• 23 Eylül 2018, 01:34:07

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: KuL...  (Okunma sayısı 257 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BeSney

  • YöNeTiCi
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 853
  • Teşekkür 35
  • Yek nefes;dü şükres
KuL...
« : 12 Mart 2013, 14:19:14 »





Her insan, kulluk vazîfelerini yapmak için yaratıldı. Onun için herkes, ALLAHü teâlâyı yaratıcı, kendisini yaratılmış bilmelidir. Bir kimsenin, ALLAHü teâlâya kul olması için, O´ndan başka şeylere kul olmaktan ve bağlan­maktan tam kurtulması lâzımdır. Bunun için büyük âlim ve velî İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî vilâyet yâni evliyâlık mertebelerinin sonunun, en yükseğinin abdiyyet (kulluk) makâmı olduğunu ifâde etmiş­tir. (E. Ans. c.1, s. 6)

Evliyânın büyüklerinden Abdülmecîd Şirvânî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretleri; Mevlânâ hazretlerinin şu sözünü sık sık söylerdi.



"Men bende şüdem, bende şüdem, bende, şüdem

Men bende behaclet beser efkende şüdem

Her bende şeved şâd ki âzad şeved

Men şâd ezânem ki türâ bende şüdem"



(ALLAHım ben kul oldum, kul oldum, kul oldum. Kulluktaki vazîfemi ya- pamadığımdan utanarak başımı eğdim. Her kul kapısından âzâd ol­du- ğunda sevinir mesrûr olur. Bense ne zaman sana tam kul olursam o va- kit şad olur, neşelenirim.)

Evliyânın meşhurlarından Ebû Bekr Verrâk (rahmetullahi teâlâ a- leyh) buyurdular ki: "ALLAHü teâlâ bir kulundan şunları ister. Kalbin; Alla- hü teâlânın evine hürmet, yarattıklarına şefkat etmesi. Lisanın; Ke­lime-i tevhidi söyleyip, yaratıklara yumuşaklıkla muâmele etmesi. Bede­nin; ibâ- det ve tâatte bulunup, müminlere yardım etmesi. Huyun; ALLAHü teâlânın hükmüne sabır gösterip, yarattıklarına karşı halîm-selîm ol­ması."

ALLAHü teâlânın emirlerine uymayı tercih etmek, nefsi ayıplamak ve dostların nasîhatini öğüt kabûl etmek husûsunda da şöyle buyurmuştur: "Kul, gizli ve açık her zaman ALLAHü teâlâya itâat eder, hiç bir an O´nun emrinden çıkmaz. Kendisine kötülük edene iyilik eder, nefsin arzusuna uymaz, nîmet zamânında şükreder, şiddet zamânında sabreder. Ken­dinden aşağı olana ikrâm eder. Kendisiyle istişâre edenin sözünü dinler."

Büyük velîlerden Ebû Hafs Haddâd en-Nişâbûrî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerine; Kulu ALLAHü teâlâya yaklaştıran en iyi iş nedir dedi­ler. Haddâd hazretleri; "Kulu, ALLAHü teâlâya yaklaştıran en iyi vesîle, kulun her hâlükârda dâimî sûrette O´na ihtiyaç duyması, bütün işlerde sünnet-i seniyyeye dört elle sarılması ve gıdâyı helâl yoldan temin etme­sidir." buyurdular.

"Ubûdiyyet (kulluk) nedir " diye sordular. O; "Malı bırakıp emrolunan husûsa sımsıkı sarılmakdır. Hak aramak yerine vazîfeye koşmaktır."

"Öyleyse kerem nedir " "Dünyâyı ona muhtac olanlara bırakıp, Alla- hü teâlâya kulluğa yönelmektir." buyurdular.

Türkistan´da yetişen büyük velîlerden Ebû Saîd Ebü´l-Hayr (rahme- tullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "ALLAHü teâlâ ile kul arasında perde, yer ve gök değildir. Arş ve Kürsî de değildir. Perde, insanın benli­ğidir. Bu a-radan kaldırılırsa ALLAH´a kavuşulur."

"Kim kendini iyi zannederse o kendisini bilmiyordur."

"Kul, ALLAHü teâlâ için neyi terk ederse, ALLAHü teâlâ ona karşılık daha hayırlısını verir."

"Kişinin helâkı, ALLAHü teâlâdan başkasına gönül bağladığı şeydir."

Dîvân şâirlerinden ve mevlevî şeyhi Esrâr Dede (rahmetullahi teâlâ aleyh) ve hocası Şeyh Gâlib in Osmanlı Sultanı Üçüncü Selîm Hana tam bir muhabbet ve bağlılıkları vardı. Bu durum Sultanın aleyhinde olanların onlar hakkında ileri geri konuşmalarına sebep oluyordu. Bunlara karşılık bir gazelinde;

Ne Süleymân ne Selîm´in kuluyuz,

Hazret-i Rabb-i Rahîmin kuluyuz.

Husrev-i âleme yok minnetimiz,

Öyle bir şâh-ı kerîmin kuluyuz.



diyerek çok güzel bir cevap vermiştir.
alıntı..


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?
 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40