnýz senden medet umarýz.


6.Bize doðru yolu göster.


7.Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduðun kimselerin yolunu; gazaba uðra

mýþlarýn ve sapmýþlarýn yolunu deðil.


Amin.



(''Alemin'', alem kelimesinin çoðuludur.Ýnsan, melek

ve cin gibi akýl sahibi yaratýklarýný içine alan evrenin adýdýr. Bazýlarý da,

ALLAH'ýn varlýðýna delalet eden her þeye alem denildiðini söylemiþlerdir.



Rahman, iyi olsun, kötü olsun, mümin olsun, kafir olsun, ayýrým yapmadan

dünyada nimetini herkese veren ALLAH demektir.



Rahim ise, ahirette nimetlerini sadece müminlere veren ALLAH manasýnadýr.

Cenab-ý ALLAH, dünyada herkese nimet verdiði halde, kendisine inananlara

ahirette özel muamele yapacaktýr. Kur'an'da geçen ''Rahman'' ve ''Rahim''

kelimeleri hep bu manada kullanýlmýþtýr.



Ceza günü, ahirette herkesin hesaba çekilip iyinin iyi, kötünün de kötü kar

þýlýk alacaðý muhakeme günüdür.



Müfessirlerin açýklamalarýna göre, kendilerine lütüf ve ihsanda bulunulan kim

seler, peygamberler ve onlarýn yolunda gidenlerdir. Gazaba uðramýþlarýn ya

hudiler, sapmýþlarýn ise hýristiyanlar olduðu rivayet edilmiþtir.



Bununla beraber, doðru yoldan sapma ve ALLAH'ýn gazabýna uðrama, yalnýz

ca hýristiyan ve yahudilere mahsus deðildir.



6. ayette ALLAH Teala'dan bizi ''doðru yol''a iletmesi istenmiþ, 7. ayette ise

doðru yolun ne olduðu ''örnekle eðitim'' metoduna göre anlatýlmýþtýr. Bu da

baþta Peygamber olmak üzere iyilerin yolunu iyi, kötülerin yolunu da kötü

olarak göstermektir.Ýþte Kur'an'ýn büyük bir kýsmý, bu iki ayetin tefsiri mesa

besindedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:09:14

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/1.jpg)Cüz:1 , Sure:2 BAKARA SURESÝ Sayfa:1



Sayfa:1 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1,Sûre:2



(2)

ÝKÝNCÝ SÛRE

el-BAKARA



Medine'de inmiþtir.286 ayettir. Kur'an'ýn en uzun

suresidir. Adýný 67-71. ayetlerde yahudilere kesmeleri emredilen sýðýrdan

alýr. Yalnýz 281. ayeti Veda Haccý'nda Mekke'de inmiþtir. Ýnanca, ahlaka

ve hayat nizamýna dair hükümlerin önemli bir kýsmý bu surede

anlatýlmýþtýr.



Bismillahirrahmanirrahim



1.Elif. Lam. Mim.


2.O kitap (Kur'an); onda asla þüphe yoktur.O, müttakiler (sakýnanlar ve ar

ýnmak isteyenler) için bir yol göstericidir.


3.Onlar gayba inanýrlar, namaz kýlarlar, kendilerine verdiðimiz mallardan ALLAH

yolunda harcarlar.


4.Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret

gününe de kesinkes inanýrlar.


5.Ýþte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluþa erenler

de ancak onlardýr.




(Kur'ân sûrelerinden bazýlarýnýn baþýnda

''el-hurufu'l-mukattaa'' denilen birtakým harfler vardýr ve bunlar bulunduðu

sureden bir ayettir.Böyle manasý açýk olmayan ayetlere ''müteþabih'' denir.

Müteþabih olan ayetin gerçek manasýný ancak ALLAH bilir.Bazý alimler ise on

larý ''tevil'' ederler.Buna göre Elif,Lam, Mim harflerine þu manalar verilmiþtir.



a) Ýþte elinizdeki Kur'an'ýn kelimeleri bu harflerden teþekkül etmiþtir. Buyur

un, siz de benzerini yapýn!



b) Dikkatleri toplamak için bir edebi sanattýr. Zira söze üstü kapalý olarak

baþlamak sonra onu açmak daha fazla ilgi uyandýrýr.


c) Öðrenmenin harflerle baþladýðýna iþarettir.



Müttaki, takva sahibi demektir. ALLAH'ýn azabýndan hakkýyla korkan, O'nun

buyruklarýna karþý gelmekten sakýnan, rahmetine güvenip gerektiði gibi kul

luk eden kimselere Kur'an'da hep ''müttakiler'' denmiþtir.



Gayba iman, Ýslam'ýn ''Amentüsü''nün kýsaltýlmýþ ifadesidir. Manasý: ALLAH'a,

meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadere, hayýr

ve þerrin ALLAH'tan olduðuna inanmaktýr.Kur'an'ýn pek çok yerinde ''Gayba i

man eder'' veya ''ederler'' cümlesi gelecektir. Bunlarýn hepsi, iman esaslarý

nýn kýsaltýlmýþ þeklidir.



Bakara suresinde söze, önce dikkatleri çeken harflerle baþlanýlmýþ, hemen

arkasýndan Kur'an'dan söz edilmiþtir. Demek ki, þu elinizdeki kitap (Kur'an)

kendisinde þek ve þüphe bulunmayan ALLAH kelamý ve iyiler için doðru yol

rehberidir. Kur'an, bir rehberdir, yol göstericidir. Ancak kime yol gösterir,

kime rehberlik eder? Ýþte ayetlerde bu soruya cevap verilmiþ, öncelikle

müttaki olup gayba inananlara yol gösterdiði anlatýlmýþtýr.Kur'an bütün in

sanlýða indirilmiþtir.Ancak, sadece ona yönelen ve onunla doðru yolu bul

mak isteyenlere rehber olacaktýr.



Burada gayba imandan sonra ''Kelime-i Þehadet, namaz, zekat, oruç ve

hac''dan ibaret olan Ýslam'ýn beþ temelinden sadece ''namaz ile zekat'' zik

redilmiþtir. Bu iki temelin zikri, örnekleme yoluyla diðerlerine de iþarettir.Bu

itibarla Kur'an'da ''namaz ile zekat'' bu ayette olduðu gibi beraber anýldýðý

vakit, beþ temele iþaret edilmektedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:10:14
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/2.jpg)


Cüz:1 , Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:2



6.Gerçek þu ki, kafir olanlarý (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar

için birdir; iman etmezler.



7.ALLAH onlarýn kalplerini ve kulaklarýný mühürlemiþtir.Onlarýn gözlerine de bir

çeþit perde geririlmiþtir ve onlar için (dünyada ve ahirette) büyük bir azap

vardýr.



8.Ýnsanlardan bazýlarý da vardýr ki, inanmadýklarý halde ''ALLAH'a ve ahiret gü

nüne inandýk'' derler.



9.Onlar (kendi akýllarýnca) güya ALLAH'ý ve müminleri aldatýrlar. Halbuki onlar

ancak kendilerini aldatýrlar ve bunun farkýnda deðillerdir.



10.Onlarýn kalblerinde bir hastalýk vardýr. ALLAH da onlarýn hastalýðýný çoðalt

mýþtýr. Söylemekte olduklarý yalanlar sebebiyle de onlar için elim bir azap

vardýr.



11.Onlara: Yeryüzünde fesat çýkarmayýn, denildiði zaman, 'Biz ancak ýslah

edicileriz' derler.



12.Þunu bilin ki, onlar bozguncularýn ta kendileridir, lakin anlamazlar.



13.Onlara: Ýnsanlarýn iman ettiði gibi siz de iman edin, denildiði vakit ''Biz

hiç, sefihlerin (akýlsýz ve ahmak kiþilerin) iman ettikleri gibi iman eder mi

yiz!'' derler.Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (ve

ya bilmezlikten gelirler).



14.(Bu münafýklar) müslümanlarla karþýlaþtýklarý vakit ''(Biz de) iman ettik''

derler, (Kendilerini saptýran) þeytanlarý ile baþbaþa kaldýklarýnda ise: Biz

sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.



15.Gerçekte, ALLAH onlarla istihza (alay) eder de azgýnlýklarýnda onlara fýr

sat verir, bu yüzden onlar bir müddet baþýboþ dolaþýrlar.



16.Ýþte onlar, hidayete karþýlýk delaleti satýn alanlardýr. Ancak onlarýn bu

ticareti kazançlý olmamýþ ve kendileri de doðru yola girememiþlerdir.



(Cenab-ý ALLAH bu suresinin baþýnda önce yüce kitabý Kur'an'dan, onun

müttakiler için bir yol gösterici ve hidayet kaynaðý oluþundan, sonra da

gayba imandan ve Ýslam'ýn temelini oluþturan ana vazifelerden söz etmiþ,

bu arada insanlarý inanç yönünden üç guruba ayýrmýþtýr:


Birincisi, müminlerdir; onlarýn vasýflarý ilk beþ ayette özetlenmiþtir.

Ýkincisi, kafirlerdir; onlarýn durumu da altýncý ve yedinci ayetlerde özetlen

miþtir.

Üçüncüsü, münafýklardýr; bunlarýn durumlarý da geniþ bir þekilde ele alýna

rak 8. ayetten 21. ayete geçen ayetlerde açýklanmýþtýr.




Kur'an, insanlýða doðru yolu göstermek için gönderilmiþ bir kitaptýr. Bu iti

barla ilk önce kendisine muhatap olan insanlýðýn doðru veya yanlýþ inanç

durumunu bunlarýn getirdiði mesuliyetleri, doðruya veya eðriye inanan in

sanýn dünyada ve ahirette karþýlaþacaðý neticeleri izah etmiþtir.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ



Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:11:58

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/3.jpg)



Sayfa:3 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1, Sûre:2




17.Onlarýn (münafýklarýn) durumu, (karanlýk gecede) bir ateþ yakan kimse

misalidir. O ateþ yanýp da etrafýný aydýnlattýðý anda ALLAH, hemen onlarýn

aydýnlattýðýný giderir ve onlarý karanlýklar içinde býrakýr; (artýk hiçbir þeyi)

görmezler.



(Ayet, münafýklarýn ilk anda Ýslam'ýn nurundan aydýnlanýp müslüman olmala

rýný, karanlýk gecede yanan meþ'aleye ve ondan faydalananlara; sonra he

men küfre dönmelerini de o meþ'alenin sönüvermesine ve oradakilerin ka

ranlýkta kalmalarýna benzetiyor.)



18.Onlar saðýrlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.



19.Yahut (onlarýn durumu), gökten saðanak halinde boþanan, içinde yoð

un karanlýklar, gürültü ve yýldýrýmlar bulunan yaðmur(a tutulmuþ kimseler

in durumu) gibidir. O münafýklar yýldýrýmlardan gelecek ölüm korkusuyla

parmaklarýný kulaklarýna týkarlar.Halbuki ALLAH, kafirleri çepecevre kuþatmýþ

týr.



20.(O esnada) þimsek sanki gözlerini çýkaracakmýþ gibi çakar, onlar için et

rafý aydýnlatýnca orada birazcýk yürürler, karanlýk üzerlerine çökünce de ol

duklarý yerde kalýrlar. ALLAH dileseydi elbette onlarýn kulaklarýný saðýr, gözle

rini de kör ederdi. ALLAH þüphesiz her þeye kadirdir.



(Bu ayetlerde geçen misallerden, kafirlerin ve münafýklarýn Ýslam karþýsýnda

kafalarýnda fýrtýnalar koptuðu, korku ve heyecana kapýldýklarý, bazen hakký

görür gibi olduklarý, bazen de karanlýða gömüldükleri anlaþýlýyor.)




21.Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. U

mulur ki, böylece korunmuþ (ALLAH'ýn azabýndan kendinizi kurtarmýþ) olursu

nuz.



22.O Rab ki, yeri sizin için bir döþek, göðü (kubbemsi) bir tavan yaptý.Gök

ten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeþitli ürünler çýkar

dý. Artýk bunu bile bile ALLAH'a þirk koþmayýn.



23.Eðer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir þüpheye düþüyorsanýz,

haydi onun benzeri bir sure getirin, eðer iddianýzda doðru iseniz ALLAH'tan

gayri þahitlerinizi (yardýmcýlarýnýzý) da çaðýrýn.



24.Bunu yapamazsanýz -ki elbette yapamayacaksýnýz- yakýtý, insan ve

taþ olan cehennem ateþinden sakýnýn. Çünkü o ateþ kafirler için hazýrlan

mýþtýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:12:55

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/4.jpg)


Cüz:1, Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:4




25.Ýman edip iyi davranýþlarda bulunanlara, içinden ýrmaklar akan cennet

ler olduðunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rýzýk ola

rak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler.

Bu rýzýklar (bazý yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiþtir.Onlar

için cennette tertemiz eþler de vardýr. Ve onlar orada ebedi kalýcýdýrlar.




(Bu ayette, dünyada müslüman olup güzel iþler yapan ve gerçekten mü

min olarak ahirete göçen kimselerin alacaklarý mükafatlar anlatýlmýþ, ora

da cennetliklere verilen nimetlerin dünyadakilere benzediðine iþaret ed

ilmiþtir.Ancak, ahiret nimetlerinin dünyadakilerle ayný olduðu düþünülme

melidir.Nitekim, Buhari'nin ''Bedü'l-halk'' bahsinde rivayet ettiði bir hadis

te ''Cennet ehline gözlerin görmediði, kulaklarýn iþitmediði, kalplerden

bile geçmeyen nimetler verilir '' denilmiþtir.)



26.Þüphesiz ALLAH (hakký açýklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde

bir varlýðý misal getirmekten çekinmez.Ýman etmiþlere gelince, onlar böy

le misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduðunu bilirler.Kafir olan

lara gelince: ALLAH böyle misal vermekle ne murat eder? derler.ALLAH on

unla birçok kimseyi saptýrýr, birçoklarýný da doðru yola iletir. Verdiði mi

sallerle ALLAH ancak fasýklarý saptýrýr (çünkü bunlar birer imtihandýr).



(Bu ayette, sivrisinek ve ondan daha zayýf yaratýklarla temsil getirilme

sini küçümseyenlerin aslýnda kendilerinin küçük ve deðersiz olduklarý, o

yüzden ALLAH'a iman etmedikleri anlatýlmýþ, bunlara deðer verip iman ed

enlerin ise akýllý ve deðerli kimseler olduklarý bildirilmiþtir.Bunlar birer imti

handýr.Ýnsanlardan bir kýsmý iman eder, imtihaný kazanýr, bir kýsmý da kay

beder.)




27.Onlar öyle (fasýklar) ki, kesin söz verdikten sonra sözlerinden döner

ler.ALLAH'ýn, ziyaret edilip hal ve hatýrýnýn sorulmasýný istediði kimseleri zi

yaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çýkarýrlar. Ýþte on

lar gerçekten zarara uðrayanlardýr.



(Fasýk, hak yoldan sapan kimsedir. Kesin olarak verilen söz de ehl-i ki

tabýn Tevrat ve Ýncil'de geleceði bildirilen ahir zaman Peygamberine

iman edeceklerini söylemeleridir ki, gelince iman etmediler ve sözlerin

de durmadýlar.Ýslam'ýn çok deðer verdiði akraba, komþu ve yakýnlarla

ilgilenip bunlara yardým etmeyi terkettiler, fitne ve fesat unsuru oldu

lar, böylece hem dünyada hem de ahirette zarar gördüler.)


28.Ey kafirler! Siz ölü iken sizi dirilten (dünyaya getirip hayat veren)

ALLAH'ý nasýl inkar ediyorsunuz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi dirilte

cek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.




(Bu ayette, insanýn ilk yaratýlmasýndan önceki haline ''ölü'' denilmesi, ba

zýlarýnýn iddia ettikleri gibi tenasüh ile ilgili deðildir. Ayette insan hayatý

nýn üç safhasý anlatýlmýþtýr: Yoktan yaratýlma, ölüm, ahirette tekrar di

rilme. Esasen tenasüh düþüncesi, her insanýn kendi amelinden sorumlu

luðu ve dolayýsýyla adalet ilkesine ters düþmektedir.)




29.O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattý. Sonra (kendine has bir

þekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratýp düzenledi (tanzim

etti). O, her þeyi hakkýyla bilendir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ






Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:13:58

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/5.jpg)


Sayfa:5 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1,Sûre:2





30.Hatýrla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacaðým,

dedi.Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve takdis edip dururken, yeryü

zünde fesat çýkaracak, orada kan dökecek insaný mý halife kýlýyorsun?

dediler.ALLAH da onlara: Sizin bilemeyeceðinizi herhalde ben bilirim, de

di.



(Halife, vekil ve temsilci demektir.ALLAH, yeryüzünde iradesini temsil et

mek üzere insaný yaratmýþ, orada ilahi hükümranlýðý gerçekleþtirme gö

revini de ona vermiþtir.)




31.ALLAH Adem'e bütün isimleri, öðretti. Sonra onlarý önce meleklere ar

zedip: Eðer siz sözünüzde sadýk iseniz, þunlarýn isimlerini bana bildirin,

dedi.




32.Melekler: Ya Rab! Seni noksan sýfatlardan tenzih ederiz, senin bize

öðrettiklerinden baþka bizim bilgimiz yoktur. Þüphesiz alim ve hakim ol

an ancak sensin, dediler.




33.(Bunun üzerine) :Ey Adem! Eþyanýn isimlerini meleklere anlat, dedi.

Adem onlarýn isimlerini onlara anlatýnca:Ben size, muhakkak semavat ve

arzda görülmeyenleri (oralardaki sýrlarý) bilirim. Bundan da öte, gizli ve a

çýk yapmakta olduklarýnýzý da bilirim, dememiþ miydim? dedi.



34.Hani biz meleklere (ve cinlere) :Adem'e secde edin, demiþtik.Ýblis ha

riç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladý, böylece kafir

lerden oldu.



(Bundan sonra Hz. Adem ve nesli, aslý cinlerden olup, sonra þeytanlarýn

baþý olan Ýblis ve nesline uyup uymamakta sýnanacaklardýr.)



35.Biz: Ey Adem! Sen ve eþin (Havva) beraberce cennete yerleþin; ora

da kolaylýkla istediðiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sa

dece þu aðaca yaklaþmayýn. Eðer bu aðaçtan yerseniz her ikinizde kendi

ne kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik.




36.Þeytan onlarýn ayaklarýný kaydýrýp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulun

duklarý (cennetten) onlarý çýkardý.Bunun üzerine: Bir kýsmýnýz diðerine düþ

man olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barýnak ve belli bir zamana dek ya

þamak vardýr, dedik.




37.Bu durum devam ederken Adem, Rabbinden bir takým ilhamlar aldý ve

derhal tevbe etti. Çünkü ALLAH tevbeleri kabul eden ve merhameti bol ol

andýr.




(Hz. Adem'in Rabbinden aldýðý ilhamlar hakkýnda çeþitli yorumlar yapýlmýþ

týr. Bu ilhamlar, onu ikaz ve irþat mahiyetinde tavsiyelerdir. Ýbn Mesud'a

göre namazlara baþlarken okuduðumuz ''Sübhaneke'' Hz. Adem tarafýn

dan o zaman söylenmiþ bir tesbih ve duadýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ



Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:15:03

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/6.jpg)



Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:6





38.Dedik ki:Hepiniz cennetten inin! Eðer benden size hidayet gelir de

her kim hidayetime tabi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve

onlar üzüntü çekmezler.




39.Ýnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir,

onlar orada ebedi kalýrlar.




40.Ey Ýsrailoðullarý! Size verdiðim nimetlerimi hatýrlayýn, bana verdiðiniz

sözü hatýrlayýn, bana verdiðiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vad

dettiklerimi vereyim. Yalnýzca benden korkun.




41.Elinizdekini (Tevrat'ýn aslýný) tasdik edici olarak indirdiðime (Kur'an'a)

iman edin. Sakýn onu inkar edenlerin ilki olmayýn! Ayetlerimi az bir karþý

lýk ile satmayýn, yalnýz benden (benim azabýmdan) korkun.




42.Bilerek hakký batýl ile karýþtýrmayýn, hakký gizlemeyin.



43.Namazý tam kýlýn, zekatý hakkýyla verin, rüku edenlerle beraber rüku e

din.




44.(Ey bilginler!) Sizler Kitab'ý (Tevrat'ý) okuduðunuz (gerçekleri bildiðin

iz) halde, insanlara iyiliði emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklýnýzý

kullanmýyor musunuz?




45.Sabýr ve namaz ile ALLAH'tan yardým isteyin. Þüphesiz o (sabýr ve nam

az), ALLAH'a saygýdan kalbi ürperenler dýþýnda herkese zor ve aðýr gelen bir

görevdir.




(Ayette geçen sabýrdan maksadýn oruç olduðu söylenmiþtir.Oruç ve nam

az, imaný takviye eder, nefsin kibrini kýrar, tembelliði ve uyuþukluðu gider

ir, zor iþler karþýsýnda insaný güçlü kýlar. Taberani'nin rivayetine göre, ''Re

sulullah (s.a.v.) zor bir iþle karþýlaþýnca hemen namaz kýlardý.'' ''ALLAH'a

saygýdan kalbi ürperenler'' diye tercüme edilen ''haþiin'' zümresine namaz

kýlmak, oruç tutmak, sabýrlý olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söy

lemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar ALLAH sevgisi ile kalpleri dol

muþ kimselerdir.)




46.Onlar, kesinlikle Rablerine kavuþacaklarýný ve O'na döneceklerini düþün

en ve bunu kabullenen kimselerdir.




47.Ey Ýsrailoðullarý! Size verdiðim nimetimi ve (sizi bir zamanlar) cümle ale

me üstün kýldýðýmý hatýrlayýn.




(Kendi içinden peygamber gönderilen millet, o anda diðer kavimlerden üst

ündür.Zira Cenab-ý ALLAH, milletler arasýndan o kavmi ve onlardan da o þah

sý seçmiþtir.Dolayýsýyla önce peygamber, sonra ailesi daha sonra da milleti

bir þeref kazanmýþtýr.Ýçinder peygamber gönderilen milletin bir yönden üst

ünlüðü vardýr, diðer yönden de sorumluluðu daha fazladýr. Nitekim bu ayet

te üstünlüðü bildirilen Beni Ýsrail hakkýnda ayný surenin 61. ayetinde onlar

ýn zillet ve meskenete düçar olduklarý, ALLAH'ýn gazabýna maruz kaldýklarý an

latýlmýþtýr.)




48.Öyle bir günden korkun ki, o günde hiçkimse baþkasý için herhangi bir ö

demede bulunamaz; hiçkimseden (ALLAH izin vermedikçe) þefaat kabul olun

maz, fidye alýnmaz; onlara asla yardým da yapýlmaz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:15:50

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/7.jpg)



Sayfa:7 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1, Sûre:2




49.Hatýrlayýn ki, sizi, Firavun taraftarlarýndan kurtardýk.Çünkü onlar size

azabýn en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doðan erkek çocuklarýnýzý kesi

yorlar, (fenalýk için) kýzlarýnýzý hayatta býrakýyorlardý. Aslýnda o size reva

görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardý.




(Firavun, eski Mýsýr hükümdarlarýna verilen bir ünvandýr. Hz. Musa'nýn gel

mesine tekaddüm eden senelerde kahinler, Ýsrailoðullarýndan doðacak bir

çocuðun, Firavun'un tahtýný ve tacýný yýkacaðýný söylediler. Bunun üzerine

Firavun, yeni doðan erkek çocuklarýn kesilmesini emretti. ALLAH bununla Ýs

railoðullarýný imtihan ediyordu.)



50.Bir zamanlar biz sizin için denizi yardýk, sizi kurtardýk, Firavun'un taraf

tarlarýný da, siz bakýp dururken denizde boðduk.




(Rivayetlerden, bu mucizenin Kýzýldeniz'de geçtiði anlaþýlmaktadýr.)



51.Musa'ya kýrk gece (vahyetmek üzere) söz vermiþtik.Sonra haksýzlýk e

derek buzaðýyý (tanrý) edindiniz.




(Hz. Musa Tur-i Sina'ya gidince Samiri adýnda birisi, altýndan yaptýðý bir

buzaðý heykelini getirir, 'Bu sizin Rabbinizdir. Musa bunu unuttu, o gelin

ceye kadar buna tapýn' der. Hz. Harun buna mani olmaya çalýþýrsa da

baþaramaz. Bu kýssa Taha suresinde geniþçe anlatýlacaktýr.)




52.O davranýþlarýnýzdan sonra (akýllanýp) þükredrsiniz diye sizi affettik.



53.Doðru yolu bulasýnýz diye Musa'ya Kitab'ý ve hak ile batýlý ayýran hüküm

leri verdik.



54.Musa kavmine demiþti ki: Ey kavmim! Þüphesiz siz, buzaðýyý (tanrý) ed

inmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanýnýza tevbe edin de

nefislerinizi (kötü duygularýnýzý) öldürün. Öyle yapmanýz Yaratýcýnýzýn ka

týnda sizin için daha iyidir. Böylece ALLAH tevbenizi kabul etmiþ olur. Çün

kü acýyýp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.



55.Bir zamanlar: Ey Musa! Biz ALLAH'ý açýkca görmedikçe asla sana inanma

yýz, demiþtiniz de bakýp durur olduðunuz halde hemen sizi yýldýrým çarpmýþ

tý.




56.Sonra ölümünüzün ardýndan sizi dirilttik ki þükredesiniz.



(Yýldýrým çarpmasýndan baygýn düþen kavim ALLAH'ýn iradesi ile yeniden can

lanýr ve istediklerinin yanlýþ olduðunu anlar. Ayette bu olay, ölüm ve tek

rar dirilme olarak anlatýlmýþtýr.)



57.Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvasý ve býldýrcýn gönderdik ve

''Verdiðimiz güzel nimetlerden yeyiniz'' (dedik). Hakikatte onlar bize deðil

sadece kendilerine kötülük ediyorlardý.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:16:38

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/8.jpg)


Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ SAYFA:8





58.(Ýsrailoðullarýna) :Bu kasabaya girin,orada bulunanlardan dilediðiniz þe

kilde bol bol yeyin,kapýsýndan eðilerek girin, (girerken) 'Hýtta!' (Ya Rabbi

bizi affet) deyin ki,sizin hatalarýnýzý baðýþlayalým;zira biz,iyi davrananla

ra (karþýlýðýný) fazlasýyla vereceðiz,demiþtik.



(Ayette geçen kasabadan maksat Kudüs veya Eriha'dýr.'Muhsin'kelimesi ise,'ih

san' mastarýndan ism-i faildir.Yaptýðý iþi en iyi biçimde ve noksansýz yapan

larýn vasfýdýr.Kur'an'ýn pek çok ayetinde muhsinler övülmüþtür.Meþhur Cibril

hadisinde ise ihsan,ALLAH'ý görürcesine kulluk etmek diye açýklanmýþtýr.)



59.Fakat zalimler,kendilerine söylenenleri baþka sözlerle deðiþtirdiler. Bu

nun üzerine biz,yapmakta olduklarý kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine

gökten acý bir azap indirdik.



(58. ayette kendilerine söylenenleri dinlemeyip kötülük eden yahudilere

ALLAH Teala veba gibi bir takým kötü illet ve hastalýklar vermiþtir.)



60.Musa (çölde) kavmi için su istemiþti de biz ona: Deðneðinle taþa vur!de

miþtik.Derhal (taþtan) oniki kaynak fýþkýrdý. Her bölük, içeceði kaynaðý

(Onlara) :ALLAH'ýn rýzkýndan yeyin,için,sakýn yeryüzünde bozgunculuk et

meyin,dedik.



61.Hani siz (verilen nimetlere karþýlýk) : Ey Musa! Bir tek yemekle yeti

nemeyiz;bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiði þeylerden; sebzesin

den,hýyarýndan,sarýmsaðýndan,mercimeðinden,soðanýndan bize çýkarsýn,dedi

niz.Musa ise: Daha iyiyi daha kötü ile deðiþtirmek mi istiyorsunuz?O hal

de þehre inin.Zira istedikleriniz sizin için orada var,dedi.Ýþte (bu ha

diseden sonra)üzerlerine aþaðýlýk ve yoksulluk damgasý vuruldu.ALLAH'ýn

gazabýna uðradýlar.Bu musibetler(onlarýn baþýna),ALLAH'ýn ayetlerini in

kara devam etmeleri,haksýz olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle

geldi.Bunlarýn hepsi, sadece isyanlarý ve taþkýnlýklarý sebebiyledir.



(Beni Ýsrail'e alçaklýk ve yoksulluk damgasýnýn vurulmasýna sebep olarak

hakký inkar etmeleri ve onu söyleyen peygamberleri acýmasýzca öldürmele

ri gösterilmiþtir.Þuayb,Zekeriyya ve Yahya gibi pek çok peygamberi öldür

müþlerdir.)



KAYNAK:KURÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:17:25

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/9.jpg)


Sayfa:9 BAKARA SÛRESÝ  Cüz:1,Sûre:2



62.Þüphesiz iman edenler;yani yahudilerden,hýristiyanlardan ve sabiilerden

ALLAH'a ve ahiret gününe hakkýyla inanýp salih amel iþleyenler için Rableri

katýnda mükafatlar vardýr.Onlar için herhangi bir korku yoktur.Onlar üzüntü

çekmeyeceklerdir.




(Yahudi kelimesi,buzaðýya tapmaktan tevbe ettikleri vakir Ýsrailoðullarýna

takýlmýþ bir addýr.Bir rivayete göre de Hz.Ya'kub'un en büyük oðlu Yahuza'

ya nisbet edilmiþtir.Nasara,Hz. Ýsa'nýn indiði Nasýra kasabasýna nisbettir,

diyenler vardýr.Bir rivayete göre Hz. Ýsa'nýn Al-i Ýmran 52, Saff 14.ayet

lerinde geçen 'men ensari ilALLAH'sözünden alýnmýþtýr.Sabiiler hakkýnda çe

þitli rivayetler vardýr.Bir görüþe göre,Hz. Ýbrahim'in dinini devam ettir

en eski bir topluluk idi.Müffesirlerin bazýlarý da Sabiiliðin yahudilikle

hýristiyanlýk arasýnda tevhidci bir din olduðunu belirtmiþlerdir.Bazý yeni

araþtýrmacýlara ise,Sabiilerin Babil'de yaþayan ve yarý hýristiyan olan

bir mezhep müntesibi olduklarýný ve Hz.Yahya'nýn tabilerine benzedikleri

ni ifade etmiþlerdir.)


63.Sizden saðlam bir söz almýþ,Tur daðýnýn altýnda,size verdiðimizi,kuv

vetle tutun,onda bulunanlarý daima hatýrlayýn, umulur ki,korunursunuz

(demiþtik de) ;


64.Ondan sonra sözünüzden dönmüþtünüz.Eðer sizin üzerinizde ALLAH'ýn ih

saný ve rahmeti olmasaydý,muhakkak zarara uðrayanlardan olurdunuz.


65.Ýçinizden cumartesi günü azgýnlýk edip de, bu yüzden kendilerine:

Aþaðýlýk maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz.


66.Biz bunu (maymunlaþmýþ insanlarý),hadiseyi bizzat görenlere ve sonra

dan gelenlere bir ibret dersi,müttakiler için de bir öðüt vesilesi kýl

dýk.



(ALLAH Beni Ýsrail'den kötülükte þuurlu olarak ýsrar eden o bedbahtla

rý önce maymun kýlýðýna sokmuþ,sonra da onlarý helak etmiþtir. Bunun,

insanlarýn aslýnýn maymun olduðu iddiasýyla bir ilgisi yoktur.)



67.Musa,kavmine: ALLAH bir sýðýr kesmenizi emrediyor,demiþti de: Bi

zimle alay mý ediyorsun? demiþlerdi.O da: Cahillerden olmaktan ALLAH'

a sýðýnýrým,demiþti.


68.'Bizim adýmýza Rabbine dua et,bize ne olduðunu açýklasýn' dedi

ler.Musa:ALLAH diyor ki:'O ne yaþlý ne de körpe;ikisi arasýnda bir

inek.' Size emredileni hemen yapýn, dedi.


69.Bu defa:Bizim için Rabbine dua et,bize onun rengini açýklasýn,de

diler.'O diyor ki:Sarý renkli,parlak tüylü,bakanlarýn içini açan bir

inektir' dedi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:18:01

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/10.jpg)



Cüz:1 , Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:10





70.'(Ey Musa!) Bizim için,Rabbine dua et de onun nasýl bir sýðýr olduðunu bi

ze açýklasýn,nasýl bir inek keseceðimizi anlayamadýk.Biz,inþaALLAH emredile

ni yapma yolunu buluruz',dediler.



71.(Musa) dedi ki :ALLAH þöyle buyuruyor: O henüz boyunduruk altýna alýnma

yan,yer sürmeyen,ekin sulamayan,serbest dolaþan (salma),renginde hiç alacasý

bulunmayan bir inektir. 'Ýþte þimdi gerçeði anlattýn'dediler ve bunun üzeri

ne (onu bulup) kestiler,ama az kalsýn kesmeyeceklerdi.



72.Hani siz bir adam öldürmüþtünüz de onun hakkýnda birbirinizle atýþmýþtýnýz.

Halbuki ALLAH gizlemekte olduðunuzu ortaya çýkaracaktýr.



73.'Haydi,þimdi (öldürülen) adama,(kesilen ineðin) bir parçasýyla vurun,dedik.

Böylece ALLAH ölüleri diriltir ve düþünesiniz diye ayetlerini (Peygamberine

verdiði mucizelerini) gösterir.




(Bu ayetlerde geçen sýðýr kesme kýssasý, daha ziyade Ýsrailoðullarýndan iki

gencin,mirasýna konmalarý için amcalarýný öldürmelerine baðlanýr.Olay Hz.Musa'

ya arzedilir.Hz.Musa bir türlü katilleri bulamaz ve ALLAH'a sýðýnýr.O da bir

sýðýr kesilmesini,onun bir parçasýyla ölüye vurulmasýný,ölünün dirilip katili

haber vereceðini bildirir.Netice de böyle olur.Ayetlerin zahiri de buna iþa

ret eder.Ancak eski Mýsýrlýlarýn ineðe tapmalarý, bir ara yahudilerin de bu

zaðýya tapmýþ olmalarý,sýðýr kesilmesi hadisesinde baþka hikmetlerin de bu

lunduðunu gösterir.




'Bir parçasýyla ona vurun'buyurulup arkasýndan da ALLAH'ýn ölüleri diriltme

sinden bahsedilince,müfessirlerin çoðu bunu 'kesilen ineðin bir parçasýyla

ölüye vurulmak suretiyle onun dirilmesi'þeklinde anlamýþlardýr.Bu takdirde o

lay bir mucizedir;ALLAH'ýn kudreti ile ölü böyle bir sebep olmadan da dirile

bilir.Dikkatleri daha ziyade çekmek için böyle meraýim tertip edilmiþ ve aka

binde mucize gerçekleþmiþtir.)




74.(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katýlaþtý.Artýk kalpleriniz

taþ gibi yahut daha da katýdýr.Çünkü taþlardan öylesi var ki,içinden ýrmak

lar kaynar.Öylesi de var ki,çatlar da ondan su fýþkýrýr.Taþlardan bir kýsmý

da ALLAH korkusuyla yukardan aþaðý yuvarlanýr.ALLAH yapmakta olduklarýnýz

dan gafil deðildir.



75.Þimdi(ey müminler!) onlarýn size inacaklarýný mý umuyorsunuz?Oysa ki, on

lardan bir zümre,ALLAH'ýn kelamýný iþitirler de iyice anladýktan sonra,bile

bile onu tahrif ederlerdi.



76.(Münafýklar) inananlarla karþýlaþtýklarýnda 'iman ettik'derler.Birbirleriy

le karþýlaþtýklarý vakit ise: ALLAH'ýn size açtýklarýný (Tevrat'taki bilgile

ri),Rabbiniz katýnda sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anla

týyorsunuz;bunlarý düþünemiyor musunuz? derler.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:18:36

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/11.jpg)



Sayfa:11 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1,Sûre:2






77.Onlar bilmezler mi ki,gizlediklerini de açýkca yaptýklarýný da ALLAH bil

mektedir.



78.Ýçlerinde birtakým ümmiler vardýr ki,Kitab'ý (Tevrat'ý)bilmezler.Bütün

bildikleri kulaktan dolma þeylerdir.Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyor

lar.



(Ümmi,okur yazar olmayan demektir.Yahudi yahut hýristiyan olmayan Araplara

da ümmi diyenler olmuþtur.)




79.Elleriyle (bir) Kitap yazýp sonra onu az bir bedel karþýlýðýnda satmak

için 'Bu ALLAH katýndandýr' diyenlere yazýklar olsun! Elleriyle yazdýklarýn

dan ötürü vay haline onlarýn! Ve kazandýklarýndan ötürü vay haline onlarýn!




80.Ýsrailoðullarý: Sayýlý birkaç gün müstesna,bize ateþ dokunmayacaktýr,de

diler.De ki (onlara) :Siz ALLAH katýndan bir söz mü aldýnýz -ki Alah söz

ünden caymaz-,yoksa ALLAH hakkýnda bilmediðiniz þeyleri mi söylüyorsunuz?



81.Hayýr! Kim bir kötülük eder de kötülüðü kendisini çepecevre kuþatýrsa

iþte o kimseler cehennemliktirler.Onlar orada devamlý kalýrlar.



82.Ýman edip yararlý iþ yapanlara gelince onlar da cennetliktirler.Onlar

orada devamlý kalýrlar.



83.Vaktiyle biz,Ýsrailoðullarýndan :Yalnýzca ALLAH'a kulluk edeceksiniz,

ana-babaya,yakýn akrabaya,yetimlere,yoksullara iyilik edeceksiniz diye

söz almýþ ve 'Ýnsanlara güzel söz söyleyin,namazý kýlýn,zekatý verin' di

ye de emretmiþtik. Sonunda azýnýz müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.




(Ýsrailoðullarýnýn yaptýðý iþler ve davranýþlar hakkýndaki bu bilgiler,

Kur'an'ýn geldiði devirde yaþayan yahudilerin Tevrat'ý tahrif edip ger

çekleri gizlemelerinden dolayý verilmiþtir.Çünkü Hz.Muhammed gönderil

diði zaman Arabistan'da özellikle Medine (Yesrib) ve civarýnda oldukça

kalabalýk bir yahudi topluluðu yaþamakta idi.Ahir zaman peygamberi gön

derilmeden önce bir peygamber geleceðini etrafa yayan yahudiler, Peygam

berimiz gelince aðýz deðiþtirdiler.Zira onlar gelecek peygamberi yahudi

lerden bekliyorlardý.Araplardan gelince onu kýskandýlar.Kur'an'da yahu

diler hakkýnda daha çok bilgi verilmesinin sebebi budur.Ahir zaman pey

gamberi,sonunda hýyanetleri yüzünden onlarla savaþmak ve onlarý yurtlar

ýnda sürmek zorunda kalmýþtýr.Yahudiler hala müslümanlara olan düþman

lýklarýný devam ettirmektedirler.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:19:59

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/12.jpg)


Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:12





84.(Ey Ýsrailoðullarý!) Birbirinizin kanýný dökmeyeceðinize,birbirinizi yurt

larýnýzdan çýkarmayacaðýnýza dair sizden söz almýþtýk.Herþeyi görerek sonun

da bularý kabul etmiþtiniz.




85.Bu misaký kabul eden sizler,(verdiðiniz sözün tersine) birbirinizi öldürü

yor,aranýzdan bir zümreyi yurtlarýndan çýkarýyor,kötülük ve düþmanlýkta onla

ra karþý birleþiyorsunuz.Onlarý yurtlarýndan çýkarmak haram olduðu halde(hem

çýkarýyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onlarý kurta

rýyorsunuz.Yoksa siz Kitab'ýn bir kýsmýna inanýp bir kýsmýný inkar mý ediyor

sunuz?Sizden öyle davrananlarýn cezasý dünya hayatýnda ancak rüsvaylýk; kýya

met gününde ise en þiddetli azaba itilmektir.ALLAH sizin yapmakta olduklarý

nýzdan gafil deðildir.




86.Ýþte onlar,ahirete karþýlýk dünya hayatýný satýn alan kimselerdir.Bu yüz

den ne azaplarý hafifletilecek ne de kendilerine yardým edilecektir.




(Bu ayetler, yahudilerin türlü türlü entrikalarýný anlatýr.Ýslam'dan önce

Medine'de bulunan yahudiler iki fýrka idi.Onlardan birisi Evs diðeri de Haz

rec kabilesi ile beraber idi.Evs ile Hazrec kavga edip harbe tutuþunca onlar

da beraber savaþýrlardý.Bu arada yahudiler birbirlerini öldürürler ve yurt

larýndan kovarlardý.Esir olarak geri geldiklerinde bu sefer onlarý fidye ve

rip geri alýrlardý.Bu durum sorulduðu zaman da 'Ne yapalým, ALLAH'ýn emri

böyle'derlerdi. Bunun gibi türlü mel'anetler yaparlardý.)




87.Andolsun biz Musa'ya kitabý verdik.Ondan sonra ardarda peygamberler gönder

dik.Meryem oðlu Ýsa'ya da mucizeler verdik.Ve onu,Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile

destekledik.(Ne var ki) gönlünüzün arzulamadýðý þeyleri söyleyen bir elçi gel

dikçe, ona karþý büyüklük tasladýnýz.(Size gelen) peygamberlerden bir kýsmýný

yalanladýnýz,bir kýsmýný öldürdünüz.





(Burada ALLAH Teala Ýsrailoðullarýna þu anlamda olmak üzere ikazda bulunuyor:

Andolsun ki Musa'ya kitabý biz verdik, ondan sonra gelen peygamberleri biz

gönderdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile takviye ettik.Siz onu öldürmeye teþebbüs et

tiniz,fakat bunu yapamadýnýz.Hz.Muhammed'i de öldürmeye teþebbüs ediyorsunuz.

O'nu da yapamazsýnýz,biz onu koruruz.Ýnkar ve isyanýnýz sebebiyle ALLAH'ýn la

netini hakettiniz.Bundan sonra iman etmeniz beklenmez.Ortaya koyduðunuz maze

retler de geçersizdir.)





88.(Yahudiler peygamberlerle alay ederek) 'Kalplerimiz perdelidir'dediler. Ha

yýr; küfür ve isyanlarý sebebiyle ALLAH onlara lanet etmiþtir.O yüzden çok

az inanýrlar.





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ



Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:20:46

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/13.jpg)




Sayfa:13 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1, Sûre:2






89.Daha önce kafirlere karþý zafer isterlerken kendilerine ALLAH katýndan el

lerindeki (Tevrat'ý) doðrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öðren

diklerini gerçekler karþýlarýna dikilince onu inkar ettiler.Ýþte ALLAH'ýn la

neti böyle inkarcýlaradýr.





(83.ayette geçen açýklamaya bakýnýz.)


90.ALLAH'ýn kullarýndan dilediðine peygamberlik ihsan etmesini kýskandýklarý

için ALLAH'ýn indirdiðini (Kur'an'ý) inkar ederek harcamalarý ne kötü bir

þeydir! Böylece onlar gazap üstüne gazaba uðradýlar.Ayrýca kafirler için al

çaltýcý bir azap vardýr.




91.Kendilerine: ALLAH'ýn indirdiðine iman edin, denilince: Biz sadece bize

indirilene (Tevrat'a) inanýrýz, derler ve ondan baþkasýný inkar ederler.

Halbuki o Kur'an, kendi ellerinde bulunan (Tevrat'ý) doðrulayýcý olarak

gelmiþ hak kitaptýr.(Ey Muhammed!) Onlara :Þayet siz gerçekten inanýyor i

diyseniz daha önce ALLAH'ýn peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.




92.Andolsun Musa size apaçýk mucizeler getirmiþti.Sonra onun ardýndan,za

limler olarak buzaðýyý (tanrý) edindiniz.



93.Hatýrlayýn ki,Tur daðýnýn altýnda sizden söz almýþ :Size verdiklerimi

zi kuvvetlice tutun,söylenenleri anlayýn,demiþtik.Onlar: Ýþittik ve is

yan ettik, dediler.Ýnkarlarý sebebiyle kalplerine buzaðý sevgisi doldu

ruldu.De ki: Eðer inanýyorsanýz,imanýnýz size ne kötü þeyler emrediyor!




(Yahudiler Tevrat'tan edindikleri bilgilere göre bir peygamber geleceði

ni biliyorlardý ve bunun kendilerinden geleceðini düþünerek ondan fay

dalanmanýn planlarýný yapýyorlardý.Bekledikleri peygamber Araplardan

gelince onu inkar ettiler.89. ayette buna iþaret edilmiþtir. Onlar as

lýnda Hz.Musa'ya da hakkýyla inanmýþ deðillerdir.92. ayette ifade edil

diði gibi Hz.Musa nice mucizeler getirdiði halde o Tur'a gidince

buzaðýya taptýlar.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:21:20

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/14.jpg)



Cüz:1,Sure:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:14





94.(Ey Muhammede,onlara) :Þayet (iddia ettiðiniz gibi) ahiret yurdu ALLAH

IMGkatýnda diðer insanlara deðil de yalnýzca size aitse ve bu iddianýzda doðru

iseniz haydi ölümü temenni edin (bakalým),de.




95.Onlar,kendi elleriyle önceden yaptýklarý iþler (günah ve isyanlarý) se

bebiyle hiç bir zaman ölümü temenni etmeyeceklerdir.ALLAH zalimleri iyi bi

lir.




(Yahudiler 'Ahiret hayatý sadece bize aittir'þeklinde iddia etmiþler, bu

nunla 'Yahudi olmayanlar öbür dünyada nimete nail olamazlar'demek istemiþ

lerdi.Bu iddiaya karþýlýk siz de onlara 'Madem ki öyledir,hadi ölümü iste

yin'deyiniz.Ama onlar asla ölmek istemezler.Bu ayetler,yahudilerin ýrkçý

lýk düþüncesinin ahirete kadar uzandýðýný gösterir.)




96.Yemin olsun ki,sen onlarý yaþamaya karþý insanlarýn en düþkünü bulur

sun.Putperestlerden her biri de arzular ki,bin sene yaþasýn.Oysa yaþatýl

masý hiç kimseyi azaptan uzaklaþtýrmaz.ALLAH onlarýn yapmakta olduklarýný

eksiksiz görür.



97.De ki: Cebrail'e kim düþman ise þunu iyi bilsin ki ALLAH'ýn izniyle

Kur'an'ý senin kalbine bir hidayet rehberi,önce gelen kitaplarý doðrula

yýcý ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiþtir.




(Rivayete göre Fedek hahamlarýndan Abdullah b. Suriye Peygamberimizle

münakaþa etmiþ,kendisine vahyi kimin getirdiðini sormuþ 'Cebrail' deyin

ce 'O bizim düþmanýmýzdýr.Baþkasý getirseydi iman ederdik'demiþtir. Bu

nun üzerine bu ayet inmiþtir.)




98.Kim,ALLAH'a,meleklerine,peygamberlerine,Cebrail'e ve Mikail'e düþ

man olursa bilsin ki ALLAH'da inkarcý kafirlerin düþmanýdýr.




99.Andolsun ki sana apaçýk ayetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onlarý an

cak fasýklar inkar eder.




100.Ne zaman onlar bir antlaþma yaptýlarsa,yine kendilerinden bir gu

rup onu bozmadý mý? Zaten onlarýn çoðu iman etmez.




101.ALLAH tarafýndan kendilerine, yanlarýna tasdik edici bir elçi

gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki ALLAH'ýn kitabýný bilmiyor

muþ gibi onu arkalarýna atýp terkettiler.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:21:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/15.jpg)



Sayfa:15 BAKARA SÛRESÝ  Cüz:1,Sûre:2



102.Süleyman'ýn hükümranlýðý hakkýnda onlar,þeytanlarýn uydurup söylediklerine

tabi oldular.Halbuki Süleyman büyü yapýp,kafir olmadý.Lakin þeytanlar kafir ol

dular.Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki meleðe indi

rileni öðretiyorlardý.Halbuki o iki melek,herkese: Biz ancak imtihan için gön

derildik,sakýn yanlýþ inanýp da kafir olmayasýnýz,demeden hiç kimseye (sihir

ilmini) öðretmezlerdi.Onlar,o iki melekden,karý ile koca arasýný açacak þey

eri öðreniyorlardý. Oysa büyücüler,ALLAH'ýn izni olmadan hiç kimseye zarar ve

remezler.Onlar,kendilerine fayda vereni deðil de zarar vereni öðrenirler.Sihri

satýn alanlarýn (ona inanýp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadýðýný çok

iyi bilmektedirler.Karþýlýðýnda kendilerini sattýklarý þey ne kötüdür! Keþke

bunu anlasalardý!




(Eski kavimlerin çoðu sihre inanýrlardý.Bu yüzden sihir,dini inançlarla tama

men karýþmýþ durumda idi.Bu sebeple sihirbazlar halký kandýrýyorlardý. Sihir

çeþitleri þöyledir:



1)Keldanilerin sihri : Bunlar yýldýzlara taparlar, kainatý idare edenlerin

yýldýzlar olduðunu,hayýr ve þerrin onlardan geldiðini,semavi güçlerin yerde

ki güçlerle birleþmesi sonucu mucizeler meydana geldiðini söylerlerdi. Bunla

rý irþat için ALLAH,Hz.Ýbrahim'i gönderdi.Bunlar da kendi aralarýnda üç fýr

ka idi:


a- Eflak ve yýldýzlarýn ebedi olduðunu söyleyenler ki,onlara 'Sabie'denilir.


b- Eflak'ýn uluhiyetine inananlar.Bunlar her felek için yerde bir put yap

mýþ ve ona hizmet etmiþ putperestlerdir.


c-Eflak ve yýldýzlarý yaratan birisi olduðunu ve bunun onlara yeryüzünü ida

re etme hakký verdiðini söyleyenler.Bunlar yýldýzlarý aracý kabul ederlerdi.



2)Ruh gücüne dayanýlarak ortaya konan sihir : Buna göre insan ruhu tasfiye

ile icadetme,öldürme,diriltme,bünye ve þekilde deðiþiklik yapma gücüne ula

þýr.


3)Ruhani varlýklardan faydalanýlarak yapýlan sihir : Bu da muska yapmak ve

cinlerden yardým almak gibi þekillerle uygulanýr.


4)Göz boyamak þeklinde yapýlan sihir : Hokkabazlýk,el çabukluðu ve benzeri

davranýþlar gibi.




Ýslam alimleri,sihrin birinci ve ikinci þekline inananlarýn kafir oldukla

rýnda ittifak etmiþlerdir.Ancak,ayette bildirildiði þekilde, yaratýcýnýn

ALLAH Teala olduðuna inanarak ve kötülükte kullanmamak þartýyla sihir ilmi

ni öðrenmekte beis yoktur.Yahudiler arasýnda büyü yaygýn idi.Bu yüzden Hz.

Süleyman'ýn büyük bir büyücü olduðunu,hükümdarlýðý büyü ile elde ettiðini,

hayvanlara ve cinlere büyü ile hükmettiðini söylerler ve buna inanýrlardý.

Hz.Süleyman Kur'an'da peygamber olarak tanýtýlýnca 'Muhammed Süleyman'ý

peygamber sanýyor,halbuki o büyücüdür'dediler.)




103.Eðer iman edip kendilerini kötülükten korusalardý,þüphesiz,ALLAH tara

fýndan verilecek sevap daha hayýrlý olacaktý.Keþke bunlarý anlasalardý!



104.Ey iman edenler! 'Raina'demeyin,'unzurna'deyin.(Söylenenleri)dinleyin.

Kafirler için elem verici bir azap vardýr.




(Resulullah (s.a.v.) müslümanlara bir þey öðretirken,bizi biraz bekle, a

cele etme manasýna 'Raina' derlerdi.Yahudilerin de sövmek manasýna gelen

'Raina'kelimeleri vardý.Müslümanlarýn bu sözünü iþitince,Efendimize kötü

maksatla öyle hitap etmeye baþladýlar. Bunun üzerine 'Raina'demeyin,o ma

naya gelen 'unzurna'deyin denildi ki,bizi bekle demektir.)




105.(Ey mümünler!) Ehl-i Kitaptan kafirler ve putperestler de Rabbinizden

size hayýr indirilmesini istemezler.Halbuki ALLAH rahmetini dilediðine ve

rir.ALLAH büyük lütuf sahibidir.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ





Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:23:25

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/16.jpg)



Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:16







106.Biz bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldýrýr veya unut

turursak (ertelersek) mutlaka daha iyisini veya benzeri

ni getiririz.Bilmez misin ki ALLAH her þeye kadirdir.




(Sonra gelen bir ayetin,daha önceki ayetin hükmünü yürür

lükten kaldýrmasýna 'nesh'denir.ALLAH Teala, insanlýðýn

medeni ve kültürel geliþmesine ve bu geliþmenin doður

duðu ihtiyaçlara uygun olarak,gerektikçe yeni peygamber

ve kitaplar göndermiþ,öncekilere ait bazý hükümler kal

dýrmýþtýr.Naslarýnýn hükmü ebedi olan Kur'an-ý Kerim

nazil olurken,bu döneme mahsus olmak üzere bazý ayet

ler diðerlerini neshetmiþtir;ancak bunlarýn sayýsý ol

dukça azdýr ve ilk Ýslam neslinin terbiye ve intibaký

ný temin maksadýna yöneliktir.)




107.(Yine) bilmez misin,göklerin ve yerin mülkiyet ve

hükümranlýðý yalnýzca ALLAH'ýndýr!Sizin için ALLAH'tan

baþka ne bir dost,ne de bir yardýmcý vardýr.



108.Yoksa siz de (ey müslümanlar),daha önce Musa'ya so

rulduðu gibi peygamberinize sorular mý sormak istiyor

sunuz? Kim imaný küfre deðiþirse,þüphesiz dosdoðru yol

dan sapmýþ olur.




(Peygambere çok soru sorulmasý,hükümlerin çoðalmasýný

ve daralmasýný gerektirir.Onun için Medine devrinde bir

ara soru sormak yasak edilmiþtir.)





109.Ehl-i kitaptan çoðu,hakikat kendilerine apaçýk

belli olduktan sonra,sýrf içlerindeki kýskançlýktan ö

türü,sizi imanýnýzdan vazgeçirip küfre döndürmek iste

diler.Yine de siz,ALLAH onlar hakkýndaki emrini getir

inceye kadar affedip baðýþlayýn.Þüphesiz ALLAH her þe

ye kadirdir.



110.Namazý kýlýn, zekatý verin, önceden kendiniz için

yaptýðýnýz her iyiliði ALLAH'ýn katýnda bulacaksýnýz.

Þüphesiz ALLAH yapmakta olduklarýnýzý noksansýz görür.



111.(Ehl-i kitap) : Yahudiler yahut hýristiyanlar har

iç hiç kimse cennete giremeyecek,dediler. Bu onlarýn

kuruntusudur.Sen de onlara : Eðer sahiden doðru söylü

yorsanýz delilinizi getirin,de.



112.Bilakis,kim muhsin olarak yüzünü ALLAH'a döndürür

se (ALLAH'a hakkýyla kulluk ederse) onun ecri Rabbi

katýndadýr.Öyleleri için ne bir korku vardýr, ne de

üzüntü çekerler.




(Bu ayette ALLAH'a kulluk etmek ihsan vasfýna baðlan

mýþtýr.Yani bir kimse ibadet etmekle kendini kurtara

maz.Kendini kurtarmasý için muhsinlerden olmasý gere

kir.Muhsin yaptýðý iþi ALLAH için yapan,sadece O'n

dan korkan,o sebeple iþini noksansýz bitiren ve her

iþin hakkýný veren kimse demektir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:24:01

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/17.jpg)



Sayfa:17 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1,Sûre:2








(Hýristiyan Araplardan oluþan Necran heyeti Resulullah'ýn huzuruna çýkýnca ya

hudiler onlarýn yanlarýna geldiler.Aralarýnda münakaþa yaptýlar. Birbirlerini

itham ettiler.Bunun üzerine aþaðýdaki ayetler geldi.)





113.Hepsi de kitabý (Tevrat'ý ve Ýncil'i) okumakta olduklarý halde Yahudiler:

Hýristiyanlar doðru yolda deðillerdir,dediler.Kitabý bilmeyenler de birbirle

ri hakkýnda týpký onlarýn söylediklerini söylediler.ALLAH,ihtilafa düþtükle

ri hususlarda kýyamet günü onlar hakkýnda hükmünü verecektir.



114.ALLAH'ýn mescitlerinde O'nun adýnýn anýlmasýna engel olan ve onlarýn ha

rap olmasýna çalýþandan daha zalim kim vardýr! Aslýnda bunlarýn oralara an

cak korkarak girmeleri gerekir.(Baþka türlü girmeye haklarý yoktur.) Bunlar

için dünyada rezillik,ahirette de büyük azap vardýr.



115.Doðu da ALLAH'ýndýr batý da.Nereye dönerseniz ALLAH'ýn yüzü (zatý) ora

dadýr.Þüphesiz ALLAH'(ýn rahmeti ve nimeti) geniþtir.O her þeyi bilendir.




(ALLAH her yerde hazýr ve nazýr olmakla birlikte,namazda kýbleye dönmek i

badetlerde nizam ve intizamý saðlamak gayesine matuftur.)




116.'ALLAH çocuk edindi'dediler.Haþa! O,bundan münezzehtir.Göklerde ve

yerde olanlarýn hepsi O'nundur,hepsi O'na boyun eðmiþtir.




(Yahudiler 'Uzeyr ALLAH'ýn oðludur' derken hýristiyanlar 'Ýsa ALLAH'ýn

oðludur' dediler.Müþrik araplar ise 'Melekler Alah'ýn kýzlarýdýr'demiþ

lerdi.Bu ayette,ALLAH Teala'nýn bunlardan münezzeh olduðu hususu vurgu

lanmýþtýr.)




117.(O), göklerin ve yerin eþsiz yaratýcýsýdýr.Bir þeyi dilediðinde o

na sadece 'Ol!' der,o da hemen oluverir.




(ALLAH Teala'nýn bir þeyi murat etmesi,onun hakkýnda 'Ol!' emridir.

ALLAH'ýn dilediði vakti saati gelince mutlaka olur.)



118.Bilmeyenler dediler ki: Alllah bizimle konuþmalý ya da bize bir

ayet (mucize) gelmeli deðil miydi? Onlardan öncekiler de iþte onla

rýn dediklerini demiþlerdi.Kalpleri (akýllarý) nasýl da birbirine

benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçýk gös

terdik.



119.Doðrusu biz seni Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarýcý ola

rak gönderdik.Sen cehennemliklerden sorumlu deðilsin.





KAYNAK: KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ



Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:25:15

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/18.jpg)



Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa: 18






120.Dinlerine uymadýkça yahudiler de,hýristiyanlar da asla senden razý olma

yacaklardýr.De ki: Doðru yol,ancak ALLAH'ýn yoludur.Sana gelen ilimden son

ra onlarýn arzularýna uyacak olursan,andolsun ki,ALLAH'tan sana ne bir dost,

ne de bir yardýmcý vardýr.



121.Kendilerine kitap verdiklerimiz kimseler(den bazýsý) onu,hakkýný gözete

rek okurlar.Çünkü onlar, ona iman ederler.Onu inkar edenlere gelince, iþte

gerçekten zarara uðrayanlar onlardýr.




(Bu ayet,yahudi alimlerinden Abdullah ibni Selam ve arkadaþlarý hakkýnda in

miþtir.Bunlar Kur'an'a inandýlar ve ondaki ahkamý tasdik ettiler.Bir baþka

rivayete göre de bu ayet Cafer b. Ebi Talib'le beraber Habeþistan'dan gelen

kýrk kiþilik cemaat hakkýndadýr ki,bunlar ehl-i kitapdan Ýslam'ý kabul eden

lerdir.)




122.Ey Ýsrailoðullarý! Size verdiðim ninetimi ve sizi (bir zamanlar) cümle

aleme üstün kýlmýþ olduðumu hatýrlayýn.



123.Ve bir günden sakýnýn ki,o günde hiç kimse baþkasý namýna bir þey öde

yemez,kimseden fidye kabul edilmez,kimseye þefaat fayda vermez.Onlar hiçbir

yardým da görmezler.




(Þefaat bazý þartlara baðlýdýr.En önemlisi ise imandýr.)




124.Bir zamanlar Rabbi Ýbrahim'i bir takým kelimelerle sýnamýþ,onlarý tam o

larak yerine getirince : Ben seni insanlara önder yapacaðým,demiþti. 'Soyum

dan da (önderler yap, ya Rabbi!)'dedi.ALLAH : Ahdim zalimlere ermez (onlar

için söz vermem) buyurdu.



125.Biz, Beyt'i (Kabe'yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli yer kýldýk.

Siz de Ýbrahim'in makamýndan bir namaz yeri edinin (orada namaz kýlýn).

Ýbrahim ve Ýsmail'e: Tavaf edenler,ibadete kapananlar,rüku ve secde edenler

için Evim'i temiz tutun,diye emretmiþtik.



126.Ýbrahim de demiþti ki : Ey Rabbim! Burayý emin bir þehir yap,halkýndan

ALLAH'a ve ahiret gününe inananlarý çeþitli meyvelerle besle.ALLAH buyurdu

ki : Kim inkar ederse onu az bir süre faydalandýrýr,sonra onu cehennem aza

býna sürüklerim.Ne kötü varýlacak yerdir orasý!




(ALLAH inkar edenleri de dünyada rýzýklandýrmakta,dünya nimetlerinden dile

dikleri gibi istifade etmelerine imkan vermektedir.Þu halde dünya nimeti,

dindarlýða baðlý deðildir.Dünya nimeti mümine de,kafire de verilir. Bunlar

birer imtihan vesilesidir;hayýrlý olup olmadýklarý neticeye baðlýdýr.Servet

ve iktidar,eðer kulluða vesile olmuþ ise o zaman bu,iki cihan saadetidir.Az

gýnlýk ve sapýklýða sebep olmuþsa ebedi hayatý mahvetmiþ,saadet yerine fela

ket getirmiþ olur.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ






Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:25:49

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/19.jpg)


Sayfa: 19 BAKARA SÛRESÝ Cüz:1,Sûre:2





127.Bir zamanlar Ýbrahim,Ýsmail ile beraber Beytul

lah'ýn temellerini yükseltiyor,(þöyle diyorlardý) :

Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul buyur;þüphesiz sen i

þitensin,bilensin.




(Kabe'nin yapýlýþý hakkýndaki rivayetlere göre,Hz.

Adem ile Havva cenneten çýkarýldýklarý vakit yeryü

zünde Arafat'ta buluþurlar,beraberce batýya doðru

yürürler,Kabe'nin bulunduðu yere gelirler.Bu esna

da Adem,buluþmaya þükür olmak üzere Rabbine ibadet

etmek ister ve cennete iken,etrafýnda tavaf ederek

ibadet ettiði nurdan sütunun tekrar kendisine veril

mesini diler.Ýþte o nurdan sütun orada tecelli eder

ve Hz.Adem,onun etrafýnda tavaf ederek ALLAH'a iba

det eder.Bu nurdan sütun Hz.Þit zamanýnda kaybolur.

Yerinde siyah bir taþ kalýr.Bunun üzerine Hz.Þit,o

nun yerine taþtan onun gibi dört köþe bina yapar ve

o siyah taþý binanýn bir köþesine yerleþtirir.Ýþte

bugün Hacer-i Esved diye bilinen siyah taþ odur.Son

ra Nuh tufanýnda bu bina kumlar altýnda uzunca bir

süre gizli kalýr.Hz.Ýbrahim ALLAH'ýn emriyle Kabe'

nin bulunduðu yere gider,oðlu Ýsmail'i annesiyle

birlikte orada iskan eder.Sonra Ýsmail ile beraber

Kabe'nin bulunduðu yeri kazar.Hz.Þit tarafýndan ya

pýlan binanýn temellerini bulur ve o temellerin ü

zerine bugün mevcut olan Kabe'yi inþa eder.Ayette

'Beytullah'ýn temellerini yükseltiyor'cümlesi bunu

ifade eder.)




128.Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eðenlerden kýl, nes

limizden de sana itaat eden bir ümmet çýkar,bize iba

det usullerimizi göster,tevbemizi kabul et;zira, tev

beleri çokca kabul eden,çokca merhametli olan ancak

sensin.



129.Ey Rabbimiz!Onlara,içlerinden senin ayetlerini

kendilerine okuyacak,onlara kitap ve hikmet öðrete

cek,onlarý temizleyecek bir peygamber gönder. Çünkü

üstün gelen,her þeyi yerli yerince yapan yalnýz sen

sin.



130.Ýbrahim'in dininden kendini bilmezlerden baþka

kim yüz çevirir?Andolsun ki,biz onu dünyada (elçi)

seçtik,þüphesiz o ahirette de iyilerdendir.



131.Çünkü Rabbi ona: Müslüman ol,demiþ, o da:Alemler

in Rabbine boyun eðdim,demiþti.



132.Bunu Ýbrahim de kendi oðullarýna vasiyet etti de

Ya'kup da: Oðullrým!ALLAH sizin için bu dini (Ýslam'

ý)seçti.O halde sadece müslümanlardan olarak ölünüz

(dedi).



133.Yoksa Ya'kub'a ölüm geldiði zaman siz orada mý i

diniz? O zaman (Ya'kub) oðullarýna: Benden sonra ki

me kulluk edeceksiniz? demiþti.Onlar: Senin ve ata

larýn Ýbrahim,Ýsmail ve Ýshak'ýn ilahý olan tek

ALLAH'a kulluk edeceðiz;biz ancak O'na teslim olmuþ

uzdur,dediler.



134.Onlar bir ümmetti,gelip geçti.Onlarýn kazandýkla

rý kendilerinin,sizin kazandýklarýnýz sizindir.Siz

onlarýn yaptýklarýndan sorguya çekilmezsiniz.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:26:23

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/20.jpg)



Cüz:1,Sure:2 BAKARA SURESÝ Sayfa:20






135.(Yahudiler ve hýristiyanlar müslümanlara) :Yahudi

yada hýristiyan olun ki,doðru yolu Obulasýnýz,dediler.

De ki:Hayýr! Biz Hanif olan Ýbrahim'in dinine uyarýz.

O, müþriklerden deðildi.




(Hanif,her türlü batýl dinden uzak durup,yalnýzca hak

dine yönelen kiþi demektir.)




136.'Biz,ALLAH'a ve bize indirilene;Ýbrahim,Ýsmail,Ýs

hak,Ya'kub ve esbata indirilene,Musa ve Ýsa'ya verilen

lerle Rableri tarafýndan diðer peygamberlere verilenle

re,onlardan hiçbiri arasýnda fark gözetmeksizin inan

dýk ve biz sadece ALLAH'a teslim olduk'deyin.



(Esbat,torunlar demektir.Burada Hz.Ya'kub'un on iki ev

ladýndan torunlarý kastedilmiþtir.)



137.Eðer onlarda sizin inandýðýnýz gibi inanýrlarsa

doðru yolu bulmuþ olurlar;dönerlerse mutlaka anlaþmaz

lýk içine düþmüþ olurlar.Onlara karþý ALLAH sana ye

ter.O iþitendir,bilendir.



138.ALLAH'ýn (verdiði) rengiyle boyandýk.ALLAH'tan da

ha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O'na kulluk

ederiz (deyin).



(Zemahþeri'nin açýklamalarýna göre hýristiyanlar,yeni

doðan çocuklarý,bir su ile boyarlar ve 'Ýþte þimdi hý

ristiyan oldu'derlerdi ve bunu o çocuk için bir temiz

lik sayarlardý. Ayette müslümanlarýn buna karþýlýk

'ALLAH'ýn boyasý ile boyandýk' demeleri emredildi.

ALLAH'ýn boyasý Ýslam fýtratý,Ýslam ve iman temizliði

dir.)



139.De ki:ALLAH bizim de Rabbimiz,sizin de Rabbiniz ol

duðu halde,O'nun hakkýnda bizimle tartýþmaya mý giri

þiyorsunuz? Bizim yaptýklarýmýz bize,sizin yaptýklarý

nýz size aittir.Biz O'na gönülden baðlananlarýz.




140.Yoksa siz,Ýbrahim,Ýsmail,Ýshak,Ya'kub ve esbatýný

yahudi,yahut hýristiyan olduklarýný mý söylüyorsunuz?

De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa ALLAH mý?

ALLAH tarafýndan kendisine (bildirilmiþ) bir þahitliði

gizleyenden daha zalim kim olabilir? ALLAH yaptýklarý

nýzdan gafil deðildir.



141.Onlar bir ümetti;gelip geçti.Onlarýn kazandýklarý

kendilerine,sizin kazandýklarýnýz da size aittir.Siz

onlarýn yaptýklarýndan sorguya çekilmezsiniz.




KAYNAK:KUR'AN-I KERÝM VE AÇIKLAMALI MEALÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:27:03

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/21.jpg)



Sayfa:21 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2







(Resulullah (s.a.) Medine'ye geldikten sonra müslümanlar on altý on yedi ay

kadar Kudüs'e yönelerek namaz kýldýlar. Bu durum yahudilerin þýmarmalarýna,

'Muhammed ve ashabý kýblelerinin nersi olduðunu bilmiyorlardý,biz onlara yol

gösterdik' gibi laflar etmelerine ve bunu etrafa yaymalarýna sebep olmuþtu.

Resulullah,ALLAH'tan Ýslam'a kendi kýblesinin verilmesini niyaz etti. Ýþte

bundan sonra Kudüs'ten Kabe'ye dönülmesi emri geldi.Bunun üzerine yahudiler

ve münafýklar tekrar ileri geri konuþmaya baþladýlar.Aþaðýdaki ayetler bu o

layý anlatýr.)





142.Ýnsanlardan bir kýsým beyinsizler: Yönelmekte olduklarý kýblelerinden on

larý çeviren nedir? diyecekler.De ki: Doðu da batý da ALLAH'ýndýr.O dilediði

ni doðru yola iletir.



143.Ýþte böylece sizin insanlýða þahitler olmanýz, Resul'ün de size þahit ol

masý için sizi mutedil bir millet kýldýk.Senin (arzulayýp da þu anda) yönel

mediðin kýbleyi (Kabe'yi) biz ancak Peygamber'e uyaný,ökçeleri üzerinde geri

dönenden ayrdetmemiz için kýble yaptýk.Bu,ALLAH'ýn hidayet verdiði kimseler

den baþkasýna elbette aðýr gelir.ALLAH sizin imanýnýzý asla zayi edecek

deðildir.Zira ALLAH insanlara karþý þefkatli ve merhametlidir.




(Rivayete göre kýyamette milletler peygamberlerinin tebliðatýný inkar eder

ler.ALLAH peygamberlerden teblið ettiklerine dair delil ister.Bunun üzerine

ümmet-i Muhammed getirilir ve onlar buna þehadet ederler.Onlara 'Siz bunu

nereden öðrendiniz?'diye sorulur.Onlar da 'Kur'an'dan ve Resulullah'tan öð

rendik' derler.Nihayet Resulullah getirilir ve o da buna þahitlik eder.)



144.(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göðe doðru çevrilmekte olduðunu (yüce

lerden haber beklediðini) görüyoruz.Ýþte þimdi,seni memnun olacaðýn bir kýb

leye döndürüyoruz.Artýk yüzünü Mescid-i Haram tarafýna çevir.(Ey müslüman

lar!) Siz de nerede olursanýz olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin.

Þüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen gerçek olduðunu çok iyi

bilirler.ALLAH onlarýn yapmakta olduklarýndan habersiz deðildir.



145.Yemin olsun ki (habibim!) sen ehl-i kitaba her türlü ayeti (mucizeyi)

getirsen yine de onlar senin kýblene dönmezler.Sen de onlarýn kýblesine dö

necek deðilsin.Onlar da birbirlerinin kýblesine dönmezler.Sana gelen ilim

den sonra eðer onlarýn arzularýna uyacak olursan, iþte o zaman sen hakký

çiðneyenlerden olursun.




(Bu ayette inadýn insanoðlunu ne hale getirdiði anlatýlarak 'Sen onlarýn

arzularýna uyarsan kötülük edenlerden olursun' denilmiþtir.Çünkü Efendi

miz bilfarz onlarýn bir dileðini yerine getirirse bu sefer baþka bir þey

isteyecekler ve zor görmedikçe hiçbir þeyi kabul etmeyeceklerdir.Ýþte ay

ette bu cihet anlatýlmýþtýr. Bunun da sebebi, inat ve taassuptur.Ýman ile

terbiye edilmemiþ nefis, inat ve taassuptan kurtulamaz.Bu da insaný daima

kötüye yöneltir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:27:45

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/22.jpg)


Cüz:2, Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:22








146.Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o kitaptaki peygamberi), öz oðullarý

ný tanýdýklarý gibi tanýrlar.Buna raðmen onlardan bir gurup bile bile gerçeði

gizler.



(Yahudiler Tevrat'ta, hýristiyanlarda Ýncil'de ahir zaman peygamberinin vasýf

larýný gördüler, onun gelmesini beklediler; her nesil bunu kendinden sonra ge

leceklere anlattý ve inanmalarýný tavsiye etti.Bunun için her iki zümre de bu

peygamberin gelmesini dört gözle bekliyorlardý.Ancak onun Araplar arasýndan

ve bir yetim kimse olarak gönderildiðini görünce sýrf ýrkçýlýk gayret ve düþ

üncesiyle inkar ettiler.Halbuki onun hak peygamber olduðunu, kendi oðullarýný

bilip tanýdýklarý gibi biliyorlardý.)



147.Gerçek olan,Rabbinden gelendir. O halde kuþkulananlardan olma!



148.Herkesin yöneldiði bir kýblesi vardýr. (Ey müminler!) Siz hayýr iþlerin

de yarýþýn.Nerede olursanýz olun sonunda ALLAH hepinizi biraraya getirir.

Þüphesiz ALLAH her þeye kadirdir.



149.Nereden yola çýkarsan çýk (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafýna çe

vir.Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) ALLAH yaptýklarý

nýzdan habersiz deðildir.



150.(Evet Resulüm!) Nereden yola çýkarsan çýk (namazda) Mescid-i Haram'a

doðru çevir.Nerede olursanýz olunuz, yüzünüzü o yana çevirin ki, aralar

ýndan haksýzlýk edenler (kuru inatçýlar) müstesna, insanlarýn aleyhiniz

de (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasýn.Sakýn onlardan korkmayýn!

Yalnýz benden korkun. Böylece size olan nimetimi tamamlayayým da doðru

yolu bulasýnýz.



151.Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülükler

arýndýran, size Kitab'ý ve hikmeti talim edip bilmediklerinizi size öð

reten bir Resul gönderdik.



152.Öyle ise siz beni (ibadetle) anýn ki ben de sizi anayým.Bana þükre

din; sakýn bana nankörlük etmeyin!




153.Ey iman edenler! Sabýr ve namaz ile ALLAH'tan yardým isteyin.Çünkü

ALLAH muhakkak sabredenlerle beraberdir.



(Sabýr ile namaz, nefsin kötü arzularýna karþý en büyük silahtýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:28:25

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/23.jpg)


Sayfa:23 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2







154.ALLAH yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin.Bilakis onlar diridirler,lakin

siz anlayamazsýnýz.



155.Andolsun ki sizi biraz korku ve açlýk;mallardan,canlardan ve ürünlerden bir

az azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!



156.O sabredenler,kendilerine bir bela geldiði zaman:Biz ALLAH'ýn kullarýyýz ve

biz O'na döneceðiz,derler.



157.Ýþte Rablerinden baðýþlamalar ve rahmet hep onlaradýr.Ve doðru yolu bulanlar

da onlardýr.



(Bedir'de þehit düþen 14 kiþi hakkýnda nazil olduðu rivayet edilen bu ayet,kabir

azabýna yahut safasýna da delildir.Ölüm,korku,açlýk,mal azlýðý,fakirlik,hastalýk;

bunlarýn hepsi birer imtihandýr.Bunlar dünya hayatýnýn ayrýlmaz parçalarýdýr,hiç

kimse bunlardan birisine yakalanmaktan kurtulamaz.En sonunda herkes ölecektir. Ý

nanan akýllý kiþi,bunlarý Kur'an'a göre anlayýp deðerlendirendir.)



158.Þüphe yok ki,Safa ile Merve ALLAH'ýn koyduðu niþanlardandýr.Her kim Beytul

lah'ý ziyaret eder veya umre yaparsa onlarý tavaf etmesinde kendisine bir günah

yoktur.Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa þüphesiz ALLAH kabul eder ve

(yapýlaný) hakkýyla bilir.



(Safa ile Merve,Kabe'nin doðu tarafýnda iki tepenin adýdýr.Hacer validemiz Hz.Ýs

mail için su ararken bu iki tepe arasýnda yedi defa koþmuþtur.Bugün hac ve umre

için Beytullah'ý ziyaret ve tavaf edenler,ayný zamanda Safa ile Merve arasýnda

sa'yederler.Ayette,iki tepe arasýnda sa'yetmekte (gelip gitmekte) günah yoktur,

denilmiþtir.Çünkü cahiliye devrinde her iki tepede de birer put vardý.Her ne ka

dar Ýslam bu putlarý kaldýrmýþsa da bazý kimselerin içinde bir þüphe kaldý.Ýþte

yukarýdaki ayetle bu þüphe tamamen giderilmiþ oldu.)



159.Ýndirdiðimiz açýk delilleri ve kitapta insanlara apaçýk gösterdiðimiz hida

yet yolunu gizleyenlere hem ALLAH hem de bütün lanet ediciler lanet eder.



160.Ancak tevbe edip durumlarýný düzeltenler ve gerçeði açýkca ortaya koyanlar

baþkadýr.Zira ben onlarýn tevbelerini kabul ederim.Ben tevbeyi çokca kabul ed

en ve çokca esirgeyenim.



161.(Ayetlerimizi) inkar etmiþ ve kafir olarak ölmüþlere gelince, iþte ALLAH'

ýn,meleklerin ve tüm insanlarýn laneti onlarýn üzerinedir.



162.Onlar ebediyen lanet içinde kalýrlar.Artýk ne azaplarý hafifletilir ne de

onlarýn yüzlerine bakýlýr.



163.Ýlahýnýz bir tek ALLAH'týr.O'ndan baþka ilah yoktur.O,rahmandýr,rahimdir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:29:02

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/24.jpg)


Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:24






(Bundan önceki ayetlerde ALLAH'a ve O'nun gönderdiði dine karþý nankörlük eden

lerin nasýl kötü bir akýbete sürüklendikleri,onlarýn ebediyen kötülenecekleri

anlatýlmýþtýr.Bundan sonraki ayetlerde ise,her insanda en büyük ilahi nimet ol

an aklý herkesin yerli yerince kullanmasý,etrafýna dikkat ve ibretle bakmasý i

çin kainat olaylarýna temas edilmiþtir.Zira hakkýyla düþünen,etrafýna ibretle

bakan kimse, mutlaka ALLAH'ý bulur ve O'na inanýr.)



164.Þüphesiz göklerin ve yerin yaratýlmasýnda,gece ile gündüzün birbiri peþin

de gelmesinde, insanlara fayda veren þeylerle yüklü olarak denizde yüzüp gid

en gemilerde,ALLAH'ýn gökten indirip de ölü haldeki topraðý canlandýrdýðý su

da,yeryüzünde her çeþit canlýyý yaymasýnda,rüzgarlarý ve yer ile gök arasýnda

emre hazýr bekleyen bulutlarý yönlendirmesinde düþünen bir toplum için (ALLAH'

ýn varlýðýný ve birliðini ispatlayan) birçok deliller vardýr.



165.Ýnsanlardan bazýlarý ALLAH'tan baþkasýný ALLAH'a denk tanrýlar edinir de

onlarý ALLAH'ý sever gibi severler.Ýman edenlerin ALLAH'a olan sevgileri ise

(onlarýnkinden) çok daha fazladýr.Keþke zalimler azabý gördükleri zaman (anla

yacaklarý gibi) bütün kuvvetin ALLAH'a ait olduðunu ve ALLAH'ýn azabýnýn çok

þiddetli olduðunu çok önceden anlayabilselerdi.



166.Ýþte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarýndan gidilenler,

uyanlardan hýzla uzaklaþýrlar ve (o anda her iki taraf da) azabý görmüþ, ni

hayet aralarýndaki baðlar kopup parçalanmýþtýr.



(Dünyada hiç düþünmeden bazý kimseleri kendilerine önder edinen, böylece ba

týl yola giden kimseler ahirette o önderlerin kendilerinden uzaklaþtýklarýný

görürler.Ancak her iki taraf da içine girecekleri azabý görecekler ve ondan

kurtuluþ olmadýðýný anlayacaklardýr.Dünyadakinin tersine, bu sefer uyanlar

konuþurlar,ama artýk faydasý yoktur.)



167.(Kötülere) uyanlar þöyle derler: Ah,keþke bir daha dünyaya gitmemiz müm

kün olsaydý da,þimdi onlarýn bizden uzaklaþtýklarý gibi biz de onlardan uzak

laþsaydýk! Böylece ALLAH onlara, iþlerini,piþmanlýk ve üzüntü kaynaðý olarak

gösterir ve onlar artýk ateþten çýkamazlar.



168.Ey insanlar! Yeryüzünde bulunanlarýn helal ve temiz olanlarýndan yeyin,

þeytanýn peþine düþmeyin; zira þeytan sizin açýk bir düþmanýnýzdýr.



169.O size ancak kötülüðü,çirkini ve ALLAH hakkýnda bilmediðiniz þeyleri söy

lemenizi emreder.



(Þeytan,insanýn içinde bulunan kötü düþünce ve arzularý körükler,insan nefsi

ne kötülüðü sevdirir.Bu sebeple insanýn kötülük yapmasýný kolaylaþtýrýr.O

yüzden Hz.Ebubekir: 'Büyük adam, nefsinin isteklerine uymayan kimsedir'de

miþtir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:31:18

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/25.jpg)



Sayfa:25 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2





170.Onlara (müþriklere) : ALLAH'ýn indirdiðine uyun,denildiði zaman onlar,'Ha

yýr! Biz atalarýmýzý üzerinde bulduðumuz yola uyarýz'dediler.Ya atalarý birþey

anlamamýþ,doðruyu da bulamamýþ idiyseler?



171.(Hidayet çaðrýsýna kulak vermeyen) kafirlerin durumu,sadece çobanýn baðýr

ýp çaðýrmasýný iþiten hayvanlarýn durumuna benzer.Çünkü onlar saðýrlar,dilsiz

ler ve körlerdir.





(Bu ayetlerde insanlarýn körükörüne eskiye baðlanmalarý,yeni ortaya konmuþ fi

kirlere kulak vermemeleri kötülenmiþ,bu konuda doðru olanýn,akýlcý olarak ha

reket edilmesi olduðu söylenmiþtir.


Zemahþeri'ye göre ayetin meali þöyledir: Kafirleri doðru yola çaðýran davetçi

nin (Peygamber'in)durumu,baðýrýp çaðýrmadan baþka birþey iþitmeyenlere sesle

nen çobanýn durumu gibidir.)



172.Ey iman edenler! Size verdiðimiz rýzýklarýn temiz olanlarýndan yeyin, eð

er siz yalnýz ALLAH'a kulluk ediyorsanýz O'na þükredin.



173.ALLAH size ancak ölüyü (leþi),kaný,domuz etini ve ALLAH'tan baþkasý adý

na kesileni haram kýldý.Her kim bunlardan birini yemeye mecbur kalýrsa,baþka

sýnýn hakkýna saldýrmadan ve haddi aþmadan bir miktar yemesinde günah yoktur.

Þüphe yok ki ALLAH çokca baðýþlayan çokca esirgeyendir.




(Ýslam'da zorluk yoktur.Zaruretler mahzurlarý ortadan kaldýrýr.Bir kimse el

inde olmayan sebeplerle haram olan bir þeyi yemek ya da bir iþi iþlemek zor

unda kalýrsa,haddi aþmamak ve o þeyi devamlý helal saymamak þartýyla zaru

ret miktarýnca yiyebilir.Bu durumda dinen günah iþlemiþ sayýlmaz.)


174.ALLAH'ýn indirdiði kitaptan bir þeyi (ahir zaman Peygamberi'nin vasýflarý

ný) gizleyip onu az bir paha ile deðiþenler yok mu,iþte onlarýn yiyip de kar

ýnlarýna doldurduklarý, ateþten baþka bir þey deðildir.Kýyamet günü ALLAH ne

kendileriyle konuþur,ne de onlarý temize çýkarýr.Orada onlar için can yakýcý

bir azap vardýr.



(Yahudi hahamlarý Peygamberimizin Tevrat'ta zikredilen vasýflarýný gizlediler.

Yaptýklarý bu kötü iþ için de maddi karþýlýk aldýlar.Ayette bunun ne kötü bir

davranýþ olduðu anlatýlmaktadýr.)



175.Onlar doðru yol karþýlýðýnda sapýklýðý,maðfirete bedel olarak da azabý sa

týn almýþ kimselerdir.Onlar ateþe karþý ne kadar da dayanýklýdýrlar!



176.O azabýn sebebi,ALLAH'ýn, kitabý hak olarak indirmiþ olmasýdýr.(Buna rað

men farklý yorum yapýp) kitapta ayrýlýða düþenler, elbette derin bir anlaþ

mazlýðýn içine düþmüþlerdir.




(ALLAH Teala'nýn Kur'an'ý hak olarak indirdiði apaçýk ortada iken,ondaki ah

kamý;saðlam delillere dayanmadan kendi arzularýna göre yorumlamak isteyenle

rin,gerçeklerden uzak kaldýklarý ve içinden çýkýlmaz ayrýlýklara düþtükleri,

bu yüzden de hem dünyada hem de ahirette zarara uðrayacaklarý anlatýlmýþtýr.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:31:53

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/26.jpg)


Cüz:2,Sure:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:26






177.Ýyilik,yüzlerinizi doðu ve batý tarafýna çevirmeniz deðildir.Asýl iyilik,o

kimsenin yaptýðýdýr ki,ALLAH'a,ahiret gününe,meleklere,kitaplara,peygamberlere

inanýr.(ALLAH'ýn rýzasýný gözeterek) yakýnlara,yetimlere,yoksullara,yolda kal

mýþlara,dilenenlere ve kölelere sevdiði maldan harcar,namaz kýlar,zekat verir.

Antlaþma yaptýðý zaman sözlerini yerine getirir.Sýkýntý,hastalýk ve savaþ za

manlarýnda sabreder.Ýþte doðru olanlar,bu vasýflarý taþýyanlardýr. Müttakiler

ancak onlardýr!



178.Ey iman edenler! Öldürülenler hakkýnda size kýsas farz kýlýndý.Hüre hür,kö

leye köle,kadýna kadýn (öldürülür).Ancak her kimin cezasý,kardeþi (öldürülenin

velisi) tarafýndan bir miktar baðýþlanýrsa artýk (taraflar) hakkaniyete uymalý

ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir.Bu söylenenler, Rabbi

nizden bir hafifletme ve rahmettir.Her kim bundan sonra haddi aþarsa muhakkak

onun için elem verici bir azap vardýr.



(Bütün dinler,hukuk ve ahlak sistemleri,haksýz yere adam öldürmenin,cana kýy

manýn büyük bir suç olduðunda birleþmiþlerdir.Farklýlýk,bu suçun önlenmesi i

çin alýnmasý gereken tedbirlerde kendini göstermektedir.Ýslam,suça iten sebep

leri azami ölçüde ortadan kaldýrmýþ,insaný iman,ibadet ve ahlak terbiyesi ile

olgunlaþtýrmak için gerekli tedbirleri almýþ,bütün bunlardan sonra da kýsas a

dýyla 'cana kýyanýn canýna kýyýlýr' kaidesini koymuþtur. Haksýz aflarla bir

gün hürriyete kavuþmak ümidi içinde beslenen kimselerin bu hali (hapis ceza

sý) hiç de caydýrýcý ve suçu önleyici bir tedbir deðildir. Kýsasý tazminata

(diyete) çevirme hakký,öldürme suçunun acý neticelerine katlanmakta olan ölü

yakýnlarýna (velilere) aittir.Baþkasý bu cezayý baðýþlayamaz.)


179.Ey akýl sahipleri! Kýsasta sizin için hayat vardýr.Umulur ki suç iþlemek

ten sakýnýrsýnýz.



('Kýsasta hayat vardýr' sözü,gerçekten dikkate deðer bir ifadedir.Zira kýsas

tatbik edilirse bir kiþinin öldürülmesiyle pek çok kimsenin yaþamasý saðla

nýr.Çünkü cezasýnýn ölüm olduðunu bilen kimse,bu suçu iþlemeyecektir.)



180.Birinize ölüm geldiði zaman,eðer bir hayýr býrakacaksa anaya,babaya, ya

kýnlara,uygun bir biçimde vasiyet etmek ALLAH'tan korkanlar üzerine bir borç

tur.



(Mirasla ilgili ayetler gelmeden önce,kiþinin servetinden ana,baba ve akra

balarýna bir miktar verilmesi için vasiyet etmesi emredilmiþtir.Ancak, Nisa

suresinde gelen miras ayetleri ile herkesin hakký kesin ve net olarak belir

lenmiþ,Efendimiz de 'ALLAH her hak sahibine hakkýný vermiþtir.Bundan sonra

varise vasiyet yoktur' buyurmuþ,böylece yukarýdaki ayet neshedilmiþtir. Fa

kat mirastan payý olmayan akraba ve düþkünlere ve hayýr müeseselerine vasi

yet bakidir.Her müslüman gönüllü olarak servetinden istediði yere vasiyet e

debilir.)



181.Her kim bunu iþittikten ve kabullendikten sonra vasiyeti deðiþtirirse,

günahý onu deðiþtirenleredir.Þüphesiz ALLAH (her þeyi) iþitir ve (her þeyi)

bilir.



(Ýslam'da vakýf müessesi hadislere dayanmakla birlikte sadaka-i cariye mahi

yetinde olan ve ammeye hizmet veren vakiflarý,bunlarýn þekil ve þartlarýný

haksýz olarak deðiþtirenler de vasiyeti deðiþtirenler gibi telakki edilmiþ,

bu ayet birçok vakýf eþya üzerine ve vakýfnamelere yazýlmýþtýr.)

KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:32:27

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/27.jpg)


Sayfa:27 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2






182.Her kim vasiyet edenin haksýzlýða yahut günaha meyletmesinden endiþe eder de

(alakalýlarýn) aralarýný bulursa kendisine günah yoktur.Þüphesiz ALLAH çok baðýþ

layan hem de esirgeyendir.




(Bundan sonra gelecek ayetlerde ALLAH Teala müslümana farz kýlýnan ramazan oruc

undan söz eder.Oruç,Ýslam'ýn beþ temelinden biridir. Orucun farziyeti Kur'an'da

belirtilmiþtir.Oruca tahsis edilen ramazan ayý faziletli bir aydýr.Bu ayýn fazi

leti,içinde Kadir gecesi bulunmasýndandýr.Kadir gecesinin üstünlüðü ise,kendisin

de Kur'an indirilmiþ olmasýndandýr.Çünkü Kur'an ramazan ayýnda ve Kadir gecesin

de topluca,levh-i mahfuzdan Beytü'l-izze denilen makama indirilmiþ ve yine Kadir

gecesinde ilk olarak Hira daðýnda,Peygamberimize vahiy olarak gelmeye baþlamýþ

týr.Buna göre ramazan ayýnýn ve Kadir gecesinin üstünlüðü, Kur'an'ýn bu ayda ve

gecede inmesinden ileri gelmektedir.Bu üstünlükleri sebebiyle ramazan ayý, büyük

bir ibadet olan oruca tahsis edilmiþtir.)



183.Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiþ ümmetlere farz kýlýndýðý gibi

size de farz kýlýndý.Umulur ki korunursunuz.



184.Sayýlý günlerde olmak üzere (oruç size farz kýlýndý).Sizden her kim hasta ya

hut yolcu olursa (tutamadýðý günler kadar) diðer günlerde kaza eder. (Ýhtiyarlýk

veya þifa umudu kalmamýþ hastalýk gibi devamlý mazereti olup da) oruç tutmaya

güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.Bununla beraber kim gö

nüllü olarak hayýr yaparsa,bu kendisi için daha hayýrlýdýr.Eðer bilirseniz (güç

lüðüne raðmen) oruç tutmanýz sizin için daha hayýrlýdýr.



185.Ramazan ayý,insanlara yol gösterici,doðrunun ve doðruyu eðriden ayýrmanýn a

çýk delilleri olarak Kur'an'ýn indirildiði aydýr.Öyle sizden ramazan ayýný id

rak edenler oruç tutsun.Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadýðý günler

sayýsýnca) baþka günlerde kaza etsin.ALLAH sizin için kolaylýk ister,zorluk is

temez.Bütün bunlar,sayýyý tamamlamanýz ve size doðru yolu göstermesine karþýlýk,

ALLAH'ý tazim etmeniz,þükretmeniz içindir.



(Dinde güçlük yoktur.ALLAH orucu emretmiþtir.Oruç tutma þartlarý bulunan kimse

ler oruç tutarlar.Hastalýk,yolculuk gibi geçici bir engelden ötürü oruç tutama

yan kaza eder.Ýhtiyarlýk ve iyileþmeyen müzmin hastalýk gibi devamlý özrü olan

lar fidye verirler.Her türlü zahmete raðmen kendi arzusu ile gönülden oruç tut

an ve hayýr yapanlar övülmüþtür.)



186.Kullarým sana,beni sorduðunda (söyle onlara) :Ben çok yakýným.Bana dua et

tiði vakit dua edenin dileðine karþýlýk veririm.O halde (kullarým da) benim da

vetime uysunlar ve bana inansýnlar ki doðru yolu bulalar.



(Rivayete göre bir bedevi Resulullah (s.a.v.)'e 'Rabbimiz yakýn mýdýr,yoksa uz

ak mýdýr? Yakýnsa ona fýsýltý þeklinde dua edelim,uzaksa baðýralým'dedi.Bunun ü

zerine ayet indi.ALLAH'ýn istediði iman ve itaatir.ALLAH,iman edip itaat edenler

in dualarýný kabul edeceðini vadetmiþtir.Gerçek manada iman edip ALLAH'a kulluk

edenlerin duasý kabul olunur.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ





Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:32:59

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/28.jpg)



Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:28




187.Oruç gecesinde kadýnlarýnýza yaklaþmak size helal kýlýndý.Onlar sizin iç

in birer elbise,siz de onlar için birer elbisesiniz.ALLAH sizin kendinize kö

tülük ettiðinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi baðýþladý.Artýk (ramazan

gecelerinde) onlara yaklaþýn ve ALLAH'ýn sizin için takdir ettiklerini iste

yin.Sabahýn beyaz ipliði (aydýnlýðý), siyah ipliðinden (karanlýðýndan) ayýrt

edilinceye kadar yeyin,için,sonra akþama kadar orucu tamamlayýn.Mescitlerde i

badete çekilmiþ olduðunuz zamanlarda kadýnlarla birleþmeyin. Bunlar ALLAH'ýn

koyduðu sýnýrlardýr.Sakýn bu sýnýrlara yaklaþmayýn.Ýþte böylece ALLAH ayetle

rini insanlara açýklar.




(Ýslam'ýn ilk zamanlarýnda farz olan ramazan orucunu tutarken sahur yemeði yok

tu.Oruç tutan kimse,akþam orucunu açýnca yatsý namazýný kýlýp uyuyuncaya kadar

yer içerdi.Bundan sonra yemek,içmek ve kadýnlara yaklaþmak haramdý.Bazý müslü

manlar dayanamayýp kadýnlarýna yaklaþtý.Bazýlarý iftardan sonra yorgunluklarý

sebebiyle hemen uyuduklarý için,ertesi gün açlýk ve susuzluktan baygýnlýk geçir

diler.Cenab-ý ALLAH müminlere acýdý ve bir kolaylýk olmak üzere bu ayeti indir

di.'Beyaz iplik ve siyah iplik' ifadelerinden maksadý,'mine'l-fecr :tanyerinin

aðarmasýndan' ilavesi açýklýða kavuþturmuþtur.Buna göre orucun baþlamasý gere

ken zaman (imsak),güneþin doðmasýna deðil,fecrin doðmasýna,yani tanyerinin að

armaya baþlamasýna baðlýdýr.Ýplik tabiri de,tanyeri aðarmasýnýn baþlangýcýný

ifade etmektedir.Aydýnlýk yayýlýp yükselince,artýk ona 'beyaz iplik' denemez.

Aydýnlýðýn baþladýðý an sahurun bittiði ve imsakýn baþladýðý,ayný zamanda sa

bah namazý vaktinin de girdiði andýr.)



188.Mallarýnýzý aranýzda haksýz sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken,

insanlarýn mallarýndan bir kýsmýný haram yollardan yemeniz için o mallarý ha

kimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.



(Bu ayette iþaret edilmek istenen mana,daha ziyade rüþvet ve çýkarcýlýktýr.Bi

naenaleyh aldatma ve dalavere ile elde edilen bütün kazançlar haramdýr.)



189.Sana,hilal þeklinde yeni doðan aylarý sorarlar.De ki :Onlar,insanlar ve ö

zellikle hac için vakit ölçüleridir.Ýyi davranýþ,asla evlere arkalarýndan gel

ip girmeniz deðildir. Lakin iyi davranýþ, korunan (ve ölçülü giden) kimsenin

davranýþýdýr.Evlere kapýlarýndan girin, ALLAH'tan korkun, umulur ki kurtuluþa

erersiniz.



(Peygamberimize yeni doðan hilalin önce incecik olmasý,sonra hergün büyümesi,

dolunay olduktan sonra tekrar incelip kaybolmasý ve tekrar ayný þekilde doðup

devam etmesi sorulmuþtu.Ayette verilen cevapta 'Ayýn bu þekildeki hareketi,ka

meri senenin hesap edilmesini,özellikle hac günlerinin bilinmesini saðlamak

týr' denildi.Ayrýca eskiden Araplar hac için ihram giydiklerinde veya hac dö

nüþünde evlere kapýsýndan deðil de arkadan açýlan bir delikten girmenin iyilik

olduðuna inanýrlardý.Yukarýdaki ayette bunun da yanlýþ olduðu anlatýlmýþtýr.)



190.Size karþý savaþ açanlara,siz de ALLAH yolunda savaþ açýn.Sakýn aþýrý gitme

yin,çünkü ALLAH aþýrýlarý sevmez.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:33:33

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/29.jpg)


Sayfa:29 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2






191.Onlarý (size karþý savaþanlarý) yakaladýðýnýz yerde öldürün.Sizi çýkardýk

larý yerden siz de onlarý çýkarýn.Fitne,adam öldürmekten kötüdür.Mescid-i Ha

ram'da onlar sizinle savaþmadýkça,siz de onlarla savaþmayýn.Eðer onlar size sa

vaþ açarlarsa siz de onlarý öldürün.Ýþte kafirlerin cezasý böyledir.



192.Eðer onlar (savaþtan) vazgeçerlerse, (þunu iyi bilin ki) ALLAH gafur ve ra

himdir.



193.Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnýz ALLAH için oluncaya

kadar onlarla savaþýn. Þayet vazgeçerlerse zalimlerden baþkasýna düþmanlýk ve

saldýrý yoktur.



194.Haram haram aya karþýlýktýr.Hürmetler (dokunulmazlýklar) karþýlýklýdýr.Kim

size saldýrýrsa siz de ona misilleme olacak kadar saldýrýn.ALLAH'tan korkun ve

bilin ki ALLAH müttakilerle beraberdir.




(Resulullah (s.a.v.) hicretin altýncý yýlýnda umre yapmak maksadýyla Mekke'ye

doðru yola çýkmýþtý.Mekke yakýnlarýndaki Hudeybiye'ye gelince müþrikler Mekke'

ye girmelerini önlediler.Orada çetin münakaþalar oldu.Sonunda Ýslam tarihinin

en mühim hadiselerinden biri olan Hudeybiye antlaþmasý yapýldý. Bu antlaþmada

yer alan maddelerden birine göre,müslümanlar o sene Harem-i Þerif'i ziyaret et

meden geri dönecekler,gelecek sene ayný haram ayý içinde Mescid'i ziyaret edip

umre yapacaklardý.Müþrikler bunu baþarý saydýlar.ALLAH,müslümanlarý ertesi se

ne ayný ayda Mescid-i Haram'a getirdi.Böylece haram ay,haram aya karþýlýk oldu.




Ýslam hukukuna göre saldýrýya ancak misli ile mukabele edilir,aþýrý gitmek suç

tur.Bütün harplerde önce insanlar dine çaðrýlýr. Müslüman olmayý yahut cizye

vermeyi kabul etmeyenlerle savaþýlýr.)



195.ALLAH yolunda harcayýn.Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayýn.Her

türlü hareketinizde dürüst davranýn.Çünkü ALLAH dürüstleri sever.



(Ayette geçen 'ihsan' kelimesi,bir iþi tam ve noksansýz yapmak,iþin hakkýný ver

mek ve dürüst olmak demektir.


Nitekim bir hadiste Resulullah (s.a.v.)'e 'Ýhsan nedir?' diye sorulmuþ.O da:'Al

lah'a ,O'nu görüyormuþ gibi kulluk etmendir,her ne kadar sen O'nu görmüyorsan

da O seni görüyor.' buyurmuþtur.Kulluk umumi bir davranýþtýr.Bu itibarla hadis

te ki manayý,özellikle ibadete yöneltmek doðru deðildir.Esasen Arapça'da ihsan,

iþi doðru dürüst yapmaktýr. Onun için iþinin ehli olana 'muhsin'denir.Tercüme

bu anlayýþa göre yapýlmýþtýr.Sosyal yardýmý ve adaleti de içine alan ihsan ve

infaký, 'tehlikeyi önleyen bir tedbir' olarak gösteren ayet, adaletin anarþiyi

ve ihtilali önlediðine de iþaret etmektedir.)



196.Haccý ve umreyi ALLAH için tam yapýn.Eðer (bunlardan) alýkonursanýz kolayý

nýza gelen kurbaný gönderin.Kurban,yerine varýncaya kadar baþlarýnýzý traþ et

meyin.Sizden her kim hasta olursa yahut baþýndan bir rahatsýzlýðý varsa, oruç

veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.(Hac yolculuðu için) emin ol

duðunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse,kolayýna ge

len bir kurban kesmek gerekir.Kurban kesmeyen kiþi hac günlerinde üç,memleketi

ne döndüðü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki,hepsi tam on gündür. Bu söyle

nenler,ailesi Mescid-i Haram civarýnda oturmayanlar içindir. ALLAH'tan korkun.

Biliniz ki ALLAH'ýn vereceði ceza aðýrdýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:34:03

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/30.jpg)


Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:30





197.Hac, bilinen aylardadýr.Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihramýný giyer

se),hac esnasýnda kadýna yaklaþmak,günah sayýlan davranýþlara yönelmek,kavga

etmek yoktur.Ne hayýr iþlerseniz ALLAH onu bilir. (Ey müminler! Ahiret için)

azýk edinin.Bilin ki azýðýn en hayýrlýsý takvadýr.Ey akýl sahipleri! Benden

(emirlerime muhalefetten) sakýnýn.



(Eskiden Araplar,hac mevsiminde bir takým panayýrlar kurarlar, orada çeþitli

sahalarda alýþveriþ yaparlardý.Bunlar o zaman cahiliye devri adetlerine göre

cereyan ederdi.Müslümanlar bunlarý günah saydýlar.ALLAH Teala aþaðýdaki ayet

lerde bu hususa açýklýk getirdi.)


198.(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancý)

aramanýzda size herhangi bir günah yoktur.Arafat'tan ayrýlýp akýn ettiðinizde

Meþ'ar-i Haram'da ALLAH'ý zikredin ve O'nu size gösterdiði þekilde anýn.Þüphe

siz siz daha önce yanlýþ gidenlerden idiniz.




(Diðer ibadetler gibi haccýn da ferde ve topluma sayýsýz faydalarý vardýr.Bun

larýn en önemlilerini þu maddelerde toplayabiliriz:



1.Ýhram,tek tip ve basit bir elbisedir.Bütün hacý namzetleri bunu giyerek son

radan edindikleri mal,mülk,rütbe,makam ve benzerlerini geride býrakýr,tek far

kýn þahsi faziletten ibaret olduðu gerçek eþitliði yaþarlar.


2.Kefeni andýran ihram içinde yapýlan Arafat vakfesi ayný zamanda bir mahþer

örneðidir.Bu manzara,belki bir ömür boyu insana ölümü ve haþrý hatýrlatýr.


3.Çeþitli ýrk ve kültürlere mensup müslümanlarýn toplanmalarýna vesile olan

hac,bir 'maddi ve manevi deðerler' alýþveriþine vasýta olmakta, müslümanlarý

birbirine yaklaþtýrmakta,problemlere ortak çözümler arama imkaný vermektedir.


4.Kabe etrafýnda tavaf,tevhid fikrini temsil etmekte,farklý yönlere,fakat dai

ma Kabe'ye yönelerek kýlýnan namaz 'Nereye dönseniz ALLAH oradadýr' prensibi

ni ruhlara iþlemektedir.Metotlar,ictihadlar,kaanatler farklý olabilir, ancak

her þey ALLAH içindir,ALLAH rýzasýna yönelmelidir.)


199.Sonra insanlarýn (sel gibi) aktýðý yerden siz de akýn.ALLAH'tan maðfiret

isteyin.Çünkü ALLAH affedici ve esirgeyicidir.



200.Hac ibadetlerinizi bitirince,babalarýnýzý andýðýnýz gibi,hatta ondan daha

kuvvetli bir þekilde ALLAH'ý anýn. Ýnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz!

Bize dünyada ver,derler.Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.



201.Onlardan bir kýsmý da:Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver,ahirette de

iyilik ver.Bizi cehennem azabýndan koru! derler.



202.Ýþte onlar için,kazandýklarýndan büyük bir nasip vardýr. (Þüphesiz) ALLAH'

ýn hesabý çok süratlidir.




KAYNAK:KURÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ



Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:34:37

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/31.jpg)


Sayfa:31 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2





203.Sayýlý günlerde (eyyam-ý teþrikte telbiye ve tekbir getirerek) ALLAH'ý an

ýn.Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse,ona günah

yoktur.Bunlar günahtan sakýnanlar içindir.ALLAH'tan korkun ve bilin ki hepi

niz O'nun huzurunda toplanacaksýnýz.




(Aþaðýda gelen üç ayet Ahnes b. Þurayk hakkýnda inmiþtir.Güzel konuþan ve ya

kýþýklý bir kimse olan Ahnes,münafýk idi. Resulullah'ýn yanýna gelir, güzel

sözlerle müslümanlýk taslardý.Halbuki içi fenalýk dolu idi. Ýþi gücü müslü

manlara zarar vermekti.Ýþte ayetlerde böyle güzel konuþan,hoþ görünen kimse

lere hemen kanmamak,iyice emin olmadan kimseye güvenmemek gerektiði anlatýl

mýþtýr.)




204.Ýnsanlardan öyleleri vardýr ki,dünya hayatý hakkýnda söyledikleri senin

hoþuna gider.Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduðuna) ALLAH'ý þahit

tutar.Halbuki o,hasýmlarýn en yamanýdýr.




205.O,dönüp gitti mi (yahut bir iþ baþýna geçti mi) yeryüzünde ortalýðý fe

sada vermek,ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalýþýr.Alah bozgun

culuðu sevmez.



206.Böylesine 'ALLAH'tan kork!' denilince benlik ve gurur kendisini günaha

sevkeder.(Ceza ve azap olarak) ona cehennem yeter.O ne kötü yerdir!



207.Ýnsanlardan öyleleri de var ki, ALLAH'ýn rýzasýný almak için kendini

ve malýný feda eder.ALLAH'da kullarýna þefkatlidir.




(Ýbn Abbas'tan rivayete göre bu ayet Suheyb b. Sinan er-Rumi hakkýnda in

miþtir.Mekke müþrikleri bu zatý yakalamýþ,dininden döndürmek için iþken

ce etmiþlerdi.Suheyb, Mekkelilere 'Ben ihtiyar bir adamým. Malým da var.

Sizden veya düþmanlarýnýzdan olmamýn size bir zararý olmaz, ben bir söz

söyledim ondan caymayý iyi görmem,malýmý ve eþyamý size verir,dinimi siz

den satýn alýrým.' demiþti.Onlar buna razý olmuþlar,Suheyb'i salývermiþ

lerdi.Oradan kalkýp Medine'ye gelirken bu ayet nazil oldu.Þehre girerken

kendisine rastlayan Hz.Ebubekir 'Alýþveriþin karlý olsun ya Suheyb' de

miþ,o da 'Senin alýþveriþin de zarar etmesin' cevabýný vermiþtir.)


208.Ey iman edenler! Hep birden barýþa girin.Sakýn þeytanýn peþinden git

meyin.Çünkü o,apaçýk düþmanýnýzdýr.



209.Size (Kur'an ve Sünnet gibi) apaçýk deliller geldikten sonra,eðer ba

rýþtan saparsanýz,þunu iyi bilin ki ALLAH azizdir,hakimdir.



210.Onlar,ille de buluttan gölgeler içinde ALLAH'ýn ve meleklerinin gel

mesini mi beklerler? Halbuki iþ bitirilmiþtir.(ALLAH nizamý artýk deðiþ

mez.) Bütün iþler yalnýzca ALLAH'a döndürülür.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:35:07

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/32.jpg)



Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:32




211.Ýsrailoðullarýna sor ki kendilerine nice apaçýk mucizeler verdik.Kim mucize

ler kendisine geldikten sonra ALLAH'ýn nimetini (ayetlerini) deðiþtirirse bil

sin ki ALLAH'ýn azabý þiddetlidir.



212.Kafir olanlar için dünya cazip kýlýndý.(Bu yüzden) onlar,iman edenler ile

alay ederler.Oysa ki, (iman edip) inkardan sakýnanlar kýyamet gününde onlarýn

üstündedir.ALLAH dilediðine hesapsýz rýzýk verir.




(Ebu Cehil ve arkadaþlarý,fakir müminler ile alay ettiler,bunun üzerine bu a

yet nazil oldu.Hayat gerçeðini sadece dünya malý ile deðerlendiren kafirler

için dünya malý cazip hale getirilmiþtir. Onun için bunlar, üstün deðerlere

deðil,geçici dünya malýna kýymet vermiþler,sonunda dünya malý onlara hiçbir

fayda saðlamamýþtýr.)



213.Ýnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra ALLAH, müjdeleyici ve uyarýcý olarak

peygamberleri gönderdi.Ýnsanlar arasýnda anlaþmazlýða düþtükleri hususlar

da hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitaplarý da

gönderdi.Ancak kendilerine kitap verilenler,apaçýk deliller geldikten son

ra,aralarýndaki kýskançlýktan ötürü dinde anlaþmazlýða düþtüler.Bunun üze

rine ALLAH iman edenlere, üzerinde ihtilafa düþtükleri gerçeði izniyle

gösterdi.ALLAH dilediðini doðru yola iletir.



(Bütün insanlýk baþlangýç itibarýyla bir tek ümmet idi.Hz.Adem'den çoðal

mýþtý.Zamanla ihtilafa düþtüler.Peygamberler insanlar arasýnda beliren

anlaþmazlýklarý gidermek için gönderildi.)




214.(Ey müminler!) Yoksa siz,sizden önce gelip geçenlerin baþýna gelen

ler size de gelmeden cennete gireceðinizi mi sandýnýz? Yoksulluk ve

sýkýntý onlara öylesine dokunmuþ ve öyle sarsýlmýþlardý ki,nihayet Pey

gamber ve beraberindeki müminler: ALLAH'ýn yardýmý ne zaman! dediler.

Bilesiniz ki ALLAH'ýn yardýmý yakýndýr.




(Bu ayet, bir rivayete göre, Hendek savaþýnda müslümanlarýn çektiði sý

kýntýlarý dile getirir.Diðer rivayete göre, Uhud savaþý ile ilgilidir.

Bir rivayete göre ise, evlerini, mallarýný ve yakýnlarýný Mekke'de bý

býrakýp çeþitli sýkýntýlara katlanarak Medine'ye göç eden müslümanla

rý teselli için inmiþtir.)




215.Sana (ALLAH yolunda) ne harcayacaklarýný soruyorlar.De ki:Maldan

harcadýðýnýz þey, ebeveyn, yakýnlar, yetimler, fakirler ve yolcular

için olmalýdýr.Þüphesiz ALLAH yapacaðýnýz her hayrý bilir.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:35:41

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/33.jpg)


Sayfa:33 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2







216.Hoþunuza gitmediði halde savaþ size farz kýlýndý.Sizin için daha hayýrlý

olduðu halde bir þeyi sevmemeniz mümkündür.Sizin için daha kötü halde bir þe

yi sevmeniz de mümkündür.ALLAH bilir,siz bilmezsiniz.



(Savaþ insanlarýn severek,zevk alarak yaptýklarý bir þey deðildir.Fýtratý ve

ruh saðlýðý bozulmamýþ kimseler öldürmek,yakýp yýkmak,acýlar vermekten zevk

almaz,bunlardan hoþlanmaz.Ancak vücudu kurtarmak için kangren olmuþ elin ke

silmesi,içerde kalmýþ çocuðu kurtarmak için kapýnýn kýrýlmasý nasýl zaruri

ise savaþ da toplumlarýn hayatýnda böyle zaruret haline gelebilir.Din ve vic

dan hürriyetini saðlamanýn,zulmü ve fitneyi önlemenin,tecavüzlere son verme

nin yolu savaþtan geçebilir.Ýþte bu durumlarda savaþmak þüphesiz insanlýk iç

in daha hayýrlý ve daha þerefli bir davranýþtýr. Cihad ise hiçbir zaman bir

saldýrý deðildir.Çünkü önce Ýslam'a davet yapýlýr,kabul eden müslümandýr.Ýs

lam'ý kabul etmeyenden tabi olmasý istenir.Bunu da kabul etmezse,ancak o za

man savaþýlýr.Savaþtaki sýrrý biz bilemeyiz,ALLAH bilir.Bazý milletler ceza

ya müstehak olunca,ALLAH onlarý çeþitli belalarla cezalandýrýr. Ýþte onlar

dan birisi de savaþtýr.




Resulullah Efendimiz,Abdullah b. Cahþ kumandasýnda bir müfrezeyi,Kureyþ ker

vanýndan haber getirmeleri için Mekke'ye göndermiþti.Kureyþ kervanýný görün

ce,dayanamayarak hücum ettiler.Kervandan bir kiþiyi öldürdüler, iki kiþiyi

de esir aldýlar.Kervaný sürüp Peygamberimize getirdiler.O gün recep ayýnýn

ilk günüydü.Müþrikler: Muhammed,haram aylarýnda savaþýyor,diye yaygara kop

ardýlar.Bunun üzerine bu ayet indi.)




217.Sana haram ayý,yani onda savaþmayý soruyorlar.De ki:O ayda savaþmak bü

yük bir günahtýr.(Ýnsanlarý) Alah yolundan çevirmek,Alah'ý inkar etmek,Mes

cid-i Haram'ýn ziyaretine mani olmak ve halkýný oradan çýkarmak ise ALLAH

katýnda daha büyük günahtýr.Fitne de adam öldürmekten daha büyük bir günah

týr.Onlar eðer güçleri yeterse,sizi dininizden döndürünceye kadar size kar

þý savaþa devam ederler.Sizden kim, dininden döner ve kafir olarak ölürse,

onlarýn yaptýklarý iþler dünyada da ahirette de boþa gider.Onlar cehennem

liktirler ve orada devamlý kalýrlar.




('Fitne' savaþ,anarþi;din ve vicdan hürriyetine karþý baský demektir.)



218.Ýman edenler ve hicret edip ALLAH yolunda cihad edenler var ya, iþte

bunlar,ALLAH'ýn rahmetini umabilirler.ALLAH gafur ve rahimdir.



219.Sana,þarap ve kumar hakkýnda soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de bü

yük bir günah ve insanlar için bir takým faydalar vardýr.Ancak her ikisi

nin de günahý faydasýndan daha büyüktür.Yine sana iyilik yolunda ne harca

yacaklarýný sorarlar: 'Ýhtiyaç fazlasýný' de.ALLAH size ayetleri böyle aç

ýklar ki düþünesiniz.




(Þarap haramdýr. Þarabýn haram olmasý onun hiç bir faydasýnýn olmamasýný

gerektirmez.Zararý faydasýndan çok olduðu için haram kýlýnmýþtýr.Kumarda

da kazanan için zahiri bir fayda görülür, ama kaybeden taraf için büyük

bir zarar vardýr.Onun için kumar oynamak haram kýlýnmýþtýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:36:15

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/34.jpg)


Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:34





(Bu ayetin baþý,bundan önceki ayetin son cümlesi olan 'ki düþünesiniz' ile bað

lantýlýdýr.Dünya ve ahiretle ilgili iþlerinizi iyi düþünüp gereðine göre hare

ket ederseniz, hem dünyada hem de ahirette saadete nail olursunuz,demektir.)


220.Dünya ve ahiret hakkýnda (lehinize olan davranýþlarýnýzý düþünün ve ona

göre hareket edin).Sana yetimler hakkýnda soruyorlar.De ki: Onlarý iyi yetiþ

tirmek (yüz üstü býrakmaktan) daha hayýrlýdýr. Eðer onlarla birlikte yaþarsa

nýz, (unutmayýn ki) onlar sizin kardeþlerinizdir.ALLAH, iþleri bozanla düzelt

eni bilir.Eðer ALLAH dileseydi, sizi zahmet ve meþakkate sokardý.Çünkü ALLAH

güçlüdür, hakimdir.




(Yetimlere iyi muammele edilmeli, yetim olduklarý hissetirilmemelidir.Yetimin

velisi durumunda olan kimsenin, onu ifsat ettiðini, yoksa ýslah mý ettiðini

ALLAH bilir.O yetimdir diye ona iyi davranmayanlar, ALLAH'ýn murakabesi altýn

da olduklarýný unutmamalýdýr.)




221.Ýman etmedikçe putperest kadýnlarla evlenmeyin.Beðenseniz bile, putperest

bir kadýndan, imanlý bir cariye kesinlikle daha iyidir. Ýman etmedikçe putpe

rest erkekleri de (kýzlarýnýzla) evlendirmeyin.Beðenseniz bile, putperest bir

kiþiden inanmýþ bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müþrikler) cehenneme

çaðýrýr.ALLAH ise, izni (ve yardýmý) ile cennete ve maðfirete çaðýrýr. ALLAH,

düþünüp anlasýnlar diye ayetlerini insanlara açýklar.




(Ýslam'a göre insanýn deðeri imanýna baðlýdýr. ALLAH katýnda köle ve cariye

bile olsa imanlý kimse daha üstündür ve daha temizdir. Onun için bir müslü

manýn dinsiz ve putperestlerle evlenmesi kesin olarak haram kýlýnmýþtýr.)



222.Sana kadýnlarýn ay halini sorarlar.De ki: O, bir rahatsýzlýktýr.Bu se

beple ay halinde olan kadýnlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara

yaklaþmayýn.Temizlendikleri vakit, ALLAH'ýn size emrettiði yerden onlara

yaklaþýn.Þunu iyi bilin ki, ALLAH tevbe edenleri de sever, temizlenenleri

de sever.




223.Kadýnlarýnýz sizin için bir tarladýr. Tarlanýza nasýl dilerseniz öyle

varýn.Kendiniz için önceden (uygun davranýþlarla) hazýrlýk yapýn.ALLAH'tan

korkun, biliniz ki siz O'na kavuþacaksýnýz. (Ya Muhammed!) müminleri müjde

le!



(Cinsi temasýn þekli sýnýrlý deðildir.Yasak olan sapýk iliþkidir.Temastan

önce hazýrlýk hem maddi ve cinsi hem de besmele vb. gibi manevi olarak an

laþýlmýþtýr.)




224.Yeminlerinizden dolayý ALLAH'ý (O'nun adýný), iyilik etmenize, O'ndan

sakýnmanýza ve insanlarýn arasýný düzeltmenize engel kýlmayýn.ALLAH iþitir

ve bilir.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:36:44

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/35.jpg)



Sayfa:35 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2






225.ALLAH sizi kasýtsýz yeminlerinizden sorumlu tutmaz.Lakin kasýtlý yaptýðý

nýz yeminlerinizden dolayý sorumlu tutar.ALLAH gafurdur, halimdir.




226.Kadýnlarýna yaklaþmamaya yemin edenler dört ay beklerler.Eðer (bu müddet

içinde) kadýnlarýna dönerlerse, þüphesiz ALLAH çokca baðýþlayan ve esirge

yendir.



227.Eðer (müddeti içinde dönmeyip kadýnlarýný) boþamaya karar verirlerse (ay

rýlýrlar).Biliniz ki, ALLAH iþitir ve bilir.




('Ýla' yemin manasýnadýr.Kiþinin eþine yaklaþmamak için yaptýðý yemin karþý

lýðýnda kullanýlmýþtýr.Cahiliye devri Araplarý, kadýnlar üzerinde bir baský

olmak üzere, onlara darýldýklarý vakit kadýnlardan uzak dururlar, hiç yanla

rýna varmazlar, cinsi temas yapmazlar ve onlara yaklaþmamak hususunda yemin

ederlerdi.Ýþte Ýslam bu þekilde yapýlan haksýz davranýþlarý önlemiþ, doðru

yolu göstermiþtir.Belli müddet içinde yeminini bozan keffaret verir. Müddet

tamamlanýrsa evlilik sona erer.)



228.Boþanmýþ kadýnlar, kendi baþlarýna (evlenmeden) üç ay hali (hayýz veya

temizlik müddeti) beklerler.Eðer onlar ALLAH'a ve ahiret gününe gerçekten

inanmýþlarsa, rahimlerinde ALLAH'ýn yarattýðýný gizlemeleri kendilerine he

lal olmaz.Eðer kocalarý barýþmak isterlerse, bu durumda boþadýklarý kadýn

larý geri almaya daha fazla hak sahibidirler.Erkeklerin kadýnlar üzerinde

ki haklarý gibi, kadýnlarýn da erkekler üzerinde belli haklarý vardýr.An

cak erkekler, kadýnlara göre bir derece üstünlüðe sahiptirler.ALLAH aziz

dir,hakimdir.




(Bu üstünlük aile reisliðinden ibarettir.)



229.Boþama iki defadýr.Bundan sonrasý ya iyilikle tutmak ya da güzellik

le salývermektir.Kadýnlara verdiklerinizden (boþanma esnasýnda) bir þey

almanýz size helal olmaz.Ancak erkek ve kadýn ALLAH'ýn sýnýrlarýnda ka

lýp evlilik haklarýný tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müs

tesna.(Ey müminler!) Siz de karý ile kocanýn, ALLAH'ýn sýnýrlarýný hak

kýyla muhafaza etmelerinden kuþkuya düþerseniz, kadýnýn (erkeðe) fidye

vermesinde her iki taraf için de sakýnca yoktur.Bu söylenenler ALLAH'ýn

koyduðu sýnýrlardýr.Sakýn onlarý aþmayýn.Kim ALLAH'ýn sýnýrlarýný aþar

sa iþte onlar zalimlerdir.



230.Eðer erkek kadýný (üçüncü defa) boþarsa, ondan sonra kadýn bir baþ

ka erkekle evlenmedikçe onu almasý kendisine helal olmaz. Eðer bu kiþi

de onu boþarsa, (her iki taraf da) ALLAH'ýn sýnýrlarýný muhafaza ede

ceklerine inandýklarý takdir de, yeniden evlenmelerinde beis yoktur.

Bunlar ALLAH'ýn sýnýrlarýdýr.ALLAH bunlarý bilmek, öðrenmek isteyen

ler için açýklar.




(Cahiliye devrinde erkekler eþlerini defalarca boþar, sonra geri alýr

lardý.Ýslam dini, kadýna, hakime ve hakemlere baþvurarak kocasýný bo

þamak hakkýný elde etme imkaný tanýdýðý gibi, erkeðin boþama hakkýný

da üç talak ile sýnýrlamýþtýr.Bundan sonra erkeðin ayný kadýnla tek

rar evlenebilmesi hem kadýnýn iradesine hem de ciddi olarak baþka bir

erkekle evlenip boþanmýþ olmasýna baðlýdýr.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:37:15

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/36.jpg)



Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:36




231.Kadýnlarý boþadýðýnýz ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit

ya onlarý iyilikle tutun yahut iyilikle býrakýn.Fakat haksýzlýk ederek ve za

rar vermek için onlarý nikah altýnda tutmayýn.Kim bunu yaparsa muhakkak ken

dine kötülük etmiþ olur.ALLAH'ýn ayetlerini eðlenceye almayýn.ALLAH'ýn sizin

üzerinizdeki nimetini, (size verdiði hidayeti), size öðüt vermek üzere indir

diði Kitab'ý ve hikmeti hatýrlayýn.ALLAH'tan korkun.Bilesiniz ki ALLAH, her

þeyi bilir.





232.Kadýnlarý boþadýðýnýz ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri va

kit, aralarýnda iyilikle anlaþtýklarý takdirde, onlarýn (eski) kocalarýyla

evlenmelerine engel olmayýn.Ýþte bununla içinizden ALLAH'a ve ahiret günü

ne inanan kimselere öðüt verilmektedir.Bu öðüdü tutmanýz kendiniz için en

iyisi ve en temizidir.ALLAH bilir, siz bilmezsiniz.




(Bu ayetin iniþ sebebi, rivayete göre, Ma'kýl b. Yesar'dýr. Bu zat, kýzkar

deþini boþayan kocasý onu tekrar almak isteyince buna karþý çýkmýþ ve ma

ni olmak istemiþti. O esnada bu ayet inmiþ, Resulullah (s.a.v.), Ma'kýl'ý

çaðýrmýþ ve bu ayeti okumuþtu.Ma'kýl: 'Rabbimin emri benim arzuma uymadý.

O'nun emrine rýza gösteriyorum.' demiþ ve kýzkardeþini eski kocasýyla ev

lendirmiþtir. Cabir b. Abdullah hakkýnda da buna benzer bir olay nakle

dilir.Ancak her ne kadar nüzul sebebi bunlar ise de ayetin hükmü umumi

dir.)




233.Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarýný iki tam

yýl emzirirler.Onlarýn örfe uygun olarak beslenmesi ve giyinmesi baba ta

rafýna aittir.Bir insan ancak gücü yettiðinden sorumlu tutulur.Hiçbir an

ne, çocuðu sebebiyle, hiçbir baba da çocuðu yüzünden zarara uðratýlmama

lýdýr. Onun benzeri (nafaka temini) varis üzerine de gerekir.Eðer ana ve

baba birbiriyle görüþerek ve karþýlýklý anlaþarak çocuðu memeden kesmek

isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarýnýzý (süt anne tutup) em

zirtmek istediðiniz takdirde, süt anneye vermekte olduðunuzu iyilikle

teslim etmeniz þartýyla, üzerinize günah yoktur. ALLAH'tan korkun.Bilin

ki ALLAH, yapmakta olduklarýnýzý görür.





KAYNAK:KUR'AN-I KERÝM VE AÇIKLAMALI MEALÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:37:56

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/37.jpg)




Sayfa:37 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2




234.Sizden ölenlerin, geride býraktýklarý eþleri, kendi baþlarýna (evlenmeden)

dört ay beklerler.Beklenen müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkýn

da yaptýklarý meþru iþlerde size bir günah yoktur.ALLAH yapmakta olduklarýný

zý bilir.




(Ýddetin hikmeti, rahimin temiz olduðunun tespitidir.Bundan vasýta, hayýzdýr.

Dört ay içinde üç veya dört hayýz vaki olur ki bu, kadýnýn hamile olmadýðýný

gösterir.Ölüm sebebiyle ayrýlmada ayrýca matem durumu da vardýr. Mühim olan,

bu dört aylýk müddet dolmadan kadýnýn baþkasýyla evlenmemesidir.Bu müddet i

çinde evlenme ile ilgili açýk konuþmalar yapýlmamasý da tavsiye edilmiþtir.

Gerek boþanma, gerek ölüm sebebiyle ayrýlmadan sonra tekrar evlenme için id

det bekleme zorunluluðu hem kadýn hem de onun yakýnlarý için bir teselli ve

alýþtýrma devresi olmasý sebebiyle psikolojik bakýmdan faydalý bir uygulama

dýr.Bilhassa kadýnýn yakýnlarýndan meydana gelecek hoþnutsuzluklar belli öl

çüde azaltýlmýþ olur.)




235.(Ýddet beklemekte olan) kadýnlarla evlenme hususundaki düþüncelerinizi

üstü kapalý biçimde anlatmanýzda veya içinizde gizli tutmanýzda size günah

yoktur.ALLAH bilir ki siz onlarý anacaksýnýz.Lakin, meþru sözler söylemeniz

müstesna, sakýn onlara gizlice buluþma sözü vermeyin.Farz olan bekleme müd

deti dolmadan, nikah kýymaya kalkýþmayýn.Bilin ki ALLAH, gönlünüzdekileri

bilir.Bu sebeple ALLAH'tan sakýnýn.Þunu iyi bilin ki ALLAH gafurdur, halim

dir.




236.Nikahtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin

etmeden kadýnlarý boþarsanýz bunda size mehir zorunluluðu yoktur.Bu durum

da onlara müt'a (hediye cinsinden bir þeyler) verin.Zengin olan durumuna

göre, fakir de durumuna göre vermelidir.Münasip bir müt'a vermek iyiler i

çin bir borçtur.




237.Kendilerine mehir tayin ederek evlendiðiniz kadýnlarý, temas etmeden

boþarsanýz, tayin ettiðiniz mehrin yarýsý onlarýn hakkýdýr.Ancak kadýnlar

ýn vazgeçmesi veya nikah baðý elinde bulunanýn (velinin) vazgeçmesi hali

müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvaya daha uygundur.Aranýz

da iyilik ve ihsaný unutmayýn. Þüphesiz ALLAH yapmakta olduklarýnýzý hak

kýyla görür.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:38:24

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/38.jpg)


Cüz:2, Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:38





238.Namazlara ve orta namaza devam edin.ALLAH'a saygý ve bað

lýlýk içinde namaz kýlýn.



('Namaz dinin direðidir' hadisinde belirtildiði üzere en bü

yük ibadet ALLAH rýzasý için kýlýnan namazdýr. Ayette geçen

'orta namaz'dan maksat,ikindi namazýdýr.Resulullah (s.a.v.)

Hendek savaþýnda þöyle buyurmuþtur:'Orta namazdan yani ikin

di namazýndan bizi alýkoydular.ALLAH onlarýn evine ateþ dol

dursun!' Orta namazýn hangi vakit olduðu hususunda farklý ri

vayetler de vardýr.)




239.Eðer (herhangi bir þeyden) korkarsanýz (namazlarýnýzý)

yürüyerek yahut binmiþ olarak (kýlýn).Güvene kavuþtuðunuz za

man, siz bilmezken ALLAH'ýn öðrettiði þekilde O'nu anýn (na

maz kýlýn).



240.Sizden ölüp de (dul) eþler býrakan kimseler, zevceleri

nin, evlerinden çýkarýlmadan, bir yýla kadar býraktýklarý

maldan faydalanmalarý hususunda (saðlýklarýnda) vasiyet et

sinler.Eðer o kadýnlar, (kendiliklerinden) çýkýp giderlerse,

kendileri hakkýnda yaptýklarý meþru þeylerden size bir günah

yoktur.ALLAH azizdir, hakimdir.




241.Boþanmýþ kadýnlarýn, hakkaniyet ölçülerinde (kocalarýn

dan) menfaat saðlamak haklarýdýr; bu, ALLAH korkusu taþýyan

lar üzerine bir borçtur.




242.ALLAH size iþte böylece ayetlerini açýklar ki düþünüp ha

kikati anlayasýnýz.




243.Binlerce olduklarý halde, ölüm korkusundan dolayý yurtla

rýndan çýkýp gidenleri görmedin mi? ALLAH onlara 'Ölün!' de

di (öldüler).Sonra onlarý diriltti.Þüphesiz ALLAH insanlara

karþý lütufkardýr.Lakin insanlarýn çoðu þükretmez.




(Rivayetlere göre Vasýt yakýnlarýndaki Daverdan'da bulaþýcý

bir hastalýk zuhur etmiþ, kasaba halký oradan kaçmýþlar,

ALLAH onlarý öldürmüþ, sonra da ibret için diriltmiþti. Bu

kýssa Peygamberimize 'Görmedin mi?' þeklinde ifade edilmiþ

tir, halbuki Peygamberimiz onlarý görmemiþ yani o devirde ya

þamamýþtýr.Gerek diðer semavi kitaplarla, gerekse Kur'an-ý

Kerim'le bu nevi haberler Hz.Peygamber'e bildirilmiþ olduðun

dan, Kur'an-ý Kerim bu bilgiye, Araplarýn ifade üslubuna uy

gun olarak 'Görmedin mi?' þeklinde dikkat çekmiþtir.)




244.ALLAH yolunda savaþýn ve bilin ki ALLAH, her þeyi iþit

ir ve bilir.




245.Verdiðinin kat kat fazlasýný kendisine ödemesi için

ALLAH'a güzel bir borç (isteyene faizsiz ödünç) verecek yok

mu? Darlýk veren de bolluk veren de ALLAH'týr.Sadece O'na

döndürüleceksiniz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:39:01

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/39.jpg)


Sayfa:39 BAKARA SÛRESÝ Cüz:2,Sûre:2






246.Musa'dan sonra, Beni Ýsrail'den ileri gelen kimseleri görmedin mi? Kendi

lerine gönderilmiþ bir peygambere: 'Bize bir hükümdar gönder ki (onun komuta

sýnda) ALLAH yolunda savaþalým' demiþlerdi. 'Ya size savaþ yazýlýr da savaþ

mazsýnýz?' dedi.'Yurtlarýmýzdan çýkarýlmýþ, çocuklarýmýzdan uzaklaþtýrýlmýþ

olduðumuz halde ALLAH yolunda neden savaþmayalým?' dediler.Kendilerine savaþ

yazýlýnca, içlerinden pek azý hariç, geri dönüp kaçtýlar.ALLAH zalimleri iyi

bilir.




(Mýsýr'la Filistin arasýnda yaþayan Amalika, o devirdeki krallarý Calut'un

kumandasýnda Ýsrailoðullarýna saldýrdý ve onlarý periþan edip yurtlarýndan

çýkardý.Bunun üzerine Ýsrailoðullarý, o anda aralarýnda bulunan peygamberler

inden kendilerine bir kumandan tayin etmesini istediler.Devrin peygamberi,Ta

lut adýnda halktan birini hükümdar ve kumandan tayin etti.Aþaðýdaki ayetler

de kýssa tafsilatýyla anlatýlmaktadýr.)




247.Peygamberleri onlara: Bilin ki ALLAH, Talut'u sizi hükümdar olarak gönder

di, dedi.Bunun üzerine: Biz, hükümdarlýða daha layýk olduðumuz halde, kendisi

ne servet ve zenginlik yönünden geniþ imkanlar verilmemiþken o bize nasýl hü

kümdar olur? dediler. 'ALLAH sizin üzeinize onu seçti, ilimde ve bedende ona

üstünlük verdi.ALLAH mülkünü dilediðine verir. ALLAH her þeyi ihata eden ve

her þeyi bilendir' dedi.



(Ýsrailoðullarýnýn ileri gelenlerine göre iktidar, servet ve sermaye sahiple

rinin olmalýdýr.Halbuki bu fikir, toplum menfaatine ve adalete aykýrýdýr.Doð

ru olan iktidara zenginlerin deðil, ehil olan kimselerin gelmesidir. Kiþinin

ehliyetini, onun manevi gücü, bilgisi ve görgüsü ile beden kuvveti ve cesare

ti temsil eder.)




248.Peygamberleri onlara: Onun hükümdarlýðýnýn alameti,Tabut'un size gelmesi

dir.Meleklerin taþýdýðý o Tabut'un içinde Rabbinizden bir ferahlýk ve süku

net, Musa ve Harun hanedanlarýnýn býraktýklarýndan bir kalýntý vardýr. Eðer

inanmýþ kimseler iseniz sizin için bunda þüphesiz bir alamet vardýr, dedi.




(Rivayete göre 'Tabut' sandýktýr.Hz.Musa onu savaþlarda ordunun önünde bulun

durur, bu sayede askerleri güç ve moral kazanýrlardý.Zamanla yahudiler zayýf

layýnca Tabut'u Calut ellerinden almýþtý.Talut'un hükümdarlýðýna itiraz etti

ler ve 'eðer sahiden hükümdarsa delil getirsin' dediler. Onlara 'onun hüküm

dar olduðuna hüccet Tabut'un geri gelmesidir' denildi ve Tabut geri geldi.)




KAYNAK: KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ






Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:39:55

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/40.jpg)



Cüz:2,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:40




249.Talut askerlerle beraber (cihad için) ayrýlýnca: Biliniz ki ALLAH sizi

bir ýrmakla imtihan edecek.Kim ondan içerse benden deðildir.Eliyle bir av

uç içen müstesna kim ondan içmezse bendendir,dedi.Ýçlerinden pek azý müs

tesna hepsi ýrmaktan içtiler.Talut ve iman edenler ýrmaðý geçince:Bugün bi

zim Calut'a ve askerlerine karþý koyacak gücümüz yoktur,dediler. ALLAH'ýn

huzuruna varacaklarýna inananlar:Nice az sayýdaki bir birlik ALLAH'ýn izni

ile çok sayýdaki birliði yenmiþtir.ALLAH sabredenlerle beraberdir,dediler.




250.Calut ve askerleriyle savaþa tutuþtuklarýnda: Ey Rabbimiz! Üzerimize

sabýr yaðdýr.Bize cesaret ver ki tutunalým.Kafir kavme karþý bize yardým

et, dediler.




251.Sonunda ALLAH'ýn izniyle onlarý yendiler. Davud da Calut'u öldürdü.

ALLAH ona (Davud'a) hükümdarlýk ve hikmet verdi,dilediði ilimlerden ona

öðretti.Eðer ALLAH'ýn insanlardan bir kýsmýnýn kötülüðünü diðerleriyle

savmasý olmasaydý elbette yeryüzü altüst olurdu.Lakin ALLAH bütün insan

lýða karþý lütuf ve kerem sahibidir.



(Bu ayette, dünya hayatýnda cari olan ilahi nizamýn bir ölçüde izahý

vardýr.ALLAH, insanlar arasýnda içtimai dengenin kurulmasýný bazý

sebeplere baðlamýþtýr.Bu itibarla insanlardan bir kýsmý zengin bir kýs

mý fakir,bir kýsmý güçlü bir kýsmý zayýf,bir kýsmý sýhhatli bir kýsmý

hasta,bir kýsmý mümin bir kýsmý münkir olacak ki,bunlar arasýnda kuru

lacak alakalar, yeryüzünün imar edilmesini temin edecektir.Týpký müs

bet ve menfi kutuplar arasýnda ýþýk ve enerji meydana geldiði gibi in

sanlar arasýnda vuku bulan savaþlar da bu hikmete baðlýdýr.Ýþte bu ay

etlerde ilahi nizamýn bazý prensipleri anlatýlmýþtýr.)




252.Ýþte bunlar ALLAH'ýn ayetleridir.Biz onlarý sana doðru olarak an

latýyoruz.Þüphesiz sen, ALLAH tarafýndan gönderilmiþ peygamberlerden

sin.




(Bu ayetlerde askeri disiplin anlatýlýr.Bir ordunun baþarýlý olmasý,

her þeyden önce komutanýn emrine harfiyen uymakla mümkün olur.Savaþ

ta galip gelmek sayýya baðlý deðildir.Haklý olmaya, doðruluða, iman

ve moral gücüne baðlýdýr.Calut'u öldüren Davud,yedi yaþýnda bir ço

cuk imiþ, ALLAH o Peygambere Calut'u Davud'un öldüreceðini bildir

miþ, o da Davud'u beraber götürmüþ, yolda üç taþ dile gelip 'Bizi

al,Calut'u bizimle öldüreceksin' demiþler, onlarý almýþ,sapaný i

le atmýþ ve Calut'u öldürmüþtür.Bu bir mucizedir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:40:40

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/41.jpg)


Sayfa:41 BAKARA SÛRESÝ Cüz:3,Sûre:2





253.O peygamberlerin bir kýsmýný diðerlerinden üstün kýldýk.ALLAH onlardan

bir kýsmý ile konuþmuþ,bazýlarýný da derece derece yükseltmiþtir.Meyem oð

lu Ýsa'ya açýk mucizeler verdik ve onu Ruhu'l Kudüs ile güçlendirdik.ALLAH

dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açýk delil

ler geldikten sonra birbirleriyle savaþmazlardý.Fakat onlar ihtilafa düþtü

ler de kimi iman etti, kimi de inkar etti. ALLAH dileseydi onlar savaþmaz

lardý; lakin ALLAH dilediðini yapar.




(Ruhu'l Kudüs'ten maksat Cebrail'dir.)




254.Ey iman edenler! Kendisinde artýk alýþ-veriþ, dostluk ve kayýrma bulun

mayan gün (kýyamet) gelmeden önce, size verdiðimiz rýzýktan hayýr yolunda

harcayýn.Gerçekleri inkar edenler elbette zalimlerdir.






255.ALLAH, O'ndan baþka tanrý yoktur; O, hayydýr, kayyumdur. Kendisine ne

uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur.Ýzni ol

madan O'nun katýnda kim þefaat edebilir? O, kullarýnýn yaptýklarýný ve ya

pacaklarýný bilir. (O'na hiçbir þey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin

dýþýnda insanlar O'nun ilminden hiçbir þeyi tam olarak bilemezler.O'nun kür

süsü gökleri ve yeri içine alýr, onlarý koruyup gözetmek kendisine zor gel

mez.O, yücedir, büyüktür.





(Ýçinde 'kürsi' kelimesi geçtiði için bu ayete 'Ayetü'l Kürsi' denilmiþtir.

Burada kürsi bildiðimiz taht manasýnda olmayýp ALLAH'ýn þanýna layýk, mahi

yetini kendisinin bildiði bir varlýktýr.O'nun yüce sýfatlarýný ve eþsiz kud

retini anlatan bu ayetin azameti, onu okumanýn büyük sevabý ve tesirleri

hakkýnda hadisler vardýr.Efendimiz bir hadisinde þöyle buyurmuþtur: 'Kur'an'

da en büyük ayet, Ayetü'l kürsi'dir. Onu okuyana ALLAH bir melek gönderir,

onun hasenatýný yazar. Ýçinde okunduðu evi, þeytan otuz gün terkeder. O eve

kýrk gün sihir ve sihirbaz giremez. Ya Ali! Bunu evladýna, ailene ve komþu

larýna öðret.' Baþka bir hadiste de: ''Günlerin önemlisi cuma, sözlerin üs

tünü Kur'an, Kur'an'ýn en önemli suresi el-Bakara, Bakakara'nýn da en büyük

ayeti de Ayetü'l -kürsi'dir.'' denilmiþtir.Hayy, lügatte diri, canlý manasý

na gelir. ALLAH'ýn sýfatlarýndan olup, devamlý var olan, kesintiye uðrama

yan, varlýðý ezeli ve ebedi olan demektir.Kayyum ise, bütün mahlukatýn ida

resini bizzat yürüten, hepsini hesaba çeken demektir.)





256.Dinde zorlama yoktur.Artýk doðrulukla eðrilik birbirinden ayrýlmýþtýr.

O halde kim taðutu reddedip ALLAH'a inanýrsa, kopmayan saðlam kulpa yapýþ

mýþtýr.ALLAH iþitir ve bilir.




(Taðut, þeytan ve ALLAH'tan baþka tapýlan her þey demektir. Ýnsanýn nefsi

yani kötü arzularý þeytanýn saptýrmasýna kanar.Onun için nefsine uymayan

kimse kolay kolay günah iþlemez.Aslýnda dinin koyduðu kaidelere uymamamý

za mani olan, içimizdeki kötü arzulardýr.Bu arzularý eðitmek suretiyle

insan kendini kötülüklerden koruyabilir.Ýslam insanlarý, din duygularýný

uyandýrmak ve akýllarýný doðru yönde iþletmek suretiyle insan kendisine

davet etmektedir.Kur'an'ýn açýklamalarýyla doðru eðriden ayýrt edilir

hale gelmiþtir.Bu irþadýn ýþýðýnda Ýslam'a ilk adýmý atmak, hür iradele

riyle insanlara aittir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:41:21

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/42.jpg)


Cüz:3, Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:42





257.ALLAH, inananlarýn dostudur, onlarý karanlýklardan aydýnlýða çýkarýr.Ýn

kar edenlere gelince, onlarýn dostlarý da taðuttur, onlarý aydýnlýktan alýp

karanlýða götürür.Ýþte bunlar cehennemliklerdir.Onlar orada devamlý kalýr

lar.




(Bu ayette mümin ile kafir mukayese edilmiþ, ALLAH'a ve ve onun gönderdiði

inananlarý ALLAH'ýn aydýnlýða götürdüðü, þeytana uyup kafir olanlarý da ka

ranlýða ittiði, bu sebeple cehennemlik olduklarý anlatýlmýþtýr.)




258.ALLAH kendisine mülk (hükümdarlýk ve zenginlik) verdiði için þýmara

rak Rabbi hakkýnda Ýbrahim ile tartýþmaya gireni (Nemrud'u) görmedin mi!

Ýbrahim:Rabbim hayat veren ve öldürendir, demiþti.O da:Hayat veren ve öl

düren benim, demiþti.Ýbrahim:ALLAH güneþi doðudan getirmektedir; haydi

sen de batýdan getir, dedi. Bunun üzerine kafir apýþýp kaldý.ALLAH zalim

kimseleri hidayete erdirmez.




259.Yahut görmedin mi o kimseyi ki, evlerinin duvarlarý çatýlarý üzeri

ne çökmüþ (altüst olmuþ) bir kasabaya uðradý; 'Ölümünden sonra ALLAH

bunlarý nasýl diriltir acaba!' dedi. Bunun üzerine ALLAH onu öldürüp

yüz sene býraktý; sonra tekrar diriltti.Ne kadar kaldýn? dedi.'Bir gün

yahut daha az' dedi.ALLAH ona: Hayýr, yüz sene kaldýn.Yiyeceðine ve i

çeceðine bak, henüz bozulmamýþtýr.Eþeðine de bak. Seni insanlara bir

ibret kýlalým diye (yüz sene ölü tuttuk, sonra tekrar dirilttik).Þim

di sen kemiklere bak, onlarý nasýl düzenliyor, sonra ona nasýl et

giydiriyoruz,dedi.Durum kendisince anlaþýlýnca:Þimdi iyice biliyorum

ki, ALLAH her þeye kadirdir, dedi.




(258. ayette Hz.Ýbrahim ile tartýþan kimse ile 259.ayette yýkýk ka

sabaya uðrayan kimselerin ikisinin de kafir olduðunu söyleyen mü

fessirler vardýr.Ancak daha yaygýn olan rivayete göre, yýkýk kasa

baya uðrayan Uzeyr (a.s.)dýr. Uzeyr azýðýný almýþ, eþeðine binmiþ

giderken evleri yýkýlmýþ harabe haline gelmiþ, orada oturanlardan

kimse kalmamýþ bir kasaba veya köy yýkýntýlarýnýn yanýna gelir,o

rada konaklar.Etrafýna bakar, bu þekilde ölenlerin nasýl dirile

ceðini düþünür.O anda uykusu gelir yatar.ALLAH onu öldürür,yüz se

ne sonra diriltir.Yiyecekleri hiç bozulmamýþ, ancak eþeði çürümüþ

sadece kemikler kalmýþtýr, yýkýk kasaba da imar edilmiþtir. Uyan

dýðý ilk anda, bir gün kadar veya daha az bir zaman uyuduðunu zan

neder.Yiyeceklerine bakýnca gerçekten böyle olduðunu sanýr.Eþeði

ne bakýnca durumu anlar.ALLAH, Uzeyr'in gözü önünde eþeðini di

riltir.Böylece ALLAH'ýn kudret ve azametini çýplak gözle müþahe

de eder.




Hz.Ýbrahim ile münakaþa edenin ise Nemrut olduðu söylenir.Bazý

müfessirler bu kýssanýn Hz.Ýbrahim Mýsýr'a gittiði zaman vuku

bulduðunu, 'hayat veren ve öldüren benim' diyenin Firavun ol

duðunu söylemiþlerdir.Burada mühim olan Hz. Ýbrahim'e verilen

mucizedir ki Kur'an'da ona sözle hasmý maðlup etmek manasýna

gelen 'hüccet' denmiþtir.Hz.Ýbrahim bu hüccet ile hasýmlarýný

yenmeyi baþarmýþtýr.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:41:55

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/43.jpg)


Sayfa:43 BAKARA SÛRESÝ Cüz:3, Sûre:2





260.Ýbrahim Rabbine:Ey Rabbim! Ölüyü nasýl dirilttiðini bana göster, demiþti.

Rabbi ona:Yoksa inanmadýn mý, dedi.Ýbrahim:Hayýr! Ýnandým, fakat kalbimin mut

main olmasý için (görmek istedim), dedi.Bunun üzerine ALLAH:Öyleyse dört tane

kuþ yakala, onlarý yanýna al, sonra (kesip parçala), her daðýn baþýna onlar

dan bir parça koy.Sonra da onlarý kendine çaðýr;koþarak gelirler.Bil ki ALLAH

azizdir,hakimdir,buyurdu.




(Hz.Ýbrahim ölen bir canlýnýn yeniden nasýl dirileceðini merak etmiþ ve kendi

sine gösterilmesini Rabbinden istemiþti.ALLAH Teala ona, ayette geçtiði gibi

maddi bir örnekle cevap vermiþ, diriliþin mahiyetini izah etmemiþtir.Çünkü in

sanýn bilgi kapasitesi, canlanma olayýný kavramaya elveriþli deðildir. Bundan

önceki ayetlerde de geçtiði gibi peygamberlere verilen bu örnekler birer muci

zedir.Mühim olan, ALLAH'ýn bütün canlýlarý, özellikle insaný mutlaka diriltip

hesaba çekeceðine kesinlikle iman etmektir.)




261.ALLAH yolunda mallarýný harcayanlarýn örneði, yedi baþak bitiren bir dane

gibidir ki, her baþakta yüz dane vardýr.ALLAH dilediðine kat kat fazlasýný ve

rir.ALLAH'ýn lütfu geniþtir, O her þeyi bilir.




262.Mallarýný ALLAH yolunda harcayýp da arkasýndan baþa kakmayan, fakirlerin

gönlünü kýrmayan kimseler var ya, onlarýn ALLAH katýnda has mükafatlarý var

dýr.Onlar için korku yoktur, üzüntü çekmeyeceklerdir.



263.Güzel söz ve baðýþlama, arkasýndan incitme gelen sadakadan daha iyidir.

ALLAH zengindir, acelesi de yoktur.




264.Ey iman edenler! ALLAH'a ve ahiret gününe inanmadýðý halde malýný gösteriþ

için harcayan kimse gibi, baþa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptýðýnýz hayýr

larý boþa çýkarmayýn.Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kaya

ya benzer ki, saðanak bir yaðmur isabet etmiþ de onu çýplak pürüzsüz kaya hali

ne getirivermiþtir.Bunlar kazandýklarýndan hiçbir þeye sahip olamazlar.ALLAH,

kafirleri doðru yola iletmez.




(Bu ayetlerde hayýr yapma teþvik edilmiþ, ancak hayýr yaparken kalp kýrýlmama

sý, fakirin küçümsenmemesi, eziyet edilmemesi ve yapýlan iyiliðin baþa kakýl

mamasý, gösteriþten kaçýnýlmasý emredilmiþtir.Aksi halde yapýlan hayýrdan fay

da ve sevap yerine karþýlýk olarak günah ve azap gelir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:42:34

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/44.jpg)


Cüz:3,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:44





265.ALLAH'ýn rýzasýný kazanmak ve ruhlarýndaki cömertliði kuvvetlendirmek iç

in mallarýný hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuþ güzel bir bahçe

ye benzer ki, üzerine bol yaðmur yaðmýþ da iki kat ürün vermiþtir.Bol yaðmur

yaðmasa bile bir çisinti düþer (de yine ürün verir).ALLAH,yaptýklarýnýzý gör

mektedir.




266.Sizden biriniz arzu eder mi ki, hurma ve üzüm aðaçlarýyla dolu, arasýndan

sular akan ve kendisi için orada her çeþit meyveden (bir miktar) bulunan bah

çesi olsun da, bakýma muhtaç çoluk çocuðu varken kendisine ihtiyarlýk gelip

çatsýn, bahçeye de içinde ateþ bulunan kasýrga isabet ederek yakýp kül etsin!

(Elbette bunu kimse arzu etmez.)Ýþte düþünüp anlayasýnýz diye ALLAH size ayet

leri açýklar.




(Bu ayette verilen örnek son derece ilginçtir.Zira insanýn dünya hayatýnda dai

ma karþýlaþmasý beklenen durumlarý dile getirmektedir.Kiþinin dünyada elde et

tiði mevki,makam,zenginlik gibi deðerlerin aslýnda hiçbir garantisi yoktur. Ni

ce saltanatlar, devletler yýkýlmakta, zenginler fakir düþmekte, iç savaþlar ve

ihtilaller sebebiyle beklenmedik olaylar cereyan etmektedir.Halbuki bu olaylar

meydana gelmeden önce insanlar neler temenni ediyorlar, ne düþler kuruyorlardý.

Ýþte her þeye raðmen insaný teselli edecek tek çare ALLAH'a iman ve ona dayan

maktýr.)




267.Ey iman edenler! Kazandýklarýnýzýn iyilerinden ve rýzýk olarak yerden size

çýkardýklarýmýzdan hayra harcayýn.Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacaðý

nýz kötü malý, hayýr diye vermeye kalkýþmayýn.Biliniz ki ALLAH zengindir, övgü

ye layýktýr.




268.Þeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliði telkin eder.ALLAH ise si

ze katýnda bir maðfiret ve bir lütuf vadeder.ALLAH her þeyi ihata eden ve her

þeyi bilendir.



269.ALLAH hikmeti dilediðine verir.Kime hikmet verilirse,ona pek çok hayýr ve

rilmiþ demektir.Ancak akýl sahipleri düþünüp ibret alýrlar.




(Derin ve yararlý bilgiye hikmet denir.ALLAH'ýn kendisine hikmet verdiði kimse

ler öncelikle peygamberler,ilmiyle amel eden alimlerdir.Bilgili olmanýn en çok

deðer verilen tarafý, insanlýða faydalý olmaktýr.Peygamberimiz bir hadisinde :

'Yararlý bilgi isteyin,yararsýz bilgiden ALLAH'a sýðýnýn' buyurmuþtur.Doðruluk,

adalet, ihlas, sevgi, saygý, aðýrbaþlýlýk, baþkalarýna faydalý olmak,cömertlik,

alicenaplýk gibi yüksek vasýflarý taþýyan kimseler de hikmet ehlinden sayýlýr.

Ýslam'a tam olarak inanan, Kur'an'ýn emirlerni öðrenip noksansýz uygulamak için

caba sarfeden, tüm kötülüklerden uzak duran kimse hikmet sahibidir ve kendisi

ne büyük hayýr verilmiþtir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:43:05

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/45.jpg)


Sayfa:45 BAKARA SÛRESÝ Cüz:3,Sûre:2





270.Yaptýðýnýz her harcamayý ve adadýðýnýz her adaðý muhakkak ALLAH bilir.

Zalimler için hiç yardýmcý yoktur.




271.Eðer sadakalarý (zekat ve benzeri hayýrlarý) açýktan verirseniz ne a

la! Eðer onu fakirlere gizlice verirseniz, iþte bu sizin için daha hayýr

lýdýr.ALLAH da bu sebeple günahlarýnýzý örter.ALLAH, yapmakta olduklarý

nýzý bilir.




(Zekata ayný zamanda sadaka denmesinin iki sebebi vardýr: Birincisi, mal

ýn temizlenip artmasý, ikincisi de imanda sadakat ve kemale delalet etme

sidir.Zekat olsun sadaka olsun, yapýlan hayýrlarýn gizli yapýlmasý, aþi

kar yapýlmasýndan üstün sayýlmýþtýr, zira gizlice yapýlan hayýrlar riya

ve gösteriþten uzak olmasý sebebiyle hem ALLAH'ýn rýzasýna daha uygundur,

hem de insan haysiyet ve þerefini muhafaza bakýmýndan daha faydalýdýr.)




272.(Ya Muhammed!) Onlarý doðru yola iletmek sana ait deðildir.Lakin ALLAH

dilediðini doðru yola iletir.Hayýr olarak harcadýklarýnýz kendi iyiliðiniz

içindir.Yapacaðýnýz hayýrlarý ancak ALLAH'ýn rýzasýný kazanmak için yapma

lýsýnýz.Hayýr olarak verdiðiniz ne varsa; karþýlýðý size tam olarak verilir

ve asla haksýzlýða uðratýlmazsýnýz.





273.(Yapacaðýnýz hayýrlar,) kendilerini ALLAH yoluna adamýþ, bu sebeple yer

yüzünde kazanç için dolaþamayan fakirler için olsun.Bilmeyen kimseler, if

fetlerinden dolayý onlarý zengin zanneder.Sen onlarý simalarýndan tanýrsýn.

Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler.Yaptýðýnýz her hayrý ALLAH bilir.





(Bu ayette anýlan fakirler hayatlarýný ALLAH yolunda savaþa adayan mücahit

ler ile ilim yolcularýdýr.Bunlar, bu kudsi meþguliyetleri dolayýsýyla kazan

ca yönelme imkanýndan mahrumdurlar.Maddi yardýmlarýn bilhassa bunlara yapýl

masý, cihadý ve ilmi teþvik edecektir.)




274.Mallarýný gece ve gündüz, gizli ve açýk hayra sarfedenler var ya, onlar

ýn mükafatlarý ALLAH katýndadýr.Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler.




(Bu ayetlerde teþvik edilen hayýrlardan birinci derecede murat edilen zekat

týr.Zira Ýslam'ýn emrettiði þekilde, zekat noksansýz verilirse fakirlik yok

denecek kadar azalýr.Ancak zekatýn sarf yerleri belli ve sayýlý olduðundan

zekat sarfedilmeyen yerlere de zekatýn dýþýnda hayýr yapýlýr.Vakýflar bunlar

dan biridir.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:43:43

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/46.jpg)



Cüz:3,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:46




275.Faiz yiyenler (kabirlerinden), þeytan çarpmýþ kimselerin cinnet nöbetin

den kalktýðý gibi kalkarlar. Bu hal onlarýn 'Alým-satým týpký faiz gibidir'

demeleri yüzündendir.Halbuki ALLAH, alým-satýmý helal, faizi haram kýlmýþtýr.

Bundan sonra kime Rabbinden bir öðüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmiþte o

lan kendisinindir ve artýk onun iþi ALLAH'a kalmýþtýr.Kim artýk faize döner

se, iþte onlar cehennemliktir, orada devamlý kalýrlar.




276.ALLAH faizi tüketir (Faiz karýþan malýn bereketini giderir), sadakalarý

ise bereketlendirir.ALLAH küfürde ve günahta ýsrar eden hiç kimseyi sevmez.




(Faiz yasaðý Ýslam'ýn kesin hükümleri arasýndadýr ve her çeþidi ile faiz

haramdýr.Ferdi ve içtimai zaruret halleri müstesna olmakla beraber bunlar

devamlý deðildir. Ýslam'ýn iktisadi, içtimai, ahlaki... nizamý bir bütün

halinde iþletildiði zaman faize zaruret hasýl olmaz. Ýslam ekonomisi serma

ye birikimini teþvik için faizi deðil, ortaklýk usulünü ileri sürmüþtür.Bu

usulde sermaye faizsiz olacaðý için maliyet ve enflasyon problemi ortadan

kalkacak, mülkiyete iþtirak tabana doðru yaygýnlaþacak, ekonomik ve sosyal

farklýlaþma asgari seviyeye inecek; sermayeye, yatýrýmlara ve ticarete kö

tü gözle bakýlmayacaktýr. Para bir deðiþim vasýtasýdýr. Onu, alýnýp satýl

an mal haline getirmek ve rizikoya girmeden gelir saðlamak tatlý fakat ze

hirli yiyeceklerle beslenmeye benzer, tesirini gösterince iþ iþten geçmiþ

olur.)




277.Ýman edip iyi iþler yapan, namaz kýlan ve zekat verenler var ya, on

larýn mükafatlarý Rableri katýndadýr. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü

de çekmezler.




278.Ey iman edenler! ALLAH'tan korkun. Eðer gerçekten inanýyorsanýz mev

cut faiz alacaklarýnýzý terkedin.




279.Þayet (faiz hakkýnda söylenenleri) yapmazsanýz, ALLAH ve Resulü ta

rafýndan (faizcilere karþý) açýlan savaþtan haberiniz olsun. Eðer tevbe

edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksýzlýk etmiþ ne de hak

sýzlýða uðramýþ olursunuz.




280.Eðer (borçlu) darlýk içinde ise, eli geniþleyinceye kadar ona müh

let vermek (gerekir). Eðer (gerçekler) anlarsanýz bunu sadakaya (veya

zekata) saymak sizin için daha hayýrlýdýr.




281.ALLAH'a döndürüleceðiniz, sonra da herkese hak ettiðinin eksiksiz

verileceði ve kimsenin haksýzlýða uðratýlmayacaðý bir günden sakýnýn.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:44:16

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/47.jpg)


Sayfa:47 BAKARA SÛRESÝ Cüz:3,Sure:2





282.Ey iman edenler! Belirlenmiþ bir süre için birbirinize borçlandýðýnýz va

kit onu yazýn.Bir katip onu aranýzda adaletle yazsýn.Hiçbir katip ALLAH'ýn ken

disine öðrettiði gibi yazmaktan geri durmasýn;(her þeyi olduðu gibi) yazsýn.Ü

zerinde hak olan (borçlu) kimse de yazdýrsýn.Rabbinden korksun ve borcunu asla

eksik yazdýrmasýn.Þayet borçlu sefih veya aklý zayýf veya kendisi söyleyip bor

cunu yazdýramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdýrsýn.Erkeklerinizden iki

de þahit bulundurun.Eðer iki erkek bulunamazsa rýza göstereceðiniz þahitlerden

bir erkek ile -biri yanýlýrsa diðerinin ona hatýrlatmasý için- iki kadýn (ol

sun). Çaðrýldýklarý vakit þahitler gelmemezlik etmesin. Büyük veya küçük, vade

sine kadar hiçbir þeyi yazmaktan sakýn üþenmeyin.Böyle yapmanýz ALLAH nezdinde

daha adaletli, þehadet için daha saðlam, þüpheye düþmemeniz için daha uygundur.

Ancak aranýzda yapýp bitirdiðiniz peþin bir ticaret olursa, bu durum farklýdýr.

Bu durumda onu yazmamanýzda sizin için bir sakýnca yoktur.(Genellikle) alýþver

iþ yaptýðýnýzda þahit tutun.Ne yazan, ne de þahit zarara uðratýlsýn. Eðer bunu

yaparsanýz (zarar verirseniz) þüphe yok ki bu, sizin yoldan çýkmanýz demektir.

ALLAH'tan korkun. ALLAH size gerekli olaný öðretiyor, ALLAH her þeyi bilmekte

dir.




(Kur'an-ý Kerim, bu en uzun ayeti ile noterlik müesesesinin esaslarýný koymuþ,

müslümanlarda bu tavsiyeyi genellikle uygulamýþlardýr.Ýslam'ýn titizlikle üze

rinde durduðu prensiplerden biri de hakkýn korunmasýdýr.Alacak ve borcun korun

masý, ifasý gereken haklardandýr.Hakkýn icra ve ifasý, onun bilinmesine, gerek

tiðinde isbat edilebilmesine baðlýdýr.Gerek yazma ve yazdýrma ve gerekse þahit

tutma, isbat için hala kullanýlan en geçerli vasýtalardandýr.




Ýslam kadýný, tabiat ve fýtratýna uygun bir eðitim gördüðü, hayasý ve duygula

rý daha güçlü, daha müessir olduðu için þahitlik gibi resmi ve ammeye açýk ko

nularda hemcinsiyle takviye edilmesi uygun görülmüþtür. 'Ýþin yoksa þahit, pa

ran çoksa kefil ol' þeklindeki meþhur söz, Ýslam'ýn getirdiði kardeþlik ve da

yanýþma ruhu söndüðü, ahlakýn zayýfladýðý devirlere aittir.Kur'an, müminleri,

iþleri olsa da þahitlik etmeye çaðýrmýþ, böylece haklarýn korunmasý görevine

katýlmalarýný istemiþtir.'Hak' yücedir, hiçbir þey onun üzerine çýkarýlamaz.)

KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:44:54

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/48.jpg)



Cüz:3,Sûre:2 BAKARA SÛRESÝ Sayfa:48




283.Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanýz (borca karþýlýk) alýnmýþ

bir rehin de yeterlidir.Birbirinize bir emanet býrakýrsanýz, emanet býrakýl

an kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan ALLAH'tan kork

sun.Þahitliði, bildiklerinizi gizlemeyin.Kim onu gizlerse, bilsin ki onun

kalbi günahkardýr.ALLAH yapmakta olduklarýnýzý bilir.



284.Göklerde ve yerdekilerin hepsi ALLAH'ýndýr.Ýçinizdekileri açýða vursanýz

da gizleseniz de ALLAH ondan dolayý sizi hesaba çekecektir, sonra dilediðini

affeder, dilediðine de azap eder.ALLAH her þeye kadirdir.



285.Peygamber, Rabbi tarafýndan kendisine indirilene iman etti, müminler de

(iman ettiler).Her biri ALLAH'a, meleklerine, kitaplarýna, peygamberlerine i

man ettiler. 'ALLAH'ýn peygamberlerinden hiçbiri arasýnda ayýrým yapmayýz.

Ýþittik, iman ettik. Ey Rabbimiz, affýna sýðýndýk! Dönüþ sanadýr' dediler.



286.ALLAH her þahsý, ancak gücünün yettiði ölcüde mükellef kýlar.Herkesin ka

zandýðý (hayýr) kendine, yapacaðý (þer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak

veya hataya düþersek bizi sorumlu tutma.Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yükle

diðin gibi bize de aðýr bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetme

diði iþler de yükleme! Bizi affet! Bizi baðýþla! Bize acý! Sen bizim mevla

mýzsýn. Kafirler topluluðuna karþý bize yardým et!




(Bakara Suresi'nin son iki ayetini oluþturan ve 'Amenerresulü' diye anýlan

bu mübarek ayetler, ilahi emirler karþýsýnda mutlak itaate yönelen müminler

in inançlarýndaki sadakatlerini ifade etmektedir. Ayrýca bir önceki ayette

geçen 'Ýçinizdekiler açýklasanýz da,gizleseniz de ALLAH sizi hesaba çekecek

tir' haberiyle endiþeye kapýlan müminlere bu ayetlerle kolaylýk bahþedilmiþ,

mükellefiyetler hafifletilmiþtir. Böylece ALLAH'a tam itaat ve iltica meyve

larýný verirken yersiz kuþkular da bertaraf edilmiþtir.




Miraç gecesinde Peygamberimize vastasýz þekilde vahyolunan bu ayetler,Resul

ullah'ýn hadislerinde övülmüþ, her zaman ve özellikle yatmadan önce okunma

sý tavsiye edilmiþtir. Bir hadiste de: 'Bu ayetlerin geceleyin yatmadan ön

ce okunmasý kiþiye yeter' denilmiþtir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:45:29

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/49.jpg)


Sayfa:49 AL-Ý ÝMRAN SURESÝ Cüz:3,Sure:3







(3)


ÜÇÜNCÜ SÛRE


ÂL-Ý ÝMRÂN




Medine'de nazil olmuþtur.Ýki yüz ayettir.34-37. ayetlerde Hz. Meryem'in baba

sýnýn mensup olduðu Ýmran ailesinden söz edildiði için sure bu adý almýþtýr.




Bismillahirrahmanirrahim



1.Elif. Lam. Mim.


(Sure baþlarýndaki bu nevi harfler hakkýnda bilgi için bak. Bakara 2/1.)



2.Hayy ve kayyum olan ALLAH'tan baþka ilah yoktur.



('Hayy ve kayyum' sýfatlarýnýn manalarý için bak. Bakara 2/255.)



3, 4.(Resulüm!) O, sana Kitab'ý hak ve önceki kitaplarý tasdik edici olarak

tedricen indirmiþ; daha önce de,insanlara doðru yolu göstermek üzere Tevrat

ile Ýncil'i ve Furkan'ý indirmiþtir.Bilinmeli ki, ALLAH'ýn ayetlerini inkar

edenler için þiddetli bir azap vardýr.ALLAH,suçlunun hakkýndan gelen mutlak

güç sahibidir.



('Furkan' , hakký batýldan, doðruyu yanlýþtan ve iyiyi kötüden ayýrdeden hü

kümler demek olup Kur'an-ý Kerim'in ismlerindendir.)




5.Þüphesiz ki ne yerde ne de gökte hiçbir þey ALLAH'a gizli kalmaz.



6.Rahimlerde sizi dilediði gibi þekillendiren O'dur.O'ndan baþka ilah yoktur.

O mutlak güç ve hikmet sahibidir.



7.Sana Kitab'ý indiren O'dur.Onun (Kur'an'ýn) bazý ayetleri muhkemdir ki,bun

lar Kitab'ýn esasýdýr.Diðerleri de müteþabihtir.Kalplerinde eðrilik olanlar,

fitne çýkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteþabih ayetlerin peþine düþ

erler.Halbuki Onun tevilini ancak ALLAH bilir.Ýlimde yüksek payeye eriþenler

ise: O'na inandýk; hepsi Rabbimiz tarafýndandýr, derler. (Bu inceliði) ancak

aklýselim sahipleri düþünüp anlar.




(Bazýlarý ''ve'r-rasihune'' kelimesinin baþýndaki 'vav' harfini baðlaç kabul

etmiþlerdir ki, bu takdirde mana þöyle olmaktadýr:'Halbuki onun tevilini an

cak ALLAH ve ilimde yüksek payeye eriþenler bilir.' Bu anlayýþa göre Kur'an'

daki müteþabih ayetlerin manalarý,zaman içinde ilmin geliþmesi ile çözülecek

tir.



Muhkem ve müteþabih, birer terim olup,'muhkem ayet',manasý açýk seçik anlaþý

lan ve tereddüde yol açmayan ayet demektir.'Müteþabih' ise,muhkemin zýddýdýr

ve manasý tam olarak anlaþýlmasý mümkün görülmeyen ayeti ifade eder.)



8.(Onlar þöyle yakarýrlar) :Rabbimiz! Bizi doðru yola ilettikten sonra kalp

lerimizi eðriltme.Bize tarafýndan rahmet baðýþla. Lütfu en bol olan sensin.




9.Rabbimiz! Gelmesinde þüphe edilmeyen bir günde, insanlarý mutlaka toplaya

cak olan sensin.ALLAH asla sözünden dönmez.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 09 Şubat 2011, 21:46:04

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/50.jpg)



Cüz:3,Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:50




10.Bilinmelidir ki inkar edenlerin ne mallarý ne de

evlatlarý ALLAH huzurunda kendilerine bir fayda sað

layacaktýr.Ýþte onlar cehennemin yakýtýdýr.




11.(Onlarýn yolu) Firavun hanedanýnýn ve onlardan ön

cekilerin tuttuðu yola benzer.Onlar bizim ayetlerimi

zi yalanladýlar,ALLAH da kendilerini günahlarý yüzün

den yakalayýverdi.ALLAH'ýn cezasý çok þiddetlidir.




12.(Resulüm!) Ýnkar edenlere de ki:Yakýnda maðlup ol

acaksýnýz ve cehenneme sürüleceksiniz. Orasý kalýna

cak ne kötü bir yerdir!


(Bu ayet,müþriklerin veya bir baþka rivayete göre ya

hudilerin,yakýnda müslümanlar karþýsýnda yenik düþe

ceklerini Hz.Peygamber'e müjdelemektedir.Nitekim

Kur'an'ýn bu mucize haberi gerçekleþmiþ ve gerek müþ

rikler, gerek yahudiler karþýsýnda zafer müslümanlar

ýn olmuþtur.)



13.(Bedir'de) karþý karþýya gelen þu iki grubun hal

inde sizin için büyük bir ibret vardýr.Biri ALLAH yo

lunda çarpýþan bir gurup,diðeri ise bunlarý apaçýk

kendilerinin iki misli gören kafir bir gurup,ALLAH

dilediðini yardýmý ile destekler.Elbette bunda basi

ret sahipleri için büyük bir ibret vardýr.




14.Nefsani arzulara,(özellikle) kadýnlara,oðullara,

yýðýn yýðýn biriktirilmiþ altýn ve gümüþe,salma atla

ra,saðmal hayvanlara ve ekinlere karþý düþkünlük in

sanlara çekici kýlýndý.Bunlar,dünya hayatýnýn geçici

menfaatleridir.Halbuki varýlacak güzel yer,ALLAH'ýn

katýndadýr.




15.(Resulüm!)De ki:Size bunlardan daha iyisini bildi

reyim mi?Takva sahipleri için Rableri yanýnda,için

den ýrmaklar akan,ebediyyen kalacaklarý cennetler,

tertemiz eþler ve (hepsinin üstünde) ALLAH'ýn hoþnut

luðu vardýr.ALLAH kullarýný çok iyi görür.




(14.ayette sayýlan dünya nimetleri ve dünya güzel

liðinin,insana sevdirildiði ifade edilmiþtir.Bu dav

ranýþ tabiidir,dünyevidir.Esasen insanoðlu nefsini

ve neslini devam ettirebilmek için bu nimetlerden

belli ölçüde istifade etmek zorundadýr.Ancak insan

bunlara kul köle olmamalýdýr.15.ayette bunlardan da

ha güzeli gösterilmiþtir,çünkü öncekiler ne kadar gü

zel olursa olsun geçicidir,ikinciler ise devamlý

dýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 10 Şubat 2011, 00:33:17
Bismillâh...

Mim abi, çok teþekkür ederim. Teklifin için. ALLAH razý olsun.

Bu sitede, sûrelere göre düzenlenmiþ, bir baþka meâl çalýþmasýný görünce, konuyu buraya taþýmayý düþünemedim.

Eðer teklif getirmeseydi, beþ yýl geçmiþi olan bu çalýþmayý hiç hoþ bir tabir deðil ama çöpe atacaktým.

Bana kalan, bu çalýþma vesilesiyle bana dua eden kardeþlerimin dualarýydý. Bu da paha biçilemez bir deðer benim için.
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 10 Şubat 2011, 01:57:31
Bismillâh...

Mim abi, çok teþekkür ederim. Teklifin için. ALLAH razý olsun.

Bu sitede, sûrelere göre düzenlenmiþ, bir baþka meâl çalýþmasýný görünce, konuyu buraya taþýmayý düþünemedim.

Eðer teklif getirmeseydi, beþ yýl geçmiþi olan bu çalýþmayý hiç hoþ bir tabir deðil ama çöpe atacaktým.

Bana kalan, bu çalýþma vesilesiyle bana dua eden kardeþlerimin dualarýydý. Bu da paha biçilemez bir deðer benim için.

bu bizim için onurdur ablacým.
asýl biz teþekkür ederiz ki, bize bu fýrsatý verdiniz. diðer çalýþma daha farklý bir çalýþma... sizinkisi daha farklý. ve ikisi de ayrý ayrý güzel ve gerekli...
kalan kýsýmlarýný da önümüzdeki günlerde tamamlarsýnýz(!) inþaALLAH! :)))
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 11 Şubat 2011, 17:03:56
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/51.jpg)


Sayfa:51 ÂL-Ý ÝMRAN SÛRESÝ Cüz:3,Sûre:3



16.(Bu nimetler) 'Ey Rabbimiz! Ýman ettik; bizim gün

ahlarýmýzý baðýþla, bizi ateþ azabýndan koru!' di

yen;



17.Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, hayre

harcayan ve seher vaktinde ALLAH'tan baðýþ dileyen

ler (içindir).



18.ALLAH, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) þu

hususu açýklamýþtýr ki, kendisinden baþka ilah yok

tur.Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmiþ

lerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi ALLAH'tan

baþka ilah yoktur.



19.ALLAH nezdinde hak din Ýslam'dýr.Kitap verilen

ler, kendilerine ilim geldikten sonradýr ki, aralar

ýndaki kýskançlýk yüzünden ayrýlýða düþtüler.ALLAH'

ýn ayetlerini inkar edenler bilmelidirler ki ALLAH'

ýn hesabý çok çabuktur.




('Din' kelimesi, itaat ve ceza, millet ve þeriat ma

nalarýna gelir.Kur'an-ý Kerim'de din kelimesi deði

þik manalarda kullanýlmýþtýr.Yukarýdaki ayette ise,

kullar tarafýndan uyulmasý istenen ilahi kanunun kas

tedildiði anlaþýlmaktadýr.'Ýslam' kelimesine de þu

manalar verilmektedir: Ýtaat etmek ve baðlanmak, se

lamete kavuþmak, ibadette ihlaslý davranmak. Yukarý

daki ayette 'Ýslam'dan, tek ALLAH inancýna dayanan

ve hz. Muhammed (sav) (s.a.v.)'in risaleti ile kemale ulaþ

týrýlmýþ bulunan ilahi düsturlarýn bütünü kastedil

mektedir.)



20.Eðer seninle tartýþmaya girerlerse de ki:'Bana uy

anlarla birlikte ben kendimi ALLAH'a teslim ettim.'

Ehl-i Kitab'a ve ümmilere de:'Siz de ALLAH'a teslim

oldunuz mu?' de. Eðer teslim oldularsa doðru yolu

buldular demektir.Yok eðer yüz çevirdilerse sana dü

þen, yalnýzca duyurmaktýr.ALLAH kullarýný çok iyi

görmektedir.




('Ümmi', lügatte okumasý-yazmasý olmayan manasýna

gelmekte ise de tefsirler, bu ayette, kendilerine ki

tap verilmemiþ olan Arap müþriklerinin kastedildiði

ni belirtmiþlerdir.)



21.ALLAH'ýn ayetlerini inkar edenler, haksýz yere

peygamberlerin canlarýna kýyanlar ve adaleti emreden

insanlarý öldürenler (yok mu), onlara acý bir azabý

haber ver!




22.Ýþte bunlar dünyada da ahirette de çabalarý boþa

giden kimselerdir.Onlarýn hiçbir yardýmcýsý da yok

tur.




(Ýman etmeyen ve dinin yayýlmasýna, adaletin uygulan

masýna engel olmaya çalýþanlarýn, ahirette hüsrana

uðramalarý tabiidir.Dünyadaki hüsranlarý ise bütün

gayretlerine raðmen hak dinin yayýlmasýna, adaletin

tecellisine mani olamamalarýnda kendini göstermekte

dir.Kafirler istese de, istemese de ALLAH hak dini

diðerlerine hakim kýlacaktýr.Amelin dünyada boþa git

mesinin bir manasý da ömür sermayesini boþa harcamak

ve ahiret için bir þey kazanamadan ölüp gitmektir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 11 Şubat 2011, 17:04:59

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/52.jpg)


Cüz:3, Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:52




(Tefsirlerde, aþaðýda meali verilen ayetin nüzulüne sebep teþkil eden muhtelif

olaylar anlatýlmýþtýr ki, bu olaylardan biri þöyledir:Ýkisi de yahudi olan bir

kadýnla bir erkek zina ederler. Tevrat'ta zinanýn cezasý 'recm' olmakla bera

ber yahudiler, asaletleri sebebiyle bu kiþileri recmetmek istemezler; daha ha

fif bir ceza vereceði ümidiyle Resulullah'a gelirler.O da ayný ceza ile hükme

dince bu hükme itiraz ederler.Bunun üzerine Hz. Peygamber Tevrat'ýn ilgili a

yetini okutarak ona göre hüküm verir ve suçlularýn yine recmedilmesini emre

der. Umduklarýný bulamayan yahudiler buna öfkelenirler.)



23.(Resulüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez

misin ki, aralarýnda hükmetmesi için ALLAH'ýn Kitab'ýna çaðrýlýyorlar da,son

ra içlerinden bir gurup cayarak geri dönüyor.




24.Onlarýn bu tutumlarý: Bize ateþ, sayýlý günlerde dokunacaktýr, demeleri

nin bir sonucudur.Onlarýn vaktiyle uydurduklarý þeyler de dinleri hakkýnda

kendilerini yanýltmýþtýr.




25.Fakat, onlarý gelmesinde þüphe edilmeyen bir gün için topladýðýmýz ve

hiçbir haksýzlýða uðramaksýzýn herkese kazandýðý þeyler tastamam ödendiði

zaman halleri nice olur?




26.(Resulüm!)De ki:Mülkün gerçek sahibi olan ALLAH'ým!Sen mülkü dilediði

ne verirsin ve mülkü dilediðinden alýrsýn.Dilediðini yüceltir, dilediði

ni de alçaltýrsýn.Her türlü iyilik senin elindedir.Gerçekten sen herþeye

kadirsin.



27.Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsýn.Ölüden diriyi çýkar

ýrsýn, diriden de ölüyü çýkarýrsýn.Dilediðine de sayýsýz rýzýk verirsin.



(Bu ayette, gece ve gündüzün uzayýp kýsalmasýnýn,ALLAH'ýn kudretine bir

niþane olduðu anlatýlmaktadýr.)



28.Müminler, müminleri býrakýp da kafirleri dost edinmesin.Kim bunu ya

parsa, artýk onun ALLAH nezdinde hiçbir deðeri yoktur. Ancak kafirler

den gelebilecek bir tehlikeden sakýnmanýz baþkadýr. ALLAH, kendisine

karþý (gelmekten) sizi sakýndýrýyor.Dönüþ yalnýz ALLAH'adýr.




(Ayette yasaklanan dostluk, kafirlere karþý gönülden baðlanma ve mü

minleri býrakýp onlara ilgi ve sevgi gösterme manasýndaki dostluktur.

Buna karþýlýk bir müslüman devletin -baþka müslümanlarýn aleyhine ol

mamak þartýyla- kafirlerle barýþ imzalanmasý ve baþka bir gayri müs

lim devlete karþý iþbirliði yapmasý caizdir.)




29.De ki:Ýçinizdekileri gizleseniz de açýða vursanýz da ALLAH onu bi

lir.Göklerde ve yerde olanlarý da bilir.ALLAH her þeye kadirdir.




(Müfessir Beyzavi, bu ayeti tefsir ederken þöyle diyor:'Eðer kalple

rinizde kafirlere karþý bir sevgi ve dostluk meyli varsa, onu sakla

sanýz da açýða vursanýz da ALLAH bilir.Zira göklerde ve yerde olan

her þeyi bilen ALLAH, elbette sizin gizlinizi de aþikarýnýzý da bi

lir.Ayrýca O, kafirlere dost olmanýzý yasaklamasýna raðmen, yine de

siz bundan vazgeçmezseniz, sizi cezalandýrmaya da kadirdir...Kýsaca,

O'nun muttali olmadýðý ve cezalandýrmaya gücünün yetmediði hiçbir kö

tülük ve isyanýn bulunmadýðýna göre, emrine asi olmak cür'etini gös

termeyin.')




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 11 Şubat 2011, 17:05:33

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/53.jpg)




Sayfa:53 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:3, Sure:3



30.Herkesin, iyilik olarak yaptýklarýný da kötülük olarak yaptýklarýný da kar

þýsýnda hazýr bulduðu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi ara

sýnda uzun bir mesafe bulunsun.ALLAH, kendisine karþý (gelmekten) sizi sakýn

dýrýyor.ALLAH kullarýna çok þefkatlidir.




31.(Resulüm!) De ki: Eðer ALLAH'ý seviyorsanýz bana uyunuz ki ALLAH da sizi

sevsin ve günahlarýnýzý baðýþlasýn.ALLAH son derece baðýþlayýcý ve esirgeyi

cidir.




32.De ki:ALLAH'a ve Resulü'ne itaat edin.Eðer yüz çevirirlerse bilsinler ki

ALLAH kafirleri sevmez.



33. 34.ALLAH birbirinden gelme bir nesil olarak Adem'i, Nuh'u, Ýbrahim'i ai

lesi ile Ýmran ailesini seçip alemlere üstün kýldý.ALLAH iþiten ve bilendir.



(Ýbrahim ve Ýmran ailesinden maksat, müfessirlerin çoðunluðuna göre, onlar

dan sonra gelen peygamberlerdir.)



35.Ýmran'ýn karýsý þöyle demiþti:'Rabbim!' Karnýmdakini azatlý bir kul ola

rak sýrf sana adadým. Adaðýmý kabul buyur.Þüphesiz (niyazýmý) hakkýyla iþi

ten ve (niyetimi) bilen sensin.'



36.Onu doðurunca, ALLAH, ne doðurduðunu bilip dururken:Rabbim! Ben onu kýz

doðurdum.Oysa erkek, kýz gibi deðildir.Ona Meryem adýný verdim.Kovulmuþ þey

tana karþý onu ve soyunu senin korumaný diliyorum, dedi.




37.Rabbi Meryem'e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiþtir

di.Zekeriyya'yý da onun bakýmý görevlendirdi.Zekeriyya, onun yanýna, mabe

de her giriþinde orada bir rýzýk bulur ve 'Ey Meryem, bu sana nereden ge

liyor?' der; o da: Bu ALLAH tarafýndandýr.ALLAH, dilediðine sayýsýz rýzýk

verir, derdi.



(Zekeriyya aleyhisselam, Hz. Meryem'in teyzesinin kocasý idi.Ayette ifa

de edildiði gibi Hz. Meryem'in Beyt-i Makdis'te bakýmýný Zekeriyya üze

rine almýþtý.Meryem'e özel bir oda tahsis etti ki ona ayette 'mihrap'

denilmiþtir.Mihrap, harp ve cihad vastasý demektir.Bir nevi çile odasý

anlamýný taþýr.Ayette geçen 'mihrab'ýn, camilerde imamýn namaz kýldýr

dýðý yer olan mihrap ile alakasý yoktur.Hz. Zekeriyya, Meryem'in yaný

na her giriþinde çeþit çeþit taze meyveler görürdü.Bunlar o mevsimde o

bölgede yetiþmeyen meyvelerdi.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:07:45
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/54.jpg)


Cüz:3, Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:54



38.Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti:Rabbim! Bana tarafýndan hayýrlý bir ne

sil baðýþla.Þüphesiz sen duayý hakkýyla iþitensin, dedi.




39.Zekeriyya mabedde durmuþ namaz kýlarken melekler ona þöyle nida etti:

ALLAH sana, kendisi tarafýndan gelen bir Kelime'yi tasdik edici,efendi,if

fetli ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yý müjdeler.



(Tefsirlerin beyanýna göre bu ayette 'Kelime' sözü ile kastedilen kiþi Hz.

Ýsa'dýr.Nitekim bu surenin 45. ayetinde bunun açýkca ifade edildiðini gör

mekteyiz.)


40.Zekeriyya: Rabbim! dedi, bana ihtiyarlýk gelip çattýðýna, üstelik ka

rým da kýsýr olduðuna göre benim nasýl oðlum olabilir? ALLAH þöyle bu

yurdu:Ýþte böyledir; ALLAH dilediðini yapar.



41.Zekeriyya:Rabbim! (Oðlum olacaðýna dair) bana bir alamet göster, dedi.

ALLAH buyurdu ki:Senin için alamet, insanlara, üç gün, iþaretten baþka

söz söylememendir.Ayrýca Rabbini çok an, sabah akþam tesbih et.




42.Hani melekler demiþlerdi: Ey Meryem! ALLAH seni seçti; seni tertemiz

yarattý ve seni bütün dünya kadýnlarýna tercih etti.



43.Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secdeye kapan, (O'nun huzurunda) eðil

enlerle beraber sen de eðil.




44.(Resulüm!) Bunlar, bizim sana vahiy yoluyla bildirmekte olduðumuz

gayb haberlerindendir.Ýçlerinden hangisi Meryem'i himayesine alacak di

ye kur'a çekmek üzere kalemlerini atarlarken sen onlarýn yanýnda deðil

din; onlar (bu yüzden) çekiþirken de yanlarýnda deðildin.




(Tefsircilerin beyanýna göre Ýsrailoðullarý, Tevrat'ý yazmakta kullan

dýklarý kalemlerini nehre atmak suretiyle kur'a çekmiþlerdi ki, böyle

ce hangisinin kalemi su yüzüne çýkarsa Meryem'i o himayesine alacaktý.

Bu kur'ayý oklarla çektikleri de rivayet edilmektedir.)




45.Melekler demiþlerdi ki:Ey Meryem! ALLAH sana kendisinden bir Ke

lime'yi müjdeliyor.Adý Meryem oðlu Ýsa'dýr, Mesih'tir; dünyada da,

ahirette de itibarlý ve ALLAH'ýn kendisine yakýn kýldýklarýndandýr.




(Mesih, Ýbranice bir kelime olup aslý 'meþih'tir.Hz. Ýsa'nýn bir

lakabýdýr ve 'mübarek' anlamýna gelmektedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:08:35

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/55.jpg)


Sayfa:55 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:3, Sûre:3



46.O, salihlerden olarak beþikte iken ve yetiþkinlik halinde insanlara (pey

gamber sözleri ile) konuþacak.



(Nitekim Meryem Suresi'nin 27-33. ayetlerinde ifade buyrulduðu gibi, Hz.Mer

yem, Hz.Ýsa'yý dünyaya getirince, onun iffetinden þüphelenen kavmine karþý,

daha yeni doðmuþ olan Hz.Ýsa,ALLAH'ýn kudretiyle konuþmaya baþlamýþ ve ken

disinin ALLAH'ýn kulu ve peygamberi olduðunu, kendisine Kitap verildiðini,

ALLAH tarafýndan mübarek kýlýndýðýný... anlatmýþtýr.)



47.Meryem:Rabbim! dedi, bana bir erkek eli deðmediði halde nasýl çocuðum

olur? ALLAH þöyle buyurdu:Ýþte böyledir, ALLAH dilediðini yaratýr.Bir iþe

hükmedince ona sadece 'Ol!' der; o da oluverir.



48.(Melekler, Meryem'e hitaben Ýsa hakkýnda sözlerine devam ettiler) :ALLAH

ona yazmayý, hikmeti, Tevrat'ý, Ýncil'i öðretecek.



49.O, Ýsrailoðullarýna bir elçi olacak (ve onlara þöyle diyecek) :Size Rabbi

nizden bir mucize getirdim:Size çamurdan bir kuþ sureti yapar, ona üflerim

ve ALLAH'ýn izni ile o kuþ oluverir.Yine ALLAH'ýn izni ile körü ve alacalýyý

iyileþtirir, ölüleri diriltirim.Ayrýca evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiði

nizi size haber veririm.Eðer inanan kimseler iseniz, bunda sizin için ibret

vardýr.



50.Benden önce gelen Tevrat'ý doðrulayýcý olarak ve size haram kýlýnan bazý

þeyleri de helal kýlmam için gönderildim.Size Rabbinizden bir mucize getir

dim.O halde ALLAH'tan korkun, bana da itaat edin.




(Nisa Suresi'nin 160., En'am Suresi'nin 146. ve Nahl Suresi'nin 118. ayet

lerinde ifade edildiði üzere yahudilere, zulüm ve isyanlarý yüzünden bazý

þeyler üzerinde yasaklar konmuþtu ki, yukarýdaki ayet, Hz. Ýsa'nýn þeriatý

nýn, bu yasaklarý kaldýrmak suretiyle, Musa(a.s)'nýn teblið ettiði bir ta

kým hükümleri neshettiðini ortaya koymaktadýr.)




51.ALLAH, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir.Öyle ise O'na kulluk ed

in.Ýþte bu doðru yoldur.



52.Ýsa, onlardaki inkarcýlýðý sezince:ALLAH yolunda bana yardýmcý olacak

lar kimlerdir? dedi.Havariler:Biz, ALLAH yolunun yardýmcýlarýyýz; ALLAH'

a inandýk, þahit ol ki bizler müslümanlarýz, cevabýný verdiler.




(Havari kelimesi Arapça'ya Habeþçe'den geçmiþ olup aslý 'havarya'dýr ve

'yardýmcý' anlamýna gelmektedir.Nitekim meali verilen ayette Ýsa'ya ve

onun dinine yardýmcý olmayý taahhüt edenlere bu adýn verildiðini görmek

teyiz.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:09:18

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/56.jpg)



 Cüz:3, Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:56



53.(Havariler) :Rabbimiz! Ýndirdiðine inandýk ve Peygamber'e uyduk.Þimdi bizi

(birliðini ve peygamberlerini tasdik eden) þahitlerden yaz, dediler.



54.(Yahudiler) tuzak kurdular; ALLAH da onlarýn tuzaklarýný bozdu. ALLAH, tu

zak kuranlarýn hayýrlýsýdýr.




55.ALLAH buyurmuþtu ki:Ey Ýsa! Seni vefat ettireceðim, seni nezdime yükselte

ceðim, seni inkar edenlerden arýndýrecaðým ve sana uyanlarý kýyamete kadar ka

firlerden üstün kýlacaðým. Sonra dönüþünüz bana olacak.Ýþte o zaman ayrýlýða

düþtüðünüz þeyler hakkýnda aranýzda ben hükmedeceðim.




56.Ýnkar edenler var ya, onlarý dünya ve ahirette þiddetli bir azaba çarptýra

caðým; onlarýn hiç yardýmcýlarý da olmayacak.



57.Ýman edip iyi davranýþlarda bulunanlara gelince, ALLAH onlarýn mükafatlarý

ný eksiksiz verecektir.ALLAH zalimleri sevmez.



58.(Resulüm!) Bu söylenenleri biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan o

kuyoruz.




59.ALLAH nezdinde Ýsa'nýn durumu, Adem'in durumu gibidir.ALLAH onu topraktan

yarattý.Sonra ona 'Ol!' dedi ve oluverdi.




(Hz. Adem'i topraktan, anasýz ve babasýz yaratan ALLAH, Ýsa'yý da babasýz ol

arak yaratmýþtýr.Yukarýda meali geçen ayet,ALLAH'ýn kudretinin sonsuzluðu ya

nýnda, Hz. Meryem'in de iffetli olduðunun bir ifadesidir.)



60.Gerçek Rabbinden gelendir. Öyle ise þüphecilerden olma.



61.Sana bu ilim geldikten sonra seninle bu konuda çekiþenlere de ki: Geliniz,

sizler ve bizler de dahil olmak üzere, siz kendi çocuklarýnýzý biz de kendi

çocuklarýmýzý, siz kendi kadýnlarýnýzý, biz de kendi kadýnlarýmýzý çaðýralým,

sonra da dua edelim de ALLAH'tan yalancýlar üzerine lanet dileyelim.



(Bu ayete 'mübahele ayeti' denir ki, bir meselede haklý olanýn çýkmasý için

karþýlýklý lanetleþmek demektir.Tefsircilerin belirttiðine göre Necran hýris

tiyanlarýndan bir heyet, Resulullah (s.a.v.)'ýn huzuruna gelerek, Kur'an Hz.

Ýsa'nýn babasýz doðduðunu kabul ettiðine göre onun ALLAH olmasý lazým gele

ceðini iddia ettiler.Hz. Peygamber onlarý, bir araya gelerek kim yalancý ise

ALLAH'ýn ona lanet etmesi için dua etmeye çaðýrdý. Fakat Necran heyeti buna

yanaþmayarak müslümanlarýn himayesine girmeyi kabul eden bir antlaþma imza

layýp gittiler.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:09:42

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/57.jpg)



Sayfa:57 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:3, Sûre:3



62.Þüphesiz bu (Ýsa hakkýnda söylenenler), doðru haberlerdir.ALLAH'tan baþka

ilah yoktur.Muhakkak ki ALLAH, evet O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.



63.Eðer yine yüz çevirirlerse, þüphesiz ALLAH, bozguncularý hakkýyla bilendir.



64.(Resulüm!) de ki:Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramýzda müþterek olan bir

söze geliniz:ALLAH'tan baþkasýna tapmayalým; O'na hiçbir þeyi eþ tutmayalým

ve ALLAH'ý býrakýp da kimimiz kimimizi ilahlaþtýrmasýn. Eðer onlar yine yüz

çevirirlerse, iþte o zaman:Þahit olun ki biz müslümanlarýz! deyiniz.



65.Ey ehl-i kitap! Ýbrahim hakkýnda niçin çekiþirsiniz? Halbuki Tevrat ve Ýn

cil, kesinlikle ondan sonra indirildi.Siz hiç düþünmez misiniz?



66.Ýþte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkýnda bilgi sahibi olduðunuz konuda

tartýþtýnýz; fakat bilgi sahibi olmadýðýnýz konuda niçin tartýþýyorsunuz! Oy

sa ki ALLAH, her þeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.



(Yahudiler ile hýristiyanlar aralarýnda tartýþtýlar; birinciler, Hz. Ýbrahim'

in bir yahudi olduðunu, diðerleri de hýristiyan olduðunu savundular; her iki

taraf da, iddialarýný isbat etmek için deliller getiriyorlardý.Halbuki, yuka

rýdaki ayette de belirtildiði gibi Hz. Ýbrahim ne yahudi ne de hýristiyan o

labilirdi.Çünkü her iki din de Hz. Ýbrahim'den sonra gelmiþti.)



67.Ýbrahim, ne yahudi, ne de hýristiyan idi; fakat o, ALLAH'ý bir tanýyan dos

doðru bir müslüman idi; müþriklerden de deðildi.



68.Ýnsanlarýn Ýbrahim'e en yakýn olaný, ona uyanlar, þu Peygamber (Muhammed)

ve (ona) iman edenlerdir.ALLAH müminlerin dostudur.




69.Ehl-i kitaptan bir kýsmý istediler ki, ne yapýp edip sizi saptýrabilsinler.

Oysa onlar sadece kendilerini saptýrýrlar da farkýna bile varmazlar.



70.Ey ehl-i kitap! (Gerçeði) görüp bildiðiniz halde niçin ALLAH'ýn ayetlerini

inkar edersiniz?




KAYNAK:KURÂ'N-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:10:11

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/57.jpg)


Sayfa:57  ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:3, Sûre:3



62.Þüphesiz bu (Ýsa hakkýnda söylenenler), doðru haberlerdir.ALLAH'tan baþka

ilah yoktur.Muhakkak ki ALLAH, evet O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.



63.Eðer yine yüz çevirirlerse, þüphesiz ALLAH, bozguncularý hakkýyla bilendir.



64.(Resulüm!) de ki:Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramýzda müþterek olan bir

söze geliniz:ALLAH'tan baþkasýna tapmayalým; O'na hiçbir þeyi eþ tutmayalým

ve ALLAH'ý býrakýp da kimimiz kimimizi ilahlaþtýrmasýn. Eðer onlar yine yüz

çevirirlerse, iþte o zaman:Þahit olun ki biz müslümanlarýz! deyiniz.



65.Ey ehl-i kitap! Ýbrahim hakkýnda niçin çekiþirsiniz? Halbuki Tevrat ve Ýn

cil, kesinlikle ondan sonra indirildi.Siz hiç düþünmez misiniz?



66.Ýþte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkýnda bilgi sahibi olduðunuz konuda

tartýþtýnýz; fakat bilgi sahibi olmadýðýnýz konuda niçin tartýþýyorsunuz! Oy

sa ki ALLAH, her þeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.



(Yahudiler ile hýristiyanlar aralarýnda tartýþtýlar; birinciler, Hz. Ýbrahim'

in bir yahudi olduðunu, diðerleri de hýristiyan olduðunu savundular; her iki

taraf da, iddialarýný isbat etmek için deliller getiriyorlardý.Halbuki, yuka

rýdaki ayette de belirtildiði gibi Hz. Ýbrahim ne yahudi ne de hýristiyan o

labilirdi.Çünkü her iki din de Hz. Ýbrahim'den sonra gelmiþti.)



67.Ýbrahim, ne yahudi, ne de hýristiyan idi; fakat o, ALLAH'ý bir tanýyan dos

doðru bir müslüman idi; müþriklerden de deðildi.



68.Ýnsanlarýn Ýbrahim'e en yakýn olaný, ona uyanlar, þu Peygamber (Muhammed)

ve (ona) iman edenlerdir.ALLAH müminlerin dostudur.




69.Ehl-i kitaptan bir kýsmý istediler ki, ne yapýp edip sizi saptýrabilsinler.

Oysa onlar sadece kendilerini saptýrýrlar da farkýna bile varmazlar.



70.Ey ehl-i kitap! (Gerçeði) görüp bildiðiniz halde niçin ALLAH'ýn ayetlerini

inkar edersiniz?




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:10:50

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/58.jpg)




Cüz:3, Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:58




71.Ey ehl-i kitap! Neden doðruyu eðriye karýþtýrýyorsunuz ve bile bile gerçeði

gizliyorsunuz?




(Rivayete göre Hayber yahudilerinden 12 kiþilik bir hahamlar topluluðu günün

ilk saatlerinde güya Ýslam'a girecekler, fakat akþama doðru, kendi kitaplarý

na baktýklarýný, hz. Muhammed (sav)'in risaletine dair bir iþarete rastlamadýklarý

ný öne sürerek Ýslam'dan döndüklerini söyleyecekler, böylece müslümanlarýn

kendi dinlerinden dönmelerine önayak olacaklardý.Ýþte aþaðýda meali verilen

ayette onlarýn bu planýna iþaret edilmektedir.)



72.Ehl-i kitaptan bir gurup þöyle dedi:'Müminlere indirilmiþ olana sabahley

in (görünüþte) inanýp akþamleyin inkar edin.Belki onlar (böylece dinlerinden)

dönerler.



73.Sizin dininize uyanlardan baþka hiçbir kimseye inanmayýn.' (Resulüm!) De

ki: Doðru yol ancak ALLAH'ýn yoludur.Yine (onlar kendi aralarýnda þöyle dedi

ler) :'Size verilenin benzerinin baþka herhangi bir kimseye verildiðine, ya

hut Rabbinizin huzurunda size karþý deliller getireceklerine de (inanmayýn)'

De ki:Lütuf ve ihsan ALLAH'ýn elindedir.Onu dilediðine verir. ALLAH'ýn rah

meti geniþtir ve O her þeyi hakkýyla bilir.



(Müfessir Razi'nin Kur'an'da anlaþýlmasý en müþkil ayetlerden biri olduðunu

belirttiði bu ayetin 'en yü'ta....' ile baþlayan kýsmý þöyle de anlaþýlmýþ

týr:'(Ey ehl-i kitap!) Bir kimseye (Hz.Muhammed'e) size verilenin benzeri

veriliyor diye mi (böyle karþý çýkýyorsunuz)? Yahut onlar (müslümanlar) Rab

binizin huzurunda aleyhinize deliller getirecek diye mi (böyle davranýyorsu

nuz)?')



74.Rahmetini dilediðine ayýrýr.ALLAH üstün lütuf sahibidir.



75.Ehl-i kitaptan öylesi vardýr ki, ona yüklerle mal emanet býraksan, onu sa

na noksansýz iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardýr ki, ona bir dinar em

anet býraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez. Bu da onlarýn,

'Ümmilere karþý yaptýklarýmýzdan bize vebal yoktur' demelerindendir.ALLAH adý

na bile bile yalan söylüyorlar.



(Ayette geçen 'ümmiler'den maksat, ehl-i kitaptan olmayan Araplardýr.)



76.Hayýr! (Gerçek onlarýn dediði deðil.) Her kim sözünü yerine getirir ve kö

tülükten sakýnýrsa, bilsin ki ALLAH sakýnanlarý sever.



77.ALLAH'a karþý verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle deðiþtirenlere

gelince, iþte bunlarýn ahirette bir payý yoktur.Kýyamet günü ALLAH onlarla ko

nuþmayacak, onlara bakmayacak ve onlarý temize çýkarmayacaktýr.Onlar için acý

bir azap vardýr.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:11:22

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/59.jpg)



Sayfa:59 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ CÜZ:3,Sûre:3




78.Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarýný kitaptan sanasýnýz diye kitabý okur

ken dillerini eðip bükerler.Halbuki okuduklarý Kitap'tan deðildir.Söyledikleri

ALLAH katýndan olmadýðý halde: Bu ALLAH katýndandýr, derler. Onlar bile bile

ALLAH'a iftira ediyorlar.



79.Hiçbir insanýn, ALLAH'ýn kendisine Kitap,hikmet ve peygamberlik vermesinden

sonra (kalkýp) insanlara:ALLAH'ý býrakýp bana kul olun! demesi mümkün deðildir.

Bilakis (þöyle demesi gerekir) : Okutmakta ve öðretmekte olduðunuz Kitap uyar

ýnca Rabbe halis kullar olunuz.



(Hýristiyanlar, Hz. Ýsa'nýn tanrý olduðunu iddia etmiþlerdi ki,Hz. Ýsa'nýn ger

çek dininde bulunmayan ve ALLAH'ýn birliði ile baðdaþmayan bu iddia, Ýslam in

ancýna göre tamamen batýldýr. Nitekim Kur'an-ý Kerim'in muhtelif ayetlerinde

bildirildiðine göre Hz. Ýsa, kendisinin ALLAH'ýn kulu olduðunu, ALLAH'ýn kendi

sine Kitap gönderdiðini ve Peygamber kýldýðýný söylemiþ.(Meryem 19/30-36),ken

disinin ve annesinin tanrý olduðu iddialarýný þiddetle reddederek,ALLAH'ý þirk

ten tenzih etmiþtir.[Maide 5/116-117])


80.Ve size:Melekleri ve peygamberleri ilahlar edinin, diye,de emretmez.Siz müs

lüman olduktan sonra hiç size kafirliði emreder mi?




81.Hani ALLAH, peygamberlerden:'Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdi

nizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiðinde ona mutlaka inanýp yardým ede

ceksiniz' diye söz almýþ, 'Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?' dediðim

de, 'Kabul ettik' cevabýný vermiþler, bunun üzerine ALLAH: O halde þahit olun;

ben de sizinle birlikte þahitlik edenlerdenim, buyurmuþtu.



82.Artýk bundan sonra her kim dönerse iþte onlar yoldan çýkmýþlarýn ta kendile

ridir.



(Tefsirler, burada peygamberler tarafýndan verilen sözün, ümmetleri adýna ol

duðunu belirtiyorlar.Bu söz,hz. Muhammed (sav) (s.a.v.)'e yardým vadidir.Peyganberle

rinin hüküm ve vadi, hz. Muhammed (sav)'e yardým yönünde olunca ayný hüküm ümmetleri

için de geçerlidir.Bu sebeple ümmetler zikredilmeyip, verilen söz, onlarýn pey

gamberlerine izafe edilmiþtir.)




83.Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O'na teslim olduðu halde onlar (ehl-i

kitap), ALLAH'ýn dininden baþkasýný mý arýyorlar? Halbuki O'na döndürülecekler

dir.





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:11:51

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/60.jpg)


Cüz:3,Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:60




84.De ki: Biz ALLAH'a, bize indirilene, Ýbrahim, Ýsmail, Ýshak, Ya'kub ve Ya'

kub oðullarýna indirilenlere, Musa, Ýsa ve (diðer) peygamberlere Rableri

tarafýndan verilenlere iman ettik. Onlarý birbirinden ayýrdetmeyiz. Biz an

cak O'na teslim oluruz.




85.Kim, Ýslâm'dan baþka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din)

asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktýr.




(Dinin esasýna taalluk eden temel prensipler, vahye dayanan bütün dinler

de aynýdýr. Deðiþiklikler daha ziyade ibadetler ve beþeri münasebetler ko

nusunda olup, bu deðiþiklikler, insan topluluklarýnýn tekâmül etmiþ olmasý

nýn bir sonucudur. 84. âyetten anlaþýlacaðý üzere Ýslâm dini, daha önce

ki peygamberlere gönderilen ve esasa taalluk eden dini prensipler bakým

ýndan kendisine aykýrý olmayan bütün hak dinleri kabul eder. Ancak, Ýs

lâm dini, ilâhi dinler zincirinin son halkasý ve devrinin insanlýðýnýn mânevî,

ahlâkî ve içtimaî ihtiyaçlarýný eksiksiz karþýlayan yegâne din olduðundan,

Ýslâm geldikten sonra baþka bir din tanýyan, bir yol tutan kimsenin bu tu

tumu ile Ýslâm'a aykýrý davranmýþ olduðu aþikârdýr.Þu halde onun bu dini

nin ve bu yolunun Ýslâm dini nezdinde bir geçerliliði olamaz.)




86.Ýman etmelerinden, Resûl'ün hak olduðuna þehadet getirmelerinden

ve kendilerine apaçýk deliler gelmesinden sonra inkârcýlýða sapan bir kav

me ALLAH nasýl hidayet nasip eder? ALLAH zalimler topluluðunu doðru yola

iletmez.




87.Ýþte onlarýn cezasý, ALLAH'ýn, meleklerin ve bütün i nsanlýðýn lânetine

uðramalarýdýr.




88.Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onlarýn azaplarý hafifletilmez; yüz

lerine de bakýlmaz.




89.Ancak, bundan sonra tevbe edip yola gelenler baþka. Çünkü ALLAH çok

baðýþlayýcý ve merhametlidir.



90.Ýnandýktan sonra kâfirliðe sapýp sonra inkârcýlýkta daha da ileri gidenler

in tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve iþte onlar, sapýklarýn ta kendisi

dirler.




91.Gerçekten, inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya, onlarýn hiçbirinden

-fidye olarak dünya dolusu altýn verecek olsa dahi- kabul edilmeyecektir.

Onlar için acý bir azap vardýr; hiç yardýmcýlarý da yoktur.





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:12:24

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/61.jpg)



Sayfa:61 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:3





92.Sevdiðiniz þeylerden (ALLAH yolunda) harcamadýkça ''iyi''ye eremezsin

iz. Her ne harcarsýnýz, ALLAH onu hakkýyla bilir.





(''Ýyi'' þeklinde tercüme edilen âyetteki birr kelimesi, hayrýn, iyiliðin kemal

noktasý, ALLAH'ýn rahmeti, rýzasý ve cenneti manalarýnda anlaþýlmýþtýr. Baka

ra sûresinin 177. âyetinde ''birr''in etraflý nir izahý verilmiþtir ki, buna göre

''birr''; imanda, ibadette ve ahlâkta en doðru ve en güzel yolu yaþamak

týr. Yukarýdaki âyete göreböyle bir hayata ve ALLAH'ýn lütuf ve inayetine

ulaþmanýn þartlarýndan biri, kiþinin sahip olduðu ve sevip baðlandýðý þeyle

ri ALLAH yolunda kullanmasýdýr. Müfessirlere göre bu þeyler; servet, mevki,

ilim ve beden kuvveti gibi maddi ve manevi imkânlardýr.)





93.Tevrat'ýn indirilmesinden önce, Ýsrail'in (Ya'kub'un) kendisine haram kýl

dýklarý dýþýnda, yiyeceðin her türlüsü Ýsrailoðullarýna helâl idi. De ki: Eðer

doðru sözlü iseniz, o zaman Tevrat'ý getirip onu okuyun.





94.Artýk bundan sonra her kim ALLAH'a karþý yalan uydurursa, iþte bunlar,

zalimlerin ta kendisidirler.




95.De ki: ALLAH doðruyu söylemiþtir.Öyle ise, hakka yönelmiþ olarak Ýbra

him'in dinine uyunuz. O, müþriklerden deðildi.




96.Þüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynaðý olarak insanlar için kur

ulan ilk ev (mâbet), Mekke'deki (Kâbe)dir.




97.Orada apaçýk niþâneler, (ayrýca) Ýbrahim'in makamý vardýr. Oraya giren

emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, ALLAH'ýn insanlar

üzerinde bir hakkýdýr. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, ALLAH bütün âlemlerden

müstaðnîdir.





(Bu âyet, müslümanlara haccýn farz olduðunun delilidir. ''Yoluna gücü yet

enler'', hacca gitme imkânýna kavuþanlar demektir ki, bu imkânýn ölçüsü

nün ne olduðu konusunda mezhepler farklý görüþtedirler. Ýmam Þâfiî'ye gö

re bu imkân vasýta ve yol masraflarýný karþýlama kudreti, Ýmam Mâlik'e gö

re yürüme ve çalýþýp kazanma iktidarý, Ýmam Ebu Hanîfe'ye göre ise bu

söylenenlerinin tamamýdýr.)




98.De ki: Ey ehl-i kitap! ALLAH yaptýklarýnýzý görüp dururken niçin ALLAH'ýn â

yetlerini inkâr edersiniz?





99.De ki: Ey ehl-i kitap! (Gerçeði) görüp bildiðiniz halde niçin ALLAH'ýn yolu

nu eðri göstermeye yeltenerek müminleri ALLAH yolundan çevirmeye kalkýþý

yorsunuz? ALLAH yaptýklarýnýzdan habersiz deðildir.




100.Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir guruba uyarsanýz

imanýnýzdan sonra sizi yeniden inkârcýlýða sevkederler.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:13:02

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/62.jpg)



Cüz:4,Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:62




101.Size ALLAH'ýn âyetleri okunurken, üstelik ALLAH Resûlü de aranýzda iken na

sýl inkâra saparsýnýz? Her kim ALLAH'a baðlanýrsa kesinlikle doðru yola iletilmiþ

tir.




102.Ey iman edenler! ALLAH'tan O'na yaraþýr þekilde korkun ve ancak müslü

manlar olarak can verin.





(Müfessirlere göre ''ALLAH'tan, O'na yaraþýr þekilde korkma''nýn anlamý, müslü

manýn, bütün varlýðý ile ALLAH'ýn emirlerini yerine getirmeye ve yasaklarýndan

kaçýnmayaçalýþmasýdýr.Nitekim Abdullah b. Mes'ûd (r. anh.) âyetin bu kýsmýný

þöyle açýklamýþtýr: ''O'na âsi olmayýp itaat etmek, nankör olmayýp þükretmek

ve O'nu unutmaksýzýn hep hatýrda tutmak.'')





103.Hep birlikte ALLAH'ýn ipine (Ýslâm'a) yapýþýn; parçalanmayýn.ALLAH'ýn size ol

an nimetini hatýrlayýn: Hani siz birbirinize düþman kiþiler idiniz de O, gönülleri

nizi birleþtirmiþti ve O'nun nimeti sayesinde kardeþ kimseler olmuþtunuz.Yine

siz bir ateþ çukurunun tam kenarýnda iken oradan da sizi O kurtarmýþtý. Ýþte

ALLAH size âyetlerini böyle açýklar ki doðru yolu bulasýnýz.





104.Sizden, hayra çaðýran, iyiliði emredip kötülüðü meneden bir topluluk bul

unsun. Ýþte onlar kurtuluþa erenlerdir.




(Müfessirler, bu âyetin emri uyarýnca,müslümanlar içinde, iyiliði emreden, kö

tülükten alýkoyan bir içtimaî kontrol müessesesinin bulunmasýnýn farz-ý kifâye

olduðunu belirtmiþler; ancak, bu görevi üstlenen kiþilerde, görevin iyi ve hak

kaniyete uygun olarak yerine getirilmesini mümkün kýlacak bazý þartlarýn bul

unmasý gerektiðine de iþaret edilmiþtir.)



105.Kendilerine apaçýk deliller geldikten sonra parçalanýp ayrýlýða düþenler gi

bi olmayýn.Ýþte bunlar için büyük bir azap vardýr.




106.Nice yüzlerin aðardýðý, nice yüzlerin karardýðý günü (düþünün.) Ýmdi, yüz

leri kararanlara: Ýnanmanýzdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise inkâr etmiþ

olmanýz yüzünden tadýn azabý! (denilir).




107.Yüzleri aðaranlara gelince, onlar ALLAH'ýn rahmeti içindedirler; orada ebe

dî kalacaklardýr.





108.Ýþte bunlar, ALLAH'ýn, sana hak olarak okuduðumuz âyetleridir.ALLAH hiçbir

kimseye haksýzlýk etmek istemez.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:13:33

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/63.jpg)




Sayfa:63 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:3





109.Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ýndýr.Ýþler dönüp dolaþýp ALLAH'a varýr.




110.Ýnsanlarýn iyiliði için ortaya çýkarýlmýþ en hayýrlý ümmetsiniz; iyiliði emred

er, kötülükten meneder ve ALLAH'a inanýrsanýz. Ehl-i kitap da inansaydý, el

bet bu, kendileri için çok iyi olurdu. (Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fak

at) çoðu yoldan çýkmýþlardýr.




(Bu âyetin müslümanlarla ilgili ilk kýsmý, bazý âlimlerce, icmaî ümmetin, Ýslâm

Dininin hüküm kaynaklarýndan olduðunu gösteren delilleri arasýnda zikredilmiþ

tir.)




111.Onlar (ehl-i kitap) size, incitmekten baþka bir zarar veremezler. Sizinle

savaþa girecek olsalar, size arkalarýna dönüp kaçarlar.Sonra kendilerine yar

dým da edilmez.




112.Onlar (yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, ALLAH'ýn ahdine ve in

sanlarýn (müminlerin) himayesine sýðýnmadýkça kendilerine zillet (damgasý) vu

rulmuþtur; ALLAH'ýn hýþmýna uðramýþlar ve miskinliðe mahkum edilmiþlerdir.Çün

kü onlar, ALLAH'ýn âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksýz yere peygamberleri öldü

rüyorlardý. Bu da, onlarýn isyan etmiþ ve haddi aþmýþ bulunmalarýndandýr.





113.Hepsi bir deðildir, ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardýr

ki,gece saatlerinde secdeye kapanarak ALLAH'ýn âyetlerini okurlar.




114.Onlar, ALLAH'a ve ahiret gününe inanýrlar; iyiliði emreder, kötülükten men

ederler; hayýrlý iþlere koþuþurlar. Ýþte bunlar iyi insanlardandýr.




115.Onlarýn yaptýklarý hiçbir hayýr karþýlýksýz býrakýlmayacaktýr. ALLAH, takvâ sa

hiplerini çok iyi bilir.





(Bazý tefsirlerde bu âyetin nüzul sebebi þöyle anlatýlýr: Ehl-i kitaptan Abdullah

b. Selâm ve çevresindekiler müslüman olunca, yahudiler onlara, ''Siz bu dine

girmekle kendinize yazýk ettiniz'' kabilinden sözler söylemiþlerdi. ALLAH Teâlâ

bu âyeti ile, iddia edilenin aksine, onlarýn kurtuluþa erdiklerini ve gerek onlar

ýn, gerekse diðer müminlerin yaptýklarý iyiliklerin karþýlýksýz kalmayacaðýný, ku

sursuz adaleti ile her türlü hayýrlý faaliyetlerin mükâfatýný eksiksiz olarak lüt

fedeceðini buyurmaktadýr.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:14:00

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/64.jpg)




Cüz:4,Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:64




116.Ýnkâr edenler var ya, onlarýn mallarý da evlâtlarý da ALLAH'a karþý kendi

lerine hiçbir fayda saðlamayacaktýr. Ýþte onlar, cehennemliklerdir; onlar or

ada ebedi kalacaklardýr.





117.Onlarýn, bu dünya hayatýnda yapmakta oduklarý harcamalarýn durumu,

kendilerine zulmetmiþ olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavuru

cu bir rüzgârýn durumu gibidir. Onlara ALLAH zulmetmedi; fakat onlar kendile

rine zulmediyorlar.




(Kavurucu rüzgâr, henüz yeþermekte olan ekini nasýl yakýp kavurursa, onla

rýn dünya hayatýnda sarfettikleri mallar da kendilerine bir iyilik getirmek þöy

le dursun, aksine, dünya ve ahiret hayatlarýnýn mahvýna sebep olur. Tefsir

lerde burada benzetme için þöyle bir takdir de yapýlmaktadýr: ''... harcama

lar, .... kavurucu rüzgârýn vurup mahvettiði ekine benzer.'' Âyette rüzgâr

ýn sýfatý olarak geçen ''sýrr'' kelimesi, ''çok soðuk'' anlamýný da taþýr.)







118.Ey iman edenler! Kendi dýþýnýzdakileri sýrdaþ edinmeyin. Çünkü onlar si

ze fenalýk etmekten asla geri durmazlar,hep sýkýntýya düþmenizi isterler.Ger

çekten, kin ve düþmanlýklarý aðýzlarýndan (dökülen sözlerinden) belli olmak

tadýr. Kalplerinde sakladýklarý (düþmanlýklarý) ise daha büyüktür. Eðer düþü

nüp anlýyorsanýz, âyetlerimizi size açýklamýþ bulunuyoruz.




119.Ýþte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onlarý se

versiniz. Siz, bütün kitaplara inanýrsýnýz; onlar ise, sizinle karþýlaþtýklarýnda

''Ýnandýk'' derler; kendi baþlarýna kaldýklarýnda da, size olan kinlerinden dol

ayý parmaklarýnýn uçlarýný ýssýrýrlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Þüp

hesiz ALLAH kalplerin içindekini hakkýyla bilmektedir.




(Âyetin ilk cümlesi, bazý müfessirlerce þöyle yorumlanmýþtýr: ''Siz onlarý se

versiniz; yani onlarýn müslüman olmalarýný istersiniz. Çünkü Ýslâm her þey

den hayýrlýdýr. Halbuki onlar sizi sevmezler; yani sizin kâfir olmanýzý ister

ler, kâfir olmak ise her þeyden kötüdür.'')





120.Size bir iyilik dokunsa, bu onlarý tasalandýrýr; baþýnýza bir musibet gel

se, buna da sevinirler. Eðer sabreder ve korunursanýz, onlarýn hilesi size

hiçbir zarar vermez. Þüphesiz ALLAH, onlarýn yaptýklarýný çepeçevre kuþat

mýþtýr.




121.Hani sen, sabah erkenden müminleri savaþ mevzilerine yerleþtirmek i

çin ailenden ayrýlmýþtýn.... -ALLAH hakkýyla iþiten ve bilendir.-




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ 
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 17:14:30

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/65.jpg)



Sayfa:65 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:4,Sure:3




122.O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuþtu. Halbuki ALLAH on

larýn yardýmcýsý idi. Müminler, yalnýz ALLAH'a dayanýp güvensinler.




(Uhud savaþýnda, Hz. Peygamber'in sað ve sol kanatlara yerleþtirdiði, Haz

rec kabilesinden Seleme oðullarý ile Evs kabilesinden Hârise oðullarý düþma

na karþý direnmekte korkaklýk ve zaaf göstermiþlerdi. Nitekim, bunlardan,

300 kiþiye kumandanlýk eden Ýbn Übey: ''Kendimizi ve çocuklarýmýzý ne di

ye tehlikeye sokalým!'' diyerek geri çekilmiþti.)




123.Andolsun, sizler güçsüz olduðunuz halde ALLAH, Bedir'de de yardým et

miþti. Öyle ise, ALLAH'tan sakýnýn ki O'na þükretmiþ olasýnýz.




124.O zaman sen, müminlere þöyle diyordun: Ýndirilen üç bin melekle Rab

binizin sizi takviye etmesi, sizi için yeterli deðil midir?




125.Evet, siz sabýr gösterir ve ALLAH'tan sakýnýrsanýz, onlar (düþmanlarýnýz)

þu anda üzerinize gelseler, Rabbiniz, niþanlý beþ bin melekle sizi takviye e

der.




126.ALLAH, bunu size sýrf bir müjde olsun ve kalpleriniz bu sayede rahatla

sýn diye yaptý. Zafer, yalnýzca mutlak güç ve hikmet sahibi ALLAH katýnda

dýr.




127. 128.ALLAH, kâfirlerden bir kýsmýnýn kökünü kessin veya onlarý periþan

etsin, böylece bozulmuþ bir halde dönüp gitsinler -ki bu iþte senin yapa

caðýn bir þey yoktur- yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul et

sin, ya da (ýsrar ederlerse) onlara azap etsin diye (ALLAH Bedir'de size yar

dým etti). Çünkü onlar zalimdirler.





(127. âyette ''bir kýsmý'' diye tercüme edilmiþ olan ''taraf'' kelimesinin mana

larýndan birkaçý, ''eþraf, liderler, kumamandanlar''dýr. Nitekim burada söz ko

nusu edilen Bedir savaþýnda müþriklerin birçok ileri gelenleri öldürülmüþ ve

ya esir alýnmýþtý.)





129.Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ýndýr. Dilediðini baðýþlar, dilediðine a

zap eder. ALLAH, çok baðýþlayýcý ve merhametlidir.





130.Ey iman edenler! Kat kat arttýrýlmýþ olarak faiz yemeyin. ALLAH'tan saký

nýn ki kurtuluþa eresiniz.




(Cenâb-ý Hâk, Bakara sûresinin 275, 276 ve 278. âyetlerinde alýþ-verþi he

lâl kýldýðýný ve faizi yasakladýðýný -bunlarýn ayný þeyler olmadýðýný vurgulaya

rak- ifade buyurmuþtur. Burada kat kat arttýrarak faiz yemenin yasak

olduðunun belirtilmesi ise, devrin Arap toplumunda yaygýn olan ve vâdesin

de ödenmeyen borçlar hakkýnda yapýlan tefecilik uyguamalarýna iþaret için

dir.)




131.Kâfirler için hazýrlanmýþ bulunan ateþten sakýnýn!



132.ALLAH'a ve Resûl'üne itaat edin ki rahmete kavuþturulasýnýz.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Renanet - 11 Şubat 2011, 20:53:20
Yüreðinize saðlýk kardeþim ama daha önce melleri eklemiþtik..Sure sure ...
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 11 Şubat 2011, 22:46:38
Bismillâh...

Renan kardeþim,  ben bu siteye uzun süredir üyeyim. Buradaki meâlden de haberdarým.

O yüzden kardeþ site ebedi kapanacaðý için, konumun tamamlanmayacaðýný bildiðim halde, konumu bir anlamda çöpe atmaya razýydým.

Ama Mim abi, konuyu bu foruma taþýyabileceðimizi söyledi. Bir önceki sayfada Mim abinin verdiði cevabý okumanýzý tavsiye ediyorum.
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 01:04:05
Yüreðinize saðlýk kardeþim ama daha önce melleri eklemiþtik..Sure sure ...

kýymetli ablam, sureyi arayanlar sizin yazdýðýnýz meallerden,
cüz cüz takip etmek isteyen ve ayný zamanda orjinal metninden görmek isteyenler buradan okuyabilirler ablam...
her ikisi de dini bir site için gereklidir...
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: insan - 12 Şubat 2011, 01:36:44

Ýsabet olmuþ..

Renanet ve Dilnihad kardeþlerim, ikinizdende ALLAH razý olsun inþaALLAH..
 Eðer yapýlabilirse...þöyle bir çalýþma da yaparmýsýnýz..?
Paylaþýlan konulara uygun AYETleri yorum olarak eklermisiniz...?
Böylece AYETin ýþýðýndan konuya bakmamýzý saðlamýþ olursunuz..ayrýca ,AYETleri okumamýza ,anlamamýza hatta ezberlememize dahi vesile olabilirsiniz...
Böyle bir çalýþmanýz olabilr mi..?

Olursa uygun olurmu...?Bu kýsým hocanýn alanýna girer...
Hocam..bilgilendirebilirmisiniz "mi" acaba..?
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 12:02:21
sen þunu daha açýk yazabilir misin abisi,
yani ayetlerin konulara göre tasnifinden mi bahsediyorsun.?
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 14:34:06
sen þunu daha açýk yazabilir misin abisi,
yani ayetlerin konulara göre tasnifinden mi bahsediyorsun.?

Bismillâh..

Ben anladým abi. Forumda paylaþýlan konularda, âyetlerin paylaþýlmasýndan bahsettiðini sanýyorum.

Ama ben öyle bir çalýþmanýn içinde bulunmayý düþünmem. Çünkü konu bitince, ben forumlara eskisi kadar sýk girmeyi düþünmüyorum.
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 14:46:52
valla ben hala pek biþey anladýðýmý söyleyemem. kalýn kafalýlýk iþte! :)
anlayýnca bakarýz bi çaresine inþaALLAH.
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: insan - 12 Şubat 2011, 17:34:42

sen þunu daha açýk yazabilir misin abisi,
yani ayetlerin konulara göre tasnifinden mi bahsediyorsun.?

Misal...
Cimrilikle ilðili bir paylaþým olmuþ.."diyelim.."
Ozaman bununla ilðili bir ayet "yorum olarak" paylaþýlabilinirmi..
Þöyleki..

"De ki: RABB'imin rahmet hazinesine eðer siz sahib olsaydýnýz, harcanýr korkusuyla kýstýkça kýsardýnýz. Ýnsanoðlu da pek eli sýkýdýr (cimridir) ."
(Ýsrâ 17/100)


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 19:34:14
abisi ben þöyle anlamýþ olsam, yanlýþ mý dersin?

mesela konularý alfabetik olarak ayýrýp ayetleri yazmak... mesela...

A

aç gözlülük...

B

barýþ vs.
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 20:25:18
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/66.jpg)


Cüz:4,Sûre:3  ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ   Sayfa:66



133.Rabbinizin baðýþýna ve takvâ sahipleri için hazýrlanmýþ olup geniþliði gökler ve yer kadar olan cennete koþun!


134.O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlýkta da ALLAH için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanlarý affederler. ALLAH

da güzel davranýþta bulunanlarý sever.


135.Yine onlar ki, bir kötülük yaptýklarýnda, ya da kendilerine zulmettiklerinde ALLAH'ý hatýrlayýp günahlarýndan dolayý

hemen tevbe-istiðfar ederler. Zaten günahlarý ALLAH'tan baþka kim baðýþlayabilir ki! Bir de onlar, iþledikleri kötülükler

de bile bile ýsrar etmezler.



(Bu üç âyette Ýslâm ahlâkýnýn bir hülâsasý verilmiþtir. Þöyle ki; 133. âyette, Rabbimizin baðýþýna, gökler ve yer kadar

geniþliðinde cennetine kavuþmanýn, bütün ahlâki davranýþlarýmýz için temel gaye olduðu; iyiliði, birtakým dünyevî men

faatler kaygýsýyla deðil de, sýrf ALLAH'a saygý ve sevgi demek olan takvâ sâiki ile ve sadece uhrevî saadet uðruna

yapmak gerektiði hatýrlatýlmýþtýr. 134 ve 135. âyetlerde ise, Ýslâm'da ideal ahlâk tipi olan ''müttakî insan''ýn temel ah

lâkî nitelikleri olarak sayýlan ''herhalde cömert olmak, öfkeyi yenmek, insanlarý baðýþlamak ve hatasýný görerek kabul

etmek ve vazgeçmek'' gibi vasýflar, ancak ihtiraslarý ve bencil duygularý karþýsýnda hürriyetine kavuþmuþ üstün ruh

larýn faziletleridir.)


136.Ýþte onlarýn mükâfatý, Rableri tarafýndan baðýþlanma ve altlarýndan ýrmaklar akan, içinde ebedî kalacaklarý cennet

lerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatýne güzeldir!


137.Sizden önce nice (milletler hakkýnda) ilâhî kanunlar gelip geçmiþtir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaþýn da

(ALLAH'ýn âyetlerini) yalan sayanlarýn âkýbeti ne olmuþ, görün!


138.Bu (Kur'ân), bütün insanlýða bir açýklamadýr; takvâ sahipleri için de bir hidayet ve öðüttür.


139.Gevþeklik göstermeyin, üzüntüye kapýlmayýn. Eðer inanmýþsanýz, üstün gelecek olan sizsiniz.



(Bu âyet, müslümanlarýn, Uhud savaþýnda uðradýklarý geçici baþarýsýzlýktan dolayý ümitsizliðe kapýlmamalarý gerektiði

ni onlara ihtar etmekte ve mülümanlara, güçlü bir imana sahip olmanýn verdiði azim ve kararlýlýk sayesinde nice zafer

lere ulaþmanýn mümkün olduðunu müjdelemektedir.)


140.Eðer siz (Uhud'da) bir acýya uðradýnýzsa, (Bedir'de de düþmanýnýz olan) o kavim de benzer bir acýya uðramýþtýr.

O günleri biz insanlar arasýnda döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasip ederiz). Ta ki

ALLAH, iman edenleri ortaya çýkarsýn ve aranýzdan þahitler edinsin. ALLAH zalimleri sevmez.



(Meâlde ''ortaya çýkarsýn'' þeklinde tercüme edilmiþ olan, âyetteki ''li-ya'leme'' kelimesi için, ''ALLAH'ýn, ilm-i ezelîsinde

var olan bilgiyi vâkýa ile ayan-beyan ortaya koymasý'' veya ''mümini münafýktan ayýrdetme hükmünü vermesi'' þeklin

de tefsirler yapýlmýþtýr. Bu sebeple, ''þehitler'' manasýna da gelen ''þühedâ'' kelimesi, meâlde ''þahitler'' karþýlýðý ile ter

cüme edilmiþtir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 20:25:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/67.jpg)


Sayfa:67  ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ    Cüz:4, Sûre:3


141.Bir de (böylece) ALLAH, iman edenleri günahlardan temize çýkarmak, kâfirleri de helâk etmek

ister.


142.Yoksa ALLAH içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çýkarmadan cennete gi

receðinizi mi sandýnýz?


143.Andolsun ki siz, ölümle yüzyüze gelmezden önce onu temenni ederdiniz. Ýþte þimdi onu karþýnýz

da gördünüz.



(Bu âyette, Bedir savaþýna katýlmýþ olup Bedir þehitlerinin faziletlerine imrenen ve Hz. Peygam

ber'in, Medine'de kalarak düþmana orada karþý konulmasýnýn uygun olacaðý fikrine mukabil, Uhud'da

savaþmayý isteyen sahâbîlere hitap edildiði rivayet edilir.)


144.Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiþtir. Þimdi o ölür ya

da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, ALLAH'a

hiçbir þekilde zarar vermiþ olmayacaktýr. ALLAH, þükredenleri mükâfatlandýracaktýr.



(Uhud savaþýnda Abdullah b. Kamîe adýnda bir müþrikin attýðý taþla Resûlullah'ýn (s.a.v.) diþi ký

rýlmýþ, yüzü yaralanmýþtý. Bu düþman askerinin, ''Muhammed'i öldürdüm'' dediðini duyan biri ''Mu

hammed öldürüldü!'' diye baðýrmaya baþlamýþ, bu yalan haber müslümanlar arasýna yayýlmýþ, asker

paniðe kapýlmýþtý. Hz. Peygamber ise:''Buradayým! Buraya gelin!'' diye baðýrýyordu. Etrafýný çev

releyen yaklaþýk 30 kiþilik bir gurup, yiðitçe onu savundular. Ýþte yukarýdaki âyet, belirtilen

yalan haber üzerine infiale kapýlan müslümanlarý tenkit etmekte; hz. Muhammed (sav)'in fâni, Ýslâm'ýn

ise bâki olduðunu; bu  sebeple, o ölse dahi müslümanlarýn bunu sükûnetle karþýlayýp, dinlerinde

sebat etmeleri gerektiðini hatýrlatmaktadýr.)


145.Hiçbir kimse yok ki, ölümü ALLAH'ýn iznine baðlý olmasýn. (Ölüm), belli bir süreye göre yaz

ýlmýþtýr. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabýný is

terse, ona da bundan veririz. Biz þükredenleri mükâfatlandýracaðýz.


146.Nice peygamberler vardý ki, beraberinde birçok ALLAH erleri bulunduðu halde savaþtýlar da,

bunlar, ALLAH yolunda baþlarýna gelenlerden dolayý gevþeklik ve zaaf göstermediler, boyun eðme

diler. ALLAH sabredenleri sever.


147.Onlarýn sözleri, sadece þöyle demekten ibaretti: Ey Rabbimiz! Günahlarýmýzý ve iþimizdeki

taþkýnlýðýmýzý baðýþla; ayaklarýmýzý (yolunda) sabit kýl; kâfirler topluluðuna karþý bizi muzaf

fer kýl!


148.ALLAH da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabýnýn güzelliðini verdi.

ALLAH, iyi davrananlarý sever.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ   
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 20:27:06
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/68.jpg)


Cüz:4, Sûre:3   ÂL-Ý  ÝMRÂN SÛRESÝ   Sayfa:68


149.Ey iman edenler! Eðer kâfirlere uyarsanýz,  gerisin geriye (eski dininize) döndürürler de, hüsrana uðrayanlarýn du

rumuna düþersiniz.



(Uhud savaþýnda ''Muhammed öldürüldü!'' þeklindeki yalan haberin yayýlmasý üzerine, bu fýrsatý kaçýrmayan münafýk

lar, Ýslâm askerlerine:''Eski dininize ve dostlarýnýza dönün, Muhammed peygamber olsaydý, öldürülür müydü? þeklinde

konuþmaya baþlamýþlardý. Ýþte bu âyet, her zaman ve her toplum içinde bulunabilen münafýklarýn bu tür bozguncu

sözlerine karþý müslümanlarý uyarmaktadýr.)



150.Oysa sizin mevlânýz ALLAH'týr ve O, yardýmcýlarýn en hayýrlýsýdýr.


151.ALLAH'ýn, hakkýnda hiçbir delil indirmediði þeyleri O'na ortak koþmalarý sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakýnda korku

salacaðýz. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacaðý yer ne kötüdür!



(Bu âyet,  ALLAH'a inanmanýn verdiði moral gücünden yoksun olanlarýn kalplerini kýsa zamanda korku saracaðýný ifade

etmektedir. Nitekim, bu âyetlerde bahis konusu edilen uhud savaþýnda, bir ara müslümanlarýn çoðu paniðe kapýlýp

daðýlmalarýna raðmen müþrikler, önemli bir sonuç elde etmeden çekip gitmiþlerdi. Hatta giderken bir ara geri dönüp

müslümanlarýn iþini bitirmeyi düþünmüþler, ancak dönme cesaretini gösterememiþlerdi, büsbütün yenilmemiþ olmayý

yeð tutmuþlardý.)


152.Siz ALLAH'ýn izni ile düþmanlarýnýzý öldürürken, ALLAH, size olan vâdini yerine getirmiþtir. Nihayet, öyle bir an geldi

ki, ALLAH arzuladýðýnýzý (galibiyeti) size gösterdikten sonra zaafa düþtünüz; (Peygamberin verdiði) emir konusunda

tartýþmaya kalktýnýz ve asi oldunuz. Dünyayý isteyeniniz de vardý, ahireti isteyeninizde vardý. Sonra ALLAH, denemek

için sizi onlardan (onlarý maðlup etmekten) alýkoydu. Ve andolsun sizi baðýþladý. Zaten ALLAH, müminlere karþý çok lü

tufkârdýr.


153.O zaman Peygamber arkanýzdan sizi çaðýrdýðý halde siz, durmadan (savaþ alanýndan) uzaklaþýyor, hiç kimseye

dönüp bakmýyordunuz. (ALLAH) size keder üstüne keder verdi ki, bundan dolayý gerek elinizden gidene, gerekse baþý

nýza gelenlere üzülmeyesiniz. ALLAH yaptýklarýnýzdan haberdardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 20:27:34
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/69.jpg)



Sayfa:69  ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ   Cüz:4,Sûre:3



154.Sonra o kederin arkasýndan ALLAH size bir güven indirdi ki, (bu güvenin yol açtýðý) uyuklama hali bir kýsmýnýzý kap

lýyordu. Kendi canlarýnýn kaygýsýna düþmüþ bir gurup da, ALLAH'a karþý haksýz yere cahiliye devrindekine benzer düþün

celere kapýlýyorlar, ''Bu iþten bize ne!'' diyorlardý. De ki: Ýþ (zafer, yardým, her þeyin karar ve buyruðu) tamamen

ALLAH'a aittir. Onlar, sana açýklayamadýklarýný içlerinde gizliyorlar. ''Bu iþten bize bir þey olsaydý, burada öldürülmezdik''

diyorlar. Þöyle de: Evlerinizde kalmýþ olsaydýnýz bile, öldürülmesi takdir edilmiþ olanlar, öldürülüp düþecekleri yere ken

diliklerinden çýkýp giderlerdi. ALLAH, içinizdekileri yoklamak ve kalplerinizdekileri temizlemek için (böyle yaptý). ALLAH içi

nizde ne varsa bilir.



(Uhud savaþýnda düþman, sayýsý ve silahýyla müslümanlardan kat kat fazla idi. Fakat zafer de maðlubiyet de ALLAH'ýn

elinde olduðundan müslümanlarýn üzerine bir emniyet duygusu indirildi. Bu yüzden bazý müslümanlar uyumaya koyul

muþtu.


Abdullah b. Mes'ûd: ''Savaþtaki uyku halinin ALLAH'tan, namazdakinin ise þeytandan'' olduðunu söyler.


Ebu Talha:''Uhud günü ben de üzerlerine uyku çökenler arasýnda idim. Öyle ki, kýlýcým defalarca elimden düþtü; aldým,

yine düþtü, aldým yine düþtü...'' der.


Müfessirlere göre bu âyette bahsedilen ikinci gurup insanlarla münafýklar kasdolunmuþtur. Münafýklarýn buradaki ifade

leri, ''Bize bundan bir fayda, bir pay var mý!'', ''Bizim elimizden ne gelir!'', ''Tedbir konusunda bizim görüþümüz alýndý

mý!'' gibi manalarla açýklanmýþtýr.)


155.(Uhud'da) iki ordu karþýlaþtýðý gün, sizi býrakýp gidenleri, sýrf iþledikleri bazý hatalar yüzünden þeytan (yerlerinden)

kaydýrmýþtý. Yine de ALLAH onlarý affetti. Çünkü ALLAH, çok baðýþlayýcýdýr, halîmdir.


156.Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çýkan veya savaþan kardeþleri hakkýnda:''Eðer biz

im yanýmýzda kalsalardý ölmezler, öldürülmezlerdi'' diyenler gibi olmayýn. ALLAH bu kanaatý onlarýn kalplerine (kaybettik

leri yakýnlarý için onulmaz) bir hasret (yarasý) olarak koydu. Caný veren de alan da ALLAH'týr. ALLAH yaptýklarýnýzý hakkýy

la görür.


157.Eðer ALLAH yolunda öldürülür ya da ölürseniz, þunu bilin ki, ALLAH'ýn maðfireti onlarýn topladýklarý bütün þeylerden

daha hayýrlýdýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 20:28:11
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/70.jpg)


Cüz:4, Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:70




158.Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de ALLAH'ýn huzurunda toplanacaksýn

ýz.




159.O vakit ALLAH'tan bir rahmet ile onlara yumuþak davrandýn! Þayet sen

kaba, katý yürekli olsaydýn, hiç þüphesiz, etrafýndan daðýlýp giderlerdi. Þu

halde onlarý affet; baðýþlanmalarý için dua et; iþ hakkýnda onlara danýþ. Ka

rarýný verdiðin zaman da artýk ALLAH'a dayanýp güven. Çünkü ALLAH, kendisi

ne dayanýp güvenenleri sever.





(Þûrâ (meþveret, danýþma) prensibinin Ýslâmiyette önemli bir yere sahip ol

duðu âyette açýkca ifade edilmiþtir. Ancak, þûrânýn kapsamý, þekli ve bað

layýcýlýk gücü konularýnda Ýslâm bilginlerince farklý görüþler ileri sürülmüþtür)




160.ALLAH size yardým ederse, artýk size üstün gelecek hiç kimse yoktur.

Eðer sizi býrakýverirse, ondan sonra size kim yardým eder? Müminler ancak

ALLAH'a güvenip dayanmalýdýrlar.




161.Bir peygambere, emanete hýyanet yaraþmaz.Kim emanete (devlet ma

lýna) hýyanet ederse, kýyamet günü, hainlik ettiði þeyin günahý boynuna a

sýlý olarak gelir. Sonra herkese -asla haksýzlýða uðratýlmaksýzýn- kazandýðý

tastamam verilir.




(Bedir savaþýnda elde edilen ganimetlerin taksimi sýrasýnda, kayp bir eþya

için, münafýklarýn ''Herhalde Muhammed almýþtýr'' demeleri üzerine bu âyet

in nâzil olduðu rivayet edilir. Uhud savaþýnda Hz. Peygamber'in stratejik

bir noktaya yerleþtirdiði okçularýn, Ýslâm ordusunun savaþý kazanma belir

tisi üzerine, Hz. Peygamber tarafýndan ''Herkesin aldýðý ganimet, kendisi

nin olacaktýr'' gibi bir söz söylenebileceði zannýna kapýlarak görevlerini ter

ketmeleri üzerine, onlarýn bu zannýný reddetmek için indirildiði de rivayet e

dilir.)





162.ALLAH'ýn hoþnutluðunu gözetenle ALLAH'ýn hýþmýna uðrayan bir olur mu?

Berikisinin yeri cehennemdir. Cehennem ise ne kötü bir varýþ noktasýdýr.





163.Onlar ALLAH katýnda derece derecedirler. ALLAH onlarýn yaptýklarýný gör

mektedir.





164.Andolsun ki içlerinden, kendilerine ALLAH'ýn âyetlerini okuyan, (kötülük

lerde ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öð

reten bir Peygamber göndermekle ALLAH, müminlere büyük bir lütufta bul

unmuþtur. Halbuki daha önce onlar apaçýk bir sapýklýk içinde idiler.





165.(Bedir'de) iki katýný (düþmanýnýzýn) baþýna getirdiðiniz bir musibet, (Uh

ud'da) kendi baþýnýza geldiði için mi ''Bu nasýl oluyor!'' dediniz? De ki: O,

kendi kusurunuzdandýr. Þüphesiz ALLAH'ýn her þeye gücü yeter.




(Bedir'de müslümanlar müþriklerden yetmiþ kiþi öldürmüþ, yetmiþ kiþi de es

ir almýþlardý. Uhud'da ise yetmiþ þehit verdiler. Âyet-i kerimede geçen ''mu

sibet''le buna iþaret ediliyor. Ve bunun, okçularýn ALLAH Resûlü'nün emrini

tutmamalarýndan dolayý baþlarýna geldiði vurgulanýyor.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 12 Şubat 2011, 20:28:42
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/71.jpg)


Sayfa:71 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:3



166. 167.Ýki birliðin karþýlaþtýðý gün baþýnýza gelenler, ancak

ALLAH'ýn dilemesiyle olmuþtur ki, bu da, müminleri ayýrdetmesi

ve münafýklarý ortaya çýkarmasý için idi. Bunlara: ''Gelin,

ALLAH yolunda çarpýþýn; ya da savunma yapýn''denildiði zaman,

''Harbetmeyi bilseydik, elbette sizin peþinizden gelirdik''

dediler. Onlar o gün, imandan çok, kâfirliðe yakýn idiler.

Aðýzlarýyla, kalplerinde olmayaný söylüyorlardý. Halbuki

ALLAH, onlarýn içlerinde gizlediklerini daha iyi bilir.





168.(Evlerinde) oturup da kardeþleri hakkýnda: ''Bize uysalar

dý öldürülmezlerdi'' diyenlere, ''Eðer doðru sözlü insanlar

iseniz, canlarýnýzý ölümden kurtarýn bakalým!'' de.




169. 170.ALLAH yolunda öldürülenleri sakýn ölü sanmayýn. Bila

kis onlar diridirler; ALLAH'ýn lütuf ve kereminden kendileri

ne verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanýnda rýzýkla

ra mazhar olmaktadýrlar. Arkalarýndan gelecek ve henüz kendi

lerine katýlmamýþ olan þehit kardeþlerine de hiçbir korku

ve keder bulunmadýðý müjdesinin sevincini duymaktadýrlar.





171.Onlar, ALLAH'tan gelen nimet ve keremin; ALLAH'ýn, mümin

lerin ecrini zayi etmeyeceði müjdesinin sevinci içindedirler.





172.Yara aldýktan sonra yine ALLAH'ýn ve Peygamber'in çaðrýsý

na uyanlar (özellikle) bunlarýn içlerinden iyilik yapanlar ve

takvâ sahibi olanlar için pek büyük bir mükâfat vardýr.





173.Bir kýsým insanlar, müminlere: ''Düþmanlarýnýz olan insan

lar, size karþý asker topladýlar; aman sakýnýn onlardan!'' de

diklerinde bu, onlarýn imanlarýný bir kat daha arttýrdý ve

''ALLAH bize yeter. O ne güzel vekîldir!'' dediler.





(Rivayete göre Uhud savaþýnda müslümanlarýn bir ara bozulduk

tan sonra tekrar toparlanmalarý üzerine önemli bir sonuca ul

aþmayan düþman ordusunun kumandaný Ebu Süfyân, savaþ alanýný

terkederken Hz. Peygamber'e''Ey Muhammed! Önümüzdeki yýl Bedir

meydanýnda tekrar karþýlaþacaðýz!'' tehdidini savurmuþ; Hz.

Peygamber de : ''ÝnþaALLAH!'' demiþti. Ertesi yýl, Ebu Süfyân'

ýn böyle bir hazýrlýk içinde bulunduðu haberi Medine'ye ulaþ

ýnca,Hz. Peygamber, bir süvari birliði ile düþmaný karþýlama

ya çýkmýþtý. Ýþte yukarýdaki âyet, düþman tarafýndan gelen bu

haber karþýsýnda müslümanlarýn azim ve kararlýlýðýný, onlarýn

yüksek moral gücünü takdir ve ifade etmektedir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:30:46
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/72.jpg)



Cüz:4,Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:72




174.Bunun üzerine, kendilerine hiçbir fenalýk dokunmadan, ALLAH'ýn nimet ve

keremiyle geri geldiler. Böylece ALLAH'ýn rýzasýna uymuþ oldular. ALLAH büyük

kerem sahibidir.




(Hz. Peygamber'in komutasýndaki birlik, Ebu Süfyân ile bir yýl önce sözleþil

en yerde onlarý bir hafta kadar bekledi; ancak bir miktar asker ile yola çýk

an Ebu Süfyân'ýn savaþmaktan korkarak geri dönmesi üzerine müslümanlar

da kârlý alýþ-veriþler yaparak tekrar Medine'ye geldiler.)




175.Ýþte o þeytan, ancak kendi dostlarýný korkutur. Þu halde, eðer iman et

miþ kimseler iseniz onlardan korkmayýn, benden korkun.




(Âyette ''Ýþte o þeytan, sizi kendi dostlarýndan korkutmaktadýr'' þeklinde ma

na vermek de mümkündür. Nitekim bazý müfessirler burada, Mekkelilerin Me

dine'deki müslümanlarý ürkütmesi için propaganda yapmak üzere gönderdik

leri Nuaym isimli kiþiye iþaret edildiðini belirtirler.)





176.(Resûlüm) Ýnkârda yarýþanlar sana kaygý vermesin. Çünkü onlar, ALLAH'a

hiçbir zarar veremezler. ALLAH onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek is

tiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardýr.





177.Þurasý muhakkak ki, imaný verip inkârý alanlar, ALLAH'a hiçbir zarar vere

mezler. Onlar için elîm bir azap vardýr.





178.Ýnkâr edenler sanmasýnlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için da

ha hayýrlýdýr. Onlara ancak günahlarýný arttýrmalarý için fýrsat veriyoruz. On

lar için alçaltýcý bir azap vardýr.





179.ALLAH, müminleri (þu) bulunduðunuz durumda býrakacak deðildir; sonun

da murdarý temizden ayýracaktýr. Bununla beraber ALLAH, size gaybý da bildi

recek deðildir. Fakat ALLAH, elçilerinden dilediðini ayýrdeder. O halde ALLAH'a

ve peygamberlerine iman edin. Eðer iman eder, takvâ sahibi olursanýz sizin

için de çok büyük bir ecir vardýr.


(Tefsirlerde bu âyetin, ''Ey Muhammed! Bize kimlerin iman edip kimlerin et

mediðini bildir'' diyen kâfirlere cevap teþkil ettiði belirtilmektedir.








180.ALLAH'ýn, kereminden kendilerine verdiklerine (infakta) cimrilik gösteren

ler, sanmasýnlar ki, o, kendileri için hayýrlýdýr; tersine bu onlar için pek fena

dýr. Cimrilik ettikleri þey de kýyamet gününde boyunlarýna dolanacaktýr. Gök

lerin ve yerin mirasý ALLAH'ýndýr. ALLAH bütün yaptýklarýnýzdan haberdardýr.




(Âyette geçen ''miras'' kelimesi dolayýsýyla tefsirlerde genellikle þu açýklama

lar yapýlmýþtýr: Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ALLAH'ýn mülküdür. Ondan

yararlananlar, hep O'nun mülkünü birbirinden devralmaktadýrlar; o halde,

ALLAH'ýn mülkünde cimrilik etmeleri ne kadar yanlýþtýr! Bir gün, herkes ölecek

ve malik olduðu þeyler üzerindeki mülkiyetini kaybedecektir; halbuki ALLAH

bâkidir, mülk yine O'nundur.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:31:26
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/73.jpg)




Sayfa:73 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:3




181.''Gerçekten ALLAH fakir, biz ise zenginiz'' diyenlerin sözünü andolsun ki

ALLAH iþitmiþtir. Onlarýn (bu) dediklerini, haksýz yere peygamberleri öldürme

leri birlikte yazacaðýz ve diyeceðiz ki: Tadýn o yakýcý azabý!





(Yahudilerin bu alaylý ifadelerinin, peygamberleri öldürme günahý ile bir tutul

masý, bir taraftan bu sözleri söylemenin büyük günah sayýldýðýný, diðer taraf

tan da onlarýn ilk günahýnýn bundan ibaret olmadýðýný, daha önce de peygam

berlerin canlarýna kýydýklarýný göstermektedir.)




182.Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmýþ olduðunuzun karþýlýðýdýr. Yok

sa ALLAH kullarýna zulmetmez.




183.''Doðrusu ALLAH bize, (gökten inen) ateþin yiyeceði (yakýp kor edeceði)

bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamýzý emretti'' diyenle

re þöyle de: Size, benden önce mucizelerle, (özellikle) dediðiniz (mucize)

ile nice peygamberler geldi. Eðer doðru insanlar iseniz, ya onlarý niçin öl

dürdünüz?





(Bazý tefsirlerde nakledilen bir rivayete göre Medine'deki yahudilerin, müs

lüman olmamak için bahane olarak ileri sürdükleri bu özel mucize þartý, Hz.

Ýsa'nýn risaleti ile kalkmýþtýr.)





184.(Resûlüm!) Eðer seni yalancýlýkla itham ettilerse (yadýrgama); gerçek

ten, senden önce apaçýk mucizeler, sahifeler ve aydýnlatýcý kitap getiren

nice peygamberler de yalancýlýkla itham edildi.




185.Her canlý ölümü tadacaktýr. Ve ancak kýyamet günü yaptýklarýnýzýn kar

þýlýðý size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaþtýrýlýp cennete

konursa o, gerçekten kurtuluþa ermiþtir. Bu dünya hayat ise aldatma me

tâýndan baþka bir þey deðildir.




186.Andolsun ki, mallarýnýz ve canlarýnýz konusunda imtihana çekileceksin

iz; sizden önce kitap verilenlerden ve müþriklerden birçok üzücü sözler i

þiteceksiniz. Eðer sabreder ve takvâ gösterirseniz, muhakkak ki bu, (ya

pýlacak) iþlerin en deðerlisidir.





KAYNAK:KURÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:31:48
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/74.jpg)



Cüz:4,Sûre:3 ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Sayfa:74




187.ALLAH, kendilerine kitap verilenlerden, ''Onu mutlaka insanlara açýklaya

caksýnýz, onu gizlemeyeceksiniz'' diyerek söz almýþtý. Onlar ise bunu kulak

ardý ettiler, onu az bir dünyalýða deðiþtiler. Yaptýklarý alýþ-veriþ ne kadar

kötü!





188.Sanma ki ettiklerine sevinen, yapmadýklarý ile övülmek isteyenler, ev

et, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardýr. Onlar için elem verici bir az

ap vardýr.





189.Göklerin ve yerin hükümranlýðý ALLAH'ýndýr. ALLAH'ýn her þeye gücü yeter.




190.Göklerin ve yerin yaratýlýþýnda, gece ile günüdüzün birbiri ardýnca gelip

gidiþinde aklýselim sahipleri için gerçekten açýk ibretler vardýr.




191.Onlar, ayakta dururken, otururken, yanlarý üzerine yatarken (her vak

it) ALLAH'ý anarlar, göklerin ve yerin yaratýlýþý hakkýnda derin derin düþünür

ler (ve þöyle derler) : Rabbimiz! Sen bunu boþuna yaratmadýn. Seni tes

bih ederiz. Bizi cehennem azabýndan koru!






(ALLAH Teâlâ, 190. âyette, göklerin yaratýlýþý ile gece ve gündüzün deðiþimi

ni, bir baþka deyiþle, mekân ve zamanýn ilâhi kudrete delâletini aklýselim sa

hiplerinin ibret nazarýna sunduktan ve böylece bizden, varlýðýn gerçek bilgi

sine ulaþma çabasýný göstermemizi, özlü bir ifade ile istedikten sonra; 191.

âyette, bu çabayý gösterenlerin, ALLAH'ýn üstün kudretinin ve eþsiz sanatý

nýn eserlerini idrak etmeleri sonunda, O'na derin bir saygý ile yönelmeleri

nin kaçýnýlmaz olduðunu ortaya koymaktadýr.)




192.Ey Rabbimiz! Doðrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artýk onu rüs

vay etmiþsindir. Zalimlerin hiç yardýmcýlarý yoktur.





193.Ey Rabbimiz! Gerçek þu ki biz, ''Rabbinize inanýn!'' diye imana çaðýran

bir davetçiyi (Peygamber'i, Kur'ân'ý) iþittik, hemen iman ettik. Artýk bizim

günahlarýmýzý baðýþla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey

Rabbimiz!





194.Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasýtasýyla vâdettiklerini de ikram et

ve kýyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; þüphesiz sen vâdinden cay

mazsýn!







KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:32:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/75.jpg)


Sayfa:75  ÂL-Ý ÝMRÂN SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:3



195.Bunun üzerine Rableri, onlarýn dualarýný kabul etti. (Dedi ki) : Ben, er

kek olsun kadýn olsun -ki hep birbirinizdensiniz- içinizden, çalýþan hiçbir

kimsenin yaptýðýný boþa çýkarmayacaðým. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlar

ýndan çýkarýldýlar, benim yolumda eziyete uðradýlar, çarpýþtýlar ve öldürül

düler; andolsun, ben de onlarýn kötülüklerini örteceðim ve onlarý altlarýn

dan ýrmaklar akan cennetlere koyacaðým. Bu mükâfat, ALLAH tarafýndan

dýr. ALLAH; karþýlýðýn güzeli O'nun katýndadýr.





196.Ýnkârcýlarýn (refah içinde) diyar diyar dolaþmasý, sakýn seni aldatmasýn!





(Bazý müminlerin, müþrikleri geniþ maddi imkânlar içinde görmeleri sebebiyle:

''Gördüðümüze bakýlýrsa ALLAH'ýn düþmanlarý huzur içinde, biz ise sýkýntýdayýz''

demeleri, bu âyetin inmesine sebep olarak gösterilmiþtir. Elbette ki, bu ve

benzeri ikazlarla Hz. Peygamber'in þahsýnda bütün müminlere seslenilmekte

dir.)





197.Azýcýk bir menfaattir o. Sonra onlarýn varacaklarý yer cehennemdir. O

ne kötü varýþ yeridir!





198.Fakat Rablerine karþý gelmekten sakýnanlar için, ALLAH tarafýndan bir ik

ram olarak, altlarýndan ýrmaklar akan, ebedî olarak kalacaklarý cennetler

vardýr. Ýyi kiþiler için ALLAH katýndaki (nimetler) daha hayýrlýdýr.






199.Ehl-i kitaptan öyleleri var ki, ALLAH'a, hem size indirilene, hem de kendi

lerine indirilene tam bir samimiyetle ve ALLAH'a boyun eðerek iman ederler.

ALLAH'ýn âyetlerini az bir paraya satmazlar. Ýþte onlar için Rableri katýnda

ecirleri vardýr. Þüphesiz ALLAH, hesabý çabuk olandýr.




200.Ey iman edenler! Sabredin; (düþman karþýsýnda) sebat gösterin; (ci

had için) hazýrlýklý ve uyanýk bulunun, ALLAH'tan korkun ki baþarýya eriþebile

siniz.





KAYNAK:KURÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:50:15
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/76.jpg)


Cüz:4,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:76


(4)

DÖRDÜNCÜ SÛRE

en-NÝSÂ





Hicretten sonra Medine'de nâzil olmuþtur, 176 âyettir.


''Nisâ'' kadýnlar demektir. Bu sûrede daha çok kadýndan, cemiyet içinde ka

dýnlarýn hukukî ve içtimaî yer ve deðerlerinden bahsedildiði için adýna ''Nisâ''

denmiþtir.





Bismillâhirrahmânirrahîm



1.Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eþini yaratan ve iki

sinden birçok erkekler ve kadýnlar üretip yayan Rabbinizden sakýnýn. Adýný

kullanarak ve birbirinizden dilekte bulunduðunuz ALLAH'tan ve akrabalýk hak

larýna riayetsizlikten de sakýnýn. Þüphesiz ALLAH sizin üzerinizde gözetleyici

dir.





2.Yetimlere mallarýný verin, temizi pis olanla deðiþmeyin, onlarýn mallarýný

kendi mallarýnýza katarak (kendi malýnýzmýþ gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük

bir günahtýr.





3.Eðer (kendileriyle evlendiðiniz takdirde) yetimlerin haklarýna riayet edeme

mekten korkarsanýz beðendiðiniz (veya size helâl olan) kadýnlardan ikiþer,

üçer, dörder alýn; yahut da sahip olduðunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, ada

letten ayrýlmamanýz için en uygun olanýdýr.





(Yaratýlýþtan gelen kýskançlýk duygusuna raðmen âyetin, erkeklere birden

fazla kadýnla evlenme izni vermesi öteden beri -daha ziyade gayr-i müs

limlerce- tenkit ve itiraza konu edilmiþtir. Ancak Ýslâm'ýn bu iznini diðer ta

limatý ve hayatýn deðiþen þartlarý içinde ele almak gereklidir. Ýslâm'a göre

zina kesin olarak haramdýr; þu halde zinaya giden yollarý týkamak gerekir.

Erkeðin güçlü ve yeterli, kadýnýn ise zayýf ve isteksiz veya doðurgan olma

masý halinde, savaþ vb. sebeplerle kadýnlarýn azalmasý ve kadýnlarýn çoðal

masý gibi durumlarda, erkeðin birden fazla kadýnla evlenmesi zaruri olabilir.

Böyle durumlarda erkeðin birden fazla kadýnla evlenmesi bir emir deðil, iz

indir; ikinci ve üçüncü... eþ olacak haným da buna mecbur deðildir. Ayrý

ca bu izin kayýtsýz þartsýz olmayýp adalet þartýna baðlanmýþ, buna riayet

edemeyeceðinden korkanlara bir kadýnla yetinmeleri emredilmiþtir. Bütün

bu kayýtlar ve þartlar bir arada düþünüldüðü zaman Ýslâm'ýn bu izninin,

zaman içinde deðiþen þartlara ayak uydurma bakýmýndan en müsait yol

olduðu açýkca anlaþýlacaktýr.)






4.Kadýnlara mehirlerini gönül rýzasý ile (cömertçe) verin; eðer gönül hoþ

luðu ile o mehrin bir kýsmýný size baðýþlarlarsa onu da afiyetle yeyin.





5.ALLAH'ýn geçiminize dayanak kýldýðý mallarýnýzý aklý ermezlere (reþit olma

yanlara) vermeyin; o mallarla onlarý besleyin, giydirin ve onlara güzel söz

söyleyin.





6.Evlilik çaðýna gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin, eðer onlarda

akýlca bir olgunlaþma görürseniz hemen mallarýný kendilerine verin. Büyüye

cekler (de geri alacaklar) diye o mallarý israf ile ve tez elden yemeyin.

Zengin olan (veli) iffetli olmaya çalýþsýn, yoksul olan da (ihtiyaç ve emeði

ne) uygun olarak yesin. Mallarýný kendilerine verdiðiniz zaman yanlarýnda

þahit bulundurun. Hesap sorucu olarak da ALLAH yeter.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:55:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/77.jpg)



Sayfa:77 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:4





7.Ana-babanýn ve yakýnlarýn býraktýklarýndan erkeklere bir pay vardýr; ana-

babanýn ve yakýnlarýn býraktýklarýndan kadýnlara da bir pay vardýr. Gerek az

ýndan, gerek çoðundan belli bir hisse ayrýlmýþtýr.





8.(Mirastan payý olmayan) yakýnlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde

hazýr bulunursa bundan, onlarý da rýzýklandýrýn ve onlara güzel söz söyleyin.






(Bu iki âyetten, birincisi cahiliye devri geleneklerini yýkarak mirastan kadýn

ýn da payý olduðunu, ALLAH'ýn onlar için ayýrdýðý bu payýn mutlaka kendileri

ne verilmesi gerektiðini ifade etmektedir. Ýkinci âyet ise Ýslâm'ýn getirdiði

en geniþ kardeþlik ve en insanî dayanýþma anlayýþý ve sosyal adalet pren

sibi içinde, mirasta payý olmayan -nisbeten- uzak akrabaya, o civarda

bulunan fakir fukaraya da mirastan bir þeyler verilmesini, gönüllerinin al

ýnmasýný, emeksiz elde edilen servete karþý muhtemel menfî duygularýn

önlenmesini emretmektedir.)





9.Geriye eli ermez, gücü yetmez çocuklar býraktýklarý takdirde (halleri ne ol

ur) diye korkacak olanlar (yetimlere haksýzlýk etmekten) korkup titresinler;

ALLAH'tan sakýnsýnlar ve doðru söz söylesinler.





(Yetimlerin veli ve vasileri, onlara kendi çocuklarýna davranýlmasýný istedikle

ri gibi davranmalýdýrlar; çünkü kendi çocuklarý da bir gün yetim ve çaresiz

kalabilir.)






10.Haksýzlýkla yetimlerin mallarýný yiyenler þüphesiz karýnlarýna ancak ateþ

týkýnmýþ olurlar; zaten onlar alevlenmiþ ateþe gireceklerdir.






11.ALLAH size, çocuklarýnýz hakkýnda, erkeðe, kadýnýn payýnýn iki misli (miras

vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadýn iseler, ölünün býraktýðýnýn

üçte ikisi onlarýndýr. Eðer yalnýz bir kadýnsa yarýsý onundur. Ölenin çocuðu

varsa, ana-babasýndan her birinin mirastan altýda bir hissesi vardýr. Eðer

çocuðu yok da ana-babasý ona vâris olmuþ ise, anasýna üçte bir (düþer).

Eðer ölenin kardeþleri varsa, anasýna altýda bir (düþer. Bütün bu paylar öle

nin) yapacaðý vasiyetten ve borçtan sonradýr. Babalarýnýz ve oðullarýnýz

dan hangisinin size, fayda bakýmýndan daha yakýn olduðunu bilemezsiniz.

Bunlar ALLAH tarafýndan konmuþ farzlardýr (paylardýr). Þüphesiz ALLAH ilim ve

hikmet sahibidir.






(Ýslâm'ýn miras hukukunda, paylar ile mükellefiyetler arasýnda dengeleme yo

lu tutulmuþ, daha çok harcama yapmak mecburiyetinde olanlara çok, daha

az harcama durumunda olanlara az hisse verilmiþtir. Ýslâm aile hukukuna

göre evlenirken mehir verecek, düðün masrafý yapacak olan erkektir. Evlen

dikten sonra da gerek muhtaç olan yakýn akrabasýna, gerekse eþ ve çocuk

larýna bakacak; onlara yiyecek, giyecek, mesken gibi asgari ihtiyaçlarý te

min edecek yine erkektir. Ýþte bu sebepledir ki, genellikle mirasta erkekler

in payý, kadýnlarýnkinin iki misli olmuþtur.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:55:44
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/78.jpg)


Cüz:4,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:78





12.Yapacaklarý vasiyetten ve borçtan sonra eþlerinizin, eðer çocuklarý yok

sa, býraktýklarýnýn yarýsý sizindir. Çocuklarý varsa býraktýklarýnýn dörtte biri

sizindir. Çocuðunuz yoksa, sizin de, yapacaðýnýz vasiyetten ve borçtan

sonra, býraktýðýnýzýn dörtte biri onlarýndýr (zevcelerinizindir). Çocuðunuz

varsa, býraktýðýnýzýn sekizde biri onlarýndýr. Eðer bir erkek veya kadýnýn,

ana-babasý ve ve çocuklarý bulunmadýðý halde (kelâle þeklinde) malý miras

çýlara kalýrsa ve bir erkek yahut bir kýzkardeþi varsa, her birine altýda bir

düþer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktýrlar. (Bu taksim) yapýlacak va

siyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uðramaksýzýn (yapýlacak)týr. Bun

lar ALLAH'tan size vasiyettir. ALLAH her þeyi hakkýyla bilendir, halîmdir.






(Kelâle þeklinde, malý yan hýsýmlarýna kalan kimselerin paylarýný açýklayan ký

sýmda geçen erkek kardeþ ve kýz kardeþten maksat, ana bir kardeþlerdir.

Öz kardeþlerin durumu sûrenin sonunda açýklanacaktýr.)




13.Bunlar, ALLAH'ýn (koyduðu) sýnýrlardýr. Kim ALLAH'a ve Peygamberi'ne itaat

ederse ALLAH onu, zemininden ýrmaklar akan cennetlere koyacaktýr; orada

devamlý kalýcýdýrlar; iþte büyük kurtuluþ budur.






14.Kim ALLAH'a ve Peygamberine karþý isyan eder ve sýnýrlarýný aþarsa ALLAH

onu, devamlý kalacaðý bir ateþe sokar ve onun için alçaltýcý bir azap vardýr.






(Hukuk sistemleri, vârislerin alacaðý paylarda olduðu gibi, yakýnlýk ve uzak

lýk derecelerine göre akrabanýn vâris olup olmayanýn tayin konusunda da

farklý telakki ve uygulamalarý benimsemiþlerdir. Mesela Ýslâm dýþý bazý sis

temlerde ölenin çocuklarý varsa ana-babasý vâris olamamaktadýr. Ýslâm

miras hukuku paylarý daðýtýrken âdil denge esasýna riayet ettiði gibi, vâr

isleri tayin ederken de yakýnlýk derecesi ile beraber faydayý gözönüne al

mýþ, dünya ve ahiret hayatýnda ölüye faydasý dokunan ve dokunacak ol

an akrabayý mirastan mahrum etmemiþtir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:56:33
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/79.jpg)


Sayfa:79 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:4,Sûre:4






15.Kadýnlarýnýzdan fuhuþ yapanlara karþý aranýzdan dört þahit getirin. Eðer

þahitlik ederlerse, o kadýnlarý ölüm alýp götürünceye yahut ALLAH onlara bir

yol açýncaya kadar evlerde hapsedin.





16.Ýçinizden fuhuþ yapan iki tarafa ceza verin; eðer tevbe eder, uslanýrlar

sa artýk onlara ceza verip eziyet etmekten vazgeçin; çünkü ALLAH tevbele

ri çok kabul eden ve çok esirgeyendir.





(Bu iki âyet fuhuþ denilen çirkin fiil ile ilgilidir. Müfessirlerin çoðuna göre,

her ikisi de zina þeklindeki fuhþa ait 9olup, birincisi evlilerin zinasý, ikincisi i

se bekârlarýn zinasý hakkýnda ilk devirlerde tatbik edilen cezayý açýklamak

tadýr. Daha sonra gelen âyet (Nûr 24/2) ve hadisler ile Hz. Peygamber'in

tatbikatýna göre bu âyetler neshedilmiþ, bekârlarýn zinasý için belli sayýda

sopa, evlilerin zinasý için ise ''recm'' cezasý getirilmiþtir. Bazý müfessirlere

göre ise âyetler neshedilmemiþ; yani hükümleri yürürlükten kaldýrýlmamýþ

týr; bu âyetlerden birincisi kadýnlar arasýndaki sevicilik fuhþuna, ikinci â

yet ise erkekler arasýndaki livâta fuhþuna aittir ve bunlarýn cezasý âyet

lerde olduðu gibidir. Kadýn ile erkek arasýndaki zina fuhþunun cezasý ise

Nûr sûresindeki âyette açýklanmýþtýr.)





17.ALLAH'ýn kabul edeceði tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez

elden tevbe edenlerin tevbesidir; iþte ALLAH bunlarýn tevbesini kabul eder;

ALLAH her þeyi bilendir, hikmet sahibidir.






18.Yoksa kötülükleri yapýp yapýp da içlerinden birine ölüm gelip çatýnca

''Ben þimdi tevbe ettim'' diyenler ile kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek)

tevbe yoktur. Onlar için acý bir azap hazýrlamýþýzdýr.






19.Ey iman edenler! Kadýnlara zorla vâris olmanýz size helâl deðildir. Apaçýk

bir edepsizlik yapmadýkça, onlara verdiðinizin bir kýsmýný ele geçirmeniz için

de kadýnlarý sýkýþtýrmayýn. Onlarla iyi geçinin. Eðer onlardan hoþlanmazsanýz

(biliniz ki) ALLAH'ýn hakkýnýzda çok hayýrlý kýlacaðý bir þeyden de hoþlanmamýþ

olabilirsiniz.




(Ýslâm'dan önce Araplar kadýna çok kötü muamele ediyor, bu cümleden ola

rak kocasý ölen kadýný, onun miras býraktýðý mal gibi talakki ediyorlar, kadýn

istemese bile onunla evlenme veya onu baþkasýyla evlendirme hakkýna sa

hip olduklarýný düþünüyorlar, kadýný kullanarak maddi menfaat saðlama yol

una gidiyorlardý. Âyet bütün bu haksýzlýklara son vermiþ, kadýna lâyýk ol

duðu haklarý getirmiþtir.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:57:14
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/80.jpg)


Cüz:4,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:80




20.Eðer bir eþi býrakýp da yerine baþka bir eþ almak isterseniz, onlardan bi

rine yüklerle mehir vermiþ olsanýz dahi ondan hiçbir þeyi geri almayýn. Siz

iftira ederek ve apaçýk günah iþleyerek onu geri alýr mýsýnýz?




(Ýslâm'da erkek, evleneceði kadýna, mehir adýyla bir mal verir. Bunun mik

darý örf, âdet ve emsale göre tayin edilir. Mehir kadýnýn hakký, onun özel

malýdýr, peþin verilmemiþ ise kocasýnýn boþamasý veya ölmesi halinde ka

dýna derhal ödenmesi gerekir. Erkeklerin, çeþitli yollar ve desiselerle bu

hakký kýsmen veya tamamen yemeleri, verdiklerini zorla geri almalarý

meþru deðildir.)





21.Vaktiyle siz birbirinizle haþir-neþir olduðunuz ve onlar sizden saðlam bir

teminat almýþ olduðu halde onu nasýl geri alýrsýnýz!





(Bir kadýnla evlenip birleþen veya birleþecek bir ortamda baþbaþa kalan

(halvet olan) koca, onu boþadýðý takdirde mehrin tamamýný öder. Âyette

''birbirinizle haþir-neþir olduðunuz'' denilerek bunlara iþaret edilmiþtir. Bir

leþme ve halvet olmadan boþanma halinde ise, kadýn mehrin yarýsýna hak

kazanmýþ olur.)





22.Geçmiþte olanlar bir yana, babalarýnýzýn evlendiði kadýnlarla evlenmeyin;

çünkü bu bir hayasýzlýktýr, iðrenç bir þeydir ve kötü bir yoldur.





(Ýslâm öncesi Araplarýn üvey anneleri ile evlenme þeklindeki çirkin bir âdeti

ni daha ortadan kaldýran bu âyetten sonra müslümanlarýn, baþka kimlerle

evlenmelerinin caiz olmadýðýný açýklamak üzere þöyle buyurulmuþtur.)





23.Analarýnýz, kýzlarýnýz, kýzkardeþleriniz, halalarýnýz, teyzeleriniz, kardeþ kýz

larýnýz, kýzkardeþ kýzlarý, sizi emziren analarýnýz, süt bacýlarýnýz, eþlerinizin a

nalarý, kendileriyle birleþtiðiniz eþlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey

kýzlarýnýz size haram kýlýndý. Eðer onlarla (nikâhlanýp da) henüz birleþmemiþ

seniz kýzlarýný almanýzda size bir mahzur yoktur. Kendi sulbünüzden olan

oðullarýnýzýn eþleri ve iki kýzkardeþi birden almak da size haram kýlýndý; an

cak geçen geçmiþtir. ALLAH çok baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.




(Ayetin ''nikâhlanýp da birleþmediðiniz kadýnlarýn kýzlarý ile evlenmenizde mah

zur yoktur'' meâlindeki kýsmýndan maksat, anasý nikâh altýnda iken onun kýzý

ný da almak deðildir. Caiz olan, bir erkeðin nikâhlayýp da kendisi ile birleþme

den boþadýðý kadýnýn baþkasýndan olma kýzý ile evlenmedir. Âyette evlenilme

si kesin olarak yasaklananlar dýþýnda kalan akraba ile evlenmek, bazý þart

ve zaruretler icabý câiz kýlýnmýþ olmakla beraber, hadisler akraba olmayanlar

la evlenmeyi tavsiye etmiþtir.)



KAYNAK:KURÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
   
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:57:39
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/81.jpg)


Sayfa:81 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4




24.(Harp esiri olarak) sahip olduðunuz cariyeler müstesna, evli kadýnlar da

size haram kýlýndý. ALLAH'ýn size emri budur. Bunlardan baþkasýný, namuslu ol

mak ve zina etmemek üzere mallarýnýzla (mehirlerini vererek) istemeniz size

helâl kýlýndý. Onlardan faydalanmanýza karþýlýk kararlaþtýrýlmýþ mehirlerini ver

in. Mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karþýlýklý anlaþmanýzda si

ze günah yoktur. Þüphesiz ALLAH ilim ve hikmet sahibidir.




(Bazý dinlerde ve bunlara dayalý hukuklarda kadýn, kendisi ile evlenecek olan

erkeðe vermek üzere mal (dýrahoma) edinir; yani bu sayede erkeklerin ken

disine raðbet etmelerini saðlamaya çalýþýr. Ýslâm'da ise kadýn bizatihî deðer

lidir. Onun malýna deðil, kendisine raðbet edilir. Bunu sembolize etmek üze

re de kadýn deðil, erkek ona bir þeyler verir ki, buna mehir denilmiþtir.)





25.Ýçinizden, imanlý hür kadýnlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, elleri

nizin altýnda bulunan imanlý genç kýzlarýnýz (sayýlan) cariyelerinizden alsýn.

ALLAH sizin imanýnýzý daha iyi bilmektedir. Hep ayný köktensiniz (insanlýk baký

mýndan aranýzda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaþamalarý, zina etmemeleri

ve gizli dost da tutmamalarý þartý, sahiplerinin izni ile onlarý (cariyeleri) ni

kâhlayýp alýn, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir

fuhuþ yaparlarsa onlara, hür kadýnlarýn cezasýnýn yarýsý (uygulanýr). Bu (ca

riye ile evlenme izni), içinizden günaha düþmekten korkanlar içindir. Sab

retmeniz sizin için daha hayýrlýdýr. ALLAH çok baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.





(Zina kesin olarak haramdýr. Bir ücret karþýlýðýnda anlaþarak geçici bir zam

an için evlenmek meþru deðildir. Metres ve dost tutmak da zinanýn baþka

çeþitleridir. Bir müslümanýn evlilik ihtiyacý karþýsýnda yapacaðý þey, imkâný

varsa öncelikle bir mümin ve hür hanýmla evlenmektir; müslüman olmayan

ehl-i kitap kadýnlarla evlenmesi de caizdir. Sonra sýrasýyla mümin cariye

ve mümin olmayan cariye ile evlenmek gelir. Cariye bir baþkasýna ait

olduðu için onunla evlenmenin bazý mahzurlarý vardýr; bu sebeple cariye i

le evlenmekten ise sabredip, imkânýn elvermesini beklemek için insan için

daha hayýrlýdýr. Âyetin cariyelere ''kýzlarýnýz'' diyen ve ''bütün insanlarýn

ayný kökten geldiklerini, insan evlâdý olduklarýný'' düþünerek onlarýn hor

görülmemesini, onlarla evlenmekten çekinilmemesini isteyen kýsmý Ýslâm'

ýn insana verdiði deðer bakýmýndan önemli vesikalar mahiyetindedir. Ýs

lâm'da köle ve cariyenin tek aslî kaynaðý savaþtýr. Savaþ esirleri için tek

alternatif kölelik ve cariyelik deðildir. Esir, köle ve cariye statüsüne geçi

rilmiþ ise bu takdirde onlara yapýlan muamele hür insanlarýnkine oldukça

yakýndýr ve hedef hidayete ermelerini temindir.)






26.ALLAH size (bilmediklerinizi) açýklamak ve sizi, sizden önceki (iyi)lerin yol

larýna iletmek ve sizin günahlarýnýzý baðýþlamak istiyor. ALLAH hakkýyla bilici

dir, yegâne hikmet sahibidir.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:58:04
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/82.jpg)



Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:82




27.ALLAH sizin tevbenizi kabul etmek ister, þehvetlerine uyanlar (kötü ar

zularýnýn esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çýkmanýzý isterler.





28.ALLAH sizden (yükünüzü) hafifletmek ister; çünkü insan zayýf yaratýlmýþ

týr.





(Þu halde dinî teklifler ve vazifeler birer yük deðildir; tam aksine insaný dün

ya ve ahiret hayatýnda çýkmaza düþmekten, altýndan kalkamayacaðý veya

kendisine fayda yerine zarar getirecek olan iþ ve davranýþlara girmekten

alýkoyan, böylece yükünü hafifleten temrinler, düzenlemeler ve irþadlardýr.)





29.Ey iman edenler! Karþýlýklý rýzaya dayanan ticaret olmasý hali müstesna,

mallarýnýzý, bâtýl (haksýz ve haram yollar ile) aranýzda (alýp vererek) yeme

yin. Ve kendinizi öldürmeyin. Þüphesiz ALLAH, sizi esirgeyecektir.






30.Kim düþmanlýk ve haksýzlýk ile bunu (haram yemeyi veya öldürmeyi) yap

arsa (bilsin ki) onu ateþe koyacaðýz; bu ise ALLAH'a çok kolaydýr.




(Karþýlýklý rýzaya dayanan mal-para, emek, ücret vb. mübadele çeþitleri,

hem fertler, hem de, onlarýn teþkil ettiði toplum için faydalýdýr; bu sebeple

de meþrudur. Rýzasýz ve haksýz kazançlar ise geçici refah ve menfaatler

saðlamakla beraber arkasýndan isyanlar, ihtilâller ve felâketler getirir. Âyet

''baþkasýnýn malýný'' demek yerine, ''mallarýnýzý'' demek suretiyle ''millî servet''

mefhumuna ýþýk tutmaktadýr. Malî haksýzlýklarýn getirdiði felâketlerden birisi

ve belki en önemlisi katildir; haksýzlýkla ve haram yollardan servet yapmak,

fert ve cemiyet olarak adým adým ölüme gitmek demektir. Çünkü, ferdî inti

kam duygusu, ferdî öldürmelere yol açarken, sosyal sýnýflar arasý intikam

duygusu da sosyal patlamalara ve ihtilâllere sebep olmaktadýr.)





31.Eðer yasaklandýðýnýz büyük günahlardan kaçýnýrsanýz, sizin küçük günah

larýnýzý örteriz ve sizi þerefli bir yere sokarýz.





(Ýnsanlar, melekler gibi yaratýlýþlarý icabý günahtan korunmuþ deðildir, günah

ve suç iþleme kabiliyetleri de vardýr, faziletleri de. Faziletleri,nefsânî arzula

rýna karþý verdikleri mücadeleden gelmektedir. Kul elinden geleni yapýnca

Mevlâ, ufak tefek kusurlarý örtecek, yüze vurmayacaktýr.)







32.ALLAH'ýn sizi, birbirinizden üstün kýldýðý þeyleri (baþkasýnda olup da sizde

olmayaný) hasretle arzu etmeyin. Erkeklerin de kazandýklarýndan nasipleri

var, kadýnlarýn da kazandýklarýndan nasipleri var. ALLAH'tan lütfunu isteyin;

þüphesiz ALLAH her þeyi bilmektedir.




(ALLAH her kuluna, kabiliyet ve çalýþmasýna göre nimetler, nasipler vermiþtir;

baþkasýnda olana göz dikmek, onun hasretini çekerek ömür geçirmek yeri

ne, herkesin kendisindekini görmesi, onun kýymetini bilmesi ve isteyeceði

ni ALLAH'ýn lütfundan istemesi gerekir.)







33.(Erkek ve kadýndan) her biri için, ana, baba ve akrabanýn býraktýðýndan

(hisselerini alacak olan) vârisler kýldýk. Yeminlerinizin baðladýðý kimselere de

paylarýný verin. Çünkü ALLAH her þeyi görmektedir.





(''Yeminlerin baðladýðý kimseler'' cahiliye devrinde âdet olan bir nevi mukave

leli mirasçýlar olup, baþka bir âyetle (Enfâl 8/75) hükmü kaldýrýlmýþtýr. Bir baþ

ka anlayýþa göre bunlardan maksat eþlerdir ve âyet neshedilmemiþtir.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:58:52
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/83.jpg)



Sayfa:83 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4






34.ALLAH'ýn insanlardan bir kýsmýný diðerlerinden üstün kýlmasý sebebiyle ve

mallarýndan harcama yaptýklarý için erkekler kadýnlarýn yöneticisi ve koruyu

cusudurlar. Onun için sâliha kadýnlar itaatkârdýr. ALLAH'ýn kendilerini koruma

sýna karþýlýk gizliyi (kimse görmese de namuslarýný) koruyucudurlar. Baþ kal

dýrmasýndan endiþe ettiðiniz kadýnlara öðüt verin, onlarý yataklarda yalnýz

býrakýn ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eðer size itaat ederlerse ar

týk onlarýn aleyhine baþka bir yol aramayýn; çünkü ALLAH yücedir, büyüktür.





(Erkeklerin maddi ve manevi özellikleri ile ekonomik rolleri onlarýn aile reisi

olmalarýný tabiî kýlmýþtýr. Aile küçük bir toplumdur. Toplum düzenle yaþar.

Düzen ise bir reisi, bir idareciyi zaruri kýlar. Ýslâm'da devlet baþkanýndan ai

le reisine kadar her idareci ilâhi talimata göre hareket etmek, yönetmek

mecburiyetindedir; þu halde onlara itaat bu talimata itaat demektir. Ýdare

eden veya edilen bu talîmatýn dýþýna çýkar, itaatsizlik ederse müeyyide uy

gulanýr. Burada bahis mevzuu olan zevcenin itaatsizliðidir. Çare olarak ön

ce öðüt vermek, sonra yatak boykotu ve daha sonra da dövme tavsiye

edilmiþtir. Kur'ân'ý bize teblið eden Hz. Peygamber (s.a.v.) hiçbir zaman

kadýn döðmediði gibi, ''Kadýný eþþek döver gibi dövüp de günün sonunda o

nu koynunuza alýp yatmanýz olacak þey midir?'' buyurarak ümmetini uyar

mýþtýr. Dövme müeyyidesi kullanýldýðý takdirde kadýnýn canýný yakmayak ve

vücudunda iz býrakmayacak þekilde uygulanmasý gerektiðini de ifade bu

yurmuþtur. Þu halde dayaðý Ýslâm getirmemiþ, aksine onu hafifleterek or

tadan kaldýrmaya yönelmiþtir. Ayrýca kadýna da, kocasýndan þikayetçi ol

masý halinde hakem ve hakime baþvurma, hakkýný arama imkâný vermiþtir.)







35.Eðer karý-kocanýn aralarýnýn açýlmasýndan korkarsanýz, erkeðin ailesinden

bir hakem ve kadýnýn ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barýþtýrmak ister

lerse ALLAH aralarýný bulur; þüphesiz ALLAH her þeyi bilen, her þeyden haber

dar olandýr.





36.ALLAH'a ibadet edin ve O'na hiçbir þeyi ortak koþmayýn. Ana-babaya, ak

rabaya, yetimlere, yoksullara, yakýn komþuya, uzak komþuya, yakýn arka

daþa, uzak arkadaþa, yolcuya, ellerinizin altýnda bulunanlara (köle, cariye,

hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranýn; ALLAH kendini beðenen ve daima bö

bürlenip duran kimseyi sevmez.





(ALLAH'a kul olmanýn gereði böyle bir ahlâka sahip bulunmaktýr; kaba-saba,

haksýz, zalim, cimri, herkese kötülük eden... kimseler yalnýzca bazý ibadet

leri yapmakla ALLAH katýnda makbul bir kul olamazlar.)



37.Bunlar cimrilik eden ve insanlara da cimriliði tavsiye eden, ALLAH'ýn kendi

lerine lütfundan verdiðini gizleyen kimselerdir. Biz, kâfirler için alçaltýcý bir a

zap hazýrladýk.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 20:59:25
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/84.jpg)



Cüz:5,Sûre:4  NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:84



38.ALLAH'a ve ahiret gününe inanmadýklarý halde mallarýný, insanlara göster

iþ için sarfedenler de (azaba düçâr olurlar). Þeytan bir kimseye arkadaþ

olursa, ne kötü bir arkadaþtýr o!



39.ALLAH'a ve ahiret gününe iman edip de ALLAH'ýn kendilerine verdiðinden

(O'nun yolunda harcasalardý) ne olurdu sanki! ALLAH onlarýn durumunu hak

kýyla bilmektedir.






40.Þüphe yok ki ALLAH zerre kadar haksýzlýk etmez. (Kulun yaptýðý iþ, eðer

kötülük ise, onun cezasýný adaletle verir.) Ýyilik olursa onu katlar (kat kat

arttýrýr), kendinden de büyük mükâfat verir.





41.Her bir ümetten bir þahit getirdiðimiz ve seni de onlara þahit olarak gös

terdiðimiz zaman halleri nice olacak!





(Bütün peygamberler ümmetlerine ayný iman esaslarýný getirmiþ ve teblið et

miþlerdir. Nizam ve ahlâk sahasýnda ise -prensibler deðiþmemekle beraber-

medenî ve içtimaî þartlara göre þekiller ve uygulamalar deðiþmektedir. Son

Peygamber Muhammed Mustafa (s.a.v.) insanlarýn ilim ve medeniyetçe en

ileri devrelerinde onlara rehber olacak en kâmil dini getirmiþ ve teblið etmiþ

tir. Peygamberlerinin getirdikleri iman ve nizamý deðiþtiren veya inkâr eden

ler ahirette muhakeme edilecek ve peygamberleri de onlar aleyhine þahit

lik edeceklerdir. Hâtemü'l-enbiyâ (s.a.v.) ise peygamberlerin lehinde þahit

lik ederek onlarý tasdik eyleyecektir.




Buhârî'nin rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) sahâbî Ýbn Mes'ûd'dan, kendi

sine Kur'ân okumasýný istemiþ, onun: ''O, sana indirildiði halde ben mi sana

okuyacaðým?'' demesi üzerine: ''Evet, onu baþkasýndan dinlemek hoþuma

gidiyor'' buyurmuþtur. Ýbn Mes'ûd bundan sonrasýný þöyle anlatýyor: ''Nisâ

sûresini okudum. 41. âyete (bu âyete) gelince Resûlullah (s.a.v.) ''þimdilik

yeter'' dedi, bir de baktým ki gözlerinden yaþlar boþanýyor!)





42.Küfür yoluna sapýp peygamberi dinlemeyenler o gün yerin dibine batýrýl

mayý temenni ederler ve ALLAH'tan hiçbir haberi gizleyemezler.






43.Ey iman edenler! Siz sarhoþ iken -ne söylediðinizi bilinceye kadar- cün

üp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaþ

mayýn. Eðer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanýz, yahut siz

den biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadýnlara dokunup da (bu durum

larda) su bulamamýþsanýz o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüz

lerinize ve ellerinize sürün. Þüphesiz ALLAH çok affedici ve baðýþlayýcýdýr.





(Abdest almasý veya gusletmesi gereken bir müslüman su bulamadýðý tak

dirde toprak ve yeryüzü cinsinden bir þeyle teyemmüm eder. Teyemmüm

hem abdest, hem de gusül yerine geçer. Ayrýca suyu kullanmaya engel ol

an hastalýk, korku, suyun uzakta olmasý gibi bazý özür ve durumlar da te

yemmümü câiz kýlar.)






44.Kendilerine Kitap'tan nasip verilenlere baksana! Sapýklýðý satýn alýyorlar

ve sizin yoldan çýkmanýzý istiyorlar!





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:00:15
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/85.jpg)


Sayfa:85 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4





45.ALLAH düþmanlarýnýzý sizden daha iyi bilir. Gerçek bir dost olarak ALLAH ye

ter, bir yardýmcý olarak da ALLAH kâfidir.





46.Yahudilerden bir kýsmý kelimeleri yerlerinden deðiþtirirler, dillerini eðerek,

bükerek ve dine saldýrarak (Peygambere karþý) ''Ýþittik ve karþý geldik'',

''dinle, dinlemez olasý'', ''râina'' derler. Eðer onlar ''Ýþittik, itaat ettik, dinle

ve bizi gözet'' deselerdi þüphesiz kendileri için daha hayýrlý ve daha doðru

olacaktý; fakat küfürleri (gerçeði kabul etmemeleri) sebebiyle ALLAH onlarý

lânetlemiþtir. Artýk pek az inanýrlar.





(Yahudiler ALLAH'ýn kendilerine gönderdiði kitabý tahrif etmiþ, kelime ve cüm

lelerin yerlerini deðiþtirmiþ, manalarýný saptýrmýþ, gerçekleri bu arada Hz.

Peygamber'in geleceðini müjdeleyen kýsýmlarý örtmüþ, bozmuþ ve inkâr et

miþlerdir. Resûlullah'ýn zamanýnda da ilk anda kötü maksatlarýný belli etme

yecek sözler kullanarak onu tahkir etmek ve kinlerini tatmin eylemek yolu

na gitmiþlerdir. Meselâ ''râinâ'' ''bizi gözet'' manasýna gelir, ayýnýn kesresi

biraz uzatýlarak söylenirse ''râînâ: bizim çobanýmýz'' manasýna gelir. Ýþte

buna benzer kelime oyunlarý ile akýllarýnca Peygamber'e hakaret ediyorlardý.

Âyet, onlarýn oyunlarýný bozmakta ve haklarýnda hayýrlý olacak yolu göster

mektedir.)





47.Ey ehl-i kitap! Biz, birtakým yüzleri silip dümdüz ederek arkalarýna çevir

meden, yahut onlarý, cumartesi adamlarý gibi lânetlemeden önce (davrana

rak), size gelenleri doðrulamak üzere indirdiðimiz Kitab'a iman edin; ALLAH'ýn

emri mutlaka yerine gelecektir.





(Âyette geçen ''sebt'', yahudilerce mukaddes olan cumartesi günüdür. Cu

martesi adamlarýndan maksat, gerekli bulunduðu halde cumartesi gününe

saygý göstermeyen, bu ve benzeri günahlarýndan dolayý lânetlenen bazý ya

hudilerdir.)





48.ALLAH, kendisine ortak koþulmasýný asla baðýþlamaz; bundan baþkasýný,

(günahlarý) dilediði kimse için baðýþlar. ALLAH'a ortak koþan kimse büyük bir

günah (ile) iftira etmiþ olur.





49.Kendini temize çýkaranlara ne dersin! Hayýr, ALLAH dilediðini temize çýkar

ýr ve hiç kimse kýl payý kadar haksýzlýk görmez.





50.Bak, nasýl da ALLAH üzerine yalan uyduruyorlar; apaçýk bir günah olarak

bu (onlara) yeter!




51.Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtýla

(tanrýlara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: ''Bunlar, ALLAH'a iman eden

lerden daha doðru yoldadýr.'' diyorlar!





(Ehl-i kitaptan Kâ'b b. el-Eþref Medine'den Mekke'ye gelmiþ, müþrikleri Hz.

Peygamber ve müslümanlar aleyhine kýþkýrtarak beraber mücadeleye çað

ýrmýþtý. Bu arada müþrikler ' 'Bizim dinimiz mi, yoksa Muhammed'in dini mi

haktýr, hangimiz doðru yoldayýz?'' diye sormuþlar ve ''Siz doðru yoldasýnýz''

cevabýný almýþlardý. Yukarýdaki âyet bu hadise üzerine nâzil olmuþtur.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:00:56
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/86.jpg)


Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:86




52.Bunlar, ALLAH'ýn lânetlediði kimselerdir; ALLAH'ýn rahmetinden uzaklaþtýr

dýðý (lânetli) kimseye gerçek bir yrdýmcý bulamazsýn.





53.Yoksa onlarýn mülkten (hükümranlýktan) bir nasipleri mi var? Öyle olsay

dý insanlara çekirdek filizi (kadar bir þey bile) vermezlerdi.






54.Yoksa onlar, ALLAH'ýn lütfundan verdiði þeyler için insanlara hased mi edi

yorlar? Oysa Ýbrahim soyuna Kitab'ý ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir

hükümranlýk bahþettik.






55.Onlardan bir kýsmý Ýbrahim'e inandý, kimi de ondan yüz çevirdi; (onlara)

kavurucu bir ateþ olarak cehennem yeter.





56.Þüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateþe sokacaðýz;

onlarýn derileri piþip acý duymaz hale geldikçe, derilerini baþka derilerle

deðiþtiririz ki acýyý duysunlar! ALLAH daima üstün ve hakîmdir.





57.Ýnanýp, iyi iþler yapanlarý da, içinde ebediyyen kalmak üzere girecekleri,

zemininden ýrmaklar akan cennetlere sokacaðýz. Orada onlar için tertemiz

eþler vardýr ve onlarý koyu (tatlý) bir gölgeye koyarýz.





(Buraya kadar meâllerini verdiðimiz on üç âyet müþrik, putperest, ehl-i ki

tap... kâfirlerin psikolojilerini tahlil ederek davranýþlarýnýn sebeplerini ve

âkibetlerini açýk bir þekilde ortaya koyuyor ve müminlerin ibret almalarýný

istiyor.)





58.ALLAH size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasýn

da hükmettiðiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. ALLAH size ne ka

dar güzel öðütler veriyor! Þüphesiz ALLAH her þeyi iþitici, her þeyi görücü

dür.






(Âyetin emanet ve adalete riayet emri ebedî ve genel bir düstur olmakla

beraber, güzel de bir nüzul sebebi vardýr: Hz. Peygamber (s.a.v.) Mekke'

yi fethedince, Kâbe'ye bakan Osman b. Talha kapýyý kilitlemiþ, Kâbe'nin ü

zerine çýkmýþ ve anahtarý vermeyi reddederek: ''Senin peygamber olduðu

nu bilseydim onu verirdim.'' demiþti. Hz. Ali anahtarý zorla ondan aldý, ka

pýyý açtý, Hz. Peygamber içeri girerek iki rekat namaz kýldý, çýknca amcasý

Abbas, anahtarý ve þerefli bir görev olan bakýcýlýðý kendisine vermesini is

tedi. Ýþte bu münasebetle yukarýdaki âyet nâzil oldu. Efendimiz Hz. Ali'ye

''anahtarý eski vazifeliye vermesini ve ondan özür dilemesini'' emretti. Bu

olay Osman b. Talha'nýn müslüman olmasýna sebep teþkil etmiþtir.)





59.Ey iman edenler! ALLAH'a itaat edin. Peygamber'e ve ülülemre (idareci

lere) de itaat edin. Eðer bir hususta anlaþmazlýða düþerseniz -ALLAH'a ve

ahiret gününe gerçekten inanýyorsanýz- onu ALLAH'a ve Resûl'e götürün

(onlarýn talimatýna göre halledin); bu hem hayýrlý, hem de netice bakýmýn

dan daha güzeldir.





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:01:20
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/87.jpg)


Sayfa:87 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4







60.Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandýklarýný ileri sürenleri

görmedin mi? Taðut'a inanmamalarý kendilerine emrolunduðu halde, Taðut'

un önünde muhakemeleþmek istiyorlar. Halbuki þeytan onlarý büsbütün

saptýrmak istiyor.







(Bundan önceki âyet müslümanlarýn bilgi ve hüküm kaynaklarýný sýralamýþ,

sonradan ''Kitab, Sünnet, Ýcma ve Kýyas'' þeklinde formülleþtirilen kaynak

larýn temelini koymuþ, anlaþmazlýk çýkarsa çözümün bu kaynaklara baþvu

rularak aranmasýný emretmiþti. Buna raðmen bir münafýðýn hasmýna,

''Resûlullah yerine Kâb b. el-Eþref'e baþvuralým'' demesi bu âyetin, nüzûl

üne sebep teþkil etmiþ, âyet her yer ve zamanda emsali bulunan müna

fýklarýn maskesini indirmiþtir.




Taðut:Hakký tanýmayýp azan ve sapan her kiþi ve güce verilen addýr. Þey

tana da bu yüzden taðut denmiþtir. Bu ve müteakip beþ âyetin, yukarýda

zikredilen nüzul sebebi bu kelimenin anlamýný belirlemede yardýmcý olur.)




61.Onlara: ALLAH'ýn indirdiðine (Kitab'a) ve Resûl'e gelin (onlara baþvuralým),

denildiði zaman, münafýklarýn senden iyice uzaklaþtýklarýný görürsün.





62.Elleriyle yaptýklarý yüzünden baþlarýna bir felâket gelince, biz yalnýzca

iyilik etmek ve arayý bulmak istedik, diye yemin ederek sana nasýl gelirler!





63.Onlar ALLAH'ýn, kalplerindekini bildiði kimselerdir; onlara aldýrma, kendileri

ne öðüt ver ve onlara, kendileri hakkýnda tesirli söz söyle.





64.Biz her peygamberi -ALLAH'ýn izniyle- ancak kendisine itaat edilmesi için

gönderdik. Eðer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelselerde

ALLAH'tan baðýþlanmayý dileseler, Resûl de onlar için istiðfar etseydi ALLAH'ý

ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardý.





65.Hayýr, Rabbine andolsun ki aralarýnda çýkan anlaþmazlýk hususunda seni

hakem kýlýp sonra da verdiðin hükümden içlerinde hiçbir sýkýntý duymaksýzýn

(onu) tam manasýyla kabullenmedikçe iman etmiþ olmazlar.





(Ýman, kuru bir sözden ibaret deðildir; gönülden baðlanmak, inanmak ve

kabullenmektir. Hem ''ALLAH ve Resûlü'ne inandým'' deyip, hem de hükümle

rine razý olmamak tipik münafýklýk alâmetidir. ''Þeriatýn kestiði parmak acý

maz'' denilmiþtir; acýmaz, çünkü müminin kalbinde o acýyý unutturacak

kadar büyük bir iman vardýr.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:01:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/88.jpg)



Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:88




66.Eðer onlara, kendinizi öldürün yahut yurtlarýnýzdan çýkýn, diye emretmiþ

olsaydýk, içlerinden pek azý müstesna, bunu yapmazlardý. Eðer kendilerine

verilen öðüdü yerine getirselerdi, onlar için hem daha hayýrlý hem de (iman

larýný) daha pekiþtirici olurdu.





67.O zaman elbette kendilerine nezdimizden büyük mükâfat verirdik.




68.Ve onlarý dosdoðru bir yola iletirdik.




(Hz. Âiþe'nin anlattýðýna göre birisi Resûlullah'a gelip þöyle demiþti: ''Ey

ALLAH'ýn Resûlü! Seni kendimden, çoluk çocuðumdan daha çok seviyorum.

Evimde iken hatýrlayýnca sabredemiyorum, hemen gelip seni görüyorum.

Benim ve senin öleceðimizi düþününce anladým ki sen cennete girdiðin

zaman peygamberlerle beraber yüce makamlara götürüleceksin, ben ise

cennete girsem bile zannederim seni göremeyeceðim!'' Hz. Peygamber

bu samimi tehassüre cevap vermemiþ, beklemiþti. Þu ayet nâzil oldu) :





69.Kim ALLAH'a ve Resûl'e itaat ederse iþte onlar, ALLAH'ýn kendilerine lütuf

larda bulunduðu peygamberler, sýddîkler, þehidler ve salih kimselerle bera

berdir. Bunlar ne güzel arkadaþtýr!





70.Bu lütuf ALLAH'tandýr. Bilen olarak ALLAH yeter.




71.Ey iman edenler! Tedbirinizi alýn; bölük bölük savaþa çýkýn, yahut (ge

rektiðinde) topyekün savaþýn.





(Barýþ içinde yaþamak arzu edilir bir þey olmakla beraber, tarih boyunca de

vamlý gerçekleþtiði görülmemiþtir. Uzun tecrübelerden sonra sulh, dirlik ve

düzenlik isteyenlerin ancak savaþa hazýr olmakla bunu elde edebilecekleri

anlaþýlmýþ, ''Hazýr ol cenge eðer ister isen sulhu salâh'' denilmiþtir. Ýslâm

meþrû müdafaa için, yeryüzünden zulmü, baskýyý kaldýrmak, gerçek din ve

vicdan hürriyetini saðlamak için savaþa izin vermiþ, müslümanlarý cihada

çaðýrmýþtýr. Müslümanlarýn vazifesi her zaman cenge hazýr olmak, fakat

meþrû sebep bulunmadýkça onu yapmamak, hazýrlýðý sulhün teminatý kýl

maktýr.)




72.Ýçinizden bazýlarý vardýr ki (cihad konusunda) pek aðýrdan alýrlar. Eðer

size bir felâket eriþirse: ''ALLAH bana lütfetti de onlarla beraber bulunma

dým'' der.





(Burada ''aðýrdan alýrlar'' denilen kimseler çeþitli bahanelerle savaþa katýl

mak istemeyen, katýlanlarý da engellemeye çalýþan münafýklardýr.)



73.Eðer ALLAH'tan size bir lütuf eriþirse -sanki sizinle onun arasýnda (zahi

rî) bir dostluk yokmuþ gibi- ''Keþke onlarla beraber olsaydým da ben de bü

yük bir baþarý kazansaydým!'' der.





74.O halde, dünya hayatýný ahiret karþýlýðýnda satanlar, ALLAH yolunda sa

vaþsýnlar. Kim ALLAH yolunda savaþýr da öldürülür veya galip gelirse biz o

na yakýnda büyük bir mükâfat vereceðiz.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:02:13
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/89.jpg)


Sayfa:89 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4






75.Size ne oldu da ALLAH yolunda ve ''Rabbimiz! Bizi, halký zalim olan bu þe

hirden çýkar, bize tarafýndan bir sahip gönder, bize katýndan bir yardýmcý

yolla'' diyen zavallý erkekler, kadýnlar ve çocuklar uðrunda savaþmýyormu

sunuz!





(Mekke'nin fethinden önce orada kalýp Medine'ye göç edemeyen müslüman

lar zalim, müþrik Mekke'lilerden büyük iþkenceler görmüþ, cefalar çekmiþ ve

ALLAH'a iltica iltica ederek O'ndan yardýmcý göndermesini dilemiþlerdi. Âyet

buna iþaret etmekle beraber, dünyanýn neresinde olursa olsun, zulüm ve

haksýzlýða uðramýþ çaresizlere müslümanlarýn yardým etmelerini, gerekirse

onlarýn uðrunda savaþmalarýný istemektedir.)






76.Ýman edenler ALLAH yolunda savaþýrlar, inanmayanlar ise tâðut (bâtýl da

valar ve þeytan) yolunda savaþýrlar. O halde þeytanýn dostlarýna karþý sa

vaþýn; þüphe yok ki þeytanýn kurduðu düzen zayýftýr.





77.Kendilerine, ellerinizi savaþtan çekin, namazý kýlýn ve zekâtý verin, denil

en kimseleri görmedin mi? Sonra onlara savaþ farz kýlýnýnca, içlerinden bir

gurup hemen ALLAH'tan korkar gibi, hatta daha fazla bir korku ile insanlar

dan korkmaya baþladýlar da ''Rabbimiz! Savaþý bize niçin yazdýn! Bizi ya

kýn bir süreye kadar ertelesen (daha bir müddet savaþý farz kýlmasan)

olmaz mýydý?'' dediler. Onlara de ki: ''Dünya menfaati önemsizdir, ALLAH'

tan korkanlar için ahiret daha hayýrlýdýr ve size kýl payý kadar haksýzlýk ed

ilmez.''





78.Nerede olursanýz olun ölüm size ulaþýr; sarp ve saðlam kalelerde olsanýz

bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa ''Bu ALLAH'tan'' derler; baþlarýna bir kötü

lük gelince de ''Bu senden'' derler. ''Hepsi ALLAH'tandýr'' de. Bu adamlara ne

oluyor ki bir türlü laf anlamýyorlar!





79.Sana gelen iyilik ALLAH'tandýr. Baþýna gelen kötülük ise nefsindendir. Se

ni insanlara elçi gönderdik; þahit olarak da ALLAH yeter.





(Bu iki âyet birlikte deðerlendirildiðinde, Ýslâm'ýn hayýr, þer, kaza ve kader

mevzularýndaki inanç ve düþüncesine ýþýk tuttuðu görülür. Ýnsanlar umumi

yetle elde ettikleri baþarý ve iyi neticeleri kendilerine (veya inananlar ALLAH'

a) mal ederler. Felâket, kötülük ve baþarýsýzlýklarý ise yükleyecek birisini

ararlar; kendilerini kýnamak ve suçlamaktan kaçarlar. Halbuki her þeyi ya

ratan ALLAH'týr; her þey O'nun takdir ve kudreti ile var olur. Ancak ALLAH,

hiçbir kimse için doðrudan doðruya felâket ve kötülüðe rýza göstermez;

kulun iþlediði her günah, suç ve kötülükte bizzat kendi iradesi devreye gi

rer ve ALLAH, kulu öyle istediði için, iradesini o yolda sarfettiði için öyle ya

ratýr. Þu halde kul kâsibdir; hak eder, murat eder, ALLAH hâlýktýr; kulun ira

desine göre yaratýr.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:02:44
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/90.jpg)


Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:90



80.Kim Resûl'e itaat ederse ALLAH'a itaat etmiþ olur. Yüz çevirene gelince,

seni onlarýn baþýna bekçi göndermedik!





81.''Baþüstüne'' derler, ama yanýndan ayrýlýnca onlardan bir kýsmý, senin de

diðinden baþkasýný gizlice kurar. ALLAH da onlarýn gizlice kurduklarýný yazar.

Sen de onlara aldýrma ve ALLAH'a dayan; sana vekil olarak ALLAH yeter.





(Ýnanmadýklarý halde öyle görünen münafýklar Resûlullah'ýn huzurunda iken,

O ne söylerse kabul ediyor ve itaatkâr görünüyor; huzurundan ayrýlýp ken

di baþlarýna kalýnca bilhassa geceleri gizli planlar ve tuzaklar hazýrlýyorlar

dý.)






82.Hâla Kur'ân üzerinde gereði gibi düþünmeyecekler mi? Eðer o, ALLAH'tan

baþkasý tarafýndan gelmiþ olsaydý onda birçok tutarsýzlýk bulurlardý.






(Kur'ân-ý Kerîm, hem ifade bakýmýndan, hem mana ve hüküm bakýmýndan

bir bütünlük arzetmektedir. Ýnsanlarýn söylediði sözler, güzellik ve düzgün

lük bakýmýndan daima ayný olmaz. Yazan ve söyleyenin içinde bulunduðu

hal ve þartlara göre deðiþir. Kur'ân'ýn ifade ve üslûbu ise baþtan sona

emsalsiz bir güzellik ve düzgünlük içindedir. Bu sözlerin ihtiva ettiði ma

na, hüküm ve haberler de, yaratýlýþ öncesinden ebediyete kadar hemen

her þeye temas ettiði halde tam bir tutarlýlýk, bütünlük, sýhhat ve uyum

arzetmektedir. Yalnýzca bunlarý düþünmek ve tesbit etmek bile, Kur'ân-ý

Kerîm'in insan eseri olmadýðýný, ALLAH'tan gelmiþ bulunduðunu anlamaya

yetecektir.)





83.Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelince onu hemen yayarlar;

halbuki onu, Resûl'e veya aralarýnda yetki sahibi kimselere götürselerdi,

onlarýn arasýnda iþin içyüzünü anlayanlar, onun ne olduðunu bilirlerdi. ALLAH'

ýn size lütuf ve rahmeti olmasaydý, pek azýnýz müstesna, þeytana uyup gi

derdiniz.








84.Artýk ALLAH yolunda savaþ. Sen kendinden baþkasý (sebebiyle) sorumlu

tutulmazsýn. Müminleri de teþvik et. Umulur ki ALLAH kâfirlerin gücünü kýrar

(güçleriyle size zarar vermelerini önler). ALLAH'ýn gücü daha çetin ve ceza

sý daha þiddetlidir.







85.Kim iyi bir iþe aracýlýk ederse onun da o iþten bir nasibi olur. Kim kötü

bir iþe aracýlýk ederse onun da ondan bir payý olur. ALLAH her þeyin karþý

lýðýný vericidir.






(Toplum hayatý birçok halde aracýlýðý gerekli kýlar. Kendisinden aracý olmasý

istenen kimse neye aracý olduðuna dikkat etmek mecburiyetindedir; çün

kü neticeden onun da günah-sevab, fayda-zarar bakýmlarýndan payý ola

caktýr.)






86.Bir selam ile selamlandýðýnýz zaman siz de ondan güzeli ile selamlayýn;

yahut ayný ile karþýlýk verin. Þüphesiz ALLAH, her þeyin hesabýný arayandýr.






(Selam müslümanlarýn arasýnda sevgi ve barýþ saðlayan, mevcut sevgi ve

samimiyeti arttýran güzel bir vasýtadýr.


Selamý veren, sevgi ve iyi niyetini ifadede öncülük ettiðinden, selamý alan

da bir-iki kelime fazlasýyla cevap vererek bu güzel davranýþa karþýlýk ver

melidir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:03:09
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/91.jpg)


Sayfa:91  NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4







87.ALLAH -ki ondan baþka hiçbir tanrý yoktur- elbette sizi kýyamet günü

toplayacaktýr, bunda asla þüphe yoktur. Söz bakýmýndan ALLAH'tan daha

doðru kim vardýr!






88.Size ne oldu da münafýklar hakkýnda iki guruba ayrýldýnýz? Halbuki ALLAH

onlarý kendi ettikleri yüzünden baþ aþaðý etmiþtir (küfürlerine döndürmüþ

tür). ALLAH'ýn saptýrdýðýný doðru yola mý getirmek istiyorsunuz? ALLAH'ýn sap

týrdýðý kimse için asla (doðruya) yol bulamazsýn!






(ALLAH, peygamberler ve kitaplar göndererek insanlarýn akýl ve iradelerine

yardýmcý olmuþ, onlara hidayet yollarýnýn en doðrusunu göstermiþ, ona da

vet etmiþtir. Bütün bunlara raðmen aklýný ters çalýþtýran ve sapýk yollara

iradesiyle yönelen kimselerin sapmalarýna da izin vermiþ, iradelerine uygun

neticeyi yaratmýþtýr. ALLAH'ýn saptýrmasý bu manadadýr ve bunca inayete

raðmen sapanlarý kimse yola getiremez.)






89.Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla eþit olasýnýz. O

halde ALLAH yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin.

Eðer yüz çevirirlerse onlarý yakalayýn, bulduðunuz yerde öldürün ve hiçbiri

ni dost, yardýmcý edinmeyin.






90.Ancak kendileriyle aranýzda antlaþma bulunan bir topluma sýðýnanlar ya

hut ne sizinle ne de kendi toplumlarýyla savaþmak (istemediklerin)den yür

ekleri sýkýlarak size gelenler müstesna. ALLAH dileseydi onlarý baþýnýza belâ

ederdi de sizinle savaþýrlardý. Artýk onlar býrakýp bir tarafa çekilir de sizinle

savaþmazlar ve size barýþ teklif ederlerse bu durumda ALLAH size, onlarýn a

leyhinde bir yola girme hakký vermemiþtir.







91.Hem sizden hem de kendi toplumlarýndan emin olmak isteyen baþkalarý

ný da bulacaksýnýz. Bunlar her ne zaman fitneye götürülseler ona baþ

aþaðý dalarlar (daldýrýlýrlar). Eðer sizden uzak durmaz, sulh teklif etmez ve

ellerini çekmezlerse onlarý yakalayýn, rastladýðýnýz yerde öldürün. Ýþte on

lar üzerine sizin için apaçýk yetki verdik.






(Bu âyetlerde bahis mevzuu olan kâfirler Medine dýþýndaki münafýklardýr.

Bunlarýn bir kýsmý Mekke'de kalmýþ, hicret etmemiþ ve müþriklerle iþbirliði

yapmýþlardýr; bunlarýn müslümanlarýn düþman olduklarýný ve onlara karþý sa

vaþtýklarý için bulunduklarý yerde imha edileceklerdir. Bir kýsmý müslümanlar

ile aralarýnda saldýrmazlýk antlaþmasý bulunan toplumlara sýðýnmýþlar, diðer

bir kýsmý da hem müslümanlarla hem de kendi toplumlarýyla savaþmak iste

meyip tarafsýzlýðý tercih etmiþler ve müslümanlarla sulh yapmaya, iyi geç

inmeye temayül göstermiþlerdir. Bu son iki kýsým kendi hallerine býrakýlacak,

onlarla savaþýlmayacaktýr.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:03:44
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/92.jpg)



Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:92






92.Yanlýþlýkla olmasý dýþýnda bir müminin bir mümini öldürmeye hakký ola

maz. Yanlýþlýkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi

ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meðer ki ö

lünün ailesi o diyeti baðýþlamýþ ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eðer öldü

rülen mümin olduðu halde, size düþman olan bir toplumdan ise mümin bir

köle azat etmek lâzýmdýr. Eðer kendileriyle aranýzda antlaþma bulunan bir

toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir müminin köleyi az

at etmek gerekir. Bunlarý bulamayan kimsenin, ALLAH tarafýndan tevbesi

nin kabulü için iki ay peþpeþe oruç tutmasý lâzýmdýr. ALLAH her þeyi bilen

dir, hikmet sahibidir.





93.Kim bir mümini kasden öldürürse cezasý, içinde ebediyen kalacaðý cehen

nemdir. ALLAH ona gazap etmiþ, onu lânetlemiþ ve onun için büyük bir azap

hazýrlamýþtýr.






(Ýslâm ceza hukukuna göre bir müslümaný haksýz yere ve bilerek öldüren

kimsenin cezasý kýsas, yani idamdýr. Bunu affetme selâhiyeti yalnýzca mak

tülün ailesine aittir; bunlar isterlerse kýsas yerine diyet talep ederler ve

isterlerse her ikisini de baðýþlarlar. Bu takdirde devletin ta'zir yoluyla -da

ha hafif bir þekilde- cezalandýrma selâhiyeti vardýr. Kýsas ile ilgili âyet 2.

sûrede geçmiþtir (178-179). Buradaki âyet ise manevi ve uhrevî cezayý

açýklamaktadýr. Bir mümini yanlýþlýkla; meselâ av hayvaný zannederek ve

ya muharip düþman sanarak... öldüren kimsenin de maddî ve mânevi ce

zalarý vardýr; bu cezalar, maktülün mensup bulunduðu topluma göre deð

iþmektedir. Maktülün âilesi müslüman ise öldürene iki ceza vardýr: 1.Mak

tülün ailesine vereceði diyet; bu da yüz deve veya bunun baþka mallar

dan karþýlýðý kadar bir meblâðdýr. Diyeti, öldürenin ailesi öder, bunlarýn gü

cü yetmezse devlete baþvurur, maliyenin ödemesini talep ederler. 2.Yan

lýþlýkla da olsa bir hayata son verdiði için, bir mümin köleyi hürriyete kav

uþturmak suretiyle topluma ilave edeceði hür bir hayat. Köle azat etmeye

gücü yetmeyenler ise iki ay aralýk vermeden oruç tutarlar. Maktülün aile

si müslümanlara düþman bir toplum ise, onlara mal vererek kuvvetlendir

mek müslümanlarýn aleyhine olacaðý için diyet ödenmez.)






94.Ey iman edenler! ALLAH yolunda savaþa çýktýðýnýz zaman iyi anlayýp dinle

yin. Size selam verene, dünya hayatýnýn geçici menfaatine göz dikerek

''Sen mümin deðilsin'' demeyin. Çünkü ALLAH'ýn nezdinde sayýsýz ganimetler

vardýr. Önceden siz de böyle iken ALLAH size lütfetti; o halde iyi anlayýp

dinleyin. Þüphesiz ALLAH bütün yaptýklarýnýzdan haberdardýr.







(Bir akýn sýrasýnda düþman bölgesinde bulunan bir kiþi ''Lâ ilâhe illâllah Mu

hammedün Resûlullah'' deyip müslümanlara selam verdiði halde Üsame b.

Zeyd tarafýndan ''korkudan böyle davrandýðý zannedilerek'' katledilmiþ ve

sürüsü zaptedilmiþti. Akýn dönüþü, hadise Resûlullah'a haber verilince çok

üzülmüþ, hiddetlenmiþ ve ''Kalbini yarýp baktýnýz da mý korkudan olduðunu

anladýnýz!'' diye çýkýþmýþtý. Üsâme'nin piþman olmasý ve yalvarmasý üzeri

ne Hz. Peygamber onun için istiðfar etmiþti. Üsâme'ye bir köle azat etme

sini emretmiþtir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
__________________


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:04:16
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/93.jpg)


Sayfa:93 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4









95.Müminlerden -özür sahibi olanlar dýþýnda- oturanlarla mallarý ve canlarý

ile ALLAH yolunda cihad edenler bir olmaz. ALLAH, mallarý ve canlarý ile cihad

edenleri, derece bakýmýndan oturanlardan üstün kýldý. Gerçi ALLAH hepsine

de güzellik (cennet) vadetmiþtir; ama mücahidleri, oturanlardan çok büy

ük bir ecirle üstün kýlmýþtýr.






96.Kendinden dereceler, baðýþlama ve rahmet vermiþtir. ALLAH çok baðýþla

yýcý ve esirgeyicidir.






97.Kendilerine yazýk edenler kimselere melekler, canlarýný alýrken: ''Ne iþde

idiniz!'' dediler. Bunlar: ''Biz yeryüzünde çaresizdik'' diye cevap verdiler.

Meleklerde: ''ALLAH'ýn yeri geniþ deðil miydi? Hicret etseydiniz ya!'' dediler.

Ýþte onlarýn barýnaðý cehennemdir; orasý ne kötü bir gidiþ yeridir.





98.Erkekler, kadýnlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye

gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadýr.





99.Ýþte bunlarý, umulur ki ALLAH affeder; ALLAH çok affedicidir, baðýþlayýcýdýr.




100.ALLAH yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer

ve bolluk (imkân) bulur. Kim ALLAH ve Resûlü uðrunda hicret ederek evinden

çýkar da sonra kendisine ölüm yetiþirse artýk onun mükâfatý ALLAH'a düþer.

ALLAH da çok baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.






(Medine'ye hicretten önce müslümanlar büyük acýlar, iþkenceler ve sýkýntý

lar çekmiþ, bir kýsmý bu sebeple Habeþistan'a göç etmiþlerdi. Milâdi 622

yýlýnda Hz. Peygamber ve ashâbý Medine'ye göç ettiler. ALLAH ve Resûlü

uðruna her þeylerini geride býraktýlar, Medine'de yepyeni bir toplum ve

devlet oluþturdular. Bu andan itibaren küfrün ve þirkin hakim bulunduðu

yerlerden Medine'ye hicret farz oldu; gerçekten çaresiz, güçsüz ve bilgi

siz olanlar dýþýnda kalan her müslüman hicret ile mükellef kýlýndý. Göç im

kânlarý olduðu halde imanlarýný kurtarmaya ve Ýslâm devletini takviye et

meye koþmayýp; evini, barkýný, yurdunu, eþini, dostunu, mal ve mülkünü

tercih edenlerin ve çaresizlik bahanesiyle durumu idare edenlerin feci â

kibetini âyet tasvir etmektedir. Bunlardan sonra sýrayla, gerçekten aciz

olanlar, hicrete teþebbüs edip de Medine'ye varamadan yolda ölenler

ve hicret yurduna ulaþanlar gelmektedir. Buhâri'nin rivayet ettiði hadise

göre Mekke fethinden sonra hicret mükellefiyeti ortadan kalkmýþtýr. An

cak âyet, þartlar avdet edersehicret mükellefiyetinin de avdet edeceði

ne iþaret etmektedir.)






101.Yeryüzünde sefere çýktýðýnýz zaman kâfirlerin size kötülük etmesinden

endiþe ederseniz, namazý kýsaltmanýzda size bir günah yoktur. Þüphesiz

kâfirler, sizin apaçýk düþmanýnýzdýr.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:04:48
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/94.jpg)


Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:94



102.Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kýldýrdýðýn zaman, onlardan bir kýsmý

seninle beraber namaza dursunlar, silahlarýný (yanlarýna) alsýnlar, böylece (na

mazý kýlýp) secde ettiklerinde (diðerleri) arkanýzda olsunlar. Sonra henüz nama

zýný kýlmamýþ olan (bu) diðer gurup gelip seninle beraber namazlarýný kýlsýnlar

ve onlar da ihtiyat tedbirlerini ve silahlarýný alsýnlar. O kâfirler arzu eder ki siz

silahlarýnýzdan ve eþyanýzdan gafil olsanýz da üstünüze birden baskýn yapsa

lar. Eðer size yaðmurdan bir eziyet olur yahut hasta bulunursanýz silahlarýný

zý býrakmanýzda size günah yoktur. Yine de tedbirinizi alýn. Þüphesiz ALLAH,

kâfirler için alçaltýcý bir azap vardýr.







103.Namazý bitirince ayakta, otururken ve yanýnýz üzerinde yatarken (daima)

ALLAH'ý anýn. Huzura kavuþunca da namazý dosdoðru kýlýn; çünkü namaz mümin

ler üzerine vakitleri belli bir farzdýr.






(Bu üç âyet, yolculukta ve tehlikeli durumlarda namazýn nasýl kýlýnacaðýný an

latmaktadýr. Sünnet ve tatbikattan anlaþýldýðýna göre yolculuk halinde, dört

rekâtlý namazlarýn kýsaltýlarak iki rekât kýlýnmasý için düþman tehlikesi þart

deðildir. Seksen ilâ doksan kilometrelik bir mesafeyi katetmek üzere yola

çýkan her müslüman bu ruhsattan istifade eder. Düþman veya beklenen

tehlike karþýsýnda kýlýnan farz namazýn âyette iki rekât olarak tarif edilmesi,

ordunun ayný zamanda seferî olmasýndandýr. Bu durumda cemaatle namaz

ýn nasýl kýlýnacaðý konusunda iki uygulama vardýr. Hanefîlere göre, birlikler

in bir kýsmý düþman karþýsýnda dururken diðer kýsmý gelip imamýn arkasýnda

namaza dururlar, birinci rekât tamam olunca yerlerine giderler, ikinci kýs

ým ve imamla bir rekât da onlar kýlar, birinciler ile yer deðiþirler. Bu sýra

da imamýn namazý tamamlanmýþtýr. Bunlar imamýn arkasýnda imiþ gibi (o

kumadan) namazlarýný kýlar ve yerlerine giderler. Diðer kýsým ise gelerek

veya yerlerinde -yetiþemedikleri rekâtý kýlýyormuþ gibi- okuyarak na

mazlarýný tamamlarlar. Þâfîî ve Mâlikîlere göre, birinci gurup imamla ilk

rekâtý kýlýnca imam ikinci rekâtýn kýyamýnda bekler, bunlar namazlarýný tam

amlayýp yerlerine giderler ve ikinci gurup gelir, imamla bir rekât kýlarlar,

imam son oturuþta onlarý bekler, kalkýp bir rekât daha kýlarlar ve imamla

beraber selam verirler.





Namaz en büyük zikirdir; ALLAH'ý anma þekillerinin en mükemmelidir. Aklý eren

kimse için onu terketmenin hemen hiçbir mâzereti yoktur. Darlýk zamanlarýn

da ruhsatlar ve kolaylýklar vardýr. Geniþlik ve huzur zamanlarýnda ise vakit

ve erkânýna riâyetle tam olarak kýlýnýr. ALLAH'ý anmak namaz haline münhasýr

olmamalý, müslüman her halinde ALLAH'ý anmaktan gafil bulunmamalýdýr.)






104.O (düþman) topluluðu takip etmekte gevþeklik göstermeyin. Eðer siz acý

çekiyorsanýz onlar da, sizin çektiðiniz gibi acý çekmektedirler. Üstelik siz ALLAH'

tan, onlarýn ümit etmedikleri þeyleri umuyorsunuz. ALLAH ilim ve hikmet sahibi

dir.






105.ALLAH'ýn sana gösterdiði þekilde insanlar arasýnda hükmedesin diye sana Ki

tab'ý hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:05:37
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/95.jpg)



Sayfa:95 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4




106.Ve ALLAH'tan maðfiret iste, çünkü ALLAH, çok yarlýðayýcý, ziyadesiyle es

irgeyicidir.





107.Kendilerine hýyanet edenleri savunma; çünkü ALLAH hainliði meslek edin

miþ günahkârlarý sevmez.






108.Ýnsanlardan gizler de ALLAH'tan gizlemezler. Halbuki geceleyin, O'nun ra

zý olmadýðý sözü düzüp kurarken O, onlarla beraber idi. ALLAH yaptýklarýný ku

þatýcýdýr. (O'nun ilminden hiçbir þeyi gizleyemezler.)





109.Haydi siz dünya hayatýnda onlara taraf çýkýp savundunuz, ya kýyamet

günü ALLAH'a karþý onlarý kim savunacak yahut onlara kim vekil olacak?





110.Kim bir kötülük yapar yagut nefsine zulmeder de sonra ALLAH'tan maðfi

ret dilerse, ALLAH'ý çok yarlýðayýcý ve esirgeyici bulacaktýr.





111.Kim bir günah kazanýrsa kendi aleyhine kazanmýþ olur. ALLAH her þeyi bi

licidir, büyük hikmet sahibidir.




112.Kim kasýtlý ya da kasýtsýz bir günah kazanýr da sonra onu bir suçsuzun

üzerine atarsa, muhakkak ki, büyük bir iftira ve apaçýk bir günah yüklenmiþ

olur.






113.ALLAH'ýn sana lütfu ve esirgemesi olmasaydý, onlardan bir güruh seni

saptýrmaya yeltenmiþti. Onlar yalnýzca kendilerini saptýrýrlar, sana hiçbir za

rar veremezler. ALLAH sana Kitab'ý ve hikmeti indirmiþ ve sana bilmediðini öð

retmiþtir. ALLAH'ýn lütfu sana gerçekten büyük olmuþtur.





(Bu âyetlerin, ibret verici bir geliþ sebebi vardýr. Medine yerlilerinden, Za

fer oðullarýndan Tu'me, bir komþusunu zýrhýný çalmýþ, bir un daðarcýðýna sak

layarak getirmiþ, bir yahudinin evine gizlemiþti. Halbuki daðarcýk delikti ve

bu delikten akan unlar, zýrhýn önce Tu'me'nin evine kadar geldiðini, sonra

da yahudinin evine gittiðini gösteriyordu. Tu'me'yi sýkýþtýrdýlar, müslüman ol

masýna raðmen çalmadýðýna yemin etti. Yahudiyi sorguya çektiler, o da ''Bu

nu bana Tu'me verdi'' dedi ve bazý yahudiler buna þahitlik ettiler. Zaferoðul

larý, aile namusu belâsýna, gelip Resûlullah'a ''Tu'me'yi berat ettirmesi'' için

ýsrar ettiler; Hz. Peygamber de bu durum ve Tu'me'nin yemini karþýsýnda dü

þündü, arkasýndan yukarýda meâllerini okuduðumuz âyetler indi.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:06:05
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/96.jpg)




Cüz:5,Sûre:4 NÝSA SÛRESÝ   Sayfa:96





114.Onlarýn fýsýldaþmalarýnda bir hayýr yoktur. Ancak bir sadaka, yahut bir

iyilik, yahut da insanlarýn arasýný düzeltmek isteyen(in fýsýldaþmasý) müstes

na. Kim ALLAH rýzasýný elde etmek için bunu yaparsa, biz ona yakýnda büyük

bir mükâfat vereceðiz.





115.Kendisi için doðru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karþý çýkar

ve müminlerin yolundan baþka bir yola giderse, onu o yönde býrakýrýz ve ce

henneme sokarýz; o ne kötü bir yerdir.





(Yukarýda hikayesi anlatýlan Tu'me'nin taratarlarý toplantýlar yaparak arala

rýnda gizli gizli konuþmuþ, onu berat ettirmenin yollarýný aramýþlardý. Teþeb

büslerine raðmen Resûlullah onun lehinde hükmetmeyince de Tu'me Mekke'

ye firar ve irtidat etmiþtir. Daha sonra hýrsýzlýðýna devam ederken yýkýlan

bir duvarýn altýnda kalarak ölmüþtür.)






116.ALLAH, kendisine ortak koþulmasýný asla baðýþlamaz; ondan baþka günah

larý dilediði kimse için baðýþlar. Kim ALLAH'a ortak koþarsa büsbütün sapýtmýþ

týr.





(Ýlgili hadislerle bu ve benzeri âyetlerin birlikte deðerlendirilmesi sonunda

anlaþýlan odur ki: ALLAH Teâlâ zerre kadar iman ile ahirete intikal eden mü

minleri bile ya bir müddet cezalandýrdýktan sonra, yahut tevbe, keffâret,

iyi ameller, musibetlere sabýr gibi sebeplerle, yahut da böyle bir sebebe da

yanmaksýzýn affetmekte, baðýþlamaktadýr. Ýmansýz olarak, inkâr ve þirk için

de hayatýný tamamlayanlarý ise baðýþlamayacaðý bu âyetten kesin olarak

ortaya çýkmaktadýr.)



117.Onlar (müþrikler) O'nu býrakýp yalnýzca bir takým diþilerden (diþi isimli

tanrýlardan) istiyorlar, ancak inatçý þeytandan dilekte bulunuyorlar.





(Dua etmek, dilek ve istekte bulunmak ibadettir; ancak ALLAH'ýn vereceði ve

yalnýzca O'ndan istenecek þeyleri baþkasýndan dilemek ise þirk alâmetidir.)







118.ALLAH onu (þeytaný) lânetlemiþ; o da: ''Yemin ederim ki, kullarýndan bel

li bir pay edineceðim'' demiþtir.






119.''Onlarý mutlaka saptýracaðým, muhakkak onlarý boþ kuruntulara boða

caðým, kesinlikle onlara emredeceðim de hayvanlarýn kulaklarýný yaracaklar

(putlar için niþanlayacaklar), þüphesiz onlara emredeceðim de ALLAH'ýn ya

rattýðýný deðiþtirecekler'' (dedi). Kim ALLAH'ý býrakýr da þeytaný dost edinirse

elbette apaçýk bir ziyana düþmüþtür.





(ALLAH'ýn yarattýklarýný deðiþtirmek, canlýlarýn tabiî þekil ve özelliklerini deðiþ

tirmek demektir. Hayvanlarýn gereksiz yere kulak ve kuyruklarýný kesmek;

kaþlarý, diþleri... süslenmek maksadýyla deðiþtirmek bu kabildendir ve yasak

lanmýþtýr. Tabiatýn dengesini bozan davranýþ, kullanma ve teknoloji de ayný

çerceveye girmektedir.)





120.Þeytan onlara söz verir ve ümitlendirir; halbuki þeytanýn onlara söz

vermesi aldatmacadan baþka bir þey deðildir.





121.Ýþte onlarýn yeri cehennemdir; ondan kaçýp kurtulacak bir yer de bula

mayacaklardýr.





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:06:30
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/97.jpg)


Sayfa:97 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4





122.Ýman eden ve iyi iþler yapanlarý, içinde ebedi kalmak üzere, zeminin

den ýrmaklar akan cennetlere koyacaðýz. ALLAH, (bu söylenenleri) hak bir

söz olarak vâdetti. Söz ve onu tutma bakýmýndan kim ALLAH'tan daha doð

ru olabilir?






123.Ne sizin kuruntularýnýz ne de ehl-i kitabýn kuruntularý (gerçektir); kim

bir kötülük yaparsa onun cezasýný görür ve kendisi için ALLAH'tan baþka

dost da, yardýmcý da bulamaz.






124.Erkek olsun, kadýn olsun, her kim de mümin olarak iyi iþler yaparsa, iþ

te onlar cennete girerler ve zerre kadar haksýzlýða uðratýlmazlar.





(Ýnsanlarýn gerek sosyal ve ahlâkî deðerleri, gerekse davranýþlarýna göre el

de edecekleri neticeler, ALLAH ve Resûlü tarafýndan açýklanmýþtýr. Buna göre,

kimin kimden üstün olduðu, kimin doðru yolda, kimin yanlýþ yolda bulunduðu

kuruntu ve temennilerle deðil, ilâhî beyanla anlaþýlacak; ilâhî deðerler siste

mine göre ölçüler tespit edilecektir.)




125.Ýþlerinde doðru olarak kendini ALLAH'a veren ve Ýbrahim'in, ALLAH'ý bir taný

yan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardýr? ALLAH Ýbrahim'i

dost edinmiþtir.






(Peygamberler, ALLAH'ýn elçileri olma bakýmýndan farksýz olmakla berber bazý

özellik ve imtiyazlarýyla birbirinden farklýdýrlar. Bu cümleden olarak Hz. Musa'

ya ''kelîmullah'', Hz. Ýsa'ya ''rûhullah'', hz. Muhammed (sav) Mustafa'ya ''habîbul

lah'' denildiði gibi, Hz. Ýbrahim'e de ''halîlullah'' denilmiþ ve yukarýdaki âyet

bu vasýflamaya kaynak olmuþtur.)







126.Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ALLAH'ýndýr ve ALLAH her þeyi kuþatmýþ

týr. (Hiçbir þey O'nun ilim ve kudretinin dýþýnda kalamaz).





127.Senden kadýnlar hakkýnda fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size

ALLAH açýklýyor: Kitap'ta kendileri için yazýlmýþý (mirasý) vermeyip nikâhlamak

istediðiniz yetim kadýnlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere karþý âdil davranma

nýz hakkýnda size okunan âyetler (ALLAH'ýn hükmünü apaçýk ortaya koymakta

dýr). Hayýrdan ne yaparsanýz þüphesiz ALLAH onu bilmektedir.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:06:55
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/98.jpg)



Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:98




128.Eðer bir kadýn kocasýnýn geçimsizliðinden yahut kendisinden yüz çevir

mesinden endiþe ederse, aralarýnda bir sulh yapmalarýnda onlara günah yok

tur. Sulh (daima) hayýrlýdýr. Zaten nefisler kýskançlýða hazýrdýr. Eðer iyi geçi

nir ve ALLAH'tan korkarsanýz þüphesiz ALLAH yaptýklarýnýzdan haberdardýr.



(Evlilikte uyum ve geçim karþýlýklý fedakârlýkla olur. Ancak insanlarda kýskanç

lýk ve bencillik ve meyli tabiî olduðundan herkes fedakârlýðý karþý taraftan

bekler. Sulh ve anlaþma iki tarafýn bazý istek ve haklarýndan vazgeçmesi

ile gerçekleþir; bu ise, geçimsizliðin sürüp gitmesinden veya ayrýlmaktan da

ha hayýrlýdýr.)




129.Üzerine düþüp uðraþsanýz da kadýnlar arasýnda âdil davranmaya güç ye

tiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapýlýp da diðerini askýya alýnmýþ gibi býr

akmayýn. Eðer arayý düzeltir, günahtan sakýnýrsanýz ALLAH þüphesiz çok bað

ýþlayýcý ve esirgeyicidir.





(Birden fazla kadýnla evli bulunan erkek, eþleri arasýnda eþit ve âdil davran

mak mecburiyetindedir. Ancak bazý hususlar vardýr ki bunlarda eþitliði koru

mak insanýn tabiatýna aykýrýdýr; meselâ iki eþi ayný derecede beðenmek ve

sevmek mümkün deðildir; bu sebeple erkekler bununla mükellef kýlýnmamýþlar,

isteseler de bunu yapamayacaklarý kendilerine bildirilmiþtir. Buna mukabil el

de olan, maddi sayýlabilecek haklarda, nimet ve imkânlarda adalet þarttýr;

beraber kalma müddeti, mesken, giyecek, yiyecek ve diðer imkânlarý örnek

oarak zikretmek mümkündür.)





130.Eðer (eþler) birbirinden ayrýlýrsa ALLAH, bol nimetinden her birini zengin

leþtirir (diðerine muhtaç olmaktan kurtarýr); ALLAH'ýn lütfu geniþ, hikmeti bü

yüktür.





(Bütün tedbirlere raðmen evlilik yürümüyorsa, ev cehenneme dönmüþse

yoksulluða ve çaresizliðe düþme korkusu ile bu cehenneme katlanmak gerek

mez; ALLAH nice kapýlar açar.)




131.Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ALLAH'ýndýr. Sizden önce kendilerine

Kitap verilenlere ve size ''ALLAH'tan korkun'' diye emrettik. Eðer inkâr ederse

niz biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi ALLAH'ýndýr. ALLAH hudutsuz zen

gindir, ziyadesiyle övgüye lâyýktýr.





132.Göklerde ve yerde olanlar ALLAH'ýndýr. Vekil olarak ALLAH yeter.




133.Ey insanlar! ALLAH dilerse sizi yokluða gönderip baþkalarýný getirir; ALLAH

buna kadirdir.





(Beka ve ebedîlik ALLAH'a mahsustur. Gerçek manada varlýk da O'na aittir.

Kullarýn vücut ve varlýðý O'nun lütfu, O'nun emanetidir. Emanete hýyanet ve

ALLAH'a isyanda ýsrar edilirse bütün emanetlerin, bu arada vücut ve varlýðýn

geri alýnmasý kaçýnýlmaz hale gelir.)




134.Kim dünya mükâfatýný isterse (bilsin ki) dünyanýn da ahiretin de mükâfa

tý ALLAH katýndadýr. ALLAH her þeyi iþiten ve her þeyi görendir.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:07:28
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/99.jpg)




Sayfa:99 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:5,Sûre:4





135.Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendini, ana-babanýz ve

akrabanýz aleyhinde de olsa ALLAH için þahitlik eden kimseler olun. (Haklarýn

da þahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar ALLAH onlara (sizden) da

ha yakýndýr. Hislerinize uyup adaletten sapmayýn, (þahitliði) eðer, büker

(doðru þahitlik etmez), yahut þahitlik etmekten kaçýnýrsanýz (biliniz ki) ALLAH

yaptýklarýnýzdan haberdardýr.





(Âyette, insanlarý adaletten ayýran iktisâdî, sosyal, psikolojik sebeplerin hep

si sayýlarak insanlar uyarýlmýþ, hükmeden veya þahitlik eden kimsenin yalnýz

ca ALLAH korkusunun tesiri altýnda hareket etmesi telkin edilmiþtir.)





136.Ey iman edenler! ALLAH'a, Peygamberi'ne, Peygamberi'ne indirdiði Kitab'a

ve daha önce indirdiði kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim ALLAH'ý, meleklerini,

kitaplarýný,peygamberlerini ve kýyamet gününü inkâr ederse tam manasýyla

sapýtmýþtýr.






137.Ýman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenle

ri, sonra da inkârlarýný arttýranlarý ALLAH ne baðýþlayacak, ne de onlarý doðru

yola iletecektir.






(Bunlar gönüllerinde bir türlü iman yer etmeyen, kararsýzlýk içinde, inkâr ile

iman arasýnda sallanarak ömür geçiren, sonunda da inkârda karar kýlan kâfirler ve münafýk

larýdýr.)





138.Münafýklara, kendileri için acý bir azap olduðunu müjdele!





139.Müminleri býrakýp da kâfirleri dost edinenler, onlarýn yanýnda izzet (güç

ve þeref) mi arýyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnýzca ALLAH'a aittir.





140.O (ALLAH), Kitap'ta size þöyle indirmiþtir ki: ALLAH'ýn âyetlerinin inkâr edil

diðini iþittiðiniz zaman, onlar bundan baþka bir söze dalýncaya (konuya geç

inceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayýn; yoksa siz de onlar gibi olursun

uz. Elbette ALLAH, münafýklarý ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir.






(Gerek milletlerarasý münasebetlerde ve gerekse fertler, topluluklar arasý mü

nasebetlerde müminler daima müminlerin yanýnda yer alacak, güç, kuvvet

ve þerefi bu beraberlikte arayacaklardýr. Kendilerini korumak veya güçlen

mek için kâfirlere baþvuran milletler küçüldükleri gibi, fertler de manevî

deðerlerinden kayýp verirler. Eðer beraberlik zaruri hale gelirse bu takdirde

müminler, en azýndan dinleri aleyhinde konuþulurken meclisi terketmek sure

tiyle durumu protesto edecek, dinlerini korumak için gerekli tedbirleri alacak

lardýr.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 12 Şubat 2011, 21:07:50
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/100.jpg)



Cüz:5,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:100




141.Sizi gözetleyip duranlar, eðer size ALLAH'tan bir zafer (nasib) olursa, ''Si

zinle beraber deðil miydik?'' derler. Kâfirlerin (zaferden) bir nasipleri olursa

(bu seferde onlara) , ''Sizi yenip (öldürebileceðimiz halde öldürmeyip) mümin

lerden korumadýk mý?'' derler. Artýk ALLAH kýyamet gününde aranýzda hükme

decektir ve kâfirler için müminler aleyhine asla bir yol vermeyecektir.






142.Þüphesiz münafýklar ALLAH'a oyun etmeye kalkýþýyorlar; halbuki ALLAH oy

unlarýný baþlarýna çevirmektedir. Onlar namaza kalktýklarý zaman üþenerek

kalkarlar, insanlara gösteriþ yaparlar, ALLAH'ý da pek az hatýra getirirler.





143.Bunlarýn arasýnda bocalayýp durmaktalar; ne onlara (baðlanýyorlar) ne

bunlara. ALLAH'ýn þaþýrttýðý kimseye asla bir (çýkar) yol bulamazsýn.





144.Ey iman edenler! Müminleri býrakýp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu ya

parak) ALLAH'a, aleyhinizde apaçýk bir delil mi vermek istiyorsunuz?





(Kafirleri ve müþrikleri dost edinmeme konusu Kur'ân-ý Kerîm'de sýk sýk zikre

dilen ve üzerinde durulan bir konudur. Yahudi ve hýristiyanlarýn müminlere

dost olamayacaðý, müslümanlarýn da onlarý dost edinmemeleri gerektiði ýsrar

la belirtilmiþtir. Zaruret sebebiyle iþbirliði ve dayanýþma yapýlabilir; ancak bu,

dostluktan farklý bir iliþkidir.)





145.Þüphe yok ki münafýklar cehennemin en alt katýndadýrlar.Artýk onlara as

la bir yardýmcý bulamazsýn.





146.Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, ALLAH'a sarýlýp sýmsýký dinlerini (iba

detlerini) yalnýz onun için yapanlar baþkadýr. Ýþte bunlar (gerçekte) mümin

lerle beraberdirler ve ALLAH müminlere yakýnda büyük mükâfat verecektir.





147.Eðer siz iman eder ve þükrederseniz, ALLAH size neden azap etsin! ALLAH

þükre karþýlýk veren ve her þeyi bilendir.





(Dinin samimi baðlýlarý yanýnda her zaman, menfaatleri icabý inanmýþ görün

en, vaziyeti kurtarmak için zahiren müminlerin yanýnda bulunan kimseler var

dýr; bunlara ''münafýklar'' denir. ALLAH, dünyada deðilse ahirette münafýklarýn

sahte örtüsünü kaldýracak, nâmert kâfirler olduklarý için onlarý cehennemin

dibine koyacak, haklarýnda hiçbir þefâati kabul etmeyecektir. 146. âyet, mü

nafýklýktan tevbe edip vazgeçenlerin üç vasfýndan bahsediyor ki bunlar ayný

zamanda imandaki samimiyetin þart ve alâmetleridir: 1.Yalnýzca sözle yetin

meyip halini düzeltmek, 2.ALLAH'a ve O'nun Kitap ve Sünnet'te tecelli eden

iradesine sýmsýký baðlanmak, 3.Dini hayatýný insanlarýn rýzasý ve dünya men

faatleri için deðil, yalnýzca ALLAH rýzasý için yaþamak. Ýþte bunlar samimi ve

saðlam bir imanýn tabiî neticeleridir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: insan - 13 Şubat 2011, 01:55:25
abisi ben þöyle anlamýþ olsam, yanlýþ mý dersin?

mesela konularý alfabetik olarak ayýrýp ayetleri yazmak... mesela...

A

aç gözlülük...

B

barýþ vs.

Olur..
Güzel bir çalýþma olur..
Ama bu çalýþmaya ulaþmak için o sayfayý okumak gerekir..Araþtýrma yapar gibi..
Aklýmýzda ne kadarý kalabilir ki..
Benim istediðim "Kur'an'ý Kerim"i ayetleri hayatýmýzýn bir parçasý yapmak..Belli bir konuyu okurken "ayet"lerle yapýlan yorumlar ile elde edeceðimiz þey, konuya ALLAH ne demiþ, bize konuyla ilðili nasýl bir yol önermiþ, bizi bu konuda nasýl uyarmýþ..penceresinden bakma isteði..


Bu istiþareyi bu sayfadan yapmamýz doðru mu.?
Bence hocam, bu istiþare kelamlarýný bu sayfadan çýkarýn...
Yakýþmýyor..
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 22:59:59
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/101.jpg)



Sayfa:101 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:6,Sûre:4





148.ALLAH kötü sözün açýkca söylenmesini sevmez; ancak haksýzlýða uðrayan

baþka. ALLAH her þeyi iþitic ve bilicidir.





(Çirkin söz, arkadan çekiþtirme, söz taþýma, jurnal etme, yalan, iftira... kötü

sözler cümlesindendir. Bunlar insanýn içinden geçebilirse de baþkasýna açýk

lamak ve söylemek caiz deðildir. Bir kimse diðerine bir kötülük, bir haksýzlýk

yaptýðýnda bunu baþkasýna söylemek de kötü söze girer; ancak kötülük ve

haksýzlýk gören kimse, ya ýslah etmek yahut da suçlunun ceza görmesini

saðlamak maksadýyla mecburiyetindedir, buna izin verilmiþtir.)






149.Bir iyiliði açýklar yahut gizlerseniz veya bir kötülüðü (açýklamayýp) affed

erseniz, þüphesiz de ALLAH da ziyadesiyle affedici ve kadirdir.






150.ALLAH'ý ve peygamberlerini inkâr edenler ve (inanma hususunda) ALLAH i

le peygamberlerini birbirinden ayýrmak isteyip ''Bir kýsmýna iman ederiz ama

bir kýsmýna inanmayýz'' diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasýnda bir yol tut

mak isteyenler yok mu;





151.Ýþte gerçekten kâfirler bunlardýr. Ve biz kâfirlere alçaltýcý bir azap hazýr

lamýþýzdýr.





152.ALLAH'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini diðerlerinden

ayýrmayanlara (gelince) iþte ALLAH onlara bir gün mükâfatlarýný verecektir.

ALLAH çok baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.







153.Ehl-i kitap senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Onlar

Musa'dan, bunun daha büyüðünü istemiþler de, ''Bize ALLAH'ý apaçýk göster''

demiþlerdi. Zulümleri sebebiyle hemen onlarý yýldýrým çarptý. Bilâhare kendile

rine açýk deliller geldikten sonra buzaðýyý (tanrý) edindiler. Biz bunu da affet

tik. Ve Musa'ya apaçýk delil (ve yetki) verdik.





154.Söz vermeleri(ni takviye) için Tûr'u baþlarýna diktik de onlara: ''Baþ eðe

rek kapýdan girin'' dedik, ''Cumartesi günü sýnýrý aþmayýn'' dedik. Kendilerin

den saðlam söz aldýk.






(Yahudi ve hýristiyanlarýn, Hz. Peygamber'den olmayacak þeyler istemeleri

ve bir türlü hakký kabule yanaþmamalarý karþýsýnda ALLAH Teâlâ ehl-i kitabýn

geçmiþini anlatarak bunlarýn, baþka peygamberlere de böyle davrandýklarýný,

daha aðýr ve olmayacak tekliflerde bulunduklarýný, Hz. Musa vastasýyla kendi

lerine sunulan nice delillere raðmen yine saptýklarýný anlatarak Hz. Peygam

ber (s.a.v)'i hem teselli etmekte hem de azmini desteklemektedir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:00:25
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/102.jpg)



Cüz:6,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:102




155.Sözlerinden dönmeleri, ALLAH'ýn âyetlerini inkâr etmeleri, haksýz yere pey

gamberleri öldürmeleri ve ''Kalplerimiz kýlýflanmýþtýr'' demeleri sebebiyle (onla

rý lânetledik, türlü belâlar verdik. Onlarýn kalpleri kýlýflý deðildir; ) tam aksine

küfürleri sebebiyle ALLAH o kalpler üzerine mühür vurmuþtur; pek azý müstes

na artýk iman etmezler.





156.Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem'in üzerine büyük bir iftira atmalarýn

dan;





157.Ve ''ALLAH elçisi Meryem oðlu Ýsa'yý öldürdük'' demeleri yüzünden (onlarý

lânetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astýlar; fakat (öldürdükleri) on

lara Ýsa gibi gösterildi. Onun hakkýnda ihtilâfa düþenler bundan dolayý tam

bir kararsýzlýk içindedirler; bu hususta zanna uymak dýþýnda hiçbir (saðlam)

bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.






(ALLAH Teâlâ Nuh'u tufandan, Ýbrahim'i ateþten, Musa'yý Firavun'dan, Muham

med Mustafa'yý müþriklerin tuzaðýndan koruyup kurtardýðý gibi Ýsa'yý da, onu

öldürmek isteyen yahudilerin elinden kurtarmýþtýr. Hz. Ýsa'ya ihanet ederek

bulunduðu yeri askerlere gösteren kiþiyi Ýsa'ya benzeterek öldürtmüþtür.)







158.Bilâkis ALLAH onu (Ýsa'yý) kendi nezdine kaldýrmýþtýr. ALLAH izzet ve hikmet

sahibidir.





159.Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona muhakkak iman edecektir.

Kýyamet gününde de o, onlara þahit olacaktýr.





(ALLAH, peygamberi Ýsa'yý yahudilerden korumuþ, öldürmelerine mani olmuþ

tur; bu kesindir. Onu kendi katýna kaldýrmýþ bulunduðu da þüphesizdir. Ancak

bunun þekli ve zamaný üzerinde farklý açýklamalar ve anlayýþlar vardýr. Çoðun

luða göre ALLAH onu, kudretiyle manevî semalardaki hususi mevkiine kaldýrmýþ

týr, kýyametten önce tekrar dünyaya gönderecektir, o zaman ehl-i kitab o

nun peygamber olduðuna inanacak bâtýl inançlarýndan kurtulacaklardýr. Hz. Ý

sa dünyada kaldýðý müddetçe Kur'ân ile hükmedecek, haç,domuz vb. ile ilgili

bâtýl uygulamalara son verecektir. Bir baþka anlayýþa göre ALLAH onu yahudi

lerden korumuþ, eceli gelince onu vefat ettirmiþ ve ruhunu semadaki yerine

kaldýrmýþtýr. Kýyametten önce gelecek olan da onun ruhudur. Ehl-i kitaptan

olanlar, ölümlerinden önce gerçeði öðrenip inanacaklar, fakat bunun faydasý

olmayacaktýr. Bu anlayýþ üçüncü sûrenin 54-56, âyetlerine dayandýrýlmýþtýr.)






160. 161.Yahudilerin zulmü sebebiyle, bir de çok kimseyi ALLAH yolundan çe

virmeleri, menedildikleri halde faizi almalarý ve haksýz (yollar) ile insanlarýn

mallarýný yemeleri yüzünden kendilerine (daha önce) helâl kýlýnmýþ bulunan te

miz ve iyi iþleri onlara haram kýldýk; ve içlerinden inkâra sapanlara acý bir az

ap hazýrladýk.








162.Fakat içlerinden ilimde derinleþmiþ olanlar ve müminler, sana indirilene

ve senden önce indirilene iman edenler, namazý kýlanlar, zekâtý verenler,

ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar var ya; iþte onlara pek yakýnda büyük

mükâfat vereceðiz.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:00:51
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/103.jpg)


Sayfa:103 NÝSÂ SÛRESÝ Cüz:6,Sûre:4






163.Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiðimiz gibi sana da

vahyettik. Ve (nitekim) Ýbrahim'e, Ýsmail'e, Ýshak'a, Yakub'a, esbâta (torun

lara), Ýsa'ya, Eyyûb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a

da Zebûr'u verdik.





(Peygamber kendisine vahiy gelen büyük insandýr. Bu vahyi insanlara teb

lið ile mükellef olanlarýna elçi manasýnda ''resûl'' denir. Vahiy ALLAH'ýn kullarý

na, dilediðini söylemesi ve bildirmesi için seçtiði özel bir iletiþim yoludur. Me

lek aracýlýðý ile olduðu gibi aracýsýz da olabilir. Vahye mazhar olan peygamber

kendisinde, ALLAH'tan olduðunda asla þüphe etmediði bir bilgi ve aydýnlanma

bulur. Âyette geçen ''torunlar''dan maksat Yakup peygamberin çocuklarý ve

torunlarýdýr.)




164.Bir kýsým peygamberleri sana daha önce anlattýk, bir kýsmýný ise sana an

latmadýk. Ve ALLAH Musa ile gerçekten konuþtu.






(Hadislerde yüzbinlerce peygamber gelip geçtiði bildirilmiþtir. Bu âyet de sa

yý vermeden ayný gerçeði dile getirmektedir. Buna göre yeryüzünde insanlar

ýn bulunduðu yerlere her zaman, ilâhî mesajý ulaþtýrmak üzere çok sayýda

peygamberin gönderildiði anlaþýlmaktadýr.)






165.(Yerine göre) müjdeleyici ve sakýndýrýcý olarak peygamberler gönderdik

ki insanlarýn peygamberlerden sonra ALLAH'a karþý bir bahaneleri olmasýn!

ALLAH izzet ve hikmet sahibidir.






166.Fakat ALLAH sana indirdiðine þahitlik eder; onu kendi ilmi ile indirdi. Melek

ler de (buna) þahitlik ederler. Ve þahit olarak ALLAH kâfîdir.






167.Ýnkâr eden ve (baþkalarýný da) ALLAH yolundan alýkoyanlar þüphesiz doð

ru yoldan çok uzaklaþmýþlardýr.





168.Ýnkâr edip zulmedenleri ALLAH asla baðýþlayacak deðildir. Onlarý (baþka)

bir yola iletecek deðildir.






169.Ancak orada ebedî kalmak üzere cehennem onlarý yoluna (iletecektir).

Bu da ALLAH'a çok kolaydýr.





170.Ey insanlar! Resûl size Rabbinizden gerçeði getirdi (bunda þüphe yok

tur), þu halde kendi iyiliðinize olarak (ona) iman edin. Eðer inkâr ederseniz,

göklerde ve yerde ne varsa þüphesiz ALLAH'ýndýr. (O'nun sizin inanmanýza ih

tiyacý yoktur). ALLAH geniþ ilim ve hikmet sahibidir.






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:01:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/104.jpg)



Cüz:6,Sûre:4 NÝSÂ SÛRESÝ Sayfa:104


171.Ey ehl-i kitap! Dininizde aþýrý gitmeyin ve ALLAH hakkýnda, gerçekten baþkasýný söylemeyin.

Meryem oðlu Ýsa Mesîh, ancak ALLAH'ýn resûlüdür, (o) ALLAH'ýn, Meryem'e ulaþtýrdýðý ''künl''

kelimesi(nin eseri)dir, O'ndan bir ruhtur. (O'nun tarafýndan gönderilmiþ, yahut teyit edilmiþ,

yahut da Cebrail tarafýndan üfürülmüþ bir ruhtur). Þu halde ALLAH'a ve peygamberlerine iman ed

in. ''(Tanrý) üçtür'' demeyin, sizin için hayýrlý olmak üzere bundan vazgeçin. ALLAH ancak bir

tek ALLAH'týr. O, çocuðu olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil

olarak ALLAH yeter.



(Hýristiyanlar bir türlü ALLAH'ýn birliði (tevhid) inancýna gelememiþ, ALLAH ile peygamberini

birbirinden ayýramamýþlardýr. Hz. Musa veHz. Ýsa, ehl-i kitaba tevhid inancýný getirdiði hal

de, sonradan sapan bu toplumlar Hâtemu'l enbiyâ'nýn saðlam ve aydýnlatýcý açýklamalarýna rað

men, çoðu itibariyle, gerçeði kabul etmemiþlerdir. Hýristiyanlar:''ALLAH, baba, oðul ve rûhu'

l-kudüs'ten ibaret olmak üzere üçtür'', yahut ''ALLAH üç unsurdan meydana gelmiþtir, bunlarýn

üçü de birbirinin aynýdýr, her biri tam ilâhtýr ve üçü birden bir tek tanrýdýr'' diyerek çeliþ

kiye düþerler. Yukarýdaki âyetler onlarý, gerçek ALLAH inancý üzerinde aydýnlatmak üzere gel

miþtir. Âyette Hz. Ýsa için, ''ALLAH'tan bir ruh'' ve ''ALLAH'ýn kelimesi'' denilmiþtir. Âl-i

Ýmrân sûresinin 45-47. âyetlerinde ikinci vasýf açýklanmýþ, bundan maksadýn, ALLAH'ýn ''Ol''

demesinden ibaret bulunduðu bildirilmiþ, Hz. Ýsa'nýn mûcizevi bir þekilde yaratýldýðý beyan

edilmiþtir. Meryem sûresinin 17. âyetinde itibaren de birinci vasýf açýklanmýþ, ''Ruh''un

Cebrail olduðuna iþaret edilmiþtir.)



172.Ne Mesîh ne de ALLAH'a yakýn melekler, ALLAH'ýn kulu olmaktan geri dururlar. O'na kulluk

tan geri durup büyüklenen kimselerin hepsini (ALLAH) yakýnda huzuruna toplayacaktýr.



173.Ýman edip iyi iþler yapanlara (ALLAH) ecirlerini tam olarak verecek ve onlara lütfundan

daha fazlasýný da ihsan edecektir. Kulluðundan yüz çeviren ve kibirlenenlere gelince onlara

acý bir þekilde azap edecektir. Onlar, kendileri için ALLAH'tan baþka ne bir dost ve ne de bir

yardýmcý bulurlar. (Kendilerini ALLAH'ýn azabýndan kurtaracak bir kimse bulamazlar.)



174.Ey insanlar! Þüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçýk bir nur indir

dik.


(Kesin delil Resûlullah, nur ise Kur'ân-ý Kerîm'dir.)



175.ALLAH'a iman edip O'na sýmsýký sarýlanlara gelince, ALLAH onlarý kendinden bir rahmet ve

lütuf (deryasý) içine daldýracak ve onlarý kendine doðru (giden) bir yola götürecektir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:01:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/105.jpg)



Sayfa:105 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6, Sûre:5



176.Senden fetva isterler. De ki:''ALLAH, babasý ve çocuðu olmayan kimsenin mirasý hakkýndaki hük

mü þöyle açýklýyor: Eðer çocuðu olmayan bir kimse ölür de onun bir kýzkardeþi bulunursa, býrak

týðýnýn yarýsý bunundur. Kýzkardeþ ölüp çocuðu olmazsa erkek kardeþ de ona vâris olur. Kýzkardeþ

iki tane olursa (erkek kardeþlerinin) býraktýðýnýn üçte ikisi onlarýndýr. Eðer erkekli kadýnlý da

ha fazla kardeþ mevcut ise erkeðin hakký, iki kadýn payý kadardýr. Þaþýrmamanýz için ALLAH size

açýklama yapýyor. ALLAH her þeyi bilmektedir.



(Sûrenin baþlarýnda 12. âyette geçen kardeþler ana bir kardeþler idi. Buradaki kardeþler ise ana

bir kardeþler idi. Buradaki kardeþler ise ana-baba bir ve baba bir kardeþlerdir.)




(5)

BEÞÝNCÝ SÛRE

el-MÂÝDE



Üçüncü âyetin dýþýnda sûrenin bütünü Medine'de, hicrî altýncý yýlda nâzil olmuþtur. 120 âyettir.

Buhârî ve Müslim'de, Hz. Ömer'den rivayet edildiðine göre ''Bugün sizin dininizi ikmal ettim...''

ifadesinin yer aldýðý âyet Mekke'de, veda haccýnda, cuma günü, Arafe akþamý nâzil olmuþtur.


''Mâide'' sofra demektir. 112 ve 114. âyetlerde, Hz. Ýsa zamanýnda, gökten indirilmesi istenen

bir sofradan bahsedildiði için sûreye bu isim verilmiþtir.


Bundan önceki sûrede dinî zümreler içinden münafýklar aðýrlýkla söz konusu edilmiþti. Bu sûrede

ise yine münafýklardan bahsedilmekle beraber aðýrlýk ehl-i kitapta ve özellikle hýristiyanlarda

dýr. Bunun dýþýnda sûrede hac farizasý, abdest, gusül, teyemmüm ile ilgili bazý bilgiler, içki ve

kumar yasaðý, ahitlere ve söze baðlýlýk, içtimaî ve ahlâkî münasebetler, haram ve helâl yiyecek

ler gibi bilgi ve hükümlere temas edilmiþtir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Ey iman edenler! Akitleri(n gereðini) yerine getiriniz. Ýhramlý iken avlanmayý helâl saymamak

üzere (aþaðýda) size okunacaklar dýþýnda kalan hayvanlar, sizin için helâl kýlýndý. ALLAH dile

diðine hükmeder.



(Akitlere riayet, hukuk devletinin en önemli hususiyetini teþkil eder. Muassýr devletlerde iki

önemli vasýf vardýr:''Sosyallik, hukukîlik''. Bunlardan birincisi devletin, yalnýz fertlerin hu

kukunu deðil, toplumun da hak ve menfaatlerini gözetmesi, gerektiðinde toplum menfaatini, fert

menfaatine tercih etmesidir. Kur'ân-ý Kerîm ve Sünnet kaynaðý devletin sosyal vasfý üzerinde ön

emle durmuþ, baðlayýcý prensipler koymuþtur. Ýkincisi ise keyfiliðin, zorbalýðýn ve fýrsatçýlýðýn

yerine, hak, hukuk ve kanunlarýn hakim olmasý demektir. Kur'ân-ý Kerîm 14 asýr öncesinden beri bu

iki mefhumu insanlýk dünyasýna teblið etmektedir; hem de akitlere riayeti imanýn gereði sayarak!)



2.Ey iman edenler! ALLAH'ýn (koyduðu, dinî) iþaretlerine, haram aya, (ALLAH'a hediye edilmiþ) kur

bana, (ondaki) gerdanlýklara, Rablerinin lütuf ve rýzasýný arayarak Beyt-i Haram'a yönelmiþ kimse

lere (tecavüz ve) saygýsýzlýk etmeyin. Ýhramdan çýkýnca avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram'a girmeni

önledikleri için bir topluma karþý beslediðiniz kin sizi tecavüze sevketmesin! Ýyilik ve (ALLAH'ýn

yasaklarýndan) sakýnna üzerinde yardýmlaþýn, günah ve düþmanlýk üzerine yardýmlaþmayýn. ALLAH'tan

korkun; çünkü ALLAH'ýn cezasý çetindir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:01:51
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/106.jpg)


Cüz:6,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:106


3.Leþ, kan, domuz eti, ALLAH'tan baþkasý adýna boðazlanan, boðulmuþ, (taþ, aðaç v.b.ile) vurulup

öldürülmüþ, yukarýdan yuvarlanýp ölmüþ, boynuzlanýp ölmüþ (hayvanlar ile) canavarlarýn yediði hay

vanlar -ölmeden yetiþip kestikleriniz müstesna- dikili taþlar (putlar) üzerine boðazlanmýþ hayvan

lar ve fal oklarýyla kýsmet aramanýz size haram kýlýndý. Bunlar yoldan çýkmaktýr. Bugün kâfirler,

sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmiþlerdir. Artýk onlardan korkmayýn, benden korkun.

Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladým ve sizin için din olarak Ýslâm'ý

beðendim. Kim, gönülden günaha yönelmiþ olmamak üzere açlýk halinde dara düþerse (haram etlerden

yiyebilir). Çünkü ALLAH çok baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.



(Her dinde ve sistemde haramlar, yasaklar vardýr. Önemli olan bunlarýn, fert ve toplumun menfaati

ne, ebedî mutluluðuna yönelik bulunmasý, bir hikmet ve mana taþýmasýdýr. Ýslâm'da yasaklanan yiye

cek ve içecekler genellikle sýhhate zararlý olduðu, bazý þekillerde hayvanlara eziyet olduðu, Ýs

lâm'ýn getirdiði iman ve ahlâk nizamýna ters düþtüðü için yasaklanmýþtýr. Bunlardan bir kýsmýnýn

zararlý olduðu öteden beri bilinmektedir. Diðerlerinin zararý ise insanlýðýn ilmî seviyesi yüksel

dikçe anlaþýlmaktadýr ve anlaþýlacaktýr.)


4.Kendileri için nelerin helâl kýlýndýðýný soruyorlar; de ki: Bütün iyi ve temiz þeyler size helâl

kýlýnmýþtýr. ALLAH'ýn size öðrettiðinden öðretip avcý hale getirdiðiniz hayvanlarýn sizin için ya

kaladýklarýndan da yeyin ve üzerine ALLAH'ýn adýný anýn (besmele çekin). ALLAH'tan korkun. ALLAH'

ýn hesabý pek çabuktur.


5.Bugün size temiz ve iyi þeyler helâl kýlýnmýþtýr. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hýris

tiyan v.b. nin) yiyeceði size helâldir, sizin yiyeceðiniz de onlara helâldir. Mümin kadýnlardan if

fetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verlenlerden iffetli kadýnlar da, mehirlerini verme

niz þartýyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Kim (Ýslâmî

hükümlere) inanmayý kabul etmezse onun ameli boþa gitmiþtir. O, ahirette de ziyana uðrayanlardan

dýr.



(Temiz ve iyi þeyler, âyet ve hadislerin yasaklamadýðý, umumiyetle insanlarýn iðrenç telakki etme

dikleri yiyecek ve içeceklerdir. Bâtýl da olsa, aslý semâvî olan bir dinleri bulunduðu için, ehl-i

kitabýn, kendi dinî inançlarýna göre yenmesi helâl olacak þekilde öldürdükleri hayvanlardan ve

diðer yiyeceklerinden -domuz gibi Ýslâm'ýn yasakladýklarý hariç olmak üzere- müslümanlarýn da ye

meleri caizdir. Kezâ dinini deðiþtirmemiþ de olsa ehl-i kitap kadýnlar ile müslüman erkeklerin ev

lenmeleri caizdir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:02:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/107.jpg)


Sayfa:107 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6,Sûre:5


6.Ey iman edenler! Namaz kýlmaya kalktýðýnýz zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi,

baþlarýnýzý meshedip, topuklarýnýza kadar ayaklarýnýzý yýkayýn. Eðer cünüp oldunuz ise, boy ab

desti alýn. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanýz, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut

da kadýnlara dokunmuþsanýz (cinsî birleþme yapmýþsanýz) ve bu hallerde su bulamamýþsanýz temiz

toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. ALLAH size

herhangi bir güçlük çýkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kýlmak size (ihsan ettiði) nimetini ta

mamlamak ister; umulur ki þükredersiniz.



(Namaz, ibadet duygusu ile ALLAH huzuruna çýkmak, belli þekillerle O'na tapýnmak ve O'nunla konuþ

maktýr. Namaz, ALLAH'ýn, kulunu huzuruna kabul etmesidir. Ýþte bu kabul ve bu ubûdiyet arzý, bir

hazýrlýðý gerekli kýlmaktadýr. Huzur-ý ilâhî duran kulun uyanýk, þuurlu, içi ve dýþý ile tertemiz

olmasý gerekir; abdest ve gusül bunlarý temin için en güzel vasýtadýr. Suyun bulunmamasý veya bul

unduðu halde kullanmayý engelleyen bir mâni yahut mazeretin bulunmasý halinde teyemmüm edilir. Te

yemmüm her ne kadar maddî temizliði saðlamazsa da temizlik þuuru vermekte ve ibadete hazýrlamakta

dýr.)


7.ALLAH'ýn size olan nimetini, ''Duyduk ve kabul ettik'' dediðiniz zaman sizi bununla baðladýðý

(O'na verdiðiniz) sözü hatýrlayýn ve ALLAH'tan korkun. Þüphesiz ALLAH, kalplerin içindekini bil

mektedir.



(Buradaki sözden maksat, insanlarýn yaratýlmasýndan önce, elest bezmi denilen mukaddes mecliste bü

tün ruhlarýn ALLAH'a verdikleri söz olabileceði gibi, Akabe ve Hudeybiye'de müminlerin, ALLAH ve

Resûlüne verdikleri söz de olabilir. Elest bezmi için ayrýca bak. A'râf 7/172.)




8.Ey iman edenler! ALLAH için hakký ayakta tutan, adaletle þahitlik eden kimseler olun. Bir toplu

luða duyduðunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, ALLAH korkusuna daha çok

yakýþan (bir davranýþ)týr. ALLAH'a isyandan sakýnýn. ALLAH yaptýklarýnýzý hakkýyla bilmektedir.



(Abdest ve namaz, dinin direði, ferdin dini hayatýnýn temelidir. Adalet ise, sosyal hayatýn en ön

emli denge unsurudur ve teminatýdýr. Kur'ân nizamý insaný daima bir bütün olarak ele almýþ, irþad

ýþýðýný ferdî yön kadar içtimaî yöne tutmuþtur.)



9.ALLAH, iman eden ve iyi þeyler yapanlara söz vermiþtir; onlara baðýþlama ve büyük mükâfat var

dýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:02:39
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/108.jpg)



Cüz:6,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:108


10.Ýnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar cehennemliklerdir.


11.Ey iman edenler! ALLAH'ýn size olan nimetini unutmayýn; hani bir topluluk size el uzatmaya yel

tenmiþti de ALLAH, onlarýn ellerini sizden çekmiþti. ALLAH'tan korkun ve müminler yslnýzca ALLAH'a

güvensinler.



(Bu âyetin nüzûl sebebi olarak, müþriklerin ve münafýklarýn tahriki ile Peygamberimizi öldürmeye

teþebbüs eden bir silahlý adamýn, ALLAH'ýn inayet ve korumasý ile bu emeline muvaffak olamamasý

zikredilmiþtir. Suikast teþebbüsü Resûlullah'a yönelik bulundunduðu halde ''size el uzatmaya yel

tenmiþti'' denilmesi, ALLAH Resûlü'nün, müminlerin caný ve hayatý mesâbesinde olmasýndandýr.)



12.Andolsun ki ALLAH, Ýsrailoðullarýndan söz almýþtý. (Kefil olarak) içlerinden on iki de baþkan

göndermiþtik. ALLAH onlara þöyle demiþti: Ben sizinle beraberim. Eðer namazý dosdoðru kýlar, ze

kâtý verir, peygamberlerime inanýr, onlarý desteklerseniz ve ALLAH'a güzel borç verirseniz (ihtiya

cý olanlara ALLAH rýzasý için faizsiz borç veriirseniz) andolsun ki sizin günahlarýnýzý örterim ve

sizi, zemininden ýrmaklar akan cennetlere sokarým. Bundan sonra sizden kim inkâr yolunu tutarsa

doðru yoldan sapmýþ olur.



(ALLAH Teâlâ Ýsrailoðullarýný Firavun'dan kurtarýnca, Hz. Musa vasýtasýyla onlarý Kudüs'e yönelt

miþ, orasýný kendilerine vatan kýldýðýný bildirmiþ, orada hüküm süren Ken'ânîlerle mücadele etmele

rini emretmiþ, kendilerinden söz almýþ ve her kabileden bir kiþi olmak üzere on iki önemli kiþiyi

de bu sözleþmeye kefil kýlmýþtý. Topluluk Kudüs'e yaklaþýnca Hz. Musa bu on iki kiþiyi keþif için

göndermiþ, gördüklerini halka açýklamamalarýný da tenbih etmiþti. Keþifçiler döndükleri zaman iki

si müstesna, diðerleri Kudüs'tekilerin güçlü ve hazýrlýklý olduklarýndan bahsetti, halký korkuttu

ve verdikleri sözü bozdular.)


13.Sözlerini bozmalarý sebebiyle onlarý lanetledik ve kalplerini katýlaþtýrdýk. Onlar kelimelerin

yerlerini deðiþtirirler (kitaplarýný tahrif ederler). Kendilerine öðretilen ahkâmýn (Tevrat'ýn)

önemli bir bölümünü de unuttular. Ýçlerinden pek azý hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün.

Yine de sen onlarý affet ve aldýrýþ etme. Þüphesiz ALLAH iyilik edenleri sever.



(Tevrat yalnýzca bir nüsha idi. Kimsenin ezberinde de tamamý mevcut deðildi. Ýsrailoðullarý Babil

liler'e esir düþünce Tevrat nüshasý kayboldu. Yýllarca sonra Ýsrailoðullarý esaretten kurtulunca

hatýrda kalan bazý bölümler yeniden yazýldý. Bugün elde bulunan Tevrat'ta da bu eksik bölümler ile

kýsmen Hz. Musa'nýn hayatý yazýlýdýr.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:03:00
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/109.jpg)



Sayfa:109 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6, Sûre:5


14.''Biz Hýristiyanlarýz'' diyenlerden de kesin sözlerini almýþtýk ama onlar da kendilerine zikre

dilen (verilen öðütlerin veya Kitab'ýn) önemli bir bölümünü unuttular. Bu sebeple kýyamete kadar

aralarýna düþmanlýk ve kin saldýlar.



(Ýlk hýristiyanlar da yahudilerin amansýz takipleri ve iþkenceleri karþýsýnda darmadaðýnýk yaþamýþ

lar, ALLAH tarafýndan Hz. Ýsa'ya vahyedilen Ýncil'i muhafaza edemeyip kaybetmiþlerdi. Milâdî üçün

cü asrýn baþlarýnda Roma Ýmparatoru Konstantin'in hýristiyanlýða meyletmesinden sonra rahatlayan

hýristiyanlar, mukaddes kitaplarýný yazmaya teþebbüs etmiþler, bunun neticesinde ortaya, birbirini

tutmaz yüzlerce Ýncil çýkmýþtýr. Hz. Ýsa'nýn yolundan çýkan, ALLAH'a verdikleri sözde durmayan hý

ristiyanlar böylece ihtilafa düþmüþ, ayrý dinlermiþ gibi mezheplere bölünmüþ, birbiriyle didiþmiþ

lerdir.)


15.Ey ehl-i kitap! Resûlümüz size Kitap'tan gizlemekte olduðunuz birçok þeyi açýklamak üzere gel

di; birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size ALLAH'tan bir nur, apaçýk bir kitap geldi.


16.Rýzasýný arayaný ALLAH onunla kurtuluþ yollarýna götürür ve onlarý iradesiyle karanlýklardan

aydýnlýða çýkarýr, dosdoðru bir yola iletir.


17.''Þüphesiz ALLAH, Meryem oðlu Ýsa Mesîh'dir'' diyenler andolsun ki kâfir olmuþlardýr. De ki: Öy

leyse ALLAH, Meryem oðlu Mesîh'i, anasýný ve yeryüzündekilerin hepsini imha etmek isterse ALLAH'a

kim bir þey yapabilecektir (O'na kim bir þeyle engel olabilecektir)! Göklerde, yerde ve ikisi ara

sýnda ne varsa hepsinin mülkiyeti ALLAH'a aittir. O dilediðini yaratýr ve ALLAH her þeye tam mana

sýyla kadirdir.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:03:35
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/110.jpg)



Cüz:6,Sûre:5  MÂÝDE SÛRESÝ SAYFA:110


18.Yahudiler ve hýristiyanlar:''Biz ALLAH'ýn oðullarý ve sevgilileriyiz'' dediler. De ki: Öyley

se günahlarýnýzdan dolayý size niçin azap ediyor? Doðrusu siz de O'nun yarattýðý insanlardansý

nýz. O dilediðini baðýþlar ve dilediðine azap eder. Göklerde, yerde ve ikisinin arasýnda ne var

sa mülkiyeti ALLAH'a aittir. Sonunda dönüþ de ancak O'nadýr.


19.Ey ehl-i kitap! Peygamberlerin arasý kesildiði bir sýrada size elçimiz geldi. Gerçekleri size

açýklýyor ki (kýyamette) :''Bize bir müjdeleyici ve uyarýcý gelmedi'' demiyesiniz. Ýþte size müj

deleyici ve uyarýcý gelmiþtir. ALLAH her þeye hakkýyla kadirdir.


20.Bir zamanlar Musa, kavmine þöyle demiþti: Ey kavmim! ALLAH'ýn size (lütfettiði) nimetini hatýr

layýn; zira O, içinizden peygamberler çýkardý ve sizi hükümdarlar kýldý. Âlemlerde hiçbir kimseye

vermediðini size verdi.


21.Ey kavmim! ALLAH'ýn size (vatan olarak) yazdýðý mukaddes topraða girin ve arkanýza dönmeyin,

yoksa kaybederek dönmüþ olursunuz.


22.Onlar þu cevabý verdiler: Yâ Musa! Orada zorba bir toplum var; onlar oradan çýkmadýkça biz ora

ya asla girmeyeceðiz. Eðer oradan çýkarlarsa biz de hemen gireriz.



23.Korkanlarýn içinden ALLAH'ýn kendilerine lütufda bulunduðu iki kiþi þöyle dedi: Onlarýn üzeri

ne kapýdan girin; oraya bir girdiniz mi artýk siz zaferi kazanmýþsýnýzdýr. Eðer müminler iseniz

ancak ALLAH'a güvenin.



(Bu âyetler Hz. Musa zamanýndaki Ýsrailoðullarý ile ilgili bulunduðuna göre gerek onlarýn ''âlem

lerde hiçbir kimseye verilmemiþ nimetlere mazhar olmalarý'' ve gerekse ''arz-ý mukaddes'in onlara

vatan olarak yazýlmýþ bulunmasý'' da o zamana aittir. Yüzlerce âyet ve hadis Hâtemü'l-enbiyâ

(s.a.v.) Efendimiz'in gelmiþ geçmiþ ve gelecek bütün insanlýk için ALLAH'ýn eþsiz bir nimeti ve

lütfu olduðuna delâlet etmektedir. Arzýn, belli bir toprak parçasýnýn bir topluma vatan olarak ya

zýlmasý da þartlýdýr; o toplumun salâhýna, ALLAH yolunda doðru dürüst yürümelerine baðlýdýr. Yuka

rýda meâli geçen 13. âyet ve benzeri âyetlerin delâletinden anlaþýlýyor ki, Ýsrailoðullarý bu va

sýflarýný kaybetmiþlerdir. Mukaddes topraklara kimin vâris olacaðýný ise Enbiyâ sûresinin 105. ây

eti tayin etmektedir: Andolsun ki Tevrat'tan sonra Zebûr'da da:''Arz'a iyi, salih, (lâyýk) kullar

ým elbette vâris olacaktýr'' diye yazdýk.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:03:52
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/111.jpg)


Sayfa:111 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6,Sûre:5


24.''Ey Musa! Onlar orada bulunduklarý müddetçe biz oraya asla girmeyiz; þu halde sen ve Rabbin

gidin savaþýn; biz burada oturacaðýz.'' dediler.


25.Musa:''Rabbim! Ben kendimden ve kardeþimden baþkasýna hakim olamýyorum; bizimle, bu yoldan

çýkmýþ toplumun arasýný ayýr'' dedi.


26.ALLAH, ''Öyleyse orasý (arz-ý mukaddes) onlara kýrk yýl yasaklanmýþtýr; (bu müddet içinde) yer

yüzünde þaþkýn þaþkýn dolaþacaklar. Artýk sen, yoldan çýkmýþ toplum için üzülme'' dedi.



(Tarihî rivayetlere göre mukaddes arza girmek istemeyen ve peygamberlerine karþý duran Ýsrailoðul

larý, daracýk bir arazi üzerinde kýsýlýp kalmýþ; kendileri ölüp yeni bir nesil yetiþtirinceye ka

dar buradan kurtulamamýþlardýr. Bu arada kendileri, mucizevî olarak býldýrcýn ve kudret helvasý

ile beslenmiþlerdir.)


27.Onlara, Adem'in iki oðlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmiþlerdi

de birisinden kabul edilmiþ, diðerinden ise kabul edilmemiþti. (Kurbaný kabul edilmeyen kardeþ kýs

kançlýk yüzünden), ''Andolsun seni öldüreceðim'' dedi. Diðeri de ''ALLAH ancak takvâ sahiplerinden

kabul eder'' dedi (ve ekledi: )


28.''Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan (bile) ben sana, öldürmek için el uzatacak

deðilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan ALLAH'tan korkarým.''


29.''Ben istiyorum ki, sen, hem benim günahýmý hem de kendi günahýný yüklenip ateþe atýlacaklardan

olasýn; zalimlerin cezasý iþte budur.''


30.Nihayet nefsi onu, kardeþini öldürmeye itti ve onu öldürdü; bu yüzden de kaybedenlerden oldu.


31.Derken ALLAH, kardeþinin cesedini nasýl gömeceðini ona göstermek için yeri eþeleyen bir karga

gönderdi. (Katil kardeþ):''Yazýklar olsun bana! Þu karga kadar da olamadým mý ki, kardeþimin cese

dini görmeyim'' dedi ve ettiðine yananlardan oldu.



(Ýnsan nefsanî duygularýna ve bu cümleden olarak kýskançlýk duygusuna boyun eðerse kardeþini bile

öldürebilir; ancak bunun sonu dünyada insaný içten içe yakan vicdan azabý ve piþmanlýk, ahirette

ise ruh ve vücudunu yakan ateþtir. Kýskançlarýn kendilerini gören gözleri kördür, mazhar olduklarý

nimetleri ve güzellikleri görmez; hep baþkasýndakini görür ve kinlenirler. Bu hastalýðýn çaresi

Ýslâm'ý bütünü ile yaþayarak nefsi terbiye etmek, hep kötülüðü emreden nefsi (nefs-i emmâreyi),

sükun ve huzura kavuþturmak (mutmainne kýlmak) ve ALLAH'ýn verdiðine razý (râziye) hale getirmek

tir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:04:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/112.jpg)



Cüz:6,Sûre:5  MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:112


32.Ýþte bu yüzdendir ki Ýsrailoðullarý'na þöyle yazmýþtýk: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozguncu

luk çýkarmaya karþýlýk olmaksýzýn (haksýz yere) bir cana kýyarsa bütün insanlarý öldürmüþ gibi ol

ur. Her kim bir caný kurtarýrsa bütün insanlarý kurtarmýþ gibi olur. Peygamberlerimiz onlara ap

açýk deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoðu yeryüzünde aþýrý gitmektedirler.



(Tarih boyunca dünyada Ýsrailoðullarý savaþlar, ihtilâller, çeþitli para oyunlarý ve entrikalar çý

karmýþ, bu gibi olaylarda büyük rol oynamýþ, milyonlarca canýn ve hesapsýz servetin zayi olmasýna

sebep olmuþlardýr.)


33.ALLAH ve Resûlüne karþý savaþanlarýn ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmayý çalýþanlarýn cezasý an

cak ya (acýmadan) öldürülmeleri, ya asýlmalarý, yahut el ve ayaklarýnýn çaprazlama kesilmesi yahut

da bulunduklarý yerden sürülmeleridir. Bu onlarýn dünyadaki rüsvaylýðýdýr. Onlar için ahirette de

büyük azap vardýr.


34.Ancak, siz kendilerini yenip ele geçirmeden önce tevbe edenler müstesna; biliniz ki ALLAH çok

baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.



(Ýslâm, bir insanýn haksýz yere öldürülmesini bütün insanlarýn öldürülmesi gibi telâkki ederek öl

dürme olayýný ''insanlýk suçu'' saymýþ, silahlý eþkiyalýðý da, halkýn huzu ve sükûnunu kaçýrdýðý

ve düzeni bozduðu için devlete karþý (ALLAH ve Resûlüne) karþý iþlenmiþ büyük bir suç olarak gör

müþ ve karþýlýðýnda aðýr cezalar koymuþtur. Uygulamada bazý görüþ ayrýlýklarý bulunmakla birlikte

cumhura göre silahlanýp açýktan devlete baþkaldýran ve eþkiyalýk yapan kimseler yalnýzca adam öl

dürmüþ iseler idam edilirler. Hem öldürmüþ, hem de soygun yapmýþ iseler öldürülür ve asýlýrlar.

Soygun yapýp terör havasý estirenlerin çapraz olarak bir elleri ve ayaklarý kesilir. Yalnýzca

soygun yapmýþ iseler sürgüne gönderilirler. Sürgünü hapis cezasý olarak tefsir edenler de var

dýr. Eþkiya kendiliðinde teslim olur, yaptýklarýndan piþmanlýk duyarsa tazminat yükümlülükleri

mahfuz kalmak üzere cezalarý (hadler) düþer.)


35.Ey iman edenler! ALLAH'tan korkun. O'na yaklaþmaya yol arayýn ve yolunda cihad edin ki kurtulu

þa eresiniz.


(Kulu ALLAH'a yaklaþtýran yollarýn (vesilelerin) en önemlilerinden birisi, âyette zikredilen ci

haddýr. Bunun dýþýnda sýrf ALLAH rýzasý için yapýlan her ibadet ve kaçýnýlan her yasak insaný

ALLAH'a yaklaþtýran yollar, vesilelerdir. Þefaat de ancak bu yollardan geçilerek hak edilebilir.)


36.Þüphe yok ki kâfir olanlar, yeryüzündeki her þey ve bunun yanýnda da bir o kadarý kendilerinin

olsa da kýyamet gününün azabýndan kurtulmak için onu fidye verseler onlardan asla kabul edilmez;

onlar için acý bir azap vardýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 13 Şubat 2011, 23:04:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/113.jpg)



Sayfa:113 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6, Sûre:5


37.Ateþten çýkmak isterler, fakat onlar oradan çýkacak deðillerdir. Onlar için devamlý bir azap

vardýr.


38.Hýrsýzlýk eden erkek ve kadýnýn, yaptýklarýna karþýlýk bir ceza ve ALLAH'tan bir ibret olmak

üzere ellerini kesin. ALLAH izzet ve hikmet sahibidir.


39.Kim (bu) haksýz davranýþtan sonra tevbe eder ve durumunu düzeltirse þüphesiz ALLAH onun tevbesi

ni kabul eder. ALLAH çok baðýþlayýcý ve esirgeyicidir.



(Ýslâm'ýn hýrsýzlýk suçuna karþý koyduðu ceza üzerinde öteden beri söz edilmiþ, bunun aðýr ve il

kel olduðundan bahsedilmiþtir. Ancak baþka sistemlerin hýrsýzlýða karþý uyguladýklarý cezalarýn

hiçbir fayda vermediði, cezaevlerinde sanatýn inceliklerini öðrenen hýrsýzlarýn çýktýktan sonra

ayný iþe devam ettikleri görülmektedir. Eðer bu suç kesin olarak önlenmek isteniyorsa iki yoldan

gidilecektir: Eðitim ve ceza. Ýslâm insanlarý islah için eðitim metodlarýnýn en mükemmelini getir

miþtir. Buna raðmen hýrsýzlýk eden kimse ya açlýk zarureti ile bunu yapmýþtýr, yahut da böyle bir

zaruret yoktur. Birinci halde el kesme cezasý bahis mevzuu deðildir. Ýkinci halde de durum mahke

meye intikal etmeden hýrsýzýn tevbe ederek malý iade etmesi, bazý içtihadlere göre mal sahibinin

affetmesi, ceza hükmünden önce hýrsýzýn, çaldýðý mala, meþru bir yoldan mâlik olmasý gibi sebep

lerle ceza (had) düþmektedir. Buna göre mezkûr cezasýnýn uygulanmasý hayli nadir olacak, fakat

hýrsýzlarýn ensesinde bekleyen bir kýlýç gibi suçu engelleyecektir.)


40.Bilmez misin ki, göklere ve yerde ne varsa hepsinin mülkiyeti ALLAH'a aittir; dilediðine azap

eder ve dilediðini baðýþlar. ALLAH her þeye hakkýyla kadirdir.


41.Ey Resûl! Kalpler iman etmediði halde aðýzlarýyla ''inandýk'' diyen kimselerden ve yahudiler iç

inde koþuþanlar(ýn hali) seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler ve sana gelmeyen (ba

zý) kimselere kulak verirler; kelimeleri yerlerinden kaydýrýp deðiþtirirler. ''Eðer size þu veri

lirse hemen alýn, o verilmezse sakýnýn!'' derler. ALLAH bir kimseyi þaþkýnlýða (fitneye) düþürmek

isterse, sen ALLAH'a karþý, onun lehine hiçbir þey yapamazsýn. Onlar, ALLAH'ýn kalplerini temizle

mek istemediði kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardýr ve ahirette onlara mahsus büyük bir

azap vardýr.


(Hükmü ve irþadý umumî olmakla olmakla beraber âyetin hususî bir geliþ sebebi vardýr: Medine'de ya

hudi toplumu içinde meydana gelen bir zina üzerine içlerinden bazýlarý: ''Muhammed'e gidin, taþla

ma cezasý (recm) dýþýnda bir ceza verirse bunu kabul eder ve ALLAH'a karþý hüccet olarak kullanýr

ýz'' dediler. Peygamber (s.a.v.)'e gelince O hemen hüküm vermedi, manevi baský ile onlarý sýkýþtýr

dý ve Tevrat'ta bu suçun cezasýnýn recm olduðunu onlara itiraf ettirerek oyunlarýný bozdu.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:05:38
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/114.jpg)



Cüz:6,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:114


42.Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler. Sana gelirlerse, ister aralarýnda hüküm ver, is

ter onlardan yüz çevir. Eðer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler. Ve eðer hüküm

verirsen, aralarýnda adaletle hükmet. ALLAH âdil olanlarý sever.



(Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hakemlik ve hakimliðini kabul edip etmemekte ehl-i kitap muhayyer ol

duklarý gibi (adlî muhtariyet) Resûlullah da bunu kabul etmekte muhayyerdir. Biraz ileride gelecek

olan 49. âyet ile bu âyet iki þekilde uzlaþtýrýlmýþtýr: a) 42 numaralý âyet 49. ile neshedilmiþ ol

up Hz. Peygamber onlar hakkýnda hüküm vermekle yükümlüdür. b)Muhayyerlik neshedilmemiþtir; Peygam

ber hüküm vermeyi tercih ederse ancak ALLAH'ýn indirdiði vahiy ile hükmedecektir.)


43.Ýçinde ALLAH'ýn hükmü bulunan Tevrat yanlarýnda olduðu halde nasýl seni hakem kýlýyorlar da son

ra, bunun arkasýndan yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmýþ kimseler deðildir.


44.Biz, içinde doðruya rehberlik ve nur olduðu halde Tevrat'ý indirdik. Kendilerini (ALLAH'a) ver

miþ olan peygamberler onunla yahudilere hükmederlerdi. ALLAH'ýn Kitab'ýný korumalarý kendilerinden

istendiði için Rablerine teslim olmuþ zâhidler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi ona

(hak olduðuna) þahitlerdi. Þu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) Ýnsanlardan korkmayýn, benden kor

kun. Âyetlerimi az bir bedel karþýlýðýnda satmayýn. Kim ALLAH'ýn indirdiði (hükümler) ile hükmet

mezse iþte onlar kâfirlerin ta kendileridir.


45.Tevrat'ta onlara þöyle yazdýk: Cana can, göze göz, buruna burun, kulaða kulak, diþe diþ (karþý

lýk ve cezadýr). Yaralar da kýsastýr (Her yaralanma misli ile cezalandýrýlýr). Kim bunu (kýsasý)

baðýþlarsa kendisi için o keffaret olur. Kim ALLAH'ýn indirdiði ile hükmetmezse iþte onlar zalim

lerdir.



(ALLAH'ýn indirdiði ile hükümler ile hükmetmeyenlere üç noktadan bakýlmýþ; O'nu inkâr manasý taþý

dýðý için ''kâfir''; ALLAH'ýn hükmü adalet, onun zýddý zulüm olduðundan ''zalim'' denilmiþtir. 47.

âyette ise ALLAH'ýn emrinden çýkýþ manasý gözönüne alýnarak ''fâsýk'' denilecektir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:06:00
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/115.jpg)



Sayfa:115 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6, Sûre:5



46.Kendinden önce gelen Tevrat'ý doðrulayýcý olarak peygamberlerin izleri üzerine, Meryem oðlu

Ýsa'yý arkalarýndan gönderdik. Ve ona, içinde doðruya rehberlik ve nûr bulunmak, önündeki Tevrat'ý

tasdik etmek, sakýnanlara bir hidayet ve öðüt olmak üzere Ýncil'i verdik.


47.Ýncil'e inananlar, ALLAH'ýn ondan indirdiði (hükümler) ile hükmetsinler. Kim ALLAH'ýn indirdiði

ile hükmetmezse iþte onlar fâsýklardýr.


48.Sana da, daha önceki kitabý doðrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab'ý (Kur'ân'ý) gön

derdik. Artýk aralarýnda ALLAH'ýn indirdiði ile hükmet; sana gelen gerçeði býrakýp da onlarýn ar

zularýna uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir þerîat ve yol verdik. ALLAH dileseydi sizleri bir

tek ümmet yapardý; fakat size verdiðinde (yol ve þerîatlerde) sizi denemek için (böyle yaptý). Öy

leyse iyi iþlerde birbirinizle yarýþýn. Hepinizin dönüþü ALLAH'adýr. Artýk size, üzerinde ayrýlýða

düþtüðünüz þeyleri(n gerçek tarafýný) O haber verecektir.



(ALLAH'a inanmýþ, peygamberlere ümmet olmuþ dünya insanlarý, farklý görüþler, politika ve menfaat

ler yüzünden birbiriyle uðraþacak, birbirini yiyecek yerde peygamberlerinin çaðýrdýðý hayýrlý he

deflere varma yolunda yarýþ içinde olmalýdýrlar.)



49.(Sana þu talîmatý verdik) :Aralarýnda ALLAH'ýn indirdiði ile hükmet ve onlarýn arzularýna uyma.

ALLAH'ýn sana indirdiði hükümlerin bir kýsmýndan seni saptýrmamalarýna dikkat et. Eðer (hükümden)

yüz çevirirlerse bil ki (bununla) ALLAH ancak, günahlarýnýn bir kýsmýný onlarýn baþýna bela etmek

ister. Ýnsanlarýn birçoðu da zaten yoldan çýkmýþlardýr.



(Günahlarýn dünyada baþa bela olmasý anarþi, katil, sürgün, esaret gibi musibet, felâket ve ibtilâ

larda kendini göstermektedir. ALLAH Teâlâ günahlarý bu bela ve musibetlere sebep kýlmaktadýr. Gü

nahkârlýklarýna raðmen refah içinde olanlara gelince bunlarýn bütün cezalarý ahirete kalmaktadýr.)


50.Yoksa onlar (Ýslâm öncesi) cahiliye idaresini mi arýyorlar? Ýyi anlayan bir topluma göre, hüküm

ranlýðý ALLAH'tan daha güzel kim vardýr?


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:06:27
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/116.jpg)



Cüz:6,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:116


51.Ey iman edenler! Yahudileri ve hýristiyanlarý dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudur

lar (birbirinin tarafýný tutarlar). Ýçinizden onlarý dost tutanlar, onlardandýr. Þüphesiz ALLAH,

zalimler topluluðuna yol göstermez.


52.Kalblerinde hastalýk bulunanlarýn:''Baþýmýza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz'' diyerek on

larýn arasýna koþuþtuklarýný görürsün. Umulur ki ALLAH bir fetih, yahut katýndan bir emir getire

cek de onlar, içlerinde gizledikleri þeyden dolayý piþman olacaklardýr.



(Baþka dinden olanlar, özellikle yahudiler ve hýristiyanlar müslümanlarýn dostu olmazlar; onlar an

cak birbirinin dostu olur, birbirini desteklerler. Zaman zaman müslümanlara yaklaþmalarý, kendi

menfaatleri bunu gerektirdiði içindir. Müslümanlarýn bunu unutmamalarý ve kendi aralarýndaki dost

luðu güçlendirmeleri zaruridir. Müslümanlarýn arasýna sýzan iki yüzlüler, felâket tellâllýðý yapa

rak onlarý, kâfirlere yöneltmek isterler; iman ehlinin bunlardan da sakýnmasý gerekmektedir.)



53.(O zaman) iman edenler:''Bunlar mýdýr sizinle beraber olduklarýna bütün güçleriyle yemin eden

ler?'' diyeceklerdir. Onlarýn bütün yaptýklarý boþa gitmiþtir de kaybedenlerden olmuþlardýr.


54.Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) ALLAH, sevdiði ve kendisini seven mü

minlere karþý alçak gönüllü (þefkatli), kâfirlere karþý onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir.

(Bunlar) ALLAH yolunda cihad ederler ve hiçbir kýnayanýn kýnamasýndan korkmazlar (hiçbir kimsenin

kýnamasýna aldýrmazlar). Bu, ALLAH'ýn dilediðine verdiði lütfudur. ALLAH'ýn lütfu ve ilmi geniþ

tir.




(Ýslâm'a hiç girmemiþ kâfirler ile müslümanlarýn içinde bulunan münafýklardan baþka bir de mürted

ler vardýr; bunlar, evvelce müslüman olduklarý halde sonradan dinden dönen, Ýslâm'ý terkeden bed

baht kiþilerdir. Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanýndan beri Ýslâm dünyasýnda az da olsa irtidat olay

larý olmuþ, bazý þahýs veya guruplar Ýslâm'ý terketmiþlerdir. Ancak bunlarýn, Ýslâm'ýn yayýlmasý

na ve yaþamasýna hiçbir zararý olmamýþ, ALLAH'ýn, cihaný aydýnlatmak için yaktýðý meþ'ale her geç

en gün biraz daha kuvvetlenerek yanmýþ ve ýþýklarýný beþ kýtaya ulaþtýrmýþtýr.


Tarih boyunca birçok toplum Ýslâm'ýn bayraktarlýðýný yapmýþ, onun bayraðý hiç yere düþmemiþtir.

Ýnsanlar yeryüzünde yaþadýklarý müddetçe de Ýslâm ümmetinden bir topluluk daima hakký ayakta tuta

cak ve bayraðý taþýyacaktýr.)



55.Sizin dostunuz (veliniz) ancak ALLAH'týr, Resûlüdür, iman edenlerdir; onlar ki ALLAH'ýn emirle

rine boyun eðerek namazý kýlar, zekâtý verirler.


56.Kim ALLAH'ý, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar þüphesiz

ALLAH'ýn tarafýný tutanlardýr.


57.Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininiz alay ve oyun konusu edinen

leri ve kâfirleri dost edinmeyin. ALLAH'tan korkun; eðer müminler iseniz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:06:50
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/117.jpg)




Sayfa:117 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6,Sûre:5



58.Namaza çaðýrdýðýnýz zaman onu alay ve eðlence konusu yaparlar. Bu davranýþ, onlarýn düþüneme

yen bir toplum olmalarýndandýr.




59.(Onlara) þöyle de:Ey kitap ehli! Yalnýzca ALLAH'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inan

dýðýmýz için mi bizden hoþlanmýyorsunuz? Oysa çoðunuz yoldan çýkmýþ kimselersiniz.





(Yahudilerden bir gurup müslümanlara hitaben:''Sizden ve dininizden daha kötü bir toplum ve din

bilmiyoruz'' diye hakaret etmiþlerdi. ALLAH, bunu diyenlerin, gerçekten çok kötü olan vasýflarýný

aþaðýdaki âyette sayarak hakaretlerine mukabele ve müslümanlarý teselli etmiþtir.)




60.De ki:ALLAH katýnda yeri bundan daha kötü olaný size haber vereyim mi? ALLAH'ýn lanet ettiði ve

gazap ettiði, aralarýndan maymunlar, domuzlar ve tâðuta tapanlar çýkardýðý kimseler. Ýþte bunlar,

yeri (durumu) daha kötü olan ve doðru yoldan daha ziyade sapmýþ bulunanlardýr.




(''Tâðut'' kelimesinin izahý için, Nisâ sûresi 60. âyetin açýklamasýna bakýnýz.)




61.Yanýnýza inkârla girip yine inkârla çýktýklarý halde size geldiklerinde ''inandýk'' derler.

ALLAH gizlediklerini daha iyi bilmektedir.




62.Onlarýn birçoðunun günah, düþmanlýk ve haram yemede yarýþtýklarýný görürsün. Yaptýklarý ne ka

dar kötüdür!




63.Din adamlarý ve alimleri onlarý, günah olan sözleri söylemekten ve haram yemekten menetsilerdi

ya! Ýþledikleri (filler) ne kötüdür!




64.Yahudiler, ALLAH'ýn eli baðlýdýr (sýkdýr), dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri baðlanasý ve

lânet olasýlar! Bilâkis, ALLAH'ýn elleri açýktýr, dilediði gibi verir. Andolsun ki sana Rabbinden

indirilen, onlardan çoðunun azgýnlýðýný ve küfrünü arttýrýr. Aralarýna, kýyamete kadar (sürecek)

düþmanlýk ve kin soktuk. Ne zaman savaþ için bir ateþ yakmýþlarsa (fitneyi uyandýrmýþlarsa) ALLAH

onu söndürmüþtür. Onlar yeryüzünde bozgunculuða koþarlar; ALLAH ise bozguncularý sevmez.



(Kâfirlerin savaþ ve fitne ateþini yakmalarý hiç eksik olmamýþtýr. Asýrlar boyu hem kendi aralarýn

da savaþmýþlar, hem de birleþerek müslümanlara saldýrmýþlardýr. Ayrýca müslümanlarý birbirine dü

þürmek için yüzlerce, binlerce planlar yapmýþ, tertip ve düzenler hazýrlamýþlardýr. Bütün bunlara

raðmen ALLAH'ýn nûrunu söndürmeye güçleri yetmemiþtir. Dinleri ayný olanlar bile ayrýlmýþ, birbir

lerine karþý kin ve düþmanlýk duygularý beslemiþ, korku ve endiþe içinde yaþamýþ veya savaþmýþlar

dýr.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
__________________
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:07:28
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/118.jpg)





Cüz:6,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:118





65.Eðer ehl-i kitap iman edip (kötülüklerden) sakýnsalardý, herhalde (geçmiþ) kötülüklerini ört

er ve onlarý nimeti bol cennetlere sokardýk.




66.Eðer onlar Tevrat'ý, Ýncil'i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur'ân'ý) doðru dürüst uygulasa

lardý, þüphesiz hem üstlerinden, hem de ayaklarýnýn altýndan (yeraltý ve yerüstü servetlerinden is

tifade ederek refah içinde yaþarlardý). Onlardan aþýrýlýða kaçmayan (iktisatlý, mutedil) bir zümre

vardýr; fakat çoðunun yaptýklarý ne kötüdür!



(Dindar olmak ve dini uygulamak, medenî ve iktisadî bakýmdan toplumlarý geri býrakmak þöyle dursun

refah ve mutluluðun zirvesine çýkarýr. Dini býrakýp menfaat felsefesine göre hareket edenler, baþ

ka milletleri sömürme yoluna gittikleri için gerilik, sefalet, savaþ ve kargaþalara sebep olmakta

dýrlar. ALLAH'ýn hükümranlýðýna boyun eðildiði takdirde yeryüzünde hiçbir kimse zerrece zulme uðra

mayacak, herkes hakkýný alacak, zenginlik, bolluk ve refahý meþru yollarda arayacak ve iþte o za

man gökten nimetler yaðacak, bolluk ve bereket olacak, yerden de zenginlikler fýþkýracaktýr.)




67.Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni teblið et. Eðer bunu yapmazsan O'nun elçiliðini yapmamýþ ol

ursun. ALLAH seni insanlardan koruyacaktýr. Doðrusu ALLAH, kâfirler topluluðuna rehberlik etmez.




68.''Ey Kitap ehli! Siz, Tevrat'ý, Ýncil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkýyla uygulamadýkça,

(doðru) bir þey (yol) üzerinde deðilsinizdir.'' de. Rabbinden sana indirilen, onlardan çoðunun kü

für ve azgýnlýðýný elbette arttýracaktýr. Kâfirler topluluðuna üzülme.




69.Ýman edenlerle yahudiler, sâbiîler ve hýristiyanlardan ALLAH'a ve ahiret gününe (gerçekten) ina

nýp iyi amel iþleyenler üzerine asla korku yoktur; onlar üzülecek de deðillerdir.



(Önceden bir kimsenin dini ne olursa olsun ve ne kadar günah iþlemiþ bulunursa bulunsun Son Peygam

ber'e uyup doðruca iman eder, bundan sonra da imanýn gereðini yaþarsa onun dünyada ve ahirette kor

kacaðý hiçbir þey yoktur. Sâbiîler hakkýnda bak. sayfa:9)




70.Andolsun ki Ýsrailoðullarýnýn saðlam sözünü aldýk ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman

bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediði (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kýsmýný yalanla

dýlar, bir kýsmýný öldürdüler.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:08:06
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/119.jpg)


Sayfa:119 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:6, Sûre:5




71.Bir bela olmayacak zannetiler de kör ve saðýr kesildiler. Sonra ALLAH tevbelerini kabul etti.

Sonra içlerinden çoðu yine kör ve saðýr oldu. ALLAH onlarýn yaptýklarýný görmektedir.


72.Andolsun ki ''ALLAH, kesinlikle Meryem oðlu Mesîh'tir'' diyenler kâfir olmuþlardýr. Halbuki Me

sîh ''Ey Ýsrailoðullarý! Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a kulluk ediniz. Biliniz ki kim ALLAH'a or

tak koþarsa muhakkak ALLAH ona cenneti haram kýlar; artýk onun yeri ateþtir ve zalimler için yar

dýmcýlar yoktur'' demiþti.


73.Andolsun ''ALLAH, üçün üçüncüsüdür'' diyenlerde kâfir olmuþlardýr. Halbuki bir tek ALLAH'tan

baþka hiçbir tanrý yoktur. Eðer diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara acý

bir azap isabet edecektir.


74.Hâla ALLAH'a tevbe edip O'ndan baðýþlanmayý dilemeyecekler mi? ALLAH çok yarlýðayýcý, çok esir

geyicidir.


75.Meryem oðlu Mesîh ancak bir resûldür. Ondan önce de (birçok) resûller gelip geçmiþtir. Anasý da

çok doðru bir kadýndýr. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasýl açýklýyoruz, son

ra bak nasýl (haktan) yüz çeviriyorlar.



(Yahudiler Hz. Ýsa'nýn, namuslu ve bâkire bir hanýmdan doðduðuna inanmayýp, onun anasýna iftira ed

er, gayrimeþru bir birleþmeden doðduðunu ileri sürerler. Kur'ân-ý Kerîm daha önce Hz. Ýsa'nýn muci

zevî bir þekilde nasýl yaratýldýðýný anlatýp burada da anasýnýn doðru dürüst ve namuslu olduðunu

zikretmek suretiyle bu iftirayý reddetmektedir. Ayrýca hýristiyanlarýn ona ve anasýna tanrýlýk

vasfý vermelerini de elle tutulur, gözle görülür bir delil ile reddedip çürütmektedir: Zira her

ikisi de yemek yerlerdi, tanrý olsalardý yemeye, içmeye ihtiyaç duyarlar mýydý!)



76.De ki:ALLAH'ý býrakýp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen þeylere mi tapýyorsunuz? Hak

kýyla iþiten ve bilen yalnýz ALLAH'týr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:08:33
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/120.jpg)



Cüz:6, Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:120



77.De ki:Ey Kitap ehli! Dininizde haksýz yere haddi aþmayýn. Daha önceden sapan, birçoklarýný sap

týran ve yolun doðrusundan uzaklaþan bir topluma uymayýn.


78.Ýsrailoðullarýndan kâfir olanlar, Davud ve Meryem oðlu Ýsa diliyle lânetlenmiþlerdir. Bunun se

bebi, söz dinlememeleri ve sýnýrý aþmalarýdýr.


79.Onlar, iþledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalýþmazlardý. Andolsun yaptýklarý ne kö

tüdür!


80.Onlardan çoðunun, inkâr edenlerle dostluk ettiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için (ahiret

hayatlarý için) önceden hazýrladýðý þey ne kötüdür: ALLAH onlara gazap etmiþtir ve onlar azap için

de devamlý kalýcýdýrlar!


81.Eðer onlar ALLAH'a, Peygamber'e ve ona indirilene iman etmiþ olsalardý onlarý (müþrikleri) dost

edinmezlerdi; fakat onlarýn çoðu yoldan çýkmýþlardýr.


82.Ýnsanlar içerisinde iman edenlere düþmanlýk en þiddetli olarak yahudiler ile þirk koþanlarý bu

lacaksýn. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakýmýndan en yakýn olarak da ''Biz hýristiyanlarýz''

diyenleri bulacaksýn. Çünkü onlarýn içinde keþiþler ve rahipler vardýr ve onlar büyüklük taslamaz

lar.



(Tefsirlerde, bu âyetlerin bahis mevzuu ettiði hýristiyanlarýn, Habeþistan'a göç eden müslümanlarý

iyi karþýlayan ve onlara anlayýþ gösteren hýristiyanlar veya Hz. Peygamber (s.a.v.) ile antlaþma

yapan Necran hýristiyanlarý olduðu zikredilmiþtir. Ancak genel olarak da hýristiyanlarýn, yahudile

re ve müþriklere nisbetle müslümanlara karþý daha yakýn olduklarý bir gercektir. Gerçi mutaassýp

hýristiyanlarýn birleþerek tertipledikleri haçlý seferleri tarihin sayfalarýný teþkil etmiþtir. Bu

nunla beraber dünyadan el ve eteðini çekmiþ rahipler ile hýristiyan bilginlerinin ve bunlarýn tesi

rinde kalan hýristiyanlarýn Ýslâm'a nisbî yakýnlýklarý bir vâkýadýr. Hz. Peygamber'in zuhurunda

birçok rahip ve keþiþ O'nu sevgi ile karþýlamýþ, beklenen peygamber olduðunu itiraf etmiþlerdir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:08:55
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/121.jpg)



Sayfa:121  MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:7,Sûre:5



83.Resûl'e indirileni duyduklarý zaman, tanýþ çýktýklarý gerçekten dolayý gözlerinden yaþlar boþ

andýðýný görürsün. Derler ki:''Rabbimiz! Ýman ettik, bizi (hakka) þahit olanlarla beraber yaz.''


84.''Rabbimizin bizi iyiler arasýný katmasýný umup dururken niçin ALLAH'a ve bize gelen gerçeðe

iman etmeyelim?''


85.Söyledikleri (bu) sözden dolayý ALLAH onlara, içinde devamlý kalmak üzere, zemininden ýrmaklar

akan cennetleri mükâfat olarak verdi. Ýyi hareket edenlerin mükâfatý iþte budur.


86.Ýnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince iþte onlar cehennemliklerdir.


87.Ey iman edenler! ALLAH'ýn size helâl kýldýðý iyi ve temiz þeyleri (siz kendinize) haram kýlma

yýn ve sýnýrý aþmayýn. ALLAH sýnýrý aþanlarý sevmez.


88.ALLAH'ýn size helâl ve temiz olarak verdiði rýzýklardan yeyin ve kendisine iman etmiþ olduðu

nuz ALLAH'tan korkun.



(Resûlullah (s.a.v.) bir sohbetlerinde kýyamet ve ahiretten bahsetmiþ, sohbetin tesirine kapýlan

Ali, Ýbn Mes'ûd, Mikdâd (r.a.) gibi bazý sahâbîler, Osman b. Maz'ûn'un evinde toplanarak gündüzle

ri devamlý oruç tutmak, geceleri uyumadan namaz kýlmak, kadýnlarýnýn yanýna gitmemek, et yememek

ve eski püskü kýyafetler giymek suretiyle yaþamaya, kalan ömürlerini böyle geçirmeye, hatta kendi

lerini kýsýrlaþtýrmaya azmetmiþlerdi. Resûl-i Ekrem durumu haber alýnca hemen yanlarýna geldi ve

þöyle buyurdu:''Ben böyle bir kulluk þekli ile emrolunmadým. Vücut ve nefislerinizin sizde hakký

vardýr; oruç tutup namaz kýlýn, fakat ayný zamanda orucunuzu açýp yeyin ve uyuyun. Ben namaz kýl

ar ve uyurum, oruç tutar ve iftar ederim, et yerim ve kadýnlarýma yaklaþýrým; benim yolumdan çýkan

benden deðildir.'' Ýþte bu hadise üzerine yukarýda meâllerini okuduðumuz âyetler gelmiþtir.)




89.ALLAH, kasýtsýz olarak aðzýnýzdan çýkýveren yeminlerinizden dolayý sizi sorumlu tutmaz, fakat

bilerek yaptýðýnýz yeminlerden dolayý sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiði

niz yemeðin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onlarý giydirmek, yahut da bir köle azat et

mektir. Bunlarý bulamayan üç gün oruç tutmalýdýr. Yemin ettiðiniz takdirde yeminlerinizin keffâre

ti budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riâyet edin). ALLAH size âyetlerini açýklýyor; umulur ki

þükredersiniz!



(ALLAH üzerine bilerek yemin eden bir kimse yeminini yerine getirmelidir. Eðer yeminle yapacaðý iþ

haram ve kötü bir iþ ise bu takdirde kötü iþi yapmayacak, yemini bozacak ve keffâreti yerine geti

recektir. Keffâret yeminden caymanýn bedeli ve baðýþlanma vasýtasý olup âyette zikredilen ilk üç

þeyden birini yapmakla yerine gelir. Bunlara gücü yetmeyen de üç gün oruç tutar.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:09:24
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/122.jpg)



Cüz:7,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:122



90.Ey iman edenler! Þarap, kumar, dikili taþlar (putlar), fal ve þans oklarý birer þeytan iþi pis

liktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluþa eresiniz.


91.Þeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranýza düþmanlýk ve kin sokmak; sizi, ALLAH'ý anmaktan ve

namazdan alýkoymak ister. Artýk (bunlardan) vazgeçtiniz deðil mi?



(Ýslâm'dan önce Araplarda çok yaygýn bir þarap içme alýþkanlýðý bulunduðu için ALLAH Teâlâ ilk

müslümanlarý yavaþ yavaþ içki yasaðýna alýþtýrmýþ, önce zararýnýn faydasýndan çok olduðunu bildir

miþ, sonra içkili namaz kýlmayý yasaklamýþ ve en sonunda bu âyetle kesin olarak sarhoþluk veren

içkileri içmeyi haram kýlmýþtýr. Yine cahiliye devrinde Araplar on adet ok sapý ile bir nevi kum

ar ve þans oyunu oynarlardý. Bunlarýn yedisinde bazý paylar yazýlý idi, üçü de boþtu. Güvenilir

bir kimse, bir torbanýn içinde bunlarý, katýlanlar adýna teker teker çekerdi. Dolu çýkanlar mal

dan hisselerini alýr fakirlere verirlerdi. Boþ çýkanlar ise bu malýn parasýný öderlerdi. Kumarlar

ýn belki de en nezihi olmasýna raðmen Ýslâm bunu da yasaklamýþ, ortaya mal ve para konarak oynana

cak hiçbir þans oyununa izin vermemiþ, fukaraya yardým edilecekse bunu herkesin, helâl kazancýn

dan ayýrarak etmesini istemiþtir. Âyet içki ve kumar yasaðýnýn en önemli içtimaî, ahlâkî ve dinî

hikmetlerini açýklamýþtýr. Ýlgili hadisler ile ilim, bunlara ekonomik ve sýhhî sebepleri de ekle

miþtir.)



92.ALLAH'a itaat edin, Resûle de itaat edin ve (kötülüklerden) sakýnýn. Eðer (itaatten) yüz çevir

irseniz bilin ki Resûlümüzün vazifesi apaçýk duyurmak ve bildirmektir.


93.Ýman eden ve iyi iþler yapanlara, hakkýyla sakýnýp iman ettikleri ve iyi iþler yaptýklarý, son

ra yine hakkýyla sakýnýp iman ettikleri, sonra yine hakkýyla sakýnýp yaptýklarýný, ellerinde gel

diðince güzel yaptýklarý takdirde (haram kýlýnmadan önce) tattýklarýndan dolayý günah yoktur. (Ön

emli olan inandýktan sonra iman ve iyi amelde sebattýr). ALLAH iyi ve güzel yapanlarý sever.


94.Ey iman edenler! ALLAH sizi ellerinizin ve mýzraklarýnýzýn eriþeceði bir avlanma ile (onu yasak

ederek) dener ki gizli de (kimsenin görmediði yerde, gerçekten) kendisinden kimin korktuðu ortaya

çýksýn. Kim bundan sonra sýnýrý aþarsa onun için acý bir azap vardýr.


95.Ey iman edenler! Ýhramlý iken avý öldürmeyin. Ýçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüðü hay

vanýn dengi (ona) cezadýr. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi

iki kiþi hükmeder (öldürülen hayvanýn dengini takdir eder). Yahut (avlanmanýn cezasý), fakirleri

doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktýr. Ta ki (yasak av yapan) iþinin

cezasýný tatmýþ olsun. ALLAH geçmiþi affetmiþtir. Kim bu suçu tekrardan iþlerse ALLAH da ondan kar

þýlýðýný alýr. ALLAH daima galiptir, öç alandýr.



(Burada ''öç alan''dan maksat, kimsenin ettiðini yanýna býrakmayan, mazlumlarýn intikamýný alan

demektir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:09:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/123.jpg)


Sayfa:123  MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:7,Sûre:5



96.Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere (faydalanmanýz için) deniz avý yapmak ve onu yemek

size helâl kýlýndý. Ýhramlý olduðunuz müddetçe kara avý size haram kýlýndý. Huzuruna toplanacaðý

nýz ALLAH'tan korkun.


97.ALLAH, Kâbe'yi, o saygýya lâyýk evi, haram ayý, hac kurbanýný ve (kurbanýn boynuna asýlan) ger

danlýklarý (maddi ve manevi yönlerden) insanlarýn belini doðrultmaya sebep kýldý. Bu da ALLAH'ýn,

göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiðini ve ALLAH'ýn her þeyi bilici olduðunu (sizin de anla

yýp) bilmeniz içindir.


98.Biliniz ki ALLAH'ýn cezalandýrmasý çetindir ve yine ALLAH'ýn baðýþlamasý ve esirgemesi sýnýrsýz

dýr.


99.Resûle düþen (vazife), ancak duyurmadýr. ALLAH açýkladýðýnýzý da gizlediðinizi de bilir.


100.De ki:Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir deðildir; pis ve kötünün çokluðu tuhafýna gitse (yahut

hoþuna gitse) de (bu böyledir). Öyleyse ey akýl sahipleri! ALLAH'tan korkunuz ki kurtuluþa eresin

iz.



(Bu âyet Ýslâm'ýn, kemiyetçi deðil, keyfiyetçi olduðuna delâlet etmektedir. Aranacak olan çok deð

il, iyi, temiz ve helâl olandýr.)


101.Ey iman edenler! Açýklanýrsa hoþunuza gitmeyecek þeyleri sormayýn. Eðer Kur'ân indirilirken

onlarý sorarsanýz size açýklanýr. (Açýklanmadýðýna göre) ALLAH onlarý affetmiþtir. (Siz sorup da

baþýnýza iþ çýkarmayýn). ALLAH çok baðýþlayýcýdýr, aceleci deðildir.



(Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ''ALLAH size haccý farz kýldý, hac vazifenizi yapýnýz'' dediði zaman biri

si kalkarak ''Her sene mi yâ Resûlullah?'' demiþ ve sorusunu üç kere tekrarlamýþtý. Peygamberimiz

bir müddet sükût ettikten sonra ''Eðer evet deseydim her sene farz olurdu; eðer her sene farz ol

saydý buna da gücünüz yetmezdi'' buyurdu. Yukarýdaki âyetin geliþ sebebi budur. ALLAH unuttuðu iç

in deðil, affettiði, kolaylýk dilediði için bazý þeyleri açýklamaz; sorular sorarak iþi güçleþtir

mek, teþrî hikmetine aykýrýdýr.)


102.Sizden önce de bir toplum onlarý sormuþ, sonra da bunlarý inkâr eder olmuþtu.


103.ALLAH bahîra, sâibe, vasîle ve hâm diye birþey (meþru) kýlmamýþtýr. Fakat kâfirler, yalan yere

ALLAH'a iftira etmektedirler ve onlarýn çoðunun da kafalarý çalýþmaz.



(Ýslâm öncesi Araplarýn bâtýl inanç ve âdetlerinden biri de bazý sebep ve bahanelerle birtakým hay

vanlarý putlara kurban etmeleri, onlarý putlar adýna serbest býrakmalarý idi. Bu cümleden olarak

beþ kere doðuran ve beþinci yavrusu diþi olan deveye ''bahîra'' denir, kulaðý çentilir, saðýlmaz,

sütü putlara býrakýlýrdý. Put namýna serbest býrakýlan ve sütünden yalnýzca misafirlerin faydalan

dýðý develere ''sâibe'' denirdi. Biri erkek, diðeri diþi olmak üzere ikiz doðuran deve veya koyuna

''vasîle'' derler, erkek yavruyu puta kurban ederlerdi. On nesli dölleyen erkek deveye ''hâm'' de

nir, o da serbest býrakýlýrdý.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:10:17
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/124.jpg)




Cüz:7,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:124


104.Onlara, ''ALLAH'ýn indirdiðine ve Resûl'e gelin'' denildiði vakit, ''Babalarýmýzý bulduðumuz

(yol) bize yeter'' derler. Atalarý hiçbir þey bilmiyor ve doðru yol üzerinde bulunmuyor iseler

de mi?


105.Ey iman edenler! Siz kendinize bakýn. Siz doðru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez.

Hepinizin dönüþü ALLAH'adýr. Artýk O, size yaptýklarýnýzý bildirecektir.


(Bu âyette nemelâzý(mcýlýk yoktur, âyeti böyle anlamak hatalýdýr. Ýlgili âyet ve hadislerin bütünü

nü bir arada deðerlendirdiðimiz zaman çýkan mana þudur: Herkes kendine, ailesine ve çevresine kar

þý vazifelerini yapmakla mükelleftir; iyiliði emretme ve yayma, kötülüðü yasaklama ve önleme de bu

bu vazife içindedir. Kiþi bütün bunlarý yaptýktan sonra baþkalarýnýn yoldan sapmasý ondan sorulmaz

ve ona da zarar vermez.


Hz. Ebubekir'in açýklamalarý da bunu teyit eder: Kays, O'nun bir hutbesinde kendilerine þunu söyle

diðini nakletmiþtir:''Siz bu âyeti okuyorsunuz ve yanlýþ tevil ediyorsunuz. Ben ALLAH Resûlü'nün

þöyle dediðini duydum: Ýnsanlar zalimi görüp de elinden tutarak mani olmazlarsa ALLAH'ýn onlara

kendi katýndan umumî bir azap göndermesi yakýndýr.'')


106.Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatýnca vasiyet esnasýnda içinizden iki adalet sahibi ki

þi aranýzda þahitlik etsin. Yahut seferde iken baþýnýza ölüm musibeti gelmiþse sizden olmayan, baþ

ka iki kiþi (þahit olsun). Eðer þüpheye düþerseniz o iki þahidi namazdan sonra alýkoyar, ''Bu vasi

yet karþýlýðýnda hiçbir þeyi satýn almayacaðýz, akraba (menfaatine) de olsa; ALLAH (için yaptýðý

mýz) þahitliði gizlemeyeceðiz, (aksini yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz''

diye ALLAH üzerine yemin ettirirsiniz.


107.Bu þahitlerin (sonradan yalan söyleyerek) bir günah kazandýklarý anlaþýlýrsa, (þahitlerin)

haklarýna tecavüz ettiði ölüye daha yakýn olan (mirasçýlardan) iki kiþi onlarýn yerini alýr ve

''Andolsun ki bizim þahitliðimiz onlarýn þahitliðinden daha gerçektir ve biz (kimsenin hakkýna)

tecavüz etmedik, aksi takdirde biz, elbette zalimlerden oluruz'' diye ALLAH'a yemin ederler.


108.Bu (usul), þahitliði gerektiði þekilde yapmaya, yahut yeminlerinden sonra, yeminlerin (miras

çýlar tarafýndan) reddedilmesinden korkmalarýna (çekinmelerine çare olarak) daha uygundur.

ALLAH'tan korkun ve (O'nu) dinleyin. ALLAH, yoldan çýkmýþlar topluluðuna rehberlik etmez.



(Vasiyet mübah þeyler, iyilik, ibadet ve hayýrlarla ilgili olabileceði gibi, bir gün hayattan ay

rýlmasý mukadder olan kiþinin üzerindeki borçlarla ilgili de olabilir. Bu sonuncusu ile ilgili

vasiyet farzdýr. Vasiyetin zayi olmamasý ve herhalde yerine getirilmesi için alýnacak tedbirler

ALLAH tarafýndan yukarýdaki âyetlerde tâlim edilmiþtir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:10:37
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/125.jpg)




Sayfa:125 MÂÝDE SÛRESÝ Cüz:7, Sûre:5



109.ALLAH'ýn peygamberleri toplayýp da ''Size ne cevap verildi'' dediði gün, ''Bizim hiçbir bilgi

miz yok, þüphesiz gizlilikleri hakkýyla bilen ancak sensin'' diyeceklerdir.


110.ALLAH o zaman þöyle diyecek:''Ey Meryem oðlu Ýsa! Sana ve annene (verdiðim) nimetimi hatýrla!

Hani seni mukaddes ruh (Cebrail) ile desteklemiþtim; (bu sayede) sen beþikte iken de yetiþkin çað

ýnda da insanlarla konuþuyordun. Sana kitabý (okuyup yazmayý), hikmeti, Tevrat ve Ýncil'i öðretmiþ

tim. Benim iznimle çamurdan, kuþ þeklinde bir þey yapýyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznim

le o bir kuþ oluyordu. Yine benim iznimle anadan doðma körü ve alacalýyý iyileþtiriyordun. Ölüleri

benim iznimle (hayata) çýkarýyordun. Hani Ýsrailoðullarýný (seni öldürmekten) engellemiþtim; kendi

lerine apaçýk deliller (mucizeler) getirdiðin zaman içlerinden inkâr edenler, ''Bu, apaçýk bir si

hirden baþka bir þey deðildir'' demiþlerdi.




(Bu âyette ve bundan sonraki âyetlerde zikredilen olaðanüstü hadiseler mucizedir. Mucizeler, insan

larýn gücünü aþan, onlarýn yapmalarý -tabiat kanunlarýna göre- mümkün olmayan þeylerdir. Ancak ta

biat kanunlarýnýn da yaratýcýsý ve düzenleyicisi olan ALLAH, kullarýnýn kolay iman etmelerini, hi

dayete kavuþmalarýný temin maksadýyla peygamberine mucizeler lütfeylemiþtir; bunlar yalnýzca ALLAH

ýn izin ve kudretiyle, bildiðimiz sebepler zinciri dýþýnda vücuda gelmektedir.)


111.Hani havârîlere, ''Bana ve peygamberime iman edin'' diye ilham etmiþtim. Onlar (da),''Ýman et

tik, bizim ALLAH'a teslim olmuþ kimseler (müslümanlar) olduðumuza sen de þahit ol'' demiþlerdi.


(Havârîler, Peygamberimizin ashâbý gibi Hz. Ýsa'ya, O hayatta iken iman eden ve O'na

sadâkat gösteren müminlerdir.)


112.Hani havârîler:'Ey Meryem oðlu Ýsa, Rabbin bize gökten, donatýlmýþ bir sofra indirebilir mi?'

demiþlerdi. O, ''Ýman etmiþ kimseler iseniz ALLAH'tan korkun'' cevabýný vermiþti.


113.Onlar ''Ondan yiyelim, kalplerimiz mutmain olsun, bize doðru söylediðini (kesin olarak bile

lim) ve ona gözleriyle görmüþ þahitler olalým istiyoruz'' demiþlerdi.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:10:55
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/126.jpg)



Cüz:7,Sûre:5 MÂÝDE SÛRESÝ Sayfa:126


114.Meryem oðlu Ýsa þöyle dedi:Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, bizim için, geçmiþ

ve geleceklerimiz için bayram ve senden bir âyet (mucize) olsun. Bizi rýzýklandýr; zaten sen, rý

zýk verenlerin en hayýrlýsýsýn.


115.ALLAH da þöyle buyurdu:Ben onu size þüphesiz indireceðim; ama bundan sonra içinizden kim in

kâr ederse, kâinatta hiç bir kimseye etmediðim azabý ona edeceðim!


116.ALLAH: Ey Meryem oðlu Ýsa! Ýnsanlara, ''Beni ve anamý, ALLAH'tan baþka iki tanrý bilin'' diye

sen mi dedin, buyurduðu zaman o, ''Hâþâ! Seni tenzih ederim;hakkým olmayan þeyi söylemek bana yak

ýþmaz. Hem ben söyleseydim sen onu bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin za

týnda olaný bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnýzca sensin.


117.Ben onlara, ancak bana emrettiðini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan ALLAH'a

kulluk edin, dedim. Ýçlerinde bulunduðum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirin

ce artýk onlar üzerine gözetleyici yalnýz sen oldun. Sen her þeyi hakkýyla görensin.


118.Eðer kendilerine azap edersen þüphesiz onlar senin kullarýndýr (dilediðini yaparsýn). Eðer on

larý baðýþlarsan þüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin.'' dedi.


119.(Bu konuþmadan sonra) ALLAH þöyle buyuracaktýr:Bu, doðrulara, doðruluklarýnýn fayda vereceði

gündür. Onlara, içinde ebedî kalacaklarý, zemininden ýrmaklar akan cennetler vardýr. ALLAH onlar

dan razý olmuþtur, onlar da O'ndan razý olmuþlardýr. Ýþte büyük kurtuluþ ve kazanç budur.


120.Göklerin, yerin ve içlerindeki her þeyin mülkiyeti ALLAH'ýndýr, O, her þeye hakkýyla kadirdir.



(Ýnsanoðlu bütün dünyaya sahip olsa bile bu büyük bir kazanç deðildir; çünkü bu sahiplik geçicidir

ve mecâzîdir, asýl sahip ALLAH'týr. Ayrýca bugüne kadar keþfedilebilen, çapý on milyar ýþýk yýllýk

maddi kâinat yanýnda dünya bir zerre deðildir. ''Öyleyse dünya hayatýnda insan için en büyük ka

zanç nedir?'' denecek olursa, þüphesiz bu ALLAH rýzasýdýr. O'nun rýzasýný kazanan, iyi ve güzel ol

an her þeyi kazanmýþtýr; öyle iyi ve güzel ki, dünyada ona insanlarýn eli deðil, hayali bile ulaþa

maz. Onun için müminlerin birbirine en hayýrlý duasý ve teþekkürü ''ALLAH razý olsun!'' cümlesi

dir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:11:20
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/127.jpg)



Sayfa:127 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:7,Sûre:6



(6)


ALTINCI SÛRE


el-EN'ÂM SÛRESÝ



En'âm sûresi, 165 âyettir. 91, 92, 93 ve 151, 152, 153. âyetler Medine'de, diðerleri Mekke'de in

miþtir. Sûrenin bazý âyetlerinde Araplarýn, kurban edilen hayvanlarla ilgili birtakým gelenekleri

kýnandýðý için sûreye En'âm sûresi denmiþtir. En'âm; koyun, keçi, deve, sýðýr ve manda cinslerini

bir arada ifade eden bir kelimedir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlýklarý ve aydýnlýðý var eden ALLAH'a mahsusdur. (Bunca âyet

ve delillerden) sonra kâfir olanlar (hâla putlarý) Rab'leri ile denk tutuyorlar.


2.Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanýný takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katýndan mu

ayyen bir ecel (kýyamet günü) vardýr. Siz hâla þüphe ediyorsunuz.


3.O, göklerde ve yerde tek ALLAH'týr. Gizlinizi, açýðýnýzý bilir. (Hayýr ve þerden) ne kazanacaðý

nýzý da bilir.


4.Rablerinin âyetlerinden onlara (kâfirlere) bir âyet gelmeyedursun, o âyetlerden ille de yüz çevi

rirler.


5.Gerçekten onlar, kendilerine Hak geldiðinde onu yalanlamýþlardý. Fakat yakýnda onlara alay ettik

leri þeyin haberleri gelecektir.


(Âyette zikredilen ''Hak''tan maksat Kur'ân ile Peygamber (s.a.v.)'in getirdiði diðer

mucizelerdir.)


6.Görmediler mi ki, onlardan önce yeryüzünde size vermediðimiz bütün imkânlarý kendilerine verdiði

miz, gökten üzerlerine bol bol yaðmurlar indirip evlerinin altýndan ýrmak akýttýðýmýz nice nesille

ri helâk ettik. Biz onlarý, günahlarý sebebiyle helâk ettik ve onlarýn ardýndan baþka nesiller ya

rattýk.



(Bu âyette Yüce ALLAH, geçmiþ kavimlere verdiði nimetleri bildirmekte ve bu nimetlere nankörlük ed

ip ALLAH'a isyan edenlerin sonunda helâk olduklarýný haber vermektedir.)


7.Eðer sana kâðýt üzerine yazýlmýþ bir kitap inderseydik de onlar elleriyle onu tutmuþ olsalardý,

yine inkâr ediciler: Bu, apaçýk büyüden baþka bir þey deðildir, derlerdi.



(Kur'ân-ý Kerîm ya Cebrail vasýtasýyla veya vasýtasýz olarak Peygamberimize indirilmiþtir. Hangi

þekilde olursa olsun, indirilen âyetler, kitap halinde deðil, sadece okunarak Peygamber (s.a.v.)'e

öðretilip ezberlettirilmiþtir. Ýnkârcýlar âyetleri gördükleri ve iþittikleri halde bu þekildeki

bir vahyi kabul etmeyip, vahyin yazýlý belgeler halinde gelmesini istediler. Yüce ALLAH, bu âyette

Kur'ân'ýn onlarýn istediði þekilde indirilmesi halinde bile kâfirlerin yine inkâr edeceðini bildir

mektedir. Zira daha önce Musa (a.s.)'ya Tevrat yazýlý belgeler halinde indirildiði halde inanmayan

lar yine inanmamýþlardý.)


8.Muhammd'e (görebileceðimiz) bir melek indirlseydi ya! dediler. Eðer biz öyle bir melek indirsey

dik elbette iþ bitirilmiþ olur, artýk kendilerine göz bile açtýrýlmazdý.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:11:46
Cüz:7,Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ  Sayfa:128

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/128.jpg)

9.Eðer peygamberi bir melek kýlsaydýk muhakkak ki onu insan sûretine sokar onlarý yine düþmekte

olduklarý kuþkuya düþürürdük.



(Þimdi, peygamber insan olduðu için, ''Sen de bizim gibi bir insansýn'' diyerek inanmayan kâfir

ler, o zaman da meleði insan sûretinde görecekler ve ona, ''Biz senin melek olduðunu nereden bile

lim; sen de bizim gibi bir insansýn'' diyerek onun melek olduðuna inanmayacaklar, getirdiklerini

dinlemeyecekler ve peygamberliðini tasdik etmeyeceklerdi.)



10.Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiþ, bu yüzden onlarla alay edenleri alay ettikleri

þey (azap) kuþatývermiþti.


11.De ki:Yeryüzünde dolaþýn, sonra (paygamberleri) yalanlayanlarýn sonunun nasýl olduðuna bakýn!


12.(Onlara) Göklerde ve yerde olanlar kimindir? diye sor. ''ALLAH'ýndýr'' de. O, merhamet etmeyi

kendi zatýna farz kýldý. Sizi, varlýðýnda þüphe olmayan kýyamet gününde elbette toplayacaktýr.

Kendilerini ziyana sokanlar var ya iþte onlar inanmazlar.


13.Gecede ve gündüzde barýnan her þey O'nundur. O her þeyi iþitendir, bilendir.


14.De ki:Gökleri ve yeri yoktan vareden, yedirdiði halde yedirilmeyen ALLAH'tan baþkasýný mý

dost edineceðim! De ki: Bana müslümanlarýn ilki olmam emredildi ve sakýn müþriklerden olma!

(denildi).


15.De ki: Ben, Rabbim'e isyan edersem gerçekten büyük bir günün (kýyametin) azabýndan korkar

ým.


16.O gün kim azaptan kurtarýlýrsa, gerçekten ALLAH onu esirgemiþtir. Ýþte apaçýk kurtuluþ bu

dur.


17.Eðer ALLAH seni bir zarara uðratýrsa, onu kendisinden baþka giderecek yoktur. Ve eðer sana

bir hayýr verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Þüphesiz O herþeye kadirdir.



(Bu âyette hitap Peygamber (s.a.v.)'edir, ancak hüküm umumidir. Yani ALLAH bir kimseye zarar

vermek isterse bütün insanlýk bir araya gelse o zararý gideremez ona ALLAH'ýn takdir ettiðin

den fazla fayda saðlayamaz. Bir kimseye de ALLAH hayýr murat etmiþse bütün insanlýk bir ara

ya gelip o hayrý önlemek isteseler bunu da yapamazlar. Çünkü hayrý da þerri de yaratan ALLAH'

týr.)



18.O, kullarýnýn üstünde her türlü tasarrufa sahiptir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herþey

den haberdardýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM AÇIKLAMALI MEÂLÝ  
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:12:48
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/129.jpg)


Sayfa:129 EN'ÂM SÛRESÝ  Cüz:7,Sûre:6


19.De ki:Hangi þey þehadetçe en büyüktür? De ki: (Hak peygamber olduðuma dair) benimle sizin ara

nýzda ALLAH þahittir. Bu Kur'ân bana, kendisiyle sizi ve ulaþtýðý herkesi uyarmam için vahyolun

du. Yoksa siz, ALLAH ile beraber baþka tanrýlar olduðuna þahitlik mi ediyorsunuz? De ki:''Ben

buna þahitlik etmem.'' O ancak bir tek ALLAH'týr, ben sizin ortak koþtuðunuz þeylerden kesinlik

le uzaðým'' de.


(Mekke halký, Resûlullah'a ''Senin peygamber olduðuna þahit yok'' dediler. Ýþte bu

nun üzerine yukarýdaki âyet indi.)  



20.Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Resûlullah'ý) kendi oðullarýný tanýdýklarý gibi tanýrlar.

Kendilerini ziyan edenler var ya, iþte onlar inanmazlar.



21.Yalan sözlerle ALLAH'a iftira edenden veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir!

Þüphe yok ki, zalimler kurtuluþa eremezler!


22.Unutma o günü ki, onlarý hep birden toplayacaðýz; sonra da, ALLAH'a ortak koþanlara:Nerede boþ

yere davasýný güttüðünüz ortaklarýnýz? diyecðiz.


23.Sonra onlarýn mazeretleri, ''ALLAH hakký için biz ortak koþanlar olmadýk!'' demekten baþka bir

þey olmadý.



(Ahirette tecelli eden hakikat karþýsýnda dünyadaki hallerinden tamamen vazgeçen kimseler tek

ALLAH'ýn tanrýlýðýný ikrar edecekler, ne çare ki bu ikrar orada bir fayda vermeyecektir. O gün an

cak ceza ve mükâfat günüdür.)  



24.Gör ki, kendi aleyhlerine nasýl yalan söylediler ve (tanrý diye) uydurduklarý þeyler kendilerin

den nasýl kaybolup gitti!


25.Onlardan seni (okuduðun Kur'ân'ý) dinleyenler de vardýr. Fakat onu anlamalarýna engel olmak iç

in kalplerinin üstüne perdeler, kulaklarýna da aðýrlýk verdik. Onlar her türlü mucizeyi görseler

bile yine de ona inanmazlar. Hatta o kâfirler sana geldiklerinde:''Bu Kur'ân eskilerin masallarýn

dan baþka bir þey deðildir'' diyerek seninle tartýþýrlar.


26.Onlar, hem insanlarý Peygamber'e yaklaþmaktan vazgeçirmeye çalýþýrlar, hem de kendileri ondan

uzaklaþýrlar. Oysa onlar farkýnda olmadan ancak kendilerini helâk ederler.


27.Onlarýn ateþin karþýsýnda durdurulup ''Ah, keþke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimiz

in âyetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!'' dediklerini bir görsen!...


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ  
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:13:14
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/130.jpg)








Cüz:7, Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ  Sayfa:130


28.Hayýr! Daha önce gizlemekte olduklarý þeyler (günahlar) kendilerine göründü. Eðer (dünyaya) geri

gönderilseler yine kendilerine yasak edilen þeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancýdýrlar.



29.Onlar, hayat ancak bu dünyadaki hayatýmýzdan ibarettir; biz, bir daha diriltilecek deðiliz, demiþlerdi.



30.Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onlarý bir görsen! ALLAH: Bu (yeniden dirilme olayý) hak

deðil miymiþ? diyecek. Onlar da ''Rabbimize andolsun ki evet!'' diyecekler. ALLAH da, Öyle ise inkâr ettiði

nizden dolayý azabý tadýn! diyecek.




31.ALLAH'ýn huzuruna çýkmayý yalanlayanlar gerçekten ziyana uðramýþtýr. Nihayet onlara Kýyamet vakti

ansýzýn gelip çatýnca, onlar, günahlarýný sýrtlarýna yüklenerek diyecekler ki:''Dünyada iyi amelleri terketme

mizden dolayý vah bize!''  Dikkat edin, yüklendikleri þey ne kötüdür!




32.Dünya hayatý bir oyun ve eðlenceden baþka birþey deðildir. Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhak

kak ki daha hayýrlýdýr. Hâla akýl erdiremiyor musunuz?




(Ebu Cehil, Peygamber'e:''Biz sana yalancý demiyoruz. Çünkü senin emin ve sadýk olduðu

na hepimiz kaniyiz. Biz ancak ALLAH'ýn âyetlerini inkâr ediyoruz'' demiþti. Resûlullah bu duruma çok üzüldü.

ALLAH Teâlâ peygamberini teselli etmek üzere buyurdu ki: )




33.Onlarýn söylediklerinin hakikaten seni üzmekte olduðunu biliyoruz. Aslýnda onlar seni yalanlamýyorlar,

fakat o zalimler açýkca ALLAH'ýn âyetlerini inkâr ediyorlar.



34.Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmýþtý. Onlar, yalanlanmalarýna ve eziyet edilme

lerine raðmen sabrettiler, sonunda yardýmýmýz onlara yetiþti. ALLAH'ýn kelimelerini (kanunlarýný) deðiþtire

bilecek hiçbir kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazýsý sana da geldi.



35.Eðer onlarýn yüz çevirmesi sana aðýr geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceðin bir tünel ya da göðe

çýkabileceðin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! ALLAH dileseydi, elbette onlarý hidayet üzerinde

toplayýp birleþtirirdi, o halde sakýn cahillerden olma!




(Bu âyetten anlaþýldýðýna göre, mucize göstermek Peygamber'in elinde deðildir. Peygamber

mucize ister; fakat ALLAH dilerse ona mucize verir, dilemezse vermez. Ýþte bu durum, peygamberlerin doð

ru söylediklerinin en büyük delilidir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ  
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:13:40
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/131.jpg)



Sayfa:131 EN'ÂM SÛRESÝ  Cüz:7,Sûre:6


36.Ancak (samimiyetle) dinleyenler daveti kabul eder. Ölülere gelince, ALLAH onlarý diril

tecek, sonra da O'na döndürülecekler.


37.O'na Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! dediler. De ki:Þüphesiz ALLAH mucize indir

meye kadirdir. Fakat onlarýn çoðu bilmezler.


38.Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve (gökyüzünde) iki kanadýyla uçan kuþlardan ne varsa

hepsi ancak sizin gibi topluluklardýr. Biz o kitapta hiçbir þeyi eksik býrakmadýk. Nihayet

(hepsi) toplanýp Rablerinin huzuruna getirilecekler.


(Bu âyette yeryüzündeki bütün canlýlarýn insanlar gibi bir tür olduklarý bildirilmektedir. Tek

hücrelilerden omurgalýlara, sürüngenlerden ayaklarýyla yürüyenlere ve kanatlarýyla uçan

lara varýncaya kadar bütün canlýlar müstakil birer tür oluþturmaktadýr. Ancak insan, bu

türlerin en þereflisidir. Her türün kendine has ortak hayat kurallarý vardýr. Yüce ALLAH

bunlarýn hayatlarýný, gerek toplu olarak gerekse fert fert kontrol eder; ihtiyaçlarýný karþý

lar. Bu durum, yüce ALLAH'ýn kudretinin sonsuzluðunu göstermektedir.)



39.Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlýklar içinde kalmýþ saðýr ve dilsizlerdir. ALLAH kimi dil

erse onu þaþýrtýr, dilediði kimseyi de doðru yola iletir.



40.De ki:Ne dersiniz; size ALLAH'ýn azabý gelse veya o kýyamet gelip çatýverse size, ALLAH'

tan baþkasýna mý yalvarýrsýnýz? Doðru sözlü iseniz (söyleyin bakalým)!



41.Bilâkis yalnýz ALLAH'a yalvarýrsýnýz. O da (kaldýrýlmasý için) kendisine yalvardýðýnýz bela

yý dilerse kaldýrýr ve siz ortak koþtuðunuz þeyleri unutursunuz.


42.Andolsun ki, senden önceki ümmetlere elçiler gönderdik. Ardýndan boyun eðsinler di

ye onlarý darlýk ve hastalýklara uðrattýk.


(Yüce ALLAH önceki milletlere de peygamberler göndermiþ fakat peygamberler inkâr edil

miþ, ALLAH da inkâr edenleri þiddetli fakirlik, hastalýk ve çeþitli afetlerle cezalandýrmýþtý.)



43.Hiç olmazsa, onlara bu þekilde azabýmýz geldiði zaman boyun eðselerdi! Fakat kalpleri iyice katýlaþtý ve

þeytan da onlara yaptýklarýný cazip gösterdi.


44.Kendilerine yapýlan uyarýlarý unuttuklarýnda, (indirmiþ olduðumuz sýkýntý ve musibetle

ri kaldýrýp) üzerlerine her þeyin kapýlarýný açtýk. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden

þýmardýklarý zaman onlarý ansýzýn yakaladýk, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler.


(Önceki ümmetler, kendilerine gönderilen peygamberlere iman etmedikleri için ALLAH onla

ra çeþitli darlýk ve musibetler verdi; fakat onlar yine inanmadýlar. Cenâb-ý ALLAH, cezalarý

ný daha da arttýrmak için onlara bütün nimetlerin kapýlarýný açtý, bol rýzýk ve nimetlere gö

müldüler. Nimetin gerçek sahibine þükredecekleri yerde zevk ve sefaya daldýlar, O'nu unu

tup þehvetlerine teslim oldular. Ýþte böyle tam bir sarhoþluk ve dalgýnlýk anýnda ALLAH onla

rý yakaladý da neye uðradýklarýný bilemediler, ne yapacaklarýný düþünmekten aciz kaldýlar

ve helâk olup gittiler.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:14:06
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/132.jpg)



Cüz:7,Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ  Sayfa:132


45.Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi ALLAH'a mahsustur.


(ALLAH'ýn verdiði nimete þükredecekleri yerde nankörlük ettiler, böylece kendilerine zulmet

tiler. Yüce ALLAH da yeryüzünü onlarýn zulüm ve küfürlerinden temizlemek için onlarý he

lâk etti.)



46.De ki:Ne dersiniz; eðer ALLAH kulaklarýnýzý saðýr, gözlerinizi kör ederse, kalplerinizi de

mühürlerse bunlarý size ALLAH'tan baþka hangi tanrý geri verebilir! Bak, delilleri nasýl açýklý

yoruz. Onlar hâla yüz çeviriyorlar!


47.De ki:Söyler misiniz; size ALLAH'ýn azabý ansýzýn veya açýkca gelirse, zalim toplumdan

baþkasý mý helâk olur?


48.Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarýcýlar olarak göndeririz. Kim iman eder

ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar üzüntü de çekmeyecekler.


49.Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çýkmalarýndan dolayý onlar azap çekecekler

dir.


50.De ki:Ben size, ALLAH'ýn hazineleri yanýmdadýr, demiyorum. Ben gaybý da bilmem. Size,

ben bir meleðim de demiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyarým. De ki:Kör ile gör

en hiç bir olur mu? Hiç düþünmez misiniz?


(Müþrikler, Resûlullah (s.a.v.)'a ''Sen ALLAH tarafýndan gönderilmiþ bir peygamber isen

ALLAH'dan iste de bize dünya nimetlerini bol bol versin, aksi halde sana inanmayýz'' dedi

ler. Bunun üzerine bu âyet indi ve Peygamberin, insanlarý zenginleþtirmek için deðil, onla

ra gerçeði teblið etmek için gönderildiði ifade edildi.)


51.Rablerinin huzurunda toplanacaklarýndan korkanlarý (Kur'ân ile) uyar. Onlar için Rab

lerinden baþka ne bir dost, ne de bir aracý vardýr; belki sakýnýrlar.


52.Rablerinin rýzasýný isteyerek sabah akþam O'na yalvaranlarý kovma! Onlarýn hesabýn

dan sana bir sorumluluk; senin hesabýndan da onlara herhangi bir sorumluluk yoktur ki

onlarý kovup ta zalimlerden olasýn!


(Kureyþ büyükleri Resûlullah (s.a.v.)'ýn yanýna geldikleri zaman fakir müminlerin yanlarýn

da bulunmasýný istemiyorlardý. Resûlullah da onlarýn isteklerine uyarak bu müminleri yan

ýndan çýkarmak istedi. Bunun üzerine Cenâb-ý Hâk, Peygamberimizi yukarýdaki âyet ile uyardý.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ  ardý.)

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:14:29
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/133.jpg)



Sayfa:133 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:7,Sûre:6


53.''Aramýzdan ALLAH'ýn kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduðu kimseler de bunlar mý!''

demeleri için onlarýn bir kýsmýný diðerleri ile iþte böyle imtihan ettik. ALLAH þükredenleri da

ha iyi bilmez mi?


(Kâfirler iman þerefine ermiþ fakir müminlerin, Peygamberin yanýnda kendileriyle ayný se

viyede tutulmalarýný hazmedemediler. Halbuki ALLAH katýnda zengin-fakir ayýrýmý yoktur,

üstünlük iman ve takvâya dayanmaktadýr. Onlar bu þekilde bir imtihana tâbi tutuldular,

inananlar kazandýlar, gururuna yediremeyenler ise kaybettiler.)


54.Âyetlerimize inananlar sana geldiðinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet

etmeyi kendisine yazdý. Gerçek þu ki: Sizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ar

dýndan tevbe edip de kendini ýslâh ederse, bilsin ki ALLAH çok baðýþlayan, çok esirgeyen

dir.


55.Böylece suçlularýn yolu belli olsun diye âyetleri iyice açýklýyoruz.


56.De ki: ALLAH'ýn dýþýnda taptýðýnýz þeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin ar

zularýnýza uymam, aksi halde sapýtýrým da hidayete erenlerden olmam.


57.De ki: Þüphesiz ben Rabbimden gelen apaçýk bir delile dayanýyorum. Siz ise onu ya

lanladýnýz. Çabucak gelmesini istediðiniz (azap) benim yanýmda deðildir. Hüküm ancak

ALLAH'ýndýr. O hakký anlatýr ve O, doðru hüküm verenlerin en hayýrlýsýdýr.


(Kâfirler, inanmadýklarý için üzerlerine gökten taþ yaðdýrýlmasý yahut acýklý bir azaba uðra

týlmalarý gibi bir mucize istiyorlardý. Halbuki Ýslâm davasý daha yeni baþlamýþtý. O yoluna

devam edecek, aklî ve ilmî delillerle her tarafa yayýlacaktý. Dolayýsýyla onlarýn istediði þekil

de bir azabý Peygamber istemediði gibi ALLAH da göndermedi.)



58.De ki: Acele istediðiniz þey benim elimde olsaydý, elbette benimle sizin aranýzda iþ biti

rilmiþti. ALLAH zalimleri daha iyi bilir.



59.Gaybýn anahtarlarý ALLAH'ýn yanýnddýr; onlarý O'ndan baþkasý bilmez. O, karada ve de

nizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dýþýnda bir yaprak bile düþmez. O yerin karanlýklarý içinde

ki tek bir taneyi dahi bilir. Yaþ ve kuru ne varsa hepsi apaçýk bir kitaptadýr.


(Göklerde ve yerde insan ilminin keþfedip insanlýðýn istifadesine sunamadýðý nice hazine

ler vardýr ki ALLAH bunlarý bilir, zamaný geliðinde, dilediðini insanlýðýn istifadesine sunar, di

lediðini de kendi ilminde saklý tutar. Ýþte gaybýn anahtarlarýndan maksat bunlar olmalýdýr.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:14:50
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/134.jpg)




Cüz:7, Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:134




60.Geceleyin sizi öldüren (öldürür gibi uyutan), gündüzün de ne iþlediðinizi bilen; sonra

belirlenmiþ ecel tamamlansýn diye gündüzün sizi dirilten (uyandýran) O'dur. Sonra dönü

þünüz yine O'nadýr. Sonunda O, yaptýklarýnýzý size haber verecektir.




61.O, kullarýnýn üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir.

Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canýný alýrlar. Onlar vazi

fede kusur etmezler.




62.Sonra insanlar gerçek sahipleri olan ALLAH'a döndürülürler. Bilesiniz ki hüküm yalnýz O'

nundur ve O hesap görenlerin en çabuðudur.




63.De ki: Karanýn ve denizin karanlýklarýndan (tehlikelerinden) sizi kim kurtarýr ki? (O za

man) O'na gizli gizli yalvararak ''Eðer bizi bundan kurtarýrsan andolsun þükredenlerden

olacaðýz'' diye dua edersiniz.




64.De ki: Ondan ve bütün sýkýntýlardan sizi ALLAH kurtarýr. Sonra siz yine O'na ortak koþar

sýnýz.




65.De ki:''ALLAH'ýn size üstünüzden (gökten) veya ayaklarýnýzýn altýndan (yerden) bir azap

göndermeðe ya da birbirinize düþürüp kiminize kiminizin hýncýný tattýrmaya gücü yeter.''

Bak, anlasýnlar diye âyetlerimizi nasýl açýklýyoruz!




(Önceki kavimler kendilerine gönderilen peygamberlere iman etmeyip isyan ve taþkýnlýkla

ra devam edince ALLAH, onlarýn bazýlarýnýn üzerine gökten taþ yaðdýrýp helâk etti, memle

ketleri taþ yýðýný haline geldi; bazýlarýný da þiddetli depremle helâk etti, memleketleri virâ

nelere çevirdi; bir kýsmýný da iç karýþýklýklarla birbirine kýrdýrdý. Ýþte bu âyet-i kerîme o ol

aylara iþaret ederek son Peygamberin ümmetini uyarmaktadýr.)




66.Kur'ân hak olduðu halde kavmin onu yalanladý. De ki: Ben size vekil (kefil) deðilim.




(Âyetin son cümlesi ile Resûlullah'ýn görevinin teblið ve ikazdan ibaret olduðu belirtilmiþ

tir.)




67.Her haberin gerçekleþeceði bir zaman vardýr. Yakýnda siz de gerçeði bileceksiniz.




68.Âyetlerimiz hakkýnda ileri geri konuþmaya dalanlarý gördüðünde, onlar baþka bir söze

geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eðer þeytan sana unutturursa, hatýrladýktan sonra o

zalimler topluluðu ile oturma.




(Bazý hikmetlere binaen Mekke devrinde müþriklere karþý savaþa izin verilmedi. Dolayýsýy

la müþrikler ALLAH'ýn âyetleriyle alay edip onlarý eðlenceye aldýklarýnda doðrudan müdaha

le edilemiyordu. Onun için bu gibi durumlarda onlarý terketmek Peygamber (s.a.v.)'e em

redildi. Þayet þeytan unutturursa hatýrladýðý andan itibaren onlarla oturmasý yasaklandý.

Âyet Resûlullah (s.a.v.)'a hitap etmekle birlikte hükmü umumidir, ümmetine de þamildir.

Bugün de ALLAH'ýn âyetleriyle alay edildiðini gören bir müslüman, engellemeye gücü yetmi

yorsa o meclisi terk etmelidir.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:15:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/135.jpg)



Sayfa:135 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:7, Sûre:6


69.Takvâ sahiplerine, inanmayanlarýn hesabýndan herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat

belki korunurlar diye hatýrlatmak gerekir.


70.Dinlerini bir oyuncak ve bir eðlence edinen, dünya hayatýnýn aldattýðý kimseleri (bir ta

rafa) býrak! Kazandýklarý sebebiyle hiçbir nefsin felâkete dûçar olmamasý için Kur'ân ile na

sihat et. O nefis için ALLAH'tan baþka ne dost vardýr, ne de þefaatçý. O, bütün varýný fidye

olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandýklarý (günahlar) yüzünden he

lâke sürüklenmiþ kimselerdir. Ýnkâr ettiklerinden dolayý onlar için kaynar sudan ibaret bir

içecek ve elem verici bir azap vardýr.


71.De ki: ALLAH'ý býrakýp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan þeylere mi tapalým?

ALLAH bizi doðru yola ilettikten sonra þeytanlarýn saptýrýp þaþkýn olarak çöle düþürmek iste

dikleri, arkadaþlarýnýn ise: ''Bize gel!'' diye doðru yola çaðýrdýklarý þaþkýn kimse gibi geri

sin geri (inkârcýlýða) mý döndürüleceðiz? De ki: ALLAH'ýn hidayeti doðru yolun ta kendisidir.

Bize âlemlerin Rabbine teslim olmamýz emredilmiþtir.


(Bu âyet, tevhidi kabul ettikten sonra þirke dönen, tek bir ilâha kulluk ile çeþitli ilâhlara

kulluk arasýnda tereddüt eden kimsenin þaþkýnlýðýný, hayretini canlý ve müþahhas bir þekil

de tasvir ediyor. Þeytanlar onu aldatýp ALLAH'ýn yolundan saptýrmýþlar, küfre itmiþlerdir. Bu

halde þaþkýn þaþkýn dolaþýrken, Peygamber ve müminler ''Bize gel!'' diye doðru yola çaðýr

maktadýrlar. Ýþte akýllý ve basiretli insana düþen, tereddütden sýyrýlarak, peygamber ve

müminlerin çaðrýsýna uymak ve imanýn saðladýðý huzur ve emniyete kavuþmaktýr.)


72.''Namazý dosdoðru kýlýn ve ALLAH'tan korkun'' (diye emredildik). O, huzuruna toplanýp

toplanacaðýnýz ALLAH'týr.


73.O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandýr. ''Ol!'' dediði gün her þey oluverir. O'n

un sözü gerçektir. Sûr'a üflendiði gün de hükümranlýk O'nundur. Gizliyi ve açýðý bilendir

ve O, hikmet sahibidir, her þeyden haberdardýr.


(''Sûr'', dünya ölçüleriyle mahiyeti kavranamayacak bir þey olup, ALLAH ve Resûlu tarafýn

dan boynuza benzetilmiþtir. Sûra üflemekle görevli melek Ýsrafil (a.s.)'dir. Ýki defa üfleye

cek, birincide kâinattaki canlýlar yok olacak, ikincide ise bütün canlýlar tekrar dirilip kalka

caktýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:15:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/136.jpg)



Cüz:7,Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:136


74.Ýbrahim, babasý Âzer'e: Birtakým putlarý tanrýlar mý ediniyorsun? Doðrusu ben seni de

kavmini de apaçýk bir sapýklýk içinde görüyorum, demiþti.




(Hz. Ýbrahim'in kavmi Irak'ta yaþayan Keldânîler idi. Yýldýzlara, gök cisimlerine taptýklarý

gibi putlara da taparlardý. Hz. Ýbrahim babasýnýn ve kavminin putlara taptýklarýný görünce

onlarý sert bir dille kýnadý, putlarýn tapýlmaya lâyýk olmadýklarýný, ALLAH ile insanlar arasýn

da vasýta olamayacaklarýný hatta onlardan hiçbir fayda ve zararýn gelemeyeceðini bildir

di.)


75.Böylece biz, kesin iman edenlerden olmasý için Ýbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu

gösteriyorduk.


(Melekût, izzet ve hükümranlýk demektir. Yüce ALLAH, Hz. Ýbrahim'e göklerdeki hükümran

lýðýný ve hükümranlýðýnýn azametini göstermiþtir.)




76.Gecenin karanlýðý onu kaplayýnca bir yýldýz gördü, Rabbim budur, dedi. Yýldýz batýnca,

batanlarý sevmem, dedi.




77.Ay'ý doðarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batýnca, Rabbim bana doðru yolu

göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum, dedi.




78.Güneþi doðarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batýnca,

dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (ALLAH'a) ortak koþtuðunuz þeylerden uzaðým.




79.Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan ALLAH'a çevirdim ve ben müþ

riklerden deðilim.


(''Hanîf'' ALLAH'ý bir bilen, Hakk'a yönelen ve bâtýldan hoþlanmayan anlamýný ifade eder.


Hz. Ýbrahim'in bu davranýþýndan maksat, gerçek ALLAH'ý aramak mý, yoksa gök cisimlerine

tapanlarý kýnamak, onlarýn gittiði yolun yanlýþ ve yaptýklarýnýn bir sapýklýk olduðunu göster

mek midir? Bu hususta müfessirler ihtilâf etmiþlerdir. Ancak ikinci görüþ gerçeðe daha ya

kýndýr. Çünkü 74. âyette putlara taptýklarý için babasýný ve kavmini aðýr bir dille kýnamasý

Hz. Ýbrahim'de tevhid inancýnýn mevcut olduðunu göstermektedir. Nitekim 78. âyetin sonu

da bunu vurgular.)


80.Kavmi onunla tartýþmaya giriþti. Onlara dedi ki: Beni doðru yola iletmiþken, ALLAH hak

kýnda benimle tartýþýyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koþtuðunuz þeylerden korkmam.

Ancak, Rabbimin bir þey dilemesi hariç. Rabbimin ilmi herþeyi kuþatmýþtýr. Hâla ibret almý

yor musunuz?


81.Siz, ALLAH'ýn size haklarýnda hiçbir hüküm indirmediði þeyleri O'na ortak koþmaktan

korkmazken, ben sizin ortak koþtuðunuz þeylerden nasýl korkarým! Þimdi biliyorsanýz

(söyleyin), iki gruptan hangisi güvende olmaya daha lâyýktýr?



(Ýki gruptan maksat, ALLAH'ý bir kabul edenler ile O'na ortak koþanlardýr. Ahirette ALLAH'ýn

azabýndan emin olmaya hangisi daha lâyýktýr? Bir sonraki âyet buna cevap vermektedir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:15:53
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/137.jpg)


Sayfa:137 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:7,Sûre:6


82.Ýnanýp da imanlarýna herhangi bir haksýzlýk bulaþtýrmayanlar var ya, iþte güven onlarýn

dýr ve onlar doðru yolu bulanlardýr.


83.Ýþte bu, kavmine karþý Ýbrahim'e verdiðimiz delilerimizdir. Biz dilediðimiz kimselerin de

recelerini yükseltiriz. Þüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir, hakkýyla bilendir.


(Âyette geçen ve ''delil'' diye tercüme edilen ''hüccet'' kelimesi, kesin delil manasýna gel

ir. Hz. Ýbrahim'e verilen hüccetten maksat, ona ilham edilen tefekkür, muhakeme ve mu

kayese gücüdür. Onun ay, güneþ ve yýldýzlar karþýsýndaki tutumu ile müþriklere karþý ver

diði mücadelede göstermiþ olduðu deliller ve mucizeler bu cümledendir.)


84.Biz O'na Ýshak ve (Ýshak'ýn oðlu)Yakub'u da armaðan ettik; hepsini de doðru yola ilet

tik. Daha önce de Nuh'u ve O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ý, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'

yý ve Harun'u doðru yola iletmiþtik. Biz iyi davrananlarý iþte böyle mükâfatlandýrýrýz.


85.Zekeriyya, Yahya, Ýsa ve Ýlyas'ý da (doðru yola iletmþtik). Hepsi de iyilerden idi.


86.Ýsmail, Elyasa', Yunus ve Lût'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kýldýk.


(Bu peygamberlerin üstünlük sebepleri 89. âyette açýklanmýþtýr. Bunlarýn bazýlarýna pey

gamberlik görevi yanýnda hükümdarlýk da verilmiþ ve kendilerine kitap gönderilmiþtir, ba

zýlarýna kitap gönderilerek peygamberlik verilmiþ, bir kýsmýna ise sadece peygamberlik ve

rilmiþ fakat kitap ve hükümdarlýk verilmemiþtir.)


87.Onlarýn babalarýndan, çocuklarýndan ve kardeþlerinden bazýlarýna da (üstün meziyet

ler verdik). Onlarý seçkin kýldýk ve doðru yola ilettik.


88.Ýþte bu, ALLAH'ýn hidayetidir, kullarýndan dilediðini ona iletir. Eðer onlar da ALLAH'a ortak

koþsalardý yapmakta olduklarý amelleri elbette boþa giderdi.


89.Ýþte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiðimiz kimselerdir. Eðer on

lar (kâfirler) bunlarý inkâr ederse þüphesiz yerlerine bunlarý inkâr etmeyecek bir toplum

getiririz.


90.Ýþte o peygamberler ALLAH'ýn hidayet ettiði kimselerdir. Sen de onlarýn yoluna uy. De

ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karþýlýk sizden bir ücret istemiyorum. Bu (Kur'ân)

âlemler için ancak bir öðüttür.


(Bu âyette, yukarýda isimleri anlatýlan peygamberlerin ALLAH'ýn hidayeti ile doðru yolda git

tikleri ifade edilmekte ve Peygamberimize de onlarýn yolunu takip etmesi emrolunmakta

dýr. Geçmiþ peygamberlerin birçok musibetlere, tehlikelere, inkârlara göðüs germeleri,

herþeye raðmen vazifelerini hakkýyla yerine getirmeleri bu cümledendir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:16:15
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/138.jpg)


Cüz:7,Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:138


(Yahudi bilginlerinden Mâlik b. Sayf, Resûlullah (s.a.v.)'in yanýna gelerek kitaplar üzerin

de ileri geri konuþmaya baþladý. Resûlullah: Tevrat'ý Musa'ya indiren ALLAH hakký için söy

le, Kitabýnýzda, ''ALLAH þiþman olan alimlere buðzeder'' diye bir ibare görmedin mi? dedi.

Þiþman bir adam olan Mâlik'in buna caný sýkýlarak, ''ALLAH hiçbir beþere hiçbir kitap indir

medi'' dedi ve bütün kitaplarý inkâr etti. Bunun üzerine aþaðýdaki âyet nazil oldu.)


91.(Yahudiler) ALLAH'ý gereði gibi tanýmadýlar. Çünkü ''ALLAH hiçbir beþere bir þey indirme

di'' dediler. De ki: Öyle ise Musa'nýn insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiði Kitab'ý

kim indirdi? Siz onu kaðýtlara yazýp (istediðinizi) açýklýyor, çoðunu da gizliyorsunuz. Sizin

de atalarýnýzýn da bilemediði þeyler (Kur'ân'da) size öðretilmiþtir. (Resûlüm) sen ''ALLAH''

de, sonra onlarý býrak, daldýklarý bataklýkta oynayadursunlar!



92.Bu (Kur'ân), Ümmü'l -kurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiðimiz

ve kendinden öncekileri doðrulayýcý mübarek bir kitaptýr. Ahirete inananlar buna da inanýr

lar ve onlar namazlarýný hakkýyla kýlmaya devam ederler.



(Mekke þehri Ýslâm dünyasýnýn manevi merkezidir. Onun çevresi de bütün dünyadýr. Re

sûlullah (s.a.v.) bütün insanlýða gönderilmiþ bir peygamber olup, O'na gönderilen Kur'ân

da bütün insanlýða hitap etmektedir. Ýþte bunun için âyette Mekke þehrine þehirlerin anasý

manasýna ''Ümmü'l-kurâ'' denilmiþtir.)



93.ALLAH'a karþý yalan uydurandan yahut kendisine hiçbir þey vahyedilmemiþken ''Bana da

vahyolundu'' diyenden ve ''Ben de ALLAH'ýn indirdiði âyetlerin benzerini indireceðim'' diyen

den daha zalim kim vardýr! O zalimler, ölümün (boðucu) dalgalarý içinde, melekler de

pençelerini uzatmýþ, onlara:''Haydi canlarýnýzý kurtarýn! ALLAH'a karþý gerçek olmayaný söy

lemenizden ve O'nun âyetlerine kibirlilik taslamýþ olmanýzdan ötürü, bugün alçaklýk azabý

ile cezalandýrýlacaksýnýz!'' derken onlarýn halini bir görsen!


(Müseylemetü'l kezzâb ve Esved-i Ansi gibi yalancý peygamberler, ''Bize de vahiy geliyor''

diyerek peygamberlik iddiasýnda bulundular. Ýþte bu âyet onlar hakkýnda nâzil oldu.)


94.Andolsun ki, sizi ilk defa yarattýðýmýz gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada)

size verdiðimiz þeyleri arkanýzda býrakacaksýnýz. Yaratýlýþýnýzda ortaklarýmýz sandýðýnýz þe

faatçýlarýnýzý da yanýnýzda göremeyeceðiz. Andolsun, aranýz açýlmýþ ve (tanrý) sandýðýnýz

þeyler sizden kaybolup gitmiþtir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:16:37
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/139.jpg)



Sayfa:139  EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:7,Sûre:6


95.Þüphesiz ALLAH, tohumu ve çekirdeði çatlatandýr, ölüden diriyi çýkaran, diriden de

ölüyü çýkarandýr. Ýþte ALLAH budur. O halde (haktan) nasýl dönersiniz!


96.O, sabahý aydýnlatandýr. O, geceyi dinlenme zamaný, güneþ ve ayý (vakitlerin tayini

için) birer hesap ölçüsü kýlmýþtýr. Ýþte bu, azîz olan (ve her þeyi) pek iyi bilen ALLAH'ýn

takdiridir.


(Bu âyet-i kerîmede Yüce ALLAH, mahlûkatýn geçimlerini temin etmeleri için sabahý yani

gündüzü yarattýðýný, gündüzün meydana gelen bedenî ve ruhî yorgunluklarýný gidermeleri

için geceyi dinlenme zamaný olarak, ay ve güneþi de bir çok faydalarý yanýnda, özellikle iþ

lerin sistemli ve hesaplý yürütülmesi için de yarattýðýný bildirmektedir.)


97.O, kara ve denizin karanlýklarýnda kendileri ile yol bulasýnýz diye sizin için yýldýzlarý yara

tandýr. Gerçekten biz, bilen bir toplum için âyetleri geniþ geniþ açýkladýk.


98.O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratandýr. (Sizin için) bir kalma yeri, bir de ema

net olarak konulacaðýnýz yer vardýr. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrýntýlý bir þekilde aç

ýkladýk.


(Bu âyette anlatýlan kalma yerinden maksat, babalarýnýn sulbü veya hayata elveriþli olan

yeryüzü; emanet olarak konulacak yerden maksat da ana rahmi veya mezardýr.)


99.O, gökten su indirendir. Ýþte biz her çeþit bitkiyi onunla bitirdik. O bitkiden de kendisin

de üstüste taneler bitireceðimiz bir yeþillik; hurmanýn tomurcaðýndan sarkan salkýmlar;

üzüm baðlarý; bir kýsmý birbirine benzeyen, bir kýsmý da benzemeyen zeytin ve nar bahçe

leri meydana getirdik. Meyve verirken ve olgunlaþtýðý zaman her birinin meyvesine bakýn!

Kuþkusuz bütün bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardýr.


100.Cinleri ALLAH'a ortak koþtular. Oysa ki onlarý da ALLAH yaratmýþtý. Bilgisizce O'na oðul

lar ve kýzlar yakýþtýrdýlar. Hâþâ! O, onlarýn ileri sürdüðü vasýflardan uzak ve yücedir.


(Bazý Arap putperestleri cinleri ALLAH'a ortak koþarak onlara taparlardý. Onlarýn da ALLAH'ýn

mahlûku olduðunu, mahlûk olan bir varlýðýn tanrý olamayacaðýný düþünemiyorlardý. Ayrýca

yahudiler, Uzeyr Peygamber'e ALLAH'ýn oðlu; hýristiyanlar da Ýsa Peygamber'e ALLAH'ýn oð

lu diyorlardý. Bazý müþrikler de meleklere diþilik vasfý isnat ederek ALLAH'ýn kýzlarý diyorlar

dý. Ýþte ALLAH Teâlâ bunlara iþaret ederek kendisinin bu gibi vasýflardan münezzeh olduðu

nu buyurmaktadýr.)


101.O, göklerin ve yerin eþsiz yaratýcýsýdýr. O'nun eþi olmadýðý halde nasýl çocuðu olabilir!

Her þeyi O yaratmýþtýr ve her þeyi hakkýyla bilen O'dur.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:16:57
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/140.jpg)




Cüz:7,Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:140


102.Ýþte Rabbiniz ALLAH O'dur. O'ndan baþka tanrý yoktur. O, her þeyin yaratýcýsýdýr. Öyle

ise O'na kulluk edin. O her þeye vekildir (güvenilip dayanýlacak tek varlýk O'dur).



103.Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eþyayý pek iyi bilen, her þeyden

haberdar olandýr.


(Gözler O'nun zâtýný ve kemalini hakkýyla kavrayamaz demektir. Bununla beraber, ehl-i

sünnete göre cennette müminler ALLAH'ý göreceklerdir. Bu hususta âyet ve hadisler var

dýr.)



104.(Doðrusu) size Rabbiniz tarafýndan basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiþtir. Artýk kim

hakký görürse faydasý kendisine, kim de kör olursa zararý kendinedir. Ben üzerinize bekçi

deðilim.



(ALLAH insanlara eþyayý görmeleri için nasýl maddi gözler vermiþse gerçekleri kavrayabil

meleri için de kalp gözü diyebileceðimiz idrak güçleri vermiþtir. Artýk kim bu kabiliyetini

doðruya kullanmazsa zararý kendi aleyhine olur.)



105.Böylece biz âyetleri geniþ geniþ açýklýyoruz ki, ''Sen ders almýþsýn'' desinler de biz de

anlayan toplum için Kur'ân'ý iyice açýklayalým.



106.Rabbinden sana vahyolunana uy. O'ndan baþka tanrý yoktur. Müþriklerden yüz çevir.



107.ALLAH dileseydi, onlar ortak koþmazlardý. Biz seni onlarýn üzerine bir bekçi kýlmadýk.

Sen onlarýn vekili de deðilsin.



108.ALLAH'tan baþkasýna tapanlara (ve putlarýna) sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek

ALLAH'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi iþlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüþle

ri Rablerinedir. Artýk O ne yaptýklarýný kendilerine bildirecektir.



(Rivayete göre, Resûlullah (s.a.v.) müþriklerin putlarýný kötülüyor ve ta'n ediyordu. Müþrik

ler:''Ya tanrýlarýmýza sövmeye son verirsin veya biz de senin tanrýna söveriz'' dediler. Bu

nun üzerine bu âyet nâzil oldu. Âyetin hükmü her zaman geçerlidir. Millet veya fertlerin

mukaddes kabul ettiði þeylere sövmemek gerekir. Zira bu tür davranýþlar daima aksi tesir

göstermekte ve bu mukaddes kabul edilen þeylere hakarete sebep olmaktadýr.)



109.Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarýna dair and içtiler. De ki: Mu

cizeler ancak ALLAH katýndadýr. Ama mucize geldiðinde de inanmayacaklarýnýn farkýnda mý

sýnýz?




110.Yine O'na iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onlarýn gönüllerini ve gözlerini ters çe

viririz. Ve onlarý þaþkýn olarak azgýnlýklarý içerisinde býrakýrýz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:17:18
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/141.jpg)



Sayfa:141 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:8, Sûre:6


111.Eðer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuþsaydý ve her þeyi topla

yýp karþýlarýna getirseydik, ALLAH dilemedikçe yine de inanacak deðillerdi; fakat çoklarý

bunu bilmezler.


(Sapýklýða dalanlarýn sapmalarýna sebep, delillerin azlýðý veya yokluðu deðildir. Þayet sa

pýklarýn dilediði gibi, ölüler dirilse de kendileri ile konuþsa hatta kainattaki her þey dile gel

se ve onlarý imana çaðýrsa, yine kabul etmezler. Çünkü kalplerinde fitne, vicdanlarýnda

pas vardýr. Onlar hidayete yönelmedikleri için ALLAH da hidayete ermelerini dilemez.)



112.Böylece biz, her peygambere insan ve cin þeytanlarýný düþman kýldýk. (Bunlar), aldat

mak için birbirlerine yaldýzlý sözler fýsýldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardý. Ar

týk onlarý uydurduklarý þeylerle baþbaþa býrak.



113.Ahirete inanmayanlarýn kalpleri ona (yaldýzlý söze) kansýn, ondan hoþlansýnlar ve iþle

dikleri suçu iþlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar).



114.(De ki) :ALLAH'dan baþka bir hakem mi arayacaðým? Halbuki size Kitab'ý açýk olarak in

diren O'dur. Kendilerine kitap verdiðimiz kimseler, Kur'ân'ýn gerçekten Rabbin tarafýndan

indirilmiþ olduðunu bilirler. Sakýn þüpheye düþenlerden olma!



115.Rabbinin sözü, doðruluk ve adalet bakýmýndan tamamlanmýþtýr. O'nun sözlerini deðiþ

tirecek kimse yoktur. O iþitendir, bilendir.



116.Yeryüzünde bulunanlarýn çoðuna uyacak olursan, seni ALLAH'ýn yolundan saptýrýrlar.

Onlar zandan baþka bir þeye tâbi olmaz, yalandan baþka söz de söylemezler.



117.Muhakkak ki senin Rabbin, evet O, kendi yolundan sapaný en iyi bilendir. O, doðru yol

da gidenleri de iyi bilendir.



118.ALLAH'ýn âyetlerine inanýyorsanýz, üzerine O'nun adý anýlarak kesilenlerden yeyin.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:17:40
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/142.jpg)


Cüz:8, Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:142



119.Üzerine ALLAH'ýn adý anýlýp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa ALLAH, çaresiz

yemek zorunda kaldýðýnýz dýþýnda, haram kýldýðý þeyleri size açýklamýþtýr. Doðrusu bir

çoklarý bilgisizce kendi kötü arzularýna uyarak saptýrýyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi

aþanlarý çok iyi bilir.


(Ýnsanlar çaresiz kalýp açlýktan ölüm tehlikesi gibi bir tehlike ile karþý karþýya kaldýklarýn

da, haram olan þeylerden az miktarda yiyebilirler.)


120.Günahýn açýðýný da gizlisini de býrakýn! Çünkü günah iþleyenler, yaptýklarýnýn cezasýný

mutlaka çekeceklerdir.


121.Üzerine ALLAH'ýn adý anýlmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuþkusuz bu büyük gü

nahtýr. Gerçekten þeytanlar dostlarýna, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar.

Eðer onlara uyarsanýz þüphesiz siz de ALLAH'a ortak koþanlar olursunuz.



(Aslýnda yenmesi helâl olan herhangi bir hayvan, kasden ALLAH'ýn adý anýlmadan kesilirse,

o hayvanýn etini yemek haram olur.)


122.Ölü iken dirilttiðimiz ve kendisine insanlar arasýnda yürüyebileceði bir ýþýk verdiðimiz

kimse, karanlýklar içinde kalýp ondan hiç çýkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu! Ýþ

te kâfirlere yaptýklarý böyle süslü gösterilmiþtir.



123.Böylece biz, her kasabada, orada bozgunculuk yapmalarý için, günahkârlarýný liderler

yaptýk. Onlar yalnýz kendilerini aldatýrlar, ama farkýnda olmazlar.



124.Onlara bir âyet geldiðinde, ALLAH'ýn elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe

kesinlikle inanmayýz, dediler. ALLAH, peygamberliðini kime vereceðini daha iyi bilir. Suç iþ

leyenlere, yapmakta olduklarý hilelere karþýlýk ALLAH tarafýndan aþaðýlýk ve çetin bir azap

eriþecektir.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:17:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/143.jpg)




Sayfa:143 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:8,Sûre:6



125.ALLAH kimi doðru yola iletmek isterse onun kalbini Ýslâm'a açar; kimi de saptýrmak is

terse göðe çýkýyormuþ gibi kalbini iyice daraltýr. ALLAH inanmayanlarýn üstüne iþte böyle

murdarlýk verir.


(ALLAH Teâlâ bu âyette bir tabiat kanununa da iþaret etmektedir. Göðe yükseldikçe basýnç

azalacaðýndan o nispette teneffüs de güçleþir. Hatta 20.000 metreyi geçince özel cihazlar

olmadan insan nefes alamaz, ölür. Ýþte, bu kanuna iþaret buyuran Yüce ALLAH, Ýslâm'a gir

meyenlerin göðüslerinin göðe yükseliyormuþ gibi dar ve sýkýntýlý olacaðýný bildirmektedir.)


126.Bu (din), Rabbinin dosdoðru yoludur. Biz, öðüt alacak bir kavim için âyetleri ayrýntýlý

olarak açýkladýk.


127.Rableri katýnda onlara esenlik yurdu (cennet) vardýr. Ve yapmakta olduklarý (güzel)

iþler sebebiyle ALLAH onlarýn dostudur.


128.ALLAH, onlarýn hepsini biraraya topladýðý gün, ''Ey cinler (þeytanlar) topluluðu! Siz in

sanlarla çok uðraþtýnýz'' der. Onlarýn, insanlardan olan dostlarý ise, ''Ey Rabbimiz! (Biz)

birbirimizden yararlandýk ve bize verdiðin sürenin sonuna ulaþtýk'' derler. ALLAH da buyu

rur ki: ALLAH'ýn dilediði hariç, içinde ebedî kalacaðýnýz yer ateþtir. Þüphesiz Rabbin hikmet

sahibidir, bilendir.


129.Ýþte böylece iþledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kýsmýný diðer bir kýsmýnýn pe

þine takarýz.


130.Ey cin ve insan topluluðu! Ýçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu günle karþýlaþacaðý

nýza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi! Derler ki:''Kendi aleyhimize þahitlik eder

iz.'' Dünya hayatý onlarý aldattý ve kâfir olduklarýna dair kendi aleyhlerinde þahitlik ettiler.


131.Gerçek þu ki:Halký habersizken, Rabbin haksýzlýk ile ülkeleri helâk edici deðildir.


(Yüce ALLAH insanlara peygamber göndermeden onlarý sorumlu tutmaz, inkâr ve günahla

rý yüzünden onlarý cezalandýrmaz. Ancak insanlar gönderilen peygamberin uyarý ve kor

kutmalarýna kulak vermez de kendi istek ve arzularýna uyarlarsa iþte o zaman azaba müs

tehak olurlar ve özür beyan etme imkânlarý da kalmaz.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:18:19
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/144.jpg)


Cüz:8, Sûre:6 EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:144


132.Herkesin yaptýklarý iþlere göre dereceleri vardýr. Rabbin onlarýn yaptýklarýndan haber

siz deðildir.



133.Rabbin zengindir, rahmet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi baþka bir kavmin zür

riyetinden yarattýðý gibi sizden sonra yerinize dilediði bir kavmi yaratýr.



134.Size vadedilen mutlaka gelecektir; siz bunu önleyemezsiniz.


(Âyetteki vaadden maksat, kýyametin kopmasý, ölümden sonra dirilmek, haþir ve hesap

günleridir, gibi çeþitli manalar verilmiþtir.)



135.De ki:Ey kavmim! Elinizden geleni yapýn! Ben de yapacaðým! Yurdun (dünyanýn) sonu

nun kimin lehine olduðunu yakýnda bileceksiniz. Gerçek þu ki, zalimler iflah olmazlar.



136.ALLAH'ýn yarattýðý ekinlerle hayvanlardan ALLAH'a pay ayýrýp zanlarýnca, bu ALLAH'a, bu

da ortaklarýmýza (putlarýmýza) dediler. Ortaklarý için ayrýlan ALLAH'a ulaþmýyor, fakat ALLAH

için ayrýlan ortaklarýna ulaþýyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?



(Cahiliye Araplarýndan bazýlarý, ekinlerinin ve hayvanlarýnýn bir kýsmýný ALLAH ile putlarý ara

sýnda bölüþtürürler ve ''Þu ALLAH'ýn payý, bu da tanrýlarýmýzýn payýdýr'' derlerdi. ALLAH için

ayýrdýklarýný konuklara ve fakirlere harcarlar, tanrýlarý için ayýrdýklarýný da onlarýn huzurun

da yapýlacak âyin vb. þeylere sarfederlerdi. Eðer ALLAH'ýn hakkýndan putun hakkýna bir þey

geçerse onu öyle býrakýrlardý. Putun hakkýndan ALLAH için ayrýlan tarafa bir þey geçerse,

onu alýp tekrar putun payýna katarlardý. Ve ''ALLAH zengindir, bunlar ise fakirdir'' derlerdi.

Puta ayrýlan, neticede yine kendilerine kalacaðýndan, onun payýndan ALLAH için ayrýlan ta

rafa bir þey geçmemesine dikkat ederlerdi. Ýþte Yüce ALLAH onlarýn bu yaptýklarýna iþaret

etmekte ve onlarý kýnamaktadýr.)



137.Bunun gibi ortaklarý, müþriklerden çoðuna çocuklarýný (kýzlarýný) öldürmeyi hoþ göster

di ki, hem kendilerini mahvetsinler hem dinlerini karýþtýrýp bozsunlar! ALLAH dileseydi bunu

yapamazlardý. Öyle ise onlarý uydurduklarý ile baþbaþa býrak!




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ



Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:18:39
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/145.jpg)


Sayfa:145 EN'ÂM SÛRESÝ Cüz:8,Sûre:6



138.Onlar saçma düþüncelerine göre dediler ki:''Bu (tanrýlar için ayrýlan) hayvanlarla ek

inler haramdýr. Bunlarý bizim dilediðimizden baþkasý yiyemez. Bunlar binilmesi yasaklan

mýþ hayvanlardýr.'' Birtakým hayvanlar da vardýr ki, (ALLAH böyle emrediyor diye) O'na if

tira ederek üzerlerine ALLAH'ýn adýný anmazlar. Yapmakta olduklarý iftiralar yüzünden

ALLAH onlarý cezalandýracaktýr.



(Müþrikler, bahîra, sâibe ve vasîle diye tarif ettikleri deve ve koyunlarýn et ve sütlerini,

kendi istediklerinden baþkalarýna haram kýlmýþlardý. (Bu hayvanlar hakkýnda bilgi için bak

Mâide 5/103). Hâm diye tavsif ettikleri develere de binilmesini yasaklamýþlardý. Bir kýsým

hayvanlarý keserken de ALLAH'ýn adýný deðil, putlarýn adýný anýyorlardý. Âyet onlara iþaret

etmektedir.)


139.Dediler ki:''Þu hayvanlarýn karýnlarýnda olanlar yalnýz erkeklerimize aittir, kadýnlarýmý

za ise haram kýlýnmýþtýr. Þayet (yavru) ölü doðarsa, o zaman (kadýn erkek) hepsi onda or

taktýr.'' ALLAH bu deðerlendirmelerinin cezasýný verecektir. Þüphesiz ki O hikmet sahibidir,

hakkýyla bilendir.



140.Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarýný öldürenler ve ALLAH'ýn kendilerine ver

diði rýzký, ALLAH'a iftira ederek (kadýnlara) haram kýlanlar, muhakkak ki ziyana uðramýþlar

dýr. Onlar gerçekten sapmýþlardýr ve doðru yolu bulacak da deðillerdir.



(Cahiliye devrinde Araplarýn birçoðu esir olmaktan veya fakir düþmekten korkarak ya da

gelin etmekten utanarak doðan kýz çocuklarýný diri diri topraða gömmek suretiyle öldürür

lerdi. Ýþte ALLAH Teâlâ onlarýn bu durumlarýna iþaret buyurarak onlarý kýnamaktadýr.)



141.Çardaklý ve çardaksýz (üzüm) bahçeleri, ürünleri, çeþit çeþit hurmalarý, ekinleri, birbi

rine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narlarý yaratan O'dur. Herbiri meyve ver

diði zaman meyvesinden yeyin. Devþirilip toplandýðý gün de hakkýný (zekât ve sadakasýný)

verin, fakat israf etmeyin; çünkü ALLAH israf edenleri sevmez.




142.Hayvanlardan yük taþýyaný ve tüyünden döþek yapýlanlarý yaratan O'dur. ALLAH'ýn size

verdiði rýzýktan yeyin, þeytanýn ardýna düþmeyin; þüphesiz O sizin için apaçýk bir düþman

dýr.



(Âyette geçen ''hamûle'', yük taþýyan hayvan demektir; ''ferþ'' ise henüz binilme çaðýna

gelmemiþ küçük hayvan veya yününden, kýlýndan yaygý, sergi ve döþek yapýlabilen hayvan

lardýr. Yatýrýlýp kesilen hayvan manasýna da gelir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:19:03
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/146.jpg)



Cüz:8, Sûre:6   EN'ÂM SÛRESÝ   Sayfa:146



(Araplar, bazen hayvanlarýn erkeklerini, bazen diþilerini, bazen de bunlarýn yavrularýný haram sayarlardý.

Yüce ALLAH onlarýn bu telâkkilerini yererek þöyle buyurdu: )


143.(Diþi ve erkek olarak) sekiz eþ yarattý: Koyundan iki, keçiden iki... De ki: O, bunlarýn erkeklerini mi,

diþilerini mi, yoksa bu iki diþinin rahimlerinde bulunan yavrularý mý haram etti? Eðer doðru iseniz bana

ilimle söyleyin.


144.Deveden de iki, sýðýrdan da iki (yarattý.) De ki: O, bunlarýn erkeklerini mi, diþilerini mi, yoksa bu iki

diþinin rahimlerinde bulunan yavrularý mý haram kýldý? Yoksa ALLAH'ýn size böyle vasiyet ettiðine þahit mi

oldunuz? Bilgisizce insanlarý saptýrmak için ALLAH'a karþý yalan uydurandan kim daha zalimdir! Þüphesiz

ALLAH o zalimler topluluðunu doðru yola iletmez.


145.De ki:Bana vahyolunanda, leþ veya akýtýlmýþ kan yahut domuz eti -ki pisliðin kendisidir- ya da günah

iþlenerek ALLAH'tan baþkasý adýna kesilmiþ bir hayvandan baþka, yiyecek kimseye haram kýlýnmýþ birþey

bulamýyorum. Baþkasýna zarar vermemek ve sýnýrý aþmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalýrsa

bilsin ki Rabbin baðýþlayan ve esirgeyendir.


(Bu âyetin açýklamasý için ayný sûredeki 119. âyetin açýklamasýna bakýnýz.)


146.Yahudilere bütün týrnaklý hayvanlarý haram kýldýk. Sýrtlarýnda yahut baðýrsaklarýnda taþýdýklarý ya da

kemiðe karýþan yaðlar hariç olmak üzere sýðýr ve koyunun iç yaðlarýný da onlara haram kýldýk. Bu, zulüm

leri yüzünden onlara verdiðimiz cezadýr. Biz elbette doðru söyleyeniz.



(Âyette zikredilen ''baðy'' kelimesi, zulüm manasýnadýr. Yahudilerin, peygamberleri öldürmeleri, tefecilik

ederek fakirleri ekonomik bakýmdan ezmeleri, haramý helâl, helâli haram saymalarý gibi zulümleri sebebiyle

Yüce ALLAH, âyette zikredilen þeyleri onlara haram kýlmýþtýr. Yoksa aslýnda bunlarýn hepsi haram deðildir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:19:28
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/147.jpg)


Sayfa:147  EN'ÂM SÛRESÝ   Cüz:8,Sûre:6


147.Eðer seni yalanlarsa de ki:Rabbiniz geniþ bir rahmet sahibidir. Bununla beraber O'nu azabý, suçlular

topluluðundan uzaklaþtýrýlamaz.


148.Putperestler diyecekler ki:''ALLAH dileseydi ne biz ortak koþardýk ne de atalarýmýz. Hiç bir þeyi de haram

kýlmazdýk.'' Onlardan öncekiler de ayný þekilde (peygamberleri) yalanladýlar ve sonunda azabýmýzý tattýlar.

De ki:Yanýnýzda bize açýklayacaðýnýz bir bilgi var mý? Siz zandan baþka bir þeye uymuyorsunuz ve siz sade

ce yalan söylüyorsunuz.


(Müþriklerin haram kýldýklarý þeyler için bak:138, 139. âyetler.)


149.De ki:Kesin delil, ancak ALLAH'ýndýr. ALLAH dileseydi elbette hepinizi doðru yola iletirdi.


(Müþrikler ''ALLAH dileseydi ne biz ortak koþardýk, ne de atalarýmýz.. Hiçbir þeyi de haram kýlmazdýk'' diyerek

kâfirliklerini ALLAH'ý iradesine baðlamak istiyorlardý. Yüce ALLAH bu âyet ile kendisinin delilinin daha üstün ve

neticeye ulaþtýrýcý olduðunu bildirdi. Zira O dileseydi kullarýný günaha meyletmeyecek özellikte yaratýrdý.

Ancak O bunu dilemedi, kullarýný hem günah iþlemeye hem de sevap kazanmaya kabiliyetli bir özellikte ya

rattý. Onlara irade verdi, kendi dilemesini de kullarýn iradeleri doðrultusunda yöneltti. Ancak hayra razý ol

du, þerre razý olmadý. ALLAH dilese kuldaki kötülük yapma özelliðini ondan alýr ve böylece bütün insanlar

hidayete ermiþ olurlardý. O zaman da imtihan hikmeti ortadan kalkar ve maksat hasýl olmazdý.)



150.De ki:ALLAH þunu yasak etti, diye þehadet edecek þahitlerinizi getirin! Eðer onlar þahitlik ederlerse,

sen onlarla beraber þahitlik etme; âyetlerimizi yalanlayanlarýn ve ahirete inanmayanlarýn arzularýna uy

ma. Onlar, Rablerine eþ tutuyorlar.



151.De ki:Gelin Rabbinizin size neleri haram kýldýðýný okuyayým: O'na hiçbir þeyi ortak koþmayýn, ana-ba

babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarýnýzý öldürmeyin -sizin de onlarýn da rýzkýný biz veririz-; kö

tülüklerin açýðýna da gizlisine de yaklaþmayýn ve ALLAH'ýn yasakladýðý cana haksz yere kýymayýn! Ýþte bun

lar ALLAH'ýn size emrettikleridir. Umulur ki düþünüp anlarsýnýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:19:51
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/148.jpg)


Cüz:8,Sûre:6  EN'ÂM SÛRESÝ Sayfa:148


152.Rüþd çaðna eriþinceye kadar, yetimin malýna, sadece en iyi tutumla yaklaþýn; ölçü ve tartýyý adaletle

yapýn. Biz herkese ancak gücünün yettiði kadarýný yükleriz. Söz söylediðiniz zaman, yakýnlarýnýz dahi olsa

adaletli olun, ALLAH'a verdiðiniz sözü tutun. Ýþte ALLAH size, iyi düþünesiniz diye bunlarý emretti.


153.Þüphesiz bu, benim dosdoðru yolumdur. Bana uyun. (Baþka) yollara uymayýn. Zira o yollar sizi ALLAH'

ýn yolundan ayýrýr. Ýþte sakýnmanýz için ALLAH size bunlarý emretti.


(151. âyetten itibaren buraya kadar olan emirlere ''On emir'' veya ''On vasiyet'' denilir ki, bunlar bütün

peygamberlerin þerîatlerinde mevcuttur.)


154.Sonra iyilik edenlere nimetimizi tamamlamak, her þeyi açýklamak, hidayete erdirmek ve rahmet et

mek maksadýyla Musa'ya da Kitab'ý (Tevrat'ý) verdik. Umulur ki, Rablerinin huzuruna varacaklarýna iman

ederler.


155.Ýþte bu (Kur'ân), bizim indirdiðimiz mübarek bir kitaptýr. Buna uyun ve ALLAH'tan korkun ki size mer

hamet edilsin.


(Tevrat ve Ýncil Arapça olmayan dillerde indikleri için, Araplar bu durumu bahane ederek ''biz onlarýn

dillerinen anlamýyoruz, dolayýsýyla onlardaki bilgilere de vâkýf deðiliz'' diyebilirlerdi. Ýþte Cenâb-ý Hakk'

ýn son Peygamber'e Kur'ân'ý Arapça olarak indirmesinin sebeplerinden biri Kur'ân için de böyle deme

lerini önlemektir. Aþaðýdaki âyetler bu hususu açýklamaktadýr.)


156.''Kitap, yalnýz bizden önceki iki topluluða (hýristiyanlara ve yahudilere) indirildi, biz ise onlarýn

okumasýndan gerçekten habersizdik'' demeyesiniz diye;


157.Yahut ''Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doðru yolda olurduk'' demeyesiniz di

ye (Kur'ân'ý indirdik). Ýþte size de Rabbinizden açýk bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, ALLAH'

ýn âyetlerini yalanlayýp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri,

yüz çevirmelerinden ötürü azabýn en kötüsüyle cezalandýracaðýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:20:13
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/149.jpg)


Sayfa:149  EN'ÂM SÛRESÝ  Cüz:8, Sûre:6


158.Onlar ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini yahut Rabbinin bazý alâmetlerinin

gelmesini bekliyorlar. Rabbinin bazý alâmetleri geldiði gün, önceden inanmamýþ ya da imanýnda bir hayýr ka

zanmamýþ olan kimseye artýk imaný bir fayda saðlamaz. De ki:Bekleyin, þüphesiz biz de beklemekteyiz!


(ALLAH Teâlâ bu âyette inkârcýlarýn kendilerine, görebilecekleri bir melek veya ALLAH bizzat gelmedikçe ya

da Peygamberin haber verdiði kýyamet gününe dair bazý alâmetler görülmedikçe inanmayacaklarýný, ama

böyle bir alâmet geldiði gün de onlarýn imanlarýnýn kabul edilmeyeceðini bildirmektedir. Bu alâmetlerde ha

dislerde, bir dumanýn zuhuru, yer hayvanýnýn çýkmasý, doðuda, batýda ve Arabistan'da bazý yerlerin bat

masý, Deccâl'in çýkmasý, güneþin batýdan doðmasý, Ye'cûc ve Me'cûc'un çýkmasý ve Aden tarafýnda bir

ateþin zuhuru gibi vakalar olarak bildirilmiþtir.)



159.Dinlerini parça parça edip guruplara ayrýlanlar var ya, senin onlarla hiçbir iliþkin yoktur. Onlarýn iþi

ancak ALLAH'a kalmýþtýr. Sonra ALLAH onlara yaptýklarýný bildirecektir.


(Resûlullah (s.a.v.) þöyle buyurdu:Yahudiler yetmiþ bir guruba ayrýldý, birinden baþka hepsi cehennem

dedir. Benim ümmetim yetmiþ üç guruba ayrýlacaktýr, birinden baþka hepsi cehennemdedir. ''O kurtulu

þa eren gurup kimdir ya Resûlullah?'' sorusuna cevaben:''Onlar benim ve asahabýmýn gittiði yoldan gi

denlerdir'' dedi.)


160.Kim (ALLAH'ýn huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiðinin on katý vardýr. Kim de kötülükle gelirse o sa

dece getirdiðinin dengiyle cezalandýrýlýr. Onlar haksýzlýða uðratýlmazlar.


161.De ki:Þüphesiz Rabbim beni doðru yola, dosdoðru dine, ALLAH'ý birleyen Ýbrahim'in dinine iletti. O,

ortak koþanlardan deðildi.


162.De ki:Þüphesiz benim namazým, kurbaným, hayatým ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi ALLAH içindir.


(Meâlde kurban olarak tercüme ettiðimiz ''nusuk'' kelimesi bazý müfessirlerce ibadet olarak açýklanmýþ

týr.)


163.O'nun ortaðý yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben müslümanlarýn ilkiyim.


164.De ki:ALLAH her þeyin Rabbi iken ben ondan baþka Rab mý arayacaðým? Herkesin kazanacaðý yalnýz

kendisine aittir. Hiçbir suçlu baþkasýnýn suçunu yüklenmez. Sonunda dönüþünüz Rabbinizedir. Ve O,

uyuþmazlýða düþtüðünüz gerçeði size haber verecektir.


165.Sizi yeryüzünün halifeleri kýlan, size verdiði (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminiz

den derecelerle üstün kýlan O'dur. Þüphesiz Rabbin, cezasý çabuk olandýr ve gerçekten O, baðýþlayan

merhamet edendir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:20:40
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/150.jpg)



Cüz:8, Sûre:7  A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:150


(7)


YEDÝNCÝ SÛRE


el-A'RÂF



A'râf sûresi, Mekke'de inmiþ olup, 206 âyettir. 46 ve 48. âyetlerde A'râf'ta yani cennet ve cehennem

ehli arasýndaki yüksek bir yerde bulunan insanlardan söz edildiði için sûreye bu ad verilmiþtir.)


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elif. Lâm. Mîm. Sâd.


(Bu harflerin izahý için bak. Bakara:2/1)


2.(Bu), kendisiyle insanlarý uyarman, inananlara öðüt vermen için sana indirilen bir kitaptýr. Artýk bu

hususta kalbinde bir þüphe olmasýn.


3.Rabbinizden size indirilene (Kur'ân'a) uyun. O'nu býrakýp da baþka dostlarýn peþlerinden gitmeyin.

Ne kadar da az öðüt alýyorsunuz!


4.Nice memleketler var ki biz onlarý helâk ettik. Azabýmýz onlara geceleyin yahut gündüz istirahat

ederlerken geldi.


(ALLAH Teâlâ, Lût Peygamber'in kavmini gece, Þuayb Peygamber'in kavmini de gündüz helâk etmiþ

tir.)


5.Azabýmýz onlara geldiðinde çaðýrýþlarý, ''Biz gerçekten zalim kiþilermiþiz'' demelerinden baþka bir

þey olmadý.


6.Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka

sorguya çekeceðiz.


(Ümmetlere peygamberlerine inanarak yolundan gidip gitmedikleri, peygamberlere de teblið va

zifelerini yapýp yapmadýklarý sorulacaktýr.)


7.Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacaðýz. Biz, onlardan uzak deðiliz.


8.O gün tartý haktýr. Kimin (sevap) tartýlarý aðýr gelirse, iþte onlar kurtuluþa erenlerdir.


9.Kimin de tartýlarý hafif gelirse, iþte onlar, âyetlerimize karþý haksýzlýk ettiklerinden dolayý ken

dilerini ziyana sokanlardýr.


10.Doðrusu biz sizi yeryüzüne yerleþtirdik ve orada size geçim vasýtalarý verdik. Ne kadar da

az þükrediyorsunuz!


11.Andolsun sizi yarattýk, sonra size þekil verdik, sonra da meleklere, Âdem'e secde edin! di

ye emrettik. Ýblis'in dýþýndakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadý.


(Âyet-i kerîme, ''Sizi yarattýk, sonra size þekil verdik, sonra meleklere, Âdem'e secde edin,

dedik'' ifadesiyle Âdem'in birdenbire deðil, bir süreç içinde yaratýlmýþ olduðunu hatýrlatmakta

dýr. Çünkü önce insanýn esas maddesi yaratýlmýþ, sonra ona insan þekli verilmiþ, sonra duyu

larýný kazanýp Âdem durumuna gelince, meleklere ona boyun eðmeleri emredilmiþtir. Hz. Âd

em'in, ALLAH'ýn ''Kün!'' emriyle bir anda yaratýlmýþ olmasý da ALLAH'ýn kudreti dahilindedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:21:03
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/151.jpg)



Sayfa:151 A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:8, Sûre:7


12.ALLAH buyurdu:Ben emretmiþken seni secde etmekten alýkoyan nedir? (Ýblis) :Ben ondan daha üstün

üm. Çünkü beni ateþten yarattýn, onu çamurdan yarattýn, dedi.


13.ALLAH: Öyle ise, ''Ýn oradan!'' Orada büyüklük taslamak senin haddin deðildir. Çýk! Çünkü sen aþaðýlýk

lardansýn! buyurdu.


14.Ýblis:Bana insanlarýn dirilecekleri güne kadar mühlet ver, dedi.


15.ALLAH:Haydi, sen mühlet verilenlerdensin, buyurdu.


16.Ýblis dedi ki: Öyle ise beni azdýrmana karþýlýk, and içerim ki, ben de onlarý saptýrmak için seni doð

ru yolunun üstüne oturacaðým.


17.''Sonra elbette onlara önlerinen, arkalarýndan, saðlarýndan, sollarýndan sokulacaðým ve sen, onlar

ýn çoklarýný þükredenlerden bulmayacaksýn!'' dedi.


18.ALLAH buyurdu:Haydi yerilmiþ ve kovulmuþ olarak oradan çýk! Andolsun ki, onlardan kim sana uy

arsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracaðým!



(Ýblis, ALLAH'ýn emrine karþý gelip Âdem'e sece etmeyince, ALLAH Teâlâ onu cennetten veya melek

lerin içindeki yüksek makamýndan kovdu. Bunun üzerine ALLAH Teâlâ ile Ýblis arasýnda yukarýdaki

konuþma meydana geldi. Neticede ALLAH ona kýyamete kadar yaþama ve insanlarý doðru yoldan

saptýrma fýrsatý verdi. Fakat kim Ýblis'e uyarsa, onu da Ýblis ile beraber cehenneme atacaðýný ha

ber verdi.)


19.(ALLAH buyurdu ki: ) Ey Âdem! Sen ve eþin cennette yerleþip dilediðiniz yerden yeyin. Ancak

þu aðaca yaklaþmayýn! Sonra zalimlerden olursunuz.


20.Derken þeytan, birbirine kapalý ayýp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi

ve: Rabbiniz size bu aðacý sýrf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakla

dý, dedi.


21.Ve onlara:Ben gerçekten size öðüt verenlerdenim, diye yemin etti.


22.Böylece onlarý hile ile aldattý. Aðacýn meyvesini tattýklarýnda ayýp yerleri kendilerine göründü.

Ve cennet yapraklarýndan üzerlerini örtmeye baþladýlar. Rableri onlara:Ben size o aðacý yasakla

madým mý ve þeytan size apaçýk bir düþmandýr, demedim mi? diye nidâ etti.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:21:23
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/152.jpg)


Cüz:8,Sûre:7    A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:152


23.(Adem ile eþi) dediler ki:Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eðer bizi baðýþlamazsan ve bize acýmaz

san mutlaka ziyan edenlerden oluruz.


24.ALLAH:Birbirinize düþman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleþme ve faydalanma var

dýr, buyurdu.


25.''Orada yaþayacaksýnýz, orada öleceksiniz ve orada (diriltilip) çýkarýlacaksýnýz'' dedi.


26.Ey Âdem oðullarý! Size ayýp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattýk. Takvâ elbisesi... Ýþte

o daha hayýrlýdýr. Bunlar ALLAH'ýn âyetlerindendir. Belki düþünüp öðüt alýrlar (diye onlarý indirdi).


(Takvâ elbisesi, bazý alimler tarafýndan hayâ, salih amel, yüzdeki hoþ çehre, tevazu belirtisi olan sert ve

yün elbise, harpte giyilen zýrh ve miðfer, ALLAH korkusu, emrettiði ve yasakladýðý konularda ALLAH'tan sakýn

mayý þiar ednme þekillerinde yorumlanmýþtýr. Buna, takvâyý hatýrlatan ve takvânýn gereði olan elbisedir,

yorumunu da ekleyebiliriz.)


27.Ey Âdem oðullarý! Þeytan, ana-babanýzý, ayýp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak

cennetten çýkardýðý gibi sizi de aldatmasýn. Çünkü o ve yandaþlarý, sizin onlarý göremeyeceðiniz yerden

sizi görürler. Þüphesiz biz þeytanlarý, inanmayanlarýn dostlarý kýldýk.


(Þeytanda cinlerden olduðu için insanlarýn göremeyeceði bir þekilde insana yaklaþýr ve ona vesvese ver

ir. Þeytanýn insanlara göründüðünü ifade eden bazý rivayetler vardýr.)


28.Onlar bir kötülük yaptýklarý zaman:''Babalarýmýzý bu yolda bulduk. ALLAH da bize bunu emretti'' derler.

De ki:ALLAH kötülüðü emretmez. ALLAH'a karþý bilmediðiniz þeyleri mi söylüyorsunuz?


29.De ki:Rabbin adaleti emretti. Her secde ettiðinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnýz ALLAH'a has

kýlarak O'na yalvarýn. Ýlkin sizi yarattýðý gibi (yine O'na) döneceksiniz.


30.O, bir gurubu doðru yola iletti, bir guruba da sapýklýk müstehak oldu. Çünkü onlar ALLAH'ý býrakýp þey

tanlarý kendilerine dost edindiler. Böyle iken kendilerinin doðru yolda olduklarýný sanýyorlar.



(ALLAH Teâlâ, bir gurup insaný hidayete erdirmiþtir; bunlar ALLAH'ýn gösterdiði doðru yoldan ayrýlmazlar.

Fakat bir gurup insanda vardýr ki, doðru yolu istemedikleri için ALLAH da onlarý kendi hallerine býrakmýþ

týr. Bunlar sapýk yolda gittikleri halde kendilerinin doðru yolda olduklarýný sanýrlar. Asýl yanlýþlýklarý da

burdan gelmektedir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:21:43
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/153.jpg)



Sayfa:153 A'RÂF SÛRESÝ Cüz:8,Sûre:7



31.Ey Âdem oðullarý! Her secde ediþinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin;

çünkü ALLAH israf edenleri sevmez.



(Ýslâm dininde temizlik ve güzelliðe önem verilmiþtir. Ýnsanlarýn avret mahallerini örtecek derecede

bir elbise giymeleri þarttýr. Fakat israfa kaçmamak kaydýyla her müslümanýn ibadet esnasýnda en

güzel ve temiz elbisesini giymesi ise sünnettir.)


32.De ki:ALLAH'ýn kullarý için yarattýðý süsü ve temiz rýzýklarý kim haram kýldý? De ki: Onlar dünya ha

yatýnda, özellikle kýyamet gününde müminlerindir. Ýþte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açýklýyor

uz.



(Âyette, þükrünü eda etme yönüyle dünya nimetlerine esasen müminlerin layýk olduðu, ahirette

ise tüm nimetlerin yalnýz müminlere ait olacaðý belirtilmiþtir ki, bu durum, ALLAH'ýn rahmân ve ra

hîm sýfatlarýnýn bir sonucudur. Bak. Fatiha 1/2-3.)


33.De ki:Rabbim ancak açýk ve gizli kötülükleri, günahý ve haksýz yere sýnýrý aþmayý, hakkýnda hiç

bir delil indirmediði bir þeyi, ALLAH'a ortak koþmanýzý ve ALLAH hakkýnda bilmediðiniz þeyleri söyleme

nizi haram kýlmýþtýr.


34.Her ümmetin bir eceli vardýr. Ecelleri gelince ne bir an geri kalýrlar ne de bir an ileri gidebilirler.


(Her ümmet, her millet ve her devletin ALLAH tarafýndan tayin edilmiþ bir ömrü vardýr. O vakit gel

diðinde onu ne bir saat ileri ne de bir saat geri alabilirler. Milletler ve devletler, fertler gibidir, ku

rulur, geliþir, duraklar, geriler, nihayet yýkýlýr ve yok olurlar. Bunlarýn uzun ya da kýsa ömürlü olu

þu, toplumun maddi ve manevi yapýsýnýn saðlamlýðýna baðlýdýr. Bu durum tayin edilmiþ ecele ayký

rý deðildir. Zira Yüce ALLAH toplumun durumuna göre ecelini tayin eder.)



35.Ey Adem oðullarý! Size kendi içinizden âyetlerimi anlatacak peygamberler gelir de kim (on

lara karþý gelmekten) sakýnýr ve kendini ýslah ederse, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyecek

lerdir.


36.Âyetlerimizi yalanlayanlar ve büyüklenip onlardan yüz çevirenler var ya, iþte onlar ateþ eh

lidir. Onlar orada ebedî kalacaklardýr.


37.ALLAH'a iftira eden ya da O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir! Onlarýn kitapta

ki nasipleri kendilerine eriþecektir. Sonunda elçilerimiz (melekler) gelip canlarýný alýrken ''ALLAH'ý

býrakýp da tapmakta olduðunuz tanrýlar nerede?'' derler. (Onlar da) ''Bizden sývýþýp gittiler'' der

ler. Ve kâfir olduklarýna dair kendi aleyhlerine þahitlik ederler.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:22:02
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/154.jpg)


Cüz:8,Sûre:7  A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:154


38.ALLAH buyuracak ki:''Sizden önce geçmiþ cin ve insan topluluklarý arasýnda siz de ateþe girin!'' 

Her ümmet girdikçe yoldaþlarýna lânet edecekler. Hepsi birbiri ardýndan orada (cehennemde) top

lanýnca, sonrakiler öncekiler için, ''Ey Rabbimiz! Bizi iþte bunlar saptýrdýlar! Onun için onlara ateþ

ten bir kat daha fazla azap ver!'' diyecekler. ALLAH da: Zaten herkes için bir kat daha fazla azap

vardýr, fakat siz bilmezsiniz, diyecektir.


(Toplumun yanlýþ yolda yürüten liderlere hem kendi kâfirliklerinden hem de baþkalarýný doðru yol

dan saptýrdýklarýndan ötürü; bunlarýn peþinden gidenlere de hem kâfir olduklarýndan hem de sapýk

liderleri taklit etmelerinden dolayý iki kat azap edilecektir.)


39.Öncekiler de sonrakilere derler ki: Sizin bize bir üstünlüðünüz yok. O halde siz de yaptýklarýnýz

dan ötürü azabý tadýn.


40.Bizim âyetlerimizi yalanlayýp da onlara karþý kibirlenmek isteyenler var ya, iþte onlara gök kap

ýlarý açýlmayacak ve onlar, deve iðne deliðine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir! Suçlu

larý iþte böyle cezalandýrýrýz!


(Bu âyetteki ''cemel'' kelimesi meþhur olmayan kýraat þekillerine dayanarak  Kur'ân'daki edebî tas

vire uygun dü þmediðini, deve ile iðne deliði arasýnda bir münasebet bulunmadýðýný ileri sürenler var

dýr. Bunun için kelimenin diðer kýraataki ''kalýn ip'' yani halat manasýný tercih ederler. Ancak, umum

un kýraatý göz önüne alýnarak ''deve'' manasý tercih edilmiþtir. Devenin iðne deliðinden geçmesi, im

kânsýzlýk bildirir. Buna göre âyetin manasý:''Onlar asla cennete giremezler'' veya ''Çok zor girerler''

demektir.)


41.Onlar için cehennem ateþinden döþekler, üstlerine de örtüler vardýr. Ýþte zalimleri böyle ceza

landýrýrýz!


42.Ýnanýp da iyi iþler yapanlara gelince -ki kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- iþte

onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklardýr.



(Âyet-i kerîmede Yüce ALLAH'ýn emir ve yasaklarýnýn insan gücü üstünde ve yapýlamayacak bir þey

olmadýðý açýkca ifade edilmekte ve salih amel iþleyenlere cennet vadedilmektedir.)


43.(Cennette) onlarýn altlarýndan ýrmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çýkarýp

atarýz. Ve onlar derler ki:''Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuþturan ALLAH'a hamdolsun! ALLAH bizi

doðru yola iletmeseydi kendiliðimizden doðru yolu bulacak deðildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri

gerçeði getirmiþler.'' Onlara:Ýþte size cennet; yapmýþ olduðunuz iyi amellere karþýlýk ona vâris ký

lýndýnýz diye seslenilir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:22:26
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/155.jpg)



Sayfa:155  A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:8,Sûre:7


44.Cennet ehli cehennem ehline: Biz Rabbimizin bize vadettiðini gerçek bulduk,  siz de Rabbinizin

size vadettiðini gerçek buldunuz mu? diye seslenir. ''Evet!'' derler. Ve aralarýndan bir çaðrýcý,

ALLAH'ýn lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye baðýrýr.


45.Onlar, ALLAH yolundan alýkoyan ve onu eðip bükmek isteyen zalimlerdir. Onlar ahireti de inkâr eden

lerdir.


46.Ýki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasýnda bir perde ve A'râf üzerinde de herkesi simalarýn

dan tanýyan adamlar vardýr ki, bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet eh

line:''Selâm size!'' diye seslenirler.


(A'râf:Cennetle cehennem arasýnda yüksek bir alandýr ki, sevaplarý ile günahlarý eþit olanlar ALLAH'ýn

dilediði bir zamana kadar burada kalacaklar; daha sonra ALLAH'ýn affýna nâil olarak onlar da cennete

gireceklerdir.)



47.Gözleri cehennem ehli tarafýna döndürülünce de:Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluðu ile beraber

bulundurma! derler.



48.(Yine) A'râf ehli simalarýndan tanýdýklarý birtakým adamlara seslenerek derler ki:''Ne çokluðunuz

ne de taslamakta olduðunuz büyüklük size hiçbir yarar saðlamadý.


49.ALLAH'ýn kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceðine dair yemin ettiðiniz kimseler bunlar mý?''

(Ve cennet ehline dönerek):''Girin cennete; artýk size korku yoktur ve siz üzülecek de deðilsiniz''

(derler).



50.Cehennem ehli, cennet ehline:Suyunuzdan veya ALLAH'ýn size verdiði rýzýktan biraz da bize

verin! diye seslenirler. Onlar da:ALLAH bunlarý kâfirlere haram kýlmýþtýr, derler.


51.O kâfirler ki, dinlerini bir eðlence ve oyun edindiler de dünya hayatý onlarý aldattý. Onlar,

bu günleri ile karþýlaþacaklarýný unuttuklarý ve âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi biz de

bugün onlarý unuturuz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:22:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/156.jpg)


Cüz:8,Sûre:7 A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:156


52.Gerçekten onlara, inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, ilim üzere açýkladýðý

bir kitap getirdik.


53.(Fakat onlar), O'nun tevilinden baþka birþey beklemiyorlar. Tevili geldiði (haber verdiði þey

ler ortaya çýktýðý) gün, önceden onu unutmuþ olanlar derler ki:Doðrusu Rabbimizin elçileri ger

çeði getirmiþler. Þimdi bizim þefaatçýlarýmýz var mý ki bize þefaat etsinler veya (dünyaya) geri

gönderilmemiz mümkün mü ki, yapmýþ olduðumuz amellerden baþkasýný yapalým? Onlar cidden

kendilerine yazýk ettiler ve uydurduklarý þeyler (putlar) de kendilerinden kaybolup gitti.



(Tevil:Bir þeyi, varacaðý yere vardýrmak demektir. Âyetin ifadesine göre, dünya hayatýna al

danan kâfirler,  bu Kitab'a iman etmeyip ''Bakalým sonu nereye varacak'' diyerek sonunu gö

zetirler, iþi ileriye atarlar, ahirete inanmak için kýyametin kopmasýný, ahiretin bilfiil gelmesini

beklerler. Ama o gün geldiðinde onlardan hiçbir amelin kabul olmayacaðýný unuturlar.)



54.Þüphesiz ki Rabbiniz, gökler ve yeri altý günde yaratan, sonra Arþ'a istivâ eden, geceyi,

durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneþi, ayý ve yýldýzlarý emrine boyun

eðmiþ durumda yaratan ALLAH'týr. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsusdur.

Âlemlerin Rabbi ALLAH ne yücedir!



(Ýstivâ:Lügatte, yükselmek ve karar kýlmak demektir. ALLAH'ýn bir sýfatý olarak, keyfiyeti bil

inmeksizin ALLAH'ýn Arþ'ý istilâ etmesi demektir.


Gökler ve yer yaratýlmadan önce gün mefhumu olmadýðý için bazý müfessirler âyette geçen

altý günü altý vakit veya altý gün kadar bir zaman olarak tefsir ederler. ALLAH'a göre gün, an

manasýna geldiði gübü uzun devreler manasýna da gelir. Hâc sûresi'nin 47. âyetinde, ALLAH

katýnda bizim sayýmýzca bin yýl süren bir günün var olduðu; Meâric sûresi'nin 4. âyetinde de

bizim sayýmýzca elli bin yýl süren bir günün var olduðu ifade edilmektedir. Yani ALLAH katýnda

gün itibarîdir. Farklý zaman birimlerini ifade etmektedir. Ýþte burada belirtilen gün, semâvât

ve arzýn oluþum devresi anlamýndadýr. Demek ki ALLAH kâinatý altý günde yani altý devirde ya

ratýp bugünkü durumuna getirmiþtir. Fussilet sûresi'nin 9-12. âyetlerinde bu husus daha te

ferruatlý anlatýlmýþtýr.)


55.Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aþanlarý sevmez.


56.Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayýn. ALLAH'a korkarak ve (rah

metini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere ALLAH'ýn rahmeti çok yakýndýr.


57.Rüzgârlarý rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgâr

lar), aðýr bulutlarý yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve

onunla türlü türlü meyveler çýkarýrýz. Ýþte ölüleri de böyle çýkaracaðýz. Her halde bundan

ibret alýrsýnýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:23:06
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/157.jpg)



Sayfa:157  A'RÂF SÛRESÝ    Cüz:8,Sûre:7



58.Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel)  çýkar; kötü olandan ise faydasýz bitkiden baþka birþey çýkmaz.

Ýþte biz, þükreden bir kavim için âyetleri böyle açýklýyoruz.


(ALLAH Teâlâ bu âyette bir teþbih yapmaktadýr: Mümin, topraðý verimli olan güzel bir memlekete benzetilmiþtir ki o

hak sözü iþitince onu kabul ederek faydalanýr ve güzel ameller ortaya çýkar. Münafýk da kötü topraklý yere benze

tilmiþtir ki o, hak sözü iþittiði halde onu kabul etmez ve ondan faydalanmaz.)


59.Andolsun ki Nuh'u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin, sizin ondan baþka tan

rýnýz yoktur. Doðrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabýndan korkuyorum.


60.Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçýk bir sapýklýk içinde görüyoruz!


61.Dedi ki:''Ey kavmim! Bende herhangi bir sapýklýk yoktur; fakat ben, âlemlerin Rabbi tarafýndan gönderilmiþ bir

elçiyim.


62.Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum, size öðüt veriyorum ve ben sizin bilmediklerinizi ALLAH'tan (gelen

vahiy ile) biliyorum.


63.(ALLAH'ýn azabýndan) sakýnýp da rahmete nâil olmanýz ümidiyle, içinizden  sizi uyaracak bir adam vasýtasýyla

size bir zikir (kitap) gelmesine þaþtýnýz mý?''



64.Onu yalanladýlar, biz  de onu ve onunla beraber gemide bulunanlarý kurtardýk, âyetlerimizi yalanlayanlarý

da suda boðduk! Çünkü onlar kör bir kavim idi.

 

65.Âd kavmine de kardeþleri Hûd'u (gönderdik). O dedi ki:''Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin; sizin O'ndan baþ

ka tanrýnýz yoktur. Hâla sakýnmayacak mýsýnýz?''


66.Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki:Biz seni kesinlikle bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve gerçekten

seni yalancýlardan sanýyoruz.


67.''Ey kavmim! dedi, ben beyinsiz deðilim; fakat ben âlemlerin Rabbinin gönderdiði bir elçiyim.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:23:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/158.jpg)


Cüz:8,Sûre:7  A'RÂF SÛRESÝ  Sayfa:158


68.Size Rabbimin vahyettiklerini duyuruyorum ve ben sizin için güvenilir bir öðütçüyüm.


69.Sizi uyarmak için içinizden bir adam vasýtasýyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine þaþtýnýz mý? Düþünün ki O sizi,

Nuh kavminden sonra onlarýn yerine getirdi ve yaratýlýþta sizi onlardan üstün kýldý. O halde ALLAH'ýn nimetlerini hatýrlayýn ki

kurtuluþa eresiniz.''



70.Dediler ki: Sen bize tek ALLAH'a kulluk etmemiz ve atalarýmýzýn tapmakta olduklarýný býrakmamýz için mi geldin? Eðer doðru

lardan isen, bizi tehdit ettiðini (azabý) bize getir.


71.(Hud) dedi ki:''Üzerinize Rabbinizden bir azap ve hýþým inmiþtir. Haklarýnda ALLAH'ýn hiçbir delil indirmediði, sadece sizin ve

atalarýnýzýn taktýðý kuru isimler hususunda benimle tartýþýyor musunuz? Bekleyin öyleyse, þüphesiz ben de sizinle beraber

bekleyenlerdenim!''

 
72.Onu ve onunla beraber olanlarý rahmetimizle kurtardýk ve âyetlerimizi yalanlayýp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.


73.Semûd kavmine de kardeþleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki:Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin; sizin O'ndan baþka tanrýnýz yoktur.

Size Rabbinizden açýk bir delil gelmiþtir. O da size bir mucize olarak ALLAH'ýn þu devesidir. Onu býrakýn, ALLAH'ýn arzýnda yesin, (iç

sin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.


(Semûd Kavmi'ne kardeþleri Salih (a.s.) peygamber olarak gönderilince, dediler ki:''Eðer sen hakikaten bir peygamber isen dua

et de þu taþýn içinden bir diþi deve çýksýn. O zaman senin peygamber olduðuna inanýrýz.'' Hz. Salih de dua etti, o taþdan istedik

leri gibi bir deve çýkýverdi. Bu mucizeyi görenlerden bir kýsmý iman etti, diðerleri ise kâfirliklerinde devam ettiler. Hz. Salih kavmin

den, deveye dokunmamalarýný, devenin serbestçe yeyip-içip dolaþmasýný istediði halde onlar deveyi, ayaklarýný keserek öldürdü

ler. Bunun üzere Salih Peygamber bulunduðu bölgeden hicret etti, kavmi ise þiddetli bir depremle helâk oldu.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:23:54
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/159.jpg)



Sayfa:159  A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:8,Sûre:7


74.Düþünün ki, (ALLAH) Âd kavminden sonra yerlerine sizi getirdi. Ve yeryüzünde sizi yerleþtirdi: Onun  düzlükler

inde saraylar yapýyorsunuz, daðlarýnda evler yöntuyorsunuz. Artýk ALLAH'ýn nimetlerini hatýrlayýn da yeryüzünde

fesatçýlar olarak karýþýklýk çýkarmayýn.


(Semûd kavmi Þam ile Hicâz arasýnda ''Hicr'' denilen bölgede yaþamýþ güçlü bir kavim idi. Daðlarda, vadilerde ka

yalarý, mermerleri keser ve biçerlerdi. Yontma taþlardan evler, saraylar, havuzlar ve istedikleri binalarý yaparlar

dý. Âyet-i kerîmede ''Onun düzlüklerinde saraylar yapýyorsunuz; daðlarýnda, evler yontuyorsunuz'' meâlindeki bö

lüm buna iþaret etmektedir. Kaya ve mermerleri ilk defa yontanýn Semûd kavmi olduðu ve bu þekilde bin yedi

yüz kadar þehir rivayet edilmektedir.)


75.Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinde zayýf görülen inananlara dediler ki:Siz Salih'in,

Rabbi tarafýndan gönderildiðini biliyor musunuz? Onlar da þüphesiz biz onunla ne gönderilmiþse ona inananlar

ýz, dediler.


76.Büyüklük taslayanlar dediler ki:''Biz de sizin inandýðýnýzý inkâr edenleriz.''


77.Derken o diþi deveyi ayaklarýný keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dýþarý çýktýlar da:Ey Salih! Eðer

sen gerçekten peygamberlerdensen bizi tehdit ettiðin azabý bize getir, dediler.


78.Bunun üzerine onlarý o (gürültülü) sarsýntý yakaladý da yurtlarýnda diz üstü dona kaldýlar.


79.Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve þöyle dedi:Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettik

lerini teblið ettim ve size öðüt verdim; fakat siz öðüt verenleri sevmiyorsunuz.


80.Lût'u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki:''Sizden önceki milletlerden hiçbirinin yapmadýðý fuhu

þu mu yapýyorsunuz?


81.Çünkü siz, þehveti tatmin için kadýnlarý býrakýp da þehvetle erkeklere yanaþýyorsunuz. Doðrusu siz taþ

kýn bir milletsiniz.''


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:24:20
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/160.jpg)



Cüz:8,Sûre:7  A'RÂF SÛRESÝ  Sayfa:160


82.Kavminin cevabý:Onlarý (Lût'u ve taraftarlarýný) memleketinizden çýkarýn; çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmýþ!

demelerinden baþka bir þey olmadý.



83.Biz de ve karýsýndan baþka aile efradýný kurtardýk; çünkü karýsý geride kalanlardan (kâfirlerden) idi.


84.Ve üzerlerine (taþ) yaðmuru yaðdýrdýk. Bak ki günahkârlarýn sonu nasýl oldu!


(Hz. Ýbrahim'in kardeþinin torunu olan Hz. Lût, Humus'ta bulunan ''Sodom'' þehri halkýna peygamber olarak gönderil

miþti. Bu þehir halký baþka hiçbir milletin yapmadýðý bir fuhuþ (homoseksüellik) yapýyorlardý. Lût (a.s.)'in nasihatleri

ni dinlemediler, kötülüklerine devam ettiler. Nihayet Lût Peygamber kendine inananlarla beraber geceleyin þehri

terketti. Kavmi ise zelzele, baþlarýna yaðan müthiþ taþ ve yaðmur ile helâk olup gittiler. Ýþte küfür ve fuhþun sonu

böyle neticelendi.)


85.Medyen'e de kardeþleri Þuayb'ý (gönderdik). Dedi ki:Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin, sizin ondan baþka tanrýnýz

yoktur. Size Rabbinizden açýk bir delil gelmiþtir; artýk ölçüyü, tartýyý tam yapýn, insanlarýn eþyalarýný eksik verme

yin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayýn. Eðer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayýr

lýdýr.


(Medyen, Ýbrahim (a.s.)'in oðlunun adýdýr. Bunun torunlarýna Medyen kabilesi, bu kabilenin ikamet ettiði þehre de

Medyen þehri denilmiþtir. Bu þehir, Filistin ile Hicaz arasýnda ve Kýzýldeniz sahilinde bulunmakta idi.)


86.Tehdit ederek, inananlarý ALLAH yolundan alýkoyarak ve o yolu eðip bükmek isteyerek öyle her yolun baþýnda

oturmayýn. Düþünün ki siz az idiniz de O sizi çoðalttý. Bakýn ki, bozguncularýn sonu nasýl olmuþtur!


87.Eðer içinizden bir gurup benimle gönderilene inanýr, bir gurup da inanmazsa, ALLAH aranýzda hükmedinceye ka

dar bekleyin. O hakimlerin en iyisidir.
 


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 13 Şubat 2011, 23:24:40
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/161.jpg)



Sayfa:161 A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:9,Sûre:7



88.Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki:''Ey Þuayb! Seni ve seninle beraber inananlarý memleketimizden kesinlikle

çýkaracaðýz veya dinimize döneceksiniz.'' (Þuayb):Ýstemesek de mi? dedi.


89.Doðrusu ALLAH bizi ondan kurtardýktan sonra tekrar siabzin dininize dönersek ALLAH'a karþý yalan uydurmuþ oluruz. Rab

bimiz ALLAH dilemiþ baþka, yoksa ona geri dönmemiz bizim için olacak þey deðildir. Rabbimizin ilmi her þeyi kuþatmýþtýr.

Biz sadece ALLAH'a dayanýrýz.Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasýnda adaletle hükmet! Sen hükmedenlerin en hayýrlýsýsýn.


(Bu âyette Þuayb (a.s.) kavminin dinlerine geri dönme teklifini reddetmekte, fakat bu iþte ALLAH'ýn dilemesini istisna et

mektedir. Onun bu tutumu, ALLAH'ýn iradesine teslim olmasýnýn bir ifadesidir. Çünkü peygamber ve velîler devamlý olarak 

ALLAH'ýn azabýndan ve durumlarýnýn deðiþmesinden korkarlar. Bu sebeple Þuayb (a.s.) diyor ki: ALLAH'ýn dinini býrakýp da siz

in dininize dönmemiz kabul edilir þey deðildir. Ancak ALLAH bizim helâkýmýzý dilemiþse birþey diyeceðimiz yoktur. Çünkü bü

tün iþlerimiz O'nun elindedir. O, dilediðini itaat sebebiyle mutlu kýlar, dilediðini de günahýndan ötürü cezalandýrýr.)


90.Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: Eðer Þuayb'a uyarsanýz o takdirde siz mutlaka ziyana uðrarsýnýz.


91.Derken o þiddetli deprem onlarý yakalayýverdi de yurtlarýnda diz üstü donakaldýlar.


92.Þuayb'ý yalanlayanlar sanki yurtlarýnda hiç oturmamýþ gibiydiler. Asýl ziyana uðrayanlar Þuayb'ý yalanlayanlarýn kendi

leridir.


93.(Þuayb) onlardan yüz çevirdi ve (içinden) dedi ki:''Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiði gerçekleri duyurdum ve

size öðüt verdim. Artýk kâfir bir kavme nasýl acýrým!''


94.Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkýný, (peygambere baþ kaldýrdýklarýndan ötürü bize) yalvarýp ya

karsýnlar diye mutlaka yoksulluk ve darlýkla sýkmýþýzdýr.


95.Sonra kötülüðü (darlýðý) deðiþtirip yerine iyilik (bolluk) getirdik. Nihayet çoðaldýlar ve ''Atalarýmýz da böyle sýkýntý ve

sevinç yaþamýþlardý'' dediler. Biz de onlarý, kendileri farkýna varmadan ansýzýn yakaladýk.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 14 Şubat 2011, 16:51:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/162.jpg)


Cüz:9,Sûre:7 A'RÂF SÛRESÝ  Sayfa:162


96.O (peygamberlerin gönderildiði) ülkelerin halký inansalardý ve (alangünahtan) sakýnsalardý, elbette onlarýn üstüne

gökten ve yerden nice bereket kapýlarý açardýk, fakat yalanladýlar, biz de ettikleri yüzünden onlarý yakalayýverdik.


(Yüce ALLAH'ýn insanlarý doðru yola iletmek için zaman zaman onlarýn içinden seçtiði yüksek þahsiyetleri peygamber

olarak göndermiþtir. Fakat bazý memleketlerin halký, þeytana ve nefislerine uymada son derece ileri gittikleri için

peygamberlerin uyarýlarýný kabul etmemiþ ve onlarý reddetmiþlerdir. Cenâb-ý ALLAH böyle davrananlarýn kimini hemen

cezalandýrmýþ, kimini de bir müddet mühlet verip müreffeh bir hayattan sonra ansýzýn yakalamýþ ve helâk etmiþtir.

Ýþte 94-96. âyetler bu durumu tasvir etmektedir.)


97.Yoksa o ülkelerin halký geceleyin uyurlarken kendilerine azabýmýzýn gelmeyeceðinden emin mi oldular?


98.Ya da o ülkelerin halký kuþluk vakti eðlenirlerken kendilerine azabýmýzýn gelmeyeceðinden emin mi oldular?


99.ALLAH'ýn azabýndan emin mi oldular? Fakat ziyana uðrayan topluluktan baþkasý, ALLAH'ýn (böyle) mühlet verme

sinden emin olamaz.


100.Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâla þu gerçek belli olmadý mý ki: Eðer biz dileseydik

onlarý da günahlarýndan dolayý musibetlere uðratýrdýk! Biz onlarýn kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) iþit

mezler.


101.Ýþte o ülkeler... Onlarýn haberlerinden bir kýsmýný sana anlatýyoruz. Andolsun ki, peygamberleri onlara apaç

ýk deliller getirmiþlerdi. Fakat önceden yalanladýklarý gerçeklere iman edecek deðillerdi. Ýþte kâfirlerin kalplerini

ALLAH böyle mühürler.


102.Onlarýn çoðunda, sözünde durma diye bir þey bulamadýk. Gerçek þu ki, onlarýn çoðunu yoldan çýkmýþ bulduk.


(Bundan sonraki âyetlerde Hz. Musa (a.s.)'nýn Mýsýr'da Firavun ve kavmini tevhid dinine daveti ve Ýsrailoðullarýný

Mýsýr esaretinden kurtarma mücadelesi anlatýlýr:)


103.Sonra onlarýn ardýndan Musa'yý mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler;

ama bak ki, fesatçýlarýn sonu ne oldu!


104.Musa dedi ki:''Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafýndan gönderilmiþ bir peygamberim.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:53:29
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/163.jpg)



Sayfa:163 A'RÂF SÛRESÝ  Cüz:9,Sûre:7
 


105.ALLAH hakkýnda gerçekten baþkasýný söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açýk bir delil

getirdim; artýk Ýsrailoðullarýný benimle býrak!''



(Ýsrailoðullarý, daha önce Yusuf (a.s.) Mýsýr'da hazine yetkilisi iken babalarý Ya'kub Peygamber'le beraber

Filistin'den göçüp Mýsýr'a yerleþmiþlerdi. Bilahare Mýsýr firavunlarý Ýsrailoðullarýný parys sýnýfý olarak geri ve að

ýr iþlerde istihdam ettiler, bunlara birçok zulüm ve iþkenceyi reva gördüler. Þimdi ayný milletten peygamber

olarak gelmiþ olan Musa (a.s.), kendi kavmini Firavun'un zulmünden kurtarmak için Mýsýr'dan çýkarýp tekrar

Filistin'e götürmeyi ona teklif etti.)


106.(Firavun) dedi ki: Eðer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doðru söylüyorsan onu göster bakalým.


107.Bunun üzerine Musa asasýný yere attý. O hemen apaçýk bir ejderha oluverdi!


108.Ve elini (cebinden) çýkardý. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.


(Baston ve el beyazlýðý Hz. Musa'ya verilen iki mucizedir.)


109, 110.Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdýr. Sizi yurdunuzdan çý

karmak istiyor. Ne buyurursunuz?


111, 112.Dediler ki: Onu da kardeþini de beklet; þehirlere toplayýcýlar (memurlar) yolla. Bütün bilgili si

hirbazlarý sana getirsinler.


(Hz. Musa'nýn kardeþi, Harun (a.s.)'dýr. O da kardeþine yardýmcý olarak gönderilmiþ bir peygamberdir.)



113.Sihirbazlar Firavun'a geldi ve: Eðer üstün gelen biz olursak, bize kesin bir mükafat var mý? dediler.


114.(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakýnlarýmdan olacaksýnýz, dedi.


115.(Sihirbazlar), Ey Musa sen mi (önce) atacaksýn, yoksa atanlar biz mi olalým? dediler.


116.''Siz atýn'' dedi. Onlar atýnca, insanlarýn gözlerini büyülediler, onlarý korkuttular ve büyük bir sihir

gösterdiler.



(Sihirbazlar ip ve odun parçalarýný ortaya attýlar. Fakat halkýn gözlerini büyüledikleri için bu attýklarý

þeyler onlara yýlan gibi gözüktü.)


117.Biz de Musa'ya, ''Asaný at!'' diye vahyettik. Bir de baktýlar ki bu, onlarýn uydurduklarýný yakala

yýp yutuyor.


118.Böylece gerçek ortaya çýktý ve onlarýn yapmakta olduklarý yok olup gitti.


119.Ýþte Firavun ve kavmi, orada yenildi ve küçük düþerek geri döndüler.


120.Sihirbazlar ise secdeye kapandýlar.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:53:40
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/164.jpg)


Cüz:9,Sûre7  A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:164


121,122.''Musa ve Harun'un Rabbi olan âlemlerin Rabbine inandýk'' dediler.


123.Firavun dedi ki:''Ben size izin vermeden ona iman mý ettiniz? Bu, hiç þüphesiz þehirde, halkýný oradan çýkarmak için

kurduðunuz bir tuzaktýr. Ama yakýnda (baþýnýza gelecekleri) göreceksiniz!


124.Mutlaka ellerinizi ve ayaklarýnýzý çaprazlama keseceðim, sonra da hepinizi asacaðým!''


(Firavun'un sihirbazlarý toptan Hz. Musa'ya iman edince, Firavun bu iþin bir komplo olduðunu sandý ve halkýn da toptan

iman edeceðinden korktu. Bunu önlemek maksadýyla sihirbazlarý tehdit ederek hem onlara, hem de halka gözdaðý verdi.

Ayrýca Hz. Musa ve ona inananlara karþý halký tahrik etmek ve kendi durumunu korumak maksadýyla da halkýn yurtlarýn

dan çýkarýlmak istendiðini ileri sürdü.)


125, 126.Onlar:Biz zaten Rabbimize döneceðiz. Sen sadece Rabbimizin âyetleri geldiðinde ona inandýðýmýz için bizden in

tikam alýyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabýr ver, müslüman olarak canýmýzý al, dediler.



127.Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa'yý ve kavmini, seni ve tanrýlarýný býrakýp yeryüzünde bozgunculuk

çýkarsýnlar diye mi býrakacaksýnýz? (Firavun):''Biz onlarýn oðullarýný öldürüp, kadýnlarýný sað býrakacaðýz. Elbette biz onlarý

ezecek üstünlükteyiz'' dedi.


128.Musa kavmine dedi ki:''ALLAH'tan yardým isteyin ve sabredin. Þüphesiz ki yeryüzü ALLAH'ýndýr. Kullarýndan dilediðini ona

vâris kýlar. Sonuç (ALLAH'tan korkup günahtan) sakýnanlarýndýr.''


129.Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize iþkence edildi, dediler. (Musa), ''Umu

lur ki Rabbiniz düþmanýnýzý helâk eder ve onlarýn yerine sizi yeryüzüne hakim kýlar da nasýl hareket edeceðinize bakar'' dedi.


(Böylece Hz. Musa istikbalin, inananlarýn olacaðýna iþaret etti. Yüce ALLAH, Firavun ile kavmini suda boðarak bu vadini yerine

getirdi. Ýsrailoðullarýný, onlarýn yurtlarýna ve mallarýna Davud ve Süleyman (a.s.) zamanlarýnda sahip kýldý. Yûþa'b Nûn devrin

de de Kudüs'ü fethettiler.)


130.Andolsun ki, biz de Firavun'a uyanlarý ders alsýnlar diye yýllarca kuraklýk ve mahsül kýtlýðý ile cezalandýrdýk.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:54:21
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/165.jpg)


Sayfa:165 A'RÂF SÛRESÝ Cüz:9,Sûre:7



131.Onlara bir iyilik (bolluk) gelince, ''Bu bizim hakkýmýzdýr'' derler; eðer kendilerine bir fenalýk gelirse Musa ve onunla

beraber olanlarý uðursuz sayarlardý. Bilesiniz ki, onlara gelen uðursuzluk ALLAH katýndandýr, fakat onlarýn çoðu bilmez

ler.


132.Ve dediler ki:''Bizi sihirlemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak deðiliz.''


133.Biz de ayrý ayrý mucizeler olarak onlarýn üzerine tufan, çekirge, haþere, kurbaðalar ve kan gönderdik; yine de

büyüklük tasladýlar ve günahkâr bir kavim oldular.


(Mýsýrlýlar Hz. Musa'ya inanmadýklarý için ALLAH Teâlâ onlara yaðmur ve sel tufaný gönderdi, bilahare sýrasýyla çekirge,

haþere, kurbaðalar gönderdi ki bu hayvanlar onlarýn aðýzlarýna ve gözlerine girecek kadar çok idiler. Daha sonra gök

ten kan yaðdýrdý, bütün sular kan oldu ve kan içtiler. Bu belâlarýn kalkmasý için Hz. Musa'ya baþvurdular, o da ALLAH'a

dua etti ve belâlar kalktý; fakat onlar, ''Ey Musa, sen gerçekten büyük bir peygamber imiþsin'' diyerek inkâr etmekte

ýsrar ettiler.)


134.Azap üzerlerine çökünce, ''Ey Musa! Sana verdiði söz hürmetine, bizim için Rabbine dua et; eðer bizden azabý

kaldýrýrsan, mutlaka sana inanacaðýz ve muhakkak Ýsrailoðullarýný seninle göndereceðiz'' dediler.



135.Biz, ulaþacaklarý bir müddete kadar onlardan azabý kaldýrýnca hemen sözlerinden dönüverdiler.


136.Biz de âyetlerimizi yalanlamalarý ve onlardan gafil kalmalarý sebebiyle kendilerinden intikam aldýk ve onlarý deniz

de boðduk.


137.Hor görülüp ezilmekte olan o kavmi (yahudileri) de, içini bereketle doldurduðumuz yerin doðu taraflarýna ve ba

tý taraflarýna mirasçý kýldýk. Sabýrlarýna karþýlýk Rabbinin Ýsrailoðullarýna verdiði güzel söz yerine geldi. Firavun ve kav

minin yapmakta olduklarýný ve yetiþtirdikleri bahçeleri helâk ettik.


(Ýsrailoðullarý Hz. Musa'nýn yönetiminde Mýsýr'dan Sina yarýmadasýna geçtikten sonra uzun müddet burada kaldýlar.

Bilahare Kudüs ve Þam bölgelerini hakimiyetleri altýna aldýlar. Birçok tefsirci âyette geçen ''yeryüzünün doðularý

ve batýlarý''ný Þam ve Mýsýr olarak tefsir etmiþlerse de Sina yarýmadasýnýn, Filistin ve Þam bölgeleri olmasý gerçeðe

daha yakýn görülmektedir. Zira tarihte Ýsrailoðullarý Mýsýr'a deðil, adý geçen bölgelere hakim olmuþlardýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:55:05
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/167.jpg) S


Sayfa:167  A'RÂF  SÛRESÝ    Cüz:9, Sûre:7



144.(ALLAH) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiðim görevlerle) ve sözlerimle seni insanlarýn baþýna

seçtim. Sana verdiðimi al ve þükredenlerden ol.


145.Nasihat ve her þeyin açýklamasýna dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdýk. (Ve dedi ki): Bun

larý kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarýný emret. Yakýnda size, yoldan çýkmýþlarýn yurdunu

göstereceðim.


(Bu âyette, Tevrat'ýn, levhalarda yazýlý olarak ALLAH tarafýndan Hz. Musa'ya verildiði ifade edilmektedir. An

cak bu levhalarýn mahiyeti hakkýnda kesin bilgiye sahip deðiliz. Muhtevasýna gelince, þüphesiz ki bu levha

larda o gün Ýsrailoðullarýnýn din ile ilgili meseleleri ve toplumun ýslahý için gerekli usul ve fürû mevcut idi.

Âyette anlatýlan ''en güzelini almak''tan maksat, Tevrat'ýn gereði ile amel etmektir. Âyette geçen fâsýklar

ýn yurdundan maksat, putperest Amalika kabilesinin elinde bulunan mukaddes topraklar (Kudüs ve çevresi)

ile Þam bölgesidir. Hz. Musa'nýn vefatýndan sonra Ýsrailoðullarý buralarý ellerine geçirmiþ ve bir müddet hük

üm sürmüþlerdir.)


146.Yeryüzünde haksýz yere böbürlenenleri âyetlerimden uzaklaþtýracaðým. Onlar bütün mucizeleri görseler

de iman etmezler. Doðru yolu görseler onu yol edinmezler. Fakat azgýnlýk yolunu görürlerse, hemen ona sap

arlar. Bu durum, onlarýn âyetlerimizi yalanlamalarýndan ve onlardan gafil olmalarýndan ileri gelmektedir.


147.Halbuki âyetlerimizi ve ahirete kavuþmayý yalanlayanlarýn amelleri boþa çýkmýþtýr. Onlar, yapmakta olduk

larý amellerden baþka bir þey için mi cezalandýrýlýrlar!


148.(Tûr'a) giden Musa'nýn arkasýndan kavmi, zinet takýmlarýndan, böðürebilen bir buzaðý heykelini (tanrý)

edindiler. Görmediler mi ki o, onlarla ne konuþuyor ne de onlara yol gösteriyor? Onu (tanrý olarak) benimse

diler ve zalimler oldular.


(Hz. Musa'nýn Tûr'da kalma süresi on gün uzatýlýnca, Ýsrailoðullarýndan Sâmirî adýnda bir sanatkâr, zinet ta

kýmlarýný toplayarak bir buzaðý heykeli yaptý ve:''Sizin de Musa'nýn da tanrýsý budur. Fakat Musa tanrýsýný

unuttu'' dedi. Buzaðýyý öyle bir ustalýkla yapmýþtý ki, içine rüzgâr girdiðinde canlý imiþ gibi böðürüyordu.)


149.Piþman olup da kendilerini gerçekten sapmýþ olduklarýný görünce dediler ki: Eðer Rabbimiz bize acýmaz

ve bizi baðýþlamazsa mutlaka ziyana uðrayanlardan olacaðýz!



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:55:36
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/168.jpg)



Cüz:9,Sûre:7  A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:168


150.Musa, kýzgýn ve üzgünbir halde kavmine dönünce:''Benden sonra arkamdan ne kötü iþler yapmýþsýnýz!

Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?'' dedi. Tevrat levhalarýný yere attý ve kardeþinin (Harun'un)

baþýný tutup kendine doðru çekmeye baþladý. (Kardeþim):''Anam oðlu! Bu kavim beni cidden zayýf gördüler

ve nerede ise beni öldüreceklerdi. Sen de düþmanlarý bana güldürme ve beni bu zalim kavimle bir tutma!''

dedi.


(Hz. Musa ile Hz. Harun ana-baba bir kardeþtirler. Durum böyle olduðu halde Hz. Harun'un kardeþine, ''an

am oðlu'' demesinin sebebi, onun merhametini celbetmektir. Zira, ananýn þefkat ve merhameti baba ve

kardeþten daha fazladýr. Ayrýca analarýnýn ALLAH'a inanmýþ biri olmasý ve ona karþý sevgilerinin daha fazla

olmasý da bu hususta bir sebep olabilir.)



151.(Musa da) Ey Rabbim beni ve kardeþimi baðýþla, bizi rahmetine kabul et. Zira sen merhametlilerin en

merhametlisisin! dedi.


152.Buzaðýyý (tanrý) edinenler var ya, iþte onlara mutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatýnda bir

alçaklýk eriþecektir. Biz iftiracýlarý böyle cezalandýrýrýz.


153.Kötülükler yaptýktan sonra ardýndan tevbe edip de iman edenlere gelince, þüphesiz ki o tevbe ve

imandan sonra, Rabbin elbette baðýþlayan ve esirgeyendir.


154.Musa'nýn öfkesi dinince levhalarý aldý. Onlardaki yazýda Rablerinden korkanlar için  hidayet ve rah

met (haberi) vardýr.


(Ýsrailoðullarý buzaðýya taptýklarýna piþman olduklarý için ALLAH Teâlâ, Hz. Musa'ya kavmini temsilen yet

miþ kiþi seçerek huzura getirmesini ve hep beraber tevbe etmelerini emretmiþti. Aþaðýdaki âyet bu hu

susu açýklamaktadýr:)


155.Musa tayin ettiðimiz vakitte kavminden yetmiþ adam seçti. Onlarý o müthiþ deprem yakalayýnca

Musa dedi ki:''Ey Rabbim! Dileseydin onlarý da beni de daha önce helâk ederdin. Ýçimizdeki birtakým be

yinsizlerin iþlediði (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iþ, senin imtihanýndan baþka bir

þey deðildir. Onunla dilediðini saptýrýrsýn, dilediðini de doðru yola iletirsin. Sen bizim sahibimizsin, bizi

baðýþla ve bize acý! Sen baðýþlayanlarýn en iyisisin!


(Hz. Musa'nýn, kavmini temsilen seçip ALLAH'ýn huzuruna getirdiði kimseler, ALLAH ile kendi arasýndaki ko

nuþmayý iþitince, onunla yetinmediler ve:''Ey Musa, ALLAH'ý açýkca görmedikçe sana asla inanmayacaðýz''

dediler. Bunun üzerine orada þiddetli bir deprem oldu ve bayýlýp düþtüler. Hz. Musa, ALLAH'a yalvardý da

bu afet kaldýrýldý.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALÝ MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:56:03
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/169.jpg)



Sayfa:169  A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:9, Sûre:7



156.Bize, bu dünyada da iyilik yaz. Þüphesiz biz sana döndük.'' ALLAH buyurdu ki:Kimi dilersem azabýma uðratýrým;

rahmetim ise her þeyi kuþatýr. Onu, sakýnanlara, zekâtý verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacaðým.


157.Yanlarýndaki Tevrat ve Ýncil'de yazýlý bulduklarý o elçiye, o ümmî peygambere uyanlar (var ya), iþte o Peygam

onlara iyiliði emreder, onlarý kötülükten meneder, onlara temiz þeyleri helâl, pis þeyleri haram kýlar. Aðýrlýklarýný ve

üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanýp ona saygý gösteren, yardým eden ve onunla birlikte gönderilen

Nûr'a (Kur'ân'a) uyanlar var ya, iþte kurtuluþa erenler onlardýr.


(Âyette geçen ''ümmî'' kelimesi, okuma yazma bilmeyen karþýlýðýnda kullanýlmýþ olup Resûllullah'ýn bir vasfýdýr. ALLAH

Teâlâ'nýn O'nu bu vasýf ile açýklamasý ümmî olduðu halde ilmin bütün kemâlâtýna sahip olmasýndandýr ki, bu da O'nun

hakkýnda bir mucizedir. Resûl denilmesi ALLAH'a izafeten, Nebî denilmesi ise kullara nispetendir. Yani o, ALLAH'ýn elçisi

olmasý bakýmýndan Resûl, insanlara ALLAH'ýn emirlerini ulaþtýrýp bildirmesi  bakýmýndan da Nebî'dir.



Âyette geçen aðýrlýklar ve zincirlerden maksat, Tevrat'ta bulunan ve günah iþleyen azalarýn kesilmesi, elbiselerin pis

lik deðen kýsmýnýn kesilip atýlmasý gibi uygulanmasýnda güçlük çekilen hükümlerdir. Ýslâm dini bu aðýr hükümleri kaldýra

rak insanlara bir tür meþakkat zincirlerinden kurtarmýþ; kolay ve uygulanabilir hükümler koymuþtur.)


158.De ki:Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan ALLAH'ýn elçisiyim. O'ndan baþka tan

rý yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyle ise ALLAH'a ve ümmî Peygamber olan Resûlüne -ki o, ALLAH'a ve onun sözlerine inanýr-

iman edin ve O'na uyun ki doðru yolu bulasýnýz.


159.Musa'nýn kavminden hak ile doðru yolu bulan ve onun sayesinde adil davranan  bir topluluk vardýr.


(Âyette anýlan topluluktan maksat ya hz. Muhammed (sav) (s.a.v.)'e iman eden bazý yahudilerdir veya Hz. Musa zamanýnda

halka nasihat ederek onlarý doðru yola getirmeye çalýþanlardýr.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:56:28
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/170.jpg)



Cüz:9,Sûre:7 A'RÂF SÛRESÝ   Sayfa:170



160.Biz Ýsrailoðullarý'ný oymaklar halinde oniki kabileye ayýrdýk. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya, ''Asaný taþ

vur!'' diye vahyettik. Derhal ondan oniki pýnar fýþkýrdý. Her kabile içeceði yeri belledi. Sonra üzerlerine bulutla gölge

yaptýk, onlara kudret helvasý ve býldýrcýn eti indirdik. (Onlara dedik ki) ''Size verdiðimiz nimetlerin temizlerinden yeyin.''

Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) bize deðil kendilerine zulmediyorlardý.


(Âyette geçen ''esbât'' kelimesi, torun manasýna gelen ''sýbt'' kelimesinin çoðuludur. Ýsrailoðullarý Ya'kûb (a.s.)'ýn on

iki oðlundan türeyerek oniki kabile halinde çoðalmýþlardý. Hepsi de Ya'kûb (a.s.)'ýn torunlarýdýr.)


161.Onlara denildi ki:Þu þehirde (Kudüs'te) yerleþin, ondan (nimetlerinden) dilediðiniz gibi yeyin, ''baðýþlanmak istiyor

uz'' deyin ve kapýdan eðilerek girin ki hatalarýnýzý baðýþlayalým. Ýyilik yapanlara ileride ihsanýmýzý daha da arttýracaðýz.


162.Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden baþkasýyla deðiþtirdiler. Biz de zulmetmelerinden ötürü

üzerlerine gökten bir azap gönderdik.


(Rivayet edildiðine göre bu azap tâun (kolera) hastalýðý idi ki, kýsa zamanda kitleler halinde ölümlere sebep olmuþtur.)


163.Onlara, deniz kýyýsýnda buluna þehir halkýnýn durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygýsýzlýk gösterip haddi aþýyor

lardý. Çünkü cumartesi tatil yaptýklarý gün, balýklar meydana çýkarak akýn akýn onlara gelirdi, cumartesi tatili yapmadýklarý gün

gelmezlerdi. Ýþte böylece biz, yoldan çýkmalarýndan dolayý onlarý imtihan ediyorduk.


(ALLAH Teâlâ Ýsrailoðullarý'na cumartesi günü avlanmayý yasaklamýþ, bu güne tazim etmelerini emretmiþti. Dolayýsýyla balýklar

o gün su yüzüne çýkar serbest yüzerlerdi. Diðer günlerde ise balýklar durumu sezdikleri için su yüzüne çýkmazlardý. Bu durum

ALLAH'ýn bir imtihaný idi. Fakat Ýsrailoðullarý bu imtihaný kazanamadýlar ve cumartesi yasaðýna saygýsýzlýk gösterip balýklarý o gün

avlamaya baþladýlar. Ýþte âyette  bildirilen haddi aþma budur.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:56:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/171.jpg)



Sayfa:171  A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:9, Sûre:7



164.Ýçlerinden bir topluluk:''ALLAH'ýn helâk edeceði yahut þiddetli bir þekilde azap edeceði bir kavme ne diye öðüt

veriyorsunuz?'' dedi. (Öðüt verenler) dediler ki:Rabbimize mazeret beyan edelim diye bir de sakýnýrlar ümidiyle (öð

üt veriyoruz).



165.Onlar kendilerine yapýlan uyarýlarý unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardýk, zulmedenleri de yap

makta olduklarý kötülüklerden ötürü þiddetli bir azap ile yakaladýk.


166.Kibirlenip de kendilerine yasak edilen þeylerden vazgeçmeyince onlara: Aþaðýlýk maymunlar olun! dedik.


(Yahudi kabilelerinden bir gurup, cumartesi gününe saygý göstermediði için dejenere edilip domuz ve maymun

þekline konulmuþlardýr. Bir insanýn þeklinin deðiþtirilip hayvan þekline konmasýna ''mesh'' denir. Eski milletlerde

bu deðiþme olurdu. Bu, insanlarýn bozulmasý sonucu ALLAH tarafýndan verilen bir ceza idi. Ancak bunun hakiki

olarak insanýn maymun biçimine mi sokulmasý mý, yoksa ahlâken bozulup maymun gibi taklitçilik ve açgözlülük

durumuna düþürülmesi mi olduðu hakkýnda görüþ ayrýlýðý vardýr. Eðer âyet, ahlâkî bir bozulmaya iþaret ise, bu

her zaman her milette olabilir. Ýnsanlar nefislerinin zebûnu olduklarý zaman þeklen deðil, fakat huy itibarýyla

herhangi bir hayvanýn kýlýðýna girmiþ olurlar.)


167.Rabbin, elbette kýyamet gününe kadar onlara en kötü eziyeti yapacak kimseler göndereceðini ilan etti.

Þüphesiz Rabbin cezayý çabuk verendir. Ve O çok baðýþlayan ve esirgeyendir.


168.Onlarý (yahudileri) gurup gurup yeryüzüne daðýttýk. Onlardan iyi kimseler vardýr, yine onlardan bundan

aþaðýda olanlarý da vardýr. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onlarý iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik.



169.Onlarýn ardýndan da (âyetleri tahrif karþýlýðýnda) þu deðersiz dünya malýný alýp, nasýl olsa baðýþlana

caðýz, diyerek Kitab'a vâris olan birtakým kötü kimseler geldi. Onlara, ona benzer bir menfaat daha gelse

onu da alýrlar. Peki, Kitap'ta ALLAH hakkýnda gerçekten baþka bir þey söylemeyeceklerine dair onlardan

söz alýnmamýþ mýydý ve onlar Kitap'takini okumamýþlar mýydý? Ahiret yurdu sakýnanlar için daha hayýrlýdýr.

Hâla aklýnýz ermiyor mu?


170.Kitab'a sýmsýký sarýlýp namazý dosdoðru kýlanlar var ya, iþte biz böyle iyiliðe çalýþanlarýn ecrini zayi

etmeyiz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:57:05
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/172.jpg)



Cüz:9,Sûre:7  A'RÂF SÛRESÝ  Sayfa:172



171.Bir zamanlar daðý Ýsrailoðullarý'nýn üzerine gölge gibi kaldýrdýk da üstlerine düþecek sandýlar. ''Size verdiðimi

(Kitab'ý) kuvvetle tutun ve içinde olaný hatýrlayýn ki korunasýnýz'' dedik.


172.Kýyamet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Adem oðullarýndan, onlarýn bellerinden

zürriyetlerini çýkardý, onlarý kendilerine þahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz deðil miyim? (Onlar da), Evet,

(buna) þahit olduk, dediler.


(Bu âyette geçen ''kâlû belâ'' ifadesi hakkýnda, bunun ezelde mi, ana rahminde mi, yoksa bulûð çaðýnda mý ol

duðu hususunda çeþitli görüþler vardýr. Bu konuda geniþ bilgi için Muhammed Hamdi Yazýr'ýn Hak Dini Kur'ân Di

li eserine (cilt 4, s. 2323-2333) bakýlmasý tavsiye olunur.)


173.Yahut ''Daha önce babalarýmýz ALLAH'a ortak koþtu, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onlarýn izin

den gittik). Bâtýl iþleyenlerin yüzünden bizi helâk edecek misin?'' dememeniz için (böyle yaptýk).


174.Belki inkârdan dönerler diye âyetleri böyle ayrýntýlý bir þekilde açýklýyoruz.


175.Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiðimiz ve fakat onlardan sýyrýlýp çýkan, o yüzden de þey

tanýn takibine uðrayan ve azgýnlardan olan kimsenin haberini oku.


(Müfessirlerin çoðunluðuna göre âyette adý zikredilmeyen bu kiþi Ýsrailoðullarý'ndan Bel'am b. Bâûrâ'dýr. Önce

leri Hz. Musa'nýn dinini kabul etmiþ, iyi ve duasý makbul bir mümin idi. Ancak Hz. Musa'nýn kendilerini yenilgiye

uðratmasýndan korkan kavminin ýsrarýna dayanamayýp Musa'nýn aleyhine beddua etmiþ; kavmine, onu yenebil

meleri için hileler öðretmiþ; fakat ALLAH onun bedduasýný kavmine çevirmiþ, kendisini de cezalandýrmýþ, sahip

olduðu manevi mertebe ve meziyetlerden mahrum býrakmýþtýr. Mutasavvýflar Bel'am b. Bâûrâ'yý kibir ve dünye

vî arzularý sebebiyle sapýklýða düþenlerin bir örneði olarak takdim ederler.


Bazý tefsirlerde, âyette bahsedilen bu kiþinin Ümeyye b. Ebi's-Salt veya Nu'man b. Seyfî er-Rahip olduðuna

dair rivayetler de vardýr.)


176.Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandý ve hevesinin peþine

düþtü. Onun durumu týpký köpeðin durumuna benzer:Üstüne varsan da dilini çýkartýp solur, býraksan da dilini

sarkýtýp solur. Ýþte âyetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kýssayý anlat; belki düþünürler.


177.Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiþ olan kavmin durumu ne kötüdür!


178.ALLAH kimi hidayete erdirirse, doðru yolu bulan odur. Kimi de þaþýrtýrsa, iþte asýl ziyana uðrayanlar onlar

dýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:57:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/173.jpg)


Sayfa:173 A'RÂF SÛRESÝ  Cüz:9,Sûre:7


179.Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoðunu cehennem için yaratmýþýzdýr. Onlarýn kalpleri vardýr, onlarla

kavramazlar; gözleri vardýr, onlarla görmezler; kulaklarý vardýr, onlarla iþitmezler. Ýþte onlar hayvanlar gibidir;

hatta daha da þaþkýndýrlar. Ýþte asýl gafiller onlardýr.



(Âyetin son cümlesi için bk. Furkan 25/44.)


180.En güzel isimler (el-esmâu'l-husnâ) ALLAH'ýndýr. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin. Onun isimleri hak

kýnda eðri yola gidenleri býrakýn. Onlar yapmakta olduklarýnýn cezasýna çarptýrýlacaklardýr.


(Bu âyette en güzel isimlerin ALLAH'a ait olduðu ifade edilmekte ve ALLAH'a o isimlerle dua etmemiz emrolunmak

tadýr. Hadis-i þerîfte ''ALLAH'ýn doksan dokuz adý vardýr. Onlarý ezberleyen muhakkak cennete girer'' buyurulmuþ

tur. Ancak hadiste tahdit yoktur. ALLAH'ýn isimleri sadece doksandokuzdan ibaret deðildir, baþka isimleri de var

dýr. Âyet-i kerîmede anlatýlan ''ALLAH'ýn isimleri hakkýnda eðri yola gidenlerden'' maksat, O'nun isimlerini tahrif ed

enlerdir. Müþrikler ALLAH'ýn isimlerini tahrif ederek kendi tanrýlarýna veriyorlardý, ''ALLAH'' ismini tahrif edip Lât ve

Aziz ismini deðiþtirerek ''Uzza'' demiþlerdir. Halbuki yüce ALLAH, en güzel isimlerin kendine has olduðunu bildirmiþ

tir.)


181.Yarattýklarýmýzdan, daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet bulunur.


182.Âyetlerimizi yalanlayanlarý, hiç bilmeyecekleri yerden yavaþ yavaþ helâke götüreceðiz.


(ALLAH'ýn âyetlerini inkâr edenlerin rýzýklarý hemen kesilip helâk olmazlar. Hatta ALLAH onlarýn bir kýsmýnýn nimetleri

ni bolca verir de þýmarýrlar. Neticede ALLAH'ýn azabýný bilmedikleri bir taraftan ansýzýn gelir ve helâk olurlar. Ýþte

bu duruma ''istidrac'' denilir.)


183.Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.


184.Düþünmediler mi ki, arkadaþlarýnda (Muhammed'de) delilik yoktur? O, ancak apaçýk bir uyarýcýdýr.


185.Göklerin ve yerin hükümranlýðýna, ALLAH'ýn yarattýðý her þeye ve ecellerinin yaklaþmýþ olabileceðine bakma

dýlar mý? O halde Kur'ân'dan sonra hangi söze inanacaklar?


186.ALLAH kimi þaþýrtýrsa, artýk onun için yol gösteren yoktur. Ve onlarý azgýnlýklarý içinde þaþkýn olarak býrakýr.


187.Sana kýyameti, ne zaman gelip çatacaðýný soruyorlar. De ki:Onun ilmi ancak Rabbimin katýndadýr. Onun

vaktini O'ndan baþkasý açklayamaz. O göklere de yere de aðýr gelmiþtir. O size ansýzýn gelecektir. Sanki sen

onu biliyormuþsun gibi sana soruyorlar. De ki:Onun bilgisi ancak ALLAH'ýn katýndadýr; ama insanlarýn çoðu bil

mezler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:57:57
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/174.jpg)


Cüz:9,Sûre:7 A'RÂF SÛRESÝ  Sayfa:174

 
188.De ki:''Ben ALLAH'ýn dilediðinden baþka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip deðilim. Eðer ben

gaybý bilseydim elbette daha çok hayýr yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalýk dokunmazdý. Ben sadece inanan bir kavim

için bir uyarýcý ve müjdeleyiciyim.''


189.Sizi bir tek candan (Adem'den) yaratan, ondan da yanýnda huzur bulsun diye eþini (Havva'yý) yaratan O'dur. Eþi ile

(birleþince) eþi hafif bir yük yüklendi (hamile kaldý). Onu bir müddet taþýdý. Hamileliði aðýrlaþýnca, Rableri ALLAH'a:Andolsun

bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak þükredenlerden olacaðýz, diye dua ettiler.


190.Fakat (ALLAH) onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdiði bu çocuk hakkýnda (sonradan insanlar) ALLAH'a
 
ortak koþtular. ALLAH ise onlarýn  ortak koþtuðu þeyden pek yücedir.


(Âyette geçen þirk olayý, Adem ile Havva'dan deðil, onlarýn çocuklarý olan insanlýktan meydana gelmiþtir. Mesela Kureyþ

müþrikleri putlara nispet ederek çocuklarýna ''Menat'ýn kulu, Uzzâ'nýn kulu'' þeklinde isim verirlerdi. Ýþte bu durum hatýrla

týlmakta ve oðullarýn iþlediði suçtan ötürü babalarýnýn itab edilmesi þeklinde tecelli etmektedir. Nitekim, çoðul olarak gel

miþ olan ''yuþrikûn'' kelimesi de buna delâlet eder.)


191.Kendileri yaratýldýðý halde hiçbir þeyi yaratamayan varlýklarý (ALLAH'a) ortak mý koþuyorlar?


192.Halbuki (putlar) ne onlara bir yardým edebilirler ne de kendilerine bir yardýmlarý olur.


193.Onlarý doðru yola çaðýrýrsanýz size uymazlar; onlarý çaðýrsanýz da, sukût etseniz de sizin için birdir.


194.(Ey kâfirler!) ALLAH'ý býrakýp da taptýklarýnýz sizler gibi kullardýr. (Onlarýn tanrýlýðý hakkýnda) doðru iseniz, onlarý çaðý

rýn da size cevap versinler!



195.Onlarýn yürüyecekleri ayaklarý mý var, yoksa tutacaklarý elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut iþite

cekleri kulaklarý mý var (neleri var)? De ki:''Ortaklarýnýzý çaðýrýn, sonra bana (istediðiniz) tuzaðý kurun ve bana göz aç

týrmayýn!''


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:58:21
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/175.jpg)



Sayfa:175 A'RÂF SÛRESÝ   Cüz:9,Sûre:7


196.Þüphesiz ki, benim koruyaným Kitab'ý indiren ALLAH'týr. Ve O bütün salih kullarýný görüp gözetir.


197.ALLAH'ýn dýþýnda taptýklarýnýzýn ne size yardýma güçleri yeter ne de kendilerine yardým edebilirler.


198.Onlarý doðru yola çaðýrmýþ olsanýz iþitmezler. Ve onlarý sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.


199.(Resûlum!) Sen af yolunu tut, iyiliði emret ve cahillerden yüz çevir.


(Bu âyette iyilik olarak tercüme edilen ''örf''den maksat, þeriatýn ve aklýn beðendiði þeydir. Yoksa cahiliye Araplarýnýn rastgele

örfü deðildir. Ýslâm onlarýn kötü örflerini kaldýrmýþ, iyilerini de kýsmen veya tamamen ibka etmiþtir.)



200.Eðer þeytanýn fitlemesi seni dürterse hemen ALLAH'a sýðýn. Çünkü O, iþitendir, bilendir.


(Yani þeytan emrolunduðun þeylere aykýrý düþen, gazap ve benzeri hallere seni sevkederse hemen ALLAH'a sýðýn. Bu hitap, gö

rünüþte Resûlullah'a olmakla beraber bütün müslümanlara þamildir. Bu þekilde þeytandan herhangi bir vesvese geldiðinde on

un þerrinden ALLAH'a sýðýnmak lâzýmdýr.)


201.Takvâya erenler var ya, onlara þeytan tarafýndan bir vesvese dokunduðunda (ALLAH'ýn emir ve yasaklarýný) hatýrlayýp ger

çeði görürler.


202.(Þeytanlarýn) dostlarýna gelince, þeytanlar onlarý azgýnlýða sürüklerler. Sonra da yakalarýný býrakmazlar.


203.Onlara bir mucize getirmediðin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya! derler. De ki:Ben ancak Rabbimden

bana vahyolunana uyarým. Bu (Kur'ân) Rabbinizden gelen basîretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardýr); inanan bir kavim için

hidayet ve rahmettir.


204.Kur'ân okunduðu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.


(Gerek namaz içinde, gerek namaz dýþýnda Kur'ân okunurken, onun manalarýný iyice anlamak, öðütlerinden faydalanmak ve

davranýþlarý ona göre ayarlamak için bütün dikkatleri ona vermek ve sukût etmek gerekir.)


205.Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akþam Rabbini an. Gafillerden olma.


206.Kuþkusuz Rabbin katýndakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnýz O'na secde ederler.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:58:43
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/176.jpg)



Cüz:9,Sûre:8 ENFÂL SÛRESÝ  Sayfa:176



(8)


SEKÝZÝNCÝ SÛRE


el-ENFÂL



Enfâl sûresi, 75 âyettir. 30 ilâ 36. âyetler Mekke'de, diðerleri Medine'de inmiþtir. Enfâl, ziyade manasýna gelen ''nefl''

kelimesinin çoðuludur. Ýslâm dinini savunmak için yapýlan savaþlarda elde edilen sevaba ek olarak alýnan ganimet malý

na da ''nefl'' denilmiþtir. Sûrenin birinci âyetinde savaþtan elde edilen ganimetlerin ALLAH ve Resûlune ait olduðu ifade

edildiði için sûreye bu ad verilmiþtir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Sana savaþ ganimetlerini soruyorlar. De ki:Ganimetler ALLAH ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler ise

niz ALLAH'tan korkun, aranýzý düzeltin, ALLAH ve Resûlune itaat edin.


(Ganimetlerin ALLAH'a ait olmasý demek, savaþta alýnan mal ve mülkün Ýslâm devletine ait olmasý demektir.)


2.Müminler ancak, ALLAH anýldýðý zaman yürekleri titreyen, kendilerine ALLAH'ýn âyetleri okunduðunda imanlarýný arttýran ve

yalnýz Rablerine dayanýp güvenen kimselerdir.


3.Onlar namazlarýný dosdoðru kýlan ve kendilerine rýzýk olarak verdiðimizden (ALLAH yolunda) harcayan kimselerdir.


4.Ýþte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katýnda nice dereceler, baðýþlanma ve tükenmez bir rýzýk vardýr.



(Bedir savaþýna çýkarken müslümanlarýn bir kýsmý huzursuz idiler. Bazýlarý da ganimetlerin bölüþtürülmesinde hoþnutsuzluk

gösterdiler. ALLAH Teâlâ onlarýn bu durumunu öncekilerin hoþnutsuzluk durumlarýna teþbih ederek þöyle buyurdu:)


5.(Onlarýn bu hali,) müminlerden bir gurup kesinlikle istemediði halde, Rabbinin seni evinden hak uðruna çýkardýðý (zamanki hal

leri) gibidir.


6.Hak ortaya çýktýktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmýþ gibi (cihad hususunda) seninle tartýþýyorlardý.


(Hicretin ikinci yýlýnda Mekke müþrikleri, Ebu Sufyân'ýn baþkanlýðýnda bir ticaret kervanýný Þam'a gönderdi. Resûlullah (s.a.v.)

kervanýn dönüþünü haber alýnca, daha önce kendilerini yurtlarýndan çýkarmýþ olan Kureyþ'in bu kervanýný vurmak istedi ve üç

yüzden fazla arkadaþýyla yola çýktý. Fakat durumdan haberdar olan Ebu Sufyân, bir taraftan kervaný kurtarmalarý için Kureyþ'e

haber göndermiþ, diðer taraftan da yolunu deðiþtirerek kervaný kurtarmýþtý. Müþrikler bin kiþilik bir ordu ile yola çýktýlar. Müslüm

anlar artýk kervanla deðil Kureyþ cengâverleri ile karþýlaþacaklardý. Ashaptan bir kýsmý, ''Biz kervaný yakalamak için çýktýk, böyle

bir savaþa hazýrlýklý deðiliz'' diyerek çekingenlik gösteriyorlardý. Neticede savaþma hususunda ittifak ettiler ve gerçekten de

zafer müslümanlarýn oldu.)


7.Hatýrlayýn ki, ALLAH size, iki taifeden (kervan veya Kureyþ ordusundan) birinin sizin olduðunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz

olanýn (kervanýn) sizin olmasýný istiyordunuz. Oysa ALLAH, sözleriyle hakký gerçekleþtirmek ve (Kureyþ ordusunu yokederek) kâfir

lerin ardýný kesmek istiyordu.


8.(Bunlar,) günahkârlar istemese de hakký gerçekleþtirmek ve bâtýlý ortadan kaldýrmak içindi.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:59:09
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/177.jpg)


Sayfa:177   ENFÂL SÛRESÝ   Cüz:9,Sûre:8



9.Hatýrlayýn ki, siz Rabbinizden yardým istiyordunuz. O da, ben peþpeþe gelen bin melek ile size yardým edeceðim, diyerek

duanýzý kabul buyurdu.


(Resûlullah (s.a.v.) kendi arkadaþlarýnýn azlýðýný, müþriklerin de çokluðunu görünce, kýbleye yönelerek iki elini uzattý ve þöy

le dua etti:''ALLAH'ým Bana verdiðin sözü yerine getir. ALLAH'ým! Bu cemaatý helâk edersen artýk yeryüzünde sana ibadet ede

cek kimse kalmayacak!'' Resûlullah (s.a.v.) bu duayý devamlý olarak okudu. ALLAH Teâlâ da onun duasýný kabul ederek bin

melek ile yardým etti. Ýþte yukarýdaki âyette buna iþaret edilmektedir.)


10.ALLAH bunu (meleklerle yardýmý) sadece müjde olsun ve onunla kalbiniz yatýþsýn diye yapmýþtý. Zaten yardým ALLAH taraf

ýndandýr. Çünkü ALLAH mutlak galiptir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.


11.O zaman katýndan bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldýrýyordu; sizi temizlemek, þeytanýn pisliðini (verdiði

vesveseyi) sizden gidermek, kalplerimizi birbirine baðlamak ve savaþta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yað

mur) indiriyordu.


(Kureyþ ordusu daha önce gelip Bedir kuyusu çevresinde yerleþmiþti. Ýslâm mücahitleri ise susuzdu. Ayný zamanda tut

tuklarý mevki de çok kumluk olduðundan serbestçe hareket etmelerine izin vermiyordu. Yaðan yaðmur hem kalplerinde

ki vesveseyi giderdi, morallerini yükseltti hem de su ihtiyaçlarýný karþýladý. Ayrýca kumluk bir yer olan savaþ alanýný pek

iþtirerek harekete elveriþli bir duruma getirdi.)


12.Hani Rabbin meleklere:''Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreðine kor

ku salacaðým; vurun boyunlarýna! Vurun onlarýn bütün parmaklarýna! diye vahyediyordu.


13.Bu söylenenler, onlarýn ALLAH'a ve Resûlüne karþý gelmelerinden ötürüdür. Kim ALLAH Resûlüne karþý gelirse, bilsin ki

ALLAH, azabý þiddetli olandýr.


14.Ýþte bu yenilgi size ALLAH'ýn azabý! Þimdilik onu tadýn! Kâfirlere bir de cehennem ateþinin azabý vardýr.


15.Ey müminler! Toplu halde kâfirlerle karþýlaþtýðýnýz zaman onlara arkanýzý dönmeyin. (Korkup kaçmayýn.)


16.Tekrar savaþmak için bir tarafa çekilme veya diðer bölüðe ulaþýp mevzi tutma durumu dýþýnda, kim öyle bir günde

onlara arka çevirirse muhakkak ki o, ALLAH'ýn gazabýný haketmiþ olarak döner. Onun yeri de cehennemdir. Orasý, varýla

cak ne kötü yerdir!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:59:32
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/178.jpg)


Cüz:9,Sûre:8  ENFÂL SÛRESÝ   Sayfa:178


17.(Savaþta) siz onlarý öldürmediniz, fakat ALLAH öldürdü onlarý; attýðýn zaman da sen atmadýn, fakat ALLAH attý (onu).

Ve bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yaptý). Þüphesiz ALLAH iþitendir, bilendir.



(Kureyþ ordusu, müslümanlarla savaþmak için ilerleyince Resûlullah (s.a.v.) ellerini kaldýrarak:''ALLAH'ým! Kureyþ, senin

Resûlünü yalanlayan kibirli liderleriyle geldi. ALLAH'ým! Bana verdiðin sözü yerine getirmeni diliyorum!'' diye dua etti. Ve

iki topluluk karþýlaþýnca yerden bir avuç toprak alýp düþmanýn yüzlerine doðru serpti. Kureyþ ordusunun gözleri görmez

oldu ve sonunda bozguna uðradýlar. Ýþte bu âyette bu atýþa iþaret edilmekte, onu atanýn gerçekte ALLAH olduðu bildiril

mektedir. Çünkü bu bir mucize idi ve Peygamber, onu atarken kendi adýna deðil, ALLAH adýna atmýþtý.)



18.Bu böyledir. Þüphesiz ALLAH, kâfirlerin tuzaðýný bozar.


19.(Ey kâfirler!) Eðer siz fetih istiyorsanýz, size fetih geldi! (Yenelim derken yenildiniz.) Ve eðer (inkârdan) vazgeçerse

niz bu sizin için daha iyidir. Yine (Peygamber'e düþmanlýða) dönerseniz, biz de (ona) yardýma döneriz. Topluluðunuz

çok bile olsa, sizden hiçbir þeyi savamaz. Çünkü ALLAH müminlerle beraberdir.


20.Ey iman edenler! ALLAH'a ve Resûlüne itaat edin, iþittiðiniz halde O'ndan yüz çevirmeyin.


21.Ýþitmedikleri halde iþittik diyenler gibi olmayýn.


22.Þüphesiz ALLAH katýnda hayvanlarýn en kötüsü, düþünmeyen saðýrlar ve dilsizlerdir.


23.ALLAH onlarda bir hayýr görseydi elbette onlara iþittirirdi. Fakat iþittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek  dönerlerdi.



(Bu âyetler, ALLAH Resûlünün sözlerini iþitip de ehemmiyet vermeyen kimselere ihtardýr. Bunlar zahirde iþittiklerini ger

çek manada iþitmedikleri için söz anlamayan saðýr ve dilsiz hayvanlara benzetilmiþlerdir. Bunlarda hayýr istidatý yok

tur. Eðer hayra kabiliyetleri olsaydý, ALLAH onlara sözlerinin gerçek manasýný iþittirirdi.)


24.Ey inananlar! Hayat verecek þeylere sizi çaðýrdýðý zaman, ALLAH ve Resûlüne uyun. Ve bilin ki, ALLAH kiþi ile onun

kalbi arasýna girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksýnýz.



(Ýnsanlara hayat verecek þey ALLAH ve Resûlünün emir ve yasaklarýdýr. Þüphesiz ki O'nun her emrinde bir hikmet ve ha

yat vardýr. Onun için O'ndan gelen her emri kabullenmek ve yerine getirmek gerekir. Âyette ''ALLAH kiþi ile kalbi arasýna

girer'' buyuruluyor. Bu durumu tasvirden aciziz. Ancak baþka bir âyette ''Biz insanlara þah damarýndan daha yakýnýz''

buyurulmuþtur. ALLAH insanýn kabiliyetine göre kalbini dilediði tarafa çevirir. Peygamberimiz þöyl dua ederdi:''Ey kalpleri

çeviren ALLAH! Benim kalbimi senin dinin üzerinde sabit kýl!'')


25.Bir de öyle bir fitneden sakýnýn ki o, içinizden sadece zulmedenlere eriþmekle kalmaz (umuma sirayet eder ve hepsi

ni periþan eder). Biliniz ki, ALLAH'ýn azabý þiddetlidir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I  KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 16:59:54
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/179.jpg)


Sayfa:179  ENFÂL SÛRESÝ  Cüz:9, Sûre:8



26.Hatýrlayýn ki, bir zaman siz yeryüzünde aciz tanýnan az (bir toplum) idiniz; insanlarýn sizi kapýp götürmesinden korku

yordunuz da þükredesiniz diye ALLAH size yer yurt verdi; yardýmýyla sizi destekledi ve size temizinden rýzýklar verdi.



27.Ey iman edenler! ALLAH'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiþ olursu

nuz.


(Medine'de bir yahudi kabilesi olan Kurayzaoðullarý bir savaþta, Peygamber ile daha önce yapmýþ olduklarý antlaþmayý

bozarak müttefik müþrik ordularýna yardým ettiler. Müþrik Arap ordularý çekilip gittikten sonra Resûlullah onlarýn kaleleri

ni kuþattý. Barýþ isteklerini de reddetti. Yalnýz seçecekleri bir hakemin vereceði hükme razý olacaðýný bildirdi. Yahudiler

de hakem olarak Sa'd'ý seçtiler. Sonra da Sa'd'ýn vereceði hüküm hakkýnda bir fikir edinmek üzere Ebu Lubâbe ile kon

uþmak istediler. Ebu Lubâbe gitti. Sa'd'ýn hükmünün ne olacaðýný sordular. O da yahudilerin kesileceklerine iþaret ola

rak boðazýný gösterdi. Ýþte yukarýdaki âyet Ebu Lubâbe'nin bu davranýþýna iþaret ederek onu kýnamaktadýr. Bunun üze

rine Ebu Lubâbe, kendisini mescidin direðine baðlayýp, ölünceye, ya da ALLAH tarafýndan affedilinceye kadar yeyip iç

meyeceðine dair yemin etti. Yedi gün sonra bayýlýp düþtü. Bunun üzerine affedildiðine dair bir âyet indi.)


28.Biliniz ki, mallarýnýz ve çocuklarýnýz birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat ALLAH'ýn katýndadýr.


29.Ey iman edenler! Eðer ALLAH'tan korkarsanýz O, size iyi ile kötüyü ayýredecek bir anlayýþ verir, suçlarýnýzý örter, sizi

baðýþlar. Çünkü ALLAH büyük lütuf sahibidir.


30.Hatýrla ki, kâfirler seni tutup baðlamalarý veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan) çýkarmalarý için sana tuzak kuru

yorlardý. Onlar (sana) tuzak kurarlarken ALLAH da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü ALLAH tuzak kuranlarýn en iyisidir.



31.Onlara âyetlerimiz okunduðu zaman derler ki:''(Evet) iþittik, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleyebiliriz.

Bu öncekilerin masallarýndan baþka bir þey deðildir.''


32.Hani (o kâfirler) bir zaman da:''Ey ALLAH'ým! Eðer bu Kitap senin katýndan gelmiþ bir gerçekse üzerimize gökten taþ

yaðdýr, yahut bize elem verici bir azap getir!'' demiþlerdi.


33.Halbuki sen onlarýn içinde iken ALLAH, onlara azap edecek deðildir. Ve onlar maðfiret dilerlerken de ALLAH onlara azap

edici deðildir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:00:17
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/180.jpg)



Cüz:9,Sûre:8 ENFÂL SÛRESÝ   Sayfa:180


34.0nlar Mescid-i Haram'ýn mütevellîleri olmadýklarý halde (müminleri) oradan geri çevirirlerken ALLAH onlara ne diye

azap etmiyecek? Oranýn mütevellîleri takvâ sahiplerinden baþkalarý deðildir. Fakat onlarýn çoðu bunu bilmez.



35.Onlarýn Beytullah yanýndaki dualarý da ýslýk çalmak ve el çýrpmaktan baþka bir þey deðildir. (Ey kâfirler!) Ýnkâr

etmekte olduðunuz þeylerden ötürü þimdi azabý tadýn!


(Rivayet edildiðine göre, müþriklerin bazý erkek ve kadýnlarý Beytullah'ý çýplak olarak tavaf ediyorlardý. Tavaf es

nasýnda parmaklarýný birbirine kenetleyip aðýzlarýna götürerek ýslýk çalýyorlar, bir taraftan da ellerini çýrpýyorlardý.

Bu da iddialarýna göre onlarýn duasý idi. Ýþte yukarýdaki âyet müþriklerin bu durumlarýna iþaret etmektedir.)


36.Þüphesiz ki inkâr edenlerin mallarýný, (insanlarýý) ALLAH yolundan alýkoymak için harcýyorlar. Daha da harcaya

caklar. Ama sonunda bu, onlara yürek acýsý olacak ve en sonunda maðlûp olacaklardýr. Kâfirlikte ýsrar edenler

ise cehenneme toplanacaklardýr.


37.(Bu toplama) murdarý temizden ayýklamasý (mümini kâfirden ayýrmasý) ve bütün murdarlarýn bir kýsmýný diðer

bir kýsmýnýn üstüne koyup hepsini yýðarak cehenneme atmasý içindir. Ýþte onlar ziyana uðrayanlarýn kendileri

dir.


38.Ýnkâr edenlere, (sana düþmanlýktan) vazgeçerlerse, geçmiþ günahlarýnýn baðýþlanacaðýný söyle. Yok geri

dönerlerse kendilerinden öncekilerin hali gözlerinin önündedir.


39.Fitne ortadan kalkýncaya ve din tamamen ALLAH'ýn oluncaya kadar onlarla savaþýn! (Ýnkâra) son verirler

se þüphesiz ki ALLAH onlarýn yaptýklarýný çok iyi görür.


40.Eðer (imandan) yüz çevirirlerse, bilin ki ALLAH sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardýmcýdýr!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:00:39
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/181.jpg)



Sayfa:181 ENFÂL SÛRESÝ   Cüz:10,Sûre:8


41.Eðer ALLAH'a ve hak ile bâtýlýn ayrýldýðý gün, iki ordunun birbirleri ile karþýlaþtýðý gün (Bedir savaþýnda) kulumuza indirdiði

mize inanmýþsanýz, bilin ki, ganimet olarak aldýðýnýz herhangi bir þeyin beþte biri ALLAH'a, Resûlüne, onun akrabalarýna, ye

timlere, yoksullara ve yolcuya aittir. ALLAH her þeye hakkýyla kadirdir.



(Âyette zikredilen Peygamber'in akrabalarý hakkýnda alimler ihtilâf etmiþlerdir. Þâfiî'ye göre Hâþim ve Muttalip oðullarýdýr;

diðer bir görüþe göre zekât almalarý helâl olmayan akrabalardýr, bir baþka görüþe göre ise bütün Kureyþ kabilesidir. Sa

vaþta alýnan ganimetler beþe bölünür. Beþte biri âyette sayýlanlara tahsis edilir. Kalan da savaþa katýlan gazilere taksim

edilir.)


42.Hatýrlayýn ki, (Bedir savaþýnda) siz vadinin yakýn kenarýnda (Medine tarafýnda) idiniz, onlar da uzak kenarýnda (Mekke

tarafýnda) idiler. Kervan da sizden daha aþaðýda (deniz sahilinde) idi. Eðer (savaþ için) sözleþmiþ olsaydýnýz, sözleþtiðiniz

vakit hususunda ihtilâfa düþerdiniz. Fakat ALLAH, gerekli olan emri yerine getirmesi, helâk olanýn açýk bir delille (gözüyle

gördükten sonra) helâk olmasý, yaþayanýn da açýk bir delille yaþamasý için (böyle yaptý). Çünkü ALLAH hakkýyla iþitendir, bil

endir.


43.Hatýrla ki, ALLAH, uykunda sana onlarý az gösterdi. Eðer onlarý sana çok gösterseydi, elbette çekinecek ve bu iþ hakkýn

da münakaþaya giriþecektiniz. Fakat ALLAH (sizi bundan) kurtardý. Þüphesiz O, kalplerin özünü bilir.


44.ALLAH, olacak bir iþi yerine getirmek için (savaþ alanýnda) karþýlaþtýðýnýz zaman onlarý sizin gözlerinde az gösteriyor, si

zi de onlarýn gözlerinde azaltýyordu. Bütün iþler ALLAH'a döner.


45.Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karþýlaþtýðýnýz zaman sebat edin ve ALLAH'ý çok anýn ki baþarýya eriþesiniz.


(Bu âyet-i kerîmenin iþaretine göre savaþ anlarýnda daima ALLAH'a dua etmek gerekir. Kullarý, ALLAH'ý anmaktan alýkoyacak

hiçbir þey yoktur. Özellikle sýkýntýlý anlarda doðrudan doðruya ona sýðýnmak gerekir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:01:02
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/182.jpg)



Cüz:10,Sûre:8  ENFÂL SÛRESÝ   Sayfa:182


46.ALLAH ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekiþmeyin; sonra korkuya kapýlýrsýnýz da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin.

Çünkü ALLAH sabredenlerle beraberdir.


(Âyette geçen ''rîh=rüzgâr'' kelimesi, kuvvet, yardým ve devlet karþýlýðýnda mecaz olarak kullanýlmaktadýr.)


47.Çalým satmak, insanlara gösteriþ yapmak ve (insanlarý) ALLAH yolundan alýkoymak için yurtlarýndan çýkanlar (kâfirler)

gibi olmayýn. ALLAH onlarýn yaptýklarýný çepeçevre kuþatmýþtýr.


(Bedir Savaþý'ndan önce Þam'dan dönen ticaret kervanýnýn reisi Ebu Süfyân, müslümanlardan gelmesi beklenen tehlike

yi atlatýnca Kureyþ ordusuna geri dönmeleri için haber gönderdi, fakat Ebu Cehil, ''Andolsun ki, Bedir'e varýp da orada

þaraplarýmýzý içmedikçe, cariyeler karþýmýzda çalgý çalýp þarký söylemedikçe ve yanýmýzda bulunan Araplarý doyurmadýkça

geri dönmeyeceðiz'' dedi. Gerçi Bedir'e gelmekle bir yiðitlik gösterdiler ama zafer þarabý yerine ölüm kadehlerini yudumla

dýlar; cariyeler þarký söyleme yerine aðlaþtýlar; Araplarýn aç karnýný doyuracak yerde, onlar için acýkmýþ cehennem çukur

larýný doldurdular. Ýþte bu âyette ALLAH Teâlâ müminlere, onlar gibi olmamayý, takvâ sahibi olmayý ve ALLAH'a dayanýp gü

venmeyi emretmektedir.)


48.Hani þeytan onlara yaptýklarýný güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, þüphesiz ben de

sizin yardýmcýnýzým, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardýna döndü ve: Ben sizden uzaðým, ben sizin göremediklerinizi

(melekleri) görüyorum, ben ALLAH'tan korkuyorum; ALLAH'ýn azabý þiddetlidir, dedi.


49.O  zaman münafýklarla kalplerinde hastalýk bulunanlar, (sizin için), ''Bunlarý, dinleri aldatmýþ'' diyorlardý. Halbuki kim

ALLAH'a dayanýrsa, bilsin ki ALLAH mutlak galiptir, hikmet sahibidir. (Kendisine güvenini üstün ve galip kýlacak O'dur. Yoksa

ordularýn sayý ve techizat üstünlüðü deðildir.)


50.Melekler yüzlerine ve arkalarýna vurarak ve ''Tadýn yakýcý cehennem azabýný'' (diyerek) o kâfirlerin canlarýný alýrken on

larý bir görseydin!


51.Ýþte bu, ellerinizle yaptýðýnýz yüzündendir, yoksa ALLAH kullara zulmedici deðildir.


52.(Bunlarýn gidiþatý) týpký Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin gidiþatý gibidir. (Onlar da) ALLAH'ýn âyetlerini inkâr etmiþler

di de ALLAH onlarý günahlarý sebebiyle yakalamýþtý. ALLAH güçlüdür. O'nun cezasý þiddetlidir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:02:00
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/183.jpg)



Sayfa:183  ENFÂL SÛRESÝ  Cüz:10,Sûre:8



53.Bu da, bir millet kendilerinde bulunaný (güzel ahlâk ve meziyetleri) deðiþtirinceye kadar ALLAH'ýn onlara verdiði nimeti deðiþtirme

yeceðinden dolayýdýr. Gerçekten ALLAH iþitendir, bilendir.


54.(Evet bunlarýn durumu), Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumuna benzer. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamýþlardý; biz

de onlarý günahlarýndan ötürü helâk etmiþtik ve Firavun ailesini (denizde) boðmuþtuk. Hepsi de zalimler idiler.


55.ALLAH katýnda, yürüyen canlýlarýn en kötüsü kâfir olanlardýr. Çünkü onlar iman etmezler.


56.Onlar, kendileriyle antlaþma yaptýðýn, sonra her defasýnda hiç çekinmeden ahidlerini bozan kimselerdir.


(Bunlar Kureyza oðullarý olarak tanýnan yahudi kabilesidir. Peygamber (s.a.) onlarla, aleyhinde hareket etmemek üzere antlaþma yap

týðý halde müþriklere silah yardýmýnda bulundular. Sonra, unuttuk, diyerek özür dilediler. Tekrar antlaþma yapýldý, yine bozup Hendek

savaþýnda müþriklerle birleþtiler. Nihayet Ka'b b. Eþref, Mekke'ye giderek müslümanlar aleyhinde Mekkelilerle ittifak yaptý.)


57.Eðer savaþta onlarý yakalarsan, ibret almalarý için onlar ile (onlara vereceðin ceza ile) arkalarýnda bulunan kimseleri daðýt.


58.(Antlaþma yaptýðýn) bir kavmin hainlik yapmasýndan korkarsan, sen de (onlarla yaptýðýn ahdi) ayný þekilde bozduðunu kendilerine bil

dir. Çünkü ALLAH, hainleri sevmez.


59.Ýnkâr edenler yakayý kurtardýklarýný sanmasýnlar. Çünkü onlar (bizi) aciz býrakamaz.


60.Onlara (düþmanlara) karþý gücünüz yettiði kadar kuvvet ve cihad için baðlanýp beslenen atlar hazýrlayýn, onunla ALLAH'ýn düþmanýný,

sizin düþmanýnýzý ve onlardan baþka sizin bilmediðiniz, ALLAH'ýn bildiði (düþman) kimseleri korkutursunuz. ALLAH yolunda ne harcarsanýz

size eksiksiz ödenir, siz asla haksýzlýða uðratýlmazsýnýz.


(Bu âyette ALLAH Teâlâ düþmana karþý kuvvet hazýrlamamýzý emretmektedir. Bu kuvvetten maksat, savaþta düþmana üstünlük saðlaya

cak her çeþit vasýtadýr. Kara, hava ve deniz kuvvetlerine ait bütün vasýta ve silahlar, kara ve demir yollarý, ekonomik güç ve savaþ

tekniði gibi þeyler bu kuvvet mefhumuna dahildir.)


61.Eðer onlar barýþa yanaþýrlarsa sende ona yanaþ ve ALLAH'a tevekkül et, çünkü O iþitendir, bilendir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:02:25
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/184.jpg)



Cüz:10,Sûre:8 ENFÂL SÛRESÝ  Sayfa:184


62.Eðer sana hile yapmak isterlerse, þunu bil ki, ALLAH sana kâfidir. O, seni yardýmýyla ve müminlerle destekleyendir.


63.Ve (ALLAH), onlarýn kalplerini birleþtirmiþtir. Sen yeryüzünde buluna her þeyi verseydin, yine onlarýn gönüllerini bir

leþtiremezdin, fakat ALLAH onlarýn aralarýný bulup kaynaþtýrdý. Çünkü O, mutlak galiptir, hikmet sahibidir.


(Medineli Evs ve Hazrec kabileleri arasýnda sonu gelmeyen müthiþ bir düþmanlýk vardý. Aralarýnda kanlý savaþlar olmuþ

ve her iki tarafýn ileri gelenlerinden birçoðu ölmüþtü. Uzun zaman birbirlerinden intikam almak için uðraþtýlar. ALLAH on

larý Ýslâm ile þereflendirince intikam alma duygusunu da onlardan kaldýrdý, birleþtiler, kucaklaþtýlar ve kaynaþtýlar. Ýþte

yukarýdaki âyette bu ve benzeri kaynaþmalara iþaret edilmektedir.)


64.Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere ALLAH yeter.


65.Ey Peygamber! Müminleri savaþa teþvik et. Eðer sizden sabýrlý yirmi kiþi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler.

Eðer sizden yüz kiþi olursa, kâfir olanlardan bin kiþiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.


66.Þimdi ALLAH, yükünüzü hafifletti; sizde zayýflýk olduðunu bildi. O halde sizden sabýrlý yüz kiþi bulunursa, (onlardan)

iki yüz kiþiye galip gelir. Ve eðer sizden bin kiþi olursa, ALLAH'ýn izniyle (onlardan) iki bin kiþiye galip gelirler. ALLAH sab

redenlerle beraberdir.


(Ýlk zamanlarda müslümanlarýn sayýsý azdý, bir kiþi on kiþiye karþý savaþmak mecburiyetinde idi. Sayýlarý çoðalýnca ALLAH

Teâlâ yüklerini hafifletti, bir müslümanýn iki kâfire karþý savaþmasý emrolundu ve sabýr gösterdikleri takdirde galibiyetin

kendileri için olacaðý ifade edildi.


Bedir savaþýnda müslümanlar 70 kâfiri esir almýþlardý. Resûlullah (s.a.v.) bu esirler hakkýnda ne gibi bir iþlem yapýlacaðý

na dair arkadaþlarý ile görüþtü. Neticede fidye alýnarak serbest býrakýlmalarýna karar verildi. Bunun üzerine aþaðýdaki

âyet nazil oldu.)


67.Yeryüzünde aðýr basýncaya (küfrün belini kýrýncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunmasý yaraþmaz. Siz geçi

ci dünya malýný istiyorsunuz, halbuki ALLAH (sizin için) ahireti istiyor. ALLAH güçlüdür. hikmet sahibidir.


(Savaþýn hedefi zaferdir. Fidye karþýlýðý geri vermek maksadýyla düþman askerlerini esir almaya çalýþmak zaferi olumsuz

yönde etkileyecekse bununla meþgul olmamak gerekir.)


68.ALLAH tarafýndan önceden verilmiþ bir hüküm olmasaydý, aldýðýnýz fidyeden ötürü size mutlaka büyük bir azap doku

nurdu.


(Tefsircilere göre, âyette geçen ve hüküm manasýna gelen ''kitap''dan maksat, ictihadda hata eden müctehide azap

edilmeyeceði hükmüdür.)


69.Artýk elde ettiðiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yeyin. Ve ALLAH'tan korkun. Þüphesiz ki ALLAH baðýþlayan,

merhamet edendir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:02:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/185.jpg)


Sayfa:185   ENFÂL SÛRESÝ  Cüz:10,Sûre:8


70.Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Eðer ALLAH kalplerinizde hayýr olduðunu bilirse, sizden alýnandan (fidyeden) daha hayýr

lýsýný size verir ve sizi baðýþlar. Çünkü ALLAH baðýþlayandýr, esirgeyendir.


(Rivayete göre bu âyet, Hz. Peygamber'in amcasý olup Bedir savaþýndan sonra müþrik esirler arasýnda bulunan Abbas hakkýnda

inmiþtir.


Hz. Peygamber, Abbas'a hem kendisi, hem de iki kardeþinin çocuklarý olan Akîl ve Nevfel için fidye teklif etmiþ; Abbas ise, fakir

olduðunu söylemiþ ve ''Ömrüm boyunca Kureyþ'e el açýp dileneyim mi?'' demiþti.


Hz. Peygamber, ''Bedir savaþýna katýlýrken Ümmü Fâzýl'a emanet ettiðin altýnlara ne demeli?'' deyince Abbas, Hz. Peygamber'in

bunu bilmesine hayret etmiþ ve Resûlullah'ýn peygamberliðini tasdik etmiþti.)


71.Eðer sana hainlik etmek isterlerse (üzülme, çünkü) daha önce ALLAH'a da hainlik etmiþlerdi de ALLAH onlara karþý sana imkân

ve kudret vermiþti. ALLAH bilendir, hikmet sahibidir.


72.Ýman edip de hicret edenler, ALLAH yolunda mallarýyla, canlarýyla cihad edenler ve (muhacirleri) barýndýrýp yardým edenler var

ya, iþte onlarýn bir kýsmý diðer bir kýsmýnýn dostlarýdýr. Ýman edip de hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size

onlarýn mirasýndan hiçbir pay yoktur. Eðer onlar din hususunda sizden yardým isterlerse, sizinle aralarýnda sözleþme bulunan bir

kavim aleyhine olmaksýzýn (o müslümanlara) yardým etmek üzerinize borçtur. ALLAH yapacaklarýnýzý hakkýyla görmektedir.


(Bu âyete göre muhacirler ve ensar, akraba olmadýklarý halde birbirlerine vâris olurlardý. Daha sonra sadece akraba olanlarýn bir

birlerine vâris olabileceðini bildiren 75. âyet inince, bazý tefsircilere göre bu âyetin hükmü kaldýrýlmýþ oldu.)


73.Kâfir olanlar da  birbirlerinin yardýmcýlarýdýr. Eðer siz onu (ALLAH'ýn emirlerini) yerine getirmezseniz yeryüzünde bir fitne ve bü

yük bir fesat olur.


74.Ýman edip de ALLAH yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barýndýran ve yardým edenler var ya, iþte gerçek müminler

onlardýr. Onlar için maðfiret ve bol rýzýk vardýr.


75.Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. ALLAH'ýn kitabýna göre yakýn akrabalar birbir

lerine (vâris olmaða) daha uygýundur. Þüphesiz ki ALLAH her þeyi bilendir.


(Dolayýsýyla kimin kime vâris olacaðýný O daha iyi bilir. Bu âyet inince nesep yolu ile akraba olmayanlar birbirlerine vâris olamadýlar.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:03:09
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/186.jpg)



Cüz:10,Sûre:9 TEVBE SÛRESÝ   Sayfa:186



(9)


DOKUZUNCU SÛRE


et-TEVBE


Tevbe sûresi, 129 âyettir. 128 ve 129. âyetler Mekke'de, diðerleri Medine'de inmiþtir. 104. âyet tevbe ile ilgili olduðu için

sûreye bu isim verilmiþtir. Sûrenin bundan baþka birçok ismi olup en meþhuru Berâe'dir. Bu sûrenin Enfâl sûresi'nin devamý

veya baþlý baþýna bir sûre olup olmadýðý hakkýnda ihtilâf olduðu için baþýnda Besmele yazýlmamýþtýr.


Hicretin dokuzuncu yýlýnda Hz. Ebu Bekir, hac emiri olarak tayin edilmiþ ve müslümanlar hacca gönderilmiþti. Bu sûre inince

Resûlullah (s.a.v.) ALLAH'ýn emirlerini hacdaki insanlara teblið etmesi için Hz. Ali'yi görevlendirdi. Hz. Ali hac kafilesine ulaþtýðýn

da  Hz. Ebu Bekir, ''Amir olarak mý geldin, yoksa memur olarak mý?'' diye sordu; Hz. Ali, sadece sûreyi Mekke'de hacýlara teb

lið ile memur olduðunu bildirdi.


Hz. Ali bayramýn birinci günü Akabe Cemresi yanýnda ayaða kalkarak kendisinin Peygamber tarafýndan gönderilmiþ bir elçi ol

duðunu bildirdi ve bir hutbe okudu, sonra da bu sûrenin baþýndan 30 veya 40 âyet okuyarak dedi ki:''Dört þeyi tebliðe memur

um:1.Bu yýldan sonra Kabe'ye hiçbir müþrik yaklaþmayacak, 2.Hiç kimse çýplak olarak Kabe'yi ziyaret etmeyecek, 3.Müminden

baþkasý cennete girmeyecek, 4.Müþrik kabileler tarafýndan bozulmamýþ antlaþmalar, antlaþma süresinin sonuna kadar yürürlük

te kalacak.''


1.ALLAH ve Resûlünden kendileriyle antlaþma yapmýþ olduðunuz müþriklere bir ihtar!

 
2.(Ey müþrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaþýn. Ýyi bilin ki siz ALLAH'ý aciz býrakacak deðilsiniz; ALLAH ise kâfirleri rezil (ve pe

riþan) edecektir.


3.Hacc-ý  ekber (en büyük hac) gününde ALLAH ve Resûlünden insanlara bir bildiridir: ALLAH ve Resûlü müþriklerden uzaktýr. Eðer

tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayýrlýdýr. Ve eðer yüz çevirirseniz bilin ki, siz ALLAH'ý aciz býrakacak deðilsiniz. (Ey Muhammed)!

o kâfirlere elem verici bir azabý müjdele!


4.Ancak kendileriyle antlaþma yaptýðýnýz müþriklerden (antlaþma þartlarýna uyan) hiçbir þeyi size eksik býrakmayan ve sizin aleyhi

nize herhangi bir kimseye arka çýkmayanlar (bu hükmün) dýþýndadýr. Onlarýn antlaþmalarýný, süreleri bitinceye kadar tamamlayýnýz.

ALLAH (haksýzlýktan) sakýnanlarý sever.


5.Haram aylar çýkýnca müþrikleri bulduðunuz yerde öldürün; onlarý yakalayýn, onlarý hapsedin, onlarý her gözetleme yerinde oturup

bekleyin. Eðer tevbe eder, namazý dosdoðru kýlar, zekâtý da verirlerse artýk yollarýný serbest býrakýn. ALLAH yarlýðayan, esirgeyendir.


6.Ve eðer müþriklerden biri senden aman dilerse, ALLAH'ýn kelâmýný iþitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmaz

sa) onu güven içinde bulunacaðý bir yere ulaþtýr. Ýþte bu (müsamaha) onlarýn, bilmeyen bir kavim olmalarýndan dolayýdýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:03:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/187.jpg)



Sayfa:187 TEVBE SÛRESÝ  Cüz.10,Sûre:9


7.Mescid-i Haram'ýn yanýnda kendileriyle antlaþma yaptýklarýnýzýn dýþýnda müþriklerin ALLAH ve Resûlü yanýnda nasýl (muteber)

bir ahdi olabilir? Onlar size karþý dürüst davrandýklarý müddetçe siz de onlara dürüst davranýn. Çünkü ALLAH (ahdi bozmaktan)

sakýnanlarý sever.


(Tefsircilere göre âyette istisna edilenler, Hudeybiye antlaþmasýna dolaylý olarak iþtirak etmiþ olan Huzeyme ve Müdlic oðul

larýdýr. Kureyþ ve onlara baðlý diðer müþrikler antlaþmayý bozduklarý için müslümanlar harekete geçti ve Mekke'yi fethettiler.

Antlaþmayý bozmayan kabilelere dokunmadýlar.)


8.Nasýl olabilir ki! Onlar size galip gelselerdi, sizin hakkýnýzda ne ahit, ne de antlaþma gözetirlerdi. Onlar aðýzlarýyla sizi razý edi

yorlar, halbuki kalpleri (buna) karþý çýkýyor. Çünkü onlarýn çoðu yoldan çýkmýþlardýr.


9.ALLAH'ýn âyetlerine karþýlýk az bir deðeri (dünya malýný ve nefsânî istekleri) satýn aldýlar da (insanlarý) O'nun yolundan alýkoydu

lar. Gerçekten onlarýn yapmakta olduklarý þeyler ne kötüdür!


10.Bir mümin hakkýnda ne ahit tanýrlar ne de antlaþma. Çünkü onlar saldýrganlarýn kendileridir.


11.Fakat tevbe eder, namaz kýlar ve zekât verirlerse, artýk onlar dinde kardeþlerinizdir. Biz, bilen bir kavme âyetlerimizi böyle

açýklýyoruz.


12.Eðer antlaþmalarýndan sonra yeminlerini bozarlar, dininize saldýrýrlarsa, küfrün önderlerine karþý savaþýn. Çünkü onlar yemin

leri olmayan adamlardýr. (Onlara karþý savaþýrsanýz) umulur ki küfre son verirler.


13.(Ey müminler!) verdikleri sözü bozan, Peygamber'i (yurdundan) çýkarmaya kalkýþan ve ilk önce size karþý savaþa baþlamýþ

olan bir kavme karþý savaþmayacak mýsýnýz; yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eðer (gerçek) müminler iseniz, bilin ki, ALLAH,

kendisinden korkmanýza daha layýktýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:03:50
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/188.jpg)


Cüz:10,Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ   Sayfa:188


14.Onlarla savaþýn ki, ALLAH sizin ellerinizle onlarý cezalandýrsýn; onlarý rezil etsin; sizi onlara galip kýlsýn ve mümin toplumun

kalplerini ferahlatsýn.


15.Ve onlarýn (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. ALLAH, dilediðinin tövbesini kabul eder. ALLAH bilendir, hikmet sahibi

dir.


(Çevre memleketlerden Medine'ye gelip müslüman olduktan sonra ülkelerine dönen müminler, o ülke halký tarafýndan iþken

celere maruz kalýyorlar, bu yüzden onlara karþý derin bir öfke besliyorlardý. Ýþte bu âyette o müminlerin durumuna iþaret edil

mektedir. Buna göre o iþkenceciler tevbe eder, müslüman olurlarsa ALLAH Teâlâ, onlarýn tevbesini de kabul buyuracaðýný bil

dirmektedir. Çünkü ALLAH her þeyin hikmetini pek iyi bilir.)


16.Yoksa, ALLAH. sizden, cihad edip ALLAH, peygamber ve müminlerden baþkasýný kendilerine sýrdaþ edinmeyenleri ortaya çýkar

madan býrakýlacaðýnýzý mý sandýnýz? ALLAH yaptýklarýnýzdan haberdardýr.


(Peygamberimizin amcasý Abbas b. Abdülmuttalip Bedir savaþýnda esir olduðu zaman müslümanlar, müþrik olduðundan ve ak

rabasýyla ilgisini kestiðinden dolayý onu, ayýplamýþlardý. Hz. Ali ise daha aðýr sözleri söylemiþti. Abbas dedi ki:''Bizim kötü taraf

larýmýzý söylüyor, iyi taraflarýmýzý gizliyorsunuz. Biz Mescid-i Haram'ý imar ediyoruz, Kâbe'nin perdedarlýðýný yapýyoruz, hacýlara

su daðýtýyoruz ve esirleri serbest býrakýyoruz.'' Bunun üzerine aþaðýdaki âyet indi.)


17.ALLAH'a ortak koþanlar, kendilerinin kâfirliðine bizzat kendileri þahitlik ederlerken, ALLAH'ýn mescitlerini imar etme selâhiyetle

ri yoktur. Onlarýn bütün iþleri boþa gitmiþtir. Ve onlar ateþte ebedî kalacaklardýr.


18.ALLAH'ýn mescitlerini ancak ALLAH'a ve ahiret gününe iman eden, namazý dosdoðru kýlan, zekâtý veren ve ALLAH'tan baþkasýn

dan korkmayan kimseler imar eder. Ýþte doðru yola ermiþlerden olmalarý umulanlar bunlardýr.


19.(Ey müþrikler!) Siz hacýlara su vermeyi ve Mescid-i Haram'ý onarmayý, ALLAH'a ve ahiret gününe iman edip de ALLAH yolun

da cihad edenlerin imaný ile bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar ALLAH katýnda eþit deðillerdir. ALLAH zalimler topluluðunu hida

yete erdirmez.


(Bu âyete göre dindarlýk, bir takým þeklî merasimlerden önce bir iman, tasdik ve ALLAH rýzasý için gayret demektir.


Bu þartlar tahakkuk ettikten sonradýr ki hacýlara su vermek, Mescid-i Haram'ý onarmak ve bakýmýný saðlamak gibi hizmetler

ALLAH nezdinde bir kýymet ifade eder.)


20.Ýman edip de hicret edenler ve ALLAH yolunda mallarýyla, canlarýyla cihad edenler, rütbe bakýmýndan ALLAH katýnda daha

üstündürler. Kurtuluþa erenler de iþte onlardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:04:11
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/189.jpg)



Sayfa:189 TEVBE SÛRESÝ  Cüz:10,Sûre:9


21.Rableri onlara, tarafýndan bir rahmet ve hoþnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler.


22.Onlar orada ebedî kalacaklardýr. Þüphesiz ki ALLAH katýnda büyük mükâfat vardýr.


23.Ey iman edenler! Eðer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarýnýzý ve kardeþlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onlarý

dost edinirse, iþte onlar zalimlerin kendileridir.


24.De ki: Eðer babalarýnýz, oðullarýnýz, kardeþleriniz, eþleriniz, hýsým, akrabanýz kazandýðýnýz mallar, kesada uðramasýndan kork

tuðunuz ticaret, hoþlandýðýnýz meskenler size ALLAH'tan, Resûlünden ve ALLAH yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artýk ALLAH

emrini yerine getirinceye kadar bekleyin. ALLAH fâsýklar topluluðunu hidayete erdirmez.


(Resûlullah (s.a.v.) Mekke'yi fethettikten sonra onikibin kiþilik bir ordu ile Taif'teki Hevâzin ve Sakîf kabilelerinin üzerine yürüdü.

Ýslâm ordusunun çokluðunu gören bazý müslümanlar, ''Bu ordu artýk yenilmez'' þeklinde konuþarak kendilerini büyük görmüþlerdi.

Fakat Huneyn vadisinde kendilerinden çok daha az bir müþrik ordusu ile karþýlaþýnca bozguna uðradýlar. Çünkü onlar çokluklarýna

güvenmiþlerdi. Ýþte aþaðýdaki âyette onlarýn bu durumuna iþaret edilmektedir.)


25.Andolsun ki ALLAH, birçok yerde (savaþ alanlarýnda) ve Huneyn savaþýnda size yardým etmiþti. Hani çokluðunuz size kendinizi

beðendirmiþ, fakat sizi hezimete uðramaktan kurtaramamýþtý. Yeryüzü bütün geniþliðine raðmen size dar gelmiþti, sonunda (bo

zularak) gerisin geri dönmüþtünüz.


26.Sonra ALLAH, Resûl'ü ile sekînetini (sükûnet ve huzur duygusu) indirdi, sizin görmediðiniz ordular (melekler) indirdi de kâfirlere

azap etti. Ýþte bu, o kâfirlerin cezasýdýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:04:29
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/190.jpg)


Cüz:10,Sûre:9 TEVBE SÛRESÝ  Sayfa:190


27.Sonra ALLAH, bunun ardýndan yine dilediðinin tevbesini kabul eder. Zira ALLAH baðýþlayan, esirgeyendir.


28.Ey iman edenler! Müþrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yýllarýndan sonra Mescid-i Haram'a yaklaþmasýnlar. Eðer yoksulluktan

korkarsanýz, (biliniz ki) ALLAH dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Þüphesiz ALLAH iyi bilendir, hikmet sahibidir.


29.Kendilerine Kitap verilenlerden ALLAH'a ve ahiret gününe inanmayan, ALLAH ve Resûlünün haram kýldýðýný haram saymayan ve hak

dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaþýn.


30.Yahudiler, Uzeyr ALLAH'ýn oðludur, dediler. Hýristiyanlar da, Mesîh (Ýsa) ALLAH'ýn oðludur dediler. Bu onlarýn aðýzlarýyla geveledikleri

sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuþ kimselerin sözlerine benzetiyorlar. ALLAH onlarý kahretsin! Nasýl da (haktan bâtýla) döndü

rülüyorlar!


31.(Yahudiler) ALLAH'ý býrakýp bilginlerini (hahamlarýný); (hýristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oðlu Mesîh'i (Ýsa'yý) rabler edindiler. Hal

buki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan baþka tanrý yoktur. O, bunlarýn ortak koþtuklarý þeylerden uzaktýr.



(Yahudilerin Mukaddes Kitaplarýný taþýyan sanþidýk birkaç kez düþmanlarýnýn eline geçmiþ, Mukaddes Kitap saldýrýya uðramýþ ve bizzat

Hz. Musa'ya verilen levhalar kaybolmuþtur. Yahudi din adamlarý hafýzalarýnda kalan bazý âyetleri parça parça yazmýþlardý. Babil esaretin

de iyi bir yazýcý olan kâhin Ezrâ, þifahi ve kýsmen yazýlý olan rivayetleri bir araya toplayýp yahudi mukaddes kitabýný meydana çýkarmýþtý.

Bu hizmetinden dolayý Ezrâ, Ýsrailoðullarýnýn saygýsýný kazanmýþ, bu saygý zamanla o kadar aþýrý bir noktaya varmýþ ki yahudiler, Ezrâ'yý

ALLAH'ýn oðlu saymýþlardýr. Ýþte yukarýdaki âyette buna iþaret edilmektedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:04:48
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/191.jpg)



Sayfa:191 TEVBE SÛRESÝ   Cüz:10,Sûre:9



32.ALLAH'ýn nûrunu aðýzlarýyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoþlanmasalar da nûrunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.


(Tefsircilerin çoðunluðuna göre âyette geçen ''ALLAH'ýn nûru''ndan maksat Kur'ân-ý Kerîm veya Ýslâm dinidir.)


33.O (ALLAH), müþrikler hoþlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kýlmak için Resûlünü hidayet ve Hak Din ile gönderendir.


34.Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve rahiplerden birçoðu insanlarýn mallarýný haksýz yollardan yerler ve (insanlarý) ALLAH yolun

dan engellerler. Altýn ve gümüþü yýðýp da onlarý ALLAH yolunda harcamayanlar yok mu, iþte onlara elem verici bir azabý müjdele!


(Yahudi hahamlarý ile hýristiyan rahipleri Mukaddes Kitaplarýndaki âyetleri dünya menfaati (aldýklarý rüþvet) karþýlýðýnda ya deðiþtiriyorlar

veya hükmünü menfaatleri doðrultusunda yorumluyorlardý. Özellikle hz. Muhammed (sav)'in peygamberliði ile ilgili âyetleri tahrif ettiler. Ýþte

yukarýdaki âyette onlarýn bu çirkin iþlerine iþaret edilmektedir. Ayrýca altýn ve gümüþü veya nakit parayý ya da malý biriktirip de zekâtý

ný vermeyen, hayýrlý ve yararlý iþlerde kullanmayanlarýn ahirette þiddetli azap ile ceza göreceklerini de haber vermektedir.)


35.(Bu paralar) cehennem ateþinde kýzdýrýlýp bunlarla onlarýn alýnlarý, yanlarý ve sýrtlarý daðlanacaðý gün (onlara denilir ki:) ''Ýþte bu ken

diniz için biriktirdiðiniz servettir. Artýk yýðmakta olduðunuz þeylerin (azabýný) tadýn!''


36.Gökleri ve yarattýðý günde ALLAH'ýn yazýsýna göre ALLAH'ýn katýnda aylarýn sayýsý on iki olup,  bunlardan dördü haram aylarýdýr. Ýþte bu

doðru hesaptýr. O aylar içinde (ALLAH'ýn koyduðu yasaðý çiðneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müþrikler nasýl sizinle topyekün savaþý

yorlarsa siz de onlara karþý topyekün savaþýn ve bilin ki ALLAH (kötülüktek) sakýnanlarla beraberdir.


(ALLAH Teâlâ gökleri ve yeri yarattýðý zaman Ay'ýn hareketini öyle ayarladý ki ay sistemine göre bir yýlda on iki ay meydana geldi ve bir

yýl 365 gün oldu. Bu aylarý isimleri þöyledir: Muharrem, safer, rabiülevvel, rabiülâhir, cemâziyelevvel, cemâziyelâhir, receb, þaban, ra

mazan, þevval, zilkade, zilhicce. Âyette iþaret buyurulan ''haram aylar'' zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarýdýr ki, bu sûrenin

5. âyetinden de anlaþýlacaðý üzere bu aylarda savaþ yasaklanmýþtýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:05:15
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/192.jpg)



Cüz:10,Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ  Sayfa:192



(Cahiliye devrinde, birbirleriyle çarpýþmaya ve talana alýþmýþ olan Araplara fasýlasýz dört ay güvenlik ve sulh içinde yaþamak çok aðýr

geliyordu. Onun için Hz. Ýbrahim ve Ýsmail'den beri devam edegelen bu tertibi canlarýnýn istediði gibi bozmaya, mesela muharrem ayýn

daki hürmeti safer ayýna çevirmeye, diðer haram aylarý da ileri geri götürmeye baþladýlar. Bu hal hicretin 10. yýlýna kadar devam etti.

Veda Haccý'nda Resûlullah (s.a.v.), aylarýn o sene tam yerini bulduðunu açýkladý. Aþaðýdaki âyet bu olayla ilgili olarak nâzil olmuþtur.)




37.(Haram aylarý) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptýrýlýr. ALLAH'ýn haram kýldýðýnýn sayýsýný boz

mak ve O'nun haram kýldýðýný helâl kýlmak için (haram ayýný) bir yýl helâl sayarlar, bir yýl da haram sayarlar. (Böylece) onlarýn kötü iþle

ri kendilerine güzel gösterilmiþtir. ALLAH kâfirler topluluðunu hidayete erdirmez.



(Resûlullah (s.a.v.), hicretin dokuzuncu yýlýnda Bizans Ýmparatorluðu'nun müslümanlarý imha etmek için 40.000 kiþilik bir ordu hazýrla

yýp savaþmak üzere sefere çýkardýðýný haber aldý ve Bizans Ýmparatorluðu'na karþý savaþ ilan etti. Fakat münafýklar Resûlullah'ýn aleyh

inde  propaganda yaptýlar, Bizans'a karþý savaþ ilan etmenin bir intihar olduðunu halk arasýnda yaydýlar. Yeni müslüman olmuþ bazý kim

seler bu propagandaya inandý ve savaþa katýlmak istemediler. Fakat Resûlullah ve ashâbýn gayretleriyle 30.000 kiþilik müslüman ordu

su hazýrlandý ve Tebük'e kadar gidildi. Düþman ordusu müslümanlarýn geldiðini duyunca kaçýp gitti. Ýþte bundan sonraki âyetler, bu se

ferdeki müslümanlarýn ve münafýklarýn tutum ve davranýþlarý hakkýnda nâzil olmuþtur.)



38.Ey iman edenler! Size ne oldu ki, ''ALLAH yolunda savaþ çýkýn!'' denildiði zaman yere çakýlýp kalýyorsunuz? Dünya hayatýný ahirete ter

cih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatýnýn faydasý ahiretin yanýnda pek azdýr.


39.Eðer (gerektiðinde savaþa) çýkmazsanýz, (ALLAH) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandýrýr ve yerinize sizden baþka bir kavim geti

rir; siz (savaþa çýkmamakla) O'na hiçbir zarar veremezsiniz. ALLAH her þeye kadirdir.


40.Eðer siz ona (Resûlullah'a) yardým etmezseniz (bu önemli deðil); ona ALLAH yardým etmiþtir: Hani, kâfirler onu, iki kiþiden biri olarak

(Ebu Bekir ile birlikte Mekke'den) çýkarmýþlardý; hani onlar maðaradaydý; o, arkadaþýna: Üzülme, çünkü ALLAH bizimle beraberdir, diyordu.

Bunun üzerine ALLAH ona (sükûnet saðlayan) emniyetini indirdi, onu sizin görmediðiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanlarýn sözünü al

çalttý. ALLAH'ýn sözü ise zaten yücedir. Çünkü ALLAH üstündür, hikmet sahibidir.


(Hicret esnasýnda müþrikler tarafýndan ýsrarla takip edilen Hz. Peygamber (s.a.v.) ve Hz. Ebu Bekir (r.a.) bir ara Sevr maðarasýna sýðýn

mýþlardý. Müþriklerin ayak seslerini duyuyorlardý. Hz. Ebu Bekir (r.a.) korkmuþtu. Rivayete göre müþrikler, maðaranýn giriþindeki örümcek

aðý ve güvercin yuvasýný görünce, içerde kimse yoktur, diye býrakýp gittiler.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:05:38
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/193.jpg)



Sayfa:193  TEVBE SÛRESÝ   Cüz:10,Sûre:9



41.(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek aðýr olarak savaþa çýkýn, mallarýnýzla ve canlarýnýzla ALLAH yolunda cihad edin. Eðer bilirseniz,

bu sizin için daha hayýrlýdýr.


(Âyet-i kerîmede ifade edilen hafiflik ve aðýrlýktan maksat, þartlar ne olursa olsun, savaþ kolay da olsa, zor da olsa, binekli de ol

sanýz, yaya da olsanýz; zayýf da olsa, kuvvetli de olsanýz; zengin de olsanýz, fakir de olsanýz; genç de olsanýz, ihtiyar da olsanýz

savaþa çýkýnýz demektir. Ancak daha sonra inen 91. âyetle zayýflar, hastalar ve savaþta harcayacak bir þey bulamayacak kadar

fakir olanlar bu hükmün dýþýnda býrakýlmýþlardýr


Resûlullah Tebük seferine çýkarken münafýklar gelerek yalandan özür beyan ettiler, savaþa çýkmak istemediler. Resûlullah da gö

nülsüz savaþa çýkanlardan zaten hayýr gelmeyeceðini bildiði için onlara izin verdi. Bunun üzerine aþaðýdaki âyetler nâzil oldu.)



42.Eðer yakýn bir dünya malý ve kolay bir yolculuk olsaydý (o münafýklar) mutlaka sana uyup peþinden gelirlerdi. Fakat meþakkat

li yol onlara uzak geldi. Gerçi onlar, ''Gücümüz yetseydi mutlaka sizinle beraber çýkardýk'' diye kendilerini helâk edercesine ALLAH'a

yemin edecekler.  Halbuki ALLAH onlarýn mutlaka yalancý olduklarýný biliyor.


43.ALLAH seni affetti. Fakat doðru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancýlarý bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?


44.ALLAH'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarýyla canlarýyla savaþmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. ALLAH takvâ

sahiplerini pek iyi bilir.


45.Ancak ALLAH'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri þüpheye düþüp, kuþkularý içinde bocalayanlar senden izin isterler.


46.Eðer onlar (savaþa) çýkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazýrlýk yaparlardý. Fakat ALLAH onlarýn davranýþlarýný çirkin gördü

ve onlarý geri koydu; onlara ''Oturanlarla (kadýn ve çocuklarla beraber oturun!'' denildi.


47.Eðer içinizde (onlar da savaþa) çýksalardý, size bozgunculuktan baþka bir katkýlarý olmazdý ve mutlaka fitne çýkarmak isteyerek

aranýzda koþarlardý. Ýçinizde, onlara iyice kulak verecekler de vardýr. ALLAH zalimleri gayet iyi bilir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:06:01
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/194.jpg)



Cüz:10, Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ  Sayfa:194



48.Andolsun onlar önceden de fitne çýkarmak istemiþler ve sana nice iþler çevirmiþlerdir. Nihayet hak geldi ve onlar istemedik

leri halde ALLAH'ýn emri yerini buldu.


(Münafýklar özellikle yeni müslüman olanlarý Ýslâm'dan  soðutmak, zor zamanlarda morallerini bozmak için hiçbir fýrsatý kaçýrmaz

lardý.


Resûlullah (s.a.v.) hayatta olduðu sürece onlarýn bu çabalarý tesirsiz kalmýþ; ALLAH'ýn yardýmý, Peygamber ve ashâbýn ileri gel

enlerinin gayretleri karþýsýnda münafýklar Ýslâm'ýn geliþme ve yayýlmasýný durdurma emellerinde muvaffak olamamýþlardýr.)




49.Onlardan öylesi de var ki:''Bana izin ver, beni fitneye düþürme'' der. Bilesiniz ki onlar zaten fitneye düþmüþlerdir. Cehen

nem, kâfirleri mutlaka kuþatacaktýr.


(Münafýklardan bazýlarý, kadýnlara çok düþkün olduklarýný, bu savaþa katýlýrlarsa Rum kýzlarýný görünce nefislerine hakim olama

yacaklarýný, bunun da kendileri için bir fitne olacaðýný öne sürerek kendilerinin seferden baðýþlanmalarýný istemiþlerdi.)


50.Eðer sana bir iyilik eriþirse, bu onlarý üzer. Ve eðer baþýna bir musibet gelirse, ''Ýyi ki biz daha önce tedbirimizi almýþýz''

derler ve böbürlenerek dönüp giderler.


51.De ki: ALLAH'ýn bizim için yazdýðýndan baþkasý bize asla eriþmez. O bizim mevlâmýzdýr. Onun için müminler yalnýz ALLAH'a da

yanýp güvensinler.


52.De ki: Siz bizim için ancak iki iyilikten birini beklemektesiniz. Biz de, ALLAH'ýn, ya kendi katýndan veya bizim elimizle size

bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; þüphesiz biz de sizinle beraber beklemekteyiz.


53.De ki: Ýster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktýr. Çünkü siz yoldan çýkan bir topluluk

oldunuz.


54.Onlarýn harcamalarýnýn kabul edilmesini engelleyen, onlarýn ALLAH ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üþenerek gel

meleri ve istemeyerek harcamalarýndan baþka bir þey deðildir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:06:20
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/195.jpg)


Sayfa:195  TEVBE SÛRESÝ   Cüz:10,Sûre:9



55.(Ey Muhammed!) Onlarýn mallarý ve çocuklarý seni imrendirmesin. Çünkü ALLAH bunlarla, ancak dünya hayatýnda onlarýn

azaplarýný çoðaltmayý ve onlarýn kâfir olarak canlarýnýn çýkmasýný istiyor.


56.(O münafýklar) mutlaka sizden olduklarýna dair ALLAH'a yemin ederler. Halbuki onlar sizden deðillerdir, fakat onlar (kýlýç

larýnýzdan) korkan bir toplumdur.


57.Eðer suðýnacak bir yer yahut (barýnabilecek) maðaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardý, koþarak o tarafa yö

nelip giderlerdi.


(Rivayet edildiðine göre, Resûlullah (s.a.v.) bir ganimeti bölüþtürürken Temîm oðullarýndan Zü'l Huvaysýra adýnda birisi,

''Ya Resûlullah! Adaleti gözet'' dedi. Bunun üzerine Resûlullah:''Öyle mi! Ben de adaleti gözetmezsem artýk kim adalet

yapar?'' diye cevap verdi. Ýþte aþaðýdaki âyet bununla ilgili olarak indirildi.)


58.Onlardan sadakalarýn (taksimi) hususunda seni ayýplayanlar da vardýr. Sadakalardan onlara da (bir pay) verilirse ra

zý olurlar, þayet onlara sadakalardan verilmezse hemen kýzarlar.


59.Eðer onlar ALLAH ve Resûlünün kendilerine verdiðine razý olup, ''ALLAH bize yeter, yakýnda bize ALLAH da lütfundan ve

recek, Resûlü de. Biz yalnýz ALLAH'a raðbet edenleriz'' deselerdi (daha iyi olurdu).


60.Sadakalar (zekâtlar) ALLAH'tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düþkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri

(Ýslâm'a) ýsýndýrýlacak olanlara, (hürriyetlerini satýn almaya çalýþan) kölelere, borçlulara, ALLAH yolunda çalýþýp cihad ed

edenlere, yolcuya mahsustur. ALLAH pek iyi bilendir, hikmet sahibidir.


61.(Yine o münafýklardan:) O (Peygamber, her söyleneni dinleyen) bir kulaktýr, diyerek peygamberi incitenler de vardýr.

De ki: O, sizin için bir hayýr kulaðýdýr. Çünkü o ALLAH'a inanýr, müminlere güvenir ve o, sizden iman edenler için de bir rah

mettir. ALLAH'ýn Resûlüne eziyet edenler için mutlaka elem verici bir azap vardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:06:39
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/196.jpg)



Cüz:10,Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ  Sayfa:196



62.Rýzanýzý almak için size (gelip) ALLAH'a and içerler. Eðer mümin iseler ALLAH ve Resûlünü razý etmeleri daha doðrudur.


63.(Hâla) bilmediler mi ki, kim ALLAH ve Resûlüne karþý koyarsa elbette onun için,  içinde ebedî kalacaðý cehennem ateþi vardýr. Ýþte bu

büyük bir rüsvaylýktýr.


64.Münafýklar, kalplerinde olaný kendilerine haber verecek bir sûrenin müminlere indirilmesinden çekinirler. De ki: Siz alay edin! ALLAH o

çekindiðiniz þeyi ortaya çýkaracaktýr.


65.Eðer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmýþ þakalaþýyorduk, derler. De ki: ALLAH ile, O'nun âyetleriy

ve O'nun peygamberi ile mi ediyordunuz?


(Rivayet edildiðine göre Resûlullah (s.a.v.) Tebük seferine giderken münafýklardan bir gurup Resûlullah hakkýnda:''Þu adamýn haline bak

ýn, Þam saraylarýný fethetmek istiyor. O nerede, Þam saraylarýný fethetmek nerde!'' diyerek onu küçümsediler ve hakkýnda dedikodu et

tiler. Durum Resûlullah'a vahiy yoluyla bildirildi. Münafýklar çaðrýlýp kendilerine niçin böyle yaptýklarý sorulduðunda inkâr ettiler ve:''Yolcu

luk zahmetini unutturmak için þakalaþýyorduk'' þeklinde yalan beyanda bulundular. Ýþte yukarýdaki âyet bu münafýklar hakkýnda nâzil ol

muþtur.)


66.(Boþuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu baðýþlasak bile, bir guru

ba da suçlu olduklarýndan dolayý azap edeceðiz.


67.Münafýk erkekler ve münafýk kadýnlar (sizden deðil), birbirlerindendir. Onlar kötülüðü emreder, iyilikten alýkor ve cimrilik ederler. Onlar

ALLAH'ý unuttular. ALLAH'da onlarý unuttu! Çünkü münafýklar fâsýklarýn kendileridir.



(ALLAH'ýn münafýklarý unutmasýndan maksat, onlardan yardýmýný, hidayetini ve rahmetini kesmesi, münafýklýklarý sebebiyle onlarý unutulmuþ

ve terkedilmiþ vaziyette býrakmasýdýr. Buna göre, ALLAH'ýn münafýklarý unutmasý mecazî manadadýr. Zira ALLAH unutmaktan münezzehtir.)



68.ALLAH erkek münafýklara da kadýn münafýklara da  kâfirlere de içinde ebedî kalacaklarý cehennem ateþini vâdetti. O, onlara yeter. ALLAH

onlara lânet etmiþtir! Onlar için devamlý bir azap vardýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:06:57
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/197.jpg)




Sayfa:197  TEVBE SÛRESÝ    Cüz:10,Sûre:9


69.(Ey münafýklar! Siz de) sizden öncekiler gibi (yaptýnýz). Onlar sizden kuvvetçe daha üstün mal ve evlatça daha çok idiler.

Onlar (dünya malýndan) paylarýna düþenden faydalandýlar. Ýþte sizden öncekiler nasýl paylarýna düþenden faydalandýysalar, siz

de payýnýza düþenden faydalandýnýz ve (bâtýla) dalanlar gibi siz de daldýnýz. Ýþte onlarýn amelleri dünyada da ahirette de boþa

gitmiþtir. Ve onlar ziyana uðrayanlarýn kendileridir.


70.Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin, Ýbrahim kavminin, Medyen halkýnýn ve altüst olan þehirlerin

haberleri ulaþmadý mý? Peygamberi onlara apaçýk mucizeler getirmiþti. Demek ki, ALLAH onlara zulmedecek deðildi, fakat onlar ken

di kendilerine zulmetmekte idiler.


(Âyette zikredilen kavimlere peygamberler mucizelerle geldiler. Fakat, bu kavimler peygamberlerini yalanladýlar. ALLAH Teâlâ da her

birini bir felâketle helâk etti: Nuh Peygamber kendi kavmine gönderildi. Kavmi onu inkâr edince meþhur Nuh tufanýnda boðulup he

lâk oldular. Âd kavmine Hûd Peygamber gönderildi. Onlar þiddetli rüzgâr ile helâk oldu; Semûd kavmine Salih Peygamber gönderildi.

Onlar da depremle helâk oldular. Hz. Ýbrahim'in kavmi ise sinekle helâk oldu; Medyen halkýna Þuayb Peygamber gönderilmiþti, onlar

ateþle helâk oldular; þehirleri altüst olarak helâk olan kavim ise Lût Peygamberin kavmidir.)


71.Mümin erkeklerle mümin kadýnlar  da birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliði emreder, kötülükten alýkorlar, namazý dosdoðru kýlarlar, ze

kâtý verirler, ALLAH ve Resûlüne itaat ederler. Ýþte onlara ALLAH rahmet edecektir. Þüphesiz ALLAH azîzdir, hikmet sahibidir.


(Ýctimaî þuur, fertlerin dinî ve ahlâkî  kusurlarý ve kötülükleri karþýsýnda da duyarlý olmak zorundadýr. Nitekim, yukarýdaki âyette, kadýn

olsun, erkek olsun müminlerin, birbirlerine iyiliði emredip kötülükten alýkoymalarýnýn, aralarýndaki velayet baðý ve kardeþliðin zaruri bir

sonucu olduðuna iþaret edilmiþtir. Bu görev ve yetki cinsiyet farký gözetmeden Ýslâm toplumunun bütün fertlerine verilmiþtir.)


72.ALLAH, mümin erkeklere ve mümin kadýnlara, içinde ebedî kalmak üzere altýndan ýrmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel

meskenler vâdetti. ALLAH'ýn rýzasý ise hepsinden büyüktür. Ýþte büyük kurtuluþ da budur.


(ALLAH Teâlâ, iman edip güzel ameller iþleyenlere, yukarýdaki âyette ve daha birçok baþka âyetlerde çeþitli cennet nimetleri va'detmiþ

tir. Fakat bu âyet ALLAH rýzasýnýn, bütün mükâfatlardan daha üstün olduðunu bildirmekte böylece dinî ve ahlâkî vazifelerin en yüksek

gayesinin ''ALLAH rýzasý'' olduðunu ortaya koymaktadýr. Çünkü, diðer cennet nimetleri daha ziyade bedenî ve hissî taleplerimiz olduðu hal

de  ALLAH rýzasý ruhumuzun talebi ve özlemidir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:07:16
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/198.jpg)



Cüz:10,Sûre:9   TEVBE SÛRESÝ   Sayfa:198



73.Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafýklara karþý cihad et, onlara karþý sert davran. Onlarýn varacaklarý yer cehennemdir. O ne kötü

bir varýþ yeridir!



(Resûlullah (s.a.v.), Tebük'te düþmaný beklerken kendisine vahiyler geliyor ve O, savaþtan geri kalanlarý devamlý ayýplýyordu. Celâs

b. Süveyd adýndaki bir münafýk dedi ki:''Eðer münafýklarýn kardeþlerimiz için dedikleri doðru ise, eþeklerden alçak olalým!'' Bu sözü iþi

ten Âmir b. Kays, derhal cevap verdi:''Muhammed muhakkak doðru söylüyor. Siz ise eþeklerden alçaksýnýz!'' Resûlullah Medine'ye

dönünce, Amir durumu Peygamber'e arzetti... Celâs:''Bana iftira ediyor'' diyerek söylediklerini inkâr etti. Resûlullah her ikisinin de min

berin önünde yemin etmelerini emretti. Ancak Âmir yeminden sonra ellerini kaldýrarak, ''Yâ Rab, doðru söyleyeni tasdik, yalan söyle

yeni tekzib eden bir âyeti Peygamberi'ne gönder'' diye dua etti; Resûlullah ile diðer müminler de, ''Amin'' dediler. Hemen aþaðýdaki

âyet nâzil oldu. Celâs suçunu itiraf ve tövbe etti.)



74.(Ey Muhammed! O sözleri) söylemediklerine dair ALLAH'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman

olduktan sonra kâfir oldular. Baþaramadýklarý bir þeye (Peygamber'e suikast yapmaya) de yeltendiler. Ve sýrf ALLAH ve Resûlü kendi

lütuflarýndan onlarý zenginleþtirdiði için öç almaya kalkýþtýlar. Eðer tevbe ederlerse onlar için daha hayýrlý olur. Yüz çevirirlerse ALLAH

onlarý dünyada da, ahirette de elem verici bir azaba çarptýracaktýr. Yeryüzünde onlarýn ne dostu ne de yardýmcýsý vardýr.



(Medinelilerin bir kýsmý fakir idi. Resûlullah geldikten sonra zenginleþtiler. Sonra da münafýklar nankörlük edip Peygamber'e kötülük

etmeye kalkýþtýlar.)


75.Onlardan kimi de, ''Eðer ALLAH lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceðiz ve elbette biz salihlerden olacaðýz!''

diye ALLAH'a and içti.


76.Fakat ALLAH lütfundan onlara (zenginlik) verince, ondan cimrilik edip (ALLAH'ýn emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler.


77.Nihayet, ALLAH'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayý ALLAH, kendisiyle karþýlaþacaklarý güne kadar

onlarýn kalbine nifak (ikiyüzlülük) soktu.


78.(Münafýklar), ALLAH'ýn, onlarýn sýrrýný da fýsýtýlarýný da bildiðini ve gayblarý (gizli þeyleri) çok iyi bilen olduðunu hâla anlamadýlar mý?


79.Sadakalar hususunda, müminlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiðinden baþkasýný bulamayanlarý çekiþtirip onlarla alay ed

enler var ya, ALLAH iþte onlarý maskaraya çevirmiþtir. Ve onlar için elem verici azap vardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ 
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:07:38
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/199.jpg)



Sayfa:199 TEVBE SÛRESÝ  Cüz:10,Sûre:9



(Münafýklarýn reisi Abdullah b. Übeyy, ölüm hastalýðýna yakalandýðý zaman oðlu Abdullah, Resûlullah (s.a.v.)'e gelerek babasý için

istiðfar etmesini istedi. Abdullah hâlis bir müslüman olduðu için Resûlullah onun hatýrýný kýrmadý ve babasýnýn affý için ALLAH'a dua

etti. Bunun üzerine aþaðýdaki âyet nâzil oldu.)


80.(Ey Muhammed!) Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiþ kez af dilesen de ALLAH onlarý asla affetmeyecek. Bu,

onlarýn ALLAH ve Resûlünü inkâr etmelerinden ötürüdür. ALLAH fasýklar topluluðunu hidayete erdirmez.


81.ALLAH'ýn Resûlüne muhalefet etmek için geri kalanlar (sefere çýkmayýp) oturmalarý ile sevindiler; mallarýyla, canlarýyla ALLAH yol

unda cihad etmeyi çirkin gördüler; ''bu sýcakta sefere çýkmayýn'' dediler. De ki:''Cehennem ateþi daha sýcaktýr!'' Keþke anlasalar

dý!


82.Artýk kazanmakta olduklarýnýn cezasý olarak az gülsünler, çok aðlasýnlar!


(Ýþledikleri günahlarýn ahiretteki cezasý þiddetlidir. Onun için onlarýn gülmeleri deðil aðlamalarý gerekir.)


83.Eðer ALLAH seni onlardan bir gurubun yanýna döndürür de (Tebük seferinden Medine'ye döner de baþka bir savaþa seninle be

raber) çýkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çýkmayacaksýnýz ve düþmana karþý benimle beraber asla sa

vaþmýyacaksýnýz! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razý oldunuz. Þimdi de geri kalanlarla (kadýn ve ço

cuklarla) beraber oturun!


84.Onlardan ölmüþ olan hiçbirine asla namaz kýlma; onun kabri baþýnda da durma! Çünkü onlar, ALLAH ve Resûlünü inkâr ettiler

ve fâsýk olarak öldüler.


85.Onlarýn mallarý ve çocuklarý seni imrendirmesin. Çünkü ALLAH, bunlarla ancak dünyada onlarýn azaplarýný çoðaltmayý ve onlarýn

kâfir olarak canlarýnýn güçlükle çýkmasýný istiyor.


86.''ALLAH'a inanýn, Resûlü ile beraber cihad edin'' diye bir sûre indirildiði zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istedi

ler ve: Bizi býrak (evlerinde) oturanlarla beraber olalým, dediler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:08:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/200.jpg)



Cüz:10, Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ    Sayfa:200


87.Geride kalan kadýnlarla beraber olmaya razý oldular, onlarýn kalplerine mühür vuruldu. Bu yüzden onlar anlamazlar.


(Yani nünafýklýklarý sebebiyle basiretleri baðlanmýþ olan ve bu yüzden, gazilerle birlikte olmak yerine, kadýnlar, çocuklar ve acizlerle birlikte

evlerinde kalmayý tercih eden bu insanlar, hakkýn gerçekleþmesi ve kötülüðün ortadan kaldýrýlmasý uðruna savaþmanýn önemini anlamazlar.)



88.Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarýyla, canlarýyla cihad ettiler. Ýþte bütün hayýrlar onlarýndýr ve onlar kurtuluþa eren

lerin kendileridir.


(Âyette geçen ''bütün hayýrlar''dan maksat, hakkýn zaferi, hakimiyeti ve bu uðurda savaþanlarýn elde ettikleri dünyevî ve uhrevî nimetler

dir.)


89.ALLAH, onlara içinde ebedî kalacaklarý ve zemininden ýrmaklar akan cennetler hazýrlamýþtýr. Ýþte büyük kazanç budur.


90.Bedevîlerden, (mazeretleri olduðunu iddia edenler), kendilerine izin verilsin diye geldiler. ALLAH ve Resûlüne yalan söyleyenler de otur

up kaldýlar. Onlardan kâfir olanlara elem verici bir azap eriþecektir.


91.ALLAH ve Resûlü için (insanlara) öðüt verdikleri takdirde, zayýflara, hastalara ve (savaþta) harcayacak bir þey bulamayanlara günah

yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur. ALLAH çok baðýþlayan ve çok esirgeyendir.


(Hasta, zayýf ve fakirler memeleketlerinde kaldýklarýnda fitneye meydan vermez, yalan haberler yaymaz, savaþa katýlanlarýn ailelerine

yardýmcý olur ve güzel amel iþlerlerse, savaþa katýlmadýklarýndan ötürü onlara bir günah yoktur. Ancak bunlarýn savaþa katýlmalarýnýn ya

sak olduðuna dair herhangi bir emir de yoktur. Bu sýnýflardan biri, geri hizmetlerde çalýþmak üzere ve orduya yük olmamak þartýyla sava

þa katýlabilirler.)


92.Kendilerine binek saðlaman için geldiklerinde: Sizi bindirecek bir binek bulamýyorum, deyince, harcayacak bir þey bulamadýklarýndan

dolayý üzüntüden gözleri yaþ dökerek dönen kimselere de (sorumluluk yoktur.)


(Ashâb-ý kiramdan, çok fakir olan bir gurup Tebük seferine katýlmak istemiþ fakat yiyecek, giyecek ve binek bulamamýþlardý. Bunlarý te

min etmesi için Peygamber (s.a.v.)'e baþvurdular. O da onlarý bindirip sevkedecek bir þey bulamadýðýný bildirince, üzüntülerinden aðlaya

rak geri döndüler. Ýþte yukarýdaki âyette bunlara iþaret edilmektedir.)


93.Sorumluluk ancak, zengin olduklarý halde senden izin isteyenleredir. Çünkü onlar geri kalan kadýnlarla beraber olmaya razý oldular.

ALLAH da onlarýn kalplerini mühürledi, artýk onlar (neyin doðru olduðunu) bilmezler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:08:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/201.jpg)



Sayfa:201  TEVBE  SÛRESÝ    Cüz:11,Sûre:9


94.(Seferden) onlara döndüðünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki:(Boþuna) özür dilemeyin! Size asla inanmayýz; çünkü ALLAH,

haberlerinizi bildirmiþtir. (Bundan sonraki) amelinizi ALLAH da görecektir, Resûlü de. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilene döndürüleceksi

niz de yapmakta olduklarýnýzý size haber verecektir.



95.Onlarýn yanýna döndüðünüz zaman size, kendilerinden (onlarý cezalandýrmaktan) vazgeçmeniz için ALLAH adýna and içecekler. Artýk on

lardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardýr. Kazanmakta olduklarýna (kötü iþlerine) karþýlýk ceza olarak varacaklarý yer cehennemdir.


(Bu âyette, hali vakti yerinde olduðu halde sýrf korkularýndan ve dine karþý sadakatsizliklerinden dolayý savaþa katýlmayan, sonra da ALLAH

adýna yemin ederek asýlsýz mazeretler ileri süren münafýklarýn ''murdar'' olduklarý ifade buyurulmuþtur. Çünkü münafýk samimiyetsizdir; ne

mümin gibi imanýný açýkca ortaya koyabilir, ne de kâfir gibi küfrünü ilan eder. O þahsiyetsiz ve dengesizdir. Adi menfaatleri için her renge

girer. Ýþte Kur'ân'ýn ''murdar'' dediði, bu iðrenç tabiat ve kötü ahlâktýr.)


96.Onlardan razý olasýnýz diye size yemin edecekler. Fakat siz onlardan razý olsanýz bile ALLAH fâsýklar topluluðundan asla razý olmaz.


97.Bedevîler, kâfirlik ve münafýklýk bakýmýndan hem daha beter, hem de ALLAH'ýn Resûlüne indirdiði kanunlarý tanýmamaya daha yatkýndýr.

ALLAH çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.


98.Bedevîlerden öylesi vardýr ki (ALLAH yolunda) harcayacaðýný angarya sayar ve sizin baþýnýza belâlar gelmesini bekler. (Bekledikler) o

kötü belâ kendi baþlarýna gelmiþtir. ALLAH pek iyi iþiten, çok iyi bilendir.


99.Bedevîlerden öylesi de vardýr ki, ALLAH'a ve ahiret gününe inanýr, (hayýr için) harcayacaðýný ALLAH katýnda yakýnlýða ve Peygamber'in

dualarýný almaya vesile edinir.  Bilesiniz ki o (harcadýklarý mal, ALLAH katýnda) onlar için bir yakýnlýktýr. ALLAH onlarý rahmetine (cennetine)

koyacaktýr. Þüphesiz ALLAH baðýþlayan ve esirgeyendir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:08:53
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/202.jpg)



Cüz:11, Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ    Sayfa:202


100.(Ýslâm dinine girme hususunda) öne geçen ilk muhacirler ve ensar ile onlara güzellikle tabi olanlar var ya, iþte ALLAH onlardan razý

olmuþtur, onlar da ALLAH'tan razý olmuþlardýr. ALLAH onlara, içinde ebedî kalacaklarý, zemininden ýrmaklar akan cennetler hazýrlamýþtýr. Ýþ

te bu büyük kurtuluþtur.



101.Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkýndan birtakým münafýklar vardýr ki, münafýklýkta maharet kazanmýþlardýr. Sen onlarý

bilmezsin, biz biliriz onlarý. Onlara iki kez azap edeceðiz, sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.


(Birtakým münafýklar ikiyüzlülükte o derece maharet kazanmýþlardý ki, keskin zeka ve ferasetine raðmen Peygamber (s.a.v.), onlarýn

münafýk olduklarýný sezemiyordu. Ancak ALLAH'tan bir vahiy gelirse o zaman durumlarýný anlýyordu. Çünkü münafýklar, kendilerine gelebile

cek en ufak tenkit noktalarýný biliyor ve ona göre davranýyorlardý.)


102.Diðerleri ise günahlarýný itiraf ettiler, iyi bir ameli diðer kötü bir amelle karýþtýrdýlar. (Tevbe ederlerse) umulur ki ALLAH onlarýn tevbe

sini kabul eder. Çünkü ALLAH çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.


(Tebük seferinden geri kalan bir gurup, hatalarýný anlayýp piþman olduktan sonra, kendilerini camiinin direklerine baðladýlar ve ALLAH Re

sulü çözmedikçe kendilerini çözmeyeceklerine yemin ettiler. Resûlullah (s.a.v.) seferden döndükten sonra onlarýn durumunu öðrenince,

buyurdu ki: Haklarýnda emir alýncaya kadar ben de onlarý çözmeyeceðime yemin ederim. Sonra bu âyet inince onlarý çözdü.)


103.Onlarýn mallarýndan sadaka al; bununla onlarý (günahlardan) temizlersin, onlarý arýtýp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin

dua onlar için sükûnettir (onlarý yatýþtýrýr). ALLAH iþitendir, bilendir.


104.ALLAH'ýn, kullarýnýn tevbesini kabul edeceðini, sadakalarý geri çevirmeyeceðini ve ALLAH'ýn tevbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen

olduðunu hâla bilmezler mi?


105.De ki:(Yapacaðýnýzý) yapýn! Amelinizi ALLAH da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen ALLAH'a döndü

rüleceksiniz de O size yapmakta olduklarýnýzý haber verecektir.


106.(Sefere katýlmayanlardan) diðer bir gurup da ALLAH'ýn emrine býrakýlmýþlardýr. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder.

ALLAH çok bilendir, hikmet sahibidir.


(ALLAH Teâlâ savaþtan geri kalanlarý üç guruba ayýrdý:

1.Münafýklýðý kendilerine huy edinenler.

2.Günahlarýný itiraf ettikten sonra tevbe edip üzüntülerini açýklayan ve bu uðurda mallarýný feda edenler.

3.Ne itiraf, ne de tevbe edenlerdir ki bunlar hakkýnda 118. âyet nâzil olmuþtur.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:09:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/203.jpg)



Sayfa:203  TEVBE SÛRESÝ   Cüz:11,Sûre:9
 


(Medine'de Ýslâm'dan önce Ebu Âmir isminde birisi hýristiyan papazý olmuþ ve Resûlullah'ýn peygamberliðine haset ederek Uhud ve Huneyn'de

ona karþý savaþmýþtý. Bu müþriklerin maðlubiyeti üzerine ümit keserek Þam'a kaçtý. Oradan münafýklara, ''Elinizden geldiði kadar silahlanýn, ha

zýrlanýn ve benim için bir mabet yapýn. Ben Rum Kayseri'ne gidiyorum, oradan büyük bir ordu ile gelip Muhammed ve arkadaþlarýný sürüp çýka

racaðým'' diye haber gönderdi. Münafýklar da Kuba Mescidi'nin cemaatini bölmek, müminler arasýna nifak sokmak ve adý geçen papaza bir ma

bet hazýrlamak maksadýyla bir mescit yaptýlar. Resûlullah Tebük seferinden dönünce, yaptýklarý mescitte namaz kýlmasý için onu davet ettiler.

Resûlullah daveti kabul edip gitmeye hazýrlanýrken aþaðýdaki âyet indi.)


107.(Münafýklar arasýnda) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakký) inkâr etmek, müminlerin arasýna ayrýlýk sokmak ve daha önce ALLAH ve Re

sûlüne karþý savaþmýþ olan adamý beklemek için bir mescit kuranlar ve: (Bununla) iyilikten baþka birþey istemedik, diye mutlaka yemin edecek

olanlar da vardýr. Halbuki ALLAH onlarýn kesinlikle yalancý olduklarýna þahitlik eder.


108.Onun içinde asla namaz kýlma! Ýlk günden takvâ üzerine kurulan mescit (Kuba Mescidi) içinde namaz kýlman elbette daha doðrudur. Onda

temizlenmeyi seven adamlar vardýr. ALLAH da çok temizlenenleri sever.


109.Binasýný ALLAH korkusu ve rýzasý üzerine kuran kimse mi daha hayýrlýdýr, yoksa yapýsýný yýkýlacak bir yarýn kenarýna kurup, onunla beraber ken

disi de çöküp cehennem ateþine giden kimse mi? ALLAH zalimler topluluðunu doðru yola iletmez.


110.Yaptýklarý bina, (ölüp de) kalpleri parçalanýncaya kadar yüreklerine devamlý olarak kuþku (sebebi) olacaktýr. ALLAH çok iyi bilendir, hikmet sa

hibidir.


111.ALLAH müminlerden, mallarýný ve canlarýný, kendilerine (verilecek) cennet karþýlýðýnda satýn almýþtýr. Çünkü onlar ALLAH yolunda savaþýrlar, öldü

rürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, Ýncil'de ve Kur'ân'da ALLAH üzerine hak bir vaaddir. ALLAH'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardýr! O halde

O'nunla yapmýþ olduðunuz bu alýþveriþinizden dolayý sevinin. Ýþte bu, (gerçekten) büyük kazançtýr.



(Mekke'de Akabe biatý sýrasýnda, ensardan 70 kiþi Resûlullah'a biat ederlerken, içlerinden Abdullah b. Revaha, ''Ya Resûlullah! Rabbin ve senin iç

in þartlarýn nedir?'' demiþti. Resûlullah buyurdu ki:''Rabbim için þartým O'na ibadet etmeniz, O'na hiçbir eþ tutmamanýzdýr; kendim hakkýndaki þart

ým da canlarýnýzý ve mallarýnýzý nasýl müdafaa ediyorsanýz beni de öyle savunmanýzdýr. Tekrar soruldu:''Böyle yaparsak bize ne vardýr?'' Resûlullah:

''Cennet vardýr'' diye cevap verdi. Onlar da:''Ne kârlý alýþveriþ! Bundan ne döneriz, ne de dönülmesini isteriz'' dediler. Ýþte yukarýdaki âyet bunlar

hakkýnda nâzil oldu.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:09:37
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/204.jpg)




Cüz:11,Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ  Sayfa:204



112.(Bu alýþveriþi yapanlar), tevbe edenler,  ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliði emredip kötülük

ten alýkoyanlar ve ALLAH'ýn sýnýrlarýný koruyanlardýr. O müminleri müjdele!



(Âyette geçen ''es-sâihûn'' oruç tutanlar olduðu gibi, cihad edenler ve yeryüzünde ALLAH'ýn kudretini, güzel eserlerini ve ibret alýnacak þeyleri

görmek, bilgi kazanmak veya gönlünce ibadet ve taatýný yapabilmek için seyahat edenler manasýný da ifade etmektedir.)


113.(Kâfir olarak ölüp) cehennem ehli olduklarý onlara açýkca belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (ALLAH'a) ortak koþanlar için af dilemek

ne peygambere yaraþýr, ne de inananlara.


(Rivayet edildiðine göre Resûlullah (s.a.v.) amcasý Ebû Talip için ALLAH'tan maðfiret dilemek istemiþ, bunun üzerine yukarýdaki âyet inmiþtir.


Daha önce de Ýbrahim Peygamber, babasýnýn affý için ALLAH'a dua edeceðine dair babasýna söz vermiþ ve ALLAH'tan onun affýný dilemiþti. Fakat

babasýnýn ALLAH düþmaný olduðunu anlayýnca dua etmeyi býraktý. Aþaðýdaki âyet de onunla ilgilidir.)


114.Ýbrahim'in babasý için af dilemesi, sadece ona verdiði sözden dolayý idi. Ne var ki, onun ALLAH'ýn düþmaný olduðu kendisine belli olunca, on

dan uzaklaþtý. Þüphesiz ki Ýbrahim çok yumuþak huylu ve pek sabýrlý idi.


115.ALLAH bir topluluðu doðru yola ilettikten sonra, sakýnacaklarý þeyleri kendilerine açýklayýncaya kadar onlarý saptýracak deðildir. ALLAH her þe

yi çok iyi bilendir.


(Bu âyette, müþriklerin affý için dua etmenin yasak olduðu bildirilmeden önce, bunu yapanlarýn ve haram olan þeyleri, yasak emri gelmeden ön

ce, bunu yapanlarýn ve haram olan þeyleri, yasak emri gelmeden önce yapmýþ olanlarýn sorumlu tutulmayacaðý, sorumluluðun ancak hükümler

in açýkca bildirilmesinden sonra gerçekleþeceði ifade edilmektedir.)



116.Göklerin ve yerin mülkü yalnýz ALLAH'ýndýr. O diriltir ve öldürür. Sizin için ALLAH'tan baþka ne bir dost ne de bir yardýmcý vardýr.


117.Andolsun ki ALLAH, müslümanlardan bir gurubun kalpleri eðrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamberi ve güçlük zamanýnda ona uyan muha

cirlerle ensarý affetti. Sonra da onlarýn tevbelerini kabul etti. Çünkü O, onlara karþý çok þefkatli, pek merhametlidir.


(Peygamberimiz Tebük seferine çýkarken, münafýklar gelip yalandan özür beyan ederek izin istediler, o da onlara izin verdi. Bu hususta 43. ây

et indi ve ALLAH Teâlâ Peygamber'i ikaz etti. Münafýklarýn propagandasýna aldanan bazý müslümanlarýn da kalbine terddüt düþmüþtü. Sonradan

onlar da tevbe ettiler.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:09:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/205.jpg)


Sayfa:205  TEVBE SÛRESÝ  Cüz:11,Sûre:9



(Tebük seferine katýlmayanlar arasýnda Ka'b b. Mâlik, Hilâl b. Ümeyye ve Memâre b. Râbiîn adlý sahâbîler de vardýr ki, tefsircilere göre aþaðý

daki âyette iþaret edilen 3 kiþi bunlardýr.)


118.Ve (seferden) geri býrakýlan üç kiþinin de (tevbelerini kabul etti). Yeryüzü, geniþliðine raðmen onlara dar gelmiþ, vicdanlarý kendilerini sýk

týkça sýkmýþtý. Nihayet ALLAH'tan (O'nun azabýndan) yine ALLAH'a sýðýnmaktan baþka çare olmadýðýný anlamýþlardý. Sonra (eski hallerine) dönmele

ri için ALLAH onlarýn tevbesini kabul etti. Çünkü ALLAH tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir.


119.Ey iman edenler! ALLAH'tan korkun ve doðrularla beraber olun.


120.Medine halkýna ve onlarýn çevresinde bulunan bedevî Araplara ALLAH'ýn Resûlünden geri kalmalarý ve onun canýndan önce kendi canlarýný düþ

ünmeleri yakýþmaz. Ýþte onlarýn ALLAH yolunda bir susuzluða, bir yorgunluða ve bir açlýða dûçar olmalarý, kâfirleri öfkelendirecek bir yere (ayak)

basmalarý ve düþmana karþý bir baþarý kazanmalarý, ancak bunlarýn karþýlýðýnda kendilerine salih bir amel yazýlmasý içindir. Çünkü ALLAH iyilik yapan

larýn mükâfatýný zayi etmez.


121.ALLAH onlarý, yapmakta olduklarýnýn en güzeli ile mükâfatlandýrmak için küçük büyük yaptýklarý her masraf, geçtikleri her vadi mutlaka onlarýn

lehine yazýlýr.



(Tebük seferine katýlmayanlar hakkýnda þiddetli âyetler inince, bundan sonraki seferlere müslümanlar topyekün katýlmaya baþladýlar. Sefer esnasýn

da Resûlullah Medine'de yalnýz kalýyordu. Bunun üzerine aþaðýdaki âyet nâzil oldu.)


122.Müminlerin hepsinin toptan sefere çýkmalarý doðru deðildir. Onlarýn her kesiminde bir gurup dinde (dinî ilimlerde) geniþ bilgi elde etmek ve kavim

leri (savaþtan) döndüklerinde onlarý ikaz etmek için geride kalmalýdýr. Umulur ki sakýnýrlar.


(Bu âyetten anlaþýldýðýna göre, bir milletin topyekün savaþa çýkmasý doðru deðildir. Savaþ durumunda toplumun silah kullanabilen bir kýsmý silah altý

na alýnýrken, bir kýsmý da ilmî faaliyetleri devam ettirmelidir. Özellikle dinî ilimlerde toplumun ihtiyacýný karþýlayacak seviyede ilim adamlarý yetiþtirilme

lidir kitoplumu aydýnlatýp, ALLAH'ýn emir ve yasaklarýný toplum fertlerine öðretsinler. Ancak, âyette geçen din ve dinî ilimler dar manada anlaþýlmamalý

dýr. Çünkü Ýslâm, ayný zamanda siyasî, içtimai ve iktisadi hayatý düzenlediðine göre, bu anlamdaki ilimlerden dinî ilimler sayýlýr.


Savaþ uzun süre devam edebilir. Toplumun ayakta durabilmesi için din ve ilim adamlarýnýn iman, bilgi ve teknik bakýmdan savaþan zümreyi besleme

leri ve desteklemeleri gerekir. Bir millet, ilim ve teknik alanýnda geri kalmýþsa, askerî alanda kuvvetli dahi olsa çabuk çöker. Ama ilim ve teknikte ile

ri gitmiþ milletler, askerî alanda zayýf bile olsalar, noksanlarýný çabuk telafi edebilirler. Bu sebeple cephedeki cihadý bilim ve teknoloji ile destekleyen

ve tamamlayan bilim adamlarýnýn cihadý daha önemli görülmüþtür.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 14 Şubat 2011, 17:10:20
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/206.jpg)



Cüz:11,Sûre:9  TEVBE SÛRESÝ   Sayfa:206


123.Ey iman edenler! Kâfirlerden yakýnýnýzda olanlara karþý savaþýn ve onlar (savaþ anýnda) siz de bir sertlik bulsunlar. Bilin ki ALLAH sakýnanlar

la beraberdir.


(Ýslâm dini, prensip olarak sulhtan yanadýr. Nitekim Nisâ sûresinin 128. âyetinde, ''Sulh daha hayýrlýdýr'' buyurulmuþtur. Fakat yukarýdaki âyet,

dinin ve devletin güvenliðini garanti altýna almak için gayri müslim komþulardan gelen zararlarý bertaraf etmeyi ve onlarýn karþýsýnda tecavüze

cesaret edemeyecekleri þekilde güçlü ve metin olmayý emretmektedir.)


124.Herhangi bir sûre indirildiði zaman onlardan bir kýsmý der ki:''Bu sizin hanginizin imanýný artýrdý?'' Ýman edenlere gelince (bu sûre) onlarýn im

anlarýný arttýrýr ve onlar sevinirler.


125.Kalplerinde hastalýk (kâfirlik ve münafýklýk) olanlara gelince, onlarýn da inkârlarýný büsbütün arttýrýr ve onlar artýk kâfir olarak ölürler.


126.Onlar, her yýl bir veya iki kez (çeþitli belalarla) imtihan edildiklerini görmüyorlar mý? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alýyorlar.


127.Bir sûre indirildiði zaman, (göz kýrpýp alay ederek) birbirlerine bakar (ve):(Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da sývýþýp

giderler. Anlamayan bir kavim olduklarý için ALLAH onlarýn kalplerini (imandan) çevirmiþtir.


128.Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiþtir ki, sizin sýkýntýya uðramanýz ona çok aðýr gelir. O, size çok düþkün, müminlere kar

þý çok þefkatlidir, merhametlidir.


(ALLAH Teâlâ bu âyette kendi isimlerinden olan, ''raûf=çok þefkatli ve rahîm=pek merhametli sýfatlarýný Peygamberimize de vermiþtir ki, önceki

peygamberlerden hiçbiri bu sýfatlarýn ikisine birden mazhar olamamýþtýr.)


129.(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: ALLAH bana yeter. O'ndan baþka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanýrým. O yüce Arþ'ýn

sahibidir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:15:03
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/207.jpg)


Sayfa:207    YÛNUS SÛRESÝ    Cüz:11,Sûre:10



(10)


ONUNCU SÛRE


YÛNUS


Yûnus sûresi, 109  âyet olup; 40, 94, 95 ve 96. âyetler Medine'de, diðerleri Mekke'de inmiþtir. 98. âyette Hz. Yûnus'un kavminden bahsedil

diði için sûreye bu ad verilmiþtir.


Mekke halký, kendi içlerinden bir adamýn peygamber olabileceðine inanamýyorlar ve:''ALLAH, Ebû Tâlib'in yetimi Muhammed'den baþka bir peygam

ber bulamadý mý?'' diyorlardý. Hiç olmazsa hatýrý sayýlýr, zengin ve makam sahibi birisinin peygamber olmasýný daha uygun görüyorlardý. Ýþte bu

nun üzerine bu sûre inmiþtir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elif. Lâm. Râ. Ýþte bunlar hikmet dolu Kitab'ýn âyetleridir.


2.Ýçlerinden bir adama:Ýnsanlarý uyar ve iman edenlere, Rableri katýnda onlar için yüksek bir doðruluk makamý olduðunu müjdele, diye vahyetme

miz, insanlar için þaþýlacak bir þey mi oldu ki, o kâfirler:Bu elbette apaçýk bir sihirbazdýr, dediler?


3.Þüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altý günde yaratan, sonra da iþleri yerli yerince idare ederek arþa istiva eden ALLAH'dýr. Onun izni olmadan

hiç kimse þefaatçi olamaz. Ýþte O Rabbiniz ALLAH'dýr. O halde O'na kulluk edin. Hâla düþünmüyor musunuz!



(Göklerin ve yerin altý günde yaratýlmasý ve ALLAH'ýn arþa ihtivasý hususundaki açýklamalar için A'râf sûresi 54. âyetin izahýna bakýnýz.)


4.ALLAH'ýn gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüþü ancak O'nadýr. Çünkü O, mahlûkatý önce (yoktan) yaratýr, sonra da iman edip iyi iþler yapanla

ra adaletle mükâfat vermek için (onlarý huzuruna) geri çevirir. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte olduklarý þeylerden ötürü onlar için kaynar su

dan bir içki ve elem verici bir azap vardýr.


5.Güneþi ýþýklý, ayý da parlak kýlan, yýllarýn sayýsýný ve hesabý bilmeniz için ona (aya) birtakým menziller takdir eden O'dur. ALLAH bunlarý, ancak bir

gerçeðe (ve hikmete) binaen yaratmýþtýr. O, bilen bir kavme âyetlerini açýklamaktadýr.


6.Gece ve gündüzün deðiþmesinde (uzayýp kýsalmasýnda) ALLAH'ýn gökte ve yerde yarattýðý þeylerde, (O'nu inkâr etmekten) sakýnan bir kavim iç

in elbette nice deliller vardýr!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:15:34
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/208.jpg)



Cüz:11,Sûre:10  YÛNUS SÛRESÝ   Sayfa:208




7, 8.Huzurumuza çýkacaklarýný beklemeyenler, dünya hayatýna razý olup onunla rahat bulanlar ve âyetlerimizden gafil olanlar yok mu, iþte onlar

ýn, kazanmakta olduklarý (günahlar) yüzünden varacaklarý yer, ateþtir!


9.Ýman edip güzel iþler yapanlara gelince, imanlarý sebebiyle Rableri onlarý nimet dolu cennetlerde, alt tarafýndan ýrmaklar akan (saraylara) er

dirir.


10.Onlarýn oradaki duasý:''ALLAH'ým! Seni noksan sýfatlardan tenzih ederiz!'' (sözleridir). Orada birbirleriyle karþýlaþtýkça söyledikleri ise ''selâm''

dýr. Onlarýn dualarýnýn sonu da þudur: Hamd, alemlerin Rabbi ALLAH'a mahsustur.


11.Eðer ALLAH insanlara, hayrý çarçabuk istedikleri gibi þerri de acele verseydi, elbette onlarýn ecelleri bitirilmiþ oldu. Fakat bize kavuþmayý

beklemeyenleri biz, azgýnlýklarý içinde bocalar bir halde (kendi baþlarýna) býrakýrýz.


(Rivayete göre, Nadr b. Hâris gibi birtakým müþrikler, Resûlullah'ýn peygamberliðini inkâr etmiþler ve ''Yâ ALLAH, eðer Muhammed'in peygamberliði

doðru ise, hemen gökten üzerimize taþ yaðdýr veya bize acýklý bir azap getir!'' demiþlerdi. Bunun üzerine yukarýdaki âyet indi. Demek ki, ALLAH

Teâlâ dilerse kullarýný iþledikleri günahlar yüzünden hemen cezalandýrmaz; belki tevbe eder, piþman olur ve hakka dönerler diye cezalarýný erte

ler. Tevbe etmeyenlere de kendileri için takdir edilen belli bir süreye kadar mühlet verir, bu süre sonunda onlarýn cezasýný ya dünyada iken ver

ir veya ahirete býrakýr.)


12.Ýnsana bir zarar geldiði zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararýn giderilmesi için) bize dua eder; fakat biz ondan sýkýntý

sýný kaldýrýnca, sanki kendisine dokunan bir sýkýntýdan ötürü bize dua etmemiþ gibi geçip gider. Ýþte böylece haddi aþanlara yapmakta olduklarý

þeyler güzel gösterildi.


(ALLAH Teâlâ bu âyette, insanýn bela ve musibetler karþýsýndaki ve bunlarýn kaldýrýlmasýndan sonraki tutum ve davranýþlarýný göz önüne sermekte

dir. Ýyi insana yaraþan, gerek sýkýntýlý hallerde, gerekse refah anlarýnda daima ALLAH'ý anmak ve ona dua etmektir. Sadece musibet anýnda ALLAH'ý

anýp refah anýnda unutmak, inancý ve iradesi zayýf olan, nefsanî ve âdi isteklerin karþýsýnda ezilen ve yenilen acizlerin tutumudur.)


13.Andolsun ki  sizden önce, peygamberleri kendilerine mûcizeler getirdiði halde (yalanlayýp) zulmettiklerinden dolayý nice milletleri helâk ettik;

zaten onlar iman edecek deðillerdi. Ýþte biz suçlu kavimleri böyle cezalandýrýrýz.


14.Sonra da, nasýl davranacaðýnýzý görmemiz için onlarýn ardýndan sizi yeryüzünde halifeler kýldýk (Onlarýn yerine sizi getirdik).


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:16:02
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/209.jpg)



Sayfa:209  YÛNUS SÛRESÝ  Cüz:11,Sûre:10


15.Onlara âyetlerimiz açýk açýk okunduðu zaman (öldükten sonra) bize kavuþmayý beklemeyenler: Ya bundan baþka bir Kur'ân getir veya bunu

deðiþtir! dediler. De ki: Onu kendiliðimden deðiþtirmem benim için olacak þey deðildir. Ben, bana vahyolunandan baþkasýna uymam. Çünkü Rab

bime isyan edersem elbette büyük günün azabýndan korkarým.


(Zamanýmýzda olduðu gibi, Kur'ân-ý Kerîm'in indirildiði devirde de kendi kafalarýna göre din isteyenler veya ALLAH'ýn hükümlerinin kendi arzu ve

heveslerine göre deðiþtirilmesini isteyenler olmuþtur. Halbuki Kur'ân belli dönemlerdeki insanlarýn geçici ve deðiþken arzularýný karþýlamak için

deðil, kýyametekadar bütün insanlýðýn ruhî, ahlâkî ve manevî ihtiyaçlarýný karþýlamak, dünyevî ve uhrevî saadetin yolunu göstermek için indiril

miþtir. Bu sebepledir ki,âyette belirtildiði gibi Peygamber de dahil olmak üzere hiç kimsenin Kur'ân'ýn hükümlerini deðiþtirme yetkisi yoktur.)



16.De ki: Eðer ALLAH dileseydi onu size okumazdým, ALLAH da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuþtum. Hâla akýl

erdiremiyor musunuz?


17.Öyleyse kim ALLAH'a karþý yalan uydurandan veya onun âyetlerini yalanlayandan daha zalimdir! Bilesiniz ki suçlular asla onmazlar!


18.Onlar ALLAH'ý býrakýp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek þeylere tapýyorlar ve: Bunlar, ALLAH katýnda bizim þefaatçýlarýmýzdýr, diyorlar.

De ki:''Siz ALLAH'a göklerde ve yerde bilemeyeceði bir þeyi mi haber veriyorsunuz? Hâþâ! O, onlarýn ortak koþtuklarýndan uzak ve yücedir.''


19.Ýnsanlar sadece bir tek ümmetti, sonradan ayrýlýða düþtüler. Eðer (azabýn ertelenmesi ile ilgili)  Rabbinden bir söz (ezelî bir takdir) geçmemiþ ol

saydý, ayrýlýða düþtükleri konuda hemen aralarýnda hüküm verilirdi (Derhal azap iner ve iþleri bitirilirdi).


20.Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! diyorlar. De ki: Gayb ancak ALLAH'ýndýr. Bekleyin (bakalým) ben de sizinle beraber bekle

yenlerdenim.


(Kâfirler azap cinsinden bir mucize istemektedirler. Nitekim Enfâl sûresinin 32. âyetinde de:''Yâ ALLAH, eðer bu Kur'ân senin katýndan gelmiþ bir hak

ise, baþýmýza gökten taþ yaðdýr!'' þeklinde dua ettikleri bildirilmektedir. Halbuki azap ALLAH katýndadýr. O dilerse anýnda indirip asi kavimleri helâk eder,

dilerse tehir eder.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:16:21
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/210.jpg)



Cüz:11,Sûre:10  YÛNUS SÛRESÝ     Sayfa:210



21.Kendilerine dokunan (kýtlýk ve hastalýk gibi) bir sýkýntýdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattýrdýðýmýz zaman, bir de bakarsýn ki

âyetlerimiz hakkýnda onlarýn bir tuzaðý vardýr. De ki: ALLAH'ýn tuzaðý daha süratlidir. Þüphesiz elçilerimiz kurduðunuz tuzaklarý yazýyorlar.



(Bu âyet Mekkeliler hakkýnda nâzil olmuþtur. Rivayet edildiðine göre ALLAH Teâlâ yedi yýl Mekke'ye yaðmur yaðdýrmadý. Kuraklýk yüzünden

kýtlýk ve hastalýk baþ gösterdi, birçok insan ve hayvan telef oldu. Nihayet ALLAH Teâlâ bol yaðmur yaðdýrdý, memleket yeniden bolluk ve

berekete kavuþtu. Fakat kâfirler bu rahmeti ALLAH'tan deðil yýldýzlardan ve putlardan bildiler ve ALLAH'ýn âyetlerini yalanlamaya devam etti

ler.)


22.Sizi karada ve denizde gezdiren O'dur. Hatta siz gemilerde bulunduðunuz, o gemiler de içindekileri tatlý bir rüzgârla alýp götürdükleri ve

(yolcular) bu yüzden neþelendikleri zaman, o gemiye þiddetli bir fýrtýna gelip çatar, her yerden onlara dalgalarla hücum eder ve onlar çepe

çevre kuþatýldýklarýný anlarlar da dini yalnýz ALLAH'a halis kýlarak: ''Andolsun eðer bizi bundan kurtarýrsan mutlaka þükredenlerden olacaðýz.''

diye ALLAH'a yalvarýrlar.



23.Fakat ALLAH onlarý kurtarýnca bir de bakarsýn ki onlar, yine haksýz yere taþkýnlýk ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taþkýnlýðýnýz ancak kendi aleyhi

nizedir; (bununla) sadece fani dünya hayatýnýn menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüþünüz yine bizedir. O zaman yapmakta olduklarýnýzý

size haber vereceðiz.


24.Dünya hayatýnýn durumu, gökten indirdiðimiz bir su gibidir ki, insanlarýn ve hayvanlarýn yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde

gürleþip birbirine girer. Nihayet yeryüzü zinetini takýnýp, (rengarenk) süslendiði ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarýný sandýklarý

bir sýrada, bir gece veya gündüz ona emrimiz (afetimiz) gelir de onu sanki dün yerinde yokmuþ gibi kökünden koparýlarak biçilmiþ bir hale getiri

riz. Ýþte iyi düþünecek kavimler için âyetlerimizi böyle açýklýyoruz.


25.ALLAH kullarýný esenlik yurduna çaðýrýyor ve  O, dilediðini doðru yola iletir.


(''Selâm Yurdu''ndan maksat Cennet'tir. Selâm, esenlik ve huzur olarak da yorumlanmýþtýr. Çünkü cennette bulunanlar her türlü hoþnutsuzluk

tan uzak, esenlik ve selâmet içindedirler. Cennete ''Selâm Yurdu'' denmesinin sebebi, orada bulunanlarla melekler arasýnda selâmlaþmanýn yay

gýn olmasýdýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:16:39
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/211.jpg)



Sayfa:211 YÛNUS SÛRESÝ   Cüz:11, Sûre:10



26.Güzel davrananlara daha güzel karþýlýk, bir de fazlasý vardýr. Onlarýn yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaþýr ne de bir horluk (gelir). Ýþte onlar

cennet ehlidirler. Ve onlar orada ebedî kalacaklardýr.


(Âyette zikredilen ''ihsan'' Yüce ALLAH'a layýk ve rýzasýna muvafýk güzel iþ yapmak ve iþleri layýk olduklarý þekilde güzel yapmak demektir. Peygam

berimiz ihsaný þöyle tarif etmiþtir:''Ýhsan, ALLAH Teâlâ'ya, onu görüyormuþsun gibi kulluk etmendir. Çünkü sen onu görmesen de O seni görmekte

dir.'' Ýþte böyle güzel iþ, vazife, ibadet ve iyilik yapanlara, yaptýklarýndan daha güzel olan cennetler ve ALLAH'ýn lütfu olarak fazla nimetler de ve

rilecektir.)


27.Kötülük yapanlara gelince, kötülüðün cezasý misli iledir. Onlarý zillet kaplayacaktýr. Onlarý ALLAH'a karþý koruyacak hiç kimse yoktur. Onlarýn

yüzleri sanki karanlýk geceden bir parçaya bürünmüþtür. Ýþte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardýr.


 
(Ýyi iþlerin sevabý bire on, bire yedi yüz ve daha fazla olarak verilir ki bu, ALLAH'ýn lütfunun neticesidir; kötü iþlerin cezasý ise yalnýz bire karþý bir

dir. Bu da ALLAH'ýn adaletinin neticesidir.)


28.Onlarýn hepsini biraraya toplayacaðýmýz, sonra da ALLAH'a ortak koþanlara:''Siz ve koþtuðunuz ortaklar yerinizde bekleyin'' diyeceðimiz gün ar

týk onlarýn (putlarýyla) aralarýný tamamen ayýrmýþýzdýr. Ve onlarýn ortaklarý, (putlarý) derler ki:''Siz, bize ibadet etmiyordunuz.


29.Bu yüzden bizimle sizin aranýzda þahit olarak ALLAH yeter. Þüphesiz ki biz sizin (bize) tapmanýzdan tamamen habersizdik.''


30.Orada herkes geçmiþte yaptýklarýný karþýsýnda bulur. Artýk onlar gerçek sahipleri olan ALLAH'a döndürülmüþlerdir. Uydurmakta olduklarý þeyler

(bâtýl tanrýlarý) de onlarý terkedip kaybolmuþtur.


31.(Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rýzýk veriyor? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi, diriden

ölüyü kim çýkarýyor? (Her türlü) iþi kim idare ediyor?  ''ALLAH'' diyecekler. De ki: Öyle ise (O'na asi olmaktan) sakýnmýyor musunuz?


(Ýnsanýn diðer uzuvlarýnýn gerçek mâlik ve hakimi de ALLAH Teâlâ olmakla beraber, âyette özellikle gözler ve kulaklar zikredilmiþtir. Çünkü bunlar

insanýn en önemli bilgi ve idrak vasýtalarýdýr; ALLAH'ýn yarattýðý ve âyette iþaret buyurduðu rýzýklardan yararlanmanýn en önemli vasýtalarýdýr. Ýþte

bu deðerli bilgi ve rýzýk vasýtalarýný yaratan, yöneten, onlarýn ne yolda kullanýldýðýný bilen üstün kudret, ALLAH'dan baþka kim olabilir?)



32.Ýþte O, sizin gerçek Rabbiniz olan ALLAH'týr. Artýk haktan (ayrýldýktan) sonra sapýklýktan baþka ne kalýr? O halde nasýl (sapýklýða) döndürülüyor

sunuz?


33.Ýþte böylece  Rabbinin yoldan çýkanlar hakkýndaki ''Onlar inanmazlar'' sözü gerçekleþmiþ oldu.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:16:59
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/212.jpg)


Cüz:11,Sûre:10   YÛNUS SÛRESÝ    Sayfa:212



34.(Resûlüm!)  De ki: (ALLAH'a) ortak koþtuklarýnýz arasýnda, (birini yokken) ilk defa yaratacak, arkasýndan onu (ölümünden sonra hayata) yeniden

döndürücek biri var mý? De ki: ALLAH ilk defa yaratýp (ölümden sonra) onu yeniden (hayata) döndürür. O halde nasýl saptýrýlýrsýnýz!


35.De ki:Ortak koþtuklarýnýzdan hakka iletecek olan var mý? De ki:''Hakka ALLAH iletir.'' Öyle ise hakka ileten mi uyulmaya daha layýktýr: yoksa hida

yet verilmedikçe kendi kendine doðru yolu bulamayan mý? Size ne oluyor? Nasýl (böyle yanlýþ) hükmediyorsunuz?

36.Onlarýn çoðu zandan baþka bir þeye uymaz. Þüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir þeyin yerini tutmaz. ALLAH onlarýn yapmakta olduklarýnýn pek

iyi bilendir.



(Bu âyette zanna tâbi olan müþrikler kýnandýðý gibi müslümanlarý da ilme teþvik vardýr. Kadý Beydâvî'ye göre bu âyet, ilmi kaynaðýndan tahsil etme

nin vacip olduðuna, taklit ve zan ile yetinmenin caiz olmadýðýna delildir.)


37.Bu Kur'ân ALLAH'tan baþkasý tarafýndan uydurulmuþ bir þey deðildir. Ancak kendinden öncekini doðrulayan ve O Kitab'ý açýklayandýr. Onda þüphe

yoktur, o âlemlerin Rabbindendir.


38.Yoksa, O'nu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki:Eðer sizler doðru iseniz ALLAH'tan baþka, gücünüzün yettiklerini çaðýrýn da (hep beraber)

onun benzeri bir sûre getirin.


39.Bilâkis, onlar ilmini kavrayamadýklarý ve yorumu kendilerine asla gelmemiþ olan (Kur'ân'ý) yalanladýlar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamýþlar

dý. Þimdi bak, zalimlerin sonu ne oldu!


40.Ýçlerinden öylesi var ki ona (Kur'ân'a) inanýr, yine onlardan öylesi de var ki ona inanmaz. Rabbin bozguncularý en iyi bilendir.


41.(Resûlüm!) Onlar seni yalanlarsa de ki: Benim iþim bana, sizin iþiniz de size aittir. Siz benim yaptýðýmdan uzaksýnýz, ben de sizin yaptýðýnýzdan

uzaðým.


(Kur'ân'ý Kerîm'de çeþitli vesilelerle ifade buyurulduðu gibi Hz. Peygamber'in vazifesi tebliðden ibarettir; O, sadece müjdeleyici ve uyarýcýdýr. Ýn

sanlarýn inanmasýný temin etmek onun elinde deðildir, çünkü hidayet ALLAH'tandýr. Bu sebepledir ki, Hz. Peygamber kendi amelinden ve teblið va

zifesinden sorumludur. Uyarýlmalarýna ve hakka çaðrýlmalarýna raðmen iman etmeyenlerin sorumluluðu ise sadece kendilerine ait olup Peygamber

bundan sorumlu deðildir.)


42.Onlardan seni dinleyenler de vardýr. Fakat saðýrlara -üstelik akýllarý da ermiyorsa- sen mi duyuracaksýn?



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:17:18
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/213.jpg)



Sayfa:213   YÛNUS SÛRESÝ   Cüz:11,Sûre:10



43.Onlardan sana bakan da vardýr. Fakat -hele gerçeði göremiyorlarsa- körleri sen mi doðru yola ileteceksin?


44.Þüphesiz ki ALLAH insanlara hiçbir þekilde zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler.


(ALLAH insanlara, gerçeði bulmalarý ve inanmalarý için fýtrî kabiliyetler vermiþ ve peygamberler de göndermiþtir. Þu halde ALLAH onlarýn sezme,

anlama ve kavrama melekelerini ellerinden çekip aldýðý için deðil, onlar iradelerini kötüye kullandýklarý için hak yoldan çýkmýþlar, peygamberi

kabul etmemiþler ve cezaya müstehak olmuþlar, dolayýsýyla kendi kendilerine zulmetmiþlerdir.)


45.ALLAH'ýn onlarý, sanki günün ancak bir saati kadar kaldýklarýný zanneder vaziyette yeniden diriltip toplayacaðý gün aralarýnda birbirleriyleri

ile tanýþýrlar. ALLAH'ýn huzuruna varmayý yalanlayanlar elbette zarara uðramýþlardýr. Zira onlar doðru yola gitmemiþlerdi.


46.Eðer onlarý tehdit ettiðimiz (azabýn) bir kýsmýný sana (dünyada iken) gösterirsek (ne âlâ); yok eðer (göstermeden) seni vefat ettirirsek

nihayet onlarýn dönüþü de bizedir. (O zaman onlara ne olacaðýný göreceksin). Sonra, ALLAH onlarýn yapmakta olduklarýna da þahittir.


47.Her ümmetin bir peygamberi vardýr. Peygamberleri geldiði zaman, aralarýnda adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.


48.Doðru iseniz bu vaad (azap) ne zamandýr? diyorlar.


49.De ki:''Ben kendime bile ALLAH'ýn dilediðinden baþka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim.'' Her ümmetin bir eceli vardýr.

Ecelleri geldiði zaman artýk ne bir saat geri kalýrlar ne de ileri giderler.


50.De ki:(Ey müþrikler!) Ne dersiniz? ALLAH'ýn azabý size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsýnýz?). Suçlular ondan hangisini istemekle

acele ediyorlar!


51.Baþýnýza bela geldikten sonra mý O'na iman edeceksiniz, þimdi mi? (Çok geç). Halbuki onu (azabýn gelmesini) istemekte acele ediyordunuz?


(ALLAH'ýn iman etmek için bir fýrsat olarak verdiði emniyet ve rahatlýk içinde þýmaran inkârcýlar bu emniyet ve rahatlýðýn ebedî olduðunu zanne

dercesine azgýnlýklarýna devam eder ve dinin azap tehditleriyle alay ederek, ''Eðer böyle bir azap varsa hemen gelse ya!'' gibi sözlerle güya böy

le bir azabýn aslý olmadýðýný iddia ederler. Fakat, yukarýdaki âyet açýkca bildiriyor ki, iman, bir hürriyet ve serbestlik içinde gerçekleþirse kýymet

taþýr. Azap ile karþý karþýya geldikten sonra inanmanýn bir kýymeti yoktur.)


52.Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, ''Ebedî azabý tadýn!'' denilecek. Kazanmakta olduðunuzdan baþkasýnýn karþýlýðýný mý bulacaksýnýz?


53.''O (azap) bir gerçek midir?'' diye senden haber istiyorlar. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki o þüphesiz gerçektir ve siz aciz býrakacak deðilsin

iz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:17:38
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/214.jpg)



Cüz:11,Sûre:10  YÛNUS SÛRESÝ   Sayfa:214



54.(O zaman) zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa (azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder. Ve azabý

gördükleri zaman için için yanarlar.Aralarýnda adaletle hükmolunur ve onlara zulmedilmez.


55.Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her þey ALLAH'ýndýr. Yine bilesiniz ki, ALLAH'ýn vâdi haktýr, fakat onlarýn çoðu bilmez.


56.O hem diriltir hem de öldürür ve yalnýz O'na döndürüleceksiniz.


57.Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öðüt, gönüllerdekine bir þifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiþtir.


(Bu âyette Kur'ân'ýn dört güzel özelliði anlatýlmaktadýr. Þöyle ki: Kur'ân-ý Kerîm'in bütün iyi ve kötü huylarý bildirmesi ve insanlarý

güzel ahlâka teþvik etmesi en güzel bir öðüttür; kalpleri mânevî hastalýklar içinde býrakacak olan inkârcýlýk, þirk ve münafýklýktan

insanlarý alýkoymasý ve güzel inançlar ile ruhlarý tedavi etmesi de bir þifadýr; mutluluk yollarýný insansanlýða göstermesi ve onlarý

bu yola iletmesi de hidayettir; nihayet insanlarý iman nuruna kavuþturmasý ve onlara ebedî mutluluðu kazandýrmasý da sýrf rah

mettir.)


58.De ki: Ancak ALLAH'ýn lütfu ve rahmetiyle, iþte bunlarla sevinsinler. Bu, onlarýn (dünya malý olarak) topladýklarýndan daha ha

yýrlýdýr.


(Übey b. Ka'b'ýn nakline göre ALLAH Resûlü bu âyeti okudu ve onda geçen ''ALLAH'ýn lütuf ve rahmeti''ni, Kur'ân-ý Kerîm ve Ýslâm

olarak açýkladý. Diðer bir tefsire göre lütuf Ýslâm, rahmet ise müslümanlara vadedilen nimetlerdir.)


59.De ki: ALLAH'ýn size indirdiði rýzýktan bir kýsmýný helâl, bir kýsmýný da haram bulmanýza ne dersiniz? De ki: ALLAH mý size izin ver,

di, yoksa ALLAH'a iftira mý ediyorsunuz?


60.ALLAH'a karþý yalan uyduranlarýn kýyamet günü (akýbetleri) hakkýndaki kanaatleri nedir? Þüphesiz ALLAH insanlara karþý lütuf

sahibidir. Fakat onlarýn çoðu þükretmezler.


61.Ne zaman sen bir iþte bulunsan, ne zaman Kur'ân'dan bir þey okusan ve siz ne zaman bir iþ yaparsanýz, o iþe daldýðýnýz za

man biz mutlaka üstünüzde þahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre aðýrlýðýnca bir þey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan

daha küçüðü ve daha büyüðü yoktur ki apaçýk kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasýn.


(Bu âyet-i kerîmede ALLAH Teâlâ'nýn ilminden hiçbir þeyin gizli kalmayacaðý, dolayýsýyla insanlarýn bütün yaptýklarýný ve yapacak

larýný bildiði ifade edilmekte, binaenaleyh itaatkâr kullar sevindirilmekte, asiler ise tehdit edilmektedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:17:57
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/215.jpg)



Sayfa:215 YÛNUS SÛRESÝ   Cüz:11,Sûre:10


62.Bilesiniz ki, ALLAH'ýn dostlarýna korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.


63.Onlar, iman edip de takvaya ermiþ olanlardýr.


(Bu âyet, bir önceki âyette geçen ''ALLAH'ýn dostlarý''nýn (evliyâullahýn), ALLAH'ýn kendilerine böylesine mukaddes bir ünvan vermesini

saðlayan özelliklerini iki kelimede özetlemiþtir:Ýman ve takvâ. Çünkü iman, bütün bâtýl ve yanlýþ inançlardan sýyrýlarak gerçeðe, hak

ka ulaþmýþ olmanýn, takvâ ise her türlü sapýk ve kötü yollardan, baþýboþ ve hayvanî yaþama tarzýndan arýnarak, kalbi ALLAH'a teslim

etmenin, hayatý onun kanunlarýna göre düzenlemenin ve böylece bir ahlâk disiplinine girmenin ifadesidir. Ýþte ALLAH dostlarý, iman

ile marifetullaha ve takvâ ile de üstün ahlâka ulaþtýklarýndan, 62. âyette de buyurulduðu gibi, her türlü korkudan, kederden ve yeis

ten kurtulmuþlardýr. Çünkü onlar, en üstün kudret olan ALLAH'ýn dostluðunu ve himayesini kazanmýþlardýr.)


64.Dünya hayatýnda da ahirette de onlara müjde vardýr. ALLAH'ýn sözlerinde asla deðiþme yoktur. Ýþte bu, büyük kurtuluþun kendisi

dir.


(Tefsirlerde belirtildiðine göre, âyette zikredilen dünya hayatýndaki müjde, ALLAH dostlarýna ALLAH'ýn Kur'ân'daki müjdeleri ve peygam

berlerinin verdiði müjdeler ile onlara gösterdiði sâdýk rüyalar ve ölüm anýndaki meleklerin müjdeleridir. Ahiretteki müjdeleri ise, melek

lerin onlara gelerek, mutluluklarý hakkýnda verecekleri müjdeleridir.)


65.(Resûlüm) Onlarýn (inkârcýlarýn) sözleri seni üzmesin. Çünkü bütün izzet (ve üstünlük) ALLAH'ýndýr. O iþitendir, bilendir.


66.Ýyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnýz ALLAH'ýndýr. (O halde) ALLAH'tan baþka ortaklara tapanlar neyin ardýna düþüyorlar!

Doðrusu onlar, zandan baþka bir þeyin ardýna düþmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.


67.(O ALLAH), geceyi içinde dinlenesiniz diye sizin için yaratan, (çalýþýp kazanmanýz için de) gündüzü aydýnlýk kýlandýr. Þüphesiz bun

da dinleyen bir toplum için ibretler vardýr.


68.(Müþrikler:) ''ALLAH çocuk edindi'' dediler. Hâþâ! O bundan münezzehtir. O'nun (çocuða) ihtiyacý yoktur. Göklerde ve yerde ne var

sa O'nundur. Bu hususta yanýnýzda herhangi bir delil yoktur. ALLAH hakkýnda bilmediðiniz bir þeyi mi söylüyorsunuz?


69.De ki:ALLAH hakkýnda yalan uyduranlar asla kurtuluþa eremezler.


70.Dünyada bir miktar geçim (saðlarlar), sonra dönüþleri bizedir; sonra da inkâr etmekte olduklarý þeylerden ötürü onlara þiddetli aza

bý tattýrýrýz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ




Konuyu takibeden ablalar, abiler, kardeþler ve yaþýtlarým; konuya bayram sonuna kadar ara veriyorum. Bu sebeple þimdiden Kurban

Bayramý'nýzý kutlar, hayýrlý bir bayram geçirmenizi dilerim. Hatim programý A.R. ablaya emanet. Dualarýnýza bu kardeþinizi ve ailesini de

katmayý unutmayýn. ÝnþaALLAH bayramdan sonra görüþmek dileðiyle, hepinizi ve ailelerinizi Yüce ALLAH'a emanet ediyorum.  :gul:
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:18:17
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/216.jpg)



Cüz:11,Sûre:10    YÛNUS SÛRESÝ    Sayfa:216



71.Onlara Nuh'un haberini oku: Hani o kavmine demiþti ki:''Ey kavmim! Eðer benim (aranýzda) durmam ve ALLAH'ýn âyetlerini hatýrlatmam size

aðýr geldi ise, ben yalnýz ALLAH'a dayanýp güvenirim. Siz de ortaklarýnýzla beraber toplanýp yapacaðýnýzý kararlaþtýrýn. Sonra iþiniz baþýnýza dert

olmasýn. Bundan sonra (vereceðiniz) hükmü, bana uygulayýn ve bana da mühlet vermeyin.''



(Hz. Nuh, ALLAH Teâlâ'nýn himayesinde olduðunu bildiði için düþmanlarýna önem vermediðini, onlarýn güç ve kuvvetine aldýrýþ etmediðini göster

mek ve onlarýn aczini ortaya çýkarmak için kendilerine böyle bir teklifte bulundu ve onlara meydan okudu.)


72.''Eðer yüz çeviriyorsanýz, zaten ben sizden bir ücret istemedim. Benim ecrim ALLAH'tan baþkasýna ait deðildir ve bana müslümanlardan ol

mam emrolundu.''


73.Yine de onu yalanladýlar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanlarý kurtardýk ve onlarý (yeryüzünde) halifeler kýldýk; ây

etlerimizi yalanlayanlarý da (denizde) boðduk. Bak ki uyarýlanlarýn (fakat inanmayanlarýn) sonu nasýl oldu!


74.Sonra onun arkasýndan birçok peygamberi kendi toplumlarýna gönderdik. Onlara mucizeler getirdiler. Fakat onlar daha önce yalanladýkla

rý þeye inanacak deðillerdi. Ýþte haddi aþanlarýn kalplerini biz böyle mühürleriz.


75.Sonra onlarýn ardýndan da Firavun ve toplumuna Musa ile Harun'u mucizelerimizle gönderdik, fakat onlar kibirlendiler ve günahkâr bir

toplum oldular.


76.Katýmýzdan onlara hak (mucize) gelince:''Bu elbette apaçýk bir sihirdir'' dediler.


77.Musa:''Size hak geldiðinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar'' dedi.


78.Onlar dediler ki: Babalarýmýzý üzerinde bulduðumuz (dinden) bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin?

Halbuki biz size inanacak deðiliz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:18:37
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/217.jpg)


   
Sayfa:217  YÛNUS SÛRESÝ   Cüz:11, Sûre:10



79.Firavun dedi ki:Bilgili bütün sihirbazlarý bana getirin!


80.Sihirbazlar gelince Musa onlara:Atacaðýnýzý atýn, dedi.


81.Onlar (iplerini) atýnca, Musa dedi ki:''Sizin getirdiðiniz sihirdir. ALLAH onu boþa çýkaracaktýr. Çünkü ALLAH bozguncularýn iþini düzeltmez.''


(Âyetin ifade ettiðine göre sihirbazlýk yani büyücülük, sadece bir aldatma, yaldýzlama ve fesatçýlýktan ibarettir. Çünkü Hz. Musa gibi bü

yük bir peygamber onun bâtýl olduðunu ve onu yapanlarýn fesatçýlar olduklarýný açýkca ifade etmektedir.)


82.''Suçlularýn hoþuna gitmese de ALLAH, sözleriyle gerçeði açýða çýkaracaktýr.''


83.Firavun ve kavminin kendilerine iþkence etmesinden korkuya düþtükleri için kavminden bir gurup gençten baþka kimse Musa'ya iman

etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aþanlardan idi.


(Zira o tanrýlýk iddiasýna kalkýþmýþ ve peygamberlerin torunlarýný dahi kendisine kul edinmiþti.)


84.Musa dedi ki:Ey kavmim! Eðer ALLAH'a inandýysanýz ve O'na teslim olduysanýz sadece O'na güvenip dayanýn.


85.Onlar da dediler ki:''ALLAH'a dayandýk. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluðu için deneme konusu kýlma!


86.Ve bizi rahmetinle o kâfirler topluluðundan kurtar!''


87.Biz de Musa ve kardeþine:Kavminiz için Mýsýr'da evler hazýrlayýn ve evlerinizi namaz kýlýnacak yerler yapýn, namazlarýnýzý da dosdoðru kýl

ýn. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.


88.Musa dedi ki:Ey Rabbimiz!  Gerçekten sen Firavun ve kavmine dünya hayatýnda zinet ve nice mallar verdin. Ey Rabbimiz! (Onlara bu ni

metleri), insanlarý senin yolundan saptýrsýnlar ve elem verici cezayý görünceye kadar iman etmesinler, diye mi (verdin)? Ey Rabbimiz! Onlar

ýn mallarýný yok et, kalpleri sýkýntý ver (ki iman etmesinler).



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:18:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/218.jpg)



Cüz:11, Sûre:10  YÛNUS SÛRESÝ    Sayfa:218


89.(ALLAH):Ýkinizin de duasý kabul olunmuþtur. O halde siz doðruluða devam edin ve sakýn o bilmezlerin yoluna gitmeyin! dedi.


90.Biz, Ýsrailoðullarýný denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldýrmak üzere onlarý takip etti. Nihayet (denizde) boðulma

haline gelince, (Firavun:) ''Gerçekten, Ýsrailoðullarýnýn inandýðý Tanrý'dan baþka tanrý olmadýðýna ben de iman ettim. Ben de müslümanlardaným!''

dedi.


91.Þimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiþ ve bozgunculardan olmuþtun.


(Firavun daha önce Mýsýr'da tanrýlýðýný ilan etmiþ ve:''Ey cemaat, ben sizin için kendimden baþka tanrý bilmiyorum. Ben sizin en yüce rabbiniz

im!'' demiþti. Onu tanrý olarak kabul etmeyenlere þiddetli iþkenceler uyguluyordu. Özellikle Ýsrailoðullarýný aðýr iþkenceye tâbi tutuyor, ayrýca

erkek çocuklarýný kestiriyordu. Hz. Musa ve kardeþinin Mýsýr'dan ayrýlma istekleri ALLAH tarafýndan kabul olundu ve Filistin'e gitmek üzere Kýzýl

Deniz'in kenarýna geldiler; onlarý imha etmek için Firavun ordusuyla arkalarýndan yetiþti. Hz. Musa, ALLAH'tan aldýðý vahiy ile asasýný denize

vurdu, denizden yollar açýldý ve kavmini Tin çölüne çýkarttý. Ayný yoldan peþlerini takip etmek isteyen Firavun denizin ortasýna geldiðinde,

yollar kaybolup boðulacaðýný anlayýnca, ALLAH'a iman etti. Fakat ümitsizliðe dayanan imaný kabul olunmadý.)


92.(Ey Firavun!) Senden sonraki geleceklere ibret olman için, bugün senin bedenini (cansýz olarak) kurtaracaðýz. Ýþte insanlardan birçoðu,

hakikaten âyetlerimizden gafildirler.



(Firavun'un bedeni mumyalanarak günümüze kadar muhafaza edilmiþtir. Halen insanlar tarafýndan ibretle seyredilmektedir.)


93.Andolsun biz Ýsrailoðullarýný güzel bir yurda yerleþtirdik ve onlara temiz nimetlerden rýzýklar verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrý

lýða düþmediler. Þüphesiz ki Rabbin, kýyamet günü onlarýn, aralarýnda ihtilaf etmekte olduklarý þeyler hakkýnda hükmedecektir.


94.(Resûlüm!) Eðer sana indirdiðimizden (bu anlattýðýmýz olaylardan) kuþkuda isen, senden önce Kitab'ý (Tevrat'ý) okuyanlara sor. Andol

sun ki, Rabbinden sana hak gelmiþtir. Sakýn þüphecilerden olma!


95.ALLAH'ýn âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uðrayanlardan olursun.


96, 97.Gerçekten haklarýnda Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiþ olsa bile, elem verici aza

bý görünceye kadar inanmayacaklardýr.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:19:40
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/219.jpg)



Sayfa:219  YÛNUS SÛRESÝ   Cüz:11,Sûre:10



98.Yûnus'un kavmi müstesna, (halkýný yok ettiðimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halký, keþke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de

bu imanlarý kendilerine fayda verseydi! Yûnus'un kavmi iman edince, kendilerine dünya hayatýndaki rüsvaylýk azabýný kaldýrdýk ve onlarý

bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandýrdýk.



(Yûnus Peygamber'in kavmi onu inkâr edince, kýzarak aralarýndan ayrýldý. Kavmi onun haber verdiði azabýn geleceðini hissetti, hemen yap

týklarýna piþman oldu ve azabýn gelmemesi için ALLAH'a yalvardý. Cenâb-ý ALLAH da onlardan azabý kaldýrdý.)


99.(Resûlüm!) Eðer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmalarý için insanlarý zorlayacak mýsýn?


100.ALLAH'ýn izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akýllarýný kullanmayanlarý murdar (inkârcý) kýlar.


101.De ki:''Göklerde ve yerde neler var, bakýn (da ibret alýn!)'' Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarýlar fayda saðlamaz.


102.Onlar, kendilerinden önce gelip geçmiþ toplumlarýn (acýklý) günlerinin benzerlerinden baþkasýný mý bekliyorlar? De ki: Haydi bekleyin! Þüp

hesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.


103.Biz, sonra peygamberlerimizi ve ayný þekilde iman edenleri kurtarýrýz. Ýnananlarý üzerimize bir borç olarak kurtaracaðýz.


104.De ki:''Ey insanlar! Benim dinimden þüphede iseniz, (bilin ki) ben ALLAH'ý býrakýp da sizin taptýklarýnýza tapmam, fakat ancak sizi öldürecek

olan ALLAH'a kulluk ederim. Bana müminlerden olmam emrolundu.''


105.''Ve (bana) hânif (ALLAH'ýn birliðini tanýyýcý) olarak yüzünü dine çevir; sakýn müþriklerden olma, diye (emredildi).''


106.ALLAH'ý býrakýp da sana fayda veya zarar vermeyecek þeylere tapma. Eðer bunu yaparsan, o takdirde sen mutlaka zalimlerden olursun.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:20:00
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/220.jpg)


Cüz:11, Sûre:11 HÛD SÛRESÝ  Sayfa:220


107.Eðer ALLAH sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan baþka giderecek yoktur. Eðer sana bir hayýr dilerse, O'nun keremini geri çevire

cek de yoktur. O, hayrýný kullarýndan dilediðine eriþtirir. Ve O baðýþlayandýr, esirgeyendir.


108.De ki:Ey insanlar! Size Rabbinizden Hak (Kur'ân) gelmiþtir. Artýk kim doðru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o

da ancak kendi aleyhine sapacaktýr. Ben sizin üzerinize vekil deðilim.  (Sadece teblið etmekle memurum).


109.(Resûlüm!) Sana vahyolunana uy ve ALLAH hükmedinceye kadar sabret. O hakimlerin en hayýrlýsýdýr.



(11)


ONBÝRÝNCÝ SÛRE


HÛD


Hûd sûresi, 123 âyet olup 12, 17, 114. âyetler Medine'de, diðerleri Mekke'de inmiþtir. 50-60. âyetlerde Arabistan halkýna gönderilmiþ peygam

berlerden biri olan Hûd (a.s.)'ýn hayatýndan bahsedildiði için sûreye bu isim verilmiþtir. Yûnus sûresinden sonra inmiþ olup onun devamý niteliðin

dedir. Ýtikada ait esaslarý, Kur'ân'ýn mucize oluþunu, ahiretle ilgili meseleleri, sevap ve cezayý, Hz. Hûd'dan baþka Nuh, Salih, Ýbrahim, Lût, Þu

ayb ve Musa (a.s.) gibi peygamberlerin kýssalarýný ihtiva etmektedir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elif. Lâm. Râ. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her þeyden haberdar olan (ALLAH) tarafýndan âyetleri saðlamlaþtýrýlmýþ, sonra açýklanmýþ

bir kitaptýr.


2.(De ki:Bu Kitap) ''ALLAH'tan baþkasýna ibadet etmemeniz için (indirildi). Þüphesiz ki ben, onun tarafýndan size (gönderilmiþ) bir uyarýcý ve müj

deleyiciyim.


3.Ve Rabbinizden maðfiret dilemeniz, sonra da ona tövbe etmeniz için (indirildi. Eðer bu emrolunanlarý yaparsanýz), ALLAH sizi, tayin edilmiþ bir

süreye kadar güzel bir þekilde yaþatýr, fazlasýný yapan herkese de iyiliðinin karþýlýðýný verir. Eðer yüz çevirirseniz, ben sizin baþýnýza gelecek bü

yük bir günün azabýndan korkarým.''


4.Dönüþünüz yalnýz ALLAH'adýr. O, her þeye kadirdir.


5.Bilesiniz ki, onlar Peygamber'den, (düþmanlýklarýný) gizlemeleri için göðüslerini çevirirler (gönüllerinden geçeni gizlerler). Ýyi bilin ki, onlar elbise

lerini büründükleri zaman dahi, ALLAH onlarýn gizlediklerini de, açýða çýkardýklarýný da bilir. Çünkü O, kalplerin özünü bilendir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Belinay, hiç unutur muyum? Siteye asýl giriþ maksadým bu konu. Arada sýrada aksayabilir, ama ALLAH izin verirse bitirene kadar buradayým.

Ýlgin için teþekkür ederim. :gul:  :selam:
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:31:43
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/221.jpg)



Sayfa:221    HÛD SÛRESÝ  Cüz:12, Sûre:11



6.Yeryüzünde yürüyen her canlýnýn rýzký, ALLAH'ýn üzerinedir. ALLAH o canlýnýn durduðu yeri ve sonunda býrakýlacaðý mekaný bilir. (Bunlarýn)

hepsi açýk bir kitapta (levh-i mahfuz'da) dýr.


7.O, hanginizin amelinin daha güzel olacaðý hususunda sizi imtihan etmek için, Arþ'ý su üzerinde iken, gökleri ve yeri altý günde yaratan

dýr. Yemin ederim ki, (Resûlüm!):''Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz'' desen, kâfir olanlar derhal ''Bu, açýk bir büyüden baþka birþey

deðildir'' derler.


(Göklerin ve yerin altý günde yaratýlmasý meselesi için A'râf Sûresi 54. âyetin izahýna bakýnýz.


Arþ:Kainattaki bütün cisimleri kuþatan ve mahiyetini bilemediðimiz bir þeydir. Müfessirlerin bu âyetle ilgili açýklamalarýna göre, ALLAH Teâlâ,

önce Arþ'ý, sonra suyu, daha sonra da gökleri ve yeri yaratmýþtýr. Arþ'ýn su üzerinde olmasý ona bitiþik olmasýný gerektirmez. Nitekim gökler

in de yerin üzerinde olduðu söylenir, fakat bununla göklerin yere bitiþik olduðu kastedilmez.)


8.Andolsun, eðer biz onlardan azabý sayýlý bir süreye kadar ertelesek, mutlaka ''Onun gelmesini engellleyen nedir?'' derler. Bilesiniz ki, ken

dilerine azap geldiði gün, bir daha onlardan uzaklaþtýrýlacak deðildir. Ve alay etmekte olduklarý þey, onlarý çepeçevre kuþatacaktýr.


9.Eðer insana tarafýmýzdan bir rahmet (nimet) tattýrýr da sonra bunu ondan çekip alýrsak, tamamen ümitsiz ve nankör olur.


10.Eðer kendisine dokunan bir zarardan sonra bir nimet tattýrýrsak, elbette ''Kötülükler benden gitti'' der. Çünkü o (bunu derken) þýmarýktýr,

kibirlidir.


11.Ancak (musibetlere) sabredip güzel iþ yapanlar böyle deðildir. Ýþte onlar için bir baðýþ ve bir büyük mükafat vardýr.


12.Belki de sen (müþriklerin:) ''Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi!'' demelerinden ötürü sana vah

yolunan âyetlerin bir kýsmýný (duyurmayý) terk edeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktýr. (Ýyi bil ki) sen ancak bir uyarýcýsýn. ALLAH ise her

þeye vekildir.


(Müþrikler, zaman zaman, Hz. Peygamber'den, gökten hazineler indirmesi, kendilerine bir melek gönderilmesi gibi, olaðanüstü þeyler isterler

ve onlarýn bir inatçý ve inkârcý tavýrlarý Resûlullah'ý son derece üzerdi. Çünkü, onlara mucize gösterince de bunun bir büyü olduðunu söyleye

rek yine inkâra devam ederlerdi. Ýþte yukarýdaki âyet, onlarýn bu olumsuz tavrý karþýsýnda ALLAH'ýn âyetlerini tebliðden vazgeçmemesi hususun

da Hz. Peygamber'i uyarmakta, onun görevinin bu olduðunu, ötesinin ALLAH'a ait olduðunu bildirmektedir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ

Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:32:14
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/222.jpg)



Cüz:12,Sûre:11  HÛD SÛRESÝ   Sayfa:222

 
13.Yoksa, ''O'nu (Kur'ân'ý) kendisi uydurdu'' mu  diyorlar? De ki:Eðer doðru iseniz ALLAH'tan baþka çaðýrabildiklerinizi (yardýma) çaðýrýn da

siz de onun gibi uydurulmuþ on sûre getirin.


(Bu meydan okumanýn Arapça'ye en güzel bir þekilde kullananlara yöneltilmesi dikkat çekicidir. Daha sonra inen âyeti kerîmelerle bu mik

tar üç âyete kadar indirilmesine raðmen onlar buna da cesaret edememiþler ve kýlýçla karþýlýk vermek zorunda kalmýþlardýr. Bu sonuç Kur'

ân'ýn ALLAH kelâmý olduðunun büyük delilidir.)


14.Eðer (onlar) size cevap veremiyorlarsa, bilin ki, o ancak ALLAH'ýn ilmiyle indirilmiþtir ve O'ndan baþka tanrý yoktur . Artýk siz müslüman

oluyor musunuz?


15.Kim (yalnýz) dünya hayatýný ve zinetini istemekte ise, iþlerinin karþýlýðýný orada onlara tam olarak veririz ve orada onlar hiçbir zarara

uðratýlmazlar.


16.Ýþte onlar, ahirette kendileri için ateþten baþka hiçbir þeyleri olmayan kimselerdir; (dünyada) yaptýklarý da boþa gitmiþtir; yapmakta

olduklarý þeyler (zaten) bâtýldýr.


17.Rabbin tarafýndan (gelmiþ) açýk bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir þahidin izlediði, ayrýca kendisinden önce, bir önder ve

bir rahmet olarak Musa'nýn Kitab'ý (elinde) bulunan kimse (inkârcýlar gibi) midir? Çünkü bunlar ona (Kur'ân'a) inanýrlar. Zümrelerden han

gisi onu inkâr ederse iþte cehennem ateþi onun varacaðý yerdir, bundan þüphen olmasýn; zira bu, senin Rabbin tarafýndan bildirilmiþ ger

çektir; fakat insanlarýn çoðu inanmazlar.


(Bu âyet-i kerîmede bir mukayese yapýlmaktadýr. Þöyle ki:Kur'ân-ý Kerîm gibi pek parlak bir delile, bu delili teyit eden bir þahide yani mu

cizeye ve inançlarýnýn saðlamlýðýný gösteren semâvî kitaplardan biri olan Tevrat'ýn þahitliðine sahip olan Peygamber ile bunlarý inkâr eden

ve sadece dünya hayatýndan baþka birþey istemeyen bir kâfirin eþit olamayacaðý bildirilmektedir. Çünkü bunlarýn biri ALLAH'ýn seçkin kulu

ve ALLAH'a inanmýþ, dolayýsýyla dünya ve ahiret saadetini kazanmýþ kimsedir; diðeri ise inkâr etmiþ, dolayýsýyla ebedî azaba müstehak ol

muþtur.)


18.Kim ALLAH'a karþý yalan uydurandan daha zalim olabilir? Onlar (kýyamet gününde) Rablerine arzedilecekler, þahitler de:Ýþte bunlar Rab

lerine karþý yalan söyleyenlerdir, diyecekler. Bilin ki, ALLAH'ýn lâneti zalimlerin üzerinedir!


19.Onlar, (insanlarý) ALLAH'ýn yolundan alýkoyan ve onu eðri göstermek isteyenlerdir. Ahireti inkâr edenler de onlardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:32:34
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/223.jpg)



Sayfa:223  HÛD SÛRESÝ   Cüz:12,Sûre:11


20.Onlar yeryüzünde (ALLAH'ý) aciz býrakacak deðillerdir; onlarýn ALLAH'tan baþka (yardým isteyecekleri) dostlarý da yoktur. Onlarýn azabý kat

kat olacaktýr. Çünkü onlar (gerçekleri) ne görebiliyorlar, ne de kulak veriyorlardý.


21.Ýþte onlar kendilerini ziyana uðrattýlar. Uydurmakta olduklarý þeyler de kendilerinden kaybolup gitti.


22.Þüphesiz onlar, ahirette en çok ziyana uðrayanlardýr.


23.Ýnanýp da güzel iþler yapan ve Rablerine gönülden boyun eðenlere gelince, iþte onlar cennet ehlidir. Onlar orada ebedî kalýrlar.


24.Bu iki zümrenin (müminlerle kâfirlerin) durumu, kör ve saðýr ile g bazý ören ve iþiten kimseler gibidir. Bunlarýn hali hiç eþit olur mu? Hâla ibret

almýyor musunuz?


(Sûrenin buraya kadar olan bölöümünde itikadle ilgili esaslar, Kur'ân'ýn mucize oluþu, inanmayanlarýn ahiretteki durumlarý, cezalarý; buna karþýlýk

inananlarýn mükâfatlarý anlatýldý ve onlarýn cennet ehli olduklarý bildirildi. Nihayet bu iki zümre belið bir teþbih ile insanlýðýn tefekkürüne sunuldu ve

onlar düþünmeye davet edildi. Bundan sonraki bölümlerde de ibret olarak bazý peygamberlerin hayatlarý, tevhid inancýný yaymak için verdikleri mü

cadele, kavimlerinin bunlara karþý tutumlarý ve meydana gelen olaylarýn neticeleri anlatýlmaktadýr.)


25.Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara:''Ben (dedi), sizin için apaçýk uyarýcýyým.


26.ALLAH'tan baþkasýna tapmayýn! Ben, size (gelecek) elem verici bir günün azabýndan korkuyorum.''


27.Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki:''Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. Bizden, basit görüþle hareket eden alt tabakamýz

dan baþkasýnýn sana uyduðunu görmüyoruz. Ve sizin bize karþý bir üstünlüðünüzü de görmüyoruz. Bilâkis sizin yalancýlar olduðunuzu düþünüyoruz.''


(''Mele' '' kelimesi, ileri gelenler, eþraf, elit tabaka anlamlarýna gelir. Kur'ân-ý Kerîm dikkatle incelendiðinde bütün peygamberlerin karþýlarýnda Firavun

vâri bir tâðutun ve ona akýl hocalýðý yapan bir zümrenin var olduðunu görülür. Zamanlarýnýn her türlü maddi imkânlarýný ellerinde bulunduran bu elit

tabaka, çýkarlarýný kaybetmemek için inananlarý fakirlik ve zelillikle suçlama yoluna gitmiþlerdir. Son Peygamber zamanýnda da ayný olay cereyan et

miþ, ona fakir ve basit kimselerin inandýklarýný bahane ederek karþý çýkmýþlardýr.)


28.(Nuh) dedi ki: Ey kavmim! Eðer ben Rabbim tarafýndan (bildirilen) açýk bir delil üzerinde isem ve O bana kendi katýndan bir rahmet vermiþ de bu

size gizli tutulmuþsa, buna ne dersiniz? Siz onu istemediðiniz halde biz sizi ona zorlayacak mýyýz?


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:32:53
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/224.jpg)



Cüz:12,Sûre:11    HÛD SÛRESÝ   Sayfa:224



29.Ey kavmim! ALLAH'ýn emirlerini bildirmeye karþýlýk sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim mükâfatým ancak ALLAH'a aittir. Ben iman edenleri

kovacak deðilim; çünkü onlar Rablerine kavuþacaklardýr. Fakat ben sizi, bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum.


(Hz. Nuh'un kavmi inanmýþ fakir kimselere tenezzül etmiyor ve onlarla beraber olmak istemiyorlardý. Bunun için Nuh (a.s.)'ýn onlarý yanýndan kov

masýný teklif ettiler. O büyük peygamber elbette cahillerin sözüne bakarak ALLAH'a iman etmiþ, ALLAH katýnda deðeri olan kimseleri yanýndan kova

cak deðildi.)


30.Ey kavmim! Ben onlarý kovarsam, beni ALLAH'tan (onun azabýndan) kim korur? Düþünmüyor musunuz?


31.Ben size:''ALLAH'ýn hazineleri benim yanýmdadýr'' demiyorum, gaybý da bilmem. ''Ben bir meleðim'' de demiyorum. Sizin gözlerinizin hor gördüðü

kimseler için, ''ALLAH onlara asla bir hayýr vermeyecektir'' diyemem. Onlarýn kalplerinde olaný, ALLAH daha iyi bilir. Onlarý kovduðum takdirde ben

gerçekten zalimlerden olurum.''


32.Dediler ki: Ey Nuh! Bizimle mücadele ettin ve bize karþý mücadelede çok ileri gittin. Eðer doðrulardan isen, kendisiyle bizi tehdit ettiðin (aza

bý) bize getir!


33.(Nuh) dedi ki:''Onu size ancak dilerse ALLAH getirir. Ve siz (ALLAH'ý) aciz býrakacak deðilsiniz.


34.Eðer ALLAH sizi azdýrmak istiyorsa, ben size öðüt vermek istesem de, öðüdüm size fayda vermez. (Çünkü) O sizin Rabbinizdir. Ve (nihayet) O'

na döndürüleceksiniz.


35.(Resûlüm!) Yoksa, ''Bunu uydurdu'' mu diyorlar? De ki:''Eðer onu uydurduysam günahým bana aittir. Fakat ben sizin iþlediðiniz günahtan uzaðým.''


36.Nuh'a vahyolundu ki: Kavminden iman etmiþ olanlardan baþkasý artýk (sana) asla inanmayacak. Öyle ise onlarýn iþlemekte olduklarýndan (günah

lardan) dolayý üzülme.


37.Gözlerimizin önünde ve vahyimiz (emrimiz) uyarýnca gemiyi yap ve zulmedenler hakkýnda bana (bir þey) söyleme! Onlar mutlaka boðulacaklardýr!



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:33:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/225.jpg)


Sayfa:225    HÛD SÛRESÝ   Cüz:12,Sûre:11



38.Nuh gemiyi yapýyor, kavminden ileri gelenler ise, yanýna her uðradýkça onunla alay ediyorlardý. Dedi ki:''Eðer bizimle alay ediyorsanýz, iyi bilin

ki siz nasýl alay ediyorsanýz biz de sizinle alay edeceðiz!


39.Kendisini rezil edecek azabýn kime geleceðini ve sürekli bir azabýn kimin baþýna ineceðini yakýnda bileceksiniz.''


40.Nihayet emrimiz gelip de sular coþup yükselmeye baþlayýnca Nuh'a dedik ki:''(Canlý çeþitlerinin) her birinden iki eþ ile - (boðulacaðýna dair)

aleyhinde söz geçmiþ olanlar dýþýnda- aileni ve iman edenleri gemiye yükle!'' Zaten onunla beraber pek azý iman etmiþti.


(Meâlin ''sular coþup yükselmeye baþlayýnca'' kýsmýný ''tandýr (tennûr) kaynayýnca'' þeklinde çevirenler de olmuþtur. Müfessirler tandýrýn kayna

masýný çeþitli þekillerde tefsir etmiþlerdir. Son asrýn müfessirlerinden M. Hamdi Yazýr, Hz. Nuh'un gemisinin alelâde yelkenli bir gemi olmayýp bu

harlý bir vapur olduðuna iþaret etmektedir ki, buna göre, ''tandýr kaynadý'' demek, vapurun ocaðý yandý ve harekete hazýr duruma getirildi, de

mek olur.)


41.(Nuh) dedi ki:''Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durmasý da ALLAH'ýn adýyladýr. Þüphesiz ki Rabbim çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.''


42.Gemi, daðlar gibi dalgalar arasýnda onlarý götürüyordu. Nuh, gemiden uzakta bulunan oðluna: Yavrucuðum! (Sen de) bizimle beraber bin,

kâfirlerle beraber olma! diye seslendi.


(Hz. Nuh'un oðlu babasýna iman etmemiþti. Nitekim babasý inananlarý gemiye bindirirken o ayrýlarak bir kenara çekilmiþti. Diðer oðullarý Hâm,

Sâm ve Yâfes babalarýna inanmýþ ve onunla beraber gemiye binmiþlerdi. Türk milletinin Yâfes'in Türk adýndaki oðlundan türediði rivayet edi

lir.)


43.Oðlu: Beni sudan koruyacak bir daða sýðýnacaðým, dedi. (Nuh:) ''Bugün ALLAH'ýn emrinden (azabýndan), merhamet sahibi ALLAH'tan baþka koru

yacak kimse yoktur'' dedi. Aralarýna dalga girdi, böylece o da boðulanlardan oldu.


(Bu âyete þöyle de mana verilmiþtir:''Bugün, ALLAH'ýn esirgediklerinden baþkasýný O'nun vereceði emirden koruyacak kimse yoktur.'')


44.(Nihayet) ''Ey yer suyunu yut! Ve ey gök (suyunu) tut!'' denildi. Su çekildi; iþ bitirildi; (gemi de) Cûdî (daðýnýn) üzerine yerleþti. Ve:''O zalim

ler topluluðunun caný cehenneme!'' denildi.


45.Nuh Rabbine dua edip dedi ki:''Ey Rabbim! Þüphesiz oðlum da ailemdendir. Senin vâdin ise elbette haktýr. Sen hakimler hakimisin.''


(Hz. Nuh bunu derken, ALLAH'ýn, ailesini boðulmaktan kurtaracaðýna dair vâdine iþaret ediyordu.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:33:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/226.jpg)



Cüz:12, Sûre:11 HÛD SÛRESÝ   Sayfa:226



46.ALLAH buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden deðildir. Çünkü onun yaptýðý kötü bür iþtir. O halde hakkýnda bilgin olmayan bir þeyi

benden isteme! Ben sana cahillerden olmamaný tavsiye ederim.


(Bu âyetten anlaþýlýyor ki, insanlar arasýndaki yakýnlýðýn sebebi din birliðidir. ALLAH'ýn dinine inanmýþ ve peygamberlerini tasdik etmiþ kimse

ler birbirlerinin manevi akrabasý, yakýný ve dostlarýdýr. Bunlarýn aralarýnda manevi bir birlik vardýr. Müminlerle kâfirler ýrk bakýmýndan birbirle

rinin akrabasý olsalar bile, bu akrabalýðýn ALLAH katýnda hiçbir deðeri yoktur. Nitekim Hz. Nuh'un oðlu babasýna inanmadýðý için, ALLAH Teâlâ

onu Nuh Peygamber'in ailesinden saymamýþtýr. Halbuki Hz. Peygamber, aralarýnda hiçbir neseb baðý bulunmayan Selman'ý kendi ailesinden

saymýþtýr. Buna karþýlýk, özellikle Bedir harbinde birçok sahâbî, en yakýnlarý olan babalarýna ya da oðullarýna karþý savaþmýþlardýr.)


47.Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkýnda bilgim olmayan þeyi istemekten sana sýðýnýrým. Eðer beni baðýþlamaz ve esirgemezsen,

ben ziyana uðrayanlardan olurum!


48.Denildi ki: Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden selâm ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandý

racaðýmýz, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabýn dokunacaðý ümmetler de olacaktýr.


49.(Resûlüm!) Ýþte bunlar sana vahyettiðimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onlarý ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çün

kü iyi sonuç (sabredip) sakýnanlarýndýr.


(Bundan sonra bir baþka peygamberin, kavmine hakký teblið etmek uðrundaki mücadelesi anlatýlmaktadýr.)


50.Âd kavmine de kardeþleri Hûd'u (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin. Sizin O'ndan baþka tanrýnýz yoktur. Siz yalan uyduran

lardan baþkasý deðilsiniz.


51.Ey kavmim! Ben, ona (peygamberliðe) karþýlýk sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan baþkasýna ait deðildir. Hâla ak

lýnýzý kullanmýyor musunuz?


52.Ey kavmim! Rabbinizden baðýþ dileyin; sonra da O'na tövbe edin ki, üzerinize göðü (yaðmuru) bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet kat

sýn. Günah iþleyerek (ALLAH'tan) yüz çevirmeyin.


53.Dediler ki: Ey Hûd! Sen bize açýk bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle tanrýlarýmýzý býrakacak deðiliz ve biz sana iman edecek de deðil

iz.


KAYNAK:KUR'ÂN'I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:33:50
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/227.jpg)


Sayfa:227   HÛD SÛRESÝ  Cüz:12,Sûre:11


54.Biz ''Tanrýlarýmýzdan biri seni fena çarpmýþ!'' demekten baþka bir söz söylemeyiz! (Hud) dedi ki:''Ben ALLAH'î þahit tutuyorum; siz de

þahit olun ki ben sizin ortak koþtuklarýnýzdan uzaðým.''


55.''O'ndan baþka (taptýklarýnýzýn hepsinden uzaðým). Haydi hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana mühlet vermeyin!''


56.''Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan ALLAH'a dayandým. Çünkü yürüyen hiçbir varlýk yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuþ

olmasýn. Þüphesiz Rabbim dosdoðru yoldadýr.''


(ALLAH'ýn, her varlýðýn perçeminden tutmasýndan maksat, her varlýðýn yönetiminin, hüküm ve tasarrufunun O'nun elinde olmasý, O'nun kud

ret ve iradesinin bütün varlýklar üzerinde mutlak ve kesin bir surette müessir olmasýdýr. ALLAH'ýn doðru yolda olmasý ise, O'nun hüküm ve

tasarruflarýnýn tamamen doðru, iyi ve adalete uygun olmasý, ALLAH'ýn haksýzlýk ve zulümden, yanlýþlýk ve hatadan münezzeh olmasý demek

tir.)


57.Eðer yüz çevirirseniz þüphesiz ki benimle size gönderileni size bildirdim. Rabbim (dilerse) sizden baþka bir kavmi yerinize getirir de O'

na hiçbir zarar veremezsiniz. Çünkü benim Rabbim her þeyi gözetendir.''


58.Emrimiz gelince, Hûd'u ve onunla beraber iman edenleri tarafýmýzdan bir rahmetle kurtardýk, onlarý aðýr bir azaptan kurtuluþa erdirdik.


59.Ýþte Âd (kavmi), Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler; O'nun peygamberine asi oldular ve inatçý her zorbanýn emrine uydular.


60.Onlar hem bu dünyada hem de kýyamet gününde lânete tabi oldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Þunu da) bilin ki

Hûd'un kavmi Âd, ALLAH'ýn rahmetinden uzak kýlýndý.


(Nitekim el-Hâkka sûresinin 6. ve 7. âyetlerinde bildirildiðine göre, Âd kavmi yedi gece sekiz gün devam eden þiddetli bir kasýrga ile he

lâk olup insanlar aðaç gövdeleri gibi yerlere yýkýlýp kaldýlar.


Bundan sonra da Salih Peygamber'in Semûd kavmine karþý verdiði mücadele anlatýlmaktadýr.)


61.Semûd kavmine de kardeþleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki:Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin. Sizin O'ndan baþka tanrýnýz yoktur. O sizi yer

den (topraktan) yarattý. Ve sizi orada yaþattý. O halde O'ndan maðfiret isteyin; sonra da O'na tövbe edin. Çünkü Rabbim (kullarýna) çok

yakýndýr, (dualarýný) kabul edendir.


62.Dediler ki:Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisydin. (Þimdi) babalarýmýzýn taptýklarýna tapmaktan bizi engelliyor mu

sun? Doðrusu biz, bizi kendisine (kulluða) çaðýrdýðýn þeyden ciddi bir þüphe içindeyiz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:34:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/228.jpg)



Cüz:12,Sûre:11   HÛD SÛRESÝ   Sayfa:228

 
63.(Salih) dedi ki:Ey kavmim! Eðer ben Rabbimden (verilen) apaçýk bir delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet (peygamber

lik) vermiþse, buna ne dersiniz? Bu durum karþýsýnda O'na asi olursm beni ALLAH'tan (O'nun azabýndan) kim korur? O zaman siz de bana

ziyan vermekten fazla bir þey yapamazsýnýz.


64.Ey kavmim! Ýþte size mucize olarak ALLAH'ýn devesi. O'nu býrakýn, ALLAH'ýn arzýnda yesin (içsin). O'na kötülük dokundurmayýn; sonra

sizi yakýn bir azap yakalar.


(Rivayet edildiðine göre, Salih (a.s.)'ýn kavmi, ondan, mucize olarak, kayadan deve çýkarmasýný istemiþler. Hz. Salih de onlardan iman

edeceklerine dair söz aldýktan sonra namaz kýlmýþ, ALLAH'a dua etmiþ ve mucize olarak büyük bir kayadan bir deve çýkmýþtýr. Sonra bu

deve kendisi gibi büyükçe bir yavru doðurmuþtur. Fakat kavminin pek azý iman etmiþ, diðerleri yine kâfirliklerinde devam etmiþlerdir.)


65.Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarýný keserek öldürdüler. Salih dedi ki:''Yurdunuzda üç gün daha yaþayýn (sonra helâk olacak

sýnýz)!'' dedi. Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.


66.Emrimiz gelince, Salih'i ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmet olarak (azaptan) ve o günün zilletinden kurtardýk.

Þüphesiz Rabbin kuvvetlidir, (her þeye) galip gelendir.


67.Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladý ve yurtlarýnda dizüstü çökekaldýlar.


68.Sanki orada hiç oturmamýþlardý. Biliniz ki, Semûd kavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilesiniz ki, Semûd kavmi (ALLAH'ýn rah

metinden) uzak kýlýndý.


69.Andolsun ki elçilerimiz (melekler) Ýbrahim'e müjde getirdiler ve:''Selâm (sana)'' dediler. O da:''(Size de) selâm'' dedi ve hemen kýzar

týlmýþ bir buzaðý getirdi.


(Ýbn Abbas, gelen elçilerin Cebrail ve beraberindeki iki melek olduðunu söyler. Bu iki meleðin de Mikâil ve Ýsrafil olduklarý rivayet edilmiþ

tir.)


70.Ellerini yemeðe uzatmadýklarýný görünce, onlarý yadýrgadý ve onlardan dolayý içine bir korku düþtü. Dediler ki:Korkma! (biz melekleriz).

Lût kavmine gönderildik.


71.O esnada hanýmý ayakta idi ve (bu sözleri duyunca) güldü. Ona da Ýshak'ý, Ýshak'ýn ardýndan da Ya'kub'u müjdeledik.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:34:29
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/229.jpg) m



Sayfa:229   HÛD SÛRESÝ    Cüz:12,Sûre:11


72.(Ýbrahim'in karýsý:) Olacak þey deðil! Ben bir kocakarý, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doðuracaðým? Bu gerçekten þaþýlacak

bir þey dedi!


(Müfessirlerin izahýna göre o sýrada Ýbrahim (a.s.) yüz yirmi yaþýnda, hanýmý ise doksan yaþýnda idi.)


73.(Melekler) dediler ki: ALLAH'ýn emrine þaþýyor musunuz? Ey ev halký! ALLAH'ýn rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Þüphesiz ki O,

övülmeye layýktýr, iyiliði boldur.


74.Ýbrahim'den korku gidip kendisine müjde gelince, Lût kavmi hakkýnda (adeta) bizimle mücadeleye baþladý.


(Çünkü Hz. Ýbrahim, inkârcýlara gelecek olan umumî felâket ve azaba Lût (a.s.) ile inananlarýn da uðrayacaklarýndan korkuyor, bu se

beple azabýn kaldýrýlmasý için ýsrarla ALLAH'a yalvarýyordu.)


75.Ýbrahim cidden yumuþak huylu, baðrý yanýk, kendisini ALLAH'a vermiþ biri idi.


76.(Melekler dediler ki:) Ey Ýbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabbinin (azap) emri gelmiþtir. Ve onlara geri çevrilmez bir azap mutlaka

gelecektir!


77.Elçilerimiz Lût'a gelince, (Lût) onlarýn yüzünden üzüldü ve onlardan dolayý içi daraldý da  ''Bu çetin bir gündür'' dedi.


(Meleklerin genç delikanlýlar þeklinde geldiðini gören Lût (a.s.) onlarý insan sanmýþ ve kavminin onlara tecavüz etmesinden korkmuþtu.

Çünkü A'râf sûresinin 80 ve 81. âyetlerinde bildirildiðine göre Lût'un inkârcý kavminde cinsî sapýklýk yaygýn idi.)


78.Lût'un kavmi, koþarak onun yanýna geldiler. Daha önce de o kötü iþleri yapmaktaydýlar. (Lût):''Ey kavmim! Ýþte þunlar kýzlarýmdýr

(onlarla evlenin);  sizin için onlar daha temizdir. ALLAH'tan korkun ve misafirlerimin önünde beni rezil etmeyin! Ýçinizde aklý baþýnda bir

adam yok mu!'' dedi.


(Bazý tefsircilere göre Hz. Lût'un halkýna evlenmelerini tavsiye ettiði kýzlardan maksat kendi öz kýzlarý deðil, kavminin kýzlarýdýr. Çünkü

onun sadece iki kýzý vardý. Her peygamber kendi kavminin büyüðü ve manevî babasý sayýldýðýndan Hz. Lût:''Ýþte bunlar kýzlarýmdýr...''

demiþtir.)


79.Dediler ki:Senin kýzlarýnda bizim bir hakkýmýz olmadýðýný biliyorsun. Ve sen bizim ne istediðimizi bilirsin.


80.(Lût):Keþke benim size karþý (koyacak) bir gücüm olsaydý veya güçlü bir kaleye sýðýnabilseydim! dedi.


81.(Melekler) dediler ki:Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kýsmýnda ailenle (yola çýkýp)

yürü. Karýndan baþka sizden hiçbiri geride kalmasýn. Çünkü onlara gelecek olan (azap) þüphesiz þüphesiz ona da isabet edecektir.

Onlara vâdolunan (helâk) zamaný, sabah vaktidir. Sabah yakýn deðil mi?


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:34:50
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/230.jpg)


Cüz:12, Sûre:11 HÛD SÛRESÝ   Sayfa:230



82.Emrimiz gelince, oranýn altýný üstüne getirdik ve üzerlerine (balçýktan) piþirilip istif edilmiþ taþlar yaðdýrdýk.


83.(O taþlar:) Rabbin katýnda iþaretlenerek (yaðdýrýlmýþtýr). Onlar zalimlerden uzak deðildir.


84.Medyen'e de kardeþleri Þuayb'ý (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! ALLAH'a kulluk edin! Sizin için O'ndan baþka tanrý yoktur. Ölçüyü ve

tartýyý eksik yapmayýn. Zira ben sizi hayýr (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuþatýcý bir günün azabýndan korku

yorum.


85.Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartýyý adaletle yapýn; insanlara eþyalarýný eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dolasmayýn.


86.Eðer mümin iseniz ALLAH'ýn (helâlinden) býraktýðý (kâr) sizin için daha hayýrlýdýr. Ben üzerinize bir bekçi deðilim.


87.Dediler ki:Ey Þuayb! Babalarýmýzýn taptýklarýný (putlarý), yahut mallarýmýz hususunda dilediðimizi yapmayý terketmemizi sana namazýn

mý emrediyor? Oysa sen yumuþak huylu ve çok akýllýsýn!


88.Dedi ki.Ey kavmim! Eðer benim, Rabbim tarafýndan (verilmiþ) apaçýk bir delilim varsa ve O bana tarafýndan güzel bir rýzýk vermiþse bu

na ne dersiniz? Size yasak ettiðim þeylerin aksini yaparak size aykýrý davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiði kadar ýslah

etmek istiyorum. Fakat baþarmam ancak ALLAH'ýn yardýmý iledir. Yalnýz O'na dayandým ve yalnýz O'na döneceðim.


(Bu âyette bir peygamberin en önemli vasýflarýnýn sýralandýðýný görüyoruz: Her þeyden önce peygamberler ALLAH tarafýndan kendisine ve

ya kendisinden önceki bir peygambere gönderilmiþ bir delile yani vahye dayanýrlar. Ýkincisi peygamberler, ümmetlerine teblið ettikleri þey

leri her þeyden önce kendi nefislerinde yaþarlar; sözleri ile özleri, kalpleri ile amelleri birbirine uyar; ümmetlerine teblið ettiklerine muhalif

davranmazlar. Üçüncüsü, peygamberler birer islahatçýdýr; onlarýn görevi, yapmak ve düzeltmektir; iyiliðin hakim olmasý, insanlarýn doðru

ya ve iyiye yönelmesi için elinden geldiðince çaba göstermektir. Dördüncüsü, peygamberler, sadece ALLAH'a güvenir ve dayanýrlar; baþa

rýnýn, yalnýz ALLAH'tan geldiði hususunda hiçbir þüpheleri olmaz; bu sebeple de ALLAH'tan baþka hiçbir kuvvete ve desteðe sahip olmasalar

bile, yine de ümitsizliðe düþmezler.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:35:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/231.jpg)


Sayfa:231 HÛD SÛRESÝ    Cüz:12,Sûre:11


89.Ey kavmim! Sakýn bana karþý düþmanlýðýnýz, Nuh kavminin veya Hûd kavminin yahut Salih kavminin baþlarýna gelenler gibi size de

bir musibet getirmesin! Lût kavmi de sizden uzak deðildir.


(Yani onlarda sizin zamanýnýza yakýn bir zamanda helâk oldular. Dolayýsýyla helâk olanlarýn zamanca size en yakýný onlardýr. Ya da kü

fürde, kötülüklerde ve helâký gerektiren þeylerde sizden uzak deðillerdi. Bu sebeple helâk oldular. Onlardan ibret almalýsýnýz.)


90.Rabbinizden baðýþlanma dileyin; sonra O'na tövbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (müminleri) çok sever.


91.Dediler ki:Ey Þuayb! Söylediklerinin çoðunu anlamýyoruz ve içimizde cidden seni zayýf (aciz) görüyoruz! Eðer kabilen olmasa, se

ni mutlaka taþlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün deðilsin.


92.(Þuayb:)''Ey kavmim! dedi, size göre benim kabilem ALLAH'tan daha güçlü ve deðerli ki, onu (ALLAH'ýn emirlerini) arkanýza atýp unut

tunuz. Þüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarýnýzý çepeçevre kuþatýcýdýr.


93.Ey kavmim! Elinizden geleni yapýn! Ben de yapacaðým! Kendisini rezil edecek azabýn geleceði þahsýn ve yalancýnýn kim olduðunu

yakýnda öðreneceksiniz! Bekleyin! Ben de sizinle beraber beklemekteyim.''


94.Emrimiz gelince, Þuayb'ý ve onunla beraber iman edenleri tarafýmýzdan bir rahmetle kurtardýk; zulmedenleri ise korkunç bir gürül

tü yakaladý da yurtlarýnda diz üstü çökekaldýlar.


95.Sanki orada hiç barýnmamýþlardý. Biliniz ki, Semûd kavmi (ALLAH'ýn rahmetinden) uzak olduðu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.


(Þuayb (a.s.)'ýn  kavmi de Semûd kavmi gibi nasihat dinlemedikleri için korkunç bir ses ve gürültü ile ile helâk olmuþlardýr. Bunlarýn

cezalarýnýn ayný olmasý kötü ahlâk bakýmýndan birbirlerine benzediklerine iþarettir. Nitekim ALLAH'ýn rahmetinden uzak olmalarý için her

iki kavme de ayný beddua edilmiþ ve Medyen kavmi bu hususta Semûd kavmine benzetilmiþtir.)


96, 97.Andolsun ki Musa'yý da mucizelerimizle ve apaçýk bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'

un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doðru deðildi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:35:30
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/232.jpg)



Cüz:12,Sûre:11 HÛD SÛRESÝ    Sayfa:232



98.Firavun, kýyamet gününde kavminin önüne düþecek ve onlarý (çekip) ateþe götürecektir. Varacaklai bu rý yer ne kötü yerdir!


(Yani Firavun, nasýl ki bu dünyada kavminden inkârcý olanlarýn önüne düþmüþ; onlarla ALLAH'ýn Resûlü Hz. Musa ve onun teblið ettiði

hak dine karþý mücadele vermiþse, yine nasýl ki ALLAH'ýn Peygamberi'ni takip edip yakalamak için kavmini arkasýna takmýþ ve nihayet

kendisi denizde boðulduðu gibi onlarýn boðulmasýna da sebep olmuþsa, ayný þekilde ahirette de kavminin önünde olarak hepsi birden

cehenneme sürülecektir.)


99.Onlar burada da, kýyamet gününde de lânete uðratýldýlar. (Onlara) verilen bu armaðan ne kötü armaðandýr!


100.(Ey Muhammed!) Ýþte bu, (halký helâk olmuþ) memleketlerin haberlerindendir. Biz onu sana anlatýyoruz; onlardan (bugüne kadar

izleri) kalan da vardýr, biçilmiþ ekin (gibi yok olan) da vardýr.


101.Onlara biz zulmetmedik; fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin (azap) emri geldiðinde, ALLAH'ý býrakýp da taptýklarý tanrýlarý,

onlara hiçbir þey saðlamadý, ziyanlarýný arttýrmaktan baþka baþka bir þeye yaramadý.


102.Rabbin, haksýzlýk eden memleketleri (onlarýn halkýný) yakaladýðýnda, onun yakalayýþý iþte böyle (þiddetlidir). Þüphesiz onun yaka

lamasý pek elem vericidir, pek çetindir


103.Ýþte bunda, ahiret azabýndan korkanlar için elbette bir ibret vardýr. O gün bütün insanlarýn bir araya toplandýðý bir gündür ve o

gün (bütün mahlûkatýn) hazýr bulunduðu bir gündür.


104.Biz onu (kýyamet gününü) sadece sayýlý bir müddete kadar bekletiriz.


105.O geldiði gün ALLAH'ýn izni olmadan hiç kimse konuþamaz. Onlardan kimi bedbahttýr, kimi mutlu.


106.Bedbaht olanlar ateþtedirler, orada onlarýn (öyle feci) nefes alýp vermeleri vardýr ki.


107.Rabbinin dilediði hariç,  (onlar) gökler ve yer durdukça o ateþte ebedî kalacaklardýr. Çünkü Rabbin, istediðini hakkýyla yapandýr.
 

108.Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediði hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedî kalacaklar

dýr. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.


(Bu âyetlerde sayýlý müddetin sona ermesiyle gelecek kýyamet gününden ve bunu takip edecek olan ahiret hallerinden bahsedildiði

için, buradaki gökler ve yerden maksat dünyanýn deðil, ahiretin gökleri ve yeridir. Çünkü Ýbrahim sûresinin 48. âyetinde, ''O gün

yer baþka bir yer ile, göklerde (baþka göklerle) deðiþtirilir'' buyurulmuþtur.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Not:Bu konuyu takip edenler, yazým hatalarý ile karþýlasýrsanýz; forumdaki konunun sayfa sayýsý, meâlin sayfa sayýsý, sûre ve âyetin

numarasýný bildirirseniz düzeltme yaparým.
:)  :gul:
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:35:49
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/233.jpg)




Sayfa:233  HÛD SÛRESÝ       Cüz:12,Sûre:11



109.O halde onlarýn tapmakta olduklarýndan (bu þeylerin onlarý azaba götürdüðünden) þüphen olmasýn. Çünkü onlar ancak daha

önce babalarýnýn taptýðý gibi tapýyorlar. Biz onlarýn (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceðiz.


110.Andolsun biz Musa'ya Kitab'ý verdik; fakat onda ihtilaf edildi. Eðer Rabbinden bir söz geçmemiþ olsaydý, elbette onlarýn ara

sýnda hüküm verilmiþti (ve iþleri de bitirilmiþti). Þüphesiz ki onlar (Mekkeliler) de Kur'ân hakkýnda derin bir þüphe içindedirler.


111.Þüphesiz Rabbin, onlarýn herbirinin amellerinin karþýlýðýný onlara tam olarak verecektir. Çünkü Rabbin, onlarýn yapmakta olduk

larýndan haberdardýr.


112.O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduðun gibi dosdoðru ol! Aþýrý da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptýklarý

nýzý çok iyi görendir.



(Ashâb-ý kiramdan rivayet edildiðine göre Kur'ân'da Resûlullah (s.a.v.) için bu âyetten daha þiddetli bir âyet inmemiþtir. Resûl

ullah buyurmuþtur ki:''Beni Hûd sûresi kocattý!'' Çünkü bu sûrede ona ''emrolunduðun gibi dosdoðru ol!'' denilmiþti ve bu kolay

bir iþ deðildi. ALLAH Teâlâ yalnýz ona deðil, onunla beraber müminlere de istikameti emretmektedir.)


113.Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateþ dokunur (cehennemde yanarsýnýz). Sizin ALLAH'tan baþka dostlarýnýz yoktur.

Sonra (O'ndan da) yardým göremezsiniz!


114.Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kýl. Çünkü iyilikler kötülükleri (günahlarý) giderir. Bu, öðüt almak

isteyenlere bir hatýrlatmadýr.


(Tefsircilere göre, gündüzün iki tarafýndaki namazlar; sabah, öðle ve ikindi; gecenin yakýn saatlerindekiler de akþam ve yat

sý namazlarýdýr. Âyette belirtilen iyiliklerden biri 5 vakit namazdýr. Resûlullah (s.a.v.) buyurmuþtur ki; Ne dersiniz, sizden biri

sinin kapýsý önünde bir ýrmak bulunsa da, her gün beþ defa onda yýkansa kendisinde kir namýna bir þey kalýr mý? Ashâp, ''Ha

yýr'' dediler. Bunun üzerine Resûlullah buyurdu ki: Ýþte beþ vakit namaz da bunun gibidir ki, ALLAH o sayede bütün hatalarý

arýtýr.)


115.(Ey Muhammed!) Sabýrlý ol, çünkü ALLAH güzel iþ yapanlarýn mükâfatýný zayi etmez.


116.Sizden önceki asýrlarda yeryüzünde (insanlarý) bozgunculuktan alýkoyacak faziletli kimseler bulunsaydý ya! Fakat onlar

dan, kurtuluþa erdirdiðimiz az bir kýsmý müstesnadýr (bunlar görevlerini yaptýlar). Zulmedenler ise, kendilerine verilen refahýn

peþine düþtüler. Zaten günahkâr idiler.


117.Halký iyi olduðu halde Rabbin, haksýzlýkla memleketleri helâk etmez.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:36:08
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/234.jpg)



Cüz:12,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ    Sayfa:234



118.Rabbin dileseydi bütün insanlarý bir tek millet yapardý. (Fakat) onlar ihtilafa düþmeye devam edecekler.


119.Ancak Rabbinin merhamet ettikleri müstesnadýr. Zaten Rabbin onlarý bunun için yarattý. Rabbinin, ''Andolsun ki cehennemi

tümüyle insanlar ve cinlerle dolduracaðým'' sözü yerini buldu.


(Tefsirciler âyette geçen ''li-zâlike=bunun için'' sözüne iki türlü mana vermiþlerdir:

-''Zaten Rabbin onlarý bunun için yani ihtilafa düþmeleri için yarattý'' veya

-''Zaten Rabbin onlarý bunun için yani rahmetine nâil olmalarý için yarattý.'')


120.Peygamberlerin haberlerinden senin kalbini (tatmin ve) teskin edeceðimiz her haberi sana anlatýyoruz. Bunda sana ger

çeðin bilgisi, müminlere de bir öðüt ve bir uyarý gelmiþtir.


121.Ýman etmeyenlere de ki:Elinizden geleni yapýn! Biz de (gerekeni) yapmaktayýz!


122.Bekleyin! Þüphesiz biz de beklemekteyiz!


123.Göklerin ve yerin gaybý (sýrrý) yalnýz ALLAH'a aittir. Her iþ O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rab

bin yaptýklarýnýzdan gafil deðildir.


(Âyette ibadet emrinin hemen arkasýndan tevekkül emri gelmektedir. Çünkü kulluk ancak tevekkül ile yani sadece ALLAH'a

güvenip dayanmakla kemâle ulaþýr. Bütün iþlerde baþarýya ulaþmak için esbaba tevessül hususunda elden geleni yapmak

la beraber, baþarýyý ALLAH'tan beklemek ve sadece O'ndan yardým dileyip O'na sýðýnmak, ayný zamanda imanýn kemâline alâ

mettir.)


(12)


ONÝKÝNCÝ SÛRE


YÛSUF


(Yûsuf sûresi, 111 âyet olup 1, 2 ve 3. âyetler Medine'de, diðerleri Mekke'de inmiþtir. Sûrenin baþýndan sonuna kadar

Yûsuf Peygamber'den bahsedildiði için bu adý almýþtýr.)


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elif. Lâm. Râ. Bunlar apaçýk Kitab'ýn âyetleridir.


2.Anlayasýnýz diye biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.


3.(Ey Muhammed!) Biz sana, Kur'ân'ý vahyetmekle geçmiþ milletlerin haberlerini sana en güzel bir þekilde anlatýyoruz.

Gerçek þu ki, sen bundan önce (bu haberleri) bilmeyenlerden idin.


4.Bir zamanlar Yûsuf, babasýna (Ya'kub'a) demiþti ki:Babacýðým! Ben (rüyamda) on bir yýldýzla güneþi ve ayý gördüm;

onlarý bana secde ederlerken gördüm.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:36:28
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/235.jpg)



Sayfa:235  YÛSUF SÛRESÝ    Cüz:12,Sûre:12



5.(Babasý:) Yavrucuðum! dedi,  rüyaný sakýn kardeþlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü þeytan insana apaçýk

bir düþmandýr.


6.Ýþte böylece Rabbin seni seçecek, sana (rüyada görülen) olaylarýn yorumunu öðretecek ve daha önce iki atan Ýbrahim ve Ý

hak'a nimetini tamamladýðý gibi sana ve Ya'kub soyuna da nimetini tamamlayacaktýr. Çünkü Rabbin çok iyi bilendir, hikmet sahi

bidir.



7.Andolsun ki Yûsuf ve kardeþlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardýr.


(Rivayet edildiðine göre, yahudi alimleri Mekke müþriklerinin ileri gelenlerine,''Ýsrailoðullarýnýn niçin Mýsýr'a gittiklerini Muhammed'e

sorun, bakalým ne cevap verecek'' diye telkin etmiþler, onlar da sormuþ, bunun  üzerine bu sûre inmiþtir. Nitekim âyette onlarýn

bu sorularýna iþaret edilmektedir.)


8.(Kardeþleri) dediler ki:Yusuf'la kardeþi (Bünyamin) babamýza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalýk bir cemaatiz. Þüphesiz

ki babamýz apaçýk bir yanlýþlýk içindedir.


(Yûsuf ile Bünyamin bir anadan, diðer oðullarý ise baþka bir anadan idiler.)


9.(Aralarýnda dediler ki:) Yûsuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere atýn ki babanýzýn teveccühü yalnýz size kalsýn! Ondan sonra da

(tevbe ederek) salih kimseler olursunuz!


(Âyetin son kýsmýný ''...Bundan sonra iþinizi yoluna koymuþ, durumunuzu düzeltmiþ olursunuz'' þeklinde anlamak da mümkündür.)


10.Onlardan biri: Yusuf'u öldürmeyin, eðer mutlaka yapacaksanýz onu kuyunun dibine atýn da geçen kervanlardan biri onu alsýn (gö

türsün), dedi.


(Bu teklifi yapan Yehuda isminde birisi idi. Kardeþlerine bunu kabul ettirdi ve babalarýna geldiler.)


11.Dediler ki:''Ey babamýz! Sana ne oluyor da Yûsuf hakkýnda bize güvenmiyorsun! Oysa ki biz onun iyiliðini istemekteyiz.


12.Yarýn onu bizimle beraber (kýra) gönder de bol bol yesin (içsin), oynasýn. Biz onu mutlaka koruruz.''


13.(Babalarý) dedi ki: Onu götürmenizi beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarým.


(Hz. Peygamber'den nakledilen bir hadiste belirtildiði gibi Ya'kub (a.s.):''Onu kurdun yemesinden korkarým'' þeklindeki bu sözü ile

farkýnda olmadan onlara, tasarladýklarý planý nasýl örtbas edecekleri konusunda bir ipucu vermiþti. Gerçekten 17. âyette görüle

ceði üzere onlar bu ipucundan yararlanmýþlardýr.)


14.Dediler ki: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduðumuz halde, eðer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten aciz kimseler

sayýlýrýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:39:36
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/236.jpg)



Cüz:12,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ    Sayfa:236



15.Onu götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, biz Yûsuf'a:Andolsun ki sen onlarýn bu iþlerini onlar

(iþin) farkýna varmadan, kendilerine haber vereceksin, diye vahyettik.


(Tefsircilerin birçoðu, âyette geçen ''biz Yûsuf'a ... vahyettik'' ifadesine dayanarak Hz. Yusuf'a peygamberliðin daha o zaman

verildiðine kanidir. Cenâb-ý Hakk'ýn Hz. Yûsuf'a kuyuya atýldýðý zaman ki bu vâdi daha sonra gerçekleþmiþ ve ileriki âyetlerde

görüleceði üzere Hz. Yûsuf bu tuzaktan kurtulmuþ, kardeþlerine de bütün yaptýklarýný bildiðini söylemiþtir.)


16.Akþamleyin aðlayarak babalarýna geldiler.


17.Ey babamýz! dediler, biz yarýþmak üzere uzaklaþtýk; Yûsuf'u eþyamýzýn yanýna býrakmýþtýk. (Ne yazýk ki) onu kurt yemiþ! Fa

kat biz doðru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsýn.


18.Gömleðinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Ya'kub) dedi ki:Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir iþi güzel gösterdi. Artýk (ba

na düþen) hakkýyla sabretmektir. Anlattýðýnýz karþýsýnda (bana) yardým edecek olan, ancak ALLAH'týr.


(Rivayet edildiðine göre kardeþleri, Yûsuf'un gömleðini kana bulayýp babalarýna getirdiklerinde, acý haberi alan Ya'kub (a.s.),

feryada baþladý, onun gömleðini istedi. Onu yüzüne sürüp aðladý ve dedi ki:''Bugüne kadar böyle yumuþak huylu kurt görme

dim! Oðlumu yemiþ de sýrtýndaki gömleði yýrtmamýþ!'' Buna göre Hz. Ya'kub, onlarýn hilesini sezmiþti. Fakat yapýlacak bir þey

yoktu.)


19.Bir kervan geldi ve sucularýný (kuyuya) gönderdiler, o da (gidip) kovasýný saldý, (Yûsuf'u görünce) ''Müjde! Ýþte bir oðlan!''

dedi. Onu bir ticaret malý olarak sakladýlar. ALLAH onlarýn yaptýklarýný çok iyi bilir.


20.(Kafile Mýsýr'a vardýðýnda) onu deðersiz bir pahaya, sayýlý birkaç dirheme sattýlar. Onlar zaten ona deðer vermemiþlerdi.


(Âyetin son kýsmýný ''...zaten onu hemen elden çýkarmak istiyorlardý'' þekilnde çevirmek de mümkündür.)


21.Mýsýr'da onu satýn alan adam, karýsýna dedi ki:''Ona deðer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydasý olur. Veya onu evlat edi

niriz.'' Ýþte böylece (Mýsýr'da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olaylarýn yorumunu öðretmemiz için Yûsuf'u o yere

yerleþtirdik. ALLAH, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanlarýn çoðu (bunu) bilmezler.


(Tefsirlerdeki rivayete göre Hz. Yûsuf'u himayesine alan bu zat Mýsýr'ýn maliye bakaný idi. O, Hz. Yûsuf'un zeka ve kabiliyetini

sezmiþ, bu yüzden ileride kendisinden devlet iþlerinde yararlanabileceðini düþünmüþtü. Ayrýca son derece sevimli bir çocuk olan

Hz. Yûsuf'u evlat edinebileceklerini söylemiþti. Çünkü çocuklarý yoktu.)


22.(Yûsuf) erginlik çaðýna eriþince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneði) ve ilim verdik. Ýþte güzel davrananlarý biz böyle mükâfat

landýrýrýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:39:58
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/237.jpg)



Sayfa:237  YÛSUF SÛRESÝ   Cüz:12, Sûre:12


23.Evinde bulunduðu kadýn, onun nefsinden murat almak istedi, kapýlarý iyice kapattý ve ''Haydi gel!'' dedi. O da ''(Hâþâ), ALLAH'a sýðýnýrým!

Zira kocanýz velinimetimdir, bana güzel davrandý. Gerçek þu ki, zalimler iflah olmaz!'' dedi.


(Hz. Yûsuf büyümüþ, geliþmiþ ve görkemli bir genç olmuþtu. Onun bu hali, yaþadýðý evin hanýmýnda kendisine karþý farklý duygularýn belirme

sine sebep olmuþ ve kadýn Hz. Yûsuf'a gayri meþru iliþki teklif etmiþti.)


24.Andolsun ki, kadýn ona meyletti. Eðer Rabbinin iþaret ve ikazýný görmeseydi o da kadýna meyletmiþti. Ýþte böylece biz, kötülük ve fuhþu

ondan uzaklaþtýrmak için (delilimizi gösterdik). Þüphesiz o ihlâslý kullarýmýzdandý.


(Tefsircilerin çoðuna göre Hz. Yûsuf'un kadýna olan bu meyli cinsel bir meyil idi. Fakat bazý tefsirciler peygamberlerin böyle bir meyle kapýl

maktan masûn ve münezzeh olduklarýný belirterek âyetteki ilgili sözü ''O da kadýný dövmeye niyet etmiþti. Fakat ALLAH'ýn ikazý ile bundan vaz

geçti'' þeklinde yorumlamýþlardýr. Her halükârda Hz. Yûsuf bu niyet ve meylinden vazgeçmiþti.)


25.Ýkisi de kapýya doðru koþtular. Kadýn onun gömleðini arkadan yýrttý. Kapýnýn yanýnda onun kocasýna rastladýlar. Kadýn dedi ki: Senin aile

ne kötülük etmek isteyenin cezasý, zindana atýlmaktan veya elem verici iþkenceden baþka ne olabilir!


26.Yûsuf:''Asýl kendisi benim nefsimden murat almak istedi'' dedi. Kadýnýn akrabasýndan biri þöyle þahitlik etti:''Eðer gömleði önden yýrtýlmýþ

sa, kadýn doðru söylemiþtir, bu ise yalancýlardandýr.''


27.''Eðer gömleði arkadan yýrtýlmýþsa, kadýn yalan söylemiþtir. Bu ise doðru söyleyenlerdendir.''


28.(Kocasý, Yûsuf'un gömleðinin) arkadan yýrtýlmýþ olduðunu görünce, (kadýna):''Þüphesiz, dedi; bu, sizin tuzaðýnýzdýr. Sizin tuzaðýnýz ger

çekten büyüktür.''


29.''Ey Yûsuf! Sen bundan (olanlarý söylemekten) vazgeç! (Ey kadýn!) Sen de günahýnýn affýný dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun.''


30.Þehirdeki bazý kadýnlar dediler ki: Azizin karýsý, delikanlýsýnýn nefsinden murat almak istiyormuþ; Yûsuf'un sevdasý onun kalbine iþlemiþ!

Biz onu gerçekten açýk bir sapýklýk içinde görüyoruz!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:40:27
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/238.jpg)



Cüz:12,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ    Sayfa:238



31.Kadýn, onlarýn dedikodusunu duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastýklar hazýrladý. Herbirine bir býçak verdi. (Kadýnlar

meyveleri soyarken Yûsuf'a):''Çýk karþýlarýna!'' dedi. Kadýnlar onu görünce, onun büyüklüðünü anladýlar. (Þaþkýnlýklarýndan) ellerini kestiler ve

dediler ki:Hâþa Rabbimiz! Bu bir beþer deðil... Bu ancak üstün bir melektir!


(''Dayanacak yastýklar'' diye tercüme edilen ''müttekeen'' kelimesi, ''yemek meclisi'' þeklinde de anlaþýlabilir. Çünkü onlar müreffeh insanlarýn

adeti üzere yerken, içerken ve sohbet ederken arkalarýna dayanýrlardý. Bundan ötürü dayanarak yemek yeme yasaklanmýþtýr. Bu konudaki

Câbir hadisi þöylemiþtir:''ALLAH Resûlü sol elimizle ve arkamýza dayanarak yememizi yasakladý.'')


32.Kadýn dedi ki:Ýþte hakkýnda beni kýnadýðýnýz þahýs budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) þiddetli sakýndý.

Andolsun, eðer o kendisine emredeceðimi yapmazsa mutlaka zindana atýlacak ve elbette sürünenlerden olacaktýr!


33.(Yûsuf:) Rabbim! Bana zindan, bunlarýn benden istediklerinden daha iyidir! Eðer onlarýn hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder

ve cahillerden olurum! dedi.


34.Rabbi onun duasýný kabul etti ve onlarýn hilesini uzaklaþtýrdý. Çünkü O çok iyi iþiten, pek iyi bilendir.


35.Sonunda (Aziz ve arkadaþlarý) kesin delilleri görmelerine raðmen (halkýn dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mut

laka zindana atmalarý kendilerine uygun göründü.


36.Onunla birlikte zindana iki delikanlý daha girdi. Onlardan biri dedi ki:Ben (rüyamda) þarap sýktýðýmý gördüm. Diðeri de:Ben de baþýmýn üs

tünde kuþlarýn yemekte olduðu bir ekmek taþýdýðýmý gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel güzel davrananlardan

görüyoruz, dedi.


37.(Yûsuf) dedi ki:Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceðim. Bu, Rabbimin bana öðrettiklerin

dendir. Þüphesiz ben ALLAH'a inanmayan bir kavmin dininden uzaklaþtým. Onlar ahireti inkâr edenlerin kendileridir.


(Hz. Yûsuf gençlerin bu durumundan istifade ederek onlara tevhid dinini teblið etmek istedi. Dolayýsýyla onlarýn rüyalarýný yorumlamadan

önce, kendisinin hak din üzerinde olduðunu, bilgilerinin ALLAH tarafýndan öðretildiðini ve Mýsýrlýlarýn yanlýþ yolda olduklarýný bildirerek onlarý

hazýrladý ve hak dini onlara teblið etti. Ýþte bu ve bundan sonraki üç âyet bununla ilgilidir.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:40:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/239.jpg)


Sayfa:239   YÛSUF SÛRESÝ Cüz:12, Sûre:12


38.Atalarým Ýbrahim, Ýshak ve Ya'kub'un dinine uydum. ALLAH'a herhangi bir þeyi ortak koþmamýz bize yaraþmaz. Bu, ALLAH'ýn bize ve

insanlara olan lütfundandýr. Fakat insanlarýn çoðu þükretmezler.


39.Ey zindan arkadaþlarým! Çeþitli tanrýlar mý daha iyi, yoksa gücüne karþý durulamaz olan bir tek ALLAH mý?


40.ALLAH'ý býrakýp da taptýklarýnýz, sizin ve atalarýnýzýn taktýðý birtakým isimlerden baþka birþey deðildir. ALLAH onlar hakkýnda herhangi

bir delil indirmemiþtir. Hüküm sadece ALLAH'a aittir. O size kendisinden baþkasýna ibadet etmemenizi emretmiþtir. Ýþte dosdoðru din

budur. Fakat insanlarýn çoðu bilmezler.


41.Ey zindan arkadaþlarým! (Rüyalarýnýza gelince), biriniz (daha önce olduðu gibi) efendisine þarap içirecek; diðeri ise asýlacak ve

kuþlar onun baþýndan (beynini) yiyecekler. Yorumunu sorduðunuz iþ (bu þekilde) kesinleþmiþtir.


42.Onlardan, kurtulacaðýný bildiði kimseye dedi ki: Beni efendinin yanýnda an, (umulur ki beni çýkarýr). Fakat þeytan ona, efendisi

ne anmayý unutturdu. Dolayýsýyla (Yûsuf), birkaç sene daha zindanda kaldý.



(Bazý tefsircilere göre Hz. Yûsuf, ALLAH'tan baþkasýndan yardým istediði için beþ yýllýk hapislikten sonra yedi yýl daha hapisde kalma

ya mahkum oldu. Böylece hapis süresi on iki yýl oldu.


Burada akla þöyle bir soru akla gelebilir: Çeþitli âyet ve hadislerle baþkasýndan yardým isteme meþru kabul edildiðine, hatta yerine

göre kâfirden de yardým istenebileceðine göre, Hz. Yûsuf'un ALLAH'tan baþkasýndan da medet ummasý niçin hoþ karþýlanmamýþtýr?

Bunun cevabý þudur: ALLAH, peygamberlerini yarattýklarý üzerine seçkin kýldýðý gibi iþlerin en iyisi, en güzeli ve en evlâsýný da onlara

yakýþtýrmýþtýr. Peygamber için en evlâ olan, darda kaldýðý zaman Rabbinden baþkasýna dayanmamasý ve el açmamasýdýr.)


43.Kral dedi ki:Ben (rüyada) yedi arýk ineðin yediði yedi semiz inek gördüm. Ayrýca, yedi yeþil baþak ve diðerlerini de kuru gördüm.

Ey ileri gelenler! Eðer rüya yorumluyorsanýz, benim rüyamý da bana yorumlayýnýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:41:08
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/240.jpg)




Cüz:12,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ   Sayfa:240


44.(Yorumcular) dediler ki:Bunlar karmakarýþýk rüyalardýr. Biz böyle rüyalarýn yorumunu bilenlerden deðiliz.



(Ýslâm alimleri rüya olayýný üç sýnýfa ayýrmýþlardýr:1.ALLAH'tan olan ikaz ve iþaretler, 2.Nefisten kaynaklanan rüyalar, 3.Þeytanýn korkutma ve

saptýrmalarý.)


45.(Zindandaki) iki kiþiden kurtulmuþ olan, uzun bir zamandan sonra (Yûsuf'u) hatýrlayarak dedi ki:Ben size onun yorumunu haber veririm,

beni hemen (zindana) gönderin.


46.(Yûsuf'un yanýna gelerek dedi ki:) Ey Yûsuf! Ey doðru sözlü kiþi! (Rüyada görülen) yedi arýk ineðin yediði yedi semiz inek ile yedi yeþil

baþak ve diðerleri de kuru olan (baþaklar) hakkýnda bize yorum yap. Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar

da doðruyu öðrenirler.


47.Yûsuf dedi ki:Yedi sene âdetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi baþaðýnda (stok edip)

býrakýnýz.


48.Sonra bunun ardýndan, saklayacaklarýnýzdan az bir miktar (tohumluk) hariç, o yýllar için biriktirdiklerinizi yeyip bitirecek yedi kýtlýk yýlý ge

lecektir.


49.Sonra bunun ardýndan da bir yýl gelecek ki, o yýlda insanlara (ALLAH tarafýndan) yardým olunacak ve o yýlda (meyvesuyu ve yað) sýkacak

lar.


(Yani, bol bol meyve ve sebzelere kavuþacaklar; üzüm, hurma, zeytin ve susam gibi þeyleri sýkarak sularýndan istifade edecekler. Bu bolluk

senesine dair rüyada bir iþaret yoktur. Hz. Yûsuf bunu sadece bir vahiy ve ilham ile onlara müjdelemiþtir.)


50.(Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki:''Onu bana getirin!'' Elçi, Yûsuf'a geldiði zaman, (Yûsuf) dedi ki:''Efendine dön de ona:Ellerini kes

en o kadýnlarýn zoru neydi? diye sor. Þüphesiz benim Rabbim onlarýn hilesini çok iyi bilir.''


51.(Kral kadýnlara) dedi ki:Yûsuf'un nefsinden murat almak istediðiniz zaman durumunuz neydi? Kadýnlar, Hâþâ! ALLAH için, biz ondan hiçbir kö

tülük görmedik, dediler. Aziz'in karýsý da dedi ki:''Þimdi gerçek ortaya çýktý. Ben onun nefsinden murat almak istemiþtim. Þüphesiz ki o doðru

söyleyenlerdendir.''


52.(Yûsuf dedi ki): Bu, Aziz'in yokluðunda ona hainlik etmediðimi ve ALLAH'ýn hainlerin hilesini baþarýya ulaþtýrmayacaðýný (herkesin) bilmesi için

dir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:41:26
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/241.jpg)


Sayfa:241   YÛSUF SÛRESÝ    Cüz:13,Sûre:12


53.(Bununla beraber) nefsimi temize çýkarmýyorum. Çünkü nefis aþýrý þekilde kötülüðü emreder; Rabbim acýyýp korumuþ baþka. Þüphesiz

Rabbim çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.


54.Kral dedi ki: Onu bana getirin, onu kendime özel danýþman edineyim. Onunla konuþunca: Bugün sen yanýmýzda yüksek makam sahibi

ve güvenilir birisin, dedi.



(Kral gördüðü rüyanýn yorumunu bir de Hz. Yûsuf'tan bizzat dinlemek istedi. O da rüyayý ve yorumunu anlattý. Kral nasýl tedbir almak ge

rektiðini sorunca, Hz. Yûsuf:''Bolluk yýllarýnda çok ekin ekip ürünü stok etmek gerekir. Böylece kýtlýk yýllarýnda hem kendinizin geçimini sað

larsýnýz hem de ihracat yaparak hazineye bol döviz kazandýrýrsýnýz'' dedi. Kral:''Peki bu iþi kim yapacak?'' diye sorunca, Hz.Yûsuf:)


55.''Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onlarý) çok iyi korurum ve bu iþi bilirim'' dedi.


56.Ve böylece Yûsuf'a orada dilediði gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediðimiz kimseye rahmetimizi eriþtiririz. Ve

güzel davrananlarýn mükâfatýný zayi etmeyiz.


57.Ýman edip de (kötülüklerden) sakýnanlar için ahiret mükâfatý  daha hayýrlýdýr.


(Bütün Mýsýr Hz. Yûsuf'un idaresine ve tasarrufuna verildi. Kral, kendi selâhiyetlerini dahi kullanmasýna müsaade etti.


Hz. Yûsuf, tarýma önem verdi. Üretimi arttýrdý, ihtiyaç fazlasý olan ürünleri stok etti. Nihayet kýtlýk yýllarý geldi. Bu sefer stok edilmiþ olan

ürünleri yemeye ve ihraç etmeye baþladýlar. Her taraftan insanlar gelerek Mýsýr'dan erzak satýn aldýlar. Ya'kub (a.s.) da Yûsuf'un öz kar

deþi Bünyamin hariç, diðer oðullarýný erzak almak için Mýsýr'a gönderdi.)


58.Yûsuf'un kardeþleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yûsuf) onlarý tanýdý, onlar onu tanýmýyorlardý.


59.(Yûsuf) onlarýn yüklerini hazýrlayýnca dedi ki:''Sizin bababir kardeþinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ben ölçeði tam dolduruyor

um ve ben misafirperverlerin en iyisiyim.


60.Eðer onu bana getirmezseniz, artýk benim yanýmda size verilecek bir ölçek (erzak) yoktur, bana hiç yaklaþmayýn!''


61.Dediler ki: Onu babasýndan istemeye çalýþacaðýz, kuþkusuz bunu yapacaðýz.


62.(Yûsuf) emrindeki gençlere dedi ki: Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunun farkýna varýrlar da bel

ki geri gelirler.


63.Babalarýna döndüklerinde dediler ki:Ey babamýz! Erzak bize yasaklandý. Kardeþimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de (onun saye

sinde) ölçüp alalým. Biz onu mutlaka koruyacaðýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:41:47
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/242.jpg)



Cüz:13,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ    Sayfa:242


64.Ya'kub dedi ki:Daha önce kardeþi (Yûsuf) hakkýnda size ne kadar güvendiysem, bunun hakkýnda da size ancak o kadar güvenirim! (Ben

onu sadece ALLAH'a emanet ediyorum); ALLAH en hayýrlý koruyucudur. O, acýyanlarýn en merhametlisidir.


65.Eþyalarýný açtýklarýnda sermayelerinin kendilerine geri verildiðini gördüler. Dediler ki: Ey babamýz! Daha ne istiyoruz. Ýþte sermayemiz de

bize geri verilmiþ. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeþimizi koruruz ve bir deve yükü fazla alýrýz. Çünkü bu (seferki aldýðýmýz) az

bir miktardýr.


66.(Ya'kub) dedi ki:''Kuþatýlmanýz (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceðinize dair ALLAH adýna bana saðlam bir

söz vermediðiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem!'' Ona (istediði þekilde) teminatlarýný verdiklerinde dedi ki:Söylediklerimize ALLAH þa

hittir.


67.Sonra þöyle dedi:Oðullarým! (Þehre) hepiniz bir kapýdan girmeyin, ayrý ayrý kapýlardan girin. Ama ALLAH'tan (gelecek) hiçbir þeyi sizden sa

vamam. Hüküm ALLAH'tan baþkasýnýn deðildir. (Onun için) ben yalnýz O'na dayandým. Tevekkül edenler yalnýz O'na dayansýnlar.



(Hz. Ya'kub'un oðullarýna Mýsýr'a deðiþik kapýlardan girmelerini emretmesinin sebebi þöyle izah edilir: Oðullarý gösteriþli idiler, elbiseleri güzeldi.

Birinci geliþlerinde Melik'ten kimsenin görmediði izzet ve ikramý görmüþlerdi. By yüzden herkesin hayret dolu bakýþlarý onlara dikilmiþti. Beraber

girmeleri halinde hepsinin birden baþlarýna bir hal gelebilirdi.)


68.Babalarýnýn kendilerine emrettiði yerden (çeþitli kapýlardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) ALLAH'tan gelebile

cek hiçbir þeyi onlardan savamazdý; ancak Ya'kub içindeki bir dileði açýða vurmuþ oldu. Þüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öðretmiþtik.

Fakat insanlarýn çoðu bilmezler.


69.Yûsuf'un yanýna girdiklerinde özkardeþini yanýna aldý ve ''Bilesin ki ben senin kardeþinim, onlarýn yaptýklarýna üzülme'' dedi.


(Rivayet edildiðine göre Hz. Yûsuf, kardeþlerine ziyafet verdi. Onlarý sofraya ikiþer ikiþer oturttu. Bünyamin yalnz kalýnca aðladý ve dedi ki:

Yûsuf sað olsaydý o da benimle beraber otururdu. Yûsuf (a.s.) onu kendi sofrasýna aldý. Yemekten sonra kardeþlerini ikiþer ikiþer evlere mi

safir verdi. Bünyamin yine yalnýz kalmýþtý. Hz. Yûsuf dedi ki:Bunun ikincisi yok, o halde bu da benim yanýmda kalsýn. Böylece Bünyamin on

un yanýnda geceledi. Hz. Yûsuf dedi ki: Ölen kardeþinin yerine beni kardeþ olarak kabul eder misin? Bünyamin:''Senin gibi bir kardeþi kim

bulabilir? Fakat seni babam Ya'kub ile annem Rahiyle doðurmadýlar.'' Yûsuf bunu iþitince aðladý, kalkýp Bünyamin'in boynuna sarýldý ve ''Ben

senin kardeþinim...'' dedi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:42:08
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/243.jpg)



Sayfa:243  YÛSUF SÛRESÝ      Cüz:13,Sûre:12



70.(Yûsuf) onlarýn yükünü hazýrladýðý zaman maþrapayý kardeþinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal:Ey kafile! Siz hýrsýz

sýnýz! diye seslendi.


71.(Yûsuf'un kardeþleri) onlara dönerek: Ne arýyorsunuz? dediler.


72.Kral'ýn su kabýný arýyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahþiþ) var dediler. (Ýçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.


73.ALLAH'a andolsun ki, bizim yeryüzünde fesat çýkarmak için gelmediðimizi siz de biliyorsunuz. Biz hýrsýz da deðiliz, dediler.


74.(Yûsuf'un adamlarý dediler ki:Peki, siz yalancýysanýz bunun cezasý nedir?


75.''Onun cezasý, kayýp eþya, kimin yükünde bulunursa iþte o (þahsa el koymak) onun cezasýdýr. Biz zalimleri böyle cezalandýrýrýz'' dediler.


(Ya'kub (a.s.)'ýn þeriatýna göre hýrsýz yakalanarak çaldýðý malýn karþýlýðýnda mal sahibine bir sene köle olarak hizmet ettirilirdi. Mýsýr kanunlarýnda

ise hýrsýza sopa vurulur ve çaldýðý malýn iki misli ödettirilirdi. Hz. Yûsuf onlara babalarýnýn þeriatýna göre ceza vermek istedi.)


76.Bunun üzerine Yûsuf, kardeþinin yükünden önce onlarýn yüklerini (aramaya) baþladý. Sonra da onu, kardeþinin yükünden çýkarttý. Ýþte biz Yû

suf'a böyle bir tedbir öðrettik, yoksa kralýn kanununa göre kardeþini tutamayacaktý. Ancak ALLAH'ýn dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu dereceler

le yükseltiriz. Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardýr.


77.(Kardeþleri) dediler ki:''Eðer o çaldýysa, daha önce onun bir kardeþi de çalmýþtý.'' Yûsuf bunu içinde sakladý, onlara açmadý. (Kendi kendine) de

di ki: Siz daha kötü durumdasýnýz! ALLAH sizin anlattýðýnýzý daha çok iyi bilir.


(Rivayet edildiðine göre Hz. Yûsuf'un halasý onu çok severdi. Yûsuf büyüyünce, babasý onu yanýnda bulundurmak istedi. Halasý da Yûsuf'un kendi

yanýnda kalmasýný istiyordu. Bunun için Ýbrahim (a.s.) dan kendisine miras kalmýþ olan kuþaðýný Yûsuf'un beline baðladý. Sonra kaybolduðunu söyle

di. Kuþak arandý ve Yûsuf'un üzerinde çýktý. Kanun gereði Yûsuf'u yanýnda alýkoydu. Ýþte Yûsuf'un kardeþleri bu duruma iþaret etmek istemiþlerdir.)



78.Dediler ki:Ey aziz! Gerçekten onun çok yaþlý bir babasý var. Onun yerine bizim birimizi alýkoy. Zira biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:42:29
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/244.jpg)



Cüz:13,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ   Sayfa:244


79.Dedi ki:Eþyamýzý yanýnda bulduðumuz kimseden baþkasýný yakalamaktan ALLAH'a sýðýnýrýz, o takdirde biz gerçekten zalimler oluruz!


80.Ondan ümitlerini kesince, (meseleyi) görüþmek üzere ayrýlýp bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki:''Babanýzýn sizden ALLAH adýna söz aldýðýný,

daha önce de Yûsuf hakkýnda iþlediðiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya benim için ALLAH hükmedinceye kadar bu

yerden asla ayrýlmayacaðým. O hükmedenlerin en hayýrlýsýdýr.''


81.Babanýza dönün ve deyin ki:''Ey babamýz! Þüphesiz oðlun hýrsýzlýk etti. Biz, bildiðimizden baþkasýna þahitlik etmedik. Biz gaybýn bekçileri deðil

iz.


82.(Ýstersen) içinde bulunduðumuz þehire (Mýsýr halkýna) ve aralarýnda geldiðimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doðru söylüyoruz.''


(Kalkýp babalarýna geldiler ve kardeþlerinin söylediklerini aynen söylediler.)


83.(Babalarý) dedi ki:''Hayýr, nefisleriniz sizi (böyle) bir iþe sürükledi. (Bana düþen) artýk, güzel bir sabýrdýr. Umulur ki, ALLAH onlarýn hepsini bana

getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.''


(Yûsuf'un kardeþleri daha önce babalarýna karþý yalan söylediklerinden dolayý, bu seferki doðrularýna babalarý inanmak istemedi. Onlara, ''Hayýr,

sizi nefisleriniz aldatýp böyle büyük bir iþe sürüklemiþ. Yoksa bizim þeriatýmýzda hýrsýzýn esir olarak yakalanacaðýný aziz ne bilirdi? dedi.)


84.Onlardan yüz çevirdi, ''Ah Yûsuf'um ah!'' diye sýzlandý ve kederini içine gömmesi yüzünden gözlerine boz geldi.


85.(Oðullarý:) ''ALLAH'a andolsun ki sen hâla Yûsuf'u anýyorsun. Sonunda ya hasta olacaksýn ya da büsbütün helâk olacaksýn!'' dediler.


86.(Ya'kub:) Ben sadece gam ve kederimi ALLAH'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemeyeceðiniz þeyleri ALLAH tarafýndan (vahiy ile) biliyorum, dedi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:43:29
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/245.jpg)




Sayfa:245   YÛSUF SÛRESÝ    Cüz:13,Sûre:12



87.Ey oðullarým! Gidin de Yûsuf'u ve kardeþini iyice araþtýrýn. ALLAH'ýn rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluðundan baþkasý ALLAH'ýn

rahmetinden ümit kesmez.


(Bunun üzerine Mýsýr'a döndüler.)


88.Yûsuf'un yanýna girdiklerinde dediler ki:Ey aziz! Bizi ve ailemizi kýtlýk bastý ve biz deðersiz bir sermaye ile geldik. Hakkýmýzý tam ölçerek ver.

Ayrýca bize baðýþta da bulun. Þüphesiz ALLAH sadaka verenleri mükâfatlandýrýr.


89.Yûsuf dedi ki:Siz, cahilliðiniz yüzünden Yûsuf ve kardeþine yaptýklarýnýzý biliyor musunuz?



(Tefsirlerde belirtildiðine göre Hz. Yûsuf'u kuyuya atan  kardeþleri, bu en küçük kardeþlerine de daima hakaret ve eziyet ederlerdi.)


90.Yoksa sen, gerçekten Yûsuf musun? dediler. O da:(Evet) ben Yûsuf'um, bu da kardeþim. (Birbirimize kavuþmayý) ALLAH bize lütfetti. Çünkü

kim (ALLAH'tan) korkarsa ve sabrederse, þüphesiz ALLAH güzel davrananlarýn mükâfatýný zayi etmez, dedi.


91.(Kardeþleri) dediler ki: ALLAH'a andolsun, hakikaten ALLAH seni bize üstün kýlmýþ. Gerçekten biz hataya düþmüþüz.


92.(Yûsuf) dedi ki:''Bugün sizi kýnamak yok, ALLAH siz affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir.''


93.''Þu benim gömleðimi götürün de onu babamýn yüzüne koyun, (gözleri) görecek duruma gelir. Ve bütün ailenizi bana getirin.''


(Rivayete göre Yûsuf (a.s.), kardeþlerine sabah akþam ziyafet veriyordu. Kardeþleri ise daha önce ona yaptýklarýný hatýrlayarak sýkýlýyorlardý. Ona

bir adam göndererek dediler ki:Siz bizi sabah akþam yemeðe davet ediyorsunuz, fakat biz sana yaptýklarýmýzdan dolayý senden utanýyoruz. Yûsuf

(a.s.)'da, onlara þöyle cevap verdi:Mýsýrlýlar þimdiye kadar bana hep ilk gördükleri gözleriyle bakýyorlar ve ''Yirmi dirheme satýlmýþ bir köleyi ulaþtýðý

bu mertebeye yükselten ALLAH'ý tenzih ederiz'' diyorlardý. Þimdi ise sizin sayenizde þeref kazandým. Çünkü benim sizin kardeþiniz ve Ýbrahim (a.s.)

gibi büyük bir peygamberin torunu olduðumu anladýlar.)


94.Kafile (Mýsýr'dan) ayrýlýnca, babalarý (yanýndakilere):Eðer bana bunamýþ demezseniz inanýn ben Yûsuf'un kokusunu alýyorum! dedi.


95.(Onlar da:) VALLAHi sen hâla eski þaþkýnlýðýndasýn, dediler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:43:51
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/246.jpg)


Cüz:13,Sûre:12  YÛSUF SÛRESÝ   Sayfa:246

 
96.Müjdeci gelince, gömleði onun yüzüne koyar koymaz (Ya'kub) görür oldu. Ben size:''ALLAH tarafýndan (vahiy ile) sizin bilemeyeceðiniz þeyleri

bilirim'' demedim mi! dedi.


(Bu müjdeci Yehuda idi. ''Kanlý gömleði babama ben götürmüþ ve onu kedere boðmuþtum, þimdi de bu gömleði yine ben götüreyim ve sevincine

sebep olayým'' diyerek Mýsýr'dan Ken'an iline kadar yalýnayak baþaçýk yürüdüðü rivayet edilir.)


97.(Oðullarý) dediler ki: Ey babamýz! (ALLAH'tan) bizim günahlarýmýzýn affýný dile! Çünkü biz gerçekten günahkârlar idik.


98.(Ya'kub): Sizin için Rabbimden af dileyeceðim. Çünkü O çok baðýþlayan, pek esirgeyendir, dedi.


99.(Hep beraber Mýsýr'a gidip) Yûsuf'un yanýna girdikleri zaman, ana babasýný kucakladý, ''Güven içinde ALLAH'ýn iradesiyle Mýsýr'a girin!'' dedi.


(Rivayete göre Hz. Yûsuf'la beraber hükümdar ve bütün halk onlarý karþýlamaya çýkmýþlar ve saf tutmuþlardý. Karþý karþýya geldiklerinde Hz. Ya'kub,

Hz. Yûsuf ve orada bulunan diðerleri atlarýndan indiler ve iki peygamber birbirini kucakladýlar.)


100.Ana ve babasýný tahtýnýn üstüne çýkartýp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuþtuklarý için) secdeye kapandýlar. (Yûsuf) dedi ki:Ey babacýðým!

Ýþte bu, daha önce (gördüðüm) rüyanýn yorumudur. Rabbim onu gerçekleþtirdi. Doðrusu Rabbim bana (çok þey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çý

kardý ve þeytan benimle kardeþlerimin arasýný bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Þüphesiz ki Rabbim dilediðine lütfedicidir. Kuþkusuz O çok iyi bil

endir, hikmet sahibidir.''


101.''Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olaylarýn yorumunu da öðrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünya

da da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasýna kat!''


(Rivayet olunduðuna göre Hz. Ya'kub Mýsýr'da oðlunun yanýnda 24 sene yaþadýktan sonra vefat etti. Önceden yaptýðý vasiyet üzerine nâþý, Þam'

da defnedilmiþ bulunan babasý Ýshak'ýn yanýna gömüldü. Hz. Yûsuf'da babasýndan sonra 23 yýl daha yaþadý. Onun nâþýný da Mýsýrlýlar mermer bir

sandýk içine koyarak Nil'e gömdüler. Mýsýrlýlar onu çok sevdikleri için onun kendi memleketlerinde kalmasýný istemiþlerdi. Daha sonra Hz. Musa onun

nâþýný bularak babasý Ya'kub'un yanýna götürüp defnetti.)


102.Ýþte bu (Yûsuf kýssasý) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak iþlerine karar verdikleri zaman sen onlarýn yanýnda

deðildin (ki bunlarý bilesin).


103.Sen ne kadar üstüne düþsen de insanlarýn çoðu iman edecek deðillerdir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:44:16
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/247.jpg)


Sayfa:247   YÛSUF SÛRESÝ   Cüz:13,Sûre:12


104.Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'ân, alemler için ancak bir öðüttür.


105.Göklerde ve yerde nice deliller vardýr ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.


(''Âyet'' kelimesi lügatte, alâmet, þaþýlacak þey ve cemaat manalarýna gelir. Terim olarak, Kur'ân-ý Kerîm'in kýsa veya uzun parçasý demektir. Burada

âyet kelimesi alâmet, delil ve ibret veren þey manalarýnda kullanýlmýþtýr. Yani ALLAH'ýn varlýðýna, birliðine, ilmine, kudretinin ve hikmetinin kemâline de

lâlet eden, gerek insanýn kendinde, gerekse dýþ dünyada, göklerde ve yerde nice delil vardýr ki bunlar insanlarýn nazar-ý dikkatlerine sunulmuþtur.

Ýnsanoðlunun ilmî, fikrî, felsefî ve teknik hayatý bu olaylarla her zaman karþý karþýyadýr. Buna raðmen, bu varlýklarý yarataný düþünmeden, ibret alma

dan yüz çevirir geçer. Halbuki insanoðlu, bu tabiat olaylarý üzerinde düþünse, bunlardaki incelikleri ve bunlara hakim olan ilâhî kanunlarý bulup keþfe

decektir. Dolayýsýyla hem dünyada terakki edecek, hem de ahirette mutlu olacaktýr.)


106.Onlarýn çoðu, ancak ortak koþarak ALLAH'a iman ederler.


(Arabistan halkýnda tek tanrý inancý vardý; ancak çeþitli þekillerde ALLAH'a ortak koþuyorlardý. Mekkeliler,''Melekler ALLAH'ýn kýzlarýdýr''; bir kýsým müþrik

lerde, ''Tanrý'ya yaklaþmak için putlara tapýyoruz'' derlerdi. Hýristiyanlar, ''Ýsa ALLAH'ýn oðludur'' derken, yahudiler de ''Uzeyr ALLAH'ýn oðludur'' diyorlar

dý. Böylece insanlarýn çoðu ALLAH'a ortak koþuyorlardý. Âyette bunlara iþaret edilmektedir.)


107.ALLAH tarafýndan kuþatýcý bir felâket gelmesi veya farkýnda olmadan kýyametin ansýzýn kopmasý karþýsýnda kendilerini emin mi gördüler?


108.(Resûlüm!) De ki:''Ýþte bu, benim yolumdur. Ben ALLAH'a çaðýrýyorum, ben ve bana uyanlar aydýnlýk bir yol üzerindeyiz. ALLAH'ý (ortaklardan) ten

zih ederim! Ve ben ortak koþanlardan deðilim.''


109.Senden önce de, þehirler halkýndan kendilerine vahyettiðimiz erkeklerden baþkasýný peygamber göndermedik. (Kâfirler) yeryüzünde hiç gezme

diler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasýl olduðunu görsünler! Sakýnanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hâla aklýnýzý kullanmýyor mu

sunuz?


(Bu âyet, ''ALLAH, peygamber olarak melekleri gönderseydi ya!'' diyen kâfirlere cevap olarak inmiþtir.)


110.Nihayet peygamberler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çýkarýldýklarýný sandýklarý sýrada onlara yardýmýmýz gelir ve dilediðimiz kimse kurtulu

þa erdirilir. (Fakat) suçlular topluluðundan azabýmýz asla geri çevrilmez.


111.Andolsun onlarýn (geçmiþ peygamberler ve ümmetlerinin) kýssalarýnda akýl sahipleri için pek çok ibretler vardýr. (Bu Kur'ân) uydurulabilecek bir

söz deðildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her þeyi açýklayan (bir kitaptýr); iman eden  toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:44:35
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/248.jpg)



Cüz:13,Sûre:13   RA'D  SÛRESÝ  Sayfa:248


(13)


ONÜÇÜNCÜ SÛRE


er-RA'D


Ra'd sûresi, 43 âyet olup, Mekke'de mi, Medine'de mi indiði hakkýnda ihtilaf vardýr. Sûrenin muhtevasý göz önüne alýnýrsa Mekke'de indiðini

söyleyenlerin görüþü biraz daha aðýrlýk kazanýr.


Sûrenin 13. âyetinde gökgürültüsü manasýna gelen ''er-Ra'd'' kelimesi zikredildiði için sûreye bu ad verilmiþtir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elif. Lâm. Mîm. Râ. Bunlar, Kitab'ýn âyetleridir. Sana Rabbinden indirilen haktýr, fakat insanlarýn çoðu inanmazlar.


2.Görmekte olduðunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arþ'a istivâ eden, güneþi ve ayý emrine boyun eðdiren ALLAH'týr. (Bunlarýn) her

biri muayyen bir vakte kadar akýp gitmektedir. O, Rabbinize kavuþacaðýnýza kesin olarak inanmanýz için her iþi düzenleyip âyetleri açýklamakta

dýr.


(Arþ'a istivâ hakkýnda bilgi için A'râf sûresi 54. âyete bakýnýz.)


3.Yeri döþeyen, onda oturaklý daðlar ve ýrmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O'dur. Geceyi de gündüzün üzeri

ne O örtüyor. Þüphesiz bütün bunlarda düþünen bir toplum için ibretler vardýr.


(Modern ilmin bir keþfi olan bitkilerdeki döllenme olayýný haber veren bu âyet Kur'ân'ýn mucize olduðunun açýk delillerinden biridir.)


4.Yeryüzünde birbirine komþu kýtalar, üzüm baðlarý, ekinler, bir kökten ve çeþitli köklerden dallanmýþ hurma aðaçlarý vardýr. Bunlarýn hepsi bir

su ile sulanýr. (Böyle iken) yemiþlerinde onlarýn bir kýsmýný bir kýsmýna üstün kýlarýz. Ýþte bunlarda akýllarýný kullanan bir toplum için ibretler var

dýr.


(Ayný topraktan ve ayný sudan beslenen bitkilerin her birinin tadý birbirinden çok farklý olan meyveler vermesi, ALLAH'ýn varlýðýnýn ve kudretinin

en açýk delillerindendir.)


5.(Resûlüm! Kâfirlerin seni yalanlamalarýna) þaþýyorsan, asýl þaþýlacak þey onlarýn:''Biz toprak olduðumuz zaman yeniden mi yaratýlacaðýz?'' de

meleridir. Ýþte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir; iþte onlar (kýyamet gününde) boyunlarýnda tasmalar bulunanlardýr. Ve onlar ateþ ehlidir. Onlar,

orada ebedî kalacaklardýr!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:44:56
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/249.jpg)


Sayfa:249   RA'D SÛRESÝ   Cüz:13,Sûre:13


6.(Müþrikler) senden iyilikten önce kötülüðü çabucak istiyorlar. Halbuki onlardan önce ibret alýnacak nice azap örnekleri gelip geçmiþtir. Doðrusu

insanlar kötülük ettikleri halde Rabbin onlar için maðfiret sahibidir. (Bununla beraber) Rabbinin azabý da çok þiddetlidir.


(Mekke müþrikleri dediler ki:''Ey ALLAH! Eðer bu Kur'ân senden gelen bir hak ise, hemem üstümüze gökten taþ yaðdýr, yahut bize baþka acýklý bir

azap getir!'' Ýþte âyette buna iþaret edilerek, ''Senden iyilikten önce kötülüðü çabucak istiyorlar'' demilmektedir. Esasen onlar gerçekte azap is

temiyorlar; aksine bu sözleriyle ilâhî azaba inanmadýklarýný gösteriyor, Peygamber'in tehditleriyle alay ediyorlardý.)


7.Kâfirler diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! (Halbuki) sen ancak bir uyarýcýsýn ve her toplumun bir rehberi vardýr.


(Müþrikler bilmiyorlardý ki, ALLAH izin vermedikçe hiçbir peygamber mucize gösteremezdi. Âyette de ifade buyrulduðu üzere, esasen peygamberler

in görevi insanlarý ikaz etmek, yanlýþlardan, sapýklýktan ve haksýzlýktan sakýndýrmaktýr.)


8.Her diþinin neye gebe kalacaðýný, rahimlerin neyi eksik, neyi ziyade edeceðini ALLAH bilir. Onun katýnda her þey ölçü iledir.


9.O görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür ve yücedir.


10.Sizden sözü gizleyenle onu açýða vuran, geceleyin gizlenenle gündüzün yürüyen onun ilminde eþittir.


11.Onun önünde ve arkasýnda ALLAH'ýn emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardýr. Bir toplum kendilerindeki özellikleri deðiþtirinceye kadar

ALLAH, onlarda bulunaný deðiþtirmez. ALLAH bir topluma kötülük diledi mi, artýk onun için geri çevrilme diye bir þey yoktur. Onlarýn ALLAH'tan baþ

ka yardýmcýlarý da yoktur.


(Her insanýn önünde ve arkasýnda koruyucu ve yazýcý melekler vardýr. Bunlar insaný koruduklarý gibi amellerini de yazarlar. Âyette iþaret edilen

bir diðer husus da þudur: ALLAH bir millete baþkalarýna nazaran bazý üstünlükler ve bazý nimetler verdiðinde o millet, þýmarýr ve ahlâkýný bozar da

o nimete liyakatini kaybederse, ALLAH nimeti onlarýn ellerinden alýr. Millet kendi üstün meziyetlerini bozmadýðý müddetçe ALLAH verdiði nimeti on

larýn elinden almaz.)


12.O, size korku ve ümit içinde þimþeði gösteren ve (yaðmur dolu) aðýr bulutlarý meydana getirendir.

 
13.Gökgürültüsü ALLAH'ý hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayý tesbih ederler. Onlar, ALLAH hakkýnda mücadele edip durur

ken O, yýldýrýmlar gönderip onlarla dilediðini çarpar. Ve O, azabý pek þiddetli olandýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:45:15
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/250.jpg)



Cüz:13,Sûre:13  RA'D SÛRESÝ    Sayfa:250


14.El açýp yalvarmaya lâyýk olan ancak budur. O'nun dýþýnda el açýp dua ettikleri onlarýn isteklerini hiçbir þeyle karþýlamazlar. Onlar ancak aðzýna

gelsin diye suya doðru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki (suyu aðzýna getirmedikçe) su onun aðzýna girecek deðildir. Kâfirlerin duasý kuþku

suz hedefini þaþýrmýþtýr.


15.Göklerde ve yerde bulunanlar da onlarýn gölgeleri de sabah akþam ister istemez sadece ALLAH'a secde ederler.


16.(Resûlüm!) De ki:''Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?'' De ki:''ALLAH'týr.'' O halde de ki:''O'nu býrakýp da kendilerine fayda ya da zarar verme gücüne

sahip olmayan dostlar mý edindiniz?'' De ki:''Körle gören bir olur mu hiç? Ya da karanlýklarla aydýnlýk eþit olur mu?'' Yoksa O'nun yarattýðý gibi yara

tan ortaklar buldular da bu yaratma onlarca birbirine benzer mi göründü? De ki:ALLAH her þeyi yaratandýr. Ve O, birdir, karþý durulmaz güç sahibi

dir.


17.O, gökten su indirdi de vâdiler kendi hacimlerince sel olup aktý. Bu sel, üste çýkan bir köpüðü yüklenip götürdü. Süs veya (diðer) eþya yapmak

isteyerek ateþte erittikleri þeylerden de buna benzer köpük olur. Ýþte ALLAH hak ile bâtýla böyle misal verir. Köpük atýlýp gider. Ýnsanlara fayda ver

en þeye gelince, o yeryüzünde kalýr. Ýþte ALLAH böyle misaller getirir.


(ALLAH Teâlâ önceki âyette inananlarý, gören kimseye, hakký aydýnlýða; inanmayanlarý kör kimseye, bâtýlý da karanlýklara benzetti. Bu âyette ise bir

baþka teþbih yaptý. Þöyle ki:Hak ve hak ehli gökten inen yaðmura; bâtýl ve bâtýl ehli de su yüzündeki köpüðe benzetilmiþtir. Nasýl ki yaðmur yað

dýðýnda derelerden sular akar, insanlar ondan çeþitli þekilde faydalanýrlar, kurumuþ topraklar hayat bulur ve toprak katmanlarýnda birikerek gözeler

halinde fýþkýrýr, ondan da insanlar faydalanýrlarsa, iþte hak ve hak ehli de bunun gibi faydalýdýr. Hak geldiðinde ölmüþ kalpler dirilir, pörsümüþ vicdan

lar merhametli olma özelliði kazanýr. Ýman neticesinde sayýlamayacak kadar faydalar meydana gelir.


Bâtýl ise, selin yüzündeki köpüðe benzetilmiþtir. O köpük çabuk kaybolup gider, hiçbir þeye de fayda saðlamaz.


Ayrýca inananlar, süs veya baþka eþyalar yapmak için ateþte eritilen altýn, gümüþ, bakýr ve benzeri madenlere benzetilmiþtir ki bunlar gerçekten fay

dalý þeylerdir. Bu madenler eritildiði zaman meydana gelen artýklar vardýr ki bunlar bir deðer taþýmaz. Ýþte bâtýl ve bâtýl ehli de bunlara teþbih edilmiþ

tir.)


18.Ýþte Rablerinin emrine uyanlar için güzel (mükâfat) vardýr. Ona uymayanlara gelince, yeryüzünde olanlarýn tümü ile bunun yanýnda bir misli daha

kendilerinin olsa, (kurtulmak için) onu mutlaka feda ederler. Ýþte onlar var ya, hesabýn en kötüsü onlaradýr. Varacaklarý yer de cehennemdir. O ne

kötü yataktýr!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:45:52
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/251.jpg)



Sayfa:251  RA'D SÛRESÝ   Cüz:13,Sûre:13


19.Rabbinden sana indirilenin hak olduðunu bilen kimse, (inkâr eden) kör kimse gibi olur mu? (Fakat bunu) ancak akýl sahipleri anlar.


20.Onlar, ALLAH'ýn ahdini yerine getirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardýr.


21.Onlar ALLAH'ýn gözetilmesini emrettiði þeyleri gözeten, Rablerinden sakýnan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir.


(Âyetteki ''ALLAH'ýn gözetilmesini emrettiði þeyler''den maksat tefsircilere göre akrabalýk baðlarýný sürdürmek, müminlerle dostluk ve birlik halinde yaþa

mak gibi ailevî ve içtimaî vazifelerdir.)


22.Yine onlar, Rablerinin rýzasýný isteyerek sabreden, namazý dosdoðru kýlan, kendilerine verdiðimiz rýzýklardan gizli ve açýk olarak (ALLAH yolunda) har

cayan ve kötülüðü iyilikle savan kimselerdir. Ýþte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarýndýr.


23.(O yurt) Adn cennetleridir; oraya babalarýndan, eþlerinden ve çocuklarýndan salih olanlarla beraber girecekler, melekler de her kapýdan onlarýn

yanýna varacaklardýr.


24.(Melekler:) Sabrettiðinize karþýlýk size selâm olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir! (derler).


25.ALLAH'a verdikleri sözü kuvvetle pekiþtirdirdikten sonra bozanlar, ALLAH'ýn riayet edilmesini emrettiði þeyleri (akrabalýk baðlarýný) terkedenler ve

yeryüzünde fesat çýkaranlar; iþte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarýndýr.


26.ALLAH dilediðine rýzkýný bollaþtýrýr da daraltýr da. Onlar dünya hayatýyla þýmardýlar. Oysa ahiretin yanýnda dünya hayatý, geçici bir faydadan baþ

ka bir þey deðildir.


27.Kâfir olanlar diyorlar ki:Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli deðil miydi? De ki:Kuþkusuz ALLAH dilediðini saptýrýr, kendisine yöneleni de hidayete

erdirir.


28.Bunlar, iman edenler ve ALLAH'ýn zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak ALLAH'ý anmakla huzur bulur.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:46:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/252.jpg)



Cüz:13, Sûre:13  RA'D SÛRESÝ  Sayfa:252


29.Ýman edip, iyi iþler yapanlara ne mutlu! Varýlacak güzel yurt da onlar içindir.


30.(Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiði bir ümmete gönderdi ki, sana vahyettiðimizi onlara okuyasýn. Onlar

Rahman'ý inkâr ediyorlar. De ki: O, benim Rabbimdir. O'ndan baþka tanrý yoktur. Sadece O'na tevekkül ettim ve dönüþ sadece O'nadýr.


31.Eðer okunan bir Kitapla daðlar yürütülseydi veya onunla yer parçalansaydý, yahut ölüler konuþturulsaydý (o Kitap yine bu Kur'ân olacaktý). Fakat bü

tün iþler ALLAH'a aittir. Ýman edenler hâla bilmediler mi ki, ALLAH dileseydi bütün insanlarý hidayete erdirirdi? ALLAH'ýn vâdi gelinceye kadar inkâr edenlere,

yaptýklarýndan dolayý ya ansýzýn büyük bir bela gelmeye devam edecek veya o bela evlerinin yakýnýna düþecek. ALLAH, vâdinden asla dönmez.


(Rivayet olunduðuna göre, Resûlullah (s.a.v.) Mekke kâfirlerine Ýslâm'ý anlattýðý bir gün, müþriklerden Abdullah b. Ümeyye el-Mahzûmî adýnda birisi dedi

ki:''Mekke'nin þu iki daðý bizi çok sýkýyor, bunlarý buradan kaldýr da yerimiz geniþlesin. O daðlarýn arasýndan ýrmaklar akýt, ziraate elveriþli yerler aç, atala

rýmýzdan ölmüþ olan falan ve falan þahýslarý dirilt de söylesinler bakalým, senin söylediklerin doðru mu deðil mi?'' Ýþte bunun üzerine yukarýdaki âyet indi.

Ve onlara bildirildi ki, peygamber göndermek ve Kur'ân indirmekten maksat bu sizin dedikleriniz deðildir. Bununla beraber herhangi bir kitap vastasýyla öy

le þeyler yapýlacak olsaydý yine bu Kur'ân ile yapýlýrdý. Ama Kur'ân'ýn indirilmesindeki hikmet ve gaye herþeyden önce insanlarý hidayete erdirmek, kalpleri

ALLAH'ýn zikri ile tatmin ve tenvir etmektir.) 


32.Andolsun, senden önceki peygamberlerle alay edildi de ben inkâr edenlere mühlet verdim, sonra da onlarý yakaladým. (Görseydin ki) azabým nasýlmýþ!


33.Herkesin kazandýðýný gözetleyip muhafaza eden, (hiç böyle yapamayan gibi olur mu?). Onlar ALLAH'a ortak koþtular. De ki:''Onlara ad verin (onlar neci

dir?). Yoksa siz ALLAH'a yeryüzünde bilemeyeceði bir þeyi mi haber veriyorsunuz? Yahut boþ laf mý ediyorsunuz?'' Doðrusu inkâr edenlere hileleri süslü gös

terildi ve onlar doðru yoldan alýkonuldular. ALLAH kimi saptýrýrsa onu doðru yola iletecek yoktur.


34.Dünya hayatýnda onlara sadece bir azap vardýr. Ahiret azabý ise daha þiddetlidir. Onlarý ALLAH'tan (O'nun azabýndan) koruyacak kimse yoktur.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:46:33
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/253.jpg)



Sayfa:253  RA'D SÛRESÝ  Cüz:13,Sûre:13


35.Takvâ sahiplerine vâdolunan cennetin özelliði (þudur): Onun zemininden ýrmaklar akar. Yemiþleri ve gölgesi süreklidir. Ýþte bu, (kötülüklerden)

sakýnanlarýn (mutlu) sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateþtir.


36.Kendilerine kitap verdiðimiz kimseler, sana indirilene (Kur'ân'a) sevinirler. Fakat (senin aleyhinde birleþen) guruplardan onun bir kýsmýný inkâr ed

en de vardýr. De ki:''Bana, sadece ALLAH'a kulluk etmem ve O'na ortak koþmamam emrolundu. Ben yalnýz O'na çaðýrýyorum ve dönüþ de yalnýz O'nadýr.


37.Ve böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eðer sana gelen bu ilimden sonra, onlarýn arzularýna uyarsan, (iþte o zam

an) ALLAH tarafýndan senin ne bir dostun ne de koruyucun vardýr.


38.Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eþler ve çocuklar verdik. ALLAH'ýn izni olmadan hiçbir peygamber için mucize getir

me imkâný yoktur.  Her  müddetin (yazýldýðý) bir kitap vardýr.


(Her vakit ve müddetin ALLAH katýnda ayrý bir yazýsý, hikmet gereði verilmiþ özel bir hükmü vardýr. Bu müddet içersinde kurtuluþa ermek veya azaba

müstehak olmak için insanlara mühlet ve müsaade verilmiþtir.)

 
39.ALLAH dilediðini siler, (dilediðini de) sabit býrakýr. Bütün kitaplarýn aslý onun yanýndadýr.


(ALLAH Teâlâ, kaldýrmak istediði dinî bir hükmü kaldýrýr, dilediði baþka bir hükmü yerine koyar veya indirmiþ olduðu hükümleri olduðu gibi ibka eder. Kâ

inatta birtakým þeyleri yok ederken bazýlarýný da olduðu gibi býrakýr. Netice itibarýyle her þey O'nun elindedir. O, daima dilediðini yapma gücüne sahip

tir.)

 
40.Biz onlara vâdettiðimizin (azabýn) bir kýsmýný göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de sana ancak (ALLAH'ýn emirlerini) teblið etmek düþ

er. Hesap yalnýz bize aittir.


41.Bizim yeryüzüne gelip, onu uçlarýndan kýsalttýðýmýzý görmediler mi? ALLAH (dilediði gibi) hükmeder. O'nun hükmünü bozacak kimse yoktur. Ve O he

sabý çabuk görendir.


(Âyette zikredilen, yerin uçlarýnýn eksiltilmesi olayýný önceki müfessirler, mecazî manayý nazarý itibara alarak, kâfirlerin memleketlerinin fethi ile onlar

ýn topraklarýnýn azalmasý, müslümanlarýnkinin çoðalmasý þeklinde yorumlamýþlardýr. Ancak âyetin hakiki manasýný gözönüne alýrsak, yerin uçlarýndan ek

siltilmesi, erozyon dediðimiz topraðýn yaðmur, sel ve rüzgâr gibi tabiî güçlerin etkisiyle yerinden kaymasý, daðlarýn ve tepelerin aþýnmasý þeklinde yo

rumlanabileceði gibi, yer küresinde meydana gelen olaylar neticesinde kürenin hacminin noksanlaþmasý þeklinde de yorumlanabilir.)


42.Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuþlardý; halbuki bütün tuzaklar ALLAH'a aittir. Çünkü O, herkesin ne kazanacaðýný bilir. Bu yur

dun (dünyanýn) sonunun kimin olduðunu yakýnda kâfirler bileceklerdir!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:46:53
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/254.jpg)


Cüz:13,Sûre:14 ÝBRÂHÝM SÛRESÝ   Sayfa:254


43.Kâfir olanlar:Sen resûl olarak gönderilmiþ bir kimse deðilsin, derler. De ki:Benimle sizin aranýzda þahit olarak ALLAH ve yanýnda Kitab'ýn bilgisi

olan (Peygamber) yeter.


14


ONDÖRDÜNCÜ SÛRE


ÝBRÂHÝM


Ýbrâhim sûresi, 52 âyet olup 28 ve 29. âyetler Medine'de, diðerlere Mekke'de inmiþtir. 35-41. âyetler Hz. Ýbrâhim'in duasýný ihtiva ettiði için bu

sûreye bu ad verilmiþtir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elîf. Lâm. Râ. (Bu Kur'ân), Rablerinin izniyle insanlarý karanlýklardan aydýnlýða, yani her þeye galip (ve) övgüye layýk olan ALLAH'ýn yoluna çýkar

man için sana indirdiðimiz bir kitaptýr.


2.O ALLAH ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Þiddetli azaptan dolayý kâfirlerin vay haline!


3.Dünya hayatýný ahirete tercih edenler, ALLAH yolundan alýkoyanlar ve onun eðriliðini isteyenler var ya, iþte onlar (haktan) uzak bir sapýklýk için

dedirler.


4.(ALLAH'ýn emirlerini) onlara iyice açýklasýn diye her peygamberi yalnýz kendi kavminin diliyle gönderdik. Artýk ALLAH dilediðini saptýrýr, dilediðini de

doðru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir.


(Her peygamberin ancak kendi kavminin diliyle gönderilmiþ olmasý, bütün insanlardan tek bir dil ile, mesela Arapça ile anlaþmalarýnýn, yalvarýp ni

yazda bulunmalarýnýn istenmediðini gösterir. Zaten bir âyet-i kerîmede de konuþulan dillerin muhtelif olmasý dahi ALLAH'ýn varlýðýnýn ve kudretinin

delillerinden sayýlmýþtýr. Bunun yanýnda bu âyet-i kerîmenin iþaret ettiði önemli noktalardan birisi de, Hakk'a davet ile uðraþanlarýn içinde bulun

duklarý toplumun dilini çok iyi bilmeleri gerektiði hususudur.)


5.Andolsun ki Musa'yý da: Kavmini karanlýklardan aydýnlýða çýkar ve onlara ALLAH'ýn (geçmiþ kavimlerin baþýna getirdiði felâket) günlerini hatýrlat,

diye mucizelerimizle gönderdik. Þüphesiz ki bunda çok sabýrlý, çok þükreden herkes için ibretler vardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:47:12
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/255.jpg)


Sayfa:255  ÝBRÂHÝM SÛRESÝ   Cüz:13,Sûre:14


6.Hani Musa kavmine demiþti ki:''ALLAH'ýn üzerinizdeki nimetini hatýrlayýn. Çünkü O, sizi iþkencenin en kötüsüne ve oðullarýnýzý kesip, kadýnlarýnýzý

(kýzlarýnýzý) býrakmakta olan Firavun ailesinden kurtardý. Ýþte bu size anlatýlanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardýr.''


7.''Hatýrlayýn ki Rabbiniz size:Eðer þükrederseniz, elbette size (nimetimi) arttýracaðým ve eðer nankörlük ederseniz hiç þüphesiz azabým çok þid

detlidir! diye bildirmiþti.''


8.Musa dedi ki:''Eðer siz ve yeryüzünde olanlarýn hepsi nankörlük etseniz, bilin ki ALLAH gerçekten zengindir, hamdedilmeye layýktýr''


9.Sizden öncekilerin, Nuh, Âd ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin haberleri size gelmedi mi? Onlarý ALLAH'tan baþkasý bilmez. Peygam

berleri kendilerine mucizeler getirdi de onlar, ellerini peygamberlerinin aðýzlarýna bastýlar ve dediler ki:Biz size gönderileni inkâr ettik ve bizi kendi

sine çaðýrdýðýnýz þeye karþý derin bir kuþku içindeyiz.


(Ýbn Mes'ûd bu âyeti okuduðu zaman, ''Neseb alimleri yalancýdýrlar'' derdi. Yani onlar nesepleri bildiklerini iddia ederlerken ALLAH bunu reddediyor.

Ýbn Abbas da, ''Adnan ile Ýsmail arasýnda bilinemeyen otuz baba (batýn) mevcuttur'' derdi. Buna göre âyetin manasý, ''Onlar o kadar fazla idiler

ki, sayýlarýný ALLAH'tan baþka kimse bilemez'' demek olur.)


10.Peygamberleri dedi ki: Gökleri ve yeri yaratan ALLAH hakkýnda þüphe mi var? Halbuki O, sizin günahlarýnýzdan bir kýsmýný baðýþlamak ve sizi muay

yen bir vakte kadar yaþatmak için sizi (hak dine) çaðýrýyor. Onlar dediler ki:Siz de bizim gibi bir insandan baþka bir þey deðilsiniz. Siz bizi atalarý

mýzýn tapmýþ olduðu þeylerden döndürmek istiyorsunuz. Öyleyse bize, apaçýk bir delil gösterin!


(Onlar kendilerine bildirilen bunca açýk delillere, hüccetlere ve mucizelere kani olmayarak inatlarý yüzünden daha baþka mucizeler, hatta kendileri

ni kahredecek felâketler istiyorlar ve mucizelerle adeta eðleniyorlardý.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:47:31
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/256.jpg)




Cüz:13,Sûre:14 ÝBRÂHÝM SÛRESÝ  Sayfa:256


11.Peygamberleri onlara dedi ki:''(Evet) biz sizin gibi bir insandan baþkasý deðiliz. Fakat ALLAH nimetini kullarýndan dilediðine lütfeder. ALLAH'ýn izni olma

dan bizim size bir delil getirmemize imkân yoktur. Müminler ancak ALLAH'a dayansýnlar.''


12.''Hem, bize yollarýmýzý göstermiþ olduðu halde ne diye biz, ALLAH'a dayanýp güvenmeyelim? Sizin bize verdiðiniz eziyete elbette katlanacaðýz. Tevek

kül edenler yalnýz ALLAH'a tevekkülde sebat etsinler.''


13.Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki:''Elbette sizi ya yurdumuzdan çýkaracaðýz, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!'' Rableri de onlara:''Zalimle

ri mutlaka helâk edeceðiz!'' diye vahyetti.


14.Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleþtireceðiz. Ýþte bu, makamýmdan korkan ve tehdidimden sakýnan kimselere mahsustur.


(Bu âyette Hz. Peygamber'in de memleketinden hicret edeceðine, fakat sonunda onu çýkaranlarýn yurduna mâlik olacaðýna bir iþaret vardýr.)


15.(Peygamberler) fetih istediler (ALLAH da verdi). Her inatçý zorba da hüsrana uðradý.


16.Ardýndan da (o inatçý zorbaya) cehennem vardýr; kendisine irinli su içirilecektir!


17.Onu yudumlamaya çalýþacak, fakat boðazýndan geçiremeyecek ve ona her yandan ölüm gelecek, oysa o ölecek deðildir (ki azaptan kurtulsun).

Bundan ötede þiddetli bir azap da vardýr.


18.Rablerini inkâr edenlerin durumu (þudur): Onlarýn amelleri fýrtýnalý bir günde rüzgârýn þiddetli savurduðu küle benzer. Kazandýklarýndan hiçbir þeyi

elde edemezler. Ýyiden iyiye sapýtma iþte budur.


(ALLAH Teâlâ kâfirlerin amellerini, fýrtýnalý bir günde rüzgârýn þiddetli savurduðu bir küle benzetmektedir ki onlarýn ameli ne kadar iyi ve çok olursa ol

sun, sonuç itibarýyla ahirette fayda vermiyecektir. Çünkü ALLAH Teâlâ, insanlarý, önce kendisine ve gönderdiði peygamberlerin tümüne iman ile mü

kellef tutmakta olup sevap ve mükâfatý bundan sonra vereceðini bildirmektedir. Dolayýsýyla imaný olmayanlar, yaptýklarý iyi iþlerin karþýlýðýný dünyada

iken alýrlar, ama ahirette onlara verilecek hiçbir þey yoktur.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:47:51
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/257.jpg)



Sayfa:257   ÝBRÂHÝM SÛRESÝ    Cüz:13,Sûre:14 bizi


19.ALLAH'ýn gökleri ve yeri hak ile yarattýðýný görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldýrýp yepyeni bir halk getirir.


20.Bu, ALLAH'a güç deðildir.


21.(Kýyamet gününde) hepsi ALLAH'ýn huzuruna çýkacak ve zayýflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki:''Biz sizin tâbilerinizdik. Þimdi siz, ALLAH'ýn azabýn

dan herhangi bir þeyi bizden savabilir misiniz?'' Onlar da diyecekler ki:''(Ne yapalým) ALLAH bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doðru yola iletirdik. Þimdi

sýzlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sýðýnacak bir yer yoktur.''


22.(Hesaplarý görülüp) iþ bitirilince, þeytan diyecek ki:''Þüphesiz ALLAH size gerçek olaný vâdetti, ben de size vâdettim ama, size yalancý çýktým. Zaten

benim size karþý bir gücüm yoktu. Ben, sadece sizi (inkâra) çaðýrdým, siz de benim davetime hemen koþtunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin.

Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Kuþkusuz daha önce ben, beni (ALLAH'a) ortak koþmanýzý reddettim.'' Þüphesiz zalimler için el

em verici bir azap vardýr.


23.Ýman edip de iyi iþler yapanlar, Rablerinin izniyle içinde ebedî kalacaklarý ve zemininden ýrmaklar akan cennetlere sokulacaklardýr. Orada (birbirleriyle)

karþýlaþtýkça söyledikleri ''selâm''dýr.


(Selâm, her türlü kötülüklerden, meþakkat, mihnet, kusur ve âfetten kurtulmak demektir. Müminler hem dünyada, hem de ahirette karþýlaþtýklarý zam

an birbirlerine böyle bir duada bulunurlar.)


24.Görmedin mi ALLAH nasýl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dallarý gökte olan güzel bir aðaca (benzetti).


(Güzel söz güzel aðaca benzetiliyor. Çünkü aðacýn diri kalmasý için nasýl sulanmaya, bakýlmaya ihtiyacý varsa, bunlar bulunmadan kurursa kalpteki im

an aðacý da böyledir. Eðer sahibi faydalý ilim, sahih amel, zikir ve tefekkürle her zaman bakýp onu gözetmezse kuruyabilir. Bir hadis-i þerifte:''Elbise

nasýl yýpranýr eskirse, kalpteki iman da öylece yýpranýr, eskir. O halde imanýnýzý daima tazeleyin'' denerek bu gerçek dikkatlerimize sunulmuþtur.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:48:08
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/258.jpg)



Cüz:13,Sûre:14   ÝBRÂHÝM SÛRESÝ   Sayfa:258


25.(O aðaç), Rabbinin izniyle her zaman yemiþini verir. Öðüt alsýnlar diye ALLAH insanlara misaller getirir.


(Bir önceki âyetle ALLAH Teâlâ, güzel sözü, güzel aðaca benzetmiþti. Çünkü güzel sözün meyvesi güzel amel; güzel aðacýn ürünü de faydalý meyvedir.

Müfessirlerin açýklamalarýna göre güzel sözden maksat, kelime-i þehadettir. Bu kelime dýþta ve içte daima güzel amellerin meydana gelmesine sebep

olur. ALLAH'ýn razý olacaðý her güzel iþ, bu kelimenin meyvesidir. Aþaðýdaki âyette geçen ''kötü kelime''ye gelince o da, ALLAH'ý inkâr etmektir. Bu kelime

her türli fitnenin, fesadýn, felâket ve musibetin kaynaðýdýr. Kötü söz, hem dünyada hem de ahirette insanýn felâketlere sürüklenmesine sebep olur. Do

layýsýyla aþaðýdaki âyette kötü söz, kötü bir aðaca teþbih edilmiþtir.)


26.Kötü bir sözün misali, gövdesi yerden koparýlmýþ, o yüzden ayakta durmaya imkâný olmayan (kötü) bir aðaca benzer.


27.ALLAH Teâlâ saðlam sözle iman edenleri hem dünya hayatýnda hemde ahirette sapasaðlam tutar. Zalimleri ise ALLAH saptýrýr. ALLAH dilediðini yapar.


28.ALLAH'ýn nimetine nankörlükle karþýlýk veren ve sonunda kavimlerini helâk yurduna sürükleyenleri görmedin mi?


29.Onlar cehenneme girecekler. O ne kötü karargâhtýr.


30.(Ýnsanlarý) ALLAH yolundan saptýrmak için O'na ortaklar koþtular. De ki:(Ýstediðiniz gibi) yaþayýn! Çünkü dönüþünüz ateþedir.


31.Ýman eden kullarýma söyle:Namazlarýný dosdoðru kýlsýnlar, kendisinde ne alýþveriþ, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiði

miz rýzýklardan (ALLAH için) gizli-açýk harcasýnlar.


32.(O öyle lütufkâr) ALLAH'týr ki, gökleri ve yeri yarattý, gökten suyu indirip onunla rýzýk olarak size türlü meyveler çýkardý; izni ile denizde yüzüp gitmele

ri için gemileri emrinize verdi; nehirleri de sizin (yararlanmanýz) için akýttý.


33.Düzenli seyreden güneþi ve ayý size faydalý kýldý; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:48:26
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/259.jpg)



Sayfa:259   ÝBRÂHÝM SÛRESÝ  Cüz:13,Sûre:14


34.O size istediðiniz her þeyden verdi. ALLAH'ýn nimetini sayacak olsanýz sayamazsýnýz. Doðrusu insan çok zalim, çok nankördür.


35.Hatýrla ki Ýbrâhim þöyle demiþti:''Rabbim! Bu þehri (Mekke'yi) emniyetli kýl, beni ve oðullarýmý putlardan uzak tut!''


36.''Çünkü onlar (putlar), insanlardan birçoðunun sapmasýna sebep oldular, Rabbim. Þimdi kim bana uyarsa bendendir. Kim de bana karþý gelirse, artýk

sen gerçekten çok baðýþlayan, pek esirgeyensin.''


(Hz. Ýbrâhim, ALLAH Teâlâ'nýn putperestleri baðýþlamayacaðýný henüz bilmiyordu. Onun için onlarýn da baðýþlanmasýný temenni etti. Müþriklerin baðýþlan

mayacaðýný anladýktan sonra artýk onlarýn affý için dua etmedi.)


37.''Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazý dosdoðru kýlmalarý için ben, neslimden bir kýsmýný senin Beyt-i Harem'inin (Kâbe'nin) yanýnda, ziraat yapýlmayan

bir vadiye yerleþtirdim. Artýk sen de insanlardan bir kýsmýnýn gönüllerini onlara meyledici kýl ve meyvelerden bunlara rýzýk ver! Umulur ki bu nimetlere

þükrederler.''


(Rivayet edildiðine göre Hz. Ýbrâhim'in hanýmý Sâre'nin Hacer isminde bir cariyesi vardý. Onu kocasý Hz. Ýbrâhim'e verdi ve Ýbrâhim (a.s.)'in ondan Ýsma

il adýnda bir oðlu dünyaya geldi. Hz. Ýbrâhim onlarý alarak Mekke'ye götürdü. Kâbe yakýnlarýnda bir yere iskân etti. Mekke susuz, çorak ve kayalýk bir

yerdi. ALLAH Teâlâ, Hz. Ýbrâhim'in duasýný kabul etti. Orada zemzem diye anýlan su fýþkýrdý.)


38.''Ey Rabbimiz! Þüphesiz ki sen bizim gizleyeceðimizi de açýklayacaðýmýzý da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir þey ALLAH'a gizli kalmaz.''


39.''Ýhtiyar halimde bana Ýsmail'i ve Ýshak'ý lütfeden ALLAH'a hamdolsun! Þüphesiz Rabbim duayý iþitendir.''


(Rivayete göre Ýsmail (a.s.) doðduðu zaman babasý 99 yaþýnda idi. Ýshak (a.s.) doðduðunda da 112 yaþýnda idi. Ýshak Peygamber, Ýsmail'den 13 se

ne sonra Sâre'den dünyaya gelmiþtir.)


40.Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazý devamlý kýlanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamý kabul et!''


41.Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacaðý gün beni, ana-babamý ve müminleri baðýþla!''


42.(Resûlüm!) Sakýn, ALLAH'ý zalimlerin yaptýklarýndan habersiz sanma! Ancak, ALLAH onlarý (cezalandýrmayý), korkudan gözlerin dýþarý fýrlayacaðý bir gü

ne erteliyor.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:48:43
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/260.jpg)


Cüz:13,Sûre:14    ÝBRÂHÝM SÛRESÝ   Sayfa:260


43.Zihinleri bomboþ olarak kendilerine bile dönüp bakamaz durumda, gözleri göðe dikilmiþ bir vaziyette koþarlar.


44.Kendilerine azabýn geleceði, bu yüzden zalimlerin:''Ey Rabbimiz! Yakýn bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalým, peygamberlere tâbi

olalým'' diyecekleri gün hakkýnda insanlarý uyar. (Onlara denilir ki:)''Daha önce, sizin için bir zevâl olmadýðýna yemin etmemiþ miydiniz?''


45.''(Sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarýnda oturdunuz. Onlara nasýl muamele ettiðimiz size apaçýk belli oldu. Ve size misaller de verdik.''


46.Hilelerinin cezasý ALLAH katýnda (malum) iken, onlar, tuzaklarýný kurmuþlardý. Halbuki onlarýn hileleriyle daðlar yerinden gidecek deðildi!


(Nihayet onlarýn hileleri de ALLAH'ýn iznine baðlýdýr. O izin vermedikten sonra hiçbir hile netice vermez.) 


47.O halde, sakýn ALLAH'ýn peygamberlerine verdiði sözden cayacaðýný sanma! Çünkü ALLAH mutlak üstündür, kimsenin yaptýðýný yanýna býrakmaz.


48.Yer baþka bir yer, gökler de (baþka gökler) haline getirildiði, (insanlar) bir ve gücüne karþý durulmaz olan ALLAH'ýn huzuruna çýktýklarý gün (ALLAH bü

tün zalimlerin cezasýný verecektir).


(''Yerlerin baþka yer, göklerin de baþka gökler olmasý'' konusunda yapýlan yorumlar arasýnda þunlar da vardýr:Yer ateþe, gökler de cennete dönüþecek,

yer gümüþ gibi bembeyaz, üzerinde kan dökülmedik, günah iþlenmedik bambaþka bir yer olacak. Ýbn Abbas'tan bir rivayete göre de yer yine bu yerdir.

Ancak sýfatlarý deðiþecek. Kýsaca daðlarý yürüyecek, denizleri yarýlacak, her taraf düz olacak, eðrilik büðrülük görülmeyecektir.)


49.O gün, günahkârlarýn zincire vurulmuþ olduðunu görürsün.


50.Onlarýn gömlekleri katrandandýr, yüzlerini de ateþ bürümektedir.


51.ALLAH herkese kazandýðýnýn karþýlýðýný vermek için (onlarý diriltecektir). Kuþkusuz ALLAH, hesabý çabuk görendir.


52.Ýþte bu (Kur'ân), kendisiyle uyarýlsýnlar, ALLAH'ýn ancak bir tek Tanrý olduðunu bilsinler ve akýl sahipleri iyice düþünüp öðüt alsýnlar diye insanlara (gön

derilmiþ) bir bildiridir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:49:03
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/261.jpg)



Sayfa:261  HÝCR SÛRESÝ   Cüz:14, Sûre:15



(15)


ONBEÞÝNCÝ SÛRE


el-HÝCR


Hicr sûresi, 99 âyet olup 87'si Medine'de, diðerleri Mekke'de inmiþtir. Hicr, bir yer adýdýr. 80-84. âyetlerde Hicr'den bahsedildiði için sûreye bu ad veril

miþtir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Elif. Lâm. Râ. Bunlar Kitab'ýn ve apaçýk bir Kur'ân'ýn âyetleridir.


2.Ýnkâr edenler zaman zaman, keþke biz de müslüman olsaydýk, diye arzu ederler.


(Ýnkâr edenlerin zaman zaman bu arzuya taþýmalarýna raðmen yine de iman etmemiþ olmalarýnýn sebebi, onlarýn dünya menfaatlerine düþkün olmalarý,

kötülük ve inkârlarýyla þartlanmýþ bulunmalarýdýr. Âyetten, kâfirlerin ahirette ''Keþke dünyada iken iman etmiþ olsaydýk!'' diye hayýflanacaklarý da anla

þýlabilir.)


3.Onlarý býrak; yesinler, eðlensinler ve boþ ümit onlarý oyalayadursun. (Kötü sonucu) yakýnda bilecekler!


4.Helâk ettiðimiz hiçbir ülke yoktur ki hakkýnda (bizce) bilinen bir yazgý olmasýn.


(Gerek arazisini yere batýrmak ve gerekse halkýný yoketmek suretiyle veya baþka afetlerle helâk edilen  memleketlerin hiçbiri, körükörüne, tesadüfî ola

rak helâk edilmiþ deðildir. ALLAH tarafýndan tayin ve takdir edilip Levh-i Mahfuz'da yazýlmýþ þaþmaz, unutulmaz ve gaflet edilmez bir yazý gereðince he

lâk olmuþlardýr. Demek ki, devlet ve milletlerin de fertler gibi takdir edilmiþ belli ömürleri vardýr. Fertler doðduðu, geliþtiði, ihtiyarladýðý ve nihayet öldüðü

gibi, devletler de kurulur, geliþir ve nihayet ALLAH'ýn takdir ettiði gün gelince yýkýlýp tarihe karýþýrlar. Fertler gibi bunlarýn da bazýlarý uzun ömürlü, bazýlarý

ise kýsa ömürlü olur.)


5.Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez.


6.Dediler ki:''Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!''


7.''Eðer doðru söyleyenlerden idiysen, bize melekleri getirmeliydin.''


(Eski Araplar þairin cinden ilham aldýðýna inanýrlardý. Resûlullah, belâðat ve fesahat bakýmýndan þiirden ve edebî nesirden daha üstün bir kitap getirdiði

için ona ''mecnun þair'' dediler.)


8.Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez.


9.Kur'ân'ý kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacaðýz.


(Bu âyet açýkca göstermektedir ki, Kur'ân-ý Kerîm ALLAH'ýn korumasý altýndadýr ve kaybolmaksýzýn, en ufak bir tahrife uðramaksýzýn kýyamete kadar aslýný

muhafaza edecektir.)


10.Andolsun, senden önceki milletler arasýnda da elçiler gönderdik.


11.Onlara bir peygamber gelmeyedursun, hemen onunla alay ederlerdi.


12.Ýþte böylece biz onu, (inkârcýlýðý) suçlularýn kalplerine sokarýz.


13.Öncekilerin baþýna gelenlerden ders almalarý gerekirken onlar hala buna Kur'ân'a inanmýyorlar.


14, 15.Onlara gökten bir kapý açsak da oradan yukarý çýksalar, yine de ''Gözlerimiz boyandý, daha doðrusu bize büyü yapýlmýþtýr'' derler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:49:22
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/262.jpg)



Cüz:14,Sûre:15  HÝCR SÛRESÝ   Sayfa:262



16.Andolsun, biz gökte birtakým burçlar yarattýk ve seyredenler için onu süsledik.


(Burç, aslýnda yüksek köþk demektir. Gökyüzünde özel bir þekilde toplanmýþ olan birtakým yýldýzlar kümesine de bu manada burç denilir. Bu kümelerin

meþhurlarý oniki tane olmakla beraber, âyet-i kerîmede ''burûc'' kelimesi, nekre ve çoðul olarak zikredildiðine göre, gökyüzünde daha keþfedilmemiþ

bir çok yýldýz kümelerinin var olduðuna iþaret edilmektedir.)


17.Onlarý, taþlanmýþ (kovulmuþ) her þeytandan koruduk.


18.Ancak kulak hýrsýzlýðý eden müstesna. Onun da peþine açýk bir alev sütunu düþmüþtür.


19.Yeri uzatýp yaydýk, orada sabit daðlar yerleþtirdik, yine orada miktarý ve ölçüsü belirli olan þeyler bitirdik.


20.Orada hem sizin için hem de rýzýklarý size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasýtalarý yarattýk.


21.Her þeyin hazineleri yalnýz bizim yanýmýzdadýr. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.


22.Biz, rüzgârlarý aþýlayýcý olarak gönderdik ve gökten bir su indirdik de onunla su ihtiyacýnýzý karþýladýk. (Biz bunlarý yapmasaydýk) siz onu (yerterli) suyu

depolayamazdýnýz.


(Âyette rüzgârýn bir aþýlayýcý olarak ifade edilmektedir ki, bugün ilim, yaðmurun yaðmasýnda rüzgârýn büyük rol oynadýðýný; ayný zamanda bitkiler üzerinde

eserken, onlarýn erkek tohumlarýný diþi tohumlarýnýn üzerine kondurmak suretiyle onlarý aþýladýðýný isbat etmektedir. Bu âyette ayrýca, gökten inen sularýn

yer katmanlarýnda stok edildiði ve buralardan insanlýðýn ihtiyacý karþýlandýðý ifade edilmektedir.)


23.Þüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Ve her þeye biz vâris oluruz.


24.Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, geri kalanlarý da biliriz.


25.Þüphesiz Rabbin onlarý (kýyamette) toplayacaktýr. Çünkü O, hakîmdir, alîmdir.


26.Andolsun biz insaný, (piþmiþ) kuru bir çamurdan, þekillenmiþ kara balçýktan yarattýk.


27.Cinleri de daha önce zehirli ateþten yaratmýþtýk.


28.Hani Rabbin meleklere demiþti ki:''Ben kupkuru bir çamurdan, þekillenmiþ kara balçýktan bir insan yaratacaðým.''


29.''Ona þekil verdiðim ve ona ruhumdan üflediðim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanýn!''


30.Meleklerin hepsi de hemen secde ettiler.


31.Fakat Ýblis hariç! O, secde edenlerle beraber olmaktan kaçýndý.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:49:41
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/263.jpg)



Sayfa:263  HÝCR SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:15


32.(ALLAH:) Ey Ýblis! Secde edenlerle beraber olmayýþýnýn sebebi nedir? dedi.
 

33.(Ýblis:) Ben kuru bir çamurdan, þekillenmiþ kara balçýktan yarattýðýn bir insana secde edecek deðilim, dedi.


34.ALLAH þöyle buyurdu: Öyle ise oradan çýk! Artýk kovuldun!


35.Muhakkak ki kýyamet gününe kadar lanet senin üzerine olacaktýr!


36.(Ýblis:) Rabbim!  Öyle ise, (varlýklarýn) tekrar dirileceði güne kadar bana mühlet ver, dedi.


37, 38.ALLAH: Sen bilinen bir vakte kadar kendilerine mühlet verilenlerdensin, buyurdu.


39.(Ýblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdýrmana karþýlýk ben de yeryüzünde onlara (günahlarý) süsleyeceðim ve onlarýn hepsini mutlaka azdýracaðým!


40.Ancak onlardan ihlâslý kullarýn müstesna.


41.(ALLAH) þöyle buyurdu:''Ýþte bana varan dosdoðru yol budur.''


42.''Þüphesiz kullarým üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgýnlardan sana uyanlar müstesna.''


43.Muhakkak cehennem, onlarýn hepsine vâdolunan yerdir.


44.Cehennemin  yedi kapýsý vardýr. Onlardan her kapý için birer gurup ayrýlmýþtýr.


(Cehennemin yedi kapýsýndan maksat bazý tefsirlere göre yedi tabakadýr. ''Cüz'ün maksun''da o kapýlardan girerek yerlerini alacak olan guruplardýr.

Bazý rivayetlere göre bu tabakalardan ilki olan Havîye, gümahkâr müminler için; ikincisi Sakar, yahudiler için; üçüncüsü Sa'îr, hýristiyanlar için; dör

düncüsü Cahîm, Sâbie için; beþincisi Lezâ, ateþperestler için; altýncýsý Hutame, putperestler için ve pek çok adla anýlan yedincisi münafýklar içindir.)



45.(ALLAH'ýn azabýndan korkup rahmetine sýðýnan) takvâ sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pýnar baþlarýnda olacaklar.


46.''Oraya emniyetle ve selâmetle girin'' (denilir, onlara).


47.Biz, onlarýn kalplerindeki kini söküp attýk; onlar artýk köþkler üzerinde karþý karþýya oturan kardeþler olacaklar.


(ALLAH Teâlâ, dünyada birbirinden incinmiþ ve birbirlerine kin beslemiþ olan müminlerin kalplerinden  o kini çýkaracak ve müminler, kardeþ olarak sohbet

edeceklerdir.)


48.Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çýkarýlmayacaklardýr.


49.(Resûlüm!) Kullarýma, benim, çok baðýþlayýcý ve pek esirgeyici olduðumu haber ver.


50.Benim azabýmýn elem verici bir azap olduðunu da bildir.


51.Onlara Ýbrahim'in misafirlerinden (meleklerden) de haber ver.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:50:00
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/264.jpg)



Cüz:14,Sûre:15 HÝCR SÛRESÝ  Sayfa:264


52.Onun yanýna girdikleri zaman, ''selâm'' dediler. (Ýbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.


53.Dediler ki:Korkma; biz sana bilgin bir oðul müjdeliyoruz.


54.(Ýbrahim:) Bana ihtiyarlýk çökmesine raðmen beni müjdeliyor musunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz? dedi.


55.Sana gerçeði müjdeledik, sakýn ümitsizliðe düþenlerden olma! dediler.


56.(Ýbrahim) dedi ki:Rabbimin rahmetinden, sapýklardan baþka kim ümit keser?


57.''Ey elçiler! (Baþka) ne iþiniz var?'' dedi.


(Hz. Ýbrahim, onlarýn ALLAH tarafýndan gönderilmiþ melekler olduðunu anlayýnca, böyle bir melek cemaatinin sadece bir müjde için gelmiþ olmayacaðýný,

daha baþka mühim vazifelerinin de olabileceðini tahmin ederek bu soruyu sordu.)


58.Dediler ki:''Biz suçlu bir topluma (onlarý helâk etmeye) gönderildik.''


59.''Ancak Lût ailesi hariç. Onlarýn hepsini kurtaracaðýz.''


60.''(Fakat Lût'un) karýsý müstesna; biz onu geride kalanlardan olmasýný takdir ettik.''


61, 62.Elçiler Lût ailesine gelince, Lût onlara:''Hakikaten siz tanýnmayan kimselersiniz'' dedi.


63.Dediler ki:''Bilakis, biz sana, onlarýn þüphe etmekte olduklarý þeyi (azabý ve helâký) getirdik.


64.Sana gerçeði getirdik; biz, hakikaten doðru söyleyenleriz.


65.Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çýkar, sen de arkalarýndan yürü. Sizden hiç kimse, sakýn dönüp de ardýna bakmasýn, istenen yere gidin.''


66.Ona (Lût'a) þu hükmümüzü vahyettik:''Sabah çýkarlarken mutlaka onlarýn ardý kesilmiþ olacaktýr.''


67.Þehir halký, birbirlerini kutlayarak, (meleklerin yanýna) geldiler.


(Çünkü genç erkekler sûretinde gelen melekler onlarýn eþcinsellikten doðan kötü arzularýný uyandýrmýþtý.)


68,69.(Lût) onlara:''Bunlar benim misafirimdir. Sakýn beni utandýrmayýn; ALLAH'tan korkun, beni rezil etmeyin!'' dedi.


70.''Biz seni, elâlemin iþine karýþmaktan men etmemiþ miydik?'' dediler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 16 Şubat 2011, 08:50:19
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/265.jpg)



Sayfa:265  HÝCR SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:15


71.(Lût:) Ýþte kýzlarým! (Düþündüðünüzü) yapacaksanýz (onlarla evlenin), dedi.


72.(Resûlüm!) Hayatýn hakký için onlar, sarhoþluklarý içinde bocalýyorlardý.


73.Güneþ doðarken onlarý o korkunç ses yakaladý.


74.Böylece ülkelerinin üstünü altýna getirdik. Üzerlerine de balçýktan piþirilmiþ taþlar yaðdýrdýk.


(Lût kavmi, homoseksüllik gibi kötü bir günahý iþledikleri için ALLAH Teâlâ, onlara önce korkunç bir ses duyurmuþ, sonra memleketlerinin altýný üstüne

getirmiþ, daha sonra da üzerlerine taþ yaðdýrmýþtýr ki, bir milletin yok olup tarih sahnesinden silinmesi için bundan daha þiddetli felâket olamaz.)


75.Ýþte bunda ibret alanlar için iþaretler vardýr.


76.Onlar hâla gözler önünde duran bir yol üzerindedirler.


77.Hakikaten bunda iman edenler için bir ibret vardýr.


78.Eyke halký da gerçekten zalim idiler.


(Âyette sözü edilen Eyke, sýk ormanlýk demektir. Þuayb Peygamber ve kavminin oturduðu ülke ormanlýk olduðu için onlara Eyke halký denilmiþtir.)

 
79.Biz onlardan da intikam aldýk. Ýkisi de (Eyke ve Medyen) açýk bir yol üzerindedirler.


80.Andolsun, Hicr halký da peygamberleri yalanlamýþtý.


(Hicr, Salih Peygamber'in kavminin yaþadýðý bölgenin adýdýr. Burada yaþamýþ olan halk Semûd kavmi diye anýlmýþtýr.)


81.Biz onlara mucizelerimizi vermiþtik; fakat onlardan yüz çevirmiþlerdi.


82.Onlar, daðlardan emniyet içinde kalacaklarý evler oyarlardý.


83.Onlarý da sabaha çýkarlarken o korkunç ses yakaladý.


84.Kazanmakta olduklarý þeyler onlardan hiçbir zararý savmadý.


85.Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasýndakileri ancak hak ile yarattýk. O saat (kýyamet), mutlaka gelecektir. Þimdilik onlara güzel muamele et.


86.Þüphesiz Rabbin hakkýyla yaratan pek iyi bilendir.


87.Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti ve yüce Kur'ân'ý verdik.


(Resûlullah'dan rivayet edilen bir hadise göre bu yedi âyet, namazlarýn her rekatýnda tekrar edilen Fâtiha sûresi'dir.)


88.Sakýn onlardan bazý sýnýflara verdiðimiz dünya malýna göz dikme, onlardan dolayý üzülme ve müminlere alçak gönüllü ol.


89.De ki: Þüphesiz ben apaçýk bir uyarýcýyým.


90.Nitekim biz, (Kur'ân'ý) kýsýmlara ayýranlara azabý indirmiþizdir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 19 Şubat 2011, 01:44:10
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/266.jpg)



Cüz:14,Sûre:16  NAHL SÛRESÝ   Sayfa:266


91.Onlar, Kur'ân'ý bölüp ayýranlardýr.


(Kur'ân'ý bölüp ayýranlar, onun bir kýsmýný kabul edip, bir kýsmýný reddedenlerdir. Veya Kur'ân'a þiir, kehanet ve masal diyenlerdir.)


92,93.Rabbin hakký için, mutlaka onlarýn hepsini yaptýklarýndan dolayý sorguya çekeceðiz.


94.Sana emrolunaný açýkca söyle ve ortak koþanlardan yüz çevir!


(Bu âyetlerde de görüldüðü gibi Kur'ân-ý Kerîm'in bir kýsmýna inanýp, bir kýsmýna inanmayanlardan ALLAH ''müþrikler'' diye söz ediyor. Bakara sûresi 85.

âyetinde Kur'ân'ýn bir kýsmýna inanýp, bir kýsmýna inanmayanlarýn cezasýnýn dünyada rüsvaylýk, ahirette de en þiddetli azabý çekme olduðu bildiriliyor.

Nisâ sûresi 150. ve 151. âyetlerinde ise ALLAH'la peygamberleri birbirinden ayýran ve ''Bir kýsmýna inanýrýz, bir kýsmýna da inanmayýz'' diyenlerin gerçek

anlamda kâfir olduklarý vurgulanýyor.)


95.(Seninle) alay edenlere karþý biz sana yeteriz.


96.Onlar ALLAH ile beraber baþka bir tanrý edinenlerdir. (Kimin doðru olduðunu) yakýnda bilecekler!


97.Onlarýn söyledikleri þeyler yüzünden senin canýnýn sýkýldýðýný andolsun biliyoruz.


98.Sen þimdi Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol!


99.Ve sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!




(16)


ONALTINCI SÛRE


en-NAHL


Nahl sûresi, 128 âyet olup, son üç âyeti Medine'de, diðerleri Mekke'de inmiþtir. 68. âyette bal arýsýndan söz edildiði için sûreye bu ad verilmiþtir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.ALLAH'ýn emri gelmiþtir. Artýk onu istemekte acele etmeyin. ALLAH, onlarýn koþtuklarý ortaklardan uzak ve yücedir.


2.ALLAH kendi emriyle melekleri, kullarýndan dilediði kimseye vahiy ile, ''Benden baþka tanrý olmadýðýna dair (kullarýmý) uyarýn ve benden korkun'' diye gön

derir.


3.(ALLAH) gökleri ve yeri hak ile yarattý. O, koþtuklarý ortaklardan münezzehtir.


4.O, insaný bir damla sudan yarattý. Fakat bakarsýn ki (insan) Rabbine apaçýk bir hasým oluvermiþtir.


5.Hayvanlarý da O yarattý. Onlardan sizin için ýsýtýcý (þeyler) ve birçok faydalar vardýr. Onlardan bir kýsmýný da yersiniz.


6.Sizin için onlardan ayrýca akþamleyin getirirken, sabahleyin salýverirken bir güzellik (bir zevk) vardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 19 Şubat 2011, 01:44:52
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/267.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:267  NAHL SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:15


7.Bu hayvanlar sizin aðýrlýklarýnýzý, ancak güçlüklere katlanarak varabileceðiniz bir memlekete taþýrlar. Þüphesiz Rabbiniz çok þefkatli, pek merhametlidir.


8.Atlarý, katýrlarý ve eþekleri binmeniz ve (gözlere) zinet olsun diye (yarattý). ALLAH, þu anda bilemeyeceðiniz daha nice (nakil vasýtalarý) yaratýr.


(Nitekim, bu âyetlerden de anlaþýlacaðý üzere eskiden insanlar, taþýma aracý olarak yalnýzca büyük ölçüde hayvan gücünden yararlanmýþ olduklarý halde,

zamanla ve özellikle son asýrda nakil vasýtalarý, gerek çeþit, gerekse sürat bakýmýndan akýllara durgunluk veren bir geliþme göstermiþtir. Ýþte yukarýdaki

âyetin ''ALLAH, þu anda bilemeyeceðiniz daha nice (nakil vasýtalarý) yaratýr'' meâlindeki ifadesi ile bu geliþmeye iþaret etmektedir ve þüphesiz bu geliþme,

ALLAH'ýn insanlara en büyük lütuflarýndan biridir.)


9.Yolun doðrusu ALLAH'ýndýr. Yolun eðrisi de vardýr. ALLAH dileseydi hepinizi doðru yola iletirdi.


10.Gökten suyu indiren O'dur. Ondan hem size içecek vardýr, hem de hayvanlarýnýzý otlatacaðýnýz bitkiler.


11.(ALLAH) su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diðer meyvelerin hepsinden bitirir. Ýþte bunlarda düþünen bir toplum için bü

yük bir ibret vardýr.


12.O, geceyi, gündüzü, güneþi ve ayý sizin hizmetinize verdi. Yýldýzlar da ALLAH'ýn emri ile hareket ederler. Þüphesiz ki  bunlarda aklýný kullananlar için

pek çok deliller vardýr.


13.Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattýklarýnda da öðüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardýr.


14.Ýçinden taze et (balýk) yemeniz ve takacaðýnýz bir süs (eþyasý) çýkarmanýz için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (sularý) yara yara

gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanýz ve nimetine þükretmeniz içindir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: __MiM__ - 19 Şubat 2011, 01:46:25
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/268.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:14,Sûre:16  NAHL SÛRESÝ    Sayfa:268


15.Sizi sarsmamasý için yeryüzünde saðlam daðlarý, yolunuzu bulmanýz için de ýrmaklarý ve yollarý yarattý.


16.Daha nice alâmetler (yarattý). Onlar, yýldýzlarla da yollarýný doðrulturlar.


17.O halde, yaratan (ALLAH), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düþünmüyor musunuz?


18.ALLAH'ýn nimetini saymaya kalksanýz, onu sayamazsýnýz. Hakikaten ALLAH çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.


(Sûrenin baþýndan buraya kadar sýralanan âyetlerin çoðu, insaný, etrafýný çevreleyen tabîî varlýk ve olaylar üzerinde düþünmeye, araþtýrmaya ve esrarýna

vâkýf olmaya çaðýrmakta, böylece, bir yandan bu âlemde hizmetine sunulan varlýk ve olaylar hakkýnda daha çok bilgiler edinip bunlarýn saðlayacaðý imkân

ve nimetlerden en güzel þekilde yararlanmaya teþvik etmektedir. Bu insanýn dünyevî terakkisi için gereklidir; diðer yandan, kâinattaki incelikleri, harikala

rý mümkün oldukça müþahade etmek yoluyla, bu nizamýn kurucusu olan Ulu ALLAH'ýn varlýðýný ve kudretinin sonsuzluðunu sezmeye, böylece güçlü bir imana

sahip olmaya sevketmektedir. Bu da insanýn ahiret mutluluðu için gereklidir.)


19.ALLAH, gizlediðinizi de açýkladýðýnýzý da bilir.


20.ALLAH'ý býrakýp da taptýklarý (putlar), hiçbir þey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratýlmýþlardýr.


21.Onlar diriler deðil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.


22.Ýlâhýnýz bir tek Tanrý'dýr. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onlarýn kalpleri inkârcý, kendileri de böbürlenen kimselerdir.


23.Hiç þüphesiz ALLAH, onlarýn gizleyeceklerini de açýklayacaklarýný da bilir. O, büyüklük taslayanlarý asla sevmez.


24.Onlara:Rabbiniz ne indirdi? denildiði zaman, ''Öncekilerin masallarýný'' derler.


25.Kýyamet gününde kendi günahlarýný tam olarak taþýmalarý ve bilgisizce saptýrmakta olduklarý kimselerin günahlarýndan da bir kýsmýný yüklenmeleri için (öyle

derler). Bak ki yüklenecekleri þey ne kötüdür!


(Zira sapanla saptýran ortaktýrlar; birisi öbürünü saptýrmýþ, öbürü de onun saptýrmasýna boyun eðmiþtir. Öyleyse günahý ikisi beraberce yükleneceklerdir.


''Saptýrmanýn bilgisizce olmasý'' saptýrýlana dönük bir keyfiyettir. Yani uyduklarý yolun sapýklýk olduðunu bilmeden  sapmýþlardýr, demektir. Bu da tek baþýna iyi

niyetin yetersizliðini, ihlâsla beraber, doðrunun tespiti için gayret sarfetmenin gerekli olduðunu gösterir.)


26.Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmýþlardý. Sonunda ALLAH da onlarýn binalarýný temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü.

Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmiþti.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:47:19
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/269.jpg)



Sayfa:269  NAHL SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:16



27.Sonra kýyamet gününde (ALLAH), onlarý rezil eder ve der ki:''Kendileri hakkýnda (müminlere) düþman kesildiðiniz ortaklarým nerede?'' Kendilerine ilim verilmiþ

olanlar derler ki:''Þüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.''


28.Kendilerine haksýzlýk ederlerken meleklerin canlarýný aldýklarý kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmýyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara þöyle der:)

''Hayýr, ALLAH, sizin yaptýklarýnýzý çok iyi bilendir.''


29.''O halde, içinde ebedî kalacaðýnýz cehennemin kapýlarýndan girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!''


(ALLAH Teâlâ, sûrenin baþýndan buraya kadar, kendisinin varlýðý ve birliðine, ibadete lâyýk olduðuna dair bir çok delil sýraladýktan sonra, inanmayanlarýn du

rumlarýný ve neticede gidecekleri yerleri ve bu yerlerin kötülüðünü belirtti. Buna karþýlýk, bundan sonraki âyetlerde de iman edenlerin durumlarý ve varacak

larý yerin iyiliði ve güzelliði anlatýlacaktýr.)


30.(Kötülüklerden) sakýnanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiðinde, ''Hayýr (indirdi)'' derler. Bu dünyada güzel davrananlara, güzel mükâfat vardýr. Ahiret yur

du ise daha hayýrlýdýr. Takvâ sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir!


(Bazý tefsirlerin nakline göre hac mevsiminde Arap boylarý Mekke'ye heyetler göndererek hz. Muhammed (sav) hakkýnda bilgi toplarlardý. Bir heyet yetkilisi geldiði

zaman müþrikler ona mani olmak istemiþ ve dönmesini emretmiþlerdi. Ayrýca, ''Onunla görüþmemen senin için daha hayýrlý olur'' demiþlerdi. O da ''Eðer ben

Muhammed hakkýnda bilgi almadan kavmime dönersem çok kötü bir temsilci olurum'' demiþ. ALLAH Resûlü'nün arkadaþlarýna onun durumunu sormuþtý. Onlar

da, ''O bize hayýr getirmiþtir'' diye karþýlýk vermiþlerdi. Âyet bu olaya deðinmektedir.)


31.(O yurt,) girecekleri, zemininden ýrmaklar akan Adn cennetleridir. Onlar için orada kendilerine diledikleri her þey vardýr. Ýþte ALLAH, takvâ sahiplerini böy

le mükâfatlandýrýr.


32.(Onlar,) meleklerin, ''Size selâm olsun. Yapmýþ olduðunuz (iyi) iþlere karþýlýk cennete girin'' diyerek tertemiz olarak canlarýný aldýklarý kimselerdir.


33.(Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin emrinin gelmesinden baþka bir þey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmýþlardý.

ALLAH onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardý.


34.Sonunda yaptýklarýnýn cezasý onlara ulaþtý ve alay etmekte olduklarý þey onlarý çepeçevre kuþatýverdi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:47:54
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/270.jpg)


Cüz:14,Sûre:16  NAHL SÛRESÝ  Sayfa:270


35.Ortak koþanlar dediler ki:''ALLAH dileseydi ne biz ne de babalarýmýz ondan baþkasýna tapardýk. Onun emri olmadan hiçbir þeyi de haram kýlmazdýk.'' Onlar

dan öncekiler de böyle yapmýþlardý. Peygamberlerin üzerine açýk seçik tebliðden baþka bir þey düþer mi!


36.Andolsun ki biz, ''ALLAH'a kulluk edin ve Tâðut'tan sakýnýn'' diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. ALLAH, onlardan bir kýsmýný doðru

yola iletti. Onlardan bir kýsmý da sapýklýðý hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasýl olmuþtur!


(Tâðut için Nisâ sûresi 60. âyete bak.)


37.(Resûlüm!) Sen, onlarýn hidayete ermelerine çok düþkünlük göstersen de bil ki ALLAH, saptýrdýðý kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onlarýn yardýmcý

larý da yoktur.


38.Onlar:''ALLAH ölen  bir kimseyi diriltmez'' diye olanca güçleriyle ALLAH'a and içtiler. Aksine, bu O'nun bizzat kendisine karþý gerçek bir vâdidir. Fakat insan

larýn çoðu bilmez.


39.Hakkýnda ihtilaf ettikleri þeyi onlara açýklamasý ve kâfir olanlarýn da kendilerinin yalancýlar olduklarýný bilmeleri için (ALLAH onlarý diriltecek).


40.Biz bir þeyin olmasýný istediðimiz zaman, ona (söyleyecek) sözümüz sadece ''Ol'' dememizdir. Hemen oluverir.


41.Zulme uðradýktan sonra ALLAH yolunda hicret edenlere gelince, onlarý dünyada güzel bir þekilde yerleþtireceðiz. Eðer bilirlerse ahiretin mükâfatý elbette

daha büyüktür.


42.(Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.


(Bu iki âyette bildirilenler, baþta Resûlullah (s.a.v.) olmak üzere Kureyþ'in zulmü yüzünden hicret eden müslümanlardýr. Gerçekten bu muhacir müslüman

lar, yurtlarýný terketmenin verdiði geçici sýkýntýlardan kurtulduktan sonra, yüce Peygamber'in önderliðinde din ve dünya hayatý bakýmýndan düzenli, huzurlu

ve kýsa zamanda küfür tarafýný altedecek kadar güçlü bir toplum meydana getirmiþlerdi.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:49:22

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/271.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya


Sayfa:271       NAHL SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:16


43.Senden önce de, kendilerine vahyettiðimiz kiþilerden baþkasýný peygamber olarak göndermedik. Eðer bilmiyorsanýz, bilenlere sorun.


44.Apaçýk mucizeler ve kitaplarlarla (gönderildiler). Ýnsanlara, kendilerine indirileni açýklaman için ve düþünüp anlasýnlar diye sana da bu Kur'ân'ý indirdik.


45,46.Kötülük tuzaklarý kuranlar, ALLAH'ýn, kendilerini yere geçirmeyeceðinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabýn gelmeyeceðinden veya

onlar dönüp dolaþýrlarken ALLAH'ýn kendilerini yakalamayacaðýndan emin mi oldular? Onlar ALLAH'ý aciz býrakacak deðillerdir.


47.Yoksa ALLAH'ýn kendilerini yavaþ yavaþ tüketerek cezalandýrmayacaðýndan (emin mi oldular)? Kuþkusuz Rabbin çok þefkatli, pek merhametlidir.


48.ALLAH'ýn yarattýðý herhangi bir þeyi görmediler mi? Onun gölgeleri, küçülerek ve ALLAH'a secde ederek saða sola dönerler.


(Yani gölgesi bulunan eþyanýn gölgeleri bile sahiplerinin hükmünde deðil, ALLAH'ýn emri altýndadýr. Sahibi ne kadar uðraþýrsa uðraþsýn, gölge ALLAH Teâlâ'nýn

emri ve takdiri doðrultusunda ýþýðýn geldiði noktaya ters istikamette düþer ve onun deðiþmesini takip eder. Ayný zamanda gölge ýþýðýn bir eseri de deðildir.

Ancak ALLAH'ýn bir kanunu gereðidir. Dolayýsýyla eþyanýn gölgelerinde bile hüküm ve tasarruf ALLAH'ýndýr.)


49.Göklerde bulunanlar, yerdeki canlýlar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan ALLAH'a secde ederler.
 

50.Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar.


51.ALLAH buyurdu ki: Ýki tanrý edinmeyin! O ancak bir Tanrý'dýr. O halde yalnýz benden korkun!


52.Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalnýz O'nundur. O halde ALLAH'tan baþkasýndan mý korkuyorsunuz?


53.Nimet olarak size ulaþan ne varsa, ALLAH'tandýr. Sonra size bir zarar dokunduðu zaman da yalnýz O'na yalvarýrsýnýz.


54.Sonra da sizden o zararý giderdiðinde, içinizden bir zümre, hemen Rablerine ortak koþarlar!


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:50:14

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/272.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:14,Sûre:16  NAHL SÛRESÝ    Sayfa:272


55.Kendilerine verdiklerimize karþý nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanýn; fakat yakýnda hakikati bileceksiniz!


56.Bir de kendilerine rýzýk olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri þeylere (putlara) pay ayýrýyorlar. ALLAH'a andolsun ki, iftira etmekte olduðunuz þey

lerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!


(Ýslâm'dan önce bazý Araplar, ekinlerinden ve hayvanlarýndan bir kýsmýný ALLAH ile putlarý arasýnda bölüþtürürler ve ''Bu ALLAH'ýn payý, bu da tanrýlarýmýzýn payý''

derlerdi. ALLAH için ayýrdýklarýný misafirlere ve fakirlere harcarlar, tanrýlarý için ayýrdýklarýný da onlarýn huzurunda yapýlacak ayin vb. þeylere harcarlardý. Yukarý

daki âyette buna iþaret edilmektedir.)


57.Onlar, kýzlarýn ALLAH'a ait olduðunu iddia ediyorlar. Hâþâ! ALLAH bundan münezzehtir. Beðendikleri de (erkek çocuklar) kendilerinin oluyor.


(Huzaâ ve Kinâne kabileleri:''Melekler, ALLAH'ýn kýzlarýdýr'' diyorlardý. Halbuki kendileri kýz çocuklarýný diri diri topraða gömüyorlardý. Aþaðýdaki âyetler onlarýn kýz

çocuklarýna karþý takýndýklarý tavrý tasvir etmektedir.)
 

58.Onlardan birine kýz müjdelendiði zaman öfkelenmiþ olarak yüzü kapkara kesilir.


59.Kendisine verilen müjdenin kötülüðünden dolayý kavminden gizlenir. Onu, aþaðýlýk duygusu içinde yanýnda mý tutsun, yoksa topraða mý gömsün! Bakýn ki,

verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!


60.Kötü sýfat, ahirete inanmayanlar içindir. En yüce sýfatlar ise ALLAH'a aittir. Çünkü O, her þeyden üstün ve hikmet sahibidir.


61.Eðer ALLAH, insanlarý zulümleri yüzünden cezalandýracak olsaydý, yeryüzünde hiçbir canlý býrakmazdý. Fakat onlarý takdir edilen bir müddete kadar erteliyor.

Ecelleri geldiði zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.


62.Kendilerinin hoþlarýna gitmeyen þeyleri ALLAH'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduðunu anlatan dilleri de yalanýn örneðini veriyor. Hiç þüphe

siz onlar için sadece ateþ vardýr ve onlar, (ateþe) terkolunacaklar.


63.ALLAH'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) göndermiþizdir. Fakat þeytan onlara iþlerini süslü gösterdi de (iman etmediler). Ýþte o, bu

gün onlarýn velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardýr.


64.Biz bu Kitab'ý sana sýrf hakkýnda ihtilafa düþtükleri þeyi insanlara açýklayasýn ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:50:37
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/273.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:273  NAHL SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:16


65.ALLAH gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzünü ölümden sonra diriltti. Þüphesiz ki bunda dinleyen toplum için bir ibret vardýr.


66.Kuþkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardýr. Zira size, onlarýn karýnlarýndaki fýþký ile kan arasýndan (gelen), içenlerin boðazýndan kolayca geç

en hâlis bir süt içiriyoruz.


67.Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gýdalar edinirsiniz. Ýþte bunlarda da aklýný kullanan kimseler için büyük bir ibret vardýr.


(Âyette geçen ''seker'' kelimesi, sarhoþluk veren þey, yani içki demektir. Bu âyet Mekke'de inmiþtir ki, henüz o zaman içki haram kýlýnmýþ deðildi. Bununla be

raber yukarýdaki âyette içkinin ''güzel rýzýk''tan ayrý zikredilmesi, Kur'ân-ý Kerîm'in daha o zaman dahi içkiyi hoþ bir þey saymadýðýný gösterir. Böylece bir baký

ma içkinin iyi bir rýzýk olmadýðýna dolaylý olarak iþaret buyurulmuþtur. Bundan sonra, sýrasýyla, içkide -bazý zahirî faydalar yanýnda- büyük bir kötülük bulun

duðunu (Bakara, 215), sarhoþ olarak namaz kýlmanýn haram olduðunu (Nisâ, 43) ve nihayet içkinin þeytanýn iþlerinden bir murdar olduðunu bildiren ve içki iç

meyi yasaklayan (Mâide, 90-91) âyetler gelmiþtir.)


68, 69.Rabbin bal arýsýna: Daðlardan, aðaçlardan ve insanlarýn yaptýklarý çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve

Rabbinin sana kolaylaþtýrdýðý yaylým yollarýna gir, diye ilham etti. Onlarýn karýnlarýndan renkleri çeþitli bir þerbet (bal) çýkar ki, onda insanlar için þifa vardýr.

Elbette bunda düþünen bir kavim için büyük bir ibret vardýr.


70.Sizi ALLAH yarattý; sonra sizi vefat ettirecek. Daha önce bilgili iken hiçbir þeyi bilmez hale gelsin diye sizden bazý kimseler ömrün en kötü çaðýna kadar ya

þatýlacak. Þüphesiz ki ALLAH bilgilidir, kudretlidir.


71.ALLAH kiminize kiminizden daha bol rýzýk verdi. Bol rýzýk verilenler, rýzýklarýný ellerinin altýndakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eþit kýlmazlar. Durum

böyle iken ALLAH'ýn nimetini inkâr mý ediyorlar?


72.ALLAH size kendi nefislerinizden eþler yarattý, eþlerinizden de sizin için oðullar ve torunlar yarattý, sizi temiz gýdalarla rýzýklandýrdý. Onlar hâla bâtýla inanýp

ALLAH'ýn nimetine nankörlük mü ediyorlar?


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:50:58
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/274.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya


Cüz:14,Sûre:16  NAHL SÛRESÝ   Sayfa:274



73.(Müþrikler) ALLAH'ý býrakýp da kendilerine göklerde ve yerde olan rýzýktan hiçbir þey veremeyen ve buna asla güçleri yetmeyen þeylere (putlara) tapýyorlar.


74.ALLAH'a birtakým benzerler icat etmeyin. Çünkü ALLAH (her þeyi) bilir, siz ise bilemezsiniz.


75.ALLAH, hiçbir þeyimseler e gücü yetmeyen, baþkasýnýn malý olmuþ bir köle ile katýmýzdan kendisine verdiðimiz güzel rýzýktan gizli ve açýk olarak harcayan

(hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eþit olurlar mý? Doðrusu hamd ALLAH'a mahsustur. Fakat onlarýn çoðu (bunu) bilmezler.


(ALLAH Teâlâ bu âyette bir benzetme yapmýþtýr. Hürriyetine sahip olmayan köleler ile güzel bir rýzýk ile rýzýklandýrýldýktan sonra, onu fakir ve yoksullara harca

yan hür ve zengin kimseler eþit olur mu? Elbette bunlar eþit olmazlar. Ýþte bunun gibi, ALLAH'tan baþkasýna tapanlar da taptýklarý þeylerin köleleri durumun

dadýrlar. Yalnýzca ALLAH'a ibadet eden müminler ise hür kimselerdir. Onlar ALLAH'tan baþka hiçbir gücün karþýsýnda eðilmezler. Elbette ki bu iki gurup da eþit

deðildir.)


76.ALLAH, þu iki kiþiyi de misal verir: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir þey beceremez ve efendisinin üstüne bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayýr getiremez.

Þimdi, bu adamla,  doðru yolda yürüyerek adaleti emreden kimse eþit olur mu?

 
77.Göklerin ve yerin gaybý ALLAH'a aittir. Kýyametin kopmasý ise, göz açýp kapama gibi veya daha az zamandan ibarettir. Þüphesiz ALLAH, her þeye kadirdir.


78.Siz, hiçbir þey bilmezken ALLAH, sizi analarýnýzýn karnýndan çýkardý; þükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.


(''Siz, hiçbir þey bilmezken'' ifadesi için yapýlmýþ izahlar vardýr:1.Siz babalarýnýzýn sulbünde bulunduðunuz sýrada sizden alýnan misaký bilmez iken. 2.Sizin iç

in hükmedilen iyi veya kötü kaderi bilmezken. 3.Menfaatlerinize olan þeyleri bilmezken.)


79.Göðün boþluðunda emre boyun eðdirilmiþ olarak uçuþan kuþlarý görmedin mi? Onlarý orada ALLAH'tan baþkasý tutamaz. Kuþkusuz bunda inanan bir top

lum için ibretler vardýr.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:51:20

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/275.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:275  NAHL SÛRESÝ    Cüz:14,Sûre:16


80.ALLAH, evlerinizi sizin için bir huzur ve sükûn yeri yaptý ve sizin için davar derilerinden gerek göç gününüzde, gerekse konaklama gününüzde kolayca taþýya

caðýnýz evler; yünlerinden, yapaðýlarýndan ve kýllarýndan bir süreye kadar (faydalanacaðýnýz) bir ev eþyasý ve bir ticaret malý meydana getirdi.


81.ALLAH, yarattýklarýndan sizin için gölgeler yarattý. Daðlarda da sizin için barýnaklar yarattý. Sizi sýcaktan koruyacak elbiseler ve savaþta sizi koruyacak zýrhlar

yarattý. Ýþte böylece ALLAH, mislüman olmanýz için üzerinize nimetini tamamlýyor.


82.(Ey Resûlüm!) Yine de yüz çevirirlerse, artýk sana düþen ancak açýk bir tebliðden ibarettir.


83.Onlar ALLAH'ýn nimetini bilirler (itiraf ederler). Sonra da onu inkâr ederler. Onlarýn çoðu kâfirdir.

 
(Ýmam Suddî'ye göre âyette zikredilen ''ALLAH'ýn nimeti'' ALLAH Resûlü'nün peygamberliðidir. Bunu, kendilerine gösterilen bunca mucizelerle tanýdýklarý halde inat

larý yüzünden yine de inkâr ederler. Ýþte onlar ALLAH'ýn adýný ettiði bu ve benzeri nimetleri çok iyi bilirler, hatta onlarýn ALLAH'tan olduðunu da kabul ederler. Fa

kat ibadete gelince, ALLAH'ýn emirlerini deðil kendi kötü nefislerinin emirlerini dinlerler. Bu âyet, ilim ve akýl sahibi olmak ile iman etmenin ayný þeyler olmadýðýný,

imanýn her þeyden üstünlüðünü ifade eder.)


84.Her ümmetten bir þahit göndereceðimiz gün, artýk ne kâfir olanlara (özür dilemelerine) izin verilir ne de onlarýn özür dilemeleri istenir.


85.O zulmedenler azabý gördüklerinde, artýk onlardan azap hafifletilmez, onlara mühlet de verilmez.


86.(ALLAH'a) ortak koþanlar, ortak koþtuklarý þeyleri gördükleri zaman derler ki:''Rabbimiz! Ýþte bunlar, seni býrakýp da tapmýþ olduðumuz ortaklarýmýzdýr.'' On

lar da bunlara:''Siz mutlaka yalancýlarsýnýz'' diye söz atarlar.


87.O gün ALLAH'a teslim (bayraðýný) çekerler ve uydurmakta olduklarý þeyler onlardan kaybolup gider.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:51:48

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/276.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:14,Sûre:16  NAHL SÛRESÝ  Sayfa:276


88.Ýnkâr edip de (insanlarý) ALLAH yolundan alýkoyanlar var ya, iþte onlara, yapmakta olduklarý bozgunculuklar sebebiyle, azaplarýný kat kat arttýracaðýz.


89.O gün her ümmetin içinden kendilerine birer þahit göndereceðiz. Seni de hepsinin üzerine þahit olarak getireceðiz. Ayrýca bu Kitab'ý da sana, her þey

için bir açýklama, bir hidayet ve rahmet kaynaðý ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.


90.Muhakkak ki ALLAH, adaleti, iyiliði, akrabaya yardým etmeyi emreder, çirkin iþleri, fenalýk ve azgýnlýðý da yasaklar. O, düþünüp tutasýnýz diye size öðüt

veriyor.


(ALLAH Teâlâ bu âyette dünya nizamýný saðlayan üç esasý emrediyor; buna karþýlýk üç çirkin davranýþý da yasaklýyor. Emrettiði esaslar: Adalet, ihsan ve ak

rabaya yardýmdýr. Yasakladýklarý ise: Fuhuþ, münker ve zulümdür.


Adalet: Her þeyi tam olarak yerine getirmek, herkesin hakkýný vermek ve ölçülü davranmak demektir.


Ýhsan: Ýyilik etmek, hayýr yapmak, baðýþta bulunmak ve emredilen þeyi gerektiði gibi yerine getirmek demektir. Ýbadette ihsan: ALLAH'ý görür gibi ibadet et

mek demektir.


Akrabaya yardým: Uzak ve yakýn akrabaya iyilik etmek, ihtiyaçlarýný karþýlamak ve onlara karþý iyi davranmak demektir.


Fahþâ: Yalan, iftira ve zina gibi söz veya fiille iþlenen günah ve çirkinliklerdir.


Münker: Þeriat ve aklýselimin beðenmeyip fena kabul ettiði iþ ve davranýþ demektir.


Baðy: Ýnsanlara karþý üstünlük iddia edip onlarý, zulüm ve baský altýnda yaþatmak demektir. Ýþte ALLAH Teâlâ bu üç kötü þeyi de yasaklamýþtýr.)


91.Antlaþma yaptýðýnýz zaman, ALLAH'ýn ahdini yerine getirin ve ALLAH'ý üzerinize þahit tutarak, pekiþtirdikten sonra yeminleri bozmayýn. Þüphesiz ALLAH, yapa

caðýnýz þeyleri pek iyi bilir.


92.Bir toplum diðer bir toplumdan (sayýca ve malca) daha çok olduðu için yeminlerinizi, aranýzda bir fesat aracý edinerek ipliðini saðlamca büktükten sonra,

çözüp bozan (kadýn) gibi olmayýn. ALLAH, bununla sizi imtihan etmektedir. Hakkýnda ihtilafa düþmekte olduðunuz þeyi kýyamet gününde mutlaka size açýklaya

caktýr.


93.ALLAH dileseydi hepinizi bir tek ümmet kýlardý; fakat O, dilediðini saptýrýr, dilediðini de doðru yola iletir. Yaptýklarýnýzdan mutlaka sorumlu tutulacaksýnýz.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:52:08

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/277.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya


Sayfa:277 NAHL SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre16


94.Yeminlerinizi aranýzda fesada aracý edinmeyin, aksi halde (Ýslâm'da) sebat etmiþken ayaðýnýz kayar da (insanlarý) ALLAH yolundan alýkoymanýz sebebiyle

(dünyada) kötülüðü tadarsýnýz. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardýr.


95.ALLAH'ýn ahdini az bir karþýlýða deðiþmeyin! Þayet anlayan kimseler iseniz, þüphesiz ALLAH katýnda olan (sevap) sizin için daha hayýrlýdýr.


96.Sizin yanýnýzdaki (dünya malý) tükenir, ALLAH katýndakiler ise bâkidir. Elbette sabýrlý davrananlara yapmakta olduklarýnýn en güzeliyle mükâfatlarýný vere

ceðiz.


97.Erkek veya kadýn, mümin olarak kim iyi amel iþlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaþatýrýz. Ve mükâfatlarýný, elbette yapmakta olduklarýnýn en güzeli

ile veririz.


98.Kur'ân okuduðun zaman o kovulmuþ þeytandan ALLAH'a sýðýn!


(ALLAH Teâlâ, Kur'ân okumak isteyen kimseye, önce þeytanýn þerrinden ALLAH'a sýðýnmasýný emretmektedir. Bu sýðýnma ''Eûzu billâhi mineþþeytanirracîm'' de

mekle olur. Kovulmuþ þeytandan ALLAH'a sýðýnýrým demektir.)


99.Gerçek þu ki: Ýman edip de yalnýz Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (þeytanýn) bir hakimiyeti yoktur.


100.Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu ALLAH'a ortak koþanlaradýr.


101.Biz bir âyetin yerine baþka bir âyeti getirdiðimiz zaman -ki ALLAH, neyi indireceðini çok iyi bilir- ''Sen ancak bir iftiracýsýn'' dediler. Hayýr; onlarýn çoðu

bilmezler.


(Rivayete göre þiddet ifade eden bir âyet gelince kâfirler:''Muhammed bugün emrettiðini yarýn yasaklayarak ashabýyla alay ediyor'' diyorlardý. Bu âyet on

lara bu konuda cevap teþkil eder. Nesh ve deðiþtirme, kullarýn maslahatýna, ihtiyaçlarýna göre ALLAH'ýn bir lütfu olarak gerçekleþir. Bu durum, bir doktorun

hastasýna, tedavinin seyri boyunca bir ilaç vermiþken deðiþtirip baþka bir ilaç vermesine benzer. Binâenaleyh bir âyetin neshedilip yerine baþka bir âyetin

gönderilmesi, ALLAH'ýn ''ilim'' sýfatýna bir eksiklik getirmez, bilâkis ''hakîm'' olmasýnýn bir eseridir.'')


102.De ki: Onu, Mukaddes Rûh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanlarý doðru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katýndan hak

olarak indirdi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:52:26
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/278.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:14, Sûre:16  NAHL SÛRESÝ   Sayfa:278


103.Þüphesiz biz onlarýn:''Kur'ân'ý ona ancak bir insan öðretiyor'' dediklerini biliyoruz. Kendisine nispet ettikleri þahsýn dili yabancýdýr. Halbuki bu (Kur'ân)

apaçýk bir Arapça'dýr.


(Müþrikler, insanlarý þüpheye düþürmek ve onlarýn kalplerini çelmek maksadýyla, Kur'ân'ý Peygamber'e Rum ve Hýristiyan dinine mensup Cebrâ veya Yaiþ

adýnda bir kölenin öðrettiðini ileri sürdüler. Halbuki köle, Rum olduðu için, Arapça'yý doðru dürüst bilmiyordu. Kur'ân'ýn fesahat ve belâðatý karþýsýnda ise,

bütün Arap edipleri hayretlerini gizleyememiþlerdi. Kur'ân indikten sonra, Kâbe duvarýnda askýda bulunan, en üstün þiirlerini bile askýdan almýþlar ve ''Kur'

ân varken bu þiir askýda kalamaz'' diyerek, Kur'ân'ýn üstünlüðünü itiraf etmiþlerdi. Arapça'yý doðru dürüst bilemeyen yabancý bir köle böyle üstün bir eser

meydana getirebilir miydi? Elbette ki hayýr. Ýþte yukarýdaki âyet onlarýn bu tutarsýz iddialarýna cevap vermektedir.)


104.ALLAH'ýn âyetlerine inanmayanlar yok mu, kuþkusuz ALLAH onlarý doðru yola iletmez ve onlar için elem verici bir azap vardýr.


105.ALLAH'ýn âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur. Ýþte onlar, yalancýlarýn kendileridir.


106.Kim iman ettikten sonra ALLAH'ý inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduðu halde (inkâra) zorlanan baþka- fakat kim kalbini kâfirliðe açarsa, iþte ALLAH'ýn

gazabý bunlaradýr; onlar için büyük bir azap vardýr.


(Rivayet olunduðuna göre Kureyþ kâfirleri, Ammar ile babasý Yâsir ve anasý Sümeyye'yi, zorla dinlerine döndürmeye çalýþtýlar. Onlar bunu kabul etmeyince,

Sümeyye'nin iki ayaðýný iki deveye baðlayýp ters istikamette çektirerek parçaladýlar. Yâsir'i de þehit ettiler. Ýslâm'da ilk þehitler bunlardýr. Ammar ise, onlar

ýn iþkencelerine dayanamayarak, diliyle onlarýn istedikleri þekilde inkâr etti. Durum Resûlullah (s.a.v)'a bildirilince, ''Ammar baþýndan ayaðýna kadar imanla

doludur. Ýman onun etine kanýna karýþmýþtýr!'' buyurduktan sonra Ammar'a:''Seni yine zorlarlarsa, istediklerini söyle'' dedi. Bu durum, zorlama karþýsýnda sa

dece dille inkâr etmenin caiz olduðuna bir delildir.)


107.Bu (azap), onlarýn dünya hayatýný ahirete tercih etmelerinden ve ALLAH'ýn kâfirler topluluðunu hidayete erdirmemesinden ötürüdür.


108.Ýþte onlar ALLAH'ýn, kalplerini, kulaklarýný ve gözlerini mühürlediði kimselerdir. Ve onlar gafillerin kendileridir.


109.Hiç þüphesiz onlar ahirette ziyana uðrayanlarýn ta kendileridir.


110.Sonra þüphesiz Rabbin, eziyet edildikten sonra hicret edip, ardýndan da sabrederek cihad edenlerin yardýmcýsýdýr. Bütün bunlardan sonra Rabbin elbette

çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ


Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:53:04

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/279.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:279  NAHL SÛRESÝ   Cüz:14,Sûre:16



111.O gün, herkes gelip kendi canýný kurtarmak için uðraþýr ve herkese yaptýðýnýn karþýlýðý eksiksiz ödenir, onlara asla zulmedilmez.


112.ALLAH, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rýzký her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar ALLAH'ýn nimetlerine karþý nankörlük

ettiler. ALLAH da onlara, yaptýklarýndan ötürü açlýk ve korku sýkýntýsýný tattýrdý.


(Bu ülkeden maksat Mekke'dir. Zira Mekkeliler ALLAH Resûlü'nü yalanladýlar ve nâil olduklarý bunca refaha karþý nankörlük ettiler de arkasýndan yedi yýl kor

kunç kýtlýða uðradýlar.)


113.Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladýlar. Onlar zulmederlerken azap onlarý yakalayýverdi.


114.Artýk, ALLAH'ýn size verdiði rýzýktan helâl ve temiz olarak yeyin, eðer (gerçekten) yalnýz ALLAH'a ibadet ediyorsanýz, onun nimetine þükredin.


115.(ALLAH) size, sadece ölü hayvaný kaný, domuz etini ve ALLAH'tan baþkasý adýna kesilen hayvaný haram kýldý. Ancak kim mecbur kalýrsa (baþkalarýnn hak

larýna) saldýrmaksýzýn, sýnýrý da aþmadan (bunlardan yiyebilir). Çünkü ALLAH çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.


116.Dillerinizin uydurduðu yalana dayanarak ''Bu helâldir, þu da haramdýr'' demeyin, çünkü ALLAH'a karþý yalan uydurmuþ oluyorsunuz. Kuþkusuz ALLAH'a

karþý yalan uyduranlar kurtuluþa eremezler.


(Bir kýsým Araplar, kendi kendilerine bazý þeyleri helâl, bazýlarýný da haram sayýyorlardý. Bazý hayvanlarý erkeklere mahsus görüyorlar, kadýnlara yasaklýyorlar

dý. Ýþte yukarýdaki âyet, onlarýn bu durumlarýna iþaret ederek, ALLAH'ýn yasakladýðý þeylerden baþka bir þeyin haram olmayacaðýný bildirmektedir.)


117.(Kazandýklarý) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardýr.


118.Sana anlattýklarýmýzý, daha önce, yahudi olanlara da haram kýlmýþtýk. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksýzlýk ediyorlardý.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:57:09
(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/280.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya

 
Cüz:14,Sûre:16 NAHL SÛRESÝ   Sayfa:280


119.Sonra þüphesiz Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da  bunun ardýndan tevbe edip durumunu düzeltenleri (baðýþlayacaktýr). Çünkü onlar tev

be ettikten sonra Rabbin elbet çok baðýþlayan, pek esirgeyendir.

 
120.Ýbrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, ALLAH'a itaat eden bir önder idi; ALLAH'a ortak koþanlardan deðildi.


121.ALLAH'ýn nimetlerine þükrediciydi. Çünkü ALLAH, onu seçmiþ ve doðru yola iletmiþti.


122.Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de salihlerdendir.


123.Sonra da sana:''Doðru yola yönelerek Ýbrahim'in dinine uy! O müþriklerden deðildi'' diye vahyettik.


124.Cumartesi tatili, ancak onda ihtilaf edenlere (farz) kýlýnmýþtý. Kýyamet günü Rabbin, muhakkak onlarýn ihtilafa düþtükleri þey hakkýnda aralarýnda hüküm

verecektir.


125.(Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öðütle çaðýr ve onlarla en güzel þekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanlarý en iyi bilendir

ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.


(Hakk'a davet açýsýndan insanlar üç sýnýfa ayrýlabilir. Bu âyet-i kerîme bu üç sýnýfa yapýlacak davet þeklinin bir özeti sayýlmalýdýr:


1.Aklý selîm sahibi ve eþyanýn hakikatini öðrenen araþtýrýcý âlimler. Davette ''hikmet'' ile davranma bunlar içindir. Zira hikmet, kesin olan delillerdir.


2.Halkýn çoðunluðunu teþkil eden ve henüz saðlam fýtratýný koruyan orta sýnýf. Güzel öðüt bunlar içindir.


3.Mücadeleci, inatçý ve düþman kimseler. Mücadele yolunun en güzeliyle davet edilmesi istenenler de bunlardýr. Zira unutmamak gerekir ki, ALLAH Hz. Mu

sa'nýn Firavun'a bile yumuþak sözle davette bulunmasýný emretmiþtir.)


126.Eðer ceza verecekseniz, size yapýlan iþkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayýrlýdýr.


(Resûlullah (s.a.v.), Uhud savaþýnda amcasý Hz. Hamza'yý kâfirler tarafýndan burnu ve kulaklarý kesilmiþ, ciðeri çýkarýlmýþ bir þekilde görünce:''ALLAH'a and ol

sun ki, eðer ALLAH bana zafer verirse senin yerine yetmiþ kiþiyi böyle yapacaðým!'' diye yemin etti. Bunun üzerine yukarýdaki âyet indi. Resûlullah (s.a.v.)

yeminine keffâret verdi ve onu uygulamadý.)


127.Sabret! Senin sabrýn da ancak ALLAH'ýn yardýmý iledir. Onlardan dolayý kederlenme; kurmakta olduklarý tuzaktan kaygý duyma!


128.Çünkü ALLAH, (kötülükten) sakýnanlar ve güzel amel edenlerle beraberdir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:57:22

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/281.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:281  ÝSRÂ SÛRESÝ   Cüz:15,Sûre:17



(17)


ONYEDÝNCÝ SÛRE


el-ÝSRÂ



Mekke'de nâzil olmuþtur. Ancak 26, 32, 33 ve 57. âyetlerle 73 ilâ 80. âyetlerin Medine'de indiði rivayet edilmektedir. 111 âyettir. ''Ýsrâ'' kelimesi, geceleyin

yürümek manasýna gelir. Hz. Peygamber'in Mirac mucizesinin Mekke'den Kudüs'e kadar olan kýsmý bu sûrede anlatýldýðýndan, sûre ''Ýsrâ'' adýný almýþtýr.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kýsmýný gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kýldýðýmýz Mescid-i Aksâ'ya götü

ren ALLAH noksan sýfatlardan münezzehtir; O, gerçekten iþitendir, görendir.


2.Biz Musa'ya Kitab'ý verdik ve Ýsrailoðullarýna:''Benden baþkasýný dayanýlýp güvenilen bir rab edinmeyin'' diyerek bu Kitab'ý bir hidayet rehberi kýldýk.


3.(Ey) Nuh ile birlikte (gemide) taþýdýðýmýz kimselerin nesli! Þunu bilin ki Nuh, çok þükreden bir kul idi.


(Bazý tefsirlerde, ikinci ve ücüncü âyetler arasýnda þöyle bir mana alakasý kurulmuþtur: Ey Nuh ile birlikte gemide taþýdýðýmýz kimselerin nesli! Benden baþka

sýný, dayanýlýp güvenilen rab edinmeyin. Gerçekten Nuh, çok þükreden bir kul idi.)


4.Biz, Kitap'ta Ýsrailoðullarýna: Sizler, yeryüzünde iki defa fesat çýkaracaksýnýz ve azgýnlýk derecesinde bir kibre kapýlacaksýnýz, diye bildirdik.


5.Bunlardan  ilkinin zamaný gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarýmýzý gönderdik. Bunlar, evlerin arasýnda dolaþarak (sizi) aradýlar. Bu, yerine getirilmiþ bir

vaad idi.


(Tefsirlerde, bu güçlü kuvvetli kullarýn, Ninevâli Sencârib, Babilli Buhtünnasr veya Câlût'un ordularý olduðu, bunlarýn, Tevrat'ý ve Mescid-i Aksâ'yý yaktýklarý,

Ýsrailoðullarýnýn âlimlerini öldürdükleri ve 70.000 kadar esir aldýklarý rivayet edilmekte, bütün bu musibetlere sebep teþkil etmiþ olan Ýsrailoðullarýnýn ilk fesa

dýnýn ise Zekeriyya'yý öldürmeleri ve Ermiyâ'yý hapsetmeleri olduðu belirtilmektedir.)


6.Sonra onlara karþý size tekrar (galibiyet ve zafer) verdik; servet ve oðullarla gücünüzü arttýrdýk; sayýnýzý daha da çoðalttýk.


7.Eðer iyilik ederseniz kendinize etmiþ, kötülük ederseniz yine kendinize etmiþ olursunuz. Artýk cezalandýrma zamaný gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha

önce girdikleri gibi yine Mescid'e (Süleyman Mâbedi'ne) girsinler ve ellerine geçirdikleri her þeyi büsbütün tahrip etsinler (diye, baþýnýza yine düþmanlarýnýzý

musallat kýldýk).


(Tefsirlerde, Ýsrailoðullarýnýn ikinci musibete uðramalarýnýn sebebi olan diðer fesat hareketlerinin, Hz. Yahya'yý öldürmeleri ve Hz. Ýsa'yý öldürmeye teþebbüs

etmeleri olduðu belirtiliyor.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:57:52
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/282.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:15,Sûre:17   ÝSRÂ SÛRESÝ   Sayfa:282


8.Belki Rabbiniz size merhamet eder; fakat siz eðer yine (fesatçýlýða) dönerseniz, biz de sizi yine cezalandýrýrýz. Biz cehennemi kâfirler için hapishane yaptýk.


9.Þüphesiz ki bu Kur'ân en doðru yola iletir; iyi davranýþlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduðunu müjdeler.


10.Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazýrlamýþýzdýr.


11.Ýnsan hayrý istediði kadar þerri de ister. Ýnsan pek acelecidir!


(Bu âyet, insanýn önemli bir psikolojik yönüne iþaret etmektedir: Gerçekten biz insanlar, öfkelendiðimiz, sýkýldýðýmýz ya da bir güçlükle karþýlaþtýðýmýzda, öfke

lendiklerimiz için beddua eder; güçlüklerden sabýr ve metânetle kurtulmak için çaba harcayacaðýmýz yerde, acelecilik göstererek tezden kurtulmak isteriz.

Bu olmayýnca da, ümitsiz ve kötümser bir ruh haleti içinde, ''ALLAH'ým, canýmý al da, beni bu sýkýntýdan kurtar!'' gibi sözlerle kendimiz için beddua ederiz ki, bun

lar doðru deðildir.)


12.Biz, geceyi ve gündüzü birer âyet (delil) olarak yarattýk. Nitekim, Rabbinizin nimetlerini araþtýrmanýz, ayrýca, yýllarýn sayý ve hesabýný bilmeniz için gecenin

karanlýðýný silip (yerine, eþyayý) aydýnlatan gündüzün aydýnlýðýný getirdik. Ýþte biz, her þeyi açýk açýk anlattýk.


13.Her insanýn amelini (veya kaderini) boynuna baðladýk. Ýnsan için kýyamet gününde, açýlmýþ olarak önüne konacak bir kitap çýkarýrýz.


14.Kitabýný oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter.


(Bu dünyada, gerek çevrenin olumsuz þartlarý, gerekse insanýn kötü arzu ve ihtiraslarý, onun kalp ve basîretini baðlayabilmekte, iyilik ve kötülükleri görmesini

önleyebilmektedir. Buna karþýlýk, yukarýdaki âyete göre, ahirette insan sözkonusu olumsuz âmillerden kurtulacaðý için kendi hesabýný bizzat kendisi yapacak,

dünyadaki amellerinin deðeri hakkýnda hüküm verecek ve kendisini ibrâ veya mahkûm edecek bir ruh olgunluðuna ulaþacaktýr.)


15.Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliði için seçmiþ olur; kim de doðruluktan saparsa, kendi zararýna sapmýþ olur. Hiçbir günahkâr, baþkasýnýn

günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek deðiliz.


16.Bir ülkeyi helâk etmek istediðimizde, o ülkenin zenginlik sebebiyle þýmarmýþ elebaþýlarýna (iyilikleri) emrederiz; buna raðmen onlar orada kötülük iþlerler. Böy

lece o ülke, helâke müstehak olur; biz de orayý darmadaðýn ederiz.


(Âyetin baþ kýsmý, müfessirler tarafýndan þöyle de anlaþýlmýþtýr: Bir ülkeyi helâk etmek istediðimizde, o ülkenin varlýklý ve þýmarmýþ kiþilerini çoðaltýrýz. Bu suret

le onlar kötülük iþlerler; böylece o ülke helâka müstehak olur.)


17.Nuh'tan sonraki nesillerden nicelerini helâk ettik. Kullarýnýn günahlarýný bilen ve gören olarak Rabbin yeterlidir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:58:20

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/283.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya


Sayfa:283  ÝSRÂ SÛRESÝ  Cüz:15,Sûre:17


18.Her kim bu çarçabuk geçen dünyayý dilerse, yani dilediðimiz kimseye dilediðimiz kadarýný dünyada hemen verir, sonra da onu, kýnanmýþ ve kovulmuþ olarak

gireceði cehenneme sokarýz.


19.Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraþýr bir çaba ile çalýþýrsa, iþte bunlarýn çalýþmalarý makbuldür.


20.Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayý isteyenlere de ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanýndan (istediklerini) veririz. Rabbinin ihsaný kýsýtlanmýþ deðildir.


21.Baksana, biz insanlarýn kimini kiminden nasýl üstün kýlmýþýzdýr! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farklarý bakýmýndan daha büyüktür.


(20. âyet, gerek dünya gerekse ahiret nimetleri bakýmýndan ALLAH'ýn lütfunun sýnýrsýzlýðýný ifade etmekte; servet, mevki, saðlýk ve yaþayýþ güzelliði bakýmýndan

insanlar arasýndaki farklarýn, ilâhi takdirin bir gereði olduðunu, binaenaleyh, bu dünyada mutlak eþitliðin imkânsýzlýðýný ortaya koymaktadýr. Bunun yanýnda, 21.

âyetten anlýyoruz ki, ahirette de insanlar eþit durumda olmayacaklar, aksine, insanlarýn dünyada yapmýþ olduklarý iþlere göre ahirette derece farklarý daha da

büyük olacaktýr. Ancak, 18. âyetten de anlaþýlacaðý üzere, para ve mevki gibi dünyevî imkânlar, ALLAH nezdinde mutlak bir deðer ifade etmediði için, dünya

hayatýný sýrf bunlarýn peþinde koþarak geçirenler, ahirette üstün derecelere ulaþmak hakkýný kaybetmiþ olacaklardýr.)


22.ALLAH ile birlikte bir ilâh daha tanýma! Sonra kýnanmýþ ve kendi baþýna terkedilmiþ olarak kalýrsýn.


23.Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanýza da iyi davranmanýzý kesin bir þekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanýnda yaþlanýrsa,

kendilerine ''of!'' bile deme; onlarý azarlama; ikisine de güzel söz söyle.


24.Onlarý esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve:''Rabbim! Küçüklüðümde onlar beni nasý yetiþtirmiþlerse, þimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!''

diyerek dua et.


25.Rabbiniz sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir. Eðer siz iyi olursanýz, þunu bilin ki ALLAH, kötülükten yüz çevirerek tevbeye yönelenleri son derece baðýþlayýcýdýr.


26.Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkýný ver. Gereksiz yere de saçýp savurma.


27.Zira böylesine saçýp savuranlar þeytanlarýn dostlarýdýrlar. Þeytan ise Rabbine karþý çok nankördür.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:58:40
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/284.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:15,Sûre:17  ÝSRÂ SÛRESÝ  Sayfa:284



28.Eðer Rabbinden umduðun (beklemek durumunda olduðun) bir rahmet için onlarýn yüzlerine bakamýyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alýcý bir söz söyle.


(Rivayete göre Bilâl, Suheyb, Sâlim, Mehca' ve Habbab gibi yoksul sahâbîler, Hz. Peygamber'in yardýmý ile geçinirlerdi. Resûlullah (s.a.v.) onlara verilecek bir

þeyleri olmadýðý zaman, mahcubiyetinden ötürü söyleyecek bir söz bulamaz, yüzünü baþka tarafa çevirir, fakat onlarýn ihtiyaçlarýný gidermek için Cenâb-ý Hakk'

ýn kendisine imkân vermesini dilerdi. Ýþte bu âyet-i kerîmede, Resûlullah'a bu gibi insanlara bir þeyler veremeyecek bile olsa, hiç olmazsa ''ALLAH bize de, size

de bol rýzýk versin'', ''ALLAH sizleri mesut ve müreffeh kýlsýn'' gibi sözlerle onlarýn gönüllerini almasý gerektiði hatýrlatýlmaktadýr.)


29.Eli sýký olma; büsbütün eli açýk da olma. Sonra kýnanýr, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.


30.Rabbin rýzký dilediðine bol verir, dilediðine daraltýr. Þüphesiz ki O, kullarýndan haberdardýr, onlarý çok iyi görür.


31.Geçim endiþesi ile çocuklarýnýzýn canýna kýymayýn. Biz, onlarýn da sizin de rýzkýnýzý verir. Onlarý öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.


32.Zinaya yaklaþmayýn. Zira o,  bir hayâsýzlýktýr ve çok kötü bir yoldur.


(Yukarýdaki âyette ''zina etmeyin'' denilmeyip de ''zinaya yaklaþmayýn'' buyurulmasý ilgi çekicidir. Buna göre yalnýz zina deðil, kiþiyi zina etmeye sevkeden yol

lar da yasaklanmýþtýr. Esasen bir kere bu yollara tevessül edildikten, yani insaný zina etmeye zorlayan ve cinsî arzularý kabartan bir ortama girdikten sonra,

artýk, bu arzularýn aðýr baskýsý karþýsýnda iradenin gücü oldukça yetersiz kalýr ve zinadan korunmak son derece güçleþir. Ýnsanýn bu psikolojik zafýný dikkate al

an Kur'ân-ý Kerîm, prensip olarak insaný kötülüklere sevkedici sebepleri ortadan kaldýrmayý amaçlamýþtýr. Buna sedd zerîa prensibi denir.)


33.Haklý bir sebep olmadýkça ALLAH'ýn muhterem kýldýðý cana kýymayýn. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velîsine (hakkýný almasý için) yetki verdik. Ancak bu

velî de kýsasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, alacaðýný almýþtýr.


34.Yetimin malýna, rüþdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaþýn. Verdiðiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluðu gerektirir.


35.Ölçtüðünüz zaman tastamam ölçün ve doðru terazi ile tartýn. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakýmýndan daha güzeldir.


36.Hakkýnda bilgin bulunmayan þeyin ardýna düþme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunlarýn hepsi ondan sorumludur.


37.Yeryüzünde böbürlenerek dolaþma. Çünkü sen (aðýrlýk ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de daðlarla ululuk yarýþýna girebilirsin.


38.Bütün bu sayýlanlarýn kötü olanlarý, Rabbinin nezdinde sevimsizdir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:59:13

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/285.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:285 ÝSRÂ SÛRESÝ   Cüz:15,Sûre:17


39.Ýþte bunlar, Rabbinin sana vahyettiði hikmetlerdir. ALLAH ile birlikte baþka ilâh edinme; sonra kýnanmýþ ve (ALLAH'ýn rahmetinden) uzaklaþtýrýlmýþ olarak cehen

neme atýlýrsýn.


40.(Ey müþrikler!) Rabbiniz, erkek çocuklarý sizin için ayýrdý da, kendisi meleklerden kýz çocuklar mý edindi! Gerçekten siz, (vebali) çok büyük bir söz söylüyor

sunuz.


(Müþrikler, meleklerin ALLAH'ýn kýzlarý olduðuna inanýrlar, erkek çocuklarýn ise kendilerine verildiðini iddia ederler, bundan dolayý gururlanýrlardý. Ýþte âyet-i kerî

me, onlarýn bu düþüncesini reddetmekte, çocuklar arasýnda cinsiyetlerine göre böyle bir deðer ayrýmý yapýlmasýný kabul etmemektedir.)


41.Biz, onlarýn akýllarýný baþlarýný toplamalarý için bu Kur'ân'da (çeþitli ikaz ve ihtarlarý) türlü þekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçýp uzaklaþ
dirde
maktan baþka bir þey saðlamýyor.


42.De ki: Eðer söyledikleri gibi ALLAH ile birlikte baþka ilâhlar da bulunsaydý, o takdirde bu ilâhlar, Arþ'ýn sahibi olan ALLAH'a ulaþmak için çareler arayacaklar.


(Âyetin son kýsmý müfessirler tarafýndan iki þekilde manalandýrýlmýþtýr:


a)''... O takdirde onlar, Arþ'ýn sahibi olan ALLAH'a üstün gelmek için çareler arayacaklardý.''


b)''... O takdirde onlar, ululuðunu ve kudretini bildikleri Arþ'ýn sahibi olan ALLAH'a yakýnlaþmak ve O'na itaat etmek için çareler arayacaklardý.'')


43.ALLAH, onlarýn söyledikleri þeylerden münezzehtir; son derece yücedir ve uludur.


44.Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir þey yoktur. Ne var ki siz, onlarýn tesbihini anlamazsýnýz.

O, halîmdir, baðýþlayýcýdýr.


(Tabiat ilimlerindeki inkiþaf, bu âyetin açýklanmasýna yardýmcý olmuþtur. Nitekim, önceleri cansýz ve hareketsiz olduðu sanýlan varlýklar da dahil olmak üzere,

bütün eþya atomlardan meydana gelmiþtir. Ýþte atom çekirdeklerinin etrafýndaki elektronlar, sürekli ve muntazam bir þekilde çekirdeðin etrafýnda dönmekte

dirler ki, belki de onlarýn bu dönüþleri ve böylece, ilâhî kanuna, en ufak bir sapma göstermeksizin boyun eðmeleri, Kur'ân-ý Kerîm tarafýndan ALLAH'ý tesbih ola

rak tesbih edilmiþtir.)


45.Biz, Kur'ân okuduðun zaman, seninle ahirete inanmayanlarýn arasýna gizleyici örtü çekeriz.

 
46.Ayrýca, onu anlamamalarý için kalplerine bir kapalýlýk ve kulaklarýna bir aðýrlýk veririz. Sen, Kur'ân'da Rabbinin birliðini yâdettiðinde onlar, canlarý sýkýlmýþ bir

vaziyette, gerisin geri dönüp giderler.


47.Biz, onlarýn seni dinlerken ne maksatla dinlediklerini, kendi aralarýnda fýsýldaþýrlarken de o zalimlerin:''Siz, büyülenmiþ bir adamdan baþkasýna uymuyorsu

nuz!'' dediklerini çok iyi biliriz.


48.Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yaptýlar! Bu yüzden, (öyle bir) saptýlar ki, artýk (doðru) yolu bulamayacaklardýr.


49.Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemik yýðýný ve kokuþmuþ bir toprak olmuþken, yepyeni bir hilkatte diriltileceðiz, öyle mi!



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 01:59:49
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/286.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:15,Sûre:17  ÝSRÂ SÛRESÝ   Sayfa:286


50,51.De ki:Ýster taþ olsun, ister demir, isterse aklýnýza (yeniden dirilmesi) imkânsýz gibi görünen herhangi bir yaratýk! (Bunlar, ALLAH'ýn sizi yeniden diriltmesini

güçleþtirmez.) Diyecekler ki:''Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?'' De ki: Sizi ilk kez yaratan. Bunun üzerine onlar sana alaylý bir tarzda baþlarýný sallayacak

ve ''Ne zamanmýþ o?'' diyecekler. De ki: Yakýn olsa gerek!


52.ALLAH sizi çaðýracaðý gün, kendisine hamdederek çaðrýsýna uyarsýnýz ve dirilmeden önceki halinizde) çok az kaldýðýnýzý sanýrsýnýz.


53.Kullarýma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra þeytan aralarýný bozar. Çünkü þeytan, insanýn apaçýk düþmanýdýr.


54.Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandýrýr. Biz, seni onlarýn üstüne bir vekil olarak göndermedik.


(Müfessir Beyzâvî, bu âyetin son cümlesini þöyle açýklamýþtýr:''Biz, kâfirleri imana zorlama iþini sana havale etmedik. Seni, sadece ALLAH'ýn rahmetini müjdeleyi

ci ve azabýndan sakýndýrýcý olarak gönderdik. Bu sebeple inanmayanlara tolerans göster.''


Müfessirlerin beyanýna göre, hz. Muhammed (sav)'in peygamberliðine itiraz edenlere karþý, ALLAH Teâlâ, herkesin halini, kimlerin imana ve iyi davranýþlara daha lâyýk,

kimlerin inkârcýlýða ve kimin kötü yaþayýþa müstehak olduðunu, ayrýca kimin peygamberliðe ehil olduðunu en iyi bilenin ancak kendisi olduðunu belirtmek üze

re þöyle buyurmuþtur:)


55.Rabbin, göklerde ve yerde olan herkesi en iyi bilendir. Gerçekten biz, peygamberlerin kimini kiminden üstün kýldýk; Davud'a da Zebur'u verdik.


(Peygamberlerin kendi aralarýndaki bu derece farký, maddî ve bedenî yönden olmayýp ruhî ve manevî fazilet ve kabiliyetler yönündendir. Nitekim Hz. Davud'a

Zebur'un gönderildiðine iþaret buyurulmakla bu husus teyit edilmiþtir.)


56.(Resûlüm!) De ki: ALLAH'ý býrakýp da (ilâh olduðunu) ileri sürdüklerinize yalvarýn. Ne var ki onlar, sizin sýkýntýnýzý ne uzaklaþtýrabilir, ne de deðiþtirebilirler.


57.Onlarýn yalvardýklarý bu varlýklar Rablerine -hangisi daha yakýn olacak diye- vesile ararlar; O'nun rahmetini umarlar ve azabýndan korkarlar. Çünkü Rabbi

nin azabý, sakýnýlacak azaptýr.


58.Ne kadar ülke varsa hepsini kýyamet gününden önce ya helâk edecek veya en çetin bir þekilde azaplandýracaðýz. Bu, Kitap'ta (levh-i mahfuz'da) yazýlý

dýr.


(Müfessirlerce tercih edilen yoruma göre, âyetteki ''helâk''ten maksat, alelâde ölüm, ''azap''tan maksat ise, katledilmek veya çeþitli musibetlere maruz kal

mak suretiyle ölümdür.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:00:12
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/287.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:287  ÝSRÂ SÛRESÝ    Cüz:15,Sûre:17


59.Bizi, âyetler (mucizeler) göndermekten alýkoyan tek þey, öncekilerin bu âyetleri yalanlamýþ olmasýdýr. Nitekim Semûd kavmine, açýk bir mucize olmak üzere

bir diþi deve vermiþtik. Onlar ise, (bu deveyi boðazladýlar ve) bu yüzden zalim oldular. Oysa biz âyetleri ancak korkutmak için göndeririz.
 

(Burada ''âyetten maksat'', kâfirlerin, keyiflerine göre gösterilmesini istedikleri mucizelerdir. Nitekim, Abdullah b. Abbas'ýn rivayetine göre Mekke müþrikleri Re

sûlullah (s.a.v.)'tan, Safa tepesini altýn ve gümüþ yapmasýný istemiþlerdi. Âyet-i kerîmeden anlaþýldýðýna göre, daha önceki kavimler de bu tür mucizeler iste

miþlerdi ki, onlarýn asýl maksadý, inanmak deðildi. ALLAH Teâlâ, onlarýn, peygamberlerinden istediði bu mucizeleri tahakkuk ettirmiþ, fakat iman etmedikleri için

de onlarý helâk etmiþti. Bu, ALLAH'ýn bir kanunudur. Eðer Hz. Peygamber de, müþriklerin istedikleri bu nevi mucizeleri göstermiþ olsaydý, -ki, onlar yine de inan

mayacaklardý- o takdirde geçmiþ kavimler gibi onlar da helâk olacaklardý. Nitekim yukarýdaki âyette Sâlih Peygamber'in kavmi Semûd'un isyankâr tutumuna

deðinilmekte ve mucizeden maksadýn korkutmak olduðu tasrif edilmektedir ki, ancak bu takdirde mucize imana vesile olabilir ve beklenen faydayý saðlayabilir.)


60.Hani sana; Rabbin, insanlarý çepeçevre kuþatmýþtýr, demiþtik. Sana gösterdiðimiz o görüntüleri ve Kuriil'ân'da lânetlenen aðacý, ancak insanlarý sýnamak iç

in meydana getirdik. Biz onlarý korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azgýnlýktan baþka bir þey saðlamaz.


(Müfessirlerin ekseriyetine göre, âyetin, ''görüntüler'' ile tercüme edilen ''rü'yâ'' kelimesi, Hz. Peygamber'in Mi'rac gecesindeki müþahedeleridir. ''Kur'ân'da'' lâ

netlenen aðaç'' ise, cehennemdeki ''zakkum aðacý''dýr.)


61.Meleklere: Âdem'e secde edin! demiþtik. Ýblis'in dýþýnda hepsi secde ettiler. Ýblis:''Ben'', dedi, çamurdan yarattýðýn bir kimseye secde mi ederim!''


62.Dedi ki:''Þu benden üstün kýldýðýna bir bak! Yemin ederim ki, eðer beni kýyamete kadar yaþatýrsan, pek azý dýþýnda, onun neslini kendime baðlayacaðým!''


63.ALLAH buyurdu: Git! Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki hepinizin cezasý cehennemdir. Tam bir ceza!


64.Onlardan gücünün yettiði kimseleri davetinle þaþýrt; süvarilerinle, yayalarýnla onlarý yaygaraya boð; mallarýna, evlâtlarýna ortak ol, kendilerine vaadler

de bulun. Þeytan, insanlara, aldatmadan baþka bir þey vâdetmez.


65.Þurasý muhakkak ki, benim (ihlâslý) kullarým üzerinde senin hiçbir aðýrlýðýn olmayacaktýr. (Onlarý) koruyucu olarak Rabbin yeter.


66.(Kullarým!) Rabbiniz, lütfuna nâil olmanýz için denizde gemileri sizin için yüzdürendir. Doðrusu O, sizin için çok merhametlidir.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:01:45





Cüz:15, Sûre:17  ÝSRÂ SÛRESÝ  Sayfa:288


67.Denizde baþýnýza bir musibet geldiðinde, O'ndan baþka bütün yalvardýklarýnýz kaybolup gider. O sizi kurtarýp karaya çýkardýðýnda, (yine eski halinize) döner

siniz. Ýnsanoðlu çok nankördür.


68.O'nun, sizi kara tarafýnda yerin dibine geçirmeyeceðinden, yahut baþýnýza taþ yaðdýrmayacaðýndan emin misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamaz

sýnýz.


69.Yahut O'nun, sizi bir kez daha oraya (denize) gönderip üzerinize bir kasýrga yollayarak, inkâr etmiþ olmanýz sebebiyle sizi boðmayacaðýndan emin misiniz?

Sonra, bundan dolayý kendinize (intikamýnýzý almak için) bizi arayýp soracak bir destekçi de bulamazsýnýz.


70.Biz, hakikaten insanoðlunu þan ve þeref sahibi kýldýk. Onlarý, (çeþitli nakil vasýtalarý ile) karada ve denizde taþýdýk; kendilerine güzel güzel rýzýklar verdik; yi

ne onlarý, yarattýklarýmýzýn birçoðundan cidden üstün kýldýk.


(Görüldüðü gibi bu âyette ALLAH Teâlâ, insanoðluna lütuf ve ikramýnýn bir özetini vermekte ve onun âlemdeki özel yerine iþaret etmektedir. Müfessirlere göre

insanýn þan ve þerefi ve diðer varlýklardan üstünlüðü; ALLAH'ýn ona verdiði beden güzelliði, el, göz, kulak gibi organlarýný daha becerikli bir þekilde kullanmasý,

konuþabilmesi, gülüp aðlayabilmesi, okuyup yazmasý, baþka birtakým varlýklarý kendi hizmetinde kullanmasý, âletler icad etmesi, olaylar arasýndaki sebep-sonuç

alâkasýný görmesi ve bu sayede geleceðe yönelik programlar ve hazýrlýklar yapmasý, iyi-kötü, doðru-yanlýþ, güzel-çirkin kavramlarýna sahip olmasý; kýsaca mad

di ve bedenî, ahlâkî ve ruhî meziyetlere haiz olmasýdýr.)


71.Her insan topluluðunu önderleri ile birlikte çaðýracaðýmýz o günde kimlerin amel defteri saðýndan verilirse, onlar, en küçük bir haksýzlýða uðramamýþ olarak

amel defterlerini okuyacaklar.


(Bu âyette, amel defterleri saðýndan verilenlerin durumundan bahsedildiði halde, solundan verilenlere deðinilmemiþtir. Bu konuda Beyzâvî þöyle diyor:''Yukarý

daki âyet göstermektedir ki, amel defterleri solundan verilenler, onun muhtevasýna muttali olduklarýnda kendilerini utanç ve hayret bürür; o kadar ki, dillerin

de defterlerini okuyacak mecal kalmaz. Bu yüzden Cenâb-ý Hâk, onlar hakkýnda þöyle buyurmakla yetinmiþtir:'')


72.Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu þaþýrmýþtýr.


73.Müþrikler, sana vahyettiðimizden baþka bir þeyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sana vahyettiðimizden saptýracaklar ve ancak o takdir

de seni candan dost kabul edeceklerdi.


74.Eðer seni sebatkâr kýlmasaydýk, gerçekten, nerdeyse onlara birazcýk meyledecektin.


75.O zaman, hiç þüphesiz sana hayatýn ve ölümün sýkýntýlarýný kat kat tattýrýrdýk; sonra bize karþý kendin için bir yardýmcý da bulamazdýn.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/288.jpgC%C3%BCz:15,%20S%C3%BBre:17%20%C2%A0[color=red]%C4%B0SR%C3%82%20S%C3%9BRES%C4%B0[/color]%20%C2%A0Sayfa:28867.Denizde%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20bir%20musibet%20geldi%C4%9Finde,%20O%27ndan%20ba%C5%9Fka%20b%C3%BCt%C3%BCn%20yalvard%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1z%20kaybolup%20gider.%20O%20sizi%20kurtar%C4%B1p%20karaya%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda,%20%28yine%20eski%20halinize%29%20d%C3%B6nersiniz.%20%C4%B0nsano%C4%9Flu%20%C3%A7ok%20nank%C3%B6rd%C3%BCr.68.O%27nun,%20sizi%20kara%20taraf%C4%B1nda%20yerin%20dibine%20ge%C3%A7irmeyece%C4%9Finden,%20yahut%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20ta%C5%9F%20ya%C4%9Fd%C4%B1rmayaca%C4%9F%C4%B1ndan%20emin%20misiniz?%20Sonra%20kendinize%20bir%20koruyucu%20da%20bulamazs%C4%B1n%C4%B1z.%2069.Yahut%20O%27nun,%20sizi%20bir%20kez%20daha%20oraya%20%28denize%29%20g%C3%B6nderip%20%C3%BCzerinize%20bir%20kas%C4%B1rga%20yollayarak,%20ink%C3%A2r%20etmi%C5%9F%20olman%C4%B1z%20sebebiyle%20sizi%20bo%C4%9Fmayaca%C4%9F%C4%B1ndan%20emin%20misiniz?Sonra,%20bundan%20dolay%C4%B1%20kendinize%20%28intikam%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1%20almak%20i%C3%A7in%29%20bizi%20aray%C4%B1p%20soracak%20bir%20destek%C3%A7i%20de%20bulamazs%C4%B1n%C4%B1z.70.Biz,%20hakikaten%20insano%C4%9Flunu%20%C5%9Fan%20ve%20%C5%9Feref%20sahibi%20k%C4%B1ld%C4%B1k.%20Onlar%C4%B1,%20%28%C3%A7e%C5%9Fitli%20nakil%20vas%C4%B1talar%C4%B1%20ile%29%20karada%20ve%20denizde%20ta%C5%9F%C4%B1d%C4%B1k;%20kendilerine%20g%C3%BCzel%20g%C3%BCzel%20r%C4%B1z%C4%B1klar%20verdik;%20yine%20onlar%C4%B1,%20yaratt%C4%B1klar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1n%20bir%C3%A7o%C4%9Fundan%20cidden%20%C3%BCst%C3%BCn%20k%C4%B1ld%C4%B1k.[color=green]%28G%C3%B6r%C3%BCld%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20gibi%20bu%20%C3%A2yette%20ALLAH%20Te%C3%A2l%C3%A2,%20insano%C4%9Fluna%20l%C3%BCtuf%20ve%20ikram%C4%B1n%C4%B1n%20bir%20%C3%B6zetini%20vermekte%20ve%20onun%20%C3%A2lemdeki%20%C3%B6zel%20yerine%20i%C5%9Faret%20etmektedir.%20M%C3%BCfessirlere%20g%C3%B6reinsan%C4%B1n%20%C5%9Fan%20ve%20%C5%9Ferefi%20ve%20di%C4%9Fer%20varl%C4%B1klardan%20%C3%BCst%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC;%20ALLAH%27%C4%B1n%20ona%20verdi%C4%9Fi%20beden%20g%C3%BCzelli%C4%9Fi,%20el,%20g%C3%B6z,%20kulak%20gibi%20organlar%C4%B1n%C4%B1%20daha%20becerikli%20bir%20%C5%9Fekilde%20kullanmas%C4%B1,konu%C5%9Fabilmesi,%20g%C3%BCl%C3%BCp%20a%C4%9Flayabilmesi,%20okuyup%20yazmas%C4%B1,%20ba%C5%9Fka%20birtak%C4%B1m%20varl%C4%B1klar%C4%B1%20kendi%20hizmetinde%20kullanmas%C4%B1,%20%C3%A2letler%20icad%20etmesi,%20olaylar%20aras%C4%B1ndaki%20sebep-sonu%C3%A7al%C3%A2kas%C4%B1n%C4%B1%20g%C3%B6rmesi%20ve%20bu%20sayede%20gelece%C4%9Fe%20y%C3%B6nelik%20programlar%20ve%20haz%C4%B1rl%C4%B1klar%20yapmas%C4%B1,%20iyi-k%C3%B6t%C3%BC,%20do%C4%9Fru-yanl%C4%B1%C5%9F,%20g%C3%BCzel-%C3%A7irkin%20kavramlar%C4%B1na%20sahip%20olmas%C4%B1;%20k%C4%B1saca%20maddi%20ve%20beden%C3%AE,%20ahl%C3%A2k%C3%AE%20ve%20ruh%C3%AE%20meziyetlere%20haiz%20olmas%C4%B1d%C4%B1r.%29[/color]71.Her%20insan%20toplulu%C4%9Funu%20%C3%B6nderleri%20ile%20birlikte%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1raca%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20o%20g%C3%BCnde%20kimlerin%20amel%20defteri%20sa%C4%9F%C4%B1ndan%20verilirse,%20onlar,%20en%20k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20bir%20haks%C4%B1zl%C4%B1%C4%9Fa%20u%C4%9Framam%C4%B1%C5%9F%20olarak%20amel%20defterlerini%20okuyacaklar.[color=green]%28Bu%20%C3%A2yette,%20amel%20defterleri%20sa%C4%9F%C4%B1ndan%20verilenlerin%20durumundan%20bahsedildi%C4%9Fi%20halde,%20solundan%20verilenlere%20de%C4%9Finilmemi%C5%9Ftir.%20Bu%20konuda%20Beyz%C3%A2v%C3%AE%20%C5%9F%C3%B6yle%20diyor:%27%27Yukar%C4%B1daki%20%C3%A2yet%20g%C3%B6stermektedir%20ki,%20amel%20defterleri%20solundan%20verilenler,%20onun%20muhtevas%C4%B1na%20muttali%20olduklar%C4%B1nda%20kendilerini%20utan%C3%A7%20ve%20hayret%20b%C3%BCr%C3%BCr;%20o%20kadar%20ki,%20dillerinde%20defterlerini%20okuyacak%20mecal%20kalmaz.%20Bu%20y%C3%BCzden%20Cen%C3%A2b-%C4%B1%20H%C3%A2k,%20onlar%20hakk%C4%B1nda%20%C5%9F%C3%B6yle%20buyurmakla%20yetinmi%C5%9Ftir:%27%27%29[/color]72.Bu%20d%C3%BCnyada%20k%C3%B6r%20olan%20kimse%20ahirette%20de%20k%C3%B6rd%C3%BCr;%20%C3%BCstelik%20iyice%20yolunu%20%C5%9Fa%C5%9F%C4%B1rm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.73.M%C3%BC%C5%9Frikler,%20sana%20vahyetti%C4%9Fimizden%20ba%C5%9Fka%20bir%20%C5%9Feyi%20yalan%20yere%20bize%20isnat%20etmen%20i%C3%A7in%20seni,%20nerdeyse,%20sana%20vahyetti%C4%9Fimizden%20sapt%C4%B1racaklar%20ve%20ancak%20o%20takdirde%20seni%20candan%20dost%20kabul%20edeceklerdi.74.E%C4%9Fer%20seni%20sebatk%C3%A2r%20k%C4%B1lmasayd%C4%B1k,%20ger%C3%A7ekten,%20nerdeyse%20onlara%20birazc%C4%B1k%20meyledecektin.75.O%20zaman,%20hi%C3%A7%20%C5%9F%C3%BCphesiz%20sana%20hayat%C4%B1n%20ve%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCn%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20kat%20kat%20tatt%C4%B1r%C4%B1rd%C4%B1k;%20sonra%20bize%20kar%C5%9F%C4%B1%20kendin%20i%C3%A7in%20bir%20yard%C4%B1mc%C4%B1%20da%20bulamazd%C4%B1n.[color=red]KAYNAK:KUR%27%C3%82N-I%20KER%C3%8EM%20VE%20A%C3%87IKLAMALI%20ME%C3%82L%C4%B0[/color][url=http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/288.jpgC%C3%BCz:15,%20S%C3%BBre:17%20%C2%A0]http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/288.jpgC%C3%BCz:15,%20S%C3%BBre:17%20%C2%A0[/url][color=red]%C4%B0SR%C3%82%20S%C3%9BRES%C4%B0[/color]%20%C2%A0Sayfa:28867.Denizde%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20bir%20musibet%20geldi%C4%9Finde,%20O%27ndan%20ba%C5%9Fka%20b%C3%BCt%C3%BCn%20yalvard%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1z%20kaybolup%20gider.%20O%20sizi%20kurtar%C4%B1p%20karaya%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda,%20%28yine%20eski%20halinize%29%20d%C3%B6nersiniz.%20%C4%B0nsano%C4%9Flu%20%C3%A7ok%20nank%C3%B6rd%C3%BCr.68.O%27nun,%20sizi%20kara%20taraf%C4%B1nda%20yerin%20dibine%20ge%C3%A7irmeyece%C4%9Finden,%20yahut%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20ta%C5%9F%20ya%C4%9Fd%C4%B1rmayaca%C4%9F%C4%B1ndan%20emin%20misiniz?%20Sonra%20kendinize%20bir%20koruyucu%20da%20bulamazs%C4%B1n%C4%B1z.%2069.Yahut%20O%27nun,%20sizi%20bir%20kez%20daha%20oraya%20%28denize%29%20g%C3%B6nderip%20%C3%BCzerinize%20bir%20kas%C4%B1rga%20yollayarak,%20ink%C3%A2r%20etmi%C5%9F%20olman%C4%B1z%20sebebiyle%20sizi%20bo%C4%9Fmayaca%C4%9F%C4%B1ndan%20emin%20misiniz?Sonra,%20bundan%20dolay%C4%B1%20kendinize%20%28intikam%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1%20almak%20i%C3%A7in%29%20bizi%20aray%C4%B1p%20soracak%20bir%20destek%C3%A7i%20de%20bulamazs%C4%B1n%C4%B1z.70.Biz,%20hakikaten%20insano%C4%9Flunu%20%C5%9Fan%20ve%20%C5%9Feref%20sahibi%20k%C4%B1ld%C4%B1k.%20Onlar%C4%B1,%20%28%C3%A7e%C5%9Fitli%20nakil%20vas%C4%B1talar%C4%B1%20ile%29%20karada%20ve%20denizde%20ta%C5%9F%C4%B1d%C4%B1k;%20kendilerine%20g%C3%BCzel%20g%C3%BCzel%20r%C4%B1z%C4%B1klar%20verdik;%20yine%20onlar%C4%B1,%20yaratt%C4%B1klar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1n%20bir%C3%A7o%C4%9Fundan%20cidden%20%C3%BCst%C3%BCn%20k%C4%B1ld%C4%B1k.[color=green]%28G%C3%B6r%C3%BCld%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20gibi%20bu%20%C3%A2yette%20ALLAH%20Te%C3%A2l%C3%A2,%20insano%C4%9Fluna%20l%C3%BCtuf%20ve%20ikram%C4%B1n%C4%B1n%20bir%20%C3%B6zetini%20vermekte%20ve%20onun%20%C3%A2lemdeki%20%C3%B6zel%20yerine%20i%C5%9Faret%20etmektedir.%20M%C3%BCfessirlere%20g%C3%B6reinsan%C4%B1n%20%C5%9Fan%20ve%20%C5%9Ferefi%20ve%20di%C4%9Fer%20varl%C4%B1klardan%20%C3%BCst%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC;%20ALLAH%27%C4%B1n%20ona%20verdi%C4%9Fi%20beden%20g%C3%BCzelli%C4%9Fi,%20el,%20g%C3%B6z,%20kulak%20gibi%20organlar%C4%B1n%C4%B1%20daha%20becerikli%20bir%20%C5%9Fekilde%20kullanmas%C4%B1,konu%C5%9Fabilmesi,%20g%C3%BCl%C3%BCp%20a%C4%9Flayabilmesi,%20okuyup%20yazmas%C4%B1,%20ba%C5%9Fka%20birtak%C4%B1m%20varl%C4%B1klar%C4%B1%20kendi%20hizmetinde%20kullanmas%C4%B1,%20%C3%A2letler%20icad%20etmesi,%20olaylar%20aras%C4%B1ndaki%20sebep-sonu%C3%A7al%C3%A2kas%C4%B1n%C4%B1%20g%C3%B6rmesi%20ve%20bu%20sayede%20gelece%C4%9Fe%20y%C3%B6nelik%20programlar%20ve%20haz%C4%B1rl%C4%B1klar%20yapmas%C4%B1,%20iyi-k%C3%B6t%C3%BC,%20do%C4%9Fru-yanl%C4%B1%C5%9F,%20g%C3%BCzel-%C3%A7irkin%20kavramlar%C4%B1na%20sahip%20olmas%C4%B1;%20k%C4%B1saca%20maddi%20ve%20beden%C3%AE,%20ahl%C3%A2k%C3%AE%20ve%20ruh%C3%AE%20meziyetlere%20haiz%20olmas%C4%B1d%C4%B1r.%29[/color]71.Her%20insan%20toplulu%C4%9Funu%20%C3%B6nderleri%20ile%20birlikte%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1raca%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20o%20g%C3%BCnde%20kimlerin%20amel%20defteri%20sa%C4%9F%C4%B1ndan%20verilirse,%20onlar,%20en%20k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20bir%20haks%C4%B1zl%C4%B1%C4%9Fa%20u%C4%9Framam%C4%B1%C5%9F%20olarak%20amel%20defterlerini%20okuyacaklar.[color=green]%28Bu%20%C3%A2yette,%20amel%20defterleri%20sa%C4%9F%C4%B1ndan%20verilenlerin%20durumundan%20bahsedildi%C4%9Fi%20halde,%20solundan%20verilenlere%20de%C4%9Finilmemi%C5%9Ftir.%20Bu%20konuda%20Beyz%C3%A2v%C3%AE%20%C5%9F%C3%B6yle%20diyor:%27%27Yukar%C4%B1daki%20%C3%A2yet%20g%C3%B6stermektedir%20ki,%20amel%20defterleri%20solundan%20verilenler,%20onun%20muhtevas%C4%B1na%20muttali%20olduklar%C4%B1nda%20kendilerini%20utan%C3%A7%20ve%20hayret%20b%C3%BCr%C3%BCr;%20o%20kadar%20ki,%20dillerinde%20defterlerini%20okuyacak%20mecal%20kalmaz.%20Bu%20y%C3%BCzden%20Cen%C3%A2b-%C4%B1%20H%C3%A2k,%20onlar%20hakk%C4%B1nda%20%C5%9F%C3%B6yle%20buyurmakla%20yetinmi%C5%9Ftir:%27%27%29[/color]72.Bu%20d%C3%BCnyada%20k%C3%B6r%20olan%20kimse%20ahirette%20de%20k%C3%B6rd%C3%BCr;%20%C3%BCstelik%20iyice%20yolunu%20%C5%9Fa%C5%9F%C4%B1rm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.73.M%C3%BC%C5%9Frikler,%20sana%20vahyetti%C4%9Fimizden%20ba%C5%9Fka%20bir%20%C5%9Feyi%20yalan%20yere%20bize%20isnat%20etmen%20i%C3%A7in%20seni,%20nerdeyse,%20sana%20vahyetti%C4%9Fimizden%20sapt%C4%B1racaklar%20ve%20ancak%20o%20takdirde%20seni%20candan%20dost%20kabul%20edeceklerdi.74.E%C4%9Fer%20seni%20sebatk%C3%A2r%20k%C4%B1lmasayd%C4%B1k,%20ger%C3%A7ekten,%20nerdeyse%20onlara%20birazc%C4%B1k%20meyledecektin.75.O%20zaman,%20hi%C3%A7%20%C5%9F%C3%BCphesiz%20sana%20hayat%C4%B1n%20ve%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCn%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20kat%20kat%20tatt%C4%B1r%C4%B1rd%C4%B1k;%20sonra%20bize%20kar%C5%9F%C4%B1%20kendin%20i%C3%A7in%20bir%20yard%C4%B1mc%C4%B1%20da%20bulamazd%C4%B1n.[color=red]KAYNAK:KUR%27%C3%82N-I%20KER%C3%8EM%20VE%20A%C3%87IKLAMALI%20ME%C3%82L%C4%B0[/color][url=http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/288.jpgC%C3%BCz:15,%20S%C3%BBre:17%20%C2%A0]http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/288.jpgC%C3%BCz:15,%20S%C3%BBre:17%20%C2%A0[/url][color=red]%C4%B0SR%C3%82%20S%C3%9BRES%C4%B0[/color]%20%C2%A0Sayfa:28867.Denizde%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20bir%20musibet%20geldi%C4%9Finde,%20O%27ndan%20ba%C5%9Fka%20b%C3%BCt%C3%BCn%20yalvard%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1z%20kaybolup%20gider.%20O%20sizi%20kurtar%C4%B1p%20karaya%20%C3%A7%C4%B1kard%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda,%20%28yine%20eski%20halinize%29%20d%C3%B6nersiniz.%20%C4%B0nsano%C4%9Flu%20%C3%A7ok%20nank%C3%B6rd%C3%BCr.68.O%27nun,%20sizi%20kara%20taraf%C4%B1nda%20yerin%20dibine%20ge%C3%A7irmeyece%C4%9Finden,%20yahut%20ba%C5%9F%C4%B1n%C4%B1za%20ta%C5%9F%20ya%C4%9Fd%C4%B1rmayaca%C4%9F%C4%B1ndan%20emin%20misiniz?%20Sonra%20kendinize%20bir%20koruyucu%20da%20bulamazs%C4%B1n%C4%B1z.%2069.Yahut%20O%27nun,%20sizi%20bir%20kez%20daha%20oraya%20%28denize%29%20g%C3%B6nderip%20%C3%BCzerinize%20bir%20kas%C4%B1rga%20yollayarak,%20ink%C3%A2r%20etmi%C5%9F%20olman%C4%B1z%20sebebiyle%20sizi%20bo%C4%9Fmayaca%C4%9F%C4%B1ndan%20emin%20misiniz?Sonra,%20bundan%20dolay%C4%B1%20kendinize%20%28intikam%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1%20almak%20i%C3%A7in%29%20bizi%20aray%C4%B1p%20soracak%20bir%20destek%C3%A7i%20de%20bulamazs%C4%B1n%C4%B1z.70.Biz,%20hakikaten%20insano%C4%9Flunu%20%C5%9Fan%20ve%20%C5%9Feref%20sahibi%20k%C4%B1ld%C4%B1k.%20Onlar%C4%B1,%20%28%C3%A7e%C5%9Fitli%20nakil%20vas%C4%B1talar%C4%B1%20ile%29%20karada%20ve%20denizde%20ta%C5%9F%C4%B1d%C4%B1k;%20kendilerine%20g%C3%BCzel%20g%C3%BCzel%20r%C4%B1z%C4%B1klar%20verdik;%20yine%20onlar%C4%B1,%20yaratt%C4%B1klar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1n%20bir%C3%A7o%C4%9Fundan%20cidden%20%C3%BCst%C3%BCn%20k%C4%B1ld%C4%B1k.[color=green]%28G%C3%B6r%C3%BCld%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20gibi%20bu%20%C3%A2yette%20ALLAH%20Te%C3%A2l%C3%A2,%20insano%C4%9Fluna%20l%C3%BCtuf%20ve%20ikram%C4%B1n%C4%B1n%20bir%20%C3%B6zetini%20vermekte%20ve%20onun%20%C3%A2lemdeki%20%C3%B6zel%20yerine%20i%C5%9Faret%20etmektedir.%20M%C3%BCfessirlere%20g%C3%B6reinsan%C4%B1n%20%C5%9Fan%20ve%20%C5%9Ferefi%20ve%20di%C4%9Fer%20varl%C4%B1klardan%20%C3%BCst%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC;%20ALLAH%27%C4%B1n%20ona%20verdi%C4%9Fi%20beden%20g%C3%BCzelli%C4%9Fi,%20el,%20g%C3%B6z,%20kulak%20gibi%20organlar%C4%B1n%C4%B1%20daha%20becerikli%20bir%20%C5%9Fekilde%20kullanmas%C4%B1,konu%C5%9Fabilmesi,%20g%C3%BCl%C3%BCp%20a%C4%9Flayabilmesi,%20okuyup%20yazmas%C4%B1,%20ba%C5%9Fka%20birtak%C4%B1m%20varl%C4%B1klar%C4%B1%20kendi%20hizmetinde%20kullanmas%C4%B1,%20%C3%A2letler%20icad%20etmesi,%20olaylar%20aras%C4%B1ndaki%20sebep-sonu%C3%A7al%C3%A2kas%C4%B1n%C4%B1%20g%C3%B6rmesi%20ve%20bu%20sayede%20gelece%C4%9Fe%20y%C3%B6nelik%20programlar%20ve%20haz%C4%B1rl%C4%B1klar%20yapmas%C4%B1,%20iyi-k%C3%B6t%C3%BC,%20do%C4%9Fru-yanl%C4%B1%C5%9F,%20g%C3%BCzel-%C3%A7irkin%20kavramlar%C4%B1na%20sahip%20olmas%C4%B1;%20k%C4%B1saca%20maddi%20ve%20beden%C3%AE,%20ahl%C3%A2k%C3%AE%20ve%20ruh%C3%AE%20meziyetlere%20haiz%20olmas%C4%B1d%C4%B1r.%29[/color]71.Her%20insan%20toplulu%C4%9Funu%20%C3%B6nderleri%20ile%20birlikte%20%C3%A7a%C4%9F%C4%B1raca%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20o%20g%C3%BCnde%20kimlerin%20amel%20defteri%20sa%C4%9F%C4%B1ndan%20verilirse,%20onlar,%20en%20k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20bir%20haks%C4%B1zl%C4%B1%C4%9Fa%20u%C4%9Framam%C4%B1%C5%9F%20olarak%20amel%20defterlerini%20okuyacaklar.[color=green]%28Bu%20%C3%A2yette,%20amel%20defterleri%20sa%C4%9F%C4%B1ndan%20verilenlerin%20durumundan%20bahsedildi%C4%9Fi%20halde,%20solundan%20verilenlere%20de%C4%9Finilmemi%C5%9Ftir.%20Bu%20konuda%20Beyz%C3%A2v%C3%AE%20%C5%9F%C3%B6yle%20diyor:%27%27Yukar%C4%B1daki%20%C3%A2yet%20g%C3%B6stermektedir%20ki,%20amel%20defterleri%20solundan%20verilenler,%20onun%20muhtevas%C4%B1na%20muttali%20olduklar%C4%B1nda%20kendilerini%20utan%C3%A7%20ve%20hayret%20b%C3%BCr%C3%BCr;%20o%20kadar%20ki,%20dillerinde%20defterlerini%20okuyacak%20mecal%20kalmaz.%20Bu%20y%C3%BCzden%20Cen%C3%A2b-%C4%B1%20H%C3%A2k,%20onlar%20hakk%C4%B1nda%20%C5%9F%C3%B6yle%20buyurmakla%20yetinmi%C5%9Ftir:%27%27%29[/color]72.Bu%20d%C3%BCnyada%20k%C3%B6r%20olan%20kimse%20ahirette%20de%20k%C3%B6rd%C3%BCr;%20%C3%BCstelik%20iyice%20yolunu%20%C5%9Fa%C5%9F%C4%B1rm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.73.M%C3%BC%C5%9Frikler,%20sana%20vahyetti%C4%9Fimizden%20ba%C5%9Fka%20bir%20%C5%9Feyi%20yalan%20yere%20bize%20isnat%20etmen%20i%C3%A7in%20seni,%20nerdeyse,%20sana%20vahyetti%C4%9Fimizden%20sapt%C4%B1racaklar%20ve%20ancak%20o%20takdirde%20seni%20candan%20dost%20kabul%20edeceklerdi.74.E%C4%9Fer%20seni%20sebatk%C3%A2r%20k%C4%B1lmasayd%C4%B1k,%20ger%C3%A7ekten,%20nerdeyse%20onlara%20birazc%C4%B1k%20meyledecektin.75.O%20zaman,%20hi%C3%A7%20%C5%9F%C3%BCphesiz%20sana%20hayat%C4%B1n%20ve%20%C3%B6l%C3%BCm%C3%BCn%20s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1%20kat%20kat%20tatt%C4%B1r%C4%B1rd%C4%B1k;%20sonra%20bize%20kar%C5%9F%C4%B1%20kendin%20i%C3%A7in%20bir%20yard%C4%B1mc%C4%B1%20da%20bulamazd%C4%B1n.[color=red]KAYNAK:KUR%27%C3%82N-I%20KER%C3%8EM%20VE%20A%C3%87IKLAMALI%20ME%C3%82L%C4%B0[/color])
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:02:13

(http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/289.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya


Sayfa:289  ÝSRÂ SÛRESÝ   Cüz:15,Sûre:17



76.Yine onlar, seni yurdundan çýkarmak için nerdeyse dünyayý baþýna dar getirecekler. O takdirde, senin ardýndan kendileri de fazla kalamazlar.


(Nitekim, hz. Muhammed (sav) (s.a.v.)'i Mekke'den çýkmaya mecbur býrakan müþrikler, daha sonra müslümanlarla yaptýklarý savaþlar sonucu bir hayli yýpranmýþlar;

nihayet, Mekke'nin müslümanlar tarafýndan fethedilmesi üzerine Mekke'ye hâkimiyetleri son bulmuþ ve böylece Kur'ân'ýn verdiði bu mucize haber tahakkuk

etmiþtir.)


77.Senden önce gönderdiðimiz peygamberler hakkýndaki kanun (da budur). Bizim kanunumuzda hiçbir deðiþiklik bulamazsýn.


78.Gündüzün güneþ dönüp gecenin karanlýðý bastýrýncaya kadar (belli vakitlerde) namaz kýl; bir de sabah namazýný. Çünkü sabah namazý þahitlidir.


(Müfessirlere göre bu âyet, beþ vakit namazý ifade etmektedir. Þöyle ki: Güneþin dönmesi, yani zeval vaktinden sonra öðle ve ikindi namazý, güneþin batma

sýndan sonra akþam ve yatsý namazlarý vardýr. Sabah namazý ise ayrýca zikredilmiþ ve bu namazýn þahitli olduðu belirtilmiþtir. Çünkü, tefsircilerin beyanýna gö

re, gece melekleri ile gündüz melekleri sabah namazýnda buluþur, hep birlikte bu namazýn kýlýndýðýna þahit olduktan sonra gündüz melekleri kalýr, gece melek

leri ise semaya yükselirlermiþ.)


79.Gecenin bir kýsmýnda uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kýl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye deðer bir makama göndereceðini umabilir

sin.


80.Ve þöyle niyaz et: Rabbim! Gireceðim yere dürüstlükle girmemi saðla; çýkacaðým yerden de dürüstlükle çýkmamý saðla. Bana tarafýndan, hakkýyla yardým

edici bir kuvvet ver.


81.Yine de ki: Hak geldi, bâtýl yýkýlýp gitti. Zaten bâtýl yýkýlmaya mahkumdur.


82.Biz, Kur'ân'dan öyle bir þey indiriyoruz ki o, müminler için þifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnýzca ziyanýný arttýrýr.


(Mümin, Kur'ân'dan feyz almasýný bildiði, bu maksatla okuduðu, dinlediði için, Kur'ân âyetleri kendisine þifa ve rahmet vesilesidir. Buna karþýlýk, hastanýn ilaç

tan yararlanmak istemeyiþi onun hastalýðýný artýrdýðý gibi, zalimin Kur'ân'dan uzak durmasý da onun hüsranýný arttýrýr.)


83.Ýnsana nimet verdiðimiz zaman (bizden) yüz çevirip yan çizer; ona bir de zarar ziyan dokunacak olsa iyice karamsarlýða düþer.


84.De ki:Herkes, kendi mizac ve meþrebine göre iþ yapar. Bu durumda kimin doðru bir yol tuttuðunu Rabbiniz en iyi bilendir.


85.Sana ruh hakkýnda soru sorarlar. De ki:Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiþtir.


(Bu âyet, insan için ruhun mahiyetini kavramanýn imkânsýz olduðunu ifade etmektedir. Nitekim ''Ruh'un mahiyeti'' problemi, asýrlardýr insanlýðý en çok düþündü

ren konulardan biri olmakla beraber, halen meseleye nihaî bir çözüm getirilmemiþtir ve öyle görülüyor ki, bundan sonra da getirilemeyecektir.)


86.Hakikaten, biz dilersek sana vahyettiðimizi ortadan kaldýrýrýz; sonra bu durumda sen de bize karþý hiçbir koruyucu bulamazsýn.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÝM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:02:41
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/290.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:15,Sûre:17  ÝSRÂ SÛRESÝ     Sayfa:290


87.Ancak Rabbinin rahmeti (sayesinde Kur'ân bâki kalmýþtýr). Çünkü O'nun lütufkârlýðý çok büyüktür.


88.De ki:Andolsun, bu Kur'ân'ýn bir benzerini ortaya koymak üzere insü cin bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.


89.Muhakkak ki biz, bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali çeþitli þekillerde anlattýk. Yine de insanlarýn çoðu inkârcýlýktan baþkasýný kabullenmediler.


(Müfessirler, bu âyette, insanlara çeþitli þekillerde açýklandýðý bilidirilen ''misal''in ''mana'' anlamýna geldiðini belirtmiþler; ayrýca hükümler, vaad, sakýndýrma ve

geçmiþ kavimlerin hikayeleri gibi anlamlara gelebileceðine de iþaret etmiþlerdir.)


90.Onlar:''Sen dediler, bizim için yerden bir kaynak fýþkýrtmadýkça sana asla inanmayacaðýz.''


91.''Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm baðýn olmalý; öyle ki, içlerinden gürül gürül ýrmaklar akýtmalýsýn.''


92.''Yahut, iddia ettiðin gibi, üzerimize gökten parçalar yaðdýrmalýsýn veya ALLAH'ý ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.''


(Âyetin son kýsmý ''ALLAH'ý ve melekleri (söylediklerinin doðruluðuna) þahit getirmelisin'' þeklinde de anlaþýlmýþtýr.)


93.''Yahut da altýndan bir evin olmalý, ya da göðe çýkmalýsýn. Bize, okuyacaðýmýz bir kitap indirmediðin sürece (göðe) çýktýðýna da asla inanmayýz.'' De ki:Rab

bimi tenzih ederim. Ben, sadece beþer bir elçiyim.


94.Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiðinde, insanlarýn (buna) inanmalarýný sýrf, ''ALLAH, peygamber olarak bir beþer mi gönderdi?'' demeleri engellemiþtir.


(Þu halde, inkârcýlarýn peygamberlere iman etmemelerinin bir sebebi de onlarýn bir beþer olmasý, yani kendileri gibi bir insan olmasý idi. Halbuki onlar, peygam

berlerin, insanüstü bir varlýk olmasý gerektiðini sanýyorlar; ALLAH Teâlâ'nýn, peygamberi insanlarýn kendi cinslerinden göndermesindeki hikmeti kavrayamýyorlar

dý. Cenâb-ý Hak, onlarýn bu iddialarýna þöyle karþýlýk veriyor:)


95.Þunu söyle: Eðer yeryüzünde yerleþmiþ gezip dolaþan melekler olsaydý, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.


(ALLAH Resûlü, ''Ben sadece bir beþer peygamberim'' deyince kâfirler:''Öyleyse senin peygamberliðine kim þahitlik edecek?'' dediler, bunun üzerine aþaðýdaki

âyet indi.)


96.De ki:Benimle sizin aranýzda gerçek þahit olarak ALLAH kâfidir. Zira O, kullarýný hakikaten bilip görmektedir.


(Bu âyette ALLAH Resûlüne bir teselli, kâfirlere de tehdit vardýr.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:04:50
Sayfa:291  ÝSRÂ SÛRESÝ  Cüz:15,Sûre:17

 
97.ALLAH kime hidayet verirse, iþte doðru yolu bulan odur; kimi de hidayetten uzak tutarsa, artýk onlara, ALLAH'tan baþka dostlar bulamazsýn. Kýyamet gününde

onlarý kör, dilsiz ve saðýr bir halde yüzükoyun haþrederiz. Onlarýn varacaðý ve kalacaðý yer cehennemdir ki, ateþi yavaþladýkça onun alevini arttýrýrýz.


(Bir sahabî ALLAH Resûlü'ne:''Ey ALLAH'ýn Resûlü! Kâfirler yüzleri üstüne mi haþredilecekler?'' diye sorduðunda, Resûlullah:''Onu iki ayaðý üstünde yürüten kýyamet
 
günü yüzüstü yürütmeye de kadir olamaz mý?'' buyurdu. Bu haber Katâde'ye ulaþtýðýnda o da:''Evet, izzetime yemin olsun ki, Rabbim buna kadirdir'' demiþtir.)


98.Cezalarý iþte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmiþler ve:''Sahi bizler, bir kemik yýðýný ve kokuþmuþ toprak olduktan sonra yeni bir yaratýlýþla diriltilmiþ

mi olacaðýz?'' demiþlerdir.


99.Düþünmediler mi ki, gökleri ve yeri yaratmýþ olan ALLAH, kendilerinin benzerini de kadirdir! ALLAH, onlar için bir vâde takdir etti. Bunda þüphe yoktur. Ama za

limler, inkârcýlýktan baþkasýný kabullenmediler.


100.De ki: Rabbimin rahmet hazinesine eðer siz sahip olsaydýnýz, harcanýr korkusuyla kýstýkça kýsardýnýz. Ýnsanoðlu da pek eli sýkýdýr!


101.Andolsun biz, Musa'ya açýk açýk dokuz âyet verdik. Haydi Ýsrailoðullarýna sor. Musa onlara geldiðinde Firavun ona, ''Ey Musa! dedi, senin büyülenmiþ ol

duðunu sanýyorum!''


(Müfessirler, meâlde geçen ''âyet'' kelimesinin, ya ''mucize'' veya ''Tevrat âyeti'' demek olduðunu belirtmiþlerdir ki, birinci anlayýþa göre Hz. Musa'ya verilmiþ

olan bu dokuz mucizeyi ashâpralanýþtan Ýbn Abbas þöyle sýralamýþtýr: Yýlanlaþan âsâ, ýþýk veren el, çekirge, ekin böceði, kurbaða, kan, taþtan su fýþkýrmasý,

denizin yarýlmasý ve Tûr daðýnýn Ýsrailoðullarýný korkutmasý. Ýkinci anlayýþa göre, tefsirlerde bu dokuz âyet þöyle sýralanmýþtýr: ALLAH'a eþ koþmayýn. Haksýz ye

re adam öldürmeyin. Zina etmeyin. Faiz yemeyin. Büyü yapmayýn. Suçsuz insaný, öldürmesi için sultana teslim etmeyin. Ýsraf etmeyin. Namuslu kadýnlara

iftira atmayýn. Savaþtan kaçmayýn.)


102.(Musa Firavun'a:) ''Pekâlâ biliyorsun ki, dedi, bunlarý, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten

mahvolduðunu sanýyorum!''


103.Derken, Firavun onlarý ülkeden çýkarmak istedi. Bu yüzden biz onu ve maiyyetindekilerin hepsini (denizde) boðduk.


104.Arkasýndan da Ýsrailoðullarýna:''O topraklarda oturun! Ahiret vâdi tahakkuk edince, hepinizi toplayýp bir araya getireceðiz'' dedik.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:05:17
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/292.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Cüz:15,Sûre:17 ÝSRÂ SÛRESÝ   Sayfa:292


105.Biz Kur'ân'ý hak olarak indirdik; o da hakký getirdi. Seni de ancak müjdeleyici ve uyarýcý olarak gönderdik.


106.Biz onu, Kur'ân olarak, insanlara dura dura okuyasýn diye (âyet âyet, sûre sûre) ayýrdýk; ve onu peyderpey indirdik.


107.De ki: Siz ona ister inanýn, ister inanmayýn; þu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'ân) okununca, derhal yüzüstü secde

ye kapanýrlar.


(Kur'ân'ýn indirilmesinden önce ''kendilerine ilim verilmiþ olanlar'' daha önce indirilen kitaplarý okuyup vahyin ne olduðunu bilenler, peygamberlik alâmetlerini

öðrenen ve hak ile bâtýlý ayýrdedecek bir güce sahip bulunmuþ olanlar ya da hz. Muhammed (sav)'in peygamberliðini önceki kitaplarda anlatýlan sýfatlarýndan an

lamýþ olanlardýr.)


108.Ve derlerdi ki: Rabbimizi tesbih ederiz. Rabbimizin vâdi mutlaka yerine getirilir.


109.Aðlayarak yüzüstü yere kapanýrlar. Kur'ân okumak onlarýn saygýsýný arttýrýr.


110.De ki:''Ýster ALLAH deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastýr.'' Namazýnda yüksek sesle okuma; onda sesini

fazla da kýsma; ikisinin arasý bir yol tut.


111.''Çocuk edinmeyen, hakimiyette ortaðý bulunmayan, acizlikten ötürü bir dosta da ihtiyacý olmayan ALLAH'a hamdederim'' de ve tekbir getirerek O'nun þa

nýný yücelt!



(18)


ONSEKÝZÝNCÝ SÛRE


el-KEHF


Kehf sûresi 110 âyettir. Mekke'de nâzil olmuþtur. Ancak 28. âyetin Medine'de nâzil olduðu rivayeti de vardýr. Sûre bu adý, içinde söz konusu edilen ve ''maða

ra arkadaþlarý'' demek olan ''Ashâb-ý Kehf'' den alýnmýþtýr.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4.Hamd olsun ALLAH'a ki, O, (insanlarý) kendi tarafýndan çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iþ ve davranýþlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde

ebedî kalacaklarý (cennette) güzel bir ecir bulunduðunu müjdelemek ve ''ALLAH evlât edindi'' diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiç

bir (tezat ve) eðrilik bulunmayan dosdoðru Kitab'ý indirdi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLÝ
Başlık: Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya
Gönderen: Dilnihad - 19 Şubat 2011, 02:05:40
 (http://www.ortakhatim.com/mukabele/images/293.jpg)Haydi Herkes Kur'ân-ý Kerîm Okumaya



Sayfa:293  KEHF SÛRESÝ    Cüz:15,Sûre:18


5.Ne onlarýn (onlarýn ALLAH evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarýnýn bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Aðýzlarýndan çýkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan baþka

bir þey söylemiyorlar.


(Fahreddin Râzi'ye göre, þu üç zümre ALLAH'ýn çocuðu olduðunu söylemiþlerdir:

1.''Melekler ALLAH'ýn kýzlarýdýr'' diyen müþrik Araplar,

2.''Ýsa ALLAH'ýn oðludur'' diyen  hýristiyanlar,

3.''Uzeyr ALLAH'ýn oðludur'' diyen yahudiler.

Ýslâm ise bu inançlarý reddetmiþtir.)


6.Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarýndan üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.


7.Biz, insanlarýn hangisinin daha güzel amel edeceðini deneyelim diye yeryüzündeki her þeyi dünyanýn kendine mahsus bir zinet yaptýk.


8.(Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her þeyi kupkuru bir toprak yapacaðýz.


9.(Resûlüm!) Yoksa sen, bizim âyetlerimizden (sadece Kehf ve Rakîm sahiplerinin ibrete þâyan olduklarýný mý sandýn?


(Tefsircilere göre ''kehf'', daðda bulunan geniþçe maðara demektir. ''Rakîm''in ne olduðu konusunda kesin bir sonuca varýlamamýþtýr. Ancak þu manalardan biri

ne gelebileceði belirtilmiþtir: Maðaranýn bulunduðu dað ya da vadi; Ashâb-ý Kehf'in isimlerinin yazýlý bulunduðu kitâbe. Sahîh-i Buharî'deki bir rivayete göre de

Ashâb-ý Rakîm, Ashâb-ý Kehf'in dýþýnda üç kiþilik bir topluluktur ki bunlar, yaðmurlu bir havada sýðýndýklarý maðaranýn giriþini büyük bir kayanýn týkamasý ile

maðarada mahsur kalýrlar. Her biri, vaktiyle yapmýþ olduðu güzel bir davranýþý yâdederek kurtuluþ niyâz ederler. Onlar dua ettikçe kaya biraz daha açýlýr ve so

nunda kurtulurlar.


Ancak, tercihe þâyan görüþ, Rakîm'in, Ashâb-ý Kehf'in isimlerinin yazýlý bulunduðu kitâbenin adý olduðudur.)


10.O (yiðit) gençler maðaraya sýðýnmýþlar ve:''Rabbimiz! Bize tarafýndan rahmet ver ve bize, (þu) durumumuzdan bir kurtuluþ yolu hazýrla! demiþlerdi.


11.Bunun üzerine biz de o maðarada onlarýn kulaklarýna nice yýllar perde koyduk (uykuya daldýrdýk).


12.Sonra