• 15 Ağustos 2020, 08:01:05

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi  (Okunma sayısı 2546 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« : 26 Nisan 2010, 08:02:01 »
Çayýrlý



1.    ÝLÇENÝN GENEL OLARAK TANITILMASI  :

a)    Tarihi ve Coðrafi yapýsý  :

Ýlçenin ilk yerleþime ne zaman açýldýðý kesin olarak bilinmemektedir. Erzincan ile birlikte zaman zaman çeþitli devletlerin egemenliðine girmiþtir. Bir süre Timur? un yönetiminde kalan bölge Timur?un çekilmesi ile Akkoyunlulara ve 1473?te Otlukbeli Savaþýndan sonra Osmanlý Devletine geçmiþtir. 1916 yýlýnda Ruslarýn, onlarýn çekilmesiyle Ermenilerin elinde kalan ilçe, 20 Þubat 1918 de yeniden Anavatan? a katýlmýþtýr. 1954 yýlýnýn Haziran Ayýna kadar Mans adý ile Tercan Ýlçesine baðlý Bucak iken bu tarihte ilçe olmuþtur. Mans adý Ermeni kökenli olduðundan deðiþtirilerek Çayýrlý adý verilmiþtir.

Ýlçe Erzincan ilinin Kuzeydoðusunda yer alýr. Yüzölçümü 1480 Km2, Yüksekliði 1520 metredir. Doðusunda Tercan ve Aþkale ilçeleri, batýsýnda Erzincan Merkez Ýlçesi, Kuzeyinde Bayburt Ýli ve Otlukbeli Ýlçesi, Güneyinden Erzincan Merkez ve Tercan Ýlçesi ile komþudur. Parçalý, engebeli, çýplak bir arazi yapýsýna sahiptir. Çevresinde Keþiþ, (Esence), Sipikor ve Coþan daðlarý vardýr. Balýklý Dorum ve Mans çaylarý ilçe hududunu çizen Karasu ýrmaðýna dökülür. Çok geniþ olamamakla birlikte sulu tarým yapýlýr. Ovalar ve geniþ mer?a  ve yaylalarý vardýr. Kýþlarý çok soðuk ve uzun geçer, Yaz mevsimi kýsadýr.

b)   Ýdari Durum:

Ýlçe merkezi Atatürk, Barbaros ve Fatih Mahallesi olmak üzere üç mahalleden oluþmaktadýr. 37 köyün baðlý olduðu Merkez bucaðý ve ayrýca 17 köyü bulunan Yaylakent Bucaðý olmak üzere 54 idari birimden oluþur.

Ýlçemiz Eskiden Mans Mahallesi adý ile tek mahalleye sahipken1987 yýlýnda  ilçe merkezi üç mahalle bölünerek bunlardan,

Atatürk Mahallesi, Ýlçenin içerisinden geçen Mans Çayýnýn kuzeyi ile Cumhuriyet caddesi diye adlandýrýlan caddenin doðu kýsmýnda kalan bölümdür. Ýlçe merkezinin 3/2 sini teþkil eder. Mahallede 1 adet banka, Pancar Bölge Þefliði, Ýlçe Devlet Hastanesi, Ýlçe Tarým Müdürlüðü, Emniyet Amirliði, Ýlçe Jandarma Komutanlýðý ve Tarým Kredi Kooperatifi, Çayýrlý Lisesi, Ziya Gökalp Ýlköðretim okulu, Tedaþ Ýþletme Baþmühendisliði ve bir adet de cami vardýr. Ýlçemizde meydana gelen 1992 depremi sonrasýnda mahalleye 94 adet deprem konutu yapýlmýþtýr.

Barbaros Mahallesi, Ýlçenin içerisinden geçen Mans Çayýnýn güneyinde kalan bölümü teþkil eder. Bu mahalle eski yerleþim yeridir. Mahallede Müftülük binasý ile bir adet camii vardýr.

Fatih Mahallesi, Ýlçenin içerisinden geçen Mans çayýnýn kuzeyi ile Cumhuriyet Caddesi diye adlandýrýlan caddenin batý kýsmýnda kalan bölümdür. Mahallede Hükümet Konaðý, Ziraat Bankasý, Belediye Hizmet Binasý, 29 Ekim Ýlköðretim Okulu ve Saðlýk Meslek Lisesi ve bir adet de cami vardýr.

            Köylerimiz: Ýlçeye baðlý 54 adet köy bulunmaktadýr.  Bu köylerimizden; bir tanesi terör ve bir tanesi de ekonomik nedenlerden olmak üzere iki tanesi boþalmýþ durumdadýr. 12 köyümüze baðlý toplam 19 adet mezramýz vardýr. Ýlçeye baðlý köylerin çoðu belli güzergahlar üzerinde derli toplu oluþu, hizmetlerin yürütülmesinde ve ulaþýmýnda kolaylýklar saðlanmaktadýr.

Elektriksiz, susuz ya da telefonsuz köy yoktur. Köylerimizin % 40?nýn yolu asfalttýr. Geriye kalan yollar ise stabilizedir. Toprak köy yolumuz yoktur. Köylerimizde içme suyu sýkýntýsý yoktur. Köylerimizden Yaylakent Köyünde 1 Jandarma Karakolu mevcuttur.

c) Ulaþtýrma ve Altyapý Durumu :


Ýlçeye baðlý bütün köylerin içme sularý mevcut olup bazý köylerimizde þebeke mevcuttur. Bazý köylerimizde ise Kanalizasyon mevcut olup 2001 yýlýnda ise 6 köyümüzde kanalizasyon yapýmý çalýþmalarýna baþlanýlmýþtýr. Ýlçe merkezine içme suyu 15 Kilometre uzaklýktaki Morbet daðý eteklerinden gelmektedir. Ýçme suyu yeterli olup ufak çapta arýzalar haricinde kesinti olmamaktadýr.

Ýlçemize baðlý köylerin daðýnýk oluþuna raðmen ulaþýmda bir sýkýntý yaþanmamaktadýr. Kýþ mevsiminin aðýr geçtiði ilçemizde köy yollarýmýz yýlýn 12 ayý ulaþýma açýktýr. Köylerimizin ayný güzergahlar üzerinde olmasý nedeniyle yollarýnýn yaklaþýk %40?ý asfalt yoldur. 31 Kilometresi Köy Hizmetleri Ýl Müdürlüðünce ve 45 Kilometresi ise Karayollarý Bölge Müdürlüðünce yapýlmýþ olan toplam 76 km. asfalt yolumuz vardýr. Asfalt olan köy yollarýmýzda ufak tefek yamalar mevcut olmasýna raðmen ulaþým rahatlýkla saðlanmaktadýr.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #1 : 26 Nisan 2010, 08:12:48 »
Ýliç



Ýl merkezine 116 km. uzaklýkta, 1397 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yýlý nüfus sayýmý sonuçlarýna göre nüfusu 7.691`dir. Nüfusun 2361`i Ýlçe merkezinde 5330`u köylerde yaþamaktadýr.Ýlçeye 58 köy ve 23 mezra baðlýdýr. Kuruçay adýyla Kemaliye ilçesine baðlý bucak merkezi iken, 1938 yýlýnda demiryolunun Ýliç`ten geçmesi üzerine Kuruçay kaza merkezi Ýliç`e taþýnarak ilçe yapýlmýþtýr. Ýliç`in köylerinde çok sayýda tarihi yapý kalýntýlarý bulunmaktadýr.

Refahiye-Ýliç-Kemaliye hattý ilk çað ulaþým sisteminin bir parçasýdýr. Altýntaþ köyünde Romalýlara ve daha sonraki dönemlere ait çok sayýda kalýntýlar bulunmaktadýr. Demir, barit, krom ve asbest bilenen maden rezervleridir.

Ýlçe ekonomisi tarým ve hayvancýlýða dayanmaktadýr. Ýlçede 75.000 adet koyun ve 10.000 adet kýl keçisi olmak üzere toplam 85.000 adet küçükbaþ hayvan bulunmaktadýr. Koyun sayýsý açýsýndan ülkenin önde gelen ilçelerindendir.

Ýlçedeki hayvan mevcuduna baðlý olarak süt potansiyeli yüksektir. Sütün Erzincan tulum peyniri olarak ünlenen peynir iç piyasada pazarlanmaktadýr. Laktasyon döneminde bir kýl keçisinden 90 kg., bir yerli koyundan 80 kg. süt elde edilmektedir. Küçükbaþ hayvancýlýk yerli ýrklara dayandýðýndan et verimi, süt verimine oranla biraz daha düþüktür. Et verimi koyunlarda karkas aðýrlýðý 26 kg., kuzuda 12 kg. ve kýl keçisinde 25 kg.dýr. Yýlda ortalama 1.260.000 kg. tulum peyniri ve 100.750 kg. salamura peyniri üretilmektedir.

Ýlçenin ilk yerleþim tarihi bilinmemektedir. Ancak, Erzincan`ýn diðer ilçeleriyle ayný tarihi evreleri yaþamýþ olduðu sanýlmaktadýr.

Kuruçay adýyla, Kemaliye ilçesine baðlý bir bucak merkezi iken, 1938 yýlýnda demiryolunun Ýliç`ten geçmesi üzerine, Kuruçay kaza merkezi Ýliç`e taþýnarak ÝÝiç ilçe yapýlmýþtýr.

Ali Cevad, 19. yüzyýl Ýliç þehrine iliþkin þu bilgileri vermektedir:"Erzurum Vilayeti`nin Erzincan Sancaðý`na baðlý ilçe merkezi bir kasabadýr. Topraðý çok verimli olduðu için, her çeþit tarým ürünü yetiþir. Küçük sanayi alanýnda, kaba dokumalar, bürümcük benzeri yünden ince þayaklar dokunur. Ayrýca, kapý perdesi ve döþemesi olarak kullanýlan bir tür keçe de dokunur."

Ýliç`in köylerinde çok sayýda höyük ve tarihi yapý kalýntýlarý bulunmaktadýr. Bunlarýn çoðunda bilimsel kazý ve araþtýrmalar yapýlmamýþtýr. Refahiye-Ýliç-Kemaliye hattý ilk çað ulaþým sisteminin bir parçasýdýr. Altýntaþ köyünde, Romalýlara ve daha sonraki dönemlere ait olan çok sayýda kalýntýlar bulunmaktadýr.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #2 : 26 Nisan 2010, 08:16:01 »
Kemah


1- ÝLÇENÝN GENEL OLARAK TANITILMASI:


a) Tarihi ve Coðrafi Yapýsý :

Eski adý Gamakha olan Kemah; Doðu Anadolu Bölgesinin Yukarý Fýrat Bölümünde kendi adýný taþýyan bir boðazýn güneybatýsýnda  yer alan engebeli bir arazide denizden 1053 metre yükseklikte kurulmuþ olup, 2354 Km2. dir.

Doðal yapýsý gereði savunmaya çok elveriþli olduðundan, eski insanlar tarafýndan ünlü Kemah Kalesi yapýlmýþtýr. Kimler tarafýndan ve hangi tarihte yapýldýðý kesin olarak bilinmemekle beraber, Milattan Önce 205 yýllarýnda Arzak Krallarý tarafýndan yapýldýðý tahmin edilmektedir. Kemah Kalesi Ortaçaðda Sasanilerle Doðu Roma Ýmparatorluðu arasýnda çekime konusu olmuþtur Milattan sonra 638 yýllarýnda Halife Ömer?in Kumandanlarýndan Ýlyas Bin Camn?ýn kuvvetleri daha sonra da Halife Ömer?in ordularý Bizanslýlarý buradan çýkararak geçici olarak kaleye sahip olmuþlardýr. Müslümanlarda bu bölgeden Hazar Türkleri ve Gürcüler tarafýndan çýkarýlmýþtýr. Kemah Kalesi 678-679 yýllarýnda Abbasilerin eline geçmiþtir. Bundan sonra Kemah Abbasilerle Bizanslýlar arasýnda elden ele geçmiþ, 750-751 yýllarýnda Bizanslýlarýn hakimiyetine girmiþtir. 1071 Malazgirt Savaþýndan sonra Anadolu kapýlarý Türklere açýlýnca Alparslan?ýn Kumandanlarýndan Mengücek tarafýndan Kemah Türklerin eline geçmiþtir. Burada Mengücek Beyliði kalmýþtýr. Ýkiyüz yýl ömürlü olan Mengücek Beyliði 1228 yýlýnda Kemah?ý Selçuklu Sultaný Alaaddin Keykubat?a býrakmak zorunda kalmýþtýr. 1230 yýlýnda Ýlhanlýlar Kemah?ý Selçuklulardan alarak 14. yüzyýla kadar Kemah?a hakim olmuþlardýr. 14. yüzyýlýn ilk yarýsýnda Ýlhanlýlar?ýn zayýf düþmesinden Osmanlý egemenliðinin 16. yüzyýlýn baþlarýnda kesin olarak yerleþmesine kadar Kemah sýk sýk el deðiþtirmiþtir. 14. yüzyýl sonlarýnda Osmanlý Devleti doðuya doðru geniþlemeye baþlayýnca Kemah Burak Oðullarýndan Mutahharten?in elinde bulunuyordu. 1401 yýlýnda sýnýrlarýný geniþleten Yýldýrým Beyazit Mutahharten?in Timurdan ayrýlarak kendisine baðlanmasýný istemiþ, fakat bu teklif kabul edilmemiþtir.Daha sonra Yýldýrým Beyazit Erzincan Beyliðini almýþ, Mutahharten de teslim olmuþtur. Fakat Beylik doðrudan doðruya Osmanlý ülkesine katýlmayarak Osmanlý egemenliðini kabul eden Mutahharten Bey yerinde býrakýlmýþ, fakat askeri önemi büyük olan Kemah Kalesi Yýldýrým Beyazýt tarafýndan alýnmýþtýr. Timur Yýldýrým Beyazýt üzerine sefere giderken Kemah Kalesini alarak Erzincan Beyine vermiþtir. Timur?un Orta Asya Seferinden sonra Kemah Akkoyunlularýn eline geçmiþtir. 1473 yýlýnda Otlukbeli Savaþýnda Uzun Hasan?ýn Yavuz Sultan Selim?e yenilmesi üzerine Kemah Kalesi bir müddet yerli elebaþlarýn elinde kalmýþtýr. 16. Yüzyýlýn ilk yarýsýnda Safavilerin eline geçmiþtir.19 Mayýs 1515 Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim?in Kemah Kalesini fethetmesiyle Kemah Osmanlý Topraklarýna katýlmýþtýr. bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çýkmamýþtýr.

Ünlü Türk Gezgini Evliya Çelebi 17. yüzyýlda yazdýðý Seyahatnamesinde Kemah Kalesine önemli bir yer vermiþ ve kalenin saðlamlýðýný dile getirmiþtir.

Birinci Dünya Savaþýnda Ruslar Kemah Boðazýna kadar gelmiþlerse de bu boðazý geçemeyerek Erzincan?a çekilmek zorunda kalmýþlardýr. Böylece Kemah Birinci Dünya Savaþýnda Ruslara karþý savunma hattý olmuþtur.

Kemah?ýn Kuzeyinde Refahiye, Güneyinde Ovacýk, Batýsýnda Ýliç Ýlçeleri, Doðusunda ise Erzincan Ýli ile çevrilidir. Ýlçenin güneyinde çok sarp ve yalçýn kayalardan meydana gelen Munzur Daðlarý uzanýr. Kuzeybatýsýnda Karadað, Çölen Daðý ve Vank Daðlarý vardýr. Kemah?da coðrafi yapýnýn en belirgin özelliði arazinin engebeli olmasýdýr. Geniþ ve düz arazi yok denecek kadar azdýr. Ýlçenin en önemli akarsuyu Fýrat nehrinin bir kolu olan ve Ýlçe Merkezinden geçen Karasudur. Bundan baþka Karasu?ya karýþan bir çok çay varsa da bunlarýn büyük bir kýsmýnýn Eylül ayýndan sonra sularý kesilmektedir.

Kemah Ýlçesinde Kara iklimi hakim sürmektedir. Yazlarý kurak ve sýcak, kýþlarý ise soðuk ve yaðýþlýdýr. Yýllýk ortalama yaðýþ miktarý 11,6 cm. , yýllýk ortalama sýcaklýk ise 12,3 derecedir. Ýlçenin tabii bitki örtüsü steptir. Ýlkbaharda yeþerip yazýn sýcaklarýn etkisiyle kuruyan otsu bitkilerdir. Çevredeki daðlar genellikle çýplak ve aðaçsýzdýr, yer yer meþelikler mevcut olup, Ýlçenin Refahiye sýnýrý yakýnýnda bir miktar orman vardýr. Çay kenarlarýnda yer yer kavak ve söðüt aðaçlarý vardýr.

b) Ýdari Durumu:

Ýlçe Merkezi Karasu ýrmaðý kenarýnda kurulmuþ olup, etrafý daðlarla çevrilidir. Merkeze baðlý 10 mahalle vardýr. Mahalleler daðýnýk bir alana yerleþmiþlerdir. Ýlçe Köyleri ise Ýlçeden geçen Karasu ýrmaðý etrafýnda ve Munzur daðlarý eteðinde daðýnýk bir þekilde bulunmaktadýr. Ýlçenin Merkez Bucaðý dahil 5 Bucaðý vardýr. Merkeze baðlý 18 köy, Alpköy Bucaðýna baðlý 21 köy, Doðanbeyli Bucaðýna baðlý 16 köy, Bozoðlak Bucaðýna baðlý 9 köy ve Oðuz Bucaðýna baðlý 8 köy olup, toplam 73 köyü vardýr.

Ýlçeye en uzak köy 58 Km. mesafededir. Köyler ortalama 25 haneli ve 88 nüfusludur. Nüfusu 500? ün üzerinde sadece Mermerli Köyü bulunmaktadýr.

Ýlçenin Merkeze baðlý 2, Doðanbeyli Bucaðýna baðlý 4, Bozoðlak Bucaðýna baðlý 8, Alp Bucaðýna baðlý 7, Oðuz Bucaðýna baðlý 3 mezra olmak üzere toplam 24 mezrasý olup, Ýlçemiz içerisinde oba yoktur. Mezralarýn genelinde ikamet eden yoktur.

c) Sosyal Durumu:

Ýlçenin evleri genel olarak ahþap olup, halen üzeri toprak olan binalar mevcuttur. Son 15-20 yýldan beri  betonarme evlerin yapýlmasýna baþlanýlmýþtýr. Aydýnlýk odalarý ve geniþ holleri bulunan evlerin çoðu bahçeli olup, soba ile ýsýtýlmaktadýr. Kamu lojmanlarý dýþýnda kaloriferli bina yoktur.

Ýlçede Sosyal yaþantý kýsýtlý olup, halkýn ihtiyacýný karþýlayacak Sinema, Tiyatro, ve benzeri yerler yoktur. 1997 yýlýnda çok amaçlý bir Spor Salonu Cevdet Kolak Vakfý tarafýndan yaptýrýlmýþtýr. Halk  yazýn soðuk sular gibi Ýlçe Merkezine yakýn piknik yerlerinde eðlenmekte, kýþýn ise keklik, tavþan ve balýk avcýlýðý yaparak boþ zamanlarýný deðerlendirmektedir.

            Ýlçede açýk ve gizli iþsizlik hissedilir derecede görülmektedir. Köylerde halk tarým ve hayvancýlýkla uðraþmaktadýr. Tarým arazisinin kýtlýðý ve iþ sahasýnýn olmayýþý Ýlçe halkýný göçe zorlayan en önemli etkendir.

            Ýlçemizde bir Et Kombinasý ve bir Süt Fabrikasýnýn yapýlmasýna Devletçe karar verilmiþ, her iki inþaatýnda bir kýsmý tamamlanmýþ, sonradan inþaatlar durdurulmuþtur. Yarým kalan bu binalardan Et Kombinasý Kemah Gýda Tarým Sanayi ve Ticaret A.Þ. ne devredilmiþtir. Þirket tarafýndan binalarýn birisinde Yem Fabrikasý faaliyete geçirilmiþ  ise de þu anda faaliyetine ara vermiþtir. Yem fabrikasý günlük 480 ton kapasiteli olmasýna raðmen, pazarlama ve sermaye yetersizliði nedeni ile 1992 yýlýnda yýllýk 1600 ton civarýnda üretim yapabilmiþ, daha sonraki yýllarda üretim kademeli olarak azalmýþ ve þu anda üretim tamamen durmuþtur. Diðer soðuk hava deposu ve buna benzer binalar henüz tamamlanarak faaliyete geçirilmemiþ ve boþ durmaktadýr.

            Soðuk hava deposunun faaliyete geçirilmesiyle Ýlçedeki gerek hayvancýlýktan elde edilen ürünler ( Peynir, Yað vs.) gerekse mevcut meyvecilikten elde edilen ürünler depolanarak daha iyi fiyatlarla deðerlendirilmesi mümkün olacaktýr. Bununda Ýlçe ekonomisine katkýda bulunacaðý, dolayýsýyla mevcut nüfusun korunmasýnda faydalý olacaktýr.

            Süt Fabrikasý ise Milli Eðitim Bakanlýðýna devredilmiþ, Bakanlýkça Yatýlý Ýmam Hatip Lisesi olarak yapýmýna baþlanmýþ ve inþaat tamamlanarak eðitim öðretime baþlamýþ, ancak 2000-2001 eðitim öðretim yýlýnda fiilen kapanmýþtýr. Fakülte veya Meslek Yüksek Okuluna dönüþtürülmesi halinde, mevcut binalarýn deðerlendirilmiþ olacaðý gibi Ýlçeye sosyal, kültürel ve ekonomik yönden katkýda da bulunacaðý düþünülen okul 2003-2004 Eðitim Öðretim yýlýnda depreme dayanýklý olmadýðý tespit edilen Yatýlý Ýlköðretim Bölge Okuluna geçici olarak tahsis edilmiþtir.

            d) Eðitim ve Kültür Durumu:

            Çok eski bir ilçe olan Kemah?ta okuma yazma oraný erkeklerde % 98 kadýnlarda ise % 94 dür.

            Ýlçe Merkezinde Ýlkokul ilk defa 1923 -1924 öðretim yýlýnda, köylerde ise  1924 - 1925 Eðitim Öðretim yýlýnda baþlanýlmýþtýr.

            Bugün merkezde 1, Köylerde ise 10 olmak üzere toplam 11  Ýlköðretim okulu olup, Köylerde 268, Merkezde 341 öðrencinin eðitim ve öðretim yaptýðý bu okullarda toplam 41 öðretmen görev yapmaktadýr.

            Ýlçe merkezinde 1985 yýlý içerisinde Halk Kütüphanesi açýlmýþtýr.

            Okulu olmayan ve öðrenci azlýðý nedeniyle okulu kapanan köy ve mezralarýn öðrencileri eðitim ve öðretimden yoksun býrakýlmamýþ, Ýlçe merkezinde bulunan Yatýlý Ýlköðretim Bölge Okulunda okumalarý temin edilmiþtir. Bu okula devam eden yatýlý  öðrencilerin tüm giderleri devlet tarafýndan karþýlanmaktadýr. 520 Öðrenci kapasitesi olan Yatýlý Ýlköðretim Bölge Okulunda 182 öðrenci eðitim ve öðretim yapmaktadýr. Okulda 3 idareci, 17 öðretmen, 10 hizmetli görev yapmaktadýr.

            Kemah Ýlçesi Merkezinde 1 orta dereceli okul vardýr. Ýlçede ilk defa 1949 - 1950 öðretim yýlýnda ortaokul açýlmýþ, 1976 - 1977 öðretim yýlýnda lisenin de eklenmesiyle bu iki okul Kemah Lisesi adý altýnda tek bir okul haline getirilmiþtir. 2 Ýdareci ve 8 Öðretmenin görev yaptýðý bu okulda, 125 lise öðrencisi eðitim ve öðretime devam etmektedir. Vakýflar Genel Müdürlüðü tarafýndan devredilen 50 öðrenci kapasiteli yurtta 48 öðrenci parasýz yatýlý olarak eðitim öðretim görmektedir. Ýmam Hatip Lisesi 1977 - 1978 öðretim yýlýnda açýlmýþtýr. 250 yatýlý kapasitesi bulunan okula 1995-1996 öðretim yýlý için yatýlý öðrenci alýmýna baþlanýlmýþ ise de, öðrenci azlýðý nedeniyle 2000-2001 eðitim öðretim yýlý baþlangýcýnda Valilikçe kapatýlmýþ, ancak Bakanlýkça resmen kapatýlmamýþtýr. Boþ bulunan bu okul Yatýlý Ýlköðretim Bölge Okulunun lojman ve yatakhanelerinin depreme dayanýklý olmadýðýnýn tespit edilmesi üzerine geçici olarak Yatýlý Ýlköðretim Bölge Okuluna tahsis edilmiþtir.

            Ýlk defa 1974 yýlýnda Halk Eðitim Merkez Müdürlüðünün açýlmasý ile halk eðitim çalýþmalarýna baþlanmýþtýr. 2004-2005 öðretim yýlýnda Ýlçe Merkezinde 1 Arýcýlýk, 2 Silaj yapýmý ve gübreleme, 1 Saðlýk Bilgisi,1 Kurban Kesimi ElemanýYetiþtirme,  köylerde ise 2 Arýcýlýk, 2 Okuma Yazma, kurslarý açýlmýþ ve 214 kiþiye belge verilmiþtir. Halen Temel Giyim, Bilgisayar, Makine Nakýþý ve Yöresel Halk Oyunlarý kurslarý  devam etmektedir.

            Ýlçede basýmevi, sinema ve tiyatro olmayýp, 2 kitap, gazete ve mecmua satýcýsý vardýr. Gazete ve mecmualar Pazar günleri dýþýnda Ýlçeye günlük gelmektedir.

            Cevdet Kolak Vakfý tarafýndan 1997 yýlýnda yaptýrýlan çok amaçlý  Kapalý Spor Salonu  hizmete girmiþtir. Nizami ölçülerde futbol sahasý yapýlmýþ ise de standartlara uygun hale getirilememiþtir. Lise ve Bölge Okuluna ait voleybol sahalarý bulunmaktadýr.

            Kemah?ta belli baþlý olarak Erzincan?dan - Kemah?tan, Sivingin Ucu, Büyük Cevizin Dibi adlý oyunlar Davul-Zurna eþliðinde 5-6 kiþiyle halay þeklinde oynanýr. Folkloru geliþtirmek amacýyla Halk Eðitim Merkez Müdürlüðünce çalýþmalar yapýlmýþtýr.

            e) Ekonomik Durum:

            Ýlçemiz ekonomisi genelde tarým ve hayvancýlýða dayanmaktadýr. Eski zamanlardan yakýn zamana kadar yörenin koþullarýna uygun olarak Demircilik, Marangozculuk, Yemenicilik, (Küçük Ayakkabýcýlýk) , Dokuma Tezgahçýlýðý, Terzilik, Bakýrcýlýk, Kalaycýlýk, Ýnþaatçýlýk, Sobacýlýk, Deðirmencilik (Su Deðirmenciliði), El Dokumacýlýðý, Fýrýncýlýk, Semercilik, Tenekecilik gibi küçük el sanatlarý Ýlçe ekonomisine hakim olmuþ ise de bu el sanatlarý tamamen kaybolmuþtur.

            Ýlçemizde marangoz ve demirci atölyesi gibi küçük çaplý bir kaç iþletme bulunmakta ise de belli baþlý sanayi olarak Kemah Gýda Tarým ve Sanayi A.Þ. ne ait yem fabrikasý dýþýnda sanayi kollarý bulunmamaktadýr.

            Ýlçenin doðal yapýsý gereði tarýma elveriþli arazi miktarý çok azdýr. Ýlçenin 78841 hektarý çayýr ve mera, 5110 hektarý ormanlýk ve koruluk, 126925 hektarý daðlýk ve taþlýk olup, 24524 hektarý ise tarým arazisini, teþkil etmektedir. Tarým arazinin Ýlçenin  yüzölçümüne oraný % 10.4 dür. Ýlçede ekilebilir arazinin 13807 hektarý ekilmemektedir. Tarla ziraatýnýn temelini hububat ziraatý teþkil etmektedir. Ekilebilir alanlarýn % 23 ü buðday, % 9.94 ü arpa, % 10.94?ü yem bitkileri, % 2?si sebze, % 8.12?si bað bahçe ve % 46?sý nadasa býrakýlmaktadýr. Tarýma elveriþli arazinin 14500 hektarý Sulanabilir arazi olup,5717 hektarý sulanmaktadýr. Geriye kalan 10024 hektarý ise kuru tarým arazisidir.

 Kullanýlan arazilerin miras yoluyla bölünerek küçük parçalar haline gelmesi,  Tarým girdilerinin yüksek oluþu, modern tarým alet ve makinelerinin çiftçinin elinde olmamasý, yeterince sertifikalý tohum kullanýlmamasý nedeniyle tarýmda istenilen verim alýnamamaktadýr. Bu sebeple Kaymakamlýðýmýzca biri hububat, diðeri mýsýr ekiminde kullanýlmak üzere iki adet mibzer, biri ot diðeri mýsýr olmak üzere iki adet silaj makinesi, 400 litrelik pülverizatör ve silaj yapýmýnda kullanýlmak üzere  bir adet römork alýnarak, çiftçilerimizin kullanýmýna sunulmuþtur. Ýlçede 1984 yýlýndan bu yana Boðaziçi Köyünde, 1993 yýlýndan bu yana da Koçkar Köyünde örtü altý sebzeciliði çalýþmalarýna baþlanýlmýþ olup, 1997 yýlýnda Koçkar ve Boðaziçi Köylerine teþvik amacýyla seracýlýk malzemeleri verilmiþ, 1999 Yýlýnda 18, 2000 yýlýnda ise 15 damla sulamalý seracýlýk projesi hazýrlanmýþ ve çiftçi ailelerine borçlandýrma usulü ile verilmiþtir. Ýlçede seracýlýðýn baþarýlý olmasý üzerine  yeni proje hazýrlanarak teklifte bulunulmuþ ve 2003 yýlýnda 10 adet sera daha çiftçilerimize kazandýrýlmýþtýr.

            Ýlçede; 470 kültür, 2050 melez, ve 580 yerli olmak üzere 3100 Büyükbaþ, 36110 koyun ve 4280 keçi olmak üzere toplam 40390 Küçükbaþ hayvan mevcuttur. Ýnsan gücüne dayalý bir iþ kolu olduðundan, genç nüfusun göç etmesinden dolayý bu sektör yeterince geliþememektedir. Þu anda 3 köyümüze 3 adet boða verilerek sýðýr ýslah çalýþmasý yapýlmasýna devam edilmekte olup, ayrýca 1998 yýlýnda suni tohumlama çalýþmalarý da baþlamýþtýr. Köy hayvancýlýðýný geliþtirme projesi sayesinde hayvancýlýk geliþme gösterecektir. Ayrýca 1999 ve 2000 yýllarýnda hayvancýlýðý teþvik amacýyla hazýrlanan süt inekçiliði projesi kapsamýnda 67 aileye damýzlýk düve verilmiþtir. Son yýllarda Terör nedeniyle yaylalara çýkýlamadýðýndan hayvancýlýðýn azalmasýyla köylerde arýcýlýk da bir artýþ olmuþtur. 1997 ve 1999 yýlýnda yapýlan teþviklerle bugün 13710 adet arýlý kovana ulaþýlmýþtýr. Teknik açýdan verilen kurslarla arýcýlar bilinçlendirilmekte olup, 72 çiftçimize bal üretim ruhsatý verilmiþtir. Ana arý desteðiyle çiftçilerimizin ana arý ihtiyaç giderlerinin %80?lik kýsmý telafi edilmiþtir.

            Ýlçemizde Esnaf Kefalet Kooperatifi, Esnaf  Sitesi Yapý Kooperatifi ve  Tarým Kredi Kooperatifleri mevcut olup, Hakbilir, Doðanbeyli ve Çalgý köyü kooperatiflerine ilaveten Alp-Doðan-Maksutuþaðý, Koçkar, Muratboynu Merkez ve Tan köyü kooperatifleri faaliyete baþlamýþtýr. 2004 yýlýnda Alp-Doðan-Maksutuþaðý S.S Tarýmsal Kalkýnma Kooperatifinin 50x200 damýzlýk inek projesi onaylanmýþ ve inekler alýnmýþtýr.

            Ýlçemizde 1 T.C. Ziraat Bankasý  bulunmaktadýr. Türkiye Halk Bankasý ise 2002 yýlý içerisinde kapanmýþtýr. Ýlçede fuar,sergi ve panayýr açýlmamaktadýr. Ancak Haziran ayý içerisinde Kemah Sultan Melik Tarih,Kültür ve Spor Þenlikleri düzenlenmektedir.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #3 : 26 Nisan 2010, 08:21:55 »
Kemaliye


ÝLÇENÝN GENEL OLARAK TANITILMASI:


Tarihi ve Coðrafi Yapýsý :

Ýl merkezine 194 km. 1168 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yýlý nüfus sayýmý sonuçlarýna göre nüfusu 7.736`dýr. Nüfusun 2243`ü Ýlçe merkezinde 5493`ü köylerde yaþamaktadýr. Ýlçeye 62 köy ve 25 mezra baðlýdýr. Keban baraj gölü kýyýsýnda güzel bir vadi içerisinde kurulmuþ ilçenin geçmiþte Eðin olarak bilinen adý Atatürk`ün adýndan esinlenerek Kemaliye olarak deðiþtirilmiþtir. Ýlçe merkezi ve baðlý yerleþim yerleri geleneksel yöre mimarisini ve dokusunu büyük ölçüde korumaktadýr. Doðal güzellikleri ve zengin folklor ve el dokuma halýcýlýðý ile ünlü olan ilçede halý festivali düzenlenmektedir. Özgün mimari özellikteki Kemaliye evleri, karanlýk kanyonlarý, taþyolu projesi, akarsularý, Keban barajý gölü ve doðal güzellikleriyle Kemaliye turizm alanýnda önemli potansiyele sahiptir.

Taþyolu projesi fikri Osmanlý dönemine kadar uzanmaktadýr. Yolun ilk açýlma çalýþmalarý 1949 yýlýnda kazma ve kürek gibi ilkel araçlarla baþlatýlmýþ, ancak baþarýlý olunamamýþtýr. Her Kemaliye`linin özlemi olan projenin yapýmýna devlet ve vatandaþ iþbirliði ile 1993 yýlýnda yeniden baþlanmýþtýr. Proje ile Kemaliye ilçesinin Fýrat vadisini izleyerek en kýsa yoldan Ankara ve Ýstanbul`a ulaþýmýnýn saðlanmasý amaçlanmýþ ve yol 220 km. kýsalmýþtýr. Ayrýca 7 köyün ilçe merkezi ile ulaþýmý saðlanmýþtýr. Taþyolu projesi tamamlanarak Karanlýk Kanyon ile Divriði-Kemaliye ve Harput güzergahý turizme açýlmýþtýr.

Kemaliye`nin dünyaca ünlü Eðin halýcýlýðýnýn yeniden geliþtirilmesi amacýyla Hacý Ali Akýn Meslek Yüksek Okulunda halýcýlýk bölümü açýlmýþtýr. Kemaliye Köylere Hizmet Götürme Birliði, Hacý Ali Akýn Meslek Yüksek Okulu ve Ýlçe Halk Eðitim Merkezinin iþbirliði ile halýcýlýðýn geliþtirilmesi ve turizmin hizmetine sunulmasý amaçlanmýþtýr.

Kemaliye evleri dünya kültür mirasý listesine alýnmýþtýr. ÇEKÜL Vakfýnýn ilçede bölgeye hizmet vermek üzere bürosu açýlmýþtýr. Kemaliye evlerinin özgün mimarisi korunarak turizmin hizmetine açýlmasý çalýþmalarý devlet-vatandaþ iþbirliði ile devam etmektedir.

Kemaliye`ye 40 km. uzaklýkta olan Ocak köyü konuk evleri, hamamlarý, camileri, kütüphane ve okul gibi sosyal tesislerinin yaný sýra helikopter pisti, düzenli yapýlaþmasý ve bakýmlý asfalt yollarý ile görülmeye deðer bir Anadolu köyüdür. Ocak köyünde bulunan Hýzýr Abdal Türbesi Selçuklu ve Osmanlý mimari özelliklerini yansýtmakta, kim tarafýndan hangi tarihte yapýldýðý bilinmemektedir. Yaklaþýk 700 yýl önce Hýdýr Abdal`ýn burada kurduðu tekkesinden Türk gücünün çevreye yayýlmasýnda etkili hizmetleri olmuþtur.

Kemaliye ilçesinin diðer tarihi yerleri; Endiçi Kalesi, Roma Mezarlýðý, Pigan Kalýntýlarý, Hasgel Kalýntýlarý, Arsanias Kalýntýlarý, Topkapý Kalesi, Orta Cami, Kadýgölü ve Ala Maðarasý`dýr.

Ýlçenin arazisi tarýma elveriþli deðildir. Küçükbaþ hayvancýlýkta kýl keçisi beslenmekte ve arýcýlýk yapýlmaktadýr. Ýlçenin kalkýnmasý turizm sektöründeki geliþmelerle mümkün olacaktýr.

Ýlçenin hangi dönemde kurulduðu bilinmemektedir. Kemaliye yöresi, MS 4. yüzyýldan itibaren Bizans Ýmparatorluðu`nun topraklan içinde kalmýþ, 7. yüzyýlda Müslüman Araplar`ýn akýnlarýna uðramýþtýr. Türkler`in Anadolu`ya geliþleri ile Anadolu Selçuklularý`nýn, Ýlhanlý Devleti`nin ve Akkoyunlularýn egemenliði altýna girdi. Çelebi Mehmed döneminde Osmanlý Devleti`ne baðlandý. Uzun süre Diyarbekir Eyaleti`nin Arapkir Livasý`na baðlý bir kaza merkezi olarak yönetildi. 19. yüzyýlda Mamuret ül-Aziz (Elaziz) Vilayeti`nin Harput Merkez Sancaðý`na baðlý bir ilçedir. 1926`da Malatya`ya baðlý bir ilçe iken, 1938 yýlýnda Erzincan iline baðlanmýþtýr. Geçmiþte Eðin olarak bilinen ilçenin adý, Mustafa Kemal`in adýndan esinlenerek Kemaliye`ye çevrilmiþtir.

Ýlçe merkezi ve baðlý diðer yerleþimleri geleneksel yöre mimarisini ve dokusunu büyük ölçüde korumaktadýr. Yakýn çevresindeki doðal güzellikleri ve zengin folkloruyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.

Halýcýlýðý ile ünlü olan ilçede, her yýl halý festivali düzenlenmektedir.

        Tarihi Yerler

Endiçi Kalesi


Aþutka köyü arazisindedir. Ýlk çaðdan günümüze ulaþan yerleþim alanýdýr.

Roma Mezarlýðý


Ýlçenin güneyinde, Fýrat nehrinin içindeki taþlar üzerindedir

Pigan Kalýntýlarý

Ýlçenin kuzeybatýsýndadýr. Roma, Bizans, Selçuklu dönemlerine ait kalýntýlar vardýr.

Hasgel Kalýntýlarý


Ýlçenin doðu kesiminde, Roma döneminden günümüze ulaþan kalýntýlardýr.

Arsanias Kalýntýlarý

Kale, toplantý salonu ve kilise önemli yapýlardýr. Çoðu yýkýk durumdadýr. Kalýntýlar Roma dönemine kadar uzanmaktadýr.

Topkapý Kalesi

Dutluca köyü yakýnýndadýr. Son cemaat yeri sonradan eklenmiþtir. Minaresi Selçuklu özelliði gösterir. Mescit bölümü orijinal özelliðini korumuþtur.

Orta Camii

Kadýgölü`nün kýyýsýnda bulunan Orta Camii`nin, 17. ve 18. yüzyýla ait olduðu sanýlmaktadýr. Dört ana ayak üzerine oturan kubbe, caminin tüm tabanýna hakimdir.

Ayrýca ilçede; 1596 yýlýnda Melik Ahmet Paþa tarafýndan yaptýrýlan Kýþlacýk Köyü Camii, 1305 tarihinde yaptýrýlan ve halen kullanýlan Salihli Köyü Camii, 1641 yýlýnda ilçe merkezinde yapýlmýþ Taþdibi Camii, 1858 tarihinde Padiþah Abdülmecid tarafýndan yaptýrýlan Yeþilyamaç Köyü Camii ve Baþpýnar Köyü Camii vardýr.

Kadýgölü

Çeþitli efsanelere konu olan bir su kaynaðýdýr.

Ala Maðarasý

Ýlçenin kuzeydoðusunda bulunan Ala Maðarasýnýn içinde dehliz ve kanallar bulunmaktadýr. Giriþinde sýzýntý olarak akan suyun, ala ve sedef hastalýklarýna iyi geldiði bilinmektedir.

Ocak Köyü (Hýdýr Sultan Abdal Ocaðý)

Çok eski yüzyýllarda, "Þeyhler" olarak bilinen köyün, günümüzdeki adý Ocak`týr. Ancak, köyün kurucusunun maneviyat dünyasýna candan baðlý olanlar, bu isim yerine çoðunlukla Hýdýr Abdal Sultan Ocaðý ismini kullanýrlar. Köy, ilçe merkezi Kemaliye`ye 40 km uzaklýktadýr.

Konuk evleri, hamamlarý, camileri, kütüphanesi ve okulu gibi sosyal tesislerinin yanýsýra müzesi, helikopter pisti, çeþmeleri, düzenli ve bakýmlý yollan ile örnek ve görülmeye deðer bir Anadolu köyüdür.

Hýdýr Abdal Türbesi

Türbe, Selçuklu ve Osmanlý mimarisinin özelliklerinde yapýlmýþtýr. Yapýya tümüyle taþ iþçiliði hakimdir. Yapýlýþ tarihi ve kim tarafýndan yapýldýðý bilinmemektedir. Varlýðý dönemin padiþah fermanlarýyla tescil edilen, daha sonra 1925 yýlýnda yürürlüðe konan bir yasa uyarýnca kapatýlan ve 24 yýl sonra yeniden açýlan Hýdýr Abdal Sultan Türbesi tarihe ýþýk tutan anýt bir eser olarak halkýmýzýn ziyaretine açýktýr.

Anadolu insanýnýn "ermiþ", "veli", "evliya" olarak nitelendirdiði kiþilerden biri olan Hýdýr Abdal, Hacý Bektaþ Veli tarafýndan "Düþkünocaðý" göreviyle onurlandýrýlmýþ ve onun manevi dünyasýndan feyz almýþtýr. Yaklaþýk 700 yýl önce burada kurduðu tekkesinden, Türk gücünün çevreye yayýlmasýnda etkili hizmetleri olmuþtur.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #4 : 26 Nisan 2010, 08:24:36 »
Otlukbeli


Ýl merkezine 142 km. uzaklýkta, 254 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yýlý nüfus sayýmý sonuçlarýna göre nüfusu 4.651`dir. Nüfusun 3479`u Ýlçe merkezinde 1172`si köylerde yaþamaktadýr.Ýlçeye 10 köy ve 2 mezra baðlýdýr. Ýlçe Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu hükümdarý Uzun Hasan arasýnda 1473`te yapýlan Otlukbeli savaþýndan ismini almaktadýr. Çayýrlý ilçesine baðlý belde iken 9 Mayýs 1990 tarihinde ilçe olmuþtur. Ýlçede tarýmýn yanýnda hayvancýlýk önem taþýmakta, zengin manganez rezervleri bulunmaktadýr. Nüfusun %80`i hayvancýlýkla uðraþmaktadýr.

Otlukbeli gölü oluþumu ve özellikleri itibariyle doðal anýt olarak nitelendirilmektedir. Ýlçede geniþ meralarýn olmasý nedeniyle küçükbaþ hayvancýlýðýn yaygýnlaþtýrýlmasý ve ýrkýnýn ýslah edilmesi ile arýcýlýðýn geliþtirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

Daha önceleri Karakulak olarak bilinen, 1473`te Fatih Sultan Mehmed ile Akkoyunlu Hükümdarý Uzun Hasan arasýndaki Otlukbeli Savaþý burada olmuþtur. Otlukbeli, 1800`lü yýllarda bucak haline getirilerek, idari yönden Tercan ilçesine baðlý iken, 1954 yýlýnda Çayýrlý ilçesine baðlanmýþtýr. 7 Haziran 1971 yýlýnda Belediye teþkilatý kurulan Karakulak beldesinin ismi 10 Nisan 1973 günü Otlukbeli olarak deðiþtirilmiþtir. Otlukbeli beldesi 9 Mayýs 1990 tarihinde ilçe olmuþtur.

Ekonomik bakýmdan her türlü tarým ürünlerinin yetiþtirildiði ve hayvancýlýðýn büyük önem taþýdýðý ilçede, ayrýca zengin manganez madeni rezervleri bulunmakta ve halen özel sektör tarafýndan iþletilmektedir. Nüfusunun %80`i hayvancýlýk ile uðraþmaktadýr.

Ýlçe merkezinin 6 km kuzeybatýsýnda bulunan göl, traverten seddi (Maden sularýnýn oluþturduðu traverten seddi) gölü olup, oluþumu günümüzde de devam etmektedir. Yüzölçümü 6500 m2 olan gölün derinliði 15-18 m civarýndadýr.

Otlukbeli gölünün en önemli özelliði, çanaðýnýn ve oluþumunun göl türleri içerisinde günümüze kadar bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluþudur. Göl, bu özelliðinden dolayý, doðal anýt olarak nitelendirilmektedir

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #5 : 26 Nisan 2010, 08:28:47 »
Refahiye


Ýl merkezine 71 km. uzaklýkta, 1744 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yýlý nüfus sayýmý sonuçlarýna göre nüfusu 15.987`dir. Nüfusun 6034`ü Ýlçe merkezinde 9954`ü köylerde yaþamaktadýr.Ýlçeye 121 köy ve 73 mezra baðlýdýr. Eski adý Gercanis olan ilçenin tarihine iliþkin ayrýntýlý bilgi bulunmamaktadýr. Erzincan Mutasarrýfý Þefik Paþa tarafýndan bolluk anlamýna gelen Refahiye adý verilmiþtir. Ýlçenin 10 km. batýsýnda Soðuk göze ve Karaçam mevkileri arasýnda 2000 m. rakýmlý Dumanlý Yaylalarý; soðuk su kaynaklarý, göleti, piknik alanlarý ve kayak imkanlarý ile yaz ve kýþ turizmi açýsýndan geliþmeye elveriþli bir ortam oluþturmaktadýr. Her yýl Aðustos ayýnda bal festivali düzenlenmekte olup, yýlda yaklaþýk 350 ton bal üretimi gerçekleþtirilmektedir. Önemli tarým ürünleri çavdar, bakliyat, ceviz, kavun ve karpuzdur. Ýlçenin en önemli potansiyeli orman alanlarý olup, toplam ormanlýk alan 59.712 ha`dýr. Toplam il ormanlýk alanlarýnýn %57`sini oluþturmaktadýr. Ormanlýk alanlar içerisinde sarýçam üretim ormaný 38.938 ha., muhafaza ormaný ise 20.780 ha. dýr. Orman sahalarýnda kuþburnu, kekik gibi ekonomik deðeri olan otsu bitkiler ile orman içi su ürünleri alabalýk tesisleri bulunmaktadýr. Ýlçede 5 milyon adet/yýl kapasiteli Vali Metin Ýlyas Aksoy Orman Fidanlýðý bulunmakta olup, ihtiyaca göre yýllýk 1 milyon adet fidan üretimi gerçekleþtirilmektedir.

Ýlçede 4448 ha. alanda yapýlan aðaçlandýrma çalýþmalarý baþarýlý olmuþ, 88 ha. alanda yapýlan aðaçlandýrma ise baþarýsýz olmuþtur. Yýllýk aðaçlandýrma potansiyeli 450 ha.dýr. Ýlçedeki ormanlýk alanlarla kaplý Dumanlý Daðlarýnda ve Kutlu Tepe Daðlarýnda günü birlik piknik, yürüyüþ, kampçýlýk, yayla turizmi ve kýþ sporlarý yapma imkanlarý bulunmaktadýr.

Erzincan il merkezi ile Refahiye ilçesi arasýnda E-80 karayolu üzerinde 45 km.de Sakaltutan mevkiinde Yýldýrým Akbulut Kayak Tesisleri bulunmaktadýr. Kayak tesislerinde her türlü kýþ sporlarý yapma, otelinde konaklama imkanlarý mevcuttur. Ýlçe de orman sektörüne baðlý yayla turizmi, alabalýk üretimi, ekonomik deðeri olan otsu bitkilerin üretimi, avcýlýk, balýkçýlýk yapýlmaktadýr.

Eski adý Gercanis olan Refahiye`nin tarihine iliþkin ayrýntýlý bilgi bulunmamaktadýr. Erzincan yöresi ile ayný yönetimler altýnda yaþadýðý sanýlmaktadýr. Ýlçeye, Erzincan Mutasarrýfý Þefik Paþa tarafýndan, bolluk anlamýna gelen Refahiye adý verilmiþtir.

Ýlçe, batýsýndaki çam ormanlarý ve merkezden 10 km mesafede Soðukgöze ve Karaçam mevkileri arasýnda yer alan, yüksekliði 2000 m olan Dumanlý yaylalarý, soðuk su kaynaklarý, gölekti, piknik alanlarý ve kayak imkanlarý ile yaz ve kýþ turizmi açýsýndan önem taþýmaktadýr. Her yýl Aðustos ayýnda bal festivali düzenlenmektedir.

Ekonomisi toprak ve tarým ürünlerine dayanmaktadýr. Çavdar, bakliyat, ceviz, kavun ve karpuz bolca yetiþtirilir.

TARÝHÝ YERLER

Kutlutepe Kalýntýlarý

Cengerli köyü çevresinde bulunmaktadýr. Roma ve Bizans dönemlerine ait kalýntýlar vardýr. Çevrede bulunan önemli yerleþim alanýdýr. Tarihte Kemah-Baþguvar Dariza üçgeninde, Malatya`ya uzanan yolun kilit noktasý özelliðini taþýmaktaydý.

Kadýköy Kilisesi

Kadýköy kilisesi, günümüze kadar saðlam olarak gelmiþtir. Kesme taþtan yapýlan kilisenin, giriþ kapýsý bezemeleriyle dikkat çeker. Kapýdaki atký taþý üzerinde kabartma olarak iþlenmiþ haç motifi bulunmaktadýr. Kilisenin içinde, duvar resimlerinin izleri mevcuttur. Apsisin önünde, aðaçtan yapýlmýþ ince bir iþçiliðe sahip bezemeli pano vardýr.

Kutsal Kaya-Roma Antreposu

Kökeni Hititlere kadar uzanmaktadýr. Kutsal kayanýn kuzey kesiminde bulunan Roma Antreposu üç yuvarlak binadan oluþmaktadýr.

Merkez Camii

Ýlçe merkezinde bulunan Merkez Camii, batýlý dönem bezeme özelliklerini göstermekte, avlusunda ise Bahaettin Paþa þehitliði bulunmaktadýr.

Köroðlu Maðarasý


Ýlçenin Altköy mevkiinde bulunan maðaraya taþ merdivenlerle çýkýlmaktadýr. Maðaranýn içerisinde kesilmiþ taþlardan oturma banklarý vardýr. Maðaranýn içinde bulunan izlerin, Köroðlu`nun kýr atýnýn izleri olduðu söylenmektedir.

Bal Kaya

Yatan arslan görünümünü andýran kayadaki oluklara, anlar yaz aylarýnda yuva yapmaktadýr. Bu yuvalarda oluþan ballar, oyuklardan aþaðýya aktýðýndan, kayaya Bal Kaya adý verilmiþtir.

Gölet

Kalkancý köyüne 2 km mesafede bulunan Kalkancý göleti ve Akarsu köyü göleti sulama amaçlý kullanýlmakta ve piknik yeri özelliði de taþýmaktadýr.

Dumanlý Yaylalarý

Ýlçenin batýsýnda, Soðukgöze ve Karaçam mevkiileri arasýnda yer almaktadýr. Denizden yüksekliði 2000 m olan dumanlý yaylalarý genelde çam ormanlarý olmak üzere çayýr ve bitkilerle kaplýdýr.

Doðal güzelliði, temiz havasý, bol soðuksu kaynaklarý, av hayvanlarý ve kamp imkanlarý ile yaz ve kýþ turizme açýktýr.

Refahiye Ormanlarý

Refahiye ilçesinin çevresinde yer alan çamlýk alanlardýr. Soðuk sulan ve serin havasý ile en güzel mesire yerlerindendir.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #6 : 26 Nisan 2010, 08:31:48 »
Tercan


Ýl merkezine 88 km. uzaklýkta, 1592 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yýlý nüfus sayýmý sonuçlarýna göre nüfusu 33.643`dür. Nüfusun 11.207`si Ýlçe merkezinde 22.436`sý köylerde yaþamaktadýr.Ýlçeye 3 Belde, 69 köy ve 116 mezra baðlýdýr. Eski bir tarihi olan ilçe, Kanuni Sultan Süleyman zamanýnda kesin olarak Osmanlý egemenliðine girmiþtir. Ýlçenin Selçuklulara tabi Saltuklular Beyliðinin yöneticisi Mamahatun tarafýndan 1190 tarihinde kurulduðu tahmin edilmektedir. Ýlçe uluslararasý E-80 karayolu üzerinde Erzurum ve Erzincan illerine ayný uzaklýktadýr.

Ekonomisi tarým ve hayvancýlýða dayalýdýr. Ýlçenin güney kesimlerinde hububat ekimi, sulamaya açýlmýþ olan batý ve kuzey kesimlerinde þeker pancarý ekimi yapýlmaktadýr. Tercan barajý hidroelektrik santrali sol ve sað sahil sulama kanallarý ile 17.000 ha. tarým alanýný sulamaktadýr. Ýlçenin Sümer Holding A.Þ. Ayakkabý Fabrikasý önemli sanayi kuruluþudur.

Önemli tarihi eserleri arasýnda; Saltukoðullarý hükümdarý Mamahatun Külliyesi ve türbesi, kervansarayý, hamamý ve mescidi, kötür köprüsü, pekeriç kalesi, abrenk (vank) kilisesi, kefrenci tapýnaðý bulunmaktadýr.

Ýlçede iþleme özellikleri olan Tercan taþý ilkel usullerle ocaklardan çýkarýlmakta ve kullanýlmaktadýr. Tercan taþýnýn kýþ dekorasyon malzemesi olarak inþaat sektöründe kullanýlmaktadýr.

Eski bir tarihi olan ilçe, Urartular ve Asurlular`ýn etki alaný içinde kalmýþtýr. Tercan, daha sonralarý sýrasýyla Medlerin, Persler`in, Ýskender Ýmparatorluðu`nun, Araks Devleti`nin ve Roma Ýmparatorluðu`nun egemenliðine girdi. Malazgirt Savaþý`ný izleyen dönemlerde, Mengücek Beyliði`nin yönettiði yöre, sonralarý Eretna Beyliði`ne baðlandý. Timurun saldýrýlarýna da uðrayan Tercan, uzun bir süre Akkoyunlular`ýn yönetiminde kaldý.

Otlukbeli Savaþý`ndan (1473) sonra Osmanlý Ýmparatorluðu`na katýldýysa da, Akkoyunlular Tercan`ý, bir süre için geri aldýlar. Tercan, Kanuni Sultan Süleyman zamanýnda kesin olarak Osmanlý egemenliðine girdi.

TARÝHÝ YERLER VE ESERLER

Çadýrkaya bucaðýnda Çadýrkaya tepesi, Konarlý köyünde Þirinli kale, Esenevler köyünde Þirinkayalar maðaralarý, Üçpýnar köyünde Vank kilisesi, yörenin ören yerlerindendir.

Kadýn Hükümdar Mama Hatun ve Külliyesi

Saltukoðullan Hükümdarý II.Ýzzettin Saltuk`un kýzý olan Mama Hatun, 1191 yýlýnda Saltukoðullan Beyliði`nin hükümdarý olmuþtur. Eyyubiler`in Ahlat`ý kuþattýklattýklaý sýrada çevre beyliklerine ait ordularla, Ahlat`a yardýma giden Saltuklu kuvvetlerinin baþýnda bulunmaktaydý.

Hükümdarlýðýnýn ilk yýllarýndaki durumu açýklýk kazanmamýþ olmakla beraber, yeðenlerine karþý kararlý ve güçlü bir þekilde mücadele ederek 10 yýl hükümdarlýðýný sürdürmüþtür.

Mama Hatun Mýsýr ve Suriye Meliki El Adil`den kendisine uygun soylu biriyle evlenmesi konusunda istekleri gerçekleþememiþ, kadýn hükümdar olmanýn güçlükleri nedeniyle siyasi yaþamýndan ayrýlmýþtýr.

Onun daha sonraki yýllarda nasýl yaþayýp, kaç yaþýnda öldüðü bilinmiyor. Ancak, hayatýnýn son yýllarýný Tercan`da geçirmiþ olmasý ve buradaki türbede defnedilmesi ile Tercan, bir süre onun adýyla anýlmýþtýr. Bu soylu kadýn hükümdar, Tercan`da Orta Çað Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri kervansaray, hamam, mescit ve kendi türbesinden oluþan büyük bir külliye inþa etmiþtir.

Mama Hatun Türbesi

Saltuklu dönemine ait olan türbenin, 1192 yýlýnda ölen Saltuklu Erzurum sahibesi Mama Hatun için yaptýrýlmýþtýr. Mimarý Ahlatlý Ebul-nema bin Mufad-dalü`l-Ahval`dýr. Türbe, dairesel planlý mimari özelliði ile Anadolu türbe mimarisi içindeki tek özgün eser olarak dikkat çeker.

Türbe kapýsý üzerinde bulunan 5 kitabenin dördünde kurandan alýnan ayet, Hazreti Muhammed ile 4 Halifenin adlan, birinde ise mimarýn adý yazýlýdýr. Ortadaki sivri külahlý kümbet, kimi aynlýklarý dýþýnda, genel çizgileriyle Ahlat kümbetlerini andýrmaktadýr. Sarýmsý kesme kireç taþýndan inþa edilen yapý, iki bölümden oluþur.

Ortadaki kümbet ve çevresinde 2.50 m kalýnlýðýnda dairesel duvarla çevrilmiþtir. Çevre duvar, içten 11 niþlidir. Bu niþlere Mama Hatun`un yakýnlarýnýn sandukalarý yerleþtirilmiþtir. T.Erdoðan Þahin`e göre, Evliya Çelebi`nin gördüðü orijinal süslemeli mermer sandukanýn yerine, günümüzde geç dönemlere ait sembolik bir sanduka bulunmaktadýr. Ortada yükselen kümbet iki katlýdýr. Dýþtan 8 dýþbükey dilimler, köþelerde ince uzun sütuncelerle son bulmaktadýr. 8 köþeli kaide üstünde yükselen kümbetin altýnda çapraz tonozlu mezar odasý vardýr. Üst kattaki mescide 7 basamakla çýkýlmaktadýr. Taçkapý mukarnas dolgu, geometrik motifler, çok dilimli rozetler ve dörtlü düðümlerle bezenmiþtir. Bordürlü dikdörtgen niþ içindeki mazgal pencereler üzüm salkýmý, palmet ve rumi süslemelidir.

Mama Hatun Kervansarayý, Hamamý ve Mescidi


Yapým kitabesi bulunmayan kervansarayýn 13. yüzyýlda yapýldýðý tahmin edilmektedir. T.Erdoðan Þahin; A.Tevhid ve Ravendi`yi kaynak göstererek yapýnýn 13. yüzyýlda inþa edildiði görüþündedir.

Türbenin 30 m doðusundadýr. Onarýmlar nedeniyle özgün biçimini yitirmiþtir. Yakýn bir geçmiþte çevre düzenlemesi ile birlikte restorasyonu yapýlmýþtýr. Ana hatlarýyla Osmanlý kent hanlarý planýndadýr. Sarýmsý renkte, düzgün kesme kireç taþý ile inþa edilmiþtir. Çevre duvarý konik çatýlý 16 silindirik yarým kuleyle desteklenmiþtir. Doðuda sivri kemerli taçkapý vardýr. Giriþin sað ve solunda dikdörtgen planlý mekanlar sýralanýr. Ortada üstü açýk avlu, kuzey ve güneyinde yük hayvanlarý için uzun ahýrlar ve bir dizi hücre bulunmaktadýr. Planý ve mimari özellikleriyle 12. yüzyýl sonunda yapýldýðý sanýlmaktadýr.

Kervansarayýn kuzeydoðu köþesinde yer alan Mama Hatun Hamamý, kitabesi olmamakla birlikte kervansarayla ayný zamanda yapýldýðý sanýlmaktadýr. Orijinal özelliklerini oldukça yitirmiþtir.

Külliye içerisinde bulunan ve Evliya Çelebi`nin sözünü ettiði mescit, I.Dünya Savaþý`nda yýkýlmýþ, daha sonra yerine bir cami inþa edilmiþtir.

Kötür Köprüsü


Tuzla suyuyla, Karasu`nun birleþtiði yerdedir. Tümüyle yontma taþtan olan yapýnýn, günümüze yalnýzca ayaklan kalmýþtýr.

Pekeriç Kalesi (Çadýrkaya)

Ýlçenin Çadýrkaya beldesinde bulunmaktadýr. Yaklaþýk 100 m yüksekliðinde doðal kayadan oluþmaktadýr. Kayaya oyulmuþ odalar, merdivenler, sarnýçlar bulunmaktadýr. Surlardan günümüze çok azý gelebilmiþtir. Kalýntýlar buranýn çok eski bir yerleþim alaný olduðunu göstermektedir.

Abrenk (Vank) Kilisesi

Üçpýnar köyü yakýnlarýndaki Vank daðýnýn güneydoðusunda, çukurca bir alan içerisindedir.

Giriþ kapýsýnýn üzerinde 1854 tarihi yazýlýdýr. Kilise ile birlikte bir þapel ve iki adet dikili taþ bulunmaktadýr. Bu taþlar, mimarisi ve bezemesiyle dikkat çekici olup, 12. yüzyýldan sonra Selçuklu Beyi Nasurettin dönemiyle tarihlenen kitabeleri taþýrlar.

Kefrenci Tapýnaðý

Ýlçenin Oðulveren köyündedir. Bezemeleri önem taþýmaktadýr. Yapý, Pers özelliðine sahiptir.

Oklu Baba

Ýlçeye 20 km uzaklýkta, Çadýrkaya beldesinde bir tepe üzerinde bulunan mezarlýk, savaþta ok ile þehit düþen bir ermiþe ait olduðu söylenir.

Að Baba

Ýlçeye 15 km uzaklýkta Akyurt köyünde, Aðaçlýk ve sulak bir mesire yeridir. Yöre halký tarafýndan kutsal sayýlan bu yer, ziyaret edilmekte ve kurban kesilmektedir.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: ERZiNCaN ÝLÇeLeRi
« Yanıtla #7 : 26 Nisan 2010, 08:34:45 »
Üzümlü


TARÝHÝ:

Tzumina-Cimin ve Üzümlü? Asýrlarý bu isim altýnda yaþamýþ bir ilçemiz. Erzincan?ýn kuzeyindeki dað zinciri eteðinde, tarihi Altýntepe?nin yakýnýnda oluþu, onun bir çok kültür ve medeniyeti yaþadýðýna delildir.

Din açýsýndan, paganist devreyi Urartu?dan Ýran dönemine kadar yaþadý. Takiben ateþgede rahiplerinin kontrolüne girdi. Persler Anahid gibi kültür bölgesindeki gibi Üzümlü?de de tapýnma aracý yaptýlar. Roma?nýn geliþi ile bu defa Latin panteonu hakim olmuþtur.

Hýrýstiyanlýk, çok sonralarý, Aziz Grigor (Aydýnlatýcý) vasýtasý ile yayýldý. Kýsa zamanda bir çok vank denilen tapýnaklar, hem Üzümlü?de hemde Erzincan?da göz çarpmýþtýr. Doðuda Theodisiopolis (Erzurum), Tzumina da Aedifis?de görüldüðü gibi, Doðu Roma?nýn büyük imparatoru Justinianus adýyla göze çarpmýþtýr.

Sasani istilalarýnýn yerini VII. yy ortalarýnda Ýslam gazalarý aldý. Peygamber hz. Muhammed (sav)?in sahabesi veya halifelerin emirleri, Kemah, Erzincan ve Erzurum gazalarýnda Üzümlü?yü de Ýslam Devleti topraklarýna kattýlar. Böylece ilk defa ALLAH, hz. Muhammed (sav) ve dolayýsýyla ezan sesleri Üzümlü sosyal hayatýnda gördü.

Malazgirt Zaferi ile Üzümlü?nün de kaderi deðiþti. Alp Arslan ve Melikþah?ýn emirlerinden olan Mengücük Gazi, Ýlk Türk hakimi olarak Üzümlü?de saygý ve itibar görmüþtür. Selçuklular, Moðollar, Ýlhanlýlar, Türkmen asýllý beylikler ve nihayet Koyunlular?dan sonra Kara ve Ak Koyunlular da Üzümlü?ye Türkleþme sürecini kazandýrdýlar. Yýldýrým ve Tümerlenk gibi Fatihler ve Üzümlülüler?in yabancýsý deðildiler. Þah Ýsmail fýrtýnasýna, Yavuz Sultan Selim 1514?te son verdi. Kanuni Sultan Süleyman gibi Cihan Padiþahý Ýran seferi için Üzümlü?nün Cibice geçidinden geçti.

 Üzümlü, Erzincan gibi sürekli depremlerin tehdidinde kaldý. Eski kalýntýlarýný topraða gömdü. Bir çok insaný da zarara uðradý.

Osmanlý-Rus harplerinin sonuncusu sayýlan I. Dünya harbinde yenik düþülmesi üzerine Ruslar, 1916?da ilk iþgal acýsýný yaþattýlar. I. Kafkas Kolordusu?nun fedakar askerlerince 1918?de  kara günlere son verildi. Mütareke? kongreler? Büyük kurtarýcý M.Kemal ile, hem Hey?et-i Temsiliye Reisi, hem de 1924?te Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paþa olarak tanýþtý. Onu topraklarýnda gördü. 1923?te Cumhuriyet Ýdaresi. Vilayet Merkezi Erzincan idi.

1924 yýlýna kadar köy statüsünde yerleþim birimi olarak süregelen Üzümlü bu yýl Nahiye statüsünü kazanmýþtýr. Ve yine Üzümlü Belediyesi 14 Nisan 1930 tarih ve 1580 sayýlý Belediyeler Kanununun 2. maddesi gereði ?Nüfusu 2000 den fazla mahallerde belediye teþkilatý mecburidir.? Hükmüne göre 1930 yýlýnda kurulmuþtur.

M.Kemal Atatürk sürekli olarak, demiryolu politikasý üzerinde durdu. Nihayet 1938?de modern ulaþým aracý tren-demiryolu Üzümlü güneyinden geçirildi. Aþýlmaz Karasu, betonarme ve  demir köprülerle aþýldý.

19.06.1987 gün ve 3392 Sayýlý Kanunla Ýlçe yapýlan Üzümlü?de 16.09.1988 tarihinde fiilen Kaymakamlýk kurularak faaliyete geçmiþtir.

Üzümlü, Tzumina ve Cimin isimlerini taþýmýþtý. Ýlçe oluþu ile, Kara Üzümü ile sýfatlandýrýldý ve ?Üzümlü? adýný aldý. Ve böylece 2000?li yýllara doðru adým atýlmak üzeredir.

Tarýmýn, ticaretin, kültürün ve eðitimin geliþme göstermekte olduðu Üzümlü?yü artýk parlak bir gelecek beklemektedir.

COGRAFÝ YAPISI :


Üzümlü Ýlçesi, Doðu Anadolu Bölgesi?nin Yukarý Fýrat Bölümünde, Erzincan Ýli sýnýrlarý içerisinde yer alýr, Ýlçe arazisinin büyük bölümü (%80) Erzincan havzasýnýn kuzeyinde uzanan Esence daðlarý (3549 m.) sahasinde, küçük bir bölümü (% 20) ise Erzincan ovasýnda (1200 m.) bulunmaktadýr. Üzümlü, kapladýðý alan itibariyle Otlukbeli?den (254 km2.) sonra Erzincan?ýn ikinci küçük ilçesi olup, yüzölçümü 410 km2. dir.

Ýlçenin Kuzey sýnýrý Erzincan Ovasý ile Çayýrlý ovasý arasýnda su bölümü çizgisi oluþturan daðlarýn zirvelerinden geçirilmiþtir. Doðuda Sansa boðazýnýn büyük bir bölümünü sýnýrlarý içerisine alan Üzümlü?nün güney sýnýrý genel olarak Karasu ýrmaðýný takip eder. Ýlçeyi Erzincan Merkez Ýlçeden ayýran sýnýr güneyde Denizdamý köyü ile kuzeyde Esence daðlarýnýn zirvelerinden biri durumundaki Daðýnýk daðý (3463 m.) arasýnda çekilen bir hatla belirlenmiþ olup, her hangi bir doðal çevre unsuruna dayanmamaktadýr.

Üzümlü Ýlçesi idari bakýmdan Kuzeyde Çayýrlý, doðuda Tercan, güneydoðuda Pülümür (Tunceli) güneyde ve batýda Erzincan Merkez ilçe ile komþudur.

Erzincan Ovasýný batý-doðu doðrultusunda kat eden Uluslar arasý E-80 Karayolu Üzümlü Ýlçesi topraklarýndan geçtikten sonra Sansa boðazýna girer. Ýlçenin en büyük yerleþim ünitesi durumundaki Üzümlü þehri, E-80 Karayolunun yaklaþýk 5 km. kuzeyinde kurulmuþ olup, Erzincan Ýl merkezine uzaklýðý 22 km. dir.

 Üzümlü Ýlçesinin sularý Karasu (Fýrat) nehrinin kollarý tarafýndan (Cimin deresi, Paðnik Çayý, Su deresi ve Deðirmen deresi gibi) drene edilmektedir. Aygýr gölü dýþýnda doðal oluþumlu gölün bulunmadýðý ilçe, kaynaklar ve yer altý suyu  potansiyeli bakýmýndan ise nispeten zengin sayýlýr. Üzümlü ve çevresinde Karasal iklim özellikleri görülmektedir. Ova tabanýnda stepler, daðlýk kesimde ise meþe aðaçlarýnýn aðýrlýklý olduðu ormanlar hakim bitki örtüsünü oluþturur.

Üzümlü Ýlçesi, Ülkemizin depremsellik riski en yüksek yörelerinden biridir. Türkiye?nin Kuzeyini batý-doðu yönünde kat eden Kuzey Anadolu Fay Hattý (KAF) Suþehri havzasýndan sonra Erzincan Ovasýna girmekte ve ovanýn kuzey kenarý boyunca ilerlemek suretiyle Üzümlü?nün güneyindeki tepelik sahaya ulaþmaktadýr. Muhtemelen birden fazla kýrýktan meydana gelen bu fay, daha sonra güneydoðu istikametinde devam ederek Karlýova?ya (Bingöl) doðru uzanmaktadýr. Birinci derece deprem bölgesi içerisinde yer alan Üzümlü Ýlçesi tarih boyunca Erzincan ile birlikte pek çok deprem yaþamýþtýr. Son 1000 yýllýk yörenin yerleþme tarihi içerisinde 19?u yýkýcý olmak üzere 57 kadar büyük deprem meydana gelmiþtir. Özellikle 1939 ve 1992 yýllarýnda meydana gelen depremler Üzümlü ve çevresindeki beþeri hayatý derinden etkilemiþtir.

ÝDARÝ DURUMU:

3392 Sayýlý Kanunla Ýlçe olan Üzümlü?de merkez teþkilatýnýn tüm birimleri oluþturulmuþtur. Ýlçe merkezi ile Bayýrbað, Karakaya ve Altýnbaþak Beldeleri olmak üzere 4 Belediye teþkilatý vardýr. Günümüz itibariyle ilçenin 23 köyü ve bu köylere baðlý 29 mezra olmak üzere merkez dýþýnda 55 yerleþim birimi mevcuttur.

Ýlçede bucak teþkilatý yoktur. Yerleþim yerleri olan köylerin çoðu daðlýk bölgededir. Az bir kýsmý ovada toplanmýþtýr. Ýlçeye en yakýn köy 7 km. mesafede bulunan Çadýrtepe ve en uzak köy 56 km mesafede bulunan Esenyurt köyümüzdür.

Ekonomik yönden yeterli düzeyde bulunmayan Ýlçe halký kamu yatýrýmlarýna gerekli iþgücü ve maddi yardýmda bulunamamaktadýr. Halkýn gelir seviyesinin düþüklüðü yanýnda sosyal ve eðitim seviyesinin de genel olarak düþüþ oluþu nedeniyle halk katkýsý umulan seviyede deðildir. Ancak vatandaþlarýn Devlete baðlýlýklarý en üst seviyede olduðu görülmektedir.

SOSYAL DURUMU:

Arkeolojik bulgular Üzümlü ve çevresinde yerleþme tarihinin M.Ö. 3000 yýlýna kadar uzandýðýný göstermektedir. Yöre Huriler ile baþlayýp Türkiye Cumhuriyetine kadar devam eden tarihi süreçte 19 ayrý devlet ve medeniyete ev sahipliði yapmýþtýr.

Üzümlü?de þehirsel fonksiyonlar henüz yeterince geliþmemiþtir. Bunda Erzincan þehrine yakýn olmanýn payý büyüktür. Nitekim ilçeye baðlý köyler yanýnda Üzümlü?lülerin kendisi dahi þehirsel hizmetlerin önemli bir bölümünü Erzincan?dan karþýlamaktadýrlar. Yerleþmenin konum ve yol baðlantýlarý bakýmýndan  kendine baðlý köylere sapa düþmesi, geliþmeyi ve þehirleþmeyi güçleþtiren önemli faktörlerdendir.

Esasen Cimin deresi etrafýnda kümelenmiþ olan yerleþmenin asýl merkezi (Çay, Babacan ve Oruçlu Mahallelerinin kesiþim bölgesi) bitiþik düzen konutlardan oluþmuþ büyük bir kasaba görünümündedir. Ticari iþyerleri ve kamu hizmet binalarý bu kesimin ortasýnda yer almaktadýr. Son yýllarda açýlan yollar ve inþa edilen yeni konutlarla geleneksel mimarinin izlerini taþýyan bu eski doku formu nisbeten deðiþmeye baþlamýþtýr. Üzümlü?yü E-80 karayoluna baðlayan yaklaþýk 5 km. uzunluðundaki ana aksýn her iki yanýnda geliþen yeni ikametgah alanlarý tam bir þehir görümünündedir.

Birinci derece deprem bölgesi olmasý nedeniyle Ýlçe merkezinde son zamanlarda yapýlan konutlar teknik þartlara uygun olarak yapýlmaya baþlanmýþtýr. Bunun yanýnda ilçede konut sýkýntýsý da yaþanmaktadýr.

Köylerde köy odasý, kahve ve bakkal gibi toplumun sosyal yaþantýsýný etkileyen faktörler ovada bulunan 5-6 köyün dýþýndaki köylerde bulunmamaktadýr.

Sosyal yaþantýyý ekonomik uðraþýlarýmýz olan tarým ve hayvancýlýk yönlendirmektedir. Ýlçede elektrik ve telefonsuz olan köyümüz yoktur. Ýlçe merkezinde su problemi yaþanmamaktadýr. Köylerde yeterli içme suyu mevcut ise de çetin kýþ þartlarý nedeniyle sürekli tahribat olmaktadýr.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!