Benim forum

HAYATIN ÝÇÝNDEN => Hayatýmýzdan Kesitler => Yaþanmýþ Hayat Hikayeleri => : LâL-ü EBKeM 12 December 2009, 03:42:28

: Bir Þehit Annesinin Dilinden Yüreklerinize ÞEHÝTLÝK MAKAMI...
: LâL-ü EBKeM 12 December 2009, 03:42:28

(http://antalyagunlugu.files.wordpress.com/2009/10/sehit-asker-vatan-bayrak-turk-bozkurt-mehmetcik130.jpg)

"Ýstanbul Þehit Analarý Dayanýþma ve Sosyal Yardýmlaþma Derneði” baþkaný ve bir þehit annesi olan Pakize Alp Akbaba ile röportaj…
 


Bize aile yaþantýnýzdan bahseder misiniz?  
Ben de, her anne gibi çocuklarýna baðlý bir anneyim. 6 tane çocuðum var; 5’i erkek, biri kýz... Beyimle beraber çocuklarýmýzýn iyi bir eðitim almalarý, Türkiye’ye, vatanýmýza iyi birer evlât olabilmeleri için elimizden geleni yaptýk. Þu anda dört tane torunum var. En küçük torunuma, þehit olan amcasýnýn adýný verdik. O’na da çok benziyor. O’nu her an yaþatmaya çalýþýyoruz. mukaddes kitabýmýz Kur’ân-ý Kerîm’de:
“…Onlara ölü demeyin, zira onlar Rableri katýnda diridirler.” (Âl-i Ýmran, 169) buyuruyor ALLAH Teâlâ…

Biz de buna gönülden inanarak ayakta duruyoruz. Her zaman yanýmýzda her zaman rüyamýzdalar… Onlara layýk bir anne olabilirsek ne mutlu bizlere… Cenâb-ý ALLAH, âhirette çocuklarýmýzla bizleri buluþturduðunda, yüzümüzü öne eðdirmesin. Onlara lâyýk anne-baba olmamýz için çok duâ ediyoruz…
 
Þehit olan oðlunuz nasýl bir insandý?  
Namýk Ayhan, 1972 doðumlu bir tosuncuktu. Çok merhametliydi. Vatanýný, milletini çok severdi. Zaten diðer þehit annelerini de dinlerseniz, hepsinin “seçilmiþ insanlar” olduðunu anlarsýnýz. Liseyi bitirdikten sonra, Ankara’da askerî liseye baþladý. 1 sene eðitim aldý, astsubay olarak bir yýl okudu. 2 yýl da görev yaptý. Niþanlýydý.
Bütün çocuklarýmýn üstünde büyük bir hassasiyet gösteriyordum, ama o benim için bir baþkaydý. Çok deðiþik bir kiþiliði vardý; bir dediðimi iki etmezdi. Hep benim hoþuma gidecek þeyler yapardý. Kardeþlerini çok düþünürdü. Kötü bir þeyle karþýlaþtýðýnda hemen:

“–Anne, benim de kýz kardeþim var.” diyerek onun önemini belirtirdi.

Güreþçi, pehlivan biriydi. Okulda huzursuzluk çýkartan arkadaþlarýný dahi kazanmak niyetiyle hareket ederdi. Bir gün kurban kesilmiþti ve biz de evimize geri dönüyorduk. Yolda giden, tanýmadýðýmýz yaþlý bir amcanýn yanýna doðru yürüyerek kurban kesip kesmediðini sordu ve etin büyükçe bir bölümünü, âilesinin ihtiyacý olmasýna raðmen, hiç tereddüt etmeden o yaþlý amcaya verdi. Ben çok þaþýrmýþtým. Çünkü daha 12 yaþýnda bunlarý düþünebilecek kadar merhametliydi. Onlarý maddî sýkýntýlarýmýzdan dolayý tek odada büyütmek zorunda kaldýðým için arkadaþlarýyla ileriye dönük kooperatif evlere girmiþti. Ýleride benimle birlikte bu evlerde oturmayý düþünüyordu. Sonra niþanlandý.

O zamanlar 21 yaþýndaydý… Niþanlýsý da oðlum þehit olduktan 6 yýl sonraya kadar evlenmedi. Namýk Ayhan; bir oðlu, bir de kýzý olsun isterdi. Yataðý hâlâ ayný duruyor evimizde… Ben de biri erkek, biri kýz, iki bebek alýp yataðýnýn üzerine koymuþtum. Ancak çok üzüldüðüm için kaldýrdým onlarý…

Namýk Ayhan’ýn en büyük isteði þehit olmaktý. Hatta bir gün üniversiteye yazýlmýþtý, Açýköðretim’de okuyordu. Ben:

“–Ayhan, oðlum bu üniversite rütbenin yükselmesine vesile olur, çok iyi oldu.” demiþtim.

O da bana:

“–Anne, askerlikte en büyük rütbe þehitliktir.” demiþti…
 
Ýlk þehit haberini aldýðýnýz günü anlatýr mýsýnýz?
1993 yýlýydý. Þehit olmadan bir hafta önce beni ziyarete gelmiþti. Son akþam benimle kalmak istedi:
“–Anne, ben seni çok özlüyorum.” dedi.

Sabah 4’e kadar baþýný dizime koydu:

“–Anne beni okþa, sýrtýmý ov.” dedi.

Hatta ben de takýlmýþtým:

“–Koca adam oldun, çocuk musun?” diyerek þakalaþmýþtýk. Meðer ki, son görüþümüzmüþ birbirimizi…

Gittikten bir hafta sonra, Cuma günü 12’ye çeyrek kala, 10 asker Van Baþkale’de düþmana pusuya yatýyorlar. Diðerleri yaralý olarak kurtuluyor ve Namýk Ayhan þehit oluyor. Vefat etmeden bir gün önce, yani Perþembe günü sevdiklerine telefon açýp helâllik istemiþ, bana da telefonda:

“–Anne, hakkýný helâl et!..” dedi.

Ben de üzülmüþtüm, neden böyle diyor diye… Þehit olacaðý gece, komutanýyla beraber çok üþümüþler ve Namýk Ayhan:

“–Gel komutaným, seni ýsýtayým!..” diyerek ateþ yakmýþ ve sonra ikisi orada uyuyakalmýþlar.

Uyandýðýnda Namýk Ayhan’ýn sýrtý toprak olmuþ. Sonra da komutanýna:

“–Annem, þimdi burada böyle yattýðýmý bilse, ne yapardý acaba?” diye konuþmuþ…

Daha sonra olanlarý bir arkadaþý:

“–Onlar uykudan uyandýðýnda, teyze, Ayhan’ýn üzerinde bir ýþýk vardý. Çok deðiþik gözüküyordu.” diye anlatmýþtý.

Þehit olmadan önce arkadaþlarýna aynen þöyle demiþ:

“–Bakýn ne olur, birimiz þehit olacaðýz, ama sakýn isyan etmeyin!.. Hiçbir þeyi kýrmayýn, dökmeyin. Benim niþanlým meyve suyu göndermiþ bana… Onlarý bütün herkese daðýtýn. Azar azar da olsa herkese tattýrýn, herkes içsin!.. Sakýn bunlarý Namýk Ayhan içemeden öldü diyerek atmayýn!..” demiþ.

 Aslýnda o da, ben de þehit olacaðýný biliyorduk. Ben 3 ay önce rüyamda bunun haberini almýþtým ve gün geçtikçe, sanki o acýya daha çok yaklaþýyordum. Televizyonlara haberini görmemek için bakmak istemiyordum. Ýçimi ateþ kaplýyordu. Kendimi bazen dýþarýlara atýyordum. Vefâtýndan bir gün önce telefon açtýðýnda:

“–Anne, sana para gönderiyorum, niþanlýma hediye alýrsýn.” dedi.

Ertesi gün, yani þehit olduðu gün, onun vefat ettiði dakikalarda bankadaydým ve tam o anda:

“–Tamam, Ayhan þehit oldu.” dedim içimden… Birden donakaldým bankada... Hatta bankadaki haným, tansiyonumun düþtüðünü sandý. Meðer gerçekten o anda Namýk Ayhan þehit olmuþ. O gece nasýl sabah oldu hatýrlamýyorum. Sabah olur olmaz, kapýda beklemeye baþladým. Beyim:

“–Neden böyle ruh gibi dolanýyorsun?” diye sordu.

Halbuki benim gözüm kapýlarda… Namýk Ayhan’ýn þehit haberini bekliyordum, kimseyle konuþamýyordum. Ben bahçedeyken evin önüne askerî bir jip geldi. Ben:

“–Namýk Ayhan þehit oldu!..” diyerek aðlamaya baþladým. Çünkü adým adým o habere yaklaþtýðýmý biliyordum… Tabiî ki, daha sonra Rabbim ayrý bir sabýr veriyor.
 
Oðlunuzun þehit olmasý sizi nasýl etkiledi?
Þimdi bir sýfatýmýz var “þehit anasý”!.. Biz de bu sýfata layýk olabilmek için mümkün mertebe hayatýmýza yön veriyoruz. Bizler de çocuklarýmýz gibi ayný istikamette ilerlemeye çalýþýyoruz. Çevremde gördüðüm bazý içki içen babalar, oðullarý þehit olduktan sonra bu alýþkanlýklarýný oðullarýna layýk olabilmek için býraktýlar.
Aslýnda onlar ölümleriyle de bizlere çok þey öðreterek, bizleri günahlardan koruyorlar. Bir de:

“–Neden hep fakir âilelerin çocuklarý þehit oluyor?” derler.

Aslýnda bizler, dünyanýn en zengin âileleriyiz. Çünkü oðlumuz þehit oldu. Bizler inancýmýzla ayaktayýz. Rüyamda hep onunla görüþüp konuþuyorum. Rüyamda gördüðüm günler de, o günün en mutlu annesi ben oluyorum.

Bir gün rüyamda onunla beraber mezarlýðýndaki tüm þehitlere çorba yapýyordum. Daha sonra onlar mezarlarýndan kalkýp operasyona gidiyorlarmýþ. Geri geldiklerinde hepsi sanki üzerlerine yorgan kapatýyormuþ gibi beyaz kefenlerini örtüp tekrar mezarlarýna yatýyorlardý. Ben de oðlumun yanýna gittiðimde:

“–Anne, çok yorgunum operasyonda çok yorulduk.” diyordu.

Ýþte bu rüyalardan sonra, onlarýn ölü olduklarý düþünülebilir mi? Bir gün Namýk Ayhan bana dedi ki:

“–Anneciðim, ben hep senin yanýnda olacaðým ve sana bakacaðým. Senin gittiðin her yerde «Namýk Ayhan’ýn annesi geldi.» diyecekler.” demiþti.

Þimdi her gittiðim yerde beni öyle karþýlýyorlar… Cenâb-ý Hak, âhirette yavrularýmýzý Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- þefaatine mazhar kýlsýn, bizlere de onlara lâyýk anne-baba olmayý nasip etsin, inþâALLAH.
 
Ülkemizin son günlerde yoðun bir þekilde yaþadýðý terörle mücadele hakkýnda neler söylemek istersiniz?  
Türk Milleti olarak geçmiþte ne mücadeleler verildiyse, þimdi de verilmelidir, veriliyor da... Türk Milleti, kuþkusuz bunu en asil bir þekilde yerine getirecektir. Çünkü Türkiye, büyük bir devlettir. Ne mutlu bizlere ki, biz, Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ümmetiyiz. Cenâb-ý Hak, bizi düþman ayaðý altýnda koymasýn. Hep böyle duâ ediyoruz ve etmeliyiz.
 
Sizce þehitlik nedir? Yüreðinizdeki “þehitlik” tanýmýný yapar mýsýnýz?  
Bana göre þehitlik, kademe kademedir. Tabiî ki, hep duâ ediyorum; Cenâb-ý ALLAH yavrularýmýzý en ulvî mertebeden þehit kýlsýn. Vatan için, nâmusumuz için, bayrak için, îmânýmýz için, bile bile üç-beþ metre arayla ölümü göze alarak kendisini hedef etmiþ, vatan evlâtlarýdýr onlar… Bizim çocuðumuz eroinden, içkiden ya da baþka kötü yollarýn peþinden giderken ölebilirdi. Biz, bu yüce þehitlik mertebesini bize nasip ettiði için ALLAH Teâlâ’ya þükrediyoruz. Acý çok büyük acý, ama baþýmýzýn tâcý…
 
Evlâdý askerde olan âilelere ne mesaj vermek istersiniz?
Benim bir oðlum daha asker… Hiç üzülmesinler. Onun yiyecek ekmeði varsa, alacak nefesi varsa; Rabbim onu korur. Sabýrlý olsunlar, kuzularýný Allâh’a emânet etsinler. Þehit analarý da çocuklarýna lâyýk bir þekilde davransýnlar ve Türkiye onlardan örnek alsýn, sakýn isyan etmesinler. Onlar, 20 yaþýna kadar bizim çocuklarýmýzdý, ama þehit olduktan sonra, bu vatanýn evlâtlarý oldular!... Bütün Türkiye sahip çýkmalý onlara…