• 28 Şubat 2020, 10:54:20

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Sesine ve Sözüne Hasret  (Okunma sayısı 659 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı yorgun

  • FoRuM Dostu
  • TaLiP
  • ****
  • İleti: 146
  • Teþekkür 18
Sesine ve Sözüne Hasret
« : 19 Mayıs 2011, 15:11:26 »
Biliyor musun en çok mektuba baþlamam gereken hitap þeklinde zorlandým. Bir baþlasam sonu gelecekti eminim! Ama sýradan sözcükleri hiç yakýþtýramadým sana, yapmacýk sözlere konduramadým seni... Sonra sana hiç mektup yazmadýðým aklýma geldi, içim burkuldu, caným acýdý...
Bu mektubu sana gurbetten yazýyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sýcaðýna hasret gönlümle baþlýyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledim ki; meðer hiç bir kucak seninki kadar sýcak deðilmiþ, hiçbir acý senin yokluðuna bedel deðilmiþ. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmýþ içimi. En acýsý, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanýp bir araya gelseler, senin çeyreðin bile edemezmiþ. Bilsen ne zor bunlarý itiraf etmek kendime ve sana... Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, þýmarýk, küçük kýzýným. Hayýr, hayýr yavrunum. 'Ben artýk bir genç kýzým, baþkalarýnýn yanýnda bana yavrum deme.' derken bile böyle düþünüyordum inan. Þimdi içten bir sesleniþine, yavrum! hitabýna öyle ihtiyacým var ki...

Hatýrlýyor musun? Ýlk yürümeye baþladýðým anlarý anlatýrken ellerimi býrakmadýðýn için sana kýzdýðýmý, hýrslandýðýmý ve bir an önce yürümek istediðimi söylerdin. Þimdi sakýn býrakma ellerimi, anneciðim. Evimizin yumuþak halýlarý deðil yürüdüðüm yollar, bir düþersem halim yaman. Ellerini, sevgini, duaný, desteðini ve sýcaðýný hiç esirgeme benden.

Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sýkýþtýrýp dururdum seni. Aðzýndan "seni!" cevabýný alana kadar býrakmazdým eteklerini... Seni abimden, babamdan ve ablalarýmdan kýskanýrdým. Hâlâ büyüyemedim, hem þimdi daha çok kýskanýyorum. Ýçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin þefkati yalnýz benim için sakla... Ama yapamazsýn deðil mi? Ana yüreði dayanmaz... Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarým deðil mi? Aslýnda en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliðini, anne þefkatini... Fakat hâlâ babam iþe giderken boþalan yataðýný en çok benim hak ettiðimi düþünüyorum.

Seni öyle özledim ki!.. Þu bilmem kim tarafýndan icat edilen telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti. Gurbetin yaðmurlarý, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateþi... Beni buralara yollarken, "daha güçlü ol!" diyordun ya, sana kavuþunca öyle bir sarýlacaðým ki, gücüme þaþacaksýn. Sevgimin gücünü sen de anlayacaksýn.

Yýllarýn yükünü çekmiþ, yorgun ama dimdik omuzlarýný özledim.

Dolaplarýmý düzenlerken, eþyalarýma bakýp bakýp aðladýðýný duyuyorum. Yahut arkadaþlarýmla konuþurken gözlerinin dolduðunu... Ýçim acýyor ama bilsen nasýl seviniyorum. Yokluðuma alýþamamýþ olman, mest ediyor beni...

Puslu gözlüm, dert ortaðým! Ýnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateþiyle bindiðim mavi tren getirmezse beni... Uzar da yollar kavuþamazsam sana, ya özlem alýþkanlýk olur da unutursan beni.

Ama beni unutmaman için hep daðýnýk býrakacaðým odamý. Söylene söylene toplarken, yine gözyaþlarýn ýslatacak eþyalarýmý. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir aðladýðýný. Ya ben... Arkadaþlarým çýnlatacak odamýn duvarlarýný, hep anne kokan ilâhilerle. Güçlü ol demiþtin ya, ben de yorganý çekmeden baþýma hiç ama hiç aðlamayacaðým. Ama sonra, ALLAH ne verdiyse... Anneciðim! Gözyaþlarým söndüremez içimde yanan ateþi... Çünkü yokluðun, bilmem kaç nufüslu þu kocaman þehirde kendini yapayalnýz hissetmek gibi, imkânsýz bir þeyi diz çöküp de Yaradan'dan dilemek gibi.. en azaplý günahlardan sonra sýzlayan vicdaným gibi...

Gül kokulum, puslu gözlüm!

Sakýn sensiz, sevgisiz ve duasýz býrakma beni... Sevgilerle... Beþ parmaktan biri...



Çiðdem KURT


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?