• 14 Temmuz 2020, 08:57:43

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Göktürk Ýmparatorluðu  (Okunma sayısı 1776 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Göktürk Ýmparatorluðu
« : 12 Aralık 2009, 19:04:46 »
Göktürk Ýmparatorluðu



Kuruluþ Tarihi - 552
Yýkýlýþ Tarihi - 743
Kurucusu - Bumin Kaðan
Baþkenti - Ötüken
Dili - Göktürkçe
Devlet Baþkaný - Kaðan

         Türk Tarihîndeki Önemi: Türk sözünü ilk defa resmî devlet adý olarak kabul edenler Göktürklerdir. Böylece devleti ifade etmesi bakýmýndan siyasî bir anlamý olan Türk kelimesi bu sayede bütün bir milletin adý olmuþtur.


Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #1 : 03 Mart 2010, 08:26:31 »
Göktürk Ýmparatorluðu [552-745]

Göktürk Ýmparatorluðu Aþýna Türk boyu tarafýndan kurulmuþtur. Ýlk kez Türk adýný devletin resmi adý olarak benimseyen Göktürk Ýmparatorluðu olmuþtur. Göktürklerin kendilerine özgü bir alfabeleri vardý. Türkçenin tarihte görülen ilk alfabesi Göktürklerinki olmuþtur. Oniki milyon kilometrekarelik bir alanda kurulan Göktürk Ýmparatorluðu daha önce Büyük Hun Ýmparatorluðuna karþý yürütülen ve baþarýya ulaþan Çin oyunlarýyla parçalanarak yýkýlmýþtýr. Topraklarý üzerinde günümüzde Moðolistan, Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya bulunmaktadýr.

Göktürk Ýmparatorluðu ilk resmi Türk Ýmparatorluðu olarak Sibirya'daki Yakut Türkleri ve Batý'da Ogur Türkleri yani Bulgarlar dýþýnda Orta Asya'daki tüm Türk asýllý kavimleri ve boylarý çatýsý altýnda birleþtirmiþtir. Göktürk devleti, önemli bir siyasal örgütlenmeyi kurabildiði için yýkýldýktan sonra da etkileri diðer Türk devletlerinde sürüp gitmiþtir. Kendilerine genellikle "Türük" adýný veren Göktürklerin kitabelerinde Gök-Türk veya Kök-Türk deyimi geçmektedir ki, bu da göke iliþkin, kutsal Türk anlamýna gelmektedir.

Büyük Hun Ýmparatorluðu'nun daðýlmasýndan sonra Asya steplerinde daðýnýk biçimlerde yaþayan Türk boylarýný ilk kez bir araya getirerek yeniden büyük bir Türk Ýmparatorluðu kuran Göktürklerdir. Göktürklerin kökeni hakkýnda bilinenler Çin kaynaklarý ile sýnýrlý kalmaktadýr. Bu kaynaklarda aslýnda efsanelerin ötesine gitmez. Bu durumda Göktürklerle ilgili bilgilerin çoðunluðu mitolojik karakterli olmaktadýr. Çin kaynaklarýnýn anlattýðýna göre Göktürkler eski Hunlardan inen bir koldur ve Aþýna ailesinin soyundan gelmektedirler. Türkler Lin ülkesi ordusu tarafýndan büyük bir yenilgiye uðratýlýrlar ve halkýn tümü öldürülür. Bu kýrýmdan yalnýzca 10 yaþýnda bir çocuk kurtulur. Lin ülkesi askerleri yaþý küçük diye bu çocuðu öldürmezler ve yalnýzca ayaklarýný keserler. Kesik ayaklý çocuðu bataklýða atarlar. Diþi bir kurt bu çocuðu bulur ve etle besleyerek büyütür. Çocuk büyüyünce diþi kurt ondan gebe kalýr. Lin ülkesi prensi çocuðun yaþadýðýný öðrenince onu öldürtmek için asker gönderir. Askerler hem çocuðu, hem de diþi kurdu öldürmek isterler. Kurt kaçarak Turfan bölgesindeki daðlara çýkar. Daðda, içi ot ve bitkiyle kaplý derin bir maðara vardýr. Gebe kurt bu maðarada on erkek çocuk doðurur. Çocuklar büyüyünce dýþarýdan kýzlar ile evlenirler. Karýlarý gebe kalýr ve her kadýndan yeni bir soy türer. Göktürk Ýmparatorluðu'nu kuran Aþýna ailesi bu on soydan birisidir. Birkaç kuþak sonra kurttan türeyen topluluk maðaradan çýkar ve Altay Daðlarý eteklerinde Juan-Juan'lara baðlý olarak yaþamaya baþlarlar.

Baþka Çin kaynaklarý bu efsaneyi deðiþik biçimlerde anlatmaktadýr. Bir Çin kaynaðý ise Türkleri bir kuzey boyu olarak benimsemektedir. Türklerin atalarýnýn So ülkesinden geldiklerini, birçok kardeþleri bulunduðunu, bu kardeþlerinden birisinin kurttan türediðini, daðlarda yaþayan bu boyun daha sonra ateþi bularak ýsýndýðýný, Göktürklerin kurucusu Aþýna ailesinin bu boyun baþkanýnýn soyundan geldiðini yazar. Baþkan ölünce, çocuklar arasýnda baþkanlýk seçimi yükseðe sýçrama yarýþý ile yapýlýr. Aþýna'nýn oðlu, içlerinde en genç olarak, en yükseðe sýçrar ve böylece baþkanlýðý ele geçirir. Bozkýr dünyasýnda efsaneler gerçek sayýldýðýndan Çinliler bunlarý belgelemiþlerdir. Genellikle, Göktürk devletini kuran ailenin Aþýna ailesi olduðu ve bu ailenin tanrýsal kökenli bir kurttan türediðine inanýlýr. Göksel kurttan türeme, Aþýna soyuna da göksellik ve diðer boylar üzerinde soyluluk, üstünlük kazandýrýr. Kurdun Aþýna soyunu ürettiði maðaraya "ecdat maðarasý" adý verilir ve her yýl atalara o maðaranýn önünde kurbanlar sunulur. Göktürklerin altýndan yapýlma bir kurt baþý taþýdýðý, süslü bir tuða sahip olduklarý, devlet baþkanýnýn muhafýz gücüne kurt denildiði belirtilmektedir. Göktürklerin baðlantýlý olduðu Hunlar'da bir kurt atanýn varlýðý hakkýnda doðrudan bilgi yoktur. Turfan ve Altay yöreleri kurttan türeme efsanelerinin yaygýn olduðu yerlerdir. Uygurlarýn atalarýnýn Hun baþbuðunun kýzýnýn bir kurtla evlenmesinden türediðine benzer biçimde inanýlýr. Hatta daha ileri giderek Aþýna soyunun Hunlarýn ünlü baþbuðu Mete'nin soyundan geldiðini söyleyenler de vardýr. Çin Revnaklarý Aþýna soyunun Hunlar'dan geldiðini ilke olarak benimsemektedirler. Aþýna soyunun Hunlarýn kuzey boylarýndan geldiðini ileri sürenlere de rastlanmaktadýr.

Deðiþik bilgilerden anlaþýldýðýna göre, Göktürklerin çekirdeðini, Kansu ve Þensi'de geçici küçük devletler kuran Hun boylarýnýn kalýntýlarý oluþturmaktadýr. Aþýna soyu bunlarýn uzantýsý olarak tarih sahnesine çýkmýþtýr. Göktürk siyasal birliðinin kurucusu Bumin Han hakkýnda da Çin kaynaklarý deðiþik bilgiler aktarmaktadýr. Kurttan türeme büyük oðlanýn Göktürklerin atasý olduðu ileri sürülürken, soðuktan acý çeken bu boyu ateþi bularak ýsýtan kiþinin baþkan seçildiði de yazýlmýþtýr. Baþkan seçilen bu torun daha sonra BüyükYabgu adý ile anýlýr. Büyük Yabgu, Tuvu'nun büyük oðlu Bumin Han, küçük oðlu da Ýstemi Han'dýr. Göktürk devletinin siyasal birliði bu iki han tarafýndan kurulmuþtur. Bu soy kütüðü belirlemesi Göktürklerin kökenini aydýnlatmaktan uzaktýr. Bilimsel açýdan, eldeki verilere göre söylenebilecek olan gerçek; Göktürklerin savaþlar ve yenilgiler sonucu Þensi ve Kansu gibi Kuzey Çin bölgelerinden Altaylar'a göçmek zorunda kalan Hun boylarýnýn kalýntýlarýndan türemiþ olduklarýdýr. Bu daðýnýk Türk boylarý Aþýna soyunun önderliðinde Türk budununu meydana getirmiþlerdir.

Hun Ýmparatorluðunun daðýlmasýndan sonra Türkler Altay eteklerinde yaþarlarken, stepler bu tür topluluklar ile doluydu. Çin sýnýrýndan Avrupa içlerine kadar yayýlan çeþitli boylar zaman içerisinde deðiþmeler göstermiþtir. Bazý boylar birbirleriyle kaynaþmýþtýr. Çoðunluðu göç etmiþtir. Savaþlar ve ticaret iliþkileri nedeniyle boylar arasýnda birçok alýþveriþ olmuþtur. Avcý ve çoban boylar zamanla daðýlmýþ ve Hunlar Avrupa'ya göç edince onlarýn yerini almýþlardýr.

Altaylar'da Juan-Juan'a baðlý olarak demircilik ile uðraþarak yaþayan Göktürkler, Bumin Han baþa geçince güçlenerek doðuya doðru açýlýrlar ve Çin sýnýrýna kadar gelirler. Baþlangýçta ticaret amacýyla Çin sýnýrýna gelen Bumin'in oymaklarý demir eþya satýp karþýlýðýnda pamuklu ve ipekli kumaþlar almak istiyorlardý. Bu yoldan Çin Ýmparatorluðu ile iyi iliþkiler geliþtirmek istiyorlardý. Bumin'e baðlý güçler Çin sýnýrýna geldiðinde daha önceleri bu bölgelerde var olan Topa devleti çöküþ dönemine girmiþti. Topa devleti Batý ve Doðu olarak ikiye ayrýlmýþtý. Batý ve Doðu devletleri eski siyasal birliklerini yeniden kurabilmek için birbirleriyle savaþlara girmiþlerdi. Ýç ve dýþ karýþýklýklar içinde bunalan Batý Topa devleti rakibi Doðu Topa devletinin ve Juan-Juan'larýn baskýlarýný önleyebilmek için Çin sýnýrýnda görülen Göktürk boylarý ile iþbirliði kurmaya çalýþýr. Bu amaçla bir elçiyi Bumin Han'a gönderir. Bozkýr beyleri kendi aralarýnda boðuþurken Çin uygarlýðý önemli geliþmeler göstermiþti. Çin'in lüks tüketim mallarý bozkýr beyleri arasýnda çok revaçtaydý. Çin'e haraç sunmak bu lüks maddeleri saðlamayý amaçlayan bir cins ticaret yöntemi olarak o dönemlerde göze çarpýyordu. Bu durum da bir Çin devletinden elçi gelmesi, yeni yeni güçlenen Bumin'in oymaklarýný çok sevindirir. Bumin 546 yýlýnda oymaklarýnýn türlü ürünlerini sunmak üzere Batý Topa devletine elçi gönderir. Bu sýralarda Töles adý ile ortaya çýkan Kaokü'ler Juan-Juan'lara saldýrma hazýrlýklarý içindedirler. Bumin ve oymaklarý bu fýrsattan yararlanýr ve Töleslere saldýrarak onlarý yenilgiye uðratýr. Binlerce kiþilik Töles boylarý Göktürklere uyruk bir duruma getirilir. Bumin oymaklarý Töleslerin katýlmalarýyla giderek daha da güçlenirler. Bumin Juan-Juan'lara saldýrýya hazýrlanan Tölesleri yenerek, baðlý bulunduðu bu kavime hizmet saðlamýþ olur. Bu zaferinden cesaret alarak Juan-Juan'larýn baþbuðunun kýzýný ister. Baþbuð, Bumin'e bir mesaj göndererek, "Siz bizim demircilik yapan adi kölelerimizsiniz, nasýl olur da bizden kýz istemeye cesaret edebilirsiniz" diye çýkýþýr. Bunun üzerine Bumin çok kýzar ve gelen elçiyi hemen öldürür, iyice zayýflamaya baþlayan Batý Topa devletinden kýz ister. Zayýflayan devletin hükümdarý Göktürklerle akrabalýða razý olur ve 551 yýlýnda Batý Topa soyundan bir prenses ile Bumin Han evlenir. 552 yýlýnda Batý Topa ile ittifak halinde olan Bumin, Juan-Juan'lara saldýrýr. Onlarý büyük bir savaþtan sonra kesin bir yenilgiye uðratýr. Bu zaferden sonra Bumin Kaðan adýný alýr ve Hanlarýn Tanhu'sundan sonra Türklerin yeni imparatoru olarak baþa geçer. Tölesleri örgütleyerek kendi oymaklarýný güçlendiren Bumin Kaðan bu hazýrlýklarýnýn semeresini zafer saðlayarak alýr. Juan-Juan'lar yenilmelerine karþýn gene de Göktürk devleti için önemli bir tehlike oluþturmaktadýrlar. Yenik düþen bu kavim Moðolistan'ý Göktürklere býrakarak Topa devletinin arazisine sýðýnýrlar. Batý Topa devletine sýðýnan Juan-Juanlar ise aradaki anlaþma nedeniyle Göktürklere teslim edilirler ve 555 yýlýnda hepsi öldürülürler. Juan-Juanlarýn bir kýsmý Avrupa topraklarýna kaçarlar ve bir süre sonra Avar adýyla yeni bir devlet kurarak yeniden tarih sahnesine çýkarlar. Göktürkler gene 556 yýlýnda Batý Topa devletiyle beraber Moðollarý ve Tibetlileri yenerek topraklarýný geniþletirler. Bozkýr kökenli Batý Topa devleti 557'de yýkýlýnca bu devletin kalýntýlarý da Göktürklere katýlýr. Kendi boy adlarýný yitirerek içinde eridikleri Türk boylarýnýn adlarýný alýrlar. Altaylar'a göçen Hun kalýntýlarý, Töles oymaklarý, Juan-Juan ve Topa devleti kalýntýlarý Aþýna soyunun yönetimindeki Göktürk siyasal birliðinin temelindeki çekirdeði meydana getirirler.

Devletinin batý kanadýný, kuruluþta kendisi ile birlikte çalýþan küçük kardeþi Ýstemi'ye "Yabgu" unvanýný taþýmak, dolayýsýyla doðu kanadýnýn yüksek egemenliðini tanýmak üzere veren Bumin, devleti kurduðu ve Kaðan ilan edildiði yýl içinde (552) öldü. Ýstemi Han Batý'da fetihlerini sürdürürken, Ötüken'de iktidara gelen Bumin'in oðlu Kolo ve onun erken ölümü üzerine hakan olan oðlu Mukan zamanýnda Göktürk Ýmparatorluðu en üst düzeyine ulaþtý. Heybetli görünüþü, parlak mavi gözleri, kudreti ile büyük bir imparator olan Mukan Kaðan, 555 yýlýnda düzenlediði son bir saldýrý ile Juan-Juan'larý tarihe mal etti. Hükümdarlýðý kýsa süren Kolo, babasýnýn geleneksel Çin dostluðu politikasýný sürdürmüþtür. Çin ile iyi geçinen ve karþýlýklý hediyeler gönderen Kolo'nun vasiyeti üzerine oðlu Mukan Kaðan, Juan-Juan'lar üzerine büyük bir saldýrý düzenler. Ýleri gelen beyleri öldürülen ve halký kýlýçtan geçirilen Juan-Juan'larýn siyasal birliði daðýlýr ve kaçanlar Çin'e sýðýnýrlar. Çin ile dostluk politikasý içinde kaçanlar teslim alýnýr ve öldürülür. Mukan bundan sonra Doðu'da Kitaylarý yýkar, onlarý Kore'ye doðru sürerek topraklarýný alýr. Kuzey'de Kýrgýzlarý egemenliði altýna alarak bozkýrda Türk egemenliðini bir bütünlüðe kavuþturur. Göktürkler, kuzey bölgesindeki daðýnýk boylarý yönetmek için kendilerine baðýmlý kýldýklarý Töles boylarýný kullanmýþlardýr.

Göktürklerin yükselme döneminde Çin'in Doðu ve Batý olarak bölünmesi ve iç kavgalarla uðraþmasý, Göktürklerin bozkýr imparatorluðu kurmalarýný kolaylaþtýrýr. Güçsüz kalan Çin devletleri, Türklerin desteðini saðlayabilmek ve yaðmalarýndan korunmak için Göktürklere bol bol armaðanlar gönderirler. Boy beylerine ve ileri gelenlere paylaþtýrýlan bu armaðanlar Göktürk Kaðaný'na baðlýlýðý pekiþtirmiþtir. Kaðan da bunun üzerine her fýrsatta Çin'e elçiler gönderir. Çin'e giden elçiler genellikle bol armaðanlarla geri döndüklerinden elçilik, Türk soylularýnýn çok istediði bir görev olmuþtur. Böylece elçilik Türk gelenekleri içinde yer alarak kurumlaþmýþtýr. Mukan Kaðan zamanýnda 545 ile 597 yýllarý arasýda 400'e yakýn elçi Çin'e gitmiþtir. 584 yýlýnda Türk Kaðaný kayýnbabasý olan Çin Ýmparatoru'na bir mektup göndererek, Çin ve Göktürk dostluðunun onbinlerce yýl süreceðini ve Çin'in kumaþlarý ile Göktürklerin hayvanlarýnýn hep kendilerinin olduðunu vurguladý. Mukan Kaðan, Çin mallarý ve kumaþlarý saðlamak için iki Çin devleti arasýndaki düþmanlýktan fazlaca yararlanýr. 563 yýlýnda Batý'daki Chou soyu Göktürklerin desteði ile Doðu'daki TSÝ soyu ile savaþmaya karar verir. TSÝ soyu bol armaðanlar göndererek Kaðan'ý sefere çýkmaktan alýkoymaya, Kaðan'a kýz vererek akrabalýk kurmaya uðraþýrlar. Kaðan, Chou'larla birlikte TSÝ ülkesini yaðmalar ama, savaþmadan geri döner. Daha sonra yalnýz kalan Chou'larý TSÝ'ler yenilgiye uðratýrlar. Ertesi yýl Kaðan'ýn ýsrarý üzerine gene TSÝ ülkesine Chou'lar ile beraber yeni bir sefer düzenlenir. Chou Ýmparatoru Mukan Kaðan'ýn kýzý ile evlenerek akrabalýk kurmaya ve böylece Göktürk akýnlarýndan kurtulmaya çalýþýr. Chou soyu ile her yýl yüzbin ton ipek alýnmak karþýlýðýnda anlaþmaya varýlýr ve bundan sonra Chou'lar TSÝ'leri yýkarlar.

572 yýlýnda Mukan Kaðan ölünce yerine üçüncü kardeþi Tapo geçer. Mukan'ýn ölmeden önce yaptýðý vasiyet üzerine kaðanlýk oðluna deðil, kardeþine geçer. Tapo Kaðan da ilk önceleri iki Çin devleti arasýnda sürüp giden karþýlýklý rekabetten yararlanmaya çalýþýr. Her iki devlet de elçiler ve bol armaðanlarla yeni dostluklar kurmak için çaba gösterirler. Sürekli gelen armaðanlar aracýlýðýyla Çin devletleri ile ticaret geliþmeye baþlar. Türk kaðanlýðýna baðlý onbin kadar tüccar Çin kentlerine yerleþir. Geniþ ayrýcalýklarla bu tüccarlar Çin bölgesinde ekonomiyi yavaþ yavaþ ele geçirirler. Çin ile ticaretin artmasý ve Çin lüks tüketim mallarýnýn kolayca ve bol bol saðlanmasý Türk soylularý arasýnda Çin yaþam biçimine özentiyi artýrýr. Hatta bir budist misyoner, Çinlilerin zenginliðinin kaynaðýnýn budizm olduðuna inandýrýr ve böylece Tapo Kaðan Budist olur. Bir tapýnak ve Buda heykeli yaptýrýr. Budizmi korumak ve yaymak için seferberlik ilan eder. Çin yaþam biçimine özenen kaðan iki Çin devleti arasýnda dengeyi korumakta baþarýsýzlýða uðrar, 577 yýlýnda Chou devleti TSÝ devletini ortadan kaldýrýr. Bunun üzerine Göktürklerin Chou devleti ile arasý açýlýr ve Tapo Kaðan ordusu ile Çin'in içerilerine girerek Pekin bölgesini yaðmalar. Chou'larýn TSÝ prensini kaçýrmalarýna gözyumunca Tapo Kaðan'ýn saygýnlýðý azalýr. Bu karýþýklýktan yararlanan Sui sülalesi Çin'de egemenliði ele geçirerek, ilk kez Çin tarihinde ulusal birliði gerçekleþtirir. Böylece Çin tarihinde dört yüzyýla yakýn süren kargaþalýk dönemi sona erer.

Çin ulusal birliðinin gerçekleþtirildiði 581 yýlýnda Tapo Kaðan ölür. Bundan sonra Göktürklerde kaðanlýk kavgasý baþlar. Göktürk yönetimi, egemen Aþýna soyunun baðlý boylarý paylaþmasýna dayanmaktadýr. Örneðin Mukan Kaðan Ötüken daðlarýnda oturur ve doðu bölgesinin ordularýný yönetirdi. Ama gene kaðan unvaný taþýyan Tite doðu boylarýný, Puli de batý boylarýný yönetirdi. Tapo Kaðan zamanýnda aðabeyinin oðlu Ýþbora Doðu'da, kardeþi Puli ise Batý'da egemen durumdadýr. Her iki küçük kaðan da kendilerine baðlý askeri güçlere sahip bulunmaktadýrlar. Ayrýca kendine baðlý bulunan boylarla Batý'daki barbarlarý yatýþtýrmak üzere Batý'ya giden ve oradaki boylarý egemenliðine alan Bumin'in kardeþi Ýstemi Han, Ötüken'de oturan kaðandan tümüyle baðýmsýz ayrý bir kaðanlýk kurmak ister. Kendine baðlý savaþçý birliklerle Batý'ya doðru yönelen Ýstemi'nin siyasal birliði, çok daha eski dönemlerden beri bu bölgelerde yaþayan Türklerin boylarýna dayanýr. Bu Türklere Yabgu Türkleri adý verilmiþtir. Yabgu Batý Göktürk hakanlarýnýn unvanýnýn ayrýlmaz bir parçasýdýr. Batý Türk yabgularý Ötüken'deki kaðana biçimsel olarak baðlýdýrlar. Ýstedikleriyle savaþ ve barýþ yapmakta veya elçi göndermek, ticaret yapmak gibi konularda kendi yetkilerine sahiptirler. Batý ve Doðu Göktürkleri arasýndaki gevþek dayanýþma zamanla sarsýlýr ve giderek bir düþmanlýða dönüþür.

Ýstemi Kaðan Altaylarýn batýsýndan Tanrý daðlarýna kadar olan bölgeyi kýsa zamanda egemenliði altýna alýr. O bölgelerdeki Türk boylarýný örgütleyerek Ýpek Yolu kavgasýna kalkýþýr. Roma Ýmparatorluðunun ipek ticaretine önem vermesi ile Ýpek Yolu'nun önemi giderek artar. Ortaçaðda soylular ve zenginlerin evlerini süsleyen ince kumaþlar, ipek eþya, fildiþi süslemeler ve bunlarýn hammaddesi Çin ile Hindistan'dan geliyordu. Bizans ve Ýran'da çok geliþen ipek endüstrisinin ham maddesi de Çin'den gelmekteydi. Ýpek ticareti deniz ve karadan yapýlýyordu. Deniz taþýmacýlýðý pek geliþmediðinden karadaki Ýpek Yolu'nun önemi fazla idi. Ýpek ticareti ile ilgili ilk ana yol kuzey yoludur. Gobi Çölü, Hami Vahasý, Tanrý Daðlarý, Talaþ kenti gibi bir doðrultuda bu yol ilerlerdi. Kervanlar daha sonra Seyhun ve Ceyhun ýrmaklarýný geçerek Kafkasya ve Karadeniz'e ulaþýrlardý, Ýran' dan geçilmek istenmediðinden Hazar Gölü'nün kuzeyinden geçilirdi. Bunun yanýnda iki yol daha vardý. Ýkinci ana yol Tufan, Karaþar ve Kuça'yý keserek Fergana üzerinden Semerkand ve Buhara yönünde ilerlerdi. Üçüncü ana yol ise Güney yolu idi. Hotan ve Yarkent yolu ile Pamir'in yüksek yaylalarýný aþar, Toharistan'ý keserek Gazne üzerinden Hindistan'a gelirdi. Hindistan deniz ve kara yollarýyla Anadolu'ya baðlanmýþtý. Çin kervanlarý Türkistan sýnýrlarýný aþamazlar ve bu nedenle baþka topluluklar ürünlerin Batý'ya taþýnmalarýna aracýlýk ederlerdi. Bazý Ýranlý boylar, Semerkand ve Buhara çevresinden aldýklarý ipeði Hazar Denizi'nin yanýndaki pazar yerlerine götürürlerdi. Göktürklerin tutumu nedeniyle ipek üretimi ve ticareti onlarýn döneminde sýnýrlý kalmýþ, Çin ile Ýran'a baðýmlýlýk sürmüþ ve Göktürkler ipek ticaretini tekellerine alamamýþlardý.

Akhun Ýmparatorluðu Göktürklerin yükselme döneminde Güney Asya ile beraber Ýpek Yolu'nun önemli bir kýsmýný da elinde tutuyordu. Akhunlar deniz ve kara yolu ile Çin'den gelen mallarýn ulaþtýklarý ilk pazarlara egemen olmuþlardý. Bu yüzden sürekli olarak Sasani devleti ile Akhunlar arasýnda savaþlar çýkardý. Ýstemi Kaðan batý bölgesine geldiðinde Sasanilerle anlaþma yaparak Akhunlarýn Ýpek Yolu üzerindeki egemenliðini kýrmaya çalýþtý. Ýstemi Kaðan, Sasani Kralý'na kýz vererek akrabalýk kurdu ve Akhun ülkesinin topraklarýný paylaþma konusunda anlaþmaya vardý. Akhun ülkesinin kuzey bölgelerini ele geçiren Göktürkler bundan sonra Ýç Asya kervan yolu ile Ýpek Yolu'na egemen oldular. Ceyhun ýrmaðý Göktürkler ile Sasani devleti arasýnda sýnýr olarak saptandý.

Göktürk Ýmparatorluðu'nun güçlenmesi ve giderek yayýlmasý, Sasani devletini korkuya düþürür ve ipek ticaretini engelleyerek Göktürkleri sarsmaya çalýþýrlar. Göktürklerin getirdiði ipek ve benzeri eþyayý Sasaniler satýn almazlar ve kendi ülkelerinden geçmesine de izin vermezlerdi. Bunun üzerine ipek ticareti Hazar Denizi'nin kuzeyine doðru kaymýþtý. Ýpek ticaretinin sarsýlmasý ve Göktürk-Sasani anlaþmazlýðý üzerine, Bizans devleti sürekli olarak Ýstemi Kaðan'a elçiler gönderiyordu. Bunun üzerine Sasaniler Bizans üzerine, Göktürkler de Ýran üzerine sefere çýktýlar. Göktürkler Horasan'ý aldýktan sonra 571 yýlýnda Kafkasya'ya girdiler ve oradaki boylarý kendilerine baðladýlar. Bizanslýlar Sasanilerin saldýrýlarý karþýsýnda sürekli elçiler göndererek Ýstemi Kaðan'ý Sasani devletine savaþ açmasý için kýþkýrttýlar. Bu sýralarda Ýstemi Kaðan öldü ve yerine oðlu Türk Þad geçti. Ancak bir çekiþmeden sonra kaðanlýða Ýstemi'nin diðer oðlu Tardu geldi. Çeþitli görüþmelerden sonra Bizans ile anlaþma yenilenmedi ve bir anlaþmazlýk dönemine girildi.

Göktürkler çevreye yayýlýrken Çin'de baþa geçen Sui hanedaný ulusal birliði saðladýktan sonra Ýpek Yolu'nun denetimini ele geçirmek için harekete geçti. Bu amaçla Çin'in Türk devletlerine karþý geleneksel politikasý olan iç kargaþalýk yaratma, birbirine karþý kýþkýrtma yeniden gündeme geldi. Çin, "Yabgu" unvanlý Batý Türk hükümdarý Tardu'ya kurt baþlý bir tuð göndererek onu büyük kaðan olarak tanýdýðýný gösterdi. Ötüken'deki kaðaný tanýmadýðýný ortaya koyan Çin, ayrýca çeþitli Türk boylarýný da birbirlerine karþý kýþkýrtmaya baþladý. Göktürkler giderek birbirlerine düþtüler ve rekabet yarýþýnýn hýzý arttý. Bu dönemi anlatan Koþo saydam yazýtlarýnda, küçük kardeþlerin aðabeyler, oðullarýn babalar gibi yaratýlmadýðý, bilge ve kahraman olmayan kaðanlarýn baþa geçmesinden Göktürk Ýmparatorluðu'nun zayýflayarak çökme noktasýna geldiði yazýlmýþtýr. Orhun üzerindeki Doðu Kaðanlýðý ile Talaþ üzerindeki Batý Kaðanlýðý hiçbir zaman iyi geçinemedi ve Asya'nýn büyük kýsmýný elinde tutan bu ikiz Türk imparatorluðu parçalanmaya baþladý. Baðar Kaðan ile Tapar Kaðan, 573-583 yýllarý arasýnda baþa geçtiler ve Batý Göktürklerinin de tanýdýklarý son büyük kaðanlar oldular.

Tardu Kaðan cesareti ve savaþçýlýðý ile babasý Ýstemi'ye benzemekteydi. Ýhtirasý yüzünden Tapo' nun açtýðý ayrýlýk çizgisini daha da derinleþtirdi.

Çinliler bu durumdan yararlanarak ayrýlýðý körüklediler. Doðu Göktürk Hakaný Ýþbora Çin'e saldýrýya hazýrlanýrken, Çinliler de Batý Göktürk Kaðaný olan Tardu'yu destekleyerek iki Göktürk devletinin arasýný açmaya çalýþýyorlardý. Çinliler Tardu'yu destekledikleri için, Ýþbora Çin'e karþý ortak savaþý önerdiðinde Tardu bu öneriyi dikkate almadý. Çin elçilerinin sürekli armaðan ve iyi niyet mesajlarý sonucunda da Doðu Göktürklerin egemenliðini tanýmadýðýný açýklayarak Göktürk Ýmparatorluðu'nun parçalanmasýna yol açtý.

Ýþbora'nýn karýsý ise Chou hanedanýndan geliyordu ve kocasýný sürekli Çin seferine zorlayarak kendi hanedanýnýn intikamýnýn alýnmasýna çalýþýyordu. Ýþbora'nýn Çin seferine çýkmasý üzerine Çin ipek ticaretini kesti ve Göktürklerin onbin kadar tüccarýný sýnýr dýþý etti. Ýþbora'nýn baþarýsýzlýða uðramasý karþýsýnda bazý küçük kaðanlar da Tardu'nun yanýna geçtiler ve böylece iki Göktürk devleti arasýndaki düþmanlýk iyice körüklenmiþ oldu. Ticaretin engellenmesi Göktürkler arasýnda açlýk ve yoksulluðun doðmasýna yol açtý. Kendine baðlý boylarýn batý devletine sýðýnmasý üzerine Ýþbora Kaðan yalnýz kaldý. Doðu'dan gelen Kitaylarýn baskýsý üzerine Doðu Göktürk devleti 585'te Çin korumasý altýna girdi. Göktürk Ýmpartorluðu'nun parçalandýðý ve baðlý boylarýn Çin'e göç etmeye baþladýklarý dönemde, 587'de, Ýþbora öldü. Yerine geçen Yehü ve Tülan dönemlerinde de durum düzelmedi. Çinli prenseslerin yardýmlarýyla Çin elçileri Göktürkleri içerden çökertmek için her þeyi yaptýlar. 609 yýlýnda baþa geçen Þipi, Göktürklerin onurunu biraz olsun kurtarabildi. Doðu devletinin topraklarý üzerindeki karýþýklýðý giderdi. Batý'da Tibet'e kadar, Doðu'da ise Amur ýrmaðýna kadar yeniden bir egemenlik düzeni kurdu. Bir süre sonra Çin'e yeni saldýrý için hazýrlanýrken, Çinli prenses ve elçilerin oyunu ile baþarýlý olamadý. Çin ordusunu kuþatmasýna raðmen ülkede ayaklanma çýktýðý söylentisi üzerine geri döndü. Þipi'nin baþarýsý üzerine Çin karýþtý ve Doðu Göktürk devletine sýðýnmalar görüldü. Þipi'nin yerine geçen Çulo, kardeþinin sert tutumunu izlemeye kararlý görünüyordu, ne var ki karýsý Çinli prenses onu kýsa zamanda zehirleyerek öldürdü. Yerine geçen Kili ise karýsýnýn denetimi altýnda iktidarsýz bir adamdý ve bu nedenle Doðu Göktürk devleti topraklarýnda birçok boy ayaklandý. Çinliler de öldürücü karþý saldýrýlara geçtiler ve Çin Ýmparatoru kendisini Türklerin Gök Kaðaný ilan ederek 630 yýlýnda Doðu Göktürk devletini resmen yýktý.

Doðu Göktürk devleti yýkýldýktan sonra Çin Seddi'nin kuzey kýsýmlarýna bazý Türk boylarý yerleþtirilerek onlarýn Çinlileþtirilmesine çalýþýldý. Doðu Göktürk devletinin yýkýlmasýna karþýn gene de bir yüzyýllýk süre içinde Göktürkler varlýklarýný sürdürebildiler, zaman zaman da ayaklanarak eski devletlerini kurmak istediler. 639 yýlýnda görülen Kürþad ayaklanmasý bunlarýn içinde en ciddi olanýdýr.

582 yýlýnda Doðu devleti ile tüm iliþkilerini kesen Tardu Kaðan ise yeniden tek bir imparatorluk kurmak istiyordu. Bu amaçla Çin'in üzerine yürüdü. Çinliler ise akarsularý ve pýnarlarý zehirlediklerinden Tardu'nun ordusu çok zarar gördü ve bunun üzerine geri çekilmek zorunda kaldý. 600 yýlýndaki bu olaydan önce ise Tardu Kaðan Batý'da birçok baþarýlar elde ederek çeþitli bölgeleri sýnýrlarý içine almýþtý. Bu tarihlerde Ötüken-Moðolistan, Aral gölü, Kaþgar ve Horasan bölgelerine kadar geniþ bir arazinin denetimini elinde tutan Tardu, Göktürk birliðini gerçekleþtirmek için çalýþýyordu. Bu nedenle kendisine ulu hakan anlamýna gelen Bilge Kaðan adý verilmiþti. Çin seferi sýrasýnda Çinlilerin kýþkýrtmalarý ile yabancý boylar ayaklanýnca karýþýklýk ortamý doðdu ve Tardu 603 yýlýnda öldü. Yerine sýrasýyla torunlarý geçti. Tong Yabgu döneminde devlet yeniden düzene kavuþtu. Çok güçlü bir ordu kuruldu, sýnýr kenarlarýnda yeni bölgeler ele geçirildi. Doðu devletinin kýþkýrtmasý ile bazý boylar ayaklandýlar. Batý Göktürk devletinin Çin'e boyun eðmesinden sonra bu devlet de yýkýldý. Bundan sonralarý Aþýna soyundan bazý kaðanlar görülmüþse de hepsi Çin'e baðlý memur durumundaydýlar. Batý Göktürk devletinin topraklarýnýn Çin'e geçmesi 660 yýllarýnda tamamlandý.

Göktürklere karþý ayaklanarak yeni bir düzen kuran Töleslerin siyasal birliði zamanla geniþledi. 630-680 yýllarý arasý Göktürklerin baðýmsýzlýklarýný yitirdikleri kötü bir dönem oldu. Ulus olarak varlýklarýný ve geleneklerini sürdürdülerse de baðýmsýz bir devlet olamadýlar. Baþa geçen yeni kaðanlarýn yetersizliði bu durumun sürmesinin ana nedeni oldu. Kitabelerden öðrenildiðine göre, Göktürklerin bu duruma düþmelerinin ikinci nedeni de, Türk kavimlerinin hakanlarýnýn sözünü dinlememesi ve Çinlilerin kurnazca yýkýcý çalýþmalarýdýr. Bu elli yýldan sonra gene Aþýna soyundan gelen Kutlug baðýmsýzlýk kavgasýna giriþti. Gizlice örgütlenerek Göktürk boylarý arasýnda bir baðlantý düzeni oluþturdu. Ünlü komutan Tonyokuk da Kutlug'a katýldý. Orhun kýyýlarýnda devleti yeniden kurdular ve Karakurum kentini merkez yaptýlar. Oðuz kavimlerinin yeni bir Göktürk devletine karþý ayaklanmalarý bastýrýldý. Göktürkler yeniden kurduklarý ordularý ile Çin'in içerilerine kadar inen seferler düzenlediler ve kendileri için gereken yiyecek ile eþyayý yaðma yolu ile saðladýlar. 682'de Kutluð kaðan ilan edilerek Ýlteriþ Kaðan adýný aldý.

Ýlteriþ Kaðan yeniden eski Göktürk topraklarýnda imparatorluk kurdu. Ötüken yaylasýnda dalgalandýrdýðý altýn kurt baþlý sancaðýnýn gölgesinde 692 yýlýnda öldü. Yerine kardeþi Kapkan kaðan oldu. Tonyokuk devlet müþavirliði yapýyor ve Kapkan da fetihleri sürdürüyordu. Türk tarihinin en büyük hakanlarýndan olan Kapkan Kaðan’ýn ileri görüþlü bir politikasý vardý. Çin'i sürekli baský altýnda tutmak Çin'de daðýnýk yaþayan Türk boylarýný anavatana çekmek, Asya'daki tüm Türk boylarýný Göktürk Ýmparatorluðu'nda birleþtirmek Kapkan’ýn ne derece büyük hedeflere yöneldiðini gösteriyordu. Kapkan zaferler dizisini 693'te Çin baskýný ile açtý. Çin sýnýrlarýnda oturan Türk boylarýný kendisine baðladý ve sonra Kýrgýzlarýn üzerine yürüdü. Ýnal ve Bilge Kaðan yönetimindeki Göktürk ordusu Altaylarý aþarak Kýrgýzlar ile Türgiþlerin üzerine yürüdü. Kazanýlan zaferden sonra Ýpek Yolu'na inildi ve bu yörede Kültekin ile Bilge Kaðan Çin ordularýný yendiler.

Orhun yazýtlarý, Göktürklerin bu dönemi ile ilgili geniþ bilgiler vermektedir. Göktürk ordularýnýn uzaklarda fetihlerle uðraþmasýndan yararlanarak ayaklanan Kýrgýzlar, Bilge ve Kültekin komutasýnda yeniden bastýrýldýlar. 711 yýlýnda Türgiþler bir kez daha yenildi ve ülkeleri kesin olarak Göktürk Ýmparatorluðu'na baðlandý. Kapkan Kaðan'ýn giderek þiddetini artýran sertliði bazý boylarýn ayaklanmalarýna neden oluyordu. Kartuklarýn büyük ayaklanmalarýnýn üzerine gidildi ve bastýrýldý. Bunun üzerine Kartuklar Çin'e sýðýndýlar. Çinlilerin Kartuklar için yeni bir harekete geçmeleri gene Çin sýnýrlarýnda önlendi. Sert yönetim nedeniyle bazý Oðuz boylarýnýn ayaklanmalarý imparatorluðun gücünü yeniden sarstý. Ömrü boyunca savaþan cesur ve fetihçi Kapkan Kaðan, Bayýrkulu ayaklanmasý sýrasýnda öldürüldü. 716 yýlýnda baþa geçen Kapkan Kaðan'ýn oðlu Ýnal yeterli güce sahip deðildi. Bunun üzerine devleti kurtarmak iþi Ýlteriþ'in oðullarý Bilge ile Kültekin'in omuzlarýna kaldý. Oðuzlarýn üzerine düzenlenen seferler imparatorluðu zayýflatmýþtý. Bu durumda Bilge ve Kültekin imparatorluðu kurtarmak için Ýnal'ý öldürmeyi planladýlar ve planý baþarýyla uyguladýlar. Tonyokuk'un yol göstericiliðinde Bilge ve Kültekin imparatorluðun baþýna geçtiler. Ýç ayaklanmalar nedeniyle Bilge Kaðan Çin ile iyi geçinmeye çalýþýyordu. Ne var ki, Çin üçyüz bin kiþilik ordu hazýrlayarak barýþ istemediðini ortaya koydu. Önce Çin ile ortak hareket eden boylar bastýrýldý. Bilge Kaðan Tonyokuk'un yol göstericiliðinde Çin ordularýný yenerek Kuzey Çin bölgelerini ele geçirdi. Tonyokuk, Bilge Kaðan ve Kültekin her bakýmdan anlaþýyorlar ve güçlü durumda bulunuyorlardý. 46 yýl devlete hizmet veren ünlü komutan ve devlet adamý Tonyokuk, 725 yýlýnda öldü. Çin kaynaklarýnda bile Tonyokuk'un ne denli büyük bir devlet adamý olduðu dile getirilir. Tonyokuk, Bilge Kaðan'ýn setler ve kaleler kurarak içinde yaþama düþüncesine karþý çýkmýþ. Göktürkler'in baþarýlarýnýn hareket içindeki yaþam biçimlerinden ileri geldiðini öne sürmüþtür.

Tonyokuk öldükten sonra anýsýna çeþitli yazýtlar dikilmiþtir. Bu yazýtlarýn Tonyokuk tarafýndan kaleme alýndýðýný ileri süren görüþler bu büyük devlet adamýna ayný zamanda Türk edebiyatýnýn ilk otoritesi özelliðini de kazandýrmaktadýr. 731 yýlýnda ölen büyük kahraman ve asker Kültekin'in anýsýna da bir baþka yazýt dikilmiþtir. Ýki büyük yardýmcýsýný yitiren Bilge Kaðan son zaferlerini 734 yýlýnda kazandý. Yirmi yýl baþta kalan Bilge Kaðan 734 yýlýnda zehirlenerek öldü. Onun ölümü üzerine ikinci Göktürk Ýmparatorluðu yeniden çöküþ içine girdi. Daha sonra oðullarý Türk Bilge Kaðan ile Tengri Han sýra ile baþa geçtiler. Tengri çocuk yaþta tahta geçtiði için yönetim annesinin (Tonyokuk'un kýzý) eline geçti, ancak baþarýlý olamadý. Hanedan üyeleri birbirlerine düþünce baðlý boylar ayaklanarak Aþýna soyundan gelen Basmýl Kaðan ilan edildi. Baðlý boylar sonralarý birbirlerine düþünce baþbuðlar öldürüldü. Karýþýklýklardan sonra Uygur baþbuðu kaðan ilan edildi. Böylece Göktürk Ýmparatorluðu ikinci kez kurulmasýna karþýlýk gene de yýkýlmaktan kurtulamýyordu. 745'te bu topraklarda Uygur devleti kuruldu.



Göktürkler'de Kültür ve Sanat

Ýki yüzyýldan fazla bir süre egemenliðini sürdürmüþ olan Göktürkler, göçebe bir toplumdu. Ordu, toplumun en çok önem verilen kuruluþuydu. Ordunun üçte ikisi atlý, üçte biri ise yaya idi. Uzak yollarda yalnýzca atlýlar kullanýlýrdý. Göktürk ordularýnýn baþarý nedenleri çok hýzlý hareket edebilmeleriydi. Askeri seferler genellikle baskýn yöntemi ile yapýlýrdý. Çin'in kalabalýk nüfusuna karþýlýk Göktürkler ancak baskýn taktikleri ile savaþlarda baþarý kazanabiliyorlardý. Eðer düþman güçleri çok kalabalýksa, o zaman orduyu kýzdýrmamak için geriye çekilir ve Orta Asya'nýn uçsuz bucaksýz yörelerinde düþman ordusu þaþkýna çevrilirdi. Göktürk ordularý Karadeniz ile Pasifik Okyanusu arasýnda sürekli sefer durumundaydý. Türk kaðanlarý ve devlet adamlarý içinde yaþadýklarý koþullarý çok iyi biliyorlardý. Göktürkler zamanýnda Türkler'de bir ulus olma bilinci yeþermiþti. Orhun anýtlarý ve yazýtlarý bunun açýk göstergesidir. Göktürk alfabesi ilk Türk alfabesidir. Yalnýz yöneticiler deðil, halkýn çoðunluðu da okuma, yazma bilirdi.



Göktürkler'in açtýklarý sulama kanallarýnýn izleri de gene kazýlar sýrasýnda ortaya çýkarýlmýþtýr. Sovyetler günümüzde Göktürkler'in açtýklarý sulama kanallarýný yenileyerek kullanmaktadýrlar. Göktürkler'in kayalar üzerine yaptýklarý resimlerden giyim tipleri de anlaþýlmaktadýr. Çizme, pantolon, uzun kaftan giyiyorlar, saçlarýný uzatarak arkalarýna býrakýyorlar, sakallarýný ise kesiyorlardý. Baþlarýna kürkten yapýlmýþ börk, savaþ sýrasýnda ise tulga giyiyorlardý. Pantolon ve ceketi ilk kullananlarýn Göktürkler olduðu, Avrupa'da Roma çaðýnýn sonlarýna kadar harmaniyelere sarýnýldýðý, ceket ve pantolonun ilk kez Hunlar tarafýndan Avrupa'ya getirildiði kaynaklarda yazýlmýþtýr.

Göktürkler madencilikte ve özellikle demircilikte ileri gitmiþlerdi. Altay ve Sayan daðlarý Türk demir madenlerinin bulunduðu bölgelerdi. Burada çýkan demirin yüksek cevherli olmasý ve Türkler tarafýndan çok iyi iþlenmesi Türk savaþ endüstrisinin en büyük özelliðiydi. Türk kýlýçlarý çeþitli güzelliklerde hayvan ve bitki motifleri ile süslüydü. Göktürkler çaðýna ait Türk demir ocaklarý ve dökümhaneleri bulunmuþ ve incelenmiþtir. Göktürkler demirden sapan, kürek, orak gibi tarým araçlarýnýn ustasý idiler. Baþlýca geçim kaynaklarý hayvancýlýk olmakla beraber, özellikle güney bölgelerinde çok geliþmiþ tarýmlarý vardý.

Göktürk toplumunun da çeþitli sýnýf ve katmanlarý vardý. Asiller önde gelen kesimdi. Kaðan'ýn baþýný çektiði asiller kesimi vergi vermezler ve büyük saygý görürlerdi. Kaðan'ýn zevcesine hatun denirdi ve kadýnýn toplumdaki yeri ön planda idi. Kadýnlar erkeklerin yaný sýra toplum yaþamýnda her alanda çalýþýrlardý. Ýslamlýðýn benimsenmesinden sonra Türkler arasýnda asillik kalkmýþ, kadýnýn yeri toplumda iyice gerilemiþtir. Kadýnlara saldýrmanýn cezasý idamdý. Hýrsýzlýk yapan çaldýðýnýn on mislini öder ve toplumdaki yerini yitirirdi. Eðer on mislini ödeyecek serveti yoksa özgürlüðünü yitirir ve köle olarak satýlýrdý. Evlenme servet ve asillik açýsýndan yakýn kesimler arasýnda olurdu. Asil genç kýzlar halktan erkekler ile evlenmezdi.

Göktürkler yemeðe çok meraklýydýlar. En çok börek, kaymak, bal ve tatlý yenilirdi. Yoksul, zengin herkes günde iki öðün et yiyebilirdi. Az yemek yerlerdi. Bekletilmiþ kýsrak sütünden yapýlmýþ kýmýz içerlerdi. Þarap da yaygýndý. Sarhoþ olmak ayýplanýrdý. Yemek yerken müzik dinlenir ve þarký söylenirdi. Yemekten sonra eller yýkanýr ve temiz küçük havlularla silinirdi. Göktürkler'in iki yüzyýl boyunca sürdürdükleri bu kültürel gelenekler daha sonralarý Uygur devleti sýrasýnda da sürmüþtü.

Göktürkler'de de, Hunlar gibi yýlýn belirli dönemlerinde çeþitli þenlikler düzenlenirdi. Her yýlýn beþinci ayýnda yapýlan þenlikler en önemli olanýydý. Þenliklerde at yarýþlarý yapýlýr, þarký yarýþmalarý düzenlenir, kýmýz içilerek toplu halde þarkýlar söylenirdi. Bu þarkýlar yazýlý olmadýðýndan günümüze yansýmamýþtýr. Göktürkler savaþmayý olduðu kadar eðlenmesini de seven bir toplumdu. Zaferlerden sonra da çeþitli eðlenceler düzenlenirdi. Göktürk eðlenceleri, Hunlardan kalma özelliklerle birlikte daha sonralarý kurulan Türk devletlerinde de geleneksel olarak sürdürülmüþtür.

Göktürk alfabesi günümüzde alfabenin temeli olmuþtur. 38 harf vardýr. Bunlardan dört tanesi sesli, geri kalanlar ise sessizdir. Orhun yazýtlarýnda ortaya çýkarýlan Göktürk alfabesinin belirlenmesi Türkoloji çalýþmalarýnda dönüm noktasý olmuþtur. O dönemlerde Göktürklerin yazýlý bir alfabeye sahip olmalarý kültür açýsýndan ileri bir toplum düzeyinde bulunduklarýný göstermektedir. Orhun yazýsýnda sessizlerin yanýnda çeþitli iþaretler de kullanýlmýþtýr. Ayrýca bazý çift sesler de vardýr. Vokaller ise çoðunlukla yazýlmazlar.

Orhun yazýtlarý Baykal Gölü'nden 400 km güneyde bulunmuþtur. Burasý Cengiz'in baþkenti Karakurum'un tam karþýsýna düþmektedir. Bilge Kaðan ile Kültigin yazýtlarý üç abidenin en saðlam ve temiz olanlarýdýr. Yükseklikleri dört metreyi bulmaktadýr. Üçüncü yazýt ise Tonyukuk yazýtýdýr. Göktürk alfabesini yaþatan bu yazýtlar sonralarý bu alfabenin yüzyýllarca etkin ve yaygýn olmasýna yardýmcý olmuþlardýr. Bu alfabe daha sonralarý Avarlar ve Sekeller aracýlýðýyla Avrupa'ya geçmiþ ve Macar dilini etkilemiþtir. Orhun yazýtlarý koyu bir ulusalcýlýk çerçevesinde kaleme alýnmýþtýr. Daha önceki Türk yazýný ile ilgili yazýtlar olmadýðýndan, bu yazýtlar çok mükemmel görünmektedir. Ne var ki, bu düzeyin belirli bir geçmiþe sahip bulunduðu kuþkusuzdur.

Örnek olarak ele alýndýðýnda Bilge Kaðan kendi yazýtýnda þöyle seslenmektedir:

"Ben Tanrý'ya benzer, Tanrý'dan olmuþ Türk Bilge Kaðan. Tanrý irade ettiði için, kaðanlýk tahtýna oturdum. Ey ulusum, ey hanedaným! Sözlerimi dikkatle dinle!

Ýleride gün doðusuna, güneyde gün ortasýna, batýda gün batýsýna, kuzeyde gece ortasýna kadar bütün milletler þimdi bana tâbidir. Þimdiki gibi, kargaþalýk olmaksýzýn, Türk Kaðaný, Ötüken'de oturursa, Türk yurdunda sýkýntý olmaz. Ben, Ötüken'de oturarak tek baþýna yurdu idare ettim. Çinliler'in altýnýna, gümüþüne, ipeðine, tatlý sözüne, deðerli hediyesine kapýlmadým. Bunlara kapýlan ne kadar Türk'ün öldüðünü, Çin boyunduruðuna düþtüðünü unutmadým. Tanrý yardým etti, Türk Kaðaný oldum. Daðýlmýþ ulusumu bir araya topladým. Fakir halkýmý zengin ettim. Azalmýþ ulusumu çoðalttým. Atalarým Bumin Kaðan'a, Ýstemi Kaðan'a lâyýk bir evlat olmaya çalýþtým.

Atalarým Türk ülkesini öylesine sýký tuttular, öyle bilgelikle, öyle güzel törelerle yönettiler ki, Türk ulusu bahtiyar oldu, onlarýn ölümlerine candan aðladý. Atalarýma tâbi olan bütün yabancý uluslar, Çinliler, Tibetliler, Moðollar bile onlarýn çaðýnda yaþadýklarý yaþamý unutmadýlar. Atalarým o kadar ünlü kaðanlardý. Sonradan bilgisiz, kötü kaðanlar Türk tahtýna oturdular. Onlarýn kötü idaresi ve Çinliler'in hilesi yüzünden Türk ulusu zengin ülkelerini yitirdi. Türk kaðanlarýnýn cihaný tutan gücü geçmiþte kaldý.

Bu yüzden Çinliler'e beylik eden Türkler köle, Türk kýzlarý cariye oldu. Türk beyleri, þanlý isimlerini býraktý, Çince isimler kullanmaya baþladý. Türkler, Çin kaðanýna uyruk olup elli yýl onun acýklý ve utandýrýcý idaresinde yaþadýlar.

Fakat Gök Tanrý, Türk'ün bu durumuna acýdý, Türk ulusu yok olmasýn, eskisi gibi dünyanýn en yüce milleti olsun diye, babam llteriþ Kaðan ile anam Elbilge Hatun'u Türkler'e kaðan kýldý. Tanrý güç verdi, babamýn Türk ordusu kurt, Türk düþmanlarý koyun oldu, kurt önünden kaçan koyunlar gibi daðýlýp gitti. Babam Kaðan, doðudan batýya at koþturup Türk ulusunu topladý. Türk Devleti'ni ihya etti.

Ey Türk Oðuz Beyleri! Üstten gökçökmedikçe, alttan yer delinmedikce bil ki Türk ulusu, Türk yurdu, Türk Devleti, Türk töresi bozulmaz. Ey ölümsüz Türk ulusu! Kendine dön! Su gibi akýttýðýn kanýna, daðlar gibi yýðdýðýn kemiklerine lâyýk ol!

Ey ulusum! Bil ki, ben, zengin ve parlak bir millete han olmadým. Zayýf ve zavallý bir milletin baþýna geçip tahta oturdum. Kardeþim Kül Tigin ve yeðenlerim olan iki prens ile ant içtik; babamýn, amcamýn hayatlarýný verdikleri millet uðrunda biz de bütün gücümüzle çalýþtýk.

Baþýna geçtiðim Türk ulusunun þan ve þevketi için gece uyumadým, gündüz oturmadým. Ölesiye, bitesiye çalýþtým. Tanrý yardým etti, bahtým yâr oldu, yoksul halkýmý zengin ettim. Türk ulusunu bütün milletlerden üstün kýldým!"

Kitabelerin dilinden de örnek verelim:

"Uze kök tenri asra yaðýz yer kýlýndýkta ekin ara kiþi oðlý kýlýnmýþ. Kiþi oðlýnda ûze eçü apam Bumin Kaðan, Ýstemi Kaðan olurmuþ. Orurupan Türk budunun ilin törüsin tutabirmiþ, itibirmiþ. Tort bulun kop yaðý ermiþ, sû sülepen tört bulundaký budunuð kop almýþ, baz kýlmýþ, baþlýðýð yükündürmüþ, tizliðið sökürmüþ." (Ý E 1-2).

Bugünkü Türkçe'si þöyledir:

"Yukarýda mavi gök, aþaðýda yer yaratýldýkta, ikisinin arasýnda insanoðlu yaratýlmýþ. Insanoðullarý üzerine atalarým Bumin Hakan, Ýstemi Hakan tahta oturmuþ. Oturarak Türk ulusunun ülkesini, töresini idare edivermiþ, düzenleyivermiþ. Dört taraf hep düþman imiþ. Asker sevkedip dört taraftaki kavmi hep itaat altýna almýþ, muti kýlmýþ. Baþlýlara baþ eðdirmiþ, dizlilere diz çöktürmüþ."

"Türk Oðuz Beðleri budun eþidin! Üze tenri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilinin torunun kem atatý? Udçý Türk budun ertez okun!" (Ý E 22-23).

Yani: "Türk, Oðuz Beðleri, Türk ulusu, iþitin! Yukarýda gökyüzü çökmedikçe, aþaðýda yer delin-medikçe, Türk ulusu, ülkeni, töreni kim bozabilir? Ey Türk ulusu, kendine dön!"

"Budun atý küsi yok bolmasun tiyin, Türk budun üçün tün udýmadým, kuntuz olýmadým; inim Kül Tigin birle, iki þad birle ölüyitû kazgandým. Anca kazganýp biriki budunuð ot sub kýlmadým." (II E 22)

Yani: "Ulusun adý, saný yok olmasýn diye, Türk Milleti için gece uyumadým, gündüz oturmadým. Kardeþim Kül Tigin ve iki þad ile ölesiye, bitesiye çalýþtým. Bu kadar cehdedip müttehit milleti daðýtmadým."

Ergenekon Destaný, "Büyük Türk Destaný"ndan bir parçadýr. Türk kavimlerinden Göktürkler'i konu alýr. Göktürkler'in kaynaðýný açýklamak ister. Ergenekon Destaný'nýn özeti þöyledir:

Türk illerinde Göktürkler'e boyun eðmeyen bir yer yoktu. Bunu kýskanan yabancý kavimler birleþerek Göktürkler'in üzerine yürüdüler. Amaçlarý öç almaktý. Göktürkler, çadýrlarýný, sürülerini bir yere topladýlar. Çevresine hendek kazýp beklediler. Düþman gelince, vuruþma da baþladý. On gün vuruþtular. Göktürkler üstün geldi.

Bu yenilgiden sonra yabancý kavimlerin hanlarý ve beyleri av yerinde toplanýp konuþtular.

"Göktürkler'e hile yapmazsak gelecekte iþimiz yaman olur" dediler.

Tan aðarýnca, baskýna uðramýþ gibi, aðýrlýklarýný býrakýp kaçtýlar.

Göktürkler, "Bunlarýn vuruþma güçleri bitti, kaçýyorlar," deyip arkalarýndan yetiþtiler.

Düþman, Göktürkler'i görünce birden döndü. Vuruþma sonunda düþman, Göktürkler'i gafil avlayýp yendi. Göktürkler'i öldüre öldüre çadýrlarýna geldi. Çadýrlarýný ve mallarýný öylesine yaðmaladý ki, bir ev kurtulmadý. Büyüklerin hepsini kýlýçtan geçirdi. Küçükleri kul edindi. Her düþman birini alýp gitti.

Göktürkler'in baþýnda Ýl Han vardý. Çocuklarý yoktu. Fakat bu uðursuz vuruþmada bir tanesi hariç, hepsi öldü. Kayý adlý bu oðlunu o yýl evlendirmiþti. ÝI Han'ýn Dokuz-Oðuz adlý bir de yeðeni vardý. Kayý ile Dokuz-Oðuz düþmana tutsak olmuþlardý. Fakat on gün sonra bir gece ikisi de kadýnlarý ile beraber atlara atlayýp kaçtýlar. Göktürk yurduna geldiler. Burada düþmandan kaçýp gelen çok deve, at, öküz ve koyun buldular. "Dört taraftaki illerin hepsi bize düþman. Gereði odur ki, daðlarýn içinde insan yolu düþmez bir yer izleyip oturalým," dediler. Daða doðru sürülerini alýp göç ettiler.

Geldikleri yoldan baþka yolu olmayan bir yere vardýlar. Bu tek yol da öylesine bir yoldu ki, bir deve veya bir at güçlükle yürürdü. Ayaðýný yanlýþ bassa yuvarlanýp parça parça olurdu. Göktürkler'in vardýklarý yerde akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, meyvalar, aðaçlar ve avlar vardý. Böyle bir yeri görünce, ulu Tanrý'ya þükrettiler. Hayvanlarýnýn kýþýn etini yediler; yazýn sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye "Ergenekon" adýný koydular.

Ýki Göktürk prensinin Ergenekon'da çocuklarý çoðaldý. Kayý Han'ýn çok çocuðu oldu. Dokuz-Oðuz Han'ýn daha az oldu.Çok yýllar bu iki Hanýn çocuklarý Ergenekon'da kaldýlar. Pek çoðaldýlar.

Dört yüzyýl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoðaldý ki, Ergenekon'a sýðýþamaz oldular. Buna bir çare bulmak için kurultay topladýlar. Dediler ki, "Atalarýmýzdan iþittik; Ergenekon dýþýnda geniþ ülkeler, güzel yurtlar varmýþ. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiþ. Daðlarýn arasýndan yoz izleyip bulalým. Göçüp Ergenekon'dan çýkalým. Ergenekon dýþýnda her kim bize dost olursa, onunla görüþelim. Düþmanla vuruþalým."

Kurultay bu kararý alýnca, Göktürkler, Ergenekon'dan çýkmak için yol aradýlar, bulamadýlar.

O zaman bir demirci dedi ki, "Bu daðda bir demir madeni var. Yalýn kat madene benzer. Þunun demirini eritsek belki dað bize geçit verirdi." Göktürkler varýp demircinin gösterdiði dað parçasýný gördüler. Demircinin önlemini de beðendiler. Daðýn geniþ yerine bir kat odun bir kat kömür dizdiler. Daðýn üstünü, altýný, yanýný, yönünü böylece odun ve kömürle doldurduktan sonra, yetmiþ deriden büyük körükler yapýp yetmiþ yere koydular. Odun-kömürü ateþleyip körüklemeye baþladýlar. Tanrý’nýn gücü ve yardýmý ile ateþ, kýzdýktan sonra demir dað eridi, akýverdi. Bir yüklü deve çýkacak kadar yol oldu. O kutsal yýlýn, kutsal ayýnýn, kutsal gününün, kutsal saatini bekleyip bu yoldan Ergenekon'dan çýkmaya baþladýlar. Bu kutsal gün, ondan sonra Göktürkler'de bayram oldu. Her yýl o gün gelince büyük tören yapýlýr; bir parça demir alýnýp ateþte kýzdýrýlýr. Bu demiri önce Göktürk Haný kýskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Ondan sonra Türk beyleri de böyle yapýp bu günü kutlarlar.

Ergenekon'dan çýkýnca, Göktürkler'in ulu hakaný Kayý Han soyundan Börteçine, bütün illere elçiler gönderirdi; Göktürkler'in Ergenekon'dan çýktýklarýný bildirdi. Tâ ki, eskisi gibi bütün iller Göktürklerin buyruðu altýna gire.


Kaynakça:
Tarihte Türk Devletleri Milliyet Yayýný
« Son Düzenleme: 14 Mart 2010, 08:04:43 Gönderen: |MiM| »

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı Avni

  • 'Mucize'ye en yakýn gerçektin lâkin mucize/m diyemedim sana üzgünüm
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 132
  • Teþekkür 3
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #2 : 04 Mart 2010, 00:25:24 »
Türk milleti hala bu Göktürk hikayelerine inanýyorsa o zaman; 'evrim teorisine' inanmamakla Darwin'e haksýzlýk etmiþ oluruz.

Kuran ve sünnet ile baðdaþmayan yorumlar, tarihin yalan yanlýþ bilgileri, "Börü"leri ilahlaþtýrmalar.

Konunun deðiþtirilmesini ya da kaldýrýlmasýný talep ediyorum.

Hakkýnýzý helal edin. (ALLAH razý olsun )
Ey Hekim !
Bendeki bu derdi(aþký) eksiltme. Öyle bir tedavi yap ki, derdim gün be gün artsýn.

______________________________________________
Aþk...bir defa olur, bin defa öldürür!

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #3 : 04 Mart 2010, 00:57:23 »

Avni kardeþim ,konunun tamamý okunduðunda, Gök Türklerin tarihi bilgilerinin zaten Çin Efsanelerindenalýndýðý aþikar..
Bu konunun tamamýný okuyan birinin kalkýpta ,GökTürklerin Kurt kaný veya sütü ile beslenmiþ insandan türediðine, inanmasý diye birþey; olamaz heralde !
552-745 yýllarýndan günümüze saðlam deliller kalmasý beklenemez..
O yýllarda ÝSLAM'i kaideler ile ele almak, ne kadar mantýklý !?
Kaldý ki Yunan miteolojisinde "Tanrýlar ,hayvan insan karýþýmý yaratýklar" gibi pek çok saçmalýk var..
Bu efsaneleri tüm dünya bilir ama ,inanmaz !
Üstelik Yunanlýlar bu efsaneleri ülkelerinin tanýtýmýnda dahiyane bir biçimde kullanmýþlardýr..Yunanlýlarýn bu gün inandýklarý din de Semavi bir dindir !
Saçma sapan tarihleri ile barýþýk yaþýyan "komþumuz" dahi ,ALLAH'a iman babýnda sapýtmamýþsa..
Bugünki Türk milletinin,  bu konuda gerçeði ve safsatayý birbirinden ayýra bileceðine inanýyorum..


Konu kalksýn ,yada kalkmasýn ,diye bir tecihim yok..
Sadece "senin bu konunun hangi bölümünden rahatsýz olduðunu" bilmek istiyorum !

Çevrimdışı Avni

  • 'Mucize'ye en yakýn gerçektin lâkin mucize/m diyemedim sana üzgünüm
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 132
  • Teþekkür 3
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #4 : 04 Mart 2010, 01:16:00 »
Ýnsan kardeþim, sanýrým beni yanlýþ anladýn. Buradaki kimseye kast-i bir yorum yazdýðým söylenemez. Orhun kitabelerinde anlatýlanlar dýþýnda, Çin efsanesinde geçmeyipte Çin efsaneleri ile masallaþtýrýlmýþ bir konunun hala iþleniyor olmasýdýr huysuzluðum. Kurt köpeðinin insandan gebe kalmasý ve doðurmasý, gök tanrýnýn göktürklere acýmasý sonucu onlara güç vermesi, ipke yolu kavgalarý, börüleri ilahlaþtýrmalar, aþina kabilesinin türediði 'ecdad maðara'sýnda yaþayan atalarýna her sene kurban kesiliyor olmasý v.b.

Bu masallara inanýlýr veya inanýlmaz ama tarih bir efsane gibide anlatýlmaz, diye düþünüyorum.
« Son Düzenleme: 04 Mart 2010, 01:17:58 Gönderen: Avni »
Ey Hekim !
Bendeki bu derdi(aþký) eksiltme. Öyle bir tedavi yap ki, derdim gün be gün artsýn.

______________________________________________
Aþk...bir defa olur, bin defa öldürür!

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #5 : 04 Mart 2010, 01:37:49 »
Tarih Bir Efsane gibi ANLATILIR..



Çevrimdışı Avni

  • 'Mucize'ye en yakýn gerçektin lâkin mucize/m diyemedim sana üzgünüm
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 132
  • Teþekkür 3
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #6 : 04 Mart 2010, 01:40:42 »
Hým. Yani kurtlarýn insan doðurduðundan, Gök tanrýnýn acýmasýyla savaþ kazanýlmasýndan anlatýlýr.

Peki.

Saygýlarýmý sunarým.
Ey Hekim !
Bendeki bu derdi(aþký) eksiltme. Öyle bir tedavi yap ki, derdim gün be gün artsýn.

______________________________________________
Aþk...bir defa olur, bin defa öldürür!

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #7 : 04 Mart 2010, 01:47:42 »
Anlatýlýr ,anlatýlmasýna...da..
Soru : KÝM ÝNANIR ?

Cevap :
Þahsen ...
ÝnanMAM...

Saygý bizden ,deðerli kardeþim...

Çevrimdışı Avni

  • 'Mucize'ye en yakýn gerçektin lâkin mucize/m diyemedim sana üzgünüm
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 132
  • Teþekkür 3
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #8 : 04 Mart 2010, 01:57:01 »
Ýnanmayacaðýný ve senin nezdinde inançlý insanlarýnda inanmayacaðýndan þüphem yok.

Lakin bu kuru gürültülerin tarihimize sokulmasý inancýmýza ters gelen bir durum. Buna sesimizi çýkarmalýyýz.

Haksýzlýk karþýsýnda 'tarafsýzým' diyen tarafýný tutmuþ demektir.
Ey Hekim !
Bendeki bu derdi(aþký) eksiltme. Öyle bir tedavi yap ki, derdim gün be gün artsýn.

______________________________________________
Aþk...bir defa olur, bin defa öldürür!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #9 : 04 Mart 2010, 08:27:00 »
sevgili avni,
þu bizim göktürkler... bayaðý bir tozu dumana katmýþa benziyor! hemen ifade etmeliyim ki, uzun uzun tarih felsefesi yapacak deðilim, zaten buna yetkin biri de deðilimdir. ama inan ki, sizin kadar korku da taþýmýyorum ben. sevgili "abisi"nin de çok haklý olarak ifade ettiði gibi artýk 21. asýrdayýz ve kalkýpta binlerce yýl öncesinin efsanelerine "acaba?" gibi septik bir düþünceyle "olabilirlik" mantýðýyla yaklaþabileceðine en küçük bir ihtimal dahi vermiyorum. deðil normal bir insanýn, ufacýk bir çocuðun bile bu saçmalýklara gülüp geçeceðinden hiç kuþkum yok... bilakis, ben bunu insanoðlunun hangi aþamalardan, hangi acaipliklerden geçerek bugünlere ulaþtýðý konusunda çok faydalý deneyimler edinecekleri konusunda yararlý olacaðý kanýsýný taþýyorum. ben bunlarýn inançlarýmýza sirayet etme imkâný asla bulunamayacak olan kültürel bir zenginlik olarak kabul ediyorum.

bu millet artýk firavun engizisyonuyla beyinleri sulandýrýlmýþ, genlerinde kölelik ruhu taþýyan ve buzaðýdan medet umacak kadar andavallaþmýþ bir millet deðildir abim.

þayet her ulus geçmiþinin hafýzasýný inançlarýnýn süzgecinden geçirdikten sonra okuyup inceleme durumunda olsaydý geçmiþ diye, tarih diye bir bilim kalmazdý ortada. zira sade bizim deðil, her ulusun geçmiþi o günkü inançlarýyla çeliþik donelerle doludur. onlarý olduðu gibi bilmeli ve anlamaya çalýþmalý insan. ki, geleceðini daha saðlam temeller üzerine kurabilsin. geçmiþin yanlýþý bilinmeden, ayýklanmadan gelecek inþa edilebilir mi?

bunlarý bilmenin bir de þu yararý vardýr: bugün anadoluda yerleþik halkýmýz arasýnda þaman kültürünün izlerini taþýyan ve inançlarýmýzla çeliþik örf, anane ve adetler yok mudur? tarihi hafýzanýzý olduðu gibi kabul eder ve bunu bilirseniz doðruyu ile yanlýþý daha iyi tefrik edebilme þansýnýz olur. yani neyin nereden, hangi yanlýþýn hangi sebepten kaynaklandýðýný bilebilme þansýnýz olur. bunlarý kompleks haline getirmemiz biraz kendi dini inançlarýmýza, Rabbimizden bizlere lütfedilmiþ akaid bilgilerimizin saðlamlýðýna güvensizlik olarak algýlanmaz mý sora?

inanýn sevgili abim, kaygýlarýnýza bir müslüman olarak saygý duysam da, haklý olabileceðiniz konusunda ayný düþüncede deðilim. bunlarý bir hüsn-i kuruntu olarak telakki etmiþ olsaydým, acaba kabalýk etmiþ olmayýz demi?

seni seviyorum abim, ALLAH için. fikirlerinizle bazen mütenakýz olsak da, büyük saygý duyuyorum ve açýk olarak bunu ifade etmeniz vesilesiyle de hem büyük faydalar mülahaza ediyorum hem de diðer okuyucu kardeþlerimizin bu fikir jimnastiklerinden büyük yararlar saðlayacaðýna inanýyorum.

gerek size, gerekse de sevgili abisine bu yetkin analýzleriniz için ilanihaye teþekkürlerimi sunuyorum.

muhabbetle kalýn.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı Avni

  • 'Mucize'ye en yakýn gerçektin lâkin mucize/m diyemedim sana üzgünüm
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 132
  • Teþekkür 3
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #10 : 06 Mart 2010, 00:37:40 »
Sayýn hocam, izahatlý açýklamalarýnýz için çok teþekkür ederim.

Kendimi anlatamamanýn verdiði beceriksizlikle, sizler beni anlamýyorsunuz. Ben masal ve efsane tarihten deðil, gerçek tarihten yanayým. Tarih ciddi bir bilimin adýdýr. Ama ne yazýk ki, yalandan ve yanlýþtan baþka okuttuklarý bir þey yok. 1930'lu yýllardan kalan "Türk Tarih Tezi"nin kýrýntýlarýdýr bu tarih. Osmanlý ve Selçuklularda en küçük izine bile rastlanmayan bu tarih, meþrutiyetten sonra 5000 yýllýk tarihimiz diye ortaya çýkmasý ve içeriklerinin tamamen masal ve efsaneden oluþmasýnýn tarih ile baðdaþtýrýlacak bir tarafý olamaz. Elin adamý Harold Lamb, Türk tarihi hakkýnda araþtýrýp yýllarýný vererek kronolojiksel ve somut tarihi anlatýrken, bizim eðitim sistemi ise Moðollarýn, Çinlilerin, Mançolarýn anlattýklarý safsatalarý beynimize tarih olarak kazýyoruz. Çocukluk yýllarýmýzda gözlerimizin önüne çizdikleri 'göç haritalarý', 'Ergenekon efsanesi'ni annelerin çocuklarý uyutmalarý için gece masal okumalarý gibi okuttular öðreticiler! Türkiyeye ithal edilen bu tarih,  Türk kitleleri tarafýndan savunulmuþ, desteklenmiþtir. Bu hurafeler milli eðitim programlarýna alýnmýþ ve ders kitaplarýnda bile okutulmuþtur. Cengiz Han'ýn tarihçisi REþidüddin ünlü eseri 'Cami-üd Tevarih' eserinde bunun bir moðol hikayesi olduðunu yazmýþtýr. Muhammed Ýkbal'in pakistanda hala yasaklý olan eserinde, anlatýlan bu hikayelerin hiçbirisinin tarihte yeri yok deyip, mistik türk olaylarýn yaþanmadýðýný kanýtlamýþtýr. Hala müfredatta iþletilen bu safsatalarýn yer aldýðý ders kitaplarýný acilen Milli Eðitim bakanlýðýnýn temizlemesi lazým. Bizim yeniyetme halklar gibi büyük görünmek için sahte bir tarihe ihtiyacýmýz yok. Osmanlý’dan devraldýðýmýz miras zaten yeteri kadar büyük. Bize ve çocuklarýmýza bu geri zekalý tarihi uygulayanlarý ve toplumu bu hale getirenleri kýnýyorum. Bunlarý söyleyenler ve insanlarýn güvendiði deðerlere karþý adeta sorti üzerine sorti yapýp gençlerin beyinlerini bombardýmana kalkanlar tarihimizi elimizden alanlardýr. Ýsmet Özel þu cümlesi gayet manidardýr ;"Tarih, Türkiyeye yardým ve yataklýktan dolayý hesap soracak".

Son olarak, þahsým adýna söyledikleriniz için çok sevindim. Bir o kadar da mahçup oldum. Sizi her ne kadar tanýmasam bile, tanýdýðým ve gördüðüm kadarý ile ben de sizi sevdim ve saygým büyüktür.

ALLAHa emanet olun.



Ey Hekim !
Bendeki bu derdi(aþký) eksiltme. Öyle bir tedavi yap ki, derdim gün be gün artsýn.

______________________________________________
Aþk...bir defa olur, bin defa öldürür!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: Göktürk Ýmparatorluðu
« Yanıtla #11 : 14 Mart 2010, 08:17:21 »
Ah sevgili avni,
bu son yorumunu henüz yeni farkettim ne yazýk ki...
ve bu yetkin ve bilgece yorumunu okuyunca her ne kadar sevindi isem de,
bir o kadar da üzüldüm; çünkü bu böylesine analitik ve deruni yorumlar yapabilen birinin artýk burada olmayýþý içimi çok acýttý gerçekten.

þayet birgün isminizi bu sitede tekrar online görebilirsem o gün benim bayramým olacak!

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!