• 18 Eylül 2019, 20:31:02

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: CuMA NotLaRı/9  (Okunma sayısı 498 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teşekkür 51
CuMA NotLaRı/9
« : 29 Ocak 2010, 01:45:01 »




Büyük velilerden Şakik Belhi bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin şakır şakır oynadığına şahit oldu.
Yanına yaklaştı ve sordu:
"Herkes kıtlıkla, açlıkla karşı karşıya olmaktan inler dururken sen neye güvenerek böyle oynayabiliyorsun?"
Köle cevap verdi:
"Herkesten bana ne? Benim için bir tehlike söz konusu değil. Benim efendimin 7-8 tane köyü var, her ihtiyacımız o köylerden sağlanıyor."
Bu açıklama Şakik'i adeta bir şamar gibi sarstı. Çünkü kendisi de kıtlıktan dolayı endişe içindeydi. Ama köle onu uyandırdı ve kendi kendine şöyle dedi.
Hey Şakik, kendine gel! Şu köle nihayet bir insan olan efendisine bunca güveniyor, kendini emniyet içinde hissediyor. Sen ki bütün canlıların rızkını garanti eden ALLAH'a inanıyor, tevekkül ediyorsun. Bu nice tevekküldür ki rızık endişesi içindesin?"


bölüm/2


ve içeriye doğru kalabalıkları yara yara ağır ağır ilerliyorsunuz... rivayet olunur ki, kabeyi ilk gördüğnüzde ettiğiniz dua kabul edilir. bu yüzdendirki, kabenin görülebileceği yere varmadan önce hacıya -umreciye- tembih ediyoruz. "gözlerinizi kapayın ve sakın biz size deyinceye kadar gözlerinizi açmayın" ve kabeyi henüz görmeden önce onlara dua yaptırıyoruz... "Ya Rabbi, senin beytinde yapacağımız dualarımızı kabul eyle... dünyamızı ve ahiretimizi aziz ve güzel eyle... şu an içinde bulunduğumuz aşk halini son nefesimizde de bize nasip eyle...." bu minval üzre duamızı yaptıktan sonra... 'açın gözlerinizi' diyoruz...

ve açıyorlar... o an'ın kelimelerle tarifi yok... aczimi bağışlayın. sadece, gözyaşlarının hıçkırıklarla boşalan bir rahmet sağanağı gibi geçmişin kirlerini adeta yıkayıp temizleyecek kadar samimiyetle boşandığını hissediyorsunuz. bugüne kadar hep resimlerde gördüğümüz ruhlarda esrarengiz bir muamma olan görüntü artık gerçektir... ve bir ok mesafesinden daha yakındır; bir ömür kendisine yöneldiğimiz kıblemiz, kabemiz. onu seyretmek ne müthiş bir zevk ya Rabbi... insana nasıl da büyük bir huşu veriyor öyle... adeta iliklerinize kadar titrer bir vaziyettesiniz...

ve bu yoğun duygu selinin arkasından toplu halde ve görevli eşliğinde hacerü-l esved köşesine doğru ilk umre tavafınızı yapmak üzere ilerliyorsunuz... ve yeşil ışık hizasından niyyetinizin akabinde 'bismillahi ALLAHu ekber' diyerek dönmeye -tavaf- başlıyorsunuz... şayet ilk kez giden birisiyseniz, haceru-l esved köşesinin çok yoğun ve adeta büyük bir itiş-kakış yaşandığını görerek 'neler oluyor?' acaba diye şaşırabilirsiniz. Rabb-i Teala tarafından cennet'ten yeryüzüne, insanlığa armağan edilen bu sembol taşı öpebilme yarışıdır bu... inanılır ki, cennetten yeryüzüne ilk gönderildiğinde kağıt gibi bembeyaz olan bu taş, bilahare onu sürekli öpen insanların günahlarıyla kirlenmiş ve sipsiyap hale bürünmüştür... size şunu söylemek isterim, Rabbim tam dört kez bu fakiri orada bulunma şerefi ile şerefyab kıldığı halde o mübarek taşı öpebilmek nasip olmadı. tam 24 saat boyunca orada hiç boşluk göremezsiniz... oraya girebilmek için büyük fedakarlıkları göze almalı, sağlığınızı dahi riske etmek durumunda kalmalısınız. yetmez, nicelerini itip kalkmak, erkekseniz kadınlarla, yahut kadınsanız nice erkeklerle o an için itiş-kakış içinde olmak gerçekten de çok nahoş bir durum ortaya çıkarmaktadır. o kadar istediğim, arzu ettiğim... hatta, hasretiyle yanıp tutuştuğum o mübarek taşı görebilme, öpebilme hayalimi bu yüzden hiçbir zaman gerçekleştirebilme imkanına kavuşamadım. hz. ömer'in (ra) bu manzarayı gördüğünde "ey taş, eğer ALLAH Resulunun seni öptüğünü görmemiş olaydım seni oradan çıkarır ve atardım" dediği rivayet edilir.

işte bu minval üzre dönerken yanınızdakilerin birçoğunun kaybolduğunu farkedersiniz. çünkü bu mahşeri kalabalık içinde öyle rahat yürüyebilmek adeta muhaldir. hele bir de -hassaten nijeryalı ya da iranlı- bir grup yanınızdan geçmişse kopmamak, aynı birlik içinde yürüyebilmek imkansız hale gelir. bu yüzdendirki, kabeye ilk girdiğizde şayet eşiniz veya bir yakınınız sizinle beraber ve ondan asla ayrılmak, kopmak istemiyorsanız kabe içinde mevcut birçok sembol veya işaretten birini belirliyor ve tavafı bitirenin oraya gitmesini kararlaştırıyorsunuz. din görevlileri bu hususu özellikle mutlaka hatırlatırlar... şayet bütün bu tedbirlere rağmen yine de kaybolduysanız korkmayın... mutlaka ülkemizden bir din görevlisi göreceksinizdir. onu eğer hacda iseniz, özellikle giydirilmiş olan özel tip elbisesinden, kılık kıyafetinden tanırsınız. o size mutlaka yardımcı olacaktır... bu sebeple gitmeden evvel size verilmiş olan yaka kartlarınızı mutlaka boğazınızda taşımayı ihmal etmemelisiniz; çünkü bütün kimlik bilgileriniz ve otel adres ve telefonları orada yazmaktadır.

şayet erkekseniz ve bu sizin ilk tavafınız ise, ilk üç şavt içinde 'ıztıba' yapmalısınız. yani... sağ omuzunuzu açıkta bırakmalı ve gösterişli yürümelisiniz. dördüncü şavt'a başlarken omuzunuzu kapatırsınız. bu durum sadece sonunda sa'y olan umre tavafları için geçerlidir. yani ihramlı iken yapılan bir uygulamadır bu...

her dönüşünüzde hacerü-l esved köşesine gelince yeniden selamlar ve diğer şavta girmiş olursunuz. tavafa başladığınızda telbiye de sona ermiştir artık. bol bol dua etmelisiniz, tavafınız süresince... her ne kadar size verilen kitapta yazılı olan standart tavaf dualarını okuyabilsenizde size tavsiyem, en makbul olanını yani içten, taa yüreğinizin içinden gelen duaları göndermelisiniz etrafında döndüğünüz kabenin sahibine...

ve tabiiki böylesi mahşeri bir kalabalık içinde bazılarının size sıkıntı verecek şekilde yürüdüğünü, size belkide tosladığını görürsünüz ve işte tam da o an... şeytanın ruhunuzda nasıl da bir tazyik fırtınası kopardığını belkide farkedemeyebilirsiniz. ve... vitesten çıkmanız işten bile değildir. sakın! o an kabe huzurunda olduğunuzu asla aklınızdan çıkarmayın. o toprakların sıkıntı demek olduğunu da... ve bir sınav ile karşı karşıya olduğunuzu da elbette... dönüş yolunda "keşke böyle davranmamış olaydım" diyebileceğiniz bir hatadan korunmak için kendinizi sürekli frenleyecek bir otokontrol mekanizması geliştirmelisiniz. hiç unutmuyorum, bir defasında yaşlı bir hacı karısından ayrı düşmemek için öylesine sıkı sıkıya yapışmışki sormayın gitsin! ama gelin görünki yandan gelen nijeryalı bir grup adeta buldozer gibi ortalığı kasıp kavurduğu bir halde nineyi koparıp yaşlı ihtiyardan ayırdılar... bizim ihtiyar o an frenleri patlamış bir küheylana döndü adeta... öyle bir hiddet bürüdüki herşeyi unuttu adeta... ağzını açtı ve "ulan sizin ananızı avradı..." sözünü tamamlayamadan elimi ağzına tuttum ve "sakın! dedim, sakın ha... bak, kabenin yanındayız... ALLAHtan kork ve müeddep ol. korkma ben senin nineni bulurum birazdan" zor sakinleştirmiştim bizim ihtiyarı...

tam yedi şavt tamamladıktan sonra... tavaftan çıkar ve uygun bir yer bulup iki rekat tavaf namazını kılarsınız. ve artık işin tavaf kısmı bitmiştir. hemen her yere konmuş olan zemzem bidonlarından kana kana zemzem içer ve oradan da yeşil ışık hizasından geçerek safa tepesine doğru yol almağa başlarsınız... sıra artık sa'y kısmına gelmiştir.

haftaya sa'yin hem hikayesini, hem de yapılışını anlatmaya çalışacağım inşaALLAH.


önemli not: şimdi siz bana "yav hocam, siz genelde hep olumsuz şeyler yazdınız, zorluklardan bahsettiniz. iyi ama bu biraz hani oraları, insanları kötülemek gibi olmadı mı?" ben size olanı, olacak olanı anlatmaya çalıştım. gidecek olanlar bunları bilmelidir. hac için hep sürekli olarak "sabır" denmesinin nedeni de budur işte. insana sabır eğitimi veren bir okul gibidir hac. kıyamet günü diriltildiğinizde çekeceğiniz sıkıntıların ufak bir provası ve alıştırması olarak düşünebilirsiniz. bir de şurası var... insan ne kadar sıkıntı çekerse onun hazzı ve hatırası da o kadar büyük ve kalıcı olur. dikkat edin bir insanın hayatında hiç unutamadığı iki büyük hatırası vardır... askerlik ve hac... çünkü ikisi de zor ve sıkıntılı olduğu içindir. bir işte ne kadar büyük bir sıkıntı çeker ve yaşarsanız o kadar sizin olur ve o nispette unutulmaz bir hatıra olarak yad edilmeye layık olur. kolay olan şeylerin çok çabuk unutulduğunu ve bir kaç günden sonra hiç hatırlanmadığını unutmayın.


« Son Düzenleme: 29 Ocak 2010, 14:47:56 Gönderen: LâL-ü Ebkem »

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açıkken değil, kapatınca göreyim!

SaBa_YeLi

  • Ziyaretçi
Ynt: CuMA NotLaRı/9
« Yanıtla #1 : 29 Ocak 2010, 12:23:25 »
Sevgili hocam nefesim kesildi okurken Rabbim bizlerede nasip eder inş...
Ellerinize yüreğinize sağlık kalbimden geçenleri kaleme dökememenin sıkıntısını çekiyorum...
Görsellik SÜPER Rabbim sizden gani gani razı olsun inş... :gul:

Çevrimdışı LâL-ü EBKeM

  • ...Sevmeke başLadıysa her şey, öyLe bitmeLi…
  • MüDaViM
  • ***
  • İleti: 929
  • Teşekkür 11
  • ..Adına "SON" denen her şey sevgi iLe can vermeLi…
Ynt: CuMA NotLaRı/9
« Yanıtla #2 : 29 Ocak 2010, 15:03:29 »
SevgiLi MiM Hocam,

DegerLi  insan Babam,cok önemLi bir konuya deginmisin...
ve okurken sona geLdigimi fark ediyorum ve devami varmi diye ariyorum yazdikLarinizin...
Rabbim Razi OLsun güZeL Insan...

Gercektende sabirLi oLmak gerekiyor ,heLede Hac da iken..
Cok duymustum,EsLerin burdayken GüLLüK GüListanLIk oLdugunu...
ve oraya gittikLerinde seytana uyup,ayriLdikLarini...
yani bir anLik sinir öfke..seytana uyma..SabirsizLIk.. neLere yol aciyor.....
Rabbim uzak etsin diyorum seytanin nefsinden ve serrinden .. kem gözden...
ve Haccimizi en güzeL sekiLde.. oLmasi gerektigi gibi yapip dönebiLenLerden eyLesin...
Ve birgün bizLerede nasib oLur diyorum insaALLAH o Mübarek yerLere ayak basmak...
Tesekkür ediyorum payLasimin icin Canim Babam...

VesseLam..
“Sükût Kafesindeki Sancılar…

Çevrimdışı Giryân

  • FoRuM Dostu
  • UzMaN ÜYE
  • ****
  • İleti: 1107
  • Teşekkür 8
  • 'Beşer'likten kurtulup 'insan'laşma yolunda yolcu.
Ynt: CuMA NotLaRı/9
« Yanıtla #3 : 29 Ocak 2010, 15:18:44 »
ALLAH razı olsun değerli abi..!

Hac rehberlerinde bulamayacağımız sıcaklıkta ve özgünlükte  anlatımız ile inşALLAH  birgün bizede nasip olursa çok  faide sağlayacağımızı biliyorum ...

Çıktılarını alıp  derliyorum ..teşekkür ederim ...emeğine ,güzel yüreğinize eyvALLAH...

Rabbim  Haccınızı kabul  buyursun inşALLAH... :gul:
"Aşk odu evvel düşer ma şûka andan âşıka
Şem i gör ki yanmadan yandırmadı pervâneyi"
Fuzûlî

Çevrimdışı namütenahi

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 351
  • Teşekkür 1
  • Ya "VEDUD" Kalbimizi "SENDE" tut
Ynt: CuMA NotLaRı/9
« Yanıtla #4 : 05 Şubat 2010, 15:24:46 »
* AMİN * AMİN * AMİN *

Sevgili Hocam ne kadar özlem çekiyorum sizin bu cuma sohbetlerinize
İnanmayacaksınız ama geçen hafta teyzem musalla taşında yatarken bile aklıma geldi
İnşirah buldu Kalbim.. Üzülme dedim üzülme gönlüm güzel bir yere gitti o herkezden
daha çok sahip çıkacağı herkezden çok seven Rabb -Teala 'ya gitti mahsun olma yüreğim
ömrünce ALLAH demiş bir İnsan 'ı mahzun etmez ALLAH..
Dua lar ettim MiM Hocam size ve görmeden sevdiğim şimdiye kadar katıldığım tüm Forum
Ailemdeki can kardeşlerime - dostlarıma - tüm ALLAH diyen Dillere - Gönüllere..
AŞK ile anlattığınız manen götürdüğünüz o mubarek beldelere gidip gidip geldi caresiz ve dermansız yüreğim.

ALLAH hepimize ==>> ALLAH ALLAH diye diye canımızın çıkmasını nasip eylesin inşALLAH..



" ALLAH " sayısız sınırsız sonsuz razı olsun HocaM

SuS (!) -u- Yorum (?) ... OkU (!) -u- Yorum (?)

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40