• 14 Aralık 2019, 14:35:36

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Şeyh Sadi'nin Bostan ve Gülistanından Sözler  (Okunma sayısı 473 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mis@fir

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 124
  • Teşekkür 0
Şeyh Sadi'nin Bostan ve Gülistanından Sözler
« : 26 Mart 2010, 17:18:57 »



Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür

Ağızda dil nedir, a akıl sahibi? Hünerli kimsenin hazine anahtarı değil mi? İçerdeki cevahirci midir, çerçi midir, kapı kapalı iken kim ne bilecek?

Akıllının önünde susmak terbiye gereği ise de, sen yeri gelince söylemeğe bak İki şey insanı çileden çıkarır: söylenecek yerde ağız açmamak, susacak yerde lakırdı etmek

Eğer cenk eri isen, öyle bir kimseyle savaş ki, ya ona ihtiyacın olmasın, ya da kaçıp ondan kurtulabilesin

Bahçenin gülünde beka ve gül mevsiminde vefa yoktur Zaten bilgeler “ kalıcı olmayan şey gönül bağlamağa deymez “ demişler

Düşün, sesini ondan sonra çıkar ve “ kes “ dedirtmeden önce sözü kes

İnsan hayvandan konuşmakla üstündür Ama doğru konuşmazsan hayvanlar senden üstün olurlar

Fareyi tutarken kedi aslandır; kaplanla savaşınsa fareye döner

İyilik için söylenen yalan, fitne koparan doğrudan iyidir


Her sözü padişaha geçen kimse iyilik dışında bir şey söylerse yazık olur
Yeryüzünün en küçük dağı “ Tur “ dur Ama ALLAH katında değeri en yüce olan da odur

On tane derviş bir kilimde uyur da iki padişah bir iklime sığmaz

ALLAH adamı ekmeğin bir yarısını yerse öbür yarısını yoksullara verir Padişah, yedi ülkeyi alsa bile, bir başka ülkenin sevdasındadır

Tıyneti kötü olan kişi iyilerin nurunu kabul etmez Kabiliyetsizi terbiye etmek, kubbede ceviz durdurmak gibidir

İnsanla birlikte büyüse bile, kurdun eniği yine enik olur
Çorak toprak sümbül bitirmez Kötülere iyilikte bulunmak, iyilere kötülük etmek gibidir

Ben kimsenin gönlünü kırmayabilirim Ama hasetçiye ne yapayım, o kendiliğinden azap içinde
Adem oğulları aynı vücudun uzuvlarıdır Çünkü aynı cevherden yaratılmışlardır Felek bir uzva elem getirirse, öbürlerinin huzuru kalmaz Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz

Nimet içinde iken dostluktan söz açıp, kardeşim! Diyeni dost sayma Dost, dostunun elini onun perişanlığında, çaresizliğinde tutan kimsedir

Mazlumun gönül dumanının zalime ettiğini, kızgın ateş üzerliğe yapamaz

Aslan hayvanların başında gelir En adi hayvansa eşektir Oysaki akıllıların hepsi, yük çeken eşeği, adam paralayan aslandan üstün görürler

Her an sana lütufkar olan kişi bu uzun zamanda bir defa sana sitem ettiyse onu hoş gör

Dostuna sana düşmanlık edebilecek kadar kuvvet verme
Alemde zaten vefa yok imiş, yahut şu zamanda herkes vefasız Kimse yoktur ki; ok atma ilmini benden öğrensin de sonunda beni nişan almasın
Koyun çoban için değildir Belki çoban onun hizmeti içindir

Dünya dirliği çöl gibi rüzgarı gibi geçti Acılık da, tatlılık da, güzel de, çirkin de geldi gitti Zalim sandı ki bize zulmediyor; ettikleri kendi boyunda kaldı, bizden geçip gitti

Kükremiş fille savaşa kalkışan kişi, akıllı kimsenin nazarında adam değildir Gerçek adam odur ki; öfkelense dahi saçma söylemez


Kendi ekmeğini yiyip oturmak, altın kemer takıp el pençe divan durmaktan hoştur

İnsan iyilik de etse, kötülük de etse kendisi içindir
Başkalarının ayıbını senin önünde sayıp döken,senin ayıbını da mutlak başkalarına söyleyecektir
ALLAH’ın kapısından kovulan kimse her yana koşar O’ nun çağırdığı, kimsenin kapısına koşmaz
Pas yeniği demirin küfünü cila vurup gideremezsin Kara yürekliye öğüt vermenin ne faydası var Demir çivi taşa girmez ki
Esenlik günlerinde düşkünleri bırakma Yoksul gönlü almak belayı savar Dilenci yalvara yakara bir şey isteyince ver Yoksa zalim zorla alır

İçini yemekle doldurma ki orada marifet nuru göresin Burnuna kadar tıkındığın için hikmetçe boşsun
Dünyalığımız yok mu, derde düşeriz; olunca da gönlümüz ona takılır

Yoksulun sabrı zenginin ihsanından üstündür
Onu bunu yoklamak ayıp değildir, elverir ki; “ artık yeter “ dedirtmeyesin Eğer sen kendini kınayabilirsen, başkaları seni ayıplayamaz
Yaptığı sözüne uymasa bile, bilginin sözünü sen candan dinle İddiacının lafları boştur Uyuyan uyuyanı nasıl uyandırır

Engin deniz taş atmakla bulanmaz Gücenen bir arif henüz sığ sudur

Kendine zarar gelince katlan Çünkü affetmekle günahtan arınırsın Mademki her şeyin sonu
topraktır, sen, toprak olmadan önce toprak ol

Acele yürüyen yol arkadaşı senin yoldaşın değildir Gönlü sana bağlı olmayan kimseye gönül bağlama
Hısımın dindarlığı, takvası yoksa hısımlık bağlarını kesmek, akraba sevgisi taşımaktan daha iyidir
ALLAH’ı tanıyan bir yabancı için, O’ na yabancı olan bin hısım feda

Bilge, söylenmemesinden zarar geleceği zaman söze başlar ve yememekten canına doyduğu zaman lokmaya uzanır Şüphesiz sözü hikmet olur, yemesi de sağlık getirir

Kişi az yemeği adet edince, gelen sıkıntıyı kolay karşılar Eğer bolluk içinde can beslemişse, bir darlık görünce mihnetten ölür

Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın
Acizin eline kudret geçince, tutar, acizlerin kolunu büker
Hırs azgınlığı akıllı adamın gözünü bağlar; tamah, kuşu da balığı da tuzağa düşürür
Birinin gönlünü bir kere kırdın mı, sonradan yüz türlü iyilik etsen de, o bir tek kırgınlığın öcünden sakın Temren yaradan çıkar, acısı gönülde kalır
Eğer bir gönül kırdınsa senin gönlün de mutlaka kırılacaktır Kale duvarına taş atma, çünkü kaleden de taş gelebilir

Dostların sohbetinden ıstırap duyarım Çünkü çirkin huylarımı güzel gösterirler Kusurumu hüner ve olgunluk sayarlar, dikenimi gül ve yasemin yaparlar Nerde o pervasız, küstah düşmanlar ki, bana benim ayıbımı göstersinler

Gönle giren her şey göze hoş gelir

Can kaygısıyla sevgilinin muhabbetinden gönlü ayırmak dostluğa sığmaz

Dost kapısında ölene değil, canını sağ salim kurtarana şaşılır

Kişi nefsinin kötülüklerinden kurtulabilir İftiracının zannından kurtulamaz

Sen işinle gücünle kalsan da elalemin dilini zaptedemezsin

Bir şeye, bir kimseye gönül bağlama Çünkü gönül ayırmak müşkül bir iştir

Hepiniz kendi ayıplarınızın hamalısınız

Başkalarının kusurlarını kınamayınız

Her işte kendinden üstününü ara, bunu fırsat bil; kendin gibilerle vaktini heder edersin


Bir yoksul yüz türlü uygunsuz iş görse, bunun yüzde birini dostları bilmezler Ama sultan bir tek kötülük etse, ülkeden ülkeye ulaştırırlar
Tam manası ile doğru olduğunu bilmediğin bir sözü söyleme Karşılığının iyi olmadığını bildiğin sözü de söyleme


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?
 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40