• 11 Temmuz 2020, 06:47:16

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Yavuz'un nedimi Hasan CAN  (Okunma sayısı 1099 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« : 07 Ağustos 2010, 02:24:55 »


Hafýz Mehmet Akkoyunlu sarayýnýn mescidine bakan kendi halinde bir müezzindir. Ancak onda öyle bir ses vardýr ki, bülbüller bile imrenir. Kâh volkanlar gibi coþar, kâh akar sular gibi. O yanýk Kahire aksaný ile okumaya baþladý mý, dinleyenler bir hoþ olur. Cemaatin gözleri dolar, yanaklardan sýcak damlalar kayar.

Þah Ýsmail’in fitne kaynattýðý günlerde doðu Anadolu’da cinayetler, baskýnlar birbirini izler, halk canýndan bezer. Geceleri kapý sürgüler, camlara kepenk çekerler. Havada tarifi zor bir aðýrlýk vardýr. Hani sýkýntý, kasvet karýþýmý bir þey. Kargaþa gitgide büyür ve gün gelir Akkoyunlularý da sarar. Öyle çok cami yýkýlýr ve öylesine mâsum katledilir ki, görenler haçlý geçti sanýr.

Ýþte Yavuz’un “Ýslam âlemine birlik” parolasýyla yola çýktýðý demlerde Hafýz Mehmet Tebriz’e gider. Büyük Veli Kemâleddin Erdebili’nin hizmetine girer.

Çaldýran zaferinden sonra Erdebili Hazretleri’nin ziyaretine gelen Sultan’ýn gözü onca insan arasýnda Hafýz Mehmed ile oðlu Hasan’a takýlýr. Bunlar isimsiz insanlardýr, ancak yüzlerinde iç ferahlatan bir samimiyet vardýr. Birden kaný kaynar ve niye öyle yapar bilemez, onlarý Ýstanbul’a davet eder. Hafýz Mehmed’in iþi bellidir: Müezzinlik! Hasan Can’ý ise yanýna alýr, nedim edinir. Ýlerliyen günlerde yanýlmadýðýný görür. Bu genç sýradan biri deðil, hem gönül ehli, hem âlimdir. Bir çok lisan bilir. Ýkisi arasýnda tarifsiz bir yakýnlýk baþlar. Sýrdaþ, yoldaþ olurlar. Hani o, beyninden geçenleri kafatasýndan saklayan Selim sadece ona açýlýr.

BEKLENEN RÜYA
Yavuz’un Mýsýr seferine niyetlendiði günlerdir. Evet Son Abbasi Halifesi MütevekkilALLAH’ýn gücü yoktur, ancak yine de onu incitmekten çekinir. Ýbn-i Kemâl Paþa ve Zembilli Ali Efendi, Sultaný iknaya çalýþýrlar. Evet bu seferin lüzumuna herkesten çok o inanýr, ama yine de huzursuzdur. Yemekten içmekten kesilir, uykuyu daðýtýr. Sabahlara kadar ibadet eder, buruþuk kaðýtlara karýþýk þekiller çizer. “Ah!” der, “Ah bir iþaret gelse.”

Ýþte uykusuz geçen bir gecenin ardýndan Hasan Cana sorar:
-Nerelerdeydin?
-Azýcýk dalmýþým efendim.
-Öyleyse rüyaný anlat.
-Dikkate deðer bir rüya gördüðümü hatýrlamýyorum.
-Olacak iþ mi yani, bir insan uyusun da rüya görmesin. Ýyi düþün görmen lâzýmdý!

Hasan Can çýkar. “Tuhaf” der, “Sultan bir iþaret bekliyor ama ne?” Tam o sýrada bir baþka Hasan (Kapýcýbaþý Hasan Efendi) yaklaþýr. “Ben” der “garip bir rüya gördüm, ama þimdi bunu nasýl anlatmalý sultana?”

Hasan Can onu adeta aparýr, koparýr, çýkarýr Yavuz’a. Sultan “buyur!” der, o baþlar anlatmaya:
-Hünkârým, akþam çadýrýnýzýn önünde nöbetteydim. Bir ara içim geçti. Ya da öyle olduðunu sanýyorum. Zira mekân aynýydý ve ben ayaktaydým. Baktým dört atlý çadýra yaklaþýyor. Hemen davrandým, önlerine çýktým. Güya “Kimsiniz, necisiniz?” diye sorgulayýp çevirecektim onlarý. Ancak vuruldum sanki. Dondum kaldým. Atlar çok asil'di ve yere basmýyorlardý. Süvariler hem çok heybetli, hem çok sevimliydiler. Býrakýn hesap sormayý, eteklerine kapanmak, ellerini öpmek için yanýp tutuþmaya baþladým. Esrarengiz ziyaretçiler hünkârýmýzý sordular. Çadýrdan ýþýk sýzýyordu. “Meþgul olmalý” dedim. Öndeki “Ýyi” dedi, “Rahatsýz etme. Sabahleyin geldiðimizi söylersin. Biz Server-i Kâinatýn eshabýndanýz. Efendimiz Selim Han’a selâm söyledi ve buyurdular ki: Haremeynin hizmeti kendisine verildi!” Ve geldikleri gibi uzaklaþtýlar. Bir anda ufukta kayboldular. Sancaklarý ýþýklý izler býraktý. Tam “bunlar kim ola?” diye düþünüyordum ki bir ses “Nasýl tanýmazsýn” dedi. “Öndeki Hazreti Ebubekir, yanýndakiler, Ömer, Osman ve Ali! RadýyALLAHü anhüm ecmain.

Yavuz heyecanlýdýr. Rüyayý tek kelimesini kaçýrmadan dinler ve nedimine döner. “Bilir misin Hasan, biz emir olunmadýkça kýpýrdamayýz. Ýþte þimdi tamam. Artýk çýkabiliriz yola.”

SÝNA DENEN BELA
Sina Çölü kelimenin tam mânâsý ile belâdýr. Yer sarýdýr, gök sarý. Güneþ tepsi kadar iri, hava toz yüklüdür. Kum daðlarý biteviye yer deðiþtirir ve klavuzlar dönektir. Sonra çölün tek vahasý yoktur. Molalar ayrý derttir. Sýcak kum vücudu kuþatýr ama, kumun az altý yýlan, çiyan kaynar. Kunduralardan akrepler çýkar. Kaypak zemin yorucudur. Dahasý toplar, çadýrlar, hasýrlar Yerinden kýpýrdamayan aðýrlýklar.

Ýþte askerin tâkâtýný zorladýðý anlardan birinde Yavuz Selim atýndan atlar, yürümeye baþlar. Eh sultanýn yürüdüðü yerde, hayvanýna binmek kimin haddine? Bu iþe mana veremeyen vezirler önceleri susmayý dener, yutkunup dururlar. Yavuz’a tek kelime söyleyemezler ama, güçleri Hasan Can’a yeter. Fýrsatýný bulup çevirirler. “Yetti gayri!” derler, “Astýrýrsanýz astýrýn, kestirirseniz kestirin! Ama itirazýmýz var!”
-Neye?
-Askeri yürütmenize!
Hasan Can mânâlý mânâlý güler. Önce boynu bükük, gözleri yarý kapalý yürüyen sultaný gösterir, sonra vezirlerin kulaðýna eðilir “Efendimiz sallALLAHü aleyhi ve sellem yaya olarak yol gösteriyor” der, “eðer yakýþýr diyorsanýz, binelim atlarýmýza”

Ýnanýn imdad-ý Ýlahi ortadadýr. Nitekim hiç olmadýk þeyler olur. Orduya kara kara bulutlar gölge yapar, sahraya görülmedik yaðmurlar yaðar. Bu çölü 13 günde geçen ikinci bir ordu yoktur. Anlaþýlan o ki, halifelik Ýslam’ýn zinde gücüne bahþ olmaktadýr.

CEZA MI, CAÝZE MÝ?
Bir gün Yavuz, Hasan Can’a “Biliyor musun?” der, “Bu gece Muhammed Bedahþi Hazretlerini gördüm. Beyaz bir elbise giymiþ, yolculuða hazýrlanýyordu.” Hasan Can gayri ihtiyari “Ahiret yolculuðu olsa gerek” der. Yavuz’un bu cevaba caný sýkýlýr. “Sen bilmez misin?” der, “Rüyalar tabire baðlýdýr. Eðer Þeyh’e bir hal olursa gözüme gözükme!”

Çok geçmez. Muhammed Bedahþi hazretlerinin vefat haberi gelir. Sultan Halimi Çelebi’ye döner: “Þimdi ben bu Hasan’ý cezalandýrmaz mýyým?” der. Halimi Çelebi “A be çocuk niye aðzýný tutmazsýn” gibilerden teessürle bakar. Lâkin Hasan Can hâl ehlidir, rahattýr. “Araþtýralým efendim” der, “Eðer benim tabirimden sonra vefat ettiyse, cezaya hazýrým, ama önce vefat ettiyse sultanýmýz bu fakire bir caize (hediye) verse gerek”

Araþtýrýrlar. Hasan Can haklý çýkar. Sultan çýkarýr kaftanýný, ona baðýþlar. Dahasý keseler dolusu altýn verir. Hasan Can kaftaný sýrtýna alýr, ama altýnlarý fakir fukaraya daðýtýr. Sevabýný baðýþlar Bedahþi Hazretlerinin nurlu ruhuna.

AKIBET HAYR
Biliyorsunuz hayatý muhteþem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaþýnda küçücük bir çýbana boyun eðer. Son nefesini verirken Hasan Can yanýndadýr.
Yavuz sorar:
-Hasan bu ne hal?
-Þimdi ALLAH ile olacak zamandýr sultaným.
-Ah be Hasan. Sen bunca zamandýr, bizi kimle bilirdin?

Yavuz’un konuþmaya mecâli yoktur. Mushaf-i þerifi iþaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Þerif’e baþlar. Yine volkanlar coþar, sular akar. Sultanýn yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayýlýr. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler...

“Nasýl bre?”
Mýsýr seferine çýkacaklarý gün kayýkla Üsküdar’a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaþýna takýlýr. “Hasan Can kahvaltý yaptýn mý?”
Hasan Can cevap verir “Beli (evet) sultaným!”
-Yumurta seversin deðil mi?
-Beli sultaným!

Aradan yýllar geçer. Yollar, muharebeler, insanlar, þehirler... Nihayet Mýsýr seferi biter, Ýstanbul’a gelirler. Þimdi yine sandaldadýrlar. Ama bu kez yönleri Sarayburnu’nadýr. Sultan ansýzýn Hasan Can’a döner “Nasýl bre?”
Cevap ýþýk hýzýyla gelir: “Rafadan sultaným!”
Birlikte düþünmek, beraber hissetmek... “Hemhâl olmak” denilen þey bu olsa gerek.

Hasan Can Hazretleri Bursa Yeþil Türbe haziresinde medfûndur.

Rahmetler ola!

Ruhuna bir fatiha-i þerife baðýþlamanýn tam zamanýdýr aziz dostlar.
« Son Düzenleme: 25 Aralık 2010, 23:43:17 Gönderen: MiM »

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« Yanıtla #1 : 07 Ağustos 2010, 20:18:41 »

Gözyaþý ve tebessümle okudum.
ALLAH razý olsun hocam..


Çevrimdışı kasým

  • غرف خاصة
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 160
  • Teþekkür 2
Ynt: Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« Yanıtla #2 : 07 Ağustos 2010, 22:53:01 »
Paylaþým için teþekkür ederim.
Kaynaðýnýda belirtseydiniz iyi olurdu deðil mi ?

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« Yanıtla #3 : 07 Ağustos 2010, 23:31:35 »
Paylaþým için teþekkür ederim.
Kaynaðýnýda belirtseydiniz iyi olurdu deðil mi ?

muhtelif islami kaynaklarda mevcut bir derlemedir.
gecenin bu saati baþýma dert açýp uðraþtýrmayýn yav! :)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı kasým

  • غرف خاصة
  • TaLiP
  • **
  • İleti: 160
  • Teþekkür 2
Ynt: Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« Yanıtla #4 : 07 Ağustos 2010, 23:33:10 »
:)

Çevrimdışı sýrr-ý nihan

  • BiSMiLLaH
  • *
  • İleti: 23
  • Teþekkür 0
Ynt: Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« Yanıtla #5 : 25 Aralık 2010, 22:38:45 »
Geç kalýnmýþ cevaplarýn kusuruna bakýlmaya.. Askerdik biz bu zamanlarda. :) Deðerli hocam emeðinize, yüreðinize saðlýk.. Mana itibariyle hikaye demek doðrumudur bilmem; ama bu hikayeleri çok kez dinleyip, okumama raðmen, hiç bu kadar etkilendiðimi hatýrlamýyorum.. Yazýnýn üslubundan olsa gerek. Bu sebeple bu enfes konuyu güncellemiþ olmaktan da büyük sevinç duydum. :) Hayýrlý geceler.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: Yavuz'un nedimi Hasan CAN
« Yanıtla #6 : 25 Aralık 2010, 23:47:09 »
Geç kalýnmýþ cevaplarýn kusuruna bakýlmaya.. Askerdik biz bu zamanlarda. :) Deðerli hocam emeðinize, yüreðinize saðlýk.. Mana itibariyle hikaye demek doðrumudur bilmem; ama bu hikayeleri çok kez dinleyip, okumama raðmen, hiç bu kadar etkilendiðimi hatýrlamýyorum.. Yazýnýn üslubundan olsa gerek. Bu sebeple bu enfes konuyu güncellemiþ olmaktan da büyük sevinç duydum. :) Hayýrlý geceler.

can hasan'ým, adaþýna benzetirim seni hep... çok teþekkür ederim abim, Rabbim razý olsun. evet, benim de çok etkilendiðim yazýlardan biridir. bu arada içinde bi çok yerde ingilizce karakterle yazýlmýþ kýsýmlar vardý. sayende onlarý da düzeltme imkaný buldum ya, bunun için de ayrýca teþekkür borçluyum sana...

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!