• 09 Ağustos 2020, 17:25:13

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|  (Okunma sayısı 3899 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #30 : 08 Nisan 2012, 08:46:13 »
Þaþkýn insan bozmasý..:))

Ýnsan aceleci yaratýldý.
 [Enbiya 37]

Ýnsan pek acelecidir.

 [Ýsra 11]



Olur böyle vakalar,
Türk polisi yakalar! :)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #31 : 08 Nisan 2012, 09:19:52 »
4 Mevsim, 4 Oðul

Bir zamanlar 4 oðlu olan bir adam varmýþ. Çocuklarýnýn çok erken karar vermemeleri
ve önyargýlý olmamalarý için onlarý bu konuda eðitmek istemiþ. Her birinden uzak bir
yerde duran aðacýn yanýna gidip ona bakmalarýný istemiþ.

Ýlk oðlu kýþýn gitmiþ. Ýkincisi ilkbahar, üçüncüsü yazýn ve sonuncusu sonbaharda. Geri
döndüklerinde hepsini bir araya çaðýrmýþ ve ne gördüklerini sormuþ. Ýlk oðlan "aðacýn
çok çirkin, yaþlý ve kupkuru olduðunu"
söylemiþ. Ýkinci oðlu "hayýr, yeþillikle doluydu ve
canlýydý"
demiþ. Üçüncü oðlan baþka fikirdeymiþ. "Çiçekleri vardý ve kokusuyla,
görüntüsüyle o kadar muhteþemdi ki, daha önce hiç böyle bir þey görmedim"
demiþ.
Sonuncu oðulsa "hepsinin haksýz olduðunu ve aðacýn meyvelerle dolu, canlý ve hayat
dolu olduðunu"
ifade etmiþ.

Yaþlý adam, oðullarýnýn hepsinin haklý olduðunu söylemiþ. Çünkü hepsi farklý mevsimlerde aðacý
görmeye gitmiþ. Onlara bu dersle, bir aðacý veya bir insaný, kýsa bir süre veya bir mevsim
tanýdýktan sonra yargýlayamayacaklarýný anlatmaya çalýþmýþ, ya da neye sahip olmadýklarýný.


"Gerçekleri ancak sonunda 4 mevsimi gördükten sonra görürsünüz. Eðer kýþýn vazgeçersen
ilkbaharýn nimetinden olursun, yazýn güzelliðinden ve sonbaharýn bütünlüðünden de."


Bir mevsimin acýsýnýn, diðer güzel mevsimleri parçalamasýna izin vermeyin. Hayatýnýzý bir
mevsim (bir dönem) yüzünden yargýlamayýn. Unutmayýn ki ileride þu anki zamaný
arayabilirsiniz. Ya da daha güzel günlerde yaþayabilirsiniz.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı HAdeKa

  • Mani_Sa_Karya_lý_10
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 420
  • Teþekkür 4
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #32 : 14 Nisan 2012, 21:13:56 »
eh, evden kaçan yaramaz kýzlarýmýz dönüverirmiþ... de, haberimiz olmazmýþ! :)
hoþgeldin kâtip abla, da...
her zaman gel olur mu?!

olmaz mý geldim iþte yine :D
selamun aleykum nasýllar benm ailem
>>> "Tutalým ki Dikenim.. Hem de Kötü Bir Diken.. Ama Nihayetinde GüLLerLe Bir Aradayým…" [Hz. Mevlana] <<<

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #33 : 24 Haziran 2012, 01:41:34 »
Sarý-siyah formalar!



Ýstanbulspor'un renkleri neden sarý-siyah, hiç düþündünüz mü?

Elbette bu renklerin seçimi tesadüf deðil ve elbette bir hikâyesi var. Hem de hazin bir hikâye.

Prof. Dr. Cengiz KUDAY anlatýyor:

"1915 yýlýnda Ýstanbul Erkek Lisesi Galata'da kemeraltý Caddesi'nde bugünkü Saint Benoit okulunun bulunduðu binadaydý. Çanakkaleye vatan savunmasýna katýlan Ýstanbul Erkek Lisesi öðrencilerinden yaralananlar Ýstanbula dönüyorlar; yaralarý okulda tedavi ediliyordu.

Bu nedenle okulun taþ duvarlarý hastane rengi olan sarýya boyandý. Tedavi görenler tekrar Çanakkale'ye gitti. Ýstanbul Üniversitesindeki aðabeyleri gibi...

19 Mayýs 1915 Çarþamba günü, Çanakkale Savaþlarýnýn tarihe en kanlý ve en kayýplý günü olarak geçti. Altý buçuk saat süren hücumun sonunda 2. tümenin çoðu öðrenci olan 10 bin askerinin tamamý eriyip gitti. Bu kanlý günün ardýndan savaþa gönüllü giden Ýstanbul Erkek Lisesi öðrencilerinin hiçbiri okullarýna geri dönemedi. Okul binasýnýn toplantý salonuna bu haber ulaþtýðýnda, okulun yaslý yöneticileri ve öðrencileri arkadaþlarýnýn anýsýna tüm pencereleri matem rengine, siyah renge boyadý. Sarý-siyah renkler, ileride 1926 yýlýnda Ýstanbul Lisesinin içinde doðan Ýstanbulspor'un da renkleri oldu."

Çanakkale Savaþlarýna baþhemþire olarak katýlan Safiye Hüseyin, 1935'te kendisiyle yapýlmýþ bir röportajda bakýn neler söylüyor:

"Hastane haline getirdiðimiz Reþit Paþa vapurunda, muhtelif milletlerden yaralýlar vardý. Almanlar, Avusturalyalýlar, cepheden topladýðýmýz Ýngiliz yaralýlar ve bizim yaralýlarýmýz. Yüzlerce yaralýnýn önümde öldüðünü gördüm. Hemen hepsi de, kendi dillerinde ayný kelimeyi sayýklayarak öldüler: Anne!"

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #34 : 08 Temmuz 2012, 01:18:34 »
DÜNYAYI DÜZELTMEK



Adam, pazar sabahý kalktýðýnda bütün haftanýn yorgunluðunu çýkarmak için
pijamalarýný giyer ve eline gazetesini alýr. Düþüncesi, bütün gün miskinlik
yapýp evde oturmaktýr. Tam bunlarý düþünürken oðlu koþarak gelir ve
sinemaya ne zaman gideceklerini sorar:

- Baba, oðlunu bu hafta sonu sinemaya götürmeye söz vermiþtir; ama hiç
dýþarýya çýkmak istemediðinden bir bahaneyle oðlunu baþýndan savmak ister.
Birden gazetenin promosyon olarak verdiði dünya haritasý gözüne iliþir.

Önce dünya haritasýný keserek küçük parçalara ayýrýr ve oðluna, "Eðer bu
haritayý birleþtirip düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceðim" der.

Ýçinden de, "Oh be, kurtuldum! En iyi coðrafya profesörünü bile getirsen,
bu haritayý akþama kadar düzeltemez" der.

Aradan on dakika geçtikten sonra oðlu babasýnýn yanýna koþarak gelir.
"Baba haritayý düzelttim, artýk sinemaya gidebiliriz!" der. Adam önce
oðlunun söylediðine inanmaz; Ama haritanýn tamamlandýðýný görünce,
hayretler içinde bunu nasýl yaptýðýný sorar. Çocuk þu cevabý verir:

"Bana verdiðin haritanýn arkasýnda bir insan resmi vardý. Ýnsaný düzelttiðim
zaman dünya kendiliðinden düzeliverdi."

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #35 : 07 Kasım 2012, 10:36:02 »

Ýstanbul..Yaðmur..Sevgili...Özlem..

Bu sabah yaðmur var Ýstanbul da..Çok þükür..

Geda

  • Ziyaretçi
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #36 : 07 Kasım 2012, 12:12:06 »

"Bana verdiðin haritanýn arkasýnda bir insan resmi vardý. Ýnsaný düzelttiðim
zaman dünya kendiliðinden düzeliverdi."


Güzel bir hikaye ve anlamlý bir cevap!

Teþekkür ederiz.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #37 : 07 Kasım 2012, 15:57:17 »


"Bana verdiðin haritanýn arkasýnda bir insan resmi vardý. Ýnsaný düzelttiðim
zaman dünya kendiliðinden düzeliverdi."

Güzel bir hikaye ve anlamlý bir cevap!

Teþekkür ederiz.

Tamam...konuyu anladýk ve adaylýðýmýzý ilan ettik..ALLAHýn izniyle olacak..Olur...
ÝnþaALLAH Olur..

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #38 : 10 Şubat 2013, 18:58:03 »

Fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim...



Yýllar önce bir çiftçi, fýrtýnasý bol olan bir tepede bir çiftlik satýn almýþtý. Yerleþtikten sonra ilk iþi bir yardýmcý aramak oldu. Gel gelelim ne yakýndaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliðinde çalýþmak istemiyordu. Müracaatçýlarýn hepsi çiftliðin yerini görünce çalýþmaktan vazgeçiyor,"Burasý fýrtýnalýdýr, siz de vazgeçseniz iyi olur."diyorlardý.

Nihayet çelimsiz, orta yaþý geçkince bir adam iþi kabul etti. Adamýn haline bakýp:
"Çiftlik iþlerinden anlar mýsýn?"diye sormadan edemedi çiflik sahibi.
"Sayýlýr."dedi adam,"Fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim."Bu ilgisiz sözü biraz düþündü, sonra boþverip çaresiz adamý iþe aldý.

Haftalar geçtikçe adamýn çiftlik iþlerini düzenli olarak yürüttüðünü de görünce içi rahatladý. Taa ki o fýrtýnaya kadar...
Gece yarýsý, fýrtýnanýn o müthiþ uðultusuyla uyandý. Öyle ki, bina çatýrdýyordu. Yataðýndan fýrladý, adamýn odasýna koþtu:
"Kalk, kalk! Fýrtýna çýktý. Her þeyi uçurmadan yapabilecekleri mizi yapalým."Adam yataðýndan bile doðrulmadan mýrýldandý:"Boþverin efendim, gidin yatýn. Ýþe girerken ben size fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim demiþtim."

Çiftçi adamýn rahatlýðýna çýldýrmýþtý. Ertesi sabah ilk iþi onu kovmak olacaktý, ama þimdi fýrtýnaya bir çare bulmak gerekiyordu.
Dýþarý çýktý, saman balyalarýna koþtu. Saman balyalarý birleþtirilmiþ, üzeri muþamba ile örtülmüþ, sýkýca baðlanmýþtý. Ahýra koþtu. Ýneklerin tamamý bahçeden ahýra sokulmuþ, ahýrýn kapýsý desteklenmiþti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamý kapatýlmýþtý. Çiftçi rahatlamýþ bir halde odasýna döndü, yataðýna yattý. Fýrtýna uðuldamaya devam ediyordu.
Gülümsedi ve gözlerini kapatýrken mýrýldandý:
"Fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim."


Sýkýntýlara, zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazýrsanýz; fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirsiniz .
Hayatýnýz boyunca... Kýzgýnlýkla karar almayýn, mutluluktan uçtuðunuzda söz vermeyin.
Ýkisi de sarhoþluk ânýdýr; akýl baþta deðildir.



Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #39 : 17 Şubat 2013, 01:57:40 »
Bir oðul gördüm!



Köyün tek çeþmesi baþýnda üç kadýn sýraya girmiþ kaplarýna su doldurmaktaymýþ. Kadýnlar aralarýnda çene çalarken yanlarýna yaþlý bir adam yaklaþmýþ ve kadýnlarýn konuþtuklarý ile yakýndan ilgilenmiþ.

Birinci kadýn þöyle demiþ; "Bakýnýz benim bir oðlum var. Becerikli mi
becerikli, yetenekli mi yetenekli. Ýnanýn örnek bir delikanlýdýr o."


Ýkinci Kadýn; "Benim de bir oðlum var. Bülbül gibi þakýr, sesi insanlara gözyaþý döktürür."

Üçüncü kadýn ise oðlu hakkýnda hiçbirþey söyleyememiþ.

Kadýnlar serçe parmaðý kalýnlýðýnda bile su akmayan çeþmeden kaplarýný
zorlukla doldurduktan sonra oradan uzaklaþmaya hazýrlanýrken yaþlý adam onlarý izlemekteymiþ. Bir ara, birinci kadýnýn oðlu görünüp grubun önünde mükemmel bir takla atmýþ. Annesi "jimnastik gösterileri de yapabilir" diyerek oðlunu pohpohlamýþ.

Derken ikinci oðul gelmiþ. O kadar güzel, o kadar yanýk türkü söylemiþ ki, dinleyenler hayranlýklarýndan neredeyse küçük dillerini yutacaklarmýþ. En son üçüncü kadýnýn oðlu onlara yaklaþmýþ. Ýlk ikisinin aksine hiçbir þey yapmamýþ sadece annesine koþmuþ ve su kabýný onun elinden alarak kendisi taþýmýþ.

Bundan sonra üç kadýn yaþlý adama sormuþlar. "iþte þimdi oðullarýmýzý
gördünüz deðil mi?"


"Ben sadece bir tek oðul gördüm. Annesinin elinden su kabýný alarak kendisi taþýyan oðulu" yanýtýný vermiþ yaþlý adam.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı £laf

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 116
  • Teþekkür 21
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #40 : 04 Mart 2013, 14:06:52 »
 teþekkürlerhepsi birinden güzel paylaþýmlar severek okudum

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #41 : 17 Haziran 2013, 17:02:59 »




1924 yýlýnda tokyo üniversitesi’nde görev yapan japon profesör Hidesabura Ueno, kendine tren istasyonunda bulduðu küçük
bir köpek yavrusu edindi. Profesör Ueno köpeðine, Japoncada “sekiz tane” anlamýna gelen Hachiko adýný koydu.

Safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan Hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya yürüyen sahibine eþlik
etti. Metronun dýþ kapýsýna kadar getirdiði sahibini uðurladýktan sonra da eve döndü. Çok geçmeden bir akþam üniversite
dönüþünde metronun çýkýþýnda Hachiko’yu kendisini beklerken gördü profesör ve çok þaþýrdý. Bu akýllý köpek sahibinin eve
dönüþ saatlerini hesaplayarak ve ayný yolu kullanacaðýný düþünerek metronun önüne gitmiþti.

Ondan sonraki bir yýl boyunca her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akþam iþ çýkýþýnda da metronun önünde
karþýladý. Saatini hiç þaþýrmadý.

ama bir akþam profesör metrodan çýkmadý. Hachiko gözleri metronun kapýsýnda, gece boyunca bekledi.

Bir sonraki akþam profesör yine yoktu. Üçüncü akþam metrodan yine çýkmadý.

Çünkü profesör üniversitede kalp krizi geçirip ölmüþtü..

Hachiko her akþam sahibim metrodan çýkar diye inatla bekledi. Haftalar, aylar,yýllar boyunca her akþam tokyo metrosunun
Shibuya Ýstasyonunun kapýsýna gitti. Tam 10 yýl boyunca.

Hachiko 12 yaþýndayken metronun kapýsýnda öldü.



Bugün tokyo’ya gidenlerin Shibuya Ýstasyonunun kapýsýnda karþýlaþtýðý köpek heykeli Hachiko’dur.

Japonlar, sadakat ve insan hayvan iliþkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 10 yýl boyunca sahibini beklediði yere
Hachiko’nun heykelini diktiler.


Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
« Yanıtla #42 : 08 Eylül 2013, 10:41:46 »




Bir avuç ekmek verdim bugün postacýya, kuþlara götür dedim.
Bir avuç selam verdim bugün postacýya, dostlarýma götür dedim.
Bir avuç barýþ verdim bugün postacýya, dünyaya götür dedim.
Bir zarfýn içine, bir avuç dua, bir kucak þükür,
bir avuç da kandil gülü koydum.
Kime götüreceðini söylemedim.
Postacý sorunca,

Her yere serp dedim.
Her yere...

Kaan Murat Yanýk