• 10 Temmuz 2020, 18:07:54

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Tahammülsüzler  (Okunma sayısı 897 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Cenan

  • Ziyaretçi
Tahammülsüzler
« : 18 Ağustos 2011, 10:22:54 »
Sözde demokrat olan, çoðulculuðu savunan, aykýrý düþünceleri de kapsayan "düþünceyi açýklama özgürlüðü"nden yana görünen baylar ve bayanlarýn gerçek yüzlerini teþhir için bir yazý yetti ve arttý.

Þunlarýn içine düþtükleri çeliþkiye bakýn!

Ben Müslümanlar için, hoþ olmayaný hoþ görmek yerine "tahammül"ü teklif ettim, buna karþý hoþgörüyü savunanlar ise kendilerine aykýrý gelen bir yazýma tahammül bile edemiyorlar. Hakaretin, beni sürgüne gönderme, kafese kapatma... tekliflerinin haddi hesabý yok!

Bir yazý, sözde aydýnlarýn, yazarlarýn ve çizerlerin ne kadar sýð, dil bilmez, söz anlamaz, baðnaz olduklarýný da ortaya koyuverdi.

Bir kýsmý yazýyý okuma zahmetine katlanmadan, birilerinin attýklarý baþlýklara bakarak hükme varýyor, aðýr sözler söylüyor ve eleþtiriyorlar. Bir kýsmý ise yazýyý okuyor, ama üstünkörü okuyor, anlamýyor, anlamak istemiyor veya peþin hükmü anlamasýna mani oluyor.

Ciddi bildiðimiz bazýlarýnýn davranýþlarý daha da þaþýrtýcý. Mesela Mehmet Barlas "...Yeni Þafak yazarý Hayrettin Karaman'ýn 'Müslüman gibi yaþamayanlar için özel bölgeler yapýlmasýndan' söz etmesi" diyor.

Peki bu "söz etme", benim yazýmýn neresinden çýkýyor?

"Ýslam'a inanmayanlar kendi inançlarýný serbestçe uygulayabilirler; ama bu uygulama Müslümanlarýn hayat, ahlak ve dindarlýklarýný, nesillerin eðitimini olumsuz etkileyecekse –Ýslam toplumunda- "onlarýn aykýrý filleri için özel mekanlar ihdas edilmek gibi" tedbirlere baþvurulur" diyorum.

"Ýslam toplumunda", "...aykýrý fiilleri için" diyorum.

Demokrasilerde bazý fiiller için özel mekanlar tahsis edilmiyor mu?

M. Barlas gibi bir kafa bu ifadeyi anlamaktan aciz olabilir mi?

Ya okumadý, ya da öyle anlamak istedi!

Bu yalnýzca bir örnek.

Bir dosya açtým, ulaþabildiðim yazýlarý ve yorumlarý buraya topladým, bugün (16- 8 -2011) itibariyle 118 sayfayý buldu.

Genel olarak baktýðýmda þunu görüyorum:

Hoþgörü þöyle dursun tahammül bile yok.

Saptýrmalar var.

Okumadan, anlamadan, düþünmeden kaleme sarýlmalar var.

Çok az sayýda insaflý deðerlendirmeler, eleþtiri denebilecek yazýlar da –çok þükür– var.

Sonuç olarak "iyi ki yazmýþým" diyorum. Yazý bir laboratuar oldu, gerçek yüzler burada daha iyi, daha yakýndan görüldü. Çaðdaþlýk, hoþgörü, çoðulculuk... maskeleri altýnda meðer ne kadar çirkin ve sahte yüz varmýþ!

Hayrettin Karaman


Sözkonusu yazýsý (okumayanlar için)

Tahammül mü hoþ görmek mi?
 
Bir Müslüman imkanlar ve þartlar elverdiði takdirde Ýslam ahkâm ahlak ve âdâbýnýn hakim olduðu, kimsenin aleni olarak bunlarý çiðneyemediði bir toplumda yaþamak ister. Yine imkan bulduðunda, þartlar müsait olduðunda, düzelteyim derken bozma ihtimali bulunmadýðýnda, daha büyük sakýnca doðurmadýðýnda her Müslüman, aleni (açýkça, kamuya açýk yerde) dine, ahlaka, âdâba aykýrý bir davranýþa -engellemek veya ýslah etmek maksadýyla- müdahale etmekle yükümlüdür.

Ýslam'a inanmayanlar kendi inançlarýný serbestçe uygulayabilirler; ama bu uygulama Müslümanlarýn hayat, ahlak ve dindarlýklarýný, nesillerin eðitimini olumsuz etkileyecekse -Ýslam toplumunda- "onlarýn aykýrý filleri için özel mekanlar ihdas edilmek gibi" tedbirlere baþvurulur.

Bir Müslüman yukarýda özetlediðim imkanlardan mahrum ise, çok dinli, çok kültürlü, çok ahlak anlayýþlý bir toplum içinde yaþamak durumunda kalmýþ ise ne yapacaktýr?

Þartlar müdahaleye ve düzeltmeye müsait olmadýðýna göre bunu yapamayacaktýr.

Þartlar, ötekilerden ayrý bir mekana yerleþip orada kendi inancýna göre yaþamaya elveriþli deðilse bunu da yapamayacaktýr.

Geriye beraber, yan yana yaþama þýkký kalýyor.

Þimdi bir apartmanda, bir sokakta, bir mahallede eþcinselinden sarhoþuna, nikahsýz birlikte yaþayanýndan (zina edenlerden) kumarcýsýna, Müslümanlarý sevmeyenlerden düþmanýna, sokakta seviþenden çýplaðýna... kadar birçok insanla yan yana yaþýyoruz. Peki dindar Müslümanlarýn bu insanlara karþý iç ve dýþ tavýrlarý ne olacaktýr?

Ýç tavýrdan baþlayalým:

Müslüman bu davranýþlarý asla beðenemez, bu fiillerden nefret eder, imkan bulsa düzeltme ve engelleme niyetini muhafaza eder.

Dýþ tavýr olarak da dine, ahlaka ve âdâba aykýrý davranýþý çekinmeden, gözünün içine baka baka, meydan okurcasýna sergileyen insanlara cesaret verecek, davranýþlarýný meþrulaþtýracak tavýrlardan sakýnýr. Onlar kötü halleri içinde iken en azýndan tebessümünü esirger.

Durum böyle olunca çoðulcu bir toplumda yaþayan Müslümanýn farklý olanlarla zorunlu iliþkisinin adýna ben ýsrarla "hoþgörü" deðil, "tahammül" diyorum.

Bu yazýma tepki gösterecekler, "bu ayrýmcý, bölücü, birlik ve beraberliði zedeleyici" bir yazý diyecekler olacak; bunu biliyorum. Ama bir Müslüman, farklý olanlarla arasýndaki farkýn "farkýnda olmak" mecburiyetindedir ve dindarlýk bakýmýndan en önemli tehlike bu "farkýnda oluþun" ortadan kalkmasýdýr. Þartlar öyle getirdiði için farklýlýða tahammül ederek, kimsenin -düzen tarafýndan verilmiþ- hak ve hürriyetine müdahale etmeden yaþamak baþkadýr, hoþ olmayaný hoþ görmek baþkadýr

Hayrettin Karaman

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Tahammülsüzler
« Yanıtla #1 : 19 Ağustos 2011, 00:57:02 »
Þartlar öyle getirdiði için farklýlýða tahammül ederek, kimsenin -düzen tarafýndan verilmiþ- hak ve hürriyetine müdahale etmeden yaþamak baþkadýr, hoþ olmayaný hoþ görmek baþkadýr

evet, iþin püf noktasý burasý. bu mesele aslýnda imani ve itikadi bir özellikte...

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Tahammül mü hoþ görmek mi?
« Yanıtla #2 : 20 Ağustos 2011, 11:34:29 »

Hayrettin Karaman
07 Aðustos 2011 Pazar



Tahammül mü hoþ görmek mi?

Bir Müslüman imkanlar ve þartlar elverdiði takdirde Ýslam ahkâm ahlak ve âdâbýnýn hakim olduðu, kimsenin aleni olarak bunlarý çiðneyemediði bir toplumda yaþamak ister. Yine imkan bulduðunda, þartlar müsait olduðunda, düzelteyim derken bozma ihtimali bulunmadýðýnda, daha büyük sakýnca doðurmadýðýnda her Müslüman, aleni (açýkça, kamuya açýk yerde) dine, ahlaka, âdâba aykýrý bir davranýþa -engellemek veya ýslah etmek maksadýyla- müdahale etmekle yükümlüdür.

Ýslam'a inanmayanlar kendi inançlarýný serbestçe uygulayabilirler; ama bu uygulama Müslümanlarýn hayat, ahlak ve dindarlýklarýný, nesillerin eðitimini olumsuz etkileyecekse -Ýslam toplumunda- "onlarýn aykýrý filleri için özel mekanlar ihdas edilmek gibi" tedbirlere baþvurulur.

Bir Müslüman yukarýda özetlediðim imkanlardan mahrum ise, çok dinli, çok kültürlü, çok ahlak anlayýþlý bir toplum içinde yaþamak durumunda kalmýþ ise ne yapacaktýr?

Þartlar müdahaleye ve düzeltmeye müsait olmadýðýna göre bunu yapamayacaktýr.

Þartlar, ötekilerden ayrý bir mekana yerleþip orada kendi inancýna göre yaþamaya elveriþli deðilse bunu da yapamayacaktýr.

Geriye beraber, yan yana yaþama þýkký kalýyor.

Þimdi bir apartmanda, bir sokakta, bir mahallede eþcinselinden sarhoþuna, nikahsýz birlikte yaþayanýndan (zina edenlerden) kumarcýsýna, Müslümanlarý sevmeyenlerden düþmanýna, sokakta seviþenden çýplaðýna... kadar birçok insanla yan yana yaþýyoruz. Peki dindar Müslümanlarýn bu insanlara karþý iç ve dýþ tavýrlarý ne olacaktýr?

Ýç tavýrdan baþlayalým:

Müslüman bu davranýþlarý asla beðenemez, bu fiillerden nefret eder, imkan bulsa düzeltme ve engelleme niyetini muhafaza eder.

Dýþ tavýr olarak da dine, ahlaka ve âdâba aykýrý davranýþý çekinmeden, gözünün içine baka baka, meydan okurcasýna sergileyen insanlara cesaret verecek, davranýþlarýný meþrulaþtýracak tavýrlardan sakýnýr. Onlar kötü halleri içinde iken en azýndan tebessümünü esirger.

Durum böyle olunca çoðulcu bir toplumda yaþayan Müslümanýn farklý olanlarla zorunlu iliþkisinin adýna ben ýsrarla "hoþgörü" deðil, "tahammül" diyorum.

Bu yazýma tepki gösterecekler, http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=28484&y=HayrettinKaraman

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Tahammül mü hoþ görmek mi?
« Yanıtla #3 : 20 Ağustos 2011, 11:41:56 »
Hayrettin Karaman'ýn yazýsýna farklý çevrelerden farklý tepkiler geliyor.

Yeni Þafak yazarý Prof. Dr. Hayrettin Karaman dün yayýmlanan “Tahammül mü hoþ görmek mi” baþlýklý köþe yazýsýnda “Müslüman gibi yaþamayanlar için özel bölgeler yapýlmasýndan” söz etti” bu yazýsý da yazdýðý gün farklý tepkiler aldý. Vatan Gazetesi de o mesajlarýn bir kýsmýný toparladý.

Ýþte o tepkiler...

Prof. Dr. Süleyman Ateþ (Eski Diyanet Ýþleri Baþkaný)

“Yazarýn söylediði ýslah etme, engelleme ya da ayrý mekanlar tahsis etme Ýslam devletinde olur. Laik devlette yazarýn ifade þekliyle bir müdahale olamaz çünkü devlet din kurallarýyla yönetilmez. Devlet tüm dinlere ve inanýþlara ayný mesafededir ve kiþiler inançlarýnda kendi vicdanlarýyla baþ baþadýr. Ancak elbette eþcinsel iliþki içinde olan, nikahsýz yaþan ya da içki içen kiþiye karþý Müslümanlar hoþgörü göstermezler; daha doðrusu tasvip etmezler. Ancak bu müdahale edilmesi anlamýna gelmez ve herkesin günahý kendisine aittir.”

Prof. Dr. Saim Yeprem (Diyanet Vakfý Yayýn Kurulu Baþkaný)

“Her Müslüman’ýn sorumluluklarý Kuran’da ve Peygamberimizin sahih sünnetinde açýkça ifade edilmiþtir. Dolayýsýyla Müslümanlar Kuran’a ve Peygamberimizin sünnetine uymak zorundadýr. Ancak bir toplumda farklý yaþamlarýn da yaþam hakký vardýr. Onlarla birlikte yaþamak bir vakadýr. Müslüman o insanlarý toplumdan ihraç edemez ancak tahammül ederek beraber yaþamayý kabullenir. Ýslam’ýn açýkça yasakladýklarý hoþ görülemez. Ancak bir Müslüman müdahale edemez. Toplumun yapýsýna göre deðiþiklik göstermek þartýyla her toplumda birey deðil devlet ýslah görevini üstlenir. ”

Prof. Dr. Beyza Bilgin (Ankara Üni. Ýlahiyat Fakültesi)

“Peygamberimizin zamanýnda da toplumdan farklý olan farklý cinsel tercihleri olanlar vardý. Fakat þimdiki gibi kendilerini açýða çýkartmýyorlardý. Nikahsýz yaþayanlarýn, eþcinsellerin ve toplumdan farklý kimliklerdeki bireylerin evlerini baþka bir yere taþýmak fikrine katýlmýyorum. Zenginleri ne yapacaklar? Bugün ünlülerin yarýsýndan çoðu evli olmadýðý halde ayný evde sevgilisiyle kalýyor, eþcinsel ünlüler de var o yüzden onlarý farklý bir yere taþýmak fikri olasý deðil. Ýnsanlar hürdür, kimse karýþamaz, nikahlý olmadan dost hayatý yaþamaya karþý kanun bir þey söylemiyor. Fakat söylemiyor diye bu þekilde bir hayatý onaylýyoruz anlamýna gelmemeli. Tahammül etmek de hoþ görmek anlamýna gelir. Ýslami görüþ, eþcinsele, dýþarýda içki içene, nikahsýz yaþayana hoþgörüyle bakar fakat memnuniyetle deðil, onlara katlanarak hoþ görmeye çalýþýr.”

Prof. Dr. Sosyolog Nilüfer Narlý (Bahçeþehir Üni.)

“Bu yorum beni çok þaþýrtmadý. Çünkü Prof. Dr. Yýlmaz Esmer’in yaptýðý Türkiye üzerine yapýlan deðerler araþtýrmasýna göre, Türkiye’de insanlar kendilerinden farklý yaþam tarzý, din ve gelenekleri paylaþan insanlara yakýn olmak istemiyor. Türkiye‘de pek çok kiþi Yahudi komþu istemiyor, eþcinsellerle ayný yerde olmak istemiyor gibi. Ýnsanlarýn çoðu kendinden farklý olana uzak duruyor.

Hayrettin Karaman’ýn yazmýþ olduðu yazý da bu araþtýrmanýn bir yansýmasý olmuþ. Yazýda geçen yorumda Müslümanýn farklý olanlarla zorunlu iliþkisinin adýna hoþgörü deðil, tahammül olduðu geçiyor. Hoþgörü de zaten bir tahammül var. “Sen benden farklýsýn ama kabul ediyorum” yaklaþýmý var. Bu kelime bir farklýlýðý hoþ görmeyi ifade eder. Türkiye’deki azýnlýklar da bundan yola çýkarak “Bizler hoþ görülmek istemiyoruz, eþit vatandaþ olarak kabul görmek istiyoruz” diyorlar. Tahammül de ise farklý olanýn varlýðýndan duyulan rahatsýzlýk ön planda. Yani hem mecburiyet, hem de acý çekme kendini gösteriyor”

Abdurrahman Dilipak (Yazar)


“Daha önce Babür Þah döneminde Müslümanlar Hindistan’ý yüzyýllarca yönetti. Hindistan’da Hindular ineðe taparken Müslümanlar kurban ediyordu. Hindular ve Müslümanlarýn mahalleri ayrýldý ve Müslümanlara Hindu mahallesinde inek kesmek yasaklandý. Herkes kendi lokal alanýnda daha özgür ve barýþ içinde yaþadýlar. Bu önlem toplumun bir parçasýný toplumdan dýþlama deðildir. Evet, içki içen, eþcinsel iliþki kuran ya da nikahsýz yaþayan insanlara Müslümanlar hoþgörü gösteremez ancak tahammül eder. ”
vatan gazetesi

Çevrimdışı ~AksA~

  • YöNeTiCi
  • TaLiP
  • *****
  • İleti: 444
  • Teþekkür 4
  • Edeb Ya Hû....
Tahammülsüzler
« Yanıtla #4 : 21 Ağustos 2011, 00:14:34 »
Prof. Dr. Süleyman Ateþ (Eski Diyanet Ýþleri Baþkaný)

“Yazarýn söylediði ýslah etme, engelleme ya da ayrý mekanlar tahsis etme Ýslam devletinde olur. Laik devlette yazarýn ifade þekliyle bir müdahale olamaz çünkü devlet din kurallarýyla yönetilmez. Devlet tüm dinlere ve inanýþlara ayný mesafededir ve kiþiler inançlarýnda kendi vicdanlarýyla baþ baþadýr. Ancak elbette eþcinsel iliþki içinde olan, nikahsýz yaþan ya da içki içen kiþiye karþý Müslümanlar hoþgörü göstermezler; daha doðrusu tasvip etmezler. Ancak bu müdahale edilmesi anlamýna gelmez ve herkesin günahý kendisine aittir.”



Böylesi bir adamdan da ancak böylesine bir tepki beklenirdi!Cooook sükür ki eski Diyanet isleri baskanimiza da bakin!Diyanet isleri baskanligi yapmis sözde amma zihni Yahudi zihni....Bana dokunmayan yilan bin yasasin!Peki ben simdi bu adamcagiza "herkesin günahý kendisine aittir." sözüne karsilik olarak Hz.Ebubekir(r.a)´in ""Ya Rabbî,benim bedenimi öylesine büyüt ki cehenneme benden baska kimse sigmasin, müminler yanmasýn" sözü gibi düsünmesi gerektigini ben mi söylemeliyim???!

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Tahammülsüzler
« Yanıtla #5 : 21 Ağustos 2011, 05:06:33 »
Beraber yaþadýðýmýz insanlarýn dinimize uymayan yaþam tarzlarýna ve cinsi tercihlerine saygý duymalýyýz..uyutmasý inanan toplumda gayet yaygýn bir düþünce ve söylem..

Elhamdülillah Müslümaným diyen insanlarýn sayýsýnýn %90 olduðu idda edilen ülkemde ,fuhuþ aleni olmuþ, insanýn acýmasýzlýðýný gösteren cinayetler "günün" haberi konumuna gelmiþ, sapýk iliþkiler "normal bu zamanda" yaklaþýmýyla karþýlanýr olmuþ, faiz "yemiyen mi var" konumunda, uyuþturucu ,içki kullaným yaþý 10'lu yaþlara düþmüþ ken.. bu insanlar ve onlarýn hayatlarýný hoþgürüyle karþýlýyan insanlarýn "hayatlarýna kast etmemem" benim inancýmýn verdiði "tahammül"ün göstergesi..