• 26 Mayıs 2020, 15:11:12

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Seyahatname  (Okunma sayısı 1256 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı dilerim

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 114
  • Teþekkür 3
Seyahatname
« : 11 Eylül 2011, 19:39:33 »
Evet! Yeterince teþvik aldýðýma göre bir yol açayým ardýmdan arkadaþlar da devam ederler inþALLAH.
Fransada yaþayan ablam izindeydi ikizlerin tekinin düðünü vardý yani benim yeðenin. Ýþin baþýndan baþlamamý garipsemeyin. Ben gezme özürlüyümdür. Yani böyle bir vesile hasýl olmasaydý zor giderdim ben Türkiye turuna.

Bizim kýz gide gide Denizlililere gitmeye kalkmaz mý? Denizlilerin nesi var diyeceksiniz. Yok birþeyleri tabi ama bizde kýzlar pek yabancýya gitmez. Ya akrabayýzdýr ya da memleketli. Demek ki dünya gerçekten küçülüyor, sözde deðil.
Gelin arabasýna bindik yola koyulduk dualarla. 8-10 saat arasý yolumuz var dediler. Normalde araba yolculuklarýný severim ama yaþlandýk iþte... Onca yol gözümde büyüdü. Hiç tanýmadýðým insanlarla üstelikte sýnýrlarýmýzý muhafaza etmemiz yereken namahrem kardeþlerimizle yolculuk ediyoruz.
Avrupada büyümek baþka tabi, onbir yýl mecburu eðitim süresince çocuðunuzda ne ar damarý kalýyor ne gelenek baðý, yarým buçuk iman da nefsin heyheyleri üstündeyken akýl baþa çýkamadan daha...
Gelin kýz benmiþim gibi yoldayýz. Yola çýktýktan yarým saat sonra bir mescide uðradýk kýzýmýzýn gelinliðini çýkardýk rahat yolculuk etsin diye. Dað dere tepe aþýyoruz. Þöförümüz uykulu. Gece boyunca Ýstanbul'a gelmiþler, sabah hiç uyumadan geri Denizli'ye dönüyoruz. Ablam azýðýmýza ayran koymuþtu çýkardým ikram edeyim dedim. Þöföre de vermezler mi? "Olmaz, söföre ayran yasak uyku getirir!" dedim. Ne yapayým adamcaðýz ne kasis dinliyor ne þerit, yoldayýz ya yoldan çýkmýyoruz ya yeter.
Sözüm geçmedi. Ýçti þöför ayraný. Ne edeyim? Baktým olacak gibi deðil okumaya devam. Nursi hazretlerinin besmele þerhini tefekkür ede ede daðdan taþtan, yoldan izden dostluk talep ede ede okuyorum.
Dosttan öte! Ýþte þu yol asvaltýndaki ziftte bile benden bir parça yok mu? Þu dað þu taþ, þu aðaçlar þu bitkiler benim öz be öz kardeþim deðil mi? Benim varlýðýmýn terkibi de onlarýn varlýðýnýn trkibinden deðil mi? Ben de bir fazlalýk var o da ruhum ve o ruhumun ihtiva ettiði kuvveler.
Mp3 'ümü açtým taktým kulaklýklarýmý kulaðýma býraktým kendimi Mesnevi sohbetlerine. Ama Fatih kardeþimiz de ne güzel muhabbetli anlatýr! Eðer dinlememiþseniz mutlaka dinlemelisiniz!
Bu ne biçim seyahatname diyeceksiniz þimdi. Ýstiyorum ki okurken O minibüsün içinde benimleymiþ gibi birlikte yaþayalým o anlarý. Benimle korkun yolun kasvetinden, benimle sýðýnýn Rabbimize, benimle kardeþ edinin taþý topraðý nebatatý...
Benimle dinleyin Fatih hocayý. "Ben olda anla!" demiþ hazreti mevlana. Saat dörde geldi biz hala sabah kahvaltýsý ile yolculuktayýz. Yolda bir çay bahçesine uðradýk. Ýþte bu çay bahçesi tasvirini daha tafsilatlý yapmam lazým.
Arkasý yarýn...
« Son Düzenleme: 12 Eylül 2011, 17:19:28 Gönderen: dilerim »
Bana dua Eder misiniz?

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Seyahatname
« Yanıtla #1 : 12 Eylül 2011, 01:14:40 »
Uzun seyahatleri severim..tabi ne için , kim için yola çýktýðýnda önemli ..geçen sene Ankara yolculuðum olmuþtu..o zamandan beri þehirler arasý yolculuk yapmadým..O yüzden sizinle bi Denizli seyahati bana uyar..:)



Çevrimdışı dilerim

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 114
  • Teþekkür 3
Seyahatname
« Yanıtla #2 : 12 Eylül 2011, 02:30:04 »
Keskin bir virajýn oyuðunda dik bir tepenin eteðine konumlanmýþ çay bahçesine geldiðimizde nihayet açlýðýmýzý ve susuzluðumuzu gidereceðiz diye düþünmüþtüm.

Ormanýn içinde haritanýn bile göstermediði bir tali yoldaydýk. Þoförümüz kestirme yollardan gidiyormuþ. Bu yolda bir tane bile yol iþareti göremedim dolayýsýyla bu çay bahçesinin coðrafi konumunu anlatacak malumatým yok. Zaten bilmek de istemezsiniz. Yýkýntý bir eski evden alýndýðý aþikâr olan eski kapý pencere ve tarla çitleri ile düzenlenmiþ çay bahçesinde iki kadýn bir erkek çocuk ve otuz yaþlarýnda gözüken bir delikanlý çalýþýyordu.
Çay ocaðýnýn bulunduðu derme çatma barakada anne olduðunu tahmin ettiðim kadýn gözleme piþiriyordu. Dýþarýya konulmuþ kirli masalarda iki üç kiþi çay içiyor gözleme yiyordu.

Þoförümüz, yeðenimin kaynatasý, damat ve damadýn kardeþi bizden uzak bir masaya oturdular. Kadýnlar da tam çay ocaðýnýn önündeki masaya oturduk. Masamýz kir pas içinde. Çantamdan bir selpak çýkarýp dirseklerimi dayamak istediðim kýsmý sildim. Zira arabanýn açýk camýndan üzerime gelen cereyan boyun fýtýðýmý kasmýþ kafamý taþýyamaz hale gelmiþtim. Kafamýn aðýrlýðýný azýcýk direklerime aktarmak istemiþtim. Üzerinde okul pantolonu ki okullar tatil olduðu halde ve üstünde de kirden hangi renk olduðu anlaþýlamayan bir atlet olan on on bir yaþlarýnda bir erkek çocuk masalarý dolaþýyordu. Bizim erkeklerin masasýna da gitti ama bize uðramadý. Bizim yanýmýzdaki delikanlýnýn masasýna uðradý ona bir çay getirdi.

Tezgâhtaki teyzem habire gözleme piþiriyor, erkeler çaylarýný yudumluyor, midem kazým kazým kazýnýyor, bir yandan da etrafýn harabeliðini ve bu itinasýzlýðýn insani mazeretlerini nefsime izah ediyor, etrafta ruhumu teskin edecek güzellik görmeye çalýþýyorum. Az ileride boynu bükük, adeta bakýmsýzlýðýný þikâyet eden söðüt aðacýnýn altýnda bir oluktan akan kaynak suyunu gördüm. Bu çay bahçesinin burada olma vesilesi bu çeþmecik olmalý. Masadan kalkýp çeþmenin baþýna gittim. Elimi yüzümü yýkadým ama içmeye korktum. Ýçersem açlýðým depreþir midem daha kötü kazýnýr.

Söðüt aðacýnýn arkasýna çekilip birazcýk yalnýzlýk yudumlamaya çalýþtým. Ormandan gelen kuþ seslerini dinledim. Barakanýn tarafýna hiç bakmýyorum ama yine de gözlemelerin piþiriliþini gözüme iliþti. Baþörtüsünü kulaklarýnýn arkasýna sýkýþtýrmýþ teyze hem ocaðýn sýcaðýndan hem de iþleri yetiþtirme telaþýndan elleri bir birine dolanýyor. Zaten bu mekânda telaþede olan bir o var. Çaycý delikanlý habire telefonla konuþuyor, okul çocuðu masalara çay dolduran ablasýyla dalaþýyor, ablasýna ne yapmýþsa ablasý onu elinde sopa kovalýyor.

Bizim yol arkadaþlarýmýzdan çýt çýkmýyor. Masanýn baþýna geldim: “Burada ne yapýyoruz?” diye sordum kaynanaya. "Yemek yiyeceðiz galiba" dedi. O da bilmiyor herhalde. “Azýklarýmýzý çýkarýp yiyelim o zaman” dedim. “Burada yasak” dedi ve erkeklerin masasýna gitti.
Edepli olmaya karar verdim. Susuyorum. Ufaklýk bize birer çay getirdi. Çayýn üzerindeki yað tabakasýný çay kaþýðý ile alýp bir yudum aldým. Çaydan baþka her þeye benziyor. Ýçemedim. Bir yandan da nefsimle kavgadayým “Kabalýk etme iç! Çokbilmiþ seni!” diye çekiþiyorum ama beni dinlemiyor. Diðerlerinin de içmediklerini görünce rahatladým.
Çaylar bizimkileri tetikledi. “Gidiyoruz” dediler.

Arabamýza doluþup düþtük yollara. Konaklayacak yer arýyoruz. Ablamýn hazýrladýðý azýklarý yiyeceðim. Bir buçuk saat gittikten sonra müsait bir yer bulduk. Meðer arabada piknik tüpü de varmýþ. Erkekler su almaya gitti biz yiyecekleri hazýrladýk saat altýda öðlen yemeðimizi yedik. Elhamdülillah!
Bana dua Eder misiniz?

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Seyahatname
« Yanıtla #3 : 12 Eylül 2011, 16:23:01 »
Güzel mekan kötü servis..
Ýþimizi baþtansaðma yapýyoruz...
Ýbadetlerimiz ve inancýmýzda dahi itinalý olmadýðýmýz için hayatýmýz baþtansaðma..

Çevrimdışı Rusenim

  • MoR ZaMßaK
  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1080
  • Teþekkür 11
Seyahatname
« Yanıtla #4 : 12 Eylül 2011, 16:28:54 »
Roman yazýlacak türden bir paylaþýmdý teþekkürler... : )  :gul:

Çevrimdışı dilerim

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 114
  • Teþekkür 3
Seyahatname
« Yanıtla #5 : 12 Eylül 2011, 17:15:18 »
Roman yazýlacak türden bir paylaþýmdý teþekkürler... : )  :gul:

Ben teþekkür ederim!
Daha dur bir günü bile bitirmedim bu gezi kýrk gün , beþ vilayet sürdü... :cooll:
Bana dua Eder misiniz?

Çevrimdışı Rusenim

  • MoR ZaMßaK
  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1080
  • Teþekkür 11
Seyahatname
« Yanıtla #6 : 12 Eylül 2011, 17:20:41 »
Ben teþekkür ederim!
Daha dur bir günü bile bitirmedim bu gezi kýrk gün , beþ vilayet sürdü... :cooll:

Merak ve sabýrsýzlýkla bekliyorum namelerinizi ))  :gul:

Çevrimdışı dilerim

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 114
  • Teþekkür 3
Seyahatname
« Yanıtla #7 : 08 Ekim 2011, 12:05:21 »
Karnýmýz doyunca yolculuk biraz olsun katlanýlýr hale geldi benim için. Kulaklýklarý kulaðýma takýp, gözlerimi kapatarak kendimi mesnevi sohbetlerinde harman etmeye ara vererek, geçtiðimiz yollara ve batmaya hazýrlanan güneþin kýzýllaþmaya baþlayan yorgun ýþýklarýný, tabiatýn üzerine seriþini izleyerek içime dolan hayranlýk duygularýna þükrediyorum. Bir yandan da her güzelliðe kör bakmayý alýþkanlýk edinmiþ nefsin hallerini tefekkür ediyorum içimde. Yine amansýz bir mücadele içindeyiz bu aralar. O kan kaybediyor. O ve ben, iki ayrý mahluk gibiyiz. Denizde boðulan birini kurtaran adamýn, kurtarmaya çalýþtýðý insan tarafýndan hareketlerinin engellenip birlikte boðulmaya çekilecek olan, can kurtaranýn bilgeliði ile sýrtýna bir darbe vurup kýyýya çekmeliyim onu. Yoksa beni de boðacak. Onu selamete, sahile çekip kendine gelmesini bekliyorum ümitle...

 Yol boyunca yol çalýþmalarý var. Memlekette kalkýnma seferberliði var, týpký rüyamda gördüðüm gibi. Seferberlik ilan etmiþ Baþbakan. Herkese görevler verirmiþ, bana da bir kitabý Almancadan Türkçeye tercüme etmem için veriyor. Madem görevim tercümanlýk; almancamý ilerletmeliyim. Yaþým elliye dayanmýþ! Ne olmuþ? Elli yaþýna dayanýnca ne etmeli? Çekilip bir kenara dizlerinin aðrýsýyla, yüreðinin yorgunluðu ile, sarkan etlerine, aklaþan seyrelen saçlarýna, feri azalan gözlerine, ziyaretlerini ihmal eden evlatlarýna mý sýzlanmalý? Ya da geçmiþin kirli bohçalarýný ikide bir çözüp ayný acýlarý tazeleyerek aðýtlar mý yakmalý?
Hayýr! Elli yaþýnda da, altmýþ yaþýnda da ömrü ne kadarsa iþte insan her gün yenilenmeli, mevcuda-týna bahþedilmiþ kesintisiz yaradýlýþý idrak ederek her gün yeni bir hayata baþladýðýnýn þuurunda olmalý. Her gecenin ardýnda bir sabaha doðacaðýný unutmamalý. Ebed yolcusu olduðunun bilincinde olan insan için, ellinin yüzün ne anlamý var?
Kan kaybediyor nefsim... can çekiþiyor...onun için durmadan saða sola saldýrýyor, onun için gördüðü her olumsuzluktan beslenmeye çalýþýyor.

Arabamýz inþa halindeki hiç bilmediði yollardan, hiç bilmediðim istikametine doðru ilerlerken, batmaya durmuþ güneþ tabiata karanlýðýn nimetlerini tatmasý için istirahat çaðrýsý yaparken ben benimle hasbihalde, yol arkadaþlarým uyuk lamada ilerliyoruz.
Bir buçuk saat yolumuz kaldýðýný söylüyor þoförümüz lakin arabada bir problem var. Ýnip inip bizi bir tamirhaneye kadar ulaþtýrýp ulaþtýramayacaðýný kontrol ediyorlar. Arýza nedir bilmiyorum. Elimden bir þey gelmeyeceði için bakmýyorum da. Her þeyi bilip, gören Rabbime sýðýnýyorum. Kaderde bu dað baþýnda bir dereye, bir uçuruma yuvarlanmak varsa, kim mani olabilir?
Hava iyice karardýðýnda ýssýz bir dað baþýnda bir tamirhane bulduk. Galiba varacaðýmýz yerden bir iki ilçe daha gerideyiz. Karanlýktan pek bir þey seçilmiyor zaten. Arabanýn tamiri bir saat kadar sürdü. Bu zamaný tamirhanenin dýþýnda taþlarýn üzerine oturarak geçirdik. Adamlar içeride çay içiyorlar. "Bari abdest alýp namaz kýlacak bir yer gösterseydiler bize" dedim kaynanaya. "Az kaldý evde hallederiz" dedi kaynana.
O az kaldý dedikten iki saat sonra eve vardýk. Yorgunluktan olduðum yere sýzýp kalabilirim. Saat on iki olmuþ. Fakat evde bizi bir süpriz bekliyordu.
Evin içi insan dolu! Gecenin bu saatinde üþenmeden bizi beklemiþler. Ben ne edeyim? Onlarýn tarafýndan bakmaya çalýþýyorum ama beceremiyorum. Yoldan gelen insanlar yorgun olur, abdest almak ister, duþ almak ister, uzanmak ister deðil mi? Bunlar da onlarla bir an önce tanýþmak isteyeceðimizi varsaymýþlar. Gecenin bu saatine kadar evde bizi beklemiþler. Yüz metrekare civarýnda bir köy evi elli altmýþ kiþi içeride, erkeler de evin önündeler. Dört beþ tane sofra kuruldu. Buyurun yemeðe...
Denizlilerde adetmiþ, düðün evinde bir hafta boyunca yemekler piþirilir bütün köylü günde üç öðün davetliymiþ yemeðe.
Bizi on kiþinin oturduðu, her çeþit yemeðin, bir tabaktan ekmek bandýrarak yenildiði sofraya oturttular. Bir tabaða on el giriyor, becer de ye!
Al sana nefs terbiyesi! Kibirle mi savaþmak istersiniz buyurun bu sofrada yüzünüzü kýrýþtýrmadan, etrafýnýza tebessümler göndererek yemek yiyin.
Kimsenin gönlünü incitmemek için kendi nefsinizi incitmeniz gerekiyor. Kýrk yýllýk ahbaplar gibi yedik yemeklerimizi. Yadýrgadýðýmýz hiç bir þeyi dýþarýya yansýtmamak için öylesine çaba harcadým ki, ertesi günler kaynana bana : "Sen bizdensin, oðlan evindensin" bile diyebildi. Çok þükür!
Bana dua Eder misiniz?

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Seyahatname
« Yanıtla #8 : 08 Ekim 2011, 18:34:25 »
Yolculuk içinde yolculuk..biri geçici diðeri hayat boyu baki..
bence güzel bir yolculuk..Tamam zor zorolmasýna ama verimli..Mekanlar, insanlar, adetler...:)


Çevrimdışı dilerim

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 114
  • Teþekkür 3
Seyahatname
« Yanıtla #9 : 19 Nisan 2013, 14:19:12 »
O benim yolculuklarým... :acemi_ofr:

Biri bitmeden biri baþlar, içimdeki seyyah bulunduðu her yeri, konaklama mekaný addederek bir gün göç edeceði zamaný gözler. "Bu da bitecek! Muhakkak geçecek... Öyleyse ne kadar zor olabilir ki...
Bana dua Eder misiniz?