• 28 Şubat 2020, 12:19:24

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Kendini Tesettürlü mü Zannediyorsun ?  (Okunma sayısı 460 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kendini Tesettürlü mü Zannediyorsun ?
« : 16 Eylül 2011, 07:25:40 »
Kendini Tesettürlü mü Zannediyorsun ?



Tesettür sadece saçlarýmýzý örtmek deðildir vücud hatlarýný belli eden bir kýyafetle dýþarýya çýkmanýn tesettür olmadýðýný bilmeyen kardeþlerimizi ikaz etmek için yayýnlama gereði hissettik...

Müslüman kadýnýn giyim þekli nasýl olmalýdýr ?


Müslüman kadýnýn giyiminde esas mesele, tesettürü saðlamasýdýr. Eli ve yüzü dýþýnda bütün vücudunu örtmesi, açýk kalmamasýdýr.

Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olmasý için de

Altýný göstermeyecek þekilde KALIN

Avret yerlerini örtecek kadar UZUN

Vücut hatlarýný belli etmeyecek derecede BOL olmalýdýr.

Bunun için altýný gösterecek þekilde ÝNCE ve ÞEFFAF ,avret yerlerini örtmeyecek derecede KISA olan, DAR bir elbise ile örtünme gerçekleþmiþ olmaz.

Kadýnlarýn yüzleri ile ellerinden baþka bütün bedenleri avrettir. Yüzleri ile elleri namazda ve namaz dýþýnda fitne korkusu olmadýkça avret deðildir. Ayaklarýnýn avret olup olmamasý ihtilaflýdýr. Sahih kabul edilen görüþe göre kadýnlarýn ayaklarý da avret deðildir. Diðer bir görüþe göre namazda kadýnýn ayaklarý avret sayýlmazsa da namaz dýþýnda avret yeri sayýlýr. Bu ihtilaftan kurtulmak için ayaklarýný örtmeleri iyi olur.

Sahih olan görüþe göre kadýnlarýn kollarý kulaklarý ve salýverilmiþ saçlarý da avrettir.

Bu meseleye esas teþkil eden hadis-i þeriflerin meali þöyledir:

Hz. Âiþe'nin rivayetine göre, kýz kardeþi Hz. Esma bir gün Peygamberimizin huzuruna gitti. Üzerinde altýný gösterecek þekilde ince bir elbise bulunuyordu. Resulullah (a.s.m.) onu görünce yüzünü çevirdi ve þöyle buyurdu: "Ya Esma, bir kadýn buluð çaðýna erince—yüzünü ve ellerini göstererek—bunlardan baþka bir tarafýnýn görünmesi sahih olmaz."
(Ebû Dâvud, Libas 31)

Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.} tarafýndan bir rivayette Peygamberimiz, giyindiði halde açýk olan, yani ince ve þeffaf elbise ile dolaþan kadýnlarýn Cehennemlik olduklarýný, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarýný bildirirler.
(Müslim, Libas,125)

Alkame bin Ebi Alkame annesinin þöyle dediðini rivayet eder:

"Abdurrahman'ýn kýzý Hafsa'nýn baþýnda, saçýný gösterecek þekilde ince bir baþörtüsü olduðu halde Hz. Âiþe'nin huzuruna girdi. Hz. Âiþe baþýndan örtüsünü alarak ikiye katladý, kalýnlaþtýrdý. (Muvatta', Libas:4)

Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi þeffaf olmasa da, giyindiði zaman altýný iyice belli eden elbisenin kadýnlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuþtur.
(Beyhaki, Sünen, 2/235)

Ýmam Serahsî bu nakilden sonra, kadýnýn giydiði elbise çok ince de olsa yine ayný hükmü taþýr, þeklinde bir açýklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiði halde açýk" olan mealindeki hadisi kaydeder ve þöyle der: "Bu çeþit bir elbise þebeke (að) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancý erkeklerin bu þekilde giyinmiþ bir kadýna bakmasý helâl olmaz."
(el-Mebsût, 10/155)

Elbisenin þeffaf olmasýndaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dýþarýdan bakýldýðý zaman elbisenin altýndan insanýn teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalýn da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleþmiþ olmaz. Bu mesele Halebî-i Saðir'de þöyle belirtilir:
"Elbise altýný, tenin rengini belli edecek þekilde ince olursa, bununla avret yeri örtülmüþ olmaz. Fakat kalýn olsa da, uzva yapýþsa ve uzvun þeklini alsa (uzvun þekli görünür hale gelse), bu durumda örtünme hasýl olduðu için men edilmemesi gerekir, namaz caiz olur.
(Halebî-i Saðýr, s.141)

Mesele diðer mezheplerde de ayný þekilde ifade edilir.

Mâliki mezhebinin görüþü þöyledir:

Elbise þeffaf olur, cildin rengini hemen belli ederse, bununla örtünme olmaz. Bu þekilde kýlýnan namazýn mutlaka iade edilmesi gerekir. Ýnce ve dar olduðu için azanýn þeklini belli eden elbiseyi giymek de mekruhtur. Çünkü bu bir þahsiyetsizlik sayýlýr ve selef ulemasýnýn giyim tarzýna muhalif hareket edilmiþ olunur.
(Menânü'l-Celü, 1/156)

Hanbelî mezhebinin görüþü ise þu þekildedir:

Vacip olan örtünme, cildin rengini belli etmeyecek þekildeki örtünmedir. Eðer giyilen elbise cildin rengini belli edecek tarzda ince olur da bedenin beyazlýk ve kýrmýzýlýðý görünürse namaz caiz olmaz. Çünkü bununla örtünme gerçekleþmiþ olmaz. Þayet rengini örter de, hacmini belli ederse namaz caiz olur. Çünkü örtü kalýn da olsa bundan kaçýnmak mümkün deðildir.
(Ýbni Kudâme. el-Muðnî, 1/337)

Þafiî mezhebinin görüþü ise þöyledir:

Vacip olan, cildin rengini belli etmeyecek elbiseleri giyinmektir. Ýnceliðinden dolayý cildin rengini belli eden bir elbiseyi giymek caiz olmaz. Çünkü böyle bir elbise ile tesettür gerçekleþmiþ olmaz. Yani, inceliðinden dolayý cildin beyazlýðýný veya siyahlýðýný gösteren elbise tesettür için kâfi gelmez. Yine, elbise kalýn olsa da, dokunuþu itibariyle altýndan avret yerlerinin bir kýsmýný gösterse yine yeterli þekilde örtünme saðlanmamýþ olur. Diz kapaklarý ve uyluklar gibi bedenin incelik ve kalýnlýðýný belli eden bir elbise ile kýlýnan namaz sahihtir, çünkü tesettür saðlanmýþ demektir. Fakat azalarý belli etmeyecek þekilde bir örtü kullanmak müstehaptýr.
(el-Mecmû, 3/170-172)

Bütün bu nakillerden þöyle bir neticeye varmak mümkündür:

Kadýnýn kendine nikah düþen erkeklerin yanýnda giymiþ olduðu tenin rengini belli edecek ve gösterecek þekilde ince ise bununla örtünme gerçekleþmiþ olmayacaðýndan giyilmesi caiz olmaz. Bu giyecek, bir elbise, gömlek ve etek olduðu gibi, baþörtüsü ve çorap da olabilir.

Buna göre tesettürün dinen makbul olabilmesi için bazý þartlarý vardýr, onlara dikkat etmek gerekir:

Elbisenin vücudu gösterecek tarzda ince olmamasý,

Nazar-ý dikkati çekecek kadar süslü ve renkli olmamasý,

Vücudun hatlarýný gösterecek þekilde dar olmamasý gerekir.

Vücudun azalarýný iyice belli edecek þekilde giyilen dar pantolon ve dar gömlekle namaz sahih olsa da, bakanlarýn dikkatini çekip tahrik edeceðinden dinen helal olmaz. Merhum Ýbn-i Âbidin de eserinde bu hususa iþaret etmektedir. (Reddü'l-Muhtar, 5/238)

Diðer taraftan kadýnlar gerekli örtüyü saðlamak zorunda olduklarý gibi, erkeklerin dikkatini çekecek bakýþlardan, konuþmalardan ve yürüyüþ tarzýndan da sakýnmalarý gerekir:

"Mümin kadýnlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.

Görünen kýsýmlarý müstesna olmak üzere, zinetlerini teþhir etmesinler.

Baþ örtülerini, yakalarýnýn üzerine (kadar) örtsünler.

Kocalarý, babalarý, kocalarýnýn babalarý, kendi oðullarý, kocalarýnýn oðullarý, erkek kardeþleri, erkek kardeþlerinin oðullarý, kýz kardeþlerinin oðullarý, kendi kadýnlarý (mümin kadýnlar), ellerinin altýnda bulunan (köleleri), erkeklerden, kadýna ihtiyacý kalmamýþ (cinsî güçten düþmüþ) hizmetçiler, yahut henüz kadýnlarýn gizli kadýnlýk hususiyetlerinin farkýnda olmayan çocuklardan baþkasýna zinetlerini göstermesinler.

Gizlemekte olduklarý zinetleri anlaþýlsýn diye, ayaklarýný yere vurmasýnlar.

Ey müminler! Hep birden ALLAH'a tevbe ediniz ki, kurtuluþa eresiniz."

(Nur Suresi 31)

Ýþte hür kadýnlarýn, bu istisna edilmiþ kimselerden baþkasýna zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmalarý ve güzel geçimleri noktasýndan gayet önemli olduðu gibi, yabancý erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasýndan da çok önemlidir. Özellikle bu noktayý da düþündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve þumülünü bir daha hatýrlatmak üzere, yürüyüþ tavýrlarýnýn bile düzeltilmesi için buyuruluyor ki: gizlemekte olduklarý zinetleri anlaþýlsýn diye ayaklarýný yere vurmasýnlar, yani baþtan ayaða örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürüsünler.

Örtüp gizledikleri sunî veya doðal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatýp ayak çalmasýnlar, çapkýn yürüyüþle dikkat nazarlarý çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, þüphe uyandýrýr. Fakat unutulmamasý gerekir ki, kadýnýn bu konuda baþarýsý daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanlarýn gayreti ve özeni ile de ilgili olarak, bunlar da ALLAH'ýn yardýmý ile ayakta durabilir. Onun için bu noktada Resulullah (s.a.v) den bütün müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadýnlarý da içine alacak bir þekilde buyuruluyor ki:

Ve ey müminler! Hep birden ALLAH'a tevbe ediniz ki kurtuluþa eresiniz.

Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluþ ümid olunmaz, toplumun bozukluðu da kadýnlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarýndandýr. Bundan dolayý baþta erkekler olmak üzere erkek diþi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarýndan tevbe ile ALLAH'a dönüp ALLAH'ýn yardýmýna sýðýnýp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluþa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluþu bakýmýndan iþ sahipleri ve ilgili þahýslar þu emirlere de özen göstermelidir.
(Elmalýlý, Tefsir)

Mehmet Paksu


Cenan

  • Ziyaretçi
Kendini Tesettürlü mü Zannediyorsun ?
« Yanıtla #1 : 16 Eylül 2011, 09:54:53 »
ALLAH razý olsun.

Gel görki ne kadar anlatsanýzda nefisleri kabul etmiyor. :(

Çevrimdışı melal

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 202
  • Teþekkür 12
Kendini Tesettürlü mü Zannediyorsun ?
« Yanıtla #2 : 16 Eylül 2011, 11:09:38 »


Elhamdülillah...

sevdirdi ve nasibetti...

Çevrimdışı Cecenyam

  • غرف خاصة
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 226
  • Teþekkür 2
  • Sabýr, savaþ, zafer... Adým Müslüman
Kendini Tesettürlü mü Zannediyorsun ?
« Yanıtla #3 : 16 Eylül 2011, 18:14:54 »
Ne bekliyorsunuz bu özenti nesilden? Nene Hatun gibi sahip çýkmasýný mý?
Bu özentilik olduðu ve Ýslam'dan her geçen gün kayýldýðý vazgeçildiði sürede bu insanlara anlatsan da onlar "örtülü çýplak" olarak kalacaklardýr maalesef...

ALLAH hepimizi affetsin...