• 10 Temmuz 2020, 17:49:36

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: TeLevizyonun çocuða etkiLeri  (Okunma sayısı 478 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı LâL-ü EBKeM

  • ...Sevmeke baþLadýysa her þey, öyLe bitmeLi…
  • MüDaViM
  • ***
  • İleti: 929
  • Teþekkür 11
  • ..Adýna "SON" denen her þey sevgi iLe can vermeLi…
TeLevizyonun çocuða etkiLeri
« : 06 Mart 2010, 23:38:25 »

Televizyonun çocuða etkileri



    20. Yüzyýlýn en büyük buluþlarý arasýnda kitle iletiþim araçlarý yer almaktadýr. Bunlar içerisinde þüphesiz en önemli yeri de Televizyon almaktadýr. TV insanlýk tarihi adýna büyük geliþmelere vesile olmuþ ve halada etkileri açýsýndan insanlýk adýna tartýþýlmaz bir noktada yerini korumaktadýr. TV evlerde yerini almadan önce ve aldýktan sonra diye aile hayatýný ikiye ayýrmak belkide pek fazla yanlýþ olmaz. Bizim konu baþlýðýmýzdan da anlaþýlacaðý üzere bu yazýmýzda TV nin eriþkin birey , aile veya toplumsal yönlerini incelemek yönünde bir amacýmýz yok. Bu deðerlendirmeleri þimdilik daha ileri tarihlere erteleme gerekliliðini düþünüyoruz.
    Gerek klinik görüþmelerimiz sýrasýnda karþýlaþtýðýmýz anne babalardan, gerek deðiþik yollar ile bize gelen sorularda sýkça karþýlaþtýðýmýz sorulardan biri de ''TV nin çocuðumuza etkisi nedir ? '' þeklinde olan sorudur. Bu konuda anne babalara söylediðimiz genel þey her yaþ için þüphesiz bu sihirli kutunun çocuða etkileri farklý farklý olmaktadýr. Bunu iyi veya istenen etkiler ve kötü veya istenmeyen etkiler þeklinde ikiye ayýrabiliriz. Ama TV nin en büyük etkisi þüphesiz 0-3 yaþlarý arasýnda olmaktadýr. Çünki bu yaþlar hayat boyu kullanýlacak bazý psikososyal ve psikomotor özelliklerin kazanýldýðý çok önemli bir devredir. Bu devrede oluþabilecek herhangi bir sorun bütün hayatý etkilemektedir. Bu nedenle yaþlara göre TV nin etkileri konusunda anne babalarý bilgilendirmek gerektiðini düþünerek bu türlü bir yazý yazma ihtiyacý hissettik.


    0-3 yaþ gurubuna etkiler

    0-3 yaþ için TV bazý durumlarda ciddi sýkýntýlarýn kaynaðý olabilmektedir. Ailelerin sosyoekonomik zorluklarý , çalýþan annelerin durumu , çocuðun-ilgilenilmesi gereken - ek kardeþ durumu , anne babalarýn kendilerine ait sorunlarý ,yapýlmasý gereken ev iþleri , anne babalarýn sosyoekonomik zorluklardan dolayý ek iþlerde çalýþmalarý , anne babalardan birinin veya ev içerisindeki bireylerden birinin kronik hastalýðý , ailelerin kendi psikososyal ihtiyaçlarý için zaman ayýramamasý , anne babalarýn kendilerinin psikiyatrik sorunlarý , istenmyen hamilelik sonucu bebeðin doðmuþ olmasý , çocuðun bedensel bir hastalýðýnýn olmasý ve buna benzer sayacaðýmýz onlarca etken nedeni ile anne ve babalar çocuklarýna yeterince zaman ayýrmamakta veya ayýramamaktadýrlar. Bu nedenlerden dolayý anne babalar isteyerek veya istemeyerek çocuðu ile fazla ilgilinememekte çocuðu ile ilgilenme fiziksel bakým ( karnýný doyurma , altýný temizleme vb. ) ötesine çok fazla geçememektedir.
    Bu dönemde çocuklarýn duygusal doyum saðlamasý ve onun ile her bakýmdan ilgilenilmesi onun saðlam ve güçlü bir psikolojik yapýsýnýn oluþmasýna zemin hazýrlar. Bu dönem için bebeði okþamak , kucaklamak , onun ile konuþmak , sevildiðini hissettirmek , onun ile oynamak, onun ile birlikte vakit geçirmek , onu gezdirmek, psikomotor ve psikososyal yönünün geliþimine çok büyük katkýlarda bulunur. Bebek ile birlikte vakit geçirmek , onun insanlar arasý iliþkilere yabancýlaþmasýný engeller ve ilgilenen bakýcýsý vasýtasý ile önce karþýsýndaki bireyi , aile ortamýný ve yavaþ yavaþ sosyal çevresini tanýmasýna yol açar . Bu baðlanma yolu ile önce anneye karþý bir iliþki geliþir . Bu durum anne karnýnda baþlar ve bebeklik döneminde devam eder. Çocuk bu bakým veren aracýlýðý ile iletiþim geliþtirmeye , kendini ifade etmeye , ihtayaçlarýný anlatmaya çalýþmaya , kýsacasý sosyal ortamýn gereklerini yaparak yanýnda ve çevresinde bulunan insanlar ile iletiþim ve etkileþim içerisine girmeye baþlar.
    Çocuk sosyal ortamda iletiþimin temel esasý konuþma olduðu için konuþmayý öðrenmek zorundadýr. Ýnsanlar tarafýndan sevilmek için onlarý anlamak onlarýn duygusal uyarýlarýna cevap vermek zorundadýr. Çocuk sosyalleþmek ve iletiþimini kurmak için etrafýndakilerden özelliklede bakým veren kiþiden teþvik almak zorundadýr. Bu çocuðun ihtiyaçlarýný karþýlamak ( yiyecek , giyecek , temizlik , koruma vb) , onun dertleri ile ilgilenmek , onun ile birlikte vakit geçirmek , onu öpmek , okþamak, konuþmak , oynamak vb gibi yapýlan giriþimler ile çocuk sevildiðini hissettirerek , onun için , psikososyal geliþim için bir teþvik oluþturmalýdýr. Konuþma , etraf ile ilgilenme , sosyal ortamlarýn gereklerini yerine getirme , insanlar ve yaþýtlarý ile ilgilenme , ihtiyaçlarýný insanlara anlatma , insanlara duygusal yakýnlýk kurma ,cansýz varlýklardan çok canlý varlýklar ile ilgilenme gibi bir çok psikososyal faktör çocuklarda bu iletiþim ve etkileþim ortamýnda kendiliðinden meydana gelmeye baþlar .

    Bütün bunlardan bahsetmemizin nedeni , bizim meselemiz ile yakýndan ilgili olmasýndan dolayýdýr. Çocuk cansýz bir varlýðýn karþýsýnda , duygusal ve sosyal uyarýdan mahrum , sevgiden ve baðlandýðý kiþiden uzak ,çocuðun konuþmasýna , bakýþýna , gülümsemesine karþýlýk vermeyen , gönderdiði iletiþim ve etkileþim mesajlarýna cevap vermeyen, sert , soðuk bir cismin karþýsýnda kaldýðýnda ( ne kadar ses ve görüntü olursa olsun çocuk onlarý yorumlayacak ve kabul edecek durumda ve psikososyal seviyede deðildir ) biraz önce saydýðýmýz sosyalleþme ve bireyselleþme ve kendiliðinden geliþecek olan psikososyal yönlerin hepsi eksik veya yetersiz kalacaktýr. Neden küçük çocuklar için bu biraz daha sýkýntýlý bir durum ? çünkü çocuðun busosyal ve duygusal eksikliði telafi edeceði arkadaþ ve sosyal ortamý , konuþmak veya vakit geçirmek için gideceði ikinci bir ortam ve bunu telafi edebilecek psikomotor ,psikososyal yeterlilik henüz geliþmemiþtir ayrýca alternatif bir geliþim ortamý yoktur .

    TV karþýsýnda 0-3 yaþ arasýnda aþýrý miktarda kalan (günlük 1-2 saatin üzerinde ) çocuk , ailede ve özellikle de bakým veren kiþide eþlik eden yukarýda saydýðýmýz diðer etkenler de varsa , sosyal geliþim (duygusal etkileþim ve karþýlýk verme, sosyal ortamlara uyum , insanlar ile ilgilenme , onlara yakýnlýk gösterme , yaþýtlarýna ilgi vb) , ve iletiþim ( konuþma , anlamlý jest ve mimikler , heceleme , agulama , ses çýkarma , cümle kurma vb.) için gerekli olan fonksiyonlarýn geliþiminde gecikmeler veya yetersizlikler görülür. Bu duruma yani iletiþim ve etkileþim bozukluðuna yol açabilecek diðer nedenlerin olup olmadýðý incelenmelidir. Bütün bu nedenlerden dolayý bebekler için sevgi ,duygusal ilgi ve birlikte geçirilecek vakit yerine çocuðun TV karþýsýnda kalmasý son derece sakýncalýdýr.

    Bu dönemde uzun süre çok aþýrý miktarda TV karþýsýnda kalan çocuklarda baþka hazýrlayýcý nedenler yok ise , baþka nedenler de eklenerek bazý psikiyatrik tablolar geliþebilir. Bu tür çocuklarda etrafa karþý ilgisizlik , seslenince bakmama , göz kontaðý kurmama , insanlara ve yaþýtlarýna ilgisizlik , onlarla duygusal ve sosyal iletiþime geçmeme , kendi halinde olmaya çalýþma , kendi etrafýnda dönme , sallanma , aþýrý derecede cansýz nesneler ile ilgilenme , konuþmama , cümle kurmama , iletiþim ve etkileþimde problemler , duygusal olarak karþýlýk verememe vb. bir çok belirti görülebilir. Bu nedenle ane babalarýn özellikle bu yaþ için TV izleme konusunda sýnýrlamalar ile birlikte durumu yönlendirmeleri , normal psikomotor ve psikososyal geliþim için uygun olur.

    Ayný zamanda bu yaþ içindeki bir bebek veya küçük çocuk ile hem anne hem babanýn , mümkün olduðunca fazla vakit geçirme ,onunla oyun oynama , konuþma , sevdiðini belli etme , duygusal yakýnlýk gösterme , onun ile gezme , onun fiziksel bakýmýný ihmal etmeme , onun normal geliþim basamaklarý konusunda dikkatli olma , onun diðer çocuklar ile etkileþim ve iletiþimine zemin hazýrlama , sadece onun için belli zamanlar ayýrma , ona masal anlatma vb. bir çok faaliyeti günlük hayat içerisinde yapmalarý uygun olur.



    4 -7 yaþ çocuklar ve TV


    Bu yaþ grubunda çocuðun geliþimi ile ilgili önemli adýmlar atýlýr. 0-3 yaþ grubunda olduðu gibi çocuðun geliþimi bu dönemde de çok hýzlý bir þekilde devam eder. Bu dönemde anne baba , arkadaþ ve sosyal çevre ile etkileþim ve iletiþim belirgin olarak artmýþ ve artýk eriþkinlerle birlikte belirgin olarak uyum saðlanmýþtýr. Bu dönemde gerek dil geliþimi , gerek motor geliþim de önemli aþamalar kaydedilir. Bu dönemde çocukta ki etkilenmeler hayat boyu çocuk için çok önemli olmaktadýr.
    TV nin bu dönemde çok aþýrý izlenmesi çocuðun dil ve sosyal geliþiminde bazý sýkýntýlarýn ve eksikliklerin oluþmasýna neden olabilir. Bu dönemde çocuklar TV de gördükleri görüntüleri tamamen somut olarak yorumlarlar yani çocuklarda tam olarak soyut düþünce geliþmediði için gerek çizgi filmler gerek filmler de görülen görüntüler olduðu gibi algýlanýr. Çocuk bütün bunlarý olduðu gibi uygulamaya çalýþabilir. Yani çizgi filmde gördüðü bir hareket veya sahneyi olduðu gibi yapmaya çalýþabilir. Çocuk için bu dönemde þiddet içeren ve aþýrý abartýlý konulardan oluþan çizgi filmler oldukça sakýncalý olabilir. Bilinçaltý þiddet duygularýnýn yerleþmesine neden olabilir . Ayný zamanda çocuðun bu dönemde izleyeceði gerilim, korku veya aþýrý þiddet içeren görüntülerden çocuklar oldukça aþýrý etkilenebilir , bu durum onlarý akla gelen görüntüler ve düþünceler ile günlerce rahatsýz edebilir. Ek olarak çocukta uyku bozukluðu , yalnýz kalmak istmememe , korku ve endiþe duygularý yerleþebilir ( klinik ortamda bunun örneklerini görmekteyiz ) . O nedenle anne babalarýn bu dönede izlenen programlara özellikle dikkat etmesi gerekir.
    Çocuðun sosyalleþmesi , yakýnlarý ile diyalog kurmasý , sosyal adaptasyonu , dil geliþimi ve buna benzer konular TV izleme ( aþýrý miktarlarda ) ile eksik kalabilir. Bu yaþlardaki çocuklarýn eðitici programlar harici özellikle þiddet içeren ve çocuklar için travmatik olacak görüntülerden uzak kalmalarý uygun olur. Bu hazýrlýksýz karþýlaþýlan görüntüler onlarda bilinçaltý kaygý , gerilim , korku , þiddete eðilim gibi sýkýntýlara yol açabilir. Amerika ve Avrupada uzmanlar küçük yaþlarda gösterilen þiddet davranýþlarýnýn önüne geçmek için çok büyük gayretler sarfetmekte ,özellikle son zamanlarda okullarda gösterilen þiddet olaylarýndan sonra meselenin öneminin daha da arttýðý anlaþýlmaktadýr . Mühim olan ve yapýlmasý daha basit olan þey çocuklarýn ruh saðlýðý bozulmadan koruyucu önlemlerin alýnmasý gerekliliðidir.

    Unutulmamalýdýr ki çocukluk çaðýnda görülen her görüntünün , duyulan her sesin , karþýlaþýlan her iyi ve kötü muamelenin muhakkak ileriki yýllarda bir yansýmasý olacaktýr. Bu nedenle TV gibi iletiþim araçlarý eðitim amaçlý olarak kullanýlmalý , eðlence amaçlý ise belli sýnýrlarda kullanýlmalýdýr. Özellikle anne babalar, aile olarak birlikte izledikleri programlar konusunda oldukça seçici davranmalýdýrlar . Bütün bunlara ek olarak , aþýrý ve uygunsuz TV izleme durumunda , daha çok geç saatlerde izlenmesine müsade edilen programlar ile çocuklarýn uyku ritmi bozulmakta , vakit ve motivasyon eksikliðinden dolayý çocuklarýn oyunlar ve deðiþik aktiviteler ile kazanacaklarý motor beceriler yetersiz kalmakta , çocuklarýn arkadaþ ortamlarýnda kazanacaklarý sosyal adaptasyon yeteneði istenen seviyede olmamakta , ince motor becerilerin geliþimine ve anne babanýn eðitimi için gerekli vakit azalmakta , bu yaþ için gerekli olan fiziksel hareketlilik ile enerji atýmý eksik kalmakta , TV nin çocuklar için bir miktar katkýsý olsa bile genel olarak dil , sosyal ve motor geliþimde sýkýntýlar gözlenmektedir. Bu durum eðer anne babanýn çocuðu için yeterli vakit bulmasýnda sorun varsa , çocukta ek olarak psikiyatrik sýkýntýlar varsa , çocuðun geliþimini destekleyecek diðer faktörler eksik ise daha da büyük sýkýntý olmaktadýr.


    7-12 yaþ arasý çocuklarýn durumu

    Bu dönemdeki çocuklar genelde aðýr eðitim þartlarý içinde olan grubu oluþturmaktadýr. Ayný zamanda TV nin eðitim amaçlý kullanýmýndan daha fazla yararlanacak bir yaþ grubunu oluþturmaktadýr. Yukarýda saydýklarýmýza ek olarak bu yaþ grubunda soyut düþünce yerleþmeye baþlamýþ olmasýnýn etkileri görülür. Çocuklar TV deki görüntülerden etriþkin düzeyinde etkilenmeye baþlarlar. Yukarýda deðindiðimiz gibi bu yaþ grubunda da þiddet içeren , korku ve gerilime neden olan sahnelerin çocuðun geliþiminde problem oluþturacaðýný söylemek gerekir. Yukarýda bahsettiðimiz iletiþim ve sosyal adaptasyon üzerine etkileri 0-3 yaþ ve 4-7 yaþ grubundaki kadar negatif þekilde olmaz . Çocuklarýn bu yaþlardan itibaren TV üzerinden kazanýmlarý eðer iyi yönlendirilir ve seçici davranýlýrsa devam eder. Bu yaþtaki çocuklarýn ders ve okul saatleri de göz önüne alýnarak TV izleme saatleri uygun bir þekilde saðlanmalýdýr. TV izlemenin aþýrýlýðý durumunda çocuðun sosyal aktivitelerinde , arkadaþ iliþkilerinde , ders baþarýsýnda , sportif faaliyetlerinde , yaþa uygun becerilerin geliþtirilmesinde sorunlar yaþanabilir .

“Sükût Kafesindeki Sancýlar…


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?