Gönderen Konu: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe  (Okunma sayısı 1318 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« : 12 Mart 2010, 01:12:39 »




bir destandýr çanakkale... tarihin bir daha göremeyeceði emsalsiz bir destan. koca bir çýnar devrilirken yazýlan...

çanakkale aþktýr... imandýr çanakkale... bitmiþ, tükenmiþ bir imparatorluðun küllerinden alevlenen devasa bir yanardaðdýr o...

dilerseniz sevgili dostlarým, biraz tarihin labirentlerine inerek kýsa bir gezinti yapalým... ki, sözlerimiz havada kalmasýn.


1911-1912 yýllarýdýr. balkan savaþlarý yaþamýþ ve kaybetmiþizdir. gururumuz incinmiþtir. ve aslýnda balkan savaþlarýnýn bu acý maðlubiyeti çanakkale ruhunun nirengi noktasýný, manivela gücünü oluþturmuþtur. asýrlarca cihana nizamat veren bir ordu, daha devlet bile olamamýþ Osmanlý eyaletlerinin bir araya gelmesiyle maðlup edilmiþtir. Tabi bu gerek Osmanlý kamuoyunda - halk üzerinde gerekse askerlerimiz üzerinde çok önemli bir darbe tesiri yaptý. Sarstý ve kendine getirdi. Bir yerde þerden hayýr çýkmýþ oldu. Balkan bozgununun ezikliði ve üzüntüsü içerisindeki Osmanlý ordusu bundan bir çýkýþ yolu aradý. Bunu bir haysiyetsizlik, þerefsizlik ve Osmanlýya yakýþmayan bir zillet olarak deðerlendirdi. Ve hakikaten Çanakkale bunun düzeltilmesi ve bu bozgunun zafere dönüþtürülmesi hareketi oldu. Hatta Çanakkale savaþýnda yaralanan bir subayýmýz, oluk gibi kan kaybetmeye baþladýðýnda, askeri doktor yarasýný sarmaya uðraþýrken razý olmaz, aynen þu kelimeleri söyler:

“Ko aksýn! Balkan hezimetini, rezilliðini ancak bu temizler.” Ordu öyle bir iman þahlanmasý içine girer ki, mutlaka bu hezimetin ve bozgunun hesabý verilmeli, düzeltilmeli, Osmanlý kendisine yaraþaný yapmalý, derler. Osmanlý bir yerde bütün manevi dinamiklerini harekete geçirir. Bu yabancý subaylarýn da gündeme getirdiði bir konudur. Bir ingilizin güzel bir tespiti var. Çanakkale için ‘Kuðunun son ötüþü’ diyor. Kuðular en güzel ötüþlerini sondan bir öncekinde yaparlarmýþ. Yani ölmeden önce en güzel ötüþlerini yapar öyle ölürlermiþ. Osmanlýyý da nazlý bir kuðuya benzetiyor ve ‘kuðunun son ötüþüydü’ diyor. Gerçekten de Çanakkale bütün dünya tarihine ibret, örnek, ve insan haklarý dersi veren muhteþem bir zafer olmuþtur. Ama balkan savaþýnda yenilen ordu yok orda. Zaten balkan savaþlarýndaki bozguna bakarak düþmanlar cesaretlenmiþler. Bulgarýn, Yunanýn, Karadaðlýnýn önünde bozguna uðrayan bu ordunun, dünya devleri olan, Ýngilizler, Fransýzlar ve dünyanýn o günün þartlarýnda en muhteþem donanmasýna sahip ülkeleri karþýsýnda durmasý mümkün deðildir. Çok kýsa sürede Çanakkale geçilip Ýstanbul’a ulaþýlacak ve Osmanlý Ýmparatorluðu sona erecektir. Çanakkale’ye saldýran ülkelerin iþtahýný kabartan bu tablodur. Ama Çanakkale’ye gelince o orduyla bu ordunun farklý olduðunu hemen anlamýþlardýr. Çünkü Osmanlý ordusu Balkan bozgununun zilletini, izzete çevirmek için yemin etmiþ ve imanýný þahlandýrarak muhteþem bir zafer kazanmýþtýr. Bunlara bakýnca insanýn iyi ki balkan bozgunu olmuþ diyesi geliyor. Çünkü þerden hayýr çýkmýþtýr.

Çanakkale, kurtuluþ savaþýmýzýn zeminini hazýrlayan bir önsöz gibidir. Kurtuluþ savaþýndaki ümidimiz, heyecanýmýz orada baþlamýþtýr. Kurtuluþ savaþýnda biz Yunanistan’a karþý zafer kazanýrýz diyebilmemiz, Çanakkale’den aldýðýmýz ilhama ve güce baðlýdýr. Bunun yanýnda en rütbelisinden erine kadar kurtuluþ savaþýný yapanlar Çanakkale’de savaþanlardýr. O kadro kurtuluþ savaþýný yapmýþtýr. Daha önemlisi Çanakkale’de biz kazanamasaydýk, Ýstanbul düþseydi, zaten bir kurtuluþ savaþý yapma imkaný elimizden çýkacaktý. Bütün bunlarýn yanýnda faydasý sadece bizimle de sýnýrlý kalmadý. Çanakkale zaferinin bütün dünyaya yansýmasý vardýr. Bütün dünya tarihini deðiþtirmiþtir. Savaþ iki yýl uzadý. Savaþýn iki yýl uzamasý, Ýngiliz, Fransýz kamuoyunda savaþa karþý bir tepki meydana getirdi. Milyarlarla ifade edilen savaþ masraflarýnýn ortaya çýkmasý, düþmanlarýn bütçelerinin iflas etmesine neden oldu. Tabii çok asker kaybý da verdiler. Dolaysýyla kurtuluþ savaþýný biz sadece Yunanlýlara karþý yaptýk. Aksi halde Çanakkaleyi kaybetseydik, yýpranmamýþ Ýngiliz ve Fransýzlar gelecek ve kurtuluþ savaþýný onlara karþý yapmak zorunda kalacaktýk. Yani kurtuluþ savaþýndaki baþarýyý yine Çanakkaleye borçluyuz.

Bunun yanýnda Çanakkale sadece bizim baþarýmýzý saðlamadý. Dünyadaki bütün Müslüman ülkelere güç verdi. Çünkü o güne kadar Müslüman ülkelerin çoðu Ýngiliz ve Fransýz sömürgesi altýndaydý. Hindistan dahil olmak üzere Afrika’daki sömürge ülkeleri ve diðer Ýslam ülkeleri Çanakkale zaferine çok sevindiler. ‘Hasta adam denilen Osmanlý Çanakkale’de yenilmedi. Öyleyse bizler de direnirsek, savaþýrsak istiklalimizi kazanýrýz’ dediler. Pakistan’da, Endonezya’da ve bir çok Ýslam ülkesinde istiklal ateþini Çanakkale alevlendirmiþtir. Günlerce Çanakkale’ye sevinmiþler, þenlikler yapmýþlardýr. Diðer taraftan dünya tarihinde bir çok olay Çanakkaleyle baðlantýlýdýr. Rus çarlýðýnýn yýkýlmasý ve parçalanmasý yine Çanakkale sebebiyle olmuþtur. Ýngiliz siyasetinin deðiþmesi ve altüst olmasý da Çanakkale savaþýndan sonra olmuþtur. Ýngiliz siyasetinden Churchill’in çeyrek asýrlýk dýþlanmasý yine Çanakkale savaþý sebebiyledir.

Asýl önemlisi Çanakkale olmasaydý, kurtuluþ savaþý olmazdý. Kurtuluþ savaþý olmasaydý herhalde Türkiye Cumhuriyeti olmazdý. Yani bugünkü sýnýrlarýmýz içinde baðýmsýz bir devlet olmamýz mümkün olmazdý.

Çanakkale hala bugün bize bir heyecan ve kimlik veriyor. Kimlik ve kiþiliðimizde rikkatli bir duruþumuz varsa, ya da duruþu olan hala varsa yine ilhamýný Çanakkale’den alýyorlar. Hep þunu söylüyorum: Maddede ve manada canlanmanýn dirilmenin yolu bir Çanakkale ruhuyla yeniden kendimize gelmekte yatýyor. Bugün biz bunu kullanamýyoruz. Bu dersi bir Japondan aldýðýmýz için de mahcubum. Bildiðiniz gibi Japon eðitimciler ‘biz hýzýmýzý, heyecanýmýzý Nagazaki ve Hiroþima’dan aldýk’ diyorlar. ‘Keþke bizim de bir Nagazaki ve Hiroþima’mýz olsaydý’ diyen eðitimcimize de müthiþ susturucu ilzam edici cevabý yine onlar veriyorlar. ‘Sizin yüz Hiroþima deðerinde bir yeriniz var, orasý Çanakkale’ diyorlar. ‘Nasýl biz Nagazaki ve Hiroþima’yý çocuklarýmýza anlattýðýmýzda Japon olmaktan baþka yol bulamýyorlarsa, siz de Çanakkaleyi öyle bir anlatýn ki sizin çocuklarýnýz da Müslüman ve Türk olmaktan baþka yol bulamasýnlar.’

bugün evlatlarýmýz içki, sigara ve uyuþturucu bataðýnda adeta debelenirken onlara kurtuluþun bir reçetesi olarak, bir umut ve bir çýkýþ noktasý olarak çanakkale önümüzde duruyor.

Ýnsanlar bu hakiki hayatýn dýþýnda, yalancý sahte bir hayat arýyorlar. Dolayýsýyla ayaklarýný yere bastýrmak, kimlik ve kiþilikleriyle birlikte kendilerine getirmek, özlerine döndürmek için bir nirengi noktasýna, bir dayanaða, bir tutanaða ihtiyacýmýz var. Bu Çanakkale deðil de neresidir? Çünkü Çanakkale’de çok önemli sýrlar var. Mehmetçiðin kan ve kin deryasýnda bile kendini yitirmediði, insanlýðýný unutmadýðý, Müslümanlýðýný hep önde tuttuðu bir yer. O kadar dar bir alanda, metrekareye altý bin merminin düþtüðü bir ortamda, böyle bir anda mehmetçik insan olarak kalabiliyor. Bu bütün dünya insanlarýný þaþýrtmýþ ve düþmanlarýmýzý hayrete düþürmüþtür. Ýngiliz baþbakaný diyor ki; “Biz alicenap Ýngilizler bile, nevrimiz döner, kendimizi kaybeder vahþileþirken, savaþ hukuku diye bir þey tanýmazken, bu Osmanlý hala nasýl bu ateþin ortasýnda insan olarak kalabiliyor? Nasýl esirlerimize, misafir muamelesi yapabiliyor?”

Ýþte bu gün bize lazým olan bu. Ýslam’ý terör, bütün Müslümanlarý da neredeyse terörist damgasýyla damgaladýklarý bu gün bizim ihtiyacýmýz olan bu. Bu dünyada çýkýþ noktamýz Çanakkale. Önce kendi çocuklarýmýza anlatmalýyýz; ‘Bizim dedelerimiz, kanýn, kinin ortasýnda insan kaldýlar. Yüreklerini düþmana bile açabildiler. Bu gün biz yüreklerimizi birbirimize bile açamýyoruz. Acý bir gerçek. O yürekler kapandýðý için, çareyi uyuþturmakta buluyorlar. Açýlmayan yürek kapýlarýnýn acýlarýna dayanamaz hale gelince, içkiyle, sigarayla, uyuþturucuyla susturmak istiyorlar. Biz diyoruz ki yürek kapýlarý fýtratýna uygun olarak açýlacaksa, yeni bir Çanakkale ruhu gerekli. Bu gün eþini sevemeyen, çocuklarýný kucaklayamayan insanlara karþýlýk, bu insanlarýn dedeleri, 90 sene önce ayný yüreði düþmanlarýna açtýlar. Ve onlarý hayret ve dehþete düþürdüler.

Malumunuz Türk tarafýna zehirli gaz atalým teklifleri ortaya atýlýr. Ancak Türk tarafýndan esen rüzgar nedeniyle bundan vazgeçerler. Çünkü tabiat ve hava þartlarý Türklerin zehirli gaz kullanmasýna uygundur. Bu zehirli gaz bombasý atma fikrinin Türkler tarafýndan öðrenilmesi nedeniyle korkuya kapýlýrlar ve Türkler tarafýndan zehirli gaz atýlmasý ihtimaline karþý askerlerine gaz maskesi daðýtýrlar. Bunu en önde savaþan Anzaklar reddeder ve þöyle derler: “Karþýmýzda asil ve mert bir düþman var. Böyle alçak bir silaha tenezzül edeceklerini tahmin etmiyoruz. Boþuna bu aðýrlýðý taþýmayalým.” Düþmana bunu söyleten davranýþ tarzý, nasýl bir davranýþ tarzýdýr? Hem de kanýn kinin ortasýnda. Düþman bizim esirlerimizi benzin döküp yakacak kadar vahþileþmiþken. Nasýl oluyor da bu taraf hala kendini kaybetmemiþ, hala dengede ve insan olarak kalabilmiþ. Ýþte bu sýrrýn çok canlý örnekleri var. Ýþte bu örnekler 93 yýl öncesinde kalmasýn, eðitimimize girsin. Eðitimi bu ruhla verelim, çocuklarýmýz birbirlerine yürek açmayý öðrensinler. Hatta bizi sevmeyenlere de böyle bir gönülle kucak açmayý becerebilsinler.

Çanakkale can kaygýsýnýn önüne kulluk kaygýsýnýn geçtiði bir yer. Bunun sayýsýz örnekleri var. Bunlarý okuduðu zaman bilinçli olarak olmasa bile, gönül yolundan bu insanlarý öyle derinden etkiliyor ve sarsýyor ki ayrýca anlatmanýza gerek kalmýyor. Onun için Çanakkale’nin açýlýmý, gençlerimize, insanlarýmýza verdiði þuur bizim hiç ummadýðýmýz þekillerde, ummadýðýmýz konularda geliþiyor. Bunlarý görünce demek ki biz soyut olarak ibadet anlatýrken, inanç anlatýrken, farz var, ayet var dememiz yeterli deðil. Bunu yaþayan insanlarýn, bunu en zorda hem de muhabbetle, hem de savaþýn imkansýzlýklarý içinde, yüzleri gönüllerindeki imanla tebessüm etmiþ insanlarýn þahýslarýnda anlatmamýz gerekiyor. O günün zor þartlarý altýnda teravih kýlmaya gayret eden o dedenin torunlarýna, o ruhu verebilirsek, o torun ayaklarýný uzatarak teravih geçiremez. O dedenin ruhundan bir kývýlcým gönlüne verebilsek gençlerimize, baþka bir þey yapmamýza gerek bile yok. Dolayýsýyla din eðitimi, insanlýk eðitimi, fazilet eðitimi dediðimizde hepsine Çanakkale’den bir kývýlcým bir ruh koymamýz gerekiyor. Benim geldiðim netice bütün bunlar bir bilgi konusu deðil. Bilgi eksiði bizim ülkemizde çok az. Ama bildiklerini yapmamýn azmi, kararlýlýðý ve heyecaný eksik. Ýþte o heyecaný Çanakkale en üst düzeyde veriyor. Bunun sayýsýz misalleri vardýr. Bir Alman hemþire anlatýyor. Birinci dünya savaþýnda bir çok cephede görev yaptým. Kucaðýmda bir çok asker öldü. Bir çok milletten, inançtan insanlarýn ölümüne þahit oldum. Bunlarýn dillerinde ölürken hep anne vardý. Ama Çanakkale’ye geldim durum deðiþti. Bu insanlarýn dilinde iki isim var. ALLAH, Muhammed bunlar baþka bir þey bilmiyorlar. Çanakkale bu ruh halinin bereketiyle olmuþtur. Çanakkale’nin örtülü güzelliði burada, yani ALLAH ve Muhammed ruhunda gizlidir.

O gün Çanakkale’yi geçemeyenler sýrrýný araþtýrdýlar. Ve müslümana dýþardan saldýrmanýn kendilerini asla zafere götüremeyeceðini anladýlar. Ancak içerden saldýrýlarla sonuç alacaklarýný gördüler. Ýçerde bizi saðlam tutanýn da aile yapýmýz olduðunu gördüler. O gün Çanakkale’yi geçemeyenler bugün ailemizi geçmek istiyorlar. ALLAH korusun, ailemiz onlarýn inançsýzlýklarýnýn, yalan yanlýþ felsefelerinin kirli ayaklarý altýnda kalýrsa, bizim ikinci bir Çanakkale ve kurtuluþ savaþý yapma imkanýmýz da kalmaz. Çünkü Mehmetçiði yetiþtiren ortamdýr aile yuvasý. Aile gittiðinde geriye maddi, manevi pek bir þeyimiz kalmaz. Onun için bu gün ailemizin üstünden silindir gibi geçmek istiyorlar. Çanakkale’deki maddi toplarýn çok daha aðýrlarýný ailemize yöneltmiþ, gece gündüz ardý ardýna patlatýyorlar. Ýþin garibi ve acý olaný þu ki, o toplarý biz kendi paramýzla alýp evimizin de baþ köþesine kuruyoruz. Haydi ateþle diye, tetiði de bize çektiriyorlar.

Onun için bizim bu konuda çok uyanýk olmamýz gerekiyor. Bilelim ki aile son kale, o geçildiðinde bütün kalelerimiz geçilmiþ olur. O zaman Çanakkale’ye de yazýk etmiþ oluruz. Çünkü Çanakkale ruhu ailede oluþup, pekiþiyor. Ýstediðimiz kývamda olmasa bile orda yaþatýlýyor ve ruhlara nakþediliyor. Ailelerimizin baþ kumandanlarý da þefkat kahramanlarý olan annelerimizdir. Dikkatlerimizi özellikle anneler üzerine yöneltmemiz gerekiyor. Çanakkale’deki kahramanlarýn anneleri gibi anneler yetiþtirmek en büyük ihtiyacýmýz bugün. Sürekli anneliðin ne kadar yüce, ne kadar kutsal, ne kadar ulaþýlmaz bir makam ve mevki olduðunu hatýrlatmamýz gerekiyor.

Rabbim bu asil milletten, onun evlatlarýndan çanakkale ruhunu hiçbir zaman eksik etmesin. Amin.


Savaþýn sonuna doðru yokluk, kýtlýk son haddini buluyor. Mehmetçikte ekmek derdi baþlýyor. Arpa, yulaf, süpürge tohumu katarak ancak el kadar küçük ekmek yapýyorlar. Mehmetçiðin ondan da bir þikayeti yok. Ýþte böyle bir günde mutfak görevlisi Mehmetçikler o taze ekmekleri esir düþman subaylarýna veriyorlar. Kendileri bayat ekmekleri yiyorlar. Adamlar þüphelenip yemiyorlar. Erler gelip lisan bilen yüzbaþýya diyorlar ki: “Kumandaným, bunlara taze ekmek verdik, yemiyorlar. Neden yemiyorlar bir bak.” Bayýlýyorum bu duyguya. Daha dün kendisine kurþun atan insanlara taze ekmeði veriyor, kendisi bayat ekmek yiyor. Bu nasýl bir duygu derinliði? Yüzbaþý soruyor; ‘oðlum niye böyle yaptýnýz?’ Hepsinin verdiði cevap ayný. Kumandaným, ‘biz köylük yerden geldik. Köy çocuklarýyýz. Bayat ekmek yemeðe alýþkýnýz. Velakin bu herifler muhallebi çocuklarý, bayat ekmek yemeðe alýþmamýþlar. Madem besliyoruz, taze ekmeði verelim de adam gibi karýnlarýný doyursunlar dedik.’ Açýklama bu. Bu savaþ ortamýnda yazýlmýþ bir sevgi destanýdýr. Kumandan bunu tercüme ediyor ve ekmek temizdir, afiyetle yeyin diyor ama, düþman subaylarý yine yemiyorlar. Sevgisiz bir medeniyetin insanlarý olduklarý için bunu anlayamýyorlar. En sonunda askerler ekmeklerin ucundan birer parça yeyince yemeðe razý oluyorlar. Aslýnda bu milletin ruhu hala budur. Bu ölmedi ama bunu geliþtirmemiz saðlamlaþtýrmamýz lazým.



Mehmetçiðin bacaðý bir top mermisinin þarapnel parçasýyla parçalanmýþ. Oluk gibi kan akýyor. Bir sedyeye koyup bir kenara taþýyorlar. Askeri doktor bakýyor, ‘oðlum buna yapacaðýmýz bir þey yok. Elimizde sýnýrlý imkanlar var. Bir þey yapamayýz.’ diyor. Diðer askerlere ‘þöyle bir serin aðacýn altýna götürün de son anýnda kendisine bir teselli verin’ diyor. Askerler ne teselli versinler. Bütün maddi þeyler bitmiþ. Þöyle diyorlar; “Mustafa Çavuþ ne mutlu sana. Bak þehit oluyorsun. Þehitlerin duasý makbul olur. Bize de dua et! Biz de þehit olalým!” Onlar böyle konuþurken, içlerinden biri bakýyor, sargý yerine yeni ekmekler gelmiþ. Koþuyor hemen bir ekmek alýp geliyor. O kanlý elbiseleriyle sedyede yatan Mustafa Çavuþ’a bir dilim uzatýyor. ‘Mustafa Çavuþ! Bak taze ekmek geldi. Bir dilim ye!’ Ölmek üzere olan insana ekmek verilir mi ama yapacak baþka bir þey de yok. Bir dilim uzatýyor. Mustafa Çavuþ alýyor, aðzýna getiriyor öyle duruyor. O kahraman ki, kaç zamandýr belki hiç ekmek yememiþ. ‘Al kardaþ, yemeyeceðim’ diyor. Israr ediyorlar konuþmuyor. O kahramanlar ki çok ýsrar etmeden de konuþmazlar. Israr üzerine þu muhteþem açýklamayý yapýyor.

“Gördüðünüz gibi ben ölmek üzere olan birisiyim. Ekmeði ben yersem, ekmeðin bana vereceði kuvvet benimle beraber boþa gider. Ýsraf olur. Sen bunu saðlam bir askere ver de, ona kuvvet olsun. Düþmanla iyi çarpýþsýn!”




sevgili inþirah.com dostlarý, sohbetimizi burada tamamlarken, sizlerden bu kahraman ve aziz vatan evlatlarýnýn muazzez ve mübarek ruhlarý için bir fatiha okumanýzý istirham ederim. ihmal etmeyin ne olur... bir haftadýr bu yazý için çabalayan, didinen, uykularýný feda eden bu naçiz fakire de dua buyurursanýz çok sevinirim. var edene emanet olun, cumanýz mübarek olsun efendim...

« Son Düzenleme: 12 Mart 2010, 02:01:45 Gönderen: |MiM| »

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #1 : 12 Mart 2010, 01:42:42 »



ALLAH cc. razý olsun hocam..
Gönlünüze , ilminize , ömrünüze saðlýk..

Erol Mütercimler'in GELÝBOLU,
Turgut Özakman'ýn DÝRÝLÝÞ kitaplarýný okumuþtum..Her ikiside Çanakkale savaþý üzerine detaylý bir þekilde yazýlmýþ kitaplar..
Okurken aðlamamak mümkün deðil..
Sizin yazýnýz da o kitaplardan eksik deðil doðrusu..Ayný yürek sýzýsýný ve kimliðinizi hissettiriyor..
Elleriniz dert görmesin...

not:Yazarlara takýlmayýn hocam..

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #2 : 12 Mart 2010, 08:56:40 »
yok, yazarlara takýlmam ben. yazdýklarýna bakarým.
eyvALLAH abisi, çok teþekkür ederim hahiþkâr yorumunuz için.
aslýnda bu yazýyý geçen yýl yazmýþtým. çanakkale yýldönümü münasebetiyle... sanýrým, uzun bir hazýrlýðýn arkasýndan yaklaþýk on günde kaleme alabilmiþtim ancak... çok yormuþtu beni. o yazýlarý yazabilmek için gece gündüz on gün boyunca çanakkale ile yatýp kalkmýþtým adeta...

o kadar verdiðim emeðe deðmesini çok isterim gerçekten. diðer yazýlarým konusunda böyle bir kaygým yoktur da, bu baþka gerçekten... her bir türk vatandaþýnýn çanakkale ruhunu çok iyi okumasýný, öðrenmesini ve özümsemesini çok arzu ederim.

çanakkale ruhunu bilmek ve anlamak bu ülke insanýnýn namusudur, çünkü varlýðý bu ruhu anlamasýna, idrak etmesine ve gelecek nesillere liyakatle aktarabilmesine baðlýdýr.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #3 : 12 Mart 2010, 09:42:52 »

ALLAH razý olsun Abiciðim...Denilecek herþeyi siz yazýnýzda demiþsiniz ...ÝnþALLAH bizlerde bu ruhu hep yaþatanlardan oluruz...
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı namütenahi

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 351
  • Teþekkür 1
  • Ya "VEDUD" Kalbimizi "SENDE" tut
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #4 : 13 Mart 2010, 20:12:28 »



Gurbette yaþayanlar bilirler, daha bir farklýdýr "Vatan" insanýn gözünde gönlünde.!
Özlemek.! Vatan 'a hasretlik çekmek ne demek daha bir derin hissedilir uzak (?) olunca.
Uzun ve yorucu bir yolculuðun ardýndan Kapýkule den girince Sevgili Babamýn
(Rahmet ve Selam OLsun) 
on metre ilerlemeden hemen arabayý sað çekip arabadan bir telaþ ile inip
secdeye varýrcasýna =* Topraðý *= öperdi Hamd olsun ALLAH 'ým.
Nede güzel kokuyor.!
benim topraðým.! bir baþka kokuyor benim topraðým.! derdi.
Taþý topraðý altýn, adým adým þehid þüheda bir baþka ahh bir baþka derdi aðlardý.
Bende çocuk aklým ile bir geri bakar ( gümrük kapýsýna ve görevlilerine )
bir babama bakar arada 100 metre bile yok, nasýl yani þurdan surasý mý farklý kokuyor derdim.
Vatan kavramýný ilk böyle yani özlem çekmek ile anladýk biz.
Sonra bu destanlar hiç ölmeyen *can* lar siz (!) yaþayýn diye feda -OL-anlar anlattý,
hem aðlattý hem anlattý.!
Geçen sene bu zamanlar (doktor) bir arkadaþým gitti Mubarek Þehidlerimizi ziyarete
<< ben dedi onlarýn tap taze kan kokularýný hissettim.! >>
belki mecaj di belki duygu yoðunluðundan yanýlgý idi bilemem,
ama kan kokusunu ayýrt edebilecek biri olduðunu düþünüyorum mesleðinden ötürü.

Þimdi Sevgili Hocam Cuma sohbetlerinizi çok seviyoruz ve merakla bekliyoruz biliyorsunuz,
günün önemine binaen hazýrladýðýnýzý çok özen ve emek verdiðinizi her satýrýnda
anlamak, yaþadýklarýnýzý ==> hissetmek o kadar bariz belli oluyorki,
en çok konuþanlardan biri olarak kendime kýzýp her defasýnda ==>
kendi kendime sus/arak okuyayým geceyim diyorum ama dayanamýyorum.

Yazmak istediðim çok þey var.! Ama bunun için lugat hazinem çok dar.!
Dua ile bitireyim en iyisi yine...
ALLAH 'ým dinimizi - imanýmýzý.. vatanýmýzý - milletimizi koru.
Bu uðurda feda olan -can- larý bizden þikayet edecek her türlü hal ve davranýþtan
cümlemizi koru.
Tüm þehidlerimize Rahmet ve Selam diliyorum. Yüzüm yok ama Rabbimizin
þefaat hakký verip bizleride nasipdar etmsini rica ediyorum.
Hocam size de çok ama çok teþekkür ediyorum.
(kuru bir teþekkür.! ne olur çok anlam yükleyiverin siz, týkandým yine ben)
Helal edin hakkýnýzý ve emeklerinizi,
Rabbim namütenahi Razý OLsun.


SuS (!) -u- Yorum (?) ... OkU (!) -u- Yorum (?)

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #5 : 14 Mart 2010, 01:15:44 »
yüreðinize saðlýk sevgili ablam,
öyle güzel anlatmýþsýnýz ki vatan sevgisini... Rabbim razý olsun, Sevgili babanýzýn -binler rahmet olsun- duyduðu o vatan topraðý kokusunu adeta bizlere de duyurduðunuz, hissettirdiðiniz için...



Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı namütenahi

  • TaLiP
  • **
  • İleti: 351
  • Teþekkür 1
  • Ya "VEDUD" Kalbimizi "SENDE" tut
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #6 : 18 Mart 2010, 03:41:28 »
AMÝN
Haydi Forum Ailem ==>> Þehidtlerimiz için birer Fatiha daha okuyalým inþALLAH.




SuS (!) -u- Yorum (?) ... OkU (!) -u- Yorum (?)

insan

  • Ziyaretçi
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #7 : 18 Mart 2010, 06:13:59 »


Bugün Fatiha okunacak gün..

Bugün 18 MART Çanakkale Deniz Zaferinin nasip olduðu gün..

Rabbim cümle þehitlerimize rahmet eylesin...

Bugünün bilincini bize ve nesilllerimize bilmek , anlamak nasip etsin..

RABBÝM bir daha göstermesin...

Çevrimdışı Renanet

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1959
  • Teþekkür 15
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #8 : 18 Mart 2010, 09:00:41 »

Bugün Fatiha okunacak gün..

Bugün 18 MART Çanakkale Deniz Zaferinin nasip olduðu gün..

Rabbim cümle þehitlerimize rahmet eylesin...

Bugünün bilincini bize ve nesilllerimize bilmek , anlamak nasip etsin..

RABBÝM bir daha göstermesin...


AMÝN!!!
Bir  çiçekte gördügüm gülüþüne hasret bir ömür....
Bakýþlarýnýn  sýzlattigi yüregime gömdüðüm
Ömrüm sana  özlem dolu sözler göndersede sana yalnýz sana özel  sözlerin anlamlarýyla hitap etmeyi  bir ömre  bedel isterdim....

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
Ynt: CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #9 : 18 Mart 2011, 17:09:27 »
sevgili kardeþler, malum bugün 18 mart çanakkale þehitlerini anma günü...
ve tarihimizin en önemli kilometre taþý bugün.
yeni bir konu açmak yerine, takriben iki yýl önce yazdýðým ve geçen yýlda inþirah'a taþýyarak güncellediðim bu önemli yazýyý yeniden güncellemek istedim. sizlerden bu aziz ve ölümsüz vatan evlatlarýna bir fatihanýzý dilenmek amacýyla...

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı __MiM__

  • Moderatör
  • __HiÇ__
  • ***
  • İleti: 9638
  • Teþekkür 51
CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #10 : 16 Mart 2012, 10:34:59 »
size eskimeyen yazýlardan birini, belki en önemlisini bugün bir kez daha huzurlarýnýza taþýmaktan mütelezzizim.

Bana öyle bir resim çiz ki... Gözlerim açýkken deðil, kapatýnca göreyim!

Çevrimdışı insan

  • UzMaN ÜYE
  • ***
  • İleti: 1624
  • Teþekkür 63
CuMA NotLaRý/13-SoN KaLe
« Yanıtla #11 : 18 Mart 2012, 09:49:22 »




Çehreler baþka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahþetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!

 
Mehmet Akif Ersoy