• 18 Şubat 2020, 13:11:25

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: 8 haziranýn önemi  (Okunma sayısı 1147 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı AFFE

  • YöNeTiCi
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 606
  • Teþekkür 26
8 haziranýn önemi
« : 08 Haziran 2011, 11:48:47 »
Bugün 8 Haziran.. Kainatýn Efendisi, Sevgili Peygamberimiz, hz. Muhammed (sav) (s.a.v)'in, ALLAH (c.c)'ýn Rahmetine Kavuþtuðu Gün..
.............dualarda buluþmak dileðiyle
Ýnsanlarla yüzyüze konuþarak her sorunu halledebilirsin; ama bazý insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuþacaðýný bilemezsin.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
8 haziranýn önemi
« Yanıtla #1 : 08 Haziran 2011, 12:10:52 »



Resûl-i Ekrem Efendimiz hastalýðýnýn en þiddetli olduðu bir günde Ashabýyla helâlleþmeyi arzu etti.
Yine bir taraftan Hz. Ali’ye diðer taraftan da Fazl bin Abbas Hazretlerine dayanarak güçlükle ayaða kalktý ve mescide gitti. Minber’e çýkýp oturdu.
Hz. Bilal’e de (r.a.) þu emri verdi:
 
“Halka ilân et. Mescid’de toplansýnlar. Onlara vasiyet etmek isterim. Bu benim son vasiyetim olacaktýr.”
Hz. Bilâl, emri yerine getirdi. Bir anda toplanan halký mescid almaz oldu.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, ALLAH’a hamd ve senâdan sonra Ashabý Kirâma þöyle hitap etti:
“Ey insanlar! Sizden ayrýlma vaktim oldukça yaklaþmýþtýr. Sizden birine vurmuþsam, iþte sýrtým gelsin vursun.
 
“Birinizin malýný almýþsam, gelsin hakkýný alsýn.
“Sakýn hak sahibi, ‘Þayet kýsas talebinde bulunursam, Resûlullah bana darýlýr’ diye düþünmesin! Bilmelisiniz ki, benden hakkýný isteyene darýlmak benim fýtratýmda yoktur.
“Benim yanýmda en sevimliniz, hakký varsa, gelip benden onu isteyen kimsedir. Yâhut helâl edendir. Ben Rabbimin huzuruna üzerinde kul hakký olmadan varmak istiyorum.”1
Bir anda ortalýða hazin bir sükût çöktü. Resûl-i Ekrem Efendimiz sözlerini tekrarladý:
“Ey insanlar! Kime vurmuþsam, iþte sýrtým, gelsin vursun. Her kimin benden alacaðý varsa iþte malým gelsin alsýn.”2
 
Cemaat içinden biri ayaða kalktý.
“Yâ ResûlALLAH! Sizden üç dirhem alacaðým var” dedi.
Peygamber Efendimiz,;
“Ben bu hususta hiç kimseyi yalanlamam ve hiç kimseye ‘yemin et’ diye teklif de etmem. Ancak bu üç dirhemin zimmetime nasýl geçtiðini öðrenmek isterim!” buyurdu.

Ayaða kalkan zât;
 “Yâ ResûlALLAH! Bir defasýnda huzurunuza bir fakir gelmiþti. Bana fakire üç dirhem vermemi emretmiþtiniz. Ben de verdim. Ýþte istediðim bu üç dirhemdir” dedi.

Peygamber Efendimiz;
 “Doðru söylüyorsun” dedikten sonra, “Ey Fadl! Buna üç dirhem ver”-3-
buyurdu.
Bundan sonra Resûl-i Kibriyâ Efendimiz;
 “Mescide açýlan kapýlarý kapatýnýz! Sadece, Ebû Bekir’in kapýsý açýk kalsýn”4 buyurdu.

Emir gereði Mescid-i Þerifin çevresindeki evlerin kapýsý, Hz. Ebû Bekir’inki hariç hepsi kapatýldý.-5-

Hz. Ebû Bekir Namaz Kýldýrmaya Memur Ediliyor
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, hastalýðý sebebiyle ezan okununca daima Mescid-i Þerife çýkar ve cemaata namaz kýldýrýrdý.
Vef’atýna üç gün kala hastalýðý birden aðýrlaþtý. Bu sebeple artýk Mescidi Þerife de çýkamaz oldu. O zaman, “Ebû Bekir’e söyleyiniz, mü’minlere namaz kýldýrsýn”6 diye emir vererek imamlýðý Hz. Ebû Bekir’e býraktý.*
Peygamberimizin Son Namaz Kýldýrýþý
Hz. Ebû Bekir, Müslümanlara öðle namazýný kýldýrýyordu.Bu sýrada Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bedeninde bir hafiflik hissetti. Hz. Abbas ile Hz. Ali’nin yardýmýyla yavaþ yavaþ Mescid-i Þerife çýktý.
Hz. Ebû Bekir, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz gelmekte olduðunu anlayýnca, geri çekilmek istedi. Efendimiz, yerinde durmasý için iþaret etti. Sonra Hz. Ebû Bekir’in yanýna oturtulmasýný emir buyurdu. Hz. Ebû Bekir’in sol tarafýna götürüp oturttular. Hz. Ebû Bekir ayakta, oturmuþ olan Efendimize tabi oldu.-7-
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin Mescid-i Þerifte Müslümanlara kýldýrdýðý son namaz budur.

Hz. Cebrâil’in, Hatýrýný Sormak Ýçin Geliþi
Rebiülevvel ayýnýn onu, Cumartesi günü idi.
Cenab-ý Hak tarafýndan Cebrail (a.s.) geldi. Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hal ve hatýrýný sordu:
“Ey Ahmed,” dedi. “Yüce ALLAH, sana ikram olarak beni gönderdi. Sana soracaðý þeyi senden çok daha iyi bildiði halde sana; ‘Kendini nasýl buluyorsun?’ diye soruyor”

Rabb-i Rahimine kavuþmanýn hasretini yüreðinde duyan Resûl-i Kibriyâ Efendimiz þu cevabý verdi:
“Ey Cebrâil! Kendimi baygýn ve sýkýntýlý bir halde görüyorum!”-8-

Vefâtýndan Bir Gün Evvel
Rebiülevvel ayýnýn on biri, Pazar günü.
Cin ve insin peygamberi hz. Muhammed (sav) (sav) (sav) (a.s.m.) yataðýnda, þiddetli ateþler içinde idi. Etrafýnda Ezvac-ý Tahirat vardý. Baþucunda Hz. Aiþe Vâlidemiz oturuyordu.
Bu sýrada, Hz. Üsâme ordugâhtan gelip huzur-ý saadetlerine girdi. Efendimiz dalgýn yatýyordu. Yerinden kýmýldayacak hali yoktu. Hz. Üsâme, mübârek ellerini ve baþlarýný öptü. Ýçi hüzün ve keder doluydu. Azami hürmet içinde Kâinatýn Efendisinin karþýsýnda ayakta durdu. Efendimiz ona bir þey söylemedi. Sadece ellerini göðe kaldýrdý ve onun üzerine sürdü. Ona duâ ettiði anlaþýldý.-9-
Resûl-i Kibriyâ Efendimizin duâsýný alan Hz. Üsâme doðruca ordunun baþýna döndü.

Hz. Cebrâil’in Ýkinci Geliþi
Rebiülevvel ayýnýn on biri, Pazar günü.
Hz. Cebrâil yine hatýrlarýný sormak üzere geldi. Bu esnada Yemen’de peygamberlik dava eden yalancý Esved-i Ansî’nin idam edildiðini haber verdi. Resûl-i Ekrem Efendimiz de bu haberi Ashab-ý Kirama bildirdi.10

Pazartesi günü…

Hayatýnda mühim hadiselerin meydana geldiði Pazartesi günü. Rebiülevvel ayýnýn on ikisi. Böyle bir Pazartesi gününde mübârek gözlerini dünyaya açmýþtý.
Bu gün de, Resûl-i Kibriyâ Efendimizin (a.s.m.) bir ara hastalýðý hafifleyip kendine geldi.
Bu hafifliði hisseder etmez, yataðýndan kalktý. Hazýrlýklarýný yaparak Mescid-i Þerife teþrif etti.
O sýrada Ashab-ý Kiram saf baðlayýp Hz. Ebû Bekir’in arkasýnda sabah namazýný kýlýyorlardý. Kâinatýn Efendisi bu nurânî manzarayý görmekle son derece sevindi, hatta tebessüm buyurdu.
Kendileri de Hz. Ebû Bekir’e uyarak namazýný edâ etti.
Resûl-i Kibriyâ Efendimizi, aralarýnda mütebessim bir sîma ile gören Sahabîler bütün bütün sýhhat buldu düþüncesiyle son derece sevindiler.-11-

Peygamber Efendimiz Hücre-i Saadetlerinde

Son günün sabah namazýný Hz. Ebû Bekir’e uyup Ashabýnýn arasýnda kýlarak onlarý sevince garkeden Fahr-i Kâinat Efendimiz, namazýn edâsýndan sonra yine Hücre-i Saadetine döndü. Yataklarýna yattýlar.
Bu arada kumandan Hz. Üsâme son defa kendisiyle vedâlaþmak üzere geldi. Resûl-i Ekrem, “ALLAH’ýn bereketi ile artýk hareket et!” buyurdu.-12-
Emri alan kumandan .Hz. Üsâme bin Zeyd doðruca ordugâha gidip mücahidlere hareket emrini verdi.

Hz. Ebû Bekir’in Ýzin Ýsteyip, Sünh’taki Evine Gidiþi

Pazartesi günü, Hz. Ebû Bekir de, Fahr-i Kâinat Efendimizin durumunun bir ara iyileþtiðini fark etmiþti. Bunun için huzura girip, “Yâ ResûlALLAH! ALLAH’a hamdolsun! Onun lütuf ve keremiyle sað salim sabaha çýktýnýz! Müsâade buyurursanýz, Sünh’taki evime gideyim” dedi.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, “Olur” buyurdu.
Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir, Sünh’taki evine gitti.-13-

Müslümanlara Ve Ev Halkýna Son Sesleniþi
Son gün Pazartesi.

Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübârek dillerinden þu cümleler dökülüyordu:

“Ey insanlar!
Karanlýk gece kýtalarý gibi fitneler geliyor!
Ey insanlar!
Siz bana karþý hiç bir þeyle delil bulamazsýnýz!
Zira ben, ancak ALLAH’ýn Kitabý Kur’an’ýn helâl kýldýðýný helâl, haram kýldýðým da haram kýldým!
“Ey kýzým Fâtýma! Ey halam Safiyye!
“ALLAH katýnda makbul olacak ameller iþleyiniz. Bana güvenmeyiniz. Çünkü ben, sizi ALLAH’ýn gazabýndan kurtaramam!”14

Peygamberimizin Hz. Fâtýma’ya Söyledikleri

Hz. Fâtýma, Resûl-i Ekremin hayatta kalmýþ olan biricik kýzý idi. Kâinatýn Efendisinin evlâd sevgisini kendisiyle tatmin ettiði tek evlâdý.
Hz. Fâtýmatü’z-Zehrâ, güzel ahlâkta, yürüyüþte, oturuþta, kalkýþta Peygamber Efendimize en çok benzeyen evlâdý idi.
Resûl-i Ekrem hastalýðýnýn son gününde bir ara biricik kýzý, güzel ahlâk ve zerâfet timsali Hz. Fâtýma’yý yanýna çaðýrdý.
Hz. Fâtýma gelince, onu sol tarafýna oturttu. Ona gizlice bir þey söyledi.
Hz. Fâtýma’yý birden bir hüzün ve keder havasý kapladý. Arkasýndan gözyaþlarý boþanmaya baþladý.
Peygamber Efendimiz, sonra bu güzide kýzýna gizlice bir þey daha söyledi. Bu sefer, biraz evvel gözyaþý döken Hz. Fâtýma birden gülümseyip sevinmeye baþladý.
O sýrada orada bulunan Hz. Âiþe, daha sonra bunun sebebini sorunca Hz. Fâtýma þu cevabý verir:
“Önce bana pek yakýnda dünyadan ve benden ayrýlacaðýný söyledi. Bunun için aðladým.
“Sonra da ‘Âilem içinde en evvel bana sen kavuþacaksýn’ deyince de sevindim.”15


Ve Artýk Son Anlar
Rebiülevvel ayýnýn on ikisi, Pazartesi günü.
Güneþ, batýya doðru kayýyordu.
Peygamber Efendimizin mübârek baþlarý, Hz. Âiþe’nin kucaðýnda, göðsüne dayalý idi. Artýk nefes alýp vermekte güçlük çekiyordu. Dili ALLAH’ý zikretmekle meþguldü: “ALLAH’ým! Beni, Refik-i A’lâ’ya* ulaþtýr” duâsýný tekrarlýyordu. Bu esnada bile ümmetine irþadda bulunmaktan geri durmuyordu:
“Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranýnýz! Namaza dikkat ve devam ediniz!”diyordu.

Bu hazin manzara orada bulunan Hz. Fâtýma’nýn yüreðini âdeta daðlýyordu. Bir ara Resûl-i Kibriyâ Efendimizi baðrýna bastý: “Vay! Babamýn çektiði ýztýraba” diyerek gözlerinden yaþlar boþanmaya baþladý.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, “Bugünden sonra baban hiç bir zaman ýzdýrap çekmeyecektir” buyurdu ve ilâve etti:
“Kýzým! Sakýn aðlama! Ben vefat ettiðim zaman ‘Ýnnâ lillahi ve innâ ileyhi Raciûn’ de.”-16-


Hz. Cebrâil Ýle Hz. Azrail’in Birlikte Geliþleri

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, bu fani dünyada artýk son dakikalarýný yaþýyordu.
Bu esnada, Hz. Cebrâil Hz. Azrail ile birlikte geldi. Resûl-i Kibriyâ Efendimizin hal ve hatýrýný sordu. Sonra, “Ölüm meleði Azrail içeri girmek için izin ister” dedi.
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz müsâade edince, Hz. Azrail içeri girdi. Efendimizin önünde oturdu, “Yâ ResûlALLAH!” dedi, “Yüce ALLAH, senin her emrine itaat etmemi bana emretti. Ýstersen ruhunu alacaðým. Ýstersen sana býrakacaðým.”
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz Hz. Cebrâil’e baktý. O da, “Yâ ResûlALLAH, Mele-i A’lâ seni beklemektedir” dedi.
Bunun üzerine Hâtemü’l-Enbiya Efendimiz, “Yâ Azrail! Gel, memuriyetini yerine getir”-17-
buyurdu.
Peygamberimizin Rabbine Kavuþmasý

Mübârek baþlarý Hz. Âiþe’nin kucaðýnda, göðsüne dayalý idi. Yanýnda su kabý vardý. Ýki elini suya batýrýp ýslak ellerini mübârek yüzlerine sürdü. Mübârek dudaklarýndan “Lâ ilâhe ÝllALLAH” cümlesi döküldü. Sonra ellerini yüzünden kaldýrdý. Gözlerini evin tavanýna dikti. “ALLAH’ým! Refik-i Alâ” cümlesini tekrarlaya tekrarlaya altmýþ üç yaþýnda iken mübarek ruhu Refik-i Alâ’ya yükseldi.18
Tarih: Hicretin 11. senesi, Rebiülevvel ayýnýn on ikisi, Pazartesi günü.


Milâdî 8 Haziran 19
1. Tabakât, 2:255; Taberî, 3:191; ibn-i Kesîr, Sîre, 4:257.
2. Ýbn-i Kesîr, Sîre, 4:257.
3. Tabakât, 2:225; Taberî, 3:191.
4. Tabakât, 2:227-228; Müslim, 4:1854-1855.
5. Tabakât, 2:227.
6. Tabakât, 2:217
* Peygamber Efendimiz hayatýnda, Hz. Ebû Bekir’e on yedi vakit namaz kýldýrmýþtýr.
7. Tabakât, 2:218; Müsned, 1:356-357.
8. Tabakât, 2:259.
9. A.g.e., 2:119-120.
10. Taberî, 3:220.
11. Sîre, 4:302; Müsned, 3:196.
12. Tabakât, 2:191.
13. Sîre, 4:304; Tabakât, 2:191.
14. Sîre, 4:303-304; Tabakât, 2:256; Taberî, 3:196.
15. Tabakât, 2:247; Buharî, 3:92; Müslim, 4:1904.
* Refik-i A’lâ; en yüksek makamlarda bulunan peygamberler cemaatý demektir.
16. Tabakât, 2:254; Müsned, 1:78.
17. Tabakât, 2:312.
18. A.g.e., 2:259; ibn-i Kesîr, Sîre, 4:550.
19. Tabakât, 2:229; Müsned, 4:89; Buharî, 3:96; ibn-i Kesîr, Sîre, 4:475.
-sorularla islamiyet sitesinden alýntýdýr.

Çevrimdışı AFFE

  • YöNeTiCi
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 606
  • Teþekkür 26
8 haziranýn önemi
« Yanıtla #2 : 08 Haziran 2011, 12:31:27 »
faydalý bilgili bir paylaþýmdý insan kardeþim saðolasýn
Ýnsanlarla yüzyüze konuþarak her sorunu halledebilirsin; ama bazý insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuþacaðýný bilemezsin.

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
8 haziranýn önemi
« Yanıtla #3 : 08 Haziran 2011, 12:40:34 »
faydalý bilgili bir paylaþýmdý insan kardeþim saðolasýn

Siz saðolun kardeþim..

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
8 haziranýn önemi
« Yanıtla #4 : 08 Haziran 2011, 12:43:43 »





Varsýn dünyanýn doðu ve batýsýnda bulunanlar...

Senin vefâtýný iþitince aðlasýnlar; neye yarar...

Ben senin ayrýlýðýnýn verdiði üzüntüyle,

Yüzüme gözyaþlarýndan resim yaparak geliyorum...

Gündüzlerim ise gecemden farksýz...

Gönlümde kocaman yaralar hâkim...

Caným yanýyor, ruhum sýzlýyor....

Hz.Fatýma (r.a.)

Çevrimdışı ZeRRe

  • YöNeTiCi
  • TaLiP
  • *****
  • İleti: 325
  • Teþekkür 5
  • KOZMÝK BÖCEK..
8 haziranýn önemi
« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2011, 12:54:39 »
Birazdan SAKAL-I ÞERÝF-Ý ziyarete gideceðim..

Zaten sabahtan beri , düþündükçe heyecandan mideme aðrýlar giriyordu..

Þimdi bunlarý da okuyunca.....

Orada bayýlmasam iyidir...
    << Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri'nin evlerine... Lükse hayranlýðýnýz Kisra'nýn tutumuna... Servet peþinde koþmanýz, Karun'un anlayýþýna... Saltanatýnýz Firavun saltanatýn... Nefsleriniz Ebu Cehil nefsine... Gururunuz Ebrehe'nin gururuna... Yaþayýþýnýz sefillerin yaþayýþýna benziyor...
ALLAH için söyleyin bana..  MUHAMMEDi' den olanlar nerede?..>>