• 16 Kasım 2018, 15:17:49

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ  (Okunma sayısı 414 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teşekkür 63
ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ
« : 06 Ocak 2012, 01:17:18 »
ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ

Kısaca ; İnsanın kendi güçlerinin farkına varması> olarak açıklanabilecek kuantum düşünce tekniğine dair okumakta olduğum kitaptaki tespitlerle İslâmî tefekkür arasında gördüğüm paralelliği sizlerle paylaşmak istiyorum.Kuantum Düşüncenin ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ kıyaslamasına dair maddeleri işlerken bu yakınlığı siz de fark edeceksiniz. Kişinin kendini sadece beden kabul etmesi sonucu egemen olan Ego Bilinç,bir anlamda İslâmî düşüncede sıkça bahsi geçen NEFİS-ŞEYTAN-VESVESE olarak biliniyor.Kuantum;bilinci basamaklara ayırıp EVRENSEL BİLİNÇ OKYANUSUNU ALGILAMAYI hedef koyarken;Tasavvuf düşüncesi NEFSİN MERTEBELERİNİ sayıyor ve birer birer basamak çıkmayı gaye ediniyor.Kuantum;ÖZE VARMAK olarak nihâî noktayı belirlerken,Tasavvuf HAKKA ERMEK,SAFİYE BOYUTUNA ÇIKMAK şeklinde hedef gösteriyor.Şimdi Kuantum Düşünce Tekniğinde ana hatları verilen ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ mukayesesini ele alalım. Maddelerin açıklamaları kuantum düşünce tekniğine, yıldız altına düşülen İslâmî düşünceye ayet-hadis-vecizelerden dair notlar bendenize ait.
ÖZ BİLİNÇ-EGO BİLİNÇ

1-TAMLIK-EKSİKLİK HİSSİ:
Öz varlık doğası gereği eksiksiz,tamdır. Bu durum kendinden memnuniyeti,olduğu halden hoşlanmayı ve ihtiyaçsızlık bilincini geliştirir. Ego bilinç ise her zaman kıyaslar,yarışa girişir,olduğu hali uygun ve kabul edilir bulmaz. Hep kendi dışında başka şeylere ihtiyaç duyar. Bu bazen madde,bazen övgü,bazen de insan olabilir. Özünü fark edene kadar hiçbir şey içindeki boşluğu dolduramaz.
"Ona şekil verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman."
(Hicr-29)
"Biz insanı en güzel biçimde yarattık."
(Tin-4)
Bu ayetlerden insanın tam,eksiksiz olarak yaratıldığı;ALLAH'ın insana kendi ruhundan (evrensel özden) verdiği anlaşılıyor. ALLAH için eksiklik düşünülemiyorsa,ondan içimize verilen ruhta,özde eksiklik düşünmek ne mümkün?!.

2-GÜVEN-KORKU:
Öz varlık kendisini hiçbir şeyin tahrip edemeyeceğini,yok edemeyeceğini bilir. Dolayısıyla korkacak bir şeyi yoktur. Ego bilinç ise kendini beden kabul ettiği için açlık-susuzluk- acı tehlike-hastalık vb olgulardan sürekli korkar.

"Onlara hiçbir korku yok ve onlar üzüntü de duymayacaklardır"
(Ali İmran-170)
"Deki:Bize hiçbir zaman ALLAH'ın yazdığından başkası ulaşmaz. O,bizim Mevlamızdır,mü'minler onun için yalnız ALLAH'a dayanıp güvensinler!"
(Tevbe-51)
"Kadere İman eden;Kederden güvende olur"
(H.Ş)
Ashab-ı Kehf adıyla tarihe geçen 7 genç ALLAH'a güvendikleri için,300 küsur yıl mağarada uyutulmak suretiyle ALLAH tarafından kralın zulmünden özel olarak korunmuşlardır!..ALLAH'a güvenen kişi;şartlar ne olursa olsun korunur!..İnancı zayıf olanların ödlek olduklarını,korktukları için saldırarak korkularını bastırmaya çalıştıklarını günlük yaşamda da,tarihin tozlu sayfalarında da gözlemek mümkündür.

3-HUZUR-KAYGI:
Öz her şeyle bütünleşme duygusu içinde yaşadığından onun için "Bir başkası" yoktur.Böyle olunca korkacak,kaygı duyacak şey de yoktur. Her şeyin mükemmel,insan yararına işlediği duygusu ona hakimdir. Ego bilinçse düşman bir dünyada yaşadığını sanır. Her şey ona karşı tavır almıştır sanki. Her an kendisini tehlikeye sokacak sürprizler olur diye ödü kopar.

"Mutlu son, ALLAH'tan korkanlarındır"
(Araf-128)
"Onlar ki iman etmiş ve iyi işler istemektedirler; ne hoş mutluluk onların, istikbal güzelliği de onların!"
(Ra'd-29)
"Yüzlerinde nimet ve mutluluğun parıltısını tanırsın."
(Mutaffifin-24)
"Ey Rabbine itaat eden huzura ermiş ruh,"

(Fecr-27)
Özle bütünleşenler, ALLAH'ın varlığında olduğunu hissedenler ister aç yaşasınlar,isterse fakir olsunlar mutludurlar.Sahabeden pek çoğunun giyecek ikinci bir elbisesi,ertesi güne gıdası olmamasına rağmen onların çağına Asr-ı Saadet (Huzur Çağı) denmesi anlamlı değil mi?..

4-GERÇEĞİ SEVMEK-YALAN TUTKUSU:
Öz bilinç gerçeği sever ve onun için yaşar.Gerçekle yoğrulmuştur.Onun dünyasında yalana yer yoktur. Ego ise enerjisinin çoğunu gerçeği saklamak için kullanır ve kendini boş yere yorar. Bir yalanı saklamak için zincirleme yalanlar düzmek zorundadır. Sahte söz ve davranışlarla oluşturduğu maske ardına saklanır,sonra da o maskenin kurbanı olur.

"Onun için emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde tevbe edenler de böyle olsun ve aşırı gitmeyin! Çünkü O,bütün yaptıklarınızı görür."(Hud-112)
"Yalanı ancak ALLAH'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur, iftira ederler; işte onlar,yalancıların ta kendileridirler."
(Nahl-105)
"Şüphe yok ki, ALLAH, aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz."
(Mümin-28)
"Hakkı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin!"
(Bakara-42)
"Vay haline artık o gün o yalan söyleyenlerin!"
(Tur-11)
"Yalanla İman bir arada bulunmaz"(H.Ş)
"Gönül yalan sözden ferah bulmaz. Yağa su karışırsa kandil güzel aydınlatır mı?"
(Mevlana)

5-AÇIKLIK-İKİYÜZLÜLÜK:[/

Öz bilinç kendinden memnun yaşar. Kendinin değerli,özel olduğunu bilir. Utanılacak ve gizleyecek bir şeyi yoktur. Ego bilinç ise;kendisi olduğunda kıskanılacağını ve beğenilmeyeceğini sanarak hep sahte rollerle davranır. Düşündüklerini söylemez,olduğu gibi davranmaz.

"Şu da bir gerçek ki ikiyüzlüler,ateşin en alt katındadırlar. Onlar için bir yardımcı asla bulamayacaksın."
(Nisa-145)
"İkiyüzlülere şunu müjdele:Kendileri için korkunç bir azap öngörülmüştür."
(Nisa-138)
"Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol"
(Mevlana)

Ayette geçen ateşte olmayı sadece cehennem olarak düşünmeyiniz. İki yüzlüler, sahte rolleri bir gün açığa çıkar korkusu içinde hep gizli bir bunalım yaşarlar. Bu bunalım ruhu,gönlü yakar,iç daralması verir. Bu da bir nevi dünyada cehennemi yaşamaktır. Harbî olanlar,içi dışı bir olanlar gönül rahatlığını; dünya cennetini yaşarlar.

6-BARIŞÇILIK-ÇATIŞMA EĞİLİMİ:
 Öz barışçıdır. Çıkarlar çatışıyor gibi görünse de herkesin kendince mutlu olmaya hakkı olduğuna inanır. Çoğu kere savunma için bile şiddet kullanmaz. Şiddeti ancak insanlık onuru zedelenirse kullanır. Ego;farklılıklara,ayrılıklara kafayı takar. Şiddeti çözüm olarak görür. Ego bilinçle davrananların en uysalı surat asanlar,en şiddetlileri de adam öldürenlerdir.

"İnsan hüsrandadır. İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı önerenler müstesnadır."
(Asr-3)
"İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince onlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Büyük başarı işte budur.
(Büruc-11)
"Biz,barışsever iyilerin ödülünü zayi etmeyiz."
(Araf-170)
"Mümin olarak hayra,barışa yönelik iyilikler yapansa ne haksızlığa uğratılmaktan korkar ne de ezilip horlanmaktan."
(Taha-112)
ALLAH'a teslim olanlar ruh dinginliği içinde yaşarlar.Kimseye karşı çatışmacı düşünce beslemezler. Özü kavrayamayanlar ise;insanları birbirine düşürmeyi,kavga zemini hazırlamayı meslek edinirler.Dünyada süren savaş ve çatışmaların genellikle Müslüman olmayan toplumlar ve liderlerce körüklendiğini görüyoruz değil mi?..

7-ÇÖZÜM ODAKLILIK-SORUN ODAKLILIK:

Öz,sınırsızlığı yaşadığından her olayda çözümü kolay fark eder ve hemen çarelere yönelir. Sınır yoksa zaten sorun da yoktur. Ego sorunlara takıntılı olduğundan sorun yaratır,sorunla boğuşur,hatta sorun üretir. Hayatı sorunlardan beslenmek, başkalarının zor anlarını fırsat bilmekle geçer. Sorun;egonun gıdası,çare özün gıdasıdır.

"Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! "
(İnşirah-5/6).
 "Eğer sana hile-oyun yapmak isterlerse ALLAH sana yeter.Yardımıyla ve müminlerle seni destekleyen O'dur."
(Enfal-62)
"Müminler ancak kardeştirler, onun için iki kardeşinizin arasını düzeltin ve ALLAH'tan korkun ki,rahmete layık olasınız"
(Hücurat-9)
"Kolaylaştırınız, Güçleştirmeyiniz; Müjdeleyiniz,Nefret Ettirmeyiniz"
(H.Ş)
"Derman aradım derdime,derdim bana derman imiş/Bürhan(delil)aradım aslıma aslım bana bürhan imiş.."
(Niyazi Mısri)
ALLAH devasız dert,çözümsüz sorun yaratmamıştır.Çaresiz hiçbir problem yoktur.Çare;çoğu kez sorunun içinde saklıdır.Tabii ki görecek göz,çözecek bakış gerek!

8-BOLLUK BİLİNCİ-YOKLUK BİLİNCİ:
Öz bolluk içinde yüzdüğünü düşünür. Evren sınırsız ise onun için imkanlar da sınırsızdır. Verdikçe kendisine geleceğini düşünür. Yaşamı tam bir paylaşma olarak algılar. Paylaşımlarını bir şölen gibi yaşar. Öz ihtiyaçlarının mevcut olduğunu ve şimdi olmasa bile yarın geleceğini düşünür. Elde olanın kendisi için en iyi zenginlik olduğu anlayışı hakimdir ona. Ego; sınırlı imkanlar olduğunu algılar. Sevgi,zaman,para,dostluk her şey sınırlıdır. Zenginler ortasında fakir olduğunu söyler durur. Paylaşmak ona göre değildir.İhtiyaçları karşılamak için çok emek ve zahmet gerektiğini düşünür. Zahmetler sonrası kazanıp kazanmayacağından da emin değildir. Hep tedirgindir.

"İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!"
(H.Ş)
"Siz ALLAH'a hakkıyla tevekkül edebilseydiniz, sizleri de, kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı:Sabahleyin aç çıkar, akşama tok dönerdiniz."(H.Ş) "Zenginlik mal çokluğuyla değil,bilakis,göz tokluğuyladır."
(H.Ş)
"Sadaka ömrü uzatır ve gelecek belalara engel olur"
(H.Ş)
 "Dünya malı ALLAH'ın tebessümüdür. Ona bak ama, sarhoş olacak kadar değil."
(Mevlana)
"Fakirlik korkusu insanları hırs ve emele lokma yapmıştır."
(Mevlana)
ALLAH'a tam anlamıyla teslim olan kişi;rızkının eksiksiz olarak yollandığı bilincini canlı tutar. Paylaştıkça artacağına inanmıştır.


Yararlanılan Kaynaklar:
1-Kuantum Düşünce Tekniği/R.Şanal/Arıtan Yayınları.
2- Ayetler(www.kuran.gen.tr)
3-Hadisler-Kütüb-ü Site
4-Mevlana'dan Sözler )

Mehmet DOĞRAMACI



There are no comments for this topic. Do you want to be the first?
 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40