• 08 Aralık 2019, 16:27:42

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Bir Babaya Şam Mektubu  (Okunma sayısı 448 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teşekkür 51
Bir Babaya Şam Mektubu
« : 03 Ocak 2011, 03:16:22 »
Nice zamandır kelimeler biriktiriyorum içimde sana dair. Sana dair hatıralar izliyorum yüreğimde... Yazılar hep annelere yazılır, hep anneler özlenir zannetme babacığım...
Sessiz ama çok derindir babaya duyulan sevgi... Sanki şifreli bir iletişimdir aramızdaki. Sen, bakışlarında şefkatini hissettirirsin bizlere. Biz, güvenli bir liman gibi usulca sığınırız şefkatine...
Hep ellerimizden tutarsın sen bizim... Dünyayı tanıtırsın, insanları, bakışaçılarını... Hassas bir çiçek gibi bakarsın bize. Korkarsın yara almamızdan, titrersin üzerimize...
Oysa biz, ne kadar da rahatız senin yanında. Korunmuş olmanın verdiği huzurla ne kadar da mutluyuzdur. Ve ne kadar da cesuruzdur dünyaya karşı...
Bu kadar çiçeği yetiştirmen, seni çok değerli kılıyor gözlerimizde babacığım. Yorgunlukların, sıkıntıların ve çabalarına bir müjde esiyor, ta Rasulullah’tan (sav) günümüze...
Böyle zor bir ortamda, kızlarını çiçekler gibi hassas, üzerlerine titreyerek yetiştirenlere, cennet vaad ediyor Fatıma’nın babası...
Şimdi belki de senden uzakta olunca daha çok düşünüyorum bunları babacığım... Kur’an’dan baba sahneleri geliyor sürekli gözlerimin önüne.
İsmail’in babası, Süleyman’ın babası, Yahya’nın babası, Yusuf’un babası...
Sonra, Lokman (as)’ın yavrusuna tavsiyeleri, Nuh (as)’ın gemideki çırpınışları...
Ve da tarih boyunca nice babalar...
Hepsi ne kadar güzel örnek bizlere değil mi? Yusuf’un “yâ ebetî” babacığım diye hitap etmesi, Lokman (as)’ın “yâ buneyye” ey yavrucuğum diye öğütler vermesi...
Bunları okudukça hep sen geliyorsun aklıma babacığım...
Senin o güzel korumandan, artık başka bir korumaya bırakırken çiçeğini, nasıl da hassaslaştığın geliyor gözlerimin önüne...
Yakup oluveriyorsun sanki... “İnnemâ eşku  bessi ve hüzni ilALLAH” Ben, üzüntü ve tasamı ancak ALLAH’a şikayet ederim, diyorsun belki de içinden. Belki, uzun uzun dualar serpiyorsun çiçeğinin üzerine...
Ama bak, yüreğin ferah olsun babacığım...
Sana Şam’dan mutluluk ve dua kokan mektubumu gönderiyorum. Kuşlara emanet ediyorum kelimelerimi... Alın, babama götürün bunu; yüreğine sürsün kelimelerimi, yüreği ferahlasın, diyorum...
Ve senin tavsiyelerinle yürüyorum her gün. Hiç farkında olmadan, sessizce içimize yerleştirdiğin o güzel tavsiyelerinle...
Dünya tıpkı senin tanıttığın gibi babacığım...
İnsanlar da öyle...
Ve ben, küçükken senin tecrübelerinle büyüdüğüm için, şanslı bir yolcusuyum dünyanın...
Şimdi, ne zaman aklıma sen ve annem gelseniz, gözyaşlarımla birlikte dualar düşüyor avuçlarıma;
‘Rabbim, diyorum, anne ve babam ben küçükken nasıl yetiştirdilerse beni, sen de onlara merhamet et’   


Amin

Raziye Nur Özköse

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açıkken değil, kapatınca göreyim!


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?
 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40