• 18 Şubat 2020, 13:02:12

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Misyonerken Müslüman Olan Alman  (Okunma sayısı 490 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

insan

  • Ziyaretçi
Misyonerken Müslüman Olan Alman
« : 04 Temmuz 2010, 06:25:04 »


Amir Mohammed Herzog: Misyonerken Müslüman Olan Alman




Amir Mohammed Herzog'un yaþý, 60'ýn üzerinde. Ancak asýl doðum tarihini 1979 olarak kabul ediyor. Çünkü o tarihte Müslüman olmuþ. Ýslam'a varan yolunun hikayesini þöyle anlatýyor:

"Çocukluðumda sýký bir dini eðitimden geçtim. 1960'larýn baþýnda, Amerika'da yayýlan 'Operation Mobilisation' adlý Hýristiyan gençlik hareketinin etkisinde kaldým.
1965 yýlýna kadar Avusturya, Belçika, Ýngiltere ve Fransa'da kapý kapý evleri dolaþarak bu dini hareketin yayýlmasý için çaba harcadým.

Daha sonra, çok tutucu bir Hýristiyan kuruluþu olan Selamet Ordusu
(Heilsarmee)
saflarýna katýldým. Bu gurubun içinde de beþ yýla yakýn misyoner olarak çalýþtým. Ancak bütün bu faaliyetlerim içinde, bir türlü aradýðým ruhi huzura kavuþamýyordum.


Bu dini çalýþmalarýmýn yanýnda, sosyal içerikli bir iþ daha edindim ve böylece kendime meþgale arayýþýmý sürdürdüm. Ýkinci iþim, Arap ülkelerinden Almanya'ya gelen ilticacý gençlere kilisede danýþmanlýk göreviydi.

Çoðu Müslüman olan Arap gençleriyle yakýn iliþkiler kuruyor, iþim gereði bazen de ailelerini ziyaret ediyordum. Bir gün ziyaretine gittiðim Lübnanlý bir ailenin evinde, beklenmedik bir olayla karþýlaþtým.

Evin bir odasýndan gelen musiki beni çok etkiledi. Bu harika ahenk beni alýp o zamana kadar hiç tanýmadýðým bir huzur alemine götürdü. Hayran oldum ve tabii çok þaþýrdým. Bir süre dinledikten sonra da, 'Bu büyüleyici müzik nedir?' diye sordum.

Lübnanlý genç;
 'Müzik deðildir, babam odasýnda Kur'an-ý Kerim okuyor' dedi.

Bu cevap beni çok þaþýrttý.
Çünkü o güne kadar Müslümanlarýn kitabý hakkýnda hiçbir olumlu fikrim yoktu.

Ama bu dinlediðim, hiçbir þey anlamadýðým ahenkli, etkileyici, insanýn içine iþleyici ses, boþ deðildi. Boþ olmak ne kelime, o zamana kadar duyduðum hiçbir sese de benzemiyordu.
Bu kitapta beni etkisi altýna alan bir cazibeli sýr vardý.

Bu etkiden kendimi kurtaramadým.
Hemen bir kitapçýya gidip Almanca Kur'an-ý Kerim meali aldým. Ýlk okuduðumda pek bir þey anlayamadým. Ama kalbim, ondaki sýrrý mutlaka blmam gerektiðini söyledi.
Tekrar okudum.
Yine fazla bir þey anlayamadým.
Üçüncü defa, son sureden baþlayarak bir daha okudum.

Bu sefer Ýslam dini beni beklemediðim ölçüde etkiledi. Aradýðýmý bulmuþtum.
Hem kalbim, hem de kafam, yýllardýr aradýðým huzuru yakalamýþtý.

Ama Müslümanlar.

Bu Kitab'ýn baðlýlarý, onlar nasýl kimselerdi?

Onlarýn yaþadýðý gibi yaþayabilir miydim?

1977 yýlýnda yolum Ürdün'e düþtü. Oradaki hayat, Müslümanlarýn birbirlerine insancýl davranýþlarý, benim Ýslam'a daha ziyade yaklaþmama yardýmcý oldu.

O tarihten sonra, iki yýl üst üste bu ülkeye gittim.
Nihayet 25 Ekim 1979'da Ürdün'de Ghar adlý bir köyde Müslüman oldum."

Amir Mohammed Herzog, Müslüman olduktan sonra yaþadýðý Berlin'e döner. Orada aile çevresinin sert tepkileriyle karþýlaþýr. Fakat bu tepkiler onu etkilemez ve Müslümanlýðýn bir barýþ ve kardeþlik dini olduðunu anlatmaya baþlar.

Herzog, bütün hayýtýný Ýslam'a adadýðýný söylüyor.
Haftanýn yedi günü, Ýslam dini hakkýnda bilgi almak isteyen Almanlar'a danýþmanlýk yapýyor.
Haftalýk televizyon programlarý hazýrlýyor.
Kendisi gibi, hakikati arayan birçok Alman vatandaþý bulunduðunu görür. Onlara yol göstermek ve ýþýk tutmak maksadýyla, 'ALLAHü Ekber' adlý bir dergi çýkarmaya baþlar. Ayrýca Berlin'de 'Ýslam'ýn Dostlarý Derneði'ni kurar.
Derneðin amacýný þöyle açýklýyor:

"Derneðimiz her türlü politik çalýþmayý reddeder. Yalnýzca Ýslam dinini daha iyi tanýtmak, Alman toplumundan yeni yeni Müslüman kardeþler kazanmak çabasýndayýz."

Bir mescidi andýran evinde 5 vakit namazý hiç kaçýrmadýðýný belirten Herzog, en büyük dileðinin, 'camiler cenneti Ýstanbul'u ziyaret etmek olduðunu da sözlerine ekliyor.



Kaynak: Eðitim Bilim Derg., Temmuz 2000,


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?