• 10 Nisan 2020, 21:48:29

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Dahi Nasýl Yetiþir?  (Okunma sayısı 654 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Dahi Nasýl Yetiþir?
« : 16 Mart 2011, 18:08:11 »
DEHA ya da bu yeteneðe sahip olma anlamýna gelen dahilik, her zaman ilgi çekici bir konu olmuþtur. Son yýllarda kiþisel geliþim düþünce ve pratiklerinin artýþýyla söz konusu ilgi, çok daha yüksek boyutlara ulaþtý. Kiþisel geliþim ve özelde NLP’nin baþarýlý insanlarýn hayatlarýný model alma veya modelleme teorisini benimsemesi, ister istemez, dahilerin de modellenmesini gündeme getirdi. Buna göre, eðer dahilerin davranýþ ve düþünce kalýplarýný deþifre edilebilir ve bunlarý taklit edilebilirseniz, siz de bir dahi olabilirsiniz.

Bu bakýþ açýsýnýn faydalý ya da faydasýz olduðu ayrý bir konu ama, kendi içinde çeliþik durduðu rahatlýkla söylenebilir. Zira dahilik ya da deha, ‘normal’ algýsýndan hareketle, daha doðrusu ‘normal’e göre tanýmlanmýþ bir kavramdýr; ve ama dahilik normal üstü bir düzeye iþaret eder. Yani, çok az sayýda insanda bulunuyor olmasý gerekir. O zaman dahiler nasýl taklit edilebilir? Belki buradaki çeliþkiyi uzlaþtýracak bir yaklaþým, her insanda kendine has da olsa bir dahilik çekirdeðinin bulunduðunu kabul etmekten geçiyor. Böyle bakýldýðýnda bir model olarak dahilerin incelenmesi ve çözümlenmeye çalýþýlmasý, makul hatta son derece faydalý bir çaba olarak gözükmektedir.

Bununla birlikte, dahiliðin ne olduðu tarihin hiçbir döneminde tam olarak vüzuha kavuþmamýþtýr. Dahasý, her dönemin hâkim anlayýþý dehanýn tanýmlanýþý üzerinde daima etkide bulunmuþtur. Meselâ, 1970’lere kadar dahilik salt zihinsel bir üstünlük olarak kabul edildiði için, beyin ve beynin yapýsý üzerinde çokça durulmuþ; ama kararlýlýk, ýsrarcýlýk, motivasyon gibi duygularý, irade gücünü ve genel olarak kiþilik özelliklerini ilgilendiren boyutlar büyük oranda göz ardý edilmiþtir. Bu eksikliktir ki, bir dahi olduðu kabul edilen Albert Einstein’ýn beyninin incelenmesi sýrasýnda araþtýrmacýlara büyük bir heyecanla belli bir olaðanüstülükle karþýlaþmayý ümit ettirmiþtir. Ama bilindiði üzere, Einstein’ýn beyni ne normalden büyük, ne de sýradýþý bir nitelikte çýkmýþtý.

Günümüzde duygusal zeka ve çoklu zeka kuramlarýnýn ortaya çýkýþýndan sonra, dahiliðin daha geniþ ve doðru gözüken bir perspektif içinde deðerlendirildiðini söyleyebiliriz. Bugün dahilik hakkýndaki yaygýn kabul, dahiliðin üretken vasfýnýn salt bir beyin ameliyesi olmadýðý, ama ayný zamanda insanýn kiþilik özellikleriyle de yakýndan alâkalý olarak gün yüzü gördüðü þeklindedir. Bu bakýþ açýsý, toplum içinde bir çok insanýn dahi olabileceðini öngörmese bile, her insanýn dahilerin kiþilik özelliklerini kendilerine örnek alabileceðini bir imkân olarak ortaya koymuþtur ki, tek baþýna deðerli görülmesi gereken sonuç da, iþte budur.

Dahiliðin ne olduðu üzerine tam bir fikir birliði olmadýðýný söylemiþtik. Genel kabule göre, dahilik insanýn kendisini hemen hemen her duruma adapte edebilme yeteneði ve elindeki çok kýsýtlý imkânlardan büyüleyici sonuçlar elde edebilmesidir. Bu taným bize dahiliðin ortaya çýkmasý için insanýn önüne aþýlmasý neredeyse imkânsýz gibi gözüken ‘duvar’larýn çýkmasý gerektiðini hatýrlatýr. Sorunsuz ve sorusuz akýp giden bir yaþam ya da hiçbir engele takýlmadan, hiçbir aðýrlýk taþýmadan akýp giden düþünceler içinden dahilik çýkmaz. Deha, deyiþ yerindeyse, aþýlmasý çok zor bir duvarýn varlýðýyla ortaya çýkan ve o duvarýn hiç akla gelmeyecek yöntemlerle, ama büyük bir çaba sonucunda aþýlmasýna verilen addýr. Bu noktada akla gelen klasik örnek, ampülün mucidi Edison’dur. Edison ampülün icadý üzerinde çalýþýrken baþarýsýz olduðu her deneme sonrasýnda duvara toslamýþ gibidir. Ama o duvarlar karþýsýnda yýlgýnlýk göstermemiþ, bir amaca doðru yürümüþ, odaklanmýþ, ýsrar etmiþ, ama hepsinden önemlisi çok çalýþmýþtýr.

Þu halde dahiliðin önündeki en büyük engel, “Ben zaten bu iþi yapamam” düþüncesidir. Bu güvensizlik ve yýlgýnlýk, bir dahinin lügatýnda yer almaz. Dahi, karþýsýnda duran koca duvarý aþmakla büyük ve yüce bir amacý gerçekleþtirmiþ olacaðýný düþünür. Bu yüzden, ince zekasýný kendisine yönelik yýkýcý bir eleþtiri aleti olarak istihdam etmez. Nitekim, Goleman dahiliðin üretkenlik boyutundan bahsederken, bir “akýþ” hâlinden söz eder. Akýþ hâli duygusal zihnin eleþtirel zihni bastýrdýðý durumlardýr. Bu durum duygusal zekânýn en üst noktasýdýr, duygularýn tümüyle performans ve öðrenmenin hizmetine verilmesidir. Duygular hem denetim altýndadýr ve yönlendirilmektedir, ayný zamanda da olumlu enerji yüklüdür ve yapýlmakta olan iþle uyumludur. Dikkat yalnýzca eldeki iþe odaklanýr. Yüksek bir konsantrasyon söz konusudur. Akýþ hâlinde beyin, dingin bir durumdadýr. Sessizleþir ve kendi iþini yapar. Deha açýsýndan önemli olan, iþte bu hali sürdürebilmektir.

Goleman’ýn bu söylediklerinin de ima ettiði üzere, dahiliðin üç temel bileþeni söz konusudur. Birincisi, dahiler zengin bir hayalgücüne sahiptirler. Bu, onlara gerçekte mevcut olan þeylerin zihinlerinde rahatlýkla yerlerinin deðiþtirmeleri ve yeni kombinasyonlar kurulabilmesi imkânýný verir. Kalp, duygular ve akýl üçgeninde hayalgücünü çalýþtýrmak, dahinin çözüm üzerinde ‘uykuya dalmasý’na benzer. Bu, aslýnda her insanýn yaþayabileceði bir süreçtir. Fakat dahileri diðerlerinden ayýran faktör, onlarýn hayallerinde kurduklarý yeni biçimleri ya da hayallerinde kurduklarý yeni düþünceleri, ‘hayal dünyasý’nda býrakmamalarýdýr. Bu da, onlarýn ikinci önemli özelliklerini ortaya koyar: üretkenlik.

Dahilerin diðer insanlara göre yeni fikirlere dikkat etme, onlarý muhafaza etme ve onlarý deneyerek gerçekleþtirmeye çalýþma gibi bir özellikleri vardýr. Meselâ, ünlü sürrealist ressam Salvador Dali, yapacaðý resimlerin imgelerini zapt etmek için yarý uyku halinden faydalanýrdý. Aslýnda hepimizin tam uykuya geçmeden önceki anlarda garip algý tecrübeleri vardýr. Ama Dali, o tecrübeleri zapt etme yöntemini geliþtirmekle bizden farklýlaþmaktadýr.

Dahilerin üçüncü önemli özelliði, meydan okuma cesaretleridir. Dahiler karþýlaþtýklarý yeni durumlarda baþarýsýzlýk ya da hayalkýrýklýðý yaþama ihtimallerine yenik düþmezler. Bunun da iki önemli sebebi vardýr. Birincisi, ulaþacaklarý þeyin kendilerinin yaþama ihtimalinin olduðu baþarýsýzlýktan çok daha önemli olduðunu düþünürler. Ýkincisi, bu amaca ulaþmak için çaba göstermek, onlar için bir zorunluluk ya da angarya deðil, hayatta kendilerine en büyük tatmin saðlayan bir zevktir. Yani dahi, kendisini yenilikçi bir süreç içinde tanýmlar ve o süreç içinde ‘kendisi olabildiði’ için bundan büyük bir zevk duyar.

Dahiler hakkýnda yaygýn kanaatlerden biri de, onlarýn deliliðe çok yakýn durduklarýdýr. Fakat dahilerin kiþilik özellikleri üzerine yapýlan son çalýþmalar, onlarýn aslýnda kiþilik noktasýnda çok ince ölçülü bir denge halinde olduklarýný ortaya koymaktadýr. Mihaly Csikszentmihalyi From Creativity: The Work and Lives of 91 Eminent People adlý eserinde dehaya sahip insanlarýn kiþilik özelliklerini þöyle sýralamaktadýr:

1. Dahi insanlar, yüksek bir fiziksel enerjiye sahiptirler; ama ayný zamanda sessiz ve sakindirler. Büyük bir konsantrasyonla canlý ve tutkulu bir þekilde uzun saatler çalýþýrlar. Bu enerji, zannedildiði gibi, doðuþtan gelen bir özellik deðil, sonradan içsel olarak üretilen bir özelliktir; ve beynin ve kalbin bir konuya odaklanmasýyla ilgilidir.

Burada önemli olan, dahilerin enerjilerini kontrol etmeleridir. Onlar takvim, saat ya da dýþsal bir yönlendiriciye baþvurarak kendilerini idare etmezler. Ýhtiyaç duyduklarýnda hemen kendilerini bir konu üzerine konsantre edebilirler. Bu yüksek konsantrasyonu, genlerinden dolayý deðil, deneme yanýlma yoluyla amaçlara ulaþmada baþarýlý stratejiler geliþtirmeleri sayesinde elde ederler.

2. Dahiler zeki gözükürler ama ayný zamanda doðaldýrlar. Hatta fiiliyatta ne kadar zeki olduklarý tartýþýlýr durumdadýr. Baþka bir ifadeyle, hem derin bir iç görüye sahiplerdir, hem de çocukça bir ruha. Burada, akla gelen ilk örneklerden birisi Mozart’týr. Mozart bu iki boyutu kendi bünyesinde birleþtirmiþ bir sanatçýydý.

3. Dahi insanlar oyun ile disiplini bir potada eritirler. Yaptýklarý iþi eðlenceli bir oyun kývamýnda ele alýrlar. Ama bunda aþýrýya kaçmazlar. Her þeyi oyuna dönüþtürüp iþin ciddiyetini incitmezler. Heykeltraþ Nina Holton’a göre insanlara heykeltraþ olduðunuzu söylerseniz, bunun ne kadar heyecan verici bir þey olduðunu söylerler size. Ama onun bu tür sorulara cevabý, “Evet çok heyecan verici ve yaparken zevk duyuyorum. Ama bu iþ, ayný zamanda bir marangozun ya da boyacýnýn yaptýðý iþten farksýz.” þeklinde. Ona göre insanlar iþin bir tarafýný öne çýkarýrken, diðer tarafýný ihmal ediyorlar.

4. Dahi insanlar hem bir gerçeklik duygusuna hem de fantezi kabiliyetine sahiptirler. Büyük sanat ya da bilim mevcut dünyadan farklý bir dünya tasavvur edebilme yeteneðiyle ilgilidir. Toplumun geri kalaný, bu tasavvur ve görüþleri, gerçeklikle ilgisi olmayan fanteziler olarak görürler. Haklýdýrlar da. Ama sanat ya da bilim dediðimiz þey mevcut gerçeklik diye düþündüðümüz þeyin ötesine geçebilmekle ilgilidir.

5. Dahi insanlar hem dýþa dönük hem içe dönüktürler. Biz ise genelde bunlardan birine eðilimliyizdir. Ya kalabalýk içinde oluruz, ya da camdan dýþarýda yaðan yaðmuru seyrederiz. Fakat son psikolojik araþtýrmalar, dýþa dönüklük ve içe dönüklüðün her insanda en yerleþik kiþilik özellikleri olduðunu ortaya koymaktadýr. Dahi insanlarýn farký, bu ikisi arasýnda çok güzel bir denge kuruyor olmalarýdýr.

6. Dahi insanlar hem alçakgönüllü hem de onurludurlar. Bu aslýnda anlaþýlýr bir þey. Çünkü bu insanlar kendilerinden önce yapýlmýþ veya icad edilmiþ eserlerin farkýndadýrlar. Ve bu farkýndalýk, onlarý alçakgönüllü kýlar. Ama ayný zamanda kendileri de belli katkýlar yapmýþlardýr. Bu yüzden, alçakgönüllülüðü bir zillete dönüþtürmeyip onurlarýný korumayý bilirler.

7. Dahi insanlar hem asi hem muhafazakardýr. Ýlk önce bir kültürü benimsemeden ve içselleþtirmeden yaratýcý olmanýn imkaný yoktur. Sadece geleneksel olmak deðiþmesi mümkün olmayan bir alan býrakýr. Geçmiþte deðer verilmiþ olan þeyleri göz ardý ederek sürekli deðiþiklik ve deðiþik attraksiyonlar denemek de, çok nadiren ilerleme olarak kabul edilebilecek bir yenilik üretir. Geleneksel yaþam kalýplarý içinde kendi evinde yaþayan sanatçý Eva Zeisel’in yaptýðý üretimler bugün Museum of Modern Art’ýn nadide köþelerinde sergileniyor. Ona göre dahi olma fikrinin kendisi bir amaç olamaz. Çünkü farklý olmak negatif bir motivdir ve hiçbir büyük üretim negatif bir eðilim sonucunda doðmaz. Dahice üretim süreci ancak olumlu bir motivden hareket edilirse baþarýya ulaþabilir. Bu iþin gelenek kýsmýdýr. Ama dahi ayný zamanda geleneðin güvenli çerçevesinin dýþýna çýkmak zorundadýr. Sonucun ne olduðunu kestiremeyeceði bir akýntýnýn içine atlama cesareti gösterebilmelidir.

8. Dahi insanlarýn çoðu, yaptýklarý iþe tutkuyla sarýlýrlar; ama ayný zamanda iþleri hakkýnda son derece objektif bir bakýþa da sahiptirler. Tutku zorluklar karþýsýnda yýlmamayý saðlarken, objektivite yahut nesnellik de sonuçta saðlam bir ürün çýkmasýný mümkün kýlar.

Bu maddelerin de gösterdiði gibi, dahiler kiþiliklerinin iki ayrý kutuptaki boyutlarýný olabildiðince bir araya getirirler. Ve galiba, birbirlerine zýt gözüken bu özellikleri bir araya getirebildikleri oranda deha güçlerini geliþtirme þansýna sahip olurlar.
Gelgelelim, günümüzde dehanýn önünde ciddi engeller bulunmaktadýr.
Üretkenliði engelleyen ö-nemli faktörlerden biri, eðitim sistemindeki aksaklýklardýr. Birinci sýnýftan itibaren sadece çalýþmaya koþullandýrýlan çocuklarýn eðlenmek için zamanlarý yoktur, çünkü daima öðrenmek zorunda olduklarý þeyler vardýr.

Dehanýn toplumda az görülmesinin bir baþka nedeni de, toplumda ideal insan konusundaki yerleþik kabulün aðýrbaþlý, itaatkâr, büyüklerine saygýda kusur etmeyen, kendisine verilen görev her neyse onu yerine getiren bir insan portresi çiziyor olmasýdýr.

Bu tarz yapýlar hata yapma endiþesi ve sonrasýnda suçluluk duygusu, onun da sonrasýnda isyan duygusuna götürür. Her biri kendi içinde tek kutuplu bir duruþ olduðu için farklý hatta zýt kutuplarý buluþturan bir dahi kiþiliðinin oluþmasýna uygun bir zemin teþkil etmez.

Eðitim sistemindeki zevkten kopuk bilgi depolama mantýðýndan ve toplum içinde kiþiliklerin baskýlanarak tek bir kutba indirgenmesinden vazgeçilmediði takdirde, dahilerin yetiþmesinde iþ daha çok ‘dahi adaylarý’na ve ailelerine düþer.

Eðer þu þartlara riayet edilirse, dahi olunamasa bile, aklý baþýnda, karakterli, ciddi ürünler ortaya koyan, hayattan zevk alan biri olunabilir:
- Hayal kýrýklýðý ve baþarýsýzlýktan korkmayýn.
- Baþarýsýzlýk uygun bir þekilde yönetilebilirse, dahiliðe uygun bir zemin olabilir.
- “Aptal olduðunuzu düþünecekler”e aldýrmayýn; onlar arkasýndaki kalabalýða bakýp kendilerini akýllý sanýyorlar. Emin olun, siz ürün verdiðinizde, sizin yerinizde olmak için can atacaklardýr.
- Hayallerinizi zaptedin.
- Gerçeklik duvarýna meydan okuyun.
- Ve en önemlisi, daima üretin.



Alıntı
Ömer BALDIK

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?