Benim forum

HAYATIN ÝÇÝNDEN => Sabah kahvesi => : __MiM__ 10 February 2012, 10:16:51

: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 10 February 2012, 10:16:51
Selâmun aleykum!
kýymetli arkadaþlar, bundan böyle eski usûl "sabah kahvesi" olmayacak!
ne ki bu yeni baþlýk altýnda yine de sabah kahvesi tadýnda benzer yazýlarýmýza -ama sürekli olarak- devam etme kararý aldýk.
eski usulde sabah kahvesi yazmak beni çok fazla yoruyordu. sadece yazý yazmak yetmiyor, onun font düzenlemesinden estetik kaygýlarýna varana dek günlerimi alan uzun ve yorucu bir emek gerekiyordu. yazýlarýn muhtevasý yönüyle hiçbir eksiklik, azalma olmayacak bi iznillah, fakat sadece þaþaa, fuzuli zaman kaybý olmayacak... hepsi bu.
umarým bizi anlayýþla karþýlarsýnýz...
böylesinin daha güzel olacaðýný göreceksiniz.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 10 February 2012, 10:51:23
(http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTuZ5tQGPca-Tp4lQMK9LM6qH7TVcptq628scSPcVOW1O4pNAowJiQNhOM3Tg)

Ýki çocuklu bir aile, hafta sonu piknik yaparak geçirmeye karar verirler.

En güzel aðacýn altýna vardýklarýnda anne yemeði hazýrlarken, çocuklar
babalarýyla birlikte yürüyüþe çýkar. Uzun uzun yürürler.

Küçük oðlan çok yorulur ve babasýna yalvarýr: "Ne olur beni kucaðýna al!"

Baba, "Ben de yorgunum oðlum" demez. Tek kelime etmeden yolun
kenarýnda gördüðü kuru dalý alýr ve oðluna verir: "Al oðlum, sana güzel
bir at. Buna bin git!"
Çocuk sevinçle daldan atýna biner ve koþarak,
zýplayarak, dehleyerek annesinin yanýna doðru uçar adeta, babasýný
ve ablasýný çok gerilerde býrakarak. Baba gülerek kýzýna döner:

"Ýþte yaþam budur kýzým. Bazen zihnen ya da bedenen kendini çok
yorgun hissedeksin. Ýþte o zaman kendine deðnekten bir at bul ve
neþeyle yoluna devam et. Bu at, bir arkadaþ, bir çiçek, bir þiir, ya da
bir çocuðun sevinci olabilir."
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: AFFE 10 February 2012, 15:07:54
Çok güzel olmuþ MiM hocam yazýda çok güzeldi saðolasýnýz teþekkürler teþekkürler
"Ýþte yaþam budur kýzým. Bazen zihnen ya da bedenen kendini çok
yorgun hissedeksin. Ýþte o zaman kendine deðnekten bir at bul ve
neþeyle yoluna devam et. Bu at, bir arkadaþ, bir çiçek, bir þiir, ya da
bir çocuðun sevinci olabilir."
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: Rusenim 10 February 2012, 19:10:56
Hayýr ola inþALLAH : ) 

Daha pratik olur Mim abim sizin açýnýzdan fýrsat buldukça katkýda bulunurum :gul[1]:
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 26 February 2012, 08:02:04
Eskiden köylü bir genç edebiyat eðitimi için uzak bir þehre gider.
Birkaç sene sonra kendi kendine "Artýk olacaðým kadar oldum, köyüme döneyim" diye düþünür.
Ancak o her yönüyle daha tam olgunlaþmamýþtýr. O edebiyatý her yer ve zamanda gösteriþli,
ince ve derin manalý kibar sözler söylemek olarak anlamýþtýr. Ona göre bir köylünün edebiyatý
zaten olamaz. Bineðine binerek yola düþer. Bir yolda hayvaný incir aðacýna baðlar ve uyur.
(http://www.nizip.com/gallery/files/1844-02.JPG)
Uyandýðýnda bakar ki, hayvanýn yerinde yeller esmektedir. Aramak üzere gezinirken, bir köylüye
rastlar ve selamdan sonra baþlar edebi(!) konuþmaya:

"Enacur aðacýnýn zýlle-î kebirinde nevmi talep ederken, bizim düldül-i hýmar efendi firara
kadem eyledi. Acaba dergâh-ý ulviyyetinizi teþrif ettiler mi?"


Köylü bunlardan bir þey anlamaz. Bir iki defa tekrar ettirdikten sonra kendi kendine
þöyle düþünür: "Herhalde bu terbiyesiz adam bana küfretmenin ve aþaðýlamanýn yolunu
böyle buldu"


Ve hayvanlarýný sürerken kullandýðý sopa ile adama birkaç tane aþkeder. Ýþte tam o anda
ham edebiyatçýnýn aklýna; yerine, makamýna ve insanlarýn seviyesine göre konuþmanýn
edebiyat olacaðý gelir ve acýyla baðýrýr:

"Vurma be amca, eþeðimi kaybettim, gördün mü?"
  bir dusunelim
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 26 February 2012, 23:56:31

"Enacur aðacýnýn zýlle-î kebirinde nevmi talep ederken, bizim düldül-i hýmar efendi firara
kadem eyledi. Acaba dergâh-ý ulviyyetinizi teþrif ettiler mi?"


Ýnce bir dil..estetik..
Yinede manzarayý düþününce "ukala dümbeleði" demedim deðil..
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: Rusenim 27 February 2012, 10:32:13

"Enacur aðacýnýn zýlle-î kebirinde nevmi talep ederken, bizim düldül-i hýmar efendi firara
kadem eyledi. Acaba dergâh-ý ulviyyetinizi teþrif ettiler mi?"


Ýnce bir dil..estetik..
Yinede manzarayý düþününce "ukala dümbeleði" demedim deðil..


Sevgili insan kardeþim tercüme eder misiniz o alýntýladýðýnýzý anlayamadým..
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 27 February 2012, 13:50:45
Sevgili insan kardeþim tercüme eder misiniz o alýntýladýðýnýzý anlayamadým..

ben söylersem olur mu ablacým?!
abisi þimdi bi gitti mi epey bi süre gelemeyebilir. iyisi mi sen fakir ile idaret et olur mu? :)

"incir aðacýnýn büyük gölgesinde uyurken bizim eþek efendi(!) firar eyledi. acaba sizin taraflara uðradý mý?!"

deyo! :)))
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: Rusenim 27 February 2012, 14:37:23
ben söylersem olur mu ablacým?!
abisi þimdi bi gitti mi epey bi süre gelemeyebilir. iyisi mi sen fakir ile idaret et olur mu? :)

"incir aðacýnýn büyük gölgesinde uyurken bizim eþek efendi(!) firar eyledi. acaba sizin taraflara uðradý mý?!"

deyo! :)))

Haa anladým abiciðim teþekkür ederim :)  eh az ukalaca bir cevap vermiþ...


Yahu giden gidene nedir bu sitenin hali aaaa
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: HAdeKa 27 February 2012, 21:04:45
tatattatattaaaammmmm ben gelddiiiiimmmmm :D:D
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 27 February 2012, 21:32:39
tatattatattaaaammmmm ben gelddiiiiimmmmm :D:D

eh, evden kaçan yaramaz kýzlarýmýz dönüverirmiþ... de, haberimiz olmazmýþ! :)
hoþgeldin kâtip abla, da...
her zaman gel olur mu?!
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 27 February 2012, 21:34:28
Yahu giden gidene nedir bu sitenin hali aaaa

yav rusenim, maþaALLAH nefesin de bayaðý kuvvetliymiþ ha!
bi üfledin hadeka düþtü...
bi daha üflersen kim bilir kimler düþer, ALLAH bilir! :)))
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 28 February 2012, 07:52:51
Deðiþik açýlardan bakabilirsek, neredeyse hayatýmýzdaki her hadise bir fýrsattýr.

Yýllar önce bir ayakkabý þirketinin sahibi pazar araþtýrmalarý yapmalarý için Afrika'ya pazarlamacýlar gönderdi.

Birinci pazarlamacý pazar araþtýrmasý yaptýktan sonra patronunu aradýðýnda þöyle dedi: "Burada bizim için
hiçbir fýrsat yok. Çünkü hiç kimse ayakkabý giymiyor."


Birkaç ay sonra giden ikinci pazarlamacý patronunu arayýp heyecanla þöyle dedi: "Afrika'da inanýlmaz
fýrsatlar var. Burada hiç kimsenin ayakkabýsý yok."


Fýrsatlarý yakalamanýn anahtarý, her güne bir fýrsat olarak ve fýrsatlarý arayýp bulmaktýr. Bu birlikte olduðumuz
insanlardan, okuduklarýmýzdan ya da geliþen her hangi bir hadiseden doðabilir.

Tarih boyunca gayret sarfetmeksizin yaþayanlar arasýnda isim býrakmýþ tek bir insan yoktur.

(http://www.dailymile.com/blog/wp-content/uploads/2010/03/womens_vibram_five_finger_bikila_pink.jpg)
(Thomas Cariyle)
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: Rusenim 28 February 2012, 22:15:23
yav rusenim, maþaALLAH nefesin de bayaðý kuvvetliymiþ ha!
bi üfledin hadeka düþtü...
bi daha üflersen kim bilir kimler düþer, ALLAH bilir! :)))

Hýmmmmm..... Kimse yok mu... hu hu ... gelmeyin tamam mý kimse gelmesin :PPPP
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 29 February 2012, 23:10:22
YOÐURTÇU
(http://iblog.milliyet.com.tr/imgroot/blogv7/Blog333/2011/09/12/55/285133-3-4-2b9e2.jpg)
Cemal ÖÐÜT hocaefendi, soðuk bir ramazan günü sokaktan geçen
yoðurtçunun sesini duyunca kýzý Hikmet ÖÐÜT hanýma :

-Kýzým, diye seslenir. Biraz yoðurt alýr mýsýn?

Hikmet haným, evde yeteri kadar yoðurt olduðunu babasýna söyleyince
son derece hassas bir ruha sahip olan o insan:

-Zararý yok evlâdým der. Sen yoðurdu harcayacak yer bulursun. Ama
adamcaðýz yoðurdunu satabilseydi, bu soðukta sokaðýmýzdan üç defa
geçer miydi?
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 06 March 2012, 01:21:11
KÝM FAKÝR?

Günlerden bir gün, zengin bir baba oðlunu köye götürdü.
Bu yolculuðun tek amacý vardý, insanlarýn ne kadar fakir
olabileceklerini oðluna göstermek.


(http://www.alljigsawpuzzles.co.uk/shopping/alf/sm_village_life.jpg)

Çok fakir bir ailenin çiftliðinde birkaç gün geçirdiler.
Yolculuktan döndüklerinde baba oðluna sordu:

- "Ýnsanlarýn ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
- "Evet!"
- "Ne öðrendin peki?"
- "Þunu gördüm; bizim evde bir köpeðimiz var, onlarýnsa
dört. Bizim bahçenin ortasýna kadar uzanan bir havuzumuz
var, onlarýnsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde
ithal lambalar var, onlarýnsa yýldýzlarý. Bizim görüþ alanýmýz
ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."


Oðlu sözünü bitirdiðinde babasý söyleyecek bir þey
bulamadý. Oðlu ekledi:

"Teþekkürler baba, ne kadar fakir olduðumuzu gösterdiðin için!"
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 11 March 2012, 11:46:48
Fakirliðin gözünü seviyim..Fakirlik kadar özgürlük varmý acep..
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 18 March 2012, 22:26:48
Ayasofya bazý kaynaklara göre 360 tarihinde yapýldý. Daha sonra
birçok defa deprem ve yangýnlarda yýkýldý. 532 senesinde çýkan
büyük bir yangýnda yanmýþtý. Ýmparator Justinyanus tarafýndan
inþasýna yeniden baþlanmýþ, kubbesi hariç 537/538'de tamamlanmýþtý.

Ayasofya'nýn açýlýþýnda imparator maðrur bir halde "Ey süleyman, seni
yendim. bu halinle mescid-i Aksa'yý bile geçtin."
diyerek ihtiþamý ile
gururlanmýþtý.
(http://www.tatildunyasi.com/_thumbs/300x140_ayasofya.jpg)
Binanýn kubbesi bir türlü inþa edilemiyordu. Kubbe yapýlýyor, bir
müddet sonra tekrar çöküyordu. Ýmparatorun maðrurane bu
sözünden sonra Ayasofya'nýn kubbesi bir türlü tutmamýþ ve her
seferinde çökmüþtü.

Aradan yýllar geçiyor, ustabaþý bir gün krala "Diyar-ý Arap'ta bir
Peygamber zuhur etti, onun duasýný alýrsak belki kubbe tutar"
dedi.
Kral da Peygamberimize elçi gönderdi. O da küçük bir toprak
parçasýný kubbenin harcýna katmak üzere verdi.

"Bu kubbe kýyamete kadar çökmeyecektir."

Elçiler çok sevindiler. Bundan sonra kubbe yapýldý. (Burada çalýþan
ustabaþý ise Hýzýr (as) idi. ve Þöyle demiþti: "Ben ileride Ýslâm'a
hizmet edecek diye böyle bir tavsiyede bulundum")


Ashab-ý kiram ise çok üzüldüler. Bunu gören Peygamberimiz (as),
"Ben o topraðý kiliseye deðil, ümmetime hediye olarak gönderdim"
buyurdular.


(Belgelerle Fatih Sultan Mehmed Han, s: 116-117)
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 22 March 2012, 18:16:28
Hicretin 8. yýlýydý. Peygamberimiz (sav) büyük bir ordunun baþýnda Mekke'ye doðru ilerlerken
yollarý üzerinde yeni doðmuþ yavrularýný emziren diþi bir köpek gördü.
(http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcS5l1YH3a-MYpikPX2yYnOnkO-nHIQ4jJll7rc4FbWROujk8eYg2178JTZT)
Efendimiz (sav) derhal Cuayl bin Suraka'yý çaðýrdý ve süt emen hayvanlarýn önünde durarak
onlarý atlardan korumasýný
istedi.

Emir derhal yerine getirildi. Ordunun yolu kaydýrýldý ve Ýslâmiyetin bütün kâinatý saran rahmet
güneþinden yavrular da kendilerine düþen hisseyi aldý.

Ýslâm ordusu, onlarýn yanýndan parmak uçlarýna basarcasýna geçip uzaklaþýrken, diþi hayvan
halâ yavrularýný emziriyordu.

Ölüm pahasýna yollarýndan dönmeyen Peygamber erleri, o küçük yavrular için yollarýný deðiþtirmiþti.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 25 March 2012, 10:44:26
ÝKÝ ÞEHÝD ya da BÝR ORDU!

1914 yýlýnda Avustralya'nýn "Silver City" þehrine yerleþmiþ iki Osmanlý orada çalýþarak
hayatlarýný kazanmaktadýrlar.

Çanakkale Savaþý sýrasýnda Halife'lerinin Ýngilizlere karþý Sancak-ý Þerifi çýkardýðýný
ve bütün müslümanlarý cihada çaðýrdýðýný öðrenirler. Bu sýrada Çanakkale cephesine
gönderilmek üzere Avustralya'dan asker toplanmaktadýr.

Bu iki genç, þehrin valisine çýkarak þöyle derler:

"Halifemiz size karþý harp ilân etmiþ. Bizim de buna icâbet etmek vazifemizdir. Fakat,
biz sizin bu kadar zamandýr ekmeðinizi yedik. Býrakýn gidelim. Sizinle cephede
savaþalým. Burada size karþý bir harekette bulunmayý nankörlük sayýyoruz."


Vali gülmüþ ve onlarý reddetmiþ: "Bizi tehdit mi ediyorsunuz? Haddinizi bilin, edebinizle
oturun yerinizde!"
Bizimkiler de: "Eh ne yapalým, bizden günah gitti" diye söylenerek
uzaklaþmýþlar.

Hemen neleri varsa satmýþlar. Ýki makinalý tüfekle bol cephane edinmiþler. Sonra?

Sonra da Çanakkale'ye gönderilmek üzere limana sevk edilecek olan Anzak askerlerini
taþýyan tren'in geçeceði dar bir boðaza gidip mevzilenmiþler. Namazlarýný kýlýp
helâlleþtikten sonra kazdýklarý siperlere yerleþmiþler.

Üzerinde elde dikilmiþ bir Osmanlý bayraðýnýn dalgalandýðý bu siperlerin hizasýna
gelince, raylar üzerine yýðýlan taþlar treni durdurmuþ ve o tren yedi yüz anzak
askerini ölü ve yaralý olarak orada býrakmak zorunda kalmýþ.

(http://g1203.hizliresim.com/v/t/3tqnr.png)

Etraftaki tepelerde kalabalýk Osmanlý kuvveti arayan düþman, bütün bu savaþý
verenin sadece iki þehid kahraman olabileceðine çok zor inanmýþ. Neredeyse
bizim bu aydýnlarýmýz kadar gâfil olan ve Ýslâm'ýn gönüllerdeki hâkimiyetini bilemeyen
Ýngiliz valiye de o iki kahramanýn mübarek na'aþlarýný selâmlamaktan baþka
yapacak bir þey kalmamýþ.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 25 March 2012, 11:56:07



Bedrin aslanlarý ancak bu kadar þanlý idi ..........


: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 25 March 2012, 11:57:44

Heredot Cevdet - Çanakkale Şehitleri | DuaDenizi.Com (http://www.dailymotion.com/video/xbs9mh)



Ey þehid oðlu þehid, isteme benden makber,

Sana aðuþunu açmýþ duruyor Peygamber.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 01 April 2012, 18:37:50
ilim baþka, irfan baþkadýr

1. dünya savaþý ve Milli Mücadele'den bu yana doðmuþ, büyümüþ
yaþamýþ, az çok tahsil görmüþ olup da Milli Edebiyat akýmýnýn öncüsü,
Türk hikâyeciliðinin piri Ömer Seyfettin'in bir kitabýný, hiç deðilse bir iki
hikâyesini okumayan Türk insaný yok denecek kadar azdýr.

Ömer Seyfettin baþarýlý hikâyeciliðinin yanýsýra bazý konularda kuvvetli
gözlemleri olan bir Türk aydýnýydý. Onun bu gözlemlerinden biri de
Türk halkýnýn okumamýþ bile olsa, irfan sahibi olduðu, saðduyusuyla
okumuþlarýn bile kavrayamadýðý bazý gerçekleri kavradýðý yolundaydý.
Bunu anlatmak için "Aziz Türk halký âlim deðildir ama ariftir" sözünü
sýk sýk tekrarlardý.
(http://dantelmekani.files.wordpress.com/2010/03/livros_cartas12.jpg)
Ülkede çok zorunlu ihtiyaç maddesinin temininde sýkýntý çekildiði,
bazýlarýnýn karneye baðlandýðý, bazýlarýnýn temelli yok olduðu
I. Dünya Savaþý yýllarýnda Ömer Seyfettin Batý Anadolu vilayetlerinden
birinde lisede öðretmendi.

Birgün öðretmenler odasýna müjdeli bir haberle girdi: "Arkadaþlar,
gözünüz aydýn, Avusturya Türkiye'ye vagonlar dolusu þeker
gönderiyormuþ.!"
Bunun üzerine bütün öðretmenler "Yaþasýn, bundan
sonra çayýmýzý, kahvemizi adam gibi içebileceðiz!"
diye sevinç çýðlýklarý
attý. Ömer Seyfettin bu sahnenin hemen arkasýndan okulun
baþhademesini öðretmenler odasýna çaðýrdý ve herkesin huzurunda
ona "Hasan efendi, haberin var mý, Avusturya bize vagonlar dolusu
þeker gönderiyormuþ!"
dedi.

Hasan Efendi kendini toparlayýp terbiyeli bir eda ile cevap verdi:
"Ýnanmayýn beyim, yem borusudur bunlar, bu kýtlýkta Avusturya
þeker bulsa kendi yer"
Çýðlýk sýrasý Ömer Seyfettindeydi. Ellerini
çýrparak þöyle dedi: "Gördünüz mü arkadaþlar? Ben boþuna demiyorum.
'Türk halký âlim deðil, ama âriftir!' diye."
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 05 April 2012, 17:11:14

'Türk halký âlim deðil, ama âriftir!'

Öyle amaaa ...sakalýmýz yok kine sözümüz geçsin..Cahil olmaktan korkmasam bir iki okul daha bitiresim var...
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 05 April 2012, 18:54:59
Cahil olmaktan korkmasam bir iki okul daha bitiresim var...

yok, yok... sen oku iyisi mi, bitir okullarý abisi.
hem ârif ol, hemi de "âlim!" :)
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 07 April 2012, 01:37:34
sizin için

Fakirliðini dile getirmek için çocuklarýyla birlikte Halife Ömer bin Abdülaziz'in evine
giden Irak'lý bir kadýn, evin içine girdiðinde þaþýrýp kalmýþ ve geldiðine piþman olmuþtu.
(http://iblog.milliyet.com.tr/imgroot/blogv7/Blog333/2012/03/26/49/355332-3-4-e4b3f.jpg)
Sonunda dayanamayýp Fatýma Sultan'a sordu:

-Siz ve Halife, bu harap evde mi oturuyorsunuz?

-Evet, diye cevap verdi Fatýma Sultan. Bizim bu harap evde oturuþumuz, sizin sultanlara
lâyýk yerlerde yaþamanýz içindir!
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 07 April 2012, 16:02:52
yok, yok... sen oku iyisi mi, bitir okullarý abisi.
hem ârif ol, hemi de "âlim!" :)

Afif-lik...Alim-lik...bize aðýr..Zalimler listesine adýmýzý yazdýrmayalým ...bu öze kafi..
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 07 April 2012, 16:04:39

Hz. Ömerin eþi Fatýma hatun þu ünlü kýsadaki huy güzelimi oluyor..?
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 07 April 2012, 20:47:53
Hz. Ömerin eþi Fatýma hatun þu ünlü kýsadaki huy güzelimi oluyor..?

Halife Ömer bin Abdülaziz'in evine


: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 07 April 2012, 21:17:44
Þaþkýn insan bozmasý..:))

Ýnsan aceleci yaratýldý.
 [Enbiya 37]

Ýnsan pek acelecidir.
 [Ýsra 11]

: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 08 April 2012, 08:46:13
Þaþkýn insan bozmasý..:))

Ýnsan aceleci yaratýldý.
 [Enbiya 37]

Ýnsan pek acelecidir.
 [Ýsra 11]



Olur böyle vakalar,
Türk polisi yakalar! :)
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 08 April 2012, 09:19:52
4 Mevsim, 4 Oðul

Bir zamanlar 4 oðlu olan bir adam varmýþ. Çocuklarýnýn çok erken karar vermemeleri
ve önyargýlý olmamalarý için onlarý bu konuda eðitmek istemiþ. Her birinden uzak bir
yerde duran aðacýn yanýna gidip ona bakmalarýný istemiþ.

Ýlk oðlu kýþýn gitmiþ. Ýkincisi ilkbahar, üçüncüsü yazýn ve sonuncusu sonbaharda. Geri
döndüklerinde hepsini bir araya çaðýrmýþ ve ne gördüklerini sormuþ. Ýlk oðlan "aðacýn
çok çirkin, yaþlý ve kupkuru olduðunu"
söylemiþ. Ýkinci oðlu "hayýr, yeþillikle doluydu ve
canlýydý"
demiþ. Üçüncü oðlan baþka fikirdeymiþ. "Çiçekleri vardý ve kokusuyla,
görüntüsüyle o kadar muhteþemdi ki, daha önce hiç böyle bir þey görmedim"
demiþ.
Sonuncu oðulsa "hepsinin haksýz olduðunu ve aðacýn meyvelerle dolu, canlý ve hayat
dolu olduðunu"
ifade etmiþ.
(http://www.dreamstime.com/four-season-trees-thumb15472036.jpg)
Yaþlý adam, oðullarýnýn hepsinin haklý olduðunu söylemiþ. Çünkü hepsi farklý mevsimlerde aðacý
görmeye gitmiþ. Onlara bu dersle, bir aðacý veya bir insaný, kýsa bir süre veya bir mevsim
tanýdýktan sonra yargýlayamayacaklarýný anlatmaya çalýþmýþ, ya da neye sahip olmadýklarýný.


"Gerçekleri ancak sonunda 4 mevsimi gördükten sonra görürsünüz. Eðer kýþýn vazgeçersen
ilkbaharýn nimetinden olursun, yazýn güzelliðinden ve sonbaharýn bütünlüðünden de."


Bir mevsimin acýsýnýn, diðer güzel mevsimleri parçalamasýna izin vermeyin. Hayatýnýzý bir
mevsim (bir dönem) yüzünden yargýlamayýn. Unutmayýn ki ileride þu anki zamaný
arayabilirsiniz. Ya da daha güzel günlerde yaþayabilirsiniz.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: HAdeKa 14 April 2012, 21:13:56
eh, evden kaçan yaramaz kýzlarýmýz dönüverirmiþ... de, haberimiz olmazmýþ! :)
hoþgeldin kâtip abla, da...
her zaman gel olur mu?!

olmaz mý geldim iþte yine :D
selamun aleykum nasýllar benm ailem
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 24 June 2012, 01:41:34
Sarý-siyah formalar!

(http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQQr16797LcE6AOYZVVULJ-OnuydciWm8XrePefGhtraKXlZ_jHUA)

Ýstanbulspor'un renkleri neden sarý-siyah, hiç düþündünüz mü?

Elbette bu renklerin seçimi tesadüf deðil ve elbette bir hikâyesi var. Hem de hazin bir hikâye.

Prof. Dr. Cengiz KUDAY anlatýyor:

"1915 yýlýnda Ýstanbul Erkek Lisesi Galata'da kemeraltý Caddesi'nde bugünkü Saint Benoit okulunun bulunduðu binadaydý. Çanakkaleye vatan savunmasýna katýlan Ýstanbul Erkek Lisesi öðrencilerinden yaralananlar Ýstanbula dönüyorlar; yaralarý okulda tedavi ediliyordu.

Bu nedenle okulun taþ duvarlarý hastane rengi olan sarýya boyandý. Tedavi görenler tekrar Çanakkale'ye gitti. Ýstanbul Üniversitesindeki aðabeyleri gibi...

19 Mayýs 1915 Çarþamba günü, Çanakkale Savaþlarýnýn tarihe en kanlý ve en kayýplý günü olarak geçti. Altý buçuk saat süren hücumun sonunda 2. tümenin çoðu öðrenci olan 10 bin askerinin tamamý eriyip gitti. Bu kanlý günün ardýndan savaþa gönüllü giden Ýstanbul Erkek Lisesi öðrencilerinin hiçbiri okullarýna geri dönemedi. Okul binasýnýn toplantý salonuna bu haber ulaþtýðýnda, okulun yaslý yöneticileri ve öðrencileri arkadaþlarýnýn anýsýna tüm pencereleri matem rengine, siyah renge boyadý. Sarý-siyah renkler, ileride 1926 yýlýnda Ýstanbul Lisesinin içinde doðan Ýstanbulspor'un da renkleri oldu."

Çanakkale Savaþlarýna baþhemþire olarak katýlan Safiye Hüseyin, 1935'te kendisiyle yapýlmýþ bir röportajda bakýn neler söylüyor:

"Hastane haline getirdiðimiz Reþit Paþa vapurunda, muhtelif milletlerden yaralýlar vardý. Almanlar, Avusturalyalýlar, cepheden topladýðýmýz Ýngiliz yaralýlar ve bizim yaralýlarýmýz. Yüzlerce yaralýnýn önümde öldüðünü gördüm. Hemen hepsi de, kendi dillerinde ayný kelimeyi sayýklayarak öldüler: Anne!"
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 08 July 2012, 01:18:34
DÜNYAYI DÜZELTMEK

(http://img2.blogcu.com/images/h/a/y/hayattakiguzellikler/330760958_d9e710ce3b.jpg)

Adam, pazar sabahý kalktýðýnda bütün haftanýn yorgunluðunu çýkarmak için
pijamalarýný giyer ve eline gazetesini alýr. Düþüncesi, bütün gün miskinlik
yapýp evde oturmaktýr. Tam bunlarý düþünürken oðlu koþarak gelir ve
sinemaya ne zaman gideceklerini sorar:

- Baba, oðlunu bu hafta sonu sinemaya götürmeye söz vermiþtir; ama hiç
dýþarýya çýkmak istemediðinden bir bahaneyle oðlunu baþýndan savmak ister.
Birden gazetenin promosyon olarak verdiði dünya haritasý gözüne iliþir.

Önce dünya haritasýný keserek küçük parçalara ayýrýr ve oðluna, "Eðer bu
haritayý birleþtirip düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceðim" der.

Ýçinden de, "Oh be, kurtuldum! En iyi coðrafya profesörünü bile getirsen,
bu haritayý akþama kadar düzeltemez" der.

Aradan on dakika geçtikten sonra oðlu babasýnýn yanýna koþarak gelir.
"Baba haritayý düzelttim, artýk sinemaya gidebiliriz!" der. Adam önce
oðlunun söylediðine inanmaz; Ama haritanýn tamamlandýðýný görünce,
hayretler içinde bunu nasýl yaptýðýný sorar. Çocuk þu cevabý verir:

"Bana verdiðin haritanýn arkasýnda bir insan resmi vardý. Ýnsaný düzelttiðim
zaman dünya kendiliðinden düzeliverdi."
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 07 November 2012, 10:36:02

Ýstanbul..Yaðmur..Sevgili...Özlem..

Bu sabah yaðmur var Ýstanbul da..Çok þükür..
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: Geda 07 November 2012, 12:12:06

"Bana verdiðin haritanýn arkasýnda bir insan resmi vardý. Ýnsaný düzelttiðim
zaman dünya kendiliðinden düzeliverdi."


Güzel bir hikaye ve anlamlý bir cevap!

Teþekkür ederiz.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 07 November 2012, 15:57:17


"Bana verdiðin haritanýn arkasýnda bir insan resmi vardý. Ýnsaný düzelttiðim
zaman dünya kendiliðinden düzeliverdi."

Güzel bir hikaye ve anlamlý bir cevap!

Teþekkür ederiz.

Tamam...konuyu anladýk ve adaylýðýmýzý ilan ettik..ALLAHýn izniyle olacak..Olur...
ÝnþaALLAH Olur..
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 10 February 2013, 18:58:03

Fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim...

(http://www.masaustu-resimleri.com/d/3436-1/Eski+__iftlik+Resimleri.jpg)

Yýllar önce bir çiftçi, fýrtýnasý bol olan bir tepede bir çiftlik satýn almýþtý. Yerleþtikten sonra ilk iþi bir yardýmcý aramak oldu. Gel gelelim ne yakýndaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliðinde çalýþmak istemiyordu. Müracaatçýlarýn hepsi çiftliðin yerini görünce çalýþmaktan vazgeçiyor,"Burasý fýrtýnalýdýr, siz de vazgeçseniz iyi olur."diyorlardý.

Nihayet çelimsiz, orta yaþý geçkince bir adam iþi kabul etti. Adamýn haline bakýp:
"Çiftlik iþlerinden anlar mýsýn?"diye sormadan edemedi çiflik sahibi.
"Sayýlýr."dedi adam,"Fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim."Bu ilgisiz sözü biraz düþündü, sonra boþverip çaresiz adamý iþe aldý.

Haftalar geçtikçe adamýn çiftlik iþlerini düzenli olarak yürüttüðünü de görünce içi rahatladý. Taa ki o fýrtýnaya kadar...
Gece yarýsý, fýrtýnanýn o müthiþ uðultusuyla uyandý. Öyle ki, bina çatýrdýyordu. Yataðýndan fýrladý, adamýn odasýna koþtu:
"Kalk, kalk! Fýrtýna çýktý. Her þeyi uçurmadan yapabilecekleri mizi yapalým."Adam yataðýndan bile doðrulmadan mýrýldandý:"Boþverin efendim, gidin yatýn. Ýþe girerken ben size fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim demiþtim."

Çiftçi adamýn rahatlýðýna çýldýrmýþtý. Ertesi sabah ilk iþi onu kovmak olacaktý, ama þimdi fýrtýnaya bir çare bulmak gerekiyordu.
Dýþarý çýktý, saman balyalarýna koþtu. Saman balyalarý birleþtirilmiþ, üzeri muþamba ile örtülmüþ, sýkýca baðlanmýþtý. Ahýra koþtu. Ýneklerin tamamý bahçeden ahýra sokulmuþ, ahýrýn kapýsý desteklenmiþti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamý kapatýlmýþtý. Çiftçi rahatlamýþ bir halde odasýna döndü, yataðýna yattý. Fýrtýna uðuldamaya devam ediyordu.
Gülümsedi ve gözlerini kapatýrken mýrýldandý:
"Fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirim."


Sýkýntýlara, zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazýrsanýz; fýrtýna çýktýðýnda uyuyabilirsiniz .
Hayatýnýz boyunca... Kýzgýnlýkla karar almayýn, mutluluktan uçtuðunuzda söz vermeyin.
Ýkisi de sarhoþluk ânýdýr; akýl baþta deðildir.


: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: __MiM__ 17 February 2013, 01:57:40
Bir oðul gördüm!



Köyün tek çeþmesi baþýnda üç kadýn sýraya girmiþ kaplarýna su doldurmaktaymýþ. Kadýnlar aralarýnda çene çalarken yanlarýna yaþlý bir adam yaklaþmýþ ve kadýnlarýn konuþtuklarý ile yakýndan ilgilenmiþ.

Birinci kadýn þöyle demiþ; "Bakýnýz benim bir oðlum var. Becerikli mi
becerikli, yetenekli mi yetenekli. Ýnanýn örnek bir delikanlýdýr o."


Ýkinci Kadýn; "Benim de bir oðlum var. Bülbül gibi þakýr, sesi insanlara gözyaþý döktürür."

Üçüncü kadýn ise oðlu hakkýnda hiçbirþey söyleyememiþ.

Kadýnlar serçe parmaðý kalýnlýðýnda bile su akmayan çeþmeden kaplarýný
zorlukla doldurduktan sonra oradan uzaklaþmaya hazýrlanýrken yaþlý adam onlarý izlemekteymiþ. Bir ara, birinci kadýnýn oðlu görünüp grubun önünde mükemmel bir takla atmýþ. Annesi "jimnastik gösterileri de yapabilir" diyerek oðlunu pohpohlamýþ.

Derken ikinci oðul gelmiþ. O kadar güzel, o kadar yanýk türkü söylemiþ ki, dinleyenler hayranlýklarýndan neredeyse küçük dillerini yutacaklarmýþ. En son üçüncü kadýnýn oðlu onlara yaklaþmýþ. Ýlk ikisinin aksine hiçbir þey yapmamýþ sadece annesine koþmuþ ve su kabýný onun elinden alarak kendisi taþýmýþ.

Bundan sonra üç kadýn yaþlý adama sormuþlar. "iþte þimdi oðullarýmýzý
gördünüz deðil mi?"


"Ben sadece bir tek oðul gördüm. Annesinin elinden su kabýný alarak kendisi taþýyan oðulu" yanýtýný vermiþ yaþlý adam.
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: £laf 04 March 2013, 14:06:52
 teþekkürlerhepsi birinden güzel paylaþýmlar severek okudum
: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 17 June 2013, 17:02:59

(http://fc07.deviantart.net/fs71/f/2010/048/7/a/Hachiko_by_AlexCarata.jpg)


1924 yýlýnda tokyo üniversitesi’nde görev yapan japon profesör Hidesabura Ueno, kendine tren istasyonunda bulduðu küçük
bir köpek yavrusu edindi. Profesör Ueno köpeðine, Japoncada “sekiz tane” anlamýna gelen Hachiko adýný koydu.

Safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan Hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya yürüyen sahibine eþlik
etti. Metronun dýþ kapýsýna kadar getirdiði sahibini uðurladýktan sonra da eve döndü. Çok geçmeden bir akþam üniversite
dönüþünde metronun çýkýþýnda Hachiko’yu kendisini beklerken gördü profesör ve çok þaþýrdý. Bu akýllý köpek sahibinin eve
dönüþ saatlerini hesaplayarak ve ayný yolu kullanacaðýný düþünerek metronun önüne gitmiþti.

Ondan sonraki bir yýl boyunca her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akþam iþ çýkýþýnda da metronun önünde
karþýladý. Saatini hiç þaþýrmadý.

ama bir akþam profesör metrodan çýkmadý. Hachiko gözleri metronun kapýsýnda, gece boyunca bekledi.

Bir sonraki akþam profesör yine yoktu. Üçüncü akþam metrodan yine çýkmadý.

Çünkü profesör üniversitede kalp krizi geçirip ölmüþtü..

Hachiko her akþam sahibim metrodan çýkar diye inatla bekledi. Haftalar, aylar,yýllar boyunca her akþam tokyo metrosunun
Shibuya Ýstasyonunun kapýsýna gitti. Tam 10 yýl boyunca.

Hachiko 12 yaþýndayken metronun kapýsýnda öldü.



Bugün tokyo’ya gidenlerin Shibuya Ýstasyonunun kapýsýnda karþýlaþtýðý köpek heykeli Hachiko’dur.

Japonlar, sadakat ve insan hayvan iliþkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 10 yýl boyunca sahibini beklediði yere
Hachiko’nun heykelini diktiler.

: Kahve tadýnda... |Bir lâhza huzur!|
: insan 08 September 2013, 10:41:46


(http://2.bp.blogspot.com/-Kkxgmq6XUJA/UZqaefJb0II/AAAAAAAAC_Y/xUc-BdrxwLo/s320/Dua+et+-+dert+etme.jpg)


Bir avuç ekmek verdim bugün postacýya, kuþlara götür dedim.
Bir avuç selam verdim bugün postacýya, dostlarýma götür dedim.
Bir avuç barýþ verdim bugün postacýya, dünyaya götür dedim.
Bir zarfýn içine, bir avuç dua, bir kucak þükür,
bir avuç da kandil gülü koydum.
Kime götüreceðini söylemedim.
Postacý sorunca,

Her yere serp dedim.
Her yere...

Kaan Murat Yanýk