• 14 Temmuz 2020, 10:07:29

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: çok önemli saðlýk haberleri  (Okunma sayısı 2109 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #15 : 25 Kasım 2009, 08:47:35 »
Antibakteriyel jeller ne kadar saðlýklý?
Gerek medya gerekse seminerler aracýlýðýyla uzmanlar gribe neden olan H1N1 virüsünden korunmanýn yollarýný anlatýyor. Gripten korunmanýn yolu ise öncelikle baðýþýklýk sistemimizi güçlendirmek. Bu da ancak tükettiðimiz gýdalarla mümkün. Bir de ellerimizdeki mikroplarý yok etmekle.

Zaman Gazetesi'nin haberine göre, sýk sýk el yýkamanýn gerekliliði üzerinde duran uzmanlar zaman zaman suya ve sabuna alternatif ürünler öneriyor. Bu ürünlerin baþýnda antibakteriyel jeller yer alýyor. Birkaç ay öncesine kadar eczanelerde bile nadir rastlanan jeller, domuz gribinden sonra birçoðumuzun çantasýnýn vazgeçilmezi oldu. Okullar da, virüsün yayýlmasýný engellemek için öðrencilere bakteriyel mendil, jel ve sprey almalarýný önerdi. Ýþyerleri virüsün bulaþabileceði yerlere dezenfektan makineleri yerleþtirdi. Toplu taþýma araçlarýnda antibakteriyel jel reklâmlarý görülmeye baþlandý. Antibakteriyel jel üreten firmalarýn sayýsýnda da bir artýþ var.

Adýný daha önce hiç duymadýðýmýz, 'merdiven altý' olarak tabir edilen ürünlerin piyasaya girmesi virüsten kaçmaya çalýþan insanlarý, baþka büyük tehlikelerle karþý karþýya getirdi.

Geçtiðimiz günlerde bir ilkokul öðrencisinin kapaðýný açarken gözüne sýçrattýðý jelin, görme kabiliyetini etkilemesi birçok anne ve babayý tedirgin etti. Saðlýklý yaþayalým, mikroplardan vücudumuzu arýndýralým diye hayatýmýzýn her alanýna soktuðumuz antibakteriyel jellerin zararý olup olmadýðý sorgulanmaya baþlandý. Jel kullanýrken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkýnda uzmanlarýn ve firmalarýn yeterli bilgi vermemesi ise yanlýþ kullanýmdan kaynaklanan sorunlarý beraberinde getirdi.

Ýstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji uzmaný Doç. Dr. Mustafa Hasöksüz, antibakteriyel jellerin virüsten korumadýðýný, sadece onlarý etkisiz hale getirdiðini belirtiyor. Kullanýldýðý andan itibaren 30 ile 60 saniye arasýnda eldeki mikroplarý yok ettiðini vurguluyor. Doç. Dr. Mustafa Hasöksüz, ayrýca jellerin tekrar bir virüs ile karþýlaþmamýzý engellemediðinin altýný çiziyor. Bu ürünlerin sadece elde kullanýlmasý gerektiðine deðinen Hasöksüz, göze kesinlikle deðdirilmemesi gerektiðini söylüyor. Domuz gribi nedeniyle kullanýmý artan antibakteriyel el temizleme jellerinin halk saðlýðýný tehdit ettiðine dair açýklama yapan Saðlýk Bakanlýðý ise yaptýðý uyarýda jellerin, çocuklardan uzak tutulmasý gerektiðini, kullanýlmasý gerekiyor ise ebeveyn kontrolünde kullanýlmasý, gözle temas ettirilmemesi, yanýcý/parlayýcý olduðuna iliþkin uyarýlarýn ambalaj üzerinde bildirilmesi gerektiðini vurguluyor.

Antibakteriyel jeller ne kadar saðlýklý?

Alkol bazlý üretilen jeller, ellerdeki mikrobu öldürüyor öldürmesine ama yeni virüs bulaþmasýný engellemiyor. Domuz gribi olmayalým düþüncesiyle kullanýlan jeller aslýnda algýlanandan öte sadece elde var olan mikroplarý 30-60 saniye içinde yok ediyor. Alkol aðýrlýklý bu ürünler, virüslerin düþmaný anti-viral yapýya sahip olduðu gibi diðer mikroplara karþý etkili kimyasallarý da içinde barýndýrýyor. Ancak antibakteriyel jeller saðlýklý þartlarda üretilmedi ise uzmanlara göre alerjik hastalýklara neden oluyor. Diðer yandan çocuklara jel kullanýmýndan ziyade sýk sýk el yýkamalarý tavsiye ediliyor. Ayrýca göz doktorlarý antibakteriyel jelin göz ile temas ettirilmemesi gerektiðinin altýný çiziyor.

Jel alýrken nelere dikkat edilmeli?

Jel satýþlarýnýn fahiþ rakamlara ulaþmasý merdivenaltý üretimi de artýrdý. Bu yüzden jel alýrken çok dikkatli olmak gerek. Anti-bakteriyel jel alýrken bakanlýk onayý aranmalý. Jelin alýndýðý yere dikkat edilmeli. Yetkin firmalar, anti-bakteriyel ürünlerin eczanelerden alýnmasý gerektiði üzerinde duruyor. Ürünün uluslararasý kabul görmüþ testlerden onay almýþ olmasý da dikkat edilmesi gereken baþka bir konu. Ambalaj üzerinde belirtilenler özellikler de jelin güvenilirliðini ortaya koyuyor.

Saðlýklý bir anti-bakteriyel jelin üzerinde bulunmasý gerekenler: Bir anti-bakteriyel jelin üzerinde dermatolojik olarak test edildiði yazmalý, ateþe yaklaþtýrýlmamasý, göze sürülmemesi gerektiðine dair uyarýlar bulunmalý. Jelin içinde kullanýlan maddeler tek tek belirtilmeli. Jeli kullandýðýnýzda ne iþe yaradýðý ürünün üzerinde yazýlmýþ olmalý. Ürünün imal edildiði firma ve iletiþim bilgileri ambalajýn üzerinde yer almalý.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #16 : 25 Kasım 2009, 08:48:15 »
Çay içerken bu ayrýntýya dikkat
En çok tükettiðimiz içeceklerden biri olan çayý içerken hem miktarýný hem de þekerini iyi ayarlamak gerekiyor. Aksi halde bazý saðlýk sorunlarýna yol açabiliyor.

Çay üretimi yapýlan sayýlý ülkelerden biri olan ülkemiz, kuþkusuz ki çay tüketiminde de dünya ülkeleri arasýnda ilk sýralarda yer alýyor. Türk misafirperverliðinin bir göstergesi olarak en önemli ikram içeceði olan çayý ‘Türklerin milli içeceði’ olarak tanýmlamak da çok yanlýþ olmaz. Peki böylesine yüksek miktarlarda tükettiðimiz bu lezzetli içeceðin ne kadar tüketilmesi gerektiðini, ne kadar içildiðinde yararlý ne kadar içildiðinde ise zarar verebileceðini biliyor musunuz? Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Esra Aran, Türk insanýnýn damak tadýnýn ayrýlmaz bir parçasý haline gelen çay tüketimi ile ilgili bilinmesi gerekenleri þöyle anlattý:

En çok tüketilen ikinci içecek

Türkiye de çay, sudan sonra en çok tüketilen ikinci içecektir. Günlük tüketilen çay su yerine geçmez, sadece sývýdýr. Vücudunuzun günlük sývý gereksinimini çay gibi diðer içeceklerle de saðlayabilmek mümkündür. Ancak, gün içerisinde içilen çayýn þeker ilavesi yapýlarak tüketilmesi ve öðünlerle beraber tercih edilmesi, saðlýk açýsýndan olumsuz etkilerin oluþmasýna neden olmaktadýr.

Öðünlerle tercih edilen çay, demir emiliminin azalmasýna neden olabilmektedir. Örneðin; kahvaltýnýzda yumurta ile çay tüketmek yerine taze sýkýlmýþ meyve suyu ya da meyveyi tercih etmek olumsuz etkileri azaltmanýn bir yoludur. Çünkü çay içerisindeki tanenler besinlerden alýnabilecek demirin emiliminin azalmasýna neden olabilmektedir.

Aþýrý tüketime dikkat!

Gün içerisinde aþýrý tüketilen çay; sinir bozukluðu, kabýzlýk, yüksek tansiyon, el titremesi, baþ aðrýsý, sýkýntý ve uykusuzluða neden olabilmektedir. Aþýrý çay tüketimi, idrar miktarýnýn da artýþýna neden olur. Ýdrarla dýþarý atýlan üre asidi miktarýný azaltýr. Romatizma hastalýðý olanlara zarar verir. Çayda okzalat fazladýr. Bu nedenle böbreðinde kum ve taþ olanlara çay zararlýdýr. Yüksek tansiyon hastasý, karaciðer hastasý ve kabýzlýk çekenler, üre albümin olanlar çay içmemelidir.

Þekerin dozunu iyi ayarlayýn!

Çaya þeker ilave edilerek aþýrý tüketilmesi de; kalp-damar hastalýklarý, þiþmanlýk, serum lipit deðerinde yükselme gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Þekerli ya da þekersiz aþýrý çay tüketimi, vücutta demir emilimini ters yönde (anemi) etkilediði kadar, vücutta toksik madde birikimine de neden olabilmektedir. Yani, vücudunuzun sürekli olarak þiþ olmasýna (ödem) neden olur. Çay tüketmekten vazgeçemiyorsanýz ve tercihiniz þekerli tüketmek ise; öncelikle þeker miktarýný azaltabilirsiniz. Þeker yerine tatlandýrýcý kullanabilirsiniz. Günlük tatlandýrýcý kullanýmýnda 8 tableti geçmemeye özen göstermelisiniz. Çayýnýzý demlerken çubuk tarçýn kullanýrsanýz çayýnýzý daha rahat tüketebilirsiniz. Çayý þekersiz fakat fazla miktarda tüketiyorsanýz; 4 çay bardaðý çay hakkýný geçtikten sonra her bardak çay için ekstra 1 bardak su içiniz. Çayýnýzý açýk olarak tüketmeye çalýþýnýz.

Günde 4 bardaktan fazla olmamalý

Çay içerken dengeli tüketime ve þeker dozunun iyi ayarlanmasýna çok dikkat etmek gerekiyor. Bu nedenle uzmanlar günlük çay tüketiminin 4 bardaktan fazla olmamasýný tavsiye ediyor. Ekstra 1 bardak çay için ise ekstra 1 bardak su içilmesini öneriyor. Bu kurallara uyulduðunda ise çayýn yararlarý saymakla bitmiyor. Ýþte milli içeceðimiz çayýn vücudumuza yararlarý...

-Kanser riskini azaltýr,
-Kolesterolü düþürür,

-Beyni korur,

-Hazmý kolaylaþtýrýr,

-Ýçerdiði florid nedeniyle diþ çürüklerini önleyici etkiye sahiptir,

-Flavonoid; bitkilerden elde edilen, besinlerde doðal olarak bulunan antioksidantdýr,

-Kan damarlarýnýn geniþleterek kanýn vücuttaki dolaþýmýný kolaylaþtýrýr,

-Yapýlan birçok araþtýrmaya göre; günde maksimum 2 kupa çay tüketmenin kalp krizi ile ölüm riskini azalttýðý ortaya çýkmýþtýr.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #17 : 25 Kasım 2009, 08:49:53 »
3 aydan fazla bekletmeyin!
Et tüketiminin had safhaya ulaþtýðý Kurban Bayramý'nda, kurban etinin derin dondurucuda eksi 18 derecede en fazla 3 ay boyunca saklanmasý gerektiði bildirildi.

Bayram ziyaretlerin, ikramlarýn, aile ve dostlarla yenilen yemeklerin önemini bir kez daha ortaya çýkarýyor. Özellikle et tüketiminin arttýðý Kurban Bayramý'nda, kurbanlýk etinin nasýl muhafaza edilmesi gerektiði de tartýþýlýyor. Uzmanlara göre kurban etleri, birer tüketimlik halinde buzdolabý poþetine konularak kaldýrýlmalý; 0-2 santigrat derecede 3 -5 gün, buzlukta birkaç hafta, eksi 18 derecede ise 3 ay saklanabilir.

Bursa Büyükþehir Belediyesi, Kurban Bayramý hazýrlýklarý kapsamýnda Saðlýklý Kurban Kesim Rehberi oluþturdu. Rehberde saðlýk kesimin nasýl olacaðý anlatýlýrken etlerin de muhafaza edilmesine detaylýca yer veriliyor. Belediye hazýrlanan rehberi þehirdeki tüm evlere ulaþtýrmayý hedefliyor. Rehberde hayvaný yatýrma yöntemleri, kesimde hijyen, kurbanlýk seçimi, hayvanlardan bulaþan hastalýklar, kurban kesimi, karnýn açýlmasý ve organlarýnýn çýkarýlmasý gibi bilgiler bulunuyor. Rehberde vatandaþlarýn kurban etlerini saðlýklý þekilde saklamalarý ve tüketme þekillerine de yer veriliyor. Rehberde, "Kesimden sonra kurban etlerinin, parçalar halinde temiz kaplara konulmasý ve güneþ görmeyen yerde, 14 derecenin altýnda hava almadan dinlendirilmesi gerekiyor. Kesim sýcaklýðýnýn düþmesi için, en az 5 -6 saat bekletildikten sonra buzdolabýna kaldýrýlmalýdýr. Kurbanlýk etler, henüz kesim sýcaklýðýnda iken buzdolabýna, poþet içinde veya hava almayacak durumda büyük parçalar halinde üst üste konulmamalýdýr. Bu durumda buzdolabýnýn ýsýsý, etin iç kýsmýný soðutmaya yetmeyeceði için çok kýsa sürede (2. gün) bozulma ve kokuþma, hatta yeþillenme görülür. Böyle kýsýmlar kesinlikle tüketilmemeli, hemen atýlmalýdýr. Kurbanlýk etin dayanma süresi, kesim kalitesine ve et parçasýnýn büyüklüðüne göre deðiþmekle beraber, normal buzdolabý koþullarýnda 5 -6 gündür. Bu süre, kýymada genellikle 3 gündür. Eðer daha uzun süre muhafaza düþünülüyorsa etler derin dondurucuda (eksi 18 derece) muhafaza edilmelidir. Hayvan kesildiðinde eti oldukça sert olur. Taze etin piþirilmesi ve hazmý zor olur. Kesilen etlerin, en az 24 saat buzdolabýnda bekletilmesi gerekiyor." denildi.

Kurban etini sene boyunca yemeyi planlayan vatandaþlara da rehberde bir uyarý yapýlýyor: "Etler küçük parçalar halinde derin dondurucuda eksi 18 derece 3 ay saklanabilir."

Etlerin çok çabuk bozulabileceðine vurgu yapýlan rehberde, etlerin çok kolay bir þekilde buzdolabýnýn derin dondurucu bölmesinde uzun süre saklanabileceði belirtiliyor. Et ve et ürünlerinin çabuk bozulma riski taþýdýðýnýn kaydedildiði rehberde þu bilgilere yer veriliyor: "Donmuþ etlerin çözdürülüp tekrar dondurulmalarý birtakým mikroorganizmalarýn üremesine imkan saðlýyor. Bu nedenle çözdürülen et tekrar dondurulmamalý, hemen piþirilmeli. Kurban etlerinin bir yemeklik olacak kadar küçük parçalar halinde buzdolabýnda poþetlerde saklanmasý en doðrusu."

Öte yandan Bursa Büyükþehir Belediyesi tarafýndan hazýrlanan rehberde, saðlýksýz koþullarda kurban kesenlere 69 ile 680 TL arasýnda para cezasý kesileceði hatýrlatýlýyor. (CÝHAN)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #18 : 25 Kasım 2009, 08:50:55 »
Morfin ile ilgili þok iddia
ABD'de yapýlan bir araþtýrmada, kanser tedavisinde aðrý kesici olarak kullanýlan morfinin kanserli tümörlerin yayýlmasýna katkýda bulunabileceði sonucuna varýldý.

Bilimadamlarý, morfinin tümörlere oksijen ve çeþitli besleyici maddeler taþýyan yeni kan damarlarýnýn oluþumunu teþvik ettiðini belirtti.

Boston'daki Amerikan Kanser Araþtýrmalarý Birliði'nin toplantýsýnda yapýlan sunumda, morfinin bu yan etkilerini engelleyen bir de ilaç bulunduðu kaydedildi.

Ancak Ýngiliz araþtýrmacýlar kanser tedavisinde herhangi bir deðiþikliðe gidilmesinden önce daha fazla araþtýrma yapýlmasý gerektiðini bildirdi.

Chicago Üniversitesi'nden Patrick Singleton, yaptýklarý laboratuar testlerinde, morfinin tümörlere giden kan damarlarýný güçlendirmesi dýþýnda, kanserli hücrelerin baþka dokularý iþgal edip yayýlmasýný kolaylaþtýrdýðý sonucuna vardýklarýný söyledi.

Ancak Singleton, bu etkilerin Metilnaltrikson (MNTX) adlý bir ilaçla engellenebildiðini belirtti. Sözkonusu ilaç, 1980'lerde morfinin yol açtýðý kabýzlýðýn tedavisi için geliþtirilmiþ, ancak kýsa bir süre önce onay almýþtý.

Ýlacýn morfinin aðrý kesici etkilerini engellemediði belirtiliyor.

Yüzde 90 azalma
Akciðer kanserli fareler üzerinde yapýlan araþtýrmalarda MNTX'in morfinin tümör büyümesini teþvik eden etkilerini engellediði ve kanserli hücrelerin yayýlmasýný yüzde 90 oranýnda azalttýðý ifade edildi.

Patrick Singleton, "Klinik testlerde de doðrulanýrsa, kanser hastalarýmýzdaki anestezi sürecini deðiþtirebilir." dedi.

Singleton MNTX üzerindeki araþtýrmalara, anestezi uzmaný Jonathan Moss'un MNTX verilen kanser hastalarýnýn tahmin edilenden daha uzun yaþadýðýný kaydetmesiyle baþlandýðýný belirtti.

Ancak Ýngiliz bilimadamlarý, morfinin kanser tedavisindeki kullaným þeklini deðiþtirmek için daha çok erken olduðunu belirtiyor.

BBC

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #19 : 25 Kasım 2009, 13:49:22 »
Grip ve nezleye karþý bire bir

Günde 1 tane bile yenilse yeterli! Nezle, grip ve soðuk algýnlýðýna karþý tam koruma...

Uzmanlar olan kivinin A ve C vitamini deposu olduðunu ve özellikle kýþ hastalýklarýndan koruduðunu açýkladý.

Uzmanlar, A ve C vitaminleri ile, kalsiyum, demir ve magnezyum açýsýndan çok zengin olan kivinin, kanser, nezle, grip, soðuk algýnlýðý, kolesterol, tansiyon gibi hastalýklara iyi geldiðini bildirdi. Uzmanlar, besleyici deðeri yüksek bir besin olan kivinin bir tanesinin günlük A ve C vitamini ihtiyacýný karþýladýðýný söyledi. Lif açýsýndan zengin bir besin olan kivinin baðýrsaklarý çalýþtýrarak sindirimi kolaylaþtýrdýðýný ve kabýzlýðý önlediðini bildiren uzmanlar, "Kivi vücut direncini ve baðýþýklýk sistemini güçlendirir.

NEZLEYE ÝYÝ GELÝYOR

Nezle, grip ve soðuk algýnlýðýna iyi gelir. Nefes açýcý etkisi vardýr ve astýmlýlarý rahatlatýr. Baþta göðüs kanseri olmak üzere kanser oluþumuna ve kanserin ilerlemesine karþý koruyucudur. Kan basýncýný dengeleyerek, tansiyonu ve kandaki kolesterol oranýný düþürür. Karaciðeri çalýþtýrýr, kaný temizler, kansýzlýða, mide rahatsýzlýklarýna iyi gelir. Yaþlanmanýn ciltteki belirtilerini azaltarak, yýpranmýþ ve kuru ciltleri nemlendirir" dedi.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #20 : 25 Kasım 2009, 13:50:37 »
Telefon kullanýyorsanýz mutlaka okuyun


Cep, kablolu ve ankesörlü telefonlar grip virüsünün yayýlmasýna ve hastalýðýn sürekli tekrarlanmasýna sebep oluyor.

Sakarya Ada Týp Hastanesi Kulak, Burun Boðaz Uzmaný Opr. Dr. Cevdet Ýzmirli, Cihan Haber Ajansý muhabirine yaptýðý açýklamada, cep, kablolu ve ankesörlü telefonlarýnýn önemli bir virüs yuvasý olduðunu ifade etti.

Genelde cep telefonlarýnýn alýndýðýndan itibaren hiç temizlenmediðine dikkat çeken Ýzmirli, "Telefonlarýmýz gün boyu elimizde. Hangi iþi yaparsak yapalým telefonumuz çaldýðýnda elimizin kirli olup olmadýðýna bakmaksýzýn açýp konuþuyoruz. Bu sebeple cep telefonlarý virüslerin yayýlmasýnda paradan daha tehlikeli. Paraya dokunduðumuzda ellerimizi yýkýyoruz. Ancak telefonlarýmýzý temizlemiyoruz." diye konuþtu.

Grip olan bir kiþinin telefonla konuþurken virüsler telefona yapýþtýðýný, telefonun temizlenmemesi sebebiyle kiþinin sürekli virüse maruz kaldýðýný dile getiren Ýzmirli, "Bu da zor iyileþmeye ya da hastalýðýn sýk sýk tekrar etmesine sebep oluyor. Cep telefonumuzu bazen bir baþkasý da kullanabiliyor. Dolayýsýyla hem cep hem de kablolu telefonlarýn mutlaka zaman zaman temizleyici ürünlerle silinerek dezenfekte edilmesi gerekiyor." uyarýsýnda bulundu.

"ANKESÖRLÜ TELEFONU AÐZINIZA ÇOK YAKLAÞTIRMAYIN"

Ofis, iþyeri ve ankesörlü telefon gibi ortak kullanýlan telefonlarýn da grip virüsünün yayýlmasýnda önemli bir paya sahip olduðunun altýný çizen Ýzmirli, özellikle ankesörlü telefonla konuþurken çok dikkat edilmesi gerektiðini vurguladý.

Ýzmirli, þu önerilerde bulundu: "Ankesörlü telefonu mümkün olduðunca aðzýmýza çok yaklaþtýrmamýz gerekir. Eðer yanýmýzda mendil varsa sildikten sonra konuþmamýz en doðrusu. Tabi ti tek kullanýmlýk mendiller tercih edilmeli ve kullandýktan sonra atýlmalý. Yine ortak kullanýlan ofis ve iþyeri telefonlarýnýn da zaman zaman temizlenmesi baþta domuz gribi olmak üzere grip virüsünün yayýlmasýna önemli ölçüde engel olacaktýr."

(CÝHAN)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #21 : 25 Kasım 2009, 13:53:31 »
GDO'lu ürünler kanser yapar mý?

GDO'lu ürünler insan saðlýðýna ne kadar zararlý? Bu soru günlerdir Türkiye'nin gündeminde...

Türkiye genetiði ile oynanmýþ ürünleri tartýþýyor. Kamuoyundaki bilgi kirliliði sebebiyle vatandaþ sebze-meyveye bile þüpheyle yaklaþýr oldu. Özellikle anne babalarýn kafasýnda çocuklarýnýn geleceði açýsýndan endiþe verici yorumlar ortaya çýktý. Sebze meyve konusunda Tarým Bakaný son noktayý koydu.

GDO'LAR NE KADAR ZARARLI?

Beslenme ve insan saðlýðý konusunda Türkiye'nin tanýnmýþ isimleri Ankara'da bir araya gelerek korku salan gýda maddelerini masaya yatýrdý.

GDO KANSER YAPAR MI?

Küçük yaþta GDO'lu ürünleri tüketmeye baþlayanlar baþta kanser olmak üzere birtakým hastalýklarla karþý karþýya mý kalacak? Bu sorularýn cevabýný kanser konusunda yýllardýr araþtýrmalar yapan, Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý uzmaný Prof. Dr. Tezer Kutluk verdi.

Uzmanlar bu süreçte vatandaþlarýn korkuya kapýlmamasýnýn faydasýna iþaret ediyor.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #22 : 25 Kasım 2009, 13:55:37 »
     
Bu ilacý kullananlar aman dikkat!
Jinekolojik hastalýklarýn tedavisinde kullanýlan “Duphaston 10 mg (miligram) Tablet” adlý ürünün 010089 (Ý.T: 08.2009-08.2011) seri numaralýlarý 1. sýnýf (A) seviyesinde (tüketici seviyesine kadar) geri çekildi.

Alýnan bilgiye göre, “Duphaston 10 mg (miligram) Tablet” adlý ürünün, 010089 (Ý.T: 08.2009-08.2011) seri numaralýlarýnýn, kendi kutularýna ve blisterine konulduðu halde bir kýsmýnda “Duspatalin 100 mg Draje”ye ait alüminyum folyosu kullanýldý.

Bunun üzerine Saðlýk Bakanlýðý Ýlaç ve Eczacýlýk Genel Müdürlüðü, söz konusu ilacýn “010089 (Ý.T: 08.2009-08.2011) seri numaralýlarýna, 15 Aðustos 1986 tarihli Resmi Gazete'de yayýmlanan “Farmasötik ve Týbbi Müstahzar, Madde, Malzeme ve Terkipleri ile Bitkisel Preparatlarýn Geri Çekilmesi ve Toplatýlmasý Hakkýnda Yönetmelik”e göre 1. Sýnýf (A) seviyesinde geri çekme iþlemi uyguladý ve gereðinin yapýlmasýný ilgili firmaya duyurdu.

AA

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #23 : 25 Kasım 2009, 13:56:32 »
Esnafýn yeni grip aþýsý: NAR

Saðlýkçýlar dünyayý etkisi altýna alan ve Türkiye'de de ölümlere sebep olan domuz gribi (H1N1) virüsüne karþý nar çekirdeði ve suyunun çokça tüketilmesini öneriyor.

Saðlýkçýlarýn önerisi üzerine harekete geçen Karamanlý hýzlý yemek esnafý ve lokantacýlar nar suyu satmaya baþladý.

Karaman'da Cumhuriyet Meydaný'nda faaliyet gösteren hýzlý yemekçi Celalettin Bal, büfesinin önünde "nar suyu grip aþýsý" standý açtý. Vatandaþlardan yoðun ilgi gören nar suyu, vatandaþýn gözü önünde meyve sýkacaðý makinesinde sýkýlarak bardaðý 2 TL'den servis ediliyor. Sonbahar ve kýþ mevsiminin en çok tüketilen meyvelerinden biri olan Nar'ýn meyve sýkacaðýndan geçirilerek elde edilen suyu müþterilere büfenin önüne asýlan "doðal grip aþýsý burada. Doðal aþý geldi gribe son" yazýlý pankartlarla duyuruluyor. Büfe sahibi Celalettin Bal, "Nar'ýn içerdiði C vitamini sayesinde, domuz gribi virüsü ve grip hastalýðýna karþý etkili olduðunu doktorlardan öðrendik. Taze narlarý müþterinin gözü önünde sýkarak ikram ediyor ve satýyoruz. Ýlgiden de memnunuz. Hem hizmet, hem ticaret yapýyoruz." dedi.

(CÝHAN)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #24 : 25 Kasım 2009, 13:57:30 »
Dikkat! Uyuþturucu kadar tehlikeli

Bilim adamlarý abur cubur gýdalar tüketmenin, uyuþturucu kadar baðýmlýlýk yaptýðý konusunda uyarýda bulundular.

The Daily Express Gazetesi'nde yer alan habere göre, araþtýrmacýlar düzenli olarak hamburger, patates cipsi, çikolatalý kek ve fastfood tarzý yiyecekler yemenin insanda uyuþturucu kadar baðýmlýlýk yaptýðýný tespit ettiler.

Nörobilimciler bu sonuçlara ulaþabilmek için, fareler üzerinde testler yaptýlar. Araþtýrma, çok yaðlý ve çok þekerli gýdalarýn ne kadar tehlikeli olabileceðini gösterdi.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #25 : 25 Kasım 2009, 13:58:28 »
Romatizmal hastalýðý olanlar aþý olmalý

Romatoloji Uzmaný Prof. Dr. Ýhsan Ertemli, romatizmal hastalýðý bulunan hastalarýn domuz gribi aþýsýnýn ilk uygulanmasý gereken guruplardan biri olduðunu kaydetti.

Ertemli, sistematik romatizmal hastalýðý bulunanlarýn hem baðýþýklýk sistemleri hem de eþlik eden böbrek, kalp komplikasyonlarý nedeniyle enfeksiyonlarýn aðýr seyretme riskini arttýðýný söyledi.

Romatoloji Araþtýrma ve Eðitim Derneði (RAED) tarafýndan Antalya Susesi Deluxe Resort Hotel'de düzenlenen 10. Ulusal Romatoloji Kongresi baþladý. Kongre öncesi yapýlan basýn toplantýsýnda konuþan Prof. Dr. Ertemli, H1N1 enfeksiyonun seyrinin mevsimsel gribe oranla çok hýzlý olduðunu, saðlýklý bireylere bile bir hafta içinde bulaþabildiðini dile getirdi.

Saðlýk Bakanlýðý'nýn 'Türkiye'de 5 milyon kiþi domuz gribine yakalanma riski taþýyor.' açýklamasýný hatýrlatan Ertemli, H1N1 aþýsýnýn öncelikli uygulanmasý gereken hasta guruplarýnýn baþýnda sistematik romatizmal hastalýðý bulunanlarýn olduðunu ve bu gurupta bulunanlara aþý olmalarýný kesinlikle tavsiye ettiðini kaydetti.

Ertemli, " Romatizmal aþýlarda grip aþýsý, pnömokok aþsýsý gibi cansýz aþýlarýn yapýlmasý tüm kýlavuzlarda rutin olarak önerilmektedir. Bu kadar yaygýn bir salgýn yapmasý söz konusu olan H1 N1 içinde baðýþlýk sistemini baskýlayýcý ilaçlar kullanan tüm hastalarýmýzýn aþýlanmasýný öneriyoruz. Ayrýca bu hastalýklarý tedavi eden hekimler olarak, hastalarýmýza bulaþýcý engellemek için bizlerde öncelikle aþýlanacaðýz." diye konuþtu.

SÝGARA YASAÐI KONUSUNDA HÜKÜMETÝ DESTEKLÝYORUZ

Sigara kullanýmý romatizma hastalarý için risk faktörü olduðunu kaydeden Prof. Dr. Ayhan Dinç ise sigara kullanýmýnýn romatizmal hastalýklarý tetiklediðini ve kendilerinin hükümetin uygulamaya koyduðu yasaðý desteklediklerini kaydetti.

Ayhan Dinç, "Sigara kullanan kiþiler baðýþýklýk sistemi bozulduðu için enfeksiyonlara yakalanma riskleri artýyor. Bunun sonucu olarak da romatizmal hastalýklarý tetikliyor ve þiddetlendiriyor. Biz toplantýlarda özellikle bu konularý konuþuyoruz ve sigarayý býraktýrmakta bizim tedavi yöntemlerimizden biri." þeklinde konuþtu.

Dinç, sigara yasaðý konusunda hükümeti desteklerini ifade etti.

(CÝHAN)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #26 : 25 Kasım 2009, 13:59:39 »
5 çocuktan birinde 'demir' eksikliði var

Yeni yapýlan bir araþtýrmada, Amerika'da yaþlarý 1 ile 11 arasýndaki 5 çocuktan birinde D vitamini eksikliði bulunuyor ve bu nedenle çocuklarýn birçok hastalýk için risk taþýdýklarý belirtiliyor.

Harvard Týp Okulu ve Boston'daki Çocuk Hastanesi'nden araþtýrmacýlarýn ortaya çýkardýðý bulgular, çocuklarda, gençlerde ve yetiþkinlerde D vitamini eksikliðinin birçok ciddi hastalýða yol açabileceðini gösteriyor.

Journal Pediatrics dergisinde yayýnlanan yeni bir analizin, yaþlarý 1 ile 11 arasýndaki çocuklarda çeþitli D vitamini seviyelerinin ilk deðerlendirmesi olduðu kaydedildi. Bu yýl dergide yer alan önceki araþtýrmalar, düþük seviyelerin yaygýn olduðunu ortaya çýkarmýþtý. Ayný zamanda D vitamini seviyesi düþük çocuklarýn, tansiyonlarý ile kolesterol seviyesinin yüksek olduðu ve ayrýca aþýrý kilolu olmaya yatkýn olduklarý bulundu.

Yeni analiz, 2001-2006 yýllarý arasýndaki yaklaþýk 3 bin çocuðun D vitaminlerini ölçen kan verilerini kullandý. Dergide yer alan baþ makalede, çocuklarda D vitamini eksikliðinin etkileri hakkýndaki en güçlü kanýtýn yüz yýl önce yaygýn olan fakat halen nadiren de olsa görülen raþitizm hastalýðý olduðu belirtiliyor. Raþitizmin, günlük 400 IU D vitamini alýmýyla tedavi edilebileceði ve önlenebileceði açýklanýyor.

Çocuklarýn günde 4 bardak güçlendirilmiþ süt içerek ya da bol bol balýk yiyerek 400 IU D vitamini alabileceðini söyleyen uzmanlar, çocuklarýn çoðunun bu gýdalarý tüketmediðini de ifade ediyorlar. Ýnsan vücudu, güneþ ýþýðý ciltle temas ettiðinde D vitamini sentezliyor, ancak birçok çocuk dýþarýda yeterince zaman geçirmiyor. Bu nedenle soðuk mevsimlerin görüldüðü yerde yaþayan çocuklar ile koyu renkli tene sahip çocuklar, güneþ ýþýðýný daha az emiyor.

Bu nedenle, ABD'de yaþayan zenci çocuklarýn yüzde 90'ý ile Ýspanyol veya Latin Amerika kökenli çocuklarýn yüzde 80'inde D vitamini eksikliði bulunuyor.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: çok önemli saðlýk haberleri
« Yanıtla #27 : 25 Kasım 2009, 14:01:44 »
Ýþte Domuz gribinden korunmanýn yolu


Domuz gribi nedeniyle Türkiye panikte! Uzmanlar, sýk sýk alýnmasý gereken tedbirler konusunda halký bilgilendiriyor, okullar tatil ediliyor.

Bulaþýcý hastalýklardan korunmanýn en etkin, en kolay ve en ucuz yolu o hastalýða karþý aþý yaptýrmak. Sonra gribe karþý bünyenizi güçlendirecek soðan, sarýmsak, nar, portakal, greyfurt, yeþil biber, maydanoz gibi meyve ve sebzeleri tüketmek. Tabii en önemlisi, ellerinizi sürekli yýkamak. Çünkü mikrop ellerden bulaþýyor.

Baðýþýklýk sisteminiz ne kadar güçlü olursa domuz gribine karþý vücut direnci de o kadar artar. Özellikle yaz mevsiminden kýþa geçiþte zayýflamaya baþlayan baðýþýklýk sistemini güçlendirmek adýna meyve ve sebze tüketiminin artýrýlmasý gerekiyor. Çünkü meyve ve sebzeler, baðýþýklýk sistemini güçlendirerek vücudun hastalýklara karþý direncini artýrýr. Bunun yaný sýra balýk, kýrmýzý et ve bakliyat yemek insaný dinç tutar. Soðan ve sarýmsak da gribal enfeksiyonlara karþý kalkan görevi gören çok önemli iki besindir. Soðaný ve sarýmsaðý yemeklerle tüketebilir ya da çið olarak da yiyebilirsiniz. E vitamini de baðýþýklýk sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Yeþil yapraklý sebzeler, fýndýk, ceviz gibi yaðlý tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.

Domuz gribine karþý portakal ve mandalina!


Portakal-mandalina, greyfurt: Kýþ mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasýnda yer alan narenciye grubu meyveler, içerdikleri zengin C vitamini ile hastalýklara karþý vücudun savunma mekanizmasýný harekete geçirir. Mandalina, greyfurt, portakal ve limon suyu karýþýmý, domuz gribine karþý çok iyi bir beslenme kaynaðýdýr.

Elma: Elma, içerdiði E ve C vitaminleri gibi antioksidan öðeler ile baðýþýklýk sistemini güçlendirerek hastalýklara karþý direnci artýrýr.

Nar: Antioksidan kapasitesi oldukça zengin olan nar da önemli miktarda potasyum, lif, C vitamini ve niasin (B3 vitamini) içermektedir. Bu zengin içeriði ile gribal enfeksiyonlarýnýn düþmaný olan bir besindir.

Yeþil sivri biber


Özellikle kuþburnu, kýrmýzý ve yeþil sivri biber, kivi, maydanoz ve rokada bulunan C vitamini miktarý; portakal, mandalina ve limonda bulunan C vitamini miktarý kadardýr.

Yazýn tüketilen salatayý kýþýn da bolca yiyin!

Salata, gribe karþý öðle ve akþam yemeklerimizin vazgeçilmezi olmalý. Özellikle bu dönemde ýspanak, kereviz, pýrasa, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz bolca yenilmelidir.

Gribe karþý ýspanak çorbasý


Ispanak, kuru soðan, bulgur ve kýymanýn bir arada yer aldýðý hem lezzet açýsýndan hem de besin deðeri açýsýndan kaliteli bir çorba, gribal enfeksiyonlara karþý çok önemli bir önlemdir.

Çocuklarýnýzý gripten korumak için sebzeyi sevdirin!


Domuz gribine karþý çocuklarýn da bol miktarda sebze yemesi gerekir. Bunun için kýþ sebzeleri onlarýn tüketmeleri için cazip hale getirecek þekilde hazýrlanmalýdýr. Örneðin; kereviz yemeðini sevmeyen çocuða, bu sebzeyi rendeleyerek, yoðurda karýþtýrmak, içine bir miktar da ceviz ekleyerek çocuða sunmak, ayný þekilde ýspanak yemeðini sevmeyen çocuklara, ýspanaðý bir iç olarak kullanarak; börek, poðaça ya da krep yapýlmasý ve çocuklarýn bu besinleri tüketmeleri saðlanmalýdýr.

Domuz gribine karþý haftada bir gün kuru fasulye ya da nohut yiyin

Özellikle etli kurufasulye veya nohut yemeði haftada en az bir gün tüketilmeli.

Baklagil çorbasý


Bulgur, kurufasulye, kuru soðan ekleyip hepsini blender'dan geçirerek, biraz da sývý yað eklemek suretiyle besin deðeri yüksek bir çorba hazýrlayabilirsiniz.

Ihlamur, adaçayý ve kuþburnu kurtarýcýdýr.

Vücut ýsýsýný dengede tutabilmek için bol sývý alýmý gerekir. Bu nedenle, her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardaðý) su içilmeli, sývý alýmýnýn karþýlanmasýnda ýhlamur, adaçayý, kuþburnu çayý, açýk çay gibi içecekler tercih edilmeli.

Suya sabuna bol bol dokunun

Kýþýn daha dikkatli olunmalý



Domuz gribi kýþ aylarýnda daha çok yaygýnlaþýr; çünkü, güneþ ýþýðýnýn UV etkisi bu mevsimde yaza göre daha azalýr. Hastalýðýn etkeni olan virüs, soðuk ve nemli ortamda daha uzun süre canlýlýðýný koruyor.

Yakýn temastan kaçýnýn!

Ýnsanlar kýþýn daha dar mekânlarda, özellikle çocuklar okullarda birbirleriyle yakýn temas halindedir. Böylelikle domuz gribinin hýzla yayýlmasý için uygun ortam oluþur. Nitekim son günlerde, bazý okullarda salgýnlar ortaya çýkmaya baþladý bile.

Domuz gribi aþýsý olun

Bulaþýcý hastalýklardan korunmanýn en etkin, en kolay ve en ucuz yolu o hastalýðýn aþýsýný yaptýrmaktýr. Saðlýk çalýþanlarý, hamile kadýnlar, kalp, akciðer, karaciðer hastalýðý veya kanser gibi önemli bir hastalýðý olanlar, öðrenciler ve hastalýðýn yaygýn olduðu ülkelere seyahat edecek olanlar öncelikle aþý olmalý.

Aþý olana kadar;

Ellerinizi sýk sýk, özellikle öksürdükten veya hapþýrdýktan sonra su ve sabun ile yýkayýn. Öksürürken veya hapþýrýrken aðzýnýzý kâðýt mendil ile kapatýn. Kullandýðýnýz mendili çöpe atýn. Öksürdükten veya hapþýrdýktan ya da hasta olma ihtimali olan biri ile el sýkýþtýktan sonra, elinizi yýkayýncaya kadar; gözünüze, burnunuza veya aðzýnýza sürmeyin. Hasta kiþilere yakýn temastan sakýnýn. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullanýn.

Seyahatlerde dikkatli olun!

Hastalýðýn yaygýn olduðu bir ülkeye seyahat edecekseniz bu seyahatinizi aþý yaptýrana kadar erteleyin.

Seyahatinizi ertelemeniz söz konusu deðilse, o zaman yukarýda belirtilen tedbirlere azami dikkat ve özeni gösterin.

Yanýnýzda maske, eldiven, alkol bazlý el dezenfektaný ve kâðýt mendil bulundurun.

Saðlýk sigortanýzýn geçerlilik süresini ve gideceðiniz ülkede geçerli olup olmadýðýný kontrol edin. Doç. Dr. Kenan Keskin

Çocuklarýnýzý domuz gribinden koruyun!

Domuz gribi tüm dünyada olduðu gibi ülkemizde de panik havasý estirmeye devam ediyor. Uzmanlar, sýk sýk alýnmasý gereken tedbirler konusunda halký bilgilendirirken, Saðlýk Bakanlýðý özellikle okullardaki salgýnlara dikkat çekiyor. Nitekim bu H1N1 virüsü en çok okullarda baþ gösterdi. Çünkü solunum yoluyla kolayca bulaþabilen virüs, minik bedenleri kolayca hasta edebiliyor. Marmara Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bakýr'a göre çocuklarýn vücudu daha önce bu virüsle karþýlaþmadýklarý ve kanlarýnda bu virüsü koruyucu bir antikor taþýmadýklarý için hemen hastalýk mikrobunu kapabiliyor. Üstelik baðýþýklýk sistemleri de henüz tam olarak geliþmediði için okullarda bir salgýn halinde yayýlabiliyor. Ýþte bu noktada okul yetkililerine ve de velilere büyük iþ düþüyor. Çünkü çocuklarý bu virüsten koruyacak tek þey belki de doðru bilgilendirme olacak. Prof. Dr. Bakýr'ýn söylediklerinden yola çýkarak birkaç baþlýk altýnda aþaðýda yapýlmasý gerekenleri özetledik.

Okullarda alýnmasý gereken tedbirler

Okul giriþine termal kamera ya da ateþ ölçerler yerleþtirilerek hasta öðrenciler tespit edilebilir

Hastalýk belirtisi olan çocuk hemen arkadaþlarýndan uzaklaþtýrýlmalý ve ailesine haber verilmeli.

Çocuklar hastalýkla ilgili bilgilendirilmeli ve yapmasý gerekenler anlatýlmalý.

Öðrenci tuvaletleri sýk sýk temizlenmeli ve ellerini rahatlýkla yýkayabileceði bir ortam hazýrlanmalý.

Mümkünse okul duvarlarýna el dezenfektanlarý yerleþtirmeli.

Baþta sýralar olmak üzere, kapý kollarý, klavyeler, askýlýklar, dolaplar ve çocuklarýn ortak kullandýðý her aksesuar her gün temizlik personeli tarafýndan iyice temizlenmeli, (Bunlar deterjan içermeyen maddelerle, mikrop öldürücü temizleme losyonlarý ya da suyun içine yüzde 1 oranýnda çamaþýr suyu katýlarak yapýlmalý).

Sýnýflar her teneffüs havalandýrýlmalý.

Velilerin yapmasý gerekenler

Sýk sýk çocuðunu ellerini yýkamasý konusunda uyarýlmalý, özellikle toplu taþýma araçlarýndan indiklerinde hemen ellerini yýkanmasý öðütlenmeli.

Çocuklar hapþýrdýklarýnda aðýzlarýný mendille, mendil yoksa dirseklerine doðru aðýzlarýný kapatarak hapþýrmasý söylenmeli.

Sýnýfta veya okulda hapþýran, aksýran ya da hasta görünen çocuklara yaklaþmamalarý tembihlenmeli.

Kapalý ve kalabalýk yerlerde bulunmamasý gerektiði anlatýlmalý.

Çocuðun kaldýðý odayý sýk sýk havalandýrýn.

Hasta çocuk doktora götürülmeli ve anti viral ilaçlar almalý.

Çantasýna alkollü dezenfektanlar konulmalý ve kullanmasý gereken noktalar izah edilmeli.

Hastalýðý geçirmekte olan bir çocuk, ateþ düþtükten 24 saat dahil olmak üzere evinde kalmalý.

Ýnsanlarla mümkün olduðu kadar az görüþmeli.

Çocuklarýn baðýþýklýk sisteminin güçlendirilmesi için;

Aþýlar eksiksiz olarak yapýlmalý.

Düzenli beslenmeye önem verilmeli.

Çocuklarýn sebze ve meyve tüketimini artýrýlmalý.

Hazýr meyve sularý yerine çocuklara taze sýkýlmýþ meyve sularý içirilebilir.

Yeterli ve kaliteli uyumalarý saðlanmalý.

Hekim önerisi olmadan ilaç kullanýlmamalý.

Düzenli saðlýk kontrolleri ihmal edilmemeli.

ZAMAN

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!