• 29 Mayıs 2020, 07:40:26

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Fatma TATLI...Soyadý gibi tatli bir yüreðe sahip kiþi..  (Okunma sayısı 817 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Rusenim

  • MoR ZaMßaK
  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1080
  • Teþekkür 11


Yürüyebilseydi, bu kadar yakýnýma gelebilir miydi? Tutsaydý ayaklarý, adým atabilseydi meselâ, gönlümüze bu kadar teklifsiz girebilir miydi? Kaslarý o amansýz kýpýrtýsýzlýða doðru eriyor olmasaydý, kaçýp gider miydi yoksa bizim gibi? Çaðrýldýðý yerden uzakta mý gecelerdi avuçlarý? Beklendiði köþelerden ýraklara mý düþerdi sesi, nefesi? Kalkabilseydi tekerlekli sandalyesinden, terk eder miydi tercihe en lâyýk yerleri?
Köþesinde oturuyor Fatma. Buruk bir þiir gibi. Epeydir eski kapaklarý arasýnda mahcup bekleyen sahaf kitabý gibi. Dað baþýnda bir koyakta unutulmuþ bir göze sanki. Dupduru. Zayýf. Ama kaynýyor. Akýþýyor. Yolunu ancak garip aþýklarýn bildiði bir dað evi gibi. Sadece kuþlarýn bildiði adresinde. Oturuyor. Ýnsan aklýnýn varlýk üzerindeki duruþunu temsil edercesine…
Dini lüzumsuz bilgilere boðan, gereksiz ayrýntýlarla bulandýran, kul ile Rabbi arasýna çetrefilli cinnetler sokan, Kitab’ýn duruluðunu tuhaf tekniklerle bulandýrmaya yeltenen “çok bilmiþ”gillerin Fatma’nýn ümmiliðinden öðrenecekleri çok þey var… Utanmayý unutmamýþlarsa, benim gibi yüzlerini yerde saklayacaklarý kesin. Çok þey bilmenin o metal kabýný kýrýp kalplerine azýcýk nefes aldýrabilirlerse, göz yaþlarýnýn gecikmiþliðine yanacaklarý kesin.
Ýstanbul’u tarif ediyor Fatma… Bin bir zahmetle, sadece bir kerecik geldiði Ýstanbul’un kalbine ilk görüþte giren o: “Çok sýcaktý. Bir de nem vardý. Sanki terliyordu Ýstanbul. Tabii ya, içinde Eyyub Sultan yatýnca, Fatih’ler yatýnca, sen olsan sen de terlersin…”
Tarif edemediðim o ses o sabah çaðýrýnca, Berat (Demirci) hocamýn közlenmiþ mantarlý kahvaltýsýný bile gözden çýkarýp köyüne kadar vardýk. Annesi karþýladý kapýda. Hiç þaþýrmadý. “Biliyordum sürpriz yapacaðýnýzý.” dedi. O köþede, kitaplarý yaný baþýnda, mealiyle okuduðu Kur’ân’ý baþucunda karþýladý bizi Fatma. Nasýlsa bilemez de ben de araya nasihat sokuþtururum diye sorduðum sorulara verdiði karþýlýklar, benim ve dostlarýmýn dilini bir anda felç ediverdi. Sustuk ve aðladýk sadece. Konuþmaya mecalim olduðunda, Fatiha’dan açtým bahsi: “-‘Din’ ne demek Fatma?” “-‘Borç’ demek hocam.” “-‘Din günü’ peki?” “-Herkesin borçlu olduðu gün… Herkes borç içinde. Her an her þey her þeyden borç istiyor, borç alýyor. Herkes borçla var oluyor. Ödünç yaþýyor.” “-Öyleyse ‘Mâlik’ ne demek söyleyebiliriz artýk…” “-Kimseye borcu olmayan. Herkesin borç aldýðý. Herkesin varlýðýný ödünç aldýðý… Asýl Sahip.” “-Demek ki, kim kime ne veriyorsa hepsi O’ndan alýp da veriyor. Þu ‘borç günü’nde hepimiz her teþekkürü O’na borçluyuz. Yani… Elhamdülillah…”
Bütün þarkýlarý yarým býrakýyor Fatma’nýn sesinde saklý o yumuþacýk bilgelik. Sözlerin hemen hepsi kuru kalýyor içine doðru kanayarak büyüttüðü hikmet deryasýnýn yanýnda. O da bildiðimiz gençlerden iþte. Tek farký, yürüyememesi. Sadece 22 yaþýnda. Onlu yaþlarýndan bu yana giderek gücünü kaybeden kaslarýyla fiziksel olarak hýzla yaþlanmanýn dramýný yaþamýþ. Önce ayak uçlarýna basa basa da olsa yürümeler. Sonra dizlerinde zorlanmalar. Gençleþtikçe ihtiyarlama. Çaresiz oturup kalma. Yaþý ilerledikçe aczin arttýðý o ihtiyarlýk günlerini gencecik yaþýnda tamamlamak nasýl bir duygu olsa gerek?
Ayrýlýrken, tembihledim. “Sana gelen herkese her gün sadece bir ayet bir de hadis anlatacaksýn.” Ýtiraz etmedi. Fýrsat bulduðumda ben de alýyorum ayet ve hadis haberlerimi Fatma’dan. En son “Bugünkü ayetiniz Kevser Sûresinin hepsi olsun…” dedi. Fizik Tedavi seansýný bekliyordu. Araya tarif edemeyeceðim tatlýlýktaki o gülüþünü kattýktan sonra ekledi: “Benim Kevser’im annem! Ya sizinki?” Durdum sadece. Sustum. Göðsüme doðru iniveren soðuk hançeri bir yerinden yakalamaya çalýþtým. Nasýl gafletti bu? Onca yýl oku oku da, bir kere olsun “Sana Kevser’i verdik…”diyen Rabbinin sözünü üzerine alýnma… Neydi sahiden Kevser’im benim? Neydi?
Fatma’nýn ziyaretine birlikte gittiðimiz sevgili dostum Ahmet Bulut, Hilal TV’deki Namazla Diriliþ programýnda yayýna baðlayýnca en sýk gördüðü rüyayý anlattý Fatma. Program konuklarýný da seyircileri de gözyaþlarýna boðan rüyayý belki ben hiç göremeyeceðim: “Namaz kýlarken kýyama kalktýðýmý görüyorum hep. Uzun uzun kýyamda duruyorum. Namazý kýyamla kýlýnca kendini önce rükuda, sonra secdeye doðru küçülttükçe küçültüyorsun.. Öyle güzel oluyor ki… (O tatlý gülüþler giriyor araya yine.) Sanki Rabbim beni sevindirmek için rüyamda hep ayaða kaldýrýyor…”
Söz verdim. Ben de kýyamlarýmý uzun tutacaðým… Hem sadece kalýbýmý deðil kalbimi kýyama kaldýracaðým.

Senai Demirci


(gercektir ama hikaye oluyoruz yasananlarla )


Çevrimdışı ~AksA~

  • YöNeTiCi
  • TaLiP
  • *****
  • İleti: 444
  • Teþekkür 4
  • Edeb Ya Hû....
Fatma TATLI...Soyadý gibi tatli bir yüreðe sahip kiþi..
« Yanıtla #1 : 11 Eylül 2011, 17:04:16 »
Gözümün Nuru Namaz (FATMA TATLI)

Merak edenler icin...Izlemeye deger bir video...Söylenecekler söylenmis....
ALLAH yar ve yardimcimiz olsun...

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Fatma TATLI...Soyadý gibi tatli bir yüreðe sahip kiþi..
« Yanıtla #2 : 11 Eylül 2011, 17:54:53 »
ALLAH razý olsun Aksa kardeþim..ilk sevgili sayesinde izlemiþtim bu tatlý kardeþimi ve onun eþsiz namaz anlatýmýný...Namazý onun dilinden dinlemek gerçekten namazýn tadýný almamýza anlamamýza vesile..

Çevrimdışı Rusenim

  • MoR ZaMßaK
  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1080
  • Teþekkür 11
Fatma TATLI...Soyadý gibi tatli bir yüreðe sahip kiþi..
« Yanıtla #3 : 11 Eylül 2011, 17:55:27 »
Gözümün Nuru Namaz (FATMA TATLI)

Merak edenler icin...Izlemeye deger bir video...Söylenecekler söylenmis....
ALLAH yar ve yardimcimiz olsun...
:gul: :gul: