• 23 Eylül 2019, 03:46:00

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Sekeratta namaz kılan kahraman  (Okunma sayısı 525 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teşekkür 15
Sekeratta namaz kılan kahraman
« : 06 Nisan 2011, 20:41:31 »
“Sabah saat 09.00 sularında sekerat dediğimiz ölüm moduna girdi. Şuurunu kaybetmişti. Ama dudakları, duâ eder gibi sürekli kıpırdıyor, 'ALLAH' diyordu. Öğle ezanı okunmadan önce, yattığı yerde abdest alır gibi yaptı. Sonra ezan okununca namaza durur gibi hareketlerde bulundu. Böylece ruhunu teslim etti.”
Bu ifadeler Üsküdar Hospital Türk başhekimi Dr. Said Çeleğen’e ait. Böylesine kutlu ve ibretlerle dolu vefatın kahramanı ise Bediüzzaman Said Nursi'nin yakın talebelerinden Mehmet Emin Birinci. Herkesin diline ve gönlüne “Birinci” olarak yerleşen “Birinci Ağabey.”
Tıpkı 80 yıla yaklaşan ömrünü iman ve Kur'an hizmetinde geçiren Üstad Bediüzzaman gibi, o da “İman”dan sonra en büyük hakikatin “Namaz” olduğunu vücudunun bütün zerreleriyle, ruhunun bütün hisleri ve latifeleriyle hazmetmişti. Namazı meleke haline getiren bir kahramandı. Şuurunun tamamen kapalı olduğu bir anda dahi öğle ezanı okunmasından hemen önce abdest hareketleri yapacak; ezan okunur okunmaz da yine hareketleriyle namaz kıldığını dışa yansıtacak kadar bir “Namaz Kahramanı”ydı.
Kim bilir, belki fani ve elemli beden elbisesini çıkarıp ebedî ve bakî Cennet hullelerine bürünmeye hazırlandığı o anlarında, son saniyelerinde dahi, Cenab-ı Mevlâ böylesi büyük görevi ihmal etmemesini sağlamıştı.
Birinci ağabey, 3 Nisan 2007 Salı günü, tedavi gördüğü hastanede işte böyle bir tabloyla Hakk’ın rahmetine kavuştu. Ebedî âlemlere, sonsuz Rahmetlerin tecellî ettiği Cennet bahçelerine… İnsanlığa Mi’racdan namaz hediyesiyle dönem Fahr-i Âlem Muhammed aleyhissalâtü vesselama.
Mehmed Emin Birinci ağabeyi az da olsa tanıma imkânı bulan herkesin zihninde yer eden en önemli özelliği hiç şüphesiz Namaza gösterdiği azami hassasiyet ve itinaydı. Namaza, özellikle de vaktinde kılınmasına öylesine titizlik gösteriyordu ki… Onu görünce veya onun adı anılınca akıllara hemen Namaz geliyordu. Namazı zamanında kılmak geliyordu. Namazı tadil-i erkanla kılmak geliyordu. Hattâ namazı namaz takkesiyle kılmak geliyordu.
Vefatından bir süre önce kendisini ziyaretimizde söylediği şu sözleri işte bu titizliğin numunesi ve yansıması olarak zihinlerimizde yer etti:
“Namazlarınızı vaktinde kılın. İkindi ezanı okununca, ‘akşama iki saat var’ demeyeceksiniz. İlk vaktinde kılacaksınız.”
Bu nasihatleri sadece bize değil, hastalıkların sıkıntıları içinde olmasına rağmen kendini ziyarete gelen hemen herkese bıkmadan, usanmadan, çekinmeden söylüyor, dile getiriyordu.
“Sağlığınız nasıl?” sorusuna, “Elhamdülillah iyiyim” cevabını verdikten sonra, “Çok şükür abdestimi alıyorum, namazımı kılıyorum” diyerek, bu en önemli görevi, yine istediği şekilde yerine getirebilmenin sevincini dile getiriyordu.
Ağır hastalıkları sebebiyle kendinden geçiyor, şuuru açıldığında doktoruna sorduğu ilk soru namaz vakti oluyordu. Bizim belki parmaklarımızı bile kımıldatmaktan aciz kalacağımız rahatsızlıklara aldırmıyor, abdestini ayakta, kendi başına alıyor; namazlarını yine ayakta kılmaya çabalıyordu.
Birinci ağabeyin tariflere sığmayan namaz aşkı, yoğun tedavi uygulamalarına başlamadan önce de kendisini gösteriyordu. Eğer kendindeyse, tedavi öncesi doktor beyle bir tür zaman pazarlığı yapıyordu. Tabii yine namaz vakitleri bu pazarlığın en önemli unsuru oluyordu. Örneğin, öğle vaktinin girmesi öncesi veya sonrasına göre sıkı sıkıya tembihlerde bulunuyordu.
Hastahane çalışanlarının “Mehmed amcasıydı.” Onlara her fırsatta namazdan bahsediyordu. Namazlarını aksatmamalarını, vakit girer girmez namazlarını kılmalarını tavsiye ediyordu. Buna dair Risale-i Nur’dan nasihatlerde bulunuyordu.
Bir cümleyle ifade etmek gerekirse, Birinci ağabey son nefesine kadar “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz!” hadis-i şerifinin çok canlı bir örneği oldu.
Birinci ağabey, sekeratında dahi namaz kılacak kadar bir iman ve İslâm kahramanıydı.
Hayatı Namazdı. Namazı hayat oldu. Namazı yaşadı. Namazı dâvâ edindi.
Yaşayan bir namaz timsali oldu.
Geriye birbirinden ibretli namaz hatıralarını miras bırakıp, namazın ve kulluğun ebedî âlemlerdeki yansımalarını müşahede etmek üzere aramızdan ayrıldı.
Soyadı gibi, “Birinci” ağabeydi.
En büyük duamız ise, “Sonuncu” da olsak saadet-i ebediyenin yaşanacağı âlemlerde onun yanında yer alabilmek.


Dr. Veli Sırım
Bir  çiçekte gördügüm gülüşüne hasret bir ömür....
Bakışlarının  sızlattigi yüregime gömdüğüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnız sana özel  sözlerin anlamlarıyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teşekkür 51
Sekeratta namaz kılan kahraman
« Yanıtla #1 : 07 Nisan 2011, 09:08:19 »
çok etkilendim gerçekten.
bu tür haberler, yazılar bende derin etkiler bırakır. beni kendime getirir.
utandırır, sıkıldırır... adeta sille olur, tokat olur şaklar yüzümde...
niye böyle yazdım, çünki geçen gün annemin rahatsızlığı sebebiyle memleketime uçakla gittim. abdestli olarak uçağa bindim ki öğle namazını uçakta kılayım diye... çünki vakit öyle denk geliyordu. uçağa bir oturmuşum, gözlerimi açtığımda kars havaalanındaydık. saatime baktım, oranın vaktine göre ikindi girmişti. ve namazımızı derin bir uykuya feda etmiştik... maalesef! bilseniz nasıl bir acı duydum...
şimdi bu yazıyı okuyunca, hiç unutamayacağım o acı dolu gafletim aklıma geldi tekrar... ve,
titredim iliklerime kadar!
çok teşekkür ediyorum sevgili ablam, bu güzel, ibretlerle dolu güzel yazıyı bizimle paylaştığınız için...

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açıkken değil, kapatınca göreyim!

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teşekkür 15
Sekeratta namaz kılan kahraman
« Yanıtla #2 : 07 Nisan 2011, 12:58:16 »
Öncelikle kendi nefsime tokat olsun istedim ve bu yazıyı okurkende hep tevafuk namaz ilahileri denk geldi  :( Ama namaz için tir titremek hep özlemim...Rabbim bizlerede böyle son nefes vermeyi nasip etsin...
Bir  çiçekte gördügüm gülüşüne hasret bir ömür....
Bakışlarının  sızlattigi yüregime gömdüğüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnız sana özel  sözlerin anlamlarıyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40