• 30 Mayıs 2020, 01:03:15

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Kâbe'nin üzeri neden örtülüdür?  (Okunma sayısı 685 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

unutulan

  • Ziyaretçi
Kâbe'nin üzeri neden örtülüdür?
« : 12 Ağustos 2010, 15:24:38 »
Kâbe’nin üzeri neden örtülüdür? Kâbe ilk defa kimin tarafýndan ve ne zaman örtülmüþtür? Kâbe örtüsü neden siyahtýr? Kâbe örtüsüne ne zaman ilk defa ayetler iþlenmiþtir? Zehra Yavuz araþtýrdý...

Ýslam Tarihçileri Kâbe örtüsü hakkýnda farklý tarihler vermiþlerdir. Al-Azraki "Ahbar Makka“ (=Mekke Haberleri) isimli eserinde dedesi Abu-al-Valid Ahmed b. Muhammad al-Azraki ve daha baþka isimleri de kaynak göstererek hiçkimsenin Kâbe örtüsünün ilk defa ne zaman örtüldüðüne dair birþey bildirmediklerini not etmiþ.

Kâbe ilk defa kimin tarafýndan ve ne zaman örtülmüþtür?
Al-Azraki dedesinden edindiði bilgiye göre Ýbn Hiþam ResulALLAH’ýn “Tubba’yý kötülemeyin, o ilk defa Kâbe’yi örttü“ hadisini bildirmiþ.
Al-Askalani, Al-Azraki’nin yazdýklarýný doðrulamýþ , Fath-al-Bari isimli eserinde “Tubba Kâbe’yi ilk defa vasail ile örten kiþidir”  Devamýnda ise: “Bazý alimlerimiz Ýsmail’in ilk defa Kâbe’yi örttüðünü söylemiþlerdir” yazmýþtýr.

Tubba’nýn Kâbe’yi örttüðü tarih hicretten 200 sene evveline dayanýr!
Al-Baladuri,  Ýsa’nýn doðumundan 300 sene evvelinde Adnan b. Add‘ýn Kâbe’yi anta  ile (= deri veya kilim) örttüðünü söylemiþtir.
Al-Askalani, bu tarihi bilgiler doðruysa diye ekleyerek,  Hz. Ýsmail’in  ilk kez, Adnan’ýn  ikinci kez, Tubba‘nýn ise üçüncü kez Kâbe’yi baþtanbaþa örttüðünü belirtmiþtir.

Kâbe’nin üzeri neden örtülüdür?
Kâbe’yi örtmenin belli bir anlamý olup olmadýðý bildirilmemiþ ama deðiþik rivayetler yazýlmýþ. Al-Azraki Tubba’nýn Kâbe’ye anahtarlý kapý yaptýrdýðýný ve yazdýðý þiiri oraya astýðýný bildirmiþ.

Ýslamiyet öncesi hicretten yaklaþýk 200 sene evvel! yazýlan þiirin kýsmen tercümesi þöyle:
Biz mübarek evi giydirdik, çizgili mulan ve burud ile. (…)
Biz yedi kere evin etrafýnda dolandýk (Tavaf ettik) ve Ýbrahim’in kabri önünde eðildik.
Biz 6000 (hayvan) kurban ettik ve onlara (kafilerle) hýzla yetiþtik.(…)

Tanrýlara kurban edilen hayvan üzerindeki kumaþlar Kâbe’ye örtülüyordu
Ýslam öncesi  batýl törelerde tanrýlara kurban edilecek hayvanlar ritüellerle kutsallaþtýrýlýyorlardý. Üzerlerine kýrmýzý damga vuruluyor ve kumaþ ile örtülüyorlardý.  Mekke’de kurban edilen hayvanlarýn üzerindeki kumaþlar Kâbe hizmetkarlarý (= Sadana) tarafýndan Kâbe’ye örtülüyordu.

Kâbe çizgili kumaþlarla örtülüyordu

Al-Azraki’nin Ýbn Mulayka’dan öðrendiði bilgilere göre Kâbe Ýslam’dan evvel Hizz, Hubur, Burud ve Anmat gibi çizgili kumaþlarla (= O devirde giyim eþyasý olarak kullanýlýyordu) örtülüydü. Kurban edilecek hayvanlar da bu kumaþlarla örtülüyordu. Geriye kalan kumaþlar Kâbe’deki dolaptaydý. Kâbe’ye güzel kokulu buhurlar-buhurdanlýklar hediye ediliyor ve yakýlýyordu.

Kâbe en pahalý ve en iyi kilimlerle örtülüyordu

Al-Azraki Kureyþliler’in ve deðiþik kabilelerin Kâbe örtüsü için para baðýþladýklarýný bildiriyor.
Al-Fasi ise Kâbe‘nin vasail ve anmatlarla, yani Maisani denilen en pahalý ve en iyi kilimlerle örtüldüðünü bildirmiþ. (= Maisan’dan gelen kilimler)

Kâbe örtüleri deri, palmiye yapraklarý, saç ve yündendi
Al-Fakihi, Halid b. Cafer b. Kilab‘ýn Kâbe’ye misk ve ipek kumaþ gönderdiðini ve örtü diktirdiðini bildirmiþ. Böylelikle Ýslam evvelinde Kâbe’yi ilk defa ipekle örten kiþi olarak tarihe geçmiþtir.Hz. Ayþe Ýslam’dan evvelki dönem için: „Aþure günü oruç tutulur ve ayný gün Kâbe örtülürdü“ diye bildirmiþtir.

Kâbe her kumaþ ile örtülebiliniyor


Ýslam’dan evvelki dönemde Arap kabileleri Kâbe’yi örtmeyi bir görev, þeref  ve fazilet olarak görüyorlardý. Kâbe’yi örtmek, örtüsünü baðýþlamak bazý önde gelen asil ve zengin kabileler için imtiyaz sahibi olduklarýnýn göstergesiydi. Herkes Kâbe’yi istediði kumaþ ile örtebilir, kurbanlýk hayvanlarýný örterek tanrýya baðýþlayabilirdi.

Kâbe’yi örtme günleri
Tarihçiler Kâbe’yi örtme günleri olarak 10 Muharrem Aþure gününü ve Zilhicce’nin sekizini belirtmiþlerdir. (Yavm-at-Tarviya)

Kâbe örtüsü donatým malzemeleri her türlü renkten ve cinsten
Kâbe örtüsü donatým malzemeleri çok çeþitli olmuþtur: Deri (Anta), Kanevas (Husuf), has yün (Musuh), hasýr (Anmat), ipek (Dibað), yumuþak kumaþ (Mala), keten (Usub), ince doku (Þikak, vasail), ince çadýr kumaþý (Kirar) ve kilim (Namarik).

Kâbe örtüsü olarak her türlü renk, motif ve yazý þekli kullanýlmýþtýr.


Ýslam‘da Kâbe örtüsü
ResulALLAH Efendimiz Kâbe’yi fethettiðinde sahabelerle içini putlardan temizlemiþ, yýkamýþ, fakat müþriklerin örttükleri örtüyü indirmemiþtir. (630) Ayný sene içinde bir kadýn buhur ile Kâbe’yi tavaf ederken örtüyü dikkatsizlikle yakmýþtýr. Bu kazadan sonra müslümanlar Kâbe’yi  Yemen’den gelen yeni bir örtüyle örtmüþlerdir.
Müslümanlar kurbanlýk hayvan üzerindeki örtüleri asla Kâbe örtüsü olarak kullanmamýþlardýr.

ResulALLAH Efendimiz  Kâbe’yi üç defa örtmüþtür
Hadis kaynaklarýna göre ResulALLAH Efendimiz vefatýna kadar uzanan süreçte Kâbe’yi üç defa örtmüþtür. Vefatýndan sonra halifeler ve sonraki Ýslam Devletleri’de Kâbe’yi örtmüþlerdir. Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer döneminde Kâbe Mýsýr’dan gelen Kabati kumaþiyle örtülüyordu.

Emeviler Dönemi  Kâbe örtüsü
Emeviler döneminde  Muaviye Kâbe’ye senede iki defa misk gönderirdi, namazdan sonra Kâbe duvarlarýna  misk sürülürdü. Muaviye’nin vefatýndan sonra Yezid ve Abdullah da Kâbe’yi ipek ile örtmüþlerdir. Ýpek= Dibað Hüsravani. Abd-al-Malik’in halifelik döneminde Kâbe örtüsü Þam’da dokunur,  Medine’ye gönderilir, Mescid-i Nebevi’de  gösteriye sunulur, sonra Kâbe’ye gönderilirdi. Kâbe örtüsü ipektendi.

Abbasiler Dönemi- Ýlk defa yazý iþlemeli Kâbe örtüsü
Abbasiler döneminde kumaþ dokuma, boyama ve iþleme teknikleri geliþmiþti. Al-Mahdi 776 senesinde ilk defa üzerine yazý iþlenmiþ Kâbe örtüsü hazýrlatmýþtýr. Kâbe duvarlarýna misk ve amber sürdürmüþtür. Kâbe üç çeþit kumaþ ile örtülmüþtür = Kabati (Keten), hizz (Yün) ve dibað (Ýpek).

Besmele ve Salavat iþlemeli Kâbe örtüsü
Hüseyin b. Hasan al-Alavy döneminde Kâbe sarý ve beyaz olmak üzere iki ipek kumaþ ile örtülüyordu. Kâbe örtüsü üzerine Besmele ve Salavat örtüye iþlenmiþti. Al-Mamun döneminde Kâbe örtüsü kýrmýzý veya beyaz ipektendi. Ýbn Abd Rabbihi (vefatý 939 senesi) yazdýðý eserinde Kâbe örtüsünün Horasan’dan gelen kýrmýzý ipekten olduðunu, üzerindeki halkalarda El-Hamdu-Lillah, Subhan-ALLAH, ALLAHu-Akbar, ALLAH Al-Aliyy, Al-Azim yazýlý olduðunu bildirmiþtir.

Fatimidiler Döneminde Kâbe örtüsü - Þiiler- Fatimidiler döneminde Kâbe örtüsü beyaz ve sarý renklerindeydi. Ýpek kumaþlar Hindistan ve Çin’den getirtiliyordu. Ýki þeritli turuzlar altýn iþlemeliydi.

Memlüklüler Döneminde Kâbe örtüsü
Memlüklüler kendilerini Hadým al-Harameyn aþ-Þarifeyn= Ýki kutsal Haramýn hizmetçileri diye adlandýrýyorlardý. Kâbe örtüsü siyah ipek ve ketendendi. Örtünün üzeri içi beyaz renkte iþlenmiþ Kelime-i þehadet‘li halkalarla süslenmiþti. Beyaz renkli iþlemede Kur’an’dan Hac Ayetleri (Sure 3/96,  2/127-128, 5/97) bulunan þeritler örtünün üst kýsmýna iliþtirilmiþti. Kâbe kapýsý siyah ipekli kumaþ üzerine altýna bandýrýlmýþ gümüþ ipliklerle iþlenmiþ örtüyle kaplýydý.

Osmanlý Döneminde Kâbe örtüsü= Kisve
1517 senesinde Sultan Selim Hadým al-Harameyn aþ-Þarifeyn= Ýki kutsal Haramýn hizmetçileri ismini üstlendi. Kâbe örtüsü siyah ipektendi: Renk, dikiþ ve iþlemeleri Memlüklülerin dokuduðu örtüye çok benziyordu. Örtü 30 günde hazýrlanýyordu. Kâbe örtüsü 1706 senesine kadar Mýsýr’da, 1706‘dan-1860’a kadar Konstantinopel’de dokundu. Örtünün Konstantinopel’den Ýskenderiyye’ye kadar götürülmesi 11 gün sürüyordu.

Kâbe örtüsünün masrafý 276 bin 216 Dirhem tutuyordu.
1.Dünya Savaþý esnasýnda Kâbe örtüsü Mýsýr’da deðil, Konstantinopel’de dokundu. Osmanlýlarýn gönderdiði kisve Medine’de muhafaza edildi ve 1922 yýlýnda kullanýldý. 1923 senesinde kisve Irak’ta dokunuldu.

Suudi Arabistan Döneminde Kâbe örtüsü
1804 yýlýnda Saud Abd el-Aziz Medine’yi, 1806’da Mekke ve Cidde’yi ele geçirdi, Osmanlý hac kervanlarýnýn giriþine izin vermedi. Osmanlýlarýn hutbelerini yasakladý. Sultan Selim III.‘ye mektup yazarak Mýsýr ve Suriye mahmallarýný (= Kisve taþýyan kervan) göndermemesini, bunun Vahhabilere göre bidat olduðunu açýkladý. Saud 1806’da Kâbe’yi kýrmýzý ipekten kisve ile, sonraki senelerde siyah ipek ve siyah ketenden kumaþ ile örttü.

1927 senesinde Kral Abdul-Aziz oðluna (Kral Faysal) kisve dokunulan atölye kurmaya teþvik etti. 1927 de Mekke’de kurulan atölyeden sonra, 1974 de Mekke dýþýnda bir atölye kuruldu ve kisve artýk orada dokunuluyor.

Mahmal nedir?
Kâbe örtüsü (=Kisve) tarih boyunca çeþitli bölgelerden (Yemen, Irak, Horasan, Konstantinopel, Mýsýr) Mekke’ye Mahmal denilen kervanlarla gönderilmiþtir. Mahmal kelimesi hamala, yani taþýmak kelimesinden türemiþtir. Mahmal konik çatýlý mahzendir. Mahmalýn içinde Kâbe örtüsü taþýnýyordu. Üzerinde mahmal bulunan develer ve bu kervanlar mahmal diye adlandýrýlýyordu.
Kâbe örtüsü taþýyan Mahmal Kervanlarý  kutlama törenleriyle karþýlanýrdý
Müslüman halifeler ve sultanlar 13. yüzyýldan itibaren yüzyýllar boyunca her sene mahmal ile yeni kisve gönderirlerdi. Osmanlý sultanlarý Hadým al-Harameyn aþ-Þarifin lakablarýyla hem dini hem dünyevi hakimiyetin sahipleriydiler. Muhafaza edilebilinen en eski mahmal Topkapý Müzesi’ndedir, Memlüklüler dönemine aittir. Mahmal törenleri hakkýnda seyyahlar, tarihçiler ve tanýklar ilginç detaylarý aktarmýþlar.

14. yüzyýl, Ýbn Battuta, Mýsýr: (…) Recep ayýnda düzenlenen mahmal törenine katýlanlar: Devletin en yüksek memurlarý, kadýlarý, Beyt-ul Mal‘ýn vekilleri, dini ve dünyevi makam sahipleri, askerler, sipahiler, Emir-al Hacc, kadýnlar ve erkekler…

15.yüzyýl, Al-Kalkaþandi: (…)Törenden üç gün evvel yol üzerindeki dükkan sahiplerine haber veriliyordu ki, süslemeler yapsýnlar.

17.yüzyýl, Al-Ayyaþi, Mýsýr, Osmanlý dönemi: (…) Mahmal altýnla iþlenmiþ ipek ile örtülüyordu.Hükümdar kisveyi hazýrlayanlara þeref elbiseleri hediye ediyordu.
1825, 1834 Lane’in Kahire ziyaretinden aktardýklarý, Osmanlý dönemi: (…) Mahmalýn ön tarafýnda gümüþ ve altýn ipliklerle iþlenmiþ Kâbe motifi bulunuyordu. Motifin üst tarafýna Osmanlý Sultanýnýn tuðra þeklinde iþlenmiþ ismi iliþtirilmiþti. Mahmal içindeki gümüþ kutularda iki Kur’an bulunuyordu. Yeþil veya siyah örtülerle örtülen mahmal en güzel ve semiz deve tarafýndan taþýnýyordu.



1901, Rýfat’ýn Osmanlý döneminde gözlemlediði mahmal töreni: (…) Bütün gece ilahiler söyleniyor, Kur’an okunuyor,  havaya atýlan 21 kurþun ile tören sonlandýrýlýyordu. Medine’de karþýlanan kisve Osmanlý askerleri eþliðinde ihtiþamlý bir törenle kutlanýyordu.
En son ki mahmal töreni deve deðil tren ile: 1952‘de Mýsýr’dan Suez üzerinden Kâbe’ye gönderilmiþtir. Mahmal treni büyük þehirlerde duraklýyor, kisve þehir içinde dolandýrýlarak tören kutlanýyordu.

Kitapta anlatýlanlar bu yazýya çok kýsa ve öz biçimde aktarýlmýþtýr.


Kaynak: Die Kiswa der Ka‘ba in Makka. Abdelaziz Gouda. Kairo-Ägypten. Berlin 1989.


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?