• 19 Mayıs 2019, 09:38:12

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya  (Okunma sayısı 33228 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #630 : 23 Kasım 2011, 15:08:37 »



Cüz:30, Sûre:78  NEBE' SÛRESİ  Sayfa:582


31, 32, 33, 34.Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki

dolu kâseler vardır.


35.Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.


36.Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.


37.O göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.


38.Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.


39.İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.


40.Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi:''Keşke toprak olsaydım!'' diyecektir.



(79)


YETMİŞDOKUZUNCU SÛRE


en-NÂZİ'ÂT


Nebe' sûresinden sonra Mekke'de inmiştir; 46 âyettir. Adını, ''söküp çıkaranlar'' yahut ''çekip çıkaranlar'' manasına gelen ''nâziât'' kelimesin

den alır. Ana fikir olarak kıyameti konu alır.


Cenâb-ı ALLAH, sûrenin başında, kendilerini, ilk beş âyette belirtilen güç ve melekelerle donattığı varlıklara yemin etmektedir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4, 5.Söküp çıkaranlara, yavaşça çekenlere, yüzdükçe yüzenlere, yarıştıkça yarışanlara, iş düzenleyenlere andolsun;


6, 7, 8, 9.Birinci üflemenin (kâinatı) sarstığı, onu ikinci üflemenin takip ettiği gün, işte o gün yürekler kaygıdan oynar, gözler yorgun düşer.


10, 11.''Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, (hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?'' derler.


12.''O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur'' dediler.


13.Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.


14.Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #631 : 24 Kasım 2011, 14:29:56 »



Sayfa:583  NÂZİ'ÂT SÛRESİ   Cüz:30, Sûre:79


15.(Habibim!) Sana Musa'nın haberi geldi mi?


16.Kutsal vadi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:


17.Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.


18, 19.De ki:Arınmayı ve seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsın.


20.Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi.


21.(O ise) hemen yalanladı ve isyan etti.


22.Sonra (inkâr için) olanca çabasını göstererek sırtını döndü.


23.Derhal (adamlarını) topladı ve (onlara) bağırdı:


24.Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi.


25.ALLAH onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.


26.Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.


27, 28, 29.Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu ALLAH bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı,

gündüzünü ağarttı.


30, 31, 32, 33.Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çı

kardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.


34, 35, 36.Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit, insanın yapıp ettiklerini hatırlayacağı gün ve görene cehennem açık bir şekil

de gösterildiği zaman;


37, 38, 39.Azana ve dünya hayatını ahirete tercih edene, şüphesiz cehennem tek barınaktır.


40, 41.Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıran için ise şüphesiz cennet yegâne barınaktır.


42.Sana kıyameti sorarlar. Gelip çatması ne zamandır? (derler.)


43.Sen onu nereden bilip bildireceksin!


44.Onun nihaî ilmi yalnız Rabbine aittir.


45.Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.


46.Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kaldıklarını sanırlar.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ 

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #632 : 30 Kasım 2011, 23:19:21 »



Cüz:30, Sûre:80  ABESE SÛRESİ   Sayfa:584


(80)


SEKSENİNCİ SÛRE


ABESE


Mekke'de inmiştir, 42 âyettir. Adını, ''yüzünü ekşitti, buruşturdu'' anlamına gelen ilk kelimesinden almıştır.


Bu sûrenin iniş sebebiyle ilgili olarak şöyle bir hadise nakledilmiştir: Efendimiz; Velid, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa gibi Kureyş'in ileri gelen

lerine İslâm'ı anlattığı bir sırada âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir ve ''Yâ Resûlullah! ALLAH'ın sana öğrettiklerinden bana da öğret''

der. O esnada Resûlullah (s.a.v.) cevap vermez. Çünkü Kureyş'in bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlar

dı. Efendimiz onları gücendirmek istemedi. Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatları değişti. Bu esnada onlar kalkıp gittiler. Bir

az sonra bu âyetler geldi. Resûlullah'ın bazı davranışlarını tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber

olduğuna en büyük delildir. Zira hiç kimse kendisini bu şekilde tenkit etmez.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4.(Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve geri döndü. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o

temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.


5, 6, 7.Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.


8, 9, 10.Fakat koşarak ve (ALLAH'tan) korkarak sana gelenle de ilgilenmiyorsun.


11, 12, 13, 14, 15, 16.Hayır! Şüphesiz bunlar (âyetler), değerli ve güvenilir kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüce makamlara kal

dırılımış mukaddes sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur'ân'dan) öğüt alır.


17.Kahrolası insan! Ne inkârcıdır!


18.ALLAH onu neden yarattı?


19.Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi.


20.Sonra ona yolu kolaylaştırdı.


(Âyet, ''Ana karnından çıkmayı kolaylaştırdı'' veya ''Hayır ve şer yolunu seçmeyi kolaylaştırdı'' şekillerinde anlaşılmıştır.)


21.Sonra onun canını aldı ve kabre soktu.


22.Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.


23.Hayır! (İnsan) ALLAH'ın emrettiğini yapmadı.


24.İnsan, yediğine bir, baksın!


25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32.Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin

ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.


33.Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,


KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #633 : 01 Aralık 2011, 17:03:29 »



Sayfa:585  TEKVÎR SÛRESİ   Cüz:30, Sûre:81


34, 35, 36.İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.


37.O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır.


38, 39.O gün bir takım yüzler parlak, güleç ve sevinçlidir.


40, 41, 42.Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.


(81)


SEKSENBİRİNCİ SÛRE


et-TEKVÎR


Mekke'de inmiştir, 29 âyettir. Sûrenin başında güneşin dürülmesinden söz edilmiş ve adını da buradan almıştır. Sûrenin söz dizisinde, ihtiva

ettiği konuya ilişkin anlamları yankılandıran ve güçlendiren mükemmel bir musikî, taklit edilemez bir âhenk vardır.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1.Güneş katlanıp dürüldüğünde,


2.Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,


3.Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,


4.Gebe develer salıverildiğinde,


5.Vahşi hayvanlar toplanıp biraraya getirildiğinde,


6.Denizler kaynatıldığında,


7.Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde,


8, 9.Diri diri toprağa gömülen kıza, hangi günahı sebebiyle öldürüldüğü sorulduğunda,


10.(Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,


11.Gökyüzü sıyrılıp açıldığında,


12, 13.Cehennem turuşturulduğunda ve cennet yaklaştırıldığında,


14.Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.


15, 16.Hayır! Akıp giden, bir kaybolup bir etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,


17.Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,


18.Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,


19, 20.O (Kur'ân), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi (ALLAH'ın) katında itibarlı bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #634 : 05 Aralık 2011, 16:26:41 »



Cüz:30, Sûre:82  İNFİTÂR SÛRESİ   Sayfa:586


21.O orada sayılan, güvenilen (bir elçi)dir.


22.Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.


23.Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.


24.O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.


25.O lânetlenmiş şeytanın sözü de değildir.


26.Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?


27, 28.O, herkes için, sizden doğru yolda gitmek isteyenler için bir öğüttür.


29.Âlemlerin Rabbi ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz.


(Âyetteki ''gayb'' kavramı, duyu organlarıyla idrak edilemeyen fakat inanılması gereken iman esaslarını içine almaktadır. ALLAH Resûlünün on

lar hakkında cimri davranmadığı, yani herhangi bir şeyi gizlemediği açıklanmıştır.)



(82)


SEKSENİKİNCİ SÛRE


el-İNFİTÂR


Nâziât sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 19 âyettir. Manası ''yarılmak''tır. Göğün yarılmasından söz ederek başladığı için bu adı almıştır. Ko

nusu ahiret âlemidir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4, 5.Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp)

gönderdirdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.


6, 7, 8.Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?


9, 10, 11, 12.Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar,

yapmakta olduklarınızı bilir.


13, 14, 15, 16.İyiler muhakkak cenette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ay

rılmazlar.


17, 18, 19.Ceza günü nedir bilir misiniz? Nedir acaba o ceza günü? O gün hiçbir kimse başkası için hiçbir şey yapamaz. O gün iş ALLAH'a kal

mıştır.


(Son cümleyi ''O gün emir ALLAH'ındır. Yalnız ALLAH emreder'' şeklinde tercüme etmek de mümkündür.)


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #635 : 07 Aralık 2011, 16:32:05 »



Sayfa:587  MUTAFFİFÎN SÛRESİ    Cüz:30, Sûre:83


(83)


SEKSENÜÇÜNCÜ SÛRE


el-MUTAFFİFÎN


Mekke'de inmiştir, 36 âyettir. Ölçü ve tartılarında hile yapanları kötüleyerek başladığı için bu adı almıştır.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3.İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!


4, 5, 6.Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzur

unda divan duracaklardır.


(İbn Ömer bu sûreyi okurken altıncı âyete gelince hüngür hüngür ağlamıştır. Bir bedevî de Abdullah b. Mervân'a:''ALLAH'ın, ölçü ve tartıda hile

ye sapanlar hakkında ne söylediğini bildiğin halde müslümanların malını ölçüsüz, tartısız ve zahmetsiz almakta devam ediyorsun!'' demiştir.)



7.Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn'de olmaktır.


8.Siccîn nedir, bilir misin?


(Tefsirlerde Siccîn'e çeşitli manalar verilmiştir:a)Çok dar bir zindan, b)Cehennemde bir kuyu, c)Kâfirlerin amellerinin yazıldığı kitap, d)Veya in

sanlarla cinlerin amellerinin kaydedildiği defter.)



9.(O günahkârların yazısı) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.


10.O gün vay haline yalancıların!


11.Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.


12.Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.


13.Böyle birine âyetlerimiz okununca, ''Eskilerin masalları'' derdi.


14.Hayır! Bilâkis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.


15.Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.


(Müfessirlerin çoğu ve Ehl-i Sünnet kelâm âlimleri bu âyeti, ahirette müminlerin ALLAH'ı göreceklerine delil saymışlardır.)


16.Sonra onlar cehenneme girerler.


17.Sonra onlara:''İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur'' denilir.


18.Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyûn'dadır.


19.İlliyyûn nedir, bilir misin?


20.(O İlliyyûn'daki kitap) İçinde ameller kaydedilmiş bir kitaptır.


21.O kitabı, ALLAH'a yakın olanlar görür.


22.İyiler kesinkes cennettedir.


23.Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.


24.Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.


25.Kendilerine mühürlü hâlis bir içki sunulur.


26.Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #636 : 08 Aralık 2011, 15:59:57 »



Cüz:30, Sûre:84  İNŞİKAK SÛRESİ   Sayfa:588


27.Karışımı Tesnîm'dendir.


28.(O Tesnîm ALLAH'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.


29.Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.


30.Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.


31.Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.


32.Müminleri gördüklerinde:''Şüphesiz bunlar sapıtmış'' derlerdi.


33.Halbuki onlar, müminleri denetleyici gönderilmediler.


34.İşte o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler.


35.Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.


36.Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı! (Elbette buldular.)


(84)


SEKSENDÖRDÜNCÜ SÛRE


el-İNŞİKAK


İnfitâr sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 25 âyettir. Göğün yarılmasından söz ettiği için bu adı almıştır.


Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2.Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,


3, 4, 5.Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaate mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları

ile karşılaşır.


6.Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.


7.Kimin kitabı sağından verilirse,


8.Kolay bir hesapla hesaba çekilecek;


9.Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.


10, 11, 12, 13.Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk

sebebiyle) şımarmıştı.


(Bu âyetlerde, dünyada zengin olup etrafına yardım etmeyen, egoist olarak yaşayan, zenginliği kendisi için bir imtiyaz sayarak fakirleri, yoksul

ları hiç düşünmeyen kimselerin ahiretteki acıklı hali sergilenmektedir. Bu âyetten gerekli ibret dersini almayanlar, ölümle kendilerini azabın ve

ateşin içinde bulacaklardır. Halbuki onlar zenginlik ve refah halinin devam edeceğini, yeniden dirildikleri takdirde dünyadaki durumlarına göre

dirileceklerini sanıyorlardı. Sonuç umdukları gibi olmayacaktır.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #637 : 09 Aralık 2011, 16:19:01 »



Sayfa:589 BÜRÛC SÛRESİ  Cüz:30, Sûre:85


14.O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.


15.Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.


16, 17, 18, 19.Hayır! Şafağa, geceye ve ondan basan karanlığa, dolunay olmuş aya yemin ederim ki, halden hale geçersiniz.


20.Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?


21.Onlar kendilerine Kur'ân okununca secde de etmezler.


(Meâlde geçen ''secde etmezler'' ifadesi şu şekillerde açıklanmıştır: 1.Saygı göstermezler; 2.Hz. Peygamber ve müminler, secde âyeti okun

duğunda secdeye kapandıkları halde onlar dikilip dururlar; 3.Namaz kılmazlar.)



22.Aksine kâfirler yalanlıyorlar.


23.Halbuki ALLAH onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.


24.(Resûlüm! ) Onlara acı azabı müjdele.


25.İman edip sâlih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükâfat vardır.


(85)


SEKSENBEŞİNCİ SÛRE


el-BÜRÛC


Şems sûresinden sonra Mekke'de inmiştir; 22 âyettir. ''Bürûc'', burç kelimesinin çoğuludur. Sûrede burçları olan gökyüzüne, kıyamet gününe

ve o güne tanıklık edecek olanlarla, yine o gün müşahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra Yemen'de geçmiş bir olaya temas edilir:

Yahudi Zûnuvas ve adamları, yahudiliği kabul etmeyen Necran hıristiyanlarını, Hendek içinde yakılmış bir ateşe atarak yakarlar ve yanmakta

olan insanları seyrederler. Bu şekilde işkence ile yakılıp öldürülen kimseler inançları uğrunda ölmüşlerdir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4, 5, 6, 7.Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hen

değe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.


8, 9.Onlardan, sırf, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, azîz ve hamîd olan ALLAH'a iman ettikleri için intikam aldılar. Oysa ki ALLAH her

şeyi görür.


10.Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası var

dır.


11.İman edip sâlih ameller işleyenlere ise, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #638 : 11 Aralık 2011, 16:26:09 »



Cüz:30, Sûre:86  TÂRIK SÛRESİ   Sayfa:590


12.Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir.


13.Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayatı) geri getirendir.


14.O çok bağışlayan ve çok sevendir.


15.Şerefli Arş'ın sahibidir.


16.Dilediği şeyleri mutlaka yapandır.


17, 18.Orduların, Firavun ve Semûd'un (uğradıkları felâketin) haberi sana geldi mi?


19.Doğrusu inkârcılar gerçeği yalanlayıp dururlar.


20.ALLAH onları arkalarından kuşatmıştır.


21, 22.Hakikatte o (yalanladıkları, aslı) levh-i mahfuzda bulunan şerefli Kur'ân'dır.


(''Orduların haberi''nden maksat, önceki milletlere gelen peygamberlere karşı savaşanların feci bir şekilde yenilmeleridir. Bu haberleri Araplar

biliyorlardı. Buna rağmen aralarından gönderilen bir peygambere karşı savaştılar. Onların sonu ne ise bunların da sonu odur.)



(86)


SEKSENALTINCI SÛRE


et-TÂRIK


Beled sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 17 âyettir. Adını, 1. âyetinde geçen ''târık'' kelimesinden alır. Târık, geceleyin gelen, şiddetlice vur

an, kapı çalan demektir. Sûrede geçen târık ise gece fazla ışık saçan yıldıza denir ki, bu, sabah yıldızıdır. Mecâzî olarak da ünlü kişiye denir.

Bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye, o devirde gelen Hz. Peygamber de geceyi aydınlatan ve sabahı müjdeleyen sabah yıldızına ben

zetilmiş olabilir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4.Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kim

se yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.


5, 6, 7, 8.İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte ALLAH (başlangıçta

bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.


9, 10.Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.


11, 12, 13, 14, 15, 16, 17.Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'ân, (hak ile bâtılı) ayıran

bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi haline bırak

(pek yakında desteğimiz sana gelecek).


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #639 : 12 Aralık 2011, 15:08:23 »



Sayfa:591   A'LÂ/ĞÂŞİYE SÛRESİ   Cüz:30, Sûre:87-88


(87)


SEKSENYEDİNCİ SÛRE


el-A'LÂ


ALLAH'ın ''Yüce'' anlamındaki adıyla başladığı için ''el-A'lâ'' denilen bu sûre 19 âyet olup, Mekke'de inen ilk sûrelerdendir. Cenâb-ı ALLAH bu sûre

de kâinatın esrarını, oluşunu, işleyişini özlü bir anlatımla ifade etmiştir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4, 5.Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce

Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.


6, 7.Sana (Kur'ân'ı) okutacağız; artık ALLAH'ın dilediği hariç, sen hiç unutmayacaksın. Şüphesiz ALLAH, açığı ve gizleneni bilir.


8,9.Seni en kolaya muvaffak kılacağız. O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.


10, 11, 12, 13.(ALLAH'tan) korkan öğütten yararlanacak. En büyük ateşe girecek olan kötü kimse ise öğütten kaçınır. Sonra o, ateşte ne ölür

ne de yaşar.


14, 15.Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir.


16, 17.Fakat siz (ey insanlar!) ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz.


18, 19.Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.


(88)


SEKSENSEKİZİNCİ SÛRE

 
el-ĞÂŞİYE


Adını, ilk âyette geçen ve her şeyi saran, kaplayan, dehşeti her şeye ulaşan kıyamet günü anlamına gelen ''ğâşiye'' kelimesinden alır. İlk gel

en sûrelerden olup, Zâriyât sûresinden sonra Mekke'de inmiştir. Bu sûrede kıyamet ve ahirete ait haberler vardır. Ayrıca ALLAH'ın varlığını anla

maya yardım edecek bazı kevnî deliller serdedilmiştir. Hayatın bir plan ve program içinde akıp gittiği, bu akışın sonunda ALLAH'a varılacağı ve

O'nun katında hesap verileceği anlatılır. 26 âyettir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1.(Resûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?


2, 3, 4, 5, 6, 7.O gün birtakım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir.

Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir.


8, 9, 10, 11.O birtakım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir

söz işitmezler.


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #640 : 13 Aralık 2011, 18:15:24 »



Cüz:30, Sûre:89    FECR SÛRESİ   Sayfa:592


12, 13, 14, 15, 16.Orada (cenette) devamlı akan bir pınar, orada yükseltilmiş tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş ha

lılar vardır.


17, 18, 19, 20.(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bak

mazlar mı?


21, 22, 23, 24, 25, 26.O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip in

kâr edene gelince, işte öylesini ALLAH en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilme

si de sadece bize aittir.


89)


SEKSENDOKUZUNCU SÛRE


el-FECR


Fecr, tan yerinin ağarması ve şafak manasına gelir. Fecr sûresi, Leyl sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 30 âyettir. Bu sûrede eski kavimlere

ait kıssalar hatırlatılır. İnsanoğlunun kötülüğe yönelmekte olduğu belirtilerek bunun kötü sonucu, dünya hayatından sonraki hayat ve orada

ki durumlar kısaca anlatılır.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4, 5.Fecre, on geceye (haccın on gecesine), çifte ve teke, (her şeyi karanlığı ile) örttüğü an geceye yemin ederim ki, akıl sahibi için

elbette birer yemin (değeri) vardır.


(Her günün fecri, Zilhicce'nin on gecesi, müsbet ve menfî kutup diye bilinen çiftlerden oluşan varlık âlemi, bunları yaratan ve tek olan ALLAH,

her şeyi örtüp yok gibi kılan gece karanlığı yemine konu edilmiş, sonra da bunların yemine değer şeyler olduğu vurgulanmıştır.)



6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14.Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İr

em şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık et

tiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.


(Bazı müfessirlere göre Firavun, yere dört kazık çaktırır, işkence edeceği kimseleri ellerinden ve ayaklarından bu kazıklara bağlatır, o şe

kilde işkence edermiş. Onun için kendisine ''zü'l-evtâd=kazıklar sahibi'' denilmiştir.)



KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #641 : 16 Aralık 2011, 14:39:15 »



Sayfa:593  BELED SÛRESİ  Cüz:30, Sûre:90


15.İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde, ''Rabbim bana ikram etti'' der.


16.Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise ''Rabbim beni önemsemedi'' der.


17, 18, 19, 20.Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası

yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.


(Cahiliye devrinde Araplar, mirastan kadınlara, çocuklara ve yetimlere pay vermezlerdi.)


21, 22.Ama yeryüzü parça parça döküldüğü, Rabbi(nin emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır).


23.O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!'


24.(İşte o zaman insan:) ''Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!'' der.


25.Artık o gün, ALLAH'ın edeceği azabı kimse edemez.


26.O'nun vuracağı bağı kimse vuramaz.


27, 28, 29, 30.Ey huzura kavuşmuş insan! Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. (Seçkin) kullarım arasına katıl ve

cennetime gir!


(90)


DOKSANINCI SÛRE


el-BELED


Mekke'de Kâf sûresinden sonra inmiştir, 20 âyettir. Adını ilk âyette geçen, Mekke'yi anlatan ve ''şehir'' anlamına gelen ''beled'' kelimesinden

almaktadır.


Bu sûrede insanın yaratılışından, onun bazı davranışlarından, insana verilen üstün vasıflardan, o vasıfları iyiye kullanmayanın kötü âkıbetin

den, iyiye kullananların da mutlu geleceklerinden söz edilir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4.Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice)

zorluklar içinde yarattık.


5.İnsan, hiç kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?


6.''Pek çok mal harcadım'' diyor.


(Bazı tefsirlere göre, âyette, müşriklerin Hz. Peygamber'e düşmanlık uğruna yaptıkları harcamalardan söz etmelerine işaret olunmaktadır.)



7.Kimse onu görmedi mi sanıyor?


KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #642 : 17 Aralık 2011, 18:10:07 »



Cüz:30, Sûre:91  ŞEMS SÛRESİ   Sayfa:594


8, 9, 10.Biz ona iki göz, iki dil ve bir dudak vermedik mi? Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?


11, 12, 13, 14, 15, 16.Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yeti

mi yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır.


17, 18.Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirlerine acımayı öğütleyenlerden olmaktır. İşte bunlar sağdakiler

dir.


(Kur'ân'da geçen ''sağdakiler'' ve ''soldakiler'' tabirlerinin anlamı için Vâkıa sûresinin 8, 9, 16. âyetlerinin açıklamasına bakınız.)



19, 20.Âyetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar soldakilerdir. Cezaları, kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış bir ateştir.


(91)


DOKSANBİRİNCİ SÛRE


eş-ŞEMS


Kadir sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 15 âyettir. Adını, sûrenin ilk kelimesi olan ve ''güneş'' anlamına gelen ''şems''ten alır. Bu sûrede in

sanın yaratılışında var olan iki özellik ele alınır: İyilik ve kötülük. İnsanın yaratılışında iyi olmak da kötü olmak da kabiliyet olarak vardır.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10.Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşe takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğün

de geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham

edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


11, 12, 13, 14, 15.Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (ALLAH'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, ALLAH'ın

Resûlü onlara:''ALLAH'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!'' dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rab

leri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (ALLAH, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değ

il ya!


(ALLAH Semûd kavmine Sâlih Peygamber'i göndermişti. Kendisinden mucize istediler. ALLAH ona pek güzel bir dişi deve gönderdi. Bu devenin

otlaklarda serbestçe dolaşması, belli bir günde sulanması, deveye kimsenin kötülük etmemesi emredildi. Kudar b. Sâlif adında birisi, Hz. Sâ

lih'i yalanladı. Sonra deveyi kestiler. ALLAH, onların memleketlerini başlarına yıktı ve onları helâk etti. Onlardan kalan harabeler hâla mevcut

tur.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı Dilnihad

  • Web Yönetim
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 711
  • Teşekkür 8
  • Gönlün Muradı
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #643 : 18 Aralık 2011, 22:26:11 »



Sayfa:595  LEYL/DUHÂ SÛRESİ  Cüz:30, Sûre:92-93


(92)


DOKSANİKİNCİ SÛRE


el-LEYL


Geceye yeminle başladığı için ''Leyl'' denilmiştir. Mekke'de inmiştir, 21 âyettir. Bu sûrede insanoğlunun iki zıt davranışından, cömertlik ve cimri

likten bahsedilir. İmanlı olmakla cömertlik, imansızlıkla cimrilik arasındaki ilişkiye dikkat çekilir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3, 4.(Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz

başka başkadır.


5, 6, 7.Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).


8, 9, 10, 11.Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisi

ne hiç fayda vermez.


12, 13.Doğru yolu göstermek bize aittir. Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.


14.(Ey insanlar!) Alev alev yanan bir ateşle sizi uyardım.


15, 16.O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren kötüler girer.


17, 18.Temizlenmek üzere malını hayra veren (ateşten) uzak tutulur.


19, 20, 21.Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna ka

vuşarak) hoşnut olacaktır.


(93)


DOKSANÜÇÜNCÜ SÛRE


ed-DUHÂ


Duhâ, kuşluk vakti demektir. Sûre, adını ilk âyette geçen bu kelimeden alır. Fecr sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 11 âyettir.


Sûrede âhir zaman Peygamberinin hususiyetlerinden biri yani yetim oluşu ele alınır ve kendisi teselli edilir.



Bismillâhirrahmânirrahîm


1, 2, 3.Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.


(Bir ara vahyin gelişi gecikti. Müşrikler:''Rabbi onu terketti, ona darıldı!'' dediler. Bu konuşmalar ve sataşmalar Efendimize ağır geliyordu. İşte

bu husus âyetlerle izah edildi.)



KAYNAK:KUR'ÂN-I KERÎM VE AÇIKLAMALI MEÂLİ

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teşekkür 51
Haydi Herkes Kur'ân-ı Kerîm Okumaya
« Yanıtla #644 : 19 Aralık 2011, 01:15:16 »
"vur kazmayı ferhat, çoğu gitti azı kaldı" demişti ya,
bu konuyu görünce hep üstadın bu dizesi aklıma geliyor!

sona yaklaştın ablacım, ha gayret, az kaldı sahiden! :)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açıkken değil, kapatınca göreyim!

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40