• 05 Ağustos 2020, 21:40:50

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Gol ve Ölüm  (Okunma sayısı 453 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Gol ve Ölüm
« : 01 Temmuz 2011, 19:55:51 »
3 Haziran 2002 Pazartesi D, görüþme boyunca aðlamýþtý. Hýçkýrýklarýný tutamýyor, konuþmasý aðlamalarla kesiliyordu. Bir hüznün içine batmýþ ve çýkmýþtý. Dr. Mavi’nin karþýsýnda hüzne boyanmýþ bir insan vardý sanki. D, 42 yaþýnda bir erkekti. Mimardý. Hayat boyu ince çizgilerle uðraþmýþtý. Hayatý, kurmak, planlamak, düzenlemek iþiyle geçmiþti. Ama artýk herhangi bir þeyi planlayacak gücü ve takati kalmamýþtý. Hayat düz bir çizgi deðildi. Kýrýþýklýklar, eðilmeler, kýrýlmalar vardý.

Artýk hayatýn masasýnda çizdiði çizgilerden daha ince ve kýrýlgan olduðunu biliyordu. “Bana neden geldin?” diye sordu Dr. Mavi. D, buðulu gözleri, kýrýk kalbi ve titrek sesiyle cevapladý. “Teselliye ihtiyacým var. Ne yapabileceðimi bilemiyorum.” O an “Goooooolll!!!!!” diye bir baðrýþma duydu her ikisi de. D’nin yüzünde, davranýþlarýnda bir deðiþme olmadý. Anlamsýzca bakýyordu. Ýnsanlar neden böyle baðýrýyor der gibiydi. Etraftan kutlama sesleri yükseliyordu.

Ofisin olduðu apartýmanýn bir köþesinden “En büyük Türkiye” baðýrýþlarý duyuldu. “En Büyük Türkiye” lafýnda bir gariplik vardý. 2002 Dünya Kupasý maçýnda Türkiye Brezilya’ya bir gol attý ise, maç hâlâ devam ediyorsa ve maçý 60 milyon insan deðil de sadece 11 kiþi oynuyorsa, ‘Türkiye’nin kendisi nasýl en büyük oluyordu? Hadi büyük küçük sýralamasýna birþey demeyelim; o an için büyük olan, top oynayan 11 kiþi olmalýydý. Narsistleþmek isteyen benlikler hazýr bir halde bekliyordu. Kendisinin en büyük olduðunun teyid edilmesi için baþarýlara, ötekinin ezilmesine, maðlubiyetine ihtiyaç vardýr.

Brezilya takýmý bir gol yemiþtir. Narsistleþmek isteyen benlikler bunu fýrsat bilir ve hemen üzerine atlar. Brezilya’nýn bir sürelik maðlubiyeti hemen bir hazza dönüþtürülmeye çalýþýlýr. Milliyetçilik, benliðin ötekini küçük, deðersiz, yetersiz, baþarýsýz, beceriksiz görmesi üzerine oturmuþ bir büyüklenmeden haz alma arzusundan baþka birþey deðildir.

“Karým kanser hastasý. Yoðun bakýmda yatýyor. Þu an doktorlar kanserle ilgili tüm tedavileri kestiler” diye devam etti D. “Teselliye ihtiyacým var. Bunun baþýmýza geleceðini hiç düþünmemiþtim. Bir gün eþimin kansere yakalanacaðý ve ölüm döþeðinde yatacaðý aklýmýn ucundan geçmemiþti. ‘Ölünce nereye gidecek?’ sorusundan bir türlü kurtulamýyorum.” “Ama ‘En Büyük Türkiye!’ Bak, Brezilya önünde 1-0 öndeyiz. Þimdi haz alma zamaný. Bunlarý düþünme. Dertlenecek ne var. Hadi beraber keyiflenelim.” Dýþardaki sloganlardan, sevinç çýðlýklarýndan, histerik davranýþlardan, toplumsal benliklerden bu ses çýkýyordu.

D’nin kalbinin ve ruhunun ise teselliye ihtiyacý vardý. Aklý ölüm sorusu ile meþguldu. Ölüm sonrasýnýn belirsizliði onu ürkütüyor, eþinin baþýna ne geleceðini bilememek derin bir acýya batýrýp çýkarýyordu. D, hayatýn özünde yaþýyordu aslýnda. Ölümlülük gerçeðini eþinin kanser hastalýðý ile anlamýþ, derin bir gafletin içinden sýyrýlmýþ, zihnindeki sorularýn peþine düþmüþtü. “Bir tane kýzým var. 12 yaþýnda. Annesinin durumunu tam olarak bilmiyor. Ölüme çok yakýn olduðunu kýzýma söylemem gerekip gerekmediðini bilmiyorum. Sizce hangisi doðru?”

 D için kendi sorularý kadar kýzýnýn sorularý, kendi acýlarý kadar kýzýnýn acýlarý da önemliydi. Hem kendisini, hem de kýzýný beraberce teselli edecek bir teselli idi aradýðý… Ortalýk birden sessizleþmiþti. “En Büyük Türkiye” sesleri kesilmiþti. Þimdi de Brezilya’da “En Büyük Brezilya” sloganlarý atýlýyor olmalýydý. Þimdi de onlar Türklerin maðlubiyeti üzerinden kendilerinin en büyük olduðuna dair çýkarýmlarla, attýklarý iki golü büyük bir benliksel hazza dönüþtürmeye çalýþýyorlardý. D, cesurca davranýyor, sorularýnýn peþine düþüyor, doðru olaný bulmaya çalýþýyor, geçici hazlarla gününü gün etmek istemiyordu. Edemezdi de. Bir aylýk bir Dünya Kupasý maçlarý D gibi bir insanýn ruhuna merhem olamaz, acýlarýný yatýþtýramaz. Tersine bir yarým saat içinde ‘EN BÜYÜK’ olmadan ‘en küçük’ olmaya salýnarak insaný dengesiz bile yapabilir.

Dr. Mavi D’nin “Teselliye ihtiyacým var” sözünü zihninin bir kenarýna iyice kaydetmiþti. ‘En büyük Türk’lerden bir insanýn kalbi acýyordu. ‘En Büyük Türk’lerden bir insan komada idi ve bir süre sonra ölecekti. ‘En büyük Türk’ler de ölümlü, fani, geçici, varoluþun acýlarýný çeken, hasta olan, dertleri olan insanlardý. Dr. Mavi ile D bir saat görüþtüler. D odadan ayrýldýðýnda “En büyük Türkiye” sözleri kesilmiþti. Türkiye yenilmiþti. D’nin umurunda deðildi bu. D’nin ruhu ne bir Türk futbol takýmýnýn baþka bir takýmý yenmesinden bir haz alýyor, ne de yenilmesinden bir elem çýkarýyordu. Bunu þöyle açýklayabiliriz: D, eþinin kanser hastalýðý sýrasýnda sýk sýk ölümle yüzleþmiþti. Ýnsanýn ölümcül bir varlýk olduðu gerçeðini, güçsüzlüðünü, acizliðini iliklerine kadar hissetmiþ; bu ise onu merhametli bir insan yapýp çýkmýþtý.

Benliði narsizminden sýyrýlýp insanî acizliðini kabul eder hale gelmiþti. Dr. Mavi görüþme sýrasýnda eþinin hastalýðýnýn seyri boyunca D’de ne gibi deðiþmeler olduðunu sormuþtu. D, daha merhametli bir insan olduðunu, insanlarý daha az kýrdýðýný, insan-insan iliþkilerinde daha dikkatli hale geldiðini anlatmýþtý. “Hayatýn kýsa olmasý insaný ürkütüyor ve daha dikkatli yapýyor. Konuþmalarýmda, davranýþlarýmda artýk daha titizim” demiþti.

Kendi insanî, varoluþa ait acizliðini hisseden D’nin benliði ötekinin maðlubiyetinden alýnacak zevklere sýcak bakmýyordu. Bu yüzden ona hem Türklerin “En büyük Türkiye,” hem Brezilyalýlarýn “Türkleri ezdik geçtik” sözleri birþey ifade etmiyordu. 22 Haziran 2002 Cumartesi D’nin eþi üç gün önce ölmüþtü. D kýzý H ile birlikte Dr. Mavi’nin odasýnda ölümü konuþuyorlardý. H ile D aðlýyordu. D kýzýnýn önünde aðlamak istemiyor, ama gözyaþlarýný bastýramýyordu. “Bu sefer kýzýmla birlikte sizinle görüþmek istedik” dedi D.

H bundan sonraki yaþamýný merak ediyordu. Annesiz ne yapacaktý? Annesi hayatýnýn en yakýn arkadaþýydý. Okulda olup bitenleri þimdi kime anlatacaktý? Annesini özlüyor, onu görmek istiyor, onunla konuþmak istiyordu; ama her zaman annesinin oturduðu koltuk boþtu. O koltuðu görünce dayanamýyordu. Koltuðu parçalamak istiyordu. Bir gün önce annesinin oturduðu koltuðu tekmelemiþti. Babasý bu durumdan endiþelenmiþ ve bu yüzden kýzýyla gelmiþti. H’ya göre hayatýn anlamý kalmamýþtý. Ýnsan ölüyorsa hayatýn anlamý ne olabilirdi ki? H geceleri uyuyamýyor, sýk sýk uyanýyor, kabuslu rüyalar görüyordu. Tek baþýna odada kalmaktan korkuyordu. Sýk sýk babasýný çaðýrýyor, odasýnda kalmasýný istiyordu.

“Goooollll! Ýþte gol. Senegal’i devirdik. Altýn golle Senegal’i devirdik. Yarý finaldeyiz. Muhteþem Türkiye!” Bir anda etraf gürültüyle doldu. “Muhteþem Türkiye!” sloganlarý çýnlýyordu. Dr. Mavi, H ve D bir an þaþkýnlýk duydular. Nasýl tepki vereceklerini bilemediler. H ve D’nin yüzünde bir deðiþme olmamýþtý. “Muhteþem Türkiye,” “En büyük Türkiye” H’nýn acýlarýný yatýþtýramýyordu. Ne ölmüþ annesini geri getiriyor, ne gece korkularýný yatýþtýrýyor, ne de yalnýzlýðýný gideriyordu. O, annesini istiyordu. Ondan ayrýlmak istemiyordu. H, D ve Dr. Mavi bir saat ölüm üzerine konuþtular.

Dr. Mavi caddeye çýktýðýnda bayraklý insanlarýn sevinç histerisi nöbetleriyle kendilerinden geçtiklerini gördü. Ýnsanlar klakson çalýyor, gösteriþli davranýþlar sergiliyor, birbirlerini selamlýyorlardý. Bir saat ölümü konuþtuktan, H’nin sýkýntýlarýný dinledikten sonra, caddedeki eðlence çok sahte gelmiþti Dr. Mavi’ye.

26 Haziran 2002 Çarþamba Cadde bomboþtu. Derin bir sessizlik vardý. Ýnsanlarýn benlikleri sönmüþ, istedikleri zalimce bir hazdan mahrum kalmýþlardý. Þaþkýnbakkal’da belediyenin caddeye kurduðu sahneden çýt çýkmýyordu. Büyü bozulmuþtu. Sahte yaþam algýsý bozulmuþtu. Tek tük bazý gençler “En büyük Türkiye” sloganý atýyorlardý. Sönmeye yüz tutmuþ bir ateþin son dakikada biraz canlanýp sonra sönmesi gibi, sönmüþ benliklerin son çýrpýnýþýydý. Brezilya Türkiye’yi 1-0 yenmiþti. Ya da, “En Büyük Türkiye” Brezilya’ya 1-0 yenilmiþti. Bu caddede bir ay içinde hem suskunluklar, hem de “En büyük Türkiye” sloganlarý duyulmuþtu. Son durum derin bir sessizlikti. Ýnsanlarýn baþý eðikti. Yüzler asýk ve durgundu.

Milliyetçiliðin bir çeþidi olan futbol ve milliyetçiliðin kendisi insaný yalancý bir büyüklenme içine sokar. Bu büyüklenme yalancý bir büyüklenme olduðundan dakika dakika, gün gün, ay ay deðiþebilir. Maçýn ilk yarýsýnda en büyük iken, maçýn sonrasýnda en küçük konumuna getirir insaný. Ýnsanýn kiþiliði dakikalar, günler, haftalar içinde deðiþen büyüklenme ve en küçük hale gelme durumundan þaþkýnlaþýr, dengesini kaybeder. Milliyetçilikteki en tuhaf durumlardan biri budur. Birþey deðerliyse deðerlidir ve deðerli olan birþeyin deðeri bu kadar oynak olamaz. Doksan dakikada yitirilen ‘en büyük olma’ hali sahte bir deðerdir. Milliyetçilik insanýn varoluþunun deðerini bu kadar dýþsal faktörlere baðladýðý ve bu kadar oynak bir deðer biçtiði için, en sahte ve yalancý deðerliliktir. Milliyetçilik insanýn benliðini önce þiþirir, sonra da þiþirilmiþ benliðe iðne batýrýr.

13, 18, 22 Haziran günlerinde Türkiye’nin Çin, Japonya ve Senegal’i yenmesi ile þiþen benlikler kendilerinin ve ait olduklarý milliyetin en büyük olduklarýna inandýrmýþlardý kendilerini. 26 Haziran’da ise bunun sahte bir hal olduðunu anlamýþlardý. Benliklere iðne batmýþtý. Ýnsanlýk açýsýndan durum þuydu: insan=insan. Kimse kimseden büyük deðildir. Ölümü öldüremeyen hiçbir milliyet diðerinden üstün olamaz. Ölümü ortandan kaldýramayan bir futbol takýmý diðerinden büyük olamaz. Ölümü ortadan kaldýramayan bir insan diðerinden daha güçlü deðildir. Güçlü olanlar ölümün gerçekliðini anlayabilenler, ölümle yüzleþmeme korkaklýðýný göstermeyenler ve ölümün sonsuzluða açýlan bir kapý olduðunu bilenlerdir. Bunun da kiþinin milliyeti ile hiçbir iliþkisi yoktur.

Miliyetçilik ise susamýþ insana tatlý yedirmeye benzer. Her tatlý þey insanýn lehine deðildir. Ýnsan için iyi olan, gerçek bir doyum ve teselli verendir. Güçlü olan, D ve 12 yaþýndaki kýzý H idi.



Alıntı
mustafa ulusoy

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?