• 30 Mayıs 2020, 02:09:23

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Bir münafýklýk hikâyesi  (Okunma sayısı 580 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Bir münafýklýk hikâyesi
« : 15 Ocak 2013, 22:14:53 »
Bir münafýklýk hikâyesi



28 Þubat soruþturmasýnda sorgulanan Ýsmail Hakký Karadayý’nýn ilginç bir hikayesi var.


1980’li yýllar boyunca ‘namaz kýlan bir general portresi’ çizdi.

Özal’ýn yakýn çevresi bile “Suyun bu tarafýndan” tanýmý yapmýþ.

Türkiye uzun bir aradan sonra, yeni güne önemli bir gözaltý haberiyle uyandý. Geçen perþembe günü emekli Genelkurmay Baþkaný Ýsmail Hakký Karadayý, 28 Þubat soruþturmasý kapsamýnda ifadesi alýnmak üzere mevcutlu olarak, yani polisler eþliðinde Ankara’ya götürüldü.

Karadayý, mahkeme tarafýndan yaþý dikkate alýnarak serbest býrakýldý. Ancak emekli komutana yurtdýþý yasaðý ve adli kontrol þartý getirildi.

Yani Karadayý Paþa her hafta düzenli olarak karakola gidecek ve imza verecekti. Karadayý, 28 Þubat döneminin en kudretli ismiydi.

O sýrada genelkurmay baþkaný olarak görev yapýyordu ve mesleðinin zirvesindeydi. Karadayý 1932 yýlýnda Çankýrý’da dünyaya geldi. 1951’de Kara Harp Okulu’ndan, 1953’te Uçaksavar Okulu’ndan mezun oldu.

Çeþitli topçu birliklerinde görev yaptýktan sonra 1963 yýlýnda Kara Harp Akademisi’ni, 1967’de Silahlý Kuvvetler Akademisi’ni, 1975’te Mill iGüvenlik Akademisi’ni bitirdi.


ÖZAL’IN SEMPATÝSÝNÝ KAZANMIÞTI

Kurmay subay olarak deðiþik komutanlýklarda þube müdürlüðü, Kara Harp Okulu’nda öðretmenlik, Ortadoðu ülkelerinde askeri ataþelik, alay komutanlýðý ve Genelkurmay Hareket Baþkanlýðý Plan Prensipler Þube Müdürlüðü görevlerinde bulundu.

1977 yýlýnda tuðgeneralliðe terfi etti. 1981 yýlýnda tümgeneral, 1985’te korgeneral oldu. 1989 yýlýnda rütbesi orgeneralliðe yükseltilen Ýsmail Hakký Karadayý 10 Aðustos 1993’te Kara Kuvvetleri Komutaný oldu.

30 Aðustos 1994 tarihinden geçerli olmak üzere Genelkurmay Baþkanlýðý görevine atandý. Karadayý dört yýl boyunca bu görevde kaldý. Karadayý genelkurmay baþkaný olana kadar hep önemli görevlerde bulunmasýna karþýn hiçbir zaman kamuoyunun karþýsýna çýkmadý, bundan þiddetle kaçýndý.

Pek çok komutan arkadaþýnýn aksine konuþmalarýnda sert mesajlar vermemeye çalýþtý. Karadayý siyasilerle de arasýný hep iyi tutmaya çalýþtý ve bunda baþarýlý da oldu.

Özellikle art arda terfi ve rütbe aldýðý ANAP’ýn iktidar yýllarýnda Turgut Özal’ýn þahsi sempatisini kazanmýþtý. Peki Karadayý’nýn sýrrý neydi? 28 Þubat döneminde ve sonrasýnda muhafazakâr ve dindar çevrelerin korkulu rüyasý haline gelen Ýsmail Hakký Karadayý, 1980’li yýllar boyunca muhafazakâr bir subay olarak tanýndý.


KARADAYI ÝÇÝN MÜDAHALE ETMEDÝ

Birinci OrduKomutanlýðý yaptýðý dönemde evinde seccadesi serili olan, yani namaz kýlan bir general portresi çizmiþti.

Karadayý bu dönemde yeni yeni canlanmaya baþlayan hat sanatýyla ilgilenmiþ, hattatlarla tanýþmýþ, hat sipariþleri vermiþ, ayrýca bazý hat sanatçýlarýnýn yanýnda askerlik yapmasýný saðlamýþtý.

Birbiri ardýna gelen bütün bu olaylar Karadayý’nýn isminin muhafazakâr muhitlerde bilinmesine neden olmuþtu. Hatta Özal’ýn yakýn çevresi Karadayý için, “Suyun bu tarafýndan” tanýmýný kullanýyor, paþanýn Anadolu kökenli olduðunu ima ediyordu.

Mehmet Baransu ile birlikte kaleme aldýðým Pirus kitabýnda Karadayý ile ilgili ilginç bir anekdot vardý. Turgut Özal’a cumhurbaþkanlýðý döneminde, içinde daha sonra orgeneral rütbesine yükselecek olan Doðu Aktulga’nýn da bulunduðu bir grup generali emekli etmesi tavsiye edilmiþti.

Aktulga ve ekibinin askerî müdahale yanlýsý olduðu Ankara kulislerinde hep konuþuluyordu. Bundan rahatsýz olan isimler de Turgut Özal’la görüþüp, Aktulga ile birlikte hareket edenlerin tasfiyesini istemiþti. Özal onlara “hayýr” yanýtýný verdi. Özal da Aktulga’dan hazzetmiyordu ama ileri sürdüðü gerekçe ilginçti: “Terfi sýrasýný bozarsam ÝsmailHakký Karadayý da emekli olur.”


ÇEViK BiR’iN ARKASINDA

28 Þubat döneminde kamuoyunun Çevik Bir kadar yakýndan tanýdýðý bir baþka isim Deniz Kuvvetleri Komutaný Oramiral Güven Erkaya’ydý.

Deniz Kuvvetleri’nin ikinci ismi ise Donanma Komutaný Oramiral Salim Derviþoðlu’ydu. Derviþoðlu, Erkaya’nýn hemen ardýndan Deniz Kuvvetleri Komutaný olacaktý. Derviþoðlu üslup olarak Erkaya ve Çevik Bir’den ayrýlýyor, nezaketiyle biliniyordu.

Donanma Komutanlýðý’nda yapýlan bir törende hükümet mensuplarýyla ilgilendiði ve nazik davrandýðý için Bir tarafýndan uyarýlmýþtý.

Derviþoðlu bu uyarýya çok sert karþýlýk vermiþ ve Bir’le tartýþmýþtý. Bu olaydan kýsa bir süre sonra araya Genelkurmay Baþkaný Ýsmail Hakký Karadayý girmiþ ve Çevik Bir’e kendisinin talimat verdiðini söylemiþ ve Derviþoðlu’ndan özür dilemesini istemiþti.

Derviþoðlu ile Çevik Bir arasýnda bir baþka tartýþma YAÞ kararýyla atýlacak bir subayla ilgili yaþanmýþtý. Derviþoðlu, Deniz Kuvvetleri Komutaný olmuþtu ve bir subayýn ordudan atýlmasý için kendisine gönderilen dosyayý imzalamýyordu.

Çevik Bir, Derviþoðlu’nu ikna etmesi için Genelkurmay Adli Müþaviri Erdal Þenel’i göndermiþti. Ancak Derviþoðlu, Þenel’i “Silahlý kuvvetlerin canýna okudunuz. Orduda adam býrakmadýnýz” sözleriyle azarlamýþ ve kovmuþtu.

Bunun üzerine Bir, Derviþoðlu’nu aramýþ ve iki isim arasýnda sert bir tartýþma yaþanmýþtý. Bu tartýþmanýn ardýndan Karadayý araya girmiþ ve ikiliyi barýþtýrmýþtý.

1998 Aðustos’unda görevini Hüseyin Kývrýkoðlu’na devreden Karadayý, emekli olduktan sonra da boþ durmadý. Silahlý kuvvetlerle irtibatýný hiç kesmedi. Özellikle Hilmi Özkök’ün genelkurmay baþkanlýðý sýrasýnda komutanlarý ziyaret ederek, kulis yaptý. Ona göre Özkök makamýný ezdiriyordu.

Karadayý’nýn ismi 28 Þubat Soruþturmasý’ndan çok daha önce bir baþka dosyada da geçmiþti. Aksaz Deniz Üssü’nde yaþanan büyük yolsuzluk olayýnýn baþ sorumlusu, müteahhit Ali Osman Özmen soruþturmasýna adý karýþtý. Özmen’den daire alanlar arasýnda Karadayý, Hüseyin Kývrýkoðlu, Ýlhami Erdil, Tuncer Kýlýç gibi komutanlarýn isimleri vardý. Ancak kamuoyuna bu isimlerden sadece Kýlýç’ýn adý yansýdý. Diðer komutanlarýn isimleri ne dava ne de soruþturma dosyasýnda yer aldý.


KIVRIKOÐLU TENKÝT EDÝYORDU

Karadayý’nýn genelkurmay baþkanlýðý dönemi siyasi hayat kadar, silahlý kuvvetlerin iç dengeleri açýsýndan da çalkantýlýydý. Refahyol hükümetinin iþbaþýndan uzaklaþtýrýlmasý konusunda anlaþan askerler, üslup konusunda kýrýlma yaþýyorlardý.

Dönemin Birinci Ordu Komutaný Org. Hüseyin Kývrýkoðlu’nun baþýný çektiði Ýstanbul merkezli bir grup, Karadayý’nýn geri planda kaldýðýný savunuyordu. Karadayý kamuoyunun önüne çýkmýyor, görevini neredeyse dönemin genelkurmay ikinci baþkaný Org. Çevik Bir’e devretmiþ görüntüsü veriyordu. Genelkurmay’la temasa geçenlerin karþýsýna Çevik Bir ya da Erol Özkasnak çýkýyordu. Hatta Hüsnü Dað gibi kimi albaylar generallere fýrça atabilecek yetkiye sahip olduklarýný düþünüyorlardý.


DENGE UNSURU OLMAYA ÇALIÞIYORDU

Çevik Bir kamuoyundaki tanýnýrlýðýný terfisi için de kullanmak istiyordu. Normal iþleyiþte Birinci Ordu Komutaný Kývrýkoðlu, önce Kara Kuvvetleri ardýndan da Genelkurmay Baþkanlýðý’na gelecekti. Bir ise Birinci Ordu’dan emekli olacaktý. Karadayý iki klik arasýnda denge unsuru olmaya çalýþýyordu.

Bir, Karadayý’nýn yakasýna yapýþmýþ ve irticaya pasif davranmakla suçlamýþtý. Ýkili arasýnda bir baþka tartýþma da YAÞ’ta yaþanmýþ, Çevik Bir ve ekibi toplantýyý terk etmiþlerdi. Ancak silahlý kuvvetler içindeki bütün tartýþmalarda Karadayý, Çevik Bir’den yana aðýrlýk koyuyordu.



Tuncay OPÇÝN - Bugün

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?