Gönderen Konu: Ayran  (Okunma sayısı 620 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • __HiÇ__
  • *****
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ayran
« : 15 Aralık 2009, 22:07:49 »
Ayran Türküsü

Gurbet ellerinde eðlendim kaldým
Güzel cemalini görünce durdum
Gelin bu ayraný taze mi yaydýn
Hüdanýn aþkýna doldur ayraný
Caným ayraný, güzel ayraný


Ýyi hoþ doldursun ayraný ya, sen kimsin? Köylük yerde bir genç kýz her isteyene bir tas ayraný uzatýrsa ne olur, adý nereye çýkar? Demezler mi; falancanýn kýzýný gördüm, bir yabancýya tasý doldurup ayran verdi. Aralarýnda bir þey var, elin yabancýsýna yoksa verir mi ayraný? Hem köyün geleneklerine de ters düþmez mi? Hem de genç bir kýz! Yok caným, bu iþin içinde bir iþ var mutlaka.

Cemile güzelliði dillere destan bir kýz, Aziz köyün yakýþýklý gençlerinden. Eh göz görüp gönül de sevince, her þey tamam gerisi büyüklerin bileceði iþ. Üç-beþ emmi dayý; köyün muhtarý imamý, bir de Aziz’in babasý varýp istemiþler Cemile’yi. Kýz evi nazevi derler, olacak o kadar naz. Araya bir kaç görüþme daha girer, sonunda iþ tamam. Ýþ tamam da daha askerliðini yapmamýþ Aziz. Bugün yarýn derken, niþanlarýnýn haftasý askerlik çaðrýsý gelmiþ. Aman yaman daha yeni niþanlandým hiç olmazsa bir iki ay geçsin dese kimse dinlemez. Günü gelince vurmuþ sýrtýna çantasýný, dost ahbap helâlleþmiþ, varmýþ Cemile’nin yanýna. “Üç yýl çabuk geçer bak. Büyük seli hatýrla beþ yýl oldu, dün olmuþ gibi. Esat emmi öleli dört yýl oldu. Demem þu ki günler tez geçiyor; bir göz açýp kapayýnca burdayým gönlünü ferah tut” demiþ. Bekleyeceklerine söz verip ayrýlmýþ Cemile ile Aziz. Kara trenin düdüðü ile ilk kez köyünden ayrýlmýþ Aziz. Sýk sýk mektup yazmýþ köyüne, içindekileri dökmüþ mektuplarýna. Anasýna babasýna, dolaylý olarak da niþanlýsýna selamlarýný, özlemlerini iletmiþ.

Aziz askerdeyken, kötü bir haber yayýlmýþ asker ocaðýna; “Uzakdoðu’da savaþ patlamýþ, bizi de savaþa çaðýrýyorlarmýþ”. Kimi “Yok caným yalan söylüyorlar dünyanýn bir ucundaki kavgadan bize ne” dese de, “Bizim sözümüz varmýþ, onlar savaþa girerse biz yardým edeceðiz, biz girersek onlar yardýma gelecekmiþ. NATO mu, ne diyorlar iþte onun için” diyormuþ kimileri. . Derken Aziz’in kura günü gelip çatmýþ. Adý cepheye gidecekler arasýndaymýþ. Bir yandan üzülür ölürse yaban ellerde ölecek, hem ne için savaþtýðýný da bilmeyecek. “Yurduma düþman saldýrmadý, arýma, namusuma dil uzatan olmadý peki bu savaþtan bize ne” der “Acep oralarýn havasý nasýl olur, kaç gün de gidilir” diye kendi kendine düþünür durur. Çok geçmeden de cephede bulur kendini. Gecesi gündüzü yok savaþýn Aziz gününü ayýný þaþýrýyor, tek amacý ölmemek ve bir an önce Cemile’sine kavuþmak.

Demokrat Partinin “Altýn çaðý” denilen bu dönem 1947 de ki yabancý sermayeyi teþvik kanunu 1951 de sermaye bölüþümünü daha da kolaylaþtýrýcý doðrultuda yapýlan deðiþiklik ve Kore savaþýna bir tugay asker göndermesiydi. ABD’nin isteði ve NATO’ya üye olmak için Tuðgeneral Tahsin Yazýcý emrinde 5 bin asker Kore’ye gönderilmiþti. Türkiye savaþý standart 5 bin kiþiyle sürdüreceðine söz verdiði için eksilmeler oldukça asker göndermeye devam etmiþ ve savaþýn Türkiye’ye faturasý 717 ölü 5247 yaralý 229 esir 167 kayýp olmuþtu. Bu da ABD’den sonra en fazla kayýp veren ülkenin Türkiye olduðunun göstergesiydi.

Her taraftan ateþ yaðmakta tam bir cehennem misâli. Bu arada þarapnel parçalarýndan biri de gelip Aziz’i buluyor ki, hem de yapayalnýz. Düþtüðü yerde kalýyor. Aziz eli yüzü paramparça esir kampýna götürülür. Caný kurtuluyor kurtulmasýna ya Aziz eski Aziz deðildir artýk. Radyo bültenlerinde kayýp listeleri okunur, birliðine gelemeyenler arasýnda Aziz’in de adý vardýr. Cemile vurulmuþa döner. Herkes birbirini avutmaya çalýþsa da Aziz’in artýk dönmeyeceðine çünkü onun öldüðüne inanýrlar. Ama Cemile hiç ümidini kesmemiþtir, “Aziz ölmedi, ölse künyesi bulunurdu” diye diye aradan yýllar geçer ve tek bir haber çýkmamýþtýr Aziz’den. Günlerden bir gün Cemile çeþme baþýnda yayýðý almýþ önüne ayran yapýyormuþ. Baþýný kaldýrdýðýnda bir atlýnýn yoldan sapýp çeþmeye doðru geldiðini görmüþ. Cemile kafasýný önüne eðip göz ucuyla da yabancýya bakmýþ. Yüzü gözü yara bere içinde olan yabancý Cemile’den bir tas ayran istemiþ. Cemile de yabancýyý terslemiþ, çünkü yabancý ayraný sözle deðil türkü çaðýrarak istemiþ. Cemile de ayran vermek istemediðini yine türkü ile yanýtlamýþ. Karþýlýklý türkü düeti baþlamýþ. Türkünün sonunda yabancýnýn Aziz olduðunu anlamýþ Cemile. Anlýyor da ayran yayýðýný bir yana, bakracý bir yana atýp boynuna sarýlmýþ Aziz’in. Yýllarýn özlemini bir türküyle dillendirip, iki sevgilinin kavuþtuðu bu türkünün sözlerine bakalým...

Ayran Türküsü

Aziz:
Uzak yollardan da kývrandým geldim
Tatlý dillerine eðlendim kaldým
Gelin bu ayraný tazemi yaydýn
Hüda’nýn aþkýna doldur ayraný

Cemile:

Uzak yollarýn vefasý mýsýn
Ak alnýmýn da sen cefasý mýsýn
Yaydýðým ayranýn kahyasý mýsýn
Anamdan habersiz vermem ayraný

Aziz:
Bunca yýldýr gurbet elde dururum
Çeker silahýmý seni vururum
Ya ayraný alýrým ya da ölürüm
Gel kýz kerem eyle doldur ayraný

Cemile:
Ayraný atlarýma yüklerim
Götürür de dað baþýna dökerim
Gurbet elde yârim vardýr beklerim
Ondan baþkasýna vermem ayraný

Aziz:

O nedir ki yer altýnda paslanmaz
O nedir ki suya düþer ýslanmaz
O nedir ki etin kessen seslenmez
Ya bunun cevabýn ya da ayranýn

Cemile:
O altýndýr yer altýnda paslanmaz
O güneþtir su altýnda ýslanmaz
O ölüdür etin kessen seslenmez
Bilirim bunlarý vermem ayraný

Aziz:
Tepsiye koydum da binliði tozu
Ortadan kaldýrdýk hele Aziz’i
Bir kaþýk ayraný ver hala kýzý
Hüda’ nýn aþkýna doldur ayraný

Cemile:
Tepsiye koydum binliði tozu
Ortadan kaldýrdým hele Aziz’i
Sana feda ettim iki ala gözü
Getir kabýný da doldur ayraný



Kaynak:
Yaþar Özürküt
Öyküleriyle  Türküler 3
Ýstanbul, 2002


Celal Yarici - Ayran

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!