• 21 Şubat 2020, 07:18:29

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: EyvALLAH  (Okunma sayısı 619 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
EyvALLAH
« : 12 Ekim 2011, 16:36:24 »

"Bize ne ýrs-ý peder ne servet ü ne câh kalmýþtýr.
Þuur-i hikmete karþý bir eyvALLAH kalmýþtýr."
Sultan Veled


Komþularý, Dilber Kadýn'a yanýp kül olan evi ve bahçesi için "Geçmiþ olsun!" derler. Bunu söylerken farklý bir üzüntü içindedirler; zîrâ bu nezâket âbidesi, fakirlerin hâmîsi kadýncaðýzýn dünya mameleki adýna her þeyi dakikalar içinde yanýp kül olmuþtur. Üsküdar yokuþunu çýkan bu þefkat âbidesi kadýn, kendisini derin bir teessürle teskin etmeye çalýþan dostlarýna bir mü'mine kadýndan beklenen cevabý verir. Kollarýný Mevlevî derviþlerinin semâdan önceki hâlleri gibi boynuna çapraz hâle getirir ve gözlerini yukarýya çevirir ve Arnavut þivesiyle; "O (celle celâlühü) verdi. O (celle celâlühü) aldý. EYVALLAH!.." der. Bu hâdiseyi ekranlarda anlatan zât þunu da ilâve etmiþti: "Seksen yýldýr bu anlayýþta insanlar yetiþtiremedik."

Arapçada "Ey-v-ALLAH", yahut da onun kýsaltýlmýþý "eyvah", "Evet, ALLAH'a yemin olsun ki" mânâlarýna gelen bir kelime. Ancak bu kelime Türkçeye geçerken, mânâ kaymasýna uðramýþ ve bazý yan mânâlar kazanmýþ. Kelimenin Türkçedeki mânâlarý, Arapçada bulunmamaktadýr. Bu kelime Türkçemizde bir yönüyle derin bir iman ve teslimiyeti ifade eder. EyvALLAH: Yunus Emre'mizin:

"Bu yol uzundur
Menzili çoktur
Geçidi yoktur
Derin sular var."


dediði, içinde mânevî yolculuðumuzu da yaþadýðýmýz hayat denizinin dev dalgalarýna karþý kurtarýcý bir limandýr. "EyvALLAH" bir kelimeden çok öte bir servet. "EyvALLAH þuuru", mânevî yaralarýmýzý kuþatan bir tiryak, ruha gýda, cânâ þifâ bir týlsým...

Ýlk defa çocuðuyla psikologa giden bir arkadaþýmýn yaþadýðý sýkýntýya þahit olmuþ, yaþadýðý sýkýntýlarý, tereddütleri âdeta onunla birlikte yaþamýþtým. Oysa günümüzde özellikle çocuklarýn ergenlik dönemlerinde bu tür danýþmanlara ihtiyaçlarý neredeyse bir zaruret hâlini almýþ durumda. Gerçi insanýn hayat yolunda þaþmaz kýlavuzlara ihtiyacý belli bir dönemle sýnýrlý kalmýyor. Hayat geliþme dönemlerinden sonra daha aðýr yüküyle bin bir türlü meþakkatiyle insanýn omuzlarýna yüklenirken, ruh bu aðýr yük altýnda nefesleneceði, gücünü tazeleyeceði menfezler arýyor. Kur'ân'ý gönderen yüceler yücesi Yaratýcý; "Ýnsan baþýboþ býrakýlacaðýný mý zannediyor?" âyetiyle insanýn sýnanacaðýný ve onun insan-ý kâmil olma yolunda Ýlâhî imtihanlardan geçeceðini anlatýr. Mevlâna Hazretleri, insanýn kemâl yolculuðunu, kazanda kývama gelmesi için saatlerce kaynatýlan nohut misâliyle açýklar. Ýnsan kendisine faydalý olmasý için bir yiyeceði nasýl sabýrla, saatlerce piþiriyorsa, kendisi de yaþadýðý sýkýntýlarda isyan ve su-i edep dolu sözler yerine her hâle "eyvALLAH" edene kadar yolculuðuna devam edecek, her menzilde ayrý bir hikmet kapýsýndan içeri girecektir. Üç defa iflâs edip tekrar baþarýlý olan bir iþ adamý; en zor saðlýk þartlarýnda dahi Yaratýcý'sýna þükreden ve gülümsemesini hiç ihmal etmeyen, hayata tutunmuþ çevresine faydalý insanlar; çok zor maddî þartlar içinde geçen yýllarýnda bir kere olsun þikâyet kapýsýný aralamayan, aðzýndan boþ sözler dökülmeyen edep ve iman insanlarý... Bu insanlarýn ruh haritasýný Ýstanbul'umuzun mânevî mimarlarýndan Azîz Mahmud Hüdaî Hazretleri ne güzel çizer:

"Kim ki ezel dedi: 'belâ'
Andan ýrak oldu belâ"


Ömrümüzü güzel görüp güzel düþünen ve hayatýndan maddî-mânevî lezzet alanlardan kýlmak için, hayatýn gayesini; bunun için de hayatý var eden Hayy-ý Kayyum'u bilmemiz, tanýmamýz gerekir. "Dünya hem bir imtihan meydaný hem de bir oyun ve oyalanmadýr." Varlýðý Var Eden'i bulanlar bu oyun ve oyalanmada "ne ýrs-ý pederle ve ne de servet ü câhla" tatmin olurlar. Þuur u hikmetle gözleri açýlanlar, bu oyuncaklara aldanmazlar;

"Ne mülk-i mal bana verse çarh memnunem
Ne mülk-i maldan âzâde etse mahzune."

der ve gözlerini rýza makamýna dikerler.

Rýza makamýna göz dikip Hak'tan gelen her hâdiseye "Kahrýn da hoþ lûtfun da hoþ!" demek ve diðer ifadesiyle kadere "eyvALLAH" etmek herkese nasip olmuyor. Hattâ "EyvALLAH makamý", Hak'tan gelenlere gönülden "eyvALLAH" etme, çok az insana nasip olan bir mânevî makamdýr, meziyettir. Þâyet böyle olmasaydý, çaðýn hastalýðý stres, asýrlardýr Müslüman olan bizim toplumumuzda da insanlarý bu kadar muzdarip etmeyecek, insanlar psikiyatristlerin kapýlarýnda sýra beklemeyeceklerdi.

Evet, fýtratýmýzdan gelen sevme hissiyle var olan her þeyle kalbimiz alâkadar oluyor ve sevdiðimiz her varlýða bir ebedîlik, bir sonsuzluk tahayyülüyle baðlanýp kalýyoruz. Oysa hayat, bir rüya gibi, her þey fânî, bunun verdiði ýstýrap bizi yakýp kavuruyor. Her lezzet sonunda bize fânîlik mührünü gösterirken elimiz her isteðimize de ulaþamýyor. Hayat rüyamýz her zaman irademizin gayretlerimizin yönünde þekillenmiyor. Cüz'i iradesiyle küllî isteklerine elini uzatamayan insan ruhu, "of"larla dertlenmelerle ve bazen de kaderi tenkit eden boþ sözlerle derdine dert katýyor. Bu durumumuzu ve bu zaafýmýzý asrýn mânevî hastalýklarýna imân televvünlü reçeteler sunan Bediüzzaman (ks) meâlen þöyle ifade ediyor:

"Aziz kardeþim bil ki! Nefis dâima ýzdýraplar, acýlar ve bunalýmlar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaþmýyor. Kaderin hükmüne râzý olmuyor. Hâlbuki güneþin doðuþu ve batýþý belirli ve kesin olduðu gibi, insanýn da bu dünyada doðumu ve ölümü ve geleceði, kader kalemi ile alnýnda yazýlýdýr. Ýsterse baþýný taþa vursun ki, o yazýlarý silsin; fakat baþý kýrýlýr, yazýlara bir þey olmaz!.. Ve muhakkak bilsin ki: Gökyüzünün ve yeryüzünün dýþýna kaçýp kurtulamayan insan, her þeyin Yaratýcý'sýnýn takdirine ve terbiyesine gönülden razý olmalýdýr.

Evet, irademizin üstünde bir irade-i küllî olduðunu bilmeden ve O'nun her iþinin ya bizatihî veya netice itibarýyla hayýr olduðunu anlamadan geçen "eyvALLAH"tan uzak her hâlimiz, sonunda bize yeni dertlerin kapýsýný aralar... Mevzua baþka bir açýdan bakýp soralým: Bu düþüncenin ötesinde insana "Kader diye bir þey yoktur, insan kendi kaderinin mimarýdýr!" diye fýsýldayan zihniyet ve anlayýþ dünden bugüne insanoðluna müspet mânâda ne vermiþtir?

Günümüzün geliþmiþ toplumlarýnda alkol ve uyuþturucunun yaygýnlýðý, intihar oranlarýnýn yüksekliði, bu düþüncenin insanlýða hiçbir þey kazandýrmadýðýný açýkça ortaya koyar. Elbette inançlarýmýz bize, boþ bir tevekkülü, çalýþmamayý ve sebepleri reddetmeyi öðretmiyor. Yaratýcý'nýn Ýlâhî hikmeti gereði bizler, her dâim imtihana tâbi tutulacaðýmýzý ve her istediðimizin her zaman olmayacaðýný da biliyoruz. O zaman, geçici dünya hayatý için gösterilen aþýrý hýrsýn ve gayrimeþru arzularýmýzýn esiri olmanýn mânâsý ne! Madem bizi bizden çok seven, Vedud, Rahmân ve Rahîm olan bir Rabb'imiz var! Niçin "ah" ve "of"larla kaderin güzelliklerini ihatasý dar irademizle çirkinliðe tebdil edelim.

Bu hususta Mesnevî-yi Nûrîye'de Üstâd meâlen þöyle der: "Aziz kardeþim bil ki, baþkasýnýn tarlasýna giren koyun sürüsünü çevirtmek için çobanýn attýðý taþlara maruz kalan bir koyun, hâl diliyle: 'Biz çobanýn emri altýndayýz. O bizden daha ziyâde faydamýzý düþünür. Mâdem onun rýzâsý yoktur, dönelim.' diye kendisi döner, sürü de döner. Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsi ve sapkýn deðilsin. Kaderden sana atýlan bir musîbet taþýna marûz kaldýðýn zaman: 'ALLAH'tan geldik ve yine O'na döneceðiz.' de ve Rabb'ine dön, îmana gel, kederlenme. O seni senden daha ziyâde düþünür."

Yazýmýza serlevha yaptýðýmýz sözlerde Mevlâna'nýn oðlu Sultan Veled: "Bana babamdan ne bir miras, ne bir mal ve ne de bir makam kaldý." derken aslýnda tam bir tevazu örneði sergilemektedir. Zîrâ kâinattaki hâdiselerin hikmetini fark ederek "EyvALLAH" diyenler, paha biçilmez bir servete sahip olmuþ demektir. Bu hazineyi, yani ALLAH'ý ve rýzasýný bulanlarýnsa zaten ne servete ne makama ihtiyaçlarý vardýr. "EyvALLAH"a eren ne tükenmez bir hazine bulmuþtur. Divan þairi Nefî'nin dediði gibi:

"Ne dünyadan safa bulduk ne ehlinden recâmýz var
Ne dergâh-ý Huda'dan maada bir ilticamýz var."


Bize de hayat, insanlýk hâlleri ve kâinatta cereyan eden hâdiseler karþýsýnda, "Tek hakiki dost ve tek melce sadece ALLAH ve ALLAH'tan gelen her þeye EyvALLAH" demek düþer.

Tahir TANER
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

ebu musab

  • Ziyaretçi
EyvALLAH
« Yanıtla #1 : 13 Ekim 2011, 12:58:25 »
 :gul[1]:

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
EyvALLAH
« Yanıtla #2 : 13 Ekim 2011, 13:42:35 »
 :gul[1]:
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
EyvALLAH
« Yanıtla #3 : 13 Ekim 2011, 14:55:50 »
eyvALLAH!
güzel yazýydý abla, teþekkür ederim.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
EyvALLAH
« Yanıtla #4 : 13 Ekim 2011, 15:58:23 »
Abiciðim hoþgeldiniz... rica ederim
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
EyvALLAH
« Yanıtla #5 : 14 Ekim 2011, 23:51:17 »

"Ne dünyadan safa bulduk ne ehlinden recâmýz var
Ne dergâh-ý Huda'dan maada bir ilticamýz var."



Bu sýrra erene ..eyvaALLAH..

Çevrimdışı inþirah

  • BiSMiLLaH
  • *
  • İleti: 2
  • Teþekkür 0
  • "Nerede olursanýz olun, ALLAH sizinle beraberdir"
EyvALLAH
« Yanıtla #6 : 21 Aralık 2011, 17:33:47 »
 teþekkürler