• 25 Şubat 2020, 12:59:27

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: ÞEHÝD DR. MUSTAFA ÇAMRAN'IN, ÞEHÝD DR.ALÝ ÞERÝATÝ'YE YAZDIÐI MERSÝYESÝ  (Okunma sayısı 571 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı can

  • BiSMiLLaH
  • *
  • İleti: 26
  • Teþekkür 1
  • "Nerede olursanýz olun, ALLAH sizinle beraberdir"
ALÝ ÞERÝATÝ'NÝN DEFNÝ SIRASINDA MUSTAFA ÇAMRAN TARAFINDAN OKUNAN MERSÝYE

“Ey Ali...!
Seni tanýmamla birlikte “Kevir”ini açtým. Ruhunun ve kalbinin derinliklerinde yüzdüm. Kendi gizli ve söylenmedik duygularýmý onda buldum. Bundan önce kendimi hep yalnýz hissederdim. Hatta kendi duygu ve düþüncelerimden, gayri tabii kendimden utanýrdým. Fakat seninle tanýþýnca, yalnýzlýklarýn uzaðýnda bir kapýnýn önüne geldim. Seninle sýrdaþ ve dert ortaðý oldum.

Ey Ali..!

Sen bana “kendin” olma olgusunu öðrettin. Kendime yabancýydým, manevi ve ruhi boyutlarýmý tanýmýyordum. Sen beni bir gül bahçesine götürdün, kötülükleri ve güzellikleri görmem için bir gedik açtýn.

Ey Ali..!

Belki hayrete düþeceksin; geçen hafta “Bint-i Cebel” savaþ cephesinde idim. Birkaç gün cephe ilerisindeki “Tilli Mes'ud” siperinde Emel gerillalarýyla birlikteydim. Yanýmda bir kitap götürmüþtüm, o kitap senin “Kevir”indi.

Kevir ki; bir mana ve zenginlik alemi... Beni bulutlarýn ötesindeki ezeliyet ve ebediyetle buluþturuyordu. Kevir ki; onda yok oluþun çýðlýðýný iþitiyordum. Vücudun baskýsýndan kurtulup, gökyüzü melekûtuna doðru uçuyordum. Yalnýzlýk dünyasýnda vahdet mertebesine ulaþýyordum. Kevir ki; benim vücut cevherimi soyuyor, yakýcý hakikat güneþinin önünde çýplak býrakýp eritiyordu. Ýhlas ve samimiyete ters düþen her þeyi yerle bir ediyor, beni aþk kurbangâhýnda âlemi yaratana feda ediyordu.

Ey Ali..!

Seninle birlikte Kevir'e gidiyorum. Yalnýzlýk Kevir'ine... Tarihin o korkunç tufanýnda aþkýn kavurucu ateþi altýna.

Ey Ali..!

Seninle birlikte hacca gidiyorum. Þevk ve heyecanla, yücelik ve celal karþýsýnda yok oluþa... Ve ALLAH'a senin bakýþýnla bakýyorum.

Ey Ali..!

Seninle birlikte Fýrat kenarýndaki hurmalýklara gidiyorum.

Ey Ali..!

Dert ve endiþe sahibi olmayý gecenin kalbinde buluyorum. Açýlmýþ engin bir kuyu senin derdini bana döküyor.

Ey Ali..!

Seninle birlikte Hz.Fatýma'nýn küçük ama küçüklüðüyle birlikte, dünyanýn ve tarihin hepsinden büyük evini görmeye gidiyorum. Öyle bir ev ki; Hz.Ali'yi, Fatýma'yý, Zeyneb'i, Hüseyin'i kendinde toplamýþ. Öyle küçük bir ev ki; aþkýn ortaya çýkýþ yeri, fedakarlýðýn, imanýn, istikametin ve þehadetin...

Ey Ali..!

Senin kokun, ismin, sözlerin ve düþüncelerin beni ALLAH'a daha çok yaklaþtýran bir çeþit ibadettir.

Ey Ali..!

Bizim tüm samimi namazlarýmýzda bizimlesin. Bizlerin göklere her yükseliþinde, bizlere eþlik ediyorsun. Hak yolunda þehadet mertebesine ulaþan mücahitlere þahid ve þehidsin.

* Bu mersiyeyi, Dr. Mustafa ÇAMRAN, Ali Þeriati'nin naþý defnedilirken mezarý baþýnda okumuþtur. [Ed.] Þaban Ali Lamui', Hikayethay-i ez Zindigiy-i Doktor Þeriati, Kalem Yay. Tahran, H. Þ. 1377./ M.1998. s.359

ALLAH iki þehidimizinde þehadetlerini dergahý izzetinde kabul buyursun...bu vesile ile iran islam inqýlabýnda þaha ve þahýn arkasýndaki güçlere karþý mücadele eden ve mücadelenin mükafatý olarakta þehid düþen tüm þehadet güvercinlerinin þehadeti mübarek olsun...



There are no comments for this topic. Do you want to be the first?