• 04 Nisan 2020, 02:41:41

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: FIKIH KÝTAPLARI KURÂN-I KERÝMÝN TEFSÝRÝDÝR  (Okunma sayısı 459 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Taha Nehri

  • Moderatör
  • TaLiP
  • ***
  • İleti: 83
  • Teþekkür 0
FIKIH KÝTAPLARI KURÂN-I KERÝMÝN TEFSÝRÝDÝR
« : 10 Kasım 2010, 16:23:33 »
FIKIH KÝTAPLARI KURÂN-I KERÝMÝN TEFSÝRÝDÝR
Eshâb-ý kirâm, Resûlullahtan öðrendikleri Kur'ân-ý kerîmin tefsîrini, müfessîrlerin ikinci kuþaðýný teþkil eden tâbiînin büyüklerine öðrettiler. Tabiînin büyükleri de, bu tefsîrleri, tebe-i tâbiîne ulaþtýrdý. Bunlar da müfessîrlerin üçüncü kuþaðýný meydana getirir. Bu kuþakta bulunanlar tefsîre dâir rivâyetleri topladýlar.
Kur'ân-ý kerîmin tefsîrine dâir Peygamber efendimizden ve sahâbe-i kirâmdan gelen rivâyetler fevkalâde bir tarzda kitaplara geçirildi. Sonra gelen âlimler de yine kendilerine ulaþan bu rivâyetlerle Kur'ân-ý kerîmi tefsîr ettiler. Böyle rivâyetlerle yapýlan tefsîre rivâyet, me'sûr ve naklî tefsîr denir.
Ýmâm-ý Taberî'nin Câmi-ül-beyân'ý, Begavî'nin Meâlim-üt-Tenzîl'i, Kurtubî'nin Câmi-ul Ahkâm'ý rivâyet tefsîrlerinden ba'zýlarýdýr.Ýlk asýrda i'râb, belâgat gibi lisan bilgileri Arablarda meleke hâlinde bulunduðundan, bunlarý anlatan bir kitaba ihtiyaç yoktu. Fakat zamanla fetihler sebebiyle hudutlar geniþledi.
Yabancý milletlerle irtibat netîcesinde, arapçanýn yanlýþ anlaþýlmasý ve bozulmasý durumu ortaya çýktý.Diðer taraftan Arap olmayanlarýn arapçayý öðrenebilmeleri için bu lisânýn gramerini bilmeleri îcâb ediyordu. Onun için Arap lisânýna dâir kitaplar yazýldý. Bunun yanýnda tefsîr olan Resûlullahtan gelen rivâyetler esas alýnarak, Kur'ân-ý kerîmin lisân ve daha baþka bilgilerle de açýklamalarý yapýldý. Bu îzâhlara, açýklamalara te'vîl denildi. Böyle yapýlan tefsîrlere de dirâyet tefsîrleri denildi.
Te'vîllerin doðruluðu, nakle, ya'nî Peygamberimizden gelen tefsîrlere uygunluðu ile anlaþýlýr. Tefsîr kitaplarýný yazan âlimler, tefsîre uygun te'vîlleri de yine tefsîr olarak kabûl etmiþlerdir. Te'vîl, nakle ve din bilgilerine uygun olmazsa tefsîr deðil, yazanýn kendi düþüncesi olur. Nitekim hadîs-i þerîfte; "Kur'ân-ý kerîmi, kendi görüþü ile açýklayan hatâ etmiþtir" buyrulmuþtur.
Bunun içindir ki, Kur'ân-ý kerîmde ma'nâsý açýk olmayan yerlerden, yalnýz akla güvenip, yanlýþ te'vîl yapýlarak, yanlýþ ma'nâlar çýkarýlmasý netîcesinde yetmiþ iki bid'at ve dalâlet fýrkasý ortaya çýktý. Bunlar, sýrf akla güvenme, ona göre hareket etme yolu olan felsefenin de te'sîrinde kalarak, âhiret hâllerini dahî kýsa akýllarýyle îzaha kalkýþtýlar. Hâlbuki ehl-i sünnet âlimleri nakli esas alýp, aklý onu îzâh etmekte yardýmcý saydýlar. Kur'ân-ý kerîmi bu esâsa baðlý olarak tefsîr ettiler. Dînî hükümlerin bu çoðunu ictihâd ederek bu yolla elde ettiler. Bu îtibârla kelâm, fýkýh ve ahlâk kitaplarý da Kur'ân-ý kerîmin tefsîridir.



There are no comments for this topic. Do you want to be the first?