• 26 Mayıs 2020, 15:34:38

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Hay hattýný kaybettik, fay hattý devrede  (Okunma sayısı 662 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

...

  • Ziyaretçi
Hay hattýný kaybettik, fay hattý devrede
« : 23 Şubat 2011, 16:43:59 »
Nasýl bir gençlik?

Milenyum’a(!) girme telaþý,
bizler hariç herkesi sarmýþken,
zihinlerde daima yerini koruyan bir soru var:
Nasýl bir gençlik? Bu ulusu, bu tarihi sýrtlayacak gençlik hangi özellikleri benliðinde bulunduracak?
Bir zamanlar Ulubatlý Hasan’ýn Ýstanbul Surlarý’na diktiði sancaðý, bu saatten sonra nasýl bir zihniyet taþýyacak?

AÇIK DAVET

Yaþlýlar dünyanýn çivisi derler. Hakîkaten; yaþayan tarih özelliðine sahip, yegâne nîmettir onlar... Tabi kýymet bilene! Onlar da bir zamanlar gençtiler. Hangi yaþam sahnesinde, hangi oyunu ortaya koydular bilinmez ama, artýk genç deðiller ve yaþam sahnesinde yerlerini gençlere devretme zamaný geldi. Evet, ne kadar halleri ve tavýrlarý beðenilmese de, yeni nesil farklý düþünüyor, bu kabül edilmesi gereken bir gerçek.


Milenyum’a(!) girme telaþý, bizler hariç herkesi sarmýþken, zihinlerde daima yerini koruyan bir soru var: Nasýl bir gençlik? Bu ulusu, bu tarihi sýrtlayacak gençlik hangi özellikleri benliðinde bulunduracak? Bir zamanlar Ulubatlý Hasan’ýn Ýstanbul Surlarý’na diktiði sancaðý, bu saatten sonra nasýl bir zihniyet taþýyacak? Nasýl?..


Biz yanýtlayalým. Öylesine günübirlik yaþayan, içindeki cevherden, damarlarýndaki taþýdýðý kanýn asaletinden haberi olmayan, “öylesine” bir gençlik... Baþka türlü izah eden varsa buyursun.

Anlayamýyoruz, halk arasýnda: “müslümanýn aklý baþýna geç gelir”, ya da “müslümanýn aklý, cahil aklý” þeklinde, neredeyse tabu halini almýþ bir takým düþünceler var. Þaka ya da gerçek, yeri geldiði zaman bu þekilde nazire yapýlýyor, biz ne yapýyoruz? Þakadýr diye gülüp geçiyoruz! Bir defa bile konuya ciddiyetle yaklaþýp “neden bu böyle” diye soran kimseyi duymadýk. Belki de kýzmayý bir kenara býrakýp olaya farklý boyuttan yaklaþmak gerekiyor. Ateþ olmayan yerden duman çýkmaz misali. Ortada bu tür sözlere çanak tutacak ne oldu ki, insanlar bu þekilde bir fikre saplanýp kaldýlar?


Zamanýn birinde bir baba evladýna: “Sen adam olmazsýn” diye sitem etmiþ. Gel zaman, git zaman çocuk büyümüþ, serpilmiþ, adam ise yaþlanýp küçülmüþ, kaderin cilvesiyle o çocuk, okumuþ ve kaymakam olmuþ; hem de kendi beldesine. Makâmýna varýnca, ilk iþi adamlarýna emir vermek olmuþ: “Gidin babamý getirin”. Adamlar gitmiþler ihtiyar babanýn yanýna, bakmýþlar ki ihtiyarýn yürüyecek dermaný bile yok. Bu durumu kaymakama haber vermiþler: “Efendim babanýz aciz, yürüyemez”. Bunun üzerine kaymakam bir daha emir vermiþ: “Tutun kolundan getirin”. Bu yanýt üzerine adamlar þaþýrýp kalmýþlar ama yapabilecekleri hiç bir þey yok.


Nihayetinde ihtiyar baba, kaymakam evlâdýn huzuruna çýkarýlýr. Herkes evladýn, babasýnýn ellerine sarýlýp ellerini öpeceðini zannederken, babasýný karþýsýnda gören oðul, maðrur bir þekilde ayaða kalkmýþ ve þöyle demiþ: “Nasýl, bak okudum kaymakam oldum”. Evladýnýn bu davranýþý karþýsýnda baba þu veciz cevabý vermiþ: “A evladým! Ben sana okuyamazsýn deðil, adam olamazsýn demiþtim”.

Bu örneklemeden sonra, bilmiyorum daha fazla izah etmeye gerek var mý?

Biz meyil verdik, biz sebep olduk. Körü körüne, aslý astarý olmayan þeylere itikat ettik. Okumadýk, okutmadýk, bu ikisini seven de olamadýk. Neticede yine kendimiz ettik, kendimiz bulduk. Ýnsanýn yetiþme sürecinde, eðitimin önemi kaçýnýlmaz ama, hayatî deðildir. Nice kendini yetiþtirmiþ, toplumda söz sahibi olan insanlarýn mevcut olduðu gibi, yüksek öðrenim görüp kaldýrým arþýnlayan, kaldýrým mühendislerinin sayýsý da az deðildir.

ASLOLAN KENDÝNÝ BÝLMEK

Kendini bilen, asýl eðitimin; insanýn kendisini bilmesinden baþladýðýný ve kendisine bahþedilmiþ olan iman nîmetinin farkýnda olmasý gerektiðinin bilincinde olan kiþi, zaten ilmi bakýmdan yolunu yarýlamýþ sayýlmaz mý? O halde;


Nedir bizdeki þu diploma hastalýðý?


Yaþ 18, 20, 25;
Evlisiniz, bekarsýnýz, aðabeysiniz, ablasýnýz, anne ya da babasýnýz, hiç önemli deðil. Yapýlacak o kadar çok þey var ki; taþ deðil, toprak da deðil, nihayetinde insanýz.
Yani ALLAH’ü Tealâ’nýn yeryüzündeki halifesi.

O halde;
Yerine getirmemiz gereken sorumluluklarýmýz var. Bugün üzerinde rahat rahat gezindiðimiz topraðýn altýna, yarýn “yatay geçiþ” yaptýðýnýz zaman sorarlar adama:
Ne yaptýn? diye. Sizde dersiniz ki:



HAY HATTINI KAYBETTÝK FAY HATTI DEVREDE...

 

2000’li yýllar, bilginin ve hýzýn birleþtiði yýllar olacak, bu hepimizin malümu. Bilgisayar, artýk üç yaþýndaki çocuðun oyuncaðý gibi bir þey. O kadar yaygýn ve bir o kadar ihtiyaç halinde. Dolayýsýyla telekominikasyon; yediden yetmiþe tüm insanlýðýn, tüm dünyanýn gündeminde. Nasýl olmasýn ki? Oturduðumuz yerden dünyanýn sýcak gündemini takib edebilir, haber alýp gönderebilirsiniz. Yazýlý, görsel, aklýnýza ne geliyorsa, yorulmadan zahmetsizce elinizin altýnda. Hakîkaten doðru ve yerinde kullanýldýðý zaman, þükredilecek bir nîmet, adeta bir can damarý. Bu can damarýnýn koptuðunu bir düþünelim. Belirli bir süre için, faks, telefon, bilgisayar, televizyon ve benzeri hiç bir þey yok. Haberleþme tam anlamýyla felç olmuþ durumda. Son derece geliþmiþ bir medeniyetin ortasýnda, dünyadaki geliþmelerden bîhabersiniz. Gözünüz, kulaðýnýz ve her daim elinizin altýnda olan bu dünya nîmetleri ile alâkanýzýn bir an için bile olsa, kesildiðini düþünmeniz, içinizi daraltýyor mu, daraltmýyor mu?

 

 

Dünya ile baðlantýnýzý kaybettiniz, geçmiþ olsun...

Peki ya Rabbýnýzla olan baðlantýnýz, Rabbýnýzla aranýzdaki baðlantý nasýl? O’nu ne kadar anladýnýz ve anladýklarýnýzýn ne kadarýný fiiliyata döktünüz? Aranýzdaki baðlantý ne kadar saðlam ve istikrarlý? Dýþarýdan bakýldýðýnda, islam niþanlarýndan hangisi üzerinizde mevcut? Öyle bir zamana geldik ki, beþ vakit namazýný kýlana neredeyse, “Evliya” gözüyle bakýyoruz. “Bu zamanda beþ vakit namazýný kýlýyor, ne kadar takva!” diyebiliyoruz. Bu, þuna benziyor: “Aa! yemek yiyor, ne kadar olaðanüstü!”. Bir insanýn yemek yemesi ne kadar olaðansa, bir müslümanýn beþ vakit namazýný kýlmasý da o kadar doðaldýr, bunu idrak edemiyoruz.
Ýslamiyette “reform” yapýla yapýla, sünnetlerden taviz verile verile, dinimizin temel taþlarýný yerinden oynattýk; biz, bize benzemiyoruz. Ne aslýmýza benziyoruz, ne benzemek istediðimiz þeye... Biz kimiz peki? Aslýmýz, neslimiz, ceddimiz kim? ÝmamHatip’ler elden gitti. Kur’an Kurslarý elden gitti.

 

 

Camilerde cemaat yok, onlarda elden gidecekti; Rabbým “Fay” hattýný devreye soktu. Neden? Çünkü; laftan anlamadýk, “Hay” Hattýný kaybettik...


Kuluna karþý, bir annenin evladýna karþý gösterdiði þefkatten kat kat fazla rahmet ve sevgi gösteren Hak Tealâ, bizi böyle bir ikazla salladý ki, “uyanalým” diye. Bazýlarý hâlâ uyumakta ýsrarlý... Bakar körlerden. Tüm olanlara raðmen, kâinat kitabýný okumamakta inat edenlerden, 7.4’den ders almayanlardan bahsediyorum. Bu satýrlarýn hepsi; zihinleri medeniyyet! þýrýngasýnýn çaðdaþlýk morfiniyle uyuþturulmuþ, asimile edilmek istenen müslümanlara hitab ediyor. Dünyaya nâm salmýþ, adaletle hükmetmiþ; þerefli bir neslin, þerefli torunlarýna hitab ediyor...


Herkes kendi muhasebesini yapsýn. Amerikan dizilerinden fýrlamýþ, Amerikan fotokopisi evlatlar mý yetiþtiriyorsunuz? Yoksa, Fatih Sultan Mehmed’e torun mu? Bunu ayýrd etmek lâzým önce. Karar verdikten sonra, niyyet ettikten sonra, Rabbým emeklerimizi boþa çýkarmaz inþaALLAH. Bilenle bilmeyenin, inananla inanmayanýn farkýnýn iyice ortaya çýkmaya baþladýðý, duaya en çok ihtiyacýmýz olan þu günlerde, artýk “uykuyu kabire býrakalým”. Olanlarý hepimiz kendi nefislerimizden bilerek, mülkün gerçek sahibinden “özür” dileyelim. “Hay Hattý”mýzý saðlam, ihlaslý ve istikrarlý olarak tekrar kuralým...

Alıntı
Nurcan METE

« Son Düzenleme: 23 Şubat 2011, 17:15:10 Gönderen: MiM »

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: Hay hattýný kaybettik, fay hattý devrede
« Yanıtla #1 : 23 Şubat 2011, 17:16:33 »
güzel ve hoþ bir yazýydý abim. teþekkür ederim. yazar ismini ben yazdým.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

...

  • Ziyaretçi
Ynt: Hay hattýný kaybettik, fay hattý devrede
« Yanıtla #2 : 25 Şubat 2011, 11:08:04 »
güzel ve hoþ bir yazýydý abim. teþekkür ederim. yazar ismini ben yazdým.

Teþekkürler,ben de yazýyý nerden alýntýlamýþtým diye düþünüyordum.