• 04 Nisan 2020, 02:55:47

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: RESULULLAHIN ÜÇ VAZÝFESÝ  (Okunma sayısı 463 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Taha Nehri

  • Moderatör
  • TaLiP
  • ***
  • İleti: 83
  • Teþekkür 0
RESULULLAHIN ÜÇ VAZÝFESÝ
« : 10 Kasım 2010, 16:21:38 »
RESULULLAHIN ÜÇ VAZÝFESÝ
 
Büyük âlim seyyid Abdülhakîm Arvâsî buyuruyor ki: Resûlullahýn üç türlü vazîfesi vardý:
Birincisi, ahkâm-ý Kur'aniyyeyi, yâni îman edilecek bilgileri ve ahkâm-ý fýkhiyyeyi, fýkýh bilgilerini bütün insanlara “teblîg” etmek, bildirmek idi. Fýkýh bilgileri, yapýlmasý emir veya yasak edilen iþlerdir. Ýkinci vazîfesi, Kur'an-ý azîmüþþânýn ahkâm-ý maneviyyesini, yâni ALLAHü teâlânýn zatýna ve sýfatlarýna âit marifetleri, yalnýz ümmetinin yüksek olanlarýnýn kalblerine akýtmaktýr. Bu vazîfeyi, birinci teblîg vazîfesi ile karýþtýrmamalýdýr. Vehhabiler, Mezhepsiz olan kimseler, bu ikinci vazîfeye inanmýyorlar. Hâlbuki, Ebû Hüreyre hazretlerinin rivayet ettiði Buharide geçen hadis-i þerifte bu husus bildirilmektedir. Üçüncü vazîfesi, ahkâm-ý fýkhýyyeyi tatbik etmektir. 
Resûlullahdan sonra dört halîfeden herbiri, bu üç vazîfeyi tam olarak baþardý. Hz. Hasenin imameti zamanýnda, fitneler, bid'atler çoðaldý. Ýslâmiyet üç kýtaya yayýldý. Resûlullahýn nûru, yer yüzünden uzaklaþtý. Sahâbe-i kiram azaldý. Bu üç vazîfeyi, bir kiþi yapamaz oldu.
Bunun için bu üç vazîfe, baþka baþka üç sýnýfa ayrýldý. Ýmaný ve ahkâm-ý fýkhiyyeyi bildirmek vazîfesi, din imamlarýna, yâni müctehidlere verildi. Bu müctehidlerden îmaný bildirenlere “Mütekellimîn”, fýkhý bildirenlere “Fukaha” denildi. Ýkinci vazîfe, yâni dileyen müslümanlarý, Kur'an-ý azîmüþþânýn mânevî ahkâmýna kavuþturmak, Ehl-i beytin oniki imamýna ve Abdülkadiri Geylani hazretleri gibi tasavvuf büyüklerine verildi. Cüneyd-i Baðdâdî ve Sýrrî-yi Sekatî, Ýmam-ý Rabbani hazretleri de bunlardandýr.
Üçüncü vazîfe, yâni ahkâm-ý dîniyyeyi tatbik etme iþi, meliklere ve sultânlara  verildi. Birinci sýnýfýn kýsmlarýna “Mezhep”, ikincisinin kýsmlarýna “Tasavvuf” denildi.
Îmaný bildiren mezheplere “Îtikatta mezhep” denir. Îtikat mezheplerinin yetmiþüçe ayrýlacaðýný, bunlardan yalnýz birinin doðru, ötekilerinin bozuk olacaðýný, Peygamberimiz haber vermiþti. Öyle de oldu. Doðru yolda olduðu müjdelenen fýrkaya, “Ehl-i sünnet velcemâ'at” mezhebi denir. Yanlýþ olduklarý bildirilen yetmiþiki fýrkaya “Bid'at fýrkalarý” denir.
Bunlardan, Kur'an-ý kerimde veya hadis-i þeriflerde açýkça bildirilmiþ ve müslümanlar arasýna yayýlmýþ bilgilere inanmayanlar dinden çýkmýþtýr. Zamanýmýzda bu þekilde  dinden çýkýp kâfir olmuþ, müslüman adýný taþýyan, bozuk fikirlerini yaymaya çalýþan çok kimse vardýr.
 


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?