Gönderen Konu: Kiraz Aldým Dikmeden  (Okunma sayısı 509 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Kiraz Aldým Dikmeden
« : 11 Aralık 2009, 01:56:35 »
Kiraz Aldým Dikmeden

60-65 kadar sene önce Hüseyin Çavuþoðlu köyündeyiz… Hüseyin Çavuþoðlu’nun yarbaþýnda… Devrin ünlü Müderrislerinden Hüseyin Molla’nýn oðlu Deli Mehmed ormana doðru þöyle bir geziye doðru çýkmýþ. Neden gezmesin ele güven olur mu hiç? Bakarsýn kendilerine ait ormanda aðaç keserler.Nitekim ki öyle olmuþ bir karý koca aðaç kesmiþler.evlerine doðru dürüklerlerken Deli Mehmed çýkagelmiþ karþýlarýna. Birden neye uðradýklarýný anlayamamanýn þaþkýnlýðý içinde donakalmýþ korkularýndan… Korkarlar tabii, koskoca Deli Mehmed kolay mý? Koskoca bir müderris oðlu , Müderris ki Hüseyin Çavuþoðlu ve civarý himayesinde. Deli Mehmed’in deliliklerine öylesine. Astýðý astýk. Kestiði kestik. Býçaðý da önünde keser arkasýnda… Hele omuzun da tüfeði olunca, gel de çýk karþýsýna. Ýþte durum böyle iken adamcaðýz Deli Mehmed’in ayaklarýna kapanarak af dilemiþ.Deli bu delirmiþ de delirmiþ;  doðrultmuþ namluyu adama vurur mu vurur… Karýsý “Ben nasýl olsa kadýným bana bir þey yapmaz” düþüncesiyle onu vurma beni vur çocuklarýmýza acý diyerek merhamete getirmeye çalýþmýþ.Ne gezer merhamet çifteyi boþaltmýþ kadýnýn baðrýna. Kocasý daha durur mu kaçýp gitmiþ. Ne yapsýn þimdi Deli Mehmed? Devrin kanunlarý sýký.. Kaçmak düþmüþ aklýna ama babasýna bir yol danýþmaya ihmal etmemiþ tutmuþ evin yolunu. Babasý önce fena halde kýzmýþ oðluna ama ne kadar kötü olsa da oðul gene… Kaçmanýn kanundan kurtulmanýn yollarýný sýralayývermiþ oðluna. Sevdiði ve aþýk olduðu kýzdan "Tombul Halime” ayrýlmak bir yandan da her an zaptiyelere yakalanmak düþüncesi ve sýkýntýlarý sarývermiþ içine. Ýstemiþ ki Halimesi de gelsin onunla beraber. Hizmetçilerin kapýyý her açtýðýn da Halime’yi geldi zanneder, bir yol hoplarmýþ yerinden. Zavallý anacýðý yolluðunu hazýrlayýp vermiþ eline. Deli Mehmedimiz yola revan olmuþ.

Yarbaþýndan geçenken karþýsýnda duran Halime ‘nin evine doðru bakmýþ derlenmiþ, duygulanmýþ.
Bir yandan da kar heryaný aðartmaya devam ediyormuþ.

Bakalým Halimesine neler demiþ?

“Kiraz aldým dikmeden
Halimem dallarýný bükmeden
Bir armaðan ver bana
Halimem ben gurbete gitmeden

Tombalacýk Halimem
Yarbaþýna gel
Ben gidiyorum Bolu’ya
Düþ peþime gel”

Öyle ya Halimesinden bir yadigar almadan gidebilir mi buralardan hiç, Beklememiþ öylece biraz Halimeyi yar baþýnda… belki duyar düþer peþime diye… ne gelen var ne giden.
Devam etmiþ söylemeye:

Tütün aldým hendekten
Halimem hekim gelsin Devrek’ten
Hekim buna neylesin
Halimem yanýyorum yürekten

Alçaklara kar yaðdý
Üþümedin mi
Sen bu iþin sonun
Düþünmedin mi

Bu sýkýntýlý bekleyiþ esnasýnda hendek’ten getirdiði tütünü dumanlayan Deli Mehmedimizin iç yaralarýný Devrek’in nam salmýþ hekimin iyi edebileceðine inanmýþ bir yol…
Ýnanmýþ ya, hekim neylesin buna?...

Yine devam etmiþ:

Ocak baþýnda kaldým
Halimem ince fikire daldým
Kapýlar açýlýrken
Halimem seni geliyor sandým…

Aygýn mýsýn halimem
Baygýn mýsýn gel
Hiç haberin gelmiyor
Dargýnmýsýn gel

Deyip gitmiþ Deli Mehmed Bolu’ya



Kaynak:
Muzaffer Akyol
1969 Devrek Dergisi’nden alýnmýþtýr.


Ýbrahim Týð (Gazeteci-Yazar)

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!