• 22 Temmuz 2019, 13:03:39

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya  (Okunma sayısı 33473 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« : 09 Şubat 2011, 21:03:33 »
Arkadaşlar bugünden itibaren bir Kur'ân-ı Kerîm sayfası ve meâli ekleyeceğim. İnşaALLAH 608 günde Kur'ân-ı Kerîm'i

hatmedeceğiz. Meâli, Diyanetin hazırladığı Kur'ân-ı Kerîm ve Açıklamalı Meâlinden ekleyeceğim. İnşaALLAH her hangi

bir sorun çıkmadan bitirebilirim. İnşaALLAH yarım kalmaz. Haydi Bismillâh.


Kaynak:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


Hazırlayanlar:



Türkiye Diyanet Vakfı


Hazırlayanlar:

Prof. Dr. Ali ÖZEK

Prof. Dr. Hayrettin KARAMAN

Doç. Dr. Ali TURGUT

Doç. Dr. Mustafa ÇAĞRICI

Prof. Dr. İbrahim Kafi DÖNMEZ

Doç. Dr. Sadreddin GÜMÜŞ


ANKARA-1993












Cüz:1, Sûre:1 FATİHA SÛRESİ VIII




(1)

BİRİNCİ SÛRE

el-FATİHA



MÜDDESİR suresinden sonra Mekke'de inmiştir.7ayettir.



Kur'an'ın ilk suresi olduğu için açış yapan, açan manasına manasına 'Fatiha'

denilmiştir. Diğer adları şunlardır: Ana kitap manasına, 'Ümmü'l Kitab, dinin

asıllarını ihtiva eden manasına 'el-Esas', ana hatlarıyla İslam'ı anlattığı için

'el-Vafiye' ve 'el-Kafiye', ilk defa inen yedi manasına 'es-Seb'u'l-Mesani',

birçok esrarı taşıdığı için 'el-Kenz'.




Peygamberimiz ''Fatiha'yı okumayanın namazı olmaz'' buyurmuştur. Onun

için, Fatiha, namazların her rekatında okunur. Manası itibarıyla Fatiha, en

büyük dua ve münacattır. Kulluğun yalnızca ALLAH'a yapılacağı, desteğin

yalnızca ALLAH'tan geldiği , doğru yola varmanın da doğru yoldan sapmanın

da ALLAH'ın iradesine dayandığı, çünkü hayrı da şerri de yaratanın ALLAH ol

duğu hususları bu surede ifadesini bulmuştur.




Kur'an, insanlığa doğru yolu göstermek için indirilmiştir. Kur'an'ın ihtiva et

tiği esaslar ana hatları ile Fatiha'da vardır. Zira Fatiha'da, övgüye, ta'zi

me ve ibadete layık bir tek ALLAH'ın varlığı, O'nun hakimiyeti, O'ndan başka

dayanılacak bir güç bulunmadığı anlatılır ve doğru yola gitme, iyi insan

olma dileğinde bulunulur.




BESMELE



Aralarında İmam Ebu Hanife'nin de bulunduğu bir gurup fakihe göre besme

le, Fatiha'dan ve diğer surelerden bir ayet değildir, sadece Neml suresinin

30. ayetinde geçen besmele ayettir. Diğerleri sure başlarında teberrüken

yazılmıştır. Onun için sesli okunmaz.



Aralarında İmam Şafii'nin de bulunduğu diğer bir gurup fakihe göre besme

le Fatiha ve diğer surelerin ilk ayetidir. Şafiiler besmeleyi namazda sesli

okurlar.



Bir hadiste ''Besmele ile başlamayan her iş güdüktür'' buyrulmuştur.Bu se

beple müslümanlar bütün işlerine ''Besmele'' ile başlarlar. İşlere ALLAH adıy

la başlamak ne kadar güzel bir davranıştır! Nahl suresinin 98. ayeti gereği

olarak da Kur'an okumaya başlarken ''Euzu'' çekilir.



Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmanirrahim



1.Rahman ve rahim olan ALLAH'ın adıyla.


2.Hamd (övme ve övülme), alemlerin Rabbi ALLAH'a mahsustur.


3.O, rahmandır ve rahimdir.


4.Ceza gününün malikidir.


5.(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.


6.Bize doğru yolu göster.


7.Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğra

mışların ve sapmışların yolunu değil.


Amin.



(''Alemin'', alem kelimesinin çoğuludur.İnsan, melek

ve cin gibi akıl sahibi yaratıklarını içine alan evrenin adıdır. Bazıları da,

ALLAH'ın varlığına delalet eden her şeye alem denildiğini söylemişlerdir.



Rahman, iyi olsun, kötü olsun, mümin olsun, kafir olsun, ayırım yapmadan

dünyada nimetini herkese veren ALLAH demektir.



Rahim ise, ahirette nimetlerini sadece müminlere veren ALLAH manasınadır.

Cenab-ı ALLAH, dünyada herkese nimet verdiği halde, kendisine inananlara

ahirette özel muamele yapacaktır. Kur'an'da geçen ''Rahman'' ve ''Rahim''

kelimeleri hep bu manada kullanılmıştır.



Ceza günü, ahirette herkesin hesaba çekilip iyinin iyi, kötünün de kötü kar

şılık alacağı muhakeme günüdür.



Müfessirlerin açıklamalarına göre, kendilerine lütüf ve ihsanda bulunulan kim

seler, peygamberler ve onların yolunda gidenlerdir. Gazaba uğramışların ya

hudiler, sapmışların ise hıristiyanlar olduğu rivayet edilmiştir.



Bununla beraber, doğru yoldan sapma ve ALLAH'ın gazabına uğrama, yalnız

ca hıristiyan ve yahudilere mahsus değildir.



6. ayette ALLAH Teala'dan bizi ''doğru yol''a iletmesi istenmiş, 7. ayette ise

doğru yolun ne olduğu ''örnekle eğitim'' metoduna göre anlatılmıştır. Bu da

başta Peygamber olmak üzere iyilerin yolunu iyi, kötülerin yolunu da kötü

olarak göstermektir.İşte Kur'an'ın büyük bir kısmı, bu iki ayetin tefsiri mesa

besindedir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2011, 21:09:14 »

Cüz:1 , Sure:2 BAKARA SURESİ Sayfa:1



Sayfa:1 BAKARA SÛRESİ Cüz:1,Sûre:2



(2)

İKİNCİ SÛRE

el-BAKARA



Medine'de inmiştir.286 ayettir. Kur'an'ın en uzun

suresidir. Adını 67-71. ayetlerde yahudilere kesmeleri emredilen sığırdan

alır. Yalnız 281. ayeti Veda Haccı'nda Mekke'de inmiştir. İnanca, ahlaka

ve hayat nizamına dair hükümlerin önemli bir kısmı bu surede

anlatılmıştır.




Bismillahirrahmanirrahim



1.Elif. Lam. Mim.


2.O kitap (Kur'an); onda asla şüphe yoktur.O, müttakiler (sakınanlar ve ar

ınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.


3.Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan ALLAH

yolunda harcarlar.


4.Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret

gününe de kesinkes inanırlar.


5.İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler

de ancak onlardır.




(Kur'ân sûrelerinden bazılarının başında

''el-hurufu'l-mukattaa'' denilen birtakım harfler vardır ve bunlar bulunduğu

sureden bir ayettir.Böyle manası açık olmayan ayetlere ''müteşabih'' denir.

Müteşabih olan ayetin gerçek manasını ancak ALLAH bilir.Bazı alimler ise on

ları ''tevil'' ederler.Buna göre Elif,Lam, Mim harflerine şu manalar verilmiştir.



a) İşte elinizdeki Kur'an'ın kelimeleri bu harflerden teşekkül etmiştir. Buyur

un, siz de benzerini yapın!



b) Dikkatleri toplamak için bir edebi sanattır. Zira söze üstü kapalı olarak

başlamak sonra onu açmak daha fazla ilgi uyandırır.


c) Öğrenmenin harflerle başladığına işarettir.



Müttaki, takva sahibi demektir. ALLAH'ın azabından hakkıyla korkan, O'nun

buyruklarına karşı gelmekten sakınan, rahmetine güvenip gerektiği gibi kul

luk eden kimselere Kur'an'da hep ''müttakiler'' denmiştir.



Gayba iman, İslam'ın ''Amentüsü''nün kısaltılmış ifadesidir. Manası: ALLAH'a,

meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadere, hayır

ve şerrin ALLAH'tan olduğuna inanmaktır.Kur'an'ın pek çok yerinde ''Gayba i

man eder'' veya ''ederler'' cümlesi gelecektir. Bunların hepsi, iman esasları

nın kısaltılmış şeklidir.



Bakara suresinde söze, önce dikkatleri çeken harflerle başlanılmış, hemen

arkasından Kur'an'dan söz edilmiştir. Demek ki, şu elinizdeki kitap (Kur'an)

kendisinde şek ve şüphe bulunmayan ALLAH kelamı ve iyiler için doğru yol

rehberidir. Kur'an, bir rehberdir, yol göstericidir. Ancak kime yol gösterir,

kime rehberlik eder? İşte ayetlerde bu soruya cevap verilmiş, öncelikle

müttaki olup gayba inananlara yol gösterdiği anlatılmıştır.Kur'an bütün in

sanlığa indirilmiştir.Ancak, sadece ona yönelen ve onunla doğru yolu bul

mak isteyenlere rehber olacaktır.



Burada gayba imandan sonra ''Kelime-i Şehadet, namaz, zekat, oruç ve

hac''dan ibaret olan İslam'ın beş temelinden sadece ''namaz ile zekat'' zik

redilmiştir. Bu iki temelin zikri, örnekleme yoluyla diğerlerine de işarettir.Bu

itibarla Kur'an'da ''namaz ile zekat'' bu ayette olduğu gibi beraber anıldığı

vakit, beş temele işaret edilmektedir.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM AÇIKLAMALI MEÂLİ





Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #2 : 09 Şubat 2011, 21:10:14 »



Cüz:1 , Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:2



6.Gerçek şu ki, kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar

için birdir; iman etmezler.



7.ALLAH onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.Onların gözlerine de bir

çeşit perde geririlmiştir ve onlar için (dünyada ve ahirette) büyük bir azap

vardır.



8.İnsanlardan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde ''ALLAH'a ve ahiret gü

nüne inandık'' derler.



9.Onlar (kendi akıllarınca) güya ALLAH'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar

ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.



10.Onların kalblerinde bir hastalık vardır. ALLAH da onların hastalığını çoğalt

mıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elim bir azap

vardır.



11.Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah

edicileriz' derler.



12.Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.



13.Onlara: İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin, denildiği vakit ''Biz

hiç, sefihlerin (akılsız ve ahmak kişilerin) iman ettikleri gibi iman eder mi

yiz!'' derler.Biliniz ki, sefihler ancak kendileridir, fakat bunu bilmezler (ve

ya bilmezlikten gelirler).



14.(Bu münafıklar) müslümanlarla karşılaştıkları vakit ''(Biz de) iman ettik''

derler, (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: Biz

sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.



15.Gerçekte, ALLAH onlarla istihza (alay) eder de azgınlıklarında onlara fır

sat verir, bu yüzden onlar bir müddet başıboş dolaşırlar.



16.İşte onlar, hidayete karşılık delaleti satın alanlardır. Ancak onların bu

ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.



(Cenab-ı ALLAH bu suresinin başında önce yüce kitabı Kur'an'dan, onun

müttakiler için bir yol gösterici ve hidayet kaynağı oluşundan, sonra da

gayba imandan ve İslam'ın temelini oluşturan ana vazifelerden söz etmiş,

bu arada insanları inanç yönünden üç guruba ayırmıştır:


Birincisi, müminlerdir; onların vasıfları ilk beş ayette özetlenmiştir.

İkincisi, kafirlerdir; onların durumu da altıncı ve yedinci ayetlerde özetlen

miştir.

Üçüncüsü, münafıklardır; bunların durumları da geniş bir şekilde ele alına

rak 8. ayetten 21. ayete geçen ayetlerde açıklanmıştır.




Kur'an, insanlığa doğru yolu göstermek için gönderilmiş bir kitaptır. Bu iti

barla ilk önce kendisine muhatap olan insanlığın doğru veya yanlış inanç

durumunu bunların getirdiği mesuliyetleri, doğruya veya eğriye inanan in

sanın dünyada ve ahirette karşılaşacağı neticeleri izah etmiştir.)






KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ




Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #3 : 09 Şubat 2011, 21:11:58 »





Sayfa:3 BAKARA SÛRESİ Cüz:1, Sûre:2




17.Onların (münafıkların) durumu, (karanlık gecede) bir ateş yakan kimse

misalidir. O ateş yanıp da etrafını aydınlattığı anda ALLAH, hemen onların

aydınlattığını giderir ve onları karanlıklar içinde bırakır; (artık hiçbir şeyi)

görmezler.



(Ayet, münafıkların ilk anda İslam'ın nurundan aydınlanıp müslüman olmala

rını, karanlık gecede yanan meş'aleye ve ondan faydalananlara; sonra he

men küfre dönmelerini de o meş'alenin sönüvermesine ve oradakilerin ka

ranlıkta kalmalarına benzetiyor.)




18.Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.



19.Yahut (onların durumu), gökten sağanak halinde boşanan, içinde yoğ

un karanlıklar, gürültü ve yıldırımlar bulunan yağmur(a tutulmuş kimseler

in durumu) gibidir. O münafıklar yıldırımlardan gelecek ölüm korkusuyla

parmaklarını kulaklarına tıkarlar.Halbuki ALLAH, kafirleri çepecevre kuşatmış

tır.



20.(O esnada) şimsek sanki gözlerini çıkaracakmış gibi çakar, onlar için et

rafı aydınlatınca orada birazcık yürürler, karanlık üzerlerine çökünce de ol

dukları yerde kalırlar. ALLAH dileseydi elbette onların kulaklarını sağır, gözle

rini de kör ederdi. ALLAH şüphesiz her şeye kadirdir.



(Bu ayetlerde geçen misallerden, kafirlerin ve münafıkların İslam karşısında

kafalarında fırtınalar koptuğu, korku ve heyecana kapıldıkları, bazen hakkı

görür gibi oldukları, bazen de karanlığa gömüldükleri anlaşılıyor.)





21.Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. U

mulur ki, böylece korunmuş (ALLAH'ın azabından kendinizi kurtarmış) olursu

nuz.



22.O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü (kubbemsi) bir tavan yaptı.Gök

ten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkar

dı. Artık bunu bile bile ALLAH'a şirk koşmayın.



23.Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız,

haydi onun benzeri bir sure getirin, eğer iddianızda doğru iseniz ALLAH'tan

gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.



24.Bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı, insan ve

taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kafirler için hazırlan

mıştır.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #4 : 09 Şubat 2011, 21:12:55 »




Cüz:1, Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:4




25.İman edip iyi davranışlarda bulunanlara, içinden ırmaklar akan cennet

ler olduğunu müjdele! O cennetlerdeki bir meyveden kendilerine rızık ola

rak yedirildikçe: Bundan önce dünyada bize verilenlerdendir bu, derler.

Bu rızıklar (bazı yönlerden dünyadakine) benzer olarak verilmiştir.Onlar

için cennette tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar.




(Bu ayette, dünyada müslüman olup güzel işler yapan ve gerçekten mü

min olarak ahirete göçen kimselerin alacakları mükafatlar anlatılmış, ora

da cennetliklere verilen nimetlerin dünyadakilere benzediğine işaret ed

ilmiştir.Ancak, ahiret nimetlerinin dünyadakilerle aynı olduğu düşünülme

melidir.Nitekim, Buhari'nin ''Bedü'l-halk'' bahsinde rivayet ettiği bir hadis

te ''Cennet ehline gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, kalplerden

bile geçmeyen nimetler verilir '' denilmiştir.)




26.Şüphesiz ALLAH (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde

bir varlığı misal getirmekten çekinmez.İman etmişlere gelince, onlar böy

le misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler.Kafir olan

lara gelince: ALLAH böyle misal vermekle ne murat eder? derler.ALLAH on

unla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Verdiği mi

sallerle ALLAH ancak fasıkları saptırır (çünkü bunlar birer imtihandır).



(Bu ayette, sivrisinek ve ondan daha zayıf yaratıklarla temsil getirilme

sini küçümseyenlerin aslında kendilerinin küçük ve değersiz oldukları, o

yüzden ALLAH'a iman etmedikleri anlatılmış, bunlara değer verip iman ed

enlerin ise akıllı ve değerli kimseler oldukları bildirilmiştir.Bunlar birer imti

handır.İnsanlardan bir kısmı iman eder, imtihanı kazanır, bir kısmı da kay

beder.)




27.Onlar öyle (fasıklar) ki, kesin söz verdikten sonra sözlerinden döner

ler.ALLAH'ın, ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri zi

yaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte on

lar gerçekten zarara uğrayanlardır.



(Fasık, hak yoldan sapan kimsedir. Kesin olarak verilen söz de ehl-i ki

tabın Tevrat ve İncil'de geleceği bildirilen ahir zaman Peygamberine

iman edeceklerini söylemeleridir ki, gelince iman etmediler ve sözlerin

de durmadılar.İslam'ın çok değer verdiği akraba, komşu ve yakınlarla

ilgilenip bunlara yardım etmeyi terkettiler, fitne ve fesat unsuru oldu

lar, böylece hem dünyada hem de ahirette zarar gördüler.)



28.Ey kafirler! Siz ölü iken sizi dirilten (dünyaya getirip hayat veren)

ALLAH'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi dirilte

cek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.




(Bu ayette, insanın ilk yaratılmasından önceki haline ''ölü'' denilmesi, ba

zılarının iddia ettikleri gibi tenasüh ile ilgili değildir. Ayette insan hayatı

nın üç safhası anlatılmıştır: Yoktan yaratılma, ölüm, ahirette tekrar di

rilme. Esasen tenasüh düşüncesi, her insanın kendi amelinden sorumlu

luğu ve dolayısıyla adalet ilkesine ters düşmektedir.)





29.O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra (kendine has bir

şekilde) semaya yöneldi, onu yedi kat olarak yaratıp düzenledi (tanzim

etti). O, her şeyi hakkıyla bilendir.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ







Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #5 : 09 Şubat 2011, 21:13:58 »




Sayfa:5 BAKARA SÛRESİ Cüz:1,Sûre:2





30.Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım,

dedi.Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve takdis edip dururken, yeryü

zünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun?

dediler.ALLAH da onlara: Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim, de

di.



(Halife, vekil ve temsilci demektir.ALLAH, yeryüzünde iradesini temsil et

mek üzere insanı yaratmış, orada ilahi hükümranlığı gerçekleştirme gö

revini de ona vermiştir.)





31.ALLAH Adem'e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere ar

zedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin,

dedi.




32.Melekler: Ya Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize

öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alim ve hakim ol

an ancak sensin, dediler.




33.(Bunun üzerine) :Ey Adem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi.

Adem onların isimlerini onlara anlatınca:Ben size, muhakkak semavat ve

arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve a

çık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? dedi.



34.Hani biz meleklere (ve cinlere) :Adem'e secde edin, demiştik.İblis ha

riç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafir

lerden oldu.



(Bundan sonra Hz. Adem ve nesli, aslı cinlerden olup, sonra şeytanların

başı olan İblis ve nesline uyup uymamakta sınanacaklardır.)




35.Biz: Ey Adem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; ora

da kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yeyin; sa

dece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikinizde kendi

ne kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik.




36.Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulun

dukları (cennetten) onları çıkardı.Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düş

man olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek ya

şamak vardır, dedik.




37.Bu durum devam ederken Adem, Rabbinden bir takım ilhamlar aldı ve

derhal tevbe etti. Çünkü ALLAH tevbeleri kabul eden ve merhameti bol ol

andır.




(Hz. Adem'in Rabbinden aldığı ilhamlar hakkında çeşitli yorumlar yapılmış

tır. Bu ilhamlar, onu ikaz ve irşat mahiyetinde tavsiyelerdir. İbn Mesud'a

göre namazlara başlarken okuduğumuz ''Sübhaneke'' Hz. Adem tarafın

dan o zaman söylenmiş bir tesbih ve duadır.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ




Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #6 : 09 Şubat 2011, 21:15:03 »





Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:6





38.Dedik ki:Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size hidayet gelir de

her kim hidayetime tabi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve

onlar üzüntü çekmezler.




39.İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir,

onlar orada ebedi kalırlar.




40.Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetlerimi hatırlayın, bana verdiğiniz

sözü hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki, ben de size vad

dettiklerimi vereyim. Yalnızca benden korkun.




41.Elinizdekini (Tevrat'ın aslını) tasdik edici olarak indirdiğime (Kur'an'a)

iman edin. Sakın onu inkar edenlerin ilki olmayın! Ayetlerimi az bir karşı

lık ile satmayın, yalnız benden (benim azabımdan) korkun.




42.Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.



43.Namazı tam kılın, zekatı hakkıyla verin, rüku edenlerle beraber rüku e

din.




44.(Ey bilginler!) Sizler Kitab'ı (Tevrat'ı) okuduğunuz (gerçekleri bildiğin

iz) halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı

kullanmıyor musunuz?




45.Sabır ve namaz ile ALLAH'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve nam

az), ALLAH'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir

görevdir.




(Ayette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir.Oruç ve nam

az, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu gider

ir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberani'nin rivayetine göre, ''Re

sulullah (s.a.v.) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı.'' ''ALLAH'a

saygıdan kalbi ürperenler'' diye tercüme edilen ''haşiin'' zümresine namaz

kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söy

lemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar ALLAH sevgisi ile kalpleri dol

muş kimselerdir.)





46.Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşün

en ve bunu kabullenen kimselerdir.




47.Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (sizi bir zamanlar) cümle ale

me üstün kıldığımı hatırlayın.




(Kendi içinden peygamber gönderilen millet, o anda diğer kavimlerden üst

ündür.Zira Cenab-ı ALLAH, milletler arasından o kavmi ve onlardan da o şah

sı seçmiştir.Dolayısıyla önce peygamber, sonra ailesi daha sonra da milleti

bir şeref kazanmıştır.İçinder peygamber gönderilen milletin bir yönden üst

ünlüğü vardır, diğer yönden de sorumluluğu daha fazladır. Nitekim bu ayet

te üstünlüğü bildirilen Beni İsrail hakkında aynı surenin 61. ayetinde onlar

ın zillet ve meskenete düçar oldukları, ALLAH'ın gazabına maruz kaldıkları an

latılmıştır.)





48.Öyle bir günden korkun ki, o günde hiçkimse başkası için herhangi bir ö

demede bulunamaz; hiçkimseden (ALLAH izin vermedikçe) şefaat kabul olun

maz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ



Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #7 : 09 Şubat 2011, 21:15:50 »





Sayfa:7 BAKARA SÛRESİ Cüz:1, Sûre:2




49.Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık.Çünkü onlar size

azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesi

yorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva

görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.




(Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen bir ünvandır. Hz. Musa'nın gel

mesine tekaddüm eden senelerde kahinler, İsrailoğullarından doğacak bir

çocuğun, Firavun'un tahtını ve tacını yıkacağını söylediler. Bunun üzerine

Firavun, yeni doğan erkek çocukların kesilmesini emretti. ALLAH bununla İs

railoğullarını imtihan ediyordu.)




50.Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraf

tarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.




(Rivayetlerden, bu mucizenin Kızıldeniz'de geçtiği anlaşılmaktadır.)



51.Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik.Sonra haksızlık e

derek buzağıyı (tanrı) edindiniz.




(Hz. Musa Tur-i Sina'ya gidince Samiri adında birisi, altından yaptığı bir

buzağı heykelini getirir, 'Bu sizin Rabbinizdir. Musa bunu unuttu, o gelin

ceye kadar buna tapın' der. Hz. Harun buna mani olmaya çalışırsa da

başaramaz. Bu kıssa Taha suresinde genişçe anlatılacaktır.)





52.O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredrsiniz diye sizi affettik.



53.Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile batılı ayıran hüküm

leri verdik.



54.Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) ed

inmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de

nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız Yaratıcınızın ka

tında sizin için daha iyidir. Böylece ALLAH tevbenizi kabul etmiş olur. Çün

kü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.



55.Bir zamanlar: Ey Musa! Biz ALLAH'ı açıkca görmedikçe asla sana inanma

yız, demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım çarpmış

tı.




56.Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.



(Yıldırım çarpmasından baygın düşen kavim ALLAH'ın iradesi ile yeniden can

lanır ve istediklerinin yanlış olduğunu anlar. Ayette bu olay, ölüm ve tek

rar dirilme olarak anlatılmıştır.)




57.Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik ve

''Verdiğimiz güzel nimetlerden yeyiniz'' (dedik). Hakikatte onlar bize değil

sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ



Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #8 : 09 Şubat 2011, 21:16:38 »




Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESİ SAYFA:8





58.(İsrailoğullarına) :Bu kasabaya girin,orada bulunanlardan dilediğiniz şe

kilde bol bol yeyin,kapısından eğilerek girin, (girerken) 'Hıtta!' (Ya Rabbi

bizi affet) deyin ki,sizin hatalarınızı bağışlayalım;zira biz,iyi davrananla

ra (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz,demiştik.



(Ayette geçen kasabadan maksat Kudüs veya Eriha'dır.'Muhsin'kelimesi ise,'ih

san' mastarından ism-i faildir.Yaptığı işi en iyi biçimde ve noksansız yapan

ların vasfıdır.Kur'an'ın pek çok ayetinde muhsinler övülmüştür.Meşhur Cibril

hadisinde ise ihsan,ALLAH'ı görürcesine kulluk etmek diye açıklanmıştır.)




59.Fakat zalimler,kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bu

nun üzerine biz,yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine

gökten acı bir azap indirdik.



(58. ayette kendilerine söylenenleri dinlemeyip kötülük eden yahudilere

ALLAH Teala veba gibi bir takım kötü illet ve hastalıklar vermiştir.)




60.Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur!de

miştik.Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı

(Onlara) :ALLAH'ın rızkından yeyin,için,sakın yeryüzünde bozgunculuk et

meyin,dedik.



61.Hani siz (verilen nimetlere karşılık) : Ey Musa! Bir tek yemekle yeti

nemeyiz;bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiği şeylerden; sebzesin

den,hıyarından,sarımsağından,mercimeğinden,soğanından bize çıkarsın,dedi

niz.Musa ise: Daha iyiyi daha kötü ile değiştirmek mi istiyorsunuz?O hal

de şehre inin.Zira istedikleriniz sizin için orada var,dedi.İşte (bu ha

diseden sonra)üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu.ALLAH'ın

gazabına uğradılar.Bu musibetler(onların başına),ALLAH'ın ayetlerini in

kara devam etmeleri,haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle

geldi.Bunların hepsi, sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir.



(Beni İsrail'e alçaklık ve yoksulluk damgasının vurulmasına sebep olarak

hakkı inkar etmeleri ve onu söyleyen peygamberleri acımasızca öldürmele

ri gösterilmiştir.Şuayb,Zekeriyya ve Yahya gibi pek çok peygamberi öldür

müşlerdir.)




KAYNAK:KURÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #9 : 09 Şubat 2011, 21:17:25 »




Sayfa:9 BAKARA SÛRESİ Cüz:1,Sûre:2



62.Şüphesiz iman edenler;yani yahudilerden,hıristiyanlardan ve sabiilerden

ALLAH'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp salih amel işleyenler için Rableri

katında mükafatlar vardır.Onlar için herhangi bir korku yoktur.Onlar üzüntü

çekmeyeceklerdir.




(Yahudi kelimesi,buzağıya tapmaktan tevbe ettikleri vakir İsrailoğullarına

takılmış bir addır.Bir rivayete göre de Hz.Ya'kub'un en büyük oğlu Yahuza'

ya nisbet edilmiştir.Nasara,Hz. İsa'nın indiği Nasıra kasabasına nisbettir,

diyenler vardır.Bir rivayete göre Hz. İsa'nın Al-i İmran 52, Saff 14.ayet

lerinde geçen 'men ensari ilALLAH'sözünden alınmıştır.Sabiiler hakkında çe

şitli rivayetler vardır.Bir görüşe göre,Hz. İbrahim'in dinini devam ettir

en eski bir topluluk idi.Müffesirlerin bazıları da Sabiiliğin yahudilikle

hıristiyanlık arasında tevhidci bir din olduğunu belirtmişlerdir.Bazı yeni

araştırmacılara ise,Sabiilerin Babil'de yaşayan ve yarı hıristiyan olan

bir mezhep müntesibi olduklarını ve Hz.Yahya'nın tabilerine benzedikleri

ni ifade etmişlerdir.)



63.Sizden sağlam bir söz almış,Tur dağının altında,size verdiğimizi,kuv

vetle tutun,onda bulunanları daima hatırlayın, umulur ki,korunursunuz

(demiştik de) ;


64.Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz.Eğer sizin üzerinizde ALLAH'ın ih

sanı ve rahmeti olmasaydı,muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.


65.İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine:

Aşağılık maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz.


66.Biz bunu (maymunlaşmış insanları),hadiseyi bizzat görenlere ve sonra

dan gelenlere bir ibret dersi,müttakiler için de bir öğüt vesilesi kıl

dık.



(ALLAH Beni İsrail'den kötülükte şuurlu olarak ısrar eden o bedbahtla

rı önce maymun kılığına sokmuş,sonra da onları helak etmiştir. Bunun,

insanların aslının maymun olduğu iddiasıyla bir ilgisi yoktur.)




67.Musa,kavmine: ALLAH bir sığır kesmenizi emrediyor,demişti de: Bi

zimle alay mı ediyorsun? demişlerdi.O da: Cahillerden olmaktan ALLAH'

a sığınırım,demişti.


68.'Bizim adımıza Rabbine dua et,bize ne olduğunu açıklasın' dedi

ler.Musa:ALLAH diyor ki:'O ne yaşlı ne de körpe;ikisi arasında bir

inek.' Size emredileni hemen yapın, dedi.


69.Bu defa:Bizim için Rabbine dua et,bize onun rengini açıklasın,de

diler.'O diyor ki:Sarı renkli,parlak tüylü,bakanların içini açan bir

inektir' dedi.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #10 : 09 Şubat 2011, 21:18:01 »





Cüz:1 , Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:10





70.'(Ey Musa!) Bizim için,Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bi

ze açıklasın,nasıl bir inek keseceğimizi anlayamadık.Biz,inşaALLAH emredile

ni yapma yolunu buluruz',dediler.



71.(Musa) dedi ki :ALLAH şöyle buyuruyor: O henüz boyunduruk altına alınma

yan,yer sürmeyen,ekin sulamayan,serbest dolaşan (salma),renginde hiç alacası

bulunmayan bir inektir. 'İşte şimdi gerçeği anlattın'dediler ve bunun üzeri

ne (onu bulup) kestiler,ama az kalsın kesmeyeceklerdi.



72.Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız.

Halbuki ALLAH gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.



73.'Haydi,şimdi (öldürülen) adama,(kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun,dedik.

Böylece ALLAH ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye ayetlerini (Peygamberine

verdiği mucizelerini) gösterir.




(Bu ayetlerde geçen sığır kesme kıssası, daha ziyade İsrailoğullarından iki

gencin,mirasına konmaları için amcalarını öldürmelerine bağlanır.Olay Hz.Musa'

ya arzedilir.Hz.Musa bir türlü katilleri bulamaz ve ALLAH'a sığınır.O da bir

sığır kesilmesini,onun bir parçasıyla ölüye vurulmasını,ölünün dirilip katili

haber vereceğini bildirir.Netice de böyle olur.Ayetlerin zahiri de buna işa

ret eder.Ancak eski Mısırlıların ineğe tapmaları, bir ara yahudilerin de bu

zağıya tapmış olmaları,sığır kesilmesi hadisesinde başka hikmetlerin de bu

lunduğunu gösterir.




'Bir parçasıyla ona vurun'buyurulup arkasından da ALLAH'ın ölüleri diriltme

sinden bahsedilince,müfessirlerin çoğu bunu 'kesilen ineğin bir parçasıyla

ölüye vurulmak suretiyle onun dirilmesi'şeklinde anlamışlardır.Bu takdirde o

lay bir mucizedir;ALLAH'ın kudreti ile ölü böyle bir sebep olmadan da dirile

bilir.Dikkatleri daha ziyade çekmek için böyle meraıim tertip edilmiş ve aka

binde mucize gerçekleşmiştir.)





74.(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı.Artık kalpleriniz

taş gibi yahut daha da katıdır.Çünkü taşlardan öylesi var ki,içinden ırmak

lar kaynar.Öylesi de var ki,çatlar da ondan su fışkırır.Taşlardan bir kısmı

da ALLAH korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır.ALLAH yapmakta olduklarınız

dan gafil değildir.



75.Şimdi(ey müminler!) onların size inacaklarını mı umuyorsunuz?Oysa ki, on

lardan bir zümre,ALLAH'ın kelamını işitirler de iyice anladıktan sonra,bile

bile onu tahrif ederlerdi.



76.(Münafıklar) inananlarla karşılaştıklarında 'iman ettik'derler.Birbirleriy

le karşılaştıkları vakit ise: ALLAH'ın size açtıklarını (Tevrat'taki bilgile

ri),Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anla

tıyorsunuz;bunları düşünemiyor musunuz? derler.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ



Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #11 : 09 Şubat 2011, 21:18:36 »





Sayfa:11 BAKARA SÛRESİ Cüz:1,Sûre:2






77.Onlar bilmezler mi ki,gizlediklerini de açıkca yaptıklarını da ALLAH bil

mektedir.



78.İçlerinde birtakım ümmiler vardır ki,Kitab'ı (Tevrat'ı)bilmezler.Bütün

bildikleri kulaktan dolma şeylerdir.Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyor

lar.



(Ümmi,okur yazar olmayan demektir.Yahudi yahut hıristiyan olmayan Araplara

da ümmi diyenler olmuştur.)




79.Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak

için 'Bu ALLAH katındandır' diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıkların

dan ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!




80.İsrailoğulları: Sayılı birkaç gün müstesna,bize ateş dokunmayacaktır,de

diler.De ki (onlara) :Siz ALLAH katından bir söz mü aldınız -ki Alah söz

ünden caymaz-,yoksa ALLAH hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?



81.Hayır! Kim bir kötülük eder de kötülüğü kendisini çepecevre kuşatırsa

işte o kimseler cehennemliktirler.Onlar orada devamlı kalırlar.



82.İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler.Onlar

orada devamlı kalırlar.



83.Vaktiyle biz,İsrailoğullarından :Yalnızca ALLAH'a kulluk edeceksiniz,

ana-babaya,yakın akrabaya,yetimlere,yoksullara iyilik edeceksiniz diye

söz almış ve 'İnsanlara güzel söz söyleyin,namazı kılın,zekatı verin' di

ye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.




(İsrailoğullarının yaptığı işler ve davranışlar hakkındaki bu bilgiler,

Kur'an'ın geldiği devirde yaşayan yahudilerin Tevrat'ı tahrif edip ger

çekleri gizlemelerinden dolayı verilmiştir.Çünkü Hz.Muhammed gönderil

diği zaman Arabistan'da özellikle Medine (Yesrib) ve civarında oldukça

kalabalık bir yahudi topluluğu yaşamakta idi.Ahir zaman peygamberi gön

derilmeden önce bir peygamber geleceğini etrafa yayan yahudiler, Peygam

berimiz gelince ağız değiştirdiler.Zira onlar gelecek peygamberi yahudi

lerden bekliyorlardı.Araplardan gelince onu kıskandılar.Kur'an'da yahu

diler hakkında daha çok bilgi verilmesinin sebebi budur.Ahir zaman pey

gamberi,sonunda hıyanetleri yüzünden onlarla savaşmak ve onları yurtlar

ında sürmek zorunda kalmıştır.Yahudiler hala müslümanlara olan düşman

lıklarını devam ettirmektedirler.)





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ





Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #12 : 09 Şubat 2011, 21:19:59 »




Cüz:1,Sûre:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:12





84.(Ey İsrailoğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize,birbirinizi yurt

larınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık.Herşeyi görerek sonun

da buları kabul etmiştiniz.




85.Bu misakı kabul eden sizler,(verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürü

yor,aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor,kötülük ve düşmanlıkta onla

ra karşı birleşiyorsunuz.Onları yurtlarından çıkarmak haram olduğu halde(hem

çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurta

rıyorsunuz.Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyor

sunuz?Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıya

met gününde ise en şiddetli azaba itilmektir.ALLAH sizin yapmakta oldukları

nızdan gafil değildir.




86.İşte onlar,ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir.Bu yüz

den ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.




(Bu ayetler, yahudilerin türlü türlü entrikalarını anlatır.İslam'dan önce

Medine'de bulunan yahudiler iki fırka idi.Onlardan birisi Evs diğeri de Haz

rec kabilesi ile beraber idi.Evs ile Hazrec kavga edip harbe tutuşunca onlar

da beraber savaşırlardı.Bu arada yahudiler birbirlerini öldürürler ve yurt

larından kovarlardı.Esir olarak geri geldiklerinde bu sefer onları fidye ve

rip geri alırlardı.Bu durum sorulduğu zaman da 'Ne yapalım, ALLAH'ın emri

böyle'derlerdi. Bunun gibi türlü mel'anetler yaparlardı.)





87.Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik.Ondan sonra ardarda peygamberler gönder

dik.Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik.Ve onu,Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile

destekledik.(Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi gel

dikçe, ona karşı büyüklük tasladınız.(Size gelen) peygamberlerden bir kısmını

yalanladınız,bir kısmını öldürdünüz.





(Burada ALLAH Teala İsrailoğullarına şu anlamda olmak üzere ikazda bulunuyor:

Andolsun ki Musa'ya kitabı biz verdik, ondan sonra gelen peygamberleri biz

gönderdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile takviye ettik.Siz onu öldürmeye teşebbüs et

tiniz,fakat bunu yapamadınız.Hz.Muhammed'i de öldürmeye teşebbüs ediyorsunuz.

O'nu da yapamazsınız,biz onu koruruz.İnkar ve isyanınız sebebiyle ALLAH'ın la

netini hakettiniz.Bundan sonra iman etmeniz beklenmez.Ortaya koyduğunuz maze

retler de geçersizdir.)






88.(Yahudiler peygamberlerle alay ederek) 'Kalplerimiz perdelidir'dediler. Ha

yır; küfür ve isyanları sebebiyle ALLAH onlara lanet etmiştir.O yüzden çok

az inanırlar.





KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ




Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #13 : 09 Şubat 2011, 21:20:46 »






Sayfa:13 BAKARA SÛRESİ Cüz:1, Sûre:2






89.Daha önce kafirlere karşı zafer isterlerken kendilerine ALLAH katından el

lerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğren

diklerini gerçekler karşılarına dikilince onu inkar ettiler.İşte ALLAH'ın la

neti böyle inkarcılaradır.





(83.ayette geçen açıklamaya bakınız.)


90.ALLAH'ın kullarından dilediğine peygamberlik ihsan etmesini kıskandıkları

için ALLAH'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkar ederek harcamaları ne kötü bir

şeydir! Böylece onlar gazap üstüne gazaba uğradılar.Ayrıca kafirler için al

çaltıcı bir azap vardır.




91.Kendilerine: ALLAH'ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize

indirilene (Tevrat'a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkar ederler.

Halbuki o Kur'an, kendi ellerinde bulunan (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak

gelmiş hak kitaptır.(Ey Muhammed!) Onlara :Şayet siz gerçekten inanıyor i

diyseniz daha önce ALLAH'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.




92.Andolsun Musa size apaçık mucizeler getirmişti.Sonra onun ardından,za

limler olarak buzağıyı (tanrı) edindiniz.



93.Hatırlayın ki,Tur dağının altında sizden söz almış :Size verdiklerimi

zi kuvvetlice tutun,söylenenleri anlayın,demiştik.Onlar: İşittik ve is

yan ettik, dediler.İnkarları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi doldu

ruldu.De ki: Eğer inanıyorsanız,imanınız size ne kötü şeyler emrediyor!




(Yahudiler Tevrat'tan edindikleri bilgilere göre bir peygamber geleceği

ni biliyorlardı ve bunun kendilerinden geleceğini düşünerek ondan fay

dalanmanın planlarını yapıyorlardı.Bekledikleri peygamber Araplardan

gelince onu inkar ettiler.89. ayette buna işaret edilmiştir. Onlar as

lında Hz.Musa'ya da hakkıyla inanmış değillerdir.92. ayette ifade edil

diği gibi Hz.Musa nice mucizeler getirdiği halde o Tur'a gidince

buzağıya taptılar.)




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ


Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Ynt: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #14 : 09 Şubat 2011, 21:21:20 »





Cüz:1,Sure:2 BAKARA SÛRESİ Sayfa:14





94.(Ey Muhammede,onlara) :Şayet (iddia ettiğiniz gibi) ahiret yurdu ALLAH

IMGkatında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru

iseniz haydi ölümü temenni edin (bakalım),de.




95.Onlar,kendi elleriyle önceden yaptıkları işler (günah ve isyanları) se

bebiyle hiç bir zaman ölümü temenni etmeyeceklerdir.ALLAH zalimleri iyi bi

lir.




(Yahudiler 'Ahiret hayatı sadece bize aittir'şeklinde iddia etmişler, bu

nunla 'Yahudi olmayanlar öbür dünyada nimete nail olamazlar'demek istemiş

lerdi.Bu iddiaya karşılık siz de onlara 'Madem ki öyledir,hadi ölümü iste

yin'deyiniz.Ama onlar asla ölmek istemezler.Bu ayetler,yahudilerin ırkçı

lık düşüncesinin ahirete kadar uzandığını gösterir.)





96.Yemin olsun ki,sen onları yaşamaya karşı insanların en düşkünü bulur

sun.Putperestlerden her biri de arzular ki,bin sene yaşasın.Oysa yaşatıl

ması hiç kimseyi azaptan uzaklaştırmaz.ALLAH onların yapmakta olduklarını

eksiksiz görür.



97.De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki ALLAH'ın izniyle

Kur'an'ı senin kalbine bir hidayet rehberi,önce gelen kitapları doğrula

yıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.




(Rivayete göre Fedek hahamlarından Abdullah b. Suriye Peygamberimizle

münakaşa etmiş,kendisine vahyi kimin getirdiğini sormuş 'Cebrail' deyin

ce 'O bizim düşmanımızdır.Başkası getirseydi iman ederdik'demiştir. Bu

nun üzerine bu ayet inmiştir.)




98.Kim,ALLAH'a,meleklerine,peygamberlerine,Cebrail'e ve Mikail'e düş

man olursa bilsin ki ALLAH'da inkarcı kafirlerin düşmanıdır.




99.Andolsun ki sana apaçık ayetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onları an

cak fasıklar inkar eder.




100.Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa,yine kendilerinden bir gu

rup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.




101.ALLAH tarafından kendilerine, yanlarına tasdik edici bir elçi

gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki ALLAH'ın kitabını bilmiyor

muş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.




KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40