• 10 Temmuz 2020, 19:32:17

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Kafa Dengini Deðil...Kalp Dengini Ara  (Okunma sayısı 432 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kafa Dengini Deðil...Kalp Dengini Ara
« : 31 Ocak 2013, 20:42:06 »

Kafa Dengini Deðil

Kalp Dengini Ara



Bir çoban sürüsünü otlatýrken, bir kurt sürüden koyun kaptý. Çoban kurdun peþine düþtü ve koyunu ondan kurtardý. Ancak kurt, çobana  dönüp baktý ve þunu söyledi:
 “Bu koyunlarý benden baþka çobanýn olmadýðý gün kim kurtaracak?”
Orada bulunanlar “Olur mu öyle  þey, hiç kurt konuþur mu?” diye itiraz edecek oldular. Peygamber Efendimiz bunun üzerine: “Ben, Ebubekir ve Ömer buna  inanýrýz” dedi.

Yine bir zaman adamýn birisi ineðinin üzerine bindi. Ýnek adama dönüp:
“Ben bunun için yaratýlmadým, ben çift sürmek için yaratýldým” dedi. Orada bulunanlar “Olur mu öyle þey, hiç inek konuþur mu?” diye itiraz edecek oldular. Peygamber Efendimiz bunun  üzerine:
“Ben, Ebubekir ve Ömer buna inanýrýz” dedi. Halbuki iki olayda da Ebubekir ve Ömer orada deðillerdi.

Buhari ve Müslim’de geçen bu hadis, herkesin kafa dengi aradýðý ve fakat kafa karýþýklýðýndan fena halde muzdarip olduðu için bir  türlü hakiki dostlar bulamadýðý bir zamanýn insanlarýna ne anlatýr? Ne anlatýrsa anlatsýn biz evvela böyle dostluklar dileyelim  Rabbimizden. Rabbimiz bize böyle dostluklar kurmayý ve böyle gönlünden, kalbinden emin olduðumuz dostlar bulmayý nasip etsin.  Ve yine Rabbimiz gýyabýmýzda inancýmýza, gönlümüze ve kalbimize kefil dostlara bizi dost eylesin.

Kalbe ve gönle kefil dostlar bulmak ne büyük bahttýr. Kalbin ve gönlün frekanslarýnýn ayný merkezlerden alýndýðý ve ayný yerlere  salýndýðý bir dostluk ikliminde yaþamak ne büyük devlettir. Herkes bu devlete eriþemez. Bu devlet ancak böyle bir dostluk iklimini her þeyin ötesinde görenlere verilir. Bu ise önce niyet, sonra da o dostluða liyakat gerektirir. Dost arayan dost olmayý bilmelidir.  Dostluðun safasýný sürenler, dostlarýna cefa ile bâr deðil vefa ile yâr olanlardýr. O yüzden “ben, ben” diyen dost bulamaz, dost  olamaz. Dost, “sen, sen” diyeni arar. Ne “sen”, “ben”dir, ne de “ben” “sen”; dosttur, dostluktur aslolan. Dostluk, bir manadýr ki kokusu  da, neþvesi de cennettendir. Evet, hakiki dostluk bir cennet manasýdýr ki onu bu denî dünyanýn ne serveti, ne ömrü ne de vüsati  kaldýrabilir.

Dostluk bir kalp kývamýdýr.
O kývama zihin de akýl da ermekten acizdir. Dolayýsýyla dostlar öncelikle kafa dengi deðil, kalp dengidirler.  Kalbi birbirlerinde atmayanlar, zihinlerin güvenilmez ve gevþek zemininde fazla yol alamazlar. Kalplerinin frekanslarýný çözemeyenler, zihinlerin þifre çözücülerinden medet ummasýnlar. Dost kafa ve zihin ile kazanýlmaz; dost, kalp ile kazanýlýr. Bir kalp kazanmak için ise ayný cinsten bir kýymetten baþkasý verilmez. Kalbin alýþveriþi kalple  yapýlýr. Kalbini vermeyen baþkasýnýn kalbini alamaz.

Herkesin yöneldiði bir yön vardýr.
Dostlarýn yöneldiði yön dostlarýnýn kalplerinden baþka neresidir? Dostlar kalpleri ile birbirlerine  yönelmiþ olanlardýr. Bu zamanla zihin birliðini de getirir, çünkü kalp merkezdir, esastýr. Önce kalp inanýr, önce kalp tereddüt eder. Kalp kumandandýr; nereye yönelirse zihin askeri oraya üþüþür. Birbirlerine kalplerini açacak kadar birbirlerini sevenler, gün gelir  zihinlerinin de ayný þekilde iþlediðini, gözlerinin ayný yere bakýp ýþýdýðýný görürler. Önce hayret, sonra hamd eder ve böylece daha dünyada iken sonsuz zevklerin iklimine girerler.

Kalbe ve gönle kefil dostlar, sadece beraberliklerinde deðil, gýyaplarýnda da birbirleri ile yaþayanlardýr. Onlar dostlarý ile yaþar,  dostlarý ile susar ve dostlarý ile kanarlar. Dost der, dostla dost olur, dost içer, dost solurlar, çünkü onlar bilirler ki dostluðun yolu  Hakiki Dost’a giden yolun bizatihi kendisidir. Burada dost olamayan ya da bulamayan En Yüce Dost ile nasýl dost olur? Fanileri  sevemeyen, Baki’ye nasýl yol bulur, meðerki yol Baki’den gele…

Gerçek dostlar dostlarýný yanlarýndayken de özleyenlerdir.
“Sana senin yanýnda bile hasretim Efendim” ifadesi bunu anlatýr. Onlar  sadece hayatlarýnda deðil, ölümlerinden sonra bile dostlarýnýn hasreti ile yaþarlar.

Mesela böyle bir dost ölür gider, vasiyeti açýlýr, çocuklarý “felanca dostlarým olmadan beni gömmeyin” diye bir yazý bulur. En yakýnlarýn  dahi bilmediði, çünkü menfaatin karýþmadýðý, sadece Hakiki Dost’a dostluk icin dostluk yapmýþ, o yüzden de hiç ortalarda  gözükmemiþ o dostlar çýkar gelir, son vazifelerini yapar ve dostlarýný defnederler.

Dost, kabrinde huzuru dostlarýnýn eli ile gömülmekte görendir. Yine böyle bir dost vefat eder mesela, defnedilir. Ýlk günler iyidir,  herkes gelir, gider, ziyaretçisi eksik olmaz kabrin. Ya sonra? Herkes terk eder, ama dost terk etmez. Onun baþka bir sezdiði vardýr.  Zaten öyle olduðu için, kimsenin sezemediðini sezdiði için de dosttur ya. Evet, herkes çeker gider ama dost dostunu býrakmaz. Tam  kýrk gün ayný saatte dostunun kabrine ziyarete gider. Orada öyle sessizce oturur, ama gönülden kim bilir neler konuþur? Kýrk gün  sonra ziyaretten kalkarken döner ve þöyle der: “Dostum, iþte kýrk gün geçti. Ben duydum ki insan kýrk günde her yere alýþýrmýþ. Sen  de yerine alýþtýn herhalde. Artýk bana müsaade eder misin? Yine gelirim, merak etme ama daha seyrek… Seni yeni yerinde rahat  býrakmak gerek…”

‘Cenabý Hak bana cennet nasip ederse, girmeden önce kapýdan bir bakacaðým. Felanca abim, filanca kardeþim ve dostlarým oradalar mý? Eðer oradalarsa gireceðim, yoklarsa ‘Ya Rab onlar neredelerse beni de oraya koy’ diye yalvaracaðým.”

Dost, dostunun  kabrindeki rahatýný dert edinendir.

Böyle dostlar gider de herkes onlarý öldü bilir, ama onlar bilinmedik bir zamanda, bilinmedik mekanlarda buluþmaya devam ederler.  Dünyada yaptýklarý güzel dostluklarýn hatýrýna belki de, önden giden, sonradan geleni bilinmedik bir þekilde, bilinmedik bir yerde hoþ amedi ile karþýlar. Yeni gelenle hasret giderilir, terk edilen yerde kalanlar sorulur. Gelmeyene hayýrlar dilenir, “o çoktan gelmiþ  olmalýydý” denilene ise ah vah çekilir.

Dost ötede bile dostunu býrakmayandýr.

Dost dediðin dostuna öyle düþkündür ki sýnýrlarý aþma pahasýna mesela þöyle demekten kendini alamaz:

‘Cenabý Hak bana cennet nasip ederse, girmeden önce kapýdan bir bakacaðým. Felanca abim, filanca kardeþim ve dostlarým  oradalar mý? Eðer oradalarsa gireceðim, yoklarsa ‘Ya Rab onlar neredelerse beni de oraya koy’ diye yalvaracaðým.”

Dost budur iþte, dostluk da dostu olmadan yaþayamamak, olamamak, olmamaktýr. Ve en muhteþem tablo: Ýkinin ikincisi, tutar  elinden babasýný getirir.
“Ya RasulALLAH Müslüman olacak babam” der. En Yüce Dost’tan baþkasýný dost edinmemiþ o En Güzel  Ýnsan’ýn yüreði elvermez:
“Neden buraya yordun ihtiyarý, biz gitseydik…” Kelime-i þahadet telkin edilir. O ara sevinçli ve vefalý oðul  gözyaþý dökmeye baþlar. Babasý Müslüman olmuþtur, acaba onun sevinç gözyaþlarý mýdýr bu? Sorulur: “Neden aðlýyorsun ey  Ebubekir?” Cevap dostluðun boyutunu gösterecek cinsten muhteþem bir anýttýr:
“Þu an babamýn yerinde senin amcanýn olmasýný ne  kadar isterdim Ya RasulALLAH…

Dost, kendi sevincini dostunun sevincine feda edebilendir.

Güzel kardeþim, hayatýnýn baharýnda dostluðun kýymetini yeni idrak etmeye baþladýðýn bir zamandasýn. Dostlar bulacak, birilerine  dost olacaksýn. Senin dostluðun hakiki tadýný tatmaný dilerim. Öyle dostlara ve dostluklara talip ol ki dostlarýn sadece bu dünyada  deðil ötede ebedi kurtuluþun mekanýnda bile sensizliðe dayanamasýnlar. Böyle dostluklara ancak alýp kalbini eline koyabileceðin  kadar emin ve sadýk insanlarla erebilirsin.

Ama dikkat et!
Ortalýk kalbini leþ tüccarlarýna pazarlamak için dolaþan sahte dostlarla kaynýyor. Dostun seni, gençliðin, tenin ve  enerjin için deðil, kalbin, muhabbetin ve derdin için sevsin. Dostluklarýnýn ortak paydasý senin gibi ya da herkes gibi fanilerin er geç  bitecek muhabbetleri deðil En Yüce Dost’a eriþmek, O’nun dostluðu ile ferahlamak ve üzüntüden kurtulmak olsun. Bitmeyen, tükenmeyen ve eskimeyen dostluklarýn iksiri ancak O’na doðru uzanan yol arkadaþlýklarýnda saklýdýr.

Unutma!
Gerçek dostluk burada olmanýn deðil ötede, güzellik ve sonsuz mutlulukla beraber olmanýn derdine düþenlerin yanýndadýr.  Onlarý ara, bul; onlarla ol, onlara dost ol, onlarýn dostu ol…

Genç Dergi.. Mehmet Lütfi Arslan



There are no comments for this topic. Do you want to be the first?