• 15 Temmuz 2020, 04:30:36

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Kuzey Kýbrýs TÜRK Cumhuriyeti [KKTC, Cyprus ]  (Okunma sayısı 547 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...

  • Ziyaretçi
Kuzey Kýbrýs TÜRK Cumhuriyeti [KKTC, Cyprus ]
« : 09 Aralık 2009, 15:29:31 »





Kuzey Kýbrýs TÜRK Cumhuriyeti [ Cyprus ]

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ya da Kuzey Kýbrýs, Akdeniz'de bulunan en büyük üçüncü ada ve Anadolu yarýmadasýnýn 65 km güneyindeki Kýbrýs adasýnýn kuzey kýsmýnda yer alan, baðýmsýzlýðý sadece Türkiye tarafýndan tanýnan Türk devleti. Yeþilada ya da cennet ada diye de bilinir.Kýbrýslý Rumlarýn Enosis yani Kýbrýs'ýn Yunanistan'la birleþtirilmesi projesini hayata geçirmesi üzerine 1974 yýlýnda gerçekleþen Kýbrýs Barýþ Harekâtý sonrasýnda 1976'da kurulan Kýbrýs Türk Federe Devleti meclisinin 1983 yýlýnda aldýðý karar ile baðýmsýzlýðýný ilan eden KKTC, resmî adý ile Dünya'da sadece Türkiye tarafýndan tanýnmýþtýr. Baðýmsýzlýk tarihinden bu yana Türkiye tarafýndan ekonomik, siyasi ve askerî olarak desteklenmektedir. Bugün birçok devlet, Birleþmiþ Milletler ve Avrupa Birliði gibi uluslararasý kuruluþlar tarafýndan adanýn sadece güneyinde egemenliði bulunan Güney Kýbrýs Rum Yönetimi topraklarý içerisinde kabul edilmektedir.

Kýbrýs Sorunu ismi Dünyanýn gündemine girdiðinden beri baþta Birleþmiþ Milletler bünyesinde ki çalýþmalar olmak üzere adanýn üzerinde bulunan iki egemen gücün birleþtirilmesi gayesi ile birçok faaliyet yürütülmesine raðmen bunlarýn hiçbiri þu ana dek sonuç vermemiþtir. Bunlarýn en önemlilerinde biri olan 2004 Annan Planý referandumu Kýbrýslý Türklerin kabulüne raðmen Rumlarýn hayýrý ile gerçekleþememiþtir.

Topraklarý kuzeyde Dipkarpaz, batýda Güzelyurt, güneyde de Akýncýlar'a doðru yayýlýr. Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti ile Rum Kesimi topraklarý arasýnda Birleþmiþ Milletler'in kontrolünde tampon bölge bulunmaktadýr.


Eski Çað'dan Osmanlý'ya

Ada, eski çaðlarda Hititler'den, Eski Mýsýrlýlar’a ve Antik Yunanlar’a birçok medeniyetin yönetimine girmiþtir. M.Ö. 58 yýlýnda ada Romalýlar tarafýndan alýnmýþ, ve 350 sene boyunca Roma Ýmparatorluðu kontrolünde kalmýþtýr. 395’te, Bizans Ýmparatorluðu'nun bir parçasý alan adada halk Putperestlikten yavaþ yavaþ Ortodoksluk'a kaymýþtýr. 1191 yýlýnda Aslan Yürekli Richard Üçüncü Haçlý Seferi sýrasýnda adaya yerleþmiþ ve daha sonra adayý Templar Þövalyeleri’ne satmýþtýr. 1192 yýlýnda adayý satýn alan Guy de Lusignan ve soyu 1489’da Venedikliler’in adayý alýþýna kadar Kýbrýs'ý yönetimi altýnda tutmuþlardýr.

Osmanlý Ýdaresi ve Ýngiliz Dönemi

1571 yýlýnda Osmanlýlar adayý fethetmiþler ilk Türk yerleþimciler adaya bu tarihde gelmeye baþlamýþlardý. Bu gün ada da yaþayan Kýbrýs Türkleri'nin (Barýþ Harekâtý'ndan sonra Türkiye'den gelenler hariç) soyu bu Osmanlý idaresinde adaya gönderilen Türklerden gelmektedir. 1571 tarihinden 1878'e dek Osmanlý yönetiminde bulunan Kýbrýs eyalet statüsünde olmuþtur. Hatta bu zaman diliminde Anadolu'da Akdeniz kenarýndaki bazý liman þehirleride Kýbrýs Eyaleti'ne baðlanmýþtýr.

1877 - 1878 yýllarý arsýnda gerçekleþen ve tarihte 93 Harbi olarakta biline Osmanlý-Rus Savaþý sonrasýnda Osmanlý Devleti'nin Ruslar karþýsýndaki yenilgisi üzerine Ruslara karþý fazla ödün vermemek amacýyla, Ýngilizlerin isteði üzerine ada 92000 altýna Britanya Ýmparatorluðu’na kiralandý. Osmanlý mülkiyeti devam ediyor sayýlmakla birlikte, yönetim tamamen Ýngilizlere geçti. Ýngilizler adayý yönetmek için "Komiser" tayin ettiler. 1914'de baþayan Birinci Dünya Savaþý'nda Osmanlý'nýn Ýngiltere kaþýsýnda ki Almanya'nýn yanýnda savaþa girmesi üzerine Ýngiltere adaya tamamen el koyduðunu açýklayýp, adaya vali tayin etti. Hem Birinci Dünya Savaþý yýllarýnda hem de Kurtuluþ Savaþý yýllarýnda Ýngiltere'ye baðlý olmaya devam eden Kýbrýs adasý, Türk Kurtuluþ Savaþý sonrasýnda 1923'de imzalanan Lozan Barýþ Antlaþmasý’nýn 20. Maddesi gereðince, Ýngiltere’ye ilhak edildi. 1925 yýlýnda Kýbrýs Crown Colony olarak ilan edildi ve adaya ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandý. 1931'den itibaren Rumlarýn Enosis isyaný baþladý, Rumlar Ýngiliz valisinin konaðýný yakýnca Ýngiliz politikasý sertleþti. Türk cemaati Enosis’e karþý olduðunu açýkladý. 1939'da Almanya'nýn Polonya'ya saldýrýsý ile baþlayan Ýkinci Dünya Savaþý'nda Ýngiltere, Ortadoðu’nun kontrolü için stratejik önemi olan adayý elinden kaçýrmamak için, özerklik vaadinde bulunacaðýný yaymasýna raðmen Rumlar amacý ise Enosis’di. 1943 yýlýnda Kýbrýs Adasý Türk Azýnlýðý Kurumu (KATAK) kuruldu. Yalnýz Ýngiltere güdümlü yapýsý nedeniyle geliþememesi üzerine Doktor Fazýl Küçük 1944'de Kýbrýs Milli Türk Halk Partisi’ni kurdu. Ýkinci Dünya Savaþý’nýn ardýndan bütün dünyada kolonilerin tasfiyesi eðilimi yaygýnlaþýnca, Kýbrýs Rum Ortodoks Liderliðine 18 Ekim 1950'de baþýna Makarios III seçilmesi ile yoðun bir kampanyaya giriþti. Yunanistan Hükûmeti 1954'de Birleþmiþ Milletler’e uluslarýn kendi kaderlerini tayin haklarýnýn (Self-determinasyon) Kýbrýs için de uygulanmasý yolunda baþvuruda bulundu. Türkiye'nin karþý çýktýðý bu istek ve Birleþmiþ Milletler'ce de reddedildi. Yunan terör örgütü EOKA 1 Nisan 1955’de adada faaliyete geçti. Rumlar arasýnda Enosisçi-Anti Enosisçi çatýþmasý baþladý. Türkiye ilk kez sorunda taraf olmayý kabul etti ve 29 Aðustos’ta Londra’da Ýngiltere ve Yunanistan’ýn katýldýðý toplantýda, Türkiye de temsil edildi. Konferans devam ederken, EOKA terörünün Türkleri de hedef almaya baþlamasý karþýsýnda, Ýstanbul’da ki mitingler kontrolden çýktý. Daha sonralarý 6-7 Eylül Olaylarý diye anýlacak olan yaðma ve tahribat, Türkiye’deki Rumlar kadar, diðer azýnlýklarý da zarar gördü. Ýngiliz Hükûmeti, karýþýklýklarýn baþ kýþkýrtýcýsý sýfatýyla Baþpiskopos Makarios’u 1956'da Seyþel Adalarý’na sürdü.

TMT armasý

Birleþmiþ Milletler'de Türkiye ilk kez, taksim tezini açýkladý. Ýngiltere, askerî üssünün kalmasý koþuluyla self-determinasyon’u kabul etmeye yanaþtý. NATO arabuluculuk görevini üstlenince, EOKA geçici olarak ateþkes ilan etti; Makarios serbest býrakýldý. 15 Kasým 1957'de Türk Mukavemet Teþkilatý kuruldu. 1958 yýlýnda gündeme gelen MacMillan Planý’na göre Kýbrýs’ýn Ýngiliz Milletler Topluluðu içinde kalmasýna ama Türkiye ve Yunanistan’la da baðlara sahip olmasýna karar verildi.

Zürih ve Londra'dan doðan yeni devlet Kýbrýs Cumhuriyeti

Ýki halk arasýnda baþlayan çarpýþmalar sonucu, Rumlarýn savunduðu Enosis ve Türklerin savunduðu Taksime karþý bir orta yol olarak, adanýn baðýmsýzlýðý fikri doðmuþtu. Bu fikrin, Ýngiltere, Yunanistan, Türkiye ve ABD tarafýndan benimsenmesinden sonra, Ýngiltere Baþbakaný ve üç devletin dýþiþleri bakanlarýnýn katýlýmýyla 11 Þubat 1958'de Zürih Antlaþmasý ve 19 Þubat 1959'da da Londra Antlaþmasý imzalandý.

Bu anlaþmalarýn altýna Ýngiltere ve iki anavatan yanýnda, adadaki her iki toplum da eþit statüde iki kurucu ortak olarak imza attý. Londra ve Zürih Anlaþmalarýna uygun olarak hazýrlanan Kýbrýs Cumhuriyeti Anayasasý ile buna baðlý Kuruluþ, Ýttifak ve Garanti Antlaþmalarý'nýn, 16 Aðustos 1960’da yürürlüðe girmesi ile iki uluslu, baðýmsýz Kýbrýs Cumhuriyeti doðmuþ oldu. Bu fonksiyonel federatif bir ortaklýk cumhuriyetiydi. Egemenlik ve baðýmsýzlýk iki ulusal topluma ortaklaþa verilmiþti. Cumhurbaþkanýlýný Rum lider Makarios'un yaptýðý yeni cumhuriyetin cumhurbaþkan yardýmcýsý Türk toplumu lideri Fazýl Küçük'tü.

1960'dan 1974'e


Baþpiskopos III. Makarios


Gregorios Grivas

1960'da kurulan cumhuriyet tam bir ortaklýk cumhuriyeti idi. Her iki toplumada nüfuslarýna göre hern kurumda yeterli temsil hakkýna sahipdi. Lakin Kýbrýs Cumhuriyeti cumhurbaþkaný Makarios 30 Kasým 1963’de aralarýnda anayasanýn deðiþmez maddelerininde bulunddðu 13 maddeden oluþan anayasa deðiþiklik önerilerini sundu. Bunlar arasýnda Kýbrýs Türkü olan Baþkan Yardýmcýsý’nýn veto hakkýnýn ortadan kaldýrýlmasý; Temsilciler Meclisinde ayrý çoðunluklar ilkesinin ortadan kaldýrýlarak kararlarýn basit çoðunlukla alýnmasý; ayrý belediyelerin ortadan kaldýrýlmasý gibi maddeler de bulunmaktaydý.

ABD Baþkaný Kennedy, Makarios’a bundan vazgeçmesini önerdi ve Türkiye tek taraflý deðiþiklikleri kabul etmeyeceðini bildirdi. Kýbrýs Türkleri'nin de reddi üzerine Kýbrýs Rumlarý, 21 Aralýk 1963’te Kýbrýs Türklerine karþý ada çapýnda saldýrýya geçerek, önceden Yunanistan’la iþbirliði içerisinde hazýrlanmýþ ve ada Türklerini 24 saat içerisinde yok etmeyi amaçlayan Akritas Planý'ný yürürlüðe koydular. 21 Nisan 1966 tarihli Patris Gazetesi'nde yayýnlanan bu plana göre Türk halký sindirilerek ada Yunanistan'a baðlanacaktý.

21 Aralýk 1963’te EOKA, Akritas Planý’nýn silahlý eylem safhasýný uygulamaya koydu. Kanlý Noel adý verilen bu haftada EOKA, yüzlerce Türk’ü öldürdü, binlercesini yaraladý

Bu geliþmeler ýþýðýnda, 27 Aralýk 1963’te bir Ýngiliz komutasýnda üç garantör ülkenin askerleri barýþý koruma kuvvet adý altýnda adada göreve baþladý. 30 Aralýk 1963’te Rumlarýn saldýrýlarýnýn durduðu yere, Lefkoþa’nýn Türk ve Rum Kesimlerini ayýran Yeþil Hat çizildi. 1964 Ocaðýnda Londra’da, üç garantör ülke ve adadaki toplum liderlerinin katýldýðý bir konferans düzenlensede fakat olumlu bir sonuç alýnamadý. 4 Mart 1964 yýlýnda BM Güvenlik Konseyi 186 sayýlý kararý ile Kýbrýs Hükûmeti’nden þiddeti ve kan dökülmesini önleyecek kararlar almasýný istedi. Bu kararla birlikte ilk defa Rum Yönetimi, Kýbrýs Hükûmeti olarak tanýnmaya baþladý. 4 Nisan 1964’te kontrolü karar mekanizmalarýnda artýk Türklerin bulunmadýðý Kýbrýs Cumhuriyeti’ne verilen BM Barýþ Gücü adada göreve baþladý. 4 Nisan 1964’de ise Makarios Kýbrýs Cumhuriyeti’ni kuran anlaþmalarý tek yönlü olarak feshettiðini açýkladý.

Bu olaylar neticesinde yüzlerce Türk'ün öldü veya yaralandý, 103 köyden 30 bin Türk göçmen durumuna geldi, Türklere ait ev ve mallar tahrip ve talan edildi. Bu saldýrýlarla ayný anda Kýbrýs Türkleri devlet mekanizmasýnýn bütün organlarýndan dýþlanýrlar ve 1960 yýlýnda kurulan ortaklýk cumhuriyeti yerine tamamen Rumlar'dan oluþan bir devlet oluþtu.

1967’de Rum saldýrýlarý tekrar baþladý. Yunan ordusunun 15 bin askeri, gayri resmî olarak adaya yerleþtirildi. Türklere karþý sürdürülen soykýrýmýn kesilmesi için Türk ve Yunan baþbakanlarý arasýnda düzenlenen toplantý bir sonuç vermeyince, Türkiye askerî müdahalede bulunacaðýný açýkladý.

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti Kurucusu ve Ýlk Cumhurbaþkaný Rauf Raif Denktaþ

TBMM hükûmete müdahale yetkisi verdi. Türk uçaklarý Kýbrýs üzerinde uçmaya baþladý. Donanma ve çýkarma birlikleri harekete geçti. ABD’nin arabuluculuðuyla Yunan birliklerinin geri çekilmesi saðlanýnca, Türk harekâtý durduruldu. Yunanlýlar üç Türk köyünden geri çekilirken arkalarýnda 24 ölü býraktýlar. 1964’ten beri Türkiye’de bulunan Rauf Denktaþ gizlice adaya gitti. Denktaþ, Yunanlýlarca tutuklandý ama Türkiye ve ABD’nin baskýsýyla iade edildi.

Kýbrýs’ta nihai amaç Enosis’ti, ama bunun kimin tarafýndan ve hangi yoldan gerçekleþtirileceði konusunda Makarios’la Cunta birbirlerine düþmüþlerdi. 15 Temmuz 1974'de gerçekleþen darbe ile Makarios’u destekleyen Akel ve Edek mensuplarý katledilerek iktidara el konuldu ve geçici bir süre için Nicos Samson Cumhurbaþkanlýðý’na getirildi. Adadaki Ýngiliz üssüne sýðýnan Makarios, Kýbrýs’ý terk etmek zorunda kaldý. Durumu görüþmek üzere New York’a giden Makarios 19 Temmuz 1974’te BM Güvenlik Konseyi’nde konuþma yapmak yaptý. Bu konuþmasýnda Makarios EOKA-B’yi terörist örgüt olarak niteleyerek, bunu Yunanistan’ýn yönettiðini ve Kýbrýs’ta darbe yaparak adayý iþgale yeltendiðini resmen açýkladý. Darbe ile Rumlar tarafýndan gerçekleþtirilen Türk ve Rum katliamý 20 Temmuz 1974'de gerçekleþen Kýbrýs Barýþ Harekâtý ile son buldu.

Ayþe tatile çýksýn

Nikos Sampson


20 Temmuz 1974 tarihli Hürriyet Gazetesi

Dönemin Türkiye Baþbakaný Bülent Ecevit, adadaki Yunan iþgalini önlemek amacý ile müdahaleye karar verdikten sonra, 1960 Antlaþmalarýna göre üç garantör devletten biri olan Ýngiltere ile birlikte müdahale etmek amacýyla görüþme yapmak için, 16 Temmuz 1974’te Ýngiltere’ye gitti. Fakat Ýngiltere böyle bir harekâta sýcak bakmadý.

Bunun üzerine Türkiye hükûmeti 1960 Garanti Antlaþmasý’ndan kaynaklanan tek yanlý müdahale hakkýný kullanarak 20 Temmuz 1974’te Barýþ Harekatýný gerçekleþtirdi. "Ayþe tatile çýksýn", Ecevit'in Ýngiltere'den aldýðý yanýt üzerine Ankara'ya telefon açtýðýnda kullandýðý ve müdahalenin baþlamasýný belirten bir þifreydi. Yapýlan I. ve II. Harekât sonrasýnda bugünkü KKTC sýnýrý Yeþil Hat'a göre belirlendi.

Türkiye’nin 1974 yýlýnda adaya gerçekleþtirmiþ olduðu müdahalenin, uluslararasý anlaþmalardan kaynaklanan yasal bir zemine dayandýðý ve iþgal olarak kesinlikle tanýmlanamayacaðý gerek Avrupa Konseyi’nin 29 Temmuz 1974 tarih ve 573 sayýlý kararý, gerekse de Atina Yüksek Mahkemesi’nin 21 Mart 1979 tarihinde aldýðý 2658/79 sayýlý kararla tescil edilmiþtir.

Avrupa Konseyi 573 sayýlý kararýnýn 3. maddesinde;
“    Adada diplomatik yollardan bir anlaþmaya varýlamamasýndan dolayý, Türk Hükümeti 1960 Garanti Antlaþmasý’nýn 4. maddesine göre müdahale hakkýný kullandý    ”

denmektedir. Atina Temyiz Mahkemesi ise karýnda;
“    Türkiye’nin Zürih ve Londra Anlaþmasý çerçevesinde garantör devlet olarak Kýbrýs’a müdahalesi yasaldýr. Asýl sorumlu, haklarýnda dava açýlan Yunanlý Subaylardýr    ”

demektedir.

Kýbrýs Türk Federe Devleti

15 Temmuz 1974'de gerçekleþen darbe ve bunun sebebiyet verdiði olaylarý izleyen aylarda Cenevre Konferansý yapýlmýþ ve bu Konferans’ta Kýbrýs’ta fiilen iki ayrý özerk idarenin bulunduðunu üç garantör ülke olan Türkiye, Yunanistan ve Ýngiltere tarafýndan kabul edilmiþtir. Ancak 1974’te kurulan ve Cenevre Deklerasyonu’nda varlýðý teyid edilen Otonon Kýbrýs Türk Yönetimi, Kýbrýs Türkleri'nin ihtiyaçlarýný karþýlamaya yeterli deðildi. Yeni doðan özgürlük ortamýnda Kýbrýs Türkleri’nin politik, ekonomik, sosyal ve idari ihtiyaçlarýný karþýlamak ve Kýbrýs’ta ileride kurulacak iki kesimli federal bir Kýbrýs Cumhuriyeti’ne zemin hazýrlamak için Otonom Kýbrýs Türk Yönetimi 13 Þubat 1975’te Kýbrýs Türk Federe Devleti olarak yeniden düzenlenerek Fazýl Küçük tarafýndan ilan edildi.

1975’te kurulan Kýbrýs Türk Federe Devleti, 1963’te Kýbrýs Türklerinin idare dýþýna atýlmalarý ile baþlayan ve önce Geçici Kýbrýs Türk Yönetimi þeklinde geliþen bir sürecin sonunda ortaya çýkmýþtýr.

1977 - 1979 Doruk Anlaþmalarý ve Nüfus Mübadelesi

1975 yýlýnda Viyana'da 6 tur görüþme yapýlmýþ ve bu görüþmelerde soruna federal bir çözüm bulunmasý konusu ele alýnmýþtý.

KTFD’nin ilanýný izleyen yýllarda Rum baskýlarý ve ambargolara raðmen toplumlararasý görüþmeler sürdürülmüþtür. Bu görüþmelerin Viyana’da yapýlan 30 Temmuz-2 Aðustos 1975 tarihleri arasýnda üçüncü turunda Nüfus Mübadelesi Anlaþmasýna varýlmýþ ve bu Anlaþmanýn Eylül ayý içerisinde BM gözetiminde fiilen uygulanmasýyla Güney’de kalmýþ 8.000 kadar Türk kendi arzularýyla Kuzey’e geçmiþ, Kuzey’de kalmýþ Rumlarýn birçoðu da kendi arzularýyla Güney’e gönderilmiþlerdir. 1974 olaylarý ve sonrasýnda Güney’den Kuzey’e geçmiþ Kýbrýslý Türklerin toplam sayýsý 65,000 civarýndadýr.


...

  • Ziyaretçi
Ynt: Kuzey Kýbrýs TÜRK Cumhuriyeti [KKTC, Cyprus ]
« Yanıtla #1 : 09 Aralık 2009, 15:29:42 »
6. turdan sonra görüþmelerin çýkmaza girmesinden 1.5 yýl kadar sonra, kilitlenmeyi çözmeyi amaçlayan Rauf Denktaþ, BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim'a Makarios'la buluþma önerisi yapmýþtýr. Denktaþ'ýn bu önerisi Makarios tarafýndan kabul edilmiþ, görüþme 12 Þubat 1977 tarihinde yapýlmýþ ve federal bir çözüme doðru dört maddelik bir anlaþma imzalanmýþtýr.

1977'de Makarios'un ölümünden sonra, yine Denktaþ'ýn önerisi ile yeni bir doruk anlaþmasý gerçekleþmiþtir. Kiprianu ile Rauf Denktaþ arasýnda imzalanan 19 Mayýs 1979 tarihinde 10 maddelik anlaþma imzalanmýþtýr. Bu anlaþmadan sonra baþlayan toplumlararasý görüþmeler, Rumlarýn BM Genel Kuruluna baþvurduklarý Mayýs 1983 yýlýna kadar kesintilerle devam etmiþtir.

Mayýs 1983'de Rum liderliðinin konuyu tek yanlý olarak BM Genel Kurulu'na götürmesi ve Türk tarafý gýyabýnda haksýz bir karar çýkartmasý sonucunda Kýbrýs Türk halkýnýn 15 Kasým 1983'de kendi baðýmsýz devletini ilan etmiþtir.

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'nin Ýlaný

Wikisource
Bu makale ile ilgili orjinal metin, VikiKaynak'ta bulunmaktadýr:
Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'nin Baðýmsýzlýk Bildirgesi

Kýbrýs Rumlarý'nýn, kendilerini 1960 yýlýnda kurulan Kýbrýs Cumhuriyeti'nin devamý olduklarýný iddia etmeleri nedeniyle Kýbrýs Türkleri ile yapýlacak anlaþmalara yanaþmamalarý ve Kýbrýs Türk Halký üzerine izolasyonlarý yoðunlaþtýrmalarý üzerine Self-determinasyon hakkýný kullanan Kýbrýs Türk Federe Devleti meclisi, 15 Kasým 1983'de oybirliði ile aldýðý bir kararla, Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'ni ilan ettiðini dünyaya duyurdu. KKTC'nin kuruluþ bildirgesini kurucu cumhurbaþkaný Rauf Denktaþ okudu.

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasý, Rum tarafýnýn, Yunanistan’ýn ve bazý devletlerin yanýsýra BM Güvenlik Konseyi’nin de tepkisini çekti.

Güvenlik Konseyi, 18 Kasým’da aldýðý bir kararla baðýmsýzlýk kararýný kýnadý. Türkiye Baðýmsýzlýk kararý sonrasýnda KKTC'yi ilk ve tek tanýyan ülke oldu. Türkiye’ye yakýn bazý devletler Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti’ni tanýmanýn eþiðine gelmiþlerdi ki, ABD ve Ýngiltere’nin baskýlarý ile bu kararlarýndan vazgeçtiler. 13 Mayýs 1984’te de BM Güvenlik Konseyi 550 sayýlý kararý ile Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti’nin ilanýný ayrýlýkçý bir hareket olarak tanýmladý.

Görüþmeler ve Çözüm Arayýþlarý [deðiþtir]

KKTC’nin ilanýndan sonra, Kýbrýs Türk tarafý adýna 2 Ocak 1984’te KKTC Cumhurbaþkaný Rauf Denktaþ tarafýndan Rum yönetimine bir iyiniyet önerisi sunulmuþtur. Bu öneride, Maraþ ve Lefkoþa Havaalaný’nýn açýlmasý, kayýp þahýslar komitesinin çalýþmaya baþlamasý, iki tarafýn çeþitli alanlarda karþýlýklý iliþkilerini geliþtirmesi gibi konular yer almaktaydý, bu öneri Rum Yönetimince reddedildi.

Daha sonra BM Genel Sekreteri taraflara, Ocak 85 belgesi olarak bilinen iki toplumlu iki bölgleli federayon önerisini sundu ve Rumlar bunu da reddetti.

Viyana’da ve New York’ta Denktaþ ve Kyprianou’nun da katýlýmlarý ile BM Genel Sekreteri’nin gözetiminde gerçekleþen görüþme sonucunda BM Genel Sekreteri ile özel temsilcilerinin hazýrladýklarý baþka bir belge (Draft Framework Agreement) ortaya çýktý.

O zamanki BM Genel Sekreteri Javier Pérez de Cuéllar iki tarafý da belgeyi imzalamak üzere BM’e çaðýrdý. Bu belgeye de 29 Mart (1986) belgesi dendi. Belge, Kýbrýs’ta iki toplumlu iki bölgeli federal bir Cumhuriyet kurulmasýný öngörüyordu. Denktaþ kabul ettiðini açýklarken Rum Yönetimi Lideri Kyprianou belgeyi reddetti. Bunun sonucunda BM Genel Sekreteri BM Güvenlik Konseyi’ne sunmuþ olduðu raporda (S/18/02) BM giriþimlerinin çýkmaza girmesinin sorumlusu olarak Rum tarafýný gösterdi.

1988 yýlýnda Kýbrýs Rum Yönetimi Cumhurbaþkanlýðý seçimleri yapýldý ve Kipriyanu seçimi kaybetti. Yerine Yorgo Vassiliu geçti. Bunun üzerine KKTC Cumhurbaþkaný Denktaþ, yeni bir paket hazýrlayýp Vassiliu’ya sundu. Belge Kýbrýs’ta Rumlarla Türkler arasýnda bir güven ortamý yaratýlmasý için çaðrýda bulunuyor, karþýlýklý iþbirliðinin artýrýlmasý ve geliþtirilmesini öneriyordu. Bu belge de reddedildi ve toplumlararasý görüþmeler devam etti.

KKTC Cumhurbaþkaný Denktaþ’ýn 1988 tarihli son iyi niyet önerilerinden sonra, 19 Temmuz 1989 tarihinde Rum kadýnlarýn KKTC sýnýrlarýný delme eylemine kadar görüþmeler devam etti ve bu sýnýr delme eylemiyle görüþmeler kesintiye uðradý. Sonrsýnda görüþmeler yeniden baþlatýlmaya çalýþýlsada Birleþmiþ Milletler'in paketleri her iki tarafýn da onayý olmadan sunmalarý sonrasýnda yeniden kesintiye uðradý. Durumu deðerlendirmek için olaðanüstü toplanan KKTC Meclisi ise 23 Aðustos 1989 kararlarýný aldý. Kararda; iki kesimlilik, siyasi eþitlik, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi Kýbrýs Türk halkýnýn temel haklarý olarak sýralanýlýyordu.

BM Genel Sekreteri Javier Pérez de Cuéllar gözetiminde yapýlan görüþmeler çýkmaza girmesi sonrasýnda BM Güvenlik Konseyi 12 Mart 1990’da 649 sayýlý, 11 Ekim 1991’de 716 ve 10 Nisan 1992’de 750 sayýlý kararlarý aldý. Bu kararlarýn ortak noktasý; Kýbrýs sorununun çözümünün baðýmsýzlýðý ve toprak bütünlüðü güvence altýna alýnmýþ, tek egemenliði bulunan, tek vatandaþlýlýk temellerine dayalý, siyasi olarak eþit, iki toplumlu, iki kesimli bir federasyon öngörmesiydi.

Görüþmeler 1992 yýlýnda tekrar baþladý. Zamanýn BM Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali taraflara kendi adýyla anýlan bir harita ve çözüm planý sundu. Kýbrýs Türk tarafý haritaya non-paper yani harita olmayan harita adýný verdi. Çünkü bu haritaya göre Türk tarafýna %28.2 oranýnda toprak býrakýlýyor, 37 Türk köyünün ve Güzelyurt'un Rumlara verilmesi isteniyor, Karpaz’da bir Rum kanton bölgesi oluþturulmasý ve Rum göçmenlerin kuzeye dönmesi öngörülüyordu. Türk tarafý bunu reddetti.

100 maddelik çözüm planýnýn 91’ini Türk tarafý kabul ettiðini açýklarken, Rum tarafý reddetti. Fikirler Dizisi dý verilen çözüm planý önemi Avrupa Birliði konusunun ancak bir çözümden sonra gündeme gelebileceði, bu konunun iki halkýn ayrý referandumuna sunulacaðý, eþitlik ilkelerine dayalý, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin olduðu federal bir çözüm önermesi ve merkezi devletin zayýf olmasý idi.

New York’ta yapýlan 1. ve 2. tur görüþmelerde diplomatik teamüllere, eþitliðe ve demokratik müzakere yöntemine ters görüþmeler, Gali Haritasý ve planýnýn Türk tarafýna empoze edilmek istenmesi karþýsýnda KKTC Meclisi 31 Temmuz 1992 tarihli kararý aldý ve Kýbrýs’ta ancak Kýbrýs Türk halkýnýn kabul edeceði bir çözümün geçerli olacaðý, BM Genel Sekreteri’nin taraflara çözüm empoze edemeyeceðini vurguladý.

1993'de BM Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafýndan bu sefer Güven Yaratýcý Önlemler adý altýnda baþka bir belge hazýrladý. Belgeye göre, Maraþ (Kýbrýs) kenti ve Lefkoþa Uluslararasý Havaalaný'nýn iki toplumun yararýna açýlmasýný ve iki toplum arasýndaki temas ve iþbirliðinin saðlanmasýný amaçlýyordu. Bu belge de Rum tarafýnca KKTC'nin tanýmasýna ve ekonomik ambargolarýn kalkmasýna imkân saðlayacak bahanesiyle reddedildi.

1993 yýlýnda Rum Kesimi'nden yapýlan baþkanlýk seçimlerini bu kez Klerides kazandý ve AB konusunu gündeme getirerek, Kýbrýs sorununun bu çerçevede çözümlenebileceðini ortaya attý.

Rum Yönetimi Yunanistan'la ortak bir askerî anlaþma imzalayýp, sürekli silahlanmaya milyonlarca dolar harcamaya baþladý. Son olarak Rusya’dan S-300 füzeleri satýn alýp, bunu adadaki Türk askerine karþý koz olarak kullanmayý denedi. Fakat giriþimler neticesinde bu füzeler adaya gelemedi ve 1998 yýlýnda S-300 füzeleri Girit’e konuþlandýrýldý.

Rumlarýn tek yönlü AB üyeliði müracaatýnýn ardýndan daha da karmaþýk bir hal alan Kýbrýs görüþmeleri 1995-1997 yýllarý arasýnda, adaya gelen çeþitli diplomatlar vasýtasýyla devam etti. Baþta ABD ve Ýngiltere olmak üzere birçok ülke Kýbrýs'taki geliþmelerden haberdar olmak ve olasý bir anlaþmaya katký saðlamak amacýyla adaya özel temsilci gönderdi.

Bu çerçevede, KKTC Cumhurbaþkaný Rauf Raif Denktaþ’ýn görüþmeler sürecine yeni bir ivme kazandýrmak amacýyla Rum tarafýna yapmýþ olduðu öneri ve giriþimler, Kýbrýs Rum Yönetimi Lideri Glafkos Klerides tarafýndan görüþmeler için gerekli zemin olmadýðý gerekçesiyle reddedildi.

17 Nisan 1996 tarihinde Birleþmiþ Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi, New York’ta yapýlan görüþmede Genel Sekreter’in iyi niyet misyonu (good offices mission) çerçevesinde yürütmekle olduðu çabalara ve iki tarafça üzerinde mutabýk kalýnan zirve anlaþmalarý temelinde bütünlüklü bir anlaþmaya varýlmasýna tam destek verdi

Ayný yýlýn haziranýnda Denktaþ, BM Genel Sekreteri Boutros Ghali ile Ýstanbul'da görüþtü ve görüþmelerin yeniden baþlamasý için gerekli yollarý tartýþtý. Boutros Ghali, Clerides ile görüþmesinin ardýndan yaptýðý açýklamada iki tarafýnda kendisinin yeni özel temsilcisi Profesör Han Sung-Joo ve Özel Temsilci Yardýmcýsý Gustave Feissel ile çalýþmalarýnýn önemine deðinir. Bu þekilde hýzlanan diplomasi trafiði bir kez daha Rum tarafýnýn uzlaþmaz tutumu nedeniyle bir sonuca ulaþamadý.

Adada gerilim Rum tarafýnýn silahlanma çabalarý ve KKTC sýnýrlarýna yönelik yaptýklarý eylemlerle arttý. Rum tarafýnýn tahrikkar ve provokatif tutumu nedeniyle iki halk arasýnda var olan güvensizlik daha da arttý.

Yönetim ve Politika

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti cumhuriyetle yönetilmekte olup yarý baþkanlýk sistemi bulunmaktadýr. Cumhurbaþkaný ayný zamanda devlet baþkaný, baþbakan ise hükümetin baþkanýdýr. Çok partili sistem uygulanmaktadýr. Yürütme yetkisi hükümetin elindedir. Yasama yetkisi ise hükümetle beraber KKTC Meclisi'ne aittir.

Cumhurbaþkanlýðý seçimi her beþ yýlda bir yapýlýr. Cumhurbaþkanýný halk seçer. Bu görevi 24 Nisan 2005'ten beri Mehmet Ali Talat yürütmektedir. 50 kiþiden oluþan Cumhuriyet Meclisi halkýn oylarýyla seçilmektedir. Þubat 2005'de yapýlan seçim ile baþa gelen Mehmet Ali Talat önderliðindeki CTP, Mehmet Ali Talat'ýn cumhurbaþkaný olmasýyla CTP genel sekreteri Ferdi Sabit Soyer'i Cumhuriyetçi Türk Partisi baþkanlýðýna ve baþbakanlýða getirmiþlerdir. Partinin iktidar ortaðý Turgay Avcý önderliðindeki Özgürlük ve Reform Partisi de hükümette yer almaktadýr.

Uluslararasý statü ve dýþ iliþkiler

    Ana madde: Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'nin Dýþ Ýliþkileri

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti resmî adý ile Türkiye haricinde tanýnmamakta ve kendisinin 1960 garanti antlaþmalarýna dayanarak kurulan ortaklýk cumhuriyetinin devamý olduðunu iddia eden Güney Kýbrýs Rum Yönetimi'nin olarak gösterilmektedir. Azerbaycan'a baðlý özerk ülke olan Nahcivan KKTC'yi hâkim güç olarak tanýmakta, fakat Azerbaycan KKTC'yi resmî olarak tanýmamaktadýr. Ýslam Konferansý Örgütü KKTC'yi Annan Planý'nda ki ismi ile yani Kýbrýs Türk Devleti adý ile üye olarak kabul etmiþ ve gözlemci statüsü vermiþtir. Diðer ülkelerden Pakistan, Katar ve Gambiya'nýn görüþleri, Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'ni tanýmaya doðru gitmektedir.


KKTC'nin Londra ofisi, Bedford Square.

2004 Nisan'ýnda yapýlan Annan Planý referandumundan bugüne uluslararasý camia KKTC ile var olan iliþkilerini iyileþtirmeye baþladý. Avrupa Birliði'nin geniþlemesi'nden sorumlu üyesi Günter Verheugen raporunda bu þartlar göz önünde tutulursa AB ülkelerinin KKTC'de temsilcilikler açabileceklerini söyledi. AB KKTC'ye 259 Milyon Euro yardým taahhüt etti. Rum Kesimi tarafýndan engellenmeye çalýþan bu yardýmý, KKTC direkt olarak almak istemektedir.

Bir yandan, KKTC cumhurbaþkaný Mehmet Ali Talat önemli dünya liderleri ile görüþmelerine devam etmektedir. ABD dýþ iþleri bakaný Condoleezza Rice, Ýngiltere eski dýþ iþleri bakaný Jack Straw ile görüþmelerde bulundu. Ayrýca 2006 Aðustos'unda Pakistan devlet baþkaný Pervez Müþerref tarafýndan cumhurbaþkaný sýfatý ile aðýrlandý.

KKTC baðýmsýzlýk ilanýný ardýndan Bangladeþ ve Pakistan tarafýndan da tanýnmasýna raðmen uluslararasý baskýlar sonucu bu ülkeler tanýmalarýný geri çekmiþtir[kaynak belirtilmeli]. KKTC uluslararasý toplum tarafýndan, uluslararasý iliþkilerde Güney Kýbrýs Rum Yönetimi ile birlikte tek devletmiþ gibi anýlýr (örneðin Avrupa Birliði'ndeki üye sayýmý). Yine uluslararasý iliþkilerde dünya haritalarýnda Kýbrýs Adasý'nýn tamamý, Güney Kýbrýs Rum Yönetimi'ne aitmiþ ve KKTC yokmuþ gibi gösterilir (örneðin Eurovision Þarký Yarýþmasý'nda Güney Kýbrýs Rum Yönetimi'nin adýnýn Cyprus olarak gösterilerek, oylama sýrasý Güney Kýbrýs Rum Yönetimi'ne geldiðinde ülkenin, Kýbrýs Adasý'nýn tamamý olarak gösterilmesi).

Ordu

KKTC'nin de Güvenlik Kuvvetleri Komutanlýðý adýnda bir ordusu vardýr. Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti ordusunda 2000 kadar 18 ile 40 yaþlarý arasýnda zorunlu askerliðe alýnmýþ Kýbrýslý Türkler bulunmaktadýr. Bunun yanýnda Türk Silahlý Kuvvetleri'nin 11. Kolordu'su adanýn kuzeyine yerleþmiþ durumdadýr. Bölgedeki Türk kuvvetleri yaþanabilecek Kýbrýslý Türk-Rum anlaþmazlýklarýna karþý bölgeye yerleþmiþ ve Kýbrýslý Türklerin yaþamýný koruma altýna almýþ bulunmaktadýr.

Ekonomi

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti ekonomisi kamu sektörü dahilinde ticaret, turizm ve eðitimle beraber tarým ve imalat sanayinden oluþmaktadýr. KKTC 'deki kiþi baþýna düþen milli gelir þöyledir:

    • 4,409 Amerikan Dolarý (2002)
    • 5,949 Amerikan Dolarý (2003)
    • 8,095 Amerikan Dolarý (2004)
    • 10,248 Amerikan Dolarý (2005)
    • ?????(2006)
    • ?????(2007)
    • ?????(2008)

Coðrafya, Ýklim, Ýletiþim ve Ulaþým [deðiþtir]

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'nin önemli yerleþim yerleri, baþkent Lefkoþa, Girne ve Gazimaðusa'dýr. KKTC, ikliminden dolayý fazla yaðýþ almaz. Genellikle sýcak ve güneþlidir.

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti þu an ki uluslararasý camiada tanýnmamasý durumundan dolayý ekonomik olarak Türkiye'den yardým almaktadýr. Tedavüldeki para birimi Yeni Türk Lirasý'dýr. KKTC'nin neredeyse tüm ithalat ve ihracatý Türkiye üzerinden gerçekleþtirilir. Uluslararasý telefon kodu olan +90 392 dir. Ýnternet alan adý .nc.trdir. Dünya Posta Birliði KKTC'yi müstakil bir devlet olarak tanýmadýðýndan postalarda "Mersin 10 Turkey" posta kodu ile gönderilir.

Güney Kýbrýs Rum Yönetimi'nin baskýlarýndan dolayý KKTC'ye Türkiye hariç direkt uçak seferi düzenlenmemekte ve Ercan Uluslararasý Havalimaný ve Geçitkale Havaalaný sadece Türkiye ve Azerbaycan tarafýndan yasal havaalaný olarak tanýnmaktadýr.

Yine 1974 yýlýnda Rum Tarafý tarafýndan KKTC'nin limanlarýnýn, tüm dünya gemilerine kapatýldýðý ilan edilmiþtir. Türkiye bu ilaný tanýmamýþ ve Kýbrýslý Türk limanlarýný serbest ulaþýma açmýþtýr.

Yerleþim yerlerinin tam listesi için buraya bakýnýz: Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'nin yerleþim yerlerinin listesi

Havaalanlarý ve Limanlar

    • Ercan Uluslararasý Havalimaný (Lefkoþa - Ana Havaalaný)
    • Geçitkale Havaalaný (Gazimaðusa)
    • Ýlker Karter Havaalaný(Girne)
    • Pýnarbaþý Havaalaný (Girne)
    • Topel Havaalaný (Güzelyurt)
    • Girne Limaný (Girne)
    • Gazimaðusa Limaný (Gazimaðusa)

KKTC'nin havaalanlarý ve limanlarý uluslararasý seferlere kapalýdýr. Bu durumun sebebi Rum Kesimi'nin engellemesidir. Türkiye'nin bu çýkmazý aþabilmek maksadýyla gerek BM bünyesinde, gerekse AB bünyesinde yaptýðý tüm faaliyetlerin önü Rum Kesimi tarafýndan kesilmiþtir.

Nüfus

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti'nin nüfusu yaklaþýk 265,000 (iþçiler ve Türkiye'den yerleþenler dahil). Bu nüfusun neredeyse tamamý Kýbrýslý Türk'tür ve Türkçe'nin Kýbrýslý aðzýný konuþur. Bu nüfus üç ana topluluktan oluþmaktadýr: yerli Kýbrýslý Türkler, Türkiye'den gelen göçmenler ki bunlar iki kýsýmdan oluþur. Adada dünyaya gelenler ve Türkiye'den çalýþmak üzere adaya gelenler. Türk Silahlý Kuvvetleri de halihazýrda 33,000 kiþilik bir kuvvetle adada bulunmaktadýr. Hâlâ Dipkarpaz ve Koruçam'da yaþayan Kýbrýs Rumlarý ve Maronitler bulunmaktadýr. KKTC, baþkent Lefkoþa'nýn kuzey tarafýna sahiptir. Kýbrýslý Türkler'in büyük bir bölümü 1974'den sonra göç etmiþtir. Özellikle Ýngiltere, Avustralya ve Türkiye Kuzey Kýbrýs'tan büyük oranda göç almýþtýr. Göçmenlerin büyük bir kýsmý kötü ekonomik koþullar nedeniyle farklý ülkelere gitmek zorunda kalmýþlardýr. Bu kötü ekonomik koþullarýnda en büyük sebebi uygulanan ekonomik ambargo nedeniyle üçüncü ülkelere yapýlan ticarette büyük zorluklar çekilmesidir. KKTC'nin nüfusu yazýn gelen turistlerle daha da fazlalaþmaktadýr.

Din

Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti nüfusunun % 99'u Müslümanlardan oluþmaktadýr. Bu Müslüman nüfus Sünni olup Hanefi mezhebine baðlýdýr. Evkaf Dairesi bugün Müslümanlarýn dinî ihtiyaçlarýna cevap vermektedir. Bunlarýn dýþýnda nüfusunun % 1’ini oluþturan Hristiyanlar'da bulunmaktadýr.

Kýbrýs Türkleri'nin, Kýbrýs’ta dört yüzyýlý aþkýn varlýklarýnýn dinî ve kültürel mirasý, adayý 1571-1878 tarihleri arasýnda yöneten Osmanlý Ýmparatorluðu’ndan gelmektedir. 1571 de adayý fetheden Osmanlýlar, adayý kendilerinden önce yöneten ve Rum Ortodoks Kilisesinin dinsel özgürlüðünü ortadan kaldýrýp yerine Latin kilisesinin kurallarýný dayatan Frenk (1192-1489) ve Venediklerden (1489-1571) farklý olarak, adada varolan tüm dinlere karþý büyük bir saygý ve hosgörü göstermiþtir. Birçok Rum Ortodoks Kilisesi Frenk ve Venedik döneminde yýkýlmaya yüz tutmuþtu; Osmanlý yetkilileri bunlarýn kullaným için tamirine ve düzeltilmesine yardýmcý oldu. Rum Ortodoks Kilisesine ayrýca dinî binalara ek olarak toprak ve baðýmsýzlýðýný sürdürebileceði tam bir özgürlük verildi.

Eðitim Sistemi

Kýbrýs Türk Eðitim Sistemi genel olarak üç bölüm ve yükseköðrenim olarak deðerlendirilir.

    • Okul Öncesi Eðitim: Okul öncesi eðitim, devlet okullarýnda ilkokullara baðlý anasýnýflarý, ilgili diðer öðretim kurumlarýna baðlý uygulama sýnýflar, ve anaokullarý tarafýndan 5 - 6 yaþ grubu çocuklara verilen eðitimdir.
    • Ýlköðretim: Ýlkokul eðitimi, orta eðitim öncesi 6 - 11 yaþ gurubu öðrencilerin 5 yýl kadar süren eðitim ve öðretimlerini kapsar. Ýlköðretim ücretsiz ve zorunludur.
    • Ortaeðitim: Ortaeðitim iki aþamada verilir. Birinci Aþama (Orta Okul) üç yýl sürer. Ücretsiz ve zorunlu olan bu programý 12-14 yaþ grubu öðrenciler takip eder. Ýkinci aþama 15-17 yaþ grubu öðrencileri kapsayan üç yýllýk eðitimi içerir ve genel liseler, meslek liseleri, teknik liseler ve diðer liseler aracýlýðý ile verilir.

Yükseköðrenim

Yüksek öðrenim temel olarak üniversitelerde yürütülmektedir. KKTC'de bulunan altý üniverisitenin yanýnda Ýstanbul Teknik Üniversitesi'de yakýnda KKTC'de yerleþke açaçaktýr. Üniversiteler modern uluslararasý eðitim teknikleriyle donatýlmýþtýr ve yerli ve yabancý öðrencilere yüksek kalitede eðitim ve araþtýrma imkânlarý saðlamaktadýrlar. Yurtdýþýndan KKTC üniversitelerine baþvuran öðrenci sayýsýnda sürekli olarak artýþ görülmektedir.

Bazý Kýbrýs Türkleri öðrenimlerini yurtdýþýnda özellikle, Türkiye’de yürütmeyi tercih etmektedir. KKTC'de yüksek öðrenim gören Kýbrýs Türkü öðrenci sayýsý 9,414 iken yurtdýþýnda öðrenim gören Kýbrýs Türkü öðrenci sayýsý 1,631’dir.

KKTC'de öðrenim gören yabancý öðrencilerin 14,624 kiþi gibi büyük bir çoðunluðu Türkiye’den olmakla beraber, Ortadoðu ülkelerinden 1,896 kiþi gelmektedir. Üniversitelerin çoðu master ve doktora programlarý gibi yüksek lisans olanaklarý saðlamaktadýr. Üniversiteler:

    • Doðu Akdeniz Üniversitesi
    • Girne Amerikan Üniversitesi
    • Orta Doðu Teknik Üniversitesi Kuzey Kýbrýs Kampusu
    • Lefke Avrupa Üniversitesi
    • Uluslararasý Kýbrýs Üniversitesi
    • Yakýn Doðu Üniversitesi
    • Atatürk Öðretmen Akademisi
    • Anadolu Üniversitesi Kuzey Kýbrýs Kampusu
    • Polis Okulu
    • University of Northern Virginia


Üniversitelere Giriþ Ýçin Gerekli Kriterler

Tüm baþvuru sahiplerinin bir orta öðretim veya denk bir okuldan bir sertifika ve mezuniyet belgesi olmasý gereklidir. Tüm Türk vatandaþlarý üniversitelere ÖSYM (Öðrenci Seçme ve Yerleþtirme Sýnavý) sistemi ile alýnýr. Yabancý öðrencilerin, Yakýn Doðu Üniversitesi hariç, diðer üniversiteler için giriþ sýnavý zorunluluðu bulunmamaktadýr. Bazý üniversiteler okul harç ve giderlerinin karþýlanacaðýna dair baþvuru sahiplerinden banka garanti belgesi talep etmektedir. Üniversiteye kabul edilen öðrencilerden Ýngilizce yeterliliði olmayanlar yoðun bir Ýngilizce programýna tabi tutulmaktadýr.

Kültür

Basýn


KKTC’de basýn özgürlüðü, KKTC Anayasasý’nýn 26. maddesince garanti altýna alýnmýþtýr. Bu maddeye göre basýn ve duyuru hakký tüm vatandaþlar için serbesttir ve sansür uygulanamaz. Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRT) kamu yayýncýlýðý yapmakta olup KKTC'nin ilk televizyon kanalýdýr. BRT 1 ve BRT World adýnda iki televizyon kanalýnýn yanýnda beþ adet de radyo ile Kýbrýs Türkleri'nin sesini dünyaya duyurmaya devam ediyor. Türk Ajansý Kýbrýs (TAK) bir devlet kurumu olarak haber ajansý faaliyeti yürütmektedir. KKTC'de altýsý yerli üçü yabancý toplam dokuz haber ajansý, dokuz günlük gazete, dört haftalýk dergi, dört aylýk dergi, altý televizyon kanalý ve yirmi raday kanalý faaliyetlerine devam etmektedir.

Turizm

Kuzey Kýbrýs’ýn en büyük gelirlerinden biri olan turizmin ülkede büyük bir yeri vardýr. Ülke iklimi tüm yýl boyunca tatil için olanaklar saðlar. Yaðýþlar Aralýk ve Ocak aylarýnda yoðunlaþýp ortalama deniz sýcaklýðý altý ayý aþkýn bir süre 20 ºC dir. Kuzey Kýbrýs bahar aylarýnda saran yabani çiçekleriyle ve havayý dolduran portakal, limon ve greyfurt çiçeði kokularýyla ünlüdür.

Kuzey Kýbrýs sahilleri yüzmek için Akdeniz'in elveriþli ve güvenli, mekânlarýndandýr. Çoðu tatil tesislerinin modern yüzme havuzlarý yanýnda, doðu Akdeniz'in serin sularý için güzel sahilleri bulunur. Tatil köyleri genelde kuzeyde tarihî Girne kalesi ya da doðuda Gazimaðusa yakýnlarýnda kurulmuþtur. Tarihî kaleleri ve yapýlarýyla ünlü Girne bölgesinin verimli, dar kuzey sahil þeridi arkasýnda Beþparmak daðlarý uzanmaktadýr.

Ýçerilerde, kayalýk Girne bölgesi ve Beþparmak Daðlarý gerisinde, geniþ verimli Mesarya ovasý, Ercan Havaalaný ve ülkenin baþkenti Lefkoþa bulunmaktadýr. Doðu sahili boyunca tarihî, geliþmiþ Gazimaðusa kenti ve onun yanýnda Salamis harabeleri uzanýr.

Egzotik Kýbrýs mutfaðý, kendi tarihî ve deniz kültürünü yansýtmasý yanýnda, doðu ve batý kültürünün de ortak bir sentezidir.

Turistik yerler

    • Lefkoþa týpký Gazimaðusa gibi eski bir yerleþim yeridir. Eski þehrin etrafý 5.5 km uzunluðunda þehir duvarý ile çevrilidir ve bu duvar hâlâ saðlamdýr. Giriþteki kapý Osmanlýlar tarafýndan yapýlmýþtýr.
    • Beþparmak Daðlarý'nýn þehri koruduðu kuzeydoðuda, deniz seviyesinde 700 metre yüksekliðindeki daðlar Araplar ile yapýlan bir savaþta ölen Bizans kahramaný Digenis'in korunma yeri olmuþtur.
    • En önemli sahillerden biri de Akdeniz kýyýsýndaki Dipkarpaz'dýr. Yarýmada þeklinde olan Dipkarpaz ayný zamanda yeþil kaplumbaðalarýn yumurtlama mekânýdýr. Burada özel alanlar vardýr ve giriþ çýkýþ yasaktýr.
    • Girne yakýnlarýnda Bellapais manastýrý vardýr.