• 22 Şubat 2020, 09:18:48

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Þehid Þeyh Sâîd'e Mektup  (Okunma sayısı 401 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı can

  • BiSMiLLaH
  • *
  • İleti: 26
  • Teþekkür 1
  • "Nerede olursanýz olun, ALLAH sizinle beraberdir"
Þehid Þeyh Sâîd'e Mektup
« : 27 Haziran 2012, 23:26:35 »


Boðardým zûlmün nefesini sinmemiþ olsaydý kokusu tenime...

Alýp baþucuma koyardým ayaklarýnýn yalýn seslerini nereye baktýðýný bilseydim gözlerinin...

Kalbime gömerdim mesajýný ip olduðunu bilseydim boynunda...

Belki de seni sehbâdan bulutlara savuran rüzgâr olurdum...

Ya da can verdiðin yerde biten bir karanfil.

Aðýt yakanlarýn çýðlýðýyla düðümlerdim çocuksu bakýþlarýmý.

Anneler çocuklarýnýn baþucunda aðýt yakmayý kanýksadýlar, kara çarþaflarýný ýslak kipriklerine düðümleyerek.

Babalar tütünlerini gece de içiyorlar n'edeyim.

Neden okulda baþka dil, evde baþka dil konuþtuðunu anlýyor artýk boynu bükük çocuk.

Askerî jiplerin ardýna her asýlýþýnda annesinden neden dayak yediðini de.

Hava kararýr kararmaz derhal eve dönmenin gereðinin nereden geldiðini de kavradý.

Ýki dili konuþtuðumuz için kýzýlderililer, beyaz adama dedikleri gibi, bize de "çatal dilli" derler mi acaba? Sanmam, çünkü iki dilliliðimiz yalancý oluþumuzdan deðil, yalancýlara kanmamýzdan.

Ey zûlüm! Bit ve miâdýný doldur artýk sen de; her sürecin bir âkýbeti vardýr.

Qûr'ân'ýn yetmiþ yerinde adý geçen SABR'ý ben yetmiþ yýldýr göstermekten yorgun düþtüm...

Zorakî göç yollarýndaki yorgunluk nedir ki?

Komþu tarlalarda kendi diliyle söylenen þarkýlarý özgürce dinleyebilsin Seré Kanî ve Núséybîn halký.

Dikenlitellerden uzanan bedenlere jandarma jopu yemeye deðmez mi?

Deðmez mi akrabayý akrabadan, kardeþi kardeþten ayýran uluslararasý sýnýrlarý çiðnemeye?

Deðecektir "yanlýþlýkla" kalleþ kurþunu yemeye.

Akþam dokuzdan sonra da sokaða çýkabilecektir bir gün ümmetin yetimleri.

Geceler çöktüðü an yeryüzünün doðduðum coðrafyasýna, bir ses yükselsin fecrin ortadoðusunda ve gecenin güneydoðusuna.

...Ve bir denge bozulsun çocuðunu emziren annenin yüreðime hapsettiðim bakýþlarýnda.

Neden bildiðimiz tüm þarkýlar götürülmekten ve geride býrakmaktan sözediyor?

Neden nakaratlarda "dayé, dayé!" diye inliyoruz hep?

... Ve neden bana hiç bir þeyin her þeyden öncesini göstermiyorlar?

Bir ölüm sinmiþ, bir vâhþet, bir kahrolasý zor, hayatýn yeniden baþladýðý, iki defa iki nehir arasýna.

Ey Þeyh Sâîd!

Sen ki bir Kerbelâ yaþattýn Amed'in çîya ve zozanlarýna ve Hûseynî bedenini fedâ ettin âzîz Ýslâm'ýn yoluna.

Baþladýðýn yer zûlmün, küfrün, tâðutun, ðâsbýn ve emperyalizmin bittiði yer olacaktýr.

Baþkaldýrdýðýn yer, Hizbuþþeytan'ýn ömür yýldýzýnýn battýðý yer olacaktýr.

Doðduðun yer, sömürgeciliðin ve yayýlmacýlýðýn öldüðü yer olacaktýr.

Sen eskidikçe üzerimizdeki zûlüm ve baskýlar arttý; zûlüm ve baskýlar arttýkça Sen yenileþtin.

Metin Yüksel'ler, Þeyhmus Durgun'lar, Abdulhâmid Turgut'lar ve Orhan Korkmaz'lar yetiþti bu yolda.

Sana biri kötü, biri iyi iki haberim var:

Kötü haberim, Senin gidiþinden sonra, yokluðundan cesâret alan emperyalist güçler, ümmetin kalbine hançer gibi saplanan siyonist Ýsrâil devletini kurdular Filistin topraklarýnda.

Ýyi haberim, o Ýsrâil'in sonu gelmiþtir.

Ýzzeddîn el- Qassâm'lar, Hacý Emîn el- Hûseynî'ler baþ koydu bu yola.

Abbas Musawî gibi bir öndere sâhibiz þimdi.

"Ðalîb gelecek olan Hizbullâh'týr." ( Mâide, 56 )

"Kurtuluþa erecek olan Hizbullâh'týr." ( Mûcâdele, 22 )

Senden sonra ÝSLÂM ÝNQLÂBI nâsîb etti bize uðrunda baþýný verdiðin Yüce Râbb.

"We'l- Fecr." ( Fecr, 1 )

Kerbelâ'dan Pîran'a ve Pîran'dan Beheþt-i Zehrâ'ya al bir çizgi çektik þimdi.

"Zûlmedenler yakýnda nasýl bir inqýlâbla yýkýlýp devrileceklerini göreceklerdir." ( Þuâra, 227 )

"Allâh'ýn yardýmý ve fetih günü geldiðinde ve insanlarýn akýn akýn Allâh'ýn dînine girdiklerini gördüðün zaman..." ( Nasr, 1 – 2 )

Ey Þeyh Sâîd!

Mazlûmlarýn, mustaz'âflarýn, mâhrumlarýn, yalýnayaklýlarýn, haklarý elinden alýnanlarýn, "bese, bese" diye inleyenlerin, "dayé, dayé" diye aðýt yakanlarýn, "hawar, hawar" diye feryâd edenlerin rehberi!

"Allâh'ý, zâlimlerin yapmakta olduklarýndan habersiz sanma! Onlarýn azabýný, gözlerin dehþetle dýþarý fýrlayacaðý bir güne ertelemektedir." ( Ýbrahim, 42 )

Ey Þeyh Sâîd!

"Kendilerinden öncekilerin baþlarýna gelenlerin, kendilerinin de baþlarýna gelenler" ( Baqara, 214 )'in rehberi!

"Zâlimlere, yaptýklarýndan ötürü Allâh katýnda bir aþaðýlýk ve çetin bir âzab vardýr." ( En'âm, 124 )

Ey Þeyh Sâîd!

Ümmetin yetimlerinin rehberi!

''Dîni yalanlayaný gördün mü? Ýþte odur yetimi itip kakan ve odur yoksulu doyurmak için önayak olmayan." ( Mâun, 1 – 3 )

"Size ne oluyor ki Allâh yolunda ve 'Râbbimiz! Bizi, halký zâlim olan bu beldeden çýkar, bize katýndan bir welî gönder, bize katýndan bir yardým eden yolla' diyen zayýf býrakýlmýþ erkekler, kadýnlar ve çocuklar uðrunda savaþmýyorsunuz?" ( Nisâ, 75 )

"Biz istiyoruz ki mustaz'âflara lütfedelim, onlarý yeryüzünde önderler yapalým, onlarý ( Fîr'awn mülkünün ) vârisleri kýlalým." ( Qasas, 5 )

Muqâwemetin þehâdetle, ümmetin imâmetle nâsîblendiði kurtuluþ çaðýnda yaþýyoruz.

Ýslâmî Direniþ çaðýnda yaþýyoruz.

Allâh-u Ekber!

(Sebat Dergisi-ibrahim sediyani)





There are no comments for this topic. Do you want to be the first?