• 14 Temmuz 2020, 10:44:49

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: LÝSELERDE OSMANLICA DERSÝ  (Okunma sayısı 512 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...

  • Ziyaretçi
LÝSELERDE OSMANLICA DERSÝ
« : 02 Haziran 2010, 11:51:26 »
Latin alfabesine geçtiðimiz yýllardan bu yana Osmanlýca`nýn unutulmaya yüz tuttuðu bir gerçek. Ama son yýllarda Osmanlýca öðrenmek isteyenlerimiz giderek çoðalýyor. Kimi edebiyat fakültelerinde, kimi akademide, yüksek lisans veya doktora yaparken kimi nostaljik bir merakla belediyelerin kurslarýnda öðreniyor. Osmanlýca, bugün formal eðitimin bir parçasý olarak neredeyse sadece edebiyat fakültelerinde ders olarak okutuluyor. Bir de Sosyal Bilimler Liseleri`nde zorunlu ders olarak öðretiliyor. Peki verilen bu eðitim ne kadar tatmin ediyor? Þurasý bir gerçek ki verilen eðitim hem nicelik hem de nitelik olarak yeterli deðil. Osmanlýca`yý bilmek neden önemli? Eðer tarihinizi merak ediyorsanýz ve ilgili metinleri okumak istiyorsanýz hangi mesleði yaparsanýz yapýn kesinlikle Osmanlýca öðrenmeniz gerekiyor. Peki diðer liselerde seçmeli ders olarak okutulursa eðitimle ilgili sorun giderilebilir mi? Biz sorduk onlar cevapladý.

 OSMANLI ARÞÝVÝ UZMANI KEMAL GURULKAN: NUTUK`U BÝLE ANLAMIYORUZ

 Ýlk olarak Osmanlý arþivinde 17 yýllýk arþiv uzmanýnýn yanýna gidiyoruz. Ayný zamanda da tarih öðretmeni olan Gurulkan, her þeyden önce kültürel kopuþun önüne geçilmesi gerektiðini söylüyor. Osmanlýca`nýn liselerde seçmeli ders olarak okutulmasý gerektiðini savunan Gurulkan, sebeplerini ise þöyle dile getiriyor; `Osmanlý bir yana Atatürk`ün bile dilini anlamýyoruz. Atalarýmýzýn neler yaptýklarýný anlayabilecek düzeyde olmamýz lazým. Bir Ýngiliz veya Japon genci bundan elli yýl önce yaþamýþ bir þairin edebiyat eserini okuyup anlayabiliyorken biz Atatürk`ün Nutuk`unu bile sadeleþtirme ihtiyacý duyuyoruz.` Meselenin Arap ya da Latin harfleri meselesi olmadýðýný vurgulayan Gurulkan, harf inkilabýnýn sadece sembolik bir alfabe deðiþikliði olmadýðýný ayný zamanda kültürel bir kopmaya sebebiyet verdiðini ifade ediyor. Gurulkan ayrýca harflerin kutsallýðýna deðil onlarýn anlam boyutuna deðer verilmesi gerektiðini söylüyor.


 

MUSTAFA ÇAKICI PERFORMANS ÖDEVLERÝ VERÝLMELÝ

Türk Arþivciler Derneði`nde Osmanlý Türkçesi Seminerleri veriyor Mustafa Çakýcý. Her yýl yurt içinden ve yurt dýþýndan yüksek lisans araþtýrmasý için gelen öðrencileri bulunuyor. Alman, Yunan uyruklu öðrencilerin yaný sýra lise ve ortaokul seviyesinde öðrencileri de olmuþ. Yani kültür araþtýrmasý yapmak isteyen kim varsa çalýyor Çakýcý`nýn kapýsýný. Kütüphanelerde her seviyeden Osmanlýca kaynak bulunduðunu bilirten Çakýcý, öðrencilerin Osmanlýca`yý bu arþivlerden yararlanarak ve performans ödevleri hazýrlayarak geliþtirebileceklerini söylüyor. Osmanlýca üzerine birde kitap çalýþmasý bulunan Çakýcý sözlerini þöyle dile getiriyor: `700 yýllýk çok önemli bir kültür varlýðý oluþturmuþ Osmanlý Devleti. Bu kültürden gençlerimizin haberdar olmasý gerekiyor. Lisede ders olarak konulursa bu kopuþun önüne geçilmiþ olur`diyor.


PROF. DR. ÝLBER ORTAYLI: ÝMAM HATÝPLERDE OSMANLICA DERSÝ OKUTULMALI


Ýlber Ortaylý yukarýda söylenilenlerin aksine Osmanlýca`nýn lisede seçmeli ders olarak okutulmasýnýn kimseye bir faydasý olmayacaðý görüþünde. Bu sorunun ancak ücretsiz kurslarýn açýlmasýyla giderilebileceðini söyleyen Ortaylý, sosyal bilimler liselerinde verilen Osmanlýca dersinin de yeterli olmadýðýný belirtiyor. Osmanlýcanýn yaný sýra Arapça, Farsça ve Latince derslerinin de ek olarak verilmesi gerektiðini ifade eden Ortaylý; `Osmanlýca eðitiminin geniþ verilmesi gerekiyor. Biraz Arapça biraz Farsça, Latince olmasý lazým. Mesela Ýmam Hatip Liseleri`nde Osmanlýca kesinlikle olmalý. Yanýna Farsça da gelmeli. Ama bu kadar kalabalýk liselerde hoca bulmak zor elbette. Osmanlýca`nýn derinlemesine öðretildiði okullar az ama öz olmalý.` diyor.


PROF. DR. MUSTAFA ÖZKAN: TERCÜMAN-I AHVALÝ GAZETECÝLERDE ANLAYAMIYOR


Ýstanbul Üniversitesi- Türk Dili Tarihçesi Bölüm Baþkaný Mustafa Özkan liselerde Osmanlýca`nýn seçmeli ders olarak konulmasýnýn üniversiteye ön hazýrlýk saðlayabileceðini dile getiriyor. Bu eðitimin uzun bir zamana yayýlmasý gerektiðinin altýný çizen Özkan, dýþarýda verilen üç aylýk kurslarla sadece insanlarýn heveslerinin tatmin edilebileceðini söylüyor ve þöyle devam ediyor; `Üç ay gibi kýsa bir zamanda öðrenci ancak harfleri öðrenebilir. Osmanlýca bir kültürdür. 700 yýllýk bir kültür üç ayda öðrenilemez. Fakültelerde haftada dört saat olmak üzere iki yýl okutuyoruz. Buna raðmen yeterince öðretemiyoruz. Metinlerin günümüz Türkçesine aktarýlýrken anlaþýlmasýný saðlamak için zaman gerekir. Ýnsanlarý kandýrýyorlar ve aldatýyorlar` diyor. Osmanlýca bilmenin kiþinin geçmiþini tanýmasý açýsýndan çok önemli olduðunu belirten Özkan, þöyle bir örnek veriyor; `Mesela gazeteciliðin tarihini bilecek biri Tercuman-ý Ahval okuyamazsa ne anlamý var. Oradaki makaleleri okumak demek, dönemin sosyal yapýsýný anlayabilmek demek. Hangi branþa giderseniz gidin geçmiþe ait kültürü bilmenin yolu Osmanlýca`dan geçiyor. Bilmezsek kültürümüzün bir temeli olmaz` diyor.


PROF DR. HAYATÝ DEVELÝ: GENÇLERÝMÝZ KÜLTÜRLERÝNDEN BÝ`HABER


Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Develi de liselerde öðrencilerine günümüz Türkçesiyle birlikte Osmanlýca`nýn öðretilmesi gerektiðini savunuyor. Develi `Aslýnda bir öðrencinin dört yüz yýllýk toplumun kültürel derinliklerini okumasý, anlamasý ve yeniden yorumlayabilmesi gerekiyor. Bugün üniversitelerdeki uzmanlar dahi yeterince birikim sahibi deðil` diyor. Develi, `Bizim öðrencilerimiz býrakýn dört yüz seneyi, elli yýl otuz yýl öncesi metinlere ulaþmakta zorluklar yaþýyorlar. Öðrencilere Peyami Safa`nýn, Ahmet Hamdi Tanpýnar`ýn, metinleri aðýr geliyor. 1940`larda yayýnlanmýþ bir Cumhuriyet Gazetesi`ni bugünün üniversite öðrencisinin önüne koyun, emin olun oradaki kelimelerin yüzde atmýþýný anlamayacaktýr.` diyor. Develi ayrýca Osmanlýca`nýn aslýnda Türkçe eðitiminin bir parçasý olduðunu ve bugün konuþmakta olduðumuz dilin tarihsel bir safhasý niteliði taþýdýðýný bu nedenle ayrý bir yerde katagorize edilmemesi gerektiðini vurguluyor. Develi; `Öðrencilerin Yahya Kemal`i, Mehmet Akif`i, Tevfik Fikret`i ve Ziya Paþa`yý anlamalarýný istiyoruz. Dedelerimizin dili öðrenilsin istiyoruz` diyor. Develi, liselerde bu eðitimin yýllara yayýlarak yapýlabileceðini ve o ki dönemlerde alýntý unsurlar; Arapça ve Farsçadan girmiþ gramer þekillerinin bilinmesinin yeterli olacaðýný söylüyor ve ekliyor: `Bu ders Türkçe eðitiminin içinde olmalý. Gençlerimiz Yahya Kemal`in nesirlerini anlayacak kadar klasik Türkçe öðrenmelidir.




Alıntı


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?