• 11 Ağustos 2020, 15:52:31

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Hz. YAHYA (a.s)  (Okunma sayısı 532 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Hz. YAHYA (a.s)
« : 06 Aralık 2009, 16:14:30 »
Hz. YAHYA (a.s)
    Kur'an'da adý geçen peygamberlerden biri. Yüce ALLAH tarafýndan, Kur'an'da: "Ey Zekeriyya! Sana Yahya isminde bir oðlaný müjdeliyoruz. Bu adý daha önce kimseye vermemiþtik" (Meryem, 19/7) ayeti ile haber verildiðine göre; Yahya (a.s.), Zekeriya (a.s)'ýn oðlu idi. Kendisine Yahya adý da, ALLAH tarafýndan verilmiþti.
    Yahya (a.s)'nýn yüzü güzel, kaþlarý çatýk, saçlarý seyrek, burnu uzun, sesi ince ve parmaklarý kýsa idi. O, Ýsa (a.s)'dan altý ay önce dünyaya gelmiþti. Yani Ýsa (a.s)'dan altý ay büyüktü. Dolayýsýyla, Musa (a.s)'nýn þeraitiyle amel eden peygamberlerin sonuncusuydu.
    Daha küçük yaþta iken, kendisine hikmet verilmiþti. Yaþýtý olan çocuklar kendisine: "Ey Yahya! Bizimle gel, oynayalým" dedikleri zaman:
    "Ben, oyun için yaratýlmadým" derdi (es-Sa'lebî, el-Arais, Mýsýr 1951, 375 vd.).
    Onun küçüklüðünden itibaren böyle temiz, saygýlý ve ibadet ehli olduðu, Kur'an'da þöyle haber verilmiþtir:
    "(Ona çocukluðunda): Ey Yahya! Kitabý, kuvvetle tut! (dedik). Henüz çocuk iken, ona, hikmet'i verdik (Tevrat'ý öðrettik). Tarafýmýzdan (ona) bir kalb yumuþaklýðý ve (günahlardan) temizlik (verdik). O, çok muttaki idi. Anasýna ve babasýna itaatli idi, bir serkeþ ve asi deðildi. Dünyaya getirildiði günde, öleceði gün de, diri olarak (kabrinden) kaldýrýlacaðý gün de, ona, selam olsun!" (Meryem, 19/12, 13, 14, 15).
    Bu ayetlerde görüldüðü gibi Yüce ALLAH, Yahya (a.s)'nýn çeþitli güzel vasýflarýný haber vermiþ ve onu selamla anmýþtýr. Bu, onun doðduðunda, vefat ettiðinde ve ahiret gününde ALLAH'ýn himayesinde bulunduðunu ifade etmektedir. Her insanýn baþýna geleceði kesin olan bu üç yalnýzlýk ve korku günlerinde ALLAH'ýn selam ve esenliði içinde olmak, ne büyük bir bahtiyarlýktýr. Bu üç durumda ALLAH'ýn himayesinde bulunmak, bir nevi devamlý bir þekilde ALLAH'ýn himayesinde bulunmak demektir (Muhammed Ali es-Sabünî, Safvetu't-Tefasîr, Ýstanbul 1987, II, 213).
    Yahya (a.s) ALLAH'ýn emrettiði gibi kitabý kuvvetle tuttu. Önce Tevrat'a ve daha sonra Ýncil'e uygun hareket etti. Bu mukaddes kitaplarýn hükümlerinin milleti tarafýndan yaþanmasý için çalýþtý. hz. Muhammed (sav) (s.a.v) onun bu mücadelesi hakkýnda þöyle buyurdu:
    "Yüce ALLAH, Zekeriyya (a.s)'nýn oðlu Yahya (a.s) ya, hem kendisi amel etmek, hem de amel etmeleri için Ýsrail oðullarýna emretmek üzere, beþ kelime emretmiþti. Kendisi bu hususta biraz aðýr ve yavaþ davranýnca, Ýsa (a.s) ona:
    -Sen, hem kendin amel etmek hem de amel etmelerini Ýsrail oðullanna emretmek üzere, beþ kelime ile emrolunmuþtun. Bunu Ýsrail oðullanna ya sen teblið edersin, ya da ben teblið ederim, deyince, Yahya (a.s):
    -Ey kardeþim! Sen bu vazifeyi yerine getirmekte beni geçersen, ben azaba uðramamdan veya yere batýrýlmamdan korkarým, dedi ve hemen Ýsrail oðullarým Beytü'l-Makdis'te topladý. Beytü'l-Makdis, Ýsrail oðullarý ile doldu. Yahya (a.s) yüksek bir yere oturarak ALLAH'a hamd ve senada bulunduktan sonra þöyle dedi:
    -Yüce ALLAH, bana, hem kendim amel edeyim, hem de amel etmenizi size emredeyim diye beþ kelime emretti. Onlarýn ilki, ALLAH'a hiç bir þeyi Þerik koþmaksýzýn, O'na ibadet etmenizdir. Bunun misali, öz malý olan altýn veya gümüþle bir köle satýn alýp çalýþtýran bir adama benzer ki, köle çalýþmasýnýn kazancýný, efendisinden baþkasýna ödüyordur. Hanginiz, kölesinin böyle davranmasýna sevinir, razý olur? Hiç kuþkusuz, sizi yüce ALLAH yarattý ve rýzkýnýzý vermektedir. Öyle ise ALLAH'a, hiç bir þeyi þerik koþmaksýzýn, ibadet ediniz.
    ALLAH namaz kýlmanýzý size emretti. Namaza durduðunuzda, yüzünüzü saða sola çevirmeyiniz. Þüphe yok ki Yüce ALLAH, kulu, yüzünü baþka tarafa çevirmedikçe, hep ona yöneliktir.
    ALLAH size oruc'u emretti. Bunun misali, yanýnda misk kesesi olduðu halde, bir topluluk içinde bulunan ve hepsi ondaki misk kokusunu duyan bir kimseye benzer. Hiç þüphesiz oruçlunun aðzýnýn kokusu, ALLAH'ýn katýnda misk kokusundan daha güzeldir.
    ALLAH size sadakayý emretti. Bunun misali, düþmanýn esir edip elini boynuna baðladýklarý ve boynunu vurmak üzere yaklaþtýrdýklarý bir kimseye benzer ki o, "canýmý elinizden kurtarmak için size bir fidye, kurtulmalýk versem, olmaz mý?" diyerek kendisini onlardan kurtarýncaya kadar, az çok kurtulmalýk akçesi öder durur.
    ALLAH size ALLAH'ý çok zikretmenizi, anmanýzý da emretti. Bunun misali, düþmanýn süratle kendisini takib ettiði bir kimseye benzer ki, saðlam bir kaleye gelip onun içine sýðýnmýþtýr. Ýþte kul da, ALLAH'ý zikir ile meþgul oldukça, þeytandan böyle korunur" (et-Tirmizî, es-Sünen, el-Emsal, 3; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 202).
    Bu hadiste görüldüðü gibi tevhid inancý, namaz, oruç, zekat ve zikir gibi ibadetler, yalnýz hz. Muhammed (sav) (s.a.v)'in ümmetine mahsus ibadetler deðildir. Daha önceki peygamberlerin de ümmetlerine emrettiði ibadetlerdir.
    Yahya (a.s)'da, babasý Zekeriyya (a.s) gibi milleti tarafýndan þehid edildi (Elmalýlý Muhammed Hamdi Yazýr, Hak Dini Kur'an Dili, Ýstanbul 1971, l, 421).


KAYNAK: TURGAY, Nureddin; Þamil Ýslam Ansiklopedisi, Akit Gazetesi Yayýný, C.VIII, S.257-258

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?