Gönderen Konu: Að Gül Seni Cemakanda görmüþler..  (Okunma sayısı 511 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BeSney

  • YöNeTiCi
  • MüDaViM
  • *****
  • İleti: 853
  • Teþekkür 35
  • Yek nefes;dü þükres
Að Gül Seni Cemakanda görmüþler..
« : 24 Ocak 2012, 14:59:30 »
Aðgül'e varýp sorsalar; deseler ki, "Söyle terk edermisin? Yýllardýr yavuklu bildiðin Mustafa'ný terek edermisin ?" Ne der acep Aðgül. Terkederim dermi ki hiç seven sevdiðini terk edermi? Ama töreler gelenekler ana babanýn baskýsý koparýp götürür seveni sevdiðinden. Geride kalan derdini türkülere döker. Türkülere sýðýnýr, içini türkülere boþaltýr. Giden gittiðini bilir, içine atar dertlenir kaygulanýr o kadar.

Derler ki, Aðgül köyün varsýllarýndan Mürsel aðanýn kýzýdýr. Güzel mi güzel simsiyah saçlar, kestane rengi gözler, salýna salýna yürüyüþü yürekleri yakarmýþ. Köy gençlerinin gözü Aðgül’de ama kimse de yan gözle bakamazmýþ. Nedeni de Mustafa. Herkes sayar severmiþ Mustafa 'yý. Yoksul bir ailenin çocuðu olan Mustafa babasý öldükten sonra evin bütün sorumluluðunu yüklenmiþ, anasýný ele muhtaç býrakmamýþ. Alnýnýn teriyle geçimini saðlýyor. Bazen zorlansa da yakýnmýyor Mustafa. Aðgül'üne de kavuþursa tasasý kalmayacak. Gel gör ki, Aðgül'ün babasý verimkâr deðil. "Mustafa kim oluyor ki bizden kýz isteyecek o ilkin karnýný doyursun" diyormuþ. Ýyi hoþ ama Aðgül öyle demiyor. "Bir lokma bir hýrka olsun yeter artýðýný istemem" diyor diyor ya dinleyen kim. Babasý tam bir þehirli düþkünüymüþ "Þehirli köylüden daha iyidir bizim Þefketgil þehire gitti de eli yüzü açýldý temiz yiyor temiz giyiniyorlar, benim kýzým da þehirliye layýk" diyor da baþka birþey demiyormuþ. Onlar böyle diye dursun Mustafa ile Aðgül sýk sýk buluþup akþam karanlýðý çöküp el ayak çekildi mi soluðu Aðgül'lerin bahçesindeki ceviz aðacýnýn altýnda alýrlar ve "Yarýn son olsun kaçýp gidelim burdan" diye kavilleþip ayrýlýrlarmýþ. Üç gün beþ gün, üç ay beþ ay hep kavilleþiyorlar, hep yarýna býrakýyorlarmýþ. Sözün kýsasý altý ay geçiyor aradan.

Günlerden bir gün Mustafa yine gelip cevizin altýnda beklemiþ. Ay tepede, ay tepeyi aþýyor, ay kayboluyor Aðgül yok ortada. Cevizin altýnda uyuyup kalýyor. Mustafa, sabahýn ilk ýþýklarýyla uyanýyor; gördüðü düþleri hayýra yormaya çalýþýyor. Daha sonra kalkýp köyün kahvesine gitmiþ. Dalgýn dalgýn çayýný içerken çocukluk arkadaþý Zamir gelmiþ kahveye. Varýp Mustafa'nýn yanýna yavaþtan "Seninkini akþam vermiþler lokumu daðýttýlar elini çabuk tut kaçýr yoksa havaný alýrsýn" demiþ. Mustafa ayýkmýþ birden "Demek iþin içinde iþ varmýþ demek onun için gelmemiþ Aðgül" diye konuþmaya baþlamýþ kendi kendine. "Þehirden bir tanýdýklarýnýn oðluna vermiþler. Keleþzadeler'in oðluymuþ. Zengin adamdýrlar konaklarý dillere destan saray gibi. Elini tez tut yoksa gitti gider Aðgül" deyince yüreði bir ateþ harmanýna dönmüþ Mustafa'nýn. Yan babam yan. Akþamý zor etmiþ Mustafa. Hemen koþmuþ ceviz aðacýnýn altýna sabahý etmiþ ertesi akþamý etimiþ yok. "Daha kaçgün oldu kavilleþeli ne çabuk sözünden döndü" diye içi içini yemeye baþlamýþ. Bir yandan da umudunu yitirmiyor "Aðgül bensiz olmaz döner gelir bir gün" deyip ceviz aðacýna gidiyormuþ sýk sýk. Derken düðün günü gelip çatýyor Keleþzadeler'in düðünü de þanýna uygun davullar çifter çifter, kazanlar kaynýyor. Düðün üç gün üç gece sürmüþ. Mustafa da daha fazla dayanamýyýp köyden kaçýp daðlara gitmiþ. Ama uzaklaþamýyor gözü ceviz aðacýndadýr hep. Dönüp dolaþýp düðünün son günü köye geri gelmiþ. Aðgül’ü arabaya bindirmiþler araba aðýr aðýr yola düþmüþ. Mustafa da köyün en yüksek tepesi olan Kýrlangýçtepe'ye týrmanmýþ. Þehre inen yol ayaklar altýnda düðün alayýný gözden kaybolana dek seyretmiþ. Mustafa artýk kolu kanadý kýrýk deli gibidir ne yapacaðýný bilemez. "Ben Aðgül'süz nasýl yaþarým, ama döner bir gün mutlaka kaçar gelir bana" deyip umutlanýr. Günler günleri eskitir, aylar aylarý. Hiçbir haber yoktur. Tek haber, arada þehre inenlerden yolu düþüp konaðýn önünden geçenlerden gelirmiþ. Aðgül'ü yüzünü cama dayamýþ dalgýn dalgýn düþünürken görürlermiþ. Mustafa'yý da en son elinde bir ceviz fidanýyla Kýrlangýçtepe'ye týrmanýrken görmüþler. Tepenin en görünür yerine diker fidaný sonra da yanýk sesiyle bir türkü tutturmuþ. O günden sonra kimse bilmez Mustafa'ya ne olduðunu. Kimi Çukurova'ya yerleþti der kimi ‘canýna kýydý’ der. Ama Mustafa'nýn son gün söylediði türkü kimsenin dilinden düþmemiþ. Köyün de sýnýrlarýný aþýp yankýlanmýþ.


Kaynak:
Yaþar Özürküt
Öyküleriyle Türküler 1