• 05 Nisan 2020, 23:24:18

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Sizin Önceliðiniz Hangisi?  (Okunma sayısı 284 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Geda

  • Ziyaretçi
Sizin Önceliðiniz Hangisi?
« : 08 Kasım 2012, 12:13:07 »
Evimize bilgisayar geldiði zaman ne çok sevinmiþtik... Hep birlikte baþýna oturmuþ gece yarýlarýna kadar kalkamamýþtýk. Ertesi gün yurtdýþýndaki akrabalarla saatlerce görüntülü konuþmuþ, telefon ücretlerinden tasarruf yaptýk diye sevinmiþtik. Evimizin en fazla sevilen deðerli eþyasýný hiç yalnýz býrakamýyorduk. Gündüzleri onunla ben birlikte olurken, okuldan gelince, nöbeti çocuklar devralýyor, akþam ise eþim oturuyordu baþýna... Baþlarda bize ilginç resimler, önemli slaytlar, deðerli filmler izlettiren babamýz, zamanla farklý bir yalnýzlýða büründü. Bu yalnýzlýk, ona akþamlarý yeterli gelmeyip gecelere kadar sarkmýþtý. Bir gece, iki gece derken internetin dostlarý bizden daha yakýn, daha deðerli olmuþtu.

Tâ ki bir baþka gece, yabancý uyruklu bir kadýnla ikinci evlilik yaptýðýný itiraf edip getirmek istediðini söyleyinceye dek...

* * *

Artýk eðitim-öðretim çað atlamýþ; ödevler, defter-kitap üzerinden kara kalemle deðil, bilgisayar üzerinden internetle yapýlmaya baþlamýþtý. Dolayýsýyla çocuklarýn okul baþarýsý için internet her eve girmeyi baþardýðý gibi bizim eve de girmiþti. Ýlk önceleri, okul dersleri için açýlan internet, zamanla oyunlar, filmler derken evin alýþveriþlerine kadar ulaþmýþtý. Çocuklar, buradan yapýlan alýþveriþin daha ekonomik olduðunu söylüyor, hattâ aldýklarý komisyon ücretleriyle para kazandýklarýný anlatýyorlardý. Eþime sýk sýk bu paranýn helâl olmayacaðýný ifade edip çözüm bulunmasý gerektiðini söylerken, nihayet köklü bir çözüm bulmaya mecbur kaldýk...

Tâ ki küçük oðlumun daha fazla para kazanmak için yapmýþ olduðu alýþveriþte kredi kartý numaralarýmýzý verip eve icrâ geldiði gün...

* * *

Eþime, bilgisayar almasý için çok ýsrar ettiðimizde câzip bir teklif getirmiþti.

"-Evin bütün fertlerine hitap eden bilgisayar, evin bütün fertlerinin katkýlarýyla alýnmalý!.." demiþti de; gururla bileziðimi kolumdan çýkarýp vermiþtim.

Ne de olsa bilgisayar çaðýndaydýk ve bizim de çaða ayak uydurmamýz gerekliydi. Çocuklarým okul ödevlerini yaparken ben yemek tariflerine, diyet programlarýna, saðlýk ve güzellik sitelerine bakýp kendimi geliþtirebilirdim.

Nereden bilebilirdim ki, mehir olan helâl bileziðimin yuvamý darmadaðýn yapýp eþimin zararlý alýþkanlýklarla evi terk edeceði günün geleceðini...

* * *

Bunun gibi, her biri dudak uçuklatacak, yaþanmýþ hikâyeleri uzatmak mümkün... Bütün bunlar, bize küreselleþme çaðýnda son model bilim ve teknolojinin getirmiþ olduðu hediyeler...

Esef verici olaný ise, teknolojinin, hayatýmýza lütuf olarak girip hezimet olarak çýkmasý... Týpký þeytan ve dostlarýnýn saðdan yaklaþýrken iyilik ve güzellikleri ön plâna çýkararak kökten söküp almasý gibi...

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in tavsiyesi üzerine, "zamanýmýzýn teknolojilerinden/teknik imkânlarýndan faydalanmaya" özen gösterip iþlerimizi kolaylaþtýrdýk. Bilgisayarýndan otomobillerine, makinelerinden telefonlarýna kadar modern hayat hoþumuza gitti. Yalnýz birçok zaman süratli esen bu teknoloji rüzgârýnda savrulup vakitlerimizi, deðerlerimizi ve âilelerimizi çok kolay harcadýk. Sayýlý olan günlerimizi, sermaye olan dakikalarýmýzý göz göre göre tükettik. "Aslý unutup ârizî olanlara" sarýlarak mutlu olmaya çalýþtýk...

Zamanýn teknolojisinden elbette faydalanýlmalý... Ama bunlar, hiçbir zaman ALLAH ve Rasûlü ile birlikteliðimizin önüne, Kur'ân ve Sünnet sevgisinin yerine geçmemeli... Nitekim kiþi, en fazla sevdiðiyle en çok birlikte olur. Yapýlan tercihler, bulunulan birliktelikler, yerlerimizi ve sevgilerimizi ifade eder. Müslümanlýðýmýz, yalnýzca mûtâd ibadetlerimizle deðil, heyecanlarýmýz, fedâkârlýklarýmýz, tercihlerimizle de ifade olunur. Helâl ve haram nasýl belliyse, ALLAH ve Rasulü'nün sevdiði, bulunduðu ortamlar da bellidir; þeytan ve dostlarýnýn sevdiði, bulunduðu ortamlar da... Burada altý ýsrarla çizilmesi gereken "nerede, ne kadar fazla kalýp; nereyi ne kadar çok sevdiðimiz"dir...

Günümüz müslümanlarý, bu konuda çetin bir imtihana daha mâruz kalmaktadýrlar. ALLAH Teâlâ'nýn meâlen buyurduðu gibi; "zaten insan dünyanýn, altýnýna, incisine, atýna, arabasýna çok meyyal" nahif bir varlýktýr. Bir de "îmâný elinde kor taþýyacak kadar zor olan âhir zamanda" yaþamasý, sorumluluðunu bir kat daha artýrmaktadýr. Ýþte Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bu zamanlar için, "Sünnet'e azý diþlerimizle tutunmamýzý" öðütler. (Bkz: Ebû Dâvud, Sünnet, 5) Yani, þeytanýn dürtü ve kýþkýrtmalarýna, nefsin istek ve arzularýna karþý ALLAH ve Rasûlü ile daimî bir birliktelik tavsiye eder. Onlarýn þemsiyesi altýnda, Onlarýn hayat bahþeden suyuyla beslenip korunarak yaþamamýzý öðütler. Nitekim "zayýf" olarak yaratýlan insan için en güvenilir liman orasýdýr. Bu limanda korunabilmek için; önce tanýmak/bilmek/sevmek; ardýndan ise onunla aramýzdaki bütün engelleri kaldýrmak gerekir. Unutulmamalýdýr ki; "Seven sevdiðiyle daha fazla birlikte olur!"

Seher Aydýn
Þebnem-Altýnoluk


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?