• 25 Şubat 2020, 12:01:19

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Hayatý Yavaþlatan Ay  (Okunma sayısı 357 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
Hayatý Yavaþlatan Ay
« : 09 Temmuz 2013, 11:18:16 »
Hayatý Yavaþlatan Ay




Dokuz ayda doðdu, otuz günde büyüyor insan. Gözleri büyüyor en çok.
Hýzla yürüyen birine adres sormayýn. Hiçbir adres onun varacaðý adresten önemli deðil. El ilanýný boþuna uzatmayýn ona. Elleri yanýnda deðil. Selam vermeyin sakýn. Antenleri uyuþmuyor dalgalarýnýzla. Dikkatini çekmeye çalýþmayýn. Duvara yapýþtýrýlmýþ bir afiþ deðilsiniz. Konuþuyorsunuz üstelik korkabilir dudaklarýnýzdan. Benziniz mi soluk, doktor deðil ki! Karþýdan karþýya geçemiyor musunuz? Kolunuzdan tutamaz, acelesi var. Yere mi düþtünüz, eðilemez. Yerçekimi, doðal. Zamaný olsaydý çadýrýnýza uðrardý, kan bile verirdi belki. Bir rozet takardýnýz ceketinin yakasýna kýrmýzý. Zamaný olsaydý yazýnýzý okurdu. Baþlýklarýna göz atýp vapurda býrakacak gazetesini. Gülümsemiyor mu gülümsediðinizde, karþýlýksýz çek. Elinizi uzattýðýnýzda ucundan mý tutuyor, cüzzamlýsýnýz. Telefonunu açmýyor mu, numaranýz görünüyor. Hem titreþimde cihaz, kýlýný kýpýrdatmasýna gerek yok. Belki de çekmiyor, günahýný almayýn. Yeraltýna iniyor koþarak merdivenlerden. Çelik bir yýlan yanaþýyor sarý çizgiye týslayarak. O her sabah ve her akþam yýlanýyla dolaþýyor þehri. Yaþasýn hýz, yaþasýn yýlan! Varsýn zehirlesin bizi, zehirlesin ki yürüyen merdivenleri bile koþarak týrmanalým nefes nefese. Yemek yemeye zamanýmýz yok, sofra mý kuralým! Aðýr aðýr mý kuralým. Düþüne düþüne mi? Zeytinlerin parlaklýðýný mý fark edelim? Çorbanýn buðusunu mu? Aç bir çocuðun fotoðrafý mý düþsün tabaðýmýza? Hayýr, hayýr. Edison'un buluþlarýndan daha parlak bir buluþa imza atalým: Fast food! Ne kadar çabuk biterse yemek o kadar zaman. Ne kadar çabuk boþalýrsa masa, o kadar kazanç!

Nereden çýktý bu ay, ne zaman vurdu týrpanýný göðe? Bu ne saltanat! Ne zaman döküldü gökten yýldýzlar? Çocuklar çýðlýk çýðlýða topluyor yerden. Ne zaman kaldýrdý beyaz eldivenli elini memur? Ne zaman durdu hayat! Yoksa durmadý mý, bize mi öyle geliyor? Tren geliyor ve metrodaki adam ilk kez sarý çizgiyi gördü. Sýnýrý hatýrladý, sýnýrsýzlýðý. Yürüyen merdivenleri koþarak týrmanmýyor. Bir dakika geç çýkacak yeryüzüne, olsun! Aðýrlýk ve hafiflik paylaþtý bedenini. Hem her þeyi fark edecek kadar aðýr. Hem her yere uçacak kadar hafif. Ýþte bir çocuðun yüzüne uçtu annesinin kucaðýna kurulmuþ. Hatta burnunu bile oynattý güldürmek için. Ýlk kez bir çocuk gülümsemesine tutundu, düþmeyecek yere. Birden ellerini fark etti! Hangi düðmeye bastý acaba? Kollarý bir anda fýþkýrdý bedeninden. Ellerine baktý uzun uzun. Sonra bir âmânýn elinden tuttu karþýya geçirmek için. Kaldýrýma kapaklanmýþ bir ihtiyarý kaldýrdý yerden. Bir avucun içine para koydu. Birine selam verdi uzaktan. Telefonuna baktý: Üç cevapsýz çaðrý. Aradý bir bir. Neler oluyor! Balkabaðý arabaya, fareler beyaz atlara dönüþüyor. Hem on ikide bozulmuyor büyü. Dokuz ayda doðdu, otuz günde büyüyor insan. Gözleri büyüyor en çok. Aðaçlarý gördü bugün, üzerinde avizeler gibi sallanýrken narlar! Martýlarý gördü, sarý paletli ayaklarýný sokarken dalgalara. Bir ekmek gördü fýrýndan çýkan, üzerinde dost buðu. Aldý o ekmeði ikiye böldü. Ekmek büyüdü. Yaþasýn, ekmek büyüdü!

Küçük adam büyüdü. Yetiþeceði yeri fark etti çünkü. Fark etti ve aðýr aðýr yürüdü yetiþeceði yere. Ýnsan yetiþeceði yere yavaþ gider mi? Gider. Küçük adam, içinden otomobillerle geçtiði þehirde aðýr aðýr yürüyor. Bir seyyah gibi süzüyor uzun uzun, yollarý, köprüleri, evleri… Ýlk defa görüyor gibi bakýyor denize hayretle. Hýz kesilince þehir büyüdü. Kamburu düzeldi. Omuzlarý dikleþti. Ayaklarýna can geldi. Feri kaçmýþ gözlerine yýldýrým düþtü. Küçük adamýn aklýna düþtü uçmak. Üzerinden uçaklarla geçtiði þehrin üstünde bir uçurtma gibi yükseldi bu kez, rüzgâra býrakarak kendini. Ne güzeldi yeryüzü. Ne güzeldi açlýk. Ne güzeldi susuzluk. Bir cevapsýz çaðrý Ramazan! Nasýl çaðýrýyordu onu, her minareden seslenerek. Müezzinler bir kelimeyi binlerce minarede dolaþtýrýyorlardý tek duysun diye o. Bir kez gördü. Artýk görmemiþ olamaz. Bir kez duydu. Duymamýþ olamaz artýk. Yere býraktý kendini kurtulmak için boþluktan. Ýþte orada!  Küçük adam parçalarýný topluyor yerden. Bu gözleri, bu elleri, bu ayaklarý... Büyük adam kalbini yerden kaldýrýyor. Gümbür gümbür atýyor ellerinde.   

A. Ali Ural..


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?