• 06 Nisan 2020, 17:45:48

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: ÖLü Bayram ÇocukLarý  (Okunma sayısı 427 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tefekkür

  • YöNeTiCi
  • UzMaN ÜYE
  • *****
  • İleti: 1122
  • Teþekkür 8
  • Hüznüm yüreðime dokunan dûamýn sûkûtudur...
ÖLü Bayram ÇocukLarý
« : 05 Nisan 2011, 20:44:52 »




Bayrama iki gün vardý. Her bayram olduðu gibi bayram alýþveriþi için çarþýya inmiþ bayram için hazýrlýklar yapýyorduk. Þekercinin önünde duruverdik. Renk renk þekerlerin, çikolatalarýn lokumlarýn önünde çocukluðumun hatýralarý geçti gözlerimin önünden. Eþim de ayný þeyleri düþünmüþ olacak ki her bayram gibi bu bayram da misafirlerimiz için en güzelinden þekerler çikolatalar alýverdik. Eve gelince heyecanla poþetleri açýp güzelce dolduruverdik gümüþ þekerliði. Ýkram için süsledik ve sehpalara yerleþtirdik.
 
 
 
Oðlum, arada bir gelip þekerleri neden þekerliklere doldurup böyle yerleþtirdiðimizi ve onlardan neden hiç yemediðimizi sordu birkaç gün. Ona, “senin gibi küçük çocuklar, bayramlarda þeker ve harçlýk için kapý kapý dolaþýrlar, bayramýmýzý kutlarlar biz de onlara þeker ve harçlýk ikram ederiz, dilersen þekerleri sen daðýtabilirsin” dedik. Çok sevindi. Daha küçükken bunu yapýyordu ama bu defa birinci sýnýfa giden bir çocuk olarak daha þevkle merak etmiþti bu geleneði.
 
 
 
Bayram gelip çattý. Heyecanlý bekleyiþlerimiz baþladý. Kapýmýza gelen çocuklar; her gün gördüðümüz apartmanýmýzýn ve sitemizin çocuklarýydý ama bayramda bir baþka duygu ile karþýlýyorduk onlarý. Kapýmýzýn ziline basan o küçük eller sanki onlar deðil de kendi çocukluðumuzdu.
 
 
 
Saatler birbirini kovaladý ama zil sessiz, zil ketum… Zaman ilerliyor, hiçbir çocuk kapýya gelmiyordu. “Çocuklar gelecek, çocukluðumuz kapýya gelecek” diye evden dýþarý çýkmýyor ziyâretlere gitmiyorduk henüz. Bayramý, bayram namazýndan sonra tekrar baþlatandý kapýyý çalan çocuklar. Bayrama bayramlýðýný giydirendi çocukluðumuz.
 
 
 
Kapýyý açtým ve zile bastým. Çalýyordu. Ýndim merdivenlerden, dýþ kapýnýn ziline bastým. Çalýyordu. Her þey tamamdý. Çocuklar nerdeydi peki? Oðlum; elinde gümüþ bir þekerlik, içinde renk renk þekerler, bir elinde kolonya, cebinde bozuk paralar, bekledi durdu, söylenip durdu. Gelmedi çocuklar, gelemedi çocukluðum.
 
 
 
Televizyonu açtým. Haberlerde önceki bayramdan bir acýlý anne… Yüreði yanan bir anne… Çocuklarý bayram þekeri toplamaya çýkmýþ bir annenin çocuklarýnýn ardýndan döktüðü gözyaþý… “Eyvah!” dedim. Artýk çocukluðum kapýmýzý çalmayacak. O anýlarý bir daha tazeleyemeyeceðim. Ýçimde hep bir umut taþýsam da ürktüm.
 
 
 
O çocuklar bayram þekerleriyle geri gelecekler ve annelerine sarýlacaklar diye bekledim hep. Çünkü o çocuklarýn annelerine sarýlmalarý çocukluðumun bana sarýlmasý olacaktý. Bekledik, uzunca bir zaman bekledik. Bir sonraki bayramý bekledik. Þekerler aldýk yine. Oðlum ve eþim ile oturup bayramýn ilk saatlerinden akþama kadar bekledik. Çocuklar gelmediler, çocukluðumuz gelemedi kapýmýza, uzanýp dokunamadý zilimize. Dudaklardan hayýrlý bayramlar dökülemedi.
 
 
 
Acý haberi duyduðumuzda bayram þekeri toplayan çocukluðumuza göz dikenin yakalanmasýyla artýk ümidimi kestim bir sonraki bayramdan. O kâtil, sadece birkaç çocuðu deðil, çocukluðumu da öldürmüþtü, çocukluðumuzu tekrar yaþama duygumuzu da öldürmüþtü, geleneklerimizi de… Bavul bavul gömdüðü anýlarýmdý, bizlerdik birer birer…
 
 
 
“Bir insaný öldürmek, bütün insanlýðý öldürmek gibidir” hadisince söz yerini buldu. Bir gelenek, bir vahþetin ardýndan kaybolup gitti, gidiyor. Þu halde, hangi anne bana bir metropolde, bir büyükþehirde, bir þehrin göbeðinde çocuðunu bir bayram kutlamasý için arkadaþlarýyla dýþarý çýkmasýna izin verebilir? Çocukluk duygularýmýn yeþermesi ve oðlumun da ayný duygularla heyecanla büyümesini isteyen ben, bunu göze alamazken, bayramda çocuklarýn þeker almaya gelmesini beklemem haksýzlýk sayýlmaz mý?
 
 
 
Olaylar, olaylardaki süreç ve sebepler elbette irdelenir ve neticelendirilir. Ne var ki; korku ve þüphe gibi duygularýn bastýrýlmasý zordur. Çocuklar, kapýlarýmýza tekrar gelecekler mi, bilmiyorum. Öyle ki kimi ailelerin korkuyu büyütüp çocuklara kapý açmayacaklarýna kadar varacak bir sürece doðru ilerlediðimizi de biliyorum. Seksenli yýllarýn çocuklarý bugün çocuklarýna, çocukluklarýnýn geleneklerini yaþatamayacaksa, bu güven ve güzellik içinde yarýnlarý göremeyecek gösteremeyeceksek ve benim gibi oðluna “eski bayramlarda kapý kapý dolaþýp bayram þekeri toplardýk” diyeceksek, bayramlarda sevinçte çocuklarýmýz hangi rolü üstlenecek? Neyi býrakmýþ olacaðýz çocukluðumuzdan yarýna?
 
 
 
Bayram geleneklerimizin ölmemesi için önümüzdeki ilk bayramda oðlunu þeker toplamaya ilk kez gönderecek bir baba olarak her ne kadar uzaktan hâfiyelikle korkumu azaltacak olsam da duygularýn nesilden nesile aktarýlmasýndaki bu olumsuzluklarýn yaþanmamasý ve toplumsal korkunun giderilmesi için uðraþacaðým. Umalým ve bekleyelim ki kanaat önderlerimiz de bazý geleneklerimizin bir-iki kâtil ve densiz yüzünden ölmesine sebebiyet vermezler. Ölü bayram çocuklarý býrakmayýz annelik duygusuna ve toplum vicdanýna.
 
 
 
Mehmet Þamil



There are no comments for this topic. Do you want to be the first?