• 20 Şubat 2020, 20:44:13

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: GÜNDEMÝMÝZÝ ÜÇ AYLAR BELÝRLEMELÝ  (Okunma sayısı 449 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
GÜNDEMÝMÝZÝ ÜÇ AYLAR BELÝRLEMELÝ
« : 04 Haziran 2011, 12:12:47 »

“GÜNDEMÝMÝZÝ ÜÇ AYLAR BELÝRLEMELÝ”



 -Hocam, insanýmýzýn gündemini öncelikle siyasetin/seçimlerin iþgal ettiði bir süreçte “Üç Aylar”ý gündeme getirmenizin özel bir anlamý var mý?

 -Elbette var.
Bakýnýz; Müslümanlarýn deðiþmeyen gündemleri vardýr.
Savaþta ve barýþta, hastalýkta ve saðlýkta, sýkýntýda ve bollukta deðiþmeyen gündemimiz, Rabbimizin biz müminler için belirlediði “vakitli” ibadetlerdir.
Ýslâm Dini, baþta namaz olmak üzere “vakitli” ibadetler nizamý ile insan hayatýnýn her ânýný kuþatýr ve anlamlý kýlar. Namaz beþ vakit kýlýnýr, oruç Ramazan ayýnda tutulur, hacc belli mevsimde yapýlýr, kurban belli günlerde kesilir...
Hâsýlý, Müslüman’ýn her vakti programlanmýþtýr.

Ýbn Atâullah el-Ýskenderi’nin dediði gibi:
“ALLAH ibadetleri belli vakitlerle sýnýrladý ki, ‘sonra yaparým’ düþüncesi seni onlarý yerine getirmekten alýkoymasýn.”

Doðrusu, ihmâl yani savsaklama ve imhâl yani erteleme, insanî zaaflarýn en yamanýdýr!

Bakýnýz; vakit su gibi akýp gidiyor.
ALLAH’ýn her birimiz için takdir buyurduðu ömür hazinesi her gün bir bir azalýyor.
Yolun sonuna ne kadar yakýn olduðumuz belli deðil; kaç yýl, kaç ay, kaç hafta, kaç gün, saat, dakika, saniye...
Hesap Günü için azýk hazýrlama fýrsatý, her geçen gün elimizden kaçýp gidiyor…

Her gün kýrk kez okuduðumuz Fatiha’da geçen Din/Hesap Günü’nde;
“Keþke þu hayatým için önceden bir þeyler yapýp göndermiþ olsaydým.”
(Fecr 89/24) dememek için þimdi azýk hazýrlama zamaný.

O Din/Hesap Günü’nde; þu kýsacýk ömrü neler uðruna tükettiðimizin, zamanýmýzý nasýl hoyratça harcadýðýmýzýn, imkân ve enerjimizi neler için seferber ettiðimizin, gündemimizi kimlerin ve nelerin iþgal etmesine izin verdiðimizin hesabýný tek tek vereceðimizi unutmamalýyýz. Kur’ân þöyle buyurur:

“Sonra o gün (dünyada size verilmiþ olan) her nimetten sorguya çekileceksiniz!”

(Tekâsür 102/8)

Ýþte “Üç aylar”, vaktin deðerini en iyi þekilde idrak edeceðimiz bir zaman dilimi:
Yoðunlaþmýþ ibadet mevsimi!
Recep, Þaban ve içinde ‘bin aydan daha hayýrlý’ Kadir Gecesinin bulunduðu Ramazan ayý!

Biliyoruz ki, Peygamberimiz (s.), diðer aylardan daha çok Recep ayýna, Recep’ten daha çok Þaban ayýna, ondan daha çok da Ramazan ayýna önem verir, yoðun bir ibadet ve âhiret havasýna girerdi.

 
-Hocam, Üç Aylar’ýn ilki olan Recep ayý 3 Haziran Cuma günü baþlýyor. 2 Haziran Perþembe’yi 3 Haziran Cuma’ya baðlayan gece de Reðaib Kandili. Recep ayý ve Reðaib’in önemi nereden geliyor?

-Receb ayý, hürmet edilmesi gereken dört kýymetli aydan biridir. Tevbe sûresinin 36. âyetinde ;
“ALLAH’ýn, gökleri ve yeri yarattýðý günden beri, aylarýn sayýsý on ikidir. Bunlardan dördü, haram (hürmetli) olan aylardýr.” buyrulur.
“Haram aylar” ise; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb’dir. Bu ayda ibadeti çoðaltmanýn, hayýr iþlemenin ve oruç tutmanýn faziletine dair çeþitli rivayetler vardýr.

Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde rivayet ettiði üzere, Peygamberimiz (s.); "ALLAH’ým, Recep ve Þaban ayýný bize mübarek kýl ve bizi Ramazan ayýna eriþtir"
 diye dua ederdi.

Yine Peygamberimizin;
"Recep ayý ALLAH'ýn ayý, Þaban benim ayým, Ramazan da ümmetimin ayýdýr." buyurduðu rivayet edilir. Bu hadis hakkýnda yapýlan bir yoruma göre;
Receb ayýnda yüce Rabbimizin güzel isim ve sýfatlarýný öðrenip düþünerek Tevhid’in hakikatini kavramak, Þaban ayýnda ALLAH Rasûlü’nü (s.) sîreti ve sünneti ile birlikte tanýyarak ona salât u selamý çoðaltmak, Ramazan ayýnda ise Kur'ân-ý Kerim’i daha çok okuyup anlayarak yaþamak iþaret buyrulmuþtur.

Receb ayýnýn ilk cuma gecesine ise Reðaib gecesi denir. Reðâib; ihsanlar, ikramlar demektir.
ALLAHü Teâlâ bu gün ve gecelerde müminlere raðîbetler (ihsanlar, ikramlar) yapar. Bu geceye dair özel ibadet hakkýnda rivayetler zayýf bulunsa da, bu ayýn gece ve gündüzlerinde ibadeti, dua ve niyazý, nafile namazlarý, Kur’ân-ý Kerim tilavetini, tefekkürü, tevbe ve istiðfarý çoðaltmak tavsiye edilmiþtir.


-Miraç Gecesi de bu ayýn sonuna tekabül ediyor. Mirac’ý nasýl deðerlendirmeliyiz?

-Bilindiði gibi, Peygamberimizin (s.) Ýsrâ ve Mîrâc mûcizesi Recep ayýnýn 27. gecesinde, Hicret’ten 17 ay önce gerçekleþmiþtir. Ýsra suresinin 1.âyetinde;
“Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kýldýðýmýz Mescid-i Aksa'ya bir kýsým ayetlerimizi gösterelim diye götüren o ALLAH'ýn þaný yücedir...” buyrulur.
Ýsrâ, gece yolculuðu/yürüyüþü; Mîrâc ise, yükseðe çýkmak demektir. Ýsra mucizesi bu âyetle ve Necm/1-18. âyetlerle sâbit iken, Mirac olayý Kur'ân'da anýlmaz, ama hadislerde ayrýntýlý biçimde anlatýlýr. Rasûlüllah (s.) bir gece Kâbe'nin ‘Hatîm’ denilen kýsmýnda iken Kudüs’teki Mescid-i Aksâ'ya Burak üzerinde getirilmiþ, oradan semâya yükseltilip Sidretü'l-Müntehâ’ya ulaþmýþtýr. Cenab-ý Hakk, kulu ve rasûlü Muhammed’e (s.a.v) nice âlemler göstermiþ; vahyedeceðini vâsýtasýz vahyetmiþtir.
Beþ vakit namaz da iþte burada emredilmiþtir.
Rivayetlere göre, cennet ve cehennem de O’na (s.) gösterilenler arasýndadýr. Kýsaca; beþ vakit namazla özdeþleþen bu geceyi, huþû dolu namazlarla geçirmek ve namazý bir ömür boyu dosdoðru kýlmak için bir vesile olarak deðerlendirmek ve “Namaz müminin mîracýdýr” hadisi uyarýnca her namazý bir “mîrac” yani Rab Teâlâ ile sohbet kýlmak gerekir.

-Hocam, “Üç Aylar”ýn ikincisi olan Þaban ayý ve Berat Gecesi hakkýnda da bilgi verir misiniz?

-Þaban ayýnýn ‘kendisine ait’ olduðunu belirten Hz. Peygamber (s.), bu ayda ibadete özel bir önem vermiþ, Recep ayýndan daha fazla oruç tutmaya, sadaka vermeye gayret etmiþtir. Hz. Aiþe annemiz, Rasûlüllah (s.) hakkýnda, "Þaban ayýndaki kadar çok oruçlu olduðu bir ay görmedim." der.

Þaban’ýn 15. Gecesi ise Berât Gecesi’dir.
“Berât” kelimesinin aslý Arapça "berâet" olup, günah ve kötülüklerden arýnmak, temize çýkmak, ilâhî af ve rahmete nail olmak, eriþmek demektir. Tevbe (Berâe)/1.ayette geçtiði üzere ‘Þirke/müþriklere ültimatom, son ihtar, kesin uyarý’ anlamýna da gelir.

Bazý müfessirler;
"Apaçýk kitaba yemin olsun ki, biz Kur'ân'ý mübarek bir gecede indirdik." (Duhân 44/2-5) âyetindeki "mübarek gece"nin Berat, çoðu müfessir ise Kadir Gecesi olduðu görüþündedir.
Ýlk müfessirlerden Ýkrime ve bir grup alim, Kur'ân Levh-i Mahfuz'dan topluca dünya semasýna bu gece indirildi; Kadir Gecesi de Cebrail vasýtasýyla Peygamberimize parça parça indirilmeye baþladý, der.

Peygamberimiz; “Þaban ayýnýn yarýsý gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçirin.” der.

Ayrýca; ‘ALLAH’a þirk koþanlar, Müslümanlara karþý kin ve düþmanlýk besleyenler, akrabalarýyla baðýný koparanlar, kibirliler, ana-babasýna isyankâr olanlar ve içki içmeye devam edenler’ hariç olmak üzere çok sayýda insanýn günahýný affeder. (Bu hadisler, Ýbn Mace ve Tirmizi’de yer alýr.)


-Peki hocam, bir gecede günahlardan kurtulup, ertesi gün ayný kirli hayata devam edilirse…

-Elbette, bir geceyi ibadetle geçirip sonra eski hayata geri dönmenin hiçbir anlamý yoktur.
Ancak bu geceler tevbe, istiðfar ve af dilemek için bulunmaz fýrsatlardýr: Bu geceler ve günler her türlü günah, hata ve isyandan vazgeçip yepyeni bir baþlangýç yapmak isteyenler için bir dönüm noktasýdýr.

Bu yüzden Rasûlüllah (s.) bu kutlu zamanlarda þu dualarý yapmayý tavsiye buyurur:

"ALLAHým, sen çok affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet."
(Hadisi Tirmizi aktarýr.)

Ve yine Peygamberimiz (s.) bu bereketli zamanlarý adeta dakika dakika deðerlendirmeyi özendirir. Bir Þaban ayýnýn son gününde ashabýna þöyle hitap eder:

“Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ayýn gölgesi üzerinize bastý. Onda bir gece vardýr ki bin aydan daha hayýrlýdýr. O ayda bir hayýr iþleyen kimse diðer aylarda bir farz iþlemiþ gibi olur. O ayda bir farz iþleyen ise diðer aylarda yetmiþ farz iþleyen gibidir.”

Ramazan’a saatler kala, o mübarek ay’ý müjdeleyen Peygamberimiz (s.), bin aydan yani uzunca bir insan ömründen hayýrlý Kadir gecesine dikkat çeker; hangi gecesi olduðu kesin belirtilmeyip her gecesi Kadir olmasý muhtemel bu ay’ýn her gün ve gecesini ALLAH’ýn razý olacaðý amellerle geçirmeyi, hiç bir ânýný gafletle geçirmemeyi hatýrlatýr. Ve bir farza yetmiþ farz; “bir gece”ye “bin ay”dan daha hayýrlýsý!


-Hocam, üçüncü ay olan Ramazan Ay’ý ve Kadir Gecesi’nden de kýsaca söz eder misiniz?

-Ramazan ayýnýn fazileti elbette ALLAH için tutulan oruçtan gelir. Peygamberimiz (s.) þöyle buyurur:

"Ramazan geldiðinde Cennet kapýlarý açýlýr, Cehennem kapýlarý kapanýr, þeytanlar da baðlanýr."

Ancak bu ayý asýl mübarek kýlan ise, onda (Kadir Gecesinde) Kur’ân’ýn nazil olmaya baþlamasýdýr.

"Ramazan ayý ki o ayda Kur'ân indirildi." (Bakara 2/185)
 Bu ay’a bu sebeple “Kur’ân Ay’ý” denir.

Ýndiðe gece ise Kadir Gecesi’dir:
“Biz onu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduðunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan hayýrlýdýr. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede Rablerinin izniyle her türlü iþ için iner. O gece, tanyerinin aðarmasýna kadar bir esenliktir.”
(Kadir suresi)

Þehid Seyyid Kutub’un ifadesi ile:
“Þu varlýk âleminde olan olaylar arasýnda bundan daha büyüðü ve daha önemlisi yoktur. Keza kullarýn hayatlarýnda yüce ALLAH'ýn plânlamasýný ve iradesini bundan daha iyi gösteren bir baþka olay daha yoktur. Bu gece bin aydan daha hayýrlýdýr. Kur'ân'da bu gibi yerlerde geçen sayý, olayýn deðerini sayýlarla sýnýrlama amacý taþýmaz. Bu sadece çokluðu ifade etmek içindir. Bu gece insanlarýn hayatýnda binlerce aydan daha hayýrlýdýr. Nice binlerce ay ve sene geçip gitmiþtir de, insanlarýn hayatlarýnda bu mübarek ve mutlu gecenin yaptýðý etkinin ve saðladýðý deðiþimlerin bir nebzesini bile býrakamamýþtýr.”

-Yani kýsaca ‘þimdi deðiþim zamaný’ diyebilir miyiz?

-Evet! Aynen öyle!
Deðiþim için bu aylardan, bu gün ve gecelerden daha iyi bir zaman bulunamaz!
ALLAH’ýn lûtf u keremi ile “bir”in “bin”lere, “milyon”lara katlandýðý bir zaman dilimi ile karþý karþýyayýz.

Rasûlüllah’ýn (s.) uygulamasýna bakarak, Üç Aylar’ý þöyle özetleyebiliriz:
Recep ve Þaban aylarý Ramazan ayýna, Ramazan ayý Kadir Gecesi’ne, Kadir Gecesi de Kur’ân’a eriþmeye, yani ömrümüze anlam katan hayat kitabýmýzla buluþmaya bir vesiledir, bir hazýrlýktýr.

Ýbnu’l-Kayyým der ki: “Kimin vakti ALLAH için ve ALLAH ile ise, o bu vaktini ömür olarak kabul edebilir. Böyle olmayan ise gerçekte o vakti yaþamýþ sayýlmaz.”

Hasan Basri de;
“Dünya hayatý üç gündür. Dün, yarýn ve bugün. Dünkü gün elinden içindekilerle birlikte geçmiþtir. Yarýn ise, belki de eriþemezsin. Sen, elindeki sermayen olan bugünü iyi deðerlendirmeye bak.” der.

Kýsaca; bugün önümüzde muhteþem bir sermaye var: “Üç Aylar”!..


Namaz Gönüllüleri Platformu Sözcüsü Abdullah Yýldýz:


There are no comments for this topic. Do you want to be the first?