Gönderen Konu: CuMA NotLaRý/11  (Okunma sayısı 974 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
CuMA NotLaRý/11
« : 12 Şubat 2010, 02:36:50 »


ALLAHü teâlâ, Peygamberi Musa Aleyhisselâma hitap edip;
” (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarýmýzdan biri vefât etti. Git onun iþini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun iþini görür) buyurdu.
Hazret-i Musa, emir olunduðu mahalleye gitti.
Oradakilere:
-Bu gece, burada, ALLAHü teâlânýn dostlarýndan biri vefât etti mi? diye sorunca:
-Ey ALLAHýn peygamberi! ALLAHü teâlânýn dostlarýndan hiç kimse vefât etmedi. Ama, filân evde zamanýný kötülüklerle geçiren fâsýk bir genç öldü. Fýskýnýn çokluðundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaþmýyor, dediler.
Musa aleyhisselâm:
-Ben onu arýyorum, buyurdu. Gösterdiler.
Hazret-i Musa, o eve girdi. Rahmet meleklerini gördü.Ayakta durup, ellerinde rahmet tabaklarý olup, ALLAHü teâlânýn rahmet ve lütfunu saçýyorlardý.Hazret-i Musa, yalvararak münacaat etti:
-Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o ”Benim dostumdur.” Ýnsanlar ise fâsýk olduðuna þahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir?
ALLAHü teâlâ:
(Ey Musa! Ýnsanlarýn onun için fâsýk demeleri doðrudur. Ama, günahýndan haberleri var, tövbesinden haberleri yok. Benim bu kulum, seher vakti, topraða yuvarlandý ve tövbe etti. Bizim huzurumuza sýðýndý. Ben ki, ALLAH’ým! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim. Ona rahmet ettim ki, bu dergâhýn ümitsizlik kapýsý olmadýðý anlaþýlsýn!) buyurdu.

bölüm/4



Mekke günlerinin sonundasýnýz artýk... içinizde iki tezat duygunun anaforunda eþyalarýnýzý otobüslere yüklediniz. bir taraftan beytullaha veda etmenin hüznü gözlerinizi buðulu bir cam'a döndürürken, diðer taraftan insanlýðýn efendisine doðru yaklaþmanýn, ona varabilmenin tarifsiz heyecanýyla yüreðiniz nazenin bir muþtuya kanat çýrparken yollar giderek uzayan ve bitmeyen bir çilehaneye dönüþüverir.

450 km. uzunluðundaki yolunuzun her virajý içinizde kývrým kývrým uzayýp giden bir hasrete dönüþüverir. yol boyunca görevli hocalarýn medine atmosferine uygun anlatýmlarý, salat-ü selamlarý ile varýrsýnýz kutlu beldeye...

hicret garajýnda yapýlan pasaport kontrol molasýnýn arkasýndan yeniden yola revan olunca gözler artýk uzaklardan belli belirsiz mescid-i nebi'nin minarelerini farketmeye baþlayacak ve bu nabýz atýþlarýnýzýn periyodik bir artýþa, keza yüreklerinizin de yüksek volümlü çarpýntýlara inkilab ettiðini hissedeceksiniz.

iþte o ân!
âþýklarýn yüzüne bakmanýzý, o yüzlerde yumak yumak biriken hasret daðlarýnýn nasýl da tarifsiz bir heyecana döndüðünü görmenizi isterim... otobüsün içine göz attýðýnýzda bunu yüzlerden hissedebilirsiniz. tatile giden yüzlerle, sevgilinin hasretini yüreklerine ilmek ilmek dantela gibi örenlerin yüzlerini hemen farkediverirsiniz...

ve artýk Medine-i Münevvere'nin ilerliyor otobüsünüz... gözler þehrin her yanýndan panoramik kuþ bakýþýyla görülebilen ve içinde kutlu nebiyi barýndýran o muhteþem mescidin minarelerinde asýlý kalmýþtýr adeta...

sonra iyice yaklaþýnca birden "yeþil kubbe"yi farkediverirsiniz... ve bütün gözler iþte "o kubbe"nin mýknatýs gibi çeken cazibesindedir artýk... görevlinin, "hacý efendiler, sevgili efendimiz iþte o yeþil kubbenin altýnda istirahat buyuruyor" sözleri kalpleri bir anda enfüsi ve deruni bir adrenalin hareketliliðine sevk edecektir...

kimi gözlerden yaþlar boþanmaktadýr o an! salat-ü selamlarýn en gür perdeden semaya salýndýðý kozmik bir atmosferi solumaktasýnýzdýr... ve, derken otelinizin önüne geldiðinizi otobüsünüzün duruþundan farkedebiliyorsunuz ancak...

ne yazýk ki o an, artýk manevi hislerinizden sýyrýlýp otele yerleþmenin, eþya kontrolü, asansör sýrasý, oda seçimi, tahsis edilen odayý beðenip-beðenmeme gibi tamamen nefsani, insani ve dünyevi yanýmýzýn galip geldiði anlarýn esaretine maðlup olmuþ anlarýndasýnýz... ve o anlarý hasarsýz olarak, bulunduðu þehrin ve misafiri olduðumuz kutlu kiþinin hürmetine edep ve adap ile atlatabilenlere ne mutlu diyesim geliyor içimden...

son bir kaç saate sýðdýrabildiðimiz bu yoðun ikilemlerin, farklý ruh hallerinin insiyakýyla yerleþiyoruz otelimize... duruma göre, oraya varýþ saatinin getirdiði zaruretlere binaen ya yemeðe koþuyor ya da...
bir an evvel efendiler efendisini ziyaret için hazýrlanmaða baþlýyoruz...

Lâkin ziyaretten önce oraya varabilmenin bazý edeplerini sýralamamýz gerekiyor, ki... yazdýklarýmýz sadece bir aný olarak kalmasýn, ayný zamanda oraya gitme hevesinde ve arzusunda olan kardeþlerimize bilgi de sunmuþ olsun...

hazýrlýklarýmýza evvelen guslederek baþlamalýyýz... en yeni, en temiz ve en güzel elbiselerimizi giyinmeliyiz. sonra kokularýn en güzelini sürünmeliyiz. oteliniz uzak bile olsa mutlaka oraya yayan olarak gitmeðe azmetmelisiniz. unutmayalým ki bütün dostlar, âþýklar býrakýn oteli, medine þehrine dahi binitli olarak girmemiþlerdir, edeplerinden ötürü...

Otelimizden ayrýlýp Salât-ü selâmlarla beraber yola revan olurken... duruveriyorum birden... içimden ziyaret edeceðimiz insanlýðýn efendisinin onurlandýrdýðý zamana kayýveriyor hafýzam birden...

hayalen yaptýðým bu seyahatte onun mübarek ayak izlerinin bulunduðu duraklarda gezindim o anlar, mahzun ve müyesser...

Tertemiz bir hayat yaþamýþtý... Tertemiz insandý. Ýçi temiz üstü temizdi. Uzuna yakýn orta boyluydu. Yüzü çok güzeldi.

Mahzun bir hali vardý sanki... bir o kadar da dalgýn gibi gördüm onu... sanki Uhud'da kaybettiði amcasýný hatýrlýyordu. Kulaklarý kesilen, vücudu parça parça edilen Hamza'sýný. Belki de hicrette attan düþürülüp dört aylýk çocuðunu kaybeden ve Medine'de uzun süren hastalýklý yaþamýndan sonra kaybettiði kýzý Zeyneb'ini hatýrlýyordu. yoksa bu mücella yüzdeki hüzün can yoldaþý haticesinin yokluðundan mýydý ne... durun bi dakika! o da ne? mübarek gözlerinden yaþ mý akýyor yoksa... evet ya, kucaðýnda tuttuðu 16 aylýk yavrusu ibrahim'in ölümüneydi bu gözyaþlarý... "ama sizin bir ölümün arkasýndan aðladýðýnýzý görürlerse diðer insanlar da aðlar ya Resulullah" diyen Abdurrahman bir Avf'a: "Ama ben bir babayým, bu merhametten kaynaklanýyor... ben insanlara aðlamamalarýný deðil, baðýrýp çaðýrmalarýný, dövünmelerini yasakladýk" diye buyurduðunu duyuyorum. sonra uhud'a kaydý gözlerim... yine yaþlýydý gözleri, kefen yetmediði için ayak tarafýna yapraklar örtüyordu, fidan boylu, yusuf yüzlü mus'abýnýn... "müslümana hüzün yakýþýr" buyurmuþtu ya, sahi mübarek yüzüne kondurduðu o buðulu hüzün çizgileri nasýl da yakýþmýþtý ona... dünyada hangi yüzde böylesi bir anlam kazanabilmiþti ki... bu aciz fakiri alýp ta 1500 yýl öncesine götüren hayal gemisinin kaptanýna çok yalvardým... ki, n'olur, beni onun tebessüm ettiði bir duraða götür, ineyim o limanda da bir an onu ay'ý, güneþi kýskandýran mübarek ve nazenin yüzünde beliren bir tebessümünü resmedeyim hafýzama diye... indirildiðim yerde yaþlý bir anneyle þakalaþýrken gördüm onu... "yaþlýlar cennete giremez!" diyordu ona tebessüm ederek... ALLAH'ým, hüzün kadar tebessüm de onda bulmuþtu manâsýný sanki...

Aa, o da ne? þu sokak baþýnda durmuþ gelen birini izliyor, yaklaþýnca da gökyüzünde beliren alâ-imi semayý kýskandýran, baharlarý müjdeleyen çiçeklerden daha güzel tebessümlerle bakýyordu gelene... dikkat kesildim kimdi o gelen ki, böylesine tebessüm ettirmiþti onu? Aman ALLAH'ým, Ömer'iydi o gelen... heybetinden yabancý elçilerin dizlerinin baðý çözüldüðü can dostu Ömer'i... "Ya Ömer, iblisi gördüm az evvel, seni görünce yolunu deðiþtirdi, korkusundan!" derken, demek buydu tebessümü az evvelki...

yanýna yaklaþacak yüzüm olmadýðý için, bir kaç yerde daha uzaktan seyreyledim onu, gemim kalkmadan evvel... bir bayram günüydü, çocuklar oyun oynarken, kenarda mahzun mahzun bekleyen bir yetim baþýný okþarken gördüm onu... tutmuþ elinden, mübarek hane-i saadetlerine götürüyordu. ben çocuklarý seyre dalmýþken ne kadar zaman geçti bilemedim ki, yetim yavru döndü birazdan... fakat o da ne! elbiseleri deðiþmiþ, yenilenmiþti... yüzü gülüyordu, çok mutluydu, bulutlarýn üzerinde uçarmýþcasýna... oyun oynayan zeki çocuklardan biri farketmiþti onun bu olaðanüstü halini ve sordu o yetim yavruya: "ne oldu sana böyle, az evvel üzgün ve gözüyaþlý deðil miydin sen? ne oldu da birden neþelendin böyle?" büyük bir gururla, iftiharla cevap verdi yetim yavru: "Artýk Muhammed babam, Fatýma annem, hasan ile hüseyin de kardeþlerim oldular da onun için" deyiverdi... hüzün sýrasý oyun oynayan çocuktaydý bu sefer: "Seni þanslý çocuk, keþki ben de senin gibi yetim olaydým, anam babam ölmüþ olaydý da, onlar benim anam babam, kardeþlerim olsaydý" diye hayýflanýyordu...

ve onu ordunun arkasýndan bir gazveye giderlerken seçebildim, hayal-meyal... devesinden inmiþ, sevgili Anamýzla koþu yarýþý yaparlarken... bu yarýþý iki kez yaptýðýný duymuþtum daha evvel, ilkini kaybetmiþ, ikincisini kazanmýþtý... ama ben bu yarýþýn hangisi olduðunu farkedemedim, gözlerim iyice buðulanmýþ, ayrýlýþ vaktinin hüznüyle içimde kopan fýrtýnalarýn te'siriyle olsa gerek...

az daha vaktim olsaydý, Arafat ovasýnda yüzbin kutlu kiþi önünde verdiði nemire mescidindeki son hutbesini dinlemek isterdim... "Ey insanlar beni dinleyiniz!" diye buyuran ve hz. Ebubekir (ra) gibi firaset sahiplerini -vefatýnýn yaklaþmýþ olduðunu hissederek- gözyaþlarýna boðan ve insanlýða yepyeni bir medeniyetin ve kýyamete kadar sürecek olan yeni paradigmanýn habercisi olan konuþmasýný...


haftaya efendimizin huzurunda olacaðýz inþaALLAH



Seattle Özel Olimpiyatlarý’nda, tümü fiziksel ve zihinsel özürlü olan dokuz yarýþmacý, 100 metre koþusu için baþlama çizgisinde toplandýlar...
Baþlama iþareti verilince, hepsi birlikte hareketlendiler... Bir hamlede baþlayamadýlar belki, ama hepsi de yarýþý bitirmek ve kazanmak için istekliydiler.
.....
Fakat daha yarýþa baþlar baþlamaz, bir delikanlý tökezleyip yere düþtü ve aðlamaya baþladý....
Diðer sekiz kiþi delikanlýnýn aðlamasýný duydular.
Yavaþladýlar ve geriye baktýlar...
Sonra hepsi yönlerini deðiþtirdiler ve geriye dönüp delikanlýnýn yanýna geldiler.
Ýçlerinden Down Sendrom’lu bir kýz eðilip oðlaný öptü ve;
“Bu onun daha iyi olmasýný saðlar” dedi.
Sonra dokuzu birden kolkola girdiler ve bitiþ çizgisine doðru hep birlikte yürüdüler. Stadyumdaki herkes ayaða kalkýp dakikalarca onlarý alkýþladý.
Orada bulunan insanlar hâlâ bu hikâyeyi anlatýyorlar.
.....
Neden?
Çünkü þu tek þeyi derinden bilmekteyiz:
Bu hayatta önemli olan þey; kendimiz için kazanmaktan çok daha ötede olan bir þeydir... Bu hayatta önemli olan; yavaþlamak ve rotanýzý deðiþtirmek anlamýna gelse bile diðerlerinin de kazanmasý için yardým etmektir...






« Son Düzenleme: 16 Ekim 2010, 01:47:38 Gönderen: KýRýK KaLEM »

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #1 : 12 Şubat 2010, 02:54:39 »
son cuma notlarýný -daha doðrusu umre notlarýný- yazalý bir yýla yakýn bir zaman geçmiþti. yarýda býrakmak zorunda kaldýðým kalan kýsmýný bu hafta tamamlamaya çalýþtým. lakin çok uzatmamak için, diðer kýsmýný haftaya býrakmak zorunda kaldým. çok yoðun duygularla yazmaða çalýþtýðým bu bölümde yaptýðým bütün maddi hatalar þahsýma aittir. bilvesile Rabbimin affýna sýðýnýrým. anlatýmdaki kusurlarýmý, gereði vechile o atmosferi yansýtamama konusundaki sýkýntý ve acziyetimi mazur görmenizi istirham eder hepinize hayýrlý cumalar dilerim.
« Son Düzenleme: 12 Şubat 2010, 11:25:30 Gönderen: __MiM__ »

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #2 : 12 Şubat 2010, 07:45:33 »




Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #3 : 12 Şubat 2010, 08:30:26 »
Bir solukta okudum abiciðim yüreðinize saðlýk...Rabbim bizlerede nasip etsin o manevi atmosveri soluklamayý...
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #4 : 12 Şubat 2010, 14:52:35 »
Bir solukta okudum abiciðim yüreðinize saðlýk...Rabbim bizlerede nasip etsin o manevi atmosveri soluklamayý...

eyvALLAH sevgili ablam, teþekkür ediyorum... varolsun güzel yüreðiniz...
ve Rabbimden o güzel atmosferi yerinde soluklanmayý müyesser kýlmasýný temenni ediyorum.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı namütenahi

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 351
  • Teþekkür 1
  • Ya "VEDUD" Kalbimizi "SENDE" tut
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #5 : 12 Şubat 2010, 15:28:35 »
]


Baþlýða Bakýn
* AÞK ' A YOLCULUK *
umre notlarý

Ahh Hocamm ahh,,, ahh deðil de ALLAH ALLAHHHH dedirten Sevgili Hocam
mest ettiniz yine bizi ne hayallere ne sevdalara ne yaþanmýþlýklara götürdünüz
Gerçekten aþka yolculuk böyle mi yaþanýr böyle mi anlatýlýr.!
Ne güzellikler c-an-landý gözümde.
Ne hasretlere ne özlemlere gark oldu sinelerimiz yine.
Peygamberin izini sürmeye teþvik ettiniz þevkle iþtiyakla bir kez daha.
Yüzümüz olmasada o aþka herdaim sahip çýkýp yaþayamasak da
býraktýðý izleri istenilen gibi takip edemesekte
bizi çýkardýðýnýz bu ulvi yOLculukta kervanýn
en sonunda olsakta...
durma orda öyle gel sende gel..!! kalma geri dercesine
ne büyük Sevda 'nýn Yollar 'ýnda olduðumuzun bir kez daha farkýna varmamýz
için hazýrladýðýnýz bu aþk dolu satýrlar için



ALLAH SÝZDEN SAYISIZ
 
SINIRSIZ

SONSUZ

RAZI OLSUN

 :gul: :Senin_icin: :gul:

SuS (!) -u- Yorum (?) ... OkU (!) -u- Yorum (?)

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #6 : 13 Şubat 2010, 01:31:44 »
sevgili namütenahi, güzel yüreðinize saðlýk.
eyvALLAH, çok teþekkür ediyorum. umre notlarý sizin yorumlarýnýzla güzelleþiyor, daha bir deðer kazanýyor.
Rabbim sizden de razý olsun.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #7 : 19 Şubat 2010, 02:42:45 »
selamun aleykum,
sevgili kardeþlerim, affýnýza sýðýnýyorum.
bu hafta yaþadýðým bazý rahatsýzlýklarým münasebetiyle, umre notlarýnýn son bölümünü yazabilmeðe hazýr hissedemedim kendimi...  karmaþýk bi ruh haliyle saygýsýzlýk etmek istemedim. baðýþlayýn lütfen. üzgünüm gerçekten...

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #8 : 19 Şubat 2010, 10:56:23 »
Abiciðim Rabbim ne rahatsýzlýðýnýz varsa tez zamanda geçirsin inþALLAH...
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı namütenahi

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 351
  • Teþekkür 1
  • Ya "VEDUD" Kalbimizi "SENDE" tut
Ynt: CuMA NotLaRý/11
« Yanıtla #9 : 22 Şubat 2010, 05:46:53 »
selamun aleykum,
sevgili kardeþlerim, affýnýza sýðýnýyorum.
bu hafta yaþadýðým bazý rahatsýzlýklarým münasebetiyle, umre notlarýnýn son bölümünü yazabilmeðe hazýr hissedemedim kendimi...  karmaþýk bi ruh haliyle saygýsýzlýk etmek istemedim. baðýþlayýn lütfen. üzgünüm gerçekten...

Alıntı
bazý rahatsýzlýklarým münasebetiyle

Sevgili Hocam
burayý þimdi fark ettim    :duvar:     
:Kotu:  :Kotu:Çok çok geçmiþ olsun.
Ben sizin paylaþýmlarýnýzý görünce hasta olabileceðinizi düþünmedim.
Sabah Kahvesini ararken Cuma Notlarý aklýma geldi ve böylelikle gördüm.
Geçikme için özür dilerim. 
Rabbim acil þifalar versin inþALLAH.
Meded ya Þafi

SuS (!) -u- Yorum (?) ... OkU (!) -u- Yorum (?)