• 23 Eylül 2019, 03:57:12

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Hz Ebu Bekirin annesi.. “Ümmül Hayr (r.a)”  (Okunma sayısı 554 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

insan

  • Ziyaretçi
Hz Ebu Bekirin annesi.. “Ümmül Hayr (r.a)”
« : 22 Aralık 2010, 02:21:51 »


İslam’a davetin yeni yeni başladığı günlerdir.
Peygamberimiz (s.a.v) daveti gizlice sürdürmektedir. Bu tedbir yeni kıvılcımlanmaya başlayan İslam ateşinin hoyrat rüzgarlarda bir anda sönmesini önlemek içindir. Tabi bir de müşriklerin Müslümanlara eziyet etmelerinin önüne geçmek.

Müslümanların sayısı bu şekilde otuz dokuza ulaşınca Ebu Bekir (r.a) insanları İslam’a artık açıktan davet etmeleri gerektiğini, imanını açıklayacağını söyledi. ALLAH Rasulü (s.a.v) arkadaşının bu isteğini önce reddetti lakin ısrarları sonucunda izin verdi.

Ebu Bekir de (r.a) Kabe’ye giderek imanını açıkladı ve açıktan tebliğe başladı. Fakat konuşmasına başlar başlamaz ne olduğunu merak eden azılı müşrikler etraftan koşarak geldiler. Ne yaptığını anlar anlamaz da üzerine çullandılar.
Ebu Bekir’in (r.a) okuduğu bu hutbe İslam’da okunan ilk hutbedir.

Müşrikler nefret ve hışımla saldırıyordu.
Ebu Bekir (r.a) tanınmaz hale gelmiş, bayılmıştı. Bu arada olayı duyarak gelen Ebu Bekir’in (r.a) kabilesi Teymoğulları’ndan kişiler saldırıyı durdurdular. Ebu Bekir’i (r.a) bir örtüye koyarak evine getirdiler ve saldırıyı gerçekleştiren kişileri de akrabalarına bir şey olursa Utbe bin Rebia’yı öldüreceklerini söyleyerek tehdit ettiler. Zira bu saldırıda en acımasız ve ateşli davranan Utbe’dir.

Kimse Ebu Bekir’in (r.a) bu saldırıdan sağ çıkacağını düşünmüyordu. Nihayet evine geldiler. Onları Ebu Bekir (r.a) annesi karşıladı. Bu hanım Ümmül Hayr künyesiyle bilinen Selma bint Sarh idi. Henüz Müslüman olmamıştı.

Oğlunu o halde görünce ne yapacağını şaşırdı.
Nihayet baygın olduğu halde bir yere yatırdılar. Akşama kadar gözlerini açmadı. Akşam gözlerini açtığında nasıl olduğunu soranlara ağzından dökülen ilk cümle şu oldu:

“Rasulullah’a ne oldu, o ne halde?”

Kabilesinden adamlar:

“Bu hallere zaten O’nun yüzünden düştün. Şimdi gözlerini açar açmaz O’nu mu soruyorsun?” diyerek kızıp gittiler. Giderken annesi Ümmül Hayr’a ona bir şeyler yedirip içirmesini söylediler.




Şimdi bir mana veremez Ümmül Hayr oğlunun haline.
Bir mana veremez Teym’in adamları Ebu Bekir’in haline.
Bir adam ki şehrinde hatırı sayılır.
Şerefli ve izzetlidir
Aman verse birine amanı başlar üstündedir.
Lakin şimdi o adam kendini kurtaramamıştır.
Şerefi ayaklar altına alınmıştır.
Canı tehlikeye girmiştir.
Hem de bir başka adam yüzünden.
Ve gözlerini açtığında ilk sorduğu o adamdır.
İlk görmek istediği o adamdır.
Sihir midir, büyü müdür?
Bilmezler, bilmez Ümmül Hayr.
Bu ne sihirdir ne büyü.

Bu imandır.
Bu sıdktır.
Bu suyun yatağıyla buluşmasıdır.
Bu imanın kalple buluşmasıdır.



"SANA NE YAPTILAR?”
“NE YAPABİLİRLER?”

   Ümmül Hayr (r.a) annelik duygularıyla oğlunun yaralarını sarmaya çalışır bu arada da yiyecek bir şeyler getirmiştir. Yemek yedirmeye çalışırken fısıltılarla konuşmaya çalışan oğlu hala ALLAH Rasulü’nü (s.a.v) sormaktadır:

“O nasıl, Rasulullah’a ne oldu?”

Ümmül Hayr (r.a), “Nasıl olduğunu bilmiyorum.” dedi.

Ebu Bekir (r.a) annesine şöyle dedi: “Ümmü Cemile’ye git nasıl olduğunu öğren.”

Evladı için çırpınan Ümmül Hayr (r.a) Ümmü Cemile’ye vardı ve ALLAH Rasulü’nün durumunu sordu. İmanını gizlemekte olan Ümmü Cemile (r.a)

“Ben ne bilirim Muhammed kimdir. Oğlunun durumunu duydum neler yapmışlar ona öyle, seninle geleyim de bir bakayım” diyerek Ebu Bekir’in (r.a) yanına geldi.

Ebu Bekir’in (r.a) halini görünce dayanamayıp zalimler neler yapmış sana diyerek ağlamaya başladı.
Ebu Bekir (r.a) yine Peygamberimiz’i sordu. Ümmü Cemile (r.a) Ümmül Hayr’ı göstererek,
 “O işitiyor” dedi. Ebu Bekir de (r.a) “ondan korkma, söyle” dedi.

Ümmü Cemile (r.a) de Peygamberimiz’in (s.a.v) Erkam’ın evinde olduğunu söyledi. Yattığı yerde duramıyordu Ebu Bekir (r.a). Bir an önce Peygamberini görmek istiyordu.
Ümmül Hayr (r.a) oğlunun etrafında dönerken onun isteğini yapmaktan başka çare olmadığını gördü. Gecenin büyük bir bölümünün geçmesini bekledi. Sonra yardımcısıyla birlikte oğlunu Erkam’ın evine getirdi.

Çırpınıyordu Ümmül Hayr (r.a)
Yuvadan düşmüş yavrusunun etrafında çırpınıyordu.
Henüz bilmiyordu aslında kendisi için çırpınıyordu.
Bu hikayenin sonunda kendisi kanatlanıp uçacaktı.

O’NU GÖRDÜĞÜN AN

İşte şimdi Erkam’ın evindeydiler.
Peygamber (s.a.v) ordaydı. Sağdı selametteydi.
Şimdi yeniden bulmuştu sanki O’nu (s.a.v) Ebu Bekir (r.a)
Şimdi yeni bulmuştu sanki.
Ebu Bekir’in (r.a) halini gören Müslümanlar hüzünlenerek ağlamaya başladılar. Oysa onun yüzü gülüyordu.
Unutmuştu halini. Unutmuştu dünyanın halini.
Sanki az önce canına kast etmemişti bu şehir etrafı emin kılınan Kabe’de.
Sanki az önce baygın olan kendisi değildi.

NASIL BAŞLAR NASIL BİTER HİKAYE?

Ebu Bekir (r.a) Peygamberimiz’e (s.a.v) annesini göstererek şöyle dedi:
 
"Ya RasulALLAH, bu benim annemdir. Ne olur ona dua edin, İslam’ı anlatın."

Peygamberimiz (s.a.v) Ümmül Hayr’a (r.a) İslam’ı anlatarak Müslüman olması için dua etti.
Zaten oğlunu o halde gördüğünden beri içi kıpır kıpırdı Ümmül Hayr’ın.
Yaşananlara anlam veremiyordu ama yaşanılanlardan da kalbine doğru ılık ılık bir şeylerin akmasına engel olamıyordu.

Müslüman oldu Ümmül Hayr. ALLAH ondan razı olsun.
Peygamber’in (s.a.v) davetine icabet etti.
Kalbinin davetine icabet etti.
Müslüman oldu.
ALLAH’tan başka ilah yoktur.
O bizi var edendir.
O asla yok olmayacak olandır.
Ve Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.

Muhammed, oğlumun canını kendi canı önüne koyduğudur.
Muhammed, oğlumun hatırını kendi hatırı önüne koyduğudur.
Muhammed, oğlumun sevdiğidir.
Muhammed, benim sevdiğimdir.
Ümmül Hayr (r.a) o gün Müslüman oldu.
Ve cennetle müjdelenen bir oğlu oldu.

Bir gün oğlunu Medine’ye Peygamber’e (s.a.v) yoldaş olarak uğurlamıştır da Mekke’ye döndüklerini görmüş müdür bilmiyoruz.
Muhacir olduklarını görmüştür de fatih olduklarını görmüş müdür bilmiyoruz.
Mekke’nin fatihleri, kalplerin fatihleri.
Torunu Aişe’nin saçlarını kendi elleriyle ördü mü, onun Peygamber’e (s.a.v) eş olduğunu gördü mü bilmiyoruz.

Bildiğimiz;
onun Ebu Bekir’e iyi bir anne, Ebu Bekir’in (r.a) ona hayırlı bir evlat olduğudur.
Bunun güzel bir anne oğul hikayesi olduğudur.
Duamız böyle güzel hikayelerin bizim hayatlarımızla da yazılmasıdır.
Zira yol şimdi şehrimle Medine arasıdır.
Yol şimdi kalbimle Medine arasıdır.


Elvida Ünlü



There are no comments for this topic. Do you want to be the first?
 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40