• 21 Şubat 2020, 05:04:20

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Ýnsan vücudu ve altýn oran  (Okunma sayısı 1086 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...

  • Ziyaretçi
Ýnsan vücudu ve altýn oran
« : 26 Mayıs 2010, 15:42:51 »
  Doðada Yaratýlan Güzellik Ölçüsü: Altýn Oran
  "...Eðer uygulama veya iþlev unsurlarý açýsýndan hoþa giden ya da son derece dengeli olan bir forma ulaþýlmýþsa, orada Altýn Sayý'nýn bir fonksiyonunu arayabiliriz... Altýn Sayý, matematiksel hayal gücünün deðil de, denge yasalarýna iliþkin doðal prensibin bir ürünüdür."1
 
 
   
  L. Pisano Fibonacci
  Mýsýr'daki piramitler, Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa adlý tablosu, ay çiçeði, salyangoz, çam kozalaðý ve parmaklarýnýz arasýndaki ortak özellik nedir?
Bu sorunun cevabý, Fibonacci isimli Ýtalyan matematikçinin bulduðu bir dizi sayýda gizlidir. Fibonacci sayýlarý olarak da adlandýrýlan bu sayýlarýn özelliði, dizideki sayýlardan her birinin, kendisinden önce gelen iki sayýnýn toplamýndan oluþmasýdýr. 2
 
 
Fibonacci Sayýlarý:
0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, ...
  Fibonacci sayýlarýnýn ilginç bir özelliði vardýr. Dizideki bir sayýyý kendinden önceki sayýya böldüðünüzde birbirine çok yakýn sayýlar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sýrada yer alan sayýdan sonra bu sayý) sabitlenir. Ýþte bu sayý "altýn oran" olarak adlandýrýlýr.
 
   
  ALTIN ORAN = 1,618 [/t][/t]
[/t] 
233 / 144 = 1,618
377 / 233 = 1,618
610 / 377 = 1,618
987 / 610 = 1,618
1597 / 987 = 1,618
2584 / 1597 = 1,618
Ýnsan Vücudu ve Altýn Oran
 
  Leonardo da Vinci insan vücudundaki ölçüleri belirlerken altýn oraný kullanmýþtýr. [/t][/t][/t]
Sanatçýlar, bilim adamlarý ve tasarýmcýlar, araþtýrmalarýný yaparken ya da ürünlerini ortaya koyarlarken orantýlarý altýn orana göre belirlenmiþ insan bedenini ölçü olarak alýrlar. Leonardo da Vinci ve Corbusier tasarýmlarýný yaparken altýn orana göre belirlenmiþ insan vücudunu ölçü almýþlardýr. Günümüz mimarlarýnýn en önemli baþvuru kitaplarýndan biri olan Neufert'te de altýn orana göre belirlenmiþ insan vücudu temel alýnmaktadýr.
Ýnsan Bedeninde Altýn Oran
Bedenin çeþitli kýsýmlarý arasýnda var olduðu öne sürülen ve yaklaþýk altýn oran deðerlerine uyan "ideal" orantý iliþkileri genel olarak bir þema halinde gösterilebilir.3
Aþaðýdaki þemada yer alan M/m oraný her zaman altýn orana denktir: M/m=1,618
Ýnsan vücudunda altýn orana verilebilecek ilk örnek; göbek ile ayak arasýndaki mesafe 1 birim olarak kabul edildiðinde, insan boyunun 1,618'e denk gelmesidir. Bunun dýþýnda vücudumuzda yer alan diðer bazý altýn oranlar þöyledir:
Parmak ucu-dirsek arasý / El bileði-dirsek arasý,
Omuz hizasýndan baþ ucuna olan mesafe / Kafa boyu,
Göbek-baþ ucu arasý mesafe / Omuz hizasýndan baþ ucuna olan mesafe,
Göbek-diz arasý / Diz-ayak ucu arasý.
Ýnsan Eli
Elinizi derginin sayfasýndan çekip ve iþaret parmaðýnýzýn þekline bir bakýn. Muhtemelen orada da altýn orana þahit olacaksýnýz.
Parmaklarýmýz üç boðumludur. Parmaðýn tam boyunun Ýlk iki boðuma oraný altýn oraný verir (baþ parmak dýþýndaki parmaklar için). Ayrýca orta parmaðýn serçe parmaðýna oranýnda da altýn oran olduðunu fark edebilirsiniz.4
2 eliniz var, iki elinizdeki parmaklar 3 bölümden oluþur. Her elinizde 5 parmak vardýr ve bunlardan sadece 8'i altýn orana göre boðumlanmýþtýr. 2, 3, 5 ve 8 fibonocci sayýlarýna uyar.
Ýnsan Yüzünde Altýn Oran
Ýnsan yüzünde de birçok altýn oran vardýr. Ancak bunu elinize hemen bir cetvel alýp insanlarýn yüzünde ölçüler almayý denemeyin. Çünkü bu oranlandýrma, bilim adamlarý ve sanatkarlarýn beraberce kabul ettikleri "ideal bir insan yüzü" için geçerlidir.
 
Her uzun çizginin kýsa çizgiye oraný altýn orana denktir.
  Örneðin üst çenedeki ön iki diþin enlerinin toplamýnýn boylarýna oraný altýn oraný verir. Ýlk diþin geniþliðinin merkezden ikinci diþe oraný da altýn orana dayanýr. Bunlar bir diþçinin dikkate alabileceði en ideal oranlardýr. Bunlarýn dýþýnda insan yüzünde yer alan diðer bazý altýn oranlar þöyledir:
 
   
  Akciðerlerdeki bronþlar altýn orana göre dallanma yapar.[/t][/r][/t]  Yüzün boyu / Yüzün geniþliði,
Dudak- kaþlarýn birleþim yeri arasý / Burun boyu,
Yüzün boyu / Çene ucu-kaþlarýn birleþim yeri arasý,
Aðýz boyu / Burun geniþliði,
Burun geniþliði / Burun delikleri arasý,
Göz bebekleri arasý / Kaþlar arasý.
Akciðerlerdeki Altýn Oran
Amerikalý fizikçi B. J. West ile doktor A. L. Goldberger, 1985-1987 yýllarý arasýnda yürüttükleri araþtýrmalarýnda 5, akciðerlerin yapýsýndaki altýn oranýnýn varlýðýný ortaya koydular. Akciðeri oluþturan bronþ aðacýnýn bir özelliði, asimetrik olmasýdýr. Örneðin, soluk borusu, biri uzun (sol) ve diðeri de kýsa (sað) olmak üzere iki ana bronþa ayrýlýr. Ve bu asimetrik bölünme, bronþlarýn ardýþýk dallanmalarýnda da sürüp gider.6 Ýþte bu bölünmelerin hepsinde kýsa bronþun uzun bronþa olan oranýnýn yaklaþýk olarak 1/ 1,618 deðerini verdiði saptanmýþtýr.
Altýn Dikdörtgen ve Sarmallardaki Tasarým
Kenarlarýnýn oraný altýn orana eþit olan bir dikdörtgene "altýn dikdörtgen" denir. Uzun kenarý 1,618 birim kýsa kenarý 1 birim olan bir dikdörtgen altýn dikdörtgendir. Bu dikdörtgenin kýsa kenarýnýn tamamýný kenar kabul eden bir kare ve hemen ardýndan karenin iki köþesi arasýnda bir çeyrek çember çizelim. Kare çizildikten sonra yanda kalan küçük bir kare ve çeyrek çember çizip bunu asýl dikdörtgenin içinde kalan tüm dikdörtgenler için yapalým. Bunu yaptýðýnýzda karþýnýza bir sarmal çýkacaktýr.
Ýngiliz estetikçi William Charlton insanlarýn sarmallarý hoþ bulmalarý ve binlerce yýl öncesinden beri kullanmalarýný "Sarmallardan hoþlanýrýz çünkü, sarmallarý görsel olarak kolayca izleyebiliriz." 7 diyerek açýklar.
Temelinde altýn oraný yatan sarmallar doðada þahit olabileceðiniz en eþsiz tasarýmlarý da barýndýrýrlar. Ayçiçeði ya da kozalak üzerindeki sarmal dizilimler bu konuda verilebilecek ilk örneklerdir. Yüce ALLAH'ýn kusursuz yaratýþýnýn ve her varlýðý bir ölçü ile yarattýðýnýn bir örneði olan bu durumun yaný sýra birçok canlý büyüme sürecini de logaritmik sarmal formunda gerçekleþtirir. Bunun sarmaldaki yaylarýn daima ayný biçimde olmasý ve yaylarýn büyüklüðünün deðiþmesine karþýn esas þeklin (sarmal) hiç deðiþmemesidir. Matematikte bu özelliðe sahip baþka bir þekil yoktur.8
Deniz Kabuklarýndaki Tasarým
Bilim adamlarý deniz dibinde yaþayan ve yumuþakça olarak sýnýflandýrýlan canlýlarýn taþýdýklarý kabuklarýn yapýsýný incelerken bunlarýn formu, iç ve dýþ yüzeylerinin yapýsý dikkatlerini çekmiþtir:
"Ýç yüzey pürüzsüz, dýþ yüzeyde yivliydi. Yumuþakça kabuðun içindeydi ve kabuklarýn iç yüzeyi pürüzsüz olmalýydý. Kabuðun dýþ köþeleri kabuklarýn sertliðini artýrýyor ve böylelikle, gücünü yükseltiyordu. Kabuk formlarý yaratýlýþlarýnda kullanýlan mükemmellik ve faydalarýyla hayrete düþürür. Kabuklardaki spiral fikir mükemmel geometrik formda ve þaþýrtýcý güzellikteki 'bilenmiþ' tasarýmda ifade edilmiþtir."9
Yumuþakçalarýn pek çoðunun sahip olduðu kabuk logaritmik spiral þeklinde büyür. Bu canlýlarýn hiçbiri þüphesiz logaritmik spiral bir yana, en basit matematik iþleminden bile habersizdir. Peki nasýl olup da söz konusu canlýlar kendileri için en ideal büyüme tarzýnýn bu þekilde olduðunu bilebiliyorlar? Bazý bilim adamlarýnýn "ilkel" olarak kabul ettiði bu canlýlar, bu þeklin kendileri için en ideal form olduðunu nereden bilmektedirler? Böyle bir büyüme þeklinin bir þuur ya da akýl olmadan gerçekleþmesi imkansýzdýr. Bu þuur ne yumuþakçalarda ne de -bazý bilim adamlarýnýn iddia ettiði gibi- doðanýn kendisinde mevcuttur. Böyle bir þeyi tesadüflerle açýklamaya kalkýþmak çok büyük bir akýlsýzlýktýr. Bu ancak üstün bir aklýn ve ilmin ürünü olacak bir tasarýmdýr.
Biyolog Sir D'Arcy Thompson uzmaný olduðu bu tür büyümeyi "Gnom tarzý büyüme" olarak adlandýrýlmýþtý. Thompson'ýn bu konudaki ifadeleri þöyledir:
"Bir deniz kabuðunun büyüme sürecinde, ayný ve deðiþmez orantýlara baðlý olarak geniþlemesi ve uzamasýndan daha sade bir sistem düþünemeyiz. Kabuk ...giderek büyür, fakat þeklini deðiþtirmez."10
Birkaç santimetre çapýndaki bir nautilusta, gnom tarzý büyümenin en güzel örneklerinden birini görmek mümkündür. C. Morrison insan zekasý ile bile planlamasý hayli güç olan bu büyüme sürecini þöyle anlatýr:
"Nautilus'un kabuðunun içinde, sedef duvarlar ile örülmüþ bir sürü odacýðýn oluþturduðu içsel bir sarmal uzanýr. Hayvan büyüdükçe, sarmal kabuðunun aðýz kýsmýnda, bir öncekinden daha büyük bir odacýk inþa eder ve arkasýndaki kapýyý bir sedef tabakasý ile örterek daha geniþ olan bu yeni bölüme ilerler."11
Kabuklarýndaki farklý büyüme oranlarýný içeren logaritmik sarmallara göre diðer deniz canlýlarý bilimsel adlarýyla þöyle sýralanabilir:
Haliotis Parvus, Dolium Perdix, Murex, Fusus Antiquus, Scalari Pretiosa, Solarium Trochleare.
Bugün fosil halinde bulunan ve Amonitlerde logaritmik sarmal þeklinde geliþen kabuklar taþýrlar.
Hayvanlar dünyasýnda sarmal formda büyüme sadece yumuþakçalarýn kabuklarý ile sýnýrlý deðildir. Özellikle Antilop, yaban keçisi, koç gibi hayvanlarýn boynuzlarý geliþimlerini temelini altýn orandan alan sarmallar þeklinde tamamlarlar.12
Ýþitme ve Denge Organýnda Altýn Oran
Ýnsanýn iç kulaðýnda yer alan Cochlea (Salyangoz) ses titreþimlerini aktarma iþlevini görür. Ýçi sývý dolu olan bu kemiksi yapý, içinde altýn oran barýndýran _=73 derece 43´ sabit açýlý logaritmik sarmal formundadýr.
Sarmal Formda Geliþen Boynuzlar ve Diþler
Filler ile soyu tükenen mamutlarýn diþleri, aslanlarýn týrnaklarý ve papaðanlarýn gagalarýnda logaritmik sarmal kökenli yay parçalarýna göre biçimlenmiþ örneklere rastlanýr. Eperia örümceði de aðýný daima logaritmik sarmal þeklinde örer. Mikroorganizmalardan planktonlar arasýnda, globigerinae, planorbis, vortex, terebra, turitellae ve trochida gibi minicik canlýlarýn hepsinin sarmala göre inþa edilmiþ bedenleri vardýr.
Mikrodünyada Altýn Oran
Geometrik þekiller sadece üçgen, kare veya beþgen, altýgen ile kýsýtlý deðildir. Bu saydýðýmýz þekiller deðiþik þekillerde de biraraya gelerek yeni üç boyutlu geometrik þekiller oluþturabilirler. Bu konuda ilk olarak küp ve piramit örnek olarak verilebilir. Ancak bunlarýn dýþýnda, günlük hayatta hiç karþýlaþmadýðýmýz hatta ismini dahi ilk defa duyduðumuz tetrahedron (düzgün dört yüzlü), oktahedron, dodekahedron ve ikosahedron gibi üç boyutlu þekillerde vardýr. Dodekahadron 13 tane beþgenden, ikosahedron ise 20 adet üçgenden oluþur. Bilim adamlarý bu þekilleri matematiksel olarak birbirine dönüþebileceðini ve bu dönüþümün altýn orana baðlý oranlarla gerçekleþtiðini bulmuþlardýr.
 
   
  16. Yüzyýlda altýn oran için “hazine” ifadesini kullanan Kepler, beþ düzgün cisim arasýndaki geometrik dönüþümlere çok önem vermiþ ve gezegenlerin yörüngeleri ile bu cisimleri çevreleyen küreler arasýnda bir ba¤lantý kurmaya çalýþmýþtýr.
Kepler, düzgün çok yüzlüleri iç içe geçmiþ þekilde gösteren ve bu düzen ile Güneþ Sistemi arasýndaki baðlantýyý araþtýran þemalar geliþtirmiþtir. (J. A. West & J. G. Toonder, The Case for Astrology, Penguin Books, 1970)[/t][/t]
[/t]   
Miroorganizmalarda altýn oran barýndýran üç boyutlu formlar oldukça yaygýndýr. Birçok virüs ikosahedron yapýsýnda bir biçime sahiptir. Bunlarýn en ünlüsü Adeno virüsüdür. Adeno virüsünün protein kýlýfý, 252 adet protein alt biriminin düzenli bir biçimde dizilmesi ile oluþur. Ýkosahedronun köþelerinde yer alan 12 alt birim ise beþgen prizmalar biçimdedir. Bu köþelerden diken benzeri yapýlar uzanýr.
Virüslerin altýn oranlarý bünyesinde barýndýran formlarda olduðunu tespit eden ilk kiþi 1950'li yýllarda Londra'daki Birkbeck Koleji'nden A. Klug ile D. Caspar'dýr.13 Üzerinde ilk tespit yapýlan virüs ise Polyo virüsüdür. Rhino 14 virüsü de Polyo virüsü ile ayný formu gösterir.
Peki acaba virüsler neden biz insanlarýn zihnimizde canlandýrmasýný bile zorlukla yapabildiðimiz, böyle altýn orana dayalý özel bir formlara sahiptirler? Bu formlarýn kaþifi A. Klug bu konuyu þöyle açýklýyor:
"Caspar ile ben, küresel bir virüs kýlýfý için optimum tasarýmýn ikosahedron tarzý bir simetriye dayandýðýný gösterdik. Böyle bir düzenleme baðlantýlardaki sayýyý en aza indirir... Buckminster Fuller'in yarý küresel jeodezik kubbelerinden14 çoðu da benzer bir geometriye göre inþa edilirler. Bu kubbelerin oldukça ayrýntýlý bir þemaya uyularak monte edilmeleri gerekir. Halbuki virüs, bir virüs kýlýfý, alt birimlerinin esnekliðinden ötürü kendi kendini inþa eder."15
Klug'un bu açýklamasý çok açýk bir gerçeði bir kez daha ortaya koymaktadýr. Bilim adamlarýnýn "en basit ve en küçük canlý parçalarýndan biri"16 olarak gördükleri virüslerde bile hassas bir planlama ve akýllý bir tasarým vardýr. Bu tasarým, dünyanýn önde gelen mimarlarýndan Buckminster Fuller'ýn gerçekleþtirdiði tasarýmlardan çok daha baþarýlý ve üstündür.
Dodekahedron ile ikosahedron, tek hücreli deniz yaratýklarý olan ýþýnlýlarýn silisten yapýlma iskeletlerinde de ortaya çýkar.
Iþýnlýlar (radiolaria), her köþesinden birer yalancý ayak çýkan düzgün Dodekahedron gibi, bu iki geometrik formdan kaynaklanan yapýlarý, yüzeylerindeki çok çeþitli oluþumlarla birlikte deðiþik güzellikteki bedenleri oluþtururlar.17
Büyüklükleri bir milimetreden daha küçük olan bu organizmalara örnek olarak, ikosahedron yapýlý Circigonia Icosahedra ile dodekahedran iskeletli Circorhegma Dodecahedra'nýn adlarý verilebilir.18
DNA'da Altýn Oran
Canlýlarýn tüm fiziksel özelliklerinin depolandýðý molekül de altýn orana dayandýrýlmýþ bir formda yaratýlmýþtýr. yaþam için program olan DNA molekülü altýn orana dayanmýþtýr. DNA düþey doðrultuda iç içe açýlmýþ iki sarmaldan oluþur. Bu sarmallarda her birinin bütün yuvarlaðý içindeki uzunluk 34 angström geniþliði 21 angström'dür. (1 angström; santimetrenin yüz milyonda biridir) 21 ve 34 art arda gelen iki Fibonacci sayýsýdýr.
Kar Kristallerinde Altýn Oran
Altýn oran kristal yapýlarda da kendini gösterir. Bunlarýn çoðu gözümüzle göremeyeceðimiz kadar küçük yapýlarýn içindedir. Ancak kar kristali üzerindeki altýn oraný gözlerinizle göre bilirsiniz. Kar kristalini oluþturan kýsalý uzunlu dallanmalarda, çeþitli uzantýlarýn oraný hep altýn oraný verir.19
Uzayda Altýn Oran
Evrende, yapýsýnda altýn oran barýndýran birçok spiral galaksi bulunur.
Fizikte de Altýn Oran....
Fibonacci dizileri ve altýn oran ile fizik biliminin sahasýna giren konularda da karþýlaþýrýz:
"Birbiriyle temas halinde olan iki cam tabakasýnýn üzerine bir ýþýk tutulduðunda, ýþýðýn bir kýsmý öte yana geçer, bir kýsmý soðurulur, geriye kalaný da yansýr. Meydana gelen, bir, 'çoklu yansýma' olayýdýr. Iþýnýn tekrar ortaya çýkmadan önce camýn içinde izlediði yollarýn sayýsý, ýþýnýn maruz kaldýðý yansýmalarýn sayýsýna baðlýdýr. Sonuçta, tekrar ortaya çýkan ýþýn sayýlarýný belirlediðimizde bunlarýn Fibonacci sayýlarýna uygun olduðunu anlarýz."20
Doðada birbiriyle iliþkisiz canlý veya cansýz pek çok yapýnýn belli bir matematik formülüne göre þekillenmiþ olmasý onlarýn özel olarak tasarlanmýþ olduklarýnýn en açýk delillerinden biridir. Altýn oran, sanatçýlarýn çok iyi bildikleri ve uyguladýklarý bir estetik kuralýdýr. Bu orana baðlý kalarak üretilen sanat eserleri estetik mükemmelliði temsil ederler. Sanatçýlarýn taklit ettikleri bu kuralla tasarlanan bitkiler, galaksiler, mikroorganizmalar, kristaller ve canlýlar ALLAH'ýn üstün sanatýnýn birer örneðidirler.
 
Alıntı

populerbilgi.com
[/td][/tr][/table][/td][/tr][/table][/td][/tr][/table]


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?